Prof. Dr. Osman Erekul danışmanlığındaki tezler
17 tez · Aydın Adnan Menderes University
Farklı ekolojik koşulların buğday genotiplerinde verim, ekmeklik buğday kalitesi ve antioksidan özellikleri üzerine etkilerinin belirlenmesi
Araştırmada, 2017 ve 2018 yıllarında farklı ekolojik koşullara adapte olmuş 15 adet ekmeklik buğday genotipi iki farklı tarla denemesinde (Tarla Denemesi I ve II) kullanılmıştır. Tarla Denemesi I Aydın lokasyonunda farklı azot dozlarında (0, 6, 12 ve 18 kg/da N), Tarla Denemesi II ise farklı iklim ve toprak özelliklerine sahip Aydın, Konya ve Almanya (Thyrow) lokasyonlarında yürütülmüştür. Tarla Denemesi I; Yıl, Azot ve Genotip faktörlerinden, Tarla Denemesi II ise Yıl, Lokasyon ve Genotip faktörlerinden meydana gelmiştir. Araştırma kapsamında verim, spad değeri, yaprak alan miktarı, bin tane ağırlığı, hektolitre ağırlığı, protein, kül, yağ, lif, nişasta oranı, un rengi, mineral madde kompozisyonu, ekmeklik kalite özellikleri, aminoasit kompozisyonu, fenol içeriği ve antioksidan aktivite değerleri incelenmiştir. Çalışma sonucunda; ekmeklik buğday genotiplerinde verim artışı ile tanede protein, toplam fenol içeriği, antioksidan aktivite, mineral madde ve aminoasit kompozisyonu azalmıştır. Farklı ekolojik koşullar verim, ekmeklik kalite ve mineral madde içeriğini önemli oranda etkilemiştir. Aminoasitler bakımından genotiplerde önemli farklılıklar belirlenmiştir. Azot faktörü protein oranı ve ekmeklik kalite üzerine olumlu etki yaparken gluten kalitesinin azalmasına neden olmuştur. Tanede aminoasit miktarı ile mineral madde ve ekmeklik kalite özellikleri arasında pozitif yönde ilişki bulunmuştur. Tane verimi artışına bağlı olarak antioksidan aktivite azalma eğilimi göstermiştir. Tez çalışması ile farklı çevre koşullarında genotiplerin verim potansiyelleri, ürün kalitesi, sağlık ve beslenme konularında literatüre yeni bilgiler kazandırılması ayrıca elde edilen bulguların ortaya konulması ile bitki ıslahı ve agronomi çalışmalarına katkı sağlanması amaçlanmıştır.
Manisa/Beydere ekolojik koşullarında yetiştirilen farklı mısır çeşitlerinin verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi
Bu araştırma üretimi yapılmakta olan ana ürün tanelik hibrit mısır (Zea mays L.) çeşitlerinin Manisa Bölgesi'ndeki verim ve kalite performanslarını belirlemek amaçlı yapılmıştır. Bu amaçla bölgeye uygun olan 12 adet tanelik hibrit mısır çeşidine ait (SY Gladius, Kalumet, Kebeos, DKC 6980, DKC 6630, DKC 6724, DKC 6876, PL 700, SY Hydro, Katone, DKC 6590, Kefrancos) tarla denemesi 2019 yılı Mısır yetiştirme döneminde 3 tekerrürlü olarak tesadüf blokları deneme desenine göre kurulmuştur. Yapılan tez çalışmasında mısır çeşitlerine ait verim özelliklerinden olan bitki boyu; 242 cm ile 271,33 cm, koçan uzunluğu; 16,5 cm ile 20,66 cm, koçan çapı; 46,53 mm ile 50,48 mm, sömek çapı; 23,26 mm ile 27,77 mm, tane verimi; 1248,86 kg/da ile 1753,73 kg/da, bindane ağırlığı; 293,33 g ile 415 g arasında değişmiştir. Tane kalite özellikleri ise tanede ham protein oranı; %8,28 ile %10,02, tanede ham nişasta oranı; %62,24 ile %67,6, tanede ham lif oranı; %2,3 ile %2,51 ile tanede ham kül oranı ise %1,36 ile %1,5 değerlerini almıştır. Çalışmada elde edilen sonuçların tane verimi ve protein oranı bakımından değerlendirildiğinde Katone çeşidinin diğer çeşitlere göre öne çıktığı gözlenmiştir. Ancak incelenen mısır çeşitlerinin genel olarak verim, verim öğeleri ve kalite özellikleri yönünden farklı sonuçlar ortaya çıkardıkları görülmüştür.
