Theses supervised by Prof. Dr. Mine Ulusoy
17 theses · Konya Technical University
Müstakil konutların tarihsel süreç içerisinde mekânsal değerlendirilmesi: Konya Yaka caddesi örneği
İnsan, varoluşundan bu zamana kadar başlıca gereksinimi olan barınma ihtiyacını karşılamak için çok çeşitli yöntemler denemiş ve geliştirmiştir. İnsanın gelişimi ile yaşadığı konut da sürekli bir şekilde gelişmiş ve değişmiştir. Sanayi Devrimi sonrası makineleşme ile kırdan kente başlayan göç sonucu konut ihtiyacı artmıştır. Geçmişte, ikamet etmek üzere her geniş aile için büyük ve tek bir ev tercih edilirken, nüfus artışı ile ortaya çıkan konut ihtiyacını seri bir şekilde karşılamak amacı ile tek evlerin yanısıra apartmanlaşmaya gidilmiştir. Modernleşme ve kentleşme tüm hızıyla devam ederken 90'lı yıllarda kentler iyice kalabalıklaşmış ve büyük sorunlar yaşanmıştır. Bu süreçte kent dışına kaçışlar başlamış ve banliyö kavramı ortaya çıkmıştır. Bu tez çalışmasında, konut yapılarının ortaya çıkışı ve gelişim süreçleri araştırılmış, konut kavramının tarihsel gelişimi ve konut tipleri incelenmiştir. Ayrıca konutun çevresi ile olan ilişkisi ve konut oluşumunu etkileyen faktörler üzerinde durulmuştur. Konya ve Meram İlçesi ile ilgili araştırmalar yapılmış ve tarihsel gelişimi, sosyokültürel ve sosyoekonomik değişimleri, coğrafi yapısı ile ilgili bilgiler verilerek çalışma alanının müstakil konutların incelenmesine elverişliliği üzerinde durulmuştur. Çalışma alanı olan Meram İlçesi Yaka Caddesinde müstakil konutların yerleri belirlenerek, bu konutlar incelenmiş ve karşılaştırmalar yapılmıştır. Yaka Caddesi üzerindeki müstakil konut yapılarının tarihsel süreçteki mekânsal değişimleri esas alınarak genel değerlendirmeler yapılmıştır. Kentsel anlamda alınan kararların, müstakil konut alanlarını doğrudan etkilediği görülmüştür. Teknolojik gelişmeler, çevresel faktörler ve kullanıcıya ilişkin faktörlerin, müstakil konutların mekânsal gelişimini ve değişimini etkilediği tespit edilmiştir.
Konya havzan bölgesindeki güvenlikli sitelerde cephe algısının araştırılması
İnsanların temel gereksinimleri olan yeme-içme, barınma, temizlik, dinlenme, eğlenme vb. gereksinimlerini karşıladıkları, genellikle dış ortamdan ayrılmış, farklı mekânlardan oluşan, insanların dönemsel ihtiyaçlarına bağlı olarak değişiklik gösteren, tarihte ilk barınma ihtiyacı ile oluşmuş mekânlardan günümüze kadar devam etmiş mekânlar bütünüdür. Yapılan çalışmada, Konya'daki güvenlikli site yerleşimlerinin oluşum sürecinin irdelenmesi ve konut alanlarının gelişme gösterdiği alanlarda güvenlikli sitelerin plan tiplerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada detaylı literatür araştırması yapılmış ve Konya Kent planları dikkate alınarak tespit edilen güvenlikli site yerleşkelerinin mimari projeleri incelenmiştir. Bu tezde, Konya'da sürekli gelişmekte olan Havzan bölgesindeki 5 farklı güvenlikli siteyi cephe algısı yönünden incelenmiştir. Çalışmada konut kavramı, Türkiye'deki konut gelişimi, Konya'daki tarihsel konut gelişimine değinilmiştir. Konya'nın gelişimi tarihsel süreç içinde anlatılmıştır. Güvenli site yerleşimleri detaylı şekilde araştırılıp değerlendirilmiştir. Araştırmamız güvenlikli sitelerin özellikleri, Dünya'daki ve Türkiye'deki gelişimleri, sınıflandırılmaları, tasarım ölçütleri, Konya'daki gelişimi gibi alt başlıklar altında anlatılmıştır. Çalışma alanı olarak seçilen Konya Meram Havzan bölgesinde yer alan 5 adet güvenlikli site yerleşimleri özellikleriyle tanıtılmıştır. Alınan mimari uygulama projeleri aynı dilde renklendirilip fotoğraf haline getirilerek tiplerine göre ayrılıp detaylı şekilde tablolardan yararlanılarak anlatılmıştır. Son olarak çalışma alanı içerisindeki konutlarda oluşturulan anket yardımıyla sitelerdeki cephe algıları araştırılmış ve SPSS 16.0 (Statistical Package for the Social Sciences) programı kapsamında değerlendirmeler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Cephe Algısı, Güvenlikli Siteler, Konya Havzan Bölgesi, Mimarlık
Teknolojinin konut tasarımına etkisi, Konya kenti alan çalışması
'Teknolojinin Konut Tasarımına Etkisi, Konya Kenti Alan Çalışması' başlıklı bu çalışmada, konut ve teknoloji kavramlarının oluşum süreçleri ve varoluşlarından bugüne kadar geçirmiş oldukları değişimler Konya ölçeğinde incelenmektedir. İlk çağdan bugüne kadar insanlar, barınma ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli yöntemler ve yapım teknikleri üretmişlerdir. Üretilen her fikir geleceğe taşınamasa da insanlar barınma ihtiyaçlarını gidermek için sürekli bir arayış içinde olmuşlardır. Günümüzde gelinen son noktada ise tasarlanan konutlar, son teknoloji ile uyumlu ve akıllı konutlar olarak karşımıza çıkmaktadır. İlk çağlardan günümüze kadar teknolojik alanda çeşitli gelişmeler yaşanmıştır. Her zaman daha iyiyi hedefleyen bu gelişmeler, insanların ihtiyaçlarını da beraberinde değiştirmiştir. 