Theses supervised by Prof. Dr. Mazlum Çelik
23 theses · Hasan Kalyoncu University
Havalimanı işletmeciliği kamu-özel sektör karşılaştırması
Türkiye'de havacılığın ticari ve sosyal bakımdan gelişmesiyle birlikte, havalimanlarının ve havayolu taşımacılığının gelişmesi için, yatırımlara ihtiyaç duyulmuştur. Bu beklentiler doğrultusunda özellikle havalimanı işletmeciliğinin geliştirilmesi ve havalimanlarının yolcu ve yük bakımından daha verimli hale getirilmesi ön plana çıkmıştır. Havalimanlarının özel sektörlere devredilmesi ile gelişme ve büyüme büyük oranda gerçekleşmiştir. Bu çalışmanın sorunsalı kamuya ait Türkiye'nin iki büyük havalimanı olan, Antalya ve İstanbul Atatürk havalimanlarının özelleştirmeden önceki ve özelleştirildikten sonraki dönemlerinin etkinlik ve verimlilik açısından karşılaştırılması ve özelleştirmenin verimliliği etkileyip etkilemediğinin ortaya konulmasıdır. Bu amaçla incelenen iki havaalanının özelleştirme öncesi ve özelleştirme sonrası performans verileri, veri zarflama analizi ile analiz edilerek karşılaştırılmış ve sonuç olarak özelleştirmenin havaalanı işletmeciliğinde verimliliği artırdığı ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kamu, Havalimanı, DHMİ, YİD, Verimlilik.
Duygusal emeğin iyi olma hali ve iş memnuniyeti üzerine etkisi: Çağrı merkezi çalışanları üzerinde bir uygulama
Bu çalışmada, çağrı merkezi çalışanlarının duygusal emek boyutlarının iş memnuniyeti ve iyi olma hali üzerindeki etkisi incelenmiştir. Ayrıca duygusal emek, iş memnuniyeti ve iyi olma halinin yaş, cinsiyet, medeni hal, eğitim durumu ve çalışma süresine göre anlamlı farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemini Türkiye'nin farklı illerinde halen görev yapmakta olan 227 çağrı merkezi çalışanı oluşturmaktadır. Çalışmada 43 maddelik bir anket kullanılmıştır. Anket formu çalışanların demografik özelliklerinin belirlenmesine yönelik bir bölüm, duygusal emek (yüzeysel rol yapma, derinden rol yapma ve doğal davranış), iyi olma hali (negatif iyi olma hali ve pozitif iyi olma hali) ve iş memnuniyeti ölçekleri olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Araştırmada öncelikli olarak kullanılan ölçeklerin yapı geçerliği ve güvenilirliği test edilmiştir. Araştırmanın modelini test etmek amacıyla da yapısal eşitlik modeli kurulmuş ve analiz edilmiştir. Yapısal eşitlik modelinin analizi neticesinde yüzeysel rol yapma, derinden rol yapma ve doğal davranış sergilemenin negatif iyi olma halini anlamlı olarak etkilediği, doğal davranış göstermenin pozitif iyi olma halini anlamlı olarak etkilediği, doğal davranış ve pozitif iyi olma halinin iş memnuniyetini de anlamlı olarak etkilediği bulgularına ulaşılmıştır. Ayrıca iyi olma halinin duygusal emeğin iş memnuniyeti üzerine etkisinde düzenleyici rolünün bulunmadığı tespit edilmiştir.
Duygusal sermayenin işten ayrılma niyeti ve özdeşleşme üzerine etkisinde psikolojik dayanıklılığın aracılık etkisi
Araştırmanın amacı, duygusal sermayenin işten ayrılma niyeti ve özdeşleşme üzerinde etkisi ve bu etkide psikolojik dayanıklılığın aracılık rolünü ortaya koymaktır. Bu kapsamda teorik bir model oluşturulmuştur. Bilimsel yöntem ve süreçler takip edilerek bu modelin geçerliliği test edilmiştir. Bunun yanında duygusal sermaye ölçeği de bu araştırma kapsamında Türk kültürüne uyarlanmıştır. Araştırmanın diğer amacı, ulusal alanyazında daha önce üzerinde pek fazla çalışma yapılmayan duygusal sermaye konusunda literatüre katkı sağlamak ve bu kavram konusunda araştırmacıların ve uygulayıcıların dikkatini çekmektir. Oluşturulan teorik modelin test edilmesi için kamu kurumunda, sağlık kurumunda ve özel sektörde çalışan toplam 619 kişiden veri toplanmıştır. Toplanan veriler yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak, SPSS ve AMOS istatistik programları ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda duygusal sermayenin alt boyutlarının işten ayrılma niyeti, özdeşleşme ve psikolojik dayanıklılık üzerinde anlamlı olarak etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Duygusal sermayenin işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinde psikolojik dayanıklılığın aracılık rolünün olmadığı; duygusal sermayenin özdeşleşme üzerindeki etkisinde psikolojik dayanıklılığın aracılık rolünün olduğu bulunmuştur.
