Theses supervised by Prof. Dr. Mustafa Ali Kaynak
14 theses · Aydın Adnan Menderes University
Pamukta (Gossypium hirsutum L.) bazı kimyasal uygulamaların önemli agronomik ve teknolojik özellikler üzerine etkisi
Bu çalışma pamuk yetiştiriciliğinde kullanılan bazı kimyasalların ( Pix, Hümik asit, Deniz yosunu, Aminoasit, Atonik ve Yaprak gübresi ) pamuk bitkisinin (Gossypium hirsutum L.), önemli agronomik ve teknolojik özellikleri üzerine etkisini belirlemek amacıyla 2014 yılında, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliğinde yapılmıştır. Deneme tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Çalışmada, kütlü pamuk verimi, bitki boyu, odun dalı sayısı, meyve dalı sayısı, koza sayısı, koza kütlü pamuk ağırlığı, erkencilik oranı, çırçır randımanı, 100 tohum ağırlığı, lif uzunluğu, lif inceliği, lif mukavemeti ve lif olgunluğu özellikleri incelenmiştir. Çalışmada kimyasal uygulamaların kütlü pamuk verimi, bitki boyu, koza kütlü pamuk ağırlığı ve erkencilik oranını önemli oranda etkilediği, diğer özellikler üzerine etkisinin istatiksel olarak önemsiz olduğu, en yüksek kütlü pamuk veriminin tüm kimyasalların uygulanmasıyla elde edildiği saptanmıştır. Özellikle büyüme durdurucu pix'in diğer yaprak gübreleri ve bitki büyüme düzenleyiciler ile birlikte kullanılmasının kütlü pamuk verimi yönünden yararlı olacağı kanısına varılmıştır.
Pamukta (Gossypium hirsutuml.) bitki sıklığı ve azotun önemli agronomik ve lif kalite özellikleri üzerine etkisi
Bu çalışma, ikinci ürün pamukta bitki sıklığına göre azot ihtiyacının artıp artmadığını ve verim ve kaliteye en uygun olan azot dozlarını belirlemek amacıyla, Aydın ili Söke ilçesinde yapılmıştır. Çalışmada Claudia pamuk çeşidi materyal olarak kullanılmıştır. Deneme bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Ana parsellerde bitki sıklığı, alt parsellerde ise azot dozları yer alarak, seyreltmesiz ve seyreltmeli (15 cm sıra üzeri mesafe) iki bitki sıklığı uygulaması ve dekara saf olarak 12, 18, 24 ve 30 kg N dozu uygulaması yapılmıştır. Denemede, kütlü pamuk verimi ilk koza açma gün sayısı, odun dalı sayısı, meyve dalı sayısı, bitki boyu, koza sayısı, koza kütlü pamuk ağırlığı, çırçır randımanı, 100 tohum ağırlığı, lif uzunluğu, lif İnceliği, lif kopma dayanıklılığı ve lif olgunluğu özellikleri incelenmiştir. Denemede, bitki sıklığının kütlü pamuk verimi, ilk koza açma gün sayısı, odun dalı sayısı, meyve dalı sayısı, bitki boyu, koza sayısı, koza kütlü pamuk ağırlığı, çırçır randımanı, 100 tohum ağırlığı, lif uzunluğu, lif olgunluğu, lif kopma dayanıklılığı, lif İnceliğine önemli etkisinin olmadığı saptanmıştır. Denemede, azot dozu etkisinin çırçır randımanı üzerine istatistiki yönden önemli, kütlü pamuk verimi, ilk koza açma gün sayısı, odun dalı sayısı, meyve dalı sayısı, bitki boyu, koza sayısı, koza kütlü pamuk ağırlığı, 100 tohum ağırlığı, lif uzunluğu, lif olgunluğu, lif kopma dayanıklılığı, lif İnceliği özellikleri üzerine istatistikî yönden önemli olmadığı saptanmıştır. Çalışmada, ikinci ürün pamuk için seyreltme yapmaya gerek olmadığı, en uygun azot dozunun 12kg/da uygulaması olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Pamuk, Bitki Sıklığı, Azot, Verim, Lif Özellikleri
