Theses supervised by Prof. Dr. Mustafa Durmuş

10 theses · Hacettepe University, Recep Tayyip Erdoğan University

DoctorateOpen AccessTR

Yabancılara Türkçe öğretiminde edimbilimsel farkındalık

Bu çalışmanın amacı, Türkçenin yabancı/ikinci dil olarak öğretiminde söz edimlerinin yerini, alanda kullanılan ders kitapları ve öğretmen görüşleri bağlamında belirlemektir. Bu bağlamda çalışmanın amacına uygun olarak nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmada öğretici görüşlerini belirlemek için veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu; ders kitaplarındaki söz edimlerini tespit etmek için ise söz edimi kodlama formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise içerik ve betimsel çözümlemeler yapılmış ve çözümlenen veriler yüzde (%) yapılarak yorumlanmıştır. Araştırmada ders kitapları (Yeni Hitit A1, A2, Yedi İklim A1, A2, Yabancılar İçin Türkçe A1, A2 ve İstanbul Yabancılar İçin Türkçe A1, A2) söz edimlerinin öğretimi bakımından benimsedikleri yaklaşım ve uygulamaların ne düzeyde olduğu açısından incelenmiştir. İlgili kitaplarda belirlenen söz edimleri açısından açık ve örtük öğretimlerine ve gerçekleşme alanlarına yönelik bir dizge veya sistemli bir yaklaşım tespit edilmemiştir. Çalışma sonucunda, incelenen ders kitaplarından elde edilen bilgiye göre, ders kitapları söz edimlerinin açık adına yer vermemektedir. Bununla birlikte, ders kitaplarında söz edimlerinin gerçekleşme alanları bakımından ağırlık en çok kamusal alana verilmekteyken, gerçekleşme alanlarının kitaplarda yer alması bakımından dağılım yoğunlukları arasında önemli farklılıklar görülmüştür. Öğreticilerden elde edilen veriler değerlendirildiğinde sonuç, öğreticilerin terime yabancı olmamakla birlikte edimbilimsel bileşene yönelik özel bir ders almadıklarını göstermektedir. Bunun yanında, öğreticilerin edimbilimsel bileşenle ilgili olarak ders içinde önem verdikleri anlaşılırken, ders içerik ve materyaller bakımından nasıl bir yolu takip edecekleri konusunda tereddütlü oldukları tespit edilmiştir. Tüm bu bulgu ve bilgilerden hareketle Türkçenin yabancı/ikinci dil olarak öğretimi alanında kullanılan ders kitaplarının bu bağlamda yetersiz olduğu, öğreticilerin ise edimbilimin Türkçe öğretimindeki öneminin farkında oldukları ama öğretim sürecini nasıl tasarlayacakları konusunda deneyimsiz ve kararsız oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumun nedeni ise hem lisans ve yüksek lisans düzeyinde hem de sertifika programında verilen ders içeriklerinde edimbilim kavramına yönelik bir dersin yeterli ya da hiç olmayışı gösterilebilir.

Dil bilgisiDil bilimEdimbilim+6
Azize Özdemir
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancılara Türkçe öğretiminde ikinci dil motivasyonel benlik sistemi ve ikinci dilde iletişim kurma istekliliği arasındaki ilişki

Bu araştırmanın temel amacı Türkiye'de Türkçe öğrenen uluslararası öğrencilerin sınıf içi iletişim kurma isteklilikleri ve motivasyonel benlik sistemleri arasında ilişkiyi açıklamaktır. Bu amaç doğrultusunda Hacettepe ve Gazi Üniversitelerinin Türkçe ve Yabancı Dil Uygulama ve Araştırma Merkezlerinde (TÖMER) 43 farklı ülkeden, 97 erkek, 73 kadın olmak üzere toplam 170 katılımcıdan veri toplanmıştır. Katılımcılara "ikinci dilde sınıf içi iletişim kurma istekliliği" ölçeği ile "ikinci dil motivasyonel benlik sistemi" ölçeğinin birleştirilmesiyle oluşturulmuş bir anket uygulanmıştır. Araştırmanın bulguları önce betimsel analizlerle incelenmiş ardından kadın ve erkek katılımcıların motivasyonu ve sınıf içi iletişim kurma isteklilikleri arasındaki farklılıkların istatistiksel olarak anlamlı olmadığı saptanmıştır. Araştırmanın temel amacı olan iki yapı arasındaki ilişkilerin incelenmesi ise Pearson korelasyonları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre bu iki yapı arasında pozitif yönlü güçlü ilişkiler olduğu görülmüştür. Bu bulgularla süreç odaklı motivasyon yapısı yani motivasyonel benlik sisteminin yabancılara Türkçenin öğretiminde uygulanabilirliği ispatlanarak alana katkı sağlanmıştır. Ayrıca çalışmada katılımcıların Türkçe düzeyleri ile bu iki yapısında anlamlı değişiklikler olup olmadığını incelemek için tek yönlü varyans analizleri yapılmıştır. Bu analizlere göre katılımcıların Türkçe düzeylerinde sınıf içi iletişim kurma istekliliklerine göre anlamlı farklılıklara rastlanmıştır. Bu yüzden eğitimcilerin bu yapıyı da göz önünde bulundurarak eğitim-öğretim süreçlerini planlamaları öğrencilerin Türkçe düzeylerini yükseltmelerine katkı sağlayabilir. Ancak, bu çalışmaya ek olarak araştırmacılar konu üzerine farklı gruplardan ve daha büyük gruplardan toplanacak verilerle alana katkı sağlanmaya devam edebilir. Özellikle, bireylerin algılanan motivasyon ve iletişim kurma istekliliklerini ölçeklerle ölçmenin yanı sıra nitel çalışmaların da yapılmasının alandaki araştırma boşluğunu doldurmaya katkı sağlayacağı söylenebilir.

