Theses supervised by Prof. Dr. Ömer Şenel

16 theses · Gazi University

Master'sOpen AccessTR

Oryantiring branşında büyük erkek kategorisindeki elit sporcuların bazı fiziksel ve fizyolojik profillerinin incelenmesi

Araştırmanın amacı, Türkiye?de oryantiring sporunda elit seviyede yarışmakta olan erkek atletlerin bazı fiziksel, fizyolojik ve antropometrik profillerini ortaya koymak, bu profillerle müsabaka başarısı arasındaki ilişkiyi inceleyerek bir durum tespiti yapmaktır. Bu amaçla, 21 erkek elit oryantiring sporcusunun antropometrik ölçümleri, vücut kompozisyon analizleri ile müsabaka analizleri yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistik yöntemleri aritmetik ortalama (X ) ve standart sapma (SD) kullanılmıştır. Araştırmamıza yaşları 25.90±2.62 arasında değişen 21 erkek elit oryantiring sporcusu sporcu katılmıştır. Deneklerin vücut ağırlıklarının ortalaması 72.30±5.57 kg ve boy uzunluklarının 177.00±5.31 cm?dir. Sporcuların endomorfi somatotip ortalaması 2.67±1.34, mezomorfi somatotip oratalaması 4.37±1.30 ve ektomorfi ortalaması ise 3.89±1.13?dur. Bu ölçümler ışığında erkek elit oryantiring sporcularının vücut kompozisyonları belirlenmiş, somatotipleri tanımlanmıştır. Buna göre erkek elit oryantiring sporcularında Mezomorfi-Ektomorfi vücut tipinin ortaya çıktığı görülmüştür. Sporcuların vücut kas ağırlıkları X =35.44±3.25 kg, kas yüzdeleri X =48.96±1.81, vücut yağ ağırlıkları X =10.04±2.13 kg ve yağsız ağırlıkları X =62.26±5.32 kg.dır. PBF 13.93±2.90, BMI ortalaması 23.10 kg/m²?, BMR ortalamaları ise 1714.61±114.95 kcal?dir. Sporcuların yarışma süresince kalp atım hızlarının ortalaması 176.28., maksimum kalp atım hızları ortalaması ise 186.38 Atım/dkdır olarak gerçekleşmiştir. Araştırma sonucunda, sporcuların performans süreleri ve vücut yapısı ile ilgili bazı değişkenler arasında herhangi bir ilişkiye rastlanmamıştır (p>0.05). Yine performans sürelerinin mezamorfi ve ektamorfi değişkenlerini istenilen düzeyde yordamadığı, istatiksel açıdan anlamlı düzeyde olmadığı görülmüştür (p>0.05). Anahtar Kelimeler: Oryantiring, Somatotip, Fiziksel uygunluk, Antropometri

AntropometriErkeklerFiziksel uygunluk+5
Serhat Varol
Gazi University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türk üniversite takımlarında yer alan badmintoncuların bazı fiziksel parametrelerinin ve fizyolojik özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; Üniversiteler Türkiye Badminton Süper Lig Şampiyonasına katılan erkek badminton oyuncularının bazı fiziksel ve performans parametrelerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Deneklerin somatotip, vücut kompozisyonu ve bazı performans parametreleri (esneklik, dikey sıçrama, el-sırt-bacak kuvvetleri) alan ve laboratuar testleri ile tespit edilmiştir. Bu çalışmada denek grubunu yaşları 22,03±1,96 yıl, boyları 177±6,53 cm, vücut ağırlıkları 78,46±12,41 kg olan toplam 34 gönüllü sporcu oluşturmuştur. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerler kullanılmıştır. Araştırmaya katılan badmintoncuların sol pençe kuvveti 44,87±7,56kg, sağ pençe kuvveti 49,44±8,95kg, sırt kuvveti 128±25,81kg, bacak kuvveti 176±58,29kg olarak bulunmuştur. Araştırmaya katılan badmintoncuların esneklik değerleri 25,11±8,52 cm. olarak, badmintoncuların dikey sıçrama değerleri ise 47,91±9,90 cm olarak tespit edilmiştir. Badmintoncuların endomorf değerleri 3,19±1,02, mezomorf değerleri 5,11±1,34, ektomorf değerleri 2,04±1,16, olarak bulunmuştur. Araştırma sonuçlarına göre badminton oyuncularını mezomorfik endomorfik özellikleri daha baskın çıkmaktadır. Sonuç olarak elde edilen bulgulara göre, literatür ile karşılaştırıldığında, pençe - bacak kuvveti ve dikey sıçrama parametreleri üniversite takımlarında oynayan badmintoncularda yüksek bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Badminton, Kuvvet, Esneklik, Somatotip

BadmintonEsneklikFiziksel parametreler+6
Zafer Şahin
Gazi University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de Beden Eğitimi ve Spor Yüksek okulullarında görev yapan öğretim elemanlarının fiziksel aktivite ve yaşam kalitelerinin incelenmesi