Farklı dozlarda sıvı biyogaz atıklarının buğday (triticum aestivum l.) bitkisinin verim ve kalitesi üzerine etkisi
Bu çalışma Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliğinde 2016/2017 buğday üretim sezonunda tesadüf blokları bölünmüş parseller deneme desenine göre yürütülmüştür. Denemede buğday çeşidi olarak Ceyhan99 çeşidi kullanılmıştır. Çalışmanın amacı üç farklı mineral azot gübre dozu (0, 9, 18 kg/da) ve beş farklı sıvı biyogaz atık dozu uygulamasının (0, 1, 2, 3, 4 ton/da) ve bunların kombinasyonlarının buğday bitkisinde verim ve kalite üzerine etkilerinin belirlenmesi ve sıvı biyogaz atıklarının tarımsal üretimde kullanılmasının toprak verimliliğine etkilerini araştırmaktır. Elde edilen sonuçlar özetlendiğinde sıvı biyogaz atık uygulaması ile azotlu gübre uygulamasının incelenen bazı verim ve kalite parametreleri üzerinde istatistiksel anlamda önemli farklılıklar meydana getirmiştir. Sıvı biyogaz atık uygulamasının bitki boyu, metrekarede başak sayısı, başakta tane sayısı, bin tane ağırlığı, hektolitre ağırlığı, tek başak ağırlığı, tek başak verimi, bayrak yaprak alan miktarı, tane verimi, tanede kül oranı ve tanede lif oranı üzerine önemli etkileri görülmüştür. Kullanılan mineral azot dozları tanede nişasta oranı, tanede lif oranı, tanede protein oranı ve bitki çıkış sayısı oranları hariç diğer tüm verim ve kalite parametreleri üzerinde olumlu etkiler göstermiştir. Denemede genel olarak 3 t/da sıvı biyogaz atığı ile 18 kg/da mineral azot dozu kombinasyonunda daha iyi sonuçlar tespit edilmiştir.
Farklı azot gübre formlarının buğday (Triticum aestivum L.) çeşitlerinde verim ve kalite üzerine etkisinin belirlenmesi
Bu çalışma, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliğinde 2011 -2012 buğday üretim sezonunda, tesadüf blokları bölünen bölünmüş parseller deneme desenine göre yapılmıştır. Deneme materyalini Victoria, Anapo, Ziyabey, Cumhuriyet-75 ve Sagittario çeşitleri oluşturmuştur. Buğday çeşitlerine Amonyum Nitrat, %26 (DMPP) ve Amonyum Sülfat gübreleri uygulanmıştır. Çalışmada verim potansiyeli ve verim analizi için başak boyu, metrekarede başak sayısı, tane verimi, bin tane ağırlığı, başakta tane sayısı şeklinde verim öğelerinin yanı sıra kalite hakkında önemli bilgiler veren protein ve nişasta miktarları saptanmıştır. Genel olarak verim ve kalite parametreleri üzerine Amonyum Sülfat gübresinin denemedeki diğer iki gübre formuna göre etkisinin daha iyi olduğu gözlenmiştir. Özellikle verim öğelerinden bin tane ağırlığı ve kalite kriterlerinden nişasta oranı üzerine olumlu etkisi saptanmıştır. Ancak elde edilen etkilerin verim öğeleri ve kalite parametreleri üzerine etkisi çoğu kez istatistiki anlamda önemsiz kalmıştır. Azot salınımı daha yavaş gerçekleşen %26 N (DMPP) gübresinin üst gübre olarak tek seferde uygulanarak diğer iki gübre formlarıyla rekabet edebilir verim ve kalite sonuçlarına ulaşmıştır.
