Theses supervised by Prof. Dr. Mehmet Günay

17 theses · Gazi University

DoctorateOpen AccessTR

Formatör ve koordinatör beden eğitimi öğretmenlerinin okul müdürlerinden algıladıkları dönüşümsel liderlik stilleri ile adanmışlık düzeylerinin ilişkisi

Bu araştırmanın amacı, formatör ve koordinatör beden eğitimi öğretmenlerinin bakış açıları ile okul müdürlerinin dönüşümsel liderlik özelliklerini incelemek, illerde verimli bir çalışma ortamının hazırlanması konusunda müdürlerin formatör ve koordinatör beden eğitimi öğretmenlerine ne kadar destek verdiklerini saptamak ve bakanlıkların yeni yapılanma sürecinde ilgililere rehberlik etmesidir. Bu araştırmada mevcut durumu ortaya çıkarmayı amaçlayan betimsel ve taramaya yönelik bir yöntem kullanılmıştır. Önce konuyla ilgili literatür taranıp daha önce yapılmış araştırma sonuçları incelenmiştir. Elde edilen bilgiler incelenerek değişkenler açısından, tezin konusuyla ilgili detaylı teorik çerçeve hazırlanmıştır. Daha sonra geçerliliği ve güvenilirliği belirlenmiş ölçekler ve anketler kullanarak veri toplanmıştır. Araştırma, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen Hizmet içi eğitim seminerine katılan formatör ( N=109 ) ve koordinatör (N=56 ) Beden Eğitimi öğretmenleri ile yapılmıştır. Bu araştırmada veriler uzmanlar tarafından geliştirilmiş, ?Dönüşümcü Liderlik Anketi? ve ?Örgütsel Adanmışlık Ölçeği? ile toplanmıştır. Araştırmada; ilk olarak formatör ve koordinatör beden eğitimi öğretmenlerinin demografik bilgileri ile birlikte, iv müdürlerinin dönüşümcü (transformational) liderlik stilini belirlemek için Bass ve Avolio (1990)?nun Çok Faktörlü Önderlik Ölçeği ve Podsakoffun (1990) geliştirdiği ve ülkemizde İşcan (2002) tarafından Türkçe?ye uyarlanan ve geçerlilik güvenirlik çalışması yapılan Multifactor Leadership Questionnaire 5 - x short (MLQ) kullanıldı. Formatör beden eğitimi öğretmenlerinin adanmışlık düzeyleri arasında değişkenler (cinsiyet, hizmet yılı, eğitim durumu) açısından anlamlı olarak bir fark tespit edilmedi. Öğretim İşlerine Adanma alt boyutu bakımından gruplar arasında bakıldığında; kadın öğretmenlerin öğretmenlik mesleğine erkek öğretmenlere göre daha fazla adandıkları görüldü. Koordinatör beden eğitimi öğretmenlerinin adanmışlık düzeyleri arasında değişkenler (cinsiyet, hizmet yılı, eğitim durumu) açısından anlamlıolarak bir fark bulunmadı, Öğretim İşlerine Adanma alt boyutu bakımından gruplar arasında lisans eğitim düzeyine sahip olan grup lehine anlamlı bir farklılık saptandı. Formatör ve koordinatör beden eğitimi öğretmenlerinin ?Adanmışlık Ölçeği Alt Boyutları? ölçeğinden almış oldukları puanları, birbirine yakın düzeyde bulundu. Formatör beden eğitimi öğretmenlerinin adanmışlık düzeyleri ile müdürlerinin dönüşümsel liderlik stilleri arasında ilişki saptanmadı. Koordinatör beden eğitimi öğretmenlerinin adanmışlık düzeyleri ile müdürlerinin dönüşümsel liderlik stilleri arasında ilişki tespit edilmedi. Formatör ve koordinatör beden eğitimi öğretmenlerin Müdürlerinin Dönüşümsel Liderlik Stilleri ölçeğinden almış oldukları puanlar arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık saptanmadı. Sonuç olarak çalışmada formatör ve koordinatör beden eğitimi öğretmenlerin adanmışlık düzeyleri arasında bir fark olmadığı, müdürlerinin de dönüşümsel liderlik stillerinin algılanmasında birbirine yakın düzeyde olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Formatör beden eğitimi öğretmeni, koordinatör beden eğitimi öğretmeni, dönüşümsel liderlik, örgütsel adanmışlık.

Adanmışlık düzeyiBeden eğitimi ve spor dersiDönüşümcü liderlik+7
Fethi Arslan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Çabuk kuvvet ve kuvvette devamlılık antrenman metodlarının erkek basketbolculardaki bazı teknik, motorik özelliklere ve kas hasarına etkisi

Bu araştırma, çabuk kuvvet ve kuvvette devamlılık antrenman metodlarının erkek basketbolculardaki bazı teknik, motorik özelliklere ve kas hasarına etkisini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya 32 erkek basketbolcu gönüllü olarak katılmıştır. Denekler çabuk kuvvet antrenmanı yapan deney grubu (ÇKD, N=8, 15,12±1,25 yıl), çabuk kuvvet antrenmanı yapan grubunun kontrol grubu (ÇKK, N=8, 15,25±0,71 yıl), kuvvette devamlılık antrenmanı yapan deney grubu (KDD, N=8, 16,00±0,92 yıl) ve kuvvette devamlılık antrenmanı yapan grubun kontrol grubu (KDK, N=8, 16,25±0,89 yıl) olmak üzere rastgele yöntemle 4 gruba ayrılmıştır. Başlangıçta tüm gruplardan egzersiz öncesi 5 ml venöz kan örnekleri alınmış, ardından sırasıyla motorik ve teknik testler uygulanmıştır. ÇKD ve ÇKK gruplarına 3 set, 10 istasyondan oluşan çabuk kuvvet antrenman programı, KDD ve KDK gruplarına 3 set, 10 istasyondan oluşan kuvvette devamlılık antrenman programı uygulanmıştır. Kuvvet antrenmanlarının ardından tekrar tüm gruplardan venöz kan örnekleri alınmıştır. Alınan kan örneklerinden Kreatin Kinaz (CK) enzim aktivitesi değerlendirilmiştir. Çalışmanın istatistiksel analizinde Wilcoxon Testi ve Kruskal-Wallis testi kullanılmış, 0.05 anlamlılık düzeyinde yorumlanmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre antrenman sonrası ÇKD grubunun nabız, sistolik ve diastolik kan basıncı, vücut yağ yüzdesi, sol el ışığa karşı reaksiyon zamanı ve çeviklik değerlerinde, ÇKK grubunun sol el pençe kuvveti değerlerinde, KDD grubunun nabız, çeviklik, sistolik ve diastolik kan basıncı değerlerinde, KDK grubunun itme kuvveti değerlerinde azalma olduğu tespit edilmiştir. ÇKD grubunun boy uzunluğu, durarak uzun atlama, mekik, sağ el pençe, bacak ve sırt kuvveti değerlerinde, ÇKK grubunun boy, vücut yağ yüzdesi, durarak uzun atlama, 5x10 m surat değerlerinde, KDD grubunun boy uzunluğu, anaerobik güç, durarak uzun atlama, 5x10 m sürat, sağ el pençe, bacak ve sırt kuvveti değerlerinde, KDK grubun boy uzunluğu, vücut ağırlığı, durarak uzun atlama, mekik, 10 m ve 5x10 m sürat değerlerinde anlamı artış olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, bu çalışma da çabuk kuvvet antrenmanının kas hasarını tolere ettiği, kuvvette devamlılık antrenmanının ise kas hasarını önleme de etki etmediği tespit edilmiştir.