21.yy'da her alanda olduğu gibi teknoloji alanında da çeşitli gelişmeler yaşanmaktadır. Yaşanılan bu teknolojik gelişmeler konut tasarımlarında da etkisini göstermektedir.Teknolojiden yoksun olarak tasarlanan konutlar kullanıcı isteklerine cevap verememektedir. Bu çalışmanın temel amacı teknolojinin getirmiş olduğu yenilikler ile daha sağlıklı konutlar nasıl tasarlanır sorusuna cevap aramak, Konya'da var olan konutlarda teknoloji ne düzeyde kullanılmış bunu tespit etmek ve konutlarda görülen teknolojik izlerden konut kullanıcılarının ne derece memnun olduğunu araştırmaktır. Çalışmada ilk olarak çalışmanın konusu, amacı ve kapsamı belirlenmiştir. Ardından çalışma ile ilgili olan literatür araştırması yapılmıştır. Araştırmaların sonucunda teknolojinin konut tasarımı üzerindeki etkisini en iyi şekilde anlamak için bölümler belirlenmiştir. Bu bölümlerde teknoloji ve konut ilk olarak kavramsal açıdan ele alınmıştır. Bir sonraki aşamada teknolojinin konut tasarımına olan etkisi irdelenmiştir. Daha sonra teknoloji ve konut arasındaki bağ ile konutta oluşan değişiklikler incelenmiş ve gelecekte konut tasarımının gelebileceği yerler hakkında fikirler üretilmiştir. Konya kenti konut kullanıcıları ile yapılan anketler sonucunda Konya kentinde bulunan konutların teknoloji ile bağı ölçülmüştür. Son olarak sonuç ve öneri bölümünde, yapılan araştırmalar neticesinde elde edilen bilgilerden çıkarılan ana fikirler sunulmuştur. Teknolojinin konut tasarımı üstündeki olumlu ve olumsuz yönleri dile getirilmiş ve olumsuz yönleri azaltılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın tamamında gerekli grafik, şekil ve tablolara yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gelişme, Konut, Konya, Mekan, Plan Şeması, Tasarım, Teknoloji
Tasarım ilkeleri doğrultusunda cephe karakterleri: Konya Şefik Can caddesi örneği
Biçimin insanların yaşamı üzerinde önemli etkileri vardır. Kenti meydana getiren mimari mekanların cepheleri ve biçimsel özellikleri ile bu etkilenmede büyük rolü vardır. Mimarlık, biçimle iletişime geçtiğimiz bir yöntemdir. Bu sebeple mimarlığın da kendine ait bir dili ve oluşum süreci vardır. Mimar ya da izleyici, mimari öğeleri tanımaya çalıştıklarında, kendilerini, dili kullananlar gibi bir anlamsal çerçeve içinde bulurlar. Bu nedenle bir kentin devamlılığı amacıyla biçimsel ve anlamsal (özne ve nesne) bütünlüğü sağlayacak ilkelerin kullanıcıların tespiti, yerleşkelerin insanlara yabancılaşmasını önleyeceği gibi geleneksel ve modern cephe örneklerinin birbiriyle alışveriş yapmalarına da yol gösterecektir. Mimari bir yapının okunabilirliğine bakılırken; bulunduğu bölgeden, yapıldığı tarihten, konumundan, malzemesinden ve çevresindeki yapılardan ayrı düşünülmesi mümkün değildir. Bu araştırmada, çalışma alanı olarak Konya'nın son dönemde kentsel dönüşüme açılarak popüler bölgesi haline gelen Şefik Can Caddesi seçilmiştir. Bu çalışmada, Konya'nın şehir gelişimine katkı sağlayacak bir bölgesi olan Şefik Can Caddesi üzerinde seçilen cephelerin, tasarım anlayışları incelenerek, kentsel dönüşümün ve modern mimarlığın etkisiyle oluşan cephe karakterleri tasarım ilkeleri doğrultusunda öznel ve nesnel veriler aracılığıyla değerlendirilmiştir. Şefik Can Caddesi'nin yeni bir bölge olması nedeniyle bu cadde üzerinde yapılan cephelerin kent-insan üzerindeki etkileri analiz edilerek, daha sonra yapılacak olan kentsel dönüşüm çalışmaları ve yeni yapılaşmalar için altlık oluşturması amaçlanmaktadır. Apartmanlaşmanın Konya kentindeki tarihi, mimari gelişimi ve sosyolojik değişimi araştırılmıştır. Bu çalışma esnasında yapılan cephelerin karakterleri, tek yapı değerlendirmeleri tasarım ilkeleri göz önünde bulundurularak genel değerlendirilme yapılmıştır. Sonuç bölümünde ise yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen verilerle çıkarılan ana fikirler ortaya konulmuştur. Şefik Can Caddesi üzerinde seçilen cephelerin bazı karakteristik özellikleri ve yapılan anket çalışması irdelenmiştir. Tasarım ilkeleri doğrultusunda yapılan değerlendirmeler ile cephe tasarımının bağımsız bir çalışma olarak değil, bütünsel sürekliliği olan bir çalışma olarak görülmesi gerekmektedir. Elde edilen sonuçlar kapsamında ileriye dönük öneriler tartışılmıştır.
Konya otellerinin tarihsel süreç içerisindeki gelişimi
Konya ve çevresindeki yerleşik düzen tarih öncesi çağlara kadar uzanmaktadır. Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan kent, Selçuklulara da başkentlik yapmıştır. İnanç ve kültür turizminin baskın olduğu kentte, doğa, sağlık, kongre ve fuar turizmi gibi alternatif turizm çeşitleri de yer almaktadır. Selçuklu imparatorluğu döneminde 1228 yılında Konya'ya yerleşmiş olan ünlü düşünür Hz. Mevlana, asırlardır Konya kentine damgasını vuran bir faktör olmuştur. Mevlana müzesi günümüzde hala kent kimliğini oluşturan önemli etkenlerden biri olup, her yıl binlerce turist tarafından ziyaret edilmektedir. İnsanlar tarih boyunca, çeşitli nedenlerle bulundukları yerlerden başka yerlere seyahat etmişler ve seyahatleri sırasında konaklama yapılarına ihtiyaç duymuşlardır. Bu ihtiyaç doğrultusunda gelişen konaklama yapıları tarih boyunca farklı isimlerle anılmışlardır. Günümüzde konaklama ihtiyacına hizmet veren yapı grupları ise otellerdir. Önemli turizm değerlerine sahip Konya, Anadolu- Bağdat demiryolunun kente ulaşmasından sonra otel yapıları ile tanışmıştır. Tez kapsamında Konya otellerinin tarihsel süreç içerisindeki gelişimi ortaya konulmuştur. Konya'nın ilk açılan otellerini kapsayan Cumhuriyet öncesi dönem, Cumhuriyet dönemi - 2000 yılları arasındaki dönem ve 2000-2019 yılları arası dönem olmak üzere Konya otelleri üç döneme ayrılarak incelenmiştir. Bu dönemlere ait olan 15 otel yapısının planları üzerinden incelemeler yapılmış ve tarihsel süreç içerisindeki gelişim ortaya konulmuştur.
