Prof. Dr. Ramazan Ege danışmanlığındaki tezler
12 tez · Uşak University
Muḥammed b. Muṣṭafa el-Mudurnî'nin "Verdetü'l-melîḥ fî Şerḥi Bürdeti'l-medîḥ" adlı eseri (Edisyon kritik)
"Verdetü'l-melîḥ fî Şerḥi Bürdeti'l-medîḥ" adını taşıyan ve tezin merkezini oluşturan eser, İmam Bûṣîrî'nin Ḳaṣîde-i bürde'si üzerine bir şerh olarak kaleme alınmıştır. Şerh, Osmanlı'nın eğitim sistemi içinde yetişmiş olan Muḥammed b. Muṣṭafa el-Mudurnî tarafından, Lale Devri'ne tekâbül eden bir dönemde yazılmıştır. Muḥammed b. Muṣṭafa el-Mudurnî'nin bu çalışması dışında kelime-i tevhîdi konu alan bir risâlesi ile kısa birkaç âyet tefsirinin yanında çeşitli fıkhî meseleleri işleyen başka risâleleri de mevcuttur. Bunların yanında müellif, İbn Ḥacer'in konusu hadis usulü olan Nüzhetü'n-naẓar fî tavḍîḥi Nuḫbetü'l-fiker adlı eseri üzerine de bir hâşiye yazmıştır. Çalışma; bir giriş, üç bölüm ve bir sonuçtan oluşmaktadır. Giriş'ten sonra birinci bölümde kavramsal çerçeve ele alındı. Bu bölümde edebî bir tür olarak ḳaṣîde, İmam Bûṣîrî ve Ḳaṣîde-i bürde'si ve ḳaṣîdenin bir alt türü olarak ortaya çıkan el-Medâiḥu'n-Nebeviyye ve ilişkili edebî türler ele alındı. İkinci bölümde çalışmanın yöntemi ele alınmıştır. Üçüncü bölümde de bulgular, tartışma ve yorumlar ele alınmış olup şârih Muḥammed b. Muṣṭafa el-Mudurnî'nin hayatı, eserleri, hocaları, talebeleri ve yaşadıkları dönemle ilgili bilgiler verildi. Edisyon-kritiği yapılan eser dil, üslûp, muhtevâ ve şerhte takip edilen metod yönlerinden incelendi. Bu bölümde ayrıca "Verdetü'l-melîḥ fî Şerḥi Bürdeti'l-medîḥ"'i edisyon-kritiği yer almaktadır. Bölümün sonunda tahkik kısmına ait Arapça fihristler bulunmaktadır. Bu çerçevede metin içinde geçen âyetler, hadisler, Arap şiirleri, meseller ile açıklamaları verilen kelime ve ıstılahlar, edisyon kritiği yapılan metinde geçtiği sıraya göre yer almaktadır.
Kürâunneml'in sözlükçülüğü ve anlam teorisi: El-Münecced fi'l-luġa örneği
Arap sözlükçülüğünün oluşum ve gelişim süreci incelendiğinde, dinî metinleri anlama kaygısının ve Arap dilinin geniş bir coğrafyaya yayılmasının bu süreçte temel etkenler olduğu görülür. Nitekim Arap dilinin söz varlığının derlenmeye başlaması hicrî 2. yüzyıla karşılık gelmektedir. Bu noktada, öncelikle küçük kapsamlı, çeşitli ihtiyaçlar doğrultusunda telif edilen sözlüklerin ortaya çıktığı, ardından sistematik sözlüklerin derlenmeye başladığı anlaşılmaktadır. Sistematik sözlüklerden sonra da belirli bir konuya veya belirli bir amaca yönelik sözlükler telif edilmeye devam etmiştir. Bu sözlüklerin bir kısmını lafızları aynı anlamları farklı kelimelerin derlendiği müşterek lafız sözlükleri oluşturmaktadır. Müşterek lafız sözlükleri arasında, Kürâunneml'in (كُراع النمل) (ö. 310/922) el-Münecced fi'l-luġa (المنجَّد في اللغة) isimli eseri, kapsamı ve özellikleri açısından dikkat çekmektedir. Arap dilinde müşterek lafızlar üzerine yazılmış en eski ve en kapsamlı sözlüklerden biri kabul