Aydın ekolojik koşullarında çinko uygulamasının buğdayın (Triticum aestivum L.) tane verimi ve kalitesi üzerine etkisi
Bu çalışma, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliğinde 2012-2013 buğday üretim sezonunda, tesadüf blokları deneme desenine göre yapılmıştır. Deneme materyali olarak Sagittario, Kaşifbey-95, Basribey-95, Cumhuriyet-75, Osmaniye ve Anapo çeşitleri kullanılmıştır. Çalışmanın amacı üç farklı çinko uygulama zamanın verim öğeleri (başakta tane verimi, bin dane ağırlığı, tane verimi, metrekarede başak sayısı, başakta tane sayısı, bitki boyu) ve kalite özellikleri (tanede protein oranı, tanede nişasta oranı, tanede lif oranı) üzerine etkilerini araştırmaktır. Genel olarak buğday kültür bitkisinde başaklanma ve özellikle tane dolum döneminde gerçekleştirilen çinko uygulamasının verim ve protein oranları üzerine pozitif etkisinin bulunduğu ancak verimi meydana getiren başakta tane verimi, bin dane ağırlığı, metrekarede başak sayısı, başakta tane sayısı, bitki boyu ve kalite parametrelerinden tanede nişasta oranı ve tanede lif oranında bu etkinin daha az olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Aydın ekolojik koşullarında farklı ekim sıklığının karabuğday'da (Fagopyrum esculentum Moench.) verim ve bazı kalite özelliklerine etkisi
Bu çalışma, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Uygulama ve Araştırma Çiftliğinde 2012-2013 üretim sezonunda Tesadüf Blokları deneme desenine göre dört tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Deneme materyali olarak Konya Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsünden temin edilen Güneş çeşidi kullanılmıştır. Yapılan tez çalışmasında 6 farklı ekim sıklığının karabuğday bitkisinin agronomik özellikler (bitki boyu, m2'de bitki sayısı, tane verimi, yaprak alan miktarı) ile bazı tane kalite parametrelerine (ham protein, ham yağ miktarı ve hektolitre ağırlığı) olan etkileriaraştırılmıştır. Çalışma sonucu olarak; farklı ekim sıklığı uygulamalarının karabuğday bitkisinde tane verimi, bin tane ağırlığı ve metrekarede bitki sayısı özelliklerinde istatistiksel anlamda önemli farklılıklar bulunmuştur fakat tane ham protein, ham yağ ve hektolitre ağırlığı bakımından herhangi bir fark bulunmamıştır.
Türki̇ye'de yaygin olarak yeti̇şti̇ri̇len ekmekli̇k buğday (Triticum aestivum L.) çeşi̇tleri̇ni̇n protei̇n, ami̇noasi̇t dağilimi ve anti̇oksi̇dan akti̇vi̇teleri̇ni̇n beli̇rlenmesi̇
Bu çalışma ülkemizin farklı ekolojik koşullarında yetişen ekmeklik buğday çeşitleri ile farklı kalite gruplarındaki Alman ekmeklik buğday çeşitlerinin farklı fiziksel ve kimyasal özellikleri ile sağlık ve beslenme fizyolojisine katkılarının incelenmesi amacıyla yürütülmüştür. İncelenen çeşitlerin fiziksel ve kalite özelliklerini ortaya koymak amacıyla çeşitlerin bin tane ağırlıkları, tanede ham kül, yağ, lif miktarı, nişasta içeriği ve protein oranları saptanmıştır. Sağlığa katkıları bakımından ise toplam fenol içerikleri ile toplam antioksidan aktiviteleri belirlenmiştir. Beslenme fizyolojisi açısından ise esansiyel, yarı esansiyel ve esansiyel olmayan toplam 17 farklı aminoasit içerikleri değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar özetlendiğinde incelenen tüm parametrelerde çeşitler arasında istatistiksel anlamda önemli farklılıklar bulunmuştur. Çeşitlerin protein oranları ortalama olarak NIRS yönteminde %14.05, Dumas yönteminde ise %14.81 olarak bulunmuştur. Çeşitlerin toplam fenol içerikleri 102.46-211.85 µg GAE/g, antioksidan aktiviteleri ise %11.89-26.33 arasında değişmiştir. Ayrıca çeşitlere yönelik esansiyel, yarı esansiyel ve esansiyel olmayan aminoasit miktarları da tespit edilerek aminoasit içerikleri bakımından kıyaslamaları yapılmıştır. İncelenen özellikler bakımından genel bir değerlendirme yapıldığında Selimiye, Kutluk, İzgi, Tosunbey ve Müfitbey çeşitlerinin ön plana çıktığı söylenebilir. İncelenen parametreler arasındaki korelasyon analizlerinde toplam fenol içeriği ile toplam antioksidan aktivite ve aminoasitlerinde kendi aralarında yüksek düzeyde pozitif korelasyon gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan çalışma sayesinde elde edilen verilerin literatüre kazandırılması, ürün kalitesi açısından değerlendirilmesi ve ıslah programlarında da dikkate alınması beklenmektedir.