Akarsu kıyı yerleşimlerinde kent kimliğinin sürdürülebilirliği
Tarihsel süreç içinde suyun varlığı sağladığı avantajlardan dolayı kentlerin kurulmasında etkin nedenlerinden biri olmuş ve önemli uygarlıklar deniz, göl ya da akarsu kıyısında kurulmuşlardır. Dünya'nın beş ana bölgesinde gelişen medeniyetler Nil Nehri, Amazon Nehri, Missisippi Nehri, Sarı Nehir, İndus Nehri, Fırat ve Dicle nehirlerinin ovalarında kurulmuşlardır. Doğal kimlik bileşenlerinden biri olan akarsuların kıyısına yerleşen kentlerde, su yerel kimliğin oluşmasında belirleyici bir etken olmaktadır. Fakat sanayileşme ile birlikte hızla gelişen kentler akarsu kıyılarından uzaklaşmış ve kıyı kavramı önemini kaybetmiştir. Günümüz kentlerinin en önemli problemlerinden biri kentlerin kimliklerinin kaybedilmesiyle ortaya çıkan mekânsal benzeşme olduğu pek çok çalışmada belirtilmektedir. Bu tez çalışmasında ise günümüz kentlerinin kimliklerinin kaybedilme nedenlerinin akarsu kıyı yerleşimleri üzerinden incelenmesi ve birbiriyle kopuk olan akarsu ile kent ilişkisinin entegre edilmesi amacı güderek, bilimsel literatüre bir katkı yapılması amaçlanmıştır. Kentlerin ve tarihi merkezlerinin akarsu ile bütünleşmesi ve kıyıda ulaşılabilir mekanlar planlanması hedefiyle, kimlik, koruma ve sürdürülebilirlik kavramları çevresinde bir araştırma yapmak ve yapılan analizler doğrultusunda tespit edilen sorunlara öneriler getirmek çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Tez kapsamında kent kimliği ve akarsu kıyı yerleşimleri üzerine ulusal ve uluslararası literatür araştırması yapılarak, Türkiye'deki akarsu kıyı yerleşimlerinin kent kimliğinin sürdürülebilirliği üzerine bir analiz modeli kurgulanmıştır. Bu bağlamda Türkiye'de akarsu kıyısında kurulmuş olan kentlerin gelişim sürecinde akarsuyla bütünleşmesine veya ayrışmasına neden olan faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında kentlerin akarsu ile yerleşim biçimleri ve konumlarına göre bir sınıflandırma yapılarak, kentlerin tarihi kent merkezlerinin kıyı kimliğinin korunabilirliği baz alınarak kategorilere ayrılmıştır. Çalışmanın evrenini oluşturan 18 kent akarsu kıyısının yakınında teğetsel konumda bulunan kentler ile içinden akarsu geçen kentler tarihi kent merkezinin korunduğu, kaybedildiği ve kıyıda yeni yerleşimin yer aldığı kentler olarak dört kategori oluşturulmuştur. Elde edilen sınıflandırma doğrultusunda tarihi kent merkezi akarsu ile ilişkili olan üç kategori çalışma kapsamında incelenirken, bir kategori araştırmanın dışında bırakılmıştır. Nüfus sıralamasına göre; Kategori I'de Diyarbakır ve Edirne, Kategori II'de Antakya ve Amasya, Kategori III'de ise Adana ve Tokat çalışmanın örneklem kentleri olarak belirlenmiş ve seçilen kent merkezlerinin kimliklerinin değişimi yapı, doku ve kentsel ölçekte incelenmiştir. Kentlerin çevresel ve toplumsal kimlik bileşenlerinin belirlenmesi amacıyla coğrafi konum, topografya, iklim, bitki örtüsü, jeolojik yapı, demografik yapı, tarihsel gelişimleri ile kültürel kimliklerini yansıtan farklı uygarlıklara ait tarihi yapılarını içeren kentlere özgü kimlik fişleri oluşturulmuştur. Kentlerin planlama ve imar kararlarında önemli dönüm noktaları araştırılarak, kentin gelişim yönünü etkileyen faktörler ile kentin planlanması ve gelişmesinde akarsuyun rolü incelenmiştir. Mikro ölçekte anıtsal ve sivil mimari örnekleri günümüz yerleşimleri ile ilişkisi karşılaştırmalı olarak incelenerek mimari ölçekte kimlik değişimi saptanmaya çalışılmıştır. Mimari ölçeğin yanı sıra doku ölçeğinde kentlerin kentsel sit alanları ve kent ölçeğinde merkez ilçelerinin akarsu ile ilişkileriyle kıyı hattının değişim sürecini belirlemek amacıyla 19. ve 21. yüzyıla ait kent dokusu analiz edilmiştir. Sayısal analiz metotlarından Space Syntax Yöntemi'nin (Mekan Dizim) kullanıldığı bu çalışmada, kentlerin ve tarihi merkezlerinin akarsular ile entegre edilmesine yönelik bütünleşme, bağlılık, sayısal okunabilirlik ve sinerji değeri gibi parametreleri sayısal veriler üzerinden incelenmiştir. Çalışma sonunda örneklem kentlerin sayısal verilerin yanı sıra mekânsal gelişimleri üzerinden yapılan karşılaştırılmalı analiz çalışması yoluyla, farklı kimlik bileşenlerine sahip kentlerinin akarsu ile bütünleşme sorunları, alınan kararlar ve uygulamaların etkisi kentsel değişkenler saptanmıştır. Kentlerin gelişimlerinde coğrafi konum, topografik yapı ve demografik yapının etkisinin yanı sıra planlama kararlarında doğrultusunda otogar, havaalanı, sanayi ve tarım alanlarının konumlarının etkili olduğu belirlenmiştir. Kentlerin kimliklerinin sürdürülebilirliğinde ise; coğrafi konum, topografik yapı, jeolojik yapı, vandalizm, savaşlar, doğal afetler, imar, planlama ve koruma kararlarının öne çıktığı görülmüştür. Çalışmada iki kentte akarsu ile bütünleşmesine yönelik kıyı alanlarının rekreasyonel amaçlı kullanım öne çıkmasına rağmen, dört kentte akarsu ile kentin entegre edilmesinde herhangi bir çalışma yapılmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak kentlerin akarsularla entegre edilmesinde mimarlık, planlama ve koruma disiplinlerine yönelik öneriler getirilmiştir.
UNESCO Dünya Miras Listesindeki kent ölçekli yerleşimlerde kent donatı elemanlarının sürdürülebilir kültürel miras ve sürdürülebilir turizm açısından değerlendirilmesi
Bu çalışmada, UNESCO Dünya Miras Listesi ile koruma altına alınmış olan Safranbolu ve Dubrovnik tarihi kentlerinin, kent donatı elemanları üzerinden değerlendirilmesi, sürdürülebilir kültürel miras ve turizm açısından önemi ele alınmıştır. Kentsel donatı elemanları; kentin kimliğine doğrudan etki eden unsurların başında gelmektedir. Kentsel donatı elemanları uygulandıkları alanın kimliği ile uyuşmadıkları durumlarda, görsel kargaşa ve mekânsal tasarım bütünlüğüne olumsuz yönde etki etmektedir. Kent donatı elemanları uygulandıkları çevrenin tarihi, sosyal kültürel etkileri ile ortak bir dil bütünlüğü sağladığı durumlarda kentliler üzerinde de psikolojik rahatlık sağlamaktadır. Safranbolu ve Dubrovnik tarihi kentlerinin kent donatı elemanları yerinde incelenerek, saha çalışmasında elde edilen fotoğraflar ile kent donatı elemanları uygulandıkları tarihi mekânlar üzerinden ilişkileri ele alınmıştır. Kültürel miras olan bu iki kentin kent donatı elemanları; kent kimliği, kent kültürü ve tarihsel mekâna uygunlukları tasarım ilkeleri çerçevesinde değerlendirilerek çalışma alanlarına yönelik öneriler sunulmuştur.