edilen bu sözlük, yaklaşık 850 madde içermekte ve altı bölümden oluşmaktadır. Eserin ilk beş bölümü farklı anlam alanlarına ait sözcükleri içermektedir. Bu yönüyle eser yalnızca müşterek lafız sözlüğü olarak değil, aynı zamanda monografik sözlükler kategorisinde değerlendirilebilecek bir niteliğe sahiptir. Telaffuza dayalı alfabetik sistem ile oluşturulan altıncı bölüm ise bütün anlam alanlarından sözcükler içermekte, sözlüğün en geniş kapsamlı bölümünü teşkil etmektedir. Buna ek olarak, Kürâunneml, et-tertibu'n-nuṭḳî adıyla bilinen, telaffuza dayalı alfabetik sistemi kullanan ilk sözlükçülerden biri kabul edilmektedir. Bu çalışmada, bir müşterek lafız sözlüğü olan el-Münecced fi'l-luġa'da Kürâunneml'in sözlük metodolojisi ve anlam teorisi, anlam bilim ve sözlük bilim ilkeleri doğrultusunda, klasik ve modern kaynaklar ışığında incelenmiştir. Çalışmada, eserin içeriği, bölümleri, yöntemi ve maddelerin düzeni ele alınmış, müellifin Arap sözlükçülüğüne yaptığı katkılar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, çalışmanın yöntemi, problem durumu, amacı, kapsamı, önemi ve ilgili literatürden oluşmaktadır. İkinci bölümde, çalışmanın kavramsal çerçevesini oluşturan lafız, mâna, delâlet, vaż ͑, sözlük bilim, sözcüksel anlam bilim, çok anlamlılık ve Arap sözlükçülüğü konularına değinilmiştir. Bulgular, tartışmalar ve yorumların ele alındığı üçüncü bölümde ise el-Münecced fi'l-luġa tanıtılmış, sözlüğün özellikleri, kaynakları ve şevâhidi detaylı şekilde incelenmiş, Kürâunneml'in kullandığı anlamı açıklama yöntemleri tespit edilerek sözlükten alınan örneklem ile açıklanmıştır. Yine sözlükten alınan örneklem aracılığıyla sözlükteki söz varlığı, anlam ilişkileri, çok anlamlılığın nedenleri belirlenerek açıklanmış, müellifin anlam teorisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Arap dili, Kürâunneml, كُراع النمل , el-Münecced fi'l-luġa, Müşterek lafızlar, Anlam bilimi, Sözlük bilimi.
Abdurrahmân b. Ahmed b. Ali el-Humeydî'nin "Menhu's-Semi' bi Şerhi Temlîhi'l-Bedî' bi Medhi'ş-Şefî'" adlı eseri (Edisyon kritik)
Bu çalışmanın amacı, Abdurrahman b. Ahmed b. Ali el-Ḥumeydî'nin bedî'iyyât alanında yazdığı Menḥu's-semi' bi şerḥi Temliḥi'l bedî' bi medḥi'ş-şefî' adlı eserini edebiyat dünyasına kazandırmaktır. Müellif, nebevî methiyeler başta olmak üzere pek çok şiir nazmetmiş ve bunları alfabetik bir sistemde divanında toplamıştır. Müellifin söz konusu bu divanı dışında üç eseri daha mevcuttur. Çalıştığımız bu eser de bunlardan biridir. İncelemeler neticesinde doğum tarihi ile ilgili bilgiye ulaşılamayan el-Ḥumeydî'nin Mısırda yaşadığı, ehl-i varrâk olarak tanındığı ve 1005 h./1597 m. yılında vefat ettiği anlaşılmaktadır. el-Ḥumeydî, bu nisbesini, hadisçi Süfyân b. Uyeyne (ö.198/813) ile birlikte Mısır'a yolculuk yapan ve h. 219 yılında vefat eden büyük dedesi Abdullah b. Zübeyr'e dayandırmaktadır. Araştırmamız, el-Ḥumeydî'nin Temliḥu'l bedî' bi medḥi'ş-şefî' adlı