Theses supervised by Prof. Dr. Nedim Yüzbaşıoğlu
23 theses · Akdeniz University
Manavgat destinasyon yönetimi ve markalaştırmasında doğa sporları ve su sporlarının rolü: Kano sporu örneği
Turizm sektörü küresel ekonomi içerisinde hızla gelişmektedir. Bu gelişme beraberinde yoğun bir rekabet ortamı getirmektedir. Artan rekabet ortamında turizm destinasyonları daha fazla turist çekebilmek, turizm sezonunu zamana ve mekâna yayabilmek için farklı stratejiler ve yenilikler geliştirmektedirler. Bu stratejiler doğrultusunda destinasyonlar kendine özgü temel kaynaklarını kullanarak çekim güçlerini artırmayı hedeflemektedirler. Bu açıdan her destinasyon marka değerini yükseltecek yeni turistik ürünler sunmak durumundadır. Spor turizmi son yıllarda gelişme potansiyeli yüksek bir turistik ürün olarak destinasyonların ilgisini çekmektedir. Bu bağlamda araştırma konusu olarak bir alternatif turizm türü olan spor turizminin alt dallarından kano spor turizmi seçilmiştir. Araştırma alanı kano sporuna çok uygun doğasıyla Manavgat destinasyonudur. Manavgat deniz-kum-güneş turizmini öncelikli olarak kullanmaktadır. Bu durum bir taraftan destinasyonun potansiyelini açığa çıkartmayı engellerken diğer taraftan turizmi yaz sezonuna bağlı hale getirmektedir. Araştırma genel olarak Manavgat destinasyonunun kendine özgü potansiyelini açığa çıkartarak sezonluk turizm kıskacından kurtulmasını ve diğer yandan bölgenin potansiyelini harekete geçirerek destinasyonun yeni bir marka olarak yeniden değerlendirilmesine katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Manavgat'ın doğa zenginliği ve özellikle su kaynakları destinasyonun kendi kimliğinin ana bileşeni olarak tanımlanabilir. Destinasyon deniz, kum ve güneş üçlemesine ek olarak fark yaratacak bu değerleri öz değer haline getirebilir. Bölgenin ana sektörü olan turizmin yapısal özelliklerini değiştirerek diğer destinasyonlardan daha farklı hale gelebilir. Bu sayede Manavgat güçlü bir marka kimliğine sahip olabilir. Araştırmada hem doğa sporu hem de su sporu olan kano sporu ele alınarak kano sporunun Manavgat'ın marka kimliğinin yeniden oluşturulmasındaki rolü belirlenmeye çalışılmış, bu amaçla destinasyonun nasıl bir strateji izlemesi gerektiği vurgulanmıştır. Araştırma konusunun bölgede ilk defa ele alınmış olmasından dolayı araştırma keşfedici ve betimleyici bir yapıya sahiptir. Bu bakımdan araştırmada nitel araştırma yöntemi ağırlıklı olarak benimsenmiştir. Araştırma konusu ile ilgili katılımlı gözlem ve yüz yüze mülakatlar yapılarak veriler toplanmış ve analiz edilmiştir. Bunun yanında alternatif turizm çeşitlerinde temel unsur olan yerel halk incelenmiş, yerel halkın doğa sporları ve su sporları üzerine katılım kısıtları araştırılmıştır. Bu maksatla yerel halkın bilinçli bir tabakası olan öğretmenler ele alınmıştır. Öğretmenler üzerinde anket çalışması yapılarak toplanan veriler analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Manavgat, Destinasyon Yönetimi, Markalaşma, Spor Turizmi, Doğa Sporları ve Su Sporları, Kano.
Doğrudan yabancı yatırımları çekme açısından Kazakistan'ın kış turizm potansiyeli
Turizm faaliyetleri 1950'den sonra ulusal sınırları aşarak büyük gelişme göstermesi ve yaşanan küresel ekonomik gelişmeler otel işletmelerini, yeni turizm merkezlerine yatırım yapmaya ve ürün çeşitlendirmeye yönlendirmiştir. Çok Uluslu Şirketler değişik şekillerde ve farklı ülkelerde bunu gerçekleştirme imkânına sahiptirler. Lisans anlaşmaları, franchising, yönetim kontratları, stratejik işbirliği ve ortak girişimcilik bunların en yaygınları arasındadır. Ayrıca ulaşım ve iletişim sistemlerindeki yeni teknolojilerin ortaya çıkması, sürdürülebilirlilik ve küreselleşme gibi dışsal faktörler kadar, daha esnek yönetim biçimleri, yeni turistik talepler gibi içsel faktörler de uluslararası turizm çevresinin daha da genişlemesine neden olmaktadır. Tüm bu faktörler ise turistik üretim ve tüketim davranışlarını değiştirmektedir. Turizm ve boş zaman hareketleri, uluslararası döviz girişlerinin arttırılması açısından az gelişmiş ve doğrudan ilişkili olduğu için otel ve turizm projelerindeki yönetim ve finans işlemlerindeki bilgi eksikliği, bu bölgelerdeki turizm sektörüne gelen doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının artmasına yol açmaktadır. "Doğrudan Yabancı Yatırımları Çekme Açısından Kazakistan'ın Kış Turizm Potansiyeli" olarak adlandıran yüksek lisans tez çalışmasının amacı, ülkeye gelen doğrudan yabancı sermaye yatırımları, özellikle turizm sektörü üzerindeki durumuna inceleme yapmaktır. Ayrıca ülkenin güney ve güneydoğu bölgesinin sahip olduğu kış turizm potansiyelinin alt yapı hizmetlerinin geliştirilmesinde yurt dışından gelen doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının bu bölgeye yönlendirilmesinde yaşanabilecek sorunların, olumlu ve olumsuz etkilerin ortaya konulmasını ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerinde bulunmak ve stratejiler geliştirmeyi amaçlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Yabancı Yatırımlar, Doğrudan Yabancı Yatırımları, KıĢ Turizmi, SWOT Analizi
Türkiye'de hava ulaştırma sektörünün yapısal incelemesi ve rekabet analizi
Bu çalışmada Türkiye'de hava ulaştırma sektörünün yapısal incelemesini ve rekabet analizini yapmak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye'de faaliyet gösteren havayolu işletmeleri bağlamında sektörün çevre ve SWOT analizinden faydalanılmış, havayolu işletmelerinin rekabetçiliğine göre kümeleme analizi kullanılarak bir sınıflandırma yapılmıştır. Sonuçta örnek olarak alınan 7 havayolu işletmesinden (THY, Onur Air, Pegasus, SunExpress, Atlas Jet, Anadolu Jet, Sky) 3 ayrı küme oluşmuştur.
Antalya turizm kümesinin algılanan performansının yapısal eşitlik modeli ile analizi
Porter'ın Elmas Modeli'nde yer alan beş boyuta (talep koşulları, faktör koşulları, ilgili ve destekleyici sektörler, iş ve rekabet yapısı, devlet) ek olarak performans boyutunun eklendiği ölçekte boyutlar arası ilişki yapısal eşitlik modellemesi aracılığıyla incelenmiştir. Sonuçta algılanan küme performansına en çok etki eden unsurları (talep koşulları, faktör koşulları, ilgili ve destekleyici sektörler, iş ve rekabet yapısı, devlet) ölçebilecek bir model tasarlanmaya çalışılmıştır.
