Theses supervised by Prof. Dr. Mustafa Özkan

12 theses · Ankara Yıldırım Beyazıt University, Kütahya Dumlupınar University, Kırşehir Ahi Evran University, Dicle University

Master'sOpen AccessTR

Emevîlerde siyasal hâkimiyet anlayışı

Hâkimiyet, devletin hükmünü göstermesini ve sahip olduğu alandaki otoritesini sağlamasındaki en büyük kudreti temsil eder. Bundan dolayı iktidara sahip olmak isteyen her hareket, hâkimiyet niteliğini kendisinde toplamak ister. Emevîler, iktidarı siyasî ve silahlı güçle ele geçirmeleri ve hilâfeti saltanata dönüştürmeleriyle kendinden önceki uygulamalardan farklı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bundan dolayı Emevî iktidarı kuruluşundan yıkılışına kadar dinî ve siyasî meşruiyet problemi yaşamıştır. Emevîler, yönetime meşruiyet kazandırmak için değerlere, sembollere ve dine oldukça pragmatik bir şekilde yaklaşmıştır. Geniş bir coğrafya ve farklı kültürler üzerinde hâkimiyet kurmak isteyen Emevîler birçok değişkeni kontrol altında tutabilmek amacıyla bulundurmuştur. toplumun dinamiklerini, algılarını yönlendirmek için birçok yöntem kullanmışlardır. Dinin devlet tekeline alınması, camilerde muhalif isimler hakkında olumsuz propagandalar yapılması, Kur'ân ayetlerini ve hadisleri iktidarın istek ve arzularına göre yorumlanması pragmatik tutumlardan bazıları olarak karşımıza çıkmaktadır.

Muhammed Enes Başpınar
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Mustafa bin Muhammed'in İhlas suresi tefsiri (giriş-inceleme-metin-ekler dizini-sözlük-tıpkıbasım)

Türk dilinin gerek Doğu Türkçesi ve gerekse Batı Türkçesi sahasında çok sayıda dinî metinlerin yazıldığını görüyoruz. Bunlar arasında Kur'an-ı Kerim' in tercüme ve tefsirleri şüphesiz ilk sırada yer almaktadır. Mustafa bin Muhammed'in İhlâs Suresi tefsiri de Beylikler Devri Türkçesi olarak adlandırılan dönemde yazılmış söz konusu eserlerdendir. Bu çalışmada Mustafa bin Muhammed'in hayatı, şahsiyeti, yaşadığı yer ve zaman, ilmî ve edebî kişiliği ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, çalışmamıza esas olan metin Arap alfabesinden Lâtin alfabesine aktarılmış, metnin dil incelemesi yapılmış, dizin ve sözlüğü hazırlanmıştır. Dinî metinlerin dil bakımından incelenmesi, Türk dilinin tarihî gelişimim takip etme noktasında son derece önemlidir. Çünkü bu metinlerin yazınımda gösterilen hassasiyet, dil incelemesinde çok daha doğru sonuçlara ulaşmayı kolaylaştırmaktadır.

Yusuf Akçay
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Legousia falcata (Ten.) Fritsch Legousia pentagonia L. türlerinin morfolojik, anatomik ve sem yüzey analizlerinin araştırılması

Bu çalışmada Türkiye'de yayılış gösteren Legousia falcata (Ten.) Fritsch ve Legousia pentagonia L. türleri morfolojik, anatomik, SEM bakımından incelenmiştir. Türlerin iç ve dış morfolojik özellikleri belirlenerek Flora of Turkey and the East Aegean Islands'daki bulgularla ve birbirleriyle karşılaştırılmıştır. Anatomik incelemelerde türlerin iç yapılarında büyük oranda benzerlik olduğu ancak özellikle gövde anatomi ve tohum yüzey yapılarında bazı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Ayrıca türlerin tohum ve polenleri SEM ile incelenerek tohum ve polen yapısı ve yüzeyi belirlenmiştir.

