Theses supervised by Prof. Dr. Meral Atıcı

22 theses · Çukurova University, Çağ University

DoctorateOpen AccessTR

Grupla psikolojik danışmada şiir kullanımı: Deneysel bir araştırma

Bu araştırmanın amacı, şiirle psikolojik danışmanın üniversite öğrencilerinin empati ve duygu farkındalığı düzeyleri üzerinde etkisi olup olmadığını incelemektir. Araştırmaya katılan üniversite öğrencilerinin empati ve duygu farkındalığı düzeylerini belirlemek amacıyla Kişiler Arası İlişki Boyutları Ölçeği Empati Alt Ölçeği (KİBÖ-EAÖ) ve KİBÖ Duygu Farkındalığı Alt Ölçeği (DFAÖ) kullanılmıştır. Ayrıca katılımcıların şiirle psikolojik danışma oturumlarına ilişkin görüşlerini öğrenmek amacıyla Oturum Günlüğü ve şiirle psikolojik danışma süreci ile ilişkili görüşlerini öğrenmek amacıyla da Şiirle Psikolojik Danışma Değerlendirme Formu kullanılmıştır. Araştırmanın deney ve kontrol gruplarına 16 üye atanmıştır. Katılımcılar Çukurova Üniversitesi'nde lisans öğrenimi görmektedir. Elde edilen nicel verilerin istatistiksel analizinde SPSS 22 paket programından yararlanılırak şiirle psikolojik danışmanın değişkenler üzerinde anlamlı bir etkisi olup olmadığı incelenmiştir. Nitel veriler ise içerik analizi tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Sonuçlar şiirle psikolojik danışmanın üniversite öğrencilerinin empati puanları üzerinde olumlu yönde anlamlı bir etkisinin olduğunu ve bu etkinin uzun sürede kalıcı olduğunu göstermiştir. Buna karşılık deneysel işlemin katılımcıların duygu farkındalığı puanları üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı görülmüştür. Buna ek olarak şiirle psikolojik danışmanın öğrencilerin kişisel (özgüven, duygusal rahatlama, kendini gerçekçi değerlendirme ve kişisel bilinç sahibi olma) ve kişilerarası boyutta (kendini açma, etkili iletişim ve dinleme, güvengenlik, işbirliği-bağlılık-güven ve çatışma çözme) kazanım elde etmesine yardımcı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Kişilerarası ilişki, iletişim, empati, duygu farkındalığı, şiirle psikoloji danışma.

Duygusal farkındalıkEmpatiGrupla psikolojik danışma+5
Ersun Çıplak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Ergenlerde görülen saldırgan davranışlarda ebeveyn ve ergenlere uygulanan psikoeğitim programının etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, saldırgan davranışları olan ergenlere yönelik "Şiddet ve Saldırganlıkla Baş Etme" programı ve bu ergenlerin ebeveynlerine yönelik "Şiddetsiz Karşı Koyma" ebeveyn programı uygulanmıştır. Bu programların ergenlerde görülen saldırganlık, anne-babalarının ebeveynlik rolüne ilişkin kendilik algıları, aile ilişkileri ve anne-baba stres düzeyleri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırma karma desenli bir çalışmadır. Araştırmanın deney grubunda bulunan öğrencilere sistemik aile terapileri kuramlarına dayalı olarak oluşturulan 10 oturumluk 'Şiddet ve saldırganlıkla baş etme psikoeğitim programı' uygulanırken, onların anne-babalarına yönelik 14 oturumluk 'Şiddetsiz karşı koyma ebeveyn programı' uygulanmıştır. Kontrol gruplarına ise herhangi bir işlem yapılmamıştır. Deney grubu öğrencilerine haftada bir olmak üzere ortalama 90 dakika süren 10 oturum uygulanırken, onların ebeveynlerine haftada bir olmak üzere ortalama 90 dakika süren 14 oturum uygulanmıştır. Araştırmanın nicel verileri deney ve kontrol grubunda bulunan öğrencilere uygulanan 'Saldırganlık Ölçeği', ve ebeveynlere uygulanan 'Anne-Baba Stres Ölçeği', 'Aile Değerlendirme Ölçeği' ve 'Ebeveynlik Rolüne İlişkin Kendilik Algısı Ölçeği' aracılığıyla elde edilmiştir. Söz konusu ölçekler deney ve kontrol grubu öğrenci ve anne-babalarına öntest, sontest ve izleme ölçümleri olarak uygulanmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde SPSS 17 paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formlarıyla elde edilmiştir. Nitel verilerin analizinde içerik analizi yöntemikullanılmıştır. Bulgular incelendiğinde, ergen ve anne babalarına uygulanan programların ergenlerde görülen saldırgan davranışları azalttığı, ana-babalarının ebeveynlik becerilerini ve aile ilişkilerini geliştirdiği ve anne-baba stres düzeylerini anlamlı derecede düşürdüğü ve bu etkinin uzun süreli olduğu görülmüştür. Bu sonuçlardan hareketle özellikle ergenlere yönelik hizmet veren tüm kurumlarda, bu programların anne-babalarla işbirliği çerçevesinde uygulanması önerilmektedir. Ergenlerde görülen şiddet ve saldırganlık problemlerinin azaltılmasında, yapıcı ve sıcak ilişkilerin kurulduğu aile ortamının oluşturulması ve ebeveynlik becerilerinin geliştirilmesinin faydalı olabileceği düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Şiddet, saldırganlık, şiddet ve saldırganlıkla baş etme programı, şiddetsiz karşı koyma programı, aile ilişkileri

Aile içi ilişkilerBaşa çıkmaEbeveyn-çocuk ilişkisi+6
Suat Kılıçarslan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Halüsinojen madde kullanan kişilerin öznel algılarının incelenmesi: Nitel bir çalışma

Bu araştırmanın amacı, halüsinojen türü madde kullanan kişilerin, başta halüsinojenler olmak üzere psikoaktif madde kullanım alışkanlıkları ile halüsinojen maddelere yönelik görüşlerini incelemektir. Araştırmanın çalışma evrenini ülkemizde halüsinojen madde kullanan kişiler oluşturmaktadır. Bu çalışmada örneklem tekniği olarak olasılık temelli olmayan (non-random) örneklem tekniklerinden 'amaçlı örneklem' tekniği kullanılmıştır. Araştırmaya katılacak kişiler, amaçlı örneklem tekniklerinden kartopu örneklemesi yoluyla belirlenmiştir. Araştırma için gerekli olan veriler nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği ile toplanmıştır. Görüşmeler araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya dahil olan 16 katılımcı ile görüşme yapılarak, halüsinojen kullanımı ile ilgili detaylı ve ayrıntılı bilgi toplanmıştır. Görüşme kayıtlarından elde edilen 260 sayfalık nitel veri üzerinde içerik analizi yapılarak temalar belirlenmiştir. Verilerin analizi sonucunda; katılımcıların; LSD, halüsinojen mantarlar, meskalin içeren kaktüsler, DMT (ayahuasca, changa), ketamin, salvia divinorum, nutmeg (küçük hindistan cevizi), datura stramonium, DOC, halüsinojen fenetilaminler (2C-E, 2C-B vb.) ve gündüzsefası tohumları gibi halüsinojen maddeleri kullandıkları ortaya çıkmıştır. Kullanıcıların halüsinojen maddelere ek olarak; esrar, ekstazi ve kokain gibi psikoaktif maddeleri de düzenli olarak kullandıkları görülmüştür. Halüsinojen maddelerin alınması ile birlikte kullanıcıların algılama, duygulanım ve biliş üzerindeki çeşitli etkileri deneyimledikleri; madde etkisiyle yaşanılan olumlu deneyimlerin olumsuz deneyimlere oranla daha fazla görüldüğü ortaya çıkmıştır. Katılımcıların halüsinojen maddeleri kullanmadan önce; zaman, mekan, duygudurum ve çevrelerinde bulunacak kişilere yönelik tercihlerde bulundukları, hazırlıklar yaptıkları ortaya çıkmıştır. Halüsinojen madde kullanım alışkanlıklarının diğer psikoaktif maddelere göre farklılıklar gösterdiği; kullanıcıların genellikle senenin birkaç ayında halüsinojen maddeleri kullandıkları; sonraki kullanımlarda doz arttırma ihtiyacı duymadıkları ve maddeyi kullanmak için arama davranışı veya yoksunluk benzeri belirtiler göstermedikleri ortaya çıkmıştır. Benzer bir şekilde kullanıcıların halüsinojen maddeleri kullanım amaçları ile maddeyi temin etme şekilleri açısından da diğer psikoaktif maddelerden farklı bir örüntüye sahip oldukları görülmüştür. Halüsinojen madde deneyiminden sonra kullanıcıların çeşitli olumlu değişimler yaşadıkları; bu olumlu değişimlerin genel olarak kişisel ve sosyal alanda ortaya çıktığı görülmüştür. Katılımcıların halüsinojen maddelerin zararları ile ilgili çeşitli görüşlere sahip oldukları, halüsinojen türü maddeleri bırakmayı veya tedavi olmayı ise istemedikleri ortaya çıkmıştır.