Farklı çinko dozlarının mısır (Zea mays L.) çeşitlerinde verim ve tane kalitesi üzerine etkisi
Bu çalışma, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliğinde 2014 yılı mısır üretim sezonunda, tesadüf blokları bölünen bölünmüş parseller deneme desenine göre yapılmıştır. Deneme materyali olarak Competo, 31D24, 3167, DKC 6876 hibrit mısır çeşitleri kullanılmıştır.Kullanılan mısır çeşitlerine 3-4 yapraklı dönemde farklı dozlarda (kontrol (0 ppm), 1000ppm, 2000ppm, 4000ppm) yapraktan çinko sülfat (ZnSO4) gübresi uygulanmıştır.Farklı dozlarda yapraktan uygulanan çinko dozlarının çeşitlere ait etkilerinin belirlenmesi amacıyla verim parametrelerinden koçan boyu, tane verimi, bin tane ağırlığı, koçanda tane sayısı tespit edilerek, kalite hakkında önemli bilgiler veren protein, nişasta, ham yağ, ham lif ve ham kül oranı miktarları saptanmıştır. Tarla koşullarında yürütülen deneme sonucunda; çeşitlere ait tane verimi 783.2-1500.3 kg/da, koçan boyu 16.4-20.9 cm, koçanda tane sayısı 441.9-677.5 adet, bin tane ağırlığı 311.6-410.7 gr değerleri arasında değişmiştir. Kalite parametrelerinde ise tanede protein oranı %6.1-7.9, nişasta oranı %60.8-64.2, ham yağ oranı %2.7-3.3, lif oranı %1.3-2.1 ve kül oranı %1.07-1.16 arasında değerler elde edilmiştir. Çeşitler kendi aralarında incelendiğinde tüm parametreler arasında 31D24 çeşidi ön plana çıkmıştır. Çinkolu yaprak gübresi uygulamaları verim parametreleri üzerinde etki yaratmazken, kalite parametrelerinde ise uygulanan çinko dozları olumlu etki yaratmıştır ve özellikle 1000 ppm dozu ham protein ve ham yağ oranlarında en yüksek değeri alarak olumlu etki yaratmıştır. Anahtar sözcükler: Mısır, verim, çeşit, çinko, protein, kalite
Farklı lokasyonlarda yetiştirilen mısır genotiplerinin tane verimi ve kalitesinin belirlenmesi
Bu çalışma, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliği Koçarlı/Aydın ve Küçük Menderes ovasında bulunan Bayındır/İzmir lokasyonlarında 2014 yılı mısır üretim sezonunda, tesadüf blokları deneme desenine göre yapılmıştır. Deneme materyali olarak SY Competo, Kalipso, PR31D24, P3167, DKC 6876 ve Colonia hibrit mısır çeşitleri kullanılmıştır. Her iki deneme lokasyonunda mısır çeşitlerine aynı kültürel uygulamalarda bulunulmuştur. Gerçekleştirilen çalışma ile Ege bölgesinde yaygın olarak yetiştiriciliği yapılan farklı mısır çeşitlerinin bazı verim öğeleri ve kalite özellikleri ile beslenme fizyolojisi yönünden önemli olan aminoasitleri ve miktarlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Mısır çeşitlerin verim ve kalite potansiyellerini belirlemek amacıyla tane verimi, bin dane ağırlığı, koçan boyu, koçanda tane sayısı, tanede protein oranı, tanede nişasta oranı ve tanede aminoasit miktarları ölçülmüştür. Her iki lokasyonda yapılan çalışmalar sonucunda çeşitlere ait tane verimi 975,7-1477.2 kg/da, bin dane ağırlığı 345.3-433.5 g, koçan boyu 18.9-24.7 cm, koçanda tane sayısı 463-724 adet, tanede protein oranı % 6,9-% 7,8, tanede nişasta oranı % 62.6 ile % 63.9 arasında bulunmuştur. Tane verimi bakımından DKC 6876 çeşidi ön plana çıkarken protein ve nişasta oranları bakımından çeşitler ve lokasyonlar arasında fark bulunamamıştır. Çalışmamızda esansiyel, yarı esansiyel ve esansiyel olmayan toplam 17 farklı aminoasit ve miktarları belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar ile mısır kültür bitkisinin genel olarak esansiyel aminoasitler bakımından fakir olduğu, özellikle lisin ve metiyonin aminoasit seviyelerin çok düşük kaldığı ve önemli bir aminoasit olan triptofan aminoasidinin analiz ile tespit edilemediği saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Mısır, Verim, Lokasyon, Protein, Aminoasit Miktarı