AntrenmanBasketbolBasketbolcular+5
Pelin Aksen Cengizhan
Gazi University · Institute of Health Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Elit sporcularda fizyolojik ve farmakolojik doz çinko uygulamasının element metabolizması ve yorgunluk üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, elit sporcularda fizyolojik ve farmakolojik doz çinko uygulamasının element metabolizması ve yorgunluk üzerine etkisinin araştırılmasıdır. Araştırma, Gazi Üniversitesi Spor Kulübü voleybol takımında oynayan sırasıyla yaş, vücut ağırlığı ve boy uzunluğu ortalamaları; 15.1±1.07 yıl (14-17), 59.9±6.4 kg (50.4-72.2), 175.3±6.5 cm (163-185), olan toplam 20 kız sporcu üzerinde yapılmıştır. Çalışma protokolü Selçuk Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu Etik Kurulu tarafından onaylanmıştır. Çalışmaya alınan sporcular eşit sayıda 2 gruba ayrılmıştır: Grup 1 Fizyolojik doz çinko uygulanan grup: Çalışma süresince günlük rutin antrenman programlarına (6 gün/hafta) devam eden ve 4 hafta süreyle 220 mg/gün çinko sülfat uygulanan grup. Grup 2 Farmakolojik doz çinko uygulanan grup: Çalışma süresince günlük rutin antrenman programlarına (6 gün/hafta) devam eden ve 4 hafta süreyle 440 mg/gün çinko sülfat uygulanan grup. Çalışmaya katılan tüm sporculardan çinko uygulamalarına başlamadan önce istirahat ve egzersiz sonrası ile 4 haftalık çinko uygulamalarının başlamasından sonra birer haftalık dilimler içerisinde ve uygulamaların bitiminden sonra istirahat ve egzersiz sonrası olmak üzere toplam 7 defa kan ve idrar, sadece istirahatte olmak üzere toplam 5 defa gaita örnekleri alınmıştır. Sporcuların serum, idrar ve gaita örneklerinde çinko, magnezyum, fosfor, kalsiyum, demir, bakır ve selenyum seviyeleri ICP-MS cihazında, plazma laktat düzeyleri ise otoanalizör cihazında tayin edilmiştir. Hem egzersiz sonrası hem de çinko uygulamaları serumdaki magnezyum, kalsiyum, demir ve çinko seviyelerini birer haftalık dilimler içerisinde 4 hafta boyunca önemli şekilde artırmıştır. Egzersiz serum bakır ve selenyum düzeylerini artırırken, çinko uygulamaları aynı parametrelerin serum düzeylerini azaltmıştır. Fizyolojik doz çinko uygulamaları öncesi ve sonrasında egzersiz, magnezyum, kalsiyum ve fosforun; farmakolojik doz çinko uygulamaları öncesi ve sonrasında yaptırılan egzersiz ise kalsiyum, bakır, selenyum ve fosforun idrarla atılımını etkilememiş, buna karşın çinko uygulamalarından (fizyolojik ve farmakolojik doz) önce ve sonra egzersiz, idrar çinko düzeylerinde azalmaya yol açmıştır. Fizyolojik ve farmakolojik doz çinko uygulamaları, magnezyum, bakır ve fosforun gaitadan atılımını önemli ölçüde azaltırken, çinkonun sindirim sisteminden atılımını düzenli bir şekilde artırmıştır. Çalışmada çinko uygulamaları öncesinde egzersiz, plazma laktat seviyelerini önemli ölçüde artırmıştır. Hem fizyolojik hem de farmakolojik doz çinko uygulamaları ise plazma laktat seviyelerini azaltmıştır. Sonuç olarak, sporculara 4 hafta süreyle fizyolojik doz çinko desteğinin sportif performans üzerinde yararlı olabileceği kanaatine varılmıştır.

FarmakolojiMetabolizmaSpor+3
Günay Eskici
Gazi University · Institute of Health Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Profesyonel futbolcularda anaerobik eşik tekrarlı sprint ve toparlanma ilişkisinin mevki ve lig değişkenlerine göre incelenmesi

Bu araştırmanın amacı profesyonel futbolcularda anaerobik eşik, tekrarlı sprint (Running Based Anaerobic Sprint Test) ve toparlanma ilişkisinin mevki ve lig değişkenlerine göre incelenmesidir. Araştırmaya Türkiye Süper lig takımlarından Gaziantepspor ve Bursaspor, 2. Lig takımlarından Bugsaşspor ve 3. Lig takımlarından Orhangazispor profesyonel futbol takımlarının bünyesinde olan 75 Profesyonel futbolcu katılmıştır. Uygulanan testler sonucu elde edilen veriler SPSS İstatistik Paket Programında Pearson Çarpımlar Momenti Korelasyonu Testi, mevkiler ve ligler arası farklar için bağımsız değişkenlerde Tek Yönlü Varyans Analizi(One Way Anova) Testi ve ikili karşılaştırmalar ise Tukey Testi uygulanmıştır. 0.05 hata ile karşılaştırılmıştır. Çalışmanın amacı doğrultusunda yorgunluk indeksi (YI), laktat eşik hızı ve ortalama güç kolerasyonu ile arasında ilişki istatistiksel olarak tespit edilmiştir. Buna göre aerobik kapasitesi iyi durumda olan sporcuların yorgunluk indeksi seviyesi düşmektedir(r = -0.317). Laktat eşik hızı ile maksimum güç veya minimum güç üretme arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Uygulanan modifiye mekik testinde testin en düşük hızında ortalama KAS 143.96 iken en yüksek hızda ortalama KAS 189.89 dur. Test bitiminden itibaren ortalama KAS 1 dk. sonunda 145.20, 2dk. sonunda 127.55, 3dk. sonunda ise 107.89 konumundadır. Toplam koşulan mesafe ortalaması Süper lig oyuncularında 2967.308m. İken 2. Lig oyuncularında 2910.870m. 3. Lig oyuncularında ise 2575,000 m. dir. laktat eşiğindeyken Süper lig oyuncularının ortalama hızı 13.654 km/s, 2. lig oyuncularının 12.783km/s, 3. lig oyuncularının ise 11.731 km./s dir. Tekrarlı sprint (RAST) testi uygulaması sonuçlarının istatistiksel analizi sonrası ortalama süre min.4.01sn. max. 6.00sn. maksimum güç ortalaması 975,9 watt minimum güç ortalaması 620,9 watt, yorgunluk indeksi ortalaması ise 11,6 bulunmuştur. Ligler arasında karşılaştırılma yapıldığında ortalama güç(watt) Süper ligde 880,3 watt, 2. ligde 722,78 watt, 3.ligde ise 735 watt bulunmuştur. Yorgunluk indeksi Süper ligde 8,522, 2.ligde 10,627, 3. ligde 15,510 dir. İstatistiksel analiz 0,05 düzeyinde anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Mevkiler arasında karşılaştırılma yapıldığında ortalama güç(watt) yüksekten aza doğru forvet 846,61 watt, defans 783 watt, orta saha 769,82watt, kaleci ise 726 watt, Yorgunluk indeksi ise kalecilerde 16,377, orta saha 11,465, defans 10,913, forvetlerde ise 10,791 olarak gözlemlenmiştir. Yorgunluk indeksi ve maksimal güç arasında yüksek bir pozitif ilişki vardır (r=0.571). Bu araştırmadan çıkan sonuçlar, bir koşu esnasında yüksek koşu gücü üreten sporcuların, diğer koşularda daha fazla yorulduğuna işaret etmektedir. Genellikle yüksek güç ve düşük güç üreten sporcuların aynı sporcular olduğu söylenebilir. Yüksek güç ve düşük güç üretimi arasındaki korelasyon r=0.619 düzeyindedir. Bu koşular esnasında kendini zorlayan sporcuların daha fazla yorulduğuna işarettir. Ligler arası farklılıklara bakıldığında RAST Tekrarlı sprint testinde maksimımum güç üretimi olarak pek fark yoktur. Fakat minimum güç üretimi olarak lig seviyesi düştükçe güç üretimi de düşmüştür. Yorgunluk indeksi lig seviyesi düştükçe artmıştır. Laktat eşik hızı ise lig seviyesi düştükçe düşüş göstermiştir. Çıkan sonuçlara göre tekrarlı sprint performansının arttırılması amaçlandığında, anaerobik kapasitenin önemi çok açıktır. Bununla beraber aerobik kapasite gelişiminin de önemi göz önünde bulundurulmalıdır. Anaerobik eşik hızı ve anaerobik eşik KAS değerlerinin yükselmesi futbol oyuncularının performansı için hedef olduğu ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Futbol, Anaerobik Eşik, Tekrarlı Sprint