Turizme dayalı bölgesel kalkınma modeli: Kazakistan örneği
Bir ülkenin ya da bölgenin doğal güzellikleri, kültürü, iklimi ve tarihi gibi faktörler, o ülkenin ya da bölgenin turizm potansiyelinin en önemli belirleyicileri arasında yer almaktadır. Ancak, bu varlıkların ülke ya da bölge ekonomisine katkısının sağlanabilmesi için, potansiyelinin ortaya çıkarılması ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Ekonomik açıdan hiçbir değeri olmayan bu kavramlar, ancak turizm sayesinde anlam kazanmakta ve bölge ekonomisine önem sağlamaktadır. ``Turizme Dayalı Bölgesel Kalkınma Modeli: Kazakistan Örneği?? olarak isimlendirilen yüksek lisans tez çalışmasının amacı, bölgeler arasındaki farklılıkları giderici bölgesel kalkınma modelleri ve özellikle turizmin bu aşamadaki rolünü incelemek, özelde ise Kazakistan?ın turizm potansiyellerini ortaya koyarak, bu potansiyellerin Kazakistan?ın gelişmesinde kullanılabilir bir faktör olup olmayacağını göstermeye çalışmaktır. Ayrıca bu potansiyellerden daha fazla faydalanılması için neler yapılması gerektiğini ortaya koyabilmek ve önerilerde bulunmaktır. Araştırmanın sonucunda, Kazakistan bölgelerinin turizm sektörü açısından doğal, kültürel ve tarihi potansiyele sahip olmasına rağmen, elde edilen dış turizm gelirlerinin henüz yeterli olmadığı ve Kazakistan?ın dünya turizm piyasasından hak ettiği konumda bulunmadığı görülmektedir. Ayrıca, deniz-kum-güneş turizmin mümkün olmadığı bölgelerde alternatif turizm çeşitlerinin geliştirilebileceği varsayılmaktadır.
Turizm işletmelerinde ilişki ağı ve bilgi paylaşımının teknoloji ve yeniliğe etkisi: Antalya'daki turizm işletmelerine yönelik bir araştırma
Turizm İşletmelerinde İlişki Ağı ve Bilgi Paylaşımının Teknoloji ve Yeniliğe Etkisi: Antalya?daki Turizm İşletmelerine Yönelik Bir Araştırma? başlıklı yüksek lisans tez çalışmasının amacı günümüzde sıkça sözü edilen sadece akademik çevrenin değil aynı zamanda iş çevreleri ile siyasetçilerin de gündeminde olan yenilikçilik, stratejik yenilik ve teknoloji konularının turizm işletmeleri arasındaki ilişki ağı ile bilgi paylaşımından nasıl etkilendiğini belirlemek ve önerilerde bulunmaktır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümümde araştırmanın önemi, araştırmanın amacı, araştırmanın paradigması ve yöntemine yer verilmiştir. Birinci bölümde strateji ve stratejinin yenilik ile ilgili literatür taramasına yer verilmiştir. Ardından ise ikinci bölümde yenilik ve stratejik yenilik kavramları ve gelişimleri ile ilgili literatür taramasına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde Antalya?da hizmet veren turizm işletmelerinin personeline yöneltilen soru formundan elde edilen verilerin analizleri yapılmış. Çalışma sonucunda ise ilişki ağı ve bilgi paylaşımı ile teknoloji ve yenilik arasında olumlu bir bağlantı olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca sonuçlardan Antalya?da turizm işletmelerinin aralarındaki ilişkilerin iyi olduğu ilişki ağı ve bilgi paylaşımı ile ilgili ifadelere katılımların yüksek olmasından anlaşılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Yenilik, Stratejik Yenilik, İlişki Ağı, Bilgi Paylaşımı
Konaklama işletmelerinde yöneticiler ve çalışanlar arasında stratejik iletişim: Antalya bölgesinde bir uygulama
Sürekli büyüyen bir sektör olan turizm, ekonomik ve sosyal kalkınmayı sağlayan önemli bir araç durumuna gelmiştir. Turizm, ülke tanıtımı ve ekonomiye katkısı açısından önemi yadsınamaz bir gerçekliktir. Gelen misafirlerin memnuniyeti, değerlerimizin misafirlere doğru bir şekilde tanıtımı, gelen misafir sayısının artırılması, turizm sektörünün sürdürülebilmesi ve turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin başarısı açısından iletişim stratejik bir rol üstlenmektedir. Turizm işletmelerinde başarılı bir örgüt içi iletişim için stratejik iletişimin ne derecede önemli olduğu sorusuna cevap aranması, ilgili kavramlara değinilmesi ve öne sürülen hipotezlerin test edilmesi önemli görülmektedir. Ayrıca organizasyonların başarıları için, yönetim fonksiyonlarının aksatılmadan yerine getirilmesi de gerekli görülmektedir. Çalışmanın amacı: Turizm işletmelerindeki yönetici ve çalışanlar arasındaki iletişimin stratejik bir boyutta incelenmesidir. Veriler Türkiye?nin en önemli destinasyonu sayılan ve en çok turist çeken şehri olan Antalya?da merkezde bulunan 5 yıldızlı otellerde, anket metodu yardımı ile elde edilmiştir. Araştırma, iletişimin hem genel olarak turizm sektörünün başarısında hem de konaklama işletmelerinin başarılarında oynadığı stratejik rolün ortaya çıkarılması bakımından önemlidir. Çalışma sonucunda stratejik iletişim boyutları ile işlem etkinliği, hizmet kalitesi, kurumun toplamda daha etkin çalışması, ayrı departmanların kendi içerisinde daha iyi çalışması ve stratejik işlem etkinliği arasında olumlu bir bağlantı olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Turizm, ?leti?im, Örgüt ?leti?imi, Yönetim Fonksiyonları, Stratejik ?leti?im
Antalya medikal turizm kümesi'nin tanımlanması ve ağ yapılarının incelenmesi
"Antalya Medikal Turizm Kümesi'nin Tanımlanması ve Ağ Yapılarının İncelenmesi" başlıklı yüksek lisans tez çalışmasının temel amacı medikal turizm sektöründe son yıllarda faaliyet göstermeye başlayan Antalya Medikal Turizm Kümesi'ni tanımlamak ve ağ yapılarını incelemektir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde medikal turizmin temel kavramlarına yer verilmiştir. İkinci bölümde medikal turizm pazarı ve medikal turizmde kümelenme ile ilgili yazın taramasına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde araştırmanın amacı ve önemi, araştırmanın önemi ve Antalya Medikal Turizm Kümesi'nde faaliyet gösteren özel sağlık kuruluşları yöneticilerine yöneltilen soru formundan elde edilen verilerin analizi yapılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda Antalya Medikal Turizm Kümesi'nde faaliyet gösteren özel sağlık kuruluşlarının küresel ilişki ağlarının yetersiz olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca özel sağlık kuruluşları arasında bir işbirliği eksikliği olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Medikal Turizm, Kümelenme, İlişki Ağı, Antalya
Antalya turizm destinasyonunun rekabetçilik analizi