Girişimcilerin başarısızlık nedenleri ile ilgili bir çalışma: Kars ili örneği
Nitel yöntemle yapılan bu çalışmada, Kars ilinde çeşitli hibe programlarından faydalanıp, işletme açmış fakat başarısız olmuş girişimcilerin başarısızlığını etkileyen faktörler araştırılmıştır. Yaşadıkları sorunlar daha detaylı incelenmesi bakımından yaş, cinsiyet, eğitim ve faaliyette bulunulan süre faktörleri ele alınarak çalışmalar sonucunda başarısızlığa etki eden faktörler tasnif edilmeye çalışılmış, elde edilen sonuçlarla yeni girişimcilere tecrübe aktarımı yapılması amaçlanmıştır. Görüşmecilerle ilk olarak telefonla irtibata geçilmiş ve randevu alınmıştır. Başarısız olmuş toplam 14 girişimciyle yarı yapılandırılmış mülakat yöntemiyle yüz yüze görüşme yapılarak araştırmanın verileri toplanmıştır. Başarısızlık faktörleri yaş, cinsiyet, eğitim durumu ve faaliyet gösterilen iş koluna ve işletmenin faaliyette bulunduğu süreye göre farklılık göstermiştir. Başarısızlığa neden olan faktörler incelendiğinde girişimcilerin büyük kısmı, seçtikleri sektörün, yeterli özsermayelerinin olmamasının, bankalarla olan ilişkilerin, ülkenin ekonomik durumunun, öngörülemeyen olayların, kuruluş yeri seçimindeki hataların ve kişilik özelliklerinin temel başarısızlık nedenleri olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler:Girişim, Girişimci Kavramı, Başarısızlık Nedenleri
Algılanan liderlik davranışının örgütsel çatışma yönetim stili ve tükenmişlik üzerine etkisi
Çalışmada öncelikle liderlik, örgütsel çatışma ve tükenmişlik konuları ayrıntılı şekilde açıklanmıştır. "Algılanan Liderlik Davranışının Örgütsel Çatışma Yönetim Stili ve Tükenmişlik Üzerine Etkisi " isimli tez çalışmasında tekstil sektöründe faaliyet gösteren işletmelerde görev alan lider konumundaki kişilerin liderlik davranış tarzının, çalışanların örgütsel çatışma ve tükenmişlik düzeyleri üzerine olan etkisi araştırılmıştır. Örgütlerde algılanan liderlik davranış tarzlarıyla çalışanların örgütsel çatışma ve tükenmişlik düzeyleri arasında ne gibi bir bağlantı olduğunu belirlemek amacıyla Kahramanmaraş ilinden rastgele seçilen tekstil fabrikalarında çalışan 392 kişi üzerinde ankete dayalı bir araştırma yapılmıştır. Nicel yöntemden yararlanılan araştırmada üç ölçekten oluşan bir anket formu kullanılmıştır. Kullanılan anket formunda 78 soru bulunmaktadır. Bu sorular 5'li likert tipi ölçekten oluşmaktadır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 25.0 ve Amos 20 programı kullanılmıştır. Daha sonra analiz sonucunda elde edilen bulgular değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda, algılanan liderlik davranış tarzları ile örgütsel çatışma arasında pozitif yönde ilişki olduğu görülmüştür. Algılanan liderlik davranış tarzları ile çalışanların tükenmişlik düzeyleri arasında negatif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir.
Uluslararası örgüt çalışanlarının lider prototiplerinin kültürel özelliklere göre farklılaşma durumu
Günümüzde liderlik ve özellikle örtük liderlik çalışmaları, liderlik alanında yapılan birçok araştırmaya konu olmuştur. Bu alanda ki araştırmacılar liderliği, genellikle bireysel bakış açısına ve onlara en çok ilgi duyan olgunun yönüne göre tanımlamaktadırlar. Bununla birlikte liderlik, bireysel özellikler, lider davranışı, etkileşim kalıpları açısından da farklı şekillerde tanımlanabilmektedir. Lider, tüm gücün kendinde birikmesini sağlayan ve organizasyonun sorumluluğu altında atılan adımlar üzerinde yetki sahibi olmakla beraber baştan sona tüm süreçleri tüm incelikleriyle yönetebilen kişidir. Kısaca liderlik ise, bir grup insan ile ortak bir hedefe ulaşmak için kişileri etkileyerek harekete geçirme sanatıdır. Lider ve liderlik ile yakından ilişkili olan, örtük liderlik teorileri, birçok araştırmacı tarafından ifade edildiği üzere, insanların bireyleri lider olarak algılamalarına yön vermektedir. Biz bu çalışmada uluslararası kuruluşlarda çalışan kişilerin liderlik prototiplerinin kültürel özelliklere göre farklılaşma durumunu demografik veriler ve farklılaşma bilgileri ışığında değerlendirip ortaya koymayı amaçladık. Bu verilerin toplanması için anket yöntemini kullandık. Bulgular, uluslararası kuruluşlarda çalışan kişilerin liderlik prototiplerinin kültürel özellikler açısından anlamlı farklılıklar gösterdiğini ortaya koymaktadır. Demografik değişkenlerin analizinde ise özellikle cinsiyet, eğitim, yaş, bilinen dil sayısı ve çalışılan pozisyon değişkeni ile örtük liderlik boyutları arasında bir ilişki olabileceği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: liderlik, örtük liderlik, Hofstede'nin kültür boyutları, kültür
Kültürel zekanın kültürlerarası duyarlılık üzerindeki etkisi