Anaerobik eşikFutbolSpor
Türker Bıyıklı
Gazi University · Institute of Health Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Güreşçilerde buz masajının toparlanmaya ilişkin bazı biyokimyasal parametrelere etkisi

Bu çalışmada Elit Güreşçilere Uygulanan Buz Masajının Toparlanmaya İlişkin Bazı Biyokimyasal Parametrelere Etkisinin incelenmesi amaçlandı. Araştırma da Türk Güreş Milli Takımlarında güreşen 14 erkek güreşçi denek olarak kullanıldı. Denekler kura ile deney ve kontrol grubu olmak üzere iki gruba ayrıldı. Aynı gün içerinde değişik dinlenme aralıkları verilerek 5 güreş müsabakası yaptırıldı. Deney grubuna müsabaka aralarında 8 dk'lık buz masajı yapılırken, kontrol grubuna ise 8 dk'lık normal masaj uygulandı. Deneklerden müsabakalar öncesi, 3. ve 5. müsabaka sonrası olmak üzere 3 kez kan örnekleri alındı. Alınan kan örnekleri 5000 devirde satrifuj edildikten sonra serumları ayrıştırılarak miyoglobin ve creatin kinaz tayinleri yapıldı. Deneklerin kalp atım hızları, laktat değerleri ve vücut sıcaklıkları her müsabaka öncesi ve sonrası olmak üzere 10 kez ölçüldü. Bulguların istatistiksel değerlendirilmesi SPSS 16.0 bilgisayar paket programı ile yapıldı. Elit güreşçilere yaptırılan 5 güreş müsabakası da deney ve kontrol grubuna ait güreşçilerin miyoglobin, creatin kinaz, kalp atım hızı ve laktat düzeylerini önemli ölçüde artırdı (P<0.05). Vücut sıcaklığı hem deney hem de kontrol grubunda müsabakalardan önemli şekilde etkilenmedi (P>0.05). Müsabakalar arasında verilen dinlenme sürelerinde deney grubuna yapılan 8 dk'lık buz masajı, sporcuların miyoglobin ve CK düzeylerini kontrol grubuna göre önemli şekilde düşürdü (P<0.05). Deney grubunda kalp atım hızı ve vücut sıcaklığı sadece 30 ve 15 dk'lık dinlenme aralıklarında, laktat ise sadece 15 dk'lık dinlenme aralığında buz masajının etkisiyle kontrol grubuna oranla önemli şekilde düştü (P<0.05). Sonuç olarak, güreşçilere uygulanan buz masajının egzersizden kaynaklanan kas hasarını önlemede etkili olduğu görülmüştür. Ayrıca buz masajı müsabaka aralarında verilen 30 ve 15 dk'lık dinlenme aralıklarında kalp atım hızı ve vücut sıcaklığını, sadece 15 dk'lık dinlenme aralığında ise laktat düzeyini düşürmede aynı etkiyi göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Güreş, Toparlanma, Buz Masaj

BuzGüreşGüreşçiler+4
Bilal Demirhan
Gazi University · Institute of Health Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Quercetin uygulamasının egzersiz, serbest radikal ve antioksidan enzim düzeyleri üzerine etkisi

Bu çalışma, Quercetin uygulamasının egzersiz, serbest radikal ve antioksidan enzim düzeylerine etkisini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırma, 12 adet 300-350 gr. ağırlığında erkek Wistar rat üzerinde gerçekleştirilmiştir. Ratlar kontrol grubu (n=6) ve deney grubu (n=6) olmak üzere iki gruba ayrılmıştır.Hayvanlar 10 gün karantina altına alındıktan sonra, deneyin 1. günü her bir ratın kalplerinden kan alınmış, deneyin 2. günü ratlara egersiz uygulaması yaptırarak yine kan alınmıştır. Deneyin 3-12. günleri arasında (10 gün boyunca) deney grubundaki her bir rata günde 1 kez 20 ml/kg quercetin maddesi, kontrol grubundaki her bir rata ise 1ml/kg %0.05 Dimetil Sülfoksit (DMSO) gavaj yoluyla verilmiştir. Deneyin 13. günü her bir rata egzersiz uygulaması yaptırılarak kalplerinden kanları alınmıştır. Deneyin 14. günü hayvanlar istirahata bırakılarak 15. gün anestezi altında kalplerinden kanları alınmıştır. Deneklerin dinlenik ve egzersiz sırasındaki kan laktat düzeylerinin ölçümü kalpten alınan kan ile YSI 1500 Sport Laktat Analizörü kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen tüm verilerin analizinde iki bağımsız örnek t testi kullanılmıştır. P<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir.Ratların quercetin maddesi verilmeden ve verildikten sonraki değişiklikleri incelenmiş, egzersizdeki laktat düzeyleri, antioksidan enzim düzeyleri (SOD,CAT,GPx,GST) ile lipit peroksidasyonunun son ürünü olan malondialdehit (MDA) düzeyleri kontrol grubu ile deney grubu arasında karşılaştırmalı olarak araştırılmıştır. Deneyin 1. günü istirahattte ve deneyin 2. günü egzersiz uygulamasında kontrol ve deney grupları arasında fazla bir fark gözlenmemiştir. Deneyin 3-12. günleri arasında 10 gün boyunca quercetin maddesi verildikten sonra egzersiz uygulanan ratların sonuçlarına göre anlamlı değişikliklerin meydana geldiği gözlenmiştir. MDA ve laktat miktarlarında anlamlı bir azalma söz konusudur. Antioksidan enzim düzeylerinde (SOD,CAT,GPx,GST) ise anlamlı bir artışın olduğu tespit edilmiştir. Deneyin 14. günü hayvanlar istirahata bırakılıp, bir gün sonra alınan kan sonuçlarına göre MDA ve laktat düzeyleri incelendiğinde anlamlı bir fark bulunmamıştır. Antioksidan enzim düzeyleri (SOD,CAT,GPx,GST) incelendiğinde ise yine anlamlı bir artışın olduğu tespit edilmiştir.Sonuç olarak; Quercetin alımının, egzersizde laktat düzeyini frenleyerek performansı artırıcı etkisinin olduğu, Lipid peraksidasyonun son ürünü olan MDA miktarını azaltarak serbest radikallere karşı koruyucu etkisinin olduğu ve antioksidan enzim düzeylerinin (SOD,CAT,GPx,GST) artışına neden olarak hücrenin antioksidan savunma sistemlerini güçlendirdiği tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Flavonoidler, Quercetin, Egzersiz, Serbest Radikaller, Antioksidan Enzimler.