Üretici koşullarında pamukta (Gossypium hirsutum L.) yaprak döktürücü uygulamasının bazı morfolojik ve lif kalite özellikleri üzerine etkisi
Bu çalışma, üretici defoliant uygulamalarının pamuğun bazı morfolojik ve kalite özelliklerine etkisini belirlemek amacıyla, Aydın ili Efeler, Koçarlı, Söke, Didim ve Germencik ilçelerinin mahallelerinde on üretici tarlasında, 2019 üretim yılında yapılmıştır. Çalışmada Gloria pamuk çeşidi materyal olarak kullanılmıştır. Deneme tesadüf parselleri deneme desenine göre yürütülmüştür. Çalışmada, defoliant uygulama öncesi toplam koza sayısı, açmış koza oranı ve toplam yaprak sayısı ile defoliant uygulama sonrası açmış koza sayısı ve açmış koza oranı, yeşil yaprak sayısı, bitki üzerinde kalan kuru yaprak sayısı, yaprak döküm oranı, çırçır randımanı, pamuk nem içeriği, lif uzunluğu, lif inceliği, lif olgunluğu, kısa lif içeriği, lif mukavemeti, lif elastikiyeti, lif parlaklık derecesi, lif sarılık derecesi ve lif çepel sayısı özellikleri incelenmiştir. Denemede defoliant uygulama sonrası açmış koza oranı, pamuk nem içeriği, lif uzunluğu ve kısa lif içeriği özellikleri yönünden üretici uygulamaları arasında istatiksel olarak önemli farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Denemede defoliant uygulama öncesi toplam koza sayısı, defoliant uygulama öncesi ve sonrası açmış koza sayısı, defoliant uygulama öncesi yaprak sayısı, defoliant uygulama sonrası bitki üzerinde asılı kalan yeşil yaprak ve kuru yaprak sayısı, defoliant uygulama sonrası yaprak döküm oranı, çırçır randımanı, lif inceliği, lif olgunluğu, lif mukavemeti, lif elastikiyeti, lif parlaklık derecesi (Rd), lif sarılık derecesi (+b) ve lif çepel sayısı özellikleri yönünden üretici uygulamaları arasında istatistiksel olarak önemli farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada, bazı üreticilerin defoliant uygulama işlemini gerektiği gibi yapmadığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Pamuk, defoliant, morfolojik ve lif kalite özellikleri
Pamukta (Gossypium hirsutum L.) hasadın kalite üzerine etkisi
Bu çalışma pamukta makinalı ve elle hasadın kalite üzerine etkilerini belirlemek amacıyla, Aydın ili, Efeler, Koçarlı, İncirliova, Söke, Germencik ve Nazilli ilçelerinde 2016 üretim yılında yapılmıştır. Çalışmada Gloria pamuk çeşidi materyal olarak kullanılmıştır. Deneme tesadüf parselleri deneme desenine göre iki faktörlü olarak yürütülmüştür. Çalışmada, çırçır randımanı, lif uzunluğu, lif inceliği lif kopma dayanıklılığı, lif uzunluğu uyumu indeksi, lif olgunluğu, kısa lif içeriği, lif parlaklığı, lif sarılık derecesi, lifteki çepel sayısı ve lif rengi özellikleri incelenmiştir. Çalışmada, lokasyonlar (ilçeler) arasında çırçır randımanı, lif inceliği, lif uzunluğu, lif kopma dayanıklılığı ve elyaf yansıma değeri özellikleri yönünden, önemli oranda, hasat yöntemleri arasında ise çırçır randımanı, lif inceliği, lif olgunluğu, lif kopma dayanıklılığı, elyaf yansıma değeri, elyaf sarılık değeri ve lifteki çepel sayısı