Her geçen gün büyüyen turizm sektöründe yeni destinasyonlar da pazara hızla girmekte ve destinasyonlar arası rekabet artmaktadır. Yarattığı ekonomik etkilerinin büyüklüğünden dolayı ülkeler turizmi geliştirme çabalarını hızlandırmakta ve bu sektörde rekabetin koşulları sürekli değişmektedir. Artan rekabet ortamında daha fazla gelir elde etmek isteyen ülkeler destinasyon rekabeti üzerine yoğunlaşmaktadır. Destinasyonların başarısı birçok faktöre bağlı olmakla birlikte, rekabet stratejilerini belirlerken sosyal, kültürel, politik, teknolojik ve çevresel güçleri de dikkate alan destinasyonlar daha rekabetçi stratejik bir konum elde edebilmektedirler. Bu çalışma destinasyonların daha rekabetçi ve stratejik pozisyon elde etmesinin koşullarını ortaya koymaya çalışmaktadır. Türkiye'nin önemli turizm destinasyonlarından biri olan Antalya'nın rekabet avantajının korunması ve bu destinasyonda sürdürülebilirliğinin sağlanmasını hedeflenmektedir. Dolayısıyla çalışmanın temel araştırma konusu, destinasyon rekabetçiliği ve sürdürülebilir destinasyon rekabetçiliği için model oluşturulmasıdır. Çalışmada, destinasyon rekabetçiliği ile ilgili modeller incelenerek, Antalya destinasyonunun rekabetçiliği için uygun bir model oluşturulmasında Crouch ve Ritchie (1999) tarafından hazırlanan ve literatürde en önemli çalışmalardan birisi olan destinasyon rekabetçiliği modeli kullanılmıştır. Modeldeki öğeleri ve öğeler arası ilişkileri incelemek amacıyla literatüre dayalı olarak veri toplama aracı oluşturulmuştur. Alan araştırması Antalya destinasyonunu ziyaret eden 1195 turistin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Antalya destinasyonunun daha rekabetçi stratejik bir pozisyon elde etmesi için test edilen modelde tüm ilişkileri istatistiksel olarak anlamlı olduğu ve araştırmada önerilen tüm hipotezler doğrulanmıştır. Çalışma kavramsal olarak test edilen model de destekleyici faktörler ve kaynakların temel kaynaklar ve çekicilikleri etkilediği, temel kaynaklar ve çekiciliklerin destinasyon yönetimini etkilediği, destinasyon yönetiminin destinasyon politika ve planlamasını etkilediği, destinasyon politika ve planlamasının yeterlilik ve yükselme kriterlerini etkilediği ve yeterlilik ve yükselme kriterlerinin destinasyon rekabetçiliğini etkilediği açığa çıkartılmıştır. Araştırmada önerilen modelin ise kabul edilebilir seviyede bir uyum iyiliği göstermektedir. Araştırma sonuçları benzer turizm destinasyonları için de yol gösterici olacaktır. Anahtar Kelimeler: Destinasyon, Destinasyon rekabetçiliği, Destinasyon Rekabetçiliği Modeli, Antalya
Aktör ağ kuramı bağlamında turizmde değer zinciri unsurlarının dijitalleşme yönünden incelenmesi: Konaklama işletmeleri örneği
Dijitalleşme, çoğu sektörde olduğu gibi turizm sektöründe de iş süreçlerine dahil olmaktadır. Dolayısıyla konaklama işletmelerinde dijitalleşmenin iş süreçlerine dahil edilmesiyle kolaylık sağlama, rekabet avantajı elde etme ve farklılık yaratma anlamında değer kattığı görülmektedir. Ancak, dijitalleşmenin değer zinciri unsurları arasındaki konumunun anlamlandırılması için bu unsurların daha net bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle çalışmanın amacı, konaklama işletmeleri gözünden dijitalleşmenin değer zinciri unsurlarının yerinin belirlenmesi ve "Aktör Ağ Kuramı" temelinde dijitalleşmenin bu unsurlar arasındaki yerinin konumlandırılmasıdır. Çalışmanın amacı doğrultusunda, ilk bölümde dijitalleşme kavramının literatür taraması yapılmıştır. Endüstri devrimlerinden günümüze kadar geçen süreç kronolojik bir şekilde anlatılmıştır. İkinci bölümde değer zinciri kavramının literatür taraması yapılmış ve turizm sektöründeki işleyişinden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde çalışmanın temellerinin dayandırıldığı Aktör Ağ Kuramı farklı bakış açılarıyla ele alınmıştır. Dördüncü ve son bölümde çalışmanın yöntemi, veri toplama süreçleri ve bulgular yer almaktadır. Çalışmanın amacı doğrultusunda nitel araştırma teknikleri kullanılmış ve Kasım 2023 – Şubat 2024 tarihleri arasında 15 otel yöneticisiyle yüz yüze görüşme yapılmıştır. Katılımcılara 11 adet araştırma sorusu yöneltilmiş ve katılımcıların cevapları içerik analiziyle tema ve alt temalara ayrılmıştır. Araştırma sonucuna göre, konaklama işletmeleri değer zincirinde aktör olarak belirlenen kavramlar belirlenmiş ve dijital araçlar ağ haritasıyla görselleştirilmiştir.
Konaklama sektöründe yeni teknolojilerin çalışanların algılanan performansı üzerine etkisi
Teknoloji baş döndürücü bir hızla gelişmekte ve hayatımızın her alanında kendine yer bulmaktadır. Konaklama sektörü her ne kadar emek yoğun bir sektör olsa da teknolojik gelişmelerden uzak durması düşünülemez. Konaklama sektörü, hızla değişen müşteri beklentileri ve artan rekabet koşulları nedeniyle yeni nesil teknolojileri işletmelerine uyarlama konusunda stratejiler geliştirip bu stratejileri hayata geçirebilmedirler. Günümüzde Konaklama sektöründe, özellikle pandemi sonrası dönemde, yeni nesil teknolojiler verimliliği ve müşteri memnuniyetini arttırmak, operasyonel maliyetleri düşürebilmek için giderek daha fazla kullanılmaya başlamıştır. 2015 yılında Japonya'da akıllı otel konseptinde açılan ve robotlar tarafından yönetilen Henn-na otel, konaklama sektörünün yeni nesil teknoloji kullanımı konusunda geldiği noktaya en iyi örnek olarak verilebilir. Bu yeni nesil teknolojiler arasında büyük veri, yapay zeka, otomasyon sistemleri, mobil uygulamalar ve nesnelerin interneti (IoT) bulunmaktadır. Yeni nesil teknolojilerin işletme süreçlerine entegre edilmesi, yalnızca müşteri deneyimini dönüştürmekle kalmaz, aynı zamanda bu teknolojileri kullanan çalışanların performanslarını da derinden etkiler. Yeni nesil teknolojiler sayesinde çalışanların iş yüklerinin azalması ile performanslarında artış sağlanabileceği gibi, teknolojinin adaptasyon sürecinde çalışanlar üzerinde oluşabilecek stres ise performanslarını olumsuz yönde etkileyebilecektir. Tezimizde yeni nesil teknolojilerin adaptasyon ve kullanım süreçlerinde çalışanlar üzerinde oluşabilecek stres Tekno-stres bağlamında incelenmiştir. Teknoloji kabullenme modelleri sayesinde teknolojinin benimsenmesini etkileyen faktörler ve süreçler incelenerek, yeni nesil teknolojilerin işletmelere efektif bir şekilde nasıl adapte edilebileceği araştırılmıştır. Tüm bu bağlamda çalışmamızda, konaklama işletmelerinin (5 yıldızlı) yeni teknolojilerin adaptasyonu sonucunda çalışanlar üzerinde oluşan tekno-stres ve teknolojiye yönelik tutum hem işletme performansına hem de çalışan performansına etki etmektedir. Bu bağlamda, çalışanların çalışmış oldukları işletmelerde yaşadıkları tekno-stres ile algılanan performansları arasındaki ilişkiye, teknolojiye yönelik tutumlarının aracı etkisi tespit edilmeye çalışılacaktır.
