Theses supervised by Prof. Dr. Rıza Kanber
12 theses · Çukurova University
Antepfısığı çöğürlerinde farklı sulama programlarının gövde gelişmesi ve su tüketimine etkilerinin irdelenmesi
Antepfıstığının sulanması ülkemizde oldukça yeni bir konudur. Günümüze kadar bu konuda yapılan çalışmaların tamamı verim çağındaki antepfıstığı ağaçlarında yapılmıştır. Bu çalışmada tohumun çimlendirildikten ve tüplere şaşırtıldıktan sonra daha erken aşı kalınlığına ulaştırılması amaçlanmıştır. Bu nedenle 2 anaç türü, 4 bitki-pan katsayısı ve 4 sulama aralığından oluşan sulama programlan ele alınmıştır. Çalışma sonunda, en iyi gövde gelişimi gösteren anaç türü P. vera olmuştur. Yedi günde bir sulanan ve Kcpı = 0.50 katsayısının kullanıldığı konuda en fazla gövde gelişimi elde edilmiştir. Önerilen konunun mevsimlik su tüketimi, 491 mm olmuş; en yüksek su tüketimi ise Temmuz ayında 230 mm olarak saptanmıştır. Anılan konuda gerçek Kcpı katsayısının, 0.46 olduğu saptanmıştır.
Damla sulama sistemleriyle pamuk bitkisinin sulama olanakları
Bu çalışma, damla sistemleriyle pamuk bitkisinin sulanma olanaklarını araştırmak amacıyla; Ç.Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Deneme Alanında, 1994-95 yıllarında yapılmıştır. Araştırmada Çukurova-1518 pamuk çeşidi kullanılmıştır. Lateraller sıra aralıklarıyla uyuşumlu olarak (0.7 m ara ile) yerleştirilmiştir. Sulama suyu miktarının belirlenmesinde açık su yüzeyi buharlaşma değerlerinden yararlanılmıştır. Çalışmada, iki farklı sulama aralığı (Sl= 5 ve S2= 10 gün), üç bitki katsayısı (Kcp1 = 0.75, Kcp2 = 0.90 ve Kcp3 = 1.05) ve iki ıslatma yüzdesi (Pl = 0.70 ve P2= bitki örtüsü yüzdesine göre değişen) kullanılmıştır. İlk sulama, 120 cm toprak derinliğindeki elverişli nem % 40 düzeyine düştüğünde yapılmış ve mevcut nemi tarla kapasitesine getirecek miktarda su uygulanmıştır. Deneme konularına uygulanan sulama suyu miktarları 322 - 472 mm; mevsimlik su tüketimi miktarları 449 - 615 mm; konulardan elde edilen kütlü miktarları ise, 197 - 422 kg/da arasında değişmiştir. Analiz sonucu, sulama aralıkları ve ıslatma yüzdesinin verime etkileri önemsiz, ilk yıl Kcp'nin, ikinci yıl P-Kcp etkileşiminin % 5 düzeyinde önemli olduğu saptanmış ve mevsimlik verim-tepki etmeni (Ky) 0.70 olarak bulunmuştur. Bitki boyu, yaprak alan indeksi (LAI), örtü gelişimi ve kuru madde miktarı ile bitki su tüketimi arasında önemli ilişkiler olduğu belirlenmiştir. Etkili kök derinliği konulara göre 88 - 111 cm arasında değişmiştir. Toplam su kullanma randımanı (TWUE) 0.58-0.62 kg/da/mm, sulama suyu kullanma randımanı (IWUE) 0.755-0.94 kg/da/mm ve I/ET oranı % 67-72.5 arasında saptanmıştır. Damlatıcıdan 15 cm uzakta tuz yığışımının genellikle üst katmanlardan aşağıya doğru azaldığı ve alt katmanlarda tekrar arttığı gözlenmiştir. Damlatıcıdan 30 cm uzaklıkta, ıslak cephe sınırına doğru tuz yığışımı artış göstermiştir. Sonuçta; Çukurova koşullarında, pamuğun damla sistemiyle sulanması durumunda, sulama aralığının 10 gün, Kcp'nin 1.00 ve ıslatma yüzdesinin bitki örtü gelişimine bağlı olarak değiştirilmesinin uygun olacağı anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler : Pamuk, damla sulama, verim - tepki etmeni, kök gelişimi, sulama programı
