Theses supervised by Prof. Dr. Mustafa Kaplan

12 theses · Fırat University, Akdeniz University

DoctorateOpen AccessTR

Lenfosit alt grupları ile bağırsak parazitleri arasındaki ilişkinin araştırılması

Bağırsak parazit enfeksiyonları, başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere, ülkemiz ve tüm dünyada ciddi bir sağlık problemi olarak düşünülmektedir. Parazit enfeksiyonları genellikle asemptomatik seyirlidir. Paraziter enfeksiyonun kendisi genellikle ölümcül olmamakla birlikte, bağışıklık sisteminin baskılandığı durumlarda morbidite ve mortaliteye neden olabilir. Kanser özellikle hücresel immünite olmak üzere tüm bağışıklık sistemini zaafa uğratabilir. Her ne kadar ülkemizde ve dünyada immün düşkün bireylerde bağırsak parazitlerinin prevelansı gösterilmişse de, bunun altında yatan faktörler belirsizdir. Bu çalışmanın amacı, kanser ve/veya kemoterapi nedeniyle immünitesi baskılanan hastalarda bağırsak parazitozlarının görülme sıklığı ile bu enfeksiyonların T hücre (CD3+), yardımcı T (Th) (CD3+ CD4+) ve sitotoksik T (Tc) (CD4+ CD8+) hücre, B hücre (CD19+) ve doğal öldürücü (NK) hücre (CD16+ 56+) düzeyleri arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır.Çalışmada 27 ve üzeri yaştaki 201 kanser hastası yer aldı. Hastaların dışkı örnekleri Nativ-Lugol, Giemsa, Modifiye Trikrom, Asit Fast Trikrom ve Kalkoflor Beyazı boyama yöntemleri ile incelendi. Ayrıca dışkı örneklerinde PCR yöntemi ile genus ve tür düzeyinde Microsporidia ve Cryptosporidium parvum araştırıldı. Kan örneklerinde akım sitometri ile lenfosit alt grupları belirlendi.Hastaların 115'inde (%56,7) bir veya birden fazla parazit türü saptandı. En sık görülen parazit türleri Microsporidia % 25.37, Blastocystis %23.38 ve Entamoeba coli %13.93 idi. Akım sitometri yöntemi ile çalışılan kan örneklerinde, lenfosit yüzdesi, T hücre ve Th hücre düzeyi düşük olan hastalarda parazit görülme sıklığı yüksekti. Microsporidia enfeksiyonu lenfosit yüzdesi ve Th hücre düzeyi düşük hastalarda, Blastocystis enfeksiyonu lenfosit yüzdesi düşük ve CD4/CD8 oranı 1'den büyük olan hastalarda ve C. parvum enfeksiyonu T lenfosit yüzdesi ve Th hücre düzeyi düşük olan hastalarda anlamlı olarak yüksekti.Kanser hastalarında lenfosit yüzdesi, T ve Th hücre sayısında azalma ve CD4/CD8 oranının yüksek olması, bağırsak parazit enfeksiyonlarının sıklığını artırmaktadır. Fırsatçı bağırsak parazitleri hastalığın klinik seyrini etkileyebilir, hekimlerin özellikle kanser hastalarının takip ve tedavi sürecinde bu durumu göz ardı etmemelerini önermekteyiz.

BağırsaklarLenfositlerParaziter hastalıklar+3
Sefa Mülayim
Fırat University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Determination of gazipasa greenhouse spring cucumber's nutritional status with soil, fruit and leaves analysis

This study has been conducted to research the nutritional condition of cucumber plants that are grown as spring cucumber plant in the greenhouses of Gazipaşa, Antalya with soil, leaves and fruit analysis. For this aim 11 pieces of Melen type and 11 pieces of Dörtel type plant with a total number of 22 have been identified and leaves and fruit and soil (0-20 cm and 20-40 cm of depth) samples were taken from them respectively. In soil samples of both depths texture, CaCO3, organic matter, EC, pH, N, P, K, Ca, Mg, Na, Fe, Mn, Zn and Cu in leaf and fruit samples N, P, K, Ca, Mg, Na, Fe, Mn, Zn ve Cu substances have been found. As a result of physical and chemical analysis of soil samples, the soil has been found to have clay, clay loam, sandy clayed structure, neutral pH and light alkaline, organic matter has been found to most of its have humus and little humus and it is also found to have calcic. Nevertheless the soil has been found not to have any salt issues. When macro element contents of the soil taken into consideration The total N and Ca content are found to be adequate in both depths (0-20 and 20-40cm); K P, and Mg contents have been found to be at a low level. Also most of its Na content has been found to be at an average level. When micro element contents taken into consideration; Fe content has been found to be at a level that might lack depth . And the soil has been found to have adequate in regards to Mn, Cu and Zn. When the plants' leaves analysis have been studied, it can be seen that macro element contents like Ca and N seem to be fine, Mg, P and K substances have been found to have deficiencies in general and additinaly Na has been found to be low. In respect to micro element contents while Cu and Mn are adequate some deficiencies have been observed in substances of Fe and Zn. In fruit analysis total N, P, Ca, Mg, Fe, Zn, Mn and Cu values have been determined. But it could not be evaluated because there are no limits for fruit analysis. In conclusion, leaves and fruit mineral contents of species mineral contents of 22 different greenhouses have been identified. Same species that have been grown in different greenhouse conditions are found to have different leaves and fruit content. This result shows that different greenhouse conditions can lead to varied yields. While choosing varieties growers should know the conditions of their greenhouses and plants' features, learn practices that should be done in accordance with the needs of varieties or the growers should pick vegetable seeds that are suitable for the conditions of their greenhouses. These results are thought to have a profound impact in terms of the country's economy.

