Theses supervised by Prof. Dr. Serdar Satar
20 theses · Çukurova University
Ceratitis capitata Wied. (Diptera: Tephritidae)'nın Balcalı (Adana)'da farklı meyve bahçelerindeki populasyon dalgalanması ve laboratuvar koşullarında sıcaklığın gelişme süresine etkisi
Bu çalışma Adana (Balcalı)'da Akdeniz Meyve Sineği Ceratitis capitata Wied. (Diptera: Tephritidae)'nın konukçusu olan portakal (Navelina), mandarin (Okitsu, Fremont, W.murcott, Ortanique, Robinson), altıntop (Marsh seedless), nar (Hicaz), avokado, Trabzon hurması (yerel), elma (Red star, Galaxy gala), şeftali (Early maycrest, Franchoise), incir ve nektarin (Early silver) bahçelerinde 2013-2015 yıllarında yürütülmüştür. Çalışmanın yürütüldüğü bahçelerde Akdeniz Meyve Sineğinin popülasyon dalgalanması ve laboratuvar koşullarında sıcaklığın (16, 20, 24, 28 ve 32°C) elma, Trabzon hurması ve mandarin meyvelerinde zararlının ergin öncesi dönemlerinin gelişme süresine etkisi incelenmiştir. Sonuç olarak, ilk ve son ergin uçuşları turunçgil bahçelerinde gözlemlenmiştir. Bu zararlı yapılan çalışma sürecinde 7-8 döl vermiş ve kışı turunçgil bahçelerinde geçirmiştir. Laboratuvar koşullarında artan sıcaklıkla beraber gelişme sürelerinin kısaldığı gözlemlenmiştir. 16°C'de pupa gelişimi her üç konukçuda görülmemiş ve bu sıcaklıkta Trabzon hurması meyvesindeki larvalar üçüncü döneme girdikten sonra ölmüştür.
Akdeniz ve Ege Bölgesi turunçgil bahçelerinde unlubit türlerinin belirlenmesi ile turunçgil unlubiti [Planococcus citri (Risso) (Hemiptera: Pseudococcidae)]'nin bazı biyo-ekolojik özellikleri üzerine araştırmalar
Bu çalışmada, Akdeniz ve Ege Bölgesi turunçgil alanları ve etrafındaki bitkilerde unlubit sörveyi yapılmış ve sekiz unlubit türü; Phenacoccus solani (Ferris), Phenacoccus madeirensis Green, Phenacoccus solenopsis (Tinsley), Planococcus citri (Risso), Planococcus ficus (Signoret), Planococcus vovae (Nasonov, 1908), Pseudococcus longispinus (Targioni-Tozzetti) ve Maconellicoccus hirsutus (Green) türü ile Margarodidae familyasına bağlı Marchalina hellenica Gennadius belirlenmiştir Bu sörvey esnasında, ayrıca Coleptera takımından Coccinellidae familyasına ait 30 tür, Neuroptera takımından üç familyaya ait 7 tür ve Hymenoptera takımından Encyrtidae familyasına ait 4 tür saptanmıştır. Yine bu çalışmada Doğu Akdeniz Bölgesi'nde dört farklı bahçede unlubitin popülasyon takibi yapılmış olup, iklim koşuluna bağlı olarak dördüncü dölünü tamamladığı ve kışa beşinci dölün değişik biyolojik dönemlerinde girdiği ortaya konmuştur. Laboratuvar çalışmalarında 15, 20, 25, 30 ve 35°C sabit ve 25/30°C değişken sıcaklıklar ile %65±10 nisbi nem koşullarında, altıntop yaprağı üzerinde; ayrıca 25/30°C değişken sıcaklıkta sekiz farklı turunçgil çeşidinin yaprakları üzerinde Turunçgil unlubiti (Planococcus citri)'nin ergin öncesi dönemlerin gelişme süreleri ile erginlerin yaşam süreleri incelenmiştir. Çalışmada P. citri dişilerinin ömrü 15, 20, 25, 30, 25/30°C de sırası ile 80.43, 41.40, 30.73, 29.54 ve 31.93 gün olarak belirlenmiştir. Erkek ömrü dişilere göre çok daha kısa olup, 15, 20, 25, 30, 25/30°C de sırası ile 8.26, 4.46, 4.71, 1.85 ve 2.70 gün olarak ortaya konmuştur. Çalışılan 35°C de ise gelişme olmamıştır. Farklı konukçularda en iyi gelişmeyi limon çeşitlerinden Enterdonatta göstermiştir.
Farklı yükseltilerdeki akdeniz meyve sineği, Ceratitis capitata Wiedemann (diptera: tephritidae) popülasyonlarının biyo-ekolojisi üzerine araştırmalar
Bu çalışmada Akdeniz Meyve Sineği Ceratitis capitata Wied. (Diptera: Tephritidae)'nın popülasyonu ve kışlama biyolojisi farklı yükseltilerdeki mandarin, erik ve şeftali bahçelerinde 2014-2015 yılları arasında yürütülmüş, bunun yanında 200m ve 1600m yüksekliğindeki alanlardan elde edilen Akdeniz Meyve Sineği populasyonlarının ergin öncesi gelişme süreleri 18-30 °C aralığındaki farklı sıcaklıklarda karşılaştırılmıştır. Akdeniz Meyve Sineğinin popülasyon dalgalanmasında 200m yükseltide bulunan Hamzabeylide ilk ergin uçuşu Nisan ayının son haftalarında 1500m yükseltideki Arslanköyde ise Temmuz ayının ortalarına doğru elde edilmiştir. Akdeniz Meyve Sineği'nin 900m yükseltideki Borçak yayalasında kışlamasına rağmen 1200m ve üzerindeki yerlerde kışlayamamıştır. Deniz seviyesinden yüksek olan vadilerdeki yaylalara göç uçuşu tespit edilememiştir. Zararlının popülasyon dalgalanmasında, Borçak yaylası (900m) ve Haçgediği'nde (600) 5 pik, Kurudere (1064m) ve Hangediği'inde (1200m) 4 pik, Arslanköy'de (1500m) 3 pik görülmüştür. Aslanköy popülasyonu için hesaplanan 14.36°C'lik gelişme eşiği ve bir dölünü tamalaması için gerekli sıcaklık toplamı olan 227.27 gün-derece üzerinden, Haçgediği bölgesi için hesaplanan tüm yıl sıcaklık toplamı 1125.06 gün-derece olarak ve bu değerde de 5 döl verebildiği hesaplanmıştır. İki popülasyonun toplam gelişme süreleri student t-test' ine göre çalışılan tüm sıcaklıklarda karşılaştırıldığında ise iki popülasyon arasında istatiksel bir farkın olmadığı tespit edilmiştir.