kasidesinin şerhi olan Menḥu's-semi' bi şerḥi Temliḥi'l bedî' bi medḥi'ş-şefî' adlı eserin tahkik ve tahlilinden ibarettir. Bedî'iyye türünde yazılmış müstakil çalışmaların sınırlı ve bu alanla ilgili yazma eserlerin çoğunun henüz edisyon-kritiğinin yapılmamış olması bizi bu araştırmaya yönlendiren etmenlerden biri olmuştur. Çalışmamız bir giriş, üç bölüm ve bir sonuçtan oluşmaktadır. Giriş kısmında araştırmanın amacı, konusu, kapsamı ve kaynakları üzerinde durulmuş; bedî' ilmi ve bedî'iyyât hakkında bilgi verilmiş, bedî'iyye türünde eser kaleme alan müellifler tanıtılmıştır. Birinci bölümde, el-Ḥumeydî ve eserlerine değinilmiş; İkinci bölümde tahkikini yaptığımız eser tanıtılmıştır. Üçüncü bölümde ise çalışmamızın da konusu olan "Menḥu's-semi' bi şerhi temlîḥi'l bedî' bi medḥi'ş-şefî'" adlı eserin tahkik ve edisyon kritiği yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Arap Dili ve Belâgatı, Bedî', Bedî'iyyât, el-Medḥun-nebevî, Kaside.
Abdurrahmân b. Ahmed b. Ali el-Humeydî'nin "Menhu's-Semi' bi Şerhi Temlîhi'l-Bedî' bi Medhi'ş-Şefî'" adlı eseri (Edisyon kritik)
Bu çalışmanın amacı, Abdurrahman b. Ahmed b. Ali el-Ḥumeydî'nin bedî'iyyât alanında yazdığı Menḥu's-semi' bi şerḥi Temliḥi'l bedî' bi medḥi'ş-şefî' adlı eserini edebiyat dünyasına kazandırmaktır. Müellif, nebevî methiyeler başta olmak üzere pek çok şiir nazmetmiş ve bunları alfabetik bir sistemde divanında toplamıştır. Müellifin söz konusu bu divanı dışında üç eseri daha mevcuttur. Çalıştığımız bu eser de bunlardan biridir. İncelemeler neticesinde doğum tarihi ile ilgili bilgiye ulaşılamayan el-Ḥumeydî'nin Mısırda yaşadığı, ehl-i varrâk olarak tanındığı ve 1005 h./1597 m. yılında vefat ettiği anlaşılmaktadır. el-Ḥumeydî, bu nisbesini, hadisçi Süfyân b. Uyeyne (ö.198/813) ile birlikte Mısır'a yolculuk yapan ve h. 219 yılında vefat eden büyük dedesi Abdullah b. Zübeyr'e dayandırmaktadır. Araştırmamız, el-Ḥumeydî'nin Temliḥu'l bedî' bi medḥi'ş-şefî' adlı kasidesinin şerhi olan Menḥu's-semi' bi şerḥi Temliḥi'l bedî' bi medḥi'ş-şefî' adlı eserin tahkik ve tahlilinden ibarettir. Bedî'iyye türünde yazılmış müstakil çalışmaların sınırlı ve bu alanla ilgili yazma eserlerin çoğunun henüz edisyon-kritiğinin yapılmamış olması bizi bu araştırmaya yönlendiren etmenlerden biri olmuştur. Çalışmamız bir giriş, üç bölüm ve bir sonuçtan oluşmaktadır. Giriş kısmında araştırmanın amacı, konusu, kapsamı ve kaynakları üzerinde durulmuş; bedî' ilmi ve bedî'iyyât hakkında bilgi verilmiş, bedî'iyye türünde eser kaleme alan müellifler tanıtılmıştır. Birinci bölümde, el-Ḥumeydî ve eserlerine değinilmiş; İkinci bölümde tahkikini yaptığımız eser tanıtılmıştır. Üçüncü bölümde ise çalışmamızın da konusu olan "Menḥu's-semi' bi şerhi temlîḥi'l bedî' bi medḥi'ş-şefî'" adlı eserin tahkik ve edisyon kritiği yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Arap Dili ve Belâgatı, Bedî', Bedî'iyyât, el-Medḥun-nebevî, Kaside.