Biçimbilim
Hakan Kendirli
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde çocukluk çağı travmatik yaşantıları ve aile işlevlerinin ruhsal belirti açısından değerlendirilmesi

Özet: Amaç: Bu çalışma; travmatik çocukluk çağı deneyimlerinin dissosiyatif yaşantılar, borderline kişilik bozukluğu, ruhsal belirti dağılımı ve aile işlevleri üzerine etkisinin üniversite öğrencilerinde incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Metot: Çalışmaya Dicle Üniversitesinin değişik bölümlerden 265'i erkek, 220'si kız 485 birinci sınıf öğrencisi alındı. Öğrencilere sosyodemografik bilgi formu, DSM-III SCID-IFden Borderline kişilik bozukluğu bölümü, Kısa Fiziksel ve Seksüel Kötüye Kullanım Anketi (KKA), Belirti Tarama Listesi (SCL-90-R), Dissosiyatif Yaşantılar Ölçeği (DES) ve Aile Değerlendirme Ölçeğini (ADÖ) de içeren anket verilip doldurulması istendi. Bulgular: Deneklerin %79.4'ü en az bir kötüye kullanım tariflemiştir. Fiziksel yaralanma %10.9, fiziksel cezalandırılma %22.1, cinsel istismar (ensest dahil) %12.0, yalnızca ensest % 6.7 olarak bulundu. Öğrencilerin %9.6 yakın dışı cinsel kötüye kullanım tariflerken, %6.7'si yakınlarının cinsel kötüye kullanımım tarifliyordu. Öğrencilerin cinsel istismarında %40.8'i gibi bir yüzde ile aile içi üyeler sorumludur. DES ortalaması kız öğrencilerde 22.2, erkek öğrencilerde 23.3 ve toplamdaki ortalaması 22.8'dir. KKA'ya verilen yanıt artıkça DES ortalaması artıyordu. Çalışmamızda DES yaş ile değerlendirildiğinde yaş arttıkça DES değeri alan azalıyordu. 17-18, 19-20, 21- 22, 23-24, 25 ve üstü şeklinde yaş gruplarına bölündüğünde alman DES ortalamaları sırasıyla 28.4, 23.5, 22.1, 20.8 ve 16.7 şeklindedir. Sosyodemografik verilerle dissosiyatif deneyimler açısından anlamlı bir ilişki bulamadık. Borderline özelliği olanlarda DES, KKA, SCL-90-R ve ADÖ değerleri yüksektir. Sonuç: Çocukluk çağı travmaları borderline özellikler, yüksek dissosiyasyon düzeyleri, ruhsal belirtilerin tamamında yükselme ve bozuk aile işleviyle ilişkili bulundu. Ayrıca ruhsal belirtilerin yüksek düzeyleri birbirleriyle de ilişkiliydi. Çocukluk çağı travmalı bireylerde daha sonra gelişebilecek psikopatoloji, kimlik ve kişilik özelliklerinde belirleyici olabileceğidir. Anahtar kelimeler: Çocukluk çağı travmaları, dissosiyasyon, borderline kişilik bozukluğu, ruhsal belirti dağılımı, aile değerlendirilmesi 67

Yunus Emre Aydın
Dicle University
2005
00
DoctorateOpen AccessTR

Volumetrik yöntem kullanılarak Kırşehir ili atmosferindeki biyolojik partiküllerin incelenmesi

Bu tez çalışmasında, 2015-2016 yıllarına ait Kırşehir ili atmosferinde bulunan biyolojik partiküller Burkard Volumetrik Hava Örnekleyicisi Cihazı ile toplanmış, toplanan örnekler preparatlar haline getirilmiş, partiküllerin teşhisleri yapılmıştır. Yapılan teşhisler sonucu atmosferde ağırlıklı olarak sırasıyla mantar sporu, polen ve diğer biyolojik partiküllerin (mantar hifi, Pteridophyta sporu, bitki tüyleri, böcek, böcek ekstremiteleri, güve kanadı, diatome vs.) olduğu gözlemlenmiştir. Mantar sporu, polen ve diğer biyolojik partiküllerin Kırşehir ili atmosferindeki miktarları hesaplanmış, mantar sporu ve polenlere ait takvimler hazırlanmıştır. Dominant mantar sporu, polen ve diğer biyolojik partiküllerin mikrofotoğrafları çekilmiş ve tanımlamaları verilmiştir. 2015 yılında atmosferde 19 ağaç ve ağaçsı, Poaceae, 7'si diğer otsu taksonlar olmak üzere 27 farklı taksona ait toplam 26033 polen, 39 farklı mantar taksonuna ait toplam 128291 spor ve 4674 diğer biyolojik partikül, 2016 yılında ise 20 ağaç ve ağaçsı, Poaceae, 7'si diğer otsu taksonlar olmak üzere 28 farklı taksona ait toplam 30671 polen, 39 farklı mantar taksonuna ait toplam 147726 spor ve 5262 diğer biyolojik partikül saptanmıştır. Atmosferde biyolojik partiküllerin en yoğun olduğu dönemin mayıs, haziran ve temmuz ayları olduğu saptanmıştır. Elde edilen biyolojik partikül verileri meteorolojik parametrelerle birlikte Spearman Korelasyon Testi'ne tabii tutulmuş ve sonuçlar analiz edilmiştir.