Doğu akdeniz bölgesi yayla ve ova bölgesindeki Ceratitis capitata Wiedeman (Diptera: Tephritidae) popülasyonlarının mitokondriyal DNA bölgelerindeki (COI-COII) varyasyonların araştırılması
Bu çalışmada, Doğu Akdeniz Bölgesi'nde Adana, Mersin ve Hatay illerinin yayla ve ova kesimindeki 27 farklı meyve bahçesinden toplanan vuruklu meyvelerden elde edilen Ceratitis capitata Wied. (Diptera: Tephritidae) türünün moleküler sistematik analizi yapılmıştır. Filogenetik analiz için nükleotit dizileri DNA'nın mitokondriyal sitokrom oksidaz (CO) geninin iki bölgesi'nden 914 bp'lik bölge (COI-COII) elde edilmiştir. İzole edilen genomik DNA örnekleri C1-J-2792 (George) ve TK-N-3772 (Eva) primer çiftleri kullanılarak PCR ile çoğaltılmıştır. Sekanslamaya 72 örnek gönderilmiş bunların 67 tanesinde güzel okuma olup bu örnekleri Mega 6.0 ve DnaSP 5 software programı yardımıyla yapılan analizlerde 7 haplotip elde edilmişir. Arlequin programı yardımıyla gen akımı (Nm) ve ikili genetik uzaklık (Fst) degerleri hesaplanmıştır. Adana, Mersin ve Hatay illerinin yayla ve ova kesimindeki popülasyonların genetik farklılıkları bölge bazında karşılaştırıldığında popülasyonlar arasındaki ikili genetik uzaklık (Fst) değeri en yüksek -0.00486 olarak Hatay ile Mersin arasında bulunurken en düşük -0.01604 olarak Hatay ile Adana illeri arasında olduğu görülmüştür. Popülasyonlar arası hesaplamalarda Adana ve Mersin illeri arasında sonsuz bir gen akımı görülürken Hatay ile Mersin arasında 604.84 olarak elde edilmiştir. Bu durum bize Adana ve Mersin illeri arasındaki popülasyonların birbirine karıştığı yani gen akımının olduğu, Hatay ile Mersin arasında ise gen akımının daha az olduğunu göstermektedir. Yayla kesiminden elde edilen haplotipler her üç il içinde ayrı ayrı olmuştur. Yüksek kesimdeki popülasyonlarda genetiksel çeşitliliğin (Hd) ova kesimindeki popülasyonlara göre daha fazla olduğu saptanmıştır. NCBI web sitesinden alınan C. capitata'nın COI-COII bölgesine ait referans genlerin (Çin, ABD, Avustralya, Yunanistan) mevcut örnekler ile çizilen filogenetik ağaç üzerinde karşılaştırıldığında Türkiye'deki popülasyonların diğer ülkelerdeki popülasyonlar ile birbirine karışmadığı saptanırken Türkiye'nin yayla kesimi popülasyonunda Türkiye'nin diğer popülasyonları içinde ayrı bir dal oluşturduğu görülmüştür.
Bazı tarımsal savaş ilaçlarının seralardaki önemli predatör ve parazitoitlere etkilerinin araştırılması
Biyolojik mücadele uygulamalarından biri de doğal düşmanlara zarar vermeyen veya en az zarar veren kimyasal mücadele preparatlarına öncelik verilmesidir. Bu tezdeki amaç da bu konuda ülkemizde örtüaltında yaygın olarak kullanılan bazı predatör ve parazitoitlere sıklıkla kullanılan bazı pestisitlerin yan etkileri belirlenmesi ile entegre mücadele yapılan seralarda seçilecek pestisitler hakkında temel verilerin toplanmış olmasıdır. Çalışmada Aphidius colemani Viereck (Hymenoptera: Braconidae), Eretmocerus mundus, Mercet (Hymenoptera: Aphelinidae), Nesidiocoris tenuis Reuter (Hemiptera: Miridae), Orius laevigatus (Fieber) (Hemiptera: Anthocoridae) ve Amblyseius swirskii (Athias-Henriot) (Acari: Phytoseiidae) olmak üzere toplam 5 farklı doğal düşman kullanılmıştır. Bu kapsamda IOBC standartlarına göre laboratuvar ve sera şartlarında yürütülen çalışmada spinosad SC 480g/l, pyriproxyfen EC 100g/l, abamectin EC 18g/l, emamectin benzoate SG 50g/kg, bakıroksiklorür WP %50, kresoxim-methyl+boscalid SC 100g + 200g/kg, dimethoate EC 400g/l ve propineb+cymoxanil WP %70 + %6 olmak üzere toplam 8 bitki koruma ürününün bu beş farklı doğal düşmana karşı yan etkileri araştırılmıştır. Örtüaltı alanlarda, biyolojik mücadele açısından önem arz eden A. colemani, E. mundus, O. laevigatus, N. tenuis ve A. swirskii'ye abamectin ve spinosad etkili maddeli pestisitlerin yan etkileri laboratuvar şartlarında orta ve yüksek düzeyde çıkarken (%67-100), örtü altı şartlarında da orta ve yüksek düzeyde belirlenmiştir (%52,7-100). Emamectin benzoate etkili maddeli insektisit ise laboratuvar şartlarında orta düzeyde zararlı olurken (%41,7-78,5), sera şartlarında ise daha düşük düzeyde zararlı olmuştur (%35-44,9). İnsektisitlerden pyriproxyfen ve fungusitler kresoxim-methyl+boscalid, bakıroksiklorür ile cymoxanil+propineb genel anlamda hem laboratuvar hem de sera şartlarında düşük düzeyde zararlı olmuştur (%2,8-32,2).