Günümüz koşulları içerisinde farklı kültürlere sahip bireyler ile sürekli etkileşim halinde bulunmaktayız. Farklı kültüre sahip birey ile hoşgörülü ve anlayışlı olacak şekilde kurulan iletişim bireylerin uyum içerisinde yaşamasını sağlamaktadır. Hoşgörülü iletişimin temeli kültürel zekâ olgusuna dayanmaktadır ve bu olgu sonradan geliştirilebilen bireysel yetenektir. Kültürel zekâ düzeyinin yüksek olması, kültürlerarası duyarlılığı da olumlu etkileyerek, bireyin farklı kültürlere karşı duyarlı ve uyumlu olmasını sağlamaktadır. Bu araştırmanın amacı; kültürel zekânın kültürlerarası duyarlılık üzerinde etkisi olup olmadığının belirlenmesidir. Rastgele örnekleme yöntemi ile anket uygulanarak Hatay, Gaziantep ve Kielce /Polonya' da bulunan 544 kişiye uygulanmıştır. Elde edilen veriler istatistiksel analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir. Yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre; kültürel zekâ boyutlarının kültürlerarası duyarlılığın alt boyutları iletişimde sorumluluk, kendine güvenme, hoşlanma, dikkatli olma boyutları üzerinde etkili olduğu bulunmuştur. Demografik özellikler değerlendirildiğinde; cinsiyet ve eğitim durumunun kültürel zekâ ve duyarlılık boyutları üzerinde etkili olmadığı görülmüştür. Elde edilen bulgulara göre, önerilerde bulunulmuştur.
Psikolojik sermayenin işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinde birey-örgüt uyumunun aracılık rolü
Global düzende bilgisayar, diğer teknolojik sistemlerin süregelen gelişimi işletmelerin-kişilerin iş yaşamlarını önemli ölçüde etkilemiştir. Teknolojik gelişim, insan kaynağına gereksinimi azaltmanın yanında; çalışanın işletme ile olan ilişkisini ve psikolojik durumunu önemsiz hale getirmiştir. Buda çalışanların; işletmedeki görevini layıkıyla yerine getirmeyip aksatmalarına, bu aksaklıkta verimliliğin (çarkın dişlileri gibi düşünürsek; çarkın bir dişinin bozulması bütün sistemi etkilemektedir.) düşmesine zemin hazırlamaktadır. Bu çalışmamızda; kurumsal bir market çalışanlarına, psikolojik sermaye boyutlarının işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinde birey-örgüt uyumunun aracılık rolünü araştırmak üzere, verilerin toplanmasında anket yöntemini kullandık. Neticede, psikolojik sermaye boyutlarından iyimserliğin işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinde birey-örgüt uyumunun tam aracı rolünün olduğuna ulaşıldı. Demografik değişkenlere göre yapılan analizlerden; pozisyon değişkeni ile işten ayrılma niyeti arasında- aylık gelir değişkeni ile işten ayrılma niyetinin arasında anlamlı farklılık olduğuna- psikolojik sermayenin umut boyutu ile aylık gelir değişkeni arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Netice olarak, iyimserlik seviyesi yüksek çalışanların birey-örgüt uyumu gösterme düzeylerinin de arttığı anlaşılmıştır. Bireyin kuruma aidiyet ve uyum duygusunun vuku bulması adına; işten ayrılma eğiliminin olduğu durumlarda, birey örgüt uyumunu geliştirecek eğitimlerin verilmesi, işletmenin kazanımını ve çalışanın psikolojisini pozitif yönde etkileyecektir. Anahtar Kelimeler: Psikolojik Sermaye, İşten Ayrılma Niyeti, Birey- Örgüt Uyumu
Mobil müşteri ilişkileri yönetiminin satın alma tercihi ve müşteri sadakati üzerine etkileri
Bu araştırmada mobil müşteri ilişkileri yönetiminin, müşteri sadakati ve satın alma tercihi üzerinde etkisinin ne düzeyde olduğu araştırılmıştır. Ayrıca bu etki düzeyinin, araştırma örneklemindeki kullanıcıların demografik özelliklerine bağlı olarak farklılık gösterip göstermediğini ortaya koymak da araştırmanın amaçları arasındadır. Araştırma 30220 kişi ile çok geniş bir örneklemde yapılmıştır. Araştırma evrenini mobil müşteri ilişkileri yönetimi uygulayan, Gloria Jean's Coffees Türkiye işletmesinin mobil müşterileri oluşturmaktadır. Araştırmada deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler, SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında, üç'er aylık zaman dilimlerinden oluşan t0, t1 t2, t3 zaman dilimlerinde, bir yıl boyunca veri toplanmıştır. Araştırmada t1 zaman diliminde sadece deney grubu müşterilerine promosyon müdahalesinde bulunulmuş, kontrol grubu müşterilerine hiçbir müdahale yapılmamıştır. t0 ve t1 zaman dilimlerindeki veriler, ilişkili örneklemler için t testi ile karşılaştırılarak mobil müşteri ilişkileri yönetiminin satın alma tercihi üzerine etkileri analiz edilmiştir. t1, t2 ve t3 zaman dilimlerindeki verilerse, tekrarlı ölçümler ANOVA testi ile karşılaştırılarak mobil müşteri ilişkileri yönetiminin müşteri sadakati üzerine etkileri analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda, mobil müşteri ilişkileri yönetiminin, satın alma tercihi ve müşteri sadakatine pozitif etkisi olabileceği kabul edilmektedir.