Profesyonel turist rehberlerinde verimlilik: Ölçek geliştirme çalışması
Yapılan tez çalışmasının amacı, ülkesel eylemli profesyonel turist rehberlerine özgü verimlilik algı ölçeği geliştirmektir. Araştırmada, keşfedici sıralı karma yöntem benimsenerek özgün ve yerli bir ölçek yaratma düşüncesiyle hareket edilmiştir. Dolayısıyla ulusal alanyazında böyle bir boşluğu doldurmak hem de profesyonel turist rehberlerine yönelik ölçek geliştirme alanında yapılacak araştırmaların artırılması yönünde katkı sağlamak bununla birlikte profesyonel turist rehberlerinde verimlilik üzerine çalışmak isteyen araştırmacılara yol göstermek düşüncesiyle yazılmıştır. Birinci bölümde verimlilik kavramı ve olgusu ikinci bölümde meslek olarak profesyonel turist rehberliği üzerine alanyazın taramasına yer verilmiştir. Daha sonra üçüncü bölümde yöntem, dördüncü bölümde ise bulgulara yer verilerek, sonuç kısmıyla tez çalışması sonlandırılmıştır. Yöntem olarak, nitel araştırma deseninde yarı yapılandırılmış görüşme tekniği uygulanmıştır. Nitel verilerin toplanması ve uygulanması; katılımcıların istekleri neticesinde yüz yüze görüşme veya koronavirüs (Covid-19) küresel salgını nedeniyle yüz yüze görüşme sağlanamaması durumunda e-görüşme teknikleri içinde yer alan senkronize (eş zamanlı) görüşmeler şeklinde gerçekleşmiştir. Bu bağlamda kartopu örnekleme yoluyla toplam 11 profesyonel turist rehberiyle görüşme sağlanmıştır. Bir nitel veri analizi olan Nvivo 10.0 programına veriler yüklenerek kodlama, temalandırma yapılmış ve iç güvenirliğini (tutarlılığını) artırmak için Kappa analizinden yararlanılarak SPSS 22.0 paket programında Cohen Kappa tutarlılık katsayısı hesaplanmıştır. Nicel araştırma deseninde taslak ölçek 30 maddeden oluşmaktadır. Ülkede ve tüm dünyada salgın hastalığın (Covid-19 ve mutantları) devam etmesi sebebiyle anket formunun düzenlemesi ve dağıtılması Google Formlar üzerinden gerçekleştirilmiş ve 387 profesyonel turist rehberlerine ulaşılmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel analizleri için SAS 9.4 programı kullanılmıştır. Açıklayıcı faktör analizi kullanılarak geliştirilen ölçeğin faktör yapısı belirlenmeye çalışılmıştır. Yapı geçerliği için taslak ölçeğin faktör yapısının incelenmesi amacı ile Temel Bileşenler Analizi (Principal Components Analysis) ve Varimax Rotasyon yöntemi kullanılmıştır ve sonucunda 30 maddede 7 faktör elde edilmesi sonrasında uyumsuz ifadelerin (Madde 13, Madde 20, Madde 24, Madde 29) çıkarılması sonucunda en uygun şekilde 6 faktör boyutunda toplandığı saptanmıştır. Ölçek alt boyutları, teorik modelle bağlantılı olarak; GAB (Grup-Acente-Bölge) uyumu, iş güvencesi, grup talepleri, tur programları, mesleki işbirlik ve iş doyumu şeklinde isimlendirilmiştir. Sonuç olarak, gerçekleşen nitel araştırma deseninde verimli turist rehberi algısında, katılımcılar öncelikle verimli bir turist rehberini müşteri memnuniyeti odaklı, empati yapabilen, tur alanı hakkında bilgi donanımlı, genel kültüre sahip, işini seven, insanları tanıyabilen özelliklere sahip olarak nitelendirmişlerdir. Öte yandan bu özelliklerin eksikliğinin ya da tam tersinin olması durumunu da verimsiz turist rehberi olarak ifade etmişlerdir. Buna ek olarak, profesyonel turist rehberlerinin bir kısmı genel kültürlü, bilgi donanımına ağırlık verirken bir diğer kısım müşteri odaklı satış yapabilen üzerine odaklanmıştır. Bu bağlamda mesleğin bilgiden ziyade satış odaklı olarak düşünülmesi mesleğin günümüz beklentisini de değiştirmektedir. 'Profesyonel turist rehberleri verimlilik algısı ölçeği'nin geçerli ve güvenilir olduğu elde edildikten sonra turist rehberlerinin verimlilik algılarına yönelik gerçekleştirilen bu ölçekte genel itibariyle verimlilik algılarının olumlu yani pozitif yönde olduğu ortaya çıkmıştır. Profesyonel turist rehberlerinin verimlilik algılarında cinsiyete ve medeni duruma ilişkin anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ölçeğin genelinde profesyonel turist rehberlerinin yaş değişkenine göre verimlilik algılarında anlamlı bir farklılık bulunduğu ve bu farklılığın iş güvencesi, grup talepleri ve tur programları alt boyutlarında ortaya çıktığı elde edilmiştir. Genel itibariyle 18-30 ile 31-40 yaş grubundaki turist rehberlerinin verimlilik algısı ortalamaları eş değer iken, 51 ve üzeri yaş grubuna giren turist rehberlerinin verimlilik algıları bu gruplamada en düşük ortalama değere sahiptir. Sektöre ve iş hayatına yeni katılan profesyonel turist rehberlerinin verimliliğe yönelik algıları sektörde son dönemlerini yaşayan profesyonel turist rehberlerine göre daha olumludur. Elbette bunda mesleğin getirdiği zorluklar etkili olmuştur. Özellikle de koronavirüs (Covid-19) küresel salgının devam ettiği şu günlerde profesyonel turist rehberlerinin yaşadıkları ekonomik bunalımlarla birlikte çalışan profesyonel turist rehberlerinin iş sağlığı ve güvenliği tekrardan gözden geçirilmelidir. Anahtar Kelimeler: Profesyonel turist rehberi, verimlilik, ölçek geliştirme
Turizm işletmeleri kat hizmetleri departmanında çalışan kadınların toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik görüşlerinin belirlenmesi: Antalya örneği
Tarih boyunca kadınlar, birey olabilme ve birey olarak kabul edilebilme konusunda çeşitli sorunlarla karşılaşmışlardır. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin iş yaşamına yansıması sonucu, kadınların iş bulma alanları giderek daralmış fakat turizmin gelişmesiyle birlikte toplumun kadına biçtiği role uygun iş alanları da açılmıştır. Özellikle de kat hizmetleri alanı kadınların rahat iş bulabileceği bir fırsat alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Buna koşut olarak; kadınlara uygun iş gücünün ve emeğin yoğun olduğu bir sektör olan turizmde; kadın çalışan sayısının oldukça yüksek olduğu gözlenmektedir. Turizmde çalışan kadınlar ağırlıklı olarak ön büro ve kat hizmetleri departmanlarında çalışmaktadır. Bu bağlamdaki araştırmanın temel amacı; kat hizmetleri departmanında çalışan kadınların demografik özelliklere göre, toplumsal cinsiyet algılarında fark olup olmadığını tespit etmektir. Araştırma kapsamındaki veriler Belek ve Kundu bölgelerinden toplanmıştır. Toplanan 220 anket, demografik değişkenlere göre analiz edilmiştir. Betimleyici analizlerin yanı sıra çalışmada Tek Yönlü Varyans analizleri de yapılmıştır. Yapılan analiz sonuçlarına göre, eğitim düzeyi düşük olan katılımcılar ile evli katılımcıların erkeği üstün gören bir anlayışa sahip olduğu tespit edilmiştir.
