Theses supervised by Prof. Dr. Selim Bekçioğlu
14 theses · Aydın Adnan Menderes University, Dokuz Eylül University
Borsa İstanbul'da (BIST) hisse senedi fiyatlarının spektral analizi
Bu tez çalışmasında Borsa İstanbul'un (BIST) Spektral Analiz Tekniği ile analizi yapılmıştır. Birinci bölümde, tasarruf ve yatırım ilişkileri, menkul kıymetler, borsalar ve spektral analizle ilgili temel kavramlar açıklanmıştır. İkinci bölümde ise, zaman serileri ve spektral analiz teorik olarak anlatılmıştır. Spektral analiz tekniğinin, günlük hayatta yaşanan belli bir döngüye sahip olaylar için yeni ve farklı bir gösterim ve analiz tekniği sunmasından ötürü, oldukça karmaşık matematiksel eşitliklerin anlaşılabilirliğini sağlamak için konu ayrıntıları ile anlatılmıştır. Üçüncü bölümde, Borsa İstanbul'un verileri, spektral analiz tekniği ile analiz edilmiştir. Yaklaşık 30 yıllık bir geçmişe sahip İstanbul Borsası'nın geçen bu süre içinde farklı faktörlerin etkisinde olması nedeniyle, uygulamanın yapılması kolay olmamıştır. Zaman serileri dolayısıyla da spektral analiz tekniği, ekonomik döngüleri trend, konjonktür, mevsimsel olarak adlandırılan değişik zaman süresindeki periyodik bölümlere ayırmaktadır. Türkiye'de bu 30 yıl süre içerisinde ekonomik sistem değişime uğramış, Serbest Piyasa Ekonomisi daha belirginleşmiştir. Çalışmada, bu süreçlerin İstanbul Borsası'nın yapısı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Sonuç bölümünde ise, çalışmanın sonuçları değerlendirilmiştir. Spektral analiz tekniğinin Borsa İstanbul'a uygulanabilirliği sağlanmış ve periyodik bileşenler tespit edilmiş, özellikle rassal dalgalanma olarak görülen pek çok olayın alsında bir döngüsel olaydan oluştuğu tespit edilmiştir. Borsa İstanbul'un spektral analiz grafiği, gelişmiş ülke borsaları üzerine yapılan çalışmalar ile karşılaştırılmıştır. Ayrıca, spektral analiz yönteminin Türkiye'de gelişebilmesi için, nelerin yapılması gerektiği belirtilmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: BİST 100, Borsa İstanbul, Ulusal 100 Endeksi, Zaman Serileri, Spektral Analiz, Fourier Dönüşümü
Bir karar verme aracı olarak maliyet-hacim-kar analizleri: Aydın Kimya Sanayi ve Ticaret (AYKİM) A.Ş.'de bir uygulama
ÖZET Maliyet-hacim-kâr analizi, temel anlamıyla, değişik ürün seviyelerinde, firma satışları, maliyetleri ve faaliyet kârı arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Buna göre, hacimdeki değişmeler maliyette ve doğal olarak kârda da değişikliklere neden olur. İşletmenin işlevlerini yerine getirmek ve yönetimin işlevlerini, işletmenin sürekliliğini sağlayacak biçimde oluşturmak amacıyla kullanılan kaynakların parasal ifadesi olan maliyet, maliyet-hacim-kâr analizlerinin yapılabilmesi için bilinmesi gerekli birinci adımdır. Diğer adım, işlemenin üretim ve satış hacmidir. Analizin yapılabilmesi için üçüncü ve son adım, işletmenin kâr fonksiyonunun bilinmesidir. Bu analiz, amacı kâr etmek olan işletmeler için, büyük kolaylıklar sağlar. Yöneticiler, maliyet-hacim-kâr analizlerinin yardımıyla, işletmenin maliyetleri ile satış gelirlerinin hangi faaliyet seviyesinde eşitleneceğini ve kâra geçeceğini önceden bilebilirler. Maliyet-hacim-kâr analizi, bir takım sınırlamaları olması ve talepteki değişiklikleri gözönüne almaması gibi nedenlerle eleştirilse de, yöneticilerin yararlandığı önemli bir karar verme aracı olma görevini sürdürecektir.