Muḥammed Halebî el-Kavvâs'ın "Riyaḍu'l-Ezhâr ve Nesîmu'l-Esḥâr" adlı eseri (Edisyon kritik)
el-Ḳavvâs, 900/1500 ile 1000/1600 yılları arasında Suriye'nin Halep şehri ve civarında yaşamış edebiyatçı ve kelamcı bir şahsiyettir. Yüz yıl ya da daha fazla bir ömür yaşadığı için muammerundan sayılmıştır. İlmi şahsiyeti ve ailesi hakkında kaynaklarda fazla bilgiye rastlanmamıştır. Bedruddîn Muḥammed b. Muḥammed el-Ġazzî'den ders aldığı ifade edilmiştir. Kaynaklarda sadece bir eserinin ismi geçmektedir ki o da çalışmamızda ele aldığımız ve maḳâme alanında yazılmış olan Riyâḍu'l-ezhâr ve nesîmu'l-esḥâr adındaki kitabıdır. Bu kitap, şehir isimleriyle adlandırılmış olup dokuz maḳâmeyi ihtiva etmektedir. Maḳâme, özet olarak hayali bir kahramanın başından geçen, hayali bir râvînin rivayetiyle öğüt vermek, güldürmek/eğlendirmek, nesneleri betimlemek ve dili öğretmek gibi maksatlarla söylenen ve etkileyici bir ifade tarzıyla aktarılan edebi ve kısa (bazen de uzun) hikâyelerdir. el-Ḳavvâs'ın maḳâmeleri genelde uzun olarak ele alınmıştır. Konuları nasihat ağırlıklı olup öğretici ve eğlendirici yönüyle öne çıkmaktadır. el-Ḳavvâs, ku eseri sayesinde ulema arasında ismini duyurmuş ve şöhret bulmuştur.
Muḥammed Halebî el-Kavvâs'ın "Riyaḍu'l-Ezhâr ve Nesîmu'l-Esḥâr" adlı eseri (Edisyon kritik)
el-Ḳavvâs, 900/1500 ile 1000/1600 yılları arasında Suriye'nin Halep şehri ve civarında yaşamış edebiyatçı ve kelamcı bir şahsiyettir. Yüz yıl ya da daha fazla bir ömür yaşadığı için muammerundan sayılmıştır. İlmi şahsiyeti ve ailesi hakkında kaynaklarda fazla bilgiye rastlanmamıştır. Bedruddîn Muḥammed b. Muḥammed el-Ġazzî'den ders aldığı ifade edilmiştir. Kaynaklarda sadece bir eserinin ismi geçmektedir ki o da çalışmamızda ele aldığımız ve maḳâme alanında yazılmış olan Riyâḍu'l-ezhâr ve nesîmu'l-esḥâr adındaki kitabıdır. Bu kitap, şehir isimleriyle adlandırılmış olup dokuz maḳâmeyi ihtiva etmektedir. Maḳâme, özet olarak hayali bir kahramanın başından geçen, hayali bir râvînin rivayetiyle öğüt vermek, güldürmek/eğlendirmek, nesneleri betimlemek ve dili öğretmek gibi maksatlarla söylenen ve etkileyici bir ifade tarzıyla aktarılan edebi ve kısa (bazen de uzun) hikâyelerdir. el-Ḳavvâs'ın maḳâmeleri genelde uzun olarak ele alınmıştır. Konuları nasihat ağırlıklı olup öğretici ve eğlendirici yönüyle öne çıkmaktadır. el-Ḳavvâs, ku eseri sayesinde ulema arasında ismini duyurmuş ve şöhret bulmuştur.