HalüsinojenMadde bağımlılığıMadde kullanım bozuklukları+1
Çağrı Utkan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilişsel esneklik eğitim programının lise öğrencilerinin bilişsel esneklik ile algılanan stres düzeylerine ve stresle başa çıkma tarzlarına etkisi

Bu araştırmanın genel amacı, Bilişsel Davranışçı Kuramlar çerçevesinde geliştirilen Bilişsel Esneklik Psikoeğitim Programı'nın lise öğrencilerinin bilişsel esneklik ve algılanan stres düzeylerine ve stresle başa çıkma tarzlarına etkisini ve bu etkinin uzun süreli kalıcılığını incelemektir. Araştırmanın deney grubunda bulunan öğrencilere, Bilişsel Davranışçı Terapi kuramlarına dayalı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen, bilişsel esnekliği arttırmaya yönelik, 12 oturumluk Bilişsel Esneklik Psikoeğitim Programı uygulanmıştır. Kontrol grubuna ise herhangi bir deneysel işlem yapılmamıştır. Deney grubu öğrencileri ile 12 hafta boyunca haftada bir olmak üzere ortalama 50 dakika bir araya gelinmiştir. Araştırmanın nicel verileri Martin ve Rubin (1995) tarafından geliştirilen 'Bilişsel Esneklik Ölçeği', Cohen, Kamarck ve Mermelstein (1983) tarafından geliştirilen 'Algılanan Stres Ölçeği' ve Folkman ve Lazarus (1980) tarafından geliştirilen Başa Çıkma Yolları Envanterini (Ways of Coping Inventory) esas alarak, Şahin ve Durak (1995) tarafından geliştirilen 'Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği' aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırma kapsamında, Bilişsel Esneklik Ölçeğinin lise formunun geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmıştır. Söz konusu ölçekler deney ve kontrol grubu öğrencilerine öntest, sontest ve izleme ölçümleri olarak uygulanmıştır. Deneysel programa katılan 15 öğrenci (7 erkek 8 kız) bu ölçeklerden alınan puanlara (M= 48.00; Q= 5) göre belirlenmiştir. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde SPSS 23 paket programı kullanılmıştır. Deney grubu ile uygulamaların bitiminden 1 hafta sonra sontest, 2.5 ay sonra ise izleme ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Elde edilen nicel verilerin analizinde Mann Whitney-U Testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış Genel Değerlendirme Formu ile elde edilmiştir. Nitel verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Nitel veriler oturumlar bittikten iki hafta sonra toplanmıştır. Yapılan nitel ve nicel analizler sonucunda deney grubunda yer alan öğrencilerin, bilişsel esneklik düzeylerinin ve Kendine Güvenli Yaklaşım, İyimser Yaklaşım gibi daha olumlu stresle başa çıkma stratejilerinin kullanımlarının kontrol grubundakilere göre arttığı; algılanan stres düzeylerinin ve Çaresiz Yaklaşım kullanımlarının da kontrol grubundakilere göre azaldığı bulunmuştur. Yapılan izleme çalışmaları sonucunda, bu etkinin bilişsel esneklik düzeyinde, kendine güvenli yaklaşım ve iyimser yaklaşım stratejilerinde kalıcı olduğunu gösterirken, algılanan stres düzeyi ve çaresiz yaklaşım stratejilerinde uzun süreli olmadığını göstermiştir. Bunun yanı sıra uygulanan programın Sosyal Destek Arama ve Boyun Eğici Yaklaşım stratejileri üzerinde etkili olmadığı da elde edilen bulgular arasındadır. Elde edilen bulgular, araştırmacı tarafından geliştirilen Bilişsel Esneklik Psikoeğitim Programı'nın öğrencilerin bilişsel esneklik düzeylerinin ve olumlu başa çıkma stratejilerini kullanımlarının artmasında, algılanan stres düzeylerinin ve bazı olumsuz başa çıkma stratejilerini kullanımlarının azalmasında kısmen etkili olduğunu göstermektedir. Anahtar kelimeler: Bilişsel esneklik, algılanan stres, başa çıkma tarzları

Başa çıkmaBilişsel esneklikEğitim+4
Fatma Altunkol
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal beceri eğitiminin psikolojik danışman adaylarının sosyal beceri ve psikolojik iyi olma düzeylerine etkisi

Bu araştırmada sosyal beceri eğitiminin psikolojik danışman adaylarının sosyal beceri ve psikolojik iyi olma düzeylerine etkisi deneysel yöntemle incelenmiştir. Araştırma deneysel olup, 2x3'lük split-plot karışık desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Mustafa Kemal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık lisans eğitimine devam eden toplam 28 (deney grubu=14, kontrol grubu= 14) öğrenciden oluşmaktadır. Deney grubu 10'u kız 4'ü erkek toplam 14 öğrenciden, kontrol grubu ise 9'u kız 5'i erkek toplam 14 öğrenciden oluşmaktadır. Psikolojik danışman adaylarının sosyal beceri ve psikolojik iyi olma düzeylerini arttırmaya yönelik geliştirilen sosyal beceri eğitim programı bilişsel yaklaşım, davranışçı yaklaşım, insancıl yaklaşım ve sosyal bilişsel öğrenme modeli dikkate alınarak hazırlanmış ve deney grubuna uygulanmıştır. Kontrol grubuna herhangi bir deneysel işlem yapılmamıştır. Sosyal beceri eğitim programı haftada bir olmak üzere ortalama 90 dakika süren oturumlar şeklinde uygulanmıştır. Oturumlar 11 hafta devam etmiştir. Oturumlardaki uygulamalar video ile kayıt altına alınmıştır. Araştırmada, nicel ve nitel yöntemler kullanılarak veriler elde edilmiştir. Araştırmanın nicel verileri Yüksel (1997) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan Sosyal Beceri Envanteri ve Cenkseven (2004) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan Psikolojik İyi Olma Ölçekleri kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmanın nitel verileri ise araştırmacı tarafından geliştirilen Oturum Sonu Değerlendirme Formu ve Genel Değerlendirme Formu ile elde edilmiştir. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde t testi, Karışık Ölçümler İçin İki Faktörlü Varyans Analizi, Tekrarlı Ölçümler İçin Tek Faktörlü Varyans Analizi ve Bonferroni testi uygulanmıştır. Araştırmanın nitel verilerinin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular incelendiğinde sosyal beceri eğitim programına katılan psikolojik danışman adaylarının sosyal beceri ve psikolojik iyi olma düzeylerinin uygulama sonunda anlamlı ölçüde yükseldiği bulunmuştur. Uygulama sonundaki sosyal beceri ve psikolojik iyi olma düzeylerinin ise iki ay sonra yapılan izleme çalışmasındaki ölçüm sonuçlarından anlamlı düzeyde farklılaşmadığı, yani uygulamanın etkisinin devam ettiği sonucu bulunmuştur. Araştırmanın nitel bulguları incelendiğinde deney grubundaki katılımcıların ilişkiyi başlatma ve sürdürebilme, grupla bir işi yürütebilme, duygulara yönelik beceri, plan yapabilme ve problem çözme, stres yaratan durumlar ile başa çıkma ve saldırgan davranışlar ile başa çıkma becerilerinde gelişmeler sağlandığı ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, sosyal beceri eğitim programının psikolojik danışman adaylarının sosyal becerilerini geliştirmede etkili olduğu, psikolojik iyi olmalarına olumlu katkı sağladığı söylenebilir. Anahtar kelimeler: Psikolojik danışman adayları, sosyal beceri eğitimi, sosyal beceri, psikolojik iyi olma

