Theses supervised by Prof. Dr. Salih Çepni

13 theses · Karadeniz Technical University, Bolu Abant İzzet Baysal University, Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty

DoctorateOpen AccessTR

Güneş sistemi ve ötesi: Uzay Bilmecesi" ünitesi için bilişsel yük kuramı ilkelerine göre geliştirilen teknoloji destekli rehber materyallerin etkililiğinin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı; ilköğretim 7. sınıf "Güneş Sistemi ve Ötesi: Uzay Bilmecesi" ünitesi için Bilişsel Yük Kuramı ilkelerine göre geliştirilen teknoloji destekli rehber materyaller ile yapılan öğretimin, öğrencilerin akademik başarılarına, bilişsel yüklenmelerine ve öğretimin verimliliğine etkilerini incelemektir. Çalışmada yarı deneysel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Asıl uygulama Ordu İli Ünye İlçesinde bulunan Anafarta İlköğretim Okulu'nun iki farklı şubesinde bulunan toplam 67 ilköğretim yedinci sınıf öğrencisi ve bir fen ve teknoloji öğretmeni ile birlikte yürütülmüştür. Çalışmada veri toplama aracı olarak; Başarı Testi, Hatırlama Testleri, Bilişsel Yük Ölçekleri ve Öğrenci Görüş Anketi kullanılmıştır. Başarı Testi hem grupların denkliğini belirlemek amacıyla ön test, hem de uygulamadan sonra son test olarak kullanılmıştır. Hatırlama Testleri ve Bilişsel Yük Ölçekleri her oturumda uygulanmıştır. Bunun yanında öğrenci görüş anketi, deney grubundaki öğrencilerin hem öğretim yazılımı hem de öğretim tasarımı hakkındaki görüşlerini belirlemede yararlanılmıştır. Nicel veriler; bağımsız t-testi, Mann-Whitney U testi, ANOVA, Kruskal-Wallis H testi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada, deney ve kontrol grubundaki uzman ve uzman olmayan öğrenciler arasındaki karşılaştırmada Bonferroni ve Mann-Whitney U testleri kullanılmıştır. Bilişsel Yük Kuramı ilkelerine göre geliştirilen rehber materyaller hakkındaki Öğrenci Görüş Anketi analizi ise betimleyici istatistik ile yapılmıştır. Deney grubunda uygulanan rehber materyallerin kontrol grubunda uygulanan mevcut öğretim materyali ile kıyaslandığında öğrencilerin akademik başarılarını artırmada anlamlı derecede etkili olduğu tespit edilmiştir (t(65) = -4,688; p<0.05). Bilişsel Yük Kuramı ilkelerine göre geliştirilen animasyonlar ile zenginleştirilmiş öğrenme ortamlarının öğrencilerin süreçte eğlenerek kalıcı ve anlamlı öğrenmelerine katkıda bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada, deney grubundaki öğrencilerin kontrol grubundaki öğrencilere göre bilişsel olarak daha düşük yüklenmeleri sonucunda daha etkili öğrenme sağladıkları sonucuna varılmıştır. Çalışma yapılan önerilerle tamamlanmıştır. Anahtar Kelimeler:Güneş Sistemi ve Ötesi: Uzay Bilmecesi, Bilişsel Yük Kuramı, Bilişsel Yük, Öğretim Verimliliği, Animasyon

Bilişsel yüklenmeCanlandırmaFen bilgisi öğretimi+7
Erdem Kaya
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Fen ve teknoloji öğretmenlerinin alternatif ölçme değerlendirme yöntem teknikleri ve uygulamaları hakkındaki görüş ve düşüncelerinin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı; Fen ve Teknoloji öğretmenlerinin alternatif ölçme değerlendirme yöntem teknikleri hakkındaki görüş ve düşünceleri ile deneyimleri arasındaki ilişkiyi irdelemektir. Araştırmada gelişimsel araştırma yöntemi içerisinde incelenen enlemesine araştırma kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini Sivas ilinde görev yapmakta olan 94 Fen ve Teknoloji öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, alternatif ölçme değerlendirme hakkında durum belirleme anketi ve yarı yapılandırılmış mülakat kullanılmıştır. Mülakatlar 94 Fen ve Teknoloji öğretmeni içinden seçilen 6 öğretmenle yapılmıştır. Mülakatların analizinde kullanmak üzere, ilgili literatür incelenerek, her bir alternatif ölçme değerlendirme yaklaşımlarının ortak amaçları tablosu oluşturulmuştur. Alternatif ölçme değerlendirme yaklaşımları; ölçekler, süreç değerlendirme, kavram öğretimi, görsel yetenek, sözel yetenek olmak üzere 5 ortak amaçta birleştirilmiştir. Elde edilen nicel verilerinin analizinde ANOVA testi, nitel verilerin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Anketlerden elde edilen sonuçları mülakatlarla karşılaştırılmıştır. Öğretmenlerin bu araçları kullanma durumları, bu araçlara dair yeterlilikleri ve bu araçları öğretimsel açıdan değerlendirmeleri ile ilgili anket sonuçları mülakatlarla desteklenmiştir.Çalışmanın sonucunda; öğretmenlerin en çok kavram öğretimi, görsel yetenek ve süreç değerlendirme, en az sözel yetenek amacındaki araçları kullandıkları ortaya çıkmıştır. Öğretmenler kavram öğretimi ve görsel yetenek amacındaki araçların gerekçelerinin farkında iken sözel yetenek amacındaki araçların gerekçelerinin çoğunun farkında değildirler. Öğretmenler kavram öğretimi ve görsel yetenek amacındaki araçları gerekli bulurken sözel yetenek amacındaki araçları gereksiz bulmaktadırlar. Ayrıca 6 ve üzeri deneyime sahip öğretmenler süreç değerlendirme ve ölçekler amacındaki araçların gerekçelerinin farkında olmadıkları, bu araçları gereksiz buldukları ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin gerekçelerinin farkında olmadığı ve gereksiz bulduğu alternatif ölçme değerlendirme yaklaşımları hakkında HİE verilmesi önerilmiştir. Bu hizmet içi eğitimin, öğretmenlerin mesleki deneyimlerine göre kategorileştirilmesi önerilmiştir.