Sympherobius pygmaeus (Rambur) (Neuroptera:Hemerobııdae)'un turunçgil bahçelerinde Planococcus citri (Rissio) (Hemiptera:Pseudococcidae)'nin mücadelesine yönelik kullanım olanaklarının araştırılması
Laboratuvar koşullarında (25±1ºC sabit sıcaklıkta ve % 6010 orantılı nem) S. pygmaeus bireylerine besin olarak Aphis gossypii, Ceroplastes floridensis, Aspidiotus nerii, Panonychus citri ve Planococcus citri verilmiş bu avlar içerisinde S. pygmaeus gelişimini A. gossypii ve Planococcus citri bireyleri üzerinde tamamlamıştır. Farklı P. citri yoğunluğunda (5, 10, 20, 40, 60 ve 80 adet) S. pygmaeus' un işlevsel ve sayısal tepkileri araştırılmıştır. S. pygmaeus' un gelişim ve üremesi için en iyi yoğunluğun 60 olduğu belirlenmiştir. S. pygmaeus'un larvaları Leptomastix dactylopii ve Anagyrus pseudococci tarafından parazitlenmiş ve parazitlenmemiş unlubitler üzerinde beslenme tercihi belirlenmiş ve S. pygmaeus larvalarının parazitli olan unlubit nimflerini tercih etmediği saptanmıştır. Doğa koşullarında P. citri popülasyonu üzerinde S. pygmaeus'un popülasyon dalgalanması üç farklı altıntop bahçesinde (Mersin-Alata, Adana-Balcalı ve Hatay-Erzin) yürütülmüş ve tüm bahçelerde unlubit popülasyonunun çok kısa sürede baskı altına alındığı belirlenmiştir. Diğer doğa çalışmasında ise tül kafes içerisine alınan altıntop ve portakal ağaçları üzerinde S. pygmaeus ve Cryptolaemus montrouzieri karşılaştırıldığında, S. pygmaeu's un P. citri mücadelesinde daha iyi bir avcı olduğu saptanmıştır.
Bazı pestisitlerin bal arısına yan etkilerinin saptanması
Bu çalışmada ülkemizde ve dünyada bal arısı koloni kayıplarına doğrudan veya dolaylı olarak neden olduğu düşünülen neonicotinoid grubundan imidacloprid etkili maddesi ile imidaclopridin yasaklanması sonucu onun yerine kullanımının yaygınlaşabileceği iki yeni etkili madde sulfoxaflor ve flupyradifuronenin bal arılarına etkileri arazi, yapay çiçek ve laboratuvar koşullarında karşılaştırılması amaçlanmıştır. Arazi koşullarında imidacloprid, sulfoxaflor ve flupyradifurone etkili maddeleri uygulanmış kiraz ve ayçiçeği bitkileri çiçeklerinde beslenen işaretlenmiş arıların yaşam süreleri kıyaslanmış ve kontrol grupları ile aralarındaki fark istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır. Yapay çiçek yönteminde tarlacı arılara imidacloprid, sulfoxaflor ve flupyradifurone aktif maddelerinin bilinen LD50 dozlarının 1/1, 1/2.5, 1/5, 1/10 katları yedirilerek renk ve besin ayırt etme ile yön bulmaları kıyaslanmıştır. İmidaclopridin LD50 dozunun 1/2.5 katını tüketen arılarda renk ve besin ayırt etme yeteneğinde azalma olduğu, sulfoxaflor ve flupyradifurone etkili maddelerinin LD50 dozunun 1/2.5, 1/5, 1/10 katlarını tüketen arılarda değişiklik olmadığı görülmüştür. Laboratuvar koşullarında üç etkili maddenin tarlacı bal arılarına oral ve kontak LD50 değerleri belirlenmeye çalışılmış ve imidacloprid, sulfoxaflor ve flupyradifuronenin akut oral LD50 değerleri sırasıyla 6.221 ng, 45.662 ng ve 2.592 µg olarak, akut kontak LD50 sırasıyla 14.58 ng, 109.32 ng ve 10.45 µg olarak belirlenmiştir. Çalışma sonunda sulfoxaflor ve flupyradifuronenin imidaclopridden daha az zararlı olacağı değerlendirilmiştir.
Farklı Ceratitis capitata Wied. (diptera: tephritidae) populasyonlarının bazı insektisitlere karşı direnç düzeylerinin belirlenmesi
Bu çalışmada Doğu Akdeniz Bölgesinde belirlenmiş 8 farklı bölgelerde yoğun ilaçlama yapılmasına rağmen kimyasal mücadelesinde başarı elde edilemeyen C. capitata popülasyonlarının esfenvalerate, spinosad, tau-fluvalinate, malathion etkili maddeli insektisitlere karşı direnç düzeyleri bioassay ve biyokimyasal yöntemlerle belirlenmiştir. Hassas ve tarla popülasyonlarının LC50 değerlerine bağlı olarak esfenvalerate, spinosad, tau-fluvalinate ve malathion insektisitleri için popülasyonlarda belirlenen direnç düzeyleri sırasıyla 10.16-23.81, 1.75-3.02, 3.10-12.40, 2.75-7.54 kat arasında saptanmıştır. Farklı C.capitata popülasyonlarının esteraz ve glutathion S-transferaz (GST) enzim değerleri kinetik olarak okunmuştur. Tarla popülasyonlarının esteraz ve glutathion S-transferaz enzim değerleri sırasıyla 1.69-3.36 ve 2.19-2.34 mOD/min/mg protein arasında bulunmuştur. Hassas popülasyon için ise bu enzim değerleri 0.86 ve 2.20 mOD/min/mg protein olarak belirlenmiştir. Biyokimyasal çalışma sonucuna göre esteraz enzimi direnç gelişiminde istatistiksel açıdan önemli bulunurken GST enzimi önemsiz bulunmuştur. Akdeniz meyvesineğinin mücadelesinde kullanılan bu ilaçlar tarla dozlarında bahçede meyve ağaçlarına püskürtülmüştür. Uygulamadan sonraki 1, 4, 7 ve 10.günlerde bahçeden örnek meyveler alınmıştır. Bu meyveler özel kafeslerde meyvesineği erginleri ile 24 saat aynı ortamda bırakılarak ölüm oranları incelenmiştir. Meyvesineğinin ölüm oranları 1, 4 ve 7. günlerde önemli bulunmuştur. Hiçbir ilaç 10. günde bir ölüme neden olmamıştır. Bu deneme sırasında ortamda bırakılan meyvelerden larva elde edilmiş olup ilaçlar arasında larva sayıları bakımından da bir farklılık gözlenmemiştir.