Bazı makarnalık buğday (Triticum durum Desf.) çeşitlerinin verim, kalite ve antioksidan aktivite özelliklerinin belirlenmesi
Araştırma bazı makarnalık buğday çeşitlerinin (Triticum durum Desf.) verim, kalite ve antioksidan aktivite özelliklerinin belirlenmesi amacıyla Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliğinde 2014 yılı buğday ekim sezonunda tesadüf blokları deneme desenine uygun olarak yürütülmüştür. Aydın ili ekolojik koşullarında Şölen, Turabi, Ege, Çeşit 1252, Tüten, Gap, Yaren, Alatay ve Kızıltan makarnalık buğday çeşitlerinin verim öğeleri (bitki boyu, m2'de başak sayısı, başakta tane sayısı, bin tane ağırlığı, tane verimi) ve kalite (tanede ham protein, ham kül, ham yağ, ham nişasta oranı) özellikleri belirlenmiştir. Ayrıca insan sağlığına olumlu katkıları bulunan tanede toplam fenol içeriği ve antioksidan aktivite değerleri incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre çeşitlerin bitki boyu 82.4-104.4 cm, m2'de başak sayısı 318-525.5 adet, başakta tane sayısı 39.3-56.2 adet, bin tane ağırlığı 38.2-47.3 g, tane verimi 406.3-700.3 kg/da, tanede protein oranı % 12.21-15.07, tanede kül % 1.51-1.91, tanede yağ oranı % 1.54-1.85, tanede nişasta oranı % 56.53-61.02, toplam fenol içeriği 221.63-386.37 µg GAE/g ve toplam antioksidan aktivite değerleri % 15.15-22.17 arasında değişmiştir. Denemede kullanılan çeşitler arasında Tüten çeşidi verim bakımından en yüksek değere sahip olurken, protein değeri bakımından Çeşit 1252 çeşidi ön plana çıkmıştır. Çalışma kapsamında elde edilen veriler dikkate alındığında Ege Bölgesinin kıyı kesimlerinde yüksek tane verimi ve yeterli kalite özelliklerine sahip makarnalık buğday yetiştiriciliğinin yapılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: makarnalık buğday, verim, kalite, toplam fenol içeriği, toplam antioksidan aktivite
Farklı azot ve çiftlik gübre dozlarının ekmeklik buğdayda(Triticum aestivum l.)verim, kalite ve antioksidan aktivitesi üzerine etkisi
Yapılan tez çalışması Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliğinde 2014 yılı buğday ekim sezonunda tesadüf blokları bölünmüş parseller deneme desenine uygun olarak yürütülmüştür. Organik (0, 1, 2, 3, 4 ton/da) ve mineral gübre (0, 7, 14, 21 kgN/da) dozlarının ekmeklik buğday bitkisinde bitki boyu, m2'de başak sayısı, başakta tane sayısı, bin tane ağırlığı, tane verimi ve tane kalite özelliklerinden ham protein, lif, yağ, kül ve nişasta oranlarına etkileri belirlenmiştir. Ayrıca sağlık açısından önemli katkıları bulunan tanede toplam fenol içeriği ve toplam antioksidan aktivite özellikleri de incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde; bitki boyu 63.2-110.1 cm, m2'de başak sayısı 405-665 adet, başakta tane sayısı 39.3-50.0 adet, verim 196.7-819.7 kg/da, ham protein %11.43-15.80, ham lif %2.41-2.91, ham kül %1.45-1.55, ham nişasta %57.07-60.03, toplam fenol içeriği 176.2-312.1 µg GAE/g ve toplam antioksidan aktivite %11.34-32.39 değerleri arasında değişmiştir. Azot dozlarından 21 kg/da, çiftlik gübre dozlarından 2 ton/da'a kadar yapılan gübreleme uygulamaları buğday bitkisinin verim ve kalite özelliklerine etkisi olumlu bulunmuştur. Sonuç olarak ekmeklik buğday bitkisinde mineral azotlu gübrelemenin yanında çiftlik gübrelemenin yapılması hem verim hem de tane kalitesi açısından faydalı bulunmuştur. Anahtar kelimeler: ekmeklik buğday, çiftlik gübresi, azot dozu, verim, kalite, antioksidan
Kısıtlı sulamanın ve Rhizobium spp. uygulamalarının soya fasulyesi(Glycine max. L. Merr.) çeşitlerinde verim ve kalite üzerine etkisi