Beceri eğitimiGrup eğitimiPsikologlar+5
Murat Canpolat
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türk ve Finli annelerin disiplin yöntemleri, değer yönelimleri ve akademik beklentileri üzerine kültürlerarası bir araştırma

Türkiye'nin ekonomik gelişimi ve modernleşmesi Türk ailelerin çocuk yetiştirme tutumlarının, değerlerinin ve beklentilerinin değişimine neden olmuştur. Aynı şekilde Finlandiya'da da ailelerin tutumlarının ve değerlerinin bireyciliğe ve özerkliğe doğru değişim gösterdiği gözlemlenmiştir. Bu araştırmanın amacı Türk ve Finli annelerin çocuk yetiştirme ve disiplin yaklaşımlarını, çocuklarına aktarmak istedikleri değerlerini, akademik ve gelecekle ilgili beklentilerini ve görüşlerini incelemek olmuştur. Araştırma sorularını incelemek için nitel veri toplama tekniklerinden görüşme yöntemi kullanılmıştır. Görüşmelere ergen çocukları olan 15 Türk ve 15 Finli anne olmak üzere toplam 30 anne katılmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler nitel analiz tekniklerden içerik analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Bulgular incelendiğinde Türk ve Finli annelerin görüşlerinin farklılıklar göstermesine rağmen bazı konularda benzerliklerin de bulunduğu saptanmıştır. Her iki grubun da aile hayatına önem verdiği ve çocuklarına iyilikseverlik değerlerini aktarmak istedikleri, Türk annelerin çocuklarına daha çok kişisel kurallar koydukları, çocuklarının istenmeyen davranışları sonucu 1. tip cezalar kullandıkları ve yüksek akademik beklentilere sahip oldukları belirlenmiştir. Finli annelerin ise çocuklarına daha çok ev ve aile ile ilgili kurallar koydukları, en sık 2. tip cezalar kullandıkları ve akademik beklentilerinin Türk annelere göre daha düşük olduğu saptanmıştır. Türk ve Finli anneleri bu açıdan karşılaştıran bir çalışma olmadığından, bu bulguların kültürlerarası çalışmalar alan yazınına katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Çocuk yetiştirme, disiplin, değerler, ebeveyn beklentileri, kültür

AnnelerDeğerlerDeğerler eğitimi+7
Melisa Emine Kütük
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Duygusal zeka geliştirme programı'nın ergenlerin duygusal zeka ve yaşam doyumu düzeylerine etkisi: Deneysel bir çalışma

Bu araştırmanın amacı Duygusal Zeka Geliştirme Programı'nın, ergenlerin duygusal zeka ve yaşam doyumu düzeylerine olan etkisini incelemektir. Yapılan bu araştırma duygusal zeka ve yaşam doyumu değişkenlerinin yarı-deneysel (quasi-experimental) desenle incelendiği ve eş zamanlı olarak nitel araştırma yöntemlerinin de kullanıldığı karma desenlerden yakınsayan paralel desene sahip bir araştırmadır. Araştırma onuncu ve on birinci sınıfa devam eden lise öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin duygusal zeka düzeylerini belirlemek için Bar-On Duygusal Zeka Ölçeği Çocuk ve Ergen Formu (EQ-i:YV), yaşam doyumu düzeylerini belirlemek için Çok Boyutlu Öğrenci Yaşam Doyumu Ölçeği (ÇBÖYDÖ), demografik veriler için Kişisel Bilgi Formu ve öğrencilerin duygu ve düşüncelerine yönelik nitel verilere ulaşmak için de yarı yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Ölçekler 346 öğrenciye uygulanmıştır ve deneysel kısımda 48 öğrenci ile çalışılmıştır. Araştırmada 10 oturumluk Duygusal Zekayı Geliştirme Programı hazırlanmış ve öncelikle pilot uygulama yapılmış ardından asıl uygulama gerçekleştirilmiştir. Nicel veriler SPSS 22 programı ile, nitel veriler ise içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, geliştirilen duygusal zeka programının ergenlerin duygusal zeka düzeylerini anlamlı derecede arttırdığı kaydedilmiştir. Ergenlerin duygusal zeka seviyelerinde meydana gelen bu artışın kalıcı olduğu izleme testi ile de ortaya konmuştur. Bunun yanında uygulanan programın ergenlerin yaşam doyumu düzeyleri üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı saptanmıştır. Araştırmanın nitel bulgularından ulaşılan sonuçlar ise, duygusal zeka seviyesi yüksek ergenlerin çoğunlukla mutlu ve hoş duygular hissettiklerini, en çok arkadaş ortamlarında ve aile bireyleri ile birlikteyken yaşamlarından doyum aldıklarını göstermektedir. Araştırma sonuçları ayrıca ergenlerin en çok derslerle ilgili bir problem yaşadıklarında ve başarısız olduklarında kendilerini mutsuz hissettiklerini göstermiştir. Bu sonuçlara ek olarak Duygusal Zeka Geliştirme Programı'na katılan öğrenciler programın olumlu ve geliştirici etkisi olduğu görüşündedirler. Anahtar kelimeler: Duygusal zeka, yaşam doyumu, ergen, lise öğrencileri, deneysel araştırma.

Duygusal zekaErgenlerLise öğrencileri+1
Seyda Mavruk Özbiçer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışman adaylarının başlangıç oturumlarında sağladıkları başarının danışman ve danışan sözel davranışları açısından incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı, psikolojik danışman adaylarının Bireyle Psikolojik Danışma Uygulaması dersi kapsamında yürüttükleri danışma oturumlarının başlangıç evresinde elde ettikleri başarıyı, danışman ve danışan sözel davranışları açısından incelemektir. Danışman adaylarının oturumlardaki başarı düzeylerini belirlemek amacıyla Oturum Değerlendirme Ölçeği - Danışan Formu puanları ölçüt alınmıştır. Danışman adaylarının oturum değerlendirmeleri ise Oturum Değerlendirme Ölçeği - Psikolojik Danışman Formu aracılığıyla belirlenmiştir. Danışman adayları ve danışanların, oturumlar süresince ortaya koydukları sözel davranışlar ise Psikoterapideki Etkileşimi Kodlama Sistemi aracılığıyla kodlanmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, hem başarılı hem de başarısız gruplarda yer alan danışman adayları oturumlar süresince en fazla Keşfetme, Açıklama ve Empati davranışlarını ortaya koymuşlardır. Danışman adaylarının birinci ve ikinci oturumlardaki Empati ve Yeniden Formüle Etme davranışları, oturumlarda başarı sağlayan danışman adaylarının lehine; Yönerge - Sınıflandırma, Sınıflandırma ve Yorumlama davranışları ise görece daha başarısız olan danışman adaylarının lehine anlamlı düzeyde bir farklılık göstermiştir. Danışanlar ise oturumlar boyunca en sık Problem Betimleme davranışı sergilemişlerdir. Birinci oturumdaki Aydınlanma, Terapötik İlişki Üzerine Konuşma ve Diğer Kategori davranışları ile ikinci oturumdaki Engelleyici Davranış, Spesifik Problem, Anlama, Teslimiyet ve Diğer Kategori davranışları, görece başarısız gruplarda yer alan danışanların lehine anlamlı düzeyde farklılaşmıştır. Çalışmada, psikolojik danışman adaylarının ve danışanların oturumlara yönelik değerlendirme puanları arasındaki ilişki ve oturum değerlendirme puanlarının, süreçteki hangi danışman ve danışan davranışlarıyla ilişkili olduğu da incelenmiştir. Danışman adaylarının ve danışanların oturumlara yönelik değerlendirme puanları arasında orta düzeyde ve pozitif yönlü bir ilişki gözlenmiştir. Danışanların her iki oturuma ilişkin değerlendirme puanları, psikolojik danışmanların Empati davranışı ile orta düzeyde pozitif yönlü bir ilişki gösterirken, Sınıflandırma davranışları ile orta düzeyde negatif yönlü bir ilişki göstermiştir. Birinci oturumda, psikolojik danışman adaylarının Empati davranışları ile kendilerinin oturum değerlendirme puanları orta düzeyde pozitif yönlü bir ilişki sergilemiştir. İkinci oturumda ise, danışanların Kısa Yanıt davranışları ile hem danışman adaylarının hem de danışanların oturum değerlendirme puanları arasında negatif yönlü orta düzeyde bir ilişki gözlenmiştir. Elde edilen bulgular, ilgili literatür ışığında tartışılmış, gelecek araştırmalar ve uygulamalara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Psikolojik danışma araştırmaları, mikro süreç araştırmaları, başlangıç oturumları, danışman adayları, sözel davranışlar.