Akdeniz meyve sineği, Ceratitis capitataWied. (Diptera:Tephritidae) mücadelesinde farklı cezbedicilerin etkinliğinin belirlenmesi
Ceratitis capitata Wied. (Diptera: Tephritidae) birçok meyve türünde önemli kayıplara yol açan bir zararlıdır. Bu zararlının mücadelesinde genellikle kimyasal mücadele ve biyoteknik mücadele yöntemi kullanılmaktadır. Fakat son zamanlarda zararlının mevcut olarak kullanılan insektisitlere karşı direnç geliştirmesi nedeniyle biyoteknik mücadele ön plana çıkmıştır. Bu çalışmada farklı kimyasal ve kombinasyonlarının C. capitata mücadelesinde kullanım olanakları iki yıl süreyle araştırılmıştır. Çalışmada, 10 farklı kimyasal kullanılmıştır. Çalışmada öncelikle en etkili beş adet kimyasal belirlendikten sonra bu kimyasalların ikili ve üçlü kombinasyonlarının etkinliği ayrı ayrı karşılaştırılmıştır. Ayrıca çalışmada ticari olarak kullanılan 4 tuzak-cezbedici kombinasyonunun çekicilik etkisi kıyaslanmıştır. Kullanılan tuzak cezbedici kombinasyonları arasında Ceratrap, Lastfly, Magnet ve içerisinde laboratuvar ortamında hazırlanan CU/TZL-(102+106+109) karışımlı Decis trap bulunmaktadır. Çalışmanın sonucunda kimyasalların tek başına etkinliklerine bakıldığında, her iki yılda da en etkili kimyasallar CU/TZL-102 ve CU/TZL-109 numara olarak belirlenmiştir. İkili kombinasyonlarda iki yılda CU/TZL-102+109 numaralı kimyasalların kombinasyonu en yüksek çekiciliği sağlamıştır. Üçlü kombinasyonlarda ise denemenin yürütüldüğü her iki yılda CU/TZL-(102+106+109) numaralı kimyasalların kombinasyonu etkili olarak belirlenmiştir. Tuzak-cezbedici kombinasyonunda ise genel toplamda ilk yıl Decis trap+CU/TZL-(102+106+109) karışımı en yüksek çekiciliğe sahipken, ikinci yıl Lastfly'ın en yüksek çekiciliğe sahip olduğu belirlenmiştir.
Effect of irrigation systems on some insect pest populations on bean (Phaseolus vulgaris L.)
In this study, the effect of three irrigation systems on the developmental of some pest populations on bean in field conditions was evaluated. In addition, temperature-dependent development and reproduction capacity of Aphis fabae Scopoli and Aphis craccivora Koch were studied in the laboratory conditions on bean (Phaseolus vulgaris L.) at different temperature. The aim of this work was to obtain the basic information about irrigation system selection in field areas, which play a fundamental role in IPM control strategies and emphasis was laid on common irrigation systems often applied on bean plantation. In total six insect pests were investigated which are Frankliniella occidentalis (Pergande) and Thrips tabaci Lindeman (Thysanoptera; Thripidae), Bemisia tabaci (Grenn) (Hemiptera; Aleyrodidae), Aphis fabae Scopoli (Hemiptera; Aphididae), Tetranychus urticae Koch (Acari: Tetranychidae), Empoasca decipiens Paoli (Hemiptera: Cicadellidae), Liriomyza trifolii (Burgess) (Diptera: Agromyzidae) and some insect predators such as Aphidoletes aphidimyza, (Cecidomyiidae), Coccinella septempunctata (Coccinellidae), and Orius Spp (Anthocoridae). According to the results, the number of A. fabae individual per plant from Sprinkler, drip, and furrow irrigation was 36.56, 540.95, and 10.92 adults and 42.91, 130.1, and 8.17 nymphs respectively. T. urticae was 15.88, 29.85 and, 6.91 eggs and 6.91, 6.36 and, 1.88 nymphs and 1.88, 3.27 and, 0.71 adults respectively. According to the predator numbers, they were more significant on drip irrigation than other systems. However, developmental period of A. fabae was determined at 16°C (11.58 days), 24°C (5.7 days), and at 28°C (6.62 days) compared to A. craccivora at 16 °C (10.5 days) and 28°C (5.0 days). The intrinsic rate of increase (rm) was calculated at 24oC for A. fabae and A. craccivora (0.361 and 0.352 developmental rate/days, respectively). Developmental threshold of A. fabae and A. craccivora on bean were 8.14 and 1.75°C, while thermal constant temperatures were 104.16 and 66.66 degree-days on pinto bean, respectively.