Tek kanallı kuyruk modellerinde simülasyon uygulaması
Bekleyen birimlerden meydana gelen kuyruklar, gerek imalat sistemlerinde, gerekse hizmet sektöründe büyük zaman ve para kayıplarına neden olmaktadır. Kuyruklar ve hizmet verenlerden oluşan kuyruk sistemlerinin analizi, kuyruk teorisi yardımıyla yapılmaktadır. Bunun yanında, sınırsız kuyruklarda ve karmaşık sistemlerde simülasyon tekniğinin kullanımı zorunlu hale gelmektedir. Bu çalışmada, kuyruk modellerinin genel yapısı, bunları etkileyen olasılık dağılımları ve simülasyon tekniğinin kullanımı tartışılmıştır. Ancak, araştırmanın ana konusu, bir tek kanallı kuyruk modeli üzerinde simülasyon tekniğinin uygulanabilirliğinin sınanmasıdır. Simülasyon sonucunda elde edilen bulgular yorumlanarak, yönetimin karar verme sürecinde, kuyruk sisteminin işleyişi hakkında temel verilere ulaşılmıştır. Araştırmada, öncelikle ilgili literatürden yararlanılarak teorik kısım oluşturulmuştur. Daha sonra, bir otomatik para çekme makinesinde yapılan gözlemler ve bunun sonucunda gerçekleştirilen simülasyon yöntemi yardımıyla çalışma sonuçlandırılmışta-. Gerçekleştirilen gözlem ve simülasyon sonucunda, kuyruk sistemine gelen müşteri sayısındaki artışın, bekleme zamanım ve sistemde harcanan toplam zamanı attırdığı saptanmıştır. Bunun sonucu olarak, işletme ve müşteri açısından maliyet kayıpları ortaya çıkmaktadır. Söz konusu kayıpları önlemek için, hizmet veren makine sayısı artırılabilir, ya da verilen hizmetle ilgili olarak müşteriler önceden bilgilendirilerek hizmet süresi kısaltılabilir.
İl özel idarelerinde yatırım proje kararlarının alınması: Aydın İli Özel İdaresi uygulaması
Bir kuruluşun aldığı en önemli kararlardan biri yatırım kararıdır. Çünkü, alınan yanlışyatırım kararları bir kuruluşu çok zor durumda bırakabilir. Bununla birlikte, kuruluşların almışoldukları yanlış yatırım kararları kıt kaynakların israfına ve dolayısıyla milli servetinazalmasına neden olur.Özellikle 5302 sayılı yeni l Özel daresi Kanunu ile oldukça önemli bir kuruluş halinegelen il özel idareleri bir kamu kuruluşu olduğu için herhangi bir yatırım kararı almadan öncesosyal fayda-maliyet analizini içeren bir fizibilite etüdü hazırlamalıdır.Yapılan odak çalışması sonucunda, uygulamaya konu olan Aydın l Özel daresi'nin biryatırım kararı almadan önce bilimsel proje değerleme yöntemlerini içeren bir fizibilite etüdühazırlamadığı onun yerine nitel bazı değerlendirmelerle ortaya çıkmıştır.Çalışmanın uygulama bölümünde Aydın l Özel daresi'nin ?Aydın Kültür Merkezi ?yatırımı ele alınmış ve bu yatırımla ilgili olarak, hem Aydın l Özel daresi'ne hem de diğer ilözel idarelerine model oluşturabilecek sosyal fayda-maliyet analizini de içeren bir fizibiliteetüdü hazırlanmıştır.Sonuç olarak, bu çalışma ile sosyal fayda-maliyet analizini içeren fizibilite etüdüvasıtasıyla il özel idarelerinde bilimsel dayanakları olan yatırım kararları alma metodolojisiortaya konulmuştur.