Döşemeli mobilya üretim tesislerinde mimari tasarım esaslarının belirlenmesi üzerine bir deneme
Türkiye'de endüstriyel özellikte pek çok mobilya üretim tesisi bulunmaktadır. Tesisler ürün gamına göre inşa edilirler. Ayrıca bu tesislerin mimarisi ürün tasarrufu, risk faktörleri, personel memnuniyeti, müşteri memnuniyeti ve çevre korunumu konularını kapsar. Yapılan çalışma ile bütün bu konular detaylı olarak incelenmiş ve bu tez çalışmasının döşemeli mobilya üretim tesislerinin gereksinimlerine ve kurulumuna dair mimari bir literatür kaynak oluşturulması amaçlanmıştır. Bu çalışma ile mobilya üretim tesislerinden döşemeli grup mobilya ürünlerin üretimini yapan tesislerin mimari tasarım gereklilikleri günümüz anlayışıyla ele alınmış ve Mondi Mobilya üretim tesisleri örnek olarak incelenmiştir. Tesis tasarımını etkileyen yönetmelikler, üretilen ürünlerin tarzı, üretim akış şeması, iş sağlığı ve güvenliğini etkileyecek faktörler, kullanılacak makine ve malzemeler, çalışanların toplam iş gücü yapısı, tesisat gibi faktörler incelenerek bu faktörlerin tasarıma etkileri ortaya konmuştur. Sonuç olarak döşemeli üretim tesislerinde mümkün olduğu kadar her şeyden az kullanarak maksimum seviyede performans ve çok sayıda mobilya üretimi amaçlanır. Yapılan çalışma ile mimari planlamanın bu amaca hizmet edebilecek şekilde oluşturulması gerektiği sonucuna varılmıştır. Mimari tasarımın önemi ve tesisin her noktasında koordineli bir planlamanın gerekliliği görülmüştür.
Konutlarda dönemsel farklılıkların tespiti için derin öğrenme tabanlı bir cephe analiz yöntemi: Konya örneği
Kültürel sürdürülebilirliğin ve kent kimliğinin önemli bir bileşeni olan mimari miraslar; geçmiş toplumların sosyolojik, ekonomik ve teknolojik birikimlerini günümüzde gözlemleyebilmek ve bu birikimlerden fayda sağlayabilmek için oldukça önemlidir. Geçmiş toplumların mimari birikimlerinin kategorize edilmesi medeniyetlere ait özelliklerin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlamaktadır. Mimari mirasların dönem ve üslup özelliklerinin analizinde; arkeoloji, sanat tarihi, mimarlık tarihi vb. farklı disiplinlerden uzmanlar bir arada çalışmaktadır. Mimari miraslar üzerinde yapılan bu analizler uzmanların deneyimlerine ve kullandıkları yöntemlere bağlı olarak şekillenmektedir. Literatür çalışmaları neticesinde son dönemlerde kullanımı gittikçe yaygınlaşan yapay zeka yöntemlerinin mimari miras çalışmalarında uzmanlara önemli katkılar sağladığı görülmektedir. Bununla birlikte mimari mirasların dönem ve stillerinin belirlenmesinde yapay zeka tabanlı derin öğrenme yöntemlerinin kullanıldığı bir çalışma bulunmamaktadır. Bu tez çalışmasında; uzmanların mimari miraslar üzerinde yapacakları dönem ve akım tespiti çalışmalarında daha pratik ve hassas analizler gerçekleştirebilmelerine katkı sağlayabilmek için, derin öğrenme tabanlı nesne tespit metotlarının alternatif bir araç olarak kullanılabilirliği test edilmiştir. Çalışma kapsamında, geleneksel Konya evlerinin cephe görüntüleri üzerinden analizlerde bulunarak dönem tespiti gerçekleştirebilen bir algoritma geliştirilmiştir. Önerilen algoritmanın uygulanabilmesi için öncelikle Konya ili tarihi kent merkezinde bulunan 4 farklı dönemde inşa edilmiş 80 geleneksel konutta ait 448 görüntü saha ve literatür çalışmaları neticesinde derlenmiştir. Daha sonra derlenen görüntünden 400 tanesi LabelMe programıyla dönemlerine göre etiketlenerek geliştirilen algoritmanın eğitim ve doğrulama veri setinin oluşturulmasında kullanılmıştır. Veri setlerinde bulunan görüntüler üzerinden eğitimi gerçekleştirilen algoritmada hızlı ve yüksek doğruluk kapasitesine sahip Daha Hızlı B-ESA mimarisi kullanılmıştır. Son olarak etiketleme işlemine tabi tutulmayan 4 farklı döneme ait 48 görüntü eğitimi tamamlanan algoritma ile test edilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre; geleneksel Konya evlerinin dönemlerinin belirlenmesinde kullanılan algoritmanın görüntüler üzerinden %96 ve üzeri doğruluk oranlarında dönem tespiti gerçekleştirdiği görülmüştür. Bu tez çalışması sonunda, geleneksel Konya evleri üzerinde uygulanmış olan derin öğrenme yönteminin daha sonra yapılacak farklı türdeki sınıflandırma ve tespit çalışmalarında da kullanılabilir etkili bir yöntem olacağı sonucuna varılmıştır.
Günümüz kentlerinde meydan: Konya örneği
Meydanlar, kentli olma bilincini kentliye yaşatan mekanlardır. Meydanlar, sosyal, kültürel, ticari ve siyasi gibi birçok alanda insanların kendilerini ifade ettikleri, anlam yükledikleri alanlardır. Kamusal kent mekanları olarak meydanlar, geçmişle bağlarının kurulmasıyla yer duygusunu da güçlendirerek toplumsal bellekte iz bırakılmasını sağlamaktadır. Konya kentinde tarihsel gelişim süreci içinde şekillenmiş meydan olarak nitelendirilen mekanlar bulunmaktadır. Bu mekanlar zamanla sosyal, kültürel ve toplumsal hayatın gereği olarak kentin düğüm noktalarını oluşturarak meydan niteliğini kazanmışlardır. Bu araştırmada; geçmişten günümüze kadar gelen Konya kenti meydanlarının kent kurgusundaki ve yaşamındaki önemine değinilmiştir. Aynı zamanda meydanların kullanım özelliklerinin korunarak günümüzde de Konya kentinin tarihi mekânları olması niteliği vurgulanmıştır. Bu amaçlar doğrultusunda öncelikle, meydan kavramı ele alınarak meydanın şekillenmesinde ve oluşumunda etkili olan fiziksel, kültürel ve sosyal faktörler anlatılmıştır. Avrupa'da tarihi süreç içerisinde şekillenen ve günümüzde de aktif olarak kullanılan meydanlar seçilmiş ve meydanların sınıflandırılması ve değerlendirilmesi açısından incelenerek ortak veriler bulunması amaçlanmıştır. Konya'da da Zafer Meydanı, Hükümet Meydanı ve Mevlana Meydanı çalışma alanı olarak seçilmiştir. Bu çalışma sonunda Dünyadan seçilen meydanlar ve Konya kentinde seçilen meydanların mekânsal nitelikleri karşılaştırmalı analiz yapılarak değerlendirilmiştir.