özellikleri yönünden önemli oranda farklılık olduğu, lokasyon x hasat yöntemi interaksiyonunun ise, çırçır randımanı, lif inceliği, lif olgunluğu, lif uzunluğu, lif uzunluğu uyumu indeksi, lif kopma dayanıklılığı, özelliklerinde önemli olduğu saptanmıştır. Ayrıca tüm lokasyonlarda makine ile toplanan pamukların lif rengi 1-2 derece daha düşük çıkmıştır. Çalışmada, çırçır randımanı, lif olgunluğu, lif kopma dayanıklılığı, elyaf yansıma değeri, lif çepel sayısı ve lif rengi özellikleri yönünden elle hasadın, lif inceliği ve elyaf sarılık değeri özellikleri yönünden ise makinalı hasadın daha uygun olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Pamuk, Hasat, Kalite
Kanola (Brassica napus ssp. oleifera L.) çeşitlerinde sıra arası uzaklığın verim ve verim unsurları üzerine etkisi
Bu çalışma, Aydın ekolojik şartlarında farklı sıra aralıklarının kışlık kanola çeşitlerinde verim ve verim unsurları üzerine etkisini ortaya koyabilmek ve en uygun sıra aralığını saptamak amacıyla yapılmıştır.Deneme, 2008-2009 üretim sezonunda, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi uygulama çiftliğinde yürütülmüştür. Araştırmada dört kışlık kanola çeşidi (Licord, Oase, Californium, Orkan) ve üç farklı sıra aralığı (13, 26 ve 39 cm) denenmiştir. Çalışmada, tane verimi, bitki boyu, bitkideki yan dal sayısı, bitkideki harnup sayısı, harnuptaki tohum sayısı, bin tane ağırlığı ve yağ oranı özellikleri incelenmiştir.Çalışmada farklı sıra aralıklarının, bitki boyu, bitkideki yan dal sayısı, bitkideki harnup sayısı, harnuptaki tohum sayısı ve tohum verimi üzerine önemli etkisinin olduğu saptanmıştır.Tohum verimi yönünden en yüksek değer her dört çeşitte de 13 cm sıra aralığından elde edilirken; en düşük verim 39 cm sıra aralığından elde edilmiştir. Aydın koşulları için en uygun çeşitlerin ise ?Orkan ve Californium'' olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler : Kanola, bitki sıklığı, verim ve verim öğeleri, yağ oranı.
Farklı pamuk çeşitlerinde ilk sulama zamanlarının bazı agronomik ve teknolojik özellikler ile koza tutumuna etkisi
Büyük Menderes Ovası koşullarında, Ege Bölgesinin standart pamuk çeşitlerinden olan, Nazilli 84 ve Nazilli M-503'ün farklı çiçeklerime yoğunluklarında yapılan ilk sulamanın, bazı morfolojik, agronomik ve lif teknolojik özelliklerine etkisini belirleyerek en uygun ilk sulama zamanının saptanması amacıyla yapılan bu çalışma, bölünmüş parseller deneme deseninde iki faktörlü ve üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırmada, ilk sulama zamanı olarak; çiçeklerime öncesi (taraklanma başlangıcından on gün sonra), çiçeklerime başlangıcı (%25 çiçeklerime), %50 çiçeklerime ve çiçeklerime doruğu (çiçeklerime başlangıcından on gün sonra) olmak üzere 4 farklı uygulama zamanı seçilmiştir. Yapılan çalışmada ilk sulama zamanının, boğum sayısı, odun dalı, meyve dalı, tek bitki koza sayısı, erkencilik oram, çırçır randımanı, 100 tohum ağırlığı ve lif mukavemeti üzerine etkili olmadığı, buna karşılık, dekara kütlü verimi, bitki boyu, boğumarası uzunluğu, lif inceliği ve lif uzunluğu üzerine etkili olduğu saptanmıştır.