Zeytin sineği, Bactrocera oleae (Rossi) (Diptera: Tephritidae) popülasyonlarına farklı tuzak tip ve renklerinin etkilerinin araştırılması
Bactrocera oleae (Rossi) (Diptera: Tephritidae) zeytinde ana zararlı olan önemli kayıplara yol açan bir zararlıdır. Bu zararlının mücadelesinde genellikle kimyasal mücadele ve biyoteknik mücadele yöntemi kullanılmaktadır. Fakat son zamanlarda tarımsal ilaçların çevreye, insan ve hayvan sağlığına oluşturdukları olumsuz etkileri nedeniyle daha çevreci mücadele yöntemlerinin kullanımına gereksinim duyulmuş bu da biyoteknik mücadele yöntemlerini ön plana çıkarmıştır. Bu çalışmada Mersin İlinin Çavdarlı Köyü'nde 2019 ve 2020 yılları içerisinde farklı tuzak tip ve renklerinin B. oleae mücadelesinde kullanım olanakları araştırılmıştır. Çalışmada 9 farklı renk ve 3 farklı büyüklükte tuzak tipi karşılaştırılmıştır. Öncelikle en etkili renkler belirlendikten, sonra bu renklerin farklı boylarda olan kombinasyonlarının etkinliği ayrı ayrı karşılaştırılmıştır. Ayrıca çalışmada Zeytin sineği feromonu bunimal (1 ,7-dioxaspiro-(5 ,5) undecane-Spiroketal) içeren dispenserler Rebell tuzakları ile çekicilik etkisi kıyaslanmıştır. Çalışmanın sonucunda renklerin tek başına etkinliklerine bakıldığında, 2019 yılında toplam bireylerin %30 unu yakalayan sarı renkli tuzaklar en iyi sonucu vermiş, 2020 yılında ise %28 yakalama oranı ile en iyi renk sarı beyaz olmuştur. Tuzak boyutların tek başına etkinliğine bakıldığında ilk yılda küçük boyutlu tuzaklar (77 adet), ikinci yılda da küçük boyutlu tuzakların (299 adet) ergin birey yakalayarak en etkili tuzak boyu olduğu gözlemlenmiştir. İkili kombinasyonlarda ilk yılda sarı küçük boyutlu tuzaklar (21 adet), ikinci yılda sarı beyaz orta boyutlu (84 adet) tuzakların kombinasyonu en yüksek çekiciliği sağlamıştır. İki yıl boyunca yapılan sayımlar sonucunda küçük sarı ve orta sarı-beyaz tuzakların Rebell tuzaklara göre daha etkili olduğu gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Biyoteknik mücadele, Bunimal, cezbedici. Rebell tuzak, Zeytin sineği
Zeytin sineği, Bactrocera oleae (Rossi) (Diptera: Tephritidae) populasyonlarında farklı cezbedici ve kombinasyonlarının etkilerinin araştırılması
Bactrocera oleae (Rossi) (Diptera: Tephritidae) zeytinde cok ciddi kayıplara neden olan önemli bir zararlıdır. Bu zararlının mücadelesinde genellikle kimyasal mücadele yöntemi kullanılmaktadır. Ancak son yıllarda zararlıdaki yoğunluk artışları ve mevcut olarak kullanılan insektisitlere karşı direnç oluşması nedeniyle biyoteknik mücadele önem kazanmıştır. Çalışma 2019-2020 yıllarında Mersin iline bağlı Tarsus ilçesinde bulunan Çavdarlı mahallesindeki Sarıulak çeşidi iki farklı zeytin bahçesinde yürütülmütür. Bu çalışmada farklı cezbedici ve karışımlarının B. oleae'yı kitle yakalanma amacıyla kullanılma potansiyellerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada 10 farklı cezbedici kullanılmıştır. Bu cezbedicilerden en etkili olan beş tanesi tespit edilip ikili ve üçlü karışımlarının başarı durumları karşılaştırılmıştır. Kullanılan tuzak Mcphail tipi tuzak olup içerisinde farklı cezbediciler kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda cezbedicilerin tek başına etkinliklerine bakıldığında, her iki yılda, en etkili cezbedici CU/TZL-202 olarak belirlenmiştir. İkili karışımlarda iki yılda CU/TZL-202+206 numaralı cezbedicilerin kombinasyonu en fazla kitle yakalamayı sağlamıştır. Üçlü karışımlarda ise denemenin yürütüldüğü her iki yılda CU/TZL-202+204+205 numaralı cezbedicilerin kombinasyonu en etkili olarak tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra çalışmada ruhsatlı olarak kullanılan 4 ayrı tuzak-cezbedici kombinasyonunun kitle yakalama etkisi araştırılmıştır. Çalışmanın yapıldığı her iki yılda da olipe trap cezbedicisinin buluduğu tuzaklarda en fazla zeytin sineği ergin bireyleri yakalandığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Zeytin sineği, biyoteknik mücadele, cezbedici, tuzak
Turunçgil bahçelerinde spiroplasma citri. saglio et al. enfeksiyonuna ara ekim-Neoaliturus (Circulifer) haematoceps (Mulsant & Rey) (Hemiptera: Cicadellıdae) ilişkisinin etkisi
Bu tez çalışmasında göbekli portakallarda problem olan Spiroplasma citri Saglio et al.'nin Neoaliturus (Circulifer) haematoceps (Mulsant et Rey) (Hemiptera: Cicadellidae)'e bağlı olarak yayılımı araştırılmıştır. Çalışmaların bir bölümünü oluşturan ara ekim ile N. haematoceps popülasyon takibi için 2018-2020 yılları arasında, Adana ili Kozan ilçesinde 3 farklı bölgede 1-3 yaş aralığında Washington navel çeşidi portakal bahçeleri seçilmiştir. Bu bahçelere de sıra aralarına N. haematoceps'in konukçusu olduğu bilinen kışlık sebzelerden turp ve ıspanak ekilmiş ve bunlar üzerinde N. haematoceps'in popülasyon dalgalanması takip edilmiştir. Bölgede kış aylarında farklı yabancı ot mücadele yöntemlerinin yapıldığı veya ara ekimin yapıldığı bahçelerde S. citri enfeksiyon oranları karşılaştırılmıştır. Bunun yanında S. citri'nin konukçusu olabilecek bazı yabancı otlar testlenmiş ve farklı aylarda toplanmış N. haematoceps bireylerinde S. citri bulaşıklığına PCR yöntemi kullanılarak P89-f/r ve Php-orf1-f/r primer çiftleri ile bakılmıştır. Zararlı popülayonu 2018 yılının Aralık ayında bir aktivite gösterirken 2019 yılının Ocak-Şubat-Mart aylarında bir aktivite göstermemiş, Nisan ayından başlayarak ürünün sürüldüğü Mayıs ayına kadar aktivitesine devam etmiştir. Benzer dalgalanma 2020 yılında da gözlenmiştir. Farklı kültürel işlemlerin yapıldığı bulaşık bahçelere bakıldığında ise en yüksek enfeksiyon oranına sonbahar ve kış döneminde yabancı ot mücadelesi yapılmayan bahçelerde rastlanırken en düşük S. citri enfeksiyon oranına ise yabancı ot mücadelesinin iyi yapıldığı bahçelerde gözlemlenmiştir. Spiroplasma citri ile bulaşık olduğundan şüphelenilen yabancı otların PCR yöntemi ile testlenmeleri sonucu; Convolvulus arvensis, Taraxacum officinale, Sorghum halepense, Cynodon dactylon, Conyza canadensis, Amaranthus viridis, Chenopodium album, Paspalum dilatatum, Euphorbia heterophylla, Solanum nigrum, Mercurialis annua, Fumaria officinalis türleri pozitif sonuç vermiştir. Spiroplasma citri ile bulaşıklık durumu araştırılmak için yakalanan N. haematoceps bireylerinin ve simptom gösteren meyvelerin de PCR yöntemi ile testlenmeleri sonucu ve pozitif sonuçlar elde edilmiştir.