Mevlana dergâhı civarındaki geleneksel sivil mimarlık mirasının turizm amaçlı değerlendirilmesi
Zamanın sürekliliği, teknolojinin gelişimiyle birlikte toplumlar ve mekânlarda değişime uğramaktadır. Mekânlar, bir toplumun kültürel değişimlerini ve birikimlerini yansıtmaktadır. Bir toplumun sahip olduğu tarihi ve kültürel değerleri gelecek kuşaklara aktarabilmenin yolu tarihi çevreleri korumaktan geçmektedir. Korunması gereken tarihi çevrelerde bulunan anıt niteliğindeki tarihi yapılar, toplumların geçmiş dönemlerde ki sosyo-kültürel, ekonomik ve politik değerlerini yansıtırlar. Bu yaklaşım ile anıtsal olarak nitelendirdiğimiz, toplumun manevi değerlerini, kültürel birikimini yansıtan tarihi yapıların geçmişten günümüze gerek bilinçli gerek bilinçsiz kullanıldığı ya da işlevsiz kalarak terk edildiği görülmektedir. Böylece sivil mimari belleğinde içinde yer aldığı tarihi kent dokusu yok olma sürecine girmektedir. Bu çalışmada Konya ilinin tarihi kent merkezinde bulunan sivil mimarlık yapılarının güncel durumu ortaya konmuştur. Bölgede gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları da gözetilerek, mevcut durum değerlendirilmiştir. Yapılan analizler neticesinde Konya kent kimliğini yansıtan geleneksel konut mirasının yok olma sürecinde olduğu tespit edilmiştir. Tarihi dokuda yer alan tescilli sivil mimarlık yapılarından on adet yapı seçilmiştir. Yapıların geçmişten günümüze geçirmiş olduğu değişimler ve günümüzde ki kullanımı tespit edilmiştir. Seçilmiş olan tarihi sivil mimarlık yapıları nezdinde Mevlana civarında bulunan anıtsal nitelikte ki tüm yapıların turizme yönelik yeniden işlevlendirilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır.
Lidar SLAM ile mimari plan şeması belirleme yöntemi: Eskişehir Odunpazarı evleri örneği
Geleneksel Türk Evi taşıdığı kültürel birikim ve mimari değerlerle tarih boyunca araştırmacıların çalışmalarına konu olmuştur. Farklı açılardan incelenen Türk Evi hakkında plan, cephe, yapım malzemesi gibi konularda çeşitli sınıflandırmalar yapılmıştır. Eskişehir'de bulunan Odunpazarı Evleri de geleneksel Türk Evi özelliklerini barındıran binalarıyla büyük bir alana yayılmaktadır ve Selçuklu İmparatorluğu döneminden beri şehrin konut bölgesi olarak bilinmektedir. 1973 yılında koruma sit alanı olarak ilan edilmiş ve en son 2011 yılında revize imar planı kapsamında alanda bulunan evler yapım dönemlerine göre 4 gruba ayrılmıştır. Literatürde Odunpazarı evlerinin plan tipolojisiyle ilgili herhangi bir sınıflandırma olmadığı saptanmıştır. Tez çalışmasında teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan lazer nokta bulutu yöntemiyle ölçüm yapabilen bir sensör olan Lidar sensör kullanılmıştır. Diğer ölçüm aletlerine göre daha hızlı sonuç veren, daha ekonomik ve hafif, el ile taşınabilir olması cihazın avantajları arasında gösterilmektedir. Farklı disiplinlerde farklı amaçlarla kullanılan Lidar ile mimaride öncü bir çalışma yapılması hedeflenerek literatürde plan şemalarıyla ilgili bir çalışma bulunmayan Odunpazarı evlerinin morfolojik analizini yapmak amaçlanmıştır. Bu kapsamda ilk 3 dönemden 15er toplamda 45 adet ev seçilerek plan şemaları çıkarılmıştır. Bu plan şemaları bilgisayar ortamına aktarılarak mekan sentaksı analiz yöntemiyle bağlantılılık, entegrasyon ve kullanıcı hareketleri analizlerinden elde edilen sayısal değerler yorumlanmıştır. Yapım dönemine göre değerlendirme yapılarak karşılaştırılan evlerde yıllar geçtikçe bahçenin ve sofanın küçüldüğü sonucuna ulaşılmıştır. Günümüzde daha çok turistik bir bölge haline gelen Odunpazarı'nda hala yaşamaya devam eden yerel halk vardır ve konutlarında geleneksel yaşamı devam ettirdikleri görülmektedir. Bu yapıların korunması ve literatüre kazandırılmasının gereklililiği de vurgulanmıştır.