Geleneksel bankacılık ile mobil bankacılık verimliliğinin kıyaslanması
Bankacılık, son yıllarda artan teknolojik gelişmelere en duyarlı sektörlerden biridir. Özellikle Türkiye'de internet kullanıcı sayısındaki artış ile birlikte dijital kanallara olan talep ve yatırımlar artmıştır. Bu yatırımlarla birlikte klasik bankacılığın yerini dijital kanallar almaya başlamıştır. Zaman geçtikçe şube sayılarının azalması, insan gücüne olan ihtiyaçtaki düşüş ve artan talepler ile birlikte sektörün tamamen dijitalleşmesi günümüzde ciddi bir şekilde tartışılmaya başlanmıştır. Bu çalışmada, dijital alanların en çok tercih edilen kanalı mobil bankacılık yıllara göre incelenmiştir. 2011-2018 yılları arasında mobil bankacılığın verimliliği müşteri adedi, finansal ve finansal olmayan işlemlere göre veri zarflama analizi ile belirlenmiştir. Mobil bankacılık kullanımındaki artışın ekonomik durgunluk dönemlerindeki etkisi ortaya çıkarılmıştır. Çalışmanın sonucunda mevduat bankaları 2011 ile 2018 yılları arasında sadece 2013 yılında verimli bir şekilde faaliyetlerini devam ettirirken, verimliliğin en düşük olarak belirlendiği yıl 2012 olmuştur. Mobil bankacılık kanalı ise 2011, 2017 ve 2018 yıllarında verimlilik şartlarını sağlarken, 2013 yılı verimliliğin en düşük olduğu yıl olarak dikkat çekmiştir. Anahtar Kelimeler: mobil bankacılık, verimlilik, internet, veri zarflama analizi, müşteri
Örtük liderliğin iş memnuniyetine etkisi ve lider-üye etkileşiminin aracı rolü
Bu araştırmada örtük liderliğin, iş memnuniyeti etkisinde lider-üye etkileşiminin aracılık rolü rolü analiz edilmiştir. Bu kapsamda çalışmada veri toplama yöntemi olarak 5'li Likert tipi anket kullanılarak Türkiye'deki yabancı kar amacı gütmeyen örgütlerde çalışan kişilerden elde edilen 388 veri ile çalışmanın hipotezleri, yapısal eşitlik modeli kurularak analiz edilmiştir.Yapılan analizler sonucunda; örtük liderliğin, lider-üye etkileşimini ve iş memnuniyetini doğrudan anlamlı olarak etkilediği tespit edilmiştir. Çalışmada örtük liderliğin, iş memnuniyeti üzerindeki etkisinde lider-üye etkileşiminin kısmi aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada ayrıca demografik özelliklerine göre örtük liderlik, iş memnuniyeti ve lider-üye etkileşimi değişkenlerine ilişkin çalışanların cinsiyet, eğitim, yaş ve çalışılan pozisyona göre görüşlerinde de anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Araştırma kapsamında çalışanların demografik özelliklerinden çalışanların iş tecrübesine göre lider-üye etkileşimi ve iş memnuniyetine ilişkin görüşlerinde, bildiği yabancı dil sayısına göre lider-üye etkileşimi değişkenine ilişkin görüşlerinde ve çalışanların uyruğuna göre lider-üye etkileşimi değişkenine ilişkin görüşlerinde anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Örtük Liderlik, Lider Üye Etkileşimi, İş Memnuniyeti
Çok kültürlü ortamda kültürel zekânın kültürlerarası duyarlılık üzerine etkisi: Portekiz örneği
Bireyler yabancı oldukları toplumlar içerisinde bulunduklarında veya farklı toplumlardan bireyler ile etkileşim halinde olduklarında farklı davranış biçimleri gösterebilirler. Bu bağlamda, iletişim sorunlarının önüne geçilebilmesi için farklı kültürleri tanıma ve o kültürün normlarına saygı duyma konusunda bir farkındalık oluşturulması gerekmektedir ki, bu farkındalık literatürde kültürler arası duyarlılık kavramı ile ifade edilmektedir. Kültürel etkileşimin gelişmesinde etkili olan kültürler arası duyarlılığın kişilerin belli yetkinliklerine bağlı olduğu bilinmektedir. Bu yetkinliklerden birisinin de kültürel zekâ olduğu değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, tez çalışmasının amacı kültürel zekânın kültürler arası duyarlılık üzerindeki etkisinin araştırılması olarak belirlenmiştir. Araştırma kapsamında kültürel zekâ ve kültürler arası duyarlılık ölçekleri kullanılarak oluşturan anket Bahar 2019 döneminde Portekiz'de lisans veya lisansüstü eğitimine devam etmekte olan 182'si Erasmus deneyimine sahip, 217'si ise Erasmus tecrübesi yaşamamış olan toplam 399 öğrenciye uygulanmıştır. Toplanan veriler IBM SPSS Statistics 22 Programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonucunda kültürel zekanın kültürler arası duyarlılık üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kültürel zekanın alt boyutlarının kültürler arası duyarlılık üzerindeki etkisi analiz edilmiş olup, kültürel zekanın yalnızca biliş alt boyutunun anlamlı etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İlave olarak, araştırmaya katılan öğrencilerin kültürler arası duyarlılığım kabul etme ve uyum alt boyutlarının, kültürel zekanın ise biliş ve motivasyon alt boyutlarının Erasmus yapma durumuna göre farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçlarının, öğrencilerin kültürler arası duyarlılık seviyelerinin artırılması yönelik uygulamalar konusunda gerek öğrenciler gerek üniversite yönetimleri ve gerekse aileler için faydalı bilgiler sunacağı değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler: Kültürel Zekâ, Kültürlerarası Duyarlılık, ERASMUS