Aydın Güzelhisarlı Muḥammed B. 'Âlim Muḥammed'in "Tefâsîru'd-De'avâti'l-Ḳur'âniyye" adlı eseri (Edisyon-kritik)
Bu çalışma, Aydın Güzelhisarlı Muḥammed b. 'Âlim Muḥammed'in Tefâsîru'd-De'avâti'l-Ḳur'âniyye adlı eseri hakkındadır. Müellifin çok sayıda ayet ve sure tefsirleri ve Esmâü'l-Ḥüsnâ şerhi bulunmaktadır. Osmanlı'nın eğitim sistemi içinde yetişmiş olan müellifin tefsirlerinde dirayet yönü öne çıkmaktadır. Çalışmanın giriş bölümünde dua ve mukteza-i hal konuları hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde müellifin yaşadığı dönemle ilgili genel bilgiler verildikten sonra müellifin hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde Tefâsîru'd-De'avâti'l-Ḳur'âniyye, muhtevası, metodu ve üslûbu, nüsha özellikleri ve metin tesisinde izlenen yol ele alınmıştır. Müellif, eserinde sarf, nahiv, lügat, belagat, akâid, tefsir, kıraat gibi alanlara dair bilgiler vermektedir. Konulara hâkimiyeti ve eserinde takip ettiği akıcı üslûbu ile dil alanında ve İslâmî ilimler alanında ne kadar yetkin bir âlim olduğunu göstermektedir. Çalışmanın üçüncü bölümünde Tefâsîru'd-De'avâti'l-Ḳur'âniyye'nin dört farklı nüshasına dayanarak eserin taḥḳîḳi yapılmıştır. Bu esnada metindeki ayet ve hadisler tespit edilip, hadislerin tahrici yapılmıştır. Ayrıca eserde geçen eser ve müellif isimleri tanıtılmış; müellifin alıntı yaptığı yerler, kaynaklardan tespit edilerek dipnotta belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Güzelhisârî, Mukteḍa-i ḥal, Üslûb, Dua, Taḥḳiḳ
Aydın Güzelhisarlı Muḥammed B. 'Âlim Muḥammed'in "Tefâsîru'd-De'avâti'l-Ḳur'âniyye" adlı eseri (Edisyon-kritik)
Bu çalışma, Aydın Güzelhisarlı Muḥammed b. 'Âlim Muḥammed'in Tefâsîru'd-De'avâti'l-Ḳur'âniyye adlı eseri hakkındadır. Müellifin çok sayıda ayet ve sure tefsirleri ve Esmâü'l-Ḥüsnâ şerhi bulunmaktadır. Osmanlı'nın eğitim sistemi içinde yetişmiş olan müellifin tefsirlerinde dirayet yönü öne çıkmaktadır. Çalışmanın giriş bölümünde dua ve mukteza-i hal konuları hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde müellifin yaşadığı dönemle ilgili genel bilgiler verildikten sonra müellifin hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde Tefâsîru'd-De'avâti'l-Ḳur'âniyye, muhtevası, metodu ve üslûbu, nüsha özellikleri ve metin tesisinde izlenen yol ele alınmıştır. Müellif, eserinde sarf, nahiv, lügat, belagat, akâid, tefsir, kıraat gibi alanlara dair bilgiler vermektedir. Konulara hâkimiyeti ve eserinde takip ettiği akıcı üslûbu ile dil alanında ve İslâmî ilimler alanında ne kadar yetkin bir âlim olduğunu göstermektedir. Çalışmanın üçüncü bölümünde Tefâsîru'd-De'avâti'l-Ḳur'âniyye'nin dört farklı nüshasına dayanarak eserin taḥḳîḳi yapılmıştır. Bu esnada metindeki ayet ve hadisler tespit edilip, hadislerin tahrici yapılmıştır. Ayrıca eserde geçen eser ve müellif isimleri tanıtılmış; müellifin alıntı yaptığı yerler, kaynaklardan tespit edilerek dipnotta belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Güzelhisârî, Mukteḍa-i ḥal, Üslûb, Dua, Taḥḳiḳ