Meliha Öncül
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Keçiborlu kükürt fabrikası flotasyon atıklarının kireçli toprak ve ahır gübresi kullanarak fitoremediasyon tekniği ile ıslah edilmesi

Bu çalı mada; Keçiborlu kükürt fabrikası etrafında terk edi lmi durumda bulunan flotasyon atık alanlarının iyile tirici materyaller kullanılarak yeniden bitkilendir ilmesi amaçlanmı tır. Bu amaçla flotasyon atı ğ ına ıslah amaçlı kireçli toprak (% 10-20-30-40) ve ahır gübresi (% 4-8) uygulandıktan sonra yüksek otlak ayrı ğ ı ( Agropyron elongatum ) ve kamı sı yumak ( Festuca arundinacea ) çim çe itleri yeti tirilmi tir. Saksı denemesi tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekerrürlü olarak kurulmu tur. 3 aylık deneme süresi sonunda alınan bitki ve ortam örneklerinde a zot, fosfor, potasyum, kalsiyum, magnezyum, sodyum, demir, çinko, mangan, bakır, kob alt, nikel, krom, kur un ve kadmiyum analizleri yapılmı tır. Ara tırma sonucunda; flotasyon atı ğ ına de ğ i en düzeylerde kireçli toprak ve ahır gübresi uygulanarak olu turulan yeti tirme ortamlarının ve çim bitkilerinin azot, fosfor , potasyum, kalsiyum, magnezyum, sodyum, demir, çinko , mangan, bakır, kobalt, nikel, krom, kur un ve kadmiyum içeri ğ i üzerine uygulamaların etkilerinin istatistiksel o larak önemli düzeylerde (P<0.001) oldu ğ u tespit edilmi tir. Deneme sonunda yapılan ortam analizlerine göre kireçli toprak ve ahır gübresi uygulamaları flotasyon atı ğ ının pH'sını artırmı , EC'sini ise dü ürmü tür. Ahır gübreli uygulamalarda ahır gübresi ilave edilmeyenlere göre daha yüksek N, P, K, Mg ve Mn içerikleri tespit edilmi tir. En yüksek kireçli toprak uygulaması (% 40) son ucunda ise ortamların Ca içeri ğ i en yüksek de ğ erlere ula mı tır. Uygulamalar sonunda ortamların Zn, Cu, Ni, Cr, Pb ve Cd içerikleri izin verilen sı nır de ğ erleri arasında oldu ğ u için ii herhangi bir toksisite riski içermemektedir. Flotas yon atı ğ ına özellikle kireçli toprak ilavesi sonrasında Fe içeri ğ i önemli dü ü ler göstermi tir. Flotasyon atı ğ ına artan oranlarda kireçli toprak ve ahır gübresi ilaveleri, yeti tirilen çim bitkilerinin kuru madde verimini artırmı tır. Bitki analiz sonuçlarına göre; her iki çim bitkisinin N, P, K, Ca, Mg, Mn ve Fe içerikleri nin yeterli ve yüksek; Ni, Cr, ve Cd içeriklerinin ise ortamda az miktarda bulunmalarına ra ğ men bitki bünyesinde toksisite yapacak düzeylerde oldu ğ u belirlenmi tir. Kireçli toprak ve ahır gübresi ilaveleri oranı yüksek tutulunca bitkilerin Pb ve Ni içeriklerinin azaldı ğ ı tespit edilmi tir. ANAHTAR KEL Đ MELER: Flotasyon atı ğ ı, kireçli toprak, ahır gübresi, yüksek otlak ayrı ğ ı (Agropyron elongatum) , kamı sı yumak ( Festuca arundinacea) , fitoremediasyon, a ğ ır metal, maden atıkları

Hüseyin Kalkan
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
10
DoctorateOpen AccessTR

Atık mantar kompostu ve karanfil atıklarının kompostlanması ve karanfil yetiştiriciliğinde kullanılma olanakları

İlker Sönmez
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Keçiborlu kükürt fabrikası flotasyon atıklarının mevcut durumu ve çevresel etkilerinin belirlenmesi