Alternatif ölçme ve değerlendirme teknikleriFen ve teknoloji dersiKavram öğretimi+5
Rabia Gamze Yayla
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

İkili Yerleşik Öğrenme modeli ile yapılan öğretimin öğrencilerin bilişsel alandaki başarılarına ve kavramsal değişimlerine etkisinin incelenmesi: Kuvvet ve hareket ünitesi örneği

Bu çalışmanın amacı, 7. Sınıf ?Kuvvet ve Hareket? ünitesinin İkili Yerleşik Öğrenme Modeli ile öğretilmesinin öğrencilerin bilişsel öğrenme düzeylerine, kavramsal değişimlerine ve kalıcılığa etkisini incelemektir. Çalışma basit deneysel yöntem kullanılarak yürütülmüştür. Çalışmada Fen ve Teknoloji dersi 7. sınıf öğretim programında bulunan ?Kuvvet ve Hareket? ünitesinde yer alan "yaylar", "iş-enerji", "enerji çeşitleri ve dönüşümleri", "basit makineler" ve "sürtünme kuvveti" konuları ile ilgili ikili yerleşik öğrenme modeline uygun öğretmen ve öğrenci rehber materyalleri geliştirilmiştir. Geliştirilen materyallerin öğrencilerin kavramsal değişimlerine, bilişsel öğrenme düzeylerine ve kalıcılığa etkisi incelenmiştir. Hazırlanan öğretim materyallerinin pilot çalışması bir ilköğretim okulunun 7. sınıfında öğrenim gören 22 öğrenci ile yürütülmüştür. Asıl çalışma ise 23 yedinci sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Çalışmanın verileri; Kuvvet ve Hareket Ünitesi Kavramsal Anlama Testi (KUHKAT); Bilişsel Alan Kuvvet ve Hareket Ünitesi Başarı Testi (BAKUHBAT), öğretmen ve öğrenci mülakatları ve sınıf içi gözlemler ile toplanmıştır. Elde edilen nicel veriler; Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi, Kruskal Wallis H Testi, Spearman Korelasyon analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Nitel veriler ise içerik analizi ve betimsel analiz kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan uygulamalar sonucunda; İYOM ile yapılan öğretimin öğrencilerin kavramsal anlamalarını artırmada başarılı olduğu, yaylar, enerji çeşitleri ve dönüşümleri, basit makineler konularında hazırlanan materyalin öğrencilerde kavramsal kalıcılığı artırdığı ve belleklerinde kalarak uzun süre etkisini gösterdiği, iş- enerji ve sürtünme kuvveti konularında hazırlanan etkinliklerin öğrencilerde kavramsal kalıcılığı sağlamada etkili olmadığı, bazı öğrencilerde ön testte ortaya konulan alternatif kavramların son ve gecikmiş testte ortadan kalktığı görülmüştür. Çalışmanın sonunda araştırmacının deneyimleri doğrultusunda araştırma sonuçlarına dayalı olarak sunduğu öneriler yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: İkili Yerleşik Öğrenme Modeli, Kuvvet ve Hareket, Yaylar, İş- enerji, Enerji Çeşitleri ve Dönüşümleri, Basit Makineler, Sürtünme Kuvveti

BaşarıBilişsel becerilerFen bilgisi eğitimi+6
Hava İpek Akbulut
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Madde ve ısı ünitesindeki kavramların günlük hayata transfer edilmesinde derinleştirme aşamasına yönelik geliştirilen kılavuzun etkililiğinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, ?Madde ve Isı? ünitesindeki kavramların günlük hayata transfer edilmesinde derinleştirme aşamasına uygun öğrenci ihtiyaçlarına yönelik kılavuz hazırlamak ve bu kılavuzun öğrencilerin kavramsal değişimlerine, başarılarına, öğrendikleri bilgileri günlük hayatla ilişkilendirebilmelerine ve olayları nedenleri ile birlikte açıklayabilmelerine yönelik etkilerini araştırmaktır. Yarı deneysel yöntem kullanılarak yürütülen çalışmada, Madde ve Isı ünitesinin derinleştirme aşamasına yönelik kılavuz geliştirilmiştir. Pilot uygulamalar 6. sınıfta öğrenim gören 25 öğrenci ile yapılmıştır. Asıl uygulama ise 6. sınıfta öğrenim gören 33 deney grubu öğrencisi ve 34 kontrol grubu öğrencisi ile yürütülmüştür. Çalışmanın verileri; Madde ve Isı Ünitesi Kavramsal Anlama Testi (MIKAT), Madde ve Isı Ünitesi Başarı Testi (MIBAT), Madde ve Isı Ünitesi Günlük Yaşamla İlişkilendirme Testi (MIGİT), Madde ve Isı Ünitesi Olayları Nedenleri ile Açıklama Testi (MONAT), sınıf içi gözlemler, çizimler ve öğrenci ve öğretmen mülakatları ile toplanılmıştır. Elde edilen nicel veriler; Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi, Mann Whitney U-Testi, bağımlı t-testi, bağımsız t-testi ve ANOVA kullanılarak analiz edilmiştir. Nitel veriler ise içerik ve betimsel analize tabi tutularak analiz edilmiştir. Yapılan uygulamalar sonrasında uygulanan kılavuzun deney grubu öğrencilerinin başarılarında, kavramsal değişimlerinde, kavramları günlük yaşamları ile ilişkilendirmelerinde ve olayları nedenleri ile açıklamalarında anlamlı bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kavramsal anlama testi sonuçları incelendiğinde öğrencilerin sahip oldukları ?cam yalıtkan olduğu için ısıyı geçirmez? gibi bazı kavram yanılgılarında istenilen oranda bir azalmanın olmadığı belirlenmiştir. Sınıf içi gözlemlerde ve mülakatlarda kılavuzun eğlenerek öğrenme ortamı sağladığı, kavramların soyut bir durumdan somut bir hale gelmesine katkı sağladığı ve öğrencilerin örnek olaylarda geçen durumları günlük yaşamları ile ilişkilendirerek konuları daha iyi anladıklarını tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlara bağlı olarak bu alanda çalışacak araştırmacılara ve eğitimcilere bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Madde ve Isı, Derinleştirme Aşaması, Kılavuz, Günlük Yaşamla İlişkilendirme