Dil benlikleriMotivasyon benlik sistemiTürkçe+5
Buğra Yiğit Boz
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Yabancılara Türkçe öğretiminde sosyal medya kullanımının yazma becerisine etkisi

Teknoloji insan hayatını doğrudan etkilemekte, Web 2.0 araçlarında yaşanan gelişmelerle bireylerin internet araçlarını kullanma alışkanlıkları günden güne değişmektedir. Günümüzde insanlar zamanlarının çoğunu internette, özellikle de sosyal medya platformlarında geçirmektedir. Bireylerin var olan internet teknolojilerini ve sosyal medya araçlarını kullanma eğilimleri, uyumlu araçlardan yararlanılarak dil öğrenme fırsatlarına dönüştürüldüğünde öğretimin verimliliği ile öğrenici başarısının artacağı ve öğrenmenin daha kalıcı olacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada ders dışı süreçlerde eğitim amaçlı sosyal medya kullanımının Türkçe öğrenen yabancıların yazma becerisi başarılarına ve öz yeterliliklerine etkisi araştırılmıştır. Çalışma kapsamında öncelikle gönüllü katılım formu, kişisel bilgi formu, yarı yapılandırılmış görüşme formları ve odak grup görüşmesi soruları hazırlanmış; hazırlanan formlar uzman görüşüne sunulduktan sonra formlara son şekli verilmiştir. Uygulama öncesinde hazırlanan formlarla öğretici ve öğrenicilerden veri toplanmış, doldurulan formlar betimsel analizle incelenmiş, katılımcıların sosyal medya kullanım alışkanlıkları ve en çok kullandıkları sosyal medya araçları tespit edilerek bu araçlar için ders dışı öğretimi destekleyici etkinlikler oluşturulmuştur. Hazırlanan YouTube ve WhatsApp etkinlikleri yabancılara Türkçe öğreten uzmanlarla paylaşılmış, etkinliklerle ilgili uzman görüşü alınarak etkinliklere son şekli verilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu Türkçeyi Gazi, Gaziantep ve İstanbul Aydın üniversitelerinde ikinci dil, Yunus Emre Enstitüsünde yabancı dil olarak öğrenen B2 düzeyinde 79 öğrenici ve bu kurumlarda ders veren 5 öğreticiden oluşmaktadır. Çalışma öncesinde yabancılara Türkçe öğretimi alanında kullanılan dil öğretim setleri incelenmiş, ön test ve son test aşamalarında kullanılmak üzere yazma konuları belirlenmiştir. Ön test ve son test aşamalarında öğrenici kompozisyonlarının değerlendirilmesi için Büyükikiz (2011) tarafından hazırlanan "Yazılı Anlatım Dereceli Puanlama Anahtarı", yazma öz yeterliliklerinin belirlenmesi için Büyükikiz (2011) tarafından geliştirilen "Yazma Becerisi Öz Yeterlilik Ölçeği" kullanılmıştır. Uygulama öncesinde her bir uygulama merkezi için öğreniciler yansız atama ile deney ve kontrol olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Her iki gruba bağımlı değişkenin ön test ölçümü olarak uzman görüşleri doğrultusunda seçilen yazılı anlatım konularından bir kompozisyon yazdırılmış ve öz yeterlilik ölçekleri doldurtulmuştur. Deney grubunun dersleri 6 hafta boyunca bağımsız değişken olarak belirlenen sosyal medya içerikleriyle desteklenmiş, kontrol grubunun derslerinde ise herhangi bir çalışma yapılmamıştır. 6 hafta sonunda her iki gruba son test ölçümü olarak kompozisyon yazdırılmış ve öz yeterlilik ölçekleri doldurtulmuştur. Ön test ve son test aşamalarında öğrenicilerden toplanan nicel veriler SPSS 25.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında toplanan nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz yöntemleri kullanılmış, nicel veriler öğretici ve öğrenicilerin dil öğretim süreçlerinde sosyal medyadan yararlanmaya yönelik görüşleri ile desteklenmiştir. Çalışma sonucunda sosyal medya araçlarının, Türkçeyi yabancı ve ikinci dil olarak öğrenenlerin yazma becerilerini ve yazma öz yeterliliklerini olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir. Araştırma kapsamında toplanan nitel veriler, yazma başarısı testi ve yazma öz yeterlilik ölçeği ile toplanan nicel verilerle tutarlılık göstermektedir. Sosyal medya araçları sayesinde öğrenicilerin öz yeterlilikleri yükselmekte, sosyal medyada öğreniciler hedef dilin doğal kullanımlarına tanık olmakta, zaman ve mekân kısıtlaması olmaksızın bilgiye erişmekte, öğretim süreçlerinde kendilerini daha rahat hissetmekte, hata yapmaktan korkmamakta, sınıf dışında da hedef dile maruz kalmakta, arkadaşlarıyla ve öğreticilerle kolaylıkla iletişim kurmakta, öğreticiler sosyal medya uygulamaları üzerinden öğrenicilere anında dönüt verebilmektir. Bununla birlikte dil öğretiminde sosyal medya araçlarından yararlanmanın bazı olumsuz yönleri de bulunmaktadır. Sosyal medya araçları kullanılırken bağlantı problemleri yaşanabilmekte, internete erişimde öğrenicilerin eşit şartlara sahip olmaması fırsat eşitsizliğine neden olmakta, etkinlikler sırasında öğrenicilerin dikkati dağılabilmekte, öğreniciler farkında olmaksızın sosyal medya platformlarında fazla zaman harcamakta, bu durum öğrenicilerde göz sorunları gibi sağlık problemlerine neden olmakta, kontrolü sağlanmadığı takdirde öğrenicilerde istenmeyen öğrenmeler gerçekleşebilmektedir.

