Theses supervised by Prof. Dr. Temel Göktürk
10 theses · Artvin Çoruh University
Artvin'deki biyokaçakçılığın durumu ve önlenmesi
Biyokaçakçılık özellikle son yıllarda giderek artan bir şekilde daha fazla önemli hale gelmiştir. Bunun ana nedeni, doğal kaynak kullanımının artması ve beraberinde getirmiş olduğu yüksek rant olarak görülmektedir. Buna karşın biyokaçakçılık ve önlenmesi noktasında henüz yeterli bilimsel çalışma yapılmamıştır. Bu çalışmanın amacı biyokaçakçılığın dünyadaki ve ülkemizdeki durumu ile Artvin ilindeki biyokaçakçılığın belirlenmesi ve beraberinde çözüm önerilerinin ortaya konulmasıdır. Çalışmada, ülkemizdeki ve Artvin ilindeki 2007-2017 yıllarını kapsayan biyokaçakçılık kayıtları veri olarak kullanılmıştır. Bu veriler üzerinden yapılan analizler ile mevcut durum ve çözüm önerileri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Biyokaçakçılık vakalarındaki tutanaklar, ilgili kişilerin izlemiş oldukları yollar, yöre insanı ile yapılan görüşmeler ve yasal mevzuat bu durumun önlenmesinde nelerden faydalanılacağını belirlemede yardımcı olmuştur. Yapılan çalışma, ülkemizde kayıtlara geçen 68 biyokaçakçılık vakası olduğunu ve bunlardan 11 tanesinin Artvin ilinde gerçekleştiğini göstermektedir. Ülkemizde biyokaçakçılığa en fazla konu olan il 18 vaka ile Hatay, ikinci il ise 11 vaka ile Artvin'dir. Kaçakçılığa konu olan türlere vaka sayıları baz alınarak bakıldığında Kuşlar (27), Kelebekler (12), Orkideler (8), Soğanlı yumrular (5) en başta gelen tür gruplarıdır. Dünyada meydana gelen bu vakaların daha çok genetik kaynak amaçlı yapılıyor olması, ilerleyen süreçte ülkelerin doğal kaynaklarında ve gelir düzeylerinde çok ciddi sıkıntılar oluşturacağını göstermektedir. Bu bağlamda CITES ve diğer uluslararası mevzuatların uygulanması dünya genelinde ve özelinde gelişmekte olan ülkelerin doğal kaynaklarının sömürülmesini ve biyokaçakçılığa konu edilmesini önlemede çok önemli yer tutmaktadır.
Kars ili Sarıkamış ilçesi ormanlık alanlarında zarar yapan IPS acuminatus (Gyllenhal, 1827) (Coleoptera: Curculionidae: Scolytinae)un zararı, biyolojisi ve mücadelesi üzerine araştırmalar
Bu çalışma Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nin Erzurum-Kars Bölümü'nün Kars iline bağlı Sarıkamış ilçesi saf Sarıçam meşcerelerinde saptanan Ips acuminatus'un zararı, biyolojisi ve mücadele yöntemlerini belirlemek amacıyla 2016-2017 yılları arasında yapılmıştır. Çalışma alanı bölge için önemli bir kaynak haline gelen saf Sarıçam (Pinus sylvestris) ağaçlarından oluşmaktadır. I. acuminatus (Altıdişli Kabuk Böceği) ülkemiz ormanlarında zarar yapan bir kabuk böceği türü olarak bilinmektedir. Kullanılabilir mücadele yöntemleri ve zararın derecelendirilmesi konuları üzerinde tartışılmıştır. Birçok mücadele yöntemi bilinip bunlardan tuzak ağacı ve feromon tuzakları tercih edilen yöntemlerdendir. Çalışma alanında bulunan zararlının biyolojik dönemleri yumurta, larva, pupa ve ergin olarak tuzak ağaçlarındaki periyodik kontroller sonucu belirlenmiş ve böceğin 140-150 günde biyolojisini tamamladığı saptanmıştır. Yılda iki generasyon veren böceğin bölge için önemli bir zararlı olduğu iki yıllık çalışma ile tekrar netleştirilmiştir. Hepsi kuzey bakıda olmak üzere deneme alanlarındaki feromon tuzakları ve tuzak ağaçlarının kontrolleri yapılarak I. acuminatus'un tüm deneme alanlarında zararlı olduğu gözlemlenmiştir. 2018 yılına gelindiğinde 2016 ve 2017 yıllarında deneme alanı olarak kullanılan Sarıçam 63, 64, 65, 66, 67, 68 ve 69 nolu bölmelerde 260.4 ha böcek zararından dolayı münferit