AntioksidanlarEgzersizEnzimler+4
Mehmet Göktepe
Gazi University · Institute of Health Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Catechin uygulamasının egzersizdeki serbest radikal ve antioksidan enzim düzeyleri üzerine etkisi

ÖZETBu çalışma; ratlara uygulanan catechin maddesinin öncesi ve sonrasında, istirahat ve egzersiz koşullarında, serbest radikal ve antioksidan enzim düzeyleri üzerine etkilerini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırma, 12 adet, 260?320 gr. (ort: 290.5 gr) ağırlığında Wistar Albino erkek rat üzerinde gerçekleştirilmiştir. Ratlar rastgele kontrol grubu (n=6) ve deney grubu (n=6) olmak üzere iki gruba ayrılmıştır.İstatistiksel testleri yapmadan önce grupların normal dağılıp dağılmadığına bakmak gerekmektedir. Bu amaçla kıyaslanan her bir gruba ayrı ayrı normallik testi uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre parametrik ya da parametrik olmayan testler uygulanmıştır. Parametrik testlerden bağımlı ve bağımsız gruplar için ayrı ayrı t testi yapılmış, parametrik olmayan testlerden ise bağımsız gruplar için Mann-Whithney testi uygulanmıştır. Yapılan testlerde anlamlılık düzeyi ?=0,01 ve ?=0,05 olarak alınmıştır. Yapılan bu tez araştırmasında söz konusu testleri uygulamak için SPSS 15.0 for Windows programı kullanılmıştır. Hayvanlar 10 gün karantina altına alındıktan sonra, deneyin 1.günü her bir ratın kalplerinden kan alınmış, deneyin 2. Günü ratlara yorucu yüzme egzersizi yaptırılarak yine kalp kanı alınmıştır. Deneyin 3-12. günleri arasında (10 gün boyunca) deney grubundaki her bir rata günde 1 kez 20 ml/kg catechin maddesi, kontrol grubundaki her bir rata ise 1 ml/kg %0,05 DMSO gavaj yoluyla verilmiştir. Deneyin 13. günü her bir rata egzersiz uygulaması yaptırılarak kalplerinden kan alınmıştır. Deneyin 14. günü hayvanlar istirahata bırakılarak 15. Gün anestezi altında kalplerinden kanları alınmıştır. Deneklerin istirahat ve egzersizi takiben kan laktat düzeylerinin ölçümü kalpten alınan kan ile YSI Sport 1500 Laktat Analizörü (Yellow Spring Instrument, US) kullanılarak analiz edilmiştir.Ratlara catechin maddesi verilmeden ve verildikten sonraki değişiklikleri incelenmiş, istirahat ve egzersizdeki laktat düzeyleri, antioksidan enzim düzeyleri (SOD, CAT, GPx, GST) ile lipid peroksidasyonunun son ürünü olan MDA düzeyleri kontrol ve deney grubu arasında karşılaştırmalı olarak araştırılmıştır. Deneyin 1. günü istirahatta ve deneyin 2. günü yorucu yüzme egzersizi sonrasında kontrol ve deney grupları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır (p>0,01 ve p>0,05). Deneyin 3-12. günleri arasında 10 gün boyunca catechin maddesi verildikten sonra 13. gün yorucu yüzme egzersizi uygulanan ratların laktat, MDA, SOD, CAT, GPx ve GST değerlerinde anlamlı (p<0,01 ve p<0,05) değişikliklerin meydana geldiği gözlenmiştir. MDA ve laktat değerlerinde anlamlı bir azalma söz konusudur (p<0,01 ve p<0,05). Antioksidan enzim düzeylerinde (SOD, CAT, GPx, GST) ise anlamlı bir artışın olduğu tespit edilmiştir (p<0,01 ve p<0,05). Deneyin 14. günü hayvanlar istirahata bırakılıp, bir gün sonra anestezi altında alınan kan sonuçlarına göre MDA ve laktat sonuçları incelendiğinde anlamlı bir fark bulunamamıştır. Antioksidan enzim düzeylerinde (SOD, CAT, GPx, GST) ise anlamlı bir artışın olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca deneyin 2. Günü yorucu yüzme egzersizi sonrası alınan kan örnekleri ile deneyin 13. Günü yorucu yüzme egzersizi sonrası alınan kan örneklerinin istatistiksel olarak karşılaştırması yapıldığında MDA ve laktat değerlerinde azalma, antioksidan enzim düzeylerinde (SOD, CAT, GPx, GST) ise anlamlı bir artışın olduğu bulunmuştur.Sonuç olarak; catechin uygulamasının, egzersizde laktat düzeyini baskılayarak yorgunluğu geciktirmesi, lipid peroksidasyonunun son ürünü olan MDA miktarını azaltarak serbest radikallere karşı koruyucu etkisinin olduğu ve antioksidan enzim (SOD, CAT, GPx, GST) düzeylerinin artışına sebep olarak hücrenin antioksidan savunma sistemlerini güçlendirdiğinin tespit edilmesiyle beraber egzersiz performansına da pozitif etki yapacağı düşünülebilir.Anahtar Kelimeler: Flavanoidler, Catechin, Egzersiz, Serbest Radikaller, Antioksidan Enzimler

AntioksidanlarEgzersizFlavonoidler+2
Erdil Durukan
Gazi University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Futbol eğiticilerinin beslenme bilgi ve alışkanlıları ( Ankara ilinde görev yapan futbol eğitcileri üzerine bir çalışma)

Sporcuların beslenme ile ilgili olarak doğru yönlendirilmelerinde, başta eğitim kurumları olmak üzere antrenörlerin büyük bir rol oynadıkları bilinmektedir. Sporcunun beslenmesi, antrenman sıklığı ve planlamasını gerçekleştiren antrenörlerin, beslenme konusunda gerekli bilgi ve donanıma sahip olmaları, sporcuların doğru yönlendirebilmeleri açısından büyük bir önem taşımaktadır.Bu araştırma, futbol antrenörlerinin, beslenme konusundaki bilgi ve alışkanlıklarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın araştırma grubu Ankara İlinde halen aktif olarak görev yapan 1200 futbol antrenörü arasından basit rastgele örneklem yöntemi kullanılarak seçilmiş 150 antrenörden oluşmaktadır. Beslenme bilgi alışkanlıklarının belirlenebilmesi için daha önce yapılmış bilimsel çalışmalardan yararlanılarak araştırmacı tarafından geliştirilen, ?kişisel bilgiler?, ? beslenme bilgisi?, ?beslenme alışkanlıkları? olmak üzere üç bölümden oluşan anket formu hazırlanmış ve uygulanmıştır.Ankete katılan kişilerin tamamı erkeklerden oluşmaktadır. Anket yapılan futbol antrenörlerinin yaklaşık %51'i üniversite ve %42'si ise lise mezunudur. Bu durum, antrenörlüğün artık bir meslek olarak görüldüğünü ve eğitiminin alındığını göstermektedir.Ankete katılanlar arasında beslenme bilgisi ve alışkanlıkları ile ilgili bilgilerin doğruluk derecesi incelendiğinde, ankete katılan kişilerin genel olarak doğru bilgilere sahip olduğu ifade edilebilmektedir. Ancak bazı konulardaki farkındalık düzeylerinin diğerlerine kıyasla daha düşük olduğu görülmektedir.Sporcu beslenmesine ilişkin araştırmaların sayıca çokluğu ile kıyaslandığında antrenörlerin beslenme bilgisine ilişkin araştırmaların henüz yetersiz olduğu görülmektedir. Bu nedenle bu çalışma, konuyla ilişkin teorik bilgilerin amprik olarak incelenmesi açısından önem taşımaktadır. Bu açıdan bakıldığında çalışma, varolan durumun betimsel yapısını analiz etme amacını taşımaktadır. Diğer bir deyişle, varolan durumun bir fotoğrafının çekilmesine hizmet etme amacındadır.Bu çalışmadan elde edilen verilerin, bu konuda daha sonra yapılabilecek çalışmalara veri sağlama açısından bir önem taşıdığı ifade edilebilmektedir. Antrenörlerin beslenme konusunda sahip oldukları yanlış kanıların belirlenmesi ve bu konudaki eksiklerin saptanması, gerek eğitim programlarına ve gerekse bu konuda gerçekleştirilecek seminerlere veri sağlayabilecektir.