Bilgi aktarımıEğitimFen bilgisi eğitimi+5
Sibel Er Nas
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Serbest etkinlik çalışmaları dersine yönelik fen temelli ve disiplinlerarası okul bahçesi programının geliştirilmesi ve değerlendirilmesi

2010-2011 eğitim öğretim yılı ile birlikte ilköğretim 1. kademe müfredatına Serbest Etkinlik Çalışmaları Dersi (SEÇD) getirilmiştir. SEÇD ile ilköğretim 1. kademe için hem zorunlu ders yükünü hafifletmek hem de öğrencilerin çeşitli sosyal, kültürel, sanatsal ve eğitsel faaliyetlerde bulunarak hayat becerileri kazanmaları, olumlu kişilik ve ahlaki özelliklere sahip olmaları hedeflenmiştir. Ancak uygulamada amacın dışına çıkılarak, eğitsel ve öğretsel uygulamalardan tamamen uzak öğrencilerin kendi başlarına bırakıldığı durumlar yaşandığı tespit edilmiştir. Bu durumun MEB tarafından belirli bir programın sunulmamasından kaynaklandığı düşünülerek, yapılan çalışma ile SEÇD?nin amacına ve içeriğine uygun bir program geliştirilmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda, SEÇD için öğretmen görüşlerinin dikkate alındığı ihtiyaç analizi yapılmış ve ihtiyaç analizinden çıkan sonuçlar doğrultusunda program geliştirme çalışmalarına girişilmiştir. SEÇD için öğretmen görüşleri doğrultusunda fen temelli ve disiplinlerarası Okul Bahçesi Programı (OBP) geliştirilmiştir. Yapılan çalışmanın amacı, SEÇD için geliştirilen OBP?nin öğrencilerin fen akademik başarıları ve fen ve teknoloji dersine yönelik tutumları üzerindeki etkisini farklı değişkenler açısından belirleyebilmektir. Yapılan çalışmada yarı deneysel yöntem kullanılmıştır. Çalışma 2010-2011 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Trabzon iline bağlı iki ilköğretim okulunda yürütülmüştür. Çalışmaya toplam 142 sınıf öğretmeni ve 94?ü deney ve 93?ü kontrol grubunda olmak üzere 187 öğrenci katılmıştır. Trabzon ilinde görev alan 10 sınıf öğretmeni ile mülakat, 5 sınıf öğretmeni ile gözlem çalışmaları ve Türkiye?nin farklı bölgelerinde görev alan 132 sınıf öğretmeni ile anket çalışmaları yürütülürken, öğrencilere yönelik fen akademik başarı testi ve fen tutum ölçeği kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen verilerin analizi sonrasında, sınıf öğretmenlerinin SEÇD kapsamında hizmet içi eğitime ve sınıf dışı ortamlarla zenginleştirilmiş yarı esnek programlara ihtiyacı olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda geliştirilen OBP?nin öğrencilerin fen akademik başarıları ve tutumları üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Serbest Etkinlik Çalışmaları Dersi, Okul Bahçesi Programı, Akademik Başarı, Tutum

Akademik başarıBahçelerBaşarı+7
Mustafa Ürey
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Güneş Sistemi ve Ötesi Uzay Bilmecesi ünitesinde zenginleştirilmiş 5e öğretim modeline göre geliştirilen rehber materyallerin etkililiğinin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı; ilköğretim 7. sınıf Güneş Sistemi ve Ötesi: Uzay Bilmecesi ünitesi kapsamında 5E modeline uygun geliştirilen rehber materyalin, öğrencilerin kavramsal anlamaları, kavramsal kalıcılıkları, akademik başarıları ve öğrenme ortamları üzerine olan etkisini incelemektir. Çalışmada yarı-deneysel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Asıl uygulama Trabzon Mimar Sinan İlköğretim Okulu?nun iki farklı şubesinde bulunan toplam 72 ilköğretim 7. sınıf öğrencisi ve 1 fen ve teknoloji öğretmeni ile birlikte yürütülmüştür. Çalışmada veri toplama aracı olarak; Güneş Sistemi ve Ötesi: Uzay Bilmecesi Ünitesi Başarı Testi (GÜSÖBAT), Güneş Sistemi ve Ötesi: Uzay Bilmecesi Ünitesi Kavramsal Anlama Testi (GÜSÖKAT), Güneş Sistemi ve Ötesi: Uzay Bilmecesi Ünitesi Çizim Testi (GÜSÖÇİT), öğrenci ve öğretmen mülakatları ile sınıf içi gözlemlerden faydalanılmıştır. Nitel verilerin analizinde betimsel analizden yararlanılmıştır. Nicel veriler; Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi, Mann Whitney U-Testi, bağımlı t-testi, bağımsız t-testi ve ANOVA kullanılarak analiz edilmiştir. Öğrencilerin astronomi ile ilgili sahip oldukları yanılgılara; günlük hayatta kullanılan dil, kavramın gereğinden az ya da fazla genellenmesi, ders kitapları, sosyal medya, televizyon gibi farklı kaynakların neden olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda; deney grubunda güneş, yıldızlar, gezegenler, yıldız kayması, güneş sistemi, evren, kuyruklu yıldız, meteor, yıldızların gündüz görünmemesi, dünyamızın evrendeki yeri, ışık yılı, takımyıldızları, astronomi birimi ve astronot kavramları ile ilgili kavramsal değişimin sağlandığı belirlenmiştir. Deney grubunda uygulanan rehber materyallerin kontrol grubunda uygulanan mevcut öğretim materyali ile kıyaslandığında öğrencilerin akademik başarılarını artırmada anlamlı derecede etkili olduğu tespit edilmiştir (t(70)= 4,345; p<.05). Kavramsal değişim metinleri, analojiler ve poster etkinlikleri ile zenginleştirilmiş öğrenme ortamlarının öğrencilerin süreçte eğlenerek kalıcı ve anlamlı öğrenmelerine katkıda bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma sonucunda astronomi alanında çalışacak araştırmacılara ve eğitimcilere bazı öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Güneş Sistemi ve Ötesi Uzay Bilmecesi, 5E Modeli, Rehber Materyal, Kavramsal Değişim