Psikolojik danışmaPsikolojik danışmanlıkPsikoterapi+3
Türkan Korkmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okullarda krize müdahale ekiplerinde yer alan öğretmenlerin ve okul psikolojik danışmanlarının krize müdahale çalışmaları ile ilgili görüşlerinin incelenmesi; nitel bir çalışma

Bu araştırmanın amacı, Adana'da ortaokul ve liselerde çalışan okul psikolojik danışmanları ile krize müdahale ekibi üyelerinin okullarında yaşanan kriz durumları ve gerçekleştirilen krize müdahale çalışmaları konusundaki görüşlerini betimlemek, bu konulara ilişkin yeterlik algılarını ortaya çıkarmak ve bu konuda ihtiyaç duyulan çalışmalara yönelik önerilerini belirlemektir. Nitel araştırma yöntemlerinden görüşmenin kullanıldığı bu çalışmada 2017-2018 eğitim öğretim yılında ortaokul ve liselerde çalışan 12 okul psikolojik danışmanı, okullarındaki krize müdahale ekiplerine başkanlık yapan 7 müdür yardımcısı ve krize müdahale ekiplerinde yer alan 9 öğretmen olmak üzere 28 katılımcı yer almıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme yoluyla toplanan verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, okullarda krize müdahaleyle ilgili hazırlık çalışmalarında eksiklikler olduğu, okullarda karşılaşılan kriz durumlarıyla ilgili en çok şiddet ve yaralanmaların ifade edildiği; müdahalelerde ise rehberlik servisi ve okul idaresinin daha aktif olduğu, krize müdahale ekiplerinin sistemli müdahalelerinin olmadığı görülmüştür. Çoğu katılımcı okullarındaki krize müdahale çalışmalarını yeterli görmediğini ifade ederken, katılımcıların neredeyse tamamı bu konuda eğitime ihtiyaç duyduğunu belirtmiştir. Anahtar Kelimeler: Kriz, krize müdahale, krize müdahale ekibi, okul psikolojik danışmanı.

DanışmanlarEğitim psikolojisiKriz+5
Elif Kılınç Çelebi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul psikolojik danışmanlarının çocuk istismarı vakalarındaki deneyimleri üzerine nitel bir çalışma

Bu araştırma okul psikolojik danışmanlarının çocuk istismarı vakalarındaki deneyimlerinin incelendiği nitel bir araştırmadır. Araştırmaya Adana'da görev yapan 17 okul psikolojik danışmanı (13 kadın, 4 erkek) katılmıştır. Araştırmada, veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan "yarı yapılandırılmış görüşme formu ve katılımcıların demografik bilgilerini elde etmek için "kişisel bilgi formu" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler nitel veri analizi yöntemlerinden içerik analizi yoluyla analiz edilmiş ve bulgular temalar halinde sunulmuştur. Araştırma sonucunda okul psikolojik danışmanlarının çocuk istismarı vakalarındaki deneyimlerine ilişkin bulgular dokuz tema altında toplanmıştır. Bu temalar şu şekildedir; (1) çocuk istismarı olgusuna ilişkin algılar, (2) okul PDR servislerinde karşılaşılan istismar türleri, (3) okul PDR servislerinde istismarı önleme, tespit ve müdahale aşamalarında yapılan çalışmalar, (4) istismar vakalarına müdahale aşamasında yaşanan güçlükler, (5) istismar vakalarında işbirliği yapılan kurum ve kuruluşlar, (6) karşılaşılan istismar vakalarında zorlanılan durumlar, (7) istismar vakaları ile çalışmada yeterlilik algıları ve yeterliliği artırma konusunda öneriler, (8) çocuk istismarı ile ilgili mevcut yasaların yeterliliği ve yapılacak yeni yasal düzenlemeler, (9) çocuk istismarını önlemeye yönelik öneriler. Anahtar Kelimeler: Çocuk istismarı, duygusal istismar, fiziksel istismar, cinsel istismar, okul psikolojik danışmanı, PDR servisi.

Eğitim kurumlarıEğitim psikolojisiMesleki deneyim+7
Tuba Hatice Çelik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde psikolojik dayanıklılığın ailesel risk faktörleri ve koruyucu faktörler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı ergenlerde psikolojik dayanıklılığın ailesel risk faktörleri ve koruyucu faktörler açısından incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini Van ilinin İpekyolu ilçesinde yer alan Anadolu liselerinde örgün eğitime devam eden 9, 10 ve 11. sınıf düzeyinde 291 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmaya ait veriler, "Kişisel Bilgi Formu", "Ergen Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği", "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılarak toplanmıştır. Görüşme için Ergen Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği'nden düşük ve yüksek puan alan toplam 14 öğrenci rast gele seçilmiştir. Psikolojik dayanıklılık puanlarının; cinsiyet, üç ya da daha fazla kardeşe sahip olma ve kardeşleri ile yaş farkının iki yaştan az olması değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemek için t testi analizi yapılmıştır. Psikolojik dayanıklılık puanının; tek ebeveynle yaşama, ailenin ekonomik zorluk yaşaması, ebeveynlerinden en az birinin bedensel hastalığı/engeli olması değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemek için parametrik olmayan testlerden Mann Whitney U analizi yapılmıştır. Analiz sonuçlarının yorumlanmasında 0.05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler nitel veri analizi yöntemlerinden içerik analizi yoluyla analiz edilmiş ve bulgular kategoriler halinde sunulmuştur. Araştırma sonucuna göre psikolojik dayanıklılık puanlarının cinsiyete ve risk durumlarına göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı görülmüştür. Araştırmanın nitel bulgularına göre yüksek ve düşük dayanıklılığa sahip öğrencilerin ailelerinin genel olarak farklı özelliklere sahip olmakla birlikte bazı alanlarda benzer özellikler gösterdiği görülmüştür. Dayanıklılığı yüksek olan öğrencilerin neredeyse tamamı yaşadıkları bir olumsuzluk karşısında ebeveynlerinden, kardeşlerinden ve geniş aile üyelerinden ilgi ve destek görmekteyken; dayanıklılığı düşük olan öğrencilerin çoğu bu tür durumlarda ilgi görmemektedirler. Dayanıklılığı yüksek olan öğrencilerin çoğunun ebeveynleri mesleki; dayanıklılığı düşük olan öğrencilerin çoğunun ebeveynleri ise çocuklarından eğitsel ve mesleki beklentilere sahiptir. Dayanıklılığı yüksek olan öğrencilerin çoğu ebeveynlerinin beklentilerinin olumlu ve özelliklerine uygun olduğunu düşünürken dayanıklılığı düşük olan öğrencilerin çoğu ebeveynlerinin beklentilerinin olumsuz ve özelliklerine uygun olmadığını düşünmektedir. Dayanıklılığı yüksek öğrencilerin çoğu ebeveynlerini demokratik olarak tanımlarken düşük olan öğrencilerin çoğu ebeveynlerini otoriter olarak tanımlamaktadırlar. Anahtar kelimeler: Psikolojik dayanıklılık, ergenler, risk faktörleri, ailesel risk faktörleri, ailesel koruyucu faktörler