Turfanda patates (Solanum tuberosum L.) yetiştiriciliğinde bazı çeşitlerin verim ve verim unsurlarının saptanması
Bu çalışma, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü deneme arazisinde, farklı olgunlaşma süresine sahip patates çeşitlerinin, Aydın koşullarında turfanda yetiştiricilik açısından, verim ve verim unsurlarını belirlemek amacıyla, 2009 yılında yürütülmüştür. Çalışmada, 11 adet patates çeşidi (Vangogh, Latona, Carmona, Marabel, Agata, Adora, Olympia, Fabula, Hermes, L.Cleary, Safrane) materyal olarak kullanılmıştır. Deneme, 3 tekkerrürlü olarak, tesadüf blokları deneme desenine göre kurulmuştur.Çalışmada bitkide sap sayısı (adet/bitki), bitki başına yumru sayısı (adet/bitki), bitki başına yumru verimi (g/bitki), tek yumru ağırlığı (g), büyük yumru oranı (%) (> 50 mm), orta yumru oranı (%) (> 30 mm, < 50 mm), küçük yumru oranı (%) (< 30 mm) ve dekara yumru verimi (kg/da) özellikleri incelenmiştir.İncelenen özelliklerden bitki başına yumru sayısı, bitkide sap sayısı, bitki başına yumru verimi, orta yumru oranı ve dekara yumru verimi açısından en yüksek değerin Agata çeşidinde olmasından dolayı Aydın koşullarında turfanda patates yetiştiriciliğinde bu çeşidin en uygun olduğu saptanmıştır.Anahtar Sözcükler: Patates, Turfanda Yetiştiricilik, Verim ve Verim Komponentleri
Farklı hasat zamanlarının yerfıstığının verim ve verim unsurları ile yağ asitleri kompozisyonu ve aflatoksin konsantrasyonu üzerine etkisi
Bu çalışmada, yerfıstığında erken ve geç yapılan hasat zamanlarının verim ve verim unsurları ile tane kalitesi ve yağ asitlerindeki değişimleri ve aflatoksin konsantrasyonları üzerine etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Denemeler, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme arazisinde, 2008 ve 2009 yıllarında tesadüf blokları deneme deseninde 4 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. NC-7 virjinya tipi yerfıstığı çeşidi çalışmanın materyalini oluşturmuştur. Çalışmada hasat zamanının, verim ve verim komponentlerini, yağ oranını, protein oranını, karbonhidrat oranını, kül oranını, tüm yağ asitleri kompozisyonunu, Oleik/Linoleik asit oranını, oluşan aflatoksin B1 ve B2 konsantrasyonunu önemli ölçüde etkilediği saptanmıştır. Denemede, en yüksek kabuklu meyve verimi, tek bitki verimi, bitkide meyve sayısı, 100 tane ağırlığı ve meyve dolum oranı 3. hasat zamanında gerçekleşmiştir. Hasat zamanının gecikmesiyle tanede yağ oranı ve protein miktarı artmış, buna karşın karbonhidrat miktarı azalmıştır. Her iki yılda da 1. ve 2. hasat zamanı olan erken hasat zamanlarında aflatoksin oluşumu görülmezken 3. hasat zamanında en yüksek aflatoksin miktarı belirlenmiştir. Aflatoksin türleri içerisinde aflatoksin oluşan hasat zamanlarında en yoğun aflatoksin türünün B1 olduğu saptanmıştır. Bölgemiz hava koşullarının aflatoksin üretimi için uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, en yüksek verim ve yağ asitleri kompozisyonu 3. hasat zamanında bulunmasına karşın aflatoksin gibi insan sağlığını tehdit eden maddelerin oluşumu nedeniyle bu hasat zamanının sorunlu olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle, hasat zamanını öne çekebilecek erkenci çeşitlerin kullanılması veya erken ekim yapılması gerektiği önerilmiştir.
İkinci ürün koşullarında farklı ekim zamanlarının pamuğun (Gossypium hirsutum L.) agronomik ve teknolojik özellikleri üzerine etkisi