Keçiborlu kükürt fabrikası flotasyon atık göletinin mevcut durumunun ve çevresel etkilerinin araştırıldığı bu çalışmada; atık göletinin ilçede neden olduğu çevre kirliliği çeşitli yönleri ile ortaya konulmuştur. Atık göletinin kimyasal ve fiziksel özelliklerini incelemek amacıyla atık göletinin 50 farklı noktasında ve 3 farklı derinlikte (0-30 cm, 30-60 cm, 60-90 cm) atık materyalinden örnekleme yapılmıştır. Atık göletinin çevresel etkilerini belirlemek amacıyla ise; atık göletinden başlayarak ilçenin tarımsal alanı (TA) ve ilçenin yerleşim alanı olan ilçe merkezi (İM) olmak üzere iki farklı yönde toprak (yüzey toprağı, 0-3 cm) ve yaprak (yaprak yüzeyi tozu) örneklemeleri yapılmıştır. Örneklemeler, her uzaklık aralığından 10 `ar adet toprak ve yaprak örneği olmak üzere, her iki yönde de 0-100 m, 100-500 m ve 500-1000 m aralıklarından toplanmıştır. Yüzey toprağında pH, EC, S-SO4-2, DTPA ile ekstrakte edilebilir ağır metaller (Fe, Al, Ni, Mn, Cu, Zn, Pb, Cd, Cr, Co) ve kral suyu ile çözünebilir toplam ağır metallerin (Fe, Al, Ni, Mn, Cu, Zn, Pb, Cd, Cr, Co) analizleri yapılmış; yaprak örneklerinin yıkama çözeltilerinde ise, S ve ağır metal (Fe, Al, Ni, Mn, Zn, Pb, Cd, Cr, Co) konsantrasyonları tespit edilmiştir. Ayrıca, kuyu suyu örnekleri alınarak S ve ağır metal (Fe, Al, Ni, Mn, Zn, Pb, Cd, Cr, Co) varlığı araştırılmıştır.Genel olarak, atık materyalin çok düşük pH ve çok yüksek EC değerlerine sahip olduğu; aynı zamanda çok yüksek konsantrasyonlarda S-SO4-2 ve ağır metal içerdiği belirlenmiştir. Ayrıca, atık göletinde bulunan materyalin; bulunduğu nokta ve derinlik itibariyle kimyasal ve fiziksel özelliklerinde sınırlı da olsa bazı değişimlerin varlığı ortaya konulmuştur.Araştırma bulgularına göre; ilçenin tarımsal alanındaki (TA) yüzey topraklarında, atık göletinden uzaklaştıkça; EC değerlerinin, S-SO4-2 konsantrasyonlarının, ekstrakte edilebilir ağır metal (Cu, Zn, Pb, Cd), toplam ağır metal (Fe, Al, Ni, Mn, Cu, Zn, Pb, Cd, Cr, Co) konsantrasyonlarının istatistiki olarak azaldığı tespit edilmiştir. İlçe merkezi (İM) yüzey topraklarında ise, atık göletinden uzaklaştıkça istatistiki olarak; S-SO4-2 konsantrasyonlarında bir azalma ve pH değerlerinde bir artış ortaya çıkmıştır. İlçe merkezi topraklarında ağır metal yayılımı tarım topraklarındaki kadar belirgin olmamakla birlikte; ekstrakte edilebilir Cr, toplam Cd ve toplam Co konsantrasyonlarında atık göletinden uzaklaştıkça istatistiki olarak bir azalma belirlenmiştir.Yaprak yıkama çözeltilerinde ise, S ve ağır metal konsantrasyonlarının (Fe, Al, Ni, Zn, Pb, Cd, Cr, Co) hem tarımsal alan (TA) hem de ilçe merkezi (İM) yönlerinde atık göletinden uzaklaştıkça istatistiki olarak bir azalma gösterdiği tespit edilmiş, atık materyalin bölgedeki yayılımı net bir şekilde ortaya konulmuştur. Atık göletine infiltre olan yağmur sularının ilçenin yer altı sularında yapabileceği etkinin belirlenmesi amacıyla toplanan kuyu suyu örneklerinde ise henüz belirgin bir kirliliğin görülmediği tespit edilmiştir.Sonuç olarak, bu çalışma ile Keçiborlu kükürt fabrikası flotasyon atık göletinin çeşitli özellikleri, gölette bulunan atık materyalin çevreye olan yayılımı ortaya konmuş ve yaratabileceği sağlık risklerine dikkat çekilmiştir.ANAHTAR KELİMELER: Kükürt flotasyon atığı, çevresel etki, ağır metaller

AtıklarAğır metallerFlotasyon+2
Yusuf Yazar
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
10
Master'sOpen AccessTR

Antalya merkez-ilçe örtüaltı güzlük domates (Solanum lycopersicum L.) yetiştiriciliğinde farklı asit uygulamalarının toprak pH'sı üzerine etkileri ile bitki beslenme durumlarının araştırılması

Ahmet Şafak Maltaş
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı çiftçi koşullarında yetiştirilen güzlük domates (Solanum lycopersicum) çeşitlerinin verim, kalite ve beslenme durumlarının karşılaştırılası