The Effects of different irrigation methods and different nitrogen doses and forms on the yield and quality of watermelon
ABSTRACT MSc THESIS THE EFFECTS OF DIFFERENT IRRIGATION METHODS AND DIFFERENT NITROGEN DOSES AND FORMS ON THE YIELD AND QUALITY OF WATERMELON Ulaş ŞENYIGIT DEPARTMENT OF AGRICULTURAL STRUCTURES AND IRRIGATION INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES UNIVERSITY OF ÇUKUROVA Supervisor: Prof. Dr. Rıza Kanber Year: 1999, Pages:60 Jury : Prof. Dr. Rıza Kanber : Prof. Dr. Attila Yazar : Assis. Prof. Dr. Harun Koksal Different irrigation methods (S: Sprinkler; D: Drip), nitrogen forms (L: Liquid; G: Granule) with various amounts (based on applied line source sprinkler, Nı; N2; N3 kg/da) and two varieties of watermelon (P: Paladin; M: Madera) were studied. Based on the results, irrigation water amounts applied to the treatments ranged from 1 19.2 mm (first year) to 350.5 mm (second year). Nitrogen applications ranged from 5.1 kg/da (SL) to 10 kg/da (SG) in the all treatments. Total yield changed between 1325 kg/da (first year) and 5013 kg/da (second year) depending on year and treatments. Although the highest yield was taken from treatments in which liquid fertilisers were applied for both of the varieties in the first year. The varieties have different response to form and amounts of nitrogen in the second year. In this year, the highest yield was observed from SG treatments in Paladin variety. In Madera variety, the highest yield was taken from SGL treatments that granule and liquid fertiliser were applied together. The effects of irrigation methods and nitrogen levels on some quality parameters of watermelon were not important. However, fruit diameter of Madera was larger than Paladin variety. The longest fruit length was measured in Paladin-DL treatment. Key words: Watermelon, irrigation, fertigation, sprinkler. II
Antepfistığında farklı su ve azot düzeylerinin verim ve periodisite üzerine etkileri
Bu çalışma 1999-2002 yıllan arasında Antepfıstığı Araştırma Enstitüsü deneme alanında yürütülmüştür. Çalışmada farklı sulama aralıkları (SAı=7 gün ve SA2= 14 gün), azot dozları (Ng, ND, Nı,N2 ve N3) ile bitki katsayıları (Kcpî=0.60 ve Kcj^^O^O) ele alınmıştır. Azot konulan, 0, 10, 15, 20 mg/1 olarak düzenlenmiştir. Ng konusunda geleneksel olarak Şubat başında her bir ağaca 500/600/400 NPK (saf madde, g) olarak verilmiştir. Diğer gübre dozları fertigasyon tekniği kullanılarak sulama suyu ile birlikte uygulanmıştır. Sulama suyu açık su yüzeyi buharlaşmasına göre hesaplanmıştır. Sulama uygulamalarında arazinin % 30' u ıslatılmıştır. Deneme yıllarında konulara farklı miktarlarda sulama suyu uygulanmıştır. Sulama suyu, sulama aralıklarına bağlı olarak 311-1164 mm arasında değişmiştir. Bitki su tüketimleri de deneme yıllan boyunca farklı değerler almış, en yüksek ve en düşük su tüketimleri sırasıyla 1228-467.6 mm olarak bulunmuştur. En yüksek aylık bitki su tüketimi, 7N390 