Beş faktör kişilik özelliklerinin iç girişimcilik üzerine etkisinde sosyal sermayenin aracılık rolü
Bu çalışmada beş faktör kişilik özelliklerinin içgirişimcilik üzerine etkisinde sosyal sermayenin aracılık rolü araştırılmıştır. Bu bağlamda Gaziantep Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren büyük ölçekli tekstil işletmelerindeki 607 çalışana kişilik özelikleri, iç girişimcilik ve sosyal sermayelerini ölçmeye yönelik sorulardan oluşan 86 soruluk anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS programı eklentisi PROCESS Makro kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde beş faktör kişilik özelliklerinin dışa dönüklük, uyumluluk, deneyime açıklık ve sorumluluk boyutlarının iç girişimcilik ve sosyal sermayeyi pozitif yönlü ve anlamlı etkilediği, nevrotiklik boyutunun ise iç girişimcilik ve sosyal sermayeyi negatif yönde anlamlı etkilediği görülmüştür. Ayrıca beş faktör kişilik özelliklerinin dışa dönüklük, uyumluluk, sorumluluk, nevrotiklik, deneyime açıklık alt boyutlarının iç girişimciliğe etkisinde sosyal sermayenin aracılık rolü olduğu saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Beş faktör kişilik özellikleri, iç girişimcilik, sosyal sermaye
Kurye dağıtıcılarının maruz kaldıkları mobbing düzeyinin iş tatminleri üzerindeki etkileri
Mobbing (psikolojik şiddet) olgusu aynı zamanda kuşatma, taciz ve rahatsız etme veya sorun yaratma anlamlarını ifade etmektedir. İş tatmini, bir kişinin yaptığı işi değerlendirmesi sonucunda hissettiği olumlu duygusal durum olarak tanımlanabilir. İş ortamında yaşanan mobbing olaylarının iş tatmini üzerine etkili olabileceği düşünülmektedir. Özellikle kurye dağıtıcıları gibi gün içerisinde yönetici, çalışma arkadaşı ve kurye gönderici ve alıcıları olmak üzere çok fazla kişi ile temasta olan çalışanların mobbing yaşama ihtimalleri daha yüksek görüldüğünden bu araştırmaya gerek duyulmuştur. Bu çalışmanın amacı; kurye dağıtıcılarının maruz kaldıkları mobbing düzeyinin iş tatminleri üzerindeki etkilerini tespit etmektir. Çalışma ilişkisel tarama modeline göre düzenlenmiştir. Araştırma örneklemini Diyarbakır'da kurye hizmetlerinde çalışan 297 kurye dağıtıcısı oluşturmaktadır. Araştırmada iş tatmini ve mobbing ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada toplanan veriler SPSS 25.0 yardımı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, mobbing ve iş tatmini arasında zayıf düzeyde negatif bir ilişki saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Mobbing, iş tatmini, kurye
Lojistik esneklik ve ilişki esnekliğinin lojistik hizmet kalitesi ve algılanan ilişki tatmini üzerine etkisinde çevresel belirsizliğin düzenleyici rolü
Bu tez çalışmasında lojistik esneklik, ilişki esnekliği, lojistik hizmet kalitesi ve ilişki tatmini arasındaki ilişkiler araştırılmıştır. Ayrıca, çevresel belirsizliğin bu ilişkide düzenleyicilik rolü olup olmadığı da incelenmiştir. Bu çalışma Gaziantep OSB'de (Organize Sanayi Bölgesinde) faaliyette bulunan firmaları kapsamaktadır. Gaziantep Sanayi Odası'ndaki kayıtlar esas alınarak e-posta listeleri oluşturulmuştur. Ölçekler, toplam 1627 firmaya e-posta ile gönderilmiş ve firma yöneticilerinden online anket formları doldurmaları istenmiştir. 366 firmanın yöneticisi sözkonusu ölçekleri tam olarak doldurmuştur. Elde edilen veriler YEM, ve düzenleyicilik testleri ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre lojistik esnekliğin ve ilişki esnekliğinin lojistik hizmet kalitesini pozitif ve anlamlı şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Lojistik hizmet kalitesi, ilişki tatminini pozitif ve anlamlı olarak etkilemektedir. Ayrıca ilişki esnekliğinin; ilişki tatmini üzerindeki etkisinde, lojistik esnekliğinin; lojistik hizmet kalitesi ve ilişki tatmini üzerindeki etkisinde çevresel belirsizliğin düzenleyicilik rolü olduğu tespit edilmiştir.