Le'âlî Ahmed Çelebi B. Mustafa Saruhânî'nin Kânûnu'l-ʿavâmil ve Burhânü'l-mesâil adlı eserinin tahkiki
Arap dili grameri ile ilgili çalışmaların başlangıcı olarak, Hz. Ali'nin (ö. 40/661) kelime çeşitleri ve tanımlarını içeren bir sayfayı Ebü'l-Esved ed-Düelî'ye (ö. 69/688) vermesi ve bu yolda ilerlemesini istemesi gösterilmektedir. Daha sonraları Halil b. Ahmed (ö. 175/791) âmiller nazariyesini kurmuş ve nahvin temelini atmıştır. Nahivle ilgili çalışmalar Basra, Kûfe, Bağdat gibi merkezlerde artarak devam etmiş, klasik eserler ortaya konulmaya başlanmıştır. Söz konusu bu eserler, çok fazla detay içermeleri nedeniyle nahiv konularının öğrenilmesini zorlaştırdığı şeklinde eleştirilere maruz kalmışlardır. Bunun sonucu olarak, özellikle Arapça'yı yeni öğrenmeye başlayacak olanlar için, nahiv konularını daha basit ve anlaşılır hale getirmek amacıyla muhtasar eserler yazılmıştır. Bunların içerisinde âmillerle ilgili olanlar önemli bir yere sahiptir. Nahiv terimi olarak âmil, "kelimenin sonunun iʿrab bakımından özel bir şekil almasını sağlayan şey" anlamına gelmektedir. Âmilleri konu alan eserler, "ʿAvâmil" genel adı altında telif edilmiş ve pek çok şerhe konu olmuştur. Eserlerde genelde yüz âmilden bahsedilmiş bazısında bu yüz adetin içine iʿrab ve mâmuller de dahil edilmiştir. ʿAvâmil geleneğine ait bu eserlerin en çok tanınanlarından biri, Abdülkâhir el-Cürcânî'nin (ö. 471/1078-79) el-ʿAvâmilü'l-mi'e' sidir. Şârih, 16. yy.'da yaşamış, Saruhanlı divan şairi ve kadı Le'âlî Ahmed Çelebi b. Mustafa Saruhânîdir. (ö. 971/1563) Şerh, Kânûnu'l-ʿAvâmil ve burhânü'l-mesâil adını taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Abdülkâhir Cürcânî, ʿAvâmil, Kânûnu'l-ʿAvâmil, Le'âlî Ahmed Çelebi, Tahkik
Le'âlî Ahmed Çelebi B. Mustafa Saruhânî'nin Kânûnu'l-ʿavâmil ve Burhânü'l-mesâil adlı eserinin tahkiki
Arap dili grameri ile ilgili çalışmaların başlangıcı olarak, Hz. Ali'nin (ö. 40/661) kelime çeşitleri ve tanımlarını içeren bir sayfayı Ebü'l-Esved ed-Düelî'ye (ö. 69/688) vermesi ve bu yolda ilerlemesini istemesi gösterilmektedir. Daha sonraları Halil b. Ahmed (ö. 175/791) âmiller nazariyesini kurmuş ve nahvin temelini atmıştır. Nahivle ilgili çalışmalar Basra, Kûfe, Bağdat gibi merkezlerde artarak devam etmiş, klasik eserler ortaya konulmaya başlanmıştır. Söz konusu bu eserler, çok fazla detay içermeleri nedeniyle nahiv konularının öğrenilmesini zorlaştırdığı şeklinde eleştirilere maruz kalmışlardır. Bunun sonucu olarak, özellikle Arapça'yı yeni öğrenmeye başlayacak olanlar için, nahiv konularını daha basit ve anlaşılır hale getirmek amacıyla muhtasar eserler yazılmıştır. Bunların içerisinde âmillerle ilgili olanlar önemli bir yere sahiptir. Nahiv terimi olarak âmil, "kelimenin sonunun iʿrab bakımından özel bir şekil almasını sağlayan şey" anlamına gelmektedir. Âmilleri konu alan eserler, "ʿAvâmil" genel