Theses supervised by Prof. Dr. Meryem Akoğlan Kozak

19 theses · Anadolu University

DoctorateOpen AccessTR

Otel işletmelerinde çalışan motivasyonunun sağlanmasında ABCD modelinin kullanılması

Otel yöneticilerinin en temel görevlerinden biri, çalışanlarının motivasyonlarını sağlamaktır. Ancak gerçekleştirilen birçok araştırma, otel işletmelerinde düşük çalışan motivasyonu sorunun örgütsel bir patoloji haline geldiğini göstermektedir. Bu sorun çalışanların tüketim, müşterilerin ise üretim süreçlerinden soyutlanamamasından dolayı sadece çalışan performansı açısından değil; aynı zamanda otelin satış, müşteri tatmini, maliyetleri ve finansal performansı açısından da büyük sorunlara yol açmaktadır. Araştırmada bu soruna çözüm önerileri sunmak adına farklı disiplinlerden elde edilen güncel bilgilerin yer aldığı ve farklı motivasyon teorilerini bir araya getiren yeni bir dürtü temelli motivasyon modeli olan ABCD modeli denenmiştir. Antalya ve İstanbul bölgelerinden toplanan 805 geçerli anketten elde edilen veriler üzerinde gerçekleştirilen AFA ve DFA sonuçları ABCD modelinin otel işletmelerinde çalışan motivasyonu olgusunu açıklamada oldukça iyi performans sergilediğini göstermiştir. Otel işletmelerinin kazanma dürtüsü boyutunda ücret ve maaşlar, terfi olanakları, ödüllendirme sıklığı, çalışanların onurlandırılması ve sosyal yardımların sağlanması; öğrenme dürtüsü boyutunda işletme dışı eğitimleri alabilmeleri, yöneticilerin çalışanların öğrenmelerine ve kendilerini geliştirmelerine yardımcı olmaları, performans değerlendirme kriterlerinin çalışanlara aktarılması ve çalışanlara işletmenin genel durumlarına ilişkin doğru ve zamanlı bilgi sağlanması; koruma dürtüsü boyutundaysa çalışanlar arasında ayrımcılık yapılmaması ve hakkaniyetin sağlanması konularında yetersiz kaldıkları görülmüştür. Bu konular üzerinde daha fazla yoğunlaşarak çalışanların iş motivasyonlarının anlamlı düzeyde arttırabilecekleri tespit edilmiştir. Bağlanma dürtüsü boyutunda ise aşırılıkların gözlendiği ve çalışanların klikler oluşturarak örgüt amaçlarından çok kliklerinin amaçları doğrultusunda hareket ettikleri gözlenmiştir. Bu nedenle, bağlanma dürtüsü tatmini için harcanacak çaba, kaynak ve zamanın kazanma ve koruma dürtüleri için harcanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Otel İşletmeleri, Çalışan Motivasyonu, ABCD Modeli, Türkiye

ABCD ModeliMotivasyonOteller+3
Onur Çakır
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Otel işletmelerinde iş yükü algısı ve iş yükünün insan kaynakları yönetiminde kullanımı

Otel işletmelerinde çalışanların performansı son derece önemlidir. Çalışanların performanslarında ise iş yükü önemli bir faktördür. Aynı zamanda, iş yükünün yöneticiler tarafından dikkate alınması insan kaynakları yönetimindeki birçok sorunun önlenmesine de katkı sağlamaktadır. İş yükü ile ilgili personel algılarının belirlenmesi amacıyla hazırlanan bu çalışmada ayrıca, yöneticilerin insan kaynakları fonksiyonlarının yürütülmesinde iş yüküne önem verip vermediklerinin belirlenmesine de çalışılmaktadır. Çalışma, Eskişehir'de bulunan 28 otelden 262 çalışan ve 90 yönetici olmak üzere toplam 352 personelin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma verilerinin toplanmasında, anket tekniğinden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler; faktör analizi, bağımsız örneklem T testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson korelasyon analizi ile test edilmiştir. Araştırmada; personelin iş yükü algılarının, fiziksel, zihinsel, konumsal, çevresel ve duygusal olmak üzere toplam beş faktörden oluştuğu belirlenmiştir. İş yükü algısında konumsal faktörün birincil öncelikle tercih edildiği görülmüştür. Çalışanların ve yöneticilerin demografik özellikleri ile iş yükü algıları arasında eğitim durumu, departman, yaş ve iş tecrübesi açısından anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Çalışanların ve yöneticilerin genel iş yüküne ilişkin algılamalarının ise orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, yöneticilerin insan kaynakları yönetimi ile ilgili faaliyetleri yürütürken iş yüküne en fazla planlama ve kariyer yönetimi fonksiyonlarında önem verdiklerine yönelik bulgulara da ulaşılmıştır.

EskişehirOtellerİnsan kaynakları yönetimi+2
Ezgi Atik
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Otel yatırımcıları ile profesyonel yöneticilerin sözleşmeden doğan ilişkileri üzerine bir araştırma