Turizm sektöründe faaliyet gösteren aile işletmelerinin kurumsallaşma potansiyelleri: Antalya örneği
Aile işletmeleri hem ülkemiz hem de dünya ekonomisinde büyük öneme sahiptir. Ülkemizde işletmelerin %95 inin aile işletmesi olduğu bilinmektedir. Hem dünya hem de ülkemiz ekonomisindeki yeri yadsınamaz olan aile işletmelerinin, ciddi bir istihdam sağladığı da görülmektedir. Aile işletmelerinin büyümesi, koordinasyonu ve yönetimsel süreçleri oldukça önemli adımlardır. Kurumsallaşma, aile işletmelerinin sürdürülebilirliği için kaçınılmaz bir durumdur. Belirli büyüklüğe ulaşan ve kurumsallaşamayan aile işletmeleri yok olmaya mahkumdur. Yapılan araştırmalarda aile işletmelerinin yok olmasındaki en büyük sebebin kurumsallaşma soruları olduğu görülmüştür. Aile işletmeleri, stratejik olarak doğru ve güçlü adımlar atarak, sürekli değişen dünya dinamiklerine ayak uydurmak zorundadır. Büyük emekler verilerek kurulan ve zor koşullarda yaşatılmaya çalışılan bu yapıların yok olması, hem manevi olarak hem de ekonomik olarak büyük kayıp oluşturmaktadır. Bu çalışmada Antalya ilinde turizm sektöründe faaliyet gösteren aile işletmelerinin kurumsallaşma potansiyelleri ve bununla ilgili sorunlar saptanmaya çalışılmakta ve bu sorunlarla ilgili çözüm önerileri getirilmesi amaçlanmaktadır. Çalışma alanı olarak Antalya'nın seçilmesinin temel nedeni; ilin mevcut turistik potansiyelinin yüksek oluşudur. Bunların yanı sıra, her geçen yıl şehre gelen yerli ve yabancı turist sayısındaki artış, Antalya için bu kapsamdaki çalışmaların çok daha fazla yapılmasını gerekli kılmaktadır.
Türkiye'nin 2007-2017 dönemindeki turizm gelişiminin ve eğilimlerin incelenmesi ve Akdeniz çanağı ülkelerinin değişim payı analizi
Türkiye'nin rakip ülkelere göre hangi pazarlarda uzmanlaşmış, hangi pazarlarda uzmanlaşmamış olduğu, hangi alanlarda rekabet avantajının olduğu hangilerinde dezavantajlı olduğu bilinmemektedir. Dolayısıyla araştırmanın doğal amacı bu problemin çözümlenmesi ve konu ile ilgili kısıtlı literatüre katkı yapmak olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda Türkiye'deki 2007-2017 dönemindeki turizm verilerinin ve Akdeniz çanağında yer alan ülkeler arasında yapılan değişim payı (shift-share) analizi ile bölgesel değişimlerin analiz edilip bu sektördeki eğilimleri ve nedenlerini belirleyerek önerilerde bulunulması nedeni ile çalışma özgün bir değere sahiptir denilebilir. Böylelikle Türkiye'nin zayıf alanlarının iyileştirilmesi konusunda öneriler sunulması hedeflenmiştir. Tez çalışmasında ikincil veri kullanılmıştır. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri ve Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü'nün Turizm İstatistikleri kullanılmıştır. Bu bağlamda TÜİK'in çıkış ve giriş yapan ziyaretçi verileri araştırmada kullanılmıştır. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü'nün Turizm İstatistikleri kapsamında ise Türkiye, İspanya, İtalya, Fransa ve Yunanistan'ın 2011 ve 2015 yılları gelen turist sayıları kullanılarak değişim payı analizi yapılmıştır. 2016 yılındaki Rusya krizi, Sultanahmet Meydanı'nda yaşanan terör saldırısı ve Avrupa'da yaşanan mülteci ve politik krizlerden dolayı Türkiye hem turist sayısında hem de turizm gelirlerinde büyük bir kayıp yaşamıştır. Yaşanan krizler, terör olayları ve politik istikrarsızlık gibi durumlarda turizm bağlamında gelirlerin hızlı bir düşüş eğilimine girdiği harcama türlerinin "tur hizmetleri" sebebve "marina hizmetleri" olduğu belirlenmiştir. Ziyaretçiler tarafından en çok tercih edilen konaklama türü otel, motel, pansiyon vb. olarak belirlenmiştir. Kriz dönemlerinde alışveriş nedeniyle gelen ziyaretçi sayısında artış yakalanmıştır. Avrupa pazarında Türkiye ve İtalya rekabet avantajına sahipken, bu pazarda uzmanlaşmamışlardır. Türkiye Asya Pasifik pazarında uzmanlaşmış olmasına rağmen rekabet dezavantajına sahiptir. Amerika pazarında Türkiye ve Yunanistan rekabet avantajına sahipken, bu pazarda uzmanlaşmamışlardır. Afrika pazarında Türkiye ve İspanya rekabet avantajına sahipken, bu pazarda uzmanlaşmamışlardır. Türkiye Orta Doğu pazarında rekabet avantajına sahip ve aynı zamanda bu pazarda uzmanlaşmıştır. Sonuç olarsebebak Türkiye'nin Avrupa, Amerika ve Afrika pazarlarında sahip olduğu rekabet avantajını korumak ve kaybetmemek için bu pazarların dinamiklerini takip etmesi ve bu yönde uzmanlaşması önerilmektedir.
Stratejik yönetim açısından personel ilişkileri yönetimi: Turizm işletmelerinde ilişki yönetiminin personel memnuniyetine etkisinde iş özerkliğinin aracı rolü
Tezin öncelikli amacı, çalışanların çalışmış oldukları örgütlerdeki personel ilişkileri yönetimi algıları ile personel memnuniyeti arasındaki iş özerkliğinin muhtemel aracı etkisinin tespit edilmesi olarak belirlenmiştir. Tez çalışmasında öncelikle strateji kavramı, strateji modelleri, strateji süreci, strateji geliştirme, stratejik yönetimin faydaları, konaklama işletmelerinde stratejik yönetim, personel ilişki yönetimi, personel memnuniyeti ve iş özerkliği incelenmiştir. Bu bağlamda, ilişki yönetimi ile ilgili literatür tartışılmış ilişki yönetiminin boyutları, personel memnuniyeti ve iş özerkliği ile ilişkisi açıklanmıştır. Daha sonra tezin öncelikli amacı olan Antalya destinasyonunda faaliyet gösteren otel işletmelerinde çalışanların çalışmış oldukları örgütlerdeki personel ilişkileri yönetimi algıları ile personel memnuniyeti arasındaki iş özerkliğinin muhtemel aracı etkisini incelemek amacıyla anket ile veri toplanmıştır. Anket Antalya destinasyonunda faaliyet gösteren otel işletmelerinin çalışanlarına uygulanmıştır. Uygulanan ölçek ile elde edilen veriler frekans, regresyon gibi analizlere tabi tutulmuş ve yorumlanmıştır. Gerçekleştirilen analiz sonuçlarına göre çalışanların çalışmış oldukları örgütlerdeki personel ilişkileri yönetimi algıları ile personel memnuniyeti arasında iş özerkliğinin aracı rolü olduğu belirlenmiştir. Dolayısıyla konaklama işletmeleri ilişki yönetimi uygulayarak personel memnuniyeti arttırmak için personele iş özerkliği vermelidir.