Bu çalışma, buğday sonrasında ikinci ürün olarak yetiştirilen pamukta (Gossypium hirsutum L.) farklı ekim zamanlarının pamuğun bazı tarımsal ve teknolojik özellikleri üzerine etkisinin saptanması amacıyla, 2012 yılında Aydın koşullarında yapılmıştır. Çalışmada materyal olarak erkenci olgunlaşma grubuna ait 10 pamuk çeşidi/hattı (Özbek 100, Özbek 105, Cosmos, ST 373, Flash, Flora, Gloria, Julia, Famosa çeşitleri ve ADÜ Erkenci hattı) kullanılmıştır. Ekim 1 Haziran ve 15 Haziran tarihlerinde yapılmak üzere deneme, iki faktörlü tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak kurulmuştur. Çalışmada, morfolojik, agronomik ve teknolojik olmak üzere on altı özellik incelenmiştir. Ekimin gecikmesiyle bitki boyu, odun dalı, meyve dalı, koza sayısı, koza kütlü pamuk ağırlığı ve kütlü pamuk veriminin önemli oranda azaldığı; taraklanmanın daha erken olduğu, çiçeklenmenin ise önemli oranda geciktiği ayrıca önemli oranda daha ince liflerin meydana geldiği saptanmıştır. Verim yönünden çeşitler arasında önemli farklılık olmamasına karşın, en iyi performansı Cosmos, ST 373, Gloria ve Famosa çeşitleri ile ADÜ Erkenci hattı göstermiştir. Anahtar sözcükler: İkinci ürün pamuk, ekim zamanı, verim ve lif kalite özellikleri
İkinci ürün pamukta (Gossypium hirsutum L.) yaprak döktürücü kimyasalların önemli morfolojik, tarımsal ve kalite özellikleri üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı; ikinci ürün koşullarında, farklı sıcaklılarda çalışabilen defoliant dozları ve defoliant uygulama yöntemlerinin pamuğun önemli morfolojik, tarımsal ve kalite özellikleri üzerine etkisini belirlemektir. Araştırmada materyal olarak, Gossypium hirsutum L. türüne ait Flash çeşidi kullanılmıştır. Deneme, 2014 yıllında Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliğinde, bölünmüş parseller deneme desenine göre, üç tekerrürlü olarak, sıra arası 70 cm, sıra uzunluğu 12 m olan,8 sıralı parsellerde yürütülmüştür. Çalışmada, uygulama öncesi ve uygulamadan 7, 14 ve 21 gün sonra olmak üzere koza açma oranları ile yaprak sayıları, kütlü pamuk verimi, koza kütlü pamuk ağırlığı, çırçır randımanı, 100 tohum ağırlığı, lif uzunluğu, lif inceliği, lif mukavemeti, lif olgunluğu, kısa lif içeriği, lif parlaklığı, lif sarılık derecesi ve lifteki çepel sayısı özellikleri incelenmiştir. Defoliant uygulama yöntemlerinin yaprak sayısına (21. gün hariç) , yüz tohum ağırlığına, kütlü pamuk verimine ve lif sarılık derecesi üzerine istatistikî yönden önemli olduğu belirlenirken, defoliant dozlarının ise yaprak sayısı, yaprak döküm oranı, lif inceliği, lif mukavemeti ve lif olgunluğu üzerine istatistikî yönden önemli olduğu belirlenmiştir. Çalışmada defoliant uygulamalarının keskin bıçak yöntemine göre uygulanmasının daha yararlı olacağı sonucuna varılmıştır. Denemede defoliant uygulama zamanını belirlemek için kullanılan yöntemlerin ve defoliant dozlarının toplam koza sayısı, açık koza sayısı, açık koza oranı, koza kütlü pamuk ağırlığı, çırçır randımanı, lif uzunluğu, kısa lif içeriği, lif parlaklık derecesi ve lifteki çepel sayısı üzerine istatistikî yönden önemli olmadığı saptanmıştır.
Tütüne (nicotiana tabacum L.) alternatif olabilecek tek yıllık tarla bitkilerinin saptanması
Bu çalışma kır, yamaç ve sulanmayan arazilerde tütüne alternatif olabilecek tek yıllık ve yazlık olarak üretimi yapılan tarla bitkilerini belirlemek için yapılmıştır. Yapılan çalışmada, tütünle birlikte tek yıllık ve yazlık üretimi yapılabilen adi fiğ, akdarı, anason, aspir, börülce, kanola, kimyon, nohut, susam, yağlık ayçiçeği, yağlık keten ve yeşil mercimek bitkileri materyal olarak kullanılmıştır. Deneme, Denizli ili Buldan İlçesi Derbent Mahallesinde, kır sulanmayan hafif eğimli tütün arazisinde 2015 üretim yılında tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Çalışmada, her bitkiye ait dekara verim değerleri, çiftçi satış fiyatları, gayrisafi üretim değeri, üretim masrafı, birim maliyeti, brüt kar ve nispi kar değerleri incelenmiştir. Brüt kar ve nispi kar açısından değerlendirildiğinde tütüne alternatif olabilecek en uygun tek yıllık ve yazlık üretimi yapılan tarla bitkilerinin nohut ve anason olduğu tespit edilmiştir.
