Theses supervised by Prof. Dr. Semih Tangolar

14 theses · Çukurova University

Master'sOpen AccessTR

Ceyhan ilçesi bağ alanlarının uzaktan algılama sistemi kullanılarak saptanması ve üzüm çeşitlerinin fenolojik ve pomolojik özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada Ceyhan (ADANA) İlçesindeki bağcılığın yoğun olduğu Sarımazı, Dutlupınar, Selimiye, Hamidiye Köylerinde köy sınırları bazında, Dokuztekne Köyündeki mevcut bağ alanlarının ve üzüm çeşitlerinin ise parsel bazında tespiti yapılmıştır. Pilot alanda yapılan bu çalışma genelleştirildiğinde, Land 5 uydu görüntüsü kullanılarak Türkiye'de ne kadar alanda bağcılık yapıldığının en hızlı, en ucuz ve en doğru bir şekilde belirlenebileceği, böylece, bağcılıkta alan ve üretim değerlendirmesinin daha hızlı ve daha doğru olarak yapılabileceği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmada ayrıca yukarıda adı geçen köylerde yetiştirilen çeşitlerin fenolojik gözlemleri, üzüm verimi ve bazı kalite analizleri de yapılarak yetiştiriciliği yapılan üzüm çeşitleri ilgili temel veriler elde edilmiştir. 2008-2009 yıllarına ait Adana İli Ceyhan İlçesi'ne bağlı 5 köyde ki bağ alanları ve diğer ürün çeşitlerinden GPS ile koordinatlar alınmış vektör haline getirilen paftalar ve köy sınırları uydu resmi ile çakıştırılmış Kontrollü-Eğitimli Sınıflandırma yöntemi ile analiz işlemleri gerçekleştirilmiştir.Bölgede bağ alanlarında fenolojik ve pomolojik gözlemlerinin yapılması amacı ile 2009 yılında değişen zamanlarda gözlemler yapılmıştır. Fenolojik gözlem, verim ve kalite incelemesi için Dokuztekne ve Dutlupınar köylerinde 2, Selimiye Köyünde 3, Sarımazı Köyünde 1 bağ olmak üzere toplam 8 farklı bağ alanında yetiştirilen üzüm çeşitlerinde Gözlerin Kabarma, Uyanma ve sürme zamanları ile tam çiçeklenme, ben düşme ve olgunluk tarihleri, üzüm verimi, salkım ve tane ağırlığı, şıranın Suda Çözünebilir Kuru Madde Düzeyi (%) ve Asitliği (%) tespit edilmiştir.Sonuçta, genel sınıflandırmada Selimiye Köyünde 88 da, Dutlupınar Köyünde 764 da, Sarımazı Köyünde 835 da, Hamidiye Köyünde 124 da, Dokuztekne Köyünde ise parsel bazlı sınıflandırmada 1.834 da bağ alanı varlığı saptanmıştır. Ayrıca, yetiştirilen çeşitlere ilişkin olarak elde edilen verilerden Ceyhan İlçesinin erkencilik, verim ve kalite bakımından bağcılığa uygun olduğunu da göstermektedir.

Ejder Yücel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Trakya ilkeren ve flama seedless üzüm çeşitlerinde Co60 ve kolhisin kullanılarak mutasyon ve poliploidi oluşturma olanakları