konusunda Temmuz ayında 290 mm ve bu ayda çim kıyas bitki su tüketimi 166 mm olarak hesaplanmıştır. Anılan konuya ilişkin Ko değeri, Temmuz ve Kasım aylarında, 1.51-0.39 olarak saptanmıştır. Buna karşılık olarak elde edilen en yüksek verim değerleri, 2000 ve 2001 yıllarında, 14 günlük sulama aralığı kullanılan konulardan sırasıyla 18.32 ve 12.02 kg/ağaç olarak elde edilmiştir. Denemede kullanılan Uzun çeşidi, genetik özelliğine bağlı olarak kısmi periyodisite göstermiştir. Sulanan ve azot uygulanan konularda en yüksek periyodisite indeksi, 0.766; geleneksel konuda ise 0.627 olarak saptanmıştır. Antepfıstığında verim tepki etmeni (Ky) 0.95 olarak hesaplanmıştır.Anahtar Kelimeler: Fertigasyon, damla sulama, antepfıstığı, evapotranspirasyon, verim tepki etmeni
Farklı nitelikteki sulama sularının ve yıkama oranlarının pamuk bitkisinin değişik gelişme dönemlerindeki etkilerinin irdelenmesi
Bu çalışma, elektriksel iletkenlikleri farklı sularla yapılan sulamaların pamuğun su-tuz- yıkama oranı- verim ilişkileri ile kuru madde miktarlarına bağlı olarak tuza dayanım düzeyini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Deneme 1997 ve 1998 pamuk yetişme döneminde Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Deneme Alanında yürütülmüştür. Araştırmada, çizgi kaynaklı yağmurlama sistemi kullanılmış; bitkilere sulama sırasında farklı düzeylerde su ve tuz uygulanmıştır. Pamuk üç gelişme dönemine (vejetatif, çiçeklenme ve koza oluşumu, kozaların açılması) ayrılmış, her dönemde farklı düzeyde sulama suyu verilmiş ve değişik yıkama oranlarının oluşması sağlanmıştır. Araştırmada, 7 ana konuda ilk yıl 28, ikinci yıl 21 alt konu ele alınmıştır. Sonuçta, farklı nitelikteki sulama suları dikkate alınarak yapılan sulamaların pamuk kuru madde ve kütlü miktarlarına etki ettiği; özellikle gelişme dönemlerinin su ve tuz düzeylerinden daha fazla etkilendiği saptanmıştır. Sulama suyu tuzluluğu arttıkça bitki su tüketimi ve kütlü miktarları azalmıştır. Sulama uygulamalarında artan tuzluluk düzeyleri toprakta tuz birikimine neden olmuş ancak hem yıkamalar hem de kış yağışlarının etkisiyle tuzluluk düzeyleri azalmıştır. Yıkama oranlarının yüksek olduğu konularda topraktan arındırılan tuz miktarlarının azaldığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Tuzluluk, Sulama suyu, Drenaj suyu, Pamuk, Yıkama Oranı
Orta Anadolu koşullarında faosu tüketim modellerinin irdelenmesi
ÖZ Bu çalışmada bitki su tüketiminin belirlenmesinde kullanılan yöntemlerden. Radyasyon, Penman, Blaney-Criddle, Pan-Evaporasyon yöntemlerinin Ankara koşullarında kullanılma olanakları araştırılmıştır. Bu amaçla Ankara Merkez Topraksu Araştırma Enstitüsünde tartılı tip lizimetre ile 1972-1985 yılları arasında Buğday. Pancar. Ayçiçeği, Patates. Yonca, Mısır. Fasulye, Çilek bitkilerinden doğrudan ölçülen su tüketim değerleri, söz konusu yöntemlerin tahmin edilen değerleri ile karşı laştırılmıştır. Hesaplamalar günlük periyod da yapılmıştır. İncelenen bitkilerde gerçek bitki su tüketim değerleri ile en yakın ilişkileri Pan-Evaporasyon yönteminin sağladığı belirlenmiştir.