Sosyal medyaTeknoloji destekli öğretimTürkçe+6
Önder Çangal
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Yabancılara Türkçe öğretiminde öğreticilerin pedagojik yeterliklerine yönelik bir inceleme

Öğretme-öğrenme süreçlerinin merkezinde günümüz kabullerine göre öğrenci vardır ancak öğreneni de süreci de şekillendiren öğretendir. Öğretenin, öğretim sürecindeki başarısı ise yeterlikleri ve yeterliklerine ilişkin algısı ile doğru orantılıdır. Öğretenin yeterliği söz konusu edildiğinde, eğitim öğretimin her türü ve aşamasında olduğu gibi, ikinci/yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde de öğretmenin/öğreticinin bazı bilgi alanlarına hâkimiyeti ve öğretmenlik gibi sorumluluğu yüksek bir mesleği yerine getirebilecek yeterliklere sahip olması gerekmektedir. Çalışma kapsamında bu yeterlikler ve bilgi alanları öğretmen/öğretici, ikinci dil/yabancı dil gibi kavramsal farklılıklara duyarlık gösterilerek açıklanmıştır. Çalışma, öğreticilerin pedagojik yeterliğine ve öz yeterlik düzeyine yoğunlaştığından iki ayrı başlıkta hem nitel hem nicel veri toplanarak yakınsayan paralel karma yöntem desenlemesi ile veri toplanmış ve inceleme yapılmıştır. Söz konusu incelemeyi yapabilmek için alana özgü pedagojik yeterlik tanımlamaları ile yeterliği ve öz yeterliği ölçmek için yararlanılacak araçlar olmadığından amaca uygun araçlar geliştirilmiş ve veriler bu sayede toplanabilmiştir. İncelenen veriler SPSS 25.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Nitel veriler kendi doğasına uygun olarak analiz edildikten sonra dereceli puanlama anahtarı kullanılarak nicelleştirilmiş ve karşılaştırılabilir hâle getirilmiştir. Gelecekte disiplinler hâlinde branşlaşma potansiyeli taşıyan Türkçe öğretimi alanına özgü bu tanımlamalar ve kavramlaştırmalar önemsenmiştir. Bu kavramlaştırmaların yanı sıra alanyazındaki yabancı, yabancılara Türkçe, yabancı dil olarak Türkçe gibi adlandırmalar da epistemolojik bir yaklaşımla irdelenmiştir. İkinci/yabancı dil olarak Türkçe öğreticilerinin yeterlik ve öz yeterliklerine odaklanan çalışma kapsamında yapılan tarama sonucu ulusal ve uluslararası alanyazında konuyla ilgili üzerinde uzlaşma olan bazı durumlar tespit edilmiştir. Bunların başında öğreticiyi bilim uzmanından ayıran yeterlik alanının pedagoji olduğu ve yeterlik alanlarının ayrı ayrı değil bir arada ve bütünleyen yapıda ele alınması gerektiğidir. Yapılan araştırma neticesinde tespit edilen bir diğer bulgu ise öğretmen/öğretici eğitiminin sürekli olarak hizmet öncesi, hizmet içi, iş başında eğitim gibi alt başlıklara ayrılsa da hayat boyu öğrenme, sürekli gelişim yaklaşımı ile bütüncül bir yapıda planlanması gerektiğidir. Ana dili olarak Türkçe öğretmenlerinin yetiştirilmesinde bu konuda alınmış kayda değer bir mesafe varken ikinci/yabancı dil olarak Türkçe öğreticilerinin eğitiminde standartlaşma gibi henüz önemli eksiklikler olduğu tespit edilmiştir. Toplanan veriler analiz edildiğinde ikinci dil olarak Türkçe öğreticileri ile yabancı dil olarak Türkçe öğreticilerinin öz yeterlik ve yeterlik puanları birbirine yakın çıkmıştır. Diğer taraftan, her iki grupta da yeterlik puanları algılanan öz yeterlik kadar yüksek değildir ve desteklenmesi gereken birçok yeterlik olduğu görülmüştür. Toplanan veriler göstermiştir ki her iki grupta da öğreticilerin yeterlik puanları özellikle alan bilgisinin kullanıldığı durumlarda yüksekken pedagojik yeterlikler söz konusu olduğunda puanlarda önemli oranda düşüşler görülmektedir. Çalışma sonucunda, demografik bilgi formlarından elde edilen bilgilere göre, öğreticilerin %50'ye yakını, alanda, pedagoji eğitimi almadan çalışmaktadır ve Türkçenin yabancı dil olarak öğretimine yönelik bir sertifika programına katılmamıştır. Anlamlı bir fark oluşturmamakla birlikte pedagoji eğitimi alan kişilerin toplam puanları hem yeterlikte hem de öz yeterlikte daha yüksek çıkmıştır. Katılımcıların tam puana yakın düzeyde öz yeterlik algısına sahip oldukları ancak yeterliklerine bakıldığında alınan puanların görece düşük olduğu ve düşüşlerin alan bilgisinden çok pedagojik bilginin yoğun biçimde işletilmesi gereken maddelerde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Çalışma kapsamında pedagojik yeterlikler üzerinde alana özgü çalışmalara yoğunlaşılıp çıktıların öğretici yetiştirme süreçlerine yansıtılması sayesinde öğretici yetiştiren programların ve sürecin standart bir yapıya kavuşturularak denetimli biçimde geliştirilebilir hâle getirilmesi gerektiği ve hâlihazırda çalışan öğreticilerin teknolojik pedagojik alan bilgisi (technological pedagogical content knowledge) ve yeterliklerini geliştirmeye yönelik desteklenmesinin faydalı olacağı tespit edilmiştir.