Çalışmada, Trakya İlkeren ve Flame Seedless çeşitlerinde, in vitro ve in vivo denemeleriyle poliploidinin oluşturulmasına neden olan en uygun kolhisin dozu, uygulama süresi ve şekli ile Co60'ın % 50 ve daha az düzeyde fiziksel zarar ile kontrolden olumlu yönde farklılıkların oluşumuna neden olan en etkili dozu araştırılmıştır. Çalışmada Co60gama ışınımının 15, 25, 35 ve 45 Gy dozları denenmiştir. In vivo kolhisin uygulamasında sürgün uçları % 0.5, % 0.75 ve % 1'lik kolhisin çözeltisine batırılmış pamuklara sarılarak 1, 3 ve 5 gün; in vitro denemelerinde ise mikro çelikler % 0.3, % 0.6 ve % 0.9 dozlarındaki kolhisin çözeltilerinde 1, 3 ve 5 saat süreyle tutulmuştur.In vivo ve in vitro uygulamalarında 45 Gy Co60 dozunun öldürücü etki gösterdiği belirlenmiştir. Gama ışınım dozlarının artışına bağlı olarak gözlerin kabarma, uyanma ve sürme süresinde kontrole göre gecikme meydana gelmiştir. Çeliklerde canlılık oranı bakımından ED50 değeri Trakya İlkeren çeşidi için 23.6 -24.5 Gy; Flame Seedless çeşidi için ise 21.7-24.9 Gy arasında değişmiştir. Artan gama ışınım dozları her iki çeşitte yaprak ve kök sayısının azalması ile sürgün ve kök uzunluğu kısalmasına neden olmuştur. 35 Gy Co60 ışınım dozu yapraklarda küçülme ve dişliliğin kaybolması şeklinde anormalliklere sebep olmuştur. Denenen gama ışınım dozları stoma yoğunluğu, genişliği ve uzunluğu ile kromozom sayısı bakımdan farklılığa neden olmamıştır.In vivo kolhisin denemesinde Trakya İlkeren çeşidi için % 1; Flame Seedless çeşidinde ise % 0.75 ve % 1 dozlarının sürgün uçlarının tamamının kurumasına neden olduğu saptanmıştır. Her iki çeşitte canlı sürgün ucu oranı açısından kontrole en yakın sonuçlar % 0.5 lik kolhisin dozunun 1 ya da 3 günlük sürelerle uygulanmasından elde edilmiş; Trakya İlkeren çeşidinde % 0.75'lik dozun 3 ve 5 gün süreyle uygulanmasında ise canlılık oranının % 50'nin altına düştüğü gözlenmiştir. Kolhisin uygulama doz ve sürelerinin artışına bağlı olarak her iki çeşitte yaprak alanı ve sürgün uzunluğu değerlerinde ve stoma sayısında azalma; stoma genişliği ve uzunluğunda artış saptanmıştır. Trakya İlkeren çeşidinde % 0.9 dozundaki kolhisinde 3 ve 5 saat; Flame Seedless çeşidinde ise 5 saat süreyle tutulan mikro çeliklerin tamamının kuruduğu saptanmıştır.

Hatice Bilir Ekbiç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova koşullarında yetiştirilen Yalova incisi ve early cardinal üzüm çeşitlerinde farklı örtü tiplerinin erkencilik, verim ve kalite üzerine etkileri

Bu tez çalışmasında farklı örtü tipleri ve açıkta yetiştiriciliğin, Yalova İncisi ve Early Cardinal üzüm çeşitlerinde erkencilik, verim ve kalite üzerine etkileri incelenmiştir. Çalışmada plastik, delikli plastik ve kuş tülü örtü tipleri altında yetişen asmalarla açıkta yetişen asmalar karşılaştırılmıştır. En erken olgunlaşma plastik ve delikli plastik örtüde yetiştirilen asmalardan elde edilmiştir. Her iki çeşitte de açıkta yetiştiricilik ile örtüler karşılaştırldığında, plastik örtüde 16 gün, delikli plastik örtüde 14 gün ve kuş tülünde 2 gün erkencilik sağlanmıştır. Early Cardinal üzüm çeşidinde toplam verim açıkta yetiştiricilikte en yüksek miktarda bulunurken, Yalova İncisi üzüm çeşidinde toplam verim bakımından uygulamalar arasında fark görülmemiştir. En düşük salkım büyüklüğü değerleri Early Cardinal üzüm çeşidinde delikli plastik örtüde görülürken, Yalova İncisi üzüm çeşidinde en düşük değeri açıkta yetiştiricilik vermiştir. Early Cardinal üzüm çeşidinde tane ağırlığı bakımından, plastik örtü, kuş tülü ve açıkta yetiştiricilik benzerlik göstermiş, Yalova İncisi üzüm çeşidinde uygulamalar arasında önemli bir fark görülmemiştir. Sonuçta plastik ve delikli plastik örtünün % 25 oranında sabit havalandırma açıklığı ile kullanılabileceği belirlenmiştir.

Duygu Altunöz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Flame Seedless ve Alphonse Lavallee üzüm çeşitlerinde bilezik alma ve salkım seyreltmesi uygulamalarının bazı salkım ve tane özellikleri üzerine etkileri