Otel işletmelerinde yatırımcı ve profesyonel yönetici arasındaki ilişkiler çok boyutlu ve karmaşık bir yapıya sahiptir. Taraflar arasında sağlıklı bir vekâlet ilişkisi kurulması işletmelerin başarısı açısından önemlidir. Vekâlet sürecinde yaşanan problemlerin en aza indirilebilmesi için süreci etkileyen değişkenlerin belirlenmesi ve kontrol altına alınması gerekir. Bu çalışmada otel işletmelerinde yatırımcılar ve yöneticiler arasındaki ilişkilerin vekâlet teorisi perspektifinde incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın alan araştırmasında nicel ve nitel yöntem bir arada kullanılmıştır. Nicel verilerin toplanmasında anket yöntemi kullanılmıştır. Veriler, Turizm Yatırımcıları Derneği'ne kayıtlı otel yatırımcıları ve yöneticilerinden toplanmış ve 134 kişiye ulaşılmıştır. Nicel verilerin analizinde frekans, yüzde, Mann Whitney U ve Kruskal-Wallis testlerinden yararlanılmıştır. Nicel araştırma sonucunda; otel işletmelerinin büyük bir kısmında geleneksel aile işletmesi yapısının hâkim olduğu ve vekâlet ilişkilerinin kişisel özelliklerden ziyade daha çok örgütsel unsurların etkisi altında olduğu görülmüştür. Taraflar arasında yazılı sözleşme yapma oranının düşük olduğu, sözleşmelerin büyük kısmının iş sözleşmesi ve davranış odaklı sözleşme niteliğinde olduğu da ortaya çıkan önemli sonuçlar arasındadır. Vekâlet sürecinde iki tarafın en fazla önemsediği boyut ise etik olarak belirlenmiştir. Nicel araştırma sonucunda, nitel kısımda kullanılacak görüşme soruları ve temalar da oluşturulmuştur. Nitel veriler görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Görüşmecilerin belirlenmesinde kartopu örnekleme yöntemi kullanılmış ve bu süreçte toplam 36 katılımcıya ulaşılmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Analiz sonuçlarına göre en önemli vekâlet problemi yetkilendirme ve ters seçim olmakla birlikte, bilgi asimetrisi ve ahlaki tehlike problemlerinin varlığı da söz konusudur. Ayrıca, otel işletmelerinde vekâlet ilişkilerinin tarafların beklentilerini karşılamadığı ve vekâlet teorisyenlerince önerilen çözümlerin fazla kabul görmediği de dikkat çekmektedir. Anahtar Kelimeler: Otel işletmeciliği, Vekâlet Teorisi, Vekâlet İlişkileri, Yatırımcı- Profesyonel Yönetici İlişkileri

Esra Gül Yılmaz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türk mutfağının gelişiminde gurmelerin rolü üzerine bir çalışma

Türk mutfağı kültür çalışmaları içinde farklı bakış açılarıyla değerlendirilen önemli bir kültür unsurudur. Sosyo-kültürel olarak çok zengin ve çeşitli bir yapıya sahip olan Türk mutfağı, son yıllarda birçok araştırmaya konu olmaktadır. Gurmeler de bu süreçte mutfak ve yemek kültürü alanında bilgi ve tecrübelerini paylaşan mutfak uzmanları olarak gastronominin içinde yer almaktadır. Özellikle, yiyecek-içecek endüstrisinin ve ağız tadına düşkün, farklı lezzetler keşfetmeye meraklı tüketicilerin dikkatini çeken gurmeler, günümüzde yiyecek-içecek tüketimi konusunda etkileyici role sahiptir. Bu nedenle, özellikle Türk mutfağının gelişimindeki rollerinin ve sahip oldukları genel niteliklerinin belirlenmesinin amaçlandığı bu çalışma, nitel araştırma modeli altında gerçekleştirilmiştir. Bu doğrultuda, Türk mutfağı alanında uzman 20 kişi ile yüzyüze görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler sonucunda elde edilen veriler içerik analizine tabi tutularak kod ve temalar oluşturulmuş ve bulgular yorumlanmıştır. Sonuç olarak, kişilere sahip oldukları özelliklerden ötürü atfedilen gurmeliğin; tecrübe, merak, yemek kültürü ve mutfak bilgisi gibi temel nitelikler gerektirdiği, mutfağın gelişiminde öneri, eleştiri ve yorumlarıyla dikkat çekip, farkındalık yaratarak yer aldıkları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Gastronomi, Türk Mutfağı, Gurme, Nitel Araştırma, İçerik Analizi

GastronomiGurmelerMutfak+1
Hande Türkoğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Frigya bölgesi'nin kültürel miras turizmi kapsamında değerlendirilmesi

Son yıllarda yapılan çalışmalar kültürel mirasın korunmasının önemini ortaya koymaktadır. Konu ile ilgili alan yazın incelendiğinde; kültürel mirasın korunmasının yanı sıra turizm amaçlı kullanılmasının da pek çok çalışmaya konu olduğu görülmektedir. Bu çalışmalarda koruma kullanma dengesinin sağlanmasının da özenli bir yönetim stratejisi ile mümkün olacağı vurgulanmaktadır. Her kültürel mirasın ve yarattığı turistik çekiciliğin kendine özgü koşulları bulunmaktadır, bu da geliştirilecek olan yönetsel bakış açısının o mirasa özgün şekilde olması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı Frigya Bölgesi'nde kültürel miras turizminin başarılı bir şekilde geliştirilmesi için, bölgenin ihtiyaçları doğrultusunda bir kültürel miras modeli oluşturulmasıdır. Araştırma kapsamında yerel halk, merkezi ve yerel idareciler ile ziyaretçilerden derinlemesine görüşme yöntemiyle veri toplanmıştır. Elde edilen veriler alan yazından elde edilen bilgiler doğrultusunda değerlendirilmiştir. Alan yazın taraması sonucunda, mevcut kültürel miras geliştirme modellerinden faydalanılarak Frigya Bölgesi'ne özgü beş adımlı bir kültürel miras modeli oluşturulmuştur. Afyonkarahisar, Eskişehir ve Kütahya şehirlerinde yapılan araştırmada kültürel miras turizminin bölgede geliştirilebilmesi için yapılması gerekenler konusunda katılımcıların görüşlerine başvurulmuştur. Araştırma sonuçları bu üç katılımcı grubunun da bölgedeki eksiklikler konusunda hem fikir olduğunu ve bu çalışmada önerilen modelin kültürel miras turizminin geliştirilmesine katkı sağlayacağını göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Frigya, Kültürel Miras, Turizm

FrigyaKültürel mirasKültürel turizm+1
Barış Seyhan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Otel işletmelerinin potansiyel çalışanlara yönelik izlenim yönetimi taktikleri: Web sitelerinin analizi