Bu çalışmada yapılan araştırmanın seçilmesinde Türkiye'deki Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda görev yapan Öğretim elemanlarının fiziksel aktivitenin önemi konusunda farklı meslek gruplarına göre daha bilinçli olduğu düşünülmesinden dolayıdır. Fiziksel aktivitenin yanı sıra, yaşam kalitesinin fiziksel aktivite düzeyinden nasıl etkilendiğinin ortaya koyulmasını hedeflenmiştir. Araştırmanın evrenini Türkiye'de yükseköğretim veren Beden Eğitimi ve Spor okullarında görev yapmakta olan öğretim elemanları, araştırmanın örneklemini ise bu kitleden rastgele seçilen 94 erkek 38 kadın katılımcı oluşturmaktadır. Çalışmada katılımcıların fiziksel aktivite seviyeleri Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (International Physical Activity Questionnaire, IPAQ) kullanılarak belirlenmiştir. Katılımcıların Yaşam kalitelerini ölçmek için ise SF?36 ölçeği kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen verilerin değerlendirilmesi ve tabloların oluşturulması amacıyla SPSS (Statistical Package for Social Sciences) versiyon 19 kullanılmıştır. Dağılımların uygunluğu ve varyansların homejenliği test edilerek, parametrik testler vasıtası ile ikili ve çoklu karşılaştırmalar yapılmıştır. İkili karşılaştırmalar için Bağımsız Değişkenlerde T-Testi, çoklu karşılaştırmalar için Tek Yönlü Varyans Analizi(One Way Anova), grup içi karşılaştırmalar için(Post-Hoc) Tukey testleri kullanılmıştır. Çalışmada katılımcıların ortalama MET değeri 2351,87 MET dk/hafta'dır. Buna göre; Türkiye'deki Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğretim görevlilerinin % 17,4'ünün aktif olmadığı, % 50'sinin düşük aktif olduğu, % 32,6'sının yeterli aktif olduğu bulunmuştur. Katılımcıların yaşam kalitesi skorları incelendiğinde; Fiziksel işlev ortalamasının; 77,05, Fiziksel rolün; 79,47, Ağrının;80,91, Genel sağlık algısının; 82,50, Yaşamsallığın; 87,58, Sosyal işlevin; 81,33, Mental rolün;76,18, Mental işlevin; 85,64, Fiziksel sağlık skorunun; 49,79, Mental sağlık skorunun; 55,44 olduğu bulunmuştur. Sonuç olarak beden eğitimi bölümlerinde görev yapmakta olan öğretim görevlilerinin yaşam kaliteleri yüksek, fiziksel aktivite düzeyleri ise düşük seviyede çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Fiziksel aktivite ve yaşam kalitesi

Akademik personelBeden eğitimi ve spor yüksekokullarıFiziksel aktivite+3
Cüneyt Kırgız
Gazi University · Institute of Health Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Elit erkek tenisçilerin performans ve fizyolojik profillerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı elit erkek tenisçilerin performans ve fizyolojik profillerini değerlendirmektir.Çalışmaya 10 elit Türk tenis oyuncusu katıldı. Deneklerin ortalama yaş, boy ve vücut ağırlığı sırasıyla 22.2±2.8 yıl, 180.7±4.4 cm ve 75.9±8.9 kg olarak belirlendi. Test protokolü 3 bölümde uygulandı. (1) Uluslararası Tenis Numarası testi, (2) laboratuvar testleri, (3) portatif gaz analiz cihazı ile 60 dakikalık tenis müsabakası yapıldı. Çalışmadaki her bir değişkenin hesaplanmasında tanımlayıcı istatistik ve Pearson korelasyon analizi kullanıldı. Verilerin istatistiksel analizleri SPSS 16,0 paket program ile değerlendirildi.Araştırmanın bulguları, müsabaka değişkenlerinin ortalama değerleri: ralli süresi, 6.7±4.7 sn; dinlenme süresi, 25.9±17.7 sn; efektif oyun süresi, %26.3±3.2; çalışma-dinlenme oranı, 1:3.83; rallilerdeki vuruş sayısı, 3.9±2.9; oksijen alımı (Vo2), 26.6±2.7 ml.kg-1.dk-1; kalp atım sayısı, 142.7±9.5 atım.dk-1; solunum katsayısı, 0.97±0.08 ve enerji tüketimi, 568±58.8 Kcal. Fizyolojik değişkenlerin ortalama değerleri; Vo2max, 49.8±1.2 ml.kg-1.dk-1; otur ve uzan testi, 18.9±4.6 cm; pençe kuvveti: baskın el, 54.9±3.5 kg; baskın olmayan el, 47.8±4.4 kg; sırt kuvveti, 150.2±12.1 kg; bacak kuvveti, 202±12.5 kg; Cooper testi, 49.8±1.2 ml.kg-1dk-1;Wingate zirve güç, 11.3±1.5 watt.kg-1; yorgunluk indeksi, %70.7±16.9; olarak tespit edildi.Bu çalışmanın sonucunda, deneklerin kuvvet ve aerobik güç değerleri literatüre göre düşük kalırken, çalışmadaki diğer veriler literatür ile benzerlik göstermektedir.Anahtar kelimeler: Tenis, maç analizi, oksijen tüketimi.