Antalya ilinin Gaziler, Dumanlar, Varsak, Altınova ve Kırcami semtlerinde 12 farklı üretici serasından 5 farklı çeşitin denendiği bu çalışmada 12 farklı seradan 0-20 ve 20-40 cm olmak üzere iki farklı toprak derinliğinden toprak örnekleri, yine aynı seralardan olmak üzere yaprak ve meyve örnekleri alınmıştır. Toprak örneklerinde her iki derinlikte tesktür, CaCO3, organik madde, EC, pH, toplam N, alınabilir P, değişebilir K, Ca, Mg ve Na ile alınabilir Fe, Mn, Zn ve Cu; yaprak örneklerinde ise N, P, K, Ca, Mg, Na, Fe, Mn, Zn ve Cu içerikleri belirlenmiştir. Ayrıca her serada bulunan 5 farklı çeşitden temsili olarak alınan meyve örneklerinde meyve ağırlığı, meyve eni, meyve et rengi ve meyve suyunda suda çözünebilir kuru madde miktarı (SÇKM) tayinleri yapılmıştır. Toprakların büyük bir çoğunluğunun kil, killi tın ve kumlu killi tın bünyeye sahip olduğu, hafif alkali ve alkali reaksiyonlu ve ayrıca bitki gelişimini olumsuz yönde etkileyecek düzeyde kireçli oldukları ve organik madde açısından düşük oldukları tespit edilmiş, bununla birlikte tuzluluk problemi olmadığı belirlenmiştir. Toprakların toplam N ve değişebilir K kapsamları her iki örnekleme derinliğinde de (0–20 ve 20-40 cm) genel olarak iyi; alınabilir P, değişebilir Ca ve Mg kapsamlarının ise oldukça iyi durumda oldukları tespit edilmiştir. Ayrıca değişebilir Na yönünden düşük seviyede bulundukları belirlenmiştir. Mikro element kapsamları dikkate alındığında; alınabilir Fe, Mn, Cu ve Zn yönünden iyi durumda oldukları, bitkilerin makro element kapsamları (Ca ve Mg) genelde iyi durumda olmasına rağmen, N, P ve K' da genelinde noksanlıklar belirlenmiştir. Mikro element içerikleri bakımından özellikle Fe, Mn, yeterli olmasına rağmen Zn ve Cu yönünden noksanlıklar belirlenmiştir. Üretici ortalamalarında; meyve ağırlığı 139.27-161.87 g, meyve çapı 70.56-73.07 mm, meyve sayısı 20.46-26.95 adet/bitki, verim 3.19-3.70 kg/bitki, meyve et rengi ise kroma değerinin 27.52-31.12 ve hue değerinin 48.04-50.89 aralığında değiştiği tespit edilmiştir. Meyve suyundaki SÇKM miktarları % 3.10-4.80, meyve sertliği 1.58-4.99 kg/cm2, TAE % 0.20-0.44,olarak belirlenmiştir. Çalışma kapsamında bitki analiz sonuçları ve hasat sonuçları üreticilerdeki sonuçların ortalamaları incelenmiş ve istatistiksel açıdan farklılıklar belirlenmiştir. Sonuç olarak 12 farklı üretici koşullarında yetiştirilen çeşitlerin yaprak ve meyve besin içeriğine, meyve kalite kriterleri ve bitki başına düşen verim üzerine etkilerinin olduğu tespit edilmiştir. Aynı üretici koşullarında yetiştirilen çeşitlerin dahi farklı yaprak ve meyve beslenme durumları, meyve kalite kriterleri ve bitki başına düşen verimlerinde farklılıklarının ortaya çıkarabileceği tespit edilmiştir. Bu sonuç farklı çeşitlerden elde edilecek olan sonuçların yetiştirildikleri sera koşullarına göre çok değişken olabileceğini göstermektedir. Üreticilerin çeşit tercih ederken, çeşitleri ve kendi koşullarını iyi tanımaları gerektiğini, çeşitlerin ihtiyaçlarına göre uygulamalar yapmaları gerektiğini, ya da üreticilerin koşullarına en uygun çeşiti tercih etmesi ile birlikte kaynakların en etkin bir şekilde kullanılması sağlanabilmektedir. Bu sonuçların, ülke ekonomisine katkısı yönünden büyük önem taşıyacağı düşünülmektedir

Gafur Gözükara
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğadan toplanan ve farklı gübre uygulamaları ile yetiştiriciliği yapılan İzmir kekiği (Origanum onites L.) bitkisinin uçucu yağ bileşenleri, bitki besin maddeleri ve nitrat içeriklerinin değerlendirilmesi