Farklı su ve gübre sistemlerinde pamuk bitkisinde yaprak su potansiyelinin değişimi
Bu çalışma, 2005 pamuk yetişme mevsiminde Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü deneme alanında yürütülmüştür. Araştırmada, farklı sulama programları ve azot kapsamları altında pamuk bitkisinde yaprak su potansiyelinin (YSP) zaman boyutunda değişimi incelenmiştir. Çalışmada, sulama programlarına bağlı olarak farklı azot miktarlarını kapsayan üç değişik sistem oluşturulmuştur. Diğer sulamalar açık su yüzeyi buharlaşma kabından (class A pan) elde edilen yaklaşık birer haftalık yığışımlı buharlaşma değerlerinin % 100'nün I1 konusuna, %70'inin I2 konusuna ve %50 sinin I3 konusuna uygulanmasıyla gerçekleştirilmiştir. Sulama suyu ile birlikte konulara 40 ppm derişiminde azot uygulanmıştır.Araştırma sonucuna göre I1, I2 ve I3 deneme konularına sırasıyla 493, 316 ve 163 mm sulama suyu uygulanmıştır. Söz konusu sulama konularında kütlü verimleri sırayla 312, 349 ve 334 kg/da olmuştur. Elde edilen hasat indeksi değerleri ise sırasıyla 0.20, 0.29 ve 0.38'dir. Sulamadan önce, tam sulamanın yapıldığı konuda (I1) YSP = -15.5 bar , hafif stres konusunda (I2) YSP = -17.8 bar , orta stres konusunda (I3) ise YSP = -20.1bar olarak ölçülmüştür Denemede en yüksek kütlü verimi, I2 konusundan elde edilmiştir. Anılan konu dikkate alındığında, pamuk sulama zaman planlamasında, YSP = -17.8 bar değerinin kullanılabileceği, söylenebilir. Ayrıca, mevsim içerisinde farklı düzeylerde oluşturulan su stres düzeylerinden, pamuğun olumsuz biçimde etkilendiği; bitki boyu, örtü, yaprak alan indeksi(YAI) ve biyokütle gibi kimi bitki büyüme ölçütlerinin, tam sulama uygulamalarına göre, çok gerilerde kaldığı gözlemlenmiştir.
Çukurova koşullarında aşılı ve aşısız karpuzlarda farklı su düzeylerinin bitki gelişmesi, verim ve kalite üzerine etkileri
ÖZDOKTORA TEZİÇUKUROVA KOŞULLARINDA AŞILI VE AŞISIZ KARPUZLARDA FARKLI SU DÜZEYLERİNİN BİTKİ GELİŞMESİ, VERİMVE KALİTE ÜZERİNE ETKİLERİSelçuk ÖZMENÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜTARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABİLİM DALIDanışman: Prof. Dr. Rıza KANBERYıl: 2009, Sayfa: 115Jüri: Prof. Dr. Rıza KANBERProf. Dr. Bülent ÖZEKİCİProf. Dr. Sermet ÖNDERProf. Dr. Nebahat SARIDoç. Dr. Mustafa ÜNLÜBu çalışma, 2006-2008 yılları arasında Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü deneme alanında yürütülmüştür.Araştırmada, Çukurova koşullarında su kısıntısı altında yetiştirilen karpuzda verim, bitki gelişimi ve meyve kalite özelliklerine aşılamanın etkileri araştırılmıştır. Denemede, farklı sulama (I100, tam sulama; I70, kısıntılı sulama; I50, tam kısıntılı sulama) ve aşı (aşılı, Crimson Tide+Jumbo-CTJ; kontrol, aşısız, Crimson Tide-CT) konuları ele alınmıştır. Çalışma, bölünmüş bloklar (Strip Block) deneme desenine göre, üç yinelenmeli olarak düzenlenmiştir. Konulara, bitkilerin tamamı kol atımında iken başlanmış, sulama suyu damla yöntemiyle haftada bir veya iki kez (3 ve 4 gün aralıklarla) yinelenerek, hasattan dört ile on bir gün öncesine kadar uygulanmıştır.