Aphis gossypii Glover (Hemiptera: Aphididae)'nin doğu akdeni̇z bölgesi̇nde mevsi̇msel döngüsü
Aphis gossypii Glover (Hemiptera Aphididae) seasonal cycle in the Eastern Mediterranian region of Turkey was evaluated in this study and the result shows that A. gossypii nymph and adult population fluctuation in the autumn season was 5.267 nymph and adult per leaf, 1.400 nymphs, and adult per leaf in the squash plant and 0.056 nymphs and adult per leaf in the citrus plant. This result shows that the Citrus A. gossypii population was lower compared to the Cucumber and Squash plants. Aphis gossypii nymph and adult population fluctuation in the Spring season was 0.01 nymph and adult per leaf in the cucumber plant, 0.03 nymph, and adult per leaf in the Eggplant, and 0.01 nymph and adult per leaf in the squash plant, 0.24 nymph, and adult per leaf in the Pepper plant, and 2.833 nymphs and adult per leaf in the citrus plant. This result shows that citrus A. gossypii population was higher in spring compared to the Cucumber, Eggplant, Pepper, and Squash plants. Aphis gossypii nymph and adult population fluctuation in the Summer season 5.5 nymph and adult per leaf in the cucumber plant, 2.0 nymph, and adult per leaf in the Eggplant 2.5 nymph and adult per leaf in the Pepper plant and 0.02 nymph and adult per leaf in the citrus plant. This result shows that citrus A. Gossypii population was lower in summer compared to the Cucumber, Eggplant, and Pepper plants.
Farklı phyllocoptruta oleivora (Ashmead) (Acari: Eriophyidae) popülasyonlarının bazı akarisitlere karşı direnç düzeylerinin belirlenmesi
Phyllocoptruta oleivora (Ashmead) (Acari: Eriophyidae) turunçgil yetiştiriciliğinin yoğun olarak yapıldığı ülkemizin Doğu Akdeniz Bölgesi'nde, turunçgillerde sezon içerisinde çok sayıda kimyasal mücadele uygulaması yapılmasına rağmen engellenemeyen ve ekonomik kayıplara neden olan bir zararlıdır. Bu çalışmada, Erdemli (Mersin), Karataş, Kozan ve Yüreğir (Adana)'den alınan Turunçgil pasböcüsü popülasyonlarının abamectin, kükürt, pyridaben ve spirodiclofene karşı direnç düzeyleri biyolojik etkinlik denemeleri ile belirlenmiştir. Denemelerde karşılaştırma olarak kullanılmak üzere pesitisit uygulaması yapılmayan alandan hassas (Balcalı/Sarıçam/Adana) popülasyon alınmıştır. Yapılan biyolojik etkinlik denemelerinin sonuçlarına göre bahçe popülasyonlarının LC50 değerinin hassas popülasyonun LC50 değerine bölünmesiyle, abamectine karşı en dirençli popülasyonun 25.31 kat ile Kozan'dan alınan popülasyonda olduğu, en düşük dirence sahip popülasyonun ise 8.13 kat ile Yüreğir'den alınan popülasyonda olduğu belirlenmiştir. Kükürte karşı popülasyonların düşük düzeyde direnç gösterdiği tespit edilmiş, en yüksek direnç oranının ise 2.53 ile Yüreğir'den alınan popülasyonlarda olduğu saptanmıştır. Spirodiclofene karşı 24.00 kat ile en yüksek direncin Erdemli popülasyonunda olduğu bunu sırasıyla 15.39, 14.05 ve 9.21 değerleriyle Karataş, Yüreğir ve Kozan popülasyonlarının takip ettiği tespit edilmiştir. Phyllocoptruta oleivora popülasyonlarının pyridabene karşı direnç oranlarına bakıldığında ise Erdemli, Kozan, Yüreğir ve Karataş için sırasıyla 30.30, 15.85, 10.10 ve 7.55 kat olarak belirlenmiştir. Bölgeden toplanan popülasyonların en az direnci kükürte karşı gösterdiği, abamectin, spirodiclofen ve pyridabene ise orta düzeyde dirençli olduğu belirlenmiş olup en yüksek direnç oranı pyridabene karşı Erdemli popülasyonunda saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Akarisit, biyolojik etkinlik, dayanıklılık, Doğu Akdeniz Bölgesi, Türkiye
Turunçgil pasböcüsü Phyllocoptruta oleivora (Ashmead, 1879) (Acarina: Eriophyidae)'nın farklı sıcaklık ve turunçgil türlerinde bazı biyolojik özelliklerinin saptanması
Çukurova Üniversitesi, Bitki koruma bölümü, turunçgil zararlıları laboratuvarında turunçgil pasböcüsü Phyllocoptruta oleivora (Ashmead) (Acari:Eriophyidae)'nın 2022 yılında farklı sıcaklıklardaki gelişme süreleri saptanarak, termal konstantı ve gelişme eşiği hakkında güncel bilgiler elde edilmiştir. Ayrıca, farklı turunçgil türlerinde P. oleivora'nın gelişme süreleri de belirlenmiştir. Farklı sıcaklıklardaki denemeler 20, 24, 28 ve 32°C'de kurulmuştur. P. oleivora'nın farklı turunçgil türlerindeki gelişme süresi W. Murcott mandarini, Kütdiken limonu, Valencia portakalı, Washington navel portakalı ve Star Ruby altıntop çeşitlerinde yürütülmüştür. Yapılan sıcaklık denemelerinde en kısa gelişme süresi 32°C saptanırken, en uzun gelişme süresi 20°C'de belirlenmiştir. En yüksek yumurta bırakma oranı 28°C'de belirlenirken, en düşük yumurta bırakma oranı 20°C'de gözlemlenmiştir. P. oleivora'nın Valencia portakalında gelişme eşiği (t) t= 6.7°C olarak bulunmuştur. Yumurta döneminden ergin oluncaya kadar gerekli olan etkili sıcaklık toplamı yani termal konstant (Th.C.) ise Th.C= 149.25 gün-derece olarak saptanmıştır. En uzun gelişme süresi Valencia portakalı çeşidinde saptanmış olup, en kısa gelişme süresi ise Washington navel portakal çeşidinde belirlenmiştir. En yüksek yumurta bırakma oranı Kütdiken çeşidinde saptanırken, en düşük yumurta bırakma oranı W. Murcott çeşidinde tespit edilmiştir.