Evrensel tasarım ilkelerine uygun konut ve konut çevresi tasarlama kılavuzu önerisi: Kapalı konut yerleşkeleri üzerinden bir değerlendirme
Toplumdaki yaşam tarzlarının ve yaşam kalıplarının değişimleriyle birlikte ortalama insan ve tipik aile evi kavramı giderek anlamını yitirmektedir. Aile tipi, yaşam tarzı veya sağlık koşullarındaki değişiklikler sebebiyle konutlardaki ihtiyaçlar da değişmektedir. Evrensel tasarım ilkelerine uygun tasarlanan konut ve konut çevresi, bireylerin yaşam kalitesine fayda sağlayan temel tasarım özelliklerini daha tasarım aşamasındayken hesaba katar ve bireylere uyum sağlayarak yaşam süresi içerisinde geçirdiği değişimlere ayak uydurmaktadır. Yeni yapılacak konutların evrensel tasarım ilkelerine uygun olarak tasarlanması konutlar için sonradan konut mekanları ve konut elemanlarında yapılan iyileştirme ile ilişkili maliyetleri azaltmaya ve önlemeye yardımcı olmaktadır. Çalışma kapsamında evrensel tasarım ilkelerine uygun konut ve konut çevrelerinin tasarlanması için kılavuz önerisi oluşturulmuştur. Çalışmada ilk olarak konut ve konut çevrelerinin değerlendirmeleri için konut tipi olarak kapalı konut yerleşkesi seçilmiştir. Alan çalışması olarak Antalya Kentinde son dönemlerde kapalı konut yerleşkelerinin yoğunlukta yapıldığı Altınkale Mahallesidir. Kapalı konut yerleşkelerinin değerlendirilebilmesi için konutun çevresinden başlayarak konutun küçük birimlerine doğru bir mekân sınıflandırılması yapılmıştır. Ortak kullanım alanları, yarı özel alanlar ve özel alanlar olarak yerleşkeler üç ana başlığa indirgenmiştir. Uluslararası ve ulusal evrensel tasarım ve erişilebilirlik standartları incelenip en uygun standartlar belirlenmiştir. Mevcut konut yapılarının evrensel tasarım ilkelerine uygunluklarının belirlenmesi için ilk olarak standartlar tablosuna göre değerlendirme tabloları oluşturulmuştur. Ayrıca konut kullanıcılarının yaşadıkları konutları evrensel tasarım ilkelerine göre değerlendirmelerini sağlamak için konutlar hakkında önermeler sorulmuş beşli likert ölçeğinde değerlendirmeleri istenmiştir. Tez çalışmasında konut ve konut çevrelerinin seçilen standartlara göre değerlendirilmesi ve konut kullanıcılarına yapılan anketlerle iki ayrı alan çalışması yapılarak veriler toplanmıştır. Mevcut konut yapılarında evrensel tasarım açısından eksiklikleri ve evrensel tasarım ilkelerine göre olumlu özellikleri ortaya koyulmuştur. Kapalı konut yerleşkelerinin ana girişleri, yaya yolları, düşey sirkülasyon elemanları (merdiven, asansör, rampa), otopark, mutfak ve banyolarında eksikliklerin olduğu tespit edilmiştir. Alan çalışmalarından elde edilen verilerle yeni yapılacak olan konut ve konut çevreleri için tasarım önerileri oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: Evrensel Tasarım, Evrensel Tasarım İlkeleri, Konut, Konut Çevresi, Kapalı Konut Yerleşkesi, Konut Tasarımı
Kentsel kıyılarda yere bağlılığın gelişiminde algısal sürece etki eden faktörlerin tespitine yönelik kavramsal bir model önerisi
Kıyılar, ilk çağlardan itibaren kıyı kentlerinin odak noktası olmuştur. Kıyılar tarihsel süreç içinde çeşitli dönüşümler geçirmiş ve farklı kullanımları içermiştir. Sanayi devrimiyle birlikte kıyı alanlarında yer alan endüstriyel alanlar, 1970'li yılların sonrasında kıyılardan uzaklaşmıştır. Bu alanların kent çeperlerine taşınmasıyla birlikte atıl kalan kıyı alanları, kıyılarda tahribata neden olmuştur. Kıyılardaki tahribatın farkına varılmasının ardından atıl, niteliksiz kıyı alanlarında yenileme uygulamaları gerçekleştirilmiş ve kıyılar kamusal mekanlar olarak düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin amacı, kullanıcının yer ile kurduğu bağı güçlendirmek ve kıyıların kullanıcı algısında başarılı bir "yer" olarak yer almasını sağlamaktır. Bu çalışmada, kent kimliğinin gelişiminde önemli rol oynayan kentsel kıyı mekanlarında, bireyin algısında yere bağlılığın gelişimi araştırılmıştır. Çalışmanın amacı, kentsel kıyılarda bireyin yer ile ilişkilerini güçlendirilmesi için algısal süreçte yere bağlılığı etkileyen faktörlerin tespit edilmesi ve tasarım süreçlerine dahil edilmesine yönelik kavramsal bir altlık sunmaktır. Algılama-kavrama-davranış sürecinde birey-çevre-süreç bileşenlerine ilişkin faktörlerin araştırıldığı bu çalışmada birey bileşeni sosyo-demografik faktörleri, süreç bileşeni kıyının kullanım sıklığını belirten faktörleri, çevre bileşeni ise mekan kalitesi faktörlerini içermektedir. Mekan kalitesini oluşturan faktörler kıyı mekanlarına özgü olarak, literatür araştırmaları ve uzman görüşleri alınarak örneklem alanda uygulanan pilot çalışmadan elde edilen veriler doğrultusunda Açıklayıcı Faktör Analizi ile elde edilmiştir. Çalışmada veri toplama yöntemi olarak anket kullanılmıştır. Dört bölümden oluşan anketin birinci bölümü sosyo-demografik özelliklere ilişkin soruları, ikinci bölümü kıyı kullanım özelliklerine ilişkin soruları, üçüncü bölümde mekan kalitesi ölçeğinde yer alan soruları ve dördüncü bölüm ise yere bağlılık ölçeğinde yer alan soruları içermektedir. Mekan kalitesinin objektif yaklaşımla ölçülebilmesi ve algısal özelliklerin sayısal verilere dönüştürülebilmesi için faktör yapısının belirlenmesinin ardından Doğrulayıcı Faktör Analizleri ile "Kentsel Mekan Kalitesi Ölçeği" geliştirilmiştir. Bu ölçek, geçerliliği kanıtlanmış ve güvenilirliği yüksek bir ölçüm aracı niteliğindedir. Yere bağlılık ise literatürde daha önce Williams and Waske (2003) tarafından geliştirilmiş olan faktör analizleri tamamlanmış ve güvenilirliği yüksek olan ölçekle ölçülmüştür. Anket çalışması, çalışmanın örneklem alanı olarak seçilen Antalya Konyaaltı kıyı alanında kamu erişiminin sağlandığı, fiziksel ve sosyal çevre özellikleri açısından farklılaşan alt bölgelerde, 15 yaşından büyük, Antalya Konyaaltı kıyı alanının örneklem alan olarak seçilmesinde, kıyı-kent dokusu boyunca farklı karakterlere ve mekansal niteliklere sahip kıyı alt bölgelerinin olması, kentsel tasarım uygulamaları ile kıyıda dönüşümlerin gerçekleşmiş olması, ancak bu kapsamda yapılan düzenlemelerin kıyının bir bölümünü kapsaması dolayısıyla kıyının bir bölümünün