İbrahim Erdoğan
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kavram karikatürleriyle desteklenmiş fen öğretiminin etkililiğinin incelenmesi

Bu çalışmada, Fen Bilimleri dersi İnsan ve Çevre ünitesinde kavram karikatürü kullanımının ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin fen öğretimi üzerine olan etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak çalışmada karma yöntem araştırma desenlerinden iç içe gömülü desen kullanılmıştır. Araştırma 2017 -2018 eğitim-öğretim yılının II. döneminde Bursa ili, Nilüfer ilçesinde yer alan bir özel okulun 7. Sınıfında öğrenim gören 19 deney grubu ve 19 kontrol grubu olmak üzere toplam 38 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Kontrol grubunda dersler mevcut Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı doğrultusunda işlenirken, deney grubunda ise dersler kavram karikatürleriyle desteklenerek işlenmiştir. Deney ve kontrol grubu öğrencilerine "Fen Başarı Testi" ön test ve son test şeklinde uygulanmıştır. Ayrıca öğrencilerin uygulanan yöntemle ilgili düşüncelerini belirlemek amacıyla deney grubunda yer alan 9 öğrencileriyle görüşmeler yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen nicel bulgulara göre; deney ve kontrol grubu öğrencilerinin başarı son testinden aldıkları puanların ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Nitel bulgulara göre ise, kavram karikatürlerinin öğrencilerin derse yönelik ilgilerini arttırdığı dersleri daha eğlenceli ve öğrenmeyi daha kalıcı hale getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, Fen Bilimleri derslerinde kavram karikatürü kullanımına ilişkin önerilerde bulunulmuştur.

Fen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimiKavram kalıcılığı+3
Fahriye Terzioğlu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Muzafferuddin Kökböri'nin askeri ve siyasi hayatı

İslâm tarihinde XII. Yüzyılın oldukça kritik bit dönem olduğu söylenebilir. Çünkü bu dönemde Moğollar doğudan, Haçlılar ise batıdan İslâm dünyasına saldırmışlardır. Sözü edilen zaman diliminde Sultan Muzafferüddin Kökböri, Erbil'in Hükümdarı ve Selâhaddîn-i Eyyübî'nin ordusunda bir komutan daha sonra da Selahaddîn-i Eyyübî'nin damadı olarak yaşamını sürdürüyordu. Sultan Muzafferüddin Kökböri, Haçlı ve Moğollara karşı yapılan savaşlarda, özellikle Hittîn Savaşı'nda Müslümanların başarısında önemli bir rol oynamıştır. Ayrıca Erbil şehrinin kalkınması ve şehir halkının refahı için çok çaba sarfetmiş ve önemli eserler bırakmıştır. Onun fakir, yetim ve dul kadınlar için oluşturduğu müesseseler, eğitim-öğretim için oluşturduğu kurumlar (Muzafferiye Medresesi gibi), ticaretin gelişmesi için geliştirdiği projeler (Muzafferiye Çarşısı gibi) ve sosyal devlet ilkesi gereği kimsesizlere yaptığı yardımlar bu bağlamda değerlendirilebilir. Ayrıca kaynakların çoğuna göre İslâm tarihinde ilk defa mevlit kandili kutlaması bu dönemde Sultan Muzafferüddin tarafından başlatılmıştır. Aynı zamanda mevlit kutlamalarına katılmak için Erbil dışından gelen misafirlere de özel bir misafirhane kurmuştur. Muzafferüddin Kökböri, İslâm Dünyası için önemli başarılara imza atmasına rağmen fazla tanımamaktadır.