Bu çalışma Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Araştırma ve Uygulama bağında Alphonse Lavallee ve Flame Seedless üzüm çeşitlerinde 2012 yılı Nisan ayından itibaren tane tutumunun üç farklı döneminde, bilezik alma ve salkım seyreltme ile kombinasyonlarının salkım ve tane özellikleri üzerine etkilerini araştırmak amacıyla yürütülmüştür.Alphonse Lavallee çeşidinde tane tutum döneminde ve 4 hafta sonrasında tek başına yapılan bilezik alma uygulamaları omca verimi, tane ağırlığı, tane hacmi, tane uzunluğu ve genişliğinde kontrol örneklerine göre artış sağlamıştır. Salkımlarda renk homojenliği açısından uygulamalar arasındaki fark istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. Tane tutumunun üç döneminde yapılan salkım seyreltmesinde SÇKM değerleri kontrole göre % 10'dan daha fazla artış göstermiştir. Tane tutumu sonrasında birlikte yapılan bilezik alma ve salkım seyreltme uygulamalarının tane uzunluğu ve genişliğinde kontrol örneklerine oranla % 10'nun üzerinde artış sağladığı tespit edilmiştir. Flame Seedless çeşidinde ise tane tutumu döneminde tek başına yapılan bilezik alma uygulamaları sonucunda omca verimi, salkım ağırlığı, tane homojenliği, tane ağırlığı, tane hacmi, tane uzunluğu ve tane genişliğinde kontrol örneklerine göre artış sağlandığı belirlenmiştir. SÇKM miktarı bakımından tane tutumundan 4 hafta sonra yapılan salkım seyreltmesinde en yüksek değer görülse de diğer uygulamalarda kontrolden daha düşük değer saptanmıştır. Tane tutum döneminde yapılan bilezik alma ve salkım seyreltmesi uygulamasının pH ve asitlik değeri kontrol örneklerinden düşük bulunurken, diğer uygulamalarda daha yüksek değerler görülmüştür. Salkım ağırlığı ve tane özellikleri bakımından Tane tutumundan 2 ve 4 hafta sonra bilezik alma ile birlikte salkım seyreltme uygulaması yapılan omcalarda Kontrol omcalarına göre artış saptanmıştır.

Asma
Eren Şahan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı sofralık üzüm çeşitlerinde kısıntılı sulama ve farklı göz yükü uygulamalarının tanenin şeker, organik asit, fenolik bileşik ve antioksidan aktivite özellikleri üzerine etkileri

Çalışmada, farklı fenolojik dönemlerde iki farklı kısıntılı su düzeyi (RDI-I ve RDI-II) uygulanan asmalar, sulanmayan asmalarla kıyaslanmıştır. Bunun yanı sıra her su düzeyi için birisi normal (K), diğeri normal göz yükünün iki katı (2K) olacak şekilde iki farklı göz yükü konusu incelenmiştir. Sonuçta, toplam renksiz fenol bileşikleri miktarının, Razakı çeşidinin sulanmayan asmaları ile 2K göz yükü uygulanan asmalarında en yüksek (sırasıyla 372.90 mg/kg ve 311.76 mg/kg) düzeyde olduğu saptanmıştır. Toplam antosiyanin miktarının Alphonse Lavallee çeşidinde sulanmayan uygulamada en yüksek değere (272.33 mg/kg) sahip olduğu görülmüştür. En yüksek antioksidan aktivitenin Italia çeşidinin sulama uygulamalarından RDI-II'de (314.31 mM Trolox/kg), göz yükü uygulamalarında ise aynı çeşidin 2K uygulamasında (312.32 mM Trolox/kg) olduğu görülmüştür. Tüm çeşitler bazında toplam organik asit miktarında en yüksek içeriğin sulama uygulamalarında Hamburg Misketi çeşidinin RDI-I uygulamasında (7.87 g/kg), göz yükü uygulamalarında Italia çeşidinin normal göz yükü (K) uygulamasında (7.75 g/kg) olduğu belirlenmiştir. Toplam şeker analiz sonuçları bu bakımdan en yüksek değerin (215.93 g/kg), Italia çeşidinin RDI-II uygulamasından ve aynı çeşidin normal göz yükü uygulamasından (208.33 g/kg) elde edildiğini göstermektedir. Elde edilen bu değerlerin genel olarak kaynaklarda verilen değerlerle uyum içinde olduğu görülmüştür. Deneme koşullarında tane tutumu-olgunluk dönemi arasında kısıntılı sulama uygulaması ile çalışmada incelenen özelliklerde belirgin düşüşlere neden olmadan iki kat göz yükü uygulanabileceği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Üzüm, sulama, fenolik bileşikler, antioksidan aktivite, şekerler

AntioksidanlarFenolik bileşiklerSulama yöntemleri+1
Güzin Tarım
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Organik yetiştirilen sofralık üzüm çeşitlerinde farklı terbiye şekilleri ile göz yükünün verim ve kalite özellikleri ile taç mikroklimasına etkisi