Amaç: Tez çalışmasında daha önce Aydın ekolojik koşullarında uygulanmayan farklı bir Rhizobium bakterisi ile çalışılarak etkin bir biyolojik azot fiksasyonu sağlanması ve bunun sürdürülebilir tarım sistemlerinde geliştirilmesi hedeflenmiştir. Yürütülen bu tez çalışmasında ikim değişikliğine bağlı olarak soya fasulyesinin sürdürülebilir tarım sistemlerine nasıl entegre olabileceği, kısıtlı su uygulamalarına bağlı olarak Rhizobium bakterilerinin etkinliklerinin faktörleri altında soya köklerinde nodül oluşturma ve nodülasyon performanslarının verim ve kalite üzerine yansımaları da başlıca araştırma konularımız olmuştur. Materyal ve Yöntem: Yürütülen bu çalışmada soya fasulyesinin verim ve kalite özelliklerinin belirlemek amacıyla 4 farklı kısıtlı su uygulaması (%25, %50, %75, %100), 2 soya fasulyesi çeşidi (Cinsoy ve Altınay) ve ayrıca denemede soya fasulyesi köklerinde nodül oluşumunu sağlamak ve azot fiksasyonunun bitkide verim ve kalite özellikleri üzerine etkilerini incelemek amacıyla 2 farklı Rhizobium bakteri (Kontrol, AZOTEK-2, USDA-110) uygulaması yapılmıştır. Deneme tesadüf blokları bölünen bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Denemede ana faktör Rhizobium bakteri uygulamaları, birinci alt faktör soya fasulyesi çeşitleri, ikinci alt faktör ise kısıtlı sulama uygulamaları olmuştur. Bulgular: Çalışma kapsamında fenolojik gelişme dönemleri, bitki boyu, ilk bakla yüksekliği, gövde çapı, bitkide bakla sayısı, baklada tane sayısı, verim, bin tane ağırlığı, hektolitre, yaprak alan miktarı, klorofil miktarı, tanede protein, yağ, lif, nem, kül oranları, yağ asidi oranı ve kompozisyonu, ham yağ oranı, ham yağ verimi gibi verim ve kalite parametreleri incelenmiştir. Sonuç: Çalışma kapsamında uygulanan faktörlerden su ve bakteri uygulamaları ile bu faktörlerin kombinasyonlarının soya fasulyesi çeşitlerinde verim parametreleri üzerine önemli etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. En yüksek tane verimi ve 1000 tane ağırlığı değerinde %75 su uygulamasında ALTINAY çeşidinde USDA 110 bakteri uygulamasında ulaşılırken; bitki boyu, bakla sayısı, tane sayısı, hektolitre ağırlığı, yaprak alanı, ham yağ oranı ve ham yağ verimindeki en yüksek değerler %100 su uygulamasında ve USDA 110 bakteri uygulamasında tespit edilmiştir.
Bazı ekmeklik buğday hatlarında yüksek ve düşük molekül ağırlıklı glutenin ve reolojik özelliklerinin belirlenmesi
Bu çalışma bazı ileri kademe ekmeklik buğday genotiplerinde yüksek ve düşük molekül ağırlıklı glutenin allelleri ile ileri düzey kalite parametleri, alveograf ve farinograf ögelerinin belirlenmesi ve ilişkilendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmada materyal olarak 10 ileri hat ve 1 çeşit kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre yüksek molekül ağırlıklı glutenin alt bantlarını kodlayan Glu-A1 lokusunda 3 adet allel, Glu-B1 lokusunda 3 adet allel ve Glu-D1 lokusunda 2 adet allel belirlenmiştir. Düşük molekül ağrılıklı glutenin alt bantlarını kodlayan Glu-A3 lokusunda 2 adet allel, Glu-B3 lokusunda 4 adet allel ve Glu-D3 lokusunda 3 adet allel olmak üzere toplamda 17 adet allel belirlenmiştir. Glu-A1 lokusunda "2*", Glu-B1 lokusunda "7+9" ve "17+18", Glu-D1 lokusunda "5+10", Glu-A3 lokusunda "c", Glu-B3 lokusunda "b" ve Glu-D3 lokusunda "b" bantları en çok görülen allel olarak tespit edilmiştir. Yapılan kalite parametreleri ve SDS-PAGE analizleri sonucunda ekmeklik kalitesi daha düşük olan genotipler ESWYT-105 ve ESWYT-106 hattı olduğu, ekmelik kalitesi iyi olan genotipler ise ESWYT-109 ve ESWYT-122 hattı olduğu tespit edilmiştir. Ekmeklik kalitesi iyi olan hatların ıslah programlarına dahil edilmesi ve melezleme çalışmalarında ebeveyn olarak kullanılması önerilmiştir.