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (İMKB) işlem gören gıda sektörü şirketlerinin finansal performansının ölçülmesi ve özsermaye kârlılığını etkileyen faktörlerin belirlenmesi
Yatırımcıların, menkul kıymet borsalarında yatırım yapmadan önce ciddiçalışmalar ve araştırmalar yapmaları gerekmektedir. Aksi takdirde, çok büyükzararlarla karşı karşıya kalabilirler.Yatırımcılar millû ekonominin analizini yaptıktan sonra, sektör analizleriyapmak suretiyle, potansiyeli yüksek olanları belirleyebilirler. Bir kez sektörlerseçildikten sonra, bunlar içinde faaliyet gösteren ve finansal açıdan en yüksekperformansı sağlayan firmaların belirlenmesi gerekmektedir. Çünkü, sektördekitüm firmaların performansları aynı değildir.Firmaların finansal performanslarının ölçülmesinde kullanılan en önemlitekniklerden birisi oran (rasyo) analizleridir. Oran analizleri yoluyla, firmalarınlikidite durumu, finansal yapısı, faaliyet ve kârlılıklarına ilişkin performanslarıkolaylıkla belirlenebilir. Tüm bunlar gözönüne alınarak, firmaların genelperformansı ortaya konabilir. Böylece yatırım kararlarının daha rasyonel birbiçimde alınması kolaylaşabilir.Çalışmanın birinci bölümünde, gıda sektörüne ilişkin kapsamlı bir analizyapılmıştır. kinci bölümde oran analizlerinin nasıl yapılacağı ayrıntılı bir biçimdeortaya konmuştur.Çalışmanın uygulama ve son bölümünde, gıda sektöründe faaliyet gösterenve stanbul Menkul Kıymetler Borsası' nda işlem gören bazı seçilmiş firmalarınfinansal performansları, oran analizleri yoluyla ölçülmeye çalışılmış ve finansalperformansı en yüksek ve en düşük olan firmalar tespit edilmiş ve bir performanssıralaması yapılmıştır.Sonuç olarak, sektörde finansal performansı en yüksek olan firmalar ortayakonmuş ve bu sektöre yatırım yapan yatırımcıların rasyonel karar almalarınayardımcı olacak bulgular sunulmuştur.
Kalite iyileştirme sürecinde bulanık mantık yaklaşımı ile hata türü ve etkileri analizi ve uygulama örneği
İşletmelerin kendilerini farklılaştırarak rekabet ortamında ayakta kalabilmeleri; kalitenin yaratılması, korunması, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gibi konulara eğilmeleri ile mümkün olmaktadır. Bu durum, kalitenin ölçümünü ve analizini gerektirmektedir. Bu amaçla, birçok kalite iyileştirme yöntemi geliştirilmiştir. Bu yöntemlerin başında, Hata Türü ve Etkileri Analizi (HTEA) gelmektedir. HTEA, bir ürün, parça, süreç veya sistem içinde bulunan veya bulunması muhtemel hata türlerini, bunların nedenlerini, etkilerini ve ortaya çıkma sıklıklarını belirleyen ve bu belirlemelere göre hata türlerini risklerine göre sıralayan bir yöntemdir. HTEA'nın endüstrideki uygulamalarının artmasıyla yöntemin birtakım eksiklikleri ortaya çıkmıştır. Hata türleri arasında tam bir ayrım yapamaması, değerlendirme esnasında kullanılan nitel veriler ile incelenen ürüne ve sürece ilişkin geçmiş veriler olmadığında başvurulan uzman yargısındaki belirsizliği modelleyememesi, bu eksiklikler arasında sayılabilmektedir. Literatürde bu eksiklikleri gidermek için HTEA, bulanık mantık ve bulanık küme teorisi ile birleştirilmiş ve bulanık HTEA olarak düzenlenmiştir.Bu çalışmada bulanık HTEA, kalite iyileştirme yöntemlerinden biri olan Kalite Fonksiyon Göçerimi (KFG) ile birlikte kullanılmıştır. Denizli'de faaliyet gösteren bir kablo işletmesinde bulanık KFG ile bir ürün geliştirilmiş ve bu ürünün imalâtı esnasında çıkabilecek hata türleri, bulanık HTEA yöntemi ile belirlenmiş ve risklerine göre sıralanmıştır. Karar vericiler, tüm değerlendirme süreçlerinde, sözel değişkenleri kullanmıştır. Böylece, bulanık mantık yoluyla ürün geliştirme esnasında karşılaşılan kesin bilginin eksikliği ve her bir hata türüne ilişkin risk faktörlerine ait kesin değerlerin atanamaması sorunları giderilmiştir.