FizyolojiPerformans analiziSpor+3
Bülent Kilit
Gazi University · Institute of Health Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Elit grekoromen güreşçilerde müsabaka süresince oluşan kilo kaybı ve laktik asit ilişkisi

Bu çalışma, elit grekoromen güreşçilerde müsabaka boyunca oluşan kilo kaybı ve laktik asit ilişkisinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma, Türkiye Güreş Federasyonu'nun 2011 yılı faaliyet programında yer alan ve 27-30/04/2011 tarihleri arasında Rusya'nın Rostov kentinde gerçekleştirilen Uluslararası Prix Samurgashev Turnuvası öncesindeki son hazırlık kampı olan Şampiyonlar Turnuvası Hazırlık Kampında gerçekleştirilmiştir. Çalışma, toplam 24 elit grekoromen güreşçinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan güreşçilerin yaş ortalaması 18,61 ± 1,01 yıl boy uzunluğu ortalaması ise 173 ± 8,79 cm'dir. Araştırmaya katılanlar kendi sıkletlerindeki sporcularla bir kez müsabaka tipi antrenman yapmışlardır. Araştırmada toplam 12 müsabaka değerlendirmeye alınmıştır. Deneklerin; boy, vücut kompozisyonu, kalp atım sayıları, vücut ağırlığı, sıvı kaybı ve laktat düzeyleri ölçülmüştür. Verilerin istatistiksel analizinde SPSS 17 paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistiksel yöntemler, paired samples t testi, ilişkileri incelemek için korelasyon analizi kullanılmış ve anlamlılık p<0,05 düzeyinde sınanmıştır. Müsabaka süresince oluşan kilo kaybı ve laktik asit ilişkisi kendi arasında değerlendirildiğinde; vücut ağırlığı, kalp atım sayısı (HR) ve laktat değerlerinde müsabaka öncesi ve diğer ölçümler arasında anlamlı fark (p<0,05) bulunmuştur. Kilo kaybı ile laktik asit ilişkisi arasında, müsabaka öncesi ve diğer ölçümler arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark yoktur. (p>0,05) Sonuç olarak; müsabaka süresince güreşçilerde meydana gelen kilo kaybı ile yorgunluk parametrelerinden birisi olan laktat arasında bir ilişki yoktur. Bu nedenle müsabaka boyunca oluşan kilo kaybı, kanda biriken laktat konsantrasyonu ile ilişkilendirilemez. Anahtar kelimeler : güreş, greko-romen, laktat, kilo kaybı.

GüreşGüreşçilerKilo verme+3
Erkal Arslanoğlu
Gazi University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin eğitim felsefeleri ve teknolojiye karşı tutumları

Bu araştırma, ?Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Eğitim Felsefeleri ile Teknolojiye Karşı Tutumları?nın incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırma, Erzincan il Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı tüm il merkezi ve ilçelerdeki ilköğretim ve liselerde görev yapan 91 beden eğitimi öğretmeninden oluşmaktadır. Verilerin toplanmasında; beden eğitimi öğretmenlerine ait bilgileri toplamak amacıyla kişisel bilgi formu, beden eğitimi öğretmenlerinin hangi eğitim felsefesini benimsediklerini belirlemek amacıyla Wiles ve Bondi 1993 tarafından geliştirilen ve Doğanay ve Sarı 2003 tarafından Türkiye'ye uyarlaması yapılmış olan ?Felsefi Tercih Değerlendirme Ölçeği? ve beden eğitimi öğretmenlerinin teknolojiye yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla Akbaba 2002 tarafından geliştirilen ?Teknolojiye Karşı Tutum Ölçeği? kullanılmıştır. Verilerin analizinde araştırmada bağımsız değişkenlere (cinsiyet, yaş, medeni durum ve hizmet yılı) göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H testi yapılmıştır. Ayrıca beden eğitimi öğretmenlerinin eğitim felsefeleri ile teknolojiye yönelik tutumları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını belirlemek için Pearson Korelasyon analizi yapılmıştır. Bulgular; öğretmenlerin eğitim felsefeleri ve teknolojiye karşı tutumlarının cinsiyet, yaş, medeni durum ve hizmet yılı değişkenlerine göre farklılaşmadığı görülmüştür. Ayrıca araştırmada, beden eğitimi öğretmenlerinin eğitim felsefeleri ile teknolojiye yönelik tutumları arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır.Anahtar kelimeler: Beden Eğitimi Öğretmeni, Eğitim Felsefesi, Teknoloji

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiEğitim felsefesi+5
Anıl Türkeli
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Lise eğitimi sürecinde futbolcu öğrencilerin karşılaştıkları sorunların belirlenmesi