Bu çalışmada organik olarak yetiştirilen Early Cardinal ile Trakya İlkeren üzüm çeşitlerinde T ve Y terbiye şekilleri ile üç farklı göz yükü seviyesi uygulamalarının omcalarda taç mikrokliması ile verim ve kalite özellikleri, vejetatif büyüme, flavonoller ve antosiyaninler üzerine etkisi 3 yıl süreyle araştırılmıştır. Bütün göz yükü seviyelerinde İlk 500 g budama odunu ağırlığı için 20 adet göz bırakılmış sonraki ilave her 500 g için Kontrol göz yükü uygulamasında 10 adet, 1. Göz yükünde 5 adet ve 2. Göz yükünde ise 15 adet göz bırakılmıştır. Omcalarda kaydedilen taç içi sıcaklık ve oransal nem değerleri terbiye şekli veya gözyükü uygulamalarına göre çok farklı bulunmamıştır. Taç dışı sıcaklık değerleri taç içinden bir miktar daha yüksek olarak belirlenmiştir. Buna karşın taç içinde alınan oransal nem değerleri taç dışından daha yüksek seviyede olmuştur. Işık yoğunluğu değerleri Y terbiye şekli verilen omcalarda daha yüksek olarak kaydedilmiştir. Y terbiye şekline ait omcaların, T terbiye şekli omcalarına göre daha erkenci olduğu gözlenmiştir. Üzüm verimi, salkım ağırlığı ve uzunluğu ile tane ağırlığı ve uzunluğu, göz verimliliği Y terbiye şekli uygulanan omcalarda daha yüksek elde edilmiştir. En fazla verim, her iki çeşit için de 2. Göz yükü uygulamasında kaydedilmiştir. Her iki çeşitte de Y terbiye şekli uygulanan omcalardan elde edilen üzümlerde antioksidan aktivite düzeyi daha yüksek olarak saptanmıştır. Y terbiye şekli omcalarında daha fazla yaprak alanının olduğu belirlenmiştir. Mirisetin ve kuersetin düzeyleri T terbiye şeklinde daha yüksek çıkmıştır. Y terbiye şeklinin, antosiyanin konsantrasyonunu her iki çeşitte de artırdığı görülmüştür. Early Cardinal çeşidinde peonidin-3-glikozit ile delfinidin-3-glikozit seviyesi Kontrol göz yükü grubunda; malvidin-3-glikozit, siyanidin-3-glikozit ile petunidin-3-glikozit düzeyi ise 2. Göz yükü seviyesinde daha yüksek düzeyde belirlenmiştir. 1. Göz yükü omcalarında budama ağırlığı daha yüksek çıkmıştır. Sonuçta belirtilen özelliklerle ilgili bulgular dikkate alındığında her iki çeşit için de Y terbiye şekli ile 2. Göz yükü seviyesinin önerilmesi uygun bulunmuştur. Bu uygulamalardan elde edilen değerler deneme alanı koşullarında organik üzüm yetiştirmenin mümkün olabileceği konusunda da ipuçları vermiştir.

Nazan Balbaba
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı topraksız kültür ortamlarında yetişen farklı yaşlardaki bazı sofralık üzüm çeşitlerinde kök budama uygulamalarının verim ve kalite özelliklerine etkisi

Bu çalışmada, kokopit ve perlit:torf (2:1) katı kültür ortamlarında yetiştirilen 2 ve 3 yaşlı Yalova İncisi ve Prima üzüm çeşitlerinde kök budama uygulamasının üzüm verimi ve bazı salkım ve tane özellikleri ile yaprakların makro ve mikro besin maddeleri düzeyine etkisi araştırılmıştır. Kuş net altında ve 32 litrelik saksılarda yetiştirilen bitkilere haftada bir kez değiştirilmiş Hoagland besin çözeltisi uygulanmıştır. Bitkilerin gelişme dönemlerine göre verilen su miktarı günde ortalama 1-3 litre arasında değişmiştir. Çalışma sonucunda kök budama uygulamalarından Yalova İncisi çok, Prima çeşidi ise nispeten daha az etkilenmiştir. Bitki yaşının artmasıyla Yalova İncisi'nde bir miktar verim kaybı olmuş, Prima çeşidinde uygulama etkilerinin önemli olmadığı belirlenmiştir. Yalova İncisi için Kokopit, Prima için Perlit:Torf ortamı daha uygun bulunmuştur. Kök budama uygulaması Yalova İncisi'nde salkım büyüklüğüne bağlı olarak verimi azaltmıştır. Bu etki Prima'da daha az olmuştur. Bunlara karşın, her iki çeşitte elde edilen değerlerin sofralık üzümlerde istenen standart kalite değerleri içinde yer aldığı görülmüştür. Uygulamaların etkisi bitki besleme açısından değerlendirildiğinde ortam uygulamaları her iki çeşitte Kokopit ortamında P ve K elementleri yüksek değerler vermiştir. Ca değeri Perlit:Torf ortamında yüksek çıkmıştır. Yalova İncisi kök budama uygulamasında makro elementler değişiklik göstermemiştir. Makro elementlerde genel olarak Yalova İncisi'nde ve Prima' da N'nin fazlalık, K'nın noksanlık sınır değerleri içinde yer aldığı saptanmıştır. Mikro element içerikleri ise yeterli düzeyde bulunmuştur.