AnkaraAntrenmanAntrenör+5
Alper Tunğa Göktaş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Taekwondo antrenörlerinin stresle başa çıkma ve problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı taekwondo antrenörlerinin stresle başa çıkma ve problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca çalışma, antrenörlerin stresle başa çıkma stratejilerinin ve problem çözme becerilerinin bazı sosyo-demografik değişkenlere göre incelenmesini de amaçlamaktadır.Araştırmaya Türkiye Taekwondo Federasyonunun, 161'i 1. kademe, 175'i 2. kademe, 94'ü 3. kademe, 9'u 4. kademe ve 9'u 5. kademeye sahip 448 antrenör (Xyaş=36.76±7.13) katılmıştır. Antrenörlerin 41'i kadın 407'si erkektir. Araştırmadaki veriler üç farklı ölçme aracından elde edilmiştir. Bu araçlardan birincisi, araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formudur. İkincisi; Taekwondo antrenörlerinin stresle başa çıkma stratejilerini belirlemek için Rosenbaum (1980) tarafından geliştirilen, Dağ ve Siva (1991) tarafından Türkçeye uyarlanan ve güvenirliği sınanmış ?Rosenbaum Öğrenilmiş Güçlülük Ölçeği, RÖGÖ"dir. Üçüncüsü ise; Taekwondo Antrenörlerinin problem çözme becerilerini belirlemek için, 1982 yılında Heppner ve Petersen tarafından geliştirilen ve Türkçeye uyarlaması Şahin, Şahin ve Heppner (1993) tarafından yapılan ?Problem Çözme Envanteri? veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Araştırmada (f) frekans, (%) yüzde, (X) aritmetik ortalama ve (Ss) standart sapma analizleri kullanılmıştır. Ayrıca, ikili gruplar için bağımsız örnekler t-testi, üç veya daha fazla grupların olması durumunda ise Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ile irdelenmiştir. Problem çözme becerisi ve stresle başa çıkma stratejisi arasındaki ilişki Pearson Çarpımlar Moment Korelasyon tekniği ile analiz edilmiştir. Çalışmada anlamlılık düzeyi ? = .05 alınmış ve istatistiksel analizler SPSS (Statistical Packet for Social Sciences) programından yararlanılmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlar, taekwondo antrenörlerinin stresle başa çıkma stratejileri ile problem çözme becerileri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığını göstermiştir. Taekwondo antrenörlerinin stresle başa çıkma stratejilerinde, cinsiyet, antrenörlük kademesi, antrenörlük yapma yılı, faal olarak antrenörlük yapma, öğrenimleri, annenin-babanın öğrenimleri, BESYO'da öğrenim görme durumları, ailenin sosyo-ekonomik durumu, kaçıncı çocuk oldukları, annenin-babanın tutumuna göre anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Yine, taekwondo antrenörlerinin problem çözme becerilerinde, antrenörlük kademesi, antrenörlük yapma yılı, faal olarak antrenörlük yapma, öğrenimleri, annenin-babanın öğrenimleri, BESYO'da öğrenim görme durumları, ailenin sosyo-ekonomik durumu, annenin-babanın tutumları arasında anlamlı bir farklılık bulunmazken, ailenin kaçıncı çocuğu olma ve cinsiyete göre anlamlı bir farklılık bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Eğitim ve Öğretim, Taekwondo, Spor, Antrenör, Beden Eğitimi, Stres, Stresle başa çıkma, Problem Çözme.

AntrenörProblem çözmeStres+2
Şakir Bezci
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Sekiz haftalık tekerlekli kayak sprint antrenmanının kayakllı koşucuların anaerobic güç, kuvvet ve diğer bazı parametreler üzerine etkisi

Araştırmaya, Ankara Spor Kulübü Kayaklı Koşu Takımı"nda yer alan en az 5 yıldır düzenli olarak antrenman yapan 30 gönüllü erkek sporcu katılmıştır. Araştırma grubu, öntesller sonrasında deney (18.15±1.62yıl yaş, 172.6+3.81cm boy, 60.91±5.50kg ağırlık) ve kontrol (I8.45+2.17yıl yaş, I71.5±3,47cm boy, 60.73±4.40kg ağırlık ) olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Haftanın altı günü antrenman yapan araştırma grubunda sadece deney grubu sekiz hafta boyunca haftanın 3 günü maksimal şiddetle bu antrenman!.ıra ek olarak piramidal yöntemdeki tekerlekli kayak sprint antrenmanı uygulamıştır. Antrenman programı öncesinde ve sonrasında sporcuların aerobik kapasiteleri mekik koşu testiyle, anaerobik güç değerleri Wingate Anaerobik Güç Testiyle, 200m,400m ve 800m tekerlekli kayak parkur dereceleri tartan zemin üzerinde fotocell il^ ölçülmüştür. Farklı açısal hızlarda dominant kol, sağ bacak ve sol bacak kuv\ et parametreleri Cybex 11 Norm modeli izokİnetik kuvvet test cihazından elde edilmiştir. Vücut kompozisyonu analizleri İse ayaktan-ayağa BİA yöntemi ile TANJTA BC 418 marka cihazla ölçülmüştür. Araştırmadan elde edilen değerlerin istatistiksel analizi GraphPad Prism Version 5.00 far Windows ( GraphPad Software, San Diego Califomia USA) Programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin aritmetik ortalaması, standart sapma ve yüzdelik gelişim değerleri hesaplanmıştır. Ayrıca ölçümler arasındaki farklılıkların belirlenmesinde l-tcst uygulanmıştır. Grupların kendi içlerinde ön test ve son test karşılaştırmalarında non-paramelric (2related samples) Wileoxon Testi kullanılırken, gruplar arası karşılaştırmalar da ise non-parametric (Two independent samples) Mann-Whitney U Testi kullanılmıştır.Elde edilen verilere göre antrenman programı sonrasında deney grubunun Maksimum, Ortalama ve Minumum Anaerobik güç, Maksimal Oksijen Tüketim kapasitesi, 200m, 400m ve SOOra Tekerlekli Kayak mesafe derecelerinde önemli bir gelişme bulunmuştur, jzometrik kuvvet ölçümlerinde 60°/sn ve 180°/sn açısal hızda yapılan testlerde, Extensors Peak Torque, Flexors Peak Torque , %BW/Extensors Pcak Torque, %BW/Flexors Peak Torque ve Ratio parametrelerinde hepsinde dominant sol kol, sağ ve sol bacak değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir artış tespit edilmiştir. Kontrol grubunda ise sadece %BW/F!exors Peak Torque63 parametresinde anlamlı bir gelişim gözlenirken diğer parametrelerde herhangi bir farklılık gözlenmemiştir. Vücut kompozisyonu ve bölgesel olarak yapılan bacak kol ve gövde analizleri sonucunda hem deney hem de kontrol grubunda yağ yüzdesi ve yağ ağırlığında paralel bir azalma tespit edilirken deney grubunun sağ ve sol bacak rahmini kas ağırlığı ve yağsız vücut ağırhnda artış olduğu belirlenmiştir. Son testlerde deney ve kontrol grubu arasında Maksimum Anaerobik Güç, Ortalama Anaerobik güç, 400m ve 800m tekerlekli kayak mesafe ölçümlerinde anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Gruplararası karşılaştırmalarda Snlestlerdc belirgin bir farklılık görülmemesine rağmen son testlerde deney ve kontrol grubu arasında 60"/sn ve 180°/sn hızdaki sağ dominant omuz izometrik kuvvet parametrelerinden Flexors Pcak Torque, %BW/Extensors Peak Torquc, %BW/Flcxor.s Peak Torque ve Ratio ve 180°/sn hızdaki P,xtensors Peak Torque değerlerinde anlamlı farklılık görülmüştür. Bacak kuvveti ölçümlerinde ise sol bacak 60°/sn hızda %BW/Flexors Peak Torquc ve 180°/sn hızda Flcxors Peak Torquc. %BW/Flcxoıs Peak Torquc ve Ratio değerlerinde farlılıklar bulunmuştur.Sonuç olarak yapılan araştırmada kayakli koşu sporcularına uygulanan sekiz haftalık tekerlekli kayak Sprint antrenmanının anaerobik güç ve kuvvet yeteneğinin geliştirilmesinde oldukça etkili bir yöntem olduğu belirlenmiştir. Ayrıca antrenman yönteminin kol ve bacak fleksor kaslarındaki kuvvet gelişimde daha etkili olduğu tespit edilmiştir.