AileAile yapısıErgenler+5
Zülal Tanrıtanır
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kapsamlı cinsel sağlık eğitiminin 5. sınıf öğrencilerinin cinsel eğitime yönelik tutumları, benlik saygıları ve beden takdirleri üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada ortaokul öğrencilerine yönelik, kapsamlı cinsel eğitimler temel alınarak geliştirilen bir cinsel eğitim programının 5. sınıf öğrencilerinin benlik saygıları, beden takdirleri ve cinsel eğitime yönelik tutumları üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırmada ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Adana ili Seyhan İlçesine bağlı bir ortaokulda öğrenim gören 5. Sınıf öğrencilerinden oluşturulmuştur. Araştırmanın veri toplama araçları olarak Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, Çocuklar İçin Beden Takdir Ölçeği ve Cinsel Eğitime Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Ölçekler dört sınıfta bulunan 68 öğrenciye uygulanmış, çalışma grubu olarak 28 öğrenci (d=14, k=14) araştırmaya dahil edilmiştir. Verilerin analizi, İlişkisiz Gruplar İçin t-Testi (Independent Sample t-Test) ve Karışık Ölçümler İçin İki Faktörlü Varyans Analizi (Split Plot ANOVA) ve Mann-Whitney U Testi ile yapılmış ve SPSS 22 paket programı kullanılmıştır. Kapsamlı cinsel eğitimler temel alınarak ortaokul öğrencilerine yönelik geliştirilen cinsel eğitim programı 90 dakikalık 6 oturumdan oluşturulmuştur ve haftada bir kez yüz yüze eğitimle gerçekleştirilmiştir. Deney grubundaki öğrencilere eğitim programı uygulanırken, kontrol grubundaki öğrencilere bir işlem uygulanmamıştır. Bulgular, deney grubuna uygulanan cinsel eğitim programının 5. sınıf öğrencilerinin, benlik saygıları, beden takdirleri ve cinsel eğitime yönelik tutumları üzerinde istatistiki olarak olumlu yönde bir değişime neden olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Kapsamlı cinsel eğitim, cinsellik, okul psikolojik danışmanlığı, benlik saygısı, beden takdiri, önleme

Beden takdirleriBenlik saygısıCinsel eğitim+6
Derya Yıldırım
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Kişiler arası ilişkilerde duygu düzenleme psikoeğitim programının genç yetişkinlerin kişiler arası ilişki boyutlarına ve duygu düzenleme beceri düzeylerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Kişiler Arası İlişkilerde Duygu Düzenleme (KİDD) Psikoeğitim Programının genç yetişkinlerin duygu düzenleme becerileri ve kişiler arası ilişki boyutları üzerindeki etkisini incelemektir. Bu araştırmada karma araştırma yöntemlerinden çok aşamalı desen kullanılmıştır. Araştırmanın birinci aşamasında, genç yetişkin bireylerin kişiler arası ilişkilerinde sıklıkla yaşadıkları duygular, duygu düzenleme tarzları, duygu düzenlemenin/düzenleyememenin etki ve sonuçları, duygu düzenleme konusundaki ihtiyaçları nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılarak incelenmiştir. Doküman analizi çalışmasından elde edilen bulgular, alan yazındaki ilgili yaklaşımlar ve araştırma bulgularından hareketle genç yetişkin bireylere yönelik psikoeğitim programı geliştirilmiştir. Psikoeğitim programı, araştırmacı tarafından farklı yaklaşım ve modeller eklektik ve sistematik bir şekilde bir araya getirilerek geliştirilmiştir. İkinci aşamada, psikoeğitim programının genç yetişkinlerin duygu düzenleme becerileri ve kişiler arası ilişki boyutları üzerindeki etkisini incelemek için nicel araştırma desenlerinden ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Üçüncü aşamada, psikoeğitim programının genç yetişkin bireyler üzerindeki uzun dönemli etkileri nitel araştırma yöntemlerinden odak grup görüşmesi yoluyla belirlenmiştir. Birinci aşamada gerçekleştirilen nitel araştırmada kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi kullanılmış ve araştırmaya 58 kadın (%81,69) ve 13 erkek (%18,31) olmak üzere toplam 71 genç yetişkin katılmıştır. Çalışmanın ilk aşamasında yapılan nitel araştırmada, çevrimiçi kişiler arası ilişkilerde duygu düzenlemeye ilişkin ihtiyaçları belirleme formu kullanılmıştır. İkinci aşamada yapılan nicel araştırmanın çalışma grubunu belirlemede kriter örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışma, deney grubunda 8 ve kontrol grubunda 12 olmak üzere toplam 20 genç yetişkin ile gerçekleştirilmiştir. İkinci aşamada gerçekleştirilen nicel araştırmada veriler Duygu Düzenleme Ölçeği (DDÖ), Kişiler arası İlişki Boyutları Ölçeği (KİBÖ) ve Duygu Düzenleme Becerileri Ölçeği (DDBÖ) ile toplanmıştır. Üçüncü aşamadaki odak grup görüşmesi, psikoeğitim programı uygulamasını tamamlayan deney grubundaki 7 katılımcıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın son aşamasında ise odak grup görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın birinci ve üçüncü aşamasında gerçekleştirilen nitel araştırmalarda elde edilen nitel veriler, içerik analizi yoluyla analiz edilmiştir. İkinci aşamadaki nicel araştırmanın hipotezlerinin test edilmesinde parametrik olmayan testlerden Fridman testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar testi ve Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Araştırmanın birinci aşamasındaki doküman analizinden elde edilen bulgular; kişiler arası ilişkilerde yaşanan duygular, duygu düzenleme tarzları, duygu düzenlemenin etki ve sonuçları ve ihtiyaçlar olmak üzere dört kategori altında toplanmıştır. İkinci aşamada yapılan nicel araştırma sonucunda; psikoeğitim programının katılımcıların bilişsel yeniden değerlendirme stratejisini kullanma, kişiler arası ilişkilerdeki empati ve duygu farkındalığı, duygu düzenleme becerileri düzeyini artırmada, bastırma stratejisi kullanma düzeyini azaltmada etkili olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, psikoeğitim programının katılımcıların kişiler arası ilişkilerdeki onaybağımlılık düzeyini azaltmada ve başkalarına güven düzeyini artırmada etkili olmadığı saptanmıştır. Çalışmanın üçüncü aşamasında gerçekleştirilen odak grup görüşmesi sonucunda, psikoeğitim programının duygu düzenleme, kişiler arası ilişkiler ve benlik üzerinde uzun dönemli etkilerinin olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Kişiler arası ilişkiler, duygu düzenleme, genç yetişkin, psikoeğitim programı, karma yöntemi araştırması.

Duygu düzenlemeEğitim psikolojisiGenç yetişkinler+6
Ahmet Togay
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf ve davranış yönetimi konusunda öğretmenlerle yapılan konsültasyon çalışmalarının incelenmesi: Nitel bir çalışma

Bu araştırma sınıf ve davranış yönetimi konusunda öğretmenlerle yapılan konsültasyon çalışmalarını araştırmayı amaçlamaktadır. Çalışma grubunu, 2021-2022 eğitim-öğretim döneminde Hatay ili İskenderun ilçesinde lise kademesinde görev yapan gönüllü 16 sınıf rehber öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada veriler araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Sınıf rehber öğretmenleriyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilen veriler içerik analizinden faydalanılarak çözümlenmiştir. Görüşme bulgularına göre sınıf rehber öğretmenlerinin en çok ifade ettikleri istenmeyen davranışlar konuşma, başka şeyle uğraşma, ders dinlememe/ilgisizlik ve saldırganlık/zorbalıktır. Sınıf rehber öğretmenlerinin en çok zorlandıkları istenmeyen davranışların ise ilgisizlik, konuşma ve saldırganlık/zorbalık olduğu ortaya çıkmıştır. Sınıf rehber öğretmenlerinin istenmeyen davranışlarla baş etmede kullandığı sözel yöntemlerin görece daha fazla kullanıldığı; bu yöntemlerin uyarma, ödül ve ceza sistemini kullanma ve öğrenciyle konuşma olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin sözel olmayan baş etme stratejilerine düşük düzeyde başvurduğu belirlenmiştir. İstenmeyen davranışlarla baş etmede mesleki becerilerle ilgili dile getirilen özelliklerin kişisel özelliklerden görece fazla olduğu dikkati çekmiştir. Öğretmenlerin kendilerinin baş etmekte zorlandığı ya da baş edemedikleri davranışlar için psikolojik danışmandan yardım istedikleri, onların bilgi ve önerilerini aldıkları, çözemedikleri problemlerde psikolojik danışmana gönderme yani sevke başvurdukları ve işbirliği halinde çalışmayı istedikleri ortaya çıkmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar göz önünde bulundurularak sınıf rehber öğretmenlerine çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Sınıf rehber öğretmenlerinin konsültasyon oturumunda sunulan önerilere olumlu bir tutum sergiledikleri görülmüştür. İzleme oturumunda öğretmenlerin psikolojik danışmanın önerilerini doğrudan uyguladıkları, problem davranış ortaya çıkarsa uygulayabilecekleri ve hali hazırda kullandıkları stratejilerin sunulan öneriye paralel olduğu ama bunları yapma sıklığını artırdıkları ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Okul psikolojik danışmanı, sınıf rehber öğretmeni, konsültasyon, sınıf yönetimi, davranış yönetimi, istenmeyen davranış.