Duygusal sermaye boyutlarının çatışma yönetim stilleri üzerine etkisi
Bu çalışmanın temel amacı Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi'nde tekstil sektöründe faaliyet gösteren işletmelerde çalışanların duygusal sermaye düzeylerinin akranları ile yaşadıkları çatışmalarda kullandıkları çatışma yönetim stilleri üzerine etkilerinin incelenmesidir. Çalışmanın evrenini Gaziantep OSB'de tekstil alanında faaliyet gösteren özel sektör çalışanları oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak 05 Ekim 2019 – 15 Şubat 2020 tarihleri arasında Gaziantep ilinde sözkonusu sektörde çalışmakta olan 419 işgörenden anket yöntemi ile ihtiyaç olunan veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler, YEM (Yapısal Eşitlik Modeli) kullanılarak, SPSS 22.0 ve AMOS 23.0 bilgisayarlı istatistik paket programları vasıtasıyla incelenmiştir. Araştırma sonucunda duygusal sermayenin her bir alt boyutunun (uyumluluk, öz yönetim, ilişki yönetimi, sosyal farkındalık ve kişisel farkındalık) örgütsel çatışma yönetim stillerinin tümü (ödün verme, kaçınma, uzlaşma, hükmetme ve bütünleştirme) üzerinde etkisinin olduğu; yönünün (pozitif – negatif) ise örgütsel çatışma yönetim stilleri arasında farklılık gösterdiği tespit edilmiştir.
Kadın çalışanların algıladıkları sosyal desteğin, iş ve yaşam doyumları üzerinde iş-aile yaşam ile aile-iş yaşam çatışmasının düzenleyici rolü
Bu araştırmanın amacı, kadın çalışanların algıladıkları sosyal desteğin, iş ve yaşam doyumları üzerinde iş-aile yaşam ile aile-iş yaşam çatışmasının düzenleyici rolünü analiz etmektir. Bu çerçevede, algılanan sosyal destek ölçeği, iş-aile yaşam çatışması ve aile-iş yaşam çatışması ölçeği, iş doyumu ölçeği ve yaşam doyumu ölçeği kullanılarak anket soruları hazırlanmıştır. Gaziantep İli'nde imalat sektöründe faaliyet gösteren işletmelerde istihdam edilen kadın çalışanlardan oluşan araştırma evreninden kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen kadın çalışana 523 anket uygulanmıştır. Bu anketlerin tamamı değerlendirmeye alınmış ve verilerin analizinde, ölçüm modelleri ve yapısal modelleri test etmek amacıyla ikinci nesil bir istatistik yazılımı olan SmartPLS programı kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, algılanan sosyal destek düzeyinin alt boyutu olan aile desteğinin yaşam ve iş doyumu üzerinde ve arkadaş desteğinin de iş doyumu üzerinde düzenleyici etkisinin olduğu görülmüştür. Ayrıca, aile boyutu ile yaşam doyumu arasındaki aile-iş çatışmasının, aile boyutu ile iş doyumu arasında iş-aile çatışmasının ve arkadaş boyutu ile iş doyumu arasında iş-aile çatışmasının düzenleyici etkisi de tespit edilmiştir.