Çalışmada, konulara göre, uygulanan sulama suyu (IW) ve bitki su tüketimleri (ET), sırasıyla, 135.9?413.5 mm (12?16 sulama) ve 311.3-520.6 mm arasında değişmiş; en yüksek IW ve mevsimlik ET ise, sırasıyla, 413.5 mm ve 520.6 mm ile CTJI100 konusundan 2006 yılında elde edilmiştir. Karpuz bitkisinde en yüksek ortalama aylık ET, 214.0 mm ile I100 konusunda mayıs ayında ölçülmüş; bu ayda ortalama çim kıyas bitki su tüketimi 163.1 mm olarak belirlenmiştir. Bitki katsayısı (Kc) değerlerinin; deneme yılları için, 1. gelişme, 3. gelişme ve 4. gelişme dönemlerinde, sırasıyla, 0.24-0.67, 0.87-1.66 ve 0.83-0.93 olarak değiştiği saptanmıştır. Sulama düzeyinin, verim, meyve kalitesi ve bitki gelişimine etkisinin önemsiz (p>0.05); aşılamanın verim ve bitki gelişimine etkisinin önemli (p?0.05) ve meyve kalite özelliklerine ise etkisinin çok az olduğu belirlenmiştir. Buna göre, en yüksek karpuz verimi, 2008 yılında, 16.90 kg/bitki ile I100 ve 19.32 kg/bitki ile CTJ konularından elde edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Damla Sulama, Bitki Su Tüketimi, Aşılı Karpuz, Bitki Gelişimi, Meyve Kalitesi
Tuzlu sulama sularının buğdayda verim ve kaliteye etkisi
Bu çalışma, sera ve açık alanda kışlık buğdayın su-tuz-verim ilişkileri ile bitkinin tuza dayanım düzeyleri ve bitki organlarındaki tuz dağılımlarının belirlenmesi amacıyla, 2009 ve 2010 yetişme dönemlerinde Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm'ü deneme arazisinde ve serada yürütülmüştür. Çalışmada, çizgi kaynaklı yağmurlama sistemi kullanılmıştır.Sonuçta, farklı nitelikteki sulama sularının buğdayda kuru madde, yaprak alan indeksi (LAI), Yaprak su potansiyeli (LWP) ve verimi etkilediği saptanmıştır. Sulama suyu tuzluluğu arttıkça bitki su tüketimi ve verim azalmıştır. Uygulanan tuzlu sulama suyu toprakta tuz birikimine neden olduğu ve yüksek derişimdeki tuz toprağın bazı fiziksel özelliklerini (tarla kapasitesi, solma noktası, hacim ağırlığı v.b) etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca, tuzlu su uygulanması sonucu, en fazla tuzun yaprak yüzünde ve içerisinde tutulduğu saptanmıştıtr. Sulama suyu tuzluluğunun artmasıyla sulama suyu kullanma randımanının (IWUE) azaldığı, ancak toplam su kullanma randımanının (WUE) yükseldiği belirlenmiştir. Tuzluluk eşik değeri her iki deneme yılı verileri kullanılarak 5.107 dS/m olarak hesaplanmıştır. Yağmurlama sulama yöntemi ile uygulanan tuzlu sulama koşullarında bitkisel verimin, daha küçük tuzluluk düzeylerinden etkilendiği saptanmıştır. Sera koşullarında yapılan tuzlu su çalışmalarında verim tepki etmeninin (ky), ortamın iklim özelliklerinden ve toprak tuzluluğundan etkilendiği ve çalışma sonunda yüksek ky değeri (1.46) belirlenmiştir.