Askeri hayatBiyografiIrak-Erbil+4
Aoezan Khoshnaw Najmuldeen
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Emevîler'de Hişâm b. Abdülmelik'ten sonra yaşanan siyasi kriz

Emevî Devleti, İslâm topraklarında yaklaşık doksan yıl hüküm sürmüştür. Bu süreçte on dört tane halife iktidara gelmiştir. Her halifenin kendine has yönetim politikası ve şekli olmuştur. Geçen süre zarfında ortaya çıkan çeşitli isyanlar, idareyi çoğu zaman güç duruma düşürmüştür. Ancak 744-745 yıllarına geldiğimizde olaylardan ziyade idarenin tutumunun ön plana çıktığını görüyoruz. Söz konusu tarihte isyanlar, harici bir eksende değil idarenin kendi içerisinde vuku bulan bir iktidar kavgasına evrilmiştir. Bu dönemde başlayan kavgalar ve isyanlar zamanla kontrol edilemez bir hal almıştır. Böylece devletin merkezi otoritesinin zayıflaması hız kazanmıştır. Zayıflayan Emevî Devleti bahsi geçen bu yıpratıcı süreçlerin sonunda ise yıkılmıştır. Ancak bu süreçte devletin işleyişinde ana hatlarıyla veliahtlık yönetim biçimi, Ümeyyeoğulları maslahatı, gerektiğinde kabile ileri gelenlerinin devreye girmesi, örfî hukuk ve gelişmelere bağlı olarak mevcut halifeyi görevden azl etme gibi ilke ve uygulamalar söz konusu olmuştur. Bu dönemin ilk halifesi olan Velîd b. Yezîd'in iktidara gelişi ile birtakım olaylar yaşanmıştır. Yaşanan olaylara Yezîd b. Velîd'in ihtilal tepkisinin sonucunda siyasî ve idarî anlamda krizler çıkmasına sebep olmuştur. Devletin her yerinde kontrol sağlanamadan Yezîd b. Velîd'in vefatıyla beraber İbrahim b. Velîd'in hilafeti ile kriz daha da büyümüştür. Mervân b. Muhammed'in yine ihtilal yoluyla Halife İbrahim'i azletmesiyle de artık devlette yönetim krizi meydana gelmiştir. Siyaseten oluşan bu kriz, yönetimde kontrolün kaybolmasına sebebiyet vermiştir. Kaybolan yönetim çerçevesinde devletin çöküşü de hızlanmıştır. Bahsi geçen dönemde yaşanan olayların aralarında bağlantı bulunması ve zamanlarının da birbirlerine yakın olması çok etkili olmuştur. Olayların etkisi geçmeden bir diğerinin başlaması yaşanan krizleri daha da derinleştirmiştir. Bu durum ise "hangi olay örgüsü içerisinde devlet bu çöküş durumuna geldi?" sorusunu gündeme getirmiş, söz konusu sual ve benzeri sorular bizi bunlara bir cevap bulma arayışına sevk etmiştir. Çalışmamızın son bölümünde Emevî Devleti idaresinin işleyişinde başvurulan birtakım ilkelerin olduğunu belirledik. Bu ilkelerin yönetimin işleyişinde çok belirleyici olduklarını müşahede ettik. Önemli rolü olan bu ilkelerin gelenek, adet ve örf başlığı altında devlet yönetiminde süregeldiğini gördük. Araştırmamızın son kısmında önemli olan temel ilkelerin neler olduğunu belirledik.