eski mekansal karakterini sürdürmesi, kıyının farklı sosyo-demografik yapıdaki bireyler tarafından farklı kullanım sıklıkları ile ziyaret ediliyor olması etkili olmuştur. Anketler, Konyaaltı kentsel kıyı alanındaki farklı nitelikteki kıyı alt bölgeler tespit edilerek uygulanmıştır. Anketten elde edilen bulgular SPSS programı aracılığıyla istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Birey ve süreç bileşenine ilişkin faktörler Anova Testi, Bağımsız gruplar t Testi ile analiz edilirken, mekan kalitesi faktörleri ile yere bağlılık ve alt boyutları arasındaki ilişkiler Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) ile analiz edilmiştir. Bu yöntem, mekan kalitesine ilişkin faktörlerin birbirleri üzerindeki etkileri ve ölçüm hatalarını modele dahil ederek, faktörlerin yere bağlılık üzerindeki etkisini eş zamanlı olarak değerlendirmeye olanak sağlaması nedeniyle tercih edilmiştir. Ayrıca mekan kalitesi faktörlerinden her birinin yere bağlılık üzerindeki tekil etkisini belirlemek amacıyla regresyon analizi uygulanmıştır. Analizlerden elde edilen sonuçlar, Konyaaltı kentsel kıyı alanında sosyo-demografik faktörlerden yaş, meslek ve ikamet süresinin yere bağlılık üzerinde belirleyici olduğunu göstermiştir. Kıyı kullanım sürecine ilişkin olarak ise kıyının ne kadar yıldır ziyaret edildiği, günlük kıyı kullanım süresi ve kıyının kullanım sıklığı faktörlerinin tümünün yere bağlılık üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Yapısal Eşitlik Modeli ile yapılan analizlerde, mekan kalitesi faktörlerinden açık yeşil alan kalitesi, canlılık ve çekicilik, güvenlik, bakım ve hareket kolaylığının, yere bağlılık ve alt boyutlarını etkilediği ortaya konulmuştur. Ancak, açık yeşil alan kalitesinin yere bağlılık ve alt boyutlarını olumsuz yönde etkilediği de elde edilen sonuçlar arasındadır. Regresyon analizinden elde edilen bulgular ise, tüm faktörlerin yere bağlılığa pozitif yönde etki ettiğini göstermektedir. Bu iki analizden elde edilen sonuçlar, faktörlerin eş zamanlı olarak birbirleri üzerindeki etkileri ve ölçüm hataları da analize dahil edildiğinde farklı sonuçlar elde edildiğini göstermiştir. Sonuç olarak, kentsel kıyı alanlarında yere bağlılığın gelişiminin çözümlenmesine ilişkin kavramsal bir model geliştirilerek örneklem alanında uygulanmış ve birey-süreç-çevre bileşenlerine ilişkin belirleyici faktörler tespit edilmiştir. Kentsel kıyılarda mekan kalitesi düzeyinin belirlenmesi için bir ölçüm aracı geliştirilmiş, çok faktörlü yapıların analizi için de bir yöntem önerisi sunulmuştur. Özellikle açık yeşil alanlara dikkat çekilmiş ve bu faktörün, erişim, bağlantılar, okunabilirlik ve arazi kullanım özellikleri gibi mekan kalitesini belirleyen diğer parametrelerle birlikte ele alınarak kıyılarda tasarım önerileri geliştirilmesi gerektiği ortaya konulmuştur. Kentsel kıyılarda yere bağlılığın gelişiminde birey ve sürece ilişkin faktörlerin yanı sıra, mekanın niteliğine ilişkin bu parametrelerin tasarım araçlarına dahil edilmesiyle yeni yapılacak kentsel tasarım çalışmalarında yere bağlılığın korunması ve geliştirilmesi mümkün olacaktır. Böylece başarılı bir "yer" olarak kıyı alanları oluşturulabilecek ve kıyı kimliğinin fiziksel ve sosyal sürdürülebilirliği desteklenecektir.
Alışveriş merkezlerinin erişilebilirliğinin irdelenmesi: Konya ili örneği
Dünya çapında engelli nüfusu göz ardı edilemeyecek kadar yüksektir. Bu çokluk, engelli bireyler için resmî alanlardan sosyal alanlara kadar birçok açıdan düzenlemeler yapmayı gerektirmektedir. Bu düzenlemeler, çoğunlukla mimarları ilgilendiren konulardan oluşmaktadır. Öncelikle alışma kapsamında engelli ve hareket kısıtlılığı olan bireylerin topluma uyum sağlaması ve kamusal alanlara eşit erişebilmesi için gerekli koşulların ortaya konması amaçlanmıştır. Bu amaçla konunun daha iyi anlaşılması için "engelli, hareket kısıtlılığı, alışveriş merkezi ve erişilebilirlik" kavramları tanımlanmış ve çalışmayla ilişkilendirilmiştir. Engelli grupları, "zihinsel, işitme, görme, ortopedik engeller ile dil ve konuşma bozuklukları" başlıkları altında değerlendirilip açıklanmıştır. Çalışmanın ilerleyen bölümlerinde erişilebilirlik konusunda yapılmış makaleler ve tezler özetlenerek bu araştırma ile doğrudan ilişkili kısımları detaylandırılmıştır. Engelli bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmaların önemi vurgulanmıştır. Bu çalışmanın kapsamında nitel araştırma yöntemi ve betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Tezin alan çalışmasında Konya'da bulunan 4 büyük AVM örneklem olarak seçilmiş, Erişilebilirlik Kılavuzu'ndaki standartlara göre değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda çalışma; Novaland AVM, Kulesite AVM, Konya M1 AVM ve Kentplaza AVM'yi kapsamaktadır. Dünyada ve Türkiye'de erişilebilirlikle ilgili yasal düzenlemeler (İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, Engelliler Hakkında Kanun, Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Yönetmeliği) incelenmiştir. Bu uluslararası ve ulusal düzenlemelerin hedefledikleri amaçlar eşliğinde erişilebilirliğin gerekliliği vurgulanmıştır. Erişilebilirlik Kılavuzu kapsamındaki temel tasarım kuralları, bina girişleri, otoparklar, kapılar, pencereler, tuvaletler, dolaşım alanları, alarm-tesisat-işaretleme gibi konular açıklanmıştır. Bununla beraber Novaland AVM, Kulesite AVM, Konya M1 AVM ve Kentplaza AVM engelli grupları temelinde erişilebilir olup olmamaları açısından değerlendirilmiştir. Bina girişleri, dolaşım alanları, tuvaletler, otoparklar ve sosyal alanlar incelenmiş; olumlu ve olumsuz yönler tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda Konya'daki AVM'lerin erişilebilirlik açısından genel olarak yetersiz olduğu ortaya konmuştur. Ulaşım, yönlendirme, tuvaletler, sosyal alanlar gibi konularda iyileştirme önerileri sunulmuştur. Engelli bireylerin topluma entegrasyonu için erişilebilirliğin sağlanması gerekliliği vurgulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Alışveriş Merkezi, Engelli, Engellilik, Engelli Grupları, Erişilebilir Mekân, Erişilebilirlik
Yozgat'ta apartman yapılarının tarihsel gelişimi