Sultan Kaya
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Pozantı koşullarında yetiştirilen İtalia ve Hamburg misketi üzüm çeşitlerinde farklı göz yükü ve düzenlenmiş kısıntılı sulama uygulamalarının etkisi

Bu çalışma, iki farklı Düzenlenmiş Kısıntılı Sulama (RDI-Regulated Deficit Irrigation) (RDI-1 ve RDI-2) ve göz yükü uygulamasının İtalia ve Hamburg Misketi sofralık üzüm çeşitlerinin verim ve kalite özellikleri üzerine etkilerini belirlemek amacıyla, 2012-2013 ile 2013-2014 yetiştirme dönemlerinde Çukurova Üniversitesi Pozantı Tarımsal Araştırma Merkezi'nde (POZMER) 2 yıl süreyle yürütülmüştür. Sulama zamanının belirlenmesinde çiçeklenme öncesi dönem için -1.0 MPa (-10 bar), tane tutumu-ben düşme ile ben düşme-olgunluk dönemleri arasında -1.3 MPa (-13 bar), olgunluk dönemi sonrasında ise -1.2 MPa (-12 bar) yaprak su potansiyeli değerleri dikkate alınmıştır. RDI-1 sulama konusunda tane tutumu-ben düşme ile ben düşme-olgunluk dönemleri için yığışımlı Epan değerinin sırasıyla %50 ve %75'i; RDI-2 sulama konusunda ise aynı dönemler için Epan değerinin sırasıyla %75 ve %50' si verilmiştir. Tüm sulama konularında ürün yükleri, ortalama çubuk ağırlıklarına göre: Normal göz yükü (ilk 500 g çubuk ağırlığı için 20, sonraki ilave her 500 g için 10 göz daha) ve Normal göz yükünün iki katı göz yükü olacak şekilde düzenlenmiştir. Sulama ve daha yüksek göz yükü uygulamaları üzüm verimini çeşitlere göre değişen düzeyde her iki yılda bir miktar artırmıştır. Salkım ve tane ağırlığının da sulanan asmalarda daha yüksek olduğu saptanmıştır. Sulanan asmalarda toprak su içeriği değerlerinde artışlar kaydedilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bağcılık, düzenli kısıntılı sulama, ürün yükü, kalite, yaprak su potansiyeli

Rafet İyice
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Trakya İlkeren üzüm çeşidinde sulama ve malç uygulamalarının verim, kalite ve ekofizyolojik özelliklere etkisi

Çalışmada, malç uygulamaları ile ilgili olarak Pomza, Kuru malçlama, Saman ve Siyah Plastik kullanılmıştır. Kontrol parselinde toprak hiçbir materyalle örtülmemiştir. Sulama uygulamaları için deneme alanında sulamaya gün ortası yaprak su potansiyeli (YSP) değeri 1.0MPa' ın üstüne çıktığında başlanmıştır. Sulama miktarının belirlenmesinde haftalık olarak ölçülen buharlaşma değerinin %50' si ve %100' ü dikkate alınmış, kontrol parsellerinde sulama yapılmamıştır. Sulama ve malç uygulamaları arasında YSP değerleri bakımından önemli farklılık saptanmamıştır. Verim ve salkım ağırlığı üzerinde uygulamaların etkisi önemli bulunmuş ve Sulamasız ile %100 su uygulamasında daha yüksek değerler saptanmıştır. Verim ve salkım ağırlığında 4947 g omca-1 ve 412.3 g ile en iyi sonuç Saman malçından alınmıştır. Ben düşme (1-2 Haziran) döneminde ölçülen Yaprak klorofil düzeyleri (SPAD değerleri) Sulamasız; infrared değerleri ise % 100 su ve Sulamasız uygulamalarında daha yüksek çıkmıştır. Toprak nemi ve sıcaklığının % 100 su uygulamasında arttığı saptanmıştır. Toprak nem içeriğini Saman malçının; toprak sıcaklığını ise Kuru malçlama (Fiğ malçı) ve Siyah Plastik malç uygulamalarının yükselttiği belirlenmiştir. Sonuçta, sulama ve malç uygulamasının ekofizyolojik özellikler üzerindeki bir miktar olumlu etkisine karşın, denemenin mevcut yağış rejimi koşullarında Trakya İlkeren gibi erkenci üzüm çeşitlerinden asmalar sulanmadan da yeterli miktar ve kalitede ürün elde edilebileceği kanaatine varılmıştır.