Spor turizmi aracılığı ile sürdürülebilir destinasyon geliştirme: Hava sporları açısından Uşak ili potansiyeli
Turizm, ekonomik, sosyal, kültürel birçok yöne sahip olan bir endüstri olarak ifade edilmektedir. Özellikle son yıllarda sosyal ve ekonomik boyutunun ön plana çıkmasıyla birlikte uluslararası önemini de giderek arttırdığı tespit edilmiştir. Turizmin sosyal ve ekonomik boyutlarının önem kazanmasının en önemli sebeplerinden biri de küresel çapta düzenlenen spor etkinliklerinin olduğu görülmektedir. Turizm faaliyetleri; ekonomik, sosyokültürel ve çevresel açıdan destinasyonları olumlu veya olumsuz yönde etkilemektedir. Özellikle doğrudan etkilenen/etkileyen paydaşlar arasında merkezi/yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, işletmeler, yerel halk ve turistler yer almaktadır. Destinasyonların sürekliliğini ve dolayısıyla sürdürülebilirliğini sağlamak açısından söz konusu bu paydaşların beklentilerini belirlemek önemlidir. Beklentilerin belirlenmesi sürdürülebilir turizm faaliyetlerinin ve pazarlama çabalarının doğru bir şekilde gerçekleştirilmesine katkı sağlayacaktır. Deniz-kum-güneş üçlemesinden faydalanamayan destinasyonlardaturizm faaliyetlerinin çeşitliliğiavantaj sağlamaktadır. Özellikle turizm faaliyetlerinin hava sporu turizmi gibi spesifik alanlara indirgenebiliyor olması bir çok destinasyonun turizm gelirlerinden pay almasını ve ülke ekonomisine katkıda bulunmasını sağlamaktadır. Hava sporu ile ilgili destinasyonların alan yazında çok fazla yer edinememiş olması, geçerli ölçekler üzerine yapılan araştırmaların kısıtlı olması destinasyon yönetim ve pazarlaması çabalarında eksik değerlendirmelere yol açtığı düşünülmektedir. Bu eksikliğin giderilmesi için paydaşlara (yerel halk, hava sporu turistleri) yönelik ölçeklerin geliştirilmesi ve destinasyonların sürdürülebilirliği (hava spor uzmanları, merkezi/yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, işletmeler) ile ilgili görüşlerin belirlenebilmesi önemli hale gelmiştir. Bu doğrultuda araştırmada, hava spor turizmi aracılığı ile sürdürülebilir destinasyon oluşturmada yerel halkın ve hava spor turistlerinin beklentilerinin belirlenebilmesini sağlayacak bir ölçek geliştirmek, hava spor uzmanları, yerel/merkezi yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve işletmelerin konuyla ilgili görüşleri doğrultusunda değerlendirmeler yaparak alan yazına, destinasyon yönetiminde ve pazarlamaçabalarında karar alıcılara ışık tutmak, katkı sağlamak amaçlanmaktadır. Bu bağlamda söz konusu çalışma nitel ve nicel araştırma yöntemleri temeline dayandırılarak tasarlanmıştır.Hava spor turistlerinin evreni oluşturduğu araştırmada 333 hava spor turistinden maksimum çeşitlilik ve kartopu örnekleme stratejileri kullanılarak veri seti oluşturulmuştur.Verileri toplamak amacıyla oluşturulan veri toplama aracında 33 önerme yer almaktadır. Veriler çevrimiçi anket uygulaması aracılığıyla toplanmıştır. Uşak destinasyonunyaşayanların evreni oluşturduğu araştırmada basit rastlantısal örnekleme stratejisi kullanılarak 527 yerel halktan yüz yüze görüşme tekniği ile veriler elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak kullanılan anket formunda 38 önerme yer almaktadır.Hava sporu uzmanları, yerel/merkezi yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve işletmelerden maksimum örnekleme stratejisi ile yarı yapılandırılmışgörüşme formu kullanılarak veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler ve alan yazın taramasından elde edilen bilgiler ışığında Uşak destinasyonuna ilişkin GZFT analizi yapılmıştır. Hava spor turistlerinin ve yerel halkın sürdürülebilir destinasyondan beklentilerini tespit edebilmek amacıyla elde edilen verilerin analizi, SPSS ve Lisrel analiz programları aracılığı ile yapılmıştır. Hava spor uzmanlarından, yerel/merkezi yönetimlerden, sivil toplum kuruluşlarındanve işletmelerden elde edilen veriler içerik analizi yöntemlerinden betimleyici ve sıklık analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda yerel halkın ekonomik, sosyokültürel ve çevresel açıdan destinasyondan beklentilerini ortaya koyabilecek ölçekler geliştirilmiştir.Uşak destinasyonu hava sporu turizmi için gerekli olan doğal güzelliklere sahip olduğu görülmüştür. Uşak destinasyonunda işlevsel bir turizm yönetim modeli bulunamamıştır. Doğal ve kültürel değerleri korumak ve bu değerleri turizm açısından daha işlevsel hale getirmek için destinasyon yönetim modeline ve stratejik pazarlama planına ihtiyaç olduğu görülmüştür.
Dünya'da ve Türkiye'de golf turizmi : Antalya destinasyonu örneği
Dünya Turizm Örgütü'nün verilerine göre turizm sektörü 2016 yılı itibariyle yaklaşık 1,3 trilyon dolar gibi bir büyüklüğe ulaşmıştır. Spor turizminin turizm sektöründen aldığı pay ise 200 milyar dolar olarak hesaplanmaktadır. Bu büyüklükte bir hacme sahip olan ve küresel seyahat ve turizm endüstrisinin en hızlı büyüyen dallarından birisi durumundaki spor turizminin en önemli alt dallarından biri de golf turizmidir. Bir turizm ürünü olarak golf turizmi; turizm destinasyonlarının çeşitlendirilmesinde, turizmin mevsimsellik etkisini azaltmada ve turist başına düşen harcama rakamını arttırmada büyük rol oynamaktadır. Dünya'da özellikle sıcak iklim destinasyonlarınca ithal edilen golf turizmi, Belek bölgesi başta olmak üzere Türkiye'de de hızla gelişen turizm türlerinden biri haline gelmiştir. "Dünya'da ve Türkiye'de golf turizmi: Antalya destinasyonu örneği" başlıklı yüksek lisans tez çalışmasının temel amacı, Dünya'da ve Türkiye'de golf turizmi potansiyelinin incelenmesi ile beraber golf turistlerinin destinasyon seçimlerine etki eden unsurları belirleyerek Antalya'nın golf turizmi potansiyelini incelemektir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde spor turizmi ve bileşenlerine yer verilmiştir. İkinci bölümde golf turizmi, Dünya'da ve Türkiye'de golf turizmine ilişkin yazın taramasına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde çalışmanın temel amacı ve önemine, yöntemine ve Antalya'yı ziyaret eden golf turistleriyle gerçekleştirilmiş olan anket çalışmasında elde edilen verilerin analizine yer verilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, turistlerin golf turizmi için en fazla tercih ettikleri destinasyon İspanya'dır. Turistlerin destinasyon seçimlerine etki eden en önemli unsur, golf sahası kalitesi ve uygun ilkim koşullarıdır. Turistler en fazla ilkbaharda golf oynamayı tercih ederken, turistlerin Antalya'yı tercih etme sebepleri ise golf tesisi kalitesi, uygun iklim koşulları ve ekonomik fiyatlarıdır. Bu çalışma sonuçları, Belek destinasyonundaki golf turizm pazarının daha iyi anlaşılmasına olanak sağlayabilir. Bu sayede sektörün beklentileri, istekleri ve yaşadığı zorluklara ilişkin bilgilere ulaşılarak, sektörün gelişimine katkı sağlanabilir. Bölgenin muhtemel rakipleri incelenerek, eksik veya güçlü olan tarafları çıkarılabilir.