Bu tez çalışmasında, Türkiye'deki otel işletmelerinin web siteleri üzerinden potansiyel çalışanları etkilemek amacıyla ne tür izlenim yönetimi taktiklerine başvurduklarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, otellerin web sitelerini etkili kullanıp kullanmadıkları ve otel tipleri arasında izlenim yönetimi uygulamaları açısından farklılık olup olmadığının belirlenmesi de çalışmanın amaçları arasındadır. Bu kapsamda, öncelikle 1751 turizm işletme belgeli otelin web sitesinin ön incelemesi yapılmış; insan kaynakları veya kariyer sayfası bulunan 453 otel web sitesi asıl inceleme için seçilmiştir. Çalışmada ayrıca, literatürde karışıklıklar ve çelişkiler bulunan taktiklerin sınıflandırılması konusunun netleştirilmesi de amaçlanmıştır. Bu amaçla, 12 uzmandan (yedi turizm akademisyeni, beş sektör profesyoneli) alınan görüşler doğrultusunda, 32 taktiğin yedi kategoriye (girişken, savunmacı, içsel, dışsal, aydınlatıcı, kanıtlayıcı, işveren markalama) dağılımı gerçekleştirilmiştir. Web sitesi incelemeleri; otel işletmelerinin kategoriler çerçevesinde daha çok proaktif bir şekilde, içsel bilgilerle ve işveren markalama yoluyla potansiyel çalışanlara ulaştıklarını göstermiştir. Ayrıca, uygulamaların çoğunlukla aydınlatıcı tekniklerle; detaylara yer vermeden, genel açıklamalar ve görsellerle gerçekleştirildiği de görülmüştür. Taktikler itibariyle bakıldığında ise otellerin "lokasyonu iyi", "büyük", "kolay erişilebilir", "ulusal-uluslararası standartlara uyan", "sosyal sorumluluk sahibi", "örnek işletme", "terfi olanakları sunan" ve "fiziksel çalışma ortamı iyi" gibi izlenimleri potansiyel çalışanları etkilemek amacıyla kullandıkları belirlenmiştir. Ayrıca, uluslararası zincir otellerin, beş yıldızlı otellerin ve yıl boyu faaliyette bulunan otellerin diğer otel tiplerine göre potansiyel çalışanlara yönelik taktikleri daha sık kullandıkları da görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kurumsal izlenim yönetimi, Otel işletmeleri, İşveren imajı,Potansiyel çalışanlar, Web siteleri.

Konaklama işletmeleriKurum imajıKurumsal itibar+7
Emine Şimşek Evren
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Turizmde kırılganlık ile rezilyans kapasitesi ilişkisi: Farklı turizm işletmelerinde karşılaştırmalı bir analiz

Turizm işletmeleri, kriz ve olumsuz çevresel koşulların yarattığı baskılar karşısında yüksek derecede duyarlılık göstermekte ve bu durum işletmelerde kırılganlıklara yol açarak operasyonlarını sürdürmelerini zorlaştırmaktadır. Artan rekabet koşulları da göz önünde bulundurulduğunda, baskılara karşı işletmelerin yaşamlarını devam ettirebilmelerinin, dayanıklılıklarını artıracak ve işletmeleri koruyacak bir kapasite geliştirmelerine bağlı olduğu görülmektedir. Bu bakış açısından hareketle araştırmada rezilyans kapasitesi ile kırılganlıklar arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada rezilyans kapasitesinin belirlenmesinde ResOrgs (The Resilient Organizations) Modeli temel alınmıştır. Model, uzman görüşleri ve İstanbul'daki turizm işletmeleri yöneticilerinden toplanan 401 geçerli anketten elde edilen veriler üzerinde gerçekleştirilen, Açımlayıcı Faktör Analizi ve Doğrulayıcı Faktör Analizi sonucunda yeniden şekillendirilmiştir. Analizler sonucunda 'planlama stratejileri', 'proaktif duruş', 'bilgiye erişim', 'ağlar ve ilişkiler', 'liderlik' ve 'işletme kültürü'nden oluşan turizme özgü yeni bir rezilyans kapasitesi modeli oluşturulmuştur. Ayrıca uzman görüşleri ve alan araştırması sonucunda turizm işletmelerinin kırılganlıklarının 'ekonomik sorunlar', 'politik sorunlar', 'güvenlik sorunları', 'mevsimsel dalgalanmalar', 'turist tercihindeki ani değişimler', 'rekabetçi baskılar', 'yasa ve mevzuatla ilgili sorunlar' olduğu belirlenmiştir. Araştırmada turizm işletmelerinin; 'ekonomik', 'politik', 'mevsimsellik', 'rekabet', 'turist tercihindeki ani değişimler' ve 'yasal ve mevzuatla ilgili sorunlar' olarak belirlenen kırılganlıklarına bağlı olarak rezilyans kapasitelerinin azaldığı tespit edilmiştir. Bununla beraber rezilyans kapasitesinin tüm boyutlarının da kırılganlıkları azaltmada etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu kapsamda rezilyans kapasitesinin her bir boyutunun, her bir kırılganlık değişkeni üzerindeki etkisi konaklama, seyahat ve havayoluiv işletmeleri temelinde değerlendirilmiştir. Konaklama işletmelerinde kırılganlıkları azaltmada 'planlama stratejileri' ve 'işletme kültürü' önemli bir rol üstlenirken, seyahat acentalarında 'işletme kültürünün' en sık gözlenen boyut olduğu belirlenmiştir. Havayolu işletmelerinde ise kırılganlıkları azaltmada en sık gözlenen boyutun 'ağlar ve ilişkiler' olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlardan yola çıkarak araştırmada, turizm işletmelerine yaşadıkları fırtınalı ortamda örgütün yapısını gözden geçirmeleri ve içsel süreçlerine uygun, denge kalkanı olarak kullanabilecekleri bir rezilyans kapasitesi geliştirmeleri önerilmektedir.