DanışımDavranışsal yönetimSınıf yönetimi+2
Yeşim Kıra Tümkaya
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Şema terapiye dayalı bireysel psikolojik danışmanın anne babası boşanmış ön ergenlerin problem davranışları ile duygusal ve psikolojik iyi oluşlarına etkisi

Bu araştırmanın amacı, Şema Terapi'ye dayalı bireysel psikolojik danışmanın anne babası boşanmış ön ergenlerin problem davranışları ile duygusal ve psikolojik iyi oluşlarına etkisini incelemektir. Araştırma süreci nicel ve nitel olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Bireysel psikolojik danışmanın etkililiği nicel ve nitel yöntemlerle incelenmiştir. Araştırma modeli olarak "karma yöntem araştırması" kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda, deneysel müdahale kapsamında yaşları 12 ile 14 arasında değişen, 10 (7 kız, 3 erkek) ön ergene 11 hafta boyunca Şema Terapi'ye dayalı bireysel psikolojik danışma uygulanmış, ön ergenlerin ebeveynleriyle de eş zamanlı olarak 4 hafta ebeveyn danışması gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılmaya gönüllü olan danışanlara ve ebeveynlerine psikolojik danışma oturumları öncesinde ve sonrasında ergenlerin problem davranışlarını belirlemek amacıyla "Okul Çağı Çocuk ve Gençler için Davranış Değerlendirme Ölçekleri (ÇGDDÖ/6-18 ve GKDÖ/11-18)" uygulanmıştır. Danışanlardan veri toplamak için "Gençler için Kendini Değerlendirme Ölçeği (GKDÖ/11-18)", ebeveynlerden veri toplamak için "6-18 yaş Çocuk ve Gençler İçin Davranış Değerlendirme Ölçeği (ÇGDDÖ/6-18)" kullanılmıştır. Danışanların psikolojik ve duygusal iyi oluş düzeyleri de "Stirling Çocuklar için Duygusal ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği (SÇDPİOÖ)" kullanılarak ölçülmüştür. Ölçümler sonrası elde edilen veriler, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda ise, araştırmaya dahil olan danışanlar ve ebeveynleri ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Nitel veriler ise, içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları, Şema Terapi'ye dayalı hazırlanan bireysel psikolojik danışmanın anne babası boşanmış ön ergenlerin genel problem davranışlarına etkisi olduğunu gösterirken, ayrıntılı yapılan analizler içe yönelim türü problem davranışlar ile toplam problem davranışlara yönelik sonuçların istatistiksel açıdan anlamlı, dışa yönelim türü problem davranışlara yönelik sonuçların ise, istatistiksel açıdan anlamlı olmadığını göstermiştir. Ayrıca, Şema Terapi'ye dayalı hazırlanan bireysel psikolojik danışmanın ön ergenlerin duygusal ve psikolojik iyi oluşlarının artmasında etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Danışanlar ve ebeveynlerinden elde edilen nitel verilerin analizi sonucunda ulaşılan bulguların, nicel bulgularla tutarlılık gösterdiği ek olarak, Şema Terapi'ye dayalı hazırlanan bireysel psikolojik danışmanın danışanların duygu düzenleme becerilerine olumlu etkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Şema Terapi, psikolojik danışma, ön ergenlik, boşanma, problem davranış, psikolojik ve duygusal iyi oluş.

BoşanmaBoşanmış ailelerDuygusal iyilik algısı+6
Halide Begüm Utkan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokulda görev yapan okul psikolojik danışmanlarının ailelerle yaptığı konsültasyon çalışmalarının incelenmesi: Nitel bir çalışma

Bu araştırma ilkokulda görev yapan okul psikolojik danışmanlarının ailelerle yaptığı konsültasyon çalışmalarının incelenmesini amaçlamaktadır. Çalışma grubunu,2021-2022 eğitim-öğretim döneminde Gaziantep ilinin bir ilçesinde ilkokul kademesinde görev yapan gönüllü 20 okul psikolojik danışmanı oluşturmaktadır. Araştırmada fenomenolojik desen kullanılmıştır. Araştırmada veriler araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ile yüz yüze toplanmıştır. Okul psikolojik danışmanlarıyla yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilen veriler içerik analizinden faydalanılarak çözümlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre okul psikolojik danışmanlarının konsültasyon hizmetlerini önemli ve gerekli buldukları; konsültasyona ilişkin verilen eğitimleri yetersiz gördükleri ve bu konuda eğitime ihtiyaç duydukları sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca ailelerle yürüttükleri konsültasyon çalışmalarında çoğunlukla anne baba tutumları, okul başarısı, aile içi iletişim, akran zorbalığı, özel eğitim gereksinimi olan öğrenciler, pandemi ile ilgili konular ve davranış problemleri gibi konu ve sorunlar üzerinde çalıştıkları; konsültasyon çalışmalarının etkili ve verimli olması halinde ailelere önemli faydalar sağladığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Okul psikolojik danışmanlarının ailelerle konsültasyon çalışmalarını yürütürken çoğunlukla bireysel görüşmeler, seminer çalışmaları gibi yöntemleri kullandıkları; konsültasyon çalışmalarına ilişkin öğretmen ve okul yönetiminden yeterli desteği gördükleri de araştırma sonunda ulaşılan diğer bulgulardır. Anahtar Kelimeler: Aile Konsültasyonu, Okul Psikolojik Danışmanı

Aile danışmanlığıAile rehberliğiDanışmanlar+3
Muhammed Boga
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Psikolojik ilk yardım eğitim programının psikolojik danışmanların krize müdahalede kullandıkları başa çıkma stratejileri üzerindeki etkisi