Gülten Doğan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ergin çekirdeksizi üzüm çeşidinde giberellik asit ve tane seyreltme uygulamalarının verim ve kalite özelliklerine etkisi

Bu çalışmada, kendi kökü üzerinde yetiştirilen 12 yaşlı Ergin Çekirdeksizi üzüm çeşidinde farklı dozlarda Giberellik asit (GA3) ve Tane seyreltme (TS) uygulamalarının verim ve kalite özellikleri üzerine etkisi araştırılmıştır. GA3 uygulaması çiçeklenme öncesi, tam çiçeklenme ve tane tutumunda olmak üzere 3 farklı fenolojik dönemde, 10, 15, 20 ve 40 ppm dozlarında uygulanmıştır. Tane seyreltmesi tane tutumu sırasında yapılmıştır. Çalışma sonucunda, üzüm verimi ve salkım ağırlığı bakımından en yüksek değerler sırasıyla: TS yapılan ve iki dönem (çiçek öncesi ve tane tutumunda) su uygulaması yapılan K2 uygulamasından (4308 g omca-1 ve 478,7 g); TS yapılan ve üç dönem (çiçek öncesi+tam çiçeklenme+tane tutumunda) su uygulanan K3 uygulamasından (3913 g omca-1, ve 434.8 g); TS yapılan ve GA3 uygulanan (çiçek öncesi 20 ppm+tam çiçeklenmede 20 ppm+ tane tutumunda 40 ppm) GA2/2 uygulamasından (3888 g omca-1 ve 432.0 g) elde edilmiştir. GA3 ve TS uygulamalarının ve etkileşiminin, tane özellikleri üzerine etkisinin önemli olmadığı saptanmıştır. Şıra özellikleri bakımından GA3 uygulamaları arasında önemli farklılıkların olduğu saptanmış; en yüksek SÇKM (%15.20) ve olgunluk indisi (20.15) su uygulanmayan ve TS yapılmayan K1 uygulamasından elde edilmiştir. pH değerinin TS yapılan ve GA3 uygulanan (çiçek öncesi 10 ppm+tam çiçeklenme 10 ppm+tane tutumunda 20 ppm) GA3/3 uygulamasında diğer uygulamalardan daha yüksek (3.30) çıktığı saptanmıştır. Sonuçta, Ergin Çekirdeksizi gibi abortif çekirdeğin oldukça iri olduğu çeşitlerde GA3 etkisinin belirgin çıkmayabileceği kanaatine varılmıştır. Sonraki çalışmalarda bu çeşitte farklı GA3 konsantrasyonları ve uygulama zamanı ile tane seyreltme amaçlı daha derin salkım ucu kesiminin de araştırılması önerilmektedir.

Berna Şahin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ergin çekirdeksizi üzüm çeşidinde farklı demir uygulamalarının verim ve kalite üzerine etkisi

Bu çalışma, Mersin ili Akdeniz ilçesi Yanpar köyünde Ergin Çekirdeksiz üzüm çeşidi ile kurulu, zaman zaman demir eksikliği görülen bir üretici bağında yürütülmüştür. Çalışmada, Fe-EDDHA (Demir-Etilendiamin-di (o-hidroksifenil asetik asit) ve FeSO4 (Demir sülfat) gübrelerinin damlama ve enjeksiyon yöntemleri ile asmanın taç izdüşümüne gelecek şekilde her uygulama döneminde her bir bitkiye 30 g omca-1 ve 50 g omca-1 konsantrasyonda uygulanmasının etkileri incelenmiştir. Sulanan ve sulanmayan olmak üzere iki kontrol grubu oluşturulmuştur. Uygulamalar FeSO4 için gözlerin kabarmasından önce, çiçeklenmeden önce ve tane tutumunda olmak üzere üç; Fe-EDDHA için ise çiçeklenmeden önce ve tane tutumunda olmak üzere iki farklı dönemde yapılmıştır. Sonuçta asma başına verilen miktarlar, FeSO4 bileşiğinde toplam 90g ve 150g; FeEDDHA bileşiğinde ise toplam 60g ve 100g olmuştur. Çalışma sonucunda farklı Fe formlarının verim ve salkım özellikleri üzerine etkisinin önemli olmadığı tespit edilmiş olup, demir formlarının uygulanma şekli bakımından en yüksek verim ve salkım ağırlığı değerleri enjeksiyon30g uygulamasından alınmıştır. Yapraklardaki azot konsantrasyonu üzerine Fe-EDDHA'nın, FeSO4 gübresinden daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Fosfor, potasyum, kalsiyum ve magnezyum için demir formu ve uygulama şekli etkisi önemli bulunmamıştır. Demir formu ve uygulama şeklinin mikro elementler açısından etkisi incelendiğinde sadece demir için önemli bulunmuş olup, Fe-EDDHA gübresinin FeSO4 gübresinden daha etkili olduğu belirlenmiştir. Kloroz, sadece kontrol gruplarındaki bazı yapraklarda kaydedilmiştir. Sonuç olarak, toprağa demir uygulanmasının (FeSO4 ve FeEDDHA) üzüm verimi, salkım ağırlığı ve tane büyüklüğü ile klorozun önlenmesinde bir miktar iyileşme sağladığı görülmüştür. Sağlıklı öneriler için, konuyla ilgili çalışmaların sürdürülerek biriken etkinin değerlendirilmesinde yarar görülmektedir.