KapasiteKapasite analiziKırılganlık+7
Ece Doğantan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Yemek hizmet işletmelerinde (catering işletmeleri) geleneksel ve pişir-soğut üretim sistemlerinin karşılaştırılması

Bu çalışmada Yemek Hizmet İşletmelerinde (YHİ) uygulanmakta olan geleneksel ve pişir-soğut üretim sistemlerinin karşılaştırılması performans göstergeleri itibariyle karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda literatür taraması, ön araştırma ve uzman görüşlerine başvurularak üretim sistemleriyle ilgili performans göstergeleri belirlenmiştir. Üretim süreci, finansman, maliyet, verimlilik, personel, dağıtım ve müşteri hizmetleri olmak üzere 7 gösterge ve 37 alt gösterge belirlenmiştir. Bu göstergeler itibariyle Analitik Hiyerarşi Sürecinden yararlanılarak hazırlanan anket soru formu 26 işletme yöneticisine uygulanmıştır. Buna ek olarak yöneticilerin sistemle ilgili görüşleri alınmış, izin verilen 13 işletmede üretim sürecine yönelik gözlemler yapılmıştır Ayrı bir anket soru formuyla bu işletmelerin nihai müşterilerinin algılamaları belirlenmiştir.Bu araştırmada veri toplamak amacıyla görüşme, gözlem yöntemlerinden ve anket veri toplama tekniğinden yararlanılmıştır.Yapılan gözlemler sonucunda işletmelerin yeterli, araç-gereç ve donanıma sahip oldukları, pişir-soğut üretim sistemi için daha teknolojik cihazlar kullanıldığı belirlenmiştir. Ayrıca, uygulamada geleneksel üretim sisteminin pişir-soğut üretim sistemine göre daha fazla tercih edildiği görülmüştür. Geleneksel üretim sistemi kullanılan hizmetlerde kimi yemeklerin üretiminde pişir-soğut üretim sisteminden yararlanıldığı gözlenmiştir.YHİ müşterinin pişirme yöntemi, damak tadı, lezzet, besin öğelerinin dengeli dağılımı, aroma, görünüm, tabakta yemek artığı kalmaması açısından olumlu algılamalara sahip oldukları, yemeğin ısısı, sağlık koşullarına uygun üretilmesi ve yemeğin dokusuyla ilgili algılamalarının düşük olduğu bulgusuna ulaşılmıştırAHS'ye göre yapılan karşılaştırma sonucunda göstergeler itibariyle pişir-soğut üretim sistemi dağıtım, verimlilik, üretim süreci, maliyet ve personel açısından üstün bulunurken finansal ve müşteri hizmetleri göstergeleri açısından sistemler arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir.Çok yönlü olarak gerçekleştiren araştırma sonucunda pişir-soğut üretim sisteminin geleneksel üretim sistemine göre (% 62,5-% 37,5) üstün olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Hazır yemek sektörüHizmet işletmeleriMüşteri hizmetleri+7
Hüseyin Öney
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Birinci sınıf restoranlarda kurumsallaşma durumunun değerlendirilmesi: Türkiye örneği

Turizm işletmelerinin önemli bir elemanı bağımsız restoranlardır. Bağımsız restoranlar herhangi bir konaklama işletmesine bağlı olmayan özgün yapılara sahiptir. Bununla birlikte, bağımsız restoranların önemli bir bölümü süreklilik sorunu yaşamaktadır. Bu problemden hareketle, bağımsız restoranlarda kurumsallaşma boyutları incelenmiştir. Restoranlarda tespit edilen kurumsallaşma boyutlarının kurumsallaşma durumunu ne ölçüde etkilediği araştırmanın temel sorusunu oluşturmuştur. Bu bağlamda, öncelikle restoranların kurumsallaşma boyutları ortaya konmuştur. Alan yazına dayandırılan ölçek, Bakanlık belgesine sahip birinci sınıf restoran yöneticilerine uygulanmıştır. Veri toplama tekniği olarak anket kullanılmıştır. Evrenin tamamını oluşturan 326 restoran yöneticisinin 309?u anketi yanıtlamıştır. Restoranların genel özellikleri ve kurumsallaşma boyutlarının değerlendirilebilmesi için tanımlayıcı analizler, açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri ve korelasyon analizi gerçekleştirilmiştir. Kurumsallaşma boyutlarının kurumsallaşma durumuna etkisini belirlemek için ise lojistik regresyon analizi uygulanmıştır. Elde edilen bulgular birinci sınıf restoranların kurumsallaşma ile ilgili altyapı ve hizmet yönlü özelliklere sahip olduklarını göstermiştir. Boyutlar itibariyle ise alan yazından farklı olarak standartlaşma boyutu bu araştırmayla tespit edilirken, restoranların kurumsallaşmasında en etkili boyutların profesyonelleşme, örgüt kültürü ve sosyal sorumluluk olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca, birinci sınıf restoranlarda kurumsallaşma boyutlarından bazılarının ticari durum, zincire bağlı olma, yönetim kurulu/müdürlük bulunması ve istihdam özellikleri/göstergeleri üzerinde belirleyici olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Bağımsız Restoranlar, Birinci Sınıf Restoranlar, Kurumsallaşma, Türkiye

Ebru Zencir
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının bir etkinlik olarak Ankara turizmi bağlamında incelenmesi