Araştırmada, lise eğitimi sürecinde bulunan ve lisanslı olarak futbol oynayan sporcu öğrencilerin aile, kulüp ve okul yaşantılarında karşılaştıkları sorunların belirlenmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini, Ankara ili Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı 25 ilçedeki 172 devlet ortaöğretim okulu oluşturmaktadır. Evren içerisinden rastgele seçilmiş 14 devlet ortaöğretim okulu ise araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Bu örneklem içerisinde yer alan 382 lisanslı futbolcu öğrenciye ulaşılmıştır. Verilerin toplanmasında ölçme aracı olarak anket kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde, SPSS 16.0 programından yararlanılmıştır. Araştırmaya katılan futbolcu öğrencilerin kişisel bilgileri ile aile, kulüp ve okul yaşamındaki sorunlarında betimsel istatistik kullanılmıştır. Futbolcu öğrencilerin aile, kulüp ve okul yaşamındaki sorunlarının belirlenen değişkenlere göre çapraz dağılım tabloları verilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkiler Ki-Kare Testi ile sınanmıştır.Araştırma sonucunda:Futbolcu öğrencilerin, büyük kısmının 16-17 yaşlarında lise 3 öğrencisi olduğu ve ailesi ile birlikte yaşadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, çoğunun anne ve babalarının lise veya dengi okul mezunu olup, babalarının serbest meslek sahibi, annelerinin ise ev hanımı olduğu tespit edilmiştir. Futbolcu öğrencilerin büyük kısmının 4-8 yıl arası faal spor yaptığı, Süper Amatör ve 1. Amatör liglerde oynadığı ve milli müsabakalarda yer almadığı tespit edilmiştir. Futbolcu öğrencilerin spora yönelmesinde başta ailesinden ve arkadaş çevresinden destek gördükleri tespit edilmiştir. Futbolcu öğrencilerin çoğunun haftada 3-5 gün ve günde 1-3 saat arası antrenman yaptığı, ayrıca çoğunun okul takımlarında yer aldığı tespit edilmiştir.Futbolcu öğrencilerin aile yaşamı ile ilgili sorunlarında; ailelerinin öğrencilerin eğitimi, sağlığı ve meslek sahibi olması konularında endişeli oldukları tespit edilmiştir. Kulüp yaşamı ile ilgili sorunlarında, ders saatlerinin antrenman ve müsabakalara katılmalarına engel olduğu ve kulüplerinin maddi açıdan destek sağlamadığı tespit edilmiştir. Okul yaşamı ile ilgili sorunlarında ise; antrenman ve müsabakaların derslerini olumsuz yönde etkilediği, diğer branş öğretmenlerinin futbol oynamalarını olumsuz karşıladığı ve okul veya spor yaşantısından birini bırakma endişesi içinde oldukları tespit edilmiştir.

FutbolFutbolcularLise öğrencileri+2
Sümer Alvurdu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Elit güreşçilerde hızlı kilo kaybının fiziksel, fizyolojik ve biyokimyasal parametreler üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı genç milli güreşçilerde, hızlı kilo kaybının sporcuların fiziksel, fizyolojik ve biyokimyasal parametrelerine etkilerini tespit etmektir.Araştırmaya 2008 genç milli takım kampında yer alan yaş, boy, vücut ağırlığı ve spor yaşı ortalamaları sırasıyla 19,03±0,83 yıl, 1,73±0,07 m, 75,19±13,82 kg, 7,25±1,51 yıl olan 40 genç milli güreşçi gönüllü olarak katıldı. Araştırmaya katılan deneklerden 48 saat süre içerisinde daha önce kullandıkları yöntemleri kullanarak vücut ağırlıklarının % 3-5 oranında kilo vermeleri istendi. Tüm fiziksel, fizyolojik ve biyokimyasal testler kilo kaybı öncesi (KKÖ) ve kilo kaybı sonrası (KKS) olmak üzere iki kez yapıldı.Deneklerin somatotipleri ve antropometrik özellikleri Heat Carter yöntemi ile Lange marka antropometrik set ve Skinfold yardımıyla belirlendi. Kuvvet testleri( Pençe, Bacak Ekstansiyon ve Sırt kuvveti) Takei marka dinamometre ile yapıldı. Sporcuların Esneklikleri Otur?Uzan, Anaerobik güçleri ise Sargent Sıçrama testiyle belirlendi. Akciğer Solunum Fonksiyonları Cosmed market Pony FX spirometre cihazıyla, Reaksiyon Zamanı Ölçümleri New Test 2000 cihazıyla belirlendi.İdrar örneklerindeki protein, üre ve kreatin miktarları sırası ile Lowry O, Kaplan A, ve Taussky HH' nın tarif ettikleri metotlara göre spektrofotometrik (Schimadzu, UV 1601) metodla tespit edildi. (93,94,95).Elde edilen verilerin analizleri, SPSS 15.00 istatistik paket programda; aritmetik ortalama (X), standart sapma (S), "Paired-Samples T Test" yardımıyla 0.05 anlamlılık düzeyinde yapıldı.Bu araştırmanın sonucunda elde edilen bulgulara göre güreşçilerde hızlı kilo kaybı (48 saat süre içinde meydana gelen % 3-5 lik) güreşçilerin anaerobik güç, kuvvet, reaksiyon zamanı(sol işitsel) ve solunum kapasitelerinde anlamlı bir azalmaya neden olmuştur.(p<0.05). Ayrıca hızlı kilo kaybı sonrasında deneklerin üre miktarında azalma görülürken kreatin miktarlarında anlamlı artış gözlenmiştir. (p<0.05).

Murat Akyüz
Gazi University · Institute of Health Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Elit eskrimcilerde yorgunluğun reaksiyon zamanı üzerine etkisi