Farklı ekolojik koşullarda soya fasulyesi (Glycine max. L. Merr.) çeşitlerinin verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi
Bu çalışmada üreticilerin soya fasulyesi üretim potansiyelini arttırmak ve aynı zamanda yağ açığını azaltmaya katkıda bulunulması amaçlanmıştır. Soyanın yetiştirilebileceği yeni lokasyonların tespit edilmesi amacıyla farklı kaynaklardan temin edilen soya çeşitleri ile Aydın ve Adana lokasyonlarında çeşit verim denemesi yapılmış ve bu lokasyonlarda yetiştirilen soya çeşitlerinin verim ve kalite özellikleri araştırılmıştır. Bu çalışmada özellikle Akdeniz bölgesine adapte olmuş soya fasulyesi çeşitlerinin verim ve kalite performanslarının farklı ekolojik koşullar altında test edilerek çeşitlerin potansiyellerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.
Aydın ekolojik koşullarında soğuklamanın farklı gelişme tabiatlı buğday çeşitlerinin verim ve kalitesi üzerine etkisi
Amaç: Ekim öncesi tohuma uygulanan soğuklamanın tarımsal özelliklere olan etkisini ve farklı gelişme tabiatlı çeşitlerin soğuklamaya gösterdiği tepkileri incelemek; ayrıca iklimsel faktörler ve küresel iklim değişikliği nedeniyle bitkilerin vernalize olamadığı ya da yetersiz vernalize olduğu bölgelerde, soğuklamanın ekim öncesi sağlanması ve etkilerin gözlemlenmesi amacıyla araştırma yapılmıştır. Materyal ve Yöntem: 2019-2020 yılı yetişme sezonunda Aydın ili ekolojik koşullarında altı adet farklı yetişme tabiatına sahip ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.): Eraybey, Müfitbey, Kaşifbey-95, Meltem, Kayra, Efe çeşitleri; vernalizasyonun uygulanmadığı ve +4 0C ve 30 gün vernalizasyonun uygulandığı koşullara maruz bırakılarak, tarla koşullarında tesadüf blokları bölünmüş parseller deneme desenine uygun şekilde yetiştirilmiştir. Elde edilen bulgular agronomik ve verim özellikleri ile kalite özellikleri yönünden incelenmiştir. Bulgular: Her çeşidin uygulamalara farklı tepkiler gösterdiği, çeşit faktörünün tüm incelemelerde önemli olduğu görülmüştür. Vernalizasyon uygulaması ve uygulama çeşit interaksiyonunun önemlilik düzeyi her bulgu için değişkenlik göstermiştir. Soğuklama sonunda çeşitlere göre şiddet düzeylerinde farklılık bulunmasına rağmen başaklanmada erkencilik tüm çeşitlerde görülmüştür. Vernalizasyon uygulamasının çeşitli fiziksel ve kimyasal özelliklere olumlu düzeyde etkiler sağladığı görülmüştür. Sonuç: Vernalizasyon uygulaması yapılan kışlık tabiatlı Eraybey çeşidi; başakta tane sayısı, tek başak verimi, yaş gluten miktarı, gluten indeks değeri ve zeleny sedimentasyon değeri bakımından iyi tepkiler vermiştir. Alternatif tabiata sahip olan çeşitlerde olumlu tepkiler göstermiştir. Araştırma sonucunda vernalizasyonun her çeşitte farklı sonuçlar gösterdiği ve çeşitlerin potansiyelleri doğrultusunda bazı tarımsal özellikleri olumlu etkilediği sonucuna varılmıştır.