Etkinliklerin gerçekleştirildiği yörelere veya bölgelere ekonomik, kültürel ve fiziksel çevre bağlamında önemli katkıları ve maliyetleri vardır. Bu araştırmada, 1920 yılından bu yana Türkiye'de organize edilen önemli bir kültürel ve Mega etkinlik olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın, Ankara turizmine olan katkıları ve maliyetlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında anket tekniğinden yararlanılmıştır. Anket soru formunda beşli likert ölçeğinde 30 soru yanında, bir adet açık uçlu soruya yer verilmiştir. Araştırma, Ankara'da ve toplam 407 katılımcı kapsamında gerçekleştirilmiştir. Anket sonucunda elde edilen veriler; faktör analizi, bağımsız örneklem T testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile test edilmiştir. Açık uçlu sorularda içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, bu Bayramın Ankara turizmine sosyoekonomik ve fiziksel çevre boyutlarında maliyeti; kültürel, ekonomik ve sosyal boyutlarda ise katkılarının olduğu belirlenmiştir. Bayramın kültürel, sosyal katkısı ve fiziksel çevre maliyetine yönelik algılarda katılımcıların yaş aralığına göre farklılık bulunurken; sosyoekonomik maliyete yönelik algılarda ise bu farklılık eğitim ve gelir durumunda ortaya çıkmıştır. Covid-19 pandemisi ile ilgili algıların yer aldığı açık uçlu soruya verilen cevaplarda ise katılımcıların, turizm ve tanıtım teması ile Covid-19 pandemisi üzerinde yoğunlaştıkları, bu dönemde katkılardan ziyade ekonomik, kültürel ve sosyal maliyetleri dile getirdikleri görülmüştür. Anahtar Kelimeler: 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Ankara, Turistik Etkinlik, Covid-19 Pandemisi.

AnkaraBayramlarEtkinlik+3
Dilek Mutlu Bayın
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Çocuk rekreasyonu: Oyun davranışı bağlamında resort otellerde bir araştırma

Bu araştırmada, resort otellerdeki çocuk oyun davranışlarının Bilişsel Oyun Teorisi bağlamında değerlendirmesi yapılmakta ve çocuk rekreasyonu kavramı oluşturulmasına çalışılmaktadır. Araştırma, turizm sektörüne çocuk rekreasyonu kavramının kazandırılması ve otellerdeki çocuk aktivitelerinin oyun teorilerine uygunluğunun belirlenmesi bakımından önemlidir. Araştırmada, nitel ve nicel yöntemlerin birlikte kullanıldığı "karma yöntem" uygulamasına gidilmiş ve evren, Antalya bölgesinde faaliyet gösteren resort oteller olarak belirlenmiştir. Evren içerisinden seçilen örneklem için amaçlı, kartopu ve kolayda örnekleme tekniklerinden faydalanılmıştır. Uygulamalar sonucunda 16 farklı otelden; toplam 5258 gözlem, 490 anket ve 20 görüşme verisi elde edilmiştir. Görüşme verilerinin analizinde içerik analizi ve betimsel analiz birlikte kullanılmış, nicel veriler ise frekans analizine tabi tutulmuştur. Araştırmanın sonunda, çocukların otellerde oynadıkları 43 farklı oyun ve aktivite çeşidinin olduğu, bu oyunlar için 13 farklı oyun ve aktivite alanı kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Otellerde çocuk aktivitelerinin bir program dahilinde ulaşılan sonuçlar arasındadır. Elde edilen diğer sonuçlarına göre otellerde sunulan çocuk oyunları rastgele değil, Bilişsel Oyun Teorisinin ilkelerine göre planlanmaktadır. Çocuklar, oyun içinde bekleyip sabredebilmekte, kendilerini ifade edebilmekte, özgüvenli ve lider gözetiminde veya serbest olarak oynamaktadırlar. Ayrıca, otellerde çocuklara "dijital oyun" imkanı sunulduğu, ancak çocukların daha çok "fiziksel oyunlar" oynadıkları da belirlenmiştir. Bu sonuçlardan hareketle, otel işletmelerinde verilen çocuk aktivitelerinin oyun teorileri ilkelerini ve rekreasyon unsurlarını karşıladığı, dolayısıyla çocuk aktiviteleri yerine çocuk rekreasyonu kavramının kullanılması fikrinin desteklendiği görülmüştür.

Fiziksel aktiviteGünlük yaşam aktiviteleriOteller+6
Özlem Güncan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm fakülteleri eğitim öğretim programlarına yönelik öğrenci algılamalarının endüstri 4.0 beklentileri bağlamında değerlendirilmesi

Siber fiziksel sistemlerin akıllı otomasyonu olarak tanımlanan Endüstri 4.0 uygulamaları turizm endüstrisinde de ivme kazanmaya başlamıştır. Bu endüstri kapsamında yaşanan hızlı değişimler, sektörde çalışacak elemanlar ile ilgili beklentileri değiştirmiştir. Bu araştırmada, turizm eğitiminin gelişen yeni beklentilere uygunluk durumunun değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Netnografya yönteminin kullanıldığı araştırmada, veriler, sosyal medya platformlarından ve web sitelerinden toplanmıştır. Site taramaları sonucunda, 148 turizm fakültesi öğrencisi görüşü değerlendirmeye alınmıştır. Yapılan betimsel analizler sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır: Öğrencilerinin sanal ortamlarda bilgiye ulaşma becerilerinin yüksek olduğu, Endüstri 4.0 beklentilerinin farkında oldukları ve sanal ortamları etkin kullandıkları belirlenmiştir. Dahası, eğitimlerinde ve iş yaşamlarında Endüstri 4.0 beklentilerine ihtiyaç duyacaklarının bilincindedirler. Öğrencilerin bilgi toplamak ve bilgi edinmek için genellikle sosyal medya platformlarını tercih ettikleri bilgisine de ulaşılmıştır.