5E ModeliFen bilgisiFen bilgisi eğitimi+5
Tülay Şenel Çoruhlu
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim 8. sınıf ?kuvvet ve hareket? ünitesinde ?zenginleştirilmiş 5e öğretim modeli?ne göre rehber materyaller tasarlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, ilköğretim 8. sınıf Fen ve Teknoloji Öğretim Programında yer alan `Kuvvet ve Hareket' ünitesine yönelik, çeşitli öğretim yöntem ve tekniklerinin bir arada kullanıldığı ?5E Öğretim Modeli?ne dayalı öğretmen ve öğrenci rehber materyalleri geliştirmek ve bu materyallerin etkililiklerini irdelemektir. Bu çalışmada yarı deneysel yöntem kullanılmıştır. İlk olarak; ?yüzme?, ?batma?, ?kaldırma kuvveti? ve ?basınç? kavramaları ile ilgili literatürdeki kavram yanılgıları belirlenmiştir. İkinci olarak araştırmacı ilgili kavramların öğretimi konusunda gerçek bir sınıf ortamında deneyim kazanmış ve araştırma sürecini tasarlamıştır. Üçüncü olarak; kavram yanılgıları ve olası nedenleri dikkate alınarak çalışmada kullanılan rehber materyaller tasarlanmıştır. Sonrasında öğretim materyali, öğretmen rehber materyali, İki Aşamalı Kavramsal Yapılardaki Farklılaşmayı Belirleme Testi (KYFBT), Kavramlar Hakkında Mülakat (KHM) soruları ve yarı yapılandırılmış gözlem formu geliştirilmiş ve pilot uygulamaları yapılmıştır. Son olarak da; çalışmanın asıl uygulaması yapılmış olup, öğrencilerin kavramsal yapılarındaki farklılaşmayı belirlemek için KYFBT ön, son ve geciktirilmiş son test olarak deney ve kontrol gruplarına uygulanmıştır. Ayrıca, kavramsal farklılaşmanın düşük, orta ve yüksek düzeyde gerçekleştiği deney ve kontrol grubundan toplam 12 öğrenciyle KHM yapılmıştır. Öğretim materyallerinin uygulama sürecinin etkililiğini belirlemek için; uygulama öğretmeninin ve öğrencilerin görüşleri alınmıştır. KYFBT'den elde edilen verilerin istatistiksel analizleri, son ve geciktirilmiş son testlerde deney grubu lehine anlamlı bir farklılığın olduğunu göstermiştir (p<0.05). Araştırmada hazırlanan öğretim materyalinin, kavramsal yapılardaki farklılaşmayı istenilen şekilde gerçekleştirdiği ve bu farklılaşmanın öğrenci zihninde kalıcı olmasını sağladığı sonucu ortaya çıkmıştır. Çalışma, araştırmacılara ve eğitimcilere sunulan birtakım önerilerle tamamlanmıştır.

Çiğdem Şahin
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilimin doğasının kavramsal değişim pedagojisi ve doğrudan yansıtıcı yaklaşım ile öğretilmesi: Işık ünitesi örneği

Bilimin doğasının anlaşılması fen eğitiminin temel amaçlarından biridir. Birçok öğretim uygulamasının bu amacı gerçekleştirmede yetersiz kaldığı veya sınırlı etkiye sahip olduğu, bilimin doğası öğretiminde yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğu bir gerçektir. Bu tezin amacı; bilimin doğası öğretiminde kavramsal değişim pedagojisi, doğrudan yansıtıcı yaklaşım ve Milli Eğitim Bakanlığı kitabının etkilerini irdelemektir. Çalışma 7. sınıf Işık ünitesinde, 66 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Karma yöntem ile yürütülen çalışmanın verileri Bilimin Doğası Üzerine Görüşler Anketi, Işık Ünitesi Kavram Testi, Işık Ünitesi Başarı Testi, yarı yapılandırılmış mülakatlar ve yansıtıcı yazılar ile toplanmıştır. Bilimin doğası ile ilgili görüşler yeterli, değişken ve zayıf kategorisinde analiz edilmiştir. Kavramsal değişim ve akademik başarı ile ilgili verilerin analizinde Kruskall-Wallis ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Alternatif kavramlar ile ilgili verilerin analizinde ise frekans ve yüzde değerleri hesaplanmıştır. Bilimin doğasının kalıcı bir şekilde öğretilmesinde en etkili yolun kavramsal değişim pedagojisi olduğu tespit edilmiştir. İlköğretim öğrencilerinin bilimsel bilgilerin elde edilmesinde bilim insanlarının fiziksel olarak aktif olmalarını gerektiren noktalara ağırlık verdikleri, bilim insanları tarafından kullanılan zihinsel süreçleri ihmal ettikleri belirlenmiştir. Her üç uygulamanın da ışık ünitesindeki kavramsal değişime olumlu katkılar sağladığı fakat Milli Eğitim Bakanlığı kitabının etkilerinin kalıcı olmadığı belirlenmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı kitabının birçok alternatif kavramın giderilmesinde etkili olmadığı tespit edilmiştir. Fen derslerinde bilimin doğası öğretimine yer vermenin akademik başarı üzerinde olumlu veya olumsuz etkisi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bilimin doğasının öğretiminde kavramsal değişim metinleri ve kavram panolarının bir arada kullanılması önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: Bilimin Doğası, Kavramsal Değişim Metni, Kavramsal Değişim Pedagojisi, Doğrudan Yansıtıcı Yaklaşım, Işık