Perakendecilikte özel marka kullanımı ve uygulamaları
?Perakendecilikte Özel Marka Kullanımı ve Uygulamaları? isimli bu çalışmanın amacı, perakendecilikte özel markaların gelişimini ve özel marka satın alan tüketicilerin bu tercihlerini neden bu yönde yaptıklarını tespit edip, oluşan talebin özelliklerini incelemektir. Araştırma kapsamında özel markaların genellikle kimler satınalmaktadır, satınalan tüketicilerin demografik özellikleri nelerdir, genellikle hangi tür ürünleri satınalmaktadırlar, ulusal markalarla özel markaları tüketici gözüyle karşılaştırma ve satınalma kararlarındaki önemli kriterler nelerdir gibi sorulara cevap aranmaya çalışılmıştır.Çalışmanın teorik kısmı yerli ve yabancı kaynaklardan hazırlanmıştır. Konuya ilişkin olarak, kütüphanelerden ve veri tabanlarından literatür taraması yapılarak gerekli kitap ve makaleler temin edilmiştir. Uygulama kısmında ise, özel markalara yönelik bir saha çalışması yapılmıştır. Tüketicilere uygulanan anket çalışmasıyla, tüketicilerin özel markalara bakış açısı değerlendirilmeye çalışılmıştır.Çalışma, giriş ve sonuç bölümleri hariç olmak üzere, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, perakendecilik kavramı hakkında bilgi verilmiş, perakendeciliğin tarihsel gelişimi geçmişten günümüze incelenmiş ve perakendeci kuruluşların sınıflandırılması yapılmıştır. İkinci bölümde, perakende sektöründe özel marka kavramı ayrıntılı olarak incelenmiştir. Özel markaların dünya ve Türkiye'deki gelişimi açıklandıktan sonra tüketicilerin özel markalara yönelik tutumları hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın üçüncü ve son bölümünde ise, konunun hedeflenen amaca ulaşabilmesi için yeterli sayıda tüketici ile yüz yüze anket çalışması yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS paket istatistik programı ile çeşitli test ve analizlere tabi tutulduktan sonra elde edilen bulgular tablolar ve grafikler yardımıyla yorumlanmıştır.
Riskli bir yatırım projesi olarak gemi yatırımlarının finansal değerlemesi: Simülasyon yaklaşımı
Gemi yatırım kararlarının en önemli boyutlarından bir tanesi gelecekteki piyasalar ile ilgili belirsizliklerdir. Bu nedenle, yatırım kararlarında dikkatli bir analiz ve optimum sonucu bulmak daha da büyük bir önem kazanmakta ve yöneticilerin vermek zorunda oldukları en zor kararlar arasında bulunmaktadır. Bu kararlar verilirken özellikle yatırım yapan kişi veya firma yatırımın finansal analizini yapması gerekmektedir. Finansal analiz içinde yatırım projelerinin değerlendirilmesinde kullanılan yöntemler bulunmaktadır.Dünya'da gemi yatırımları son yıllarda özellikle, deniz ticaret filosunun yüksek yaşından dolayı önem kazanmıştır. Gemi yatırımlarında, tedarik kaynağının seçimi işletmenin amacına, kazanç beklentilerine ve firmanın risk üstlenme derecesine göre değişmektedir. Gemi yatırımlarında, ilk yatırım maliyetlerinin yüksekliği, faaliyette bulunan pazarın değişken olması, sektörün çeşitli riskler ve belirsizliklerle dolu olması finansal plânlama ve yatırımda risk analizi konularının önemini artırmaktadır.Bu çalışmanın temel amacı, gemi yatırımlarında finansal risk kavramı, risk analizleri yapmanın faydalı yönlerini belirlemek ve gemi yatırımlarında finansal risk analizi uygulamasının yapılabilirliğini ortaya koymaktır.Bu amaca yönelik olarak, risk analizi yöntemlerinden Simülasyon Tekniğinin, Monte Carlo Simülasyon yöntemi kullanılmıştır. Analizde yazılım programı olarak Arena Versiyon 13. ve MS Excell'den yararlanılmıştır.ANAHTAR SÖZCÜKLERYatırım, Proje Değerleme, Gemi, Gemi Finansmanı, Gemi Yatırımları.