Mesleki yeterlilikPedagojiPedagojik alan bilgisi+7
Tarık Demir
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Komplikasyonsuz fakoemülsifikasyon cerrahisi sonrası maküla değişikliklerinin optik koherens tomografi ile değerlendirilmesi

Amaç: Bu çalışmada komplikasyonsuz katarakt cerrahisinin santral maküla kalınlığı üzerine etkisinin OKT ile incelenmesi amaçlandı. Hastalar ve yöntemler: Herhangi bir sistemik hastalığı, fundus veya başka oküler patolojisi bulunmayan, komplikasyonsuz fakoemülsifikasyon cerrahisi geçiren 50 hastanın 100 gözü çalışmaya dahil edildi. Hastaların ameliyat olmayan gözleri kontrol grubu olarak kabul edildi. Hastaların ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası 1. gün, 1. hafta, 1. ay her iki göz santral maküla kalınlığı ölçümleri OKT (Carl Zeiss Cirrus-HD) cihazı ile yapıldı. Bu parametreler eşliğinde istatiksel analizleri yapıldı (SPSS 13.0, SPSS Inc., Chicago, IL, USA). Bulgular: Çalışma grubundaki gözlerde ameliyat öncesi ve sonrası 1.gün, 1.hafta, 1.ay ve 3.aylardaki santral maküla kalınlığı ölçümleri sırasıyla, 248.56±21.67 µm, 249.08±21.36 µm, 250.26±19.8 µm, 254.3±24.81 µm ve 251.36±21.3 µm olarak ölçüldü. Ameliyat öncesi ölçümlere kıyasla, ameliyat sonrası ölçümlerin tamamında artış saptandı. Ancak ameliyat sonrası 1.günde tespit edilen artış istatistiksel olarak anlamlı değildi (p>0.05). Kontrol grubundaki gözlerde ameliyat öncesi ve sonrası 1.gün, 1.hafta, 1.ay ve 3.aylardaki santral maküla kalınlığı ölçümleri sırasıyla 250.80±21.47 µm, 251.46±21.44 µm, 251.36±21.41 µm, 251.3±21.51 µm ve 251.32±20.87 µm olarak ölçüldü. Kontrol grubunu oluşturan gözlerin ameliyat öncesi ve sonrası OKT ölçümleri karşılaştırıldığında, 1.gün, 1.hafta, 1.ay ve 3.aylarda santral maküla kalınlığı ölçümlerinde artış saptandı. Bununla beraber, bu değişikliklerin hiçbirisi istatistiksel olarak anlamlı değildi (p>0.05). Çalışmamızdaki hastalardan 1‟inde, 1.ayda klinik olarak anlamlı kistoid maküla ödemi gelişti. Topikal non-steroid anti-inflamatuar ve oral karbonik anhidraz inhibitörü tedavisi ile iv 3.ayda kistoid maküla ödemi kayboldu ve son görme keskinliği Snellen eşeli ile 1.0 değerine ulaştı. Sonuç: Çalışmamızda, komplikasyonsuz katarakt cerrahisi sonrası görme düzeyini etkilemese bile özellikle 1. ayda orta derece bir maküla kalınlık artışı gözlendi. Ancak bu artışın 3.ayda düşme eğilimine girdiği tespit edildi.