Elma ve ceviz meyvelerindeki Lepidoptera türleri ile elma içkurdu Cydia pomonella (Lepidoptera: Tortricidae)'nın popülasyon dalgalanması ve bu popülasyondaki genetik varyasyonların araştırılması
Bu çalışmada, 13 ildeki 35 farklı yöredeki elma ve ceviz bahçelerinden toplanan vuruklu meyvelerden elde edilen Lepidoptera türlerinin belirlenmesi ve Adana, Niğde, Konya ve Mersin illerinde Cydia pomonella (Linnaeus, 1758) (Lepidoptera: Tortricidae)'nın feromon tuzaklarıyla popülasyon takibi yapılmıştır. Ayrıca elde edilen C. pomonella popülasyonlarının da 654 bp'lik COI bölgesi Lep F1 ve Lep R1 primerleri kullanılarak PCR testleri yapılmıştır. Elde edilen sekanslar ise moleküler olarak karşılaştırılmıştır. Farklı yörelerden toplanıp kültüre alınan vuruklu meyvelerden toplamda 210 adet ergin birey elde edilmiştir. Bu bireylerden 96'sı Cydia pomonella, 58'i Apomyelois ceratoniae (Zeller, 1839), 38'i Plodia interpunctella (Hübner, 1813), 11 'i Pyralis farinalis (Linnaeus, 1758), 7'si ise Euzophera pyriella (Yang) olarak teşhis edilmiştir. Bu çalışma sonucunda her iki yılda C. pomonella'nın Niğde'de 4, Konya'da 3, Adana'da ise 2 döl verdiği belirlenmiştir. Zararlının ilk çıkışı bölgeden bölgeye değişmekle beraber Nisan-Mayıs aylarında başlayıp Eylül -Ekim ayına kadar devam ettiği gözlemlenmiştir. Moleküler analizde 14 farklı haplotip tespit edilmiş olup, yapılan dentogramda ise haplotiplerin dünya popülasyonları ile karşılaştırılması sonucunda ülkemiz popülasyonlarının büyük bir kısmının Kanada ve Çin ile aynı grupta birliktelik gösterdiği belirlenmiştir.
Doğu Akdeniz Bölgesi meyve bahçelerinde zararlı Drosophila suzukii Matsumara (Diptera: Drosophilidae) parazitoitlerinin belirlenmesi ve bunların mücadelede kullanım olanaklarının araştırılması
Drosophila suzukii (Matsumara, 1931) (Diptera: Drosophilidae) Asya kökenli, geniş konukçu tercihi olan istilacı ve karantinaya tabi bir meyve zararlısıdır. Ülkemizde 2014 yılında ilk kez Erzurum'da tespit edilmiştir. Bu çalışma 2020-2022 yıları arasında laboratuvar ve doğa koşullarında yürütülmüştür. Drosophila suzukii'nin Doğu Akdeniz Bölgesi'nde yayla ve ova kesiminde parazitoitleri araştırılmış ve Pachycrepoideus vindemmiae (Rondani, 1875) (Hymenoptera: Pteromalidae) ile Leptopilina boulardi Förster (Hymenoptera: Figitidae)'in laboratuvar koşullarında konukçu-tercih denemeleri, farklı sıcaklıklarda gelişme süresi, sayısal-işlevsel tepkisi ve yaşam çizelgesi araştırılmıştır. Çalışma sonucunda, D. suzukii'nin kiraz, kayısı, incir, elma, böğürtlen, dut, çilek, turunçgil, erik, şeftali, nektarin ve hünnap meyvelerindeki bulunma oranları ile birlikte parazitoit türlerini ve bunların yaygınlığı belirlenmiştir. D.suzukii'nin Ganaspis bralisiensis (Ashmead, 1896), L. boulardi, Leptopilina heterotoma Förster (Hymenoptera: Figitidae) ve Asobara japonica Belokobylskij (Hymenoptera: Braconidae) olmak üzere 4 adet larva parazitoiti ile P vindemmiae, Spalangia erythromera Forster (Hymenoptera: Pteromalidae), ve Trichopria drosophilae (Perkins, 1910) (Hymenoptera: Diapriidae) olmak üzere3 adet pupa parazitoiti saptanmıştır. Bu türler arasında en yoğun olarak tespit edilen türler P. vindemmiae ve L. boulardi olmuştur. Bu sebepten dolayı laboratuvar çalışmaları bu parazitoit türleri üzerinden yürütülmüştür. Larva parazitoitlerinden A. japonica ve G. bralisiensis türlerinin Türkiye için yeni kayıt olduğu tespit edilmiştir. Pachycrepoideus vindemmiae'nin laboratuvar çalışmaları sonucunda, bu parazitoitin D. suzukii'nin en çok 48 saat yaşındaki pupa dönemini parazitlediği (%68.7) saptanmıştır. Ergin öncesi gelişimini 15 °C'de tamamlayamadığı ve erginlerin en iyi 27°C de geliştiği tespit edilmiştir. Leptopilina boulardi türünün ise D. suzukii'nin 2. dönem larvalarını tercih ettiği ve parazitlediği (% 45.3) tespit edilmiştir. Ergin öncesi döneminde 15 ve 18°C'de gelişme olmadığı 27°C'de geliştiği ancak erginlerin en iyi 24 °C'de olduğu saptanmıştır. Alınan meyve örneklerinden elde edilen sonuçlara göre D. suzukii ve parazitoitlerinin yoğunluğunun en fazla tespit edildiği zaman dilimi ova kesiminde mart-mayıs ile eylül-kasım aylarında; yayla kesiminde ise mayıs-temmuz ile ekim-kasım aylarıolarak saptanmıştır. Parazitoitlerin en çok tespit edildiği meyveler; şeftali, elma, çilek, hurma, incir ve kiraz olarak belirlenmiştir.