Stratejik maliyet yönetimi kapsamında sürece dayalı faaliyet tabanlı maliyetleme yönteminin analizi ve bir otel işletmesinde uygulama
?Stratejik Maliyet Yönetimi Kapsamında Sürece Dayalı Faaliyet Tabanlı Maliyetleme Yönteminin Analizi ve Bir Otel İşletmesinde Uygulama? isimli bu çalışma, Marmaris'de turizm sezonunda faaliyet gösteren dört yıldızlı bir otel işletmesinde uygulanmıştır. Bu çalışmanın amacı, adı saklı tutulan bu otel işletmesinin faaliyette bulunduğu Mayıs-Ekim ayları arasında katlandığı maliyetlerin sürece dayalı faaliyet tabanlı maliyetleme yöntemiyle hesaplanmasının, geleneksel faaliyet tabanlı maliyetleme yöntemine göre, doğuracağı farklılıkları analiz ederek belirlemektir. Bu doğrultuda ilk önce, sürece dayalı faaliyet tabanlı maliyetleme yöntemi, güncel literatür kapsamında analiz edilmiştir. Çalışmada temel hipotez, ?sürece dayalı faaliyet tabanlı maliyetlemenin, geleneksel faaliyet tabanlı maliyetleme yöntemine göre, daha doğru maliyet bilgisi sağladığı? şeklinde belirlenmiştir. Bu hipotez, seçilen otel işletmesinde uygulanmıştır.Çalışmada yöntem olarak, örnek olay yöntemi benimsenmiştir. Bu yöntemin seçilmesinin nedeni, araştırmanın yapıldığı otel işletmesinde konuyu uygulayabilme; çıkan olayları anında gözlemleyebilme ve sonuçları değerlendirebilme olanağı vermesidir.Çalışmanın materyalini birincil ve ikincil veriler oluşturmaktadır. Birincil veriler, uygulamanın gerçekleştirildiği otelde çalışan yönetici ve işgörenleri ile doğrudan yapılan görüşmelerdir. İkincil veriler ise, konuyla ilgili olarak, literatürde yer alan yerli ve yabancı kaynaklardan sağlanan bilgilerdir.
Kümelenme ve Aydın ilindeki kümelenme potansiyeli olan alanlar
Kümelenme, birbirleriyle rekabet eden, birbirini tamamlayan ve birbirine bağlı olan işletme ve kuruluşların bölgesel yoğunlaşmalarıdır. Kümelenme olgusu hem dünyada, hem de Türkiye'de hızlı bir biçimde gelişmektedir. Bunun nedeni, kümelenmenin bölgesel ve ulusal rekabet gücüne oldukça büyük faydalar sağlamasıdır. Bu çalışmanın amacı, Aydın ilindeki kümelenme potansiyeli olan alanların ve bunların rekabet üstünlüklerinin ortaya konulmasıdır. Bu amaçla, "üç yıldız" analizi vasıtasıyla Aydın ilinde kümelenme potansiyeli taşıyan sektörler belirlenmiş ve ardından bu sektörlerde oluşturulacak bir kümelenmenin rekabet avantajı yaratıp yaratmayacağı Porter'ın Elmas Modeli ile ortaya konulmaya çalışılmıştır. Elde edilen bulgular, Aydın ilinde kümelenme potansiyeli olan alanların varlığını ve bunların hem bölgesel, hem de ulusal rekabet avantajı sağlayabileceğini göstermektedir.