Aydın ekolojik koşullarında farklı sulama düzeylerinin mısır (Zea mays L.) çeşitlerinde verim ve kalite üzerine etkisi
Amaç: Bu çalışma ile Aydın ekolojik koşullarında bazı yeni mısır çeşitlerinin farklı sulama düzeylerinde tane verimi, verim öğeleri ve kalite özelliklerine ait performanslarını belirlemek amaçlanmıştır. Materyal ve Yöntem: Tarla denemesinde bölgede ekimi yapılan 5 adet yeni hibrit mısır çeşidi kullanılmıştır (M14G44, P2085, DKC6980, TORRO ve SYFUERZA çeşitleri). Denemede çeşitlere tam sulama dozu ve kısıtlı sulama dozu uygulaması yapılmıştır. Deneme tesadüf blokları bölünmüş parseller deneme desenine uygun olarak 3 tekerrürlü olmak üzere Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliği Tarla Bitkileri Bölümü deneme alanlarında 2021 yılında kurulmuştur. Bulgular: İncelenen özelliklere bakıldığında koçan uç boşluğu 34,34 mm - 14,04 mm, koçanda tane sayısı 711 adet - 389 adet, koçan çapı 54,33 mm - 42,58 mm, bin tane ağırlığı 367,6 g - 249,6 g, tane verimi 1857 kg/da - 757,3 kg/da, tanede ham kül oranı %2,148 - %1,266, tanede ham yağ oranı %4,183 - %2,13, tanede ham lif oranı %2,450 - %1,945, tanede ham protein oranı %7,93 - %11,62, tanede ham nişasta oranı %64,63 - %57,42 arasında değiştiği belirlenmiştir. Sonuç: Elde edilen sonuçlara göre tam su dozu ile sulamanın verim ile ilgili incelenen özellikleri istatistiki olarak arttırmıştır. Çeşitler özellikle tam sulama düzeylerine göre farklı tepkimeler verdiği gözlenmiştir. Ekonomik üretim için sulama düzeyi tarla kapasitesinin %60'ın üzerinde olması gerekmektedir. Çeşitler arası önemli farklılıklar olmasına karşın mevcut ekolojik koşullarda yüksek verim potansiyeline sahip oldukları bulunmuştur. Kalite özelliklerine bakıldığında ise sulama dozunun çeşitler üzerindeki etkisi farklılıklar göstermektedir.
Muğla Dalaman koşullarında farklı ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) çeşitlerinin verim ve bazı kalite özelliklerinin belirlenmesi
Amaç: Farklı ekmeklik buğday çeşitlerinin Muğla Dalaman ekolojik koşullarında verim öğeleri, tane verimi ve bazı kalite özelliklerinin belirlenmesi. Materyal ve Yöntem: 2022 kışlık üretim sezonunda tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak yapılan bu çalışmada bitkisel materyal olarak Kayra, Ziyabey-98, Cumhuriyet-75, Kılınç, Adana-99, Ceyhan-99, Kaynarca ve Toros-1003 ekmeklik buğday çeşitleri kullanılmıştır. Azotlu gübreleme taban ve iki üst gübreleme olarak uygulanmış, dekarda 16 kg saf azot kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmada nişasta oranı hariç incelenen özellikler bakımından ekmeklik buğday çeşitleri arasında önemli farklılıklar tespit edilmiştir. Çeşitlerin ortalama bitki boyu 88,2 – 118,4 cm arasında, ortalama metrekaredeki başak sayısı 414 – 606 adet arasında, ortalama başaktaki tane sayısı 35,6 – 45,2 adet arasında, ortalama bin tane ağırlığı 41,8 – 53,2 g arasında, ortalama tane verimi 616 – 865 kg/da arasında, ortalama hektolitre ağırlığı 75,8 – 81,2 kg/hl arasında, ortalama protein oranı %13,87 – 16,8 arasında, ortalama nişasta oranı %65,7 – 71,5 arasında, ortalama ham kül oranı %1,59 – 1,72 arasında, ortalama ham lif oranı %4,53 – 5,78 arasında değişim göstermiştir. Sonuç: Çeşitlerden Kaynarca çeşidi ham kül oranı hariç diğer tüm kalite kriterlerinde en yüksek değerlere sahip olması ve yüksek verimli olmasıyla dikkat çekmiştir. Bu bakımdan Kaynarca çeşidinin hem verimli hem de kaliteli bir çeşit olarak bölgemizde başarıyla yetiştirilebileceği sonucuna varılmıştır.