Bu çalışmanın amacı, Psikolojik İlk Yardım Eğitim Programının (PİYEP) psikolojik danışmanların psikolojik ilk yardım başarı edimleri ve krize müdahalede kullanılan başa çıkma stratejileri üzerindeki etkisini incelemektir. Bu araştırmada karma araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın birinci aşamasında, Milli Eğitim Bakanlığı Psikososyal Müdahale Ekibinde yer alan psikolojik danışmanların psikolojik ilk yardım(PİY) eğitimine ilişkin görüşleri odak grup görüşmesi aracılığı ile incelenmiştir. Ardından psikolojik ilk yardım eğitimine ilişkin sahadaki ihtiyaçları ortaya çıkarmak amacıyla psikolojik danışmanlara doküman analizi için çevrim içi form uygulanmıştır. Odak grup görüşmesi ve doküman analizi çalışmasından elde edilen bulgular, alan yazındaki ilgili yaklaşımlar ve araştırma bulgularından hareketle psikolojik danışmanlara yönelik Psikolojik İlk Yardım Eğitim Programı geliştirilmiştir. Eğitim programı, araştırmacı tarafından farklı yaklaşım ve modeller eklektik ve sistematik bir şekilde bir araya getirilerek geliştirilmiştir. İkinci aşamada, eğitim programının psikolojik danışmanların psikolojik ilk yardım başarı edimleri ve krize müdahalede kullanılan başa çıkma stratejileri üzerindeki etkisini incelemek için deneysel araştırma desenlerinden ön test-son test-izleme kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Birinci aşamada gerçekleştirilen nitel araştırmada; odak grup görüşmesine 4'ü kadın ve 7'si erkek 11 psikolojik danışman katılmıştır. Doküman analizinde ise kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi kullanılmış ve araştırmaya 18 kadın (%62.1) ve 11 erkek (%37.9) olmak üzere toplam 29 kişi katılmıştır. İkinci aşamada yapılan nicel araştırmanın çalışma grubunu belirlemede kriter örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışma, deney grubunda 19 ve kontrol grubunda 14 olmak üzere toplam 33 psikolojik danışman ile gerçekleştirilmiştir. İkinci aşamada gerçekleştirilen nicel araştırmada veriler Psikolojik İlk Yardım Başarı Testi (PİYBT) ve Krize Müdahalede Kulanılan Başa Çıkma Stratejileri Envanteri (KMKBÇSE) ile toplanmıştır. Araştırmanın birinci aşamasında gerçekleştirilen nitel araştırmalarda elde edilen nitel veriler, içerik analizi yoluyla analiz edilmiştir. İkinci aşamadaki nicel araştırmanın hipotezlerinin test edilmesinde parametrik olmayan testlerden Fridman testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar testi ve Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Araştırmanın birinci aşamasındaki odak grup görüşmesinden elde edilen bulgular; "(1) Psikolojik İlk Yardım (PİY) eğitiminin sağladığı destek, (2) PİY için eksiklik hissedilen alanlar, (3) programa ilişkin öneriler ve (4) PİY eğitiminde dikkat edilmesi gerekenler olmak üzere dört kategori altında toplanmıştır. Doküman analizinde elde edilen bulgular ise; (1) kriz anı ve hemen sonrasında uygulanan müdahaleler, (2) yaşanan güçlükler, (3) yaşanan güçlüklerle baş etme yöntemleri, (4) ihtiyaç duyulan bilgi ve beceriler, (5) psikolojik ilk yardım eğitimine ilişkin ihtiyaçlar olmak üzere beş kategori altında toplanmıştır. İkinci aşamada yapılan nicel araştırma sonucunda; eğitim programının katılımcıların psikolojik ilk yardım başarı edimi düzeyini artırmada ve krize müdahalede kullanılan başa çıkma stratejileri ve alt boyutları üzerinde etkili olmadığı saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Psikolojik ilk yardım, psikolojik ilk yardım eğitimi, psikolojik ilk yardım başarı edimi, krize müdahale, krize müdahalede kullanılan başa çıkma stratejileri, karma desen araştırması.

Psikolojik travmaToplumsal travmaÖnleyici müdahale+1
İrem Şahin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

İlkokul ve ortaokul öğrencilerinin farklılıklara saygı kavramına yönelik algılarının yaşa bağlı olarak incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin farklılıklara saygı kavramına yönelik algılarını yaşa bağlı olarak incelemektir. Bu amaçla araştırmanın çalışma grubunu 3., 4., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinden 10'ar kişi olmak üzere 40 öğrenci; ilkokul ve ortaokul kademesinden 4'er öğretmen olmak üzere 8 öğretmen oluşturmuştur. Bu araştırmada nitel araştırma desenlerinden olgubilim (fenomonoloji) deseni kullanılarak görüşme ve doküman inceleme yöntemleri ile veriler toplanmış ve içerik analizi yaklaşımıyla analiz edilmiştir. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun diğerlerinin bütün farklılıklarına saygı duyduğu, bazı öğrencilerin ise diğerlerinin olumsuz kişilik özellikleri ve olumsuz/problem davranışlarına saygı göstermedikleri ortaya çıkmıştır. Resim çizme yöntemi sonucunda öğrencilerin farklılıklara saygıyı ifade ederken engel, dış görünüş, cinsiyet ve etnik köken temalarını; görüşmelerde ise beceri/yetenek, ilgi, fiziksel özellikler, kişilik ve kişisel özellikler ile engel farklılıklarını daha çok dile getirdikleri görülmüştür. Öğretmenler ise öğrencilerin etnik durum, engellilik, dil, cinsiyet ve ekonomik durum farklılıklarına saygı duyduklarını; dış görünüş/fiziksel farklılıklar ve olumsuz davranışlara saygı duymadıklarını dile getirmişlerdir. Ayrıca öğretmenlerin yaşın artması ile farklılıklara saygı alanlarının genişleyip çeşitlendiği, öğrencilerin farkındalıklarının arttığı yönünde görüş belirttikleri görülmüştür. Farklı bir özelliğine saygı duyulmadığında öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun nahoş duygular yaşadığı, saygı duyulduğunda ise hoş duygular ifade ettikleri görülmüştür. Hipotetik durumlarda farklı bir özelliğine saygı duyulmadığında öğrencilerin bilişsel ve davranışsal baş etme yönünde düşünceler belirttiği görülmüştür. Görüşmelerde ise farklı bir özelliğine saygı duyulduğunda ve duyulmadığında öğrencilerin kendine, başkasına ve durum ile davranışa yönelik değerlendirmeye ilişkin düşünceler belirttiği görülmüştür. Kademeler karşılaştırıldığında ilkokul öğrencilerinin bilişsel baş etme, ortaokul öğrencilerinin ise davranışsal baş etme yönünde daha fazla düşünce belirttiği, genelde ise bilişsel baş etmenin ön plana çıktığı görülmüştür. Hipotetik durumlar ve öğrenci görüşmelerinde farklılıklara saygı/saygısızlık durumunda çoğunlukla yapıcı olmak üzere kaçınmacı ve yıkıcı davranışların ifade edildiği görülmüştür. Öğretmenler farklı bir özelliğine saygı duyulmayan bir öğrencinin içselleştirme, dışsallaştırma ve baş etme şeklinde tepkiler verdiğini belirtmişlerdir. Farklı bir özelliğine saygı duyulduğunda öğrencilerin ilişkisel ve davranışsal kategorilerine giren görüş belirttiği öğretmenlerin ise ilişkisel ve bireysel yansımalar gözlemledikleri ortaya konmuştur. Ayrıca hipotetik durum ve öğrenci görüşmelerinde iki kademedeki öğrenciler karşılaştırıldığında çok farklılık olmamakla birlikte ilkokul öğrencilerinin yapıcı davranma temasında, ortaokul öğrencilerinin ise yıkıcı davranma temasında daha fazla görüş bildirdikleri gözlenmiştir. Hipotetik durumlarda farklılıklara saygı/saygısızlık durumunda kalan kişinin yerinde olduğunda öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun yapıcı davranma temasında, çok az bir kısmının yıkıcı ve kaçınmacı davranma temasında cevap verdikleri görülmüştür. İki kademedeki öğrenciler karşılaştırıldığında çok farklılık olmamakla birlikte ilkokul öğrencilerinin yapıcı, ortaokul öğrencilerinin ise yıkıcı ve kaçınmacı davranma kategorilerinde daha fazla ifade belirttikleri gözlenmiştir. Araştırma sonucunda farklılıklara saygı kavramının çok yönlü ve dinamik bir yapı olduğu; duyuşsal, bilişsel ve davranışsal boyutlar içerdiği görülmüştür. Bireylerin gelişim dönemine göre farklılıklara saygı kavramının anlamı, boyutları, baş etme süreçlerinde farklılıklar olabildiği, öğrencilerin farklılıklara saygı konusundaki tutumları ile öğretmenlerin bu konudaki görüşlerinin ilişkili olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Farklılıklara saygı, nitel yöntemler, hipotetik durumlar, resim çizme, ilkokul ve ortaokul öğrencileri