Endüstri 4.0Eğitim programlarıNetnografi+5
Vugar Narımanbaylı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Duygusal ve sosyal yetkinliklerin estetik emek üzerine etkisi: Bir restoran zinciri örneği

Restoran işletmelerinde müşteri memnuniyeti, rekabet etmede önemli bir üstünlük haline gelmiştir. Günümüzde restoran işletmelerindeki emek gösteriminde fiziksel ve zihinsel boyutlardan duygusal ve estetik boyutlara doğru bir dönüşüm yaşanmaktadır. Yaşanan bu gelişmelere bağlı olarak çalışanların performansında duygusal ve sosyal yetkinlikler önemli bir rol oynamaktadır. Bunun yanında, estetik gösterimlerin de müşteri memnuniyeti sağlamada önemli olduğu görülmektedir. Çalışanın performansı ya da emeğinin duygusal ve sosyal yetkinlikler ile estetik performansa göre değerlendirilmesi günümüz restoran işletmeleri ve yöneticileri açısından son derece önemlidir. Bu çalışmada, yöneticilerin duygusal ve sosyal yetkinliklerinin çalışanların (servis ve mutfak) estetik emekleri üzerindeki etkisi araştırılmaktadır. Çalışma, anket tekniği ile yürütülmüştür. Türkiye'de bir zincir restoran işletmesinin 36 şubesinde çalışan 641 kişi çalışmanın kapsamını oluşturmaktadır. Yapılan analizler sonucunda; yöneticilerin duygusal ve sosyal yetkinliklerinin servis çalışanları (estetik özellik, estetik gereksinim ve hizmet karşılaşması) ve mutfak çalışanlarının (estetik özellik, estetik yaratıcılık ve estetik uyum) estetik emekleri üzerindeki etkisi olduğu tespit edilmiştir. Yöneticilerin duygusal yetkinlik boyutlarından başarı odaklılık ve uyum estetik emek üzerinde en güçlü katkıyı sağlamaktadır. Sosyal yetkinlikte ise ilham veren liderlik ve çatışma yönetimi önemli bulunmuştur. Araştırma bulgularından çıkan sonuçlara göre duygusal ve sosyal yetkinliklerin tüm boyutlarında yöneticilerin kendilerini çalışanlardan daha yüksek düzeyde değerlendirdikleri tespit edilmiştir. Yöneticiler servis çalışanlarına kıyasla çalışanların estetik özellik, estetik gereksinim ve hizmet karşılaşmasını daha yüksek olarak algılamaktadırlar. Mutfak çalışanlarının estetik emeğinde, estetik özellik ve uyumda yöneticiler çalışanlara kıyasla daha yüksek algılamış, estetik yaratıcılık boyutunda ise bir farklılık tespit edilmemiştir. Elde edilen bulgular, çalışanların estetik emeğinin arttırılmasında yöneticilerin duygusal ve sosyal yetkinliklerinin önemli olduğu yolunda önemli ipuçları sunması bakımından dikkate değerdir.

Duygusal emekEmekEstetik emek+2
Volkan Genç
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Müzelerde sergilenen eserlerin ziyaretçilerde yarattığı duygusal aktarımlar üzerine bir araştırma

Çağdaş müzecilik anlayışıyla birlikte günümüzde müze ve ziyaretçi ilişkileri önem kazanmış ve müzeler ziyaretçi odaklı bir yaklaşıma sahip olmaya başlamışlardır. Bu kapsamda ziyaretçilerin müzelerde yaşadıkları deneyimlere dikkat çekilmektedir. Araştırmalarda ziyaretçi deneyimlerinin birçok boyutu araştırılmasına karşın duygusal deneyimlerinin kapsamlı bir şekilde açıklanmadığı görülmektedir. Bu tez çalışmasında Eskişehir'deki müzelerde sergilenen eserlerin ziyaretçilerinde ne şekilde duygusal aktarımlar oluşturduğu belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, temalı müzelerin ziyaretçilerinde ne tür duygular oluşturduğunu ortaya koymak ve kentte bulunan müzelerin genel bir değerlendirmesini yapmak bu çalışmanın ana amaçları içerisinde yer almaktadır. Bu kapsamda öncelikle il merkezinde bulunan müzelerin web siteleri taranarak müzelerle ilgili bilgiler elde edilmiştir. Sonrasında koleksiyonunda duygu aktarımı sağlayabilecek eserler bulunan ve belirli bir teması olan 9 müze seçilmiştir. Nitel yaklaşımın benimsendiği çalışmada veri toplama aracı olarak görüşme yönteminden yararlanılmıştır. Aralık 2017 Nisan 2018 tarihleri arasında seçili müzeleri ziyaret eden kişiler arasından toplam 127 katılımcı ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma sorularının hazırlanmasında ve buna bağlı olarak katılımcıların duygusal durumlarının değerlendirilmesinde L.N. Tolstoy'un Duygusal Aktarım Kuramından yararlanılmıştır. Görüşme kayıtlarının deşifresi ile oluşturulan metinler içerik analizine tabi tutulmuş ve elde edilen bulgular değerlendirilmiştir. Kuramdan yararlanarak oluşturulan, taklitçilik karşıtlığı, romantizm, dışavurumculuk, aktarımın şiddeti ve duyguların niteliği ana temaları çerçevesinde yapılan değerlendirmelerde taklitçilik karşıtlığı ve dini duygular temaları haricinde müzelerin genel olarak ziyaretçilerine duygusal aktarım sağlayabildiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışmanın sonuçları müze temalarının ve eserlerin duygu yönünün ziyaretçilerinde oluşturduğu etkiyi göstermesi açısından önemlidir. Anahtar Kelimeler: Temalı Müzeler, Müzecilik, Duygusal Aktarım, Ziyaretçi, Eskişehir

Duygusal aktarımMüzecilikMüzeler+1
Onur Selçuk
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Otel işletmelerinde insani (Human) Sigma Modeli'nin hizmet odaklılığa etkisi