Bu araştırmamızda, elit eskrimcilerde yorgunluğun reaksiyon zamanı üzerindeki etkisini araştırmaktır. Bu amaçla araştırmaya yaş ortalaması 17,00±1,00 yıl, vücut ağırlığı ortalaması 62,67±6,36 kg, boy ortalamaları 176,00±4,48 cm olan elit 9 erkek eskrimci ve yaş ortalaması 16,56±1,13 yıl, vücut ağırlığı ortalaması 60,10±4,82 kg, boy ortalamaları 168,44±2,24 cm olan elit 9 bayan eskrimci katılmıştır.Deneklerin yüklenme yoğunluklarının sağlanabilmesi için Bisiklet Ergometre Testi kullanılmıştır. Denek pedal çevirirken kalp atım hızları polar saat ile sürekli olarak kaydedildi. Karvonen yöntemine göre hesaplanan %40, %60 ve %80 ve maksimal yüklenme yoğunluğunda dominant el ile ve görsel reaksiyon zamanı test akışı devam ederken, Newtest Marka reaksiyon ölçer ile tespit edildi. Deneklerin aynı yüklenme yoğunluğunda kulak memesinden alınan kan örneği ile laktik asit seviyeleri (Roche Accutrend marka laktat analizörü) ölçüldü. Deneğe tükeninceye kadar pedal çevirtilip, borg skalasına bakılarak sporcunun yorgunluk derecesi belirlendi. Yüklenme, Monark Ergomedic 839E Aerobic bisiklet ergometresi ile yapıldı. Araştırma sonucunda elde edilen veriler SPSS 14.0 programında t testi ve korelasyon yardımıyla yapılmıştır.Yapılan analizler sonucunda, erkek deneklerin LAS arasında, %60, %80 ve maksimal yüklenme yoğunluklarında anlamlı fark bulunurken, bayan deneklerin LAS arasında anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Erkek ve bayan deneklerin değişik yüklenme yoğunluklarındaki LAS karşılaştırıldığında, istirahat düzeyinde anlamlı bir fark bulunmazken, %40, %60, %80 ve maksimal yüklenme yoğunluğunda anlamlı fark tespit edilmiştir. Deneklerin laktik asit seviyelerine bakıldığında, erkek eskrimcilerin %60 yüklenme yoğunluğunda anaerobik eşiğe yaklaştığı, %80 yüklenme yoğunluğunda anaerobik eşiğe ulaştıkları, erkek kontrol grubu ve bayan deneklerin ise, %60 yüklenme yoğunluğunda anaerobik eşiğe ulaştıkları, maksimal yüklenme yoğunluğunda ise deneklerin tamamının anaerobik eşik fazlası ile geçildiği tespit edilmiştir.Erkek ve bayan deneklerin, değişik yüklenme yoğunluklarında görsel reaksiyon zamanları karşılaştırıldığında, istirahat, %40, %60, %80 ve maksimal yüklenme yoğunluğunda anlamalı fark tespit edilmiştir. Deneklerin, değişik yüklenme yoğunluklarında, laktik asit seviyesinde artış olurken, reaksiyon zamanları ise uzamıştır. Ancak, değişik yüklenme yoğunluğu ile LAS ve görsel reaksiyon zamanı arasında anlamlı bir fark tespit edilmemiştir.Anahtar kelimeler: Eskrim, Reaksiyon zamanı, Laktik Asit, Yorgunluk.

Reaksiyon zamanıSporYorgunluk
Ahmet Duvan
Gazi University · Institute of Health Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Elit badminton ve tenis oyuncularının bazı antropometrik özellikleri ve oransal ilişkilerinin karşılaştırılması

Bu çalışmada, badminton ve tenis branşlarındaki elit oyuncuların, antropometrik profilleriyle somatotip yapılarının belirlemesi ve antropometrik oransal ilişkilerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır.Çalışma, elit badmintoncuların dominant pençe kuvvetlerinin, tenisçilere göre anlamlı ölçüde (p<0.05) daha düşük olduğunu göstermiştir. Abdominal, femur ve supraspinale deri kıvrımı kalınlıklarında badmintoncular; calf bölgesinde ise tenisçiler daha yüksek değerlere sahiptir (p<0.05). Badmintoncuların kalça ve calf çevre genişlikleri tenisçilere göre daha fazladır (p<0.05). Uzunluk ölçümlerinde, badmintoncuların ön kolları tenisçilerden belirgin biçimde kısa olmakla birlikte, branşlar arasında anlamlı bir farklılık yoktur. Badminton oyuncularının bitrochanteric ve femur epikondiler, tenis oyuncularının ise biacromial çaplarının daha geniş olduğu bulunmuştur. Tenis oyuncularında ön kol - tüm kol oranı, badminton oyuncularında ise bitrochanteric çap - biacromial çap oranı daha yüksektir (p<0.05). Somatotip ölçümlerinde, endomorf ve mezomorf komponentlerinde anlamlı bir fark bulunurken (p<0.05), her iki branştaki sporcuların da dengeli mezomorf değerlerine sahip olduğu gözlemlenmiştir.Sonuç olarak, badmintoncuların dominant pençe kuvvetlerinin tenisçilere göre daha düşük olması, iki branşta kullanılan raketlerin ağırlıkları ve grip ölçülerindeki farklılıklara bağlanabilir. Badmintoncuların calf ve kalça çevre genişliklerinin tenisçilere göre daha fazla olmasının badminton oyunundaki sıçrama hareketlerinin fazlalığından ve badminton oyuncusunun sürekli olarak parmak uçlarında kısa bir alanda hareket etmesinden kaynaklandığı söylenebilir.Tenisçilerde biacromial çapın daha geniş ve tüm kol boyunun daha uzun olması, tenis oyununda kullanılan alanın genişliğinden dolayı yapılan uzanma hareketlerinin fazlalığıyla ilişkilendirilebilir. Badmintoncuların ön kol uzunluklarının tenisçilere göre kısa olmasının ise daha çok ön kol etkinlikli hareketlerin baskın olduğu badmintonda, kaldıraç prensibine uygun olarak, vuruş esnasında uygulanan kuvvet açısından avantaj sağladığı söylenebilir.