Tuğçe Yanpar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Trakya ilkeren ve prima üzüm çeşitlerinde organik ve inorganik madde uygulamalarının verim ile bazı kalite ve ekofizyolojik özellikler üzerine etkisi

Bu çalışmada, farklı organik ve inorganik madde uygulamalarının 1103 Paulsen anacı üzerine aşılı Trakya İlkeren ve Prima üzüm çeşitleri (Vitis vinifera L.) üzerine etkileri araştırılmıştır. Bu uygulamalar: kontrol (K; uygulama yok), bazaltik pomza (P), ticari kuru kompost (KK), asma budama artığı: çiftlik gübresi karışımı (v:v) (1: 2) kompostu (BA+ÇG), saman: çiftlik gübresi (v:v) (1: 2) kompostu (S+ÇG), P+KK, P+S+ÇG ve P+BA+ÇG olarak düzenlenmiştir. Sonuçta, en yüksek verim (4320 g asma-1) ve salkım ağırlığı (360.0 g) KK' da bulunmuş, bunu Trakya İlkeren' de P+KK (sırasıyla 3874.5 g asma-1 ve 322.9 g) uygulaması takip etmiştir. Tane ağırlığı ve hacmi açısından en yüksek değerler (sırasıyla 446.7 g ve 423.3 mL) KK, P+KK ve P+(BA+ÇG)' den elde edilmiştir. Prima'da ise en yüksek değerler üzüm verimi, salkım ağırlığı, tane ağırlığı ve hacminde (sırasıyla 7031 g asma-1, 502.2 g, 437.0 g ve 413.3 mL) P+BA+ÇG' den elde edilmiştir. Yaprakların makro ve mikro element içeriklerine göre, uygulamalar arasındaki farklılıklar Trakya İlkeren için N ve K' da; Prima için N, K, Mg, Fe ve Mn' de istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. En yüksek yaprak mineral besin değerinin elde edildiği uygulamalar çeşit ve elementlere göre değişmiştir. Tüm uygulamalardan saptanan makro ve mikro element konsantrasyonları genelde yeterlilik sınırları içinde bulunmuştur. Trakya İlkeren ve Prima çeşidinde tam çiçeklenme ve olgunluk döneminde ölçülen yaprak sıcaklığı ve klorofil düzeyi (SPAD okumaları) uygulamalara göre farklılık göstermiştir. En yüksek SPAD değerleri; Tam çiçeklenme zamanında İlkeren'de S+ÇG (32.4), aynı grupta saptanan P+(BA+ÇG) (33.7), P (32.0), KK (32.4) ve P+(S+ÇG) (31.7) uygulamalarında Prima çeşidinde ölçülmüştür. Olgunluk zamanı ölçümlerinde, İlkeren' de BA+ÇG (37.8), Prima' da P+(BA+ÇG) (41.9) uygulamasından yüksek değerler elde edilmiştir. Tam çiçeklenmede ölçülen yaprak sıcaklığı değerleri İlkeren için P (32.3 oC), Prima çeşidi için ise aynı gurupta kaydedilen P (31.1 oC), BA+ÇG (31.7 oC) ve S+ÇG (31.2 oC); ve olgunlukta ise, İlkeren'de P+(S+ÇG) (41.0 oC); Prima' da S+ÇG (39.1 oC) en yüksek ölçülmüştür. Genel değerlendirme, Kompost uygulamalarının yalnız veya Pomza ile karışım halindeki etkisinin bu tezde incelenen çoğu özelliklerde kontrole göre daha iyi sonuç verdiğini göstermiştir. Böyle olmasına rağmen, uygun materyal veya karışım önerileri yapabilmek için, böyle uygulamaların biriken etkilerinin değerlendirilmesinde yarar olacağı düşünülmektedir.

Ebru Balıkçı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni melez bazı sofralık üzüm çeşitlerinin çukurova koşullarındaki performansları ve etkili sıcaklık toplamı isteklerinin belirlenmesi