BilimBilim felsefesiFen bilgisi öğretimi+3
Emine Çil
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Fen alanında üstün yetenekli öğrencilerin tanılanmasına yönelik bir model geliştirme önerisi

Bu araştırmanın temel amacı üstün yetenekli tanısı konmuş öğrencilerin fen alanındaki yeteneklerini ortaya çıkarmada uzun soluklu ve çok yönlü uygulanabilecek bir tanılama model önerisi geliştirmek ve geliştirilen model önerisinin işlevselliğini çeşitli değişkenler yönünden (bilimsel süreç becerileri, problem çözme vb.) test etmektir. Üstün yetenekli öğrencilerin fen alanındaki bazı becerilerini tespit etmek, bilimsel yaratıcılıklarını belirlemek de çalışmanın diğer amaçları arasında yer almaktadır. Çalışmada hem nicel hem de nitel araştırma yöntemlerine yer verilmiş ve karma yaklaşım ile çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın nicel boyutu betimsel araştırma deseninde iken nitel boyutu ise durum çalışması özelliğini taşımaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Fen Alanındaki Yetenekleri Belirleme Testi, Bilimsel Yaratıcılık Ölçeği, yarı yapılandırılmış görüşmeler ve gözlem çizelgesi (formu) kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan veri toplama araçlarının işlerliklerinin belirlenmesi ve eksikliklerin giderilmesi için Bartın Bilim ve Sanat Merkezi?nde öğrenim gören on sekiz üstün yetenekli öğrenci ve Bolu il merkezinde öğrenim gören iki yüz otuz yedi üstün tanısı konmamış (normal) öğrenci ile araştırmanın pilot (ön deneme) uygulaması beş haftalık sürede gerçekleştirilmiştir. Asıl uygulama Trabzon Bilim Sanat Merkezi?nde öğrenim gören yirmi üç üstün yetenekli öğrenci ile Bilim Sanat Merkezi?nde eğitim almayan ve üstün tanısı konmamış elli sekiz öğrenci ile on hafta süre ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın veli boyutunda ise pilot uygulamada üç, asıl uygulamada ise on dört veli ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Öğrencilere yönelik veri toplamak amacıyla Bilim Sanat Merkezleri?nde görev yapan üç fen ve teknoloji öğretmeni ve bir okul müdürü (bilimsel araştırma derslerini yürütmekte) ile de yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Pilot uygulamada iki fen bilgisi öğretmen ile görüşmeler yapılmıştır. Geliştirilen model genel hatlarıyla tanıtıldığında modelde öncelikle veri toplama araçları arasındaki uyuma bakılmış, daha sonra tüm veri toplama araçlarından elde edilen veriler sentezlenmiştir. Üstün yetenekli öğrencilerin tanılanmasında genellikle norma ya da ölçüte dayalı tanılamalar yapıldığından bu araştırmada da değerlendirme yöntemi olarak ölçüt tabanlı bir tanılama gerçekleştirilmiştir. Bu sebeple öğrenciye ilişkin bilgi veren noktalar ele alınmış ve en az %70 ortak fikir veren ve başarı sağlanan durumlarda öğrencinin fen alanında üstün yetenekli olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırma kapsamında yer alan yirmi üç üstün yetenekli öğrenciden sekizinin bu ölçütlere göre fende üstün yetenekli olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bulgu, öğrencilerin Bilim Sanat Merkezi?ne giriş sürecinde girdiği sınavlar (Wisc-r ve TKT) ile .07 oranında çok düşük bir uyum gösterdiği görülmektedir. Bu araştırma bulgusunun çalışmanın çarpıcı bulgularından biri olduğu düşünülmektedir. Üstün yetenekli öğrenciler, Fen Alanındaki Yetenekleri Belirleme Testi ve Bilimsel Yaratıcılık Ölçeği sonuçlarına göre üstün tanısı konmamış öğrenciler ile kıyaslandığında üstün yetenekli öğrenciler lehine bir sonuç ortaya çıkmıştır. Ancak üstün yetenekli öğrencilerin bilimsel yaratıcılık testinde beklenen puanı alamadıkları söylenebilir. Üstün yetenekli öğrencilerde zeka konusunda özgüven bulunurken, bilimsel yaratıcılık ve bilimsel problemleri çözme konusunda özgüven bulunmadığı tespit edilmiştir. Veli ve öğretmen bulguları da bu bulguları destekler niteliktedir. Fenin doğasına uygun nicel ile nitel veriler sentezlendiğinde geliştirilen modelin normal ve üstün yetenekli öğrencileri ayırt ettiği ayrıca üstün yeteneklileri de kendi içinde ayırt edebildiği gözlenmiştir. Fen alanında üstün yetenekli bir bireyde olması gereken özellikleri, söz konusu öğrencilerin taşıdığı ve farklı veri toplama araçlarında da kendilerini gösterdikleri tespit edilmiştir. Bu bağlamda geliştirilen modelin güvenilirliğine ilişkin olumlu bir tanılama süreci olduğundan bahsedilebilir. Diğer bir ifade ile geliştirilen modelin yeterli, belirlenen değerlendirme kriterlerinin ölçülü ve veri toplama araçlarının da amacına hizmet ettiğini söylemek mümkündür. Üstün yeteneklilerin genel tanılamadan ziyade disiplinlere göre yeteneklerini belirlemek için alana özgü ölçütler içeren tanılama modeli geliştirilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Üstün yeteneklilik, Fen alanında üstün yeteneklilik, Tanılama model önerisi