Aşağı Seyhan Ovası tuzlu-sodyumlu topraklarının farklı yöntemlerle iyileştirilmesi
Bu çalışma, farklı jips miktarlarının, farklı uygulama biçimlerinin ve de farklı sulama yöntemlerinin tuzlu-sodyumlu topraklarda EC, pH, SAR, NaX ve DSY üzerine olan etkilerini araştırmak amacıyla bozulmuş örnekli büyük toprak tankları ile bozulmuş ve monolit örnekli küçük toprak tanklarında yapılmıştır.Denemede kullanılan topraklar tuzlu-sodyumlu (ECe=4.54-9.67 dS.m-1; DSY=49.1-62.0), kullanılan sulama suları tuzsuz ve de orta derecede tuzlu özelliklere sahiptir (ECw=0.70-6.28 dS.m-1). Toprağın hidrolik iletkenliğini artırmak için tuzlu su ile denemeye başlanmış ve zamanla şebeke suyuna doğru seyreltme yapılmıştır. Araştırmada, hem büyük hem de küçük toprak tanklarında m2 ye 13 ve 20 kg jips uygulanmıştır. Büyük toprak tanklarında ilk 10 cm ye ve de tüm toprak profiline; küçük toprak tanklarında bozulmuş örneklilerde ilk 5 cm'ye ve profilin tamamına, monolit örneklilerde ise; ilk 5 cm'ye ve de profilin tamamına düşey malç biçiminde, aynı miktarlarda jips uygulanarak etkinlikleri karşılaştırılmıştır. Yıkama yöntemi olarak damla ve aralıklı göllendirme sulama teknikleri kullanılmıştır. Deneme sonuçlarına göre; tüm toprak profilinde DSY azalmasına; 20 kg.m-2 jipsin (UM2) toprak profiline karıştırılmasının (UB2) ve göllendirme yöntemiyle (G) yıkama yapılmasının diğer kombinasyonlara göre 0.95 güvenle daha etkili olduğu bulunmuştur. Monolit üst toprakta; göllendirme sulama yöntemiyle yapılan yıkamada DSY azalmasında; hangi jips miktarı olursa olsun kesinlikle jipsin toprağa serpilerek uygulanmasının;. damla sulama yöntemiyle yapılan yıkamada ise, iyileştirici miktarı arttıkça jipsin toprağa karıştırılarak uygulanmasının, istatistiksel olarak, 0.01 düzeyinde daha etkin olduğu bulunmuştur. Bozulmuş üst toprakta ise en etkin DSY azalması için damla sulamayla 20 kg.m-2 jipsin uygulanması gerektiği belirlenmiştir.
Konya kentsel atık sularının tarımsal sulamada kullanılması ve mısır bitkisi yetiştiriciliğine etkileri
Bu çalışmanın amacı, günümüzde artan kentleşmeye bağlı olarak deşarjı da artan atık suların arıtılarak ve seyreltilerek bitkisel üretimde yeniden değerlendirilmesine yöneliktir. Denemede kullanılan suların içerikleri incelenmiş; pH, EC, SAR, AKM, KOİ, BOİ5, Toplam N ve P içerikleri ve TFK, Cd değerlerinden dolayı kullanımının mümkün olmadığı görülmüştür. Mısır bitkisinin gelişiminde; çiçeklenme süresinin ve vejetasyon süresinin önemli ölçüde değiştiği, hasat indeksinin düştüğü, kuru madde üretiminin yükseldiği ve koçan boyu, koçan eni ve BDA gibi verim unsurlarının etkilenmediği sonucu saptanmıştır. Verim ve koçanda dane sayısı kentsel atık su ve temiz su kullanımıyla aynı iken, arıtılmış su kullanımı ile düşmüştür. Bitki analizlerinde kentsel atık su kullanımının N içeriğini kök, toprak üstü aksan ve danede, P içeriğini kök ve danede, K içeriğini kökte Ca içeriğini toprak üstü aksan ve danede, Mg içeriğini kök ve danede artırdığı