AnaerobikAntrenmanKas kuvveti+4
İmdat Yarım
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Faal futbol klasman hakemlerinin eğitim süreçlerinin incelenmesi ve beklenti düzeyleri (Türkiye Futbol Federasyonu 3. bölge örneği)

Araştırmanın amacı, 2006?2007 futbol sezonunda Türkiye Futbol Federasyonu 3. Bölgesi'nde faal futbol hakemliği yapan klasman hakemlerinin futbol hakemliği eğitim sürecine ilişkin görüşlerinin incelenmesi ve beklenti düzeylerinin belirlenmesidir.Araştırma grubunu, 2006?2007 futbol sezonunda Türkiye Futbol Federasyonu 3. Bölge'ye bağlı bulunan 22 ilde faal olarak görev yapan 172 klasman futbol hakemi oluşturmaktadır.Araştırmada veri toplama aracı olarak iki bölümden oluşan anket formu kullanılmıştır. Anket formunun birinci bölümünde, hakemlerin kişisel bilgilerine yönelik 7 soru, ikinci bölümünde ise aday hakem yetiştirme kursları ve klasman hakemi eğitim seminerlerinin verimliliğini değerlendirmeye yönelik 29 madde yer almıştır. Ön uygulamadan elde edilen veriler ile yapılan güvenirlik analizi sonucunda ölçeğin iç tutarlılık katsayısı (Cronbach Alpha)'na bakılmıştır. Alpha katsayısı 0.89 olarak bulunmuştur.Verilerin analizleri için ikili karşılaştırmalarda t testi ve çoklu karşılaştırmalar için ANOVA kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi 0,05 olarak belirlenmiştir. Çoklu karşılaştırmalarda sonuçlarda anlamlı farkın çıktığı durumlarda farklılığı yaratan grup ya da grupların tespitinde LSD Homojenlik testi uygulanmıştır.Araştırma sonucunda,1) Aday hakem yetiştirme kurslarında yeterli uygulamalı eğitimin yapılmadığı ve sınıflardaki kursiyer sayılarının fazlalığının eğitimin kalitesini azalttığı düşünülmektedir.2) Klasman hakemleri eğitim seminerlerinin öğretim elemanı, eğitim ortamı, planlama, içerik ve değerlendirme boyutlarında eksikliklerinin bulunduğu saptanmıştır.3) Klasman hakemleri eğitim seminerlerinin verimliliğine ilişkin hakem görüşlerinin klasmanlar arası farklılık göstermediği, ancak 35 ve üzeri yaş grubundaki hakemlerin eğitim sürecini genç hakemlerden daha az verimli buldukları saptanmıştır.4) İstatistiksel olarak anlamlı olmamakla birlikte dikkate değer şekilde eğitim fakültesi mezunu klasman futbol hakemlerinin, yüksek öğrenimini diğer alanlarda tamamlayan klasman futbol hakemlerine göre hakemlik eğitimi sürecini daha az verimli buldukları saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Futbol, Hakem, Klasman Futbol Hakemleri, Hakemlik Eğitimi