Adli muhasebede farkındalık; Türkiye'deki bağımsız denetim şirketleri üzerine bir araştırma
Ekonomide, teknolojide ve dünya düzeninde yaşanan hızlı değişim ve gelişimin etkisi ile küreselleşmenin yarattığı hızlı değişimlerin birleşmesi, işletme faaliyetlerini çeşitlendirmiş ve karmaşık hale getirmiştir. Yaşanan değişimler pek çok yeni meslek ve uzmanlık alanını da ortaya çıkarmıştır. Tüm bu gelişmelerin paralelinde Türkiye'de de değişimler yaşanmış, bu değişimler muhasebe mesleğine de yansımıştır. Muhasebe meslek elemanları da denetçi, iç denetçi, bağımsız denetçi, gibi uzmanlık alanlarına göre sınıflandırmaya tabi tutulmuştur.Dünyada özellikle Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri'nde uygulaması bulunan yeni uzmanlık alanlarından biri olan ?adli muhasebecilik mesleği; adli sorunlarda, muhasebeden, denetimden ve araştırma yeteneklerinden faydalanmayı ifade eder. Mahkeme ve diğer bazı hukuki amaçlar için yapılan bu uzman muhasebeci çalışmalarında amaç, avukatlar ve muhasebeciler arasındaki bilgi alışverişinde köprü kurmaktır.Adli muhasebeci, hem davalara destek verme, hem de işletmelerde yapılan hilelerin belirlenmesi açısından ilgili kişi ve kuruluşlara önemli hizmetler sunmaktadır. Ülkemizde yargı sistemine destek veren bilirkişilik müessesesi, ciddi sorunlar yaşamaktadır. Türkiye'de halen adli muhasebe kavramının herhangi bir kanuni düzenlemesi bulunmamaktadır. Fakat adli muhasebenin uygulanabilmesi için ciddi bir engel de bulunmamaktadır. Adli muhasebe uzmanlığının getirilmesi, bilirkişilik sistemindeki aksaklıkların giderilmesi açısından da önemli katkı sağlayacaktır.Adli Muhasebede Farkındalık; Türkiye'deki Bağımsız Denetim Şirketleri Üzerine Bir Araştırma başlıklı bu çalışmanın Genel Olarak Hile ve Hile İle İlgili Kavramlar başlıklı birinci bölümünde, muhasebede yapılan hata ve hileler kavramsal boyutlarıyla incelenmiş, hata ve hilelerin ekonomik boyutlarına değinilerek hata ve hilelerin ortaya çıkartılmasında kullanılan tekniklere değinilmiştir. Adli Muhasebe ve Asli Muhasebecilik Mesleği başlıklı ikinci bölümde, adli muhasebe kavramı ve adli muhasebecilik mesleği kavramsal boyutlarıyla incelenmiştir. Sonrasında, adli muhasebenin muhasebede yapılan hata ve hileleri önlemedeki önemine değinilmiştir. Bunun yanısıra, adli muhasebe kavramının meslekî boyutlarından bahsedilmiştir. Çalışmamızın üçüncü bölümünü oluşturan Türkiye'de Bağımsız Denetim ve Bağımsız Denetim Şirketleri Üzerine Bir Araştırma başlıklı kısmında öncelikle bağımsız denetim kavramından bahsedilerek Türkiye'de bağımsız denetimin güncel durumu ele alınmıştır. Çalışmamızda Türkiye'de faaliyet göstermekte olan 93 bağımsız denetim şirketlerinin ortaklarına anket çalışması uygulanmış ve bu denetçi ortakların adli muhasebe mesleği ve denetimin gerekliliği ile ilgili görüşleri alınmıştır.Çalışmamızın sonuç kısmında anket çalışması sonucunda elde edilen bulgularla birlikte sonuç ve önerilere yer verilmiştir.