AntropometriBadminton
Yasin Arslan
Gazi University · Institute of Health Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet döneminde olimpik Türk biniciliğinin gelişimi

Bu çalışma, sportif binicilik eğitiminin başladığı Cumhuriyet Döneminden günümüze kadar olan dönemdeki Olimpik Türk Biniciliğinin gelişimini ortaya koymak için yapılmıştır. Araştırma tarama modeli kullanılarak yapılmıştır. Bu amaçla, konuya ilişkin kamu kurum ve kuruluşları ile üniversitelerin kütüphane ve arşivleri taranmıştır. Sonuç olarak;Türkler tarafından atın uluslararası kurallar çerçevesinde sportif olarak kullanımı Cumhuriyet Dönemine rastlar. Savaşlar sebebiyle binicilik eğitimine ara verilmek zorunda kalınmıştır. Uzun süre yüksek seviye binicilik eğitimi verebilecek binicilik öğretmeninin bulunamaması biniciliğin gelişimini olumsuz yönde etkilemiştir.1960 yılından sonra Türkiye'de at vebası hastalığı görüldüğüne ilişkin haberler yayılmıştır. Bu sebepten dolayı uzun bir süre uluslararası herhangi bir yarışmaya gidilememiş ve ülkemizde de organize edilememiştir. Gerek savaş ekonomisi, gerekse yerli at üretimindeki yetersizlikler ülkemizi kaliteli at konusunda yurt dışına bağımlı kılmıştır. Aynı zamanda bir binicilik okulu olarak hizmet eden Süvari Yarışmalar Grubunun 1978 yılında kapatılması, bilimsel anlamda binicilik eğitimini temelden sarsmıştır. Türk olimpik biniciliği 1931 yılında katıldığı ilk uluslararası yarışmadan 1960 yılına kadar uluslararası alanda başarılarını sürdürmüştür. Bu tarihten günümüze kadar Balkan Şampiyonaları hariç olmak üzere Avrupa ve Dünya çapında herhangi bir başarı söz konusu değildir. Günümüzde binicilik sporunun ülkemizde yaygınlaşması ve gelişmesindeki temel adımlardan birisi de; binicilik sporunun evrensel kurallarına uygun bir biçimde işletilecek, bilinçli ve kaliteli bir binicilik eğitiminin yapılmasının planlandığı ?Türkiye Binicilik Federasyonu Ulusal Binicilik Okulu ve Eğitim Merkezi?nin kurulmuş olmasıdır. Bunun yanı sıra Binicilik Federasyonunun da özerk yapıya kavuşması ve batı ülkelerinde olduğu gibi sponsorların binicilik sporuna da ilgi göstermesi, bu sporun gelişmesinde önemli yer tutacak hususlar olduğu değerlendirilmektedir. Bu çalışma sonucunda; Dünya'da olimpik binicilik sporu, kendi sektörünü bile oluşturacak bir hızla gelişim gösterirken, Türk Olimpik Biniciliği'nin bu gelişime ayak uyduramadığı söylenebilir.Anahtar kelimeler: Cumhuriyet, Binicilik, Gelişim

Tolga Karapirim
Gazi University · Institute of Health Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı şiddetlerdeki aerobik yüklenmelerin elit badminton oyuncularının propriyosepsiyonları üzerine etkileri

Çalışmamızın amacı farklı şiddetlerdeki aerobik yüklenmelerin elit badmintoncuların propriyosepsiyonları üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Bu amaçla araştırmaya yaş ortalaması 24.44 ± 3,47 yıl, vücut ağırlığı ortalaması 73.87 ± 11,75 kg, boy ortalamaları 178.67 ± 5,45 cm ve spor yaşı ortalamaları 10.24 ± 3,11 yıl olan elit düzeyde 14 erkek badmintoncu katılmıştırMaksimal ve submaksimal yüklenmeler için modifiye edilmiş mekik koşusu testi uygulanmıştır.Bu protokolde denekler 0 eğimde 8km/s hızla egzersize başlamış, ilk 3 dk nın sonunda hız 2km/s arttırılmış daha sonra her 3 dk da bir 1 km/s arttırılarak teste devam edilmiştir.Deneklerin propriosepsiyon ölçümleri Fonksiyonel Squat Sistem(Monitored Rehab System Co) cihazıyla yapılmıştır. Laktat ölçümleri, Roche Accutrend marka laktat analizörü kullanılarak, kalp atım hızı değerleri ise deneğin göğsüne yerleştirilen bir verici ve deneğin kolunda takılı olan polar saatlerle egzersiz süresince takip edilmiştir. Ayrıca borg skalası ile sporculardan egzersiz süresince ve sonrasında zorluk dereceleri kaydedilmiştirYapılan analizler sonucunda maksimal ve submaksimal testlerin kendi içlerinde ve aralarındaki karşılaştırmalarda maksimal test sonrası dominant bacağın 1. hareketi ile submaksimal test sonrası dominant bacağın 1. hareketi arasında ve maksimal test sonrası nondominant bacağın 2. hareketi ile submaksimal test sonrası nondominant bacağın 2. hareketi arasında anlamlı bir fark(p<0.05) olduğu tespit edilmiştir. Diğer karşılaştırmalarımızda ise anlamlı bir fark(p<0.05) bulunamamıştırAraştırma sonucunda yorgunluk nedeniyle, deneklerin kapalı kinetik sistemdeki eklem pozisyon hissi algılamalarına dayanan propriyosepsiyon değerlendirmesi beklenen düzeyde azalma ile sonuçlanan anlamlı bir değişkenlik göstermemiştir.