EmevilerEmeviler DönemiSiyasi kriz+2
Yusuf Kaya
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlk dönem İslam tarihçilerinin Sıffîn Savaşı'na yaklaşımları

Sıffîn Savaşı, İslam tarihinin kuşkusuz en önemli olaylarından birisidir. Sıffîn, mevcut Halife Hz. Ali ile Şâm valisi Muâviye arasında yaşanmıştır. Bu savaş çok sayıda Müslümanın ölümüne neden olmuştur. Aynı zamanda uzun vadede de dinî, siyasî ve sosyal birçok problemin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Çalışmamızın amacı İslam tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edebileceğimiz Sıffîn Savaşı'nın İlk dönem İslam tarihçileri tarafından nasıl ele alındığını ve söz konusu tarihçilerin bu savaşla ilgili farklı anlatılarının sebeplerini tespit etmektir. Sıffîn'e yaklaşımlarını incelediğimiz İslam tarihçileri ve ilgili eserleri ise şunlardır: İbn Sa'd (ö.230/845)/Kitâbu't-tabakâti'l-kebîr, Halîfe b. Hayyât (ö.240/854-55)/et-Târîh, İbn Kuteybe (ö.279/889)/el-İmâme ve's-siyâse, Dîneverî (ö.282/895)/el-Ahbâru't-tıvâl, Ya'kûbî (ö.292/905'ten sonra)/Târîhu'l-Ya'kûbî, Taberî (ö.310/923)/Târîhu'l-ümem ve'l-mülûk, Mes'ûdî/Murûcu'z-zeheb (ö.345/956) ve İbnü'l-Esîr (ö.630/1233)/el-Kâmil fî't-târîh'dir. Söz konusu tarihçileri tercih etmemizin gerekçelerini ise tezimizin giriş kısmında açıkladık. İncelediğimiz tarihçilerin Sıffîn anlatımlarının birbirinden farklılıkları olduğunu tespit ettik. Bu farklılığın oluşmasında ise ele aldığımız İslam tarihçilerinin tarih anlayışları, resmî görev durumları, Emevî algıları, Hz. Ali tarafgirliği ve eserlerinin türleri gibi faktörler etkili olmuştur.

EmevilerSıffin SavaşıTarihçilik+1
Muhsin Düğeroğlu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Emevîler ile ilgili olumsuz algının oluşmasında etkili olan faktörlerin değerlendirilmesi

Emevîler, öncesinde bulunan Dört Halife Dönemi ve kendi ardılları olan Abbâsîler arasındaki dönemin ve bu süre zarfında İslam Devleti'nin idareciliğini üstlenen hanedanın adıdır. Bu dönemde meydana gelen siyasi, dini ve sosyal yönüyle ön plana çıkan hadiseler ise İslam Tarihi içerisinde yer alan en önemli hadiseleri arasında yer almaktadır. İktidara geliş süreçleri, yönetim anlayışları, dönem içerisinde meydana gelen siyasi ve sosyal hadiseler ve devlet idarecilerinin din ile olan münasebetleri gibi pek çok konuda Emevîler, geniş bir incelemeye tabi tutulmuşlardır. Dolayısıyla klasik tarih kaynaklarından modern dönem çalışmalarına kadar dönem hakkında bilgi sunan geniş bir literatür mevcuttur. Bunun yanı sıra dönem hakkında malumat sunan veya değerlendirmelerde bulunan yazılı malzemenin önemli bir bölümünde ise yukarıda zikredilen etmenlerden yola çıkarak Emevîler dönemi ve hanedanına yönelik olumsuz bir kanaatin ve temsilin söz konusu olduğu görülmektedir. Diğer Müslüman hanedanlar ve dönemler hakkında benzeri bir tavrın olmaması ise, mevzubahis kanaatin oluşmasında etkili olan unsurların tekrar ele alınmasını gerekli kılmaktadır. Bu çalışmada Emevîler hakkında mevcut olan tarih yazımı ve bununla ilişkili olarak meydana gelen olumsuz algının değerlendirilmesi yapılacaktır. Bu algı ve kanaatin oluşmasında etkili olan tarihi hadiseler ve olgular ait oldukları tarihsel bağlam ile beraber sebep-sonuç ilişkisi kurularak incelenecektir. Dolayısıyla tarih metodolojisi açısından Emevîler hakkında var olan kaynak müktesebatı ve bunlar üzerinden yapılan değerlendirmelerle oluşan tarih algısının sorgulamasının yapılması amaçlanmaktadır.