Örgütsel gururun yenilikçi davranış üzerine etkisinde algılanan örgütsel desteğin düzenleyici rolü
Örgütlerin rekabet performansını etkileyen önemli faktörlerden biri olarak görmesi ve çalışanlar tarafından sergilenmesi istenilen bir davranış modeli olarak konumlandırması, yenilikçi davranışı son yıllarda akademik çalışmalarda pek çok değişken ile ilişkisi incelenen bir kavram durumuna getirmiştir. Ancak literatürde yenilikçi davranışların öncüllerini belirlemeye çalışan çok sayıda çalışma olmasına rağmen, bu davranışların doğasını tam olarak anlamak için hala boşluklar bulunmaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, örgütsel gururun yenilikçi davranış üzerindeki etkisinde algılanan örgütsel desteğin düzenleyici rolünü belirlemektir. Örneklemini Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan gıda, ambalaj, sağlık, hizmet, enerji ve lojistik sektörlerinde görev yapan 1078 mavi yaka pozisyonundaki iş görenin oluşturduğu bu araştırmada, katılımcı görüşlerini belirlemek amacıyla literatür taraması sonucu belirlenen ve 45 maddeden oluşan bir anket hazırlanmıştır. Toplanan verilerin ölçümü ve yapısal modellerin istatistiksel analizi için en son sürüm olan SmartPLS 4 programı kullanılırken, araştırma modelindeki ilişkiler yeniden örnekleme yöntemi kullanılarak sınanmıştır. Ayrıca analizde, algoritmanın kendi belirlediği ham veriden yer değiştirme ile rastgele olarak seçilen 5000 alt örneklemden yararlanılmıştır. Yapılan bu analizler sonucunda, örgütsel gururun yenilikçi davranış üzerindeki etkisine dair hipotezin doğrulandığı ancak örgütsel desteğin bu ilişkide düzenleyici rolünün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Havacılık sektöründe düşük maliyetli havayollarının önemi ve ülkelerin ekonomileri üzerindeki etkileri
Günümüz havacılık sektöründe, 8 milyarlık dünya nüfusuna hizmet sağlayıp aktif yolcu ve kargo taşımacılığı yapan yaklaşık 1,700 hava yolu şirketi, IATA koduna sahip 5,200 havalimanı ve ticari yolcu ve kargo taşıma hizmetlerinde kullanılan 27,000 adet uçak bulunmaktadır (CAPA, 2023). Düşük maliyetli havayolları (DMH) iş modelleri gereği operasyon maliyetlerini düşük tutup, noktadan noktaya (P2P) düşük fiyatlarla yolcu taşımaktadırlar. Bu çalışmanın sorunsalı Havacılık sektöründe DMH'lerin uçuş başlattıkları bölgenin ekonomisine, seyahat ve turizm sektörlerine olumlu katkılar yaratması açısından öncesi ve sonrası dönemlerin karşılaştırılarak, yolcu ve uçuş sayısı gelişimi, endirekt yolcu oranı değişimi, ortalama bilet fiyatlarındaki değişim, sunulan koltuk kapasitesi ve ülkeyi ziyaret eden turist sayısındaki büyüme gibi hususlarda uçuşların başlamasının yarattığı sonuçların ortaya konmasıdır. Bu amaçla DMH'lerin uçuş başlattığı üç ülkenin (İspanya, Gürcistan ve İsrail) uçuşlar öncesi ve sonrası hava trafik performansı incelenmiş, CAPA, IATA AirportIS, Cirium gibi havacılık yazılımları kullanılarak analiz edilmiş ve sonuç olarak DMH'lerin uçuş başlattıkları ülkelerin ekonomileri üzerinde birçok olumlu etkiler yarattığı, daha esnek bilet fiyatları ile yolcular lehine erişilebilir seyahat imkanları yaratarak o bölgeye yapılacak seyahati daha cazip kıldıkları görülmüştür.
Hekimlerin mesleki sonuç beklentilerinin kariyer pişmanlıkları üzerine etkisinde çalışma arkadaşı desteğinin düzenleyici rolü
Bu çalışmanın amacı, hekimlerin mesleki sonuç beklentilerinin kariyer pişmanlıkları üzerine etkisinde çalışma arkadaşı desteğinin düzenleyici rolü incelenmektedir. Bu sebeple kariyer pişmanlığı oluşan bireylerde mesleki sonuç beklentisinin ve çalışma arkadaşı desteğinin incelenmesi gerekmektedir. Araştırmanın evreni Ankara ilindeki hastanelerde çalışan hekimlerdir. İl toplamında Sağlık Bakanlığı bünyesinde 37 hastane bulunmaktadır. 5092 hekim bu hastanelerde çalışmaktadır. Anket yöntemiyle kolayda örneklem yöntemi ile 400 hekimden veri toplanmıştır. Örneklemden ulaşılan veriler istatistiksel olarak analiz edilirken AMOS 22.0 ve SPSS 26.0 paket programlarından yararlanılmıştır. Yapılan regresyon analizi sonucunda, hekimlerin mesleki sonuç beklentilerinin kariyer pişmanlığını pozitif ve anlamlı etkilediği tespit edilmiştir. Hekimlerin mesleki sonuç beklentisi ile kariyer pişmanlığı arasındaki ilişkide algılanan çalışma arkadaşı desteği değişkeninin düzenleyici rolünün bulunmadığı belirlenmiştir.