Deniz turizminde kümelenme bağlamında marina işletmeciliğinde stratejik yönetişim: Muğla ili örneği
Son yıllarda küresel bazda hızla gelişmekte olan sektörler birisi olan turizm sektörünün ülke ekonomilerine sağlamış olduğu katma değer giderek artmaktadır. Sektörün yaratmış olduğu katma değer büyüklüğü sebebiyle, özellikle gelişmekte olan dünya ülkeleri turizm hizmetlerini sunmak veya sunmuş oldukları turizm hizmetlerini, değişen tüketici istek ve ihtiyaçları doğrultusunda çeşitlendirmek adına çeşitli faaliyetler yürütmektedirler. Bu durum turizm sektöründe sunulan hizmetleri çeşitlendirmekte ve rekabet edilen destinasyon sayısını çoğaltmaktadır. Bu sert rekabet çevresinde destinasyonda yer alan aktörlerin uyum içinde faaliyet göstermeleri ve birlikte hareket etmeleri, destinasyonun başarısını yükseltebilmektedir. Bu çalışmada, turizm kümeleri ve küme içinde gerçekleştirilen stratejik yönetişim uygulamaları ele alınmaktadır. Bu kapsamda, çalışmanın temel amacı, Muğla deniz turizmi kümesinde yer alan marina işletmelerindeki stratejik yönetişim uygulamalarının düzeyinin belirlenmesi ve stratejik yönetişim düzeyinin artırılması için öneriler getirilmesidir. Bu sayede, sektörün yerel kalkınmadaki etkisinin yükseltilebileceği düşünülmektedir. Çalışma kapsamında, kümelenme, stratejik yönetişim ve kümelerde stratejik yönetişim literatürü detaylı bir şekilde incelenmiş ve küme içerisindeki yönetişim düzeyinin belirlenebilmesi için bir görüşme formu hazırlanmıştır. Bu kapsamda, bölgede faaliyet gösteren altı marinanın yöneticisiyle yüz yüze mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda Muğla deniz turizmi kümesinde yer alan marina işletmeleri arasında yeterli koordinasyonun ve ortak bir strateji ve vizyonun bulunmadığı; karar alma süreçlerine kısmen dâhil oldukları; sektörü ilgilendiren yönetmelikler arasında çelişkiler bulunduğu şeklinde görüş beyan etmiştir. Katılımcıların görüşlerine istinaden sektörde stratejik yönetişimin bulunmadığını ifade etmek mümkündür. Bu bağlamda sektörde stratejik yönetişimin tesis edilebilmesi adına sektörde faaliyet gösteren tüm aktörlerin (kamu, özel sektör, STK) yer aldığı bir işbirliği platformunun oluşturulması ve ortak bir vizyon doğrultusunda hareket edilmesi önerilmiştir. Sonuç olarak, oluşturulması önerilen işbirliği platformunun, küme içindeki yönetişim seviyesini artıracağı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Deniz turizmi, Marina işletmesi, Kümelenme, Deniz Turizmi Kümesi, Stratejik Yönetişim, Muğla
Bir Kuşak, Bir Yol" projesinin Avrasya turizmine potansiyel etkileri
Eski İpek Yolu Avrasya'yı geçerek, Doğu ve Batı kültürlerinin ve ticaretinin yayılmasını teşvik ederek, zengin bir tarihi ve kültürel kaynak çeşitliliği bırakıyor. Bugün, "Bir Kuşak, Bir Yol" stratejik, güzergah boyunca ülkeler ve bölgeler arasında turizm gelişimi için nadir bir fırsat sunmaktadır. Daha da önemlisi, "Bir Kuşak, Bir Yol" teklifi, Avrasya'daki turizm endüstrisi için hem bir fırsat hem de bir meydan okumadır. "Bir Kuşak, Bir Yol" güzergah boyunca, dünya kültürel mirası küresel toplamın yaklaşık% 74'ünü, tabiat rezervleri yaklaşık% 53'ünü, doğal miras ise% 34'ünü oluşturmaktadır. "Bir Kuşak, Bir Yol" üç büyük ekonomik gelişme modeline ve Doğu ve Batı kültürel kemerlerine yayılmıştır. Orta Asya'dan Avrupa'ya, Güneydoğu Asya'dan Güney Asya ve hatta Afrika'ya kadar. "Bir Kuşak, Bir Yol" farklı medeniyetleri, farklı sistemleri ve farklı dini inançları içeren düzinelerce ülkeyi kapsamaktadır. Turizm endüstrisi, karşılıklı kabul, karşılıklı takdir ve karşılıklı hoşgörü için bir fırsat sağlamaktadır. Belirgin kültürel özellikler turistler tarafından yayılır ve bölgeler arası turizm işbirliği kültürel refahın geliştirilmesinde de önemli bir rol oynamaktadır. "Bir Kuşak, Bir Yol" un temel stratejik kavramı, yeni bir bakış açısı ve turizm gelişiminin yeni odak noktasıdır. Bu stratejik konsept, İpek Yolu turizmine yurtiçinde ve yurtdışında yoğun ilgi uyandırdı ve ayrıca İpek Yolu boyunca turizm gelişimi için nadir bir tarihsel fırsat sağladı. Böylesine geniş bir stratejik altyapıya sahip olan Avrasya turizm endüstrisi, yeni fırsatlar ve zorluklarla başlamıştır ve Avrasya'da turizmin gelişmesine de önemli bir etki sağlamıştır. Bu nedenle, bu makale turizmin Avrasya'daki etkisini "Bir Kuşak, Bir Yol" bağlamında analiz edecektir. Anahtar Kelimeler: "Bir Kuşak, Bir Yol", Avrasya Turizmi, Potansiyel Etkileri
Kazakistan'ın Türkistan bölgesinin kültürel turizm gelişimi
Turizm insanların sürekli bulundukları, çalıştıkları ve her zamanki sıradan gereksinimleri tedarik ettikleri yerlerin seyahatler ve gittikleri yerlerdeki kısa süreli konaklamalarından normal gereksinimlerinin karşılanmasıyla alakalı faaliyetlerdir. Son zamanlarda, ulaşım ve iletişim teknolojisini gelişmesi, milli gelirin fazlalaşması, insanların boş zamanlarını değerlendirmek istemeleri; turizme, tarihte insanların ticari ve dini hedeflerle yapmış oldukları ziyaretlerden çok değişik bir boyut kazanmıştır. Turizm II.Dünya Savaşı'ndan sonra süratle ilerleme sürecine girmiş, daha kapsamlı halk topluluklarına ve uzak mesafelere yayılmıştır. Turizm; iktisadi, toplumsal, geleneksel ve doğal çevreyle iletişim içinde, dinlenme, yeme-içme, ulaşım, aktivite ve seyahat düzenlemesi gibi hizmetlerin bütününü kapsayan ve dünyanın en süratli gelişen sektörü pozisyonundadır. Günümüzde ve gelecekte önemi gittikçe fazlalaşan turizm sektörünün oluşturduğu iktisadi, toplumsal, geleneksel ve siyasi etkiler, ülke ekonomisinde ciddi neticeler oluşturmaktadır. Bu vaziyet, sadece uluslar arası turizm etkinliklerinden geniş pay alan gelişmiş ülkelerde değil, benzer zamanda gelişmekte olan ülkeler de turizme verilen önemi fazlalaştırmaktadır. Özelliklede gelişmekte olan ülkelerin yüzleştikleri iktisadi problemlerin ve buhranların atlatılmasında, ihtiyaç duyulan döviz girdisini oluşturma, yeni kazanç sağlama ve çalışma gücünü imkânlarını fazlalaştırma özelliğiyle turizm; mevzubahis ülkeler bakımından, öncelikli bir sektör durumuna gelmiştir. Ülke ekonomileri için asla kopartılamaz bir ehemmiyete sahip olan turizm sanayisinin çalışma gücü bakımından önemi ve sektörde bulunan işgücünün çalışma koşulları meydana çıkartmaya çalışmıştır. Kazakistan'ın İpek Yolu mıntıkasının özelliği, varlıklı kültür mirasına sahip ve daha bozulmamış doğal mekânların ihtişamıdır. Kazakistan İpek Yollarının esas simgesi kervansarayları ve ülkeleri bağlayan yolları, gölleri ve eşsiz doğasıdır. Kervan yolu ise, tarihteki ticaretin ve ülkelerarası bağlantının anahtarıdır. Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla beraber yalnızca Kazakistan değil, bütün diğer Orta Asya ülkeleri coğrafyasına alakanın fazlalaştığı bilinmektedir. Kazakistan ve diğer Orta Asya ülkelerinin özellikle mühim müşterek kıymeti İpek Yolu olarak ilgi çekmeye başlamıştır. Bu sebeple globalleşme süreci Kazakistan'ın kapılarını dünyaya açarak İpek Yoluna tekrardan ilgi ve alaka fazlalaşmış ve İpek Yolu mevzusunda geleneksel mirasın meydana gelmesi, hem turizm faaliyetlerinin oluşturulması için tasarılar gündeme gelmiştir. UNESCO'nun 1987 yıllarında "Büyük İpek Yolu Projesi" çerçevesinde Orta Asya ülkelerindeki envanter ve muhafaza faaliyetleri başlaması ve 1998 yılına kadar devam eden faaliyetler bu mıntıkadaki kültür mirasına ilgi çekmeyi becermiştir. Bu mirasın turizm hedefli kıymetlendirilmesi için Sovyetler Birliği çöktükten sonra Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) 1993 yılında İpek Yolu Girişimi ismiyle bir proje başlatılmıştır. Bu proje çerçevesinde faaliyetler süregelmekte olup istikamet ile alakası olan ülkeler ile müşterek görüşmeler hala süregelmektedir.
Sosyal inovasyon: Antalya destinasyonunda faaliyet gösteren turizm işletmeleri üzerine bir araştırma
Tezin öncelikli amacı, Antalya destinasyonunda faaliyet gösteren turizm işletmelerinde sosyal inovasyonun incelenmesidir. Ayrıca çalışmada örgütlerin sosyal inovasyona yönelik vizyonlarının ortaya çıkarılması da hedeflenmiştir. Bu amaçlar doğrultusunda girişimcilik bakış açısıyla sosyal inovasyon ölçeği geliştirilip test edilmiştir. Tez çalışmasında sosyal inovasyon kavramı farklı bakış açılarıyla ele alınarak aralarındaki benzerlikler ve farklılıklar ortaya konmuş ve böylelikle sosyal inovasyon kapsamı ve çerçevesi oluşturulmuştur. Daha sonra tezin öncelikli amacı olan Antalya destinasyonunda faaliyet gösteren turizm işletmelerinde sosyal inovasyonu incelemek amacıyla ölçek geliştirilip test edilmiş ve veriler bu ölçek ile toplanmıştır. Ölçek Antalya destinasyonunda faaliyet gösteren turizm işletmelerinin orta veya üst düzey yöneticilerine uygulanmıştır. Ölçek ile ayrıca inovasyon uygulamalarına engel teşkil eden unsurlar ile ilgili veriler de toplanmıştır. Bunun yanı sıra uygulanan ölçek ile elde edilen veriler frekans, t-test, ANOVA gibi analizlere tabi tutulmuş ve yorumlanmıştır. Gerçekleştirilen analiz sonuçlarına göre katılımcı işletmeler sırasıyla hizmet kalitesini arttırma, maliyet azaltma ve rekabet avantajı sağlama amacıyla inovasyon yapmaya eğilim göstermektedir. Bunun yanı sıra, katılımcı işletmelerin inovasyon faaliyetlerine engel olan en önemli faktörün "maliyet" olduğu belirlenmiştir. Personel uygulamaları konusunda en yüksek algıya sahip ifadenin "ücretli doğum izni vermekteyiz" ifadesi olduğu görülmektedir. Çevre uygulamaları bağlamında ifadeler değerlendirildiğinde en yüksek ortalamaya sahip ifade "atık yönetimi uygulanmaktadır" ifadesidir. Sosyal uygulamalar konusunda en çok katılımın olduğu ifadenin "işletmemiz yerel tedarikçileri desteklemektedir" ifadesi olduğu belirlenmiştir. Sosyo-ekonomik uygulamalar konusunda ise en yüksek ortalamaya sahip ifade "yerel toplum için yeni istihdam yaratan projelere destek oluruz" ifadesidir. Sonuç olarak turizm işletmeleri sosyal sorunları ve çevresel sorunları azaltmak amacıyla gerek verilebilecek teşvikler gerekse çıkarılan yönetmelikler ile sosyal inovasyon gerçekleştirmeye ve uygulamaya yönlendirilmelidir.
Dünya'da ve Türkiye'de entelektüel sermayenin ekonomik kalkınmaya etkilerinin incelenmesi
Entelektüel sermaye bilgi temelli yeni ekonominin en önemli kaynağı ve ayrılmaz bir unsuru olarak görülmektedir. Ülkelerin ekonomilerine ve kalkınmalarında sağladığı katkılar nedeniyle entelektüel sermaye oldukça ilgi çekici hale gelmiştir. Buna paralel olarak, entelektüel sermayenin ne tür katkılar sağladığı, nasıl ölçüldüğü ve yönetildiğine yönelik araştırmalarda dikkat çekici bir artış söz konusu olmaktadır. Ülkelerin yanı sıra işletmelerin giderek değişen ve önceki klasik yapısnın aksine farklı bir düzlemde ilerleyen dünya ekonomisine ayak uydurabilmek ve rekabet gücünü artırabilmek için entelektüel sermaye geliştirme çalışmalarına ağırlık vermektedirler. Bu yüzden geçmiş, gelecek ve şimdiki kaynakları bir bütün olarak en etkin ve etkili bir şekilde kullanmayı sağlayan entelektüel sermaye, iyi anlaşılması ve planlanması gereken bir kavramdır. Bu bağlamda çalışma, ülkemiz ve benzer ekonomik yapılara sahip çeşitli ülkelerin ulusal entelektüel sermaye değerlerini ve bu değerlerin karşılaştırılarak hizmet sektörü üzerindeki etkilerini incelemektedir. Dolayısıyla araştırma litaretüre dayalı betimsel karşılaştırma yöntemini benimsemiştir. Buna koşut olarak üç bölümden oluşan araştırmanın birinci bölümünde entelektüel sermaye kavramı, unsurları ve entelektüel sermaye ölçüm modelleri, ikinci bölümde, hizmet kavramı ve hizmet sektörü incelenmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise ulusal entelektüel sermaye karşılaştırmalarına ve değerlendirmelerine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Entelektüel Sermaye, Ulusal Entelektüel Sermaye, Hizmet Sektörü, Ekonomik Kalkınma, Turizm, Yeni Ekonomi