FutbolHakemler-spor
N. Bahadır Kayışoğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Streptozotosin ile diyabet oluşturulmuş akut yüzme egzersizi yaptırılan ratlarda çinko uygulamasının lipid peroksidasyonu ve laktat düzeylerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, streptozotosin ile diyabet oluşturulmuş akut yüzme egzersizi yaptırılan ratlarda çinko uygulamasının lipid peroksidasyonu, antioksidan kapasite ve laktat düzeyleri üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır.Araştırma 80 adet Spraque ? Dawley cinsi erkek ratlar üzerinde, Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Deney Hayvanları ünitesinde gerçekleştirildi. Çalışma protokolü Selçuk Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu Etik Kurulu tarafından onaylandı.Çalışmada kullanılan deney hayvanları eşit sayıda 8 gruba ayrıldı:Grup 1 Genel Kontrol Grubu: Hiç bir uygulamanın yapılmadığı normal diyetle beslenen grup.Grup 2 Çinko Uygulanan Kontrol Grubu: Normal diyetle beslenen ve buna ilave olarak 4 hafta boyunca, 6 mg/kg/gün intra peritoneal çinko sülfat uygulanan grup.Grup 3 Çinko Uygulanan Diyabetli Kontrol Grubu: Deri altı Streptozotocin (STZ) ?40 mg/kg? uygulanarak diyabet oluşturulduktan sonra 4 hafta boyunca, 6 mg/kg/gün intra peritoneal çinko sülfat uygulanan grup.Grup 4 Yüzme Kontrol Grubu: Normal diyetle beslenen ve 30 dakika akut yüzme egzersizi yaptırılan grup.Grup 5 Çinko Uygulanan Yüzme Grubu: : Normal diyetle beslenen ve buna ilave olarak 4 hafta boyunca, 6 mg/kg/gün intra peritoneal çinko sülfat uygulanan ve 30 dakika akut yüzme egzersizi yaptırılan grup.Grup 6 Çinko Uygulanan Diyabetli Yüzme Grubu: Deri altı Streptozotocin (STZ) ?40 mg/kg? uygulanarak diyabet oluşturulduktan sonra 4 hafta boyunca, 6 mg/kg/gün intra peritoneal çinko sülfat uygulanan ve 30 dakika akut yüzme egzersizi yaptırılan grup.Grup 7 Diyabetli Yüzme Grubu: Deri altı Streptozotocin (STZ) ?40 mg/kg? uygulanarak diyabet oluşturulan ve 30 dakika akut yüzme egzersizi yaptırılan grup.Grup 8 Diyabet Grubu: Deri altı Streptozotocin (STZ) ?40 mg/kg? uygulanarak diyabet oluşturulan grup.Dört hafta süren çalışmanın bitiminde deney hayvanlarından dekapitasyonla alınan kan örneklerinde eritrositte GSH, serumda GPx, SOD ile plazma MDA ve laktat parametreleri kolorimetrik yöntemle, serum çinko değerleri ise atomik emisyon cihazıyla tayin edildi.Çalışmada en yüksek MDA değerleri grup 7'de elde edildi (p<0.001). Grup 8'in MDA düzeyleri grup 7'den düşük, diğer grupların tamamından yüksekti (p<0.001). Grup 3, 4ve 6'nın MDA değerleri grup 7 ve 8'den düşük, grup 1, 2 ve 5'den yüksek bulundu (p<0.001).Grup 5'in en yüksek GSH değerlerine sahip bulunduğu tespit edildi (p<0.001). Grup 6'nın GSH düzeyleri grup 5'den düşük, diğer grupların tamamından yüksekti (p<0.001). Grup 2, 3 ve 4'ün GSH değerleri grup 5 ve 6'dan düşük, grup 1, 7 ve 8 'den ise daha yüksekti (p<0.001).En yüksek GPx değerleri grup 5'de elde edildi (p<0.001). Grup 2'nin GPx parametresi grup 6'dan farklı değilken, grup 1, 3, 4, 7 ve 8'den önemli derecede yüksekti (p<0.001. Grup 6'nın aynı parametresi grup 3'den farklı değilken, grup 1, 4, 7 ve 8'den önemli derecede yüksekti (p<0.001).En yüksek SOD değeri grup 5'de elde edildi (p<0.001). Grup 6'nın SOD seviyeleri grup 5'den düşük, diğer grupların tamamından daha yüksekti (p<0.001). Grup 2'nin SOD düzeyleri grup 6'dan farklı değilken, grup 5'den düşük, diğerlerinden önemli şekilde yüksekti (p<0.001). Grup 3 ve 4'ün SOD parametresi grup 1, 7 ve 8'den yüksek, grup 2, 5 ve 6'dan düşüktü (p<0.001).Plazma laktat değerleri, grup 7'de diğer grupların tamamından yüksekti (p<0.001). Grup 4'ün laktat parametresi, grup 7'den düşük, diğer grupların tamamından daha yüksekti (p<0.001). Grup 1 ve 6'nın laktat seviyeleri grup 4 ve 7'den düşük, grup 2, 3, 5 ve 8'den yüksekti (p<0.001). Grup 5'in laktat değerleri grup 3 ve 8'den yüksek, diğer grupların tamamından düşüktü (p<0.001).En yüksek serum çinko değerleri grup 2'de tespit edildi (p<0.001). Grup 5'in serum çinko parametresi ise grup 2'den düşük, diğer grupların tamamından daha yüksekti (p<0.001). Grup 1'in çinko seviyeleri grup 2 ve 5'den düşük, diğer grupların tamamından daha yüksek olarak tespit edildi (p<0.001). Grup 3 ve 6'nın çinko düzeyleri grup 4, 7 ve 8'den yüksek, grup 1, 2 ve 5'den daha düşüktü (p<0.001). Grup 4'ün çinko değerleri grup 7 ve 8'den yüksek, diğer grupların tamamından düşüktü (p<0.001).Çalışmanın sonucunda elde edilen bulgular, diyabette ve akut egzersizde ortaya çıkan serbest radikal üretiminde artış, antioksidan aktivitedeki baskılanma ve kas yorgunluğunun, çinko uygulamasıyla önlendiğini göstermektedir. Diyabette ve akut egzersizde fizyolojik dozda çinko uygulaması sağlık ve performans yönünden faydalı olabilir.

Mürsel Biçer
Gazi University · Institute of Health Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Halk oyunları ve spor eğitimi alan Üniversite öğrencilerinin fiziksel uygunluklarının eurofit ile karşılaştırılması

Bu çalışmada; üniversitelerin farklı bölümlerinde fiziksel ve fizyolojik yeterliliğe dayalı eğitim gören öğrencilerin, uğraştıkları alan ve almış oldukları eğitimin, fiziksel uygunluklarına etkilerini araştırmak ve grupların karşılaştırmasını yaparak fiziksel ve fizyolojik profillerini tespit etmek amaçlanmıştır.Deney grubunun fiziksel uygunluk parametreleri EUROFIT Test Bataryası ile ölçülmüştür.Çalışmaya; Devlet konservatuarının Halk Oyunları Bölümünde okuyan 95 erkek, 81 bayan öğrenci ile Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunun Öğretmenlik Bölümünde okuyan 109 erkek, 72 bayan öğrenci olmak üzere toplam 357 denek katılmıştır.Bayan öğrencilerin değerleri karşılaştırıldığında; anaerobik güç, esneklik, durarak uzun atlama, el kavrama kuvveti, gövde kuvveti, bükülü kol ile asılma, 10x5 m mekik koşu ve aerobik güç özelliklerinde beden eğitimcilerin halk oyunculara oranla daha yüksek değerlere sahip olduğu, spor yaşı değişkeninde, halk oyuncuların beden eğitimcilere oranla daha iyi değerlere sahip olduğu, boy uzunluğu, vücut ağırlığı, VY%, denge ve disklere vuruş değerlerinde ise anlamlı bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir.Erkek öğrencilerin değerleri karşılaştırıldığında; VY%, esneklik, durarak uzun atlama, el kavrama kuvveti, gövde kuvveti, bükülü kol ile asılma, 10x5 m mekik koşu ve aerobik güç özelliklerinde beden eğitimcilerin halk oyunculara oranla daha yüksek değerlere sahip olduğu, spor yaşı ve flamingo denge bulgularında halk oyuncuların beden eğitimcilere oranla daha yüksek değerlere sahip olduğu, boy uzunluğu, vücut ağırlığı, disklere vuruş ve anaerobik güç değerlerinde ise anlamlı bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir.Bu araştırma; spor eğitimi alan öğrencilerle halk oyunları eğitimi alan öğrencilerin fiziksel parametrelerinin benzerlik gösterdiğini ortaya koymaktadır.

Beden eğitimi ve spor dersiFiziksel uygunlukHalk oyunları+1
Zinnur Gerek
Gazi University · Institute of Health Sciences
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Spor lisesi öğrencilerinin temel kişilik özellikleri ile psikolojik sağlamlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada spor lisesi öğrencilerinin temel kişilik özellikleri ile psikolojik sağlamlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmanın örneklemi kolayda örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmaya 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Mardin, Kars, Kırıkkale, İzmir, Bolu, Antalya ve Amasya illerinde spor liselerinde öğrenim gören 204'ü kız öğrenci ve 465'i ise erkek öğrenci olmak üzere toplam 669 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Psikolojik Sağlamlık Düzeyleri Ölçeği" ve "Temel Kişilik Özelliği Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın amacına uygun olarak toplanan verilerin analizinde, SPSS-22 paket programı aracılığıyla frekans, yüzde dağılım, aritmetik ortalama, mod, medyan gibi betimsel istatistikler; iki ölçek arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla Pearson Korelasyon testi; T-test, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Çoklu Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularında cinsiyet değişkeni ile temel kişilik özellikleri ile arasında anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmiş, yaş, aile aylık gelir durumu, aile durumu değişkenleri ile psikolojik sağlamlık düzeyleri ve temel kişilik özellikleri arasında anlamlı düzeyde faklılık tespit edilmiştir. Ayrıca psikolojik sağlamlık düzeyleri ile temel kişilik özellikleri arasında pozitif yönlü ilişki tespit edilmiş ve temel kişilik özelliklerinin bağımsız, psikolojik sağlamlık düzeylerinin bağımlı değişken olarak alındığı regresyon modeli kurulmuştur. Model testi sonuçlarına göre kurulan regresyon modeli anlamlı bulunmuştur. Temel kişilik özellikleri ölçeğinin duygusal dengesizlik ve negatif değer alt boyutlarının psikolojik sağlamlık düzeyini negatif yönlü etkilediği görülürken, sorumluluk, nezaket ve deneyime açıklık alt boyutlarının psikolojik sağlamlık düzeyini pozitif olarak etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.