AerobikBadmintonPropriyosepsiyon
Mert Aydoğmuş
Gazi University · Institute of Health Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Sekiz haftalık pilates egzersizlerinin orta yaş sedanter bayanların bazı kardiyovasküler risk faktörleri üzerine etkileri

Bu çalışma, 8 haftalık pilates egzersiz programının orta yaşlı sedanter bayanlarda, bazı kardiyovasküler risk faktörleri üzerine etkisini incelemek amacı ile yapılmıştırDeneklerin yaş ortalamaları kontrol grubu (n=10) 41,2+8,676, deney grubu (n=10) 38,5+3,894 yıldır. Bu çalışma, özel bir beslenme programı uygulamayan, herhangi bir sağlık problemi olmayan ve düzenli bir egzersiz programına katılmayan 20 sedanter bayana uygulanmıştır. Çalışma süresince farklı bir egzersiz programına katılmamaları konusunda uyarılmışlardır. 8 hafta boyunca aynı uygulatıcı tarafından deney grubuna haftada 3 gün 45 dakika süre ile pilates mat-work egzersiz programı uygulanmış, kontrol grubu ise bu süre içinde herhangi bir fiziksel aktiviteye katılmamıştır. Egzersiz şiddeti %40-60 olarak karvonen yöntemi ile belirlenmiştir. Tüm deneklerin pilates programı öncesi ve sonrası, vücut ağırlığı, istirahat kalp atım sayısı, kan basıncı, bel kalça oranı, vücut kitle indeksi, vücut yağ yüzdesi, vücut yağ ağırlığı, yağsız vücut ağırlığı ve kan lipid ölçümleri alınarak, çalışma sonunda grupların kendi içlerindeki ön ve son test değerleri karşılaştırılmıştırTüm verilerin aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Deneklerin ön test ve kendi grubu içindeki karşılaştırılması Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılarak yapılmış, elde edilen veriler bilgisayarda SPSS 10.0 paket programında analiz edilmiştirÇalışma sonunda kontrol grubunda vücut ağırlığı, bel kalça oranı, vücut kitle indeksi, vücut yağ yüzdesi, vücut yağ ağırlığı, yağsız vücut ağırlığı değerlerinde artma (p<0,05), HDL-K değerinde azalma (p<0,05) gözlemlenirken, deney grubunda vücut yağ yüzdesi, Total-K ve LDL-K değerlerinde istatistiksel açıdan anlamlı düşüş görülmüştür.(p<0,05Sonuç olarak düzenli yapılan 8 haftalık pilates yer egzersizlerinin, orta yaşlı sedanter bayanların bazı kardiyovasküler risk faktörlerinin azaltılmasında etkili olduğu söylenebilirAnahtar kelimeler; pilates, sedanter bayan, kardiyovasküler risk faktörleri.

Erkal Arslanoğlu
Gazi University · Institute of Health Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Akut germe egzersizlerinin adölesan çağındaki erkek çocukların güç ve çevikliğine etkisi

Bu çalışmanın amacı, akut germe egzersizlerinin adölesan çağındaki erkek futbolcuların güç ve çevikliğine etkisini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda, 2019/20 Sezonu Bitlis 1.Amatör B Grubunda mücadele eden bir takımdan 10 erkek futbolcu (yaş 15,8 ± 1,47 yıl, boy 1,66 ± 0,05 m, vücut ağırlığı 59,6 ± 10,7 kg) çalışmaya gönüllü olmuştur. Denekler ardışık olmayan günlerde uygulanması planlanmış kontrol, statik germe ve dinamik germe gruplarına sırasıyla katılmıştır. Tüm katılımcılara ısınma aşamasında, 8 dk aerobik koşu ve 2 dk jog olarak toplam 10 dk egzersiz yaptırılmıştır. Isınmadan sonra kontrol grubuna 10 dk pasif dinlenme verilirken statik ve dinamik germe gruplarına 10 dk süren, tüm vücudun ana kas gruplarına yönelik germeler uygulanmıştır. 1-2 dk dinlendikten sonra T-drill, sağlık topu atma ve dikey sıçrama performans testlerini 2'şer defa gerçekleştirerek en iyi ölçümleri kaydedilmiştir. Bu ölçümlerin istatistiğinde, SPSS 22.0 paket programı kullanılmış ve anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Gruplar arasında farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla ANOVA uygulanmış ve hangi gruplar arasında anlamlı bir farklılık olduğunu belirlemek için Tukey HSD testi yapılmıştır. Araştırma sonucunda, statik germe ile dinamik germe arasında güç performansı açısından anlamlı bir farklılık bulunmazken, çeviklik performansında dinamik germe lehine anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir.