Bilimsel beceriFen bilgisiFen bilgisi eğitimi+3
Feride Ercan
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

STEM etkinliği geliştirme sürecinin fen bilimleri öğretmen adaylarının girişimcilik ve STEM öz-yeterlikleri üzerine etkilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı STEM etkinlikleri geliştirme sürecinin fen bilimleri öğretmen adaylarının girişimcilik ve STEM öz-yeterlilikleri üzerine etkilerinin incelenmesidir. Aynı zamanda fen bilimleri öğretmen adaylarının aldıkları teorik STEM eğitimi ve STEM etkinlikleri geliştirme sürecindeki görüşlerini belirlemektir. Bu araştırmanın hem nicel hem de nitel boyutu vardır. Araştırmanın nitel boyutunda durum çalışması deseni, nicel boyutunda ise basit deneysel desen benimsenmiştir. Araştırma 2018-2019 eğitim öğretim yılı güz yarıyılı içerisinde 3.sınıfa devam eden 48 fen bilimleri öğretmen adaylarının katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Uygulama 10 hafta sürmüştür. Katılımcılar bu süreç içerisinde STEM ile ilgili teorik eğitim almıştır ve bu eğitime yönelik 3 farklı STEM uygulama modeline (mühendislik tasarım temelli, probleme dayalı ve proje tabanlı STEM) yönelik toplam 58 adet STEM etkinlikleri geliştirmişlerdir. Araştırma kapsamında, STEM Uygulamaları Öğretmen Öz-yeterlilik Ölçeği, Öğretmen Adaylarına Yönelik Girişimcilik Ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme soruları veri aracı olarak kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde içerik analizi, nicel verilerin analizinde ise ilişkili örneklem t-testi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda katılımcıların ön-test ve son-test sonuçlarına göre; STEM öz-yeterlilikleri ve girişimciliklerine ilişkin son-test lehine anlamlı bir farklılığa ulaşılmıştır. Sonuç olarak öğretmen adayları STEM teorik eğitimi alarak ve etkinlikler geliştirerek STEM öz- yeterliliklerini ve girişimcilik becerilerini arttırdığı tespit edilmiştir. Fen bilimleri öğretmen adaylarının STEM eğitimi alması ve özgün etkinlikler geliştirmesi; öğretmen adaylarının yenilikçi fikirlere sahip ve açık olan, gerektiği zamanlarda risk alan, kendine güvenen, önüne çıkan fırsatları gören ve değerlendirme noktasında istekli olan girişimci öğretmenler ve bireyler olabilme yolunu açtığı düşünülmektedir. Öğretmen adayları kendi etkinliklerini geliştirirken hangi adımları kullanmaları gerektiğini öğrendikleri ve daha sonrasında etkinlik geliştirdikçe ileride kendi sınıflarına da bu adımları nasıl uyguladıklarını anlatabilecek düzeye geldikleri söylenebilir. Ayrıca öğretmen adayları STEM eğitimi sürecine yönelik; yol gösterici olma, işlerini kolaylaştırma, verilen bilgileri kullanma açısından olumlu görüş bildirmişlerdir. STEM etkinlikleri geliştirme sürecine yönelik ise; tasarım oluşturmayı, günlük hayattan problem durumu bulmayı, STEM disiplinlerini entegre etmeyi öğrendiklerini aynı zamanda bunları yaparken zorlandıklarını ifade etmişlerdir. Öğretmen adaylarına eğitim fakültelerinde teorik ve uygulamalı STEM eğitimi dersi verilmesi önerilmektedir. Anahtar sözcükler: Fen bilimleri öğretmen adayları, girişimcilik, STEM eğitimi, STEM etkinlikleri, STEM öz-yeterlilik

Aday öğretmenlerEtkinlikFeTeMM+5
Elif Kendaloğlu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