Mehmet Şirin Akça
Çukurova University
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenler için geliştirilen psikolojik ilk yardım eğitim programının krize müdahale becerilerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, öğretmenlerin krize müdahale becerilerini geliştirmek amacıyla hazırlanan Öğretmenler için Psikolojik İlk Yardım Eğitim Programının (ÖPİYEP) öğretmenlerin psikolojik ilk yardım uygulama öz yeterlilikleri üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmada karma araştırma yöntemlerinden çok aşamalı desen kullanılmıştır. Araştırmanın birinci aşamasında, öğretmenlerin okullarda kriz ve krize müdahale konusundaki ihtiyaçlarını ve mevcut durumu belirlemek için nitel ve nicel veriler toplanmıştır. Elde edilen bulgular, alan yazındaki ilgili yaklaşımlar ve araştırma bulgularından hareketle eğitim programı geliştirilmiştir. İkinci aşamada, eğitim programının öğretmenlerin psikolojik ilk yardım uygulama öz yeterlilikleri üzerindeki etkisini incelemek için kontrol gruplu ön test-son test-izleme ölçümlü yarı deneysel desen kullanılmıştır. Bu aşama deney grubunda 15 ve kontrol grubunda 17 olmak üzere toplam 32 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Psikolojik İlk Yardım Uygulama Öz Yeterlik Ölçeği (PİYUÖÖ) ile toplanan verilerin analizinde. parametrik olmayan testlerden Friedman testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar testi ve Mann Whitney U testi kullanılmış; uygulanan eğitimin psikolojik ilk yardım uygulama öz yeterlilik düzeylerini artırmada etkili olduğu ve bu etkinin izleme sürecinde devam ettiği saptanmıştır. Üçüncü aşamada eğitim programının öğretmenler üzerindeki uzun dönemli etkileri ile katılımcıların görüş ve önerilerini belirlemek amacıyla deney grubundan 12 katılımcıyla nitel araştırma yöntemlerinden odak grup görüşmeleri gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde içerik analizi kullanılmış, "kazanımlar", "güçlü yanlar", "gelecekte kullanım" ve "öneriler" olmak üzere dört tema belirlenmiştir. Eğitimin sonunda katılımcıların öz yeterlilik, bilgi, beceri, farkındalık ve öz güven kazandıkları; eğitimin güçlü yanları olarak yöntem, işleyiş, içerik, verimlilik ve eğitimcinin etkililiğinin ifade edildiği; elde edilen kazanımların okul ve okul dışında farklı ortamlarda kullanıldığı belirlenmiştir. Katılımcıların çoğu planlanacak yeni eğitimler için eğitimin yöntemi konusunda önerilerde bulunmuşlardır. Anahtar kelimeler: Okullarda krize müdahale, psikolojik ilk yardım, öğretmen eğitimi, öz yeterlilik, karma yöntem

Elif Kılınç Çelebi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Staj uygulamalarının öğrencilerin sosyal beceri ve problem çözme becerilerine etkisi

Bu araştırmanın amacı meslek lisesinde okuyan ergenlerin, işletmelerde yaptıkları staj uygulamalarının, onların sosyal becerileri ve problem çözme becerileri üzerine etkilerini keşfetmektir. Çalışma 2023-2024 eğitim öğretim yılında Hatay iline bağlı farklı programlardaki meslek liselerinde öğrenim gören öğrenciler ve meslek liselerinde görev yapan öğretmenler ile yürütülmüştür. Çalışma grubu üç meslek lisesinden oluşturulmuştur. Katılımcılar, ölçüt örnekleme ile belirlenen gönüllü öğrenci ve öğretmenlerden oluşmaktadır. Çalışmaya toplam 22 öğrenci ve 20 öğretmen katılmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemi ile yürütülmüş ve veriler görüşme tekniğiyle toplanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre staj uygulamaları öğrencilerin sosyal becerileri ve problem çözme becerilerini geliştirmekte ve staj yerine göre öğrencilerde görülen gelişim farklılık göstermektedir. Stajın öğrencilerde özgüven, sabır ve sorumluluk bilinci gibi olumlu duygular oluşturduğu ancak öğrencilerin okula uyumunu olumsuz yönde etkilediği bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular alan yazın kapsamında tartışılmış, yorumlanmış ve önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Meslek lisesi, sosyal beceri, problem çözme becerisi, staj uygulaması.

Zehra Çıracı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğretmenleri ve okul psikolojik danışmanlarının öğrencilerin sosyal duygusal öğrenme becerilerine ilişkin görüşleri: Nitel bir çalışma

Bu araştırmanın amacı, ortaokul düzeyinde görev yapan sınıf rehber öğretmenleri ve okul psikolojik danışmanlarının, öğrencilerin sosyal duygusal öğrenme (SDÖ) becerilerine ilişkin görüşlerini incelemektir. Nitel araştırma deseniyle yürütülen çalışmada, amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılmıştır. Çalışma grubunu, ortaokulda görev yapan 20 sınıf rehber öğretmeni ve 10 okul psikolojik danışmanı olmak üzere toplam 30 katılımcı oluşturmaktadır. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmış ve içerik analizi yoluyla analiz edilmiştir. Bulgular, katılımcıların SDÖ kavramına ilişkin sınırlı bilgiye sahip olmalarına rağmen bu becerileri önemli gördüklerini ortaya koymaktadır. Katılımcıların büyük çoğunluğu, öğrencilerin SDÖ becerilerini genel olarak düşük düzeyde değerlendirmiş; özellikle öz farkındalık, öz yönetim ve ilişki geliştirme becerilerinde yetersizlikler yaşandığını belirtmiştir. Öğretmen ve psikolojik danışmanlar, sınıf içi ve sınıf dışı uygulamaların, psikolojik danışma hizmetleri ile paydaşlarla yürüttükleri çalışmaların, SDÖ becerileri yanında akademik başarı ve okul aidiyetini de olumlu etkilediğini ifade etmiştir. Katılımcılar, SDÖ alanındaki yeterliklerini genellikle orta veya yüksek düzeyde görürken, gelişime de açık olduklarını belirtmişlerdir. Araştırmada, öğrencilerin sosyal duygusal öğrenme becerilerinin gelişiminde en çok aile kaynaklı zorluklarla karşılaşıldığı; bunu sırasıyla öğrenciye, fiziksel koşullara, öğretmene ve müfredata bağlı zorlukların izlediği belirlenmiştir. Ayrıca, SDÖ'nün etkili geliştirilmesi için öğretmenler, psikolojik danışmanlar, yöneticiler ve veliler gibi farklı paydaşların yanı sıra, okulun fiziksel koşulları ve müfredat gibi boyutlara ilişkin çok yönlü ihtiyaçlar belirlenmiştir. Katılımcılar, özellikle öğretmen ve psikolojik danışmanların mesleki gelişim, yeterlik ve iş birliği alanlarında desteklenmesi gerektiğini; yöneticilerin liderlik, iletişim ve destekleyici rollerinin önemini vurgulamıştır. Bunun yanında, velilerin bilinçlendirilmesi, okul ortamlarının iyileştirilmesi ve SDÖ'nün müfredata etkin entegrasyonu önemli ihtiyaçlar olarak öne çıkmıştır. Ancak, müfredatın yoğun içeriği ve zaman kısıtlamaları, sosyal duygusal öğrenmeye ayrılacak zamanı sınırlayarak sürecin önündeki önemli engellerden biri olarak görülmüştür. Anahtar kelimeler: Sosyal duygusal öğrenme, okul psikolojik danışmanı, sınıf rehber öğretmeni, ortaokul öğrencileri, nitel araştırma.

Özlem Ata Güvercin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin toplumsal cinsiyet tutumlarının özgüven, kişilik özellikleri ve sosyo-demografik değişkenler ile ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin toplumsal cinsiyet tutumları ile özgüven ve kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca öğrencilerin toplumsal cinsiyet tutumları ile özgüven ve kişilik özelliklerinin cinsiyet, gelir düzeyi, yaşamının çoğunu geçirdiği yer, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, eğitim gördüğü fakülte değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini 2018-2019 eğitim öğretim döneminde Çukurova Üniversitesinde öğrenim gören 348 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama araçları olarak Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği, Cervantes Kişilik Ölçeği, Özgüven Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumları ile özgüven düzeyleri arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu, toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumları ile kişilik özellikleri arasında anlamlı ilişki olduğu bulgularına ulaşılmıştır. Toplumsal cinsiyet rolleri tutumları cinsiyet ve ailenin aylık gelirine göre anlamlı farklılık göstermektedir. Öğrencilerin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin eşitlikçi tutumlarının ve özgüvenlerinin yüksek düzeyde olduğu; öğrencilerin dışa dönük ve tutarlı oldukları, nörotik kişiliklerinin dengeli kişilere göre nispeten daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Cinsiyet rolleriKişilik özellikleriSosyodemografik değişkenler+4
Tuba Takkin
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Other supervisors