Bu proje, tarla denemesi ve saha çalışması olarak iki bölümden oluşmaktadır. Antalya ekolojik koşullarında yürütülen tarla denemesinde, İzmir kekiği (O. onites L.) yetiştiriciliği yapılmış ve üç dönem hasat edilmiştir. Yetiştiricilik sırasında her dönemde altı farklı gübre oranı (Kontrol, K2O, 5K2O/N, 3K2O/N, K2O/N ve N) iki farklı gübre düzeyinde (10 kg/da ve 20 kg/da) uygulanmış ve deneme konularının bitki verimine, kalitesine ve toprak özellikleri üzerine etkileri araştırılmıştır. Deneme, faktöriyel düzende tesadüf bloklarına göre, 4 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Farklı oranlarda uygulanan gübreler içinde N uygulamalarının, her üç hasat döneminde bitki boyunu, herba verimini, toplam klorofil, klorofil a, klorofil b ve NO3-N içeriklerini ve uçucu yağ verimini diğer uygulamalara göre artırdığı gözlenmiştir. Bitkinin yetiştiriciliğinde azotlu gübrelemenin özellikle herba ve uçucu yağ verimi için önemli bir yere sahip olduğu düşünülmektedir. Her üç hasat döneminde farklı oranlarda uygulanan gübre karışımları içinde 5K2O/N gibi potasyum oranı yüksek gübre karışımlarının bitkilerin toplam fenolik madde, toplam flavonoid madde, antioksidan ve vitamin C içeriklerini arttırdığı belirlenmiştir. Bu nedenle İzmir kekiği (O. onites L.) yetiştiriciliğinde bitkinin bazı kalite özelliklerinin artışı için potasyum ve azot karışımlı gübrelerin dikkate alınması gerekmektedir. Deneme konularından gübre düzeyleri incelendiğinde, her üç hasatta da 20 kg/da gübre uygulamaları ile bitki boyu, spad klorofil değerleri, ve NO3-N içerikleri artarken, bitkilerin toplam fenol ve flavonoid içerikleri azaldığı gözlenmiştir. Bitkilerin verimi ve birçok kalite özellikleri üzerine farklı gübre oranlarının, gübre düzeylerinden daha etkili olduğu görülmektedir. Azotlu gübrelemenin verimi arttırıcı etkisi önemli iken potasyumlu gübrelemenin ise kaliteyi arttırıcı etkisi önemlidir. Farklı oranlarda uygulanan gübreler İzmir kekiği (O. onites L.)'nin uçucu yağındaki ana bileşen olan karvakrol içeriğini kontrollere göre arttırmıştır. Bitkilerde en yüksek karvakrol içeriği, birinci hasat döneminde 3K2O/N gübre uygulamasından, ikinci hasat döneminde K2O gübre uygulamasından ve üçüncü hasat döneminde kontrol hariç diğer gübre uygulamalarından elde edilmiştir. Projenin saha çalışmasında, Antalya'nın Kaş, Demre ve Serik-Aksu ilçelerinde 0-100 m rakım aralığında doğal olarak yetişen İzmir kekiği (O. onites L.)'ne ait toprak ve bitki özellikleri ortaya konmuştur. Her üç ilçe karşılaştırıldığında Kaş ilçesi diğer ilçelere göre bitki besin içerikleri ve toprak özellikleri bakımından daha iyi durumda olmasına rağmen bitkilerin fenol, flavonoid ve antioksidan gibi kalite içerikleri düşük bulunmuştur. Serik-Aksu ilçelerinde ise bitkilerin fenol, flavonoid ve antioksidan gibi kalite içeriklerinin diğer ilçelere göre yüksek olduğu tespit edilmiştir. Tarladaki ve doğadaki bitkilerin nitrat içerikleri karşılaştırıldıklarında, tarlada yetişen bitkilere gübre uygulanmasına rağmen nitrat içeriklerinin Serik-Aksu ilçelerinden toplanan bitkilerin nitrat içerikleri ile benzer olduğu ve gübre uygulamalarının bitkilerin nitrat içerikleri üzerine risk yaratacak bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir.

AzotBitki besin maddeleriGübreleme+5
Işın Kocabaş Oğuz
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Elmalı-Korkuteli yöresi elma bahçelerinin demir durumunun araştırılması ve demir klorozunun belirlenmesinde çeşitli analiz yöntemlerinin karşılaştırılması