STEM eğitimi bağlamında öğretmenlerin el becerilerinin ölçümü ve değerlendirmesi

Bu tezin amacı STEM etkinliklerinde sıklıkla kullanılan el aletlerini öğretmenlerin ne derecede tanıdıklarını belirlemek, bunların kullanımında el beceri düzeylerini ortaya çıkarmak ve elde edilen bulguları değerlendirmektir. Çalışmada betimsel araştırma yöntemlerinden karşılaştırmalı araştırma deseni kullanılmıştır. Hedef kitle öğretmenler olmasına rağmen karşılaştırma yapmak amacı ile teknisyen ve öğrenci grupları da oluşturulmuştur. 4 gruptan oluşan örneklem büyüklüğü toplam 48 kişidir. Öğretmen adayları grubu 10 kişiden, öğretmen grubu 12, MYO öğrenci grubu 15 ve teknisyen grubu 11 kişiden oluşmaktadır. Veri toplamak için araştırmacı tarafından orijinal tanıma/deneyim ve beceri testleri geliştirilmiştir. STEM etkinliklerinde sıklıkla kullanıldığı düşünülen 35 tane el aleti fotoğraflar ile bir soru kitapçı oluşturulmuştur. Soru kitapçığı vasıtası ile katılımcılardan bu aletleri ne derece tanıdıkları ve ne kadar deneyimledikleri sorularak veri toplanmıştır. STEM etkinliklerinde popüler olan araç gereci temsilen benzer boyutlarda, benzer elektronik elemanların olduğu bir devre geliştirilerek beceri testinde kullanılmıştır. El becerisinin ölçümü için katılımcılardan bu devrenin sökülmesi ve yeniden monte edilmesi istenmiştir. Testler sonucu elde edilen veriler her iki test içinde Cronbach's Alfa güvenirlik katsayısı SPSS programı yardımı tahkik edilmiştir. Tanıma/deneyim Testi için 0,981 ve El Beceri Testi için 0,881 gibi yüksek güvenirlik değerleri hesaplanmıştır. El aleti tanıma test bulgularına göre %91 ortalama tanıma yüzdesi ile en başarılı grup teknisyenler olmuştur. MYO öğrencileri %81, öğretmenler %52 iken öğretmen adaylarının tanıma düzeyleri %42 de kalmıştır. Deneyim beyanı testi bulgularına göre teknisyenlerin sorgulanan 35 el aletinden ortalama 30 tanesini deneyimledikleri belirlenmiştir. vii Sırası ile MYO öğrencilerinin 26, öğretmenlerinin 15 ve öğretmen adaylarının ise ortalama 12 el aletini deneyimledikleri anlaşılmıştır. El beceri düzeyleri, her katılımcı için ölçülen 6 farklı beceri öğesinin verileri üzerinde yapılan hesaplamalar ile yüzdelik olarak ifade edilmiştir. Buna göre teknisyenler ortalama %90 ile beceri düzeyi en yüksek grup olmuştur. MYO öğrencilerde %55, öğretmenlerde %56 ve öğretmen adaylarında ise %44 lük beceri düzeyleri bulgularına ulaşılmıştır. Bulgular tanıma/deneyim ve beceri düzeyleri hakkında bilgi vermekle birlikte, bu verilerden hareketle öğretmenlere dair yeterlilik ya da yetersizlik anlamında bir yargıda bulunulması güçtür. Bu amaçla bu pilot çalışmanın birikimi ile güvenirliği daha yüksek testler ve yeterlilik/yetersizliklerin sonuçlarına dair yeni araştırmalar yapılması gerekir. Bununla birlikte bulgulara dayanılarak bazı değerlendirmeler yapılabilir. El aleti tanıma ve deneyim beyanı ile el beceri testlerinde öğretmenlerin teknisyenlere göre oldukça düşük başarı düzeyine sahip olduğunun belirlenmiş olması, olası bir sorun alanına işaret etmesi açısından anlamlıdır. Deneyim beyanı testlerinde 35 tane el aletinden yalnızca 5 tanesini deneyimlemiş olan son sınıf fen bilgisi öğretmen adaylarının varlığı pratik beceri yoksunluğu açısından çok düşündürücü bir sonuçtur. Ters manada diğer önemli bir bulgu da yüksek el becerilerinin henüz farkında olmayan öğretmenlerin varlığıdır. Bu tür testlerle belirlenmesi durumunda, pratik becerileri yüksek öğretmenlere STEM eğitim sisteminde aktif görevler verilebilir. Öte yandan pratik bilgi ve el becerisi seviyesi düşük öğretmenlerin zorluklarla yüzleşmemek için pratik uygulama yönü olan etkinlikler yapmaya direnç gösterme tutumunun önemli bir sorun kaynağı olduğu düşünülmektedir. Literatürde STEM pedagojisi yönünden pratik becerilerin göz ardı edilmiş olduğu söylenebilir. Bu Tezin araştırma konusu olarak el aletlerini tanıma/deneyim ve becerili kullanma hususunun seçilmesinin, STEM eğitim pedagojisi yönünden önemli bir boşluğun gündeme gelmesine vesile olması temenni edilir Anahtar Sözcükler: Pratik beceriler, Öğretmen El Becerisi, STEM El Aletleri, STEM Öğretmeni, Teknisyen El becerisi,

El becerisiFeTeMMSTEM eğitim yöntemi+1
Cem Özkan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Pısa sınavlarının özelliklerinin fen bilimleri öğretmenlerinin hazırlamış oldukları sınav soruları ile karşılaştırılması: PİSA kültürünü yaygınlaştırma model önerisi

Bu araştırmanın en temel gerekçesi ülkemizin PISA sınavlarında geri sıralarda yer almasıdır. PISA sınavında ülkemizin neden fen bilimleri alanında geri sıralarda olduğu ile ilgili pek çok araştırma yapılmıştır. Bu araştırmalar sonucunda öğrencilerimizin okuduğunu anlama ve muhakeme etme düzeyleri, anne baba eğitim durumu gibi birçok sebep ortaya çıkmasına rağmen, fen bilimleri öğretmenlerinin PISA'nın doğasına uygun ders işleyip işlemedikleri ya da sınavlarında PISA'ya yakın soru tipleri sorup sormadıkları hususunda bir çalışmaya rastlanmamıştır.Bu amaçla daha önce Bursa ilinde "PISA Kültürü Oluşturma" veya "Yaşam Temelli Soru Hazırlama" amacıyla fen bilimleri öğretmenlerine düzenlenen hizmet içi eğitim kursuna katılmış yirmi öğretmenden gönüllü altı fen bilimleri öğretmeni ile bu çalışma yürütülmüştür.Bu öğretmenlerle yarı yapılandırılmış mülakatlar yürütülmüş ve toplanan veriler İçerik Analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Ders süresince PISA'nın kültürüne uygun öğretim faaliyetlerinin yapılıp yapılmadığı veya yapılma düzeyeni belirlemek için bir öğretmen sekiz saat boyunca gözlemlenmiştir. Veriler betimsel içerik analizi ile analiz edilmiştir.Mülakata katılan öğretmenlerin tamamına yakını PISA imajı taşıyan soruları tanıyabildiklerini, kursu aldıktan sonra hazırladıkları sorulara bakış açılarında önemli değişimler meydana geldiğini, sınavlarında kullanmak için ise öğrenci yeterliliklerini uygun bulmadıklarını belirtmişlerdir. Öğretmenler daha önce aldıkları hizmet içi eğitim kursunun tekrar yapılması halinde kursa katılmak istediklerini belirtmişlerdir. Ancak tekrar yapılacak kursla ilgili bazı önerilerde bulunmuşlardır. Yapılacak ikinci bir kursun basit düzey ile başlaması gerektiğini, içeriğinin daha kapsamlı olmasını, uygulamaya ve soru hazırlama tekniğine ağırlık verilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Bunlardan yola çıkılarak ikinci bir hizmet içi eğitim kursu için yeni bir PİSA Kültürünü Yaygınlaştırma Model önerisi ortaya konmuştur.