İkinci ürün koşullarında ekim sıklığının pamuğun (Gossypium hirsutum L.) verim, verim unsurları ve lif özellikleri üzerine etkisi
Bu çalışma, buğday hasadından sonra ikinci ürün olarak yetiştirilen pamukta, ekim sıklığının verim, verim unsurları ve lif özelliklerine etkisini belirlemek amacıyla, Aydın İli Söke İlçesinde 2015 üretim yılında yapılmıştır. Çalışmada, Flash pamuk çeşidi materyal olarak kullanılmıştır. Deneme, tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Çalışmada, sekiz farklı ekim sıklığı oluşturulmuştur. Çalışmada, kütlü pamuk verimi, ilk koza açma gün sayısı, bitki boyu, odun dalı sayısı, meyve dalı sayısı, koza sayısı, 1.pozisyon koza sayısı, 2.pozisyon koza sayısı, koza kütlü pamuk ağırlığı, çırçır randımanı, yüz tohum ağırlığı, lif uzunluğu, lif inceliği, lif kopma dayanıklılığı ve lif olgunluğu özellikleri incelenmiştir. Çalışmada, ekim sıklığının kütlü pamuk verimi, ilk koza açma gün sayısı, odun dalı sayısı, meyve dalı sayısı, koza sayısı, 1.pozisyon koza sayısı ve koza kütlü pamuk ağırlığı özelliklerine önemli, diğer özelliklere ise önemsiz etkisinin olduğu saptanmıştır. Araştırmada, bitki sıklığı azaldıkça kütlü pamuk verimi, odun dalı sayısı, koza sayısı ve 1.pozisyon koza sayısının önemli oranda arttığı, ilk koza açma gün sayısı ve meyve dalı sayısının ise önemli oranda azaldığı belirlenmiştir. Kütlü pamuk verimi yönünden değerlendirildiğinde, ikinci ürün pamuk üretiminde en uygun sıra üzeri mesafenin 18 ile 24 cm arasında olması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Haşhaşta (Papaver somniferum L.) bazı tarımsal özellikler ile yağ ve morfin miktarının belirlenmesi
Bu çalışma haşhaşta (Papaver somniferum L.) önemli tarımsal özellikler ile yağ ve morfin miktarının belirlenmesi amacıyla, 2012–2013 üretim yılında Denizli ilinde yürütülmüştür. Çalışmada, yedi haşhaş çeşidi (Ofis 3, Ofis 8, TMO 1, Ofis 96, Afyon 95, TMO 3 ve Yerel Çeşit) materyal olarak kullanılmıştır. Deneme, tesadüf blokları deneme desenine göre, dört tekerrürlü olarak kurulmuştur. Çalışmada, çeşitler arasında çiçeklenme gün sayısı, fizyolojik olgunlaşma gün sayısı, morfin oranı, tohum verimi, kapsül verimi, yağ verimi ve morfin verimi özellikleri yönünden önemli oranda farklılık olduğu, bitki boyu, kapsül eni, kapsül boyu, kapsül indeksi, bitkideki kapsül sayısı, bin tohum ağırlığı ve ham yağ oranı özellikleri yönünden ise farklılıkların önemli olmadığı belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre çiçeklenme süresi 197-205 gün arasında gerçekleşmiş olup, fizyolojik olgunlaşma süresi 225-235 gün arasında değişmiştir. Araştırmamızda bitki boyu 93.23-107.55 cm, kapsül eni 34.38-39.30 mm, kapsül boyu 40.15-46.78 mm, kapsül indeksi %1.03-1.26, bitkideki kapsül sayısı 1.93-2.90 adet, bin tohum ağırlığı 0.52-0.59 g, ham yağ %49.05-51.32, morfin %0.56-0.92, tohum verimi 30.39-48.67 kg/da, kapsül verimi 30.92-56.22 kg/da, yağ verimi 14.96-24.40 kg/da ve morfin verimi 0.21-0.36 kg/da arasında değişmiştir. Çalışmada, "Afyon 95", " TMO 3", "Ofis 3" ve "Yerel Çeşit" çeşitlerinin Denizli iline uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Haşhaş, tarımsal özellikler, yağ ve morfin miktarı
Pamukta (Gossypium hirsutum L.) su stresi koşullarında verim, verim unsurları, kalite ve kuraklığa dayanıklılık özelliklerinin kalıtımı