Çalışanların sergiledikleri duygusal emek düzeyinin, benlik saygısı ve iş tatminine etkisinde, iş becerikliliğinin düzenleyici rolü
Bu araştırmanın amacı, çalışanların sergiledikleri duygusal emek düzeyinin benlik saygısı ve iş tatmini üzerine etkisinde iş becerikliliğinin düzenleyici rolünün olup olmadığını analiz etmektir. Bu kapsamda, içerisinde duygusal emek ölçeği, iş becerikliliği ölçeği, benlik saygısı ölçeği ve iş tatmin ölçeğinin bulunduğu anket formu hazırlanmıştır. Anket olasılıklı olmayan kolayda örnekleme yöntemi ile Gaziantep il merkezinde bulunan restoran ve kafelerde çalışan garsonlara uygulanmıştır. 518 kişinin verdiği cevaplarla oluşturulan veri seti, ikinci nesil bir istatistik yazılımı olan SmartPLS programı ile iki aşamalı olarak analiz edilmiştir. İlk aşamada güvenilirlik ve geçerlilik, ikinci aşamada ise ölçüm ve yapısal model analizleri yapılarak hipotezler test edilmiştir. Araştırma sonucunda duygusal emek ölçeği üç boyutlu olarak doğrulanamadığından analizler iki boyutlu olarak yapılmıştır. Derinlemesine rol yapma davranışının, benlik saygısı üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisinin olduğu ancak iş tatminine anlamlı bir etkisinin olmadığı, yine duygusal emeğin alt boyutlarından doğal davranışın da iş tatmini üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisinin olduğu ancak benlik saygısı üzerinde herhangi bir anlamlı etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Düzenleyici etki analizlerinde ise duygusal emeğin, benlik saygısı ve iş tatmini üzerine etkisinde, iş becerikliliğinin anlamlı bir düzenleyici etkisi tespit edilememiştir.
Deprem döneminde belirsizliğe tahammülsüzlük düzeyinin çalışanların iş stresi üzerindeki etkisinde psikolojik iyi oluşun aracılık rolü
Bu çalışmada deprem döneminde belirsizliğe tahammülsüzlük düzeyinin çalışanların iş stresi üzerindeki etkisinde psikolojik iyi oluşun aracılık rolü araştırılmıştır. Bu kapsamda Gaziantep ilinde çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerde çalışan 1.041 kişiye belirsizliğe tahammülsüzlük, algılanan stres ve psikolojik iyi oluşu ölçmeye yönelik sorulardan oluşan 34 soruluk anket, 06.02.2023 Pazarcık merkezli deprem sonrası ilk altı aylık dönemde uygulanmıştır. Toplanan veriler SPSS, Process Makro ve Amos programları kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda belirsizliğe tahammülsüzlük düzeyinin iş stresini negatif ve anlamlı, psikolojik iyi oluşu pozitif ve anlamlı yönde etkilediği görülmüştür. Ayrıca belirsizliğe tahammülsüzlük düzeyinin iş stresi üzerindeki etkisinde psikolojik iyi oluşun aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Belirsizliğe Tahammülsüzlük, İş Stresi, Psikolojik İyi Oluş, Deprem
Yeşil örgütsel davranışın örgütsel gurur üzerinde yeşil dönüştürücü liderliğin aracı rolü
Günümüzde işletmeler sürekli bir gelişim çabası içerisinde olduğundan piyasada rekabet seviyesinin artış göstermekte ve işletmecilik problemlerinin daha karmaşık bir hal almaktadır. İşletmeler, kendi bünyelerinde çalışan iş görenlerle birlikte örgüt kültürü ve hedeflerine bağlı olarak sürdürülebilirliğini korumaya gayret etmektedir. Bu bağlamda özellikle sürdürülebilirlik faktörünün yanı sıra birçok faktör örgütsel gurur ve Örgüt sürdürülebilirliği açısından büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmada da yeşil örgütsel davranış faktörünün örgütsel gurur üzerindeki etkisini ve yeşil dönüştürücü liderliğin aracı rolünün statüsünün saptanması hedeflenmiştir. Örneklemini Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi'nde ve farklı sektörlerde görev yapan 617 çalışanın katılım sağladığı bu araştırmada, katılımcı görüşlerini belirlemek amacıyla A. Erbaşı, (2019) tarafından geliştirilen yeşil örgütsel davranış Ölçeği, Gouthier ve Rhein (2011) tarafından geliştirilen Örgütsel Davranış Ölçeği ve Chen ve Chang (2012) tarafından geliştirilen Yeşil Dönüştürücü Liderlik ölçeği kullanılmıştır. Toplanan verilerin betimsel istatistikleri SPSS 25 Programı ile yapılırken verilerin ölçümü ve yapısal modellerin istatistiksel analizi, araştırma modelindeki ilişkiler yeniden örnekleme yöntemi kullanılarak en son sürüm olan SmartPLS 4 programı kullanarak sınanmıştır. Yapılan tüm analizler neticesinde, yeşil örgütsel davranışın örgütsel gurur üzerindeki etkisinin bulunduğu; buna ek olarak yeşil dönüştürücü liderliğin de bu modelde aracı rol olarak anlamlı ve pozitif düzeyde etkili olduğu saptanmıştır.