Fen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimiSorular+3
Merve Ünal
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmenlerine yönelik geliştirilen nitelikli yaşam temelli açık uçlu soru hazırlama kursunun uygulanması ve değerlendirilmesi

Günümüz çağında ülkeler sürekli gelişim ve kendini yenileme hedefi içerisindedir. Ülkelerdeki her büyük değişiklik eğitim sayesinde olmaktadır. Bu açıdan eğitim ve dolayısıyla da öğretmen eğitimi büyük önem taşımaktadır. Ülkeleri üst seviyelere taşıyacak bireyler yetiştirilmesi konusunda öğretmenlerin önemi büyüktür. Ancak bunun için öncelikle öğretmenlerin iyi yetişmiş, sürekli kendini yenileyen ve süreç içerisinde gerekli eğitimleri almış olması önemli görülmektedir. Uluslararası düzeyde ülkelerin konumlarını ve eğitim seviyelerini belirleyen bazı organizasyonlar yapılmaktadır. Bunlardan en bilineni OECD tarafından yapılan PISA uygulamasıdır. PISA sınavı 2000 yılından itibaren her üç yılda bir olmak üzere temelde üç alan üzerinde yapılmaktadır. Bu alanlar; matematik okuryazarlığı, fen okuryazarlığı ve okuma becerileridir. Ülkemiz bu uygulamaya 2003 yılında katılmaya başlamış ve o yıldan itibaren her üç yılda bir katılmaya devam etmiştir. Bu noktada ülkemizdeki PISA sınavı sonuçları bir problem olarak görülmüştür. Ülkemiz sınav sonuçlarına göre ortalamanın altında ve gelişmiş ülkelerden çok uzakta bir grafik sergilemektedir. Ülkemizdeki soru tipleri ile PISA sınavındaki soru tipleri arasında farklılıklar bulunmaktadır. Dolayısıyla öğrencilerimiz PISA sınavındaki sorulara yabancı kaldığı düşünülmekte ve bu da ülkemizde başarısızlık olarak dönmektedir. Öğrencilerimizin bu alışkanlıklarını değiştirmek için öğretmen eğitimi önemlidir. Öğretmenlerimiz PISA sınavlarındaki gibi nitelikli ve bağlam temelli sorular hazırlamaya başlayıp, öğrencilerini bu tarz sorularla karşılaştırırsa hem eğitimin günlük yaşamla bağlantısı kurulmuş olunacak hem de öğrencilerimizin zamanla bu tarz sorulara alışkanlığı artarak uluslararası sınavlarda ülkemizin konumunu yükselteceği düşünülmektedir. Bu nihai amaçla yola çıkarak bu tarz soru hazırlamaya yönelik bir öğretmen eğitimi hazırlanmıştır. 10 hafta (6 hafta teorik+4 hafta uygulama) süren eğitimde, eğitim öncesi, süreci ve sonrasında gönüllü 13 fen bilimleri öğretmenlerinin görüşleri alınarak öğretmenlerin açık uçlu sorular ve eğitime yönelik düşüncelerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Böylelikle eğitimin niteliği, sonraki eğitimlerde eklenmesi veya çıkarılması gerekenlerle ilgili bir bilgi bulutu oluşmuştur. Elde edilen nitel veriler içerik ve betimsel olarak analiz edilip sunulmuştur. Araştırmanın bulgularına göre öğretmenler açık uçlu soruların faydalı olduğunu düşünmektedir ve eğitimle birlikte açık uçlu sorulara bakış açılarının önemli ölçüde olumlu bir şekilde değiştiğini belirtmişlerdir. Ayrıca rubrik kullanımının açık uçlu sorulara bakış açılarında önemli değişikler yarattığını eklemişlerdir. Öğretmenler eğitimi faydalı bulduklarına değinerek eğitimin sürekliliği ve yaygınlaştırılması konusunda düşüncelere sahiptirler. Eğitim öncesi ve sonrası hazırlanan açık uçlu sorulara bakıldığında sorularda değişiklikler görülmektedir. Öğretmenler gerçek manada yaşam temelli soru hazırlamayı öğrendiklerini belirterek eğitimin faydalı olduğunu desteklemektedirler. Ayrıca katılımcı öğretmenler öğrencilerini bu tarz sorularla karşılaştırma konusunda olumlu düşüncelere sahiptirler ve soru hazırlamaya devam etme eğilimindedirler. Çalışmada tüm haftalara yönelik detaylı analizler ve buna bağlı olarak öneriler sunulmuştur.

Açık uçlu sorularFen bilgisiFen bilgisi dersi+6
Mehmet Emir Ar
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
2019
00

Other supervisors