ÖZET ELMALI- KORKUTELİ YÖRESİ ELMA BAHÇELERİNİN DEMİR DURUMUNUN ARAŞTIRILMASI VE DEMİR KLOROZUNUN BELİRLENMESİNDE ÇEŞİTLİ ANALİZ YÖNTEMLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI Sahriye SÖNMEZ Doktora Tezi, Toprak Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Mustafa KAPLAN Ocak 2002, 184 sayfa Bu araştırma, Elmalı-Korkuteli yöresi elma bahçelerinin demir beslenme durumlarım incelemek ve demir klorozunun belirlenmesinde kullanılacak en uygun yöntemi tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla Elmalı yöresinden 22, Korkuteli yöresinden 16 olmak üzere toplam 38 elma bahçesinden yeşil ve kloroz gösteren ağaçlardan ayrı ayrı olmak üzere yaprak örnekleri, 0-30 ve 30-60 cm derinliklerden toplam 76 adet toprak örneği alınmıştır. Toprak örneklerinde pH, CaC03, HCO3, EC, bünye, organik madde, N, P, K, Ca, Mg, Fe, Mn, Zn ve Cu analizleri; yaprak örneklerinde N, P, K, Ca, Mg, Fe, Mn, Zn ve Cu analizleri yapılmıştır. Farklı yöntemlerle Fe konsantrasyonlarını belirlemek için kuru yaprak örneklerinde 1 N HC1 (I. Yöntem), 0.1 N HC1 (İL Yöntem), 0.005 M DTPA QJL Yöntem) ve % 1.5 o-fenantrolin (IV. Yöntem) yöntemleri ve laze yaprak örneklerinde ise toplam klorofil ve peroksidaz aktivitesi analizleri yapılmıştır. Toprakların hafif alkali ve alkali reaksiyonlu, genellikle çok yüksek ve aşın kireçli, tuzsuz, orta ve ağır bünyeli, organik maddece fakir topraklar oldukları belirlenmiştir. Topraklatın N, P, K; Ca ve Mg yönünden yeterli olduğu görülmüştür. Fe ve Zn yönünden genellikle noksan ve noksanlık göstermesi mümkün olan sınıfta, Mn ve Cu bakımından ise tamamının iyi düzeyde olduğu görülmüştür. Yaprak örnekerinin N, P, Ca, Mg, Fe, Mn ve Cu yönünden yeterli, K ve Zn kapsamlarının ise yetersiz olduğu bulunmuştur. Yeşil yaprak örnekerinin toplam N, Ca, Fe ve Mn içerikleri, klorotik yapraklara göre istatistiksel olarak önemli düzeyde yüksek; P ve K konsantrasyonlarının istatistiksel olarak önemli düzeyde düşük; Mg, Na, Zn ve Cu konsantrasyonlarında ise istatistiksel olarak önemli bir farklılığın olmadığı bulunmuştur. Yeşil yaprak örneklerinin toplam klorofil, peroksidaz aktivitesi, I. Yöntem, ffl. Yöntem, rv. Yöntemle belirlenen demir konsantrasyonları ve toplam demir konsantrasyonlarının klorotik yapraklara göre istatistiksel olarak önemli düzeyde yüksek, H Yöntemle belirlenen demir konsantrasyonlarında ise istatistiksel olarak önemli bir farklılığın olmadığı belirlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, araştırmada kullanılan yöntemler içerisinde, toplam klorofil içerikleri ve peroksidaz aktivitesi ile olan ilişkilerine göre 1 N HC1 yönteminin en iyi yöntem olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak, standart metotlarla (toplam klorofil ve peroksidaz aktivitesi) korelasyon katsayısının düşük olması nedeniyle bu yöntemin geliştirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Aktif Demir, Toplam Demir, Demir Analizleri, Demir Klorozu, Toplam Klorofil, Peroksidaz Aktivitesi, Elma JÜRİ: Prof. Dr. Mustafa KAPLAN (Danışman) ^VyLfW^I e^4- Prof. Dr. Turgut KÖSEOĞLU Prof. Dr. Rıfat YALÇIN

Aktif demir analiziAntalya-ElmalıAntalya-Korkuteli+3
Sahriye Sönmez
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
DoctorateOpen AccessTR

Örtüaltında güzlük domates (Solanum lycopersicum L.) yetiştiriciliğinde yapraktan uygulanan kalsiyum ve borlu gübrelerin bitki besleme, verim ve kalite üzerine etkileri