Niğde ilinin farklı ekolojilere sahip alanlarında Cydia pomonella (L.) (lepidoptera: Tortricidae)'nın popülasyon dalgalanması ile gün derece modellemesine bağlı mücadele programlarının uyumluluğunun belirlenmesi
Cydia pomonella (L.) (Lepidoptera: Tortricidae), Elma içkurdu, elmanın hem ülkemizde hem dünyada önemli zararlılarından birisidir. Zararlının mücadelesinde yoğun kimyasal uygulamalar yapılmakta ve bunu takiben zararlıda direnç ve üründe kalıntı gibi problemler ortaya çıkmaktadır. Ancak Önceden Tahmin ve Erken Uyarı Sistemleri'ne uyulması ile birlikte ilaçlama sayısı azaltılabilmektedir. Yapılan bu çalışmada C. pomonella'nın, Niğde ilinin farklı ekolojilere sahip 6 alanında popülasyon dalgalanması 2022-2023 yıllarında takip edilmiştir. Aynı zamanda bu alanlarda bulunan Önceden Tahmin ve Erken Uyarı İstasyonları'ndan C. pomonella'nın etkili sıcaklıkr toplamları ile ilgili veriler alınarak zararlı popülasyon dalgalanması ile uyumları incelenmiştir. Üreticilerin modern tarım uygulmalarına uyumlarını belirlemek için anket çalışmaları da yürütülmüştür. Yapılan çalışma sonucunda, zararlının nisan ayının sonunda uçuşa başladığı, eylül ayı sonuna kadar yaklaşık 5-5.5 ay doğada aktif kaldığı belirlenmiştir. Bölgelere göre değişmekle birlikte, C. pomonella'nın yılda 2-3 döl verdiği tespit edilmiştir. Önceden Tahmin ve Erken Uyarı İstasyonları'ndan elde edilen etkili sıcaklık toplamları ile C. pomonella'nın popülasyon dalgalanmasının çalışma yapılan iki alan haricinde uyum gösterdiği saptanmıştır. Bor ilçesine bağlı Çukurkuyu ve Badak köylerinde istisna olarak 1. döl için uyum gözlenmemiştir. Genel olarak popülasyonun ilk tepe noktaları 250 gün.derecede, 2. tepe noktası 800 gün.derecede, 3. tepe noktasının görüldüğü bölgelerde ise bu nokta 1250 gün.dereceye yakın gün.derecelerde gerçekleşmiştir. Anket çalışmasının sonuçlarına göre C. pomonella için yapılan ilaçlama sayısının bahçelerin büyük çoğunluğunda 5 ve üzerinde olduğu, üreticilerin genel olarak Önceden Tahmin ve Erken Uyarı Sistemi hakkında bilgi sahibi oldukları ve sistemi takip ettikleri belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre Önceden Tahmin ve Erken Uyarı Sistemleri'ne uyulmasının C. pomonella mücadelesinde uygun olduğu ve mücadeleye karar verme noktasında belirleyici olduğu kanısına varılmıştır.
Farklı bitkisel kökenli uçucu yağların Akdeniz meyvesineği (Ceratitis capitata Wied.) (Diptera: Tephritidae) erginleri üzerinde bazı etkilerinin araştırılması
Akdeniz meyvesineği, Ceratitis capitata Wied. (Diptera: Tephritidae), 300'den fazla konukçusu olan ve Akdeniz ve Ege bölgesinde meyve ağaçlarında önemli ekonomik kayıplara neden olan bir karantina zararlısıdır. Bu zararlıya karşı yaygın olarak kullanılan kimyasal mücadeleye alternatif olarak, çevre dostu, güvenli ve pratik bir çözüm olarak uçucu yağlar dikkati çekmektedir Yapılan bu çalışma C. capitata erginleri üzerinde laboratuvar koşullarında Y-tüp olfaktometre ve topikal uygulama yöntemi kullanılarak fesleğen (Ocimum basilicum Linn. (Lamiaceae)), okaliptüs (Eucalpyptus spp. (Myrtaceae)) ve civanperçemi (Achillea millefolium L. (Asteraceae)) uçucu yağlarının; davranışsal yönelim ve biyolojik etkinliğnin ortaya konulması ve zararlı ile mücadelede kullanılabilme potansiyellerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Civanperçemi uçucu yağının (%80.60), fesleğen (%35.05) ve okaliptüs (%57.14) uçucu yağlarına göre Akdeniz meyvesineği erginlerine en yüksek repellent etkiyi gösteren uçucu yağ olduğu; bu uçucu yağın etki skalasına göre repellent etki yüzdesinin "çok yüksek etki skalasında" olduğu tespit edilmiştir. Uçucu yağların zaman bazlı toksik etkileri karşılaştırıldığında, her birinin farklı bir etki profili sergilediği görülmüştür. Okaliptüs ve fesleğen uçucu yağı ile topikal muamele gören Akdeniz meyvesineği erginlerinin toplam sağ kalım sayıları; artan uçucu yağ konsantrasyona bağlı olarak azalmıştır. Civanperçemi uçucu yağının Akdeniz meyvesineği ergin dişilerinin yumurtlama davranışını, %1 konsantrasyon hariç diğer tüm konsantrasyonlarda (%0.5, %2, %4) tamamen durduğu (tam engelleme) gözlemlenmiştir. Tüm uçucu yağların konsantrasyon bazlı toksik etkileri karşılaştırıldığında; genel olarak konsantrasyon artışıyla birlikte ölüm oranının arttığı belirlenmiştir. Akdeniz meyvesineği erginleri üzerinde en yüksek ölüm oranının %4 konsantrasyonda uygulamadan 48 saat sonra fesleğen uçucu yağında %86.7 ve okaliptüs uçucu yağında %78.9 olduğu belirlenmiş olup civanperçemi uçucu yağında ise en yüksek ölüm oranının %2 konsantrasyonda 72. saate %76.9 olduğu tespit edilmiştir. Bu uçucu yağlardan özellikle fesleğen uçucu yağı toksik etkisi ile civanperçemi uçucu yağı ise repellent etkisi ile ön plana çıkmakta olup C. capitata mücadelesinde alternatif biyopestisit kullanım potansiyeli olarak umut vaat etmektedir.