Mehmet Gökhan Aslan
Recep Tayyip Erdoğan University
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Yabancı/ikinci dil olarak Türkçe öğretiminde kültürlerarası iletişim ve kültürlerarası duyarlılığın görünümleri

Bireyin kendi kültüründe doğal olarak karşılaştığı sözler ile sözel veya sözel olmayan davranışlar, başka kültürlerde farklı anlamlar taşıyabilir; farklı algılanabilir, yanlış yorumlanabilir ya da karşılığı olmayan bir kavram veya durum olarak belirebilir. Bu durum, kültürlerarası iletişimin temel dayanağıdır. Bireylerin etkin bir kültürlerarası etkileşime sahip olabilmesi için de gelişmiş kültürlerarası duyarlılığa sahip olması gerekmektedir. Bu bağlamda yabancı/ikinci dil öğretiminde öğrenicilerin ve öğreticilerin, kültürlerarası duyarlılığa sahip olması gerekmektedir. Bunun yanı sıra temel öğretim kaynaklarından ders kitapları, içerik olarak öğrenicilere kültürel farklılıkları gösterici olmalı, öğrenicilerin farklı kültürel değer ve yargıları yabancılamayan, farklılıklara açık ve hoşgörülü olmalarını sağlamalıdır. Bu da dil öğretim sınıflarında kültürlerarası duyarlılık kazanımı ile olasıdır. Bu çalışmanın amacı, Türkçenin yabancı/ikinci dil olarak öğretiminde kullanılan ders kitaplarının ve uygulamaların içeriklerini kültürlerarası duyarlılık görünümleri açısından incelemek, öğrenicilerin ve öğreticilerin kültürlerarası duyarlılık ile etnikmerkezcilik düzeylerini etkileyen etmenleri saptamak ve sonuçları değerlendirerek önerilerde bulunmaktır. Bu amaç doğrultusunda araştırma çoklu durum çalışması olarak planlanmıştır. Araştırmada Çukurova Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma merkezinde 2019-2020 ve 2021-2022 akademik yıllarında Türkçe öğrenim gören öğrenicilerin ve uluslararası öğrenicilere Türkçe dersi veren öğreticilerin kültürlerarası duyarlık ve etnikmerkezcilik düzeylerini etkileyen etmenler incelenmiştir. Ayrıca dil öğretiminde öğreniciler için uzun bir süre yoğun bir şekilde takip edecekleri ders materyallerinin kitaplar olduğu düşüncesinden hareketle dil öğretim merkezleri ve kurumlarında yabancı ve ikinci dil olarak Türkçe öğretimi amacıyla kullanılan "Yedi İklim Türkçe" ve "Yeni İstanbul Uluslararası Öğrenciler için Türkçe Eğitim Seti"ndeki "kültürlerarası duyarlılık" görünümleri incelenmiştir. Araştırmada nicel ve nitel veri toplama araçları olarak "Kültürlerarası Duyarlılık Ölçeği", "Etnikmerkezcilik Ölçeği", görüşme formları, "Yabancı/İkinci Dil Olarak Türkçe Ders Kitabı Kültürlerarası Duyarlılık İnceleme Ölçütleri" kullanılmıştır. Öğrenicilere ve öğreticilere uygulanan ölçeklerden elde edilen nicel veriler SPSS aracılığı ile analiz edilmiştir. Yabancı/İkinci dil olarak Türkçe ders kitapları ise tümevarım yöntemiyle geliştirilen ölçütler doğrultusunda doküman incelemesi yöntemi ile incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda öğrenicilerin ve öğreticilerin kültürlerarası duyarlılık ve etnikmerkezcilik düzeylerini etkileyen etmenler tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra araştırma bulguları, incelenen ders kitaplarında; öğrenicilerin hoşgörülü olmalarını, empati kurmalarını sağlayacak ve merak uyandıracak etkinlikler ile kültürel içerikler konularında öne çıkan olumlu özelliklerin yanı sıra geliştirilmesi önerilen eksikliklerin de olduğunu göstermiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulardan öğrenici ve öğreticilerin kültürlerarası duyarlılıklarının geliştirilmesine ve ders kitaplarında kültürlerarası duyarlılık görünümlerine ilişkin önerilerde bulunulmuştur.