Bu çalışma; Antalya ili, Altınova (Koyunlar), Dumanlar, Gaziler, Kırcami ve Varsak yörelerinde örtüaltında güzlük domates (Solanum lycopersicum L.) yetiştiriciliği yapılarak yürütülmüştür. Bu amaçla çalışmada 12 farklı üretici serasında domates bitkilerine yapraktan, dikim tarihini takiben 4., 6. ve 8. haftalarda olmak üzere 3 kez "şelatlı kalsiyum gübresi (% 0,3 kalsiyum dozunda), kalsiyum klorür gübresi (% 0,3 kalsiyum dozunda), 14 bor gübresi (% 0,15 bor dozunda), şelatlı kalsiyum gübresi (% 0,3 kalsiyum dozunda) + 14 bor gübresi (% 0,15 bor dozunda), kalsiyum klorür gübresi (% 0,3 kalsiyum dozunda) + 14 bor gübresi (% 0,15 bor dozunda)" uygulamaları ve kontrol olmak üzere toplam 6 uygulama gerçekleştirilmiştir. Çalışmada çok faktörce tanımlanmış yetiştirme koşulları birçok faktör bakımından farklılık gösterebilecek, yöreyi temsil edecek üretici sera koşullarında domates bitkilerine yapraktan kalsiyumlu ve borlu gübre uygulamalarının yaygın bir etkisinin olup olamayacağının araştırılması amaçlanmıştır. Domates yetiştiriciliğinin yapıldığı sera toprakları ile ilgili olarak 0-20 cm ve 20-40 cm derinliklerinden örnekleme yapılmış, alınan toprak örneklerinin tekstür (bünye) olarak tın, kumlu killi tın, killi tın ve kil dağılımı gösterdiği, pH bakımından nötr ve hafif alkali reaksiyonlu, yüksek kireç içeriğine sahip olduğu, elektriksel iletkenlik (EC) sorunu olmadığı ve düşük organik madde içeriği tespit edilmiştir. Analizler sonucunda toprak örneklerinin toplam azot ve değişebilir potasyum değerlerinin iyi sınıfında belirlenirken, alınabilir fosfor, değişebilir kalsiyum ve magnezyum içerikleri oldukça iyi sınıfında yer aldığı belirlenmiştir. Mikroelementler bakımından alınabilir demir, çinko, mangan ve bakır yönünden iyi sınıfında, bor yönünden az sınıfında dağılım göstermişlerdir. Domates yetiştiriciliği sürecinde 7. hasat sırasında hem meyve hem de yaprak örneklemesi yapılmıştır. Alınan meyvelerde taze olarak yapılan titre edilebilir asitlik (TEA), sertlik, suda çözünebilir kuru madde (SÇKM) ve renk ölçüm analizleri ile meyve kuru örneklerinde; kalsiyum, bor, toplam azot, fosfor, potasyum, magnezyum, sodyum, demir, çinko, mangan ve bakır analizleri de yapılmıştır. Her hasat işleminde verim, meyve ağırlığı, meyve çapı, meyve sayısı belirlenerek veriler kaydedilmiştir. Yaprak örneklerinde ise kalsiyum, bor, toplam azot, fosfor, potasyum, magnezyum, sodyum, kükürt, demir, çinko, mangan ve bakır analizleri yapılmıştır. Yaprak örneklerinin toplam azot, fosfor ve potasyum içerikleri noksan sınıfında dağılım gösterirken diğer makro elementler kalsiyum, magnezyum ve kükürt yüksek sınıfında, mikro elementlerden demir, çinko ve bakır yeterli sınıfında, mangan yeterli ve yüksek sınıfında, bor elementi ise yüksek sınıfında yer almıştır. Verim ve kalite kriterleri incelediğinde; verimin 1,15-5,29 kg bitki-1, meyve ağırlığının 84-193 g meyve-1, meyve çapının 62,35-80,10 mm meyve-1, meyve sayısının 12,00-33,06 adet bitki-1, titre edilebilir asitlik % 0,18-% 0,39, sertlik 0,57-2,07 kg cm-2 ve suda çözünebilir kuru madde miktarı % 3,00-% 6,40 aralığında tespit edilmiştir. Çalışmada toprak, bitki, meyve ve hasat sonuç değerlerinin üretici bazında ortalamaları alınarak veriler kaydedilmiş ve uygulamaların etkileri değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda; domates bitkilerine yapraktan farklı kalsiyumlu ve borlu gübreleme uygulamalarının araştırma alanında olumlu bir etkisinin olmadığı ve yöresel ölçüde bu elementlerle yapraktan gübreleme önerisinde bulunulmasının etkili olmayacağı belirlenmiştir. Çalışmanın yürütüldüğüseralarda, kalsiyumlu ve borlu yapraktan gübreleme uygulamalarının yapılmadığı durumlarda, domates bitkilerinin sadece topraktan gerçekleştirdiği kalsiyumlu ve borlu beslenme seviyelerinin yeterli veya yüksek olduğunu ortaya koyan veriler en temel neden olarak gösterilebilir. Domates yaprak analiz sonuçları; başta azot, fosfor ve potasyum olmak üzere domates yetiştiriciliğinde, birçok bitki besin elementi beslenmesinde yaygın oranda noksanlıklara işaret etmektedir. Bu düzeyde görülen noksanlıkların, sınırladığı verim ve kalite kriterlerinde noksanlığı gözükmeyen kalsiyum ve bor elementlerinin yapraktan uygulanmasının istatistiksel olarak önemli düzeyde fark yaratmamış olmasında, etkileyen bir başka faktör olabileceği söylenebilir. Üretici bazında belirlenen başta verim olmak üzere ölçülen ve hesaplanan değerlerde belirlenen istatistiksel önemli etki ve geniş varyasyon dikkat çekicidir. Bu varyasyonun daraltılması için düşük verim ve kalite değerlerine sahip üreticilerin verileri geliştirilmelidir.

Hüseyin Kalkan
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Değişik düzeyde uygulanan tavuk gübresi ve fertigasyon EC'lerinin örtüaltı baharlık domates (Solanum Lycopersicum) yetiştiriciliğinde verim ve kalite üzerine etkileri