Finansal kararlarda vergi etkisi: Türkiye uygulaması
?Finansal Kararlarda Vergi Etkisi: Türkiye Uygulaması? başlıklı bu tez konusu, uygulama açısından çok zengin bir konudur. Bu sebeple, çalışmada vergi teşvik yasasındaki gibi bölgelere ayrılan Türkiye genelinde faaliyet gösteren şirketlerin, finansal karar alırken vergi yükünü göz önünde bulundurup bulundurmadıkları araştırılmıştır. ?Finansal Kararlarda Vergi Etkisi: Türkiye Uygulaması? isimli bu çalışmanın amacı, finansal kararlar alınırken verginin etkisini ölçmek ve Türkiye genelinde uygulama ile öngörmektir. Araştırma kapsamında finansal karar, bu finansal karar çeşitleri, vergi, finansal kararları etkileyen vergi türleri, verginin finansal kararlara etkisi incelenmiştir. Çalışmanın teorik kısmı yerli ve yabancı kaynaklardan yararlanılmıştır. Bu amaçla, kütüphanelerden ve veri tabanlarından literatür taraması yapılmış ilgili kitap ve makaleler sağlanmıştır. Uygulama kısmında ise, Borsa İstanbul?un resmi sitesinden konuya ilişkin şirketlerin malî verilerine ulaşılarak analize uygun hale getirildikten sonra analiz yapılmıştır. Analiz edilen bu şirketler vergi teşvik yasasındaki bölgelere göre, Borsa İstanbul?un şehir endeksi mevzuatı göz önünde bulundurularak sınıflandırılıp yatırımın getirisi üzerindeki vergi etkisi Türkiye genelinde değerlendirilmeye çalışılmıştır. Çalışma, giriş ve sonuç bölümleri hariç olmak üzere, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, finansal kararlar hakkında bilgi verilmiş, finansal karar türleri incelenmiş ve yatırım proje değerlendirme yöntemleri anlatılmıştır. İkinci bölümde, vergi kavramı ve finansal kararları etkileyen vergi türleri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü ve son bölümünde ise, 2000 yılından bu yana Borsa İstanbul'a kayıtlı şirketler arasından sermayesi negatif olanlar ve finansal kuruluşlar çıkartılarak mali verileri resmî siteden elde edilip analiz edilmiş ve bulguları anlatılmıştır. Elde edilen bulgulara göre Türk Vergi Teşvik yasasındaki bölgelere ayrılan Türkiye genelindeki I.Bölgede yeralan şirketlerin vergi yükünün diğer iki bölgeye göre daha fazla ortaya çıkmıştır. Bu anlamda, finansal kararlar alınırken verginin etkisi vardır. Ancak, diğer faktörler de göz önünde bulundurulmalıdır.
Türkiye'de deniz ulaşım sektöründeki firmaların gemi yatırım stratejileri ve finansmanı; bir uygulama
Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye'nin, sahip olduğu bu coğrafi avantaj ile dünya deniz taşımacılığında söz sahibi bir konumda olması gerekir. Oysa; deniz ticaret filosu ağırlıklı olarak küçük tonajlı ve yaşlı gemilerden oluşan Türkiye, kendisinden beklenen konumun çok gerisindedir. Bu çalışmada, Türkiye'de deniz ulaşım sektöründeki firmaların gemi yatırım stratejileri hakkında mevcut durum ve gemi alımlarının finansmanında kaynak tahsisi aşamasında ne tür sorunların yaşandığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışma, nitel araştırma teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Amaçlı örneklem belirleme yöntemi kullanılarak deniz ulaşım firmaları belirlenmiştir. Nitel araştırma veri toplama tekniklerinden "Görüşme" yöntemi ile veriler toplanmıştır. Bu veriler, NVivo 10 programı ile analiz edilmiştir. Çalışmada; kredi veren kuruluşlar olarak bankaların da konu hakkındaki uygulamalarını içeren bir bölüm bulunmaktadır. Yapılan çalışma neticesinde, Türkiye'de gemi alımlarının finansmanı için denizcilik sektörüne yeterli kaynak aktarımının sağlanamadığı, kredi kurumlarının konu hakkında yeterli uzmanlığa sahip olmadığı ve kamusal desteğin istenilen seviyede olmadığı gibi sonuçlara ulaşılmıştır.
Küçük işletmelerde finansman sorunları ve çözüm önerileri
Günümüzde küçük ölçekli işletmelerin ülke ekonomisinde bulundukları yer ve oynadıkları rol farkedilmiş ve bunların ekonomik istikrar ve gelişmenin sağlanmasında vazgeçilmez bir araç ve itici güç oldukları anlaşılmıştır. Ancak, söz konusu işletmelerin ekonomik kalkınmada işlevlerini tam olarak yerine getirebilmeleri her zaman mümkün olamamaktadır. Bu da gerek işletmelerin kendilerinden kaynaklanan, gerekse kontrolleri dışında karşılaştıkları bir takım sorunlarının bulunmasına bağlanabilir. Ekonomide önemli bir işlevi olan küçük işletmelerin sorunları pek çoktur. Ancak bunlar ya doğrudan, ya da dolaylı yoldan finansman sorununda birleşmekte ve bu sorunun diğerlerine göre önemini artırmaktadır. İşte bu nedenle bu çalışmada küçük işletmelerin finansman sorunları incelenmeye çalışılmıştır.