Otel işletmelerinde hizmet üretiminde, çalışan ve müşteri etkileşiminin önemli bir yeri vardır. Bu nedenle, otel işletmeleri hizmet sunum sürecinin tasarım ve değerlendirilmesinde müşteri ihtiyaçlarının yanısıra, müşterilerin deneyimlerinden ve düşüncelerinden yararlanmaktadır. Ancak günümüz rekabetçi koşullarında hizmetin özelliği gereği müşteriler ile aynı insani duygulara sahip çalışanların da düşünceleri, deneyimleri ve ihtiyaçları göz önünde bulundurulmalıdır. İşi ve hizmeti yapan çalışanların görüşlerinin ele alınması, hizmetin daha iyi karşılanmasının yanında, işletmedeki hizmet odaklı yaklaşımın tesisinde de etkili olacaktır. Bu bağlamda, dünyada farklı hizmet işletmelerinde uygulanarak geliştirilen, çalışanların ve müşterilerin görüşlerinin birlikte değerlendirilmesine imkan sağlayan İnsani Sigma Modeli'nin hizmet odaklılığa etkisinin ortaya konması bu araştırmanın temel amacıdır. Otel işletmelerinde İnsani Sigma Modeli'nin hizmet odaklılığa etkisini incelemek üzere Ankara'daki beş farklı yıldız statüsünden birer otel seçilmiştir. Bu beş otel işletmesinin ön alan çalışanlarına ve bu otellerde konaklayan müşterilere İnsani Sigma ve hizmet odaklılık (SERV*OR) ölçekleri uygulanmıştır. Araştırmaya katılan toplam 49 ön alan çalışanından ve otellerde konaklayan 395 müşteriden elde edilen veriler, öncelikle İnsani Sigma Modeli'nin ilgili formüllerine yerleştirilerek otellerin İnsani Sigma değerleri hesaplanmış, İnsani Sigma haritasındaki yerleri belirlenmiş ve elde edilen sonuçlar tartışılmıştır. Buna göre, bir yıldız statüsündeki otel en düşük İnsani Sigma değerine sahiptir. İki ve beş yıldız statüsündeki otellerin değerleri birbirine eşit olduğundan haritanın aynı kısmında konumlanmışlardır. Üç ve dört yıldız statüsündeki otellerin İnsani Sigma değerleri ise diğer üç otel işletmesine göre yüksek olduğundan bu oteller çalışan, müşteri ve işletme etkileşiminin en kuvvetli olduğu işletmeler olarak değerlendirilmişlerdir. Otellerden elde edilen sonuçlara bakıldığında, çalışanların ve müşterilerin otel işletmeleri ile aralarındaki etkileşimin kuvvetli olmamasına karşın bu iki tarafın birbirleri ile etkileşimlerinin ve aralarındaki bağın kuvvetli olduğu görülmüştür. Otel işletmelerinin İnsani Sigma değerleri ve haritadaki konumları elde edildikten sonra, İnsani Sigma çalışan ve müşteri boyutlarının hizmet odaklılığa etkisinin belirlenmesi amacıyla regresyon analizi yapılmıştır. Bununla birlikte çalışanların ve müşterilerin demografik özelliklerine göre İnsani Sigma boyutlarının ve hizmet odaklılığın farklılaşıp farklılaşmadığının tespiti için ise ANOVA, t-testi, Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis testlerinden yararlanılmıştır. Hipotez testleri sonucunda, İnsani Sigma çalışan boyutunun hizmet odaklılığını etkilediği, ancak İnsani Sigma müşteri boyutunun hizmet odaklılığa herhangi bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Bununla birlikte çalışanların ve müşterilerin demografik özelliklerinin İnsani Sigma boyutlarını ve hizmet odaklılığı etkilediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Otel işletmeleri, hizmet odaklılık, etkileşim, İnsani Sigma Modeli.

Delta-Sigma tekniğiEtkileşimHizmet odaklılık+4
Begüm İlbay
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sous-vide pişirme tekniği temel aktörlerinin farklı turizm işletmeleri bağlamında değerlendirilmesi: İstanbul örneği

Günümüzde gıda endüstrisinde, otel, restoran ve catering şirketlerinde kullanılan SV tekniği her geçen gün ivme kazanan modern bir pişirme tekniği olarak dikkat çekmektedir. Bu teknik, gıdaların vakum poşetlerde düşük sıcaklıkta uzun süre pişirilmesi olarak tanımlanmaktadır. Konu gastronomi bilimi ile ilgilenenlere olduğu kadar yeme- içme işletmeleri ve aşçılara katkı vermesi açısından önemlidir. Bu çalışmada, SV tekniğinin İstanbul'daki farklı turizm işletmeleri itibariyle genel durum değerlendirilmesi yapılmaktadır. Bu amaçla, SV kullanım şekli, pişirme süreci, özellikleri, işletmelere sağladığı kolaylıklar ve zorluklar yanında, aşçıların memnuniyet durumlarının da belirlenmesine çalışılmaktadır. Nitel desende planlanan çalışma verileri, 30 aşçı ile yüz yüze gerçekleştirilen görüşmelerle toplanmıştır. Bulgular içerik analizine tabi tutulmuş ve yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda; SV tekniğinin mutfaklarda yoğun şekilde uygulandığı; otel, restoran ve catering işletmelerindeki uygulamalarda bazı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. SV'in, aşçılar için geliştirici, yaratıcılığı tetikleyici bir teknik olduğu; mutfak işleyiş ve yönetimine katkı sağladığı belirlenmiştir. Ancak bu tekniğin, gıda güvenliği konusunda bazı çekinceler taşıdığı ve Türk damak alışkanlığının bu pişirmeyi henüz kabul etmediği yolunda görüşlere de ulaşılmıştır. Ayrıca, uygulayıcılar ve tüketicilere yönelik olarak tekniğin daha iyi tanıtımı, anlaşılması ve gıda güvenlik standartlarının belirlenmesi için bazı öneriler geliştirilmiştir. Anahtar kelimeler: Pişirme teknikleri, Sous-vide, Vakumlayarak pişirme, Farklı turizm işletmeleri, İstanbul

GastronomiMutfak turizmiPişirme+5
Bilge Baltalı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Macera turistlerinin duyusal arayışları ile aktivite tercihleri ilişkisinin Türkiye örneğinde incelenmesi