Bu çalışma, 3 farklı düzeyde uygulanan tavuk gübresi ile 2 farklı dozdaki fertigasyon EC'lerinin ve bunların interaksiyonlarının, örtüaltı baharlık domates yetiştiriciliğinde meyve verimi, kalitesi ve bitki beslenmesi üzerine etkilerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Deneme konuları, TG0 kg/da + FRT.EC1,5, TG400 kg/da + FRT.EC1,5, TG800 kg/da + FRT.EC1,5, TG0 kg/da + FRT.EC3, TG400 kg/da + FRT.EC3, TG800 kg/da + FRT.EC3,olmak üzere 6 konudan oluşmaktadır. Deneme, tesadüf parselleri deneme deseninde 3 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Toprak analiz sonuçları değerlendirildiğinde, tavuk gübresi uygulamalarının, toprağın; EC değeri, organik madde, toplam azot, alınabilir çinko, alınabilir bor kapsamı üzerine etkileri istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Fertigasyon EC'si toğrağın; EC değeri, toplam azot ve toplam potasyum kapsamı üzerine etkileri istatistiksel olarak önemlidir. Bitki analiz sonuçları incelendiğinde ise; tavuk gübresi x fertigasyon EC interaksiyonu, toplam potasyum konsantrasyonu üzerine istatistiksel olarak önemli olup, en yüksek K konsantrasyonu TG800 kg/da + FRT.EC1,5 uygulamasında görülmüştür. Fertigasyon EC'si bitki alınabilir demir konsantrasyonu üzerine istatistiksel olarak önemlidir. Meyve besin içeriklerine bakıldığında, tavuk gübresi uygulamalarının meyvede toplam azot ve alınabilir magnezyum konsantrasyonu, Fertigasyon EC'si ve tavuk gübresi x fertigasyon EC interaksiyonu, alınabilir magnezyum konsantrasyonu üzerine etkileri istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Meyve kalite kriterlerinde ise, tavuk gübresi uygulaması, meyve eti sertliği üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Tavuk gübresi x fertigasyon EC interaksiyonu, verim ve meyve sayısı üzerine etkileri istatistiksel olarak önemli bulunup 1. kalite en yüksek meyve ağırlığı ve meyve sayısı, TG800 kg/da + FRT.EC3 uygulamasında görülmektedir. Tavuk gübresi x fertigasyon EC interaksiyonu BER sayısı ve BER ağırlığı üzerine etkileri istatistiksel olarak önemli bulunup, en fazla BER sayısı ve en yüksek BER ağırlığı, TG400 kg/da + FRT.EC3 uygulamasında görülmektedir. Meyve kalitesi, meyve verimi ve meyve sayısı üzerine en etkili uygulamanın TG800 kg/da + FRT.EC3 olması yanında, gübre peletlerinin önemli ölçüde fiziksel olarak sağlam kalabildiği gözlemlenmiştir. Bu gözlem pelet tavuk gübrelerinin ilk yetiştirme periyodundaki etkilerini sınırlayabilecek önemli bir faktör olarak düşünülebilir. ANAHTAR KELİMELER: Baharlık Domates, Fertigasyon EC'si, İnteraksiyon, Meyve Kalite Kriterleri, Örtüaltı, Tavuk Gübresi, Verim,

Nermin Ata
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Antalya merkez ve kumluca ilçesinde sera sulama suyukalitesinin mevsimsel değişiminin belirlenmesi ve damla sulama ile gübreleme üzerine etkilerinin değerlendirilmesi

Sulama suyu; tek başına bitkisel üretimde önemli bir etken olduğu gibi, verime katkıda bulunan diğer faktörleri de etkileyen tarımsal üretimdeki en önemli girdilerden birisidir. Bu çalışmada, Antalya ilinde seracılığın yoğun olarak yapıldığı Antalya Merkez ve Kumluca ilçesinden sulama suyu örnekleri alınmış ve analizleri yapılmıştır. Çalışmada, 32 farklı üreticiye ait sera sulama suyu kaynağından 3 farklı dönemde (Eylül, Ocak ve Mayıs aylarında) toplam 96 sulama suyu örneği alınmıştır. Su örneklerinde; EC, pH, NO3, B, Na, SO4, P, K, Ca, Mg, Fe, Zn, Mn, Cu, Cl, CO3 ve HCO3 içerikleri belirlenerek su kalitesi incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; bölgelerden, dönemlerden ve üreticilerden bağımsız olarak; pH değerlerinin 6,84-8,13 olduğu, EC değerlerinin 315-1698 dS/cm, NO3 değerlerinin 0,10-1,95 meq/lt, Ca değerlerinin 3,45-9,38 meq/lt ve Mg değerlerinin 0,16-9,89 meq/lt arasında değiştiği görülmüştür. Sahil kesimdeki seralarda kullanılan sulama sularının büyük bir bölümü C2S1 ve C3S1, İç kesimdeki seralarda kullanılan sulama sularının büyük bir bölümü ise C2S1 kalite özelliği göstermiştir. SAR, % Na, B, SO4 bakımından sorunsuz, Cl bakımından ise 1. örnekleme döneminde bazı sular hariç genelinin sorunsuz olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda, bitkisel üretimde kullanılan sularda; bölgeler arasında, aynı bölgedeki sahil ve iç kesim arasında, kısmen dönemler arasında ve aynı bölgedeki üreticiler arasında büyük farklılıkların olabildiği görülmüştür. Bu durumda her bir sulama suyu kaynağı ölçeğinde; sulama suyu analizinin gerekliliği ve su kalitesinin yönetiminin önemli ve araştırmada çalışılan bölgeler için bir zorunluluk olduğu belirlenmiştir. Sulama suyundaki özelliklerin gübreleme programı hazırlanırken dikkate alınması ile birlikte; üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve üretimde verim-kalitenin artırılması sağlanabilir. Bu şekilde bitkisel üretimde hem üreticilerin ekonomisine hem de ülke ekonomisine katkı sağlanmış olunur.

Süleyman Egemen Doğan
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00

Other supervisors