KişilikKişilik özellikleriLise öğrencileri+4
Bahar Güler
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı direnç egzersiz programlarının bazı fiziksel ve fizyolojik parametrelere etkilerinin karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı, 5 haftalık farklı direnç egzersiz programlarının vücut ağırlığı, vücut yağ yüzdesi, vücut kitle indeksi, gövde ekstansör dayanıklılığı, anaerobik güç ve bazı kan parametreleri üzerine etkilerinin karşılaştırılmasıdır. Çalışmamıza toplam 32 gönüllü katılmıştır. Araştırma grubu 8 kişilik dört gruba rastgele ayrılmıştır. Bu gruplar; Direnç+Core Antrenman Grubu (DCA), Core Antrenman Grubu (CA), Direnç Antrenman Grubu (DA) ve Kontrol Grubudur (KG). DCA, CA ve DA grupları haftada 3 gün kendileri için belirlenmiş antrenman programlarını 5 hafta boyunca uygulamıştır. KG ise herhangi bir antrenman programı uygulamamıştır. Antrenman protokolü öncesinde ve sonrasında araştırma grubunun boy uzunluğu, vücut kompozisyonu, hormon ve anaerobik güçleri değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler Wilcoxon ve Kruskal Wallis istatistikleri ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak uygulanan antrenman programlarının vücut kompozisyonu ve hormon değerleri üzerine etkisinin olmadığı ancak gövde ekstansiyon testi ve anaerobik güç değerleri üzerine olumlu etkisi olduğu bulunmuştur.

Aerobik güçAntrenmanCore antrenman+7
Abdüsselam Turgut
Gazi University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Ekipmansız ve bosu-swiss ball ile uygulanan core antrenmanın bazı fiziksel ve fizyolojik parametrelere etkilerinin karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı, 5 haftalık ekipmansız ve bosu-swiss ball ile uygulanan core antrenmanın vücut kompozisyonu, gövde extansör dayanıklılığı, anaerobik güç ve bazı kan parametreleri üzerine etkilerinin karşılaştırılmasıdır. Araştırmaya toplam 30 gönüllü katılmıştır. Araştırma grubu 10 kişilik 3 gruba rastgele ayrılmıştır. Bu gruplar Ekipmansız Antrenman Grubu (EAG), Bosu-Swiss Ball Grubu (BSG) ve Kontrol Grubu (KG) şeklinde isimlendirilmiştir. EAG, 5 hafta boyunca her hangi bir yardımcı ekipman kullanmadan haftada 3 gün olacak şekilde belirlenen core antrenman programını uygulamıştır. BSG, 5 hafta boyunca boşu-swiss ball tabanlı egzersizler kullanarak haftada 3 gün olacak şekilde belirlenen core antrenman programını uygulamıştır. KG ise herhangi bir antrenman programı kullanmamıştır. Antrenman protokolü uygulanmadan önce ve sonra araştırma grubunun boy uzunlukları, vücut ağırlıkları ve vücut yağ yüzdeleri ölçülmüştür. Ayrıca katılımcılara anaerobik güç testi ve gövde ekstensör dayanıklılık testi uygulanmıştır. Bununla birlikte kan örnekleri de alınarak Leptin, İnsülin, Testosteron ve Growth Hormonlarının değerlendirilmesi yapılmıştır. Elde edilen veriler Wilcoxson ve Kruskal Wallis istatistikleri ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak uygulanan antrenman programlarının vücut kompozisyonu üzerine olumlu etkisi olduğu belirlenmiştir. Çalışma gruplarının gövde ekstansiyon testi ve anaerobik güç değerleri artmıştır. Çalışma sonucunda EAG ve BSG gruplarının Leptin ve İnsülin değerleri düşerken Growth Hormon değerleri artmıştır, ancak Testosteron değerlerinde anlamlı bir değişiklik olmamıştır.

Serhat Varol
Gazi University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Cimnastik kavramına yönelik sporcu, antrenör ve velilerin metaforik algıları

Cimnastik kavramını sporcu, antrenör ve velilerin metafor görüşleri alınarak yapılan bu çalışmada amaç, seçilmiş paydaşların algılarını ortaya çıkartmaktır. Nitel olarak desenlenmiş olan çalışma olgu bilim modeli ve amaçsal örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Araştırma grubunu Ankara'da bulunan federasyona bağlı on spor kulübünde yer alan 98 sporcu, 30 antrenör ve 54 veli oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla katılımcılara cimnastik kavramına ilişkin sahip oldukları algılarını belirlemek için 3 farklı "metafor formu" hazırlanmıştır. Metafor formunda katılımcılardan "Cimnastik……gibidir; Çünkü..…" cümlesini tamamlamaları istenmiştir. Araştırma verilerinin analizinin güvenirliği için katılımcılar arası güvenirlik kat sayısı hesaplanmış ve bu değer %89 olarak bulunmuştur. Verilerin değerlendirilmesi sonucunda, toplam 106 metafor üretildiği görülmüştür. Üretilen bu metaforlar 3 katılımcı (sporcu, antrenör, veli) görüşleri ayrı olarak gruplandırılmıştır. Birinci grup olan sporcuların cimnastik kavramına yönelik algılarından oluşturulan toplam 7 kategori elde edilmiştir. Katılımcılar cimnastik kavramına ilişkin en çok "eğlenceli olma" ve "sevilen olma" kategorilerinde metaforlar geliştirdiği belirlenirken, bu kategorileri "spor olma", "yararlı olma", "mutluluk olma", "zor olma" ve "rahatlatıcı olma" kategorileri izlemiştir. Katılımcıların en fazla ürettiği metaforlar eğlence, spor, hayat, oyun ve su şeklinde sıralanmıştır. İkinci grup olan antrenörlerin cimnastik kavramına yönelik algılarından oluşturulan toplam 6 kategori elde edilmiştir. Katılımcılar cimnastik kavramına ilişkin en çok "yararlı olma" ve "zor olma" kategorilerinde metaforlar geliştirdiği belirlenirken, bu kategorileri "benimsenen olma", "süreklilik isteyen olma", "estetik olma" ve "ana/baş olma" kategorileri izlemiştir. Üçüncü grup olan velilerin cimnastik kavramına yönelik algılarından oluşturulan toplam 9 kategori elde edilmiştir. Katılımcılar cimnastik kavramına ilişkin en çok "yararlı olma" ve "ana/baş olma" kategorilerinde metaforlar geliştirdiği belirlenirken, bu kategorileri "gerekli olma", "zor olma", "mutluluk olma", "farkındalık yaratan olma", "estetik olma", "bağımlı olma" ve "eğlenceli olma" kategorileri izlemiştir. Katılımcıların görüşleri karşılaştırıldığında oluşan kategorilerde sıralama farkları olduğu gözlenmiştir. Mesela "yararlı olma" kategorisi antrenör ve velilerde başta yer alırken, sporcularda sonlarda yer almaktadır. Sıralama farkları olması normal kabul edilmektedir. Bu araştırmanın sonucunda cimnastik kavramı için katılımcıların tamamı olumlu görüşler belirtmiştir.

AntrenörJimnastikJimnastikçiler+3
Büşra Erul
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2021
20

Other supervisors