adı altında telif edilmiş ve pek çok şerhe konu olmuştur. Eserlerde genelde yüz âmilden bahsedilmiş bazısında bu yüz adetin içine iʿrab ve mâmuller de dahil edilmiştir. ʿAvâmil geleneğine ait bu eserlerin en çok tanınanlarından biri, Abdülkâhir el-Cürcânî'nin (ö. 471/1078-79) el-ʿAvâmilü'l-mi'e' sidir. Şârih, 16. yy.'da yaşamış, Saruhanlı divan şairi ve kadı Le'âlî Ahmed Çelebi b. Mustafa Saruhânîdir. (ö. 971/1563) Şerh, Kânûnu'l-ʿAvâmil ve burhânü'l-mesâil adını taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Abdülkâhir Cürcânî, ʿAvâmil, Kânûnu'l-ʿAvâmil, Le'âlî Ahmed Çelebi, Tahkik
Fevâ'idü Celîle ve 'İbârâtün Latîfe- edisyon kritik
Arap dili ve Belâgatı alanında sözlük, gramer ve belâgat konularında birçok değerli çalışmaların yapıldığı âşikardır. Çoğu yazma halinde bulunan bu eserlerden faydalanmak okuyucu için hem okuma hem de eserin farklı nüshalarını karşılaştırıp müellifin kaleminden çıkan esas metne ulaşma açılarından zordur. Edisyon-kritiği yapılan çalışmalar incelendiğinde bunların çoğunun gramer ve belâgat alanlarında yoğunlaştıkları; sözlük alanında ise yapılan çalışmaların sınırlı kaldığı anlaşılmaktadır. Bu çalışmayla alana katkı sağlamaya çalışılmış ve "Fevâ'idü Celîle ve 'İbârâtün Latîfe" adlı anonim yazma eserin edisyon-kritiği yapılıp bilime kazandırılmak amaçlanmıştır. Çalışmamız bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde; tezin konusu, gayesi ve yöntemi hakkında bilgi verilmiş; birinci bölümde; Arap dili ve Belâgatı'nda sözlük, sözlük çeşitleri ve terim sözlükleri işlenmiş; ikinci bölümde; tezin temelini oluşturan "Fevâ'idü Celîle ve 'İbârâtün Latîfe" isimli eserin tanıtımı yapılmış; üçüncü bölümde; "Fevâ'idü Celîle ve 'İbârâtün Latîfe"'nin edisyon-kritiği yapılmış metni verilmiştir.
Fevâ'idü Celîle ve 'İbârâtün Latîfe- edisyon kritik
Arap dili ve Belâgatı alanında sözlük, gramer ve belâgat konularında birçok değerli çalışmaların yapıldığı âşikardır. Çoğu yazma halinde bulunan bu eserlerden faydalanmak okuyucu için hem okuma hem de eserin farklı nüshalarını karşılaştırıp müellifin kaleminden çıkan esas metne ulaşma açılarından zordur. Edisyon-kritiği yapılan çalışmalar incelendiğinde bunların çoğunun gramer ve belâgat alanlarında yoğunlaştıkları; sözlük alanında ise yapılan çalışmaların sınırlı kaldığı anlaşılmaktadır. Bu çalışmayla alana katkı sağlamaya çalışılmış ve "Fevâ'idü Celîle ve 'İbârâtün Latîfe" adlı anonim yazma eserin edisyon-kritiği yapılıp bilime kazandırılmak amaçlanmıştır. Çalışmamız bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde; tezin konusu, gayesi ve yöntemi hakkında bilgi verilmiş; birinci bölümde; Arap dili ve Belâgatı'nda sözlük, sözlük çeşitleri ve terim sözlükleri işlenmiş; ikinci bölümde; tezin temelini oluşturan "Fevâ'idü Celîle ve 'İbârâtün Latîfe" isimli eserin tanıtımı yapılmış; üçüncü bölümde; "Fevâ'idü Celîle ve 'İbârâtün Latîfe"'nin edisyon-kritiği yapılmış metni verilmiştir.