Dil-kültürÇok kültürlülük
Damla Elif Kınay
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

İkinci dil olarak Türkçe öğreticileri ve yabancı dil olarak İngilizce öğreticilerinin dijital yeterlilikleri

Dijital yeterlilik, bilgi teknolojilerini bilinçli bir şekilde kullanabilmenin yanı sıra, işlevsel olarak çalışan bir sistem oluşturabilme ve bu sistemi etkin, aynı zamanda verimli kullanabilme yetisidir. Özellikle Covid-19 salgını sonrası dijital ortam ve araçların kullanımının zorunlu hâle gelmesiyle dil öğretiminde bu araç ve ortamları etkili bir şekilde kullanabilme ve yönetebilmenin öğretim süreçlerine büyük etkisi olmuştur. Günümüzde yabancı dil öğretiminde dilin dört temel becerisinin geliştirilmesi, dijital araç ve ortamlardan bağımsız olarak değerlendirilememektedir. Bu nedenle bu tez çalışmasının amacı ikinci dil olarak Türkçe ve yabancı dil olarak İngilizce öğreticilerinin dijital yeterlilik seviyelerini karşılaştırmalı olarak nicel ve nitel veriler yoluyla incelemektir. Öğreticilerin yeterlilik seviyeleri nicel verilerle belirlenmiştir. Covid-19 dönemi, bireysel motivasyonlar ve farklı sepeplerin dijital öğreticilerin yeterliliklerine olan etkisi nitel bulgularla betimlenmiştir. Verilerin toplanmasında karma yöntemin tamamlayıcılık ilkesine uygun olarak nitel ve nicel veriler eş zamanlı ve eşit statülü olarak toplanıp karşılaştırılmıştır. Katılımcılar, ikinci dil olarak Türkçe alanından 51 öğretici, yabancı dil olarak İngilizce alanından 53 öğretici olmak üzere Türkiye'deki TÖMER ve YDYO'da çalışan öğreticilerden oluşmaktadır. Deneyimli öğreticilerden oluşan 31-40 yaş aralığında yoğunluk gösteren katılımcılar en az 4 yıldır öğretim amaçlı olarak dijital araçları sıklıkla kullanmışlardır. Ayrıca verilerin toplandığı akademik dönemde salgın sonrası kısıtlamaların değişmesiyle yaklaşık %25'i derslerini uzaktan vermektedirler. Avrupa Birliği Eğiticiler için Dijital Yeterlilik Çerçevesi'nden uyarlanmış ölçek yoluyla elde edilen nicel verilerde Türkçe öğreticilerin genellikle B1- Bütünleştirici seviyesinde, İngilizce öğreticilerin ise B1- Bütünleştirici ve B2 - Uzman seviyesinde dijital yeterliliğe sahip oldukları görülmüştür. Ayrıca dijital yeterlilik çerçevesinin tüm alt boyutları incelendiğinde, katılımcıların dijital yeterlilik seviyelerinde Türkçe ve İngilizce alanında çalışma durumuna göre anlamlı bir fark bulunmamıştır. Nitel veriler ise Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi, TÖMER ve YDYO birimlerindeki 20 öğreticiyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşme yoluyla toplanmıştırtır. Nitel verilerin analizi MAXQDA, nitel veri analizi programı, kullanılarak oluşturulan kodlar yoluyla dijital yeterliliğin alt boyutlarında içerik analizi yapılmış ve Covid -19 dönemi ile öğretici motivasyonu başlıklarında tematik analiz yapılmıştır. Öğreticilerin motivasyon kaynaklarının çoğunlukla öğrenici temelli olduğu ve öğreticilerin özellikle Covid-19 dönemi edinmiş olduğu dijital yeterliliklerin salgın sonrası normale dönen öğretim sürecinde sürdürülebilir olmadığı ortaya çıkmıştır. Ayrı ayrı toplanıp analiz edilen nitel ve nicel veriler tüm değişkenlere göre tek tek bir araya getirilerek incelenmiş, sonuçta dijital yeterlilik alt boyutlarında Türkçe ve İngilizce alanında çalışma durumuna bağlı anlamlı fark bulunmamıştır. Nitel sonuçlar, ikinci dil olarak Türkçe öğretiminin yabancı dil olarak İngilizce öğretimine kıyasla yeni bir alan olmasından dolayı ve öğretim materyali, kurumsal kaynak, teknolojik alt yapı ve hizmet içi eğitimde var olan eksikliklerin bulunduğunu ve bu sebeple ikinci dil olarak Türkçe öğreticilerinin bireysel olarak kendi dijital içeriklerini ve çözümlerini üretmek durumunda kaldığını göstermektedir. Bunun aksine yabancı dil olarak İngilizce öğreticilerinin kurumsallaşmış sistematik eğitimleri, on yıllardır kullanılan dijital araç, ortam ve kaynakları bulunmaktadır. Bu sebeple, yabancı dil olarak İngilizce öğreticilerinin kendi öğrenicilerinin dijital yeterliliklerini iyileştirmede etkin bir rol üstlendiği görülmüştür. İkinci ve yabancı dil bağlamında kapsamlı ve çeşitli verilere dayalı olarak yürütülen bu çalışma Türkiye'deki öğretici dijital yeterliliklerine betimsel katkıda bulunmuştur. Toplanan veriler ışığında, her iki alan için öğretici dijital yeterliliklerini geliştirmeye dayanan kurumsal, bireysel ve öğrenici odaklı öneriler sunulmuştur.

Eğitim teknolojisiMesleki yeterlilikYabancı dil eğitimi+2
Tuba Demirel
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Boşnaklara yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde ortak kültür ögelerinin yeri

Bu araştırmanın amacı, tek dilli ve tek kültürlü sınıflarda hedef dilin ve kaynak dilin kültürleri arasında belirli düzeyde ortaklıkların olması durumunda, ortak kültür ögelerinin yer aldığı bir dil öğretiminin, öğrenicinin anlama ve başarı düzeylerine olan etkisini, Bosna Hersek örneğinde ortaya koymaktır. Çalışmada, Boşnaklara Türkçe öğretiminde ortak kültür ögelerinin rolü kapsamında, Bosna Hersek'teki ortaokul ve liselerde seçmeli ikinci yabancı dil olarak Türkçe derslerinde, bunun yanı sıra Yunus Emre Enstitüsünün Saraybosna ve Mostar Kültür Merkezlerindeki Türkçe dil kurslarında, Türk ve Boşnak ortak kültür ögeleri kullanılarak hazırlanmış metinlerin öğrenicilerin okuma-anlama düzeylerine etkisi ele alınmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu "Hasan Kikić" Tetovo Zenica ortaokulu, "Skender Kulenović" Radakovo Zenica Ortaokulu, "Dubravica" Vitez ortaokulu, "Vitez" Vitez ortaokulu, "Druga Gimnazija" Zenica lisesi bünyesinde ikinci yabancı dil olarak Türkçe derslerine katılan A2 düzeyi öğrenicileri ile Yunus Emre Enstitüsü Saraybosna Türk Kültür Merkezi ve Yunus Emre Enstitüsü Mostar Türk Kültür Merkezinin Türkçe dil kurslarındaki öğreniciler oluşturmaktadır. Bu araştırmada, Bosna Hersek'te tek dilli ve tek kültürlü öğrenme - öğretme ortamı olması bakımından Türkçe sınıflarında, öğrenicinin kültürü (kaynak kültür) ile hedef dilin kültürü arasındaki ortaklıklar ve bunun yanı sıra öğrenicilerin kültürel arka plan bilgilerinden yararlanılarak yürütülecek öğretim sürecinin öğrenme ve öğretme başarısı üzerine anlamlı bir etkisinin olduğu görüşü savunulmaktadır. Bu çalışma, tezin amacına uygun olarak hazırlanmış metinler ve bu metinlere dayalı etkinliklerden oluşmaktadır. Çalışma kapsamında gönüllü katılım formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formları hazırlanmıştır. Uygulama sürecinde, öğretici ve öğrenici performanslarına ilişkin kayıtlar oluşturmak amacıyla sınıf içi gözlem yapılmıştır. Sınıfta uygulamanın daha iyi yapılabilmesi için derslerde kullanılan ders kitapları tarama yoluyla incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 4 ortaokul, 1 lise ve 2 Türkçe kursunun katılımcıları olmak üzere A2 düzeyinde toplam 111 dil kullanıcısı ve bu kurumlarda ders veren 4 öğretici oluşturmaktadır. Çalışmada nitel ve nicel verilerden oluşan karma yöntem kullanılmıştır. Çalışma kapsamında toplanan nitel verilerde ise betimsel analiz yöntemleri kullanılmış, nicel veriler ise öğrenici ve öğreticilerin dil öğretim sürecinde görüşleri ile desteklenmiştir. Araştırmada elde edilen verilere göre, hedef dil Türkçe ve kaynak dil Boşnakça arasındaki ortak kültürel ögelerin kullanıldığı metinlerin, öğrenicilerin okuduğunu anlama düzeylerini olumlu etkilediği görülmüştür. Anahtar sözcükler: Bosna Hersek'te Türkçe Öğretimi, ortak kültür, ortak sözcükler, yabancı dil öğretiminde kültür

Bosna-HersekBoşnaklarKültür+7
Dzenıta Acun
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı/ikinci dil olarak Türkçe ders kitaplarında sözcük öğretimi: Bir meta sentez çalışması

Bir dilin en önemli bileşenlerinden birisi söz varlığıdır. Son yıllarda söz varlığı ve sözcük öğretiminin yabancı/ikinci dil olarak Türkçe öğretimindeki konumu hakkında birçok araştırma yapılmıştır. Yabancı/İkinci dil olarak Türkçenin öğretiminde sözcükler öğreticilere bağlı olarak genellikle ders kitapları çerçevesinde öğretilmektedir. Alanyazında sözcük öğretimini ders kitapları üzerinden ele alan çalışmaların çokluğu ortaya sistematik bir derleme çalışması ihtiyacı çıkarmıştır. Bu doğrultuda, bu tez çalışmasının amacı; yabancı/ikinci dil olarak Türkçe ders kitaplarında sözcük öğretimini ele alan nitel çalışmaları sistematik olarak derlemek ve yorumlamaktır. Bu yorumlamayı yapmak için son günlerde popülerliği hızla artan meta sentez yöntemi tercih edilmiştir. Meta sentez yönteminin gerektirdiği dâhil etme ve hariç tutma ölçütleri çerçevesinde 2014-2022 yılları arasında yazılan yirmi dört çalışma bu tezin örneklemini oluşturmaktadır. Dâhil edilen yirmi dört çalışma; türleri, yayım yılları, yayım yerleri, yöntemleri, amaçları, bulguları, sonuçları ve önerileri bakımından sınıflandırılmış ve yorumlanmıştır. Çalışmalardan oluşturulan kodlar ışığında çalışmaların bulguları genel sözcük öğretimi ve söz varlığı olarak iki ana tema altında sentezlenmiştir. Çalışmada elde edilen veriler Thomas ve Harden'in tematik sentez tekniği yoluyla analiz edilmiştir. Bu çalışma ile yabancı/ikinci dil olarak Türkçe ders kitaplarını sözcük öğretimi açısından inceleyen çalışmaların genel eğilimi, benzerlikleri, farklılıkları ve dağılımları eleştirel bir yolla incelenerek ders kitaplarındaki sözcük öğretimi sorunları tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın sonucunda, yabancı/ikinci dil olarak Türkçe ders kitaplarının; bazı sözcük öğretimi yöntemleri, teknikleri, stratejileri, etkinlikleri ile söz varlığı unsurları, sıklık listeleri ve derlem temelli söz varlığı açılarından yetersiz olduğu ortaya konmuştur. Anahtar Sözcükler Sözcük Öğretimi, Söz Varlığı, Meta Sentez, Yabancı/İkinci dil olarak Türkçe Öğretimi, Ders Kitapları

Ders kitaplarıKelime öğretimiMeta-sentez yöntemi+7
Hakan Atalay
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı/ikinci dil olarak Türkçe öğrenen kazak öğrenicilerin karşılaştıkları sorunlar: bir meta-sentez çalışması

Kazakistan'ın bağımsızlığını ilan etmesiyle birlikte, Kazak öğrenicilerin Türkçe öğrenme ve Türkiye'de eğitim alma isteği belirgin bir şekilde artmıştır. Bu ilgi artışıyla birlikte, Kazaklara Türkçe öğretimiyle ilgili çalışmalarda da artış olmuştur. Kazaklara Türkiye Türkçesi öğretimi ile ilgili yapılan alanyazın taramaları, Kazak öğrenicilerinin Türkçe öğreniminde karşılaştıkları sorunları inceleyen çalışmaların sayısının belirli bir olgunluğa ulaştığını göstermektedir. Bu doğrultuda, tezin amacı; yabancı/ikinci dil olarak Türkçe öğrenen Kazak öğrenicilerin Türkçe öğretimine/öğrenimine ilişkin sorunlarını ele alan çalışmaların bir araya getirilerek sistematik bir şekilde derlenmesi ve bulgularının sentezlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda, yapılan alanyazın taraması sonucunda elde edilen çalışmalar, araştırmacı tarafından geliştirilen dâhil etme ve hariç tutma ölçütleriyle incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda, on beş çalışmadan oluşan bir örneklem elde edilmiştir. Araştırmaya dâhil edilen çalışmaların betimsel özellikleri belirlendikten sonra, meta-sentez yönteminin adımları izlenerek ortak ve alt temalar oluşturulmuştur. Bu temalar çerçevesinde; çalışmaların yayın yılı, türü, araştırma desenleri, veri toplama araçları, veri analizi araçları, örneklem grupları ve ele aldığı öğrenici sorunları gibi özellikleri ile bunların ortak ve farklı yönleri tespit edilerek genel değerlendirmeler ve öneriler sunulmuştur. Kazak öğrenicilerin Türkçe öğretiminde/öğreniminde hangi konularda daha çok zorlandığı ve bunların alanyazında nasıl ele alındığı, aynı zamanda alanyazının genel durumun ortaya konulmaya çalışılmıştır. Tezde öğrenicilerin karşılaştıkları sorunlar, dört temel dil becerisi ve dilbilgisi başlıkları alt temalara ayrılarak sentezlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen verilere göre, Kazak öğreincilerin dil sorunlarına ve ileride yapılacak akademik çalışmalara yönelik öneriler sunulmuştur. Bu çalışmanın sonuçlarının, Kazaklara Türkçe öğretimi alanyazında izlenebilecek bir yol haritası sunacağı; Kazaklara Türkçe öğretimi için program ve ders materyalleri geliştirilmesine katkıda bulunacağına inanılmaktadır.

Akylay Algabekkyzy
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2023
00

Other supervisors