Macera turizmi, belirli coğrafi özelliklere ve manzaralara sahip destinasyonlarda gerçekleşen aktiviteler, kültürel değişim ve doğayla bütünleşme ile ilişkilendirilen bir turizm türüdür. Macera turistleri ise macera turizmi deneyiminin bir parçası olarak, davranışları sürekli değişim gösteren, daha deneyimli ve riskli seyahat deneyimleri için sürekli arayış içinde olan turistleridir. Bu turistler, gelip geçici mutluluk anlarından ziyade, başarma duygusu, sürekli gelişme hissi ve yüksek düzeyde uyarılmak için duyusal arayış içindedirler. Bu nedenle, yüksek riskli macera aktivitelerine katılmak için aktivite odaklı seyahat etmektedirler. Türkiye'de macera turistlerinin aktivite tercihleri ile duyusal arayışları arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amacıyla yapılan araştırmada, yamaç paraşütü, tüplü dalış, sörf, rafting, kano, kamp, kayak/snowboard, kaya tırmanışı, trekking ve tur bisikleti aktivitelerine katılan macera turistleri incelenmiştir. Böylelikle, macera aktivitelerine katılan macera turistlerinin duyusal arayışları, uyarılma düzeyleri, kişilik özellikleri, rekreasyonel davranış özellikleri ve demografik özellikleri ortaya konmuştur. Araştırmada nicel araştırma yöntemi tercih edilmiş olup, veriler anket tekniği ile toplanmıştır. Duyusal arayış ve dışadönüklük kişilik ölçeklerinden yararlanılarak, kolayda örnekleme yöntemiyle seçilmiş macera turistlerinden 1246 veri elde edilmiştir. Sonuç olarak, macera turistlerinin tercih ettikleri aktivitelere göre, duyusal arayışları, uyarılma düzeyleri, kişilik özellikleri, demografik özellikleri ve rekreasyonel davranış özelliklerine göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Dolayısıyla, çalışmada her bir aktivite ayrı olarak değerlendirilmiş ve aktivite bazlı tipolojiler oluşturulmaya çalışılmıştır.

Heyecan arayışıKişilik özellikleriMacera turizmi+3
Serhat Bingöl
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Otel işletmelerinde işyeri şiddeti üzerine bir araştırma

İşyeri şiddeti otel işletmelerinde çalışanların karşılaştıkları ve çeşitli şekillerde etkilendikleri önemli sorunlardan biridir. Ancak otel işletmelerinde bugüne kadar yapılan araştırmalarda, bu sorunun sadece bir boyutuna -mobbing- veya salt kadına yönelik işyeri şiddetine yer verildiği görülmektedir. İşyeri şiddeti bütüncül bir yaklaşımla ve detaylı olarak farklı boyutlarıyla değerlendirilmemiştir. Bu çalışmada ise otel işletmelerinde işyeri şiddetinin fiziksel, duygusal baskı ve yıldırma, sözel ve cinsel şiddet boyutlarının belirlenmesi, ayrıca şiddetin çalışanlar üzerinde yarattığı depresyon, anksiyete ve stres durumlarının da belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, gerek bilim dünyasına gerekse uygulayıcılara bu sorunun en aza indirilebilmesi ve önemli ipuçları sunması bakımından önemlidir. Nicel yaklaşımının benimsendiği araştırma, Eskişehir'den 292, Antalya'dan 176 çalışan kapsamında gerçekleştirilmiştir. Veriler, anket tekniğiyle toplanmış ve analizlerde, tanımlayıcı istatistikler, bağımsız örneklem T testi, Kruskal Wallis ve Mann Whitney U testlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın veri toplama süreci 20 Aralık 2015 - 25 Ocak 2016 tarihleri arasında, 35 günlük sürede tamamlanmıştır. Araştırma sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır; otel çalışanlarının şiddete maruz kalma durumlarının cinsiyet, konum, yaş, eğitim durumu, işletmenin yıldız sayısı, departman ve otel işletmesinde çalışma süresine göre farklılık göstermekte; çalışanların fiziksel ve cinsel şiddete maruz kalma durumları, depresyon ve anksiyete durumlarında farklılık yaratmaktadır. Ayrıca, çalışanların şiddete maruz kalma ile ilgili kaygı durumları, şiddete maruz kalmayan çalışanlarda daha yüksek bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: işyeri şiddeti, otel işletmeleri, çalışanlar, Eskişehir, Antalya.

MobbingOtel işletmeciliğiOtel personeli+3
Erdal Arslan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kültür turizminin sürdürülebilirliğinde profesyonel turist rehberlerinin rolü: Ankara örneği

Dünyanın en hızlı gelişen sektörlerinden olan turizmin temel taşını turistler oluşturmaktadır. Konumları gereği, turistlerle neredeyse 24 saat birlikte olan turist rehberlerinin, turist davranışları üzerinde önemli etkileri olmaktadır. Dolayısıyla, profesyonel turist rehberlerinin turist davranışlarını yönlendirmede son derece önemli ayrıcalıklara sahip olduğu söylenebilir. Bu bağlamda, kültürel değerlerin korunmasında ve sürekliliğinin sağlanmasında da turist rehberlerine önemli görevler düşmektedir. Bu nedenle, turist rehberlerinin, kendileri, turistler ve seyahat acentası yöneticileri tarafından bir kültür elçisi olarak algılanıp algılanmadıkları sorusu ile bu çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, turist rehberleri için tesadüfî, turistler için kotalı, seyahat acentası yöneticileri için kolayda örnekleme tekniği kullanılmıştır. Verilerin analizinde, turist rehberlerine ve turistlere ilişkin veri setine Kruskal Wallis testi, seyahat acentası yöneticilerine ilişkin veri setine ise ANOVA testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, her örneklem grubunun turist rehberlerini bir kültür elçisi olarak algıladığı belirlenmiştir. Ancak turist rehberlerinin kendileri ile ilgili algılamalarının, turistler ve acenta yöneticilerine göre daha yüksek tercih sıralamasında yer alması dikkat çekicidir.

AnkaraAnova testiKültür+7
Arzu Toker
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00

Other supervisors