Bu çalışmada; yeni melez Efem, Spil Karası, Lidya, Ece, Mesir, Manisa Pembesi üzüm çeşitleri ile MxHM1317, TxC32, TxC175, MxTİ58 ve MxTİ25 tescile aday çeşitlerin bölge ekolojisine adaptasyonu, fenolojik devreleri, etkili sıcaklık toplamı istekleri( EST) ile verim ve bazı kalite özellikleri incelenmiştir. Denemede kullanılan çeşitlerde uyanmanın 15 Mart (Efem)-31 Mart (Manisa Pembesi), tam çiçeklenmenin 6 Mayıs (MxHM1317)-14 Mayıs (Manisa Pembesi), ben düşmenin 18 Haziran (Efem, Spil karası ve Ece)-12 Temmuz (Mesir) ve olgunlaşmanın ise 6-8 Temmuz (Efem, Spil karası ve Ece)-27 Temmuz (Mesir) tarihleri arasında gerçekleştiği gözlenmiştir. Çeşitlerden sekizinin 6-13 Temmuz; üç'ünün ise 20-27 Temmuz tarihleri aralığında olgunlaştığı değerlendirilmiştir. Uyanma-Derim arası en düşük EST değeri 1617.2 gd ile Efem'de; en yüksek EST değeri ise 2065.2 gd ile Mesir çeşidinde hesaplanmıştır. En yüksek omca başına verim değerleri MxTİ25 ve Mesir' de (sırasıyla, 16461 g ve 13380 g); salkım ağırlıkları da MxTİ25 ve Mesir çeşidinde sırayla 548.7 g ve 514.7 g olarak elde edilmiştir. Bunları verimde MxTİ58 (11527 g/omca), salkım ağırlığında ise Manisa Pembesi (502.8 g) izlemiştir. Lidya, 100 tane ağırlığı en yüksek (810.0 g) çeşit olarak saptanmış olup, ardından Manisa Pembesi (685.0 g) gelmiştir. En yüksek ve en düşük suda çözünebilir kuru madde (SÇKM) değerlerinin %18.5 ve %13.6 ile sırasıyla MxHM1317 ve MxTİ25; asitlikte ise yine en yüksek ve düşük değerler sırasıyla %0.85 ve %0.37 ile Efem ve TxC32 çeşitlerinde belirlenmiştir. Sonuçta; tescil edilen çeşit ve adayların yöreye uyumda önemli bir sorun yaşamayacakları değerlendirilmiştir. Erkencilik açısından Efem, Spil Karası ve Ece' nin; verim ve kalite açısından MxTİ25 ve Mesir çeşitlerinin öne çıktığı görülmüştür.

Simge Gönen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Spil karası ve ece üzüm çeşidinde (vitis vinifera L.) yapraktan farklı dozlarda salisilik asit uygulamasının verim ve kalite özelliklerine etkisi

Salisilik asit, bitki büyümesi ve gelişiminde önemli rol oynayan, aynı zamanda stres koşullarına karşı bitki savunma mekanizmalarını da destekleyen bir bitki büyüme düzenleyicisi olarak önemini korumaktadır. Bu çalışmada, Spil Karası ve Ece sofralık üzüm çeşitlerinde (Vitis vinifera L.) farklı dozlarda (0, 50, 100, 200 ve 400 mg L-1) uygulanan salisilik asidin verim ve bazı kalite özellikleri ile ekofiziksel özellikler üzerine olan etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Salisilik asit, ben düşme başlangıcında (15 Haziran) ve ben düşme döneminde (22 Haziran) olmak üzere yapraktan iki kez uygulanmıştır. Uygulamalar, Spil Karası'nda salkım genişliği dışındaki özelliklerde belirgin farklılık oluşturmamıştır. Ece üzüm çeşidinde ise 100 mg L-1 ve 200 mg L-1 uygulamalarında üzüm verimi (sırasıyla, 9210 ve 9088 g omca-1) ve salkım ağırlığı (sırasıyla, 383.8 g ve 378.7 g) ile salkım uzunluğu ve büyüklüğünün arttığı görülmüştür. Her iki çeşitte de uygulamaların tane özellikleri üzerine etkisinin önemli olmadığı saptanmıştır. Çalışmada tane saptan kopma kuvveti Ece üzüm çeşidinde önemli çıkmış, en yüksek değer (650.3 g) kontrol uygulamasında ölçülmüştür. Şıra özellikleri bakımından Ece üzüm çeşidinde en yüksek suda çözünebilir kuru madde değeri (% 15.87), 50 mg L-1 ve 400 mg L-1 uygulamalarından alınırken, Spil Karası'nda bu bakımdan önemli bir farklılık bulunmamıştır. En yüksek olgunluk indisi değerleri Spil Karası'nda 50 mg L-1 (33.89), Ece' de ise 50 ve 100 mg L-1 (sırasıyla, 30.98 ve 31.34) dozlarında hesaplanmıştır. Ekofiziksel özelliklerde istatistiki farklılık Ece çeşidinde ve yaprak oransal su içeriği bakımından görülmüş, en yüksek değer 100 mg L-1, kontrol ve 200 mg L-1 uygulamalarında ölçülmüştür (sırasıyla, %86.66, %87.49 ve %88.91). Sonuç olarak, elde edilen bulgular salisilik asidin bağcılıkta daha etkin kullanımına yönelik yeni stratejilerin geliştirilmesine katkı sağlama potansiyeli olduğunu göstermiştir. Bu kapsamda, sürdürülebilir tarım ve kaliteli üzüm üretimi hedefleri doğrultusunda konu ile ilgili çalışmaların sürdürülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Asma, biyostimülant, ekofizyoloji, salisilik asit, stres

Hatice Baş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00

Other supervisors