EgzersizErgenlerErkek çocuklar+3
Mücahit Işık
Gazi University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Düzenli egzersiz yapan bireylerde kahvaltı tüketimi ile fazla kilolu olma ve obezite arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı; düzenli egzersiz yapan yetişkin bireylerde kahvaltı tüketimi alışkanlığı ve kahvaltı türünün beden kütle indeksi (BKİ) değeri ve fazla kilolu olma/obezite ile ilişkisini incelemek; fiziksel aktivite düzeyine etki gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırmaya 86 (49 erkek, 37 kadın) yetişkin birey gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcıların son 1 ayı kapsayan Besin Tüketim Sıklıkları, 2 günlük geriye dönük (24 saatlik) besin tüketim kayıtları, fiziksel aktivite kayıtları, vücut kompozisyonu ve antropometrik ölçümleri alınmıştır. Bireylerin kahvaltı sıklığı ve türü ile BKİ, bel çevresi, bel/kalça oranı, yağ oranı sınıflamaları ve abdominal obezite arasındaki ilişkileri incelendiğinde her gün kahvaltı yapan bireylerin yağ oranı haricindeki tüm sınıflamalarda en fazla normal kategoride yer aldığı gözlenmiştir. Haftada 3-4 gün kahvaltı yapan bireylerin BKİ ve yağ oranı sınıflamalarına göre normal kategoride bulunma sıklıkları (sırasıyla: %41,2 ve %47,1) haftada 5-6 gün kahvaltı yapan bireylere (sırasıyla: %30,8 ve %38,5) göre daha yüksek bulunmuştur. Abdominal obezitenin en sık görüldüğü grup haftada 1-2 gün kahvaltı yapan bireylerdir. Klasik kahvaltı (KK) tüketen bireylerin %42,4'ü fazla kilolu, %16,7'si obezite sınıfında yer alırken hızlı kahvaltı (HK) türünü tercih eden katılımcıların fazla kilolu ve obezite sınıfında yer alma sıklıkları KK tüketenlere göre daha yüksek bulunmuştur. Kahvaltılık tahıl (KT) tüketen bireylerin %75,0'i normal kategoride yer alıp bu grup bireylerde obezite görülmemektedir. KK, HK ve KT grupları arasında abdominal obezitenin en yaygın olduğu grup HK grubu olup KT tüketen bireylerde abdominal obezite görülmemektedir. Kahvaltı sıklığı ve öğleye kadar harcanan enerji (ÖKHE) yüzdesi miktarları arasında egzersiz yapılmayan gün (EYG)'de haftada 4 ve üzeri kahvaltı sıklığına sahip bireylerin ortalama ÖKHE yüzdeleri (%43,1) haftada 2-3 kez kahvaltı yapan bireyler (%40,9)'e göre anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur (F=3,982;p<0.05).

BeslenmeBeslenme alışkanlıklarıBeslenme incelemeleri+6
Adile Şahin
Gazi University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Profesyonel futbolcularla rekreasyonel aktif bireylerin hamstring/quadriceps (H/Q) kuvvet oranlarının karşılaştırılması

Bu çalışmada profesyonel futbolcular ile rekreasyonel aktif bireylerin izokinetik dinamometre ile Hamstring /Quadriceps (H / Q) oranları ve buna bağlı olarak zirve güç ve baskın – baskın olmayan bacaklarının güç dağılımlarının araştırılması amaçlanmaktadır. Bu verilerin yanında futbolcuların oyunlarında yer aldıkları pozisyonlara göre oluşabilecek zirve güç ve baskın - baskın olmayan bacaklarının güç eğilimleri de incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda Türkiye 1., 2. ve 3. Liglerinde yer alan 20 profesyonel futbolcu ve Gazi Üniversitesinde öğrenim gören 16 rekreasyonel (sağlıklı, eğlence amaçlı spor yapan) aktif bireyin izokinetik dinamometre (ISOMED 2000) ile 60 / sn açısal hızda bacak zirve güçlerinin ölçümleri yapılmıştır. Ölçümler genel ısınmadan sonra yapılan 4 adet orta seviye 2 adet submaksimal seviye kasılmalardan oluşan özel ısınma sonrası 6 adet maksimum tekrar şeklinde yapılmıştır. Normallik testi için Kolmogorov – Smirnov / Shapiro-Wilk testleri, homojenlik için Levene testi uygulanmıştır. Verilerin işlenmesinde normal dağılıma sahip olmayan veri kümelerinin çarpıklık ve düzlük değerleri kontrol edilmiş ve normal dağılım gösterdikleri varsayılmıştır. Futbolcu ve rekreasyonel aktif bireylerin karşılaştırmaları için bağımsız T testi uygulanmıştır. Futbolcuları mevkilerine göre karşılaştırmak için tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. İstatistiksel sonuçlar % 95 güven aralığında ve p < 0,005 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Çalışmamızın temel bulgusu futbolcuların rekreasyonel aktif bireylere göre sağ – sol bacaklarında ve baskın - baskın olmayan bacaklarındaki H/Q oranlarında farklılık bulunmasıdır. Bu fark futbolcuların konsantrik olarak daha yüksek kuvvet uygulamasındandır. Eksantrik olarak anlamlı derecede fark görülmemiştir. Relatif kuvvetlerine baktığımızda futbolcuların rekreasyonel aktif bireylere göre arka bacaklarında anlamlı farklar bulunurken ön bacaklarında fark bulunmamıştır. Antropometrik ölçümlerin genelinde iki grup arasında farklar bulunmuştur. Futbolcular daha uzun ve daha ağır olarak ölçülmüştür fakat futbolcuları mevkilerine göre ayırdığımızda H/Q oranları, relatif kuvvetleri ve antropometrik olarak fark bulunamamıştır.

FutbolFutbolcularKas kuvveti+4
Murtaza Can Akçakaya
Gazi University · Institute of Health Sciences
2021
00

Other supervisors