EmevilerEmeviler DönemiOlumsuzluk+1
Mücahit Orkun İkinci
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Emevîler Döneminde caminin sosyo-kültürel ve siyasî hayatla ilişkisi

İslam tarihinde bir dönüm noktası olarak nitelendirilebilecek olan Emevîlerin cami ile olan ilişki biçimi, söz konusu ilişki şeklinin sebebi, seyri ve sonuçları hakkında sağlıklı bilgilere ulaşmak ve bunu bilim dünyasıyla paylaşmaktır. Zira İslam kültür- medeniyetinde, günümüze kadar gelmiş doğru ya da yanlış birçok bilgi ve uygulama, Emevîler döneminde yönetim ile cami arasındaki ilişki şeklinin bir sonucudur. Bu dönemdeki iktidarın cami ile olan ilişkisinin sebep ve şeklinin doğru tespit edilebilmesi, kaynağını bu dönemden alan fıkhî, siyasî, sosyal ve kültürel bilgilerin doğruluk derecesinin belirlenmesine imkân sağlayacaktır.Araştırma sonucunda, camilerin ilk dönemlerde olduğu gibi Emevîler döneminde de Müslümanların sosyal ve siyasî hayatlarında merkezî bir öneme sahip olduğu, bu mekânlarda yoğun olarak ilmî ve kültürel faaliyetlerin gerçekleştiği tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra dönemin camileri iktidar karşıtları için de önemli bir buluşma ve organize merkezi olmuştur.

CamilerEmevilerEmeviler Dönemi+4
Fatma Polat
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çevrimiçi öğrenme ortamlarında yeni nesil sorulara dayalı fen öğretimi yaklaşımının öğrencilerin akademik başarı ve bilimsel süreç becerilerine etkisi

Bu çalışmada, çevrimiçi öğrenme ortamlarında yeni nesil sorulara dayalı fen öğretimi yaklaşımının öğrencilerin akademik başarı ve bilimsel süreç becerilerine etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak deney grubuna "Işığın Madde ile Etkileşimi" ünitesince Fen Öğretim programında yer verilen 6 haftalık süre boyunca yeni nesil sorular sorulmuş ve çözülmüştür. Çalışmada karma yöntem araştırma desenlerinden gömülü desen kullanılmıştır. Araştırma, 7.sınıfta öğrenim gören 37 öğrenci ile yapılmıştır. Bu öğrencilerin 18'i deney grubunda, 19'u kontrol grubunda yer almaktadır. Çevrimiçi ortamda Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı doğrultusunda konu anlatılmış, videolar izletilmiş, bilgisayar destekli uygulamalarla ünite işlenmiştir. Deney ve kontrol grubu öğrencilerine "Işığın Madde ile Etkileşimi Akademik Başarı Testi" ve "Bilimsel Süreç Beceri Testi" ön test – son test olarak uygulanmıştır. Ayrıca deney grubundaki öğrencilerden maksimum çeşitlilik örneklemesi yoluyla ön test – son test arasında en fazla ve en az artış gösteren toplam 8 öğrenci seçilmiştir. Bu öğrencilerin yeni nesil sorular hakkında düşüncelerini belirlemek amacıyla yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen nicel bulgulara göre; deney ve kontrol grubu öğrencilerinin "Işığın Madde ile Etkileşimi Akademik Başarı" ve "Bilimsel Süreç Becerileri" ön testlerinden aldıkları puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır. Akademik başarı son testinde grupların istatistiksel olarak anlamlı şekilde farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Deney grubunun akademik başarılarının daha fazla arttığı görülmüştür. Bilimsel süreç becerileri son test sonuçlarında kontrol grubunda bir farklılaşma görülmezken deney grubunda anlamlı bir farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Deney grubunda akademik başarı ve bilimsel süreç becerilerinde görülen anlamlı farklılığın öğrencilere yöneltilen yeni nesil sorulardan kaynaklandığı düşünülmektedir. Yeni nesil soruların öğrencilerin bilimsel süreç becerilerini geliştirmelerine katkısı olduğu ve akademik başarılarını daha fazla arttırdığı sonucuna ulaşılabilir. Nitel bulgulara göre yeni nesil soruların öğrencilerin alışık olmadığı soru tarzı olduğu, soruların uzun ve düşünmeye yönelik olduğu bu nedenle zorlandıkları sonucuna ulaşılmıştır.

Akademik başarıBilimsel beceriBilimsel işlem becerisi+6
Ümit Gökmen Çaldıran
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00

Other supervisors