Konut ve Kültür kavramları tarihsel süreç içerisinde ele alındığında, Konut gelişen ve değişen toplumların yaşam tarzları, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum, sosyolojik yapı, politik durum gibi faktörlerin doğrudan etkilediği ve değişen sosyo-kültürel özellikleri arasında kıyaslamaların yapılabildiği en temel birimdir. Konut tipolojisi Toplumun içinde bulunduğu Sosyo-kültürel durumdan etkilendiği kadar Ülkenin politik yapısı, imar durumu, imar kanunları, kentlerin planlama stratejileri gibi farklı faktörlerin etkisiyle de biçimlenmektedir. Endüstrileşmeye bağlı sanayileşme ve nüfus göçlerinin etkisiyle 18. Yüzyıl ortalarında İngiltere'de başlayıp daha sonra bütün Avrupa ülkelerinde yapılmaya başlayan Apartman tipi konutlar, Ülkemizde Tanzimat Fermanının ilan edilmesinden sonra yapılmaya başlanmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra yapılan reformlar, endüstrileşme ve nüfus hareketleri etkisiyle Yozgat'ta da Apartman tipi konutların yapılmaya başladığı görülmektedir. Bu çalışma Yozgat'ta apartman yapılarının tarihsel süreç içindeki gelişimleri incelenecektir. Bunun için seçilmiş yapıların, fotoğraflar ve yerinde yapılan ölçümlerle rölöve projeleri çıkartılmıştır. Her yapı için tanıtım tablosu oluşturulmuştur. Bu tablolarda konutların, ada ve parsel bilgileri, imar durumu, bağımsız bölüm sayısı gibi genel özelliklerinin yanı sıra, mekânların analizine yönelik olarak mekânların isimleri, kullanım amaçları, kullanım alanları, toplam net alan, fotoğraflar, Depthmap programında hazırlanan analiz çalışmaları, erişim grafiği ve şematik diyagramlardan meydana gelmektedir. Tespit edilen apartman tipi konutlar irdelenerek, konut tipolojisindeki farklılaşmalar için mekan dizim yöntemi kullanılarak analiz çalışmaları yapılmıştır. Mekânsal analizler için Depthmap programı ve Agraph programı kullanılmıştır. Bu çalışmada Türkiye'de oluşan ve gelişen apartmanlaşma sürecinin nasıl etkilendiğinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Çalışmalar şehrin yerleşim alanları ve gelişme yönleri göz önünde bulundurularak bina ve birim konut ölçeğinde yapılmıştır. Apartman tipi konutların gelişimini araştırmak için tespit edilen zaman dilimleri içerisinde Yozgat'ın kentsel gelişme planlarına yer verilmiştir. Kentin gelişim ve değişim sürecinde apartman tipi konutların değerlendirmesi yapılırken resmi kurumlardan alınan bilgilerin yanı sıra konut sektöründe aktif olarak çalışmış mühendis ve mimarların görüşleri alınmıştır. Tarihi süreç içerisinde şehrin gelişiminde etken faktörler üzerinde değerlendirmeler yapılmıştır. Yozgat kenti'de ülke genelinde yaşanan kültürel değişimden etkilenmiştir. Toplumda yaşanan bu gelişmeler ve dönüşümler sosyo-kültürel yapı apartman tipi konutlarda mekânsal organizasyonunda dönüşümlere sebep olmuştur. Yozgat'ta apartman tipi konut yapıları üzerinde geçirmiş olduğu süreç detaylı olarak analiz çalışmaları yapıldığında, apartman yapılarında geçmişten günümüze morfolojik ve tipolojik değişikliklerin yaşandığı tespit edilmiştir.
Eski kahire geleneksel konut mimarisinin incelenmesi;'' hilmiye ve seyyide zeynep bölgesi
Eski Kahire'nin konut mimarisi, yalnızca estetik bir yapı dili sunmakla kalmamış, aynı zamanda dinî, iklimsel, sosyal, kültürel ve tarihî unsurların etkisiyle biçimlenmiş özgün bir mimari evrim sergilemiştir. Bu kentsel dokuda kullanılan yapı malzemeleri, hem işlevsellik hem de estetik açıdan önemli bir rol oynayarak mimari karakteri derinleştirmiştir. Eski Kahire, tarihsel süreçte birçok kültürü bünyesinde barındırmış, bu kültürel çeşitlilik özellikle orta ve üst sınıfa ait konutlarda belirginleşen yeni mimari tarzlara ilham kaynağı olmuştur. Bu çalışmada analiz edilen dokuz konut örneği; fotoğrafları, rölöve çizimleri, vaziyet planları, detayları, mimari nitelikleri, yapı teknikleri ve bezeme unsurlarıyla kapsamlı bir biçimde ele alınmıştır. Sunulan bu derinlemesine analiz, Eski Kahire'nin zengin mimari mirasını anlamaya yönelik bütüncül bir bakış açısı sunmaktadır. Dinî unsurlar, mimari tasarımlara yalnızca biçimsel değil, aynı zamanda manevi bir anlam katmış; ibadet, mahremiyet ve sembolizm gibi kavramlar üzerinden mekânsal düzenlemeleri şekillendirmiştir. İklimsel koşullar, yaşam alanlarının doğal havalandırma ve gölgelendirme gibi stratejilerle konforlu hale getirilmesini zorunlu kılmış; bu durum konut planlamasına doğrudan yansımıştır. Öte yandan, tarihî arka plan, mimari evrim sürecini yönlendirmiş ve belirli dönemlerdeki tasarım anlayışlarını şekillendirmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde, araştırmanın genel amaçları, kapsamı ve uygulanan yöntem bilimsel çerçevede ayrıntılı olarak sunulmuştur. İkinci bölümde, geleneksel Mısır konutu tanıtılmış; tarihî gelişimi, plan tipini etkileyen faktörler ve ülkede yaygın olarak görülen konut türleri ayrıntılı bir biçimde ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, Eski Kahire'nin tarihsel arka planı, yapı düzenlemeleri ve yabancı mimarların kent dokusuna olan etkileri incelenmiş; bu bağlamda orta ve üst sınıf konut tipolojileri görsel belgelerle desteklenmiştir. Dördüncü bölümde ise, seçilen dokuz Eski Kahire konutu mimari açıdan değerlendirilmiştir. Her bir konut; mimari özellikleri, inşa teknikleri, yapı malzemeleri, süsleme unsurları ve tarihî bağlamlarıyla birlikte analiz edilmiştir. Sunulan görsel ve çizim materyalleri, bu yapıların özelliklerinin anlaşılmasına katkı sağlamıştır. Beşinci ve son bölümde, incelenen dokuz konut örneği karşılaştırmalı bir değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Mimari özellikler, yapı teknikleri, kullanılan süsleme unsurları ile ortak ve farklı yönler sistematik biçimde ortaya konmuş; elde edilen veriler ışığında genel sonuçlara ulaşılmıştır. Bu çalışma, Eski Kahire'nin konut mimarisini yalnızca fiziksel bir yapı bütünü olarak değil, aynı zamanda bu yapıların taşıdığı tarihî, kültürel ve manevi değerleri anlamaya yönelik bir girişim olarak değerlendirmektedir. Anahtar Kelimeler: Eski Kahire, Firavun Konutları, Geleneksel, Konut Tipi, Orta Sınıf, Üst Sınıf.