saptanmıştır. Fe, Zn, Cu içerikleri kök, gövde yaprak ve danede atık su kullanımı ile artarken Mn içeriği, sadece toprak üstü aksanda artmıştır. Pb ve Ni içerikleri düşük miktarda olmakla, atık su kullanımının sürekliliği ile bitkide birikme eğilimi gösterirken, Cd içeriği, bitkide yüksek miktarda saptanmıştır. B ve Al içerikleri ise yapraklarda yüksektir. Deneme topraklarında atık su ve atık su kaynaklı suların kullanımı ile toprakta pH hafif azalış gösterirken, EC artmış, kireç ve organik madde miktarları değişmemiştir. Toprakların N, P, K, Zn, Mn ve B içerikleri ve TFK sayısı artarken, Fe, Cu, Ni ve Pb içerikleri değişmemiştir. Çalışmada kentsel atık su ve kentsel atık suların arıtılarak ve seyreltilerek mısır bitkisinin yetiştiriciliğinde kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. Ancak, tuzluluk kontrolü, mikrobiyolojik arıtım ve ağır metal arıtımı yapılmadan, atık ve atık su kaynaklı karışımların kullanılması, toprakların çoraklaşmasını ve mikrobiyal kirlenme oranını ve kirlenmenin sürekliliğini önemli ölçüde etkileyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Aşağı Seyhan Ovası tuzlu-sodyumlu topraklarının elementel kükürt uygulaması ile ıslah olanaklarının araştırılması
Bu çalışma, farklı elementel kükürt miktarları ile farklı inkübasyon sürelerinin, tuzlu-sodyumlu toprakların iyileştirilmesinde kullanılma olanaklarının araştırılması amacıyla, Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü laboratuvarında, denetimli koşullarda yapılmıştır. Denemede, Aşağı Seyhan Ovası'nın tuzlu-sodyumlu toprakları kullanılmıştır. Aynı miktarlarda alınan hava kurusu bozulmuş toprak örnekleri, farklı kükürt miktarları (2, 4, 6, 8 g/kg) ile karıştırılarak 30 ve 60 gün sürelerle inkübatörde, 28 oC'de ve %50 su tutma kapasitesinde bekletilmiştir. Yıkama suları deneme konularına 3'er cm'lik miktarlar halinde uygulanmıştır. Her yıkama işlemi tamamlandıktan 48 saat sonra diğer yıkama işlemine geçilmiştir. Denemede ele alınan kükürt miktarlarının, inkübasyon sürelerine bağlı olarak, tuz yıkanmasına farklı biçimde etki ettiği belirlenmiştir. Çalışmada, en fazla pH düşümü 30 günlük inkübasyon süresinden elde edilmiştir. 60 günlük inkübasyon süresindeki tüm kükürt düzeylerinde ortalama pH değerinin, 30 günlüklerden yaklaşık %13 daha büyük olduğu belirlenmiştir. Kükürt miktarlarının ve inkübasyon sürelerinin, değişebilir sodyum yüzdesi (ESP) azaltımındaki etkileri, istatistiksel olarak %99 güvenle birbirinden farklı bulunmuştur. Yapılan istatistiksel değerlendirmede 30 günlük inkübasyon süresinin ve 6.2 g/kg'lık kükürt miktarının ESP düşümünde daha etkin olduğu saptanmıştır. Çalışmada, yıkanmanın başlangıcında, uzun inkübasyon süresinin topraklarda agregatlaşmaya neden olduğu, birçok elementin çözünürlüğünü azaltarak ECe değerini düşürdüğü; yıkanma sırasında anyon ve katyonların eriyebilirlilikleri arttıkça ECe değerlerinin de yükseldiği ve buna bağlı olarak iyileştirme için gerekli yıkama suyunu artırdığı anlaşılmıştır.