Amaç: Kuraklık tarımda en önemli çevresel stres olduğundan, kuraklık stresi koşulları altında iyileştirilmiş verime sahip yeni genotipler geliştirmek bitki ıslahının önemli hedeflerindendir. Bu çalışma, stres koşullarına tolerant yeni pamuk çeşitlerininin geliştirilmesine kaynaklık edecek uygun anaç ve melez kombinasyonlarını belirlemek; kuraklık stresi koşullarında pamukta verim, verim unsurları, lif kalite özellikleri ve bazı fizyolojik parametrelerin kalıtımını incelemek ve kuraklık indeksleriyle genotiplerin tolerans/hassasiyet seviyelerini tespit etmek amacıyla yürütülmüştür. Materyal Yöntem: Çalışmanın birinci yılında Harem 2, May 344, Fiona, BA1010, GC555 Zeta2, MS30/1 ve Tamcot Sphinx pamuk genotipleri line tester eşleşme desenine melezlenmiş, 15 adet F1 melez kombinasyonu elde edilmiştir. Çalışmanın ikinci yılında ebeveynler ve melez kombinasyonları tam-kısıtlı sulama koşullarında yürütülmek üzere tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekerrürlü yürütülmüştür. Ana parsel su uygulaması, alt parsel genotip olacak şekilde düzenlenmiştir. Parseller 10 m uzunluğunda, sıra arası 70 cm ve 1 sıradan oluşturulmuş, sıra üzeri mesafe 15 cm olacak şekilde seyreltilmiştir. Topraktaki nem düzeyine göre %100 ve %50 sulama yapılarak kuraklık stresi oluşturulmuştur. Bulgular: Yapılan istatistiksel değerlendirmelere göre bitki boyu, odun dalı sayısı, koza kütlü ağırlığı, çırçır randımanı, 100 tohum ağırlığı, lif inceliği, lif uzunluğu, lif kopma dayanıklılığı, lif kopma uzaması, lif yeknesaklık oranı, klorofil içeriği ve yaprak nisbi su içeriği özelliklerinin kalıtımında eklemeli; ilk koza açma süresi, meyve dalı sayısı, boy/nod oranı, koza sayısı, kütlü verimi ve kanopi sıcaklığı özelliklerinde ise eklemeli olmayan gen etkisi daha yüksek bulunmuştur. Verim ve önemli verim unsurlarından meyve dalı sayısı, koza sayısı, boy/nod oranı, yaprak nisbi su içeriği özellikleri yönünden BA1010; çırçır randımanı ve lif kalite özellikleri için Fiona pamuk çeşidinin en iyi genel uyum yeteneği gösteren anaçlar olduğu tespit edilmiştir. Bitki boyu, lif inceliği, lif kopma uzaması ve yaprak nisbi su içeriği özellikleri için olumsuz, incelenen diğer özellikler için olumlu yönde heterosis oluşmuştur. Özel uyum yeteneklerinde Harem2 x Zeta2 ve BA1010 x MS 30/1 genotipleri verim ve verim unsurları, Fiona x MS 30/1 melez kombinasyonu ise kalite parametreleri bakımından öne çıkmıştır. Optimum ve stres koşullar altındaki verimlerin birlikte değerlendirilmesiyle hesaplanan indeks değerlerinden STI, MP, GMP ve HM'in her iki koşuldaki verimle önemli korelasyona sahip olduğu saptanmıştır. Harem2 x Zeta2 ve GC 555 x MS 30/1 genotiplerinin her iki koşulda yüksek verime ulaştıkları ancak stabilitelerinin düşük olduğu, GC555 çeşidi ve BA1010 x MS 30/1 melez kombinasyonun ise stres koşullarında yüksek verim kapasitesine sahip oldukları, iyi sulama koşullarında verim kapasitelerinin sınırlı ve verim açısından daha stabil oldukları saptanmıştır. Sonuç: Çalışmada incelenen meyve dalı sayısı, boy/nod oranı, koza sayısı ve kütlü verimi gibi verim unsurlarında tespit edilen eklemeli olmayan genetik etkinin varlığı nedeniyle tek bitki seçimlerinin ileriki dönemlerde (F5-F6) yapılmasının daha uygun olacağı sonucuna varılmıştır. Kuraklık stresine tolerant yüksek verimli pamuk çeşitlerinin geliştirilmesi için Harem2 x Zeta2, GC555 x MS30/1 ve BA1010 x MS30/1 melez kombinasyonlarının ileri generasyonlara aktarılmasınına karar verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Pamuk, Kuraklık Stresi, Gen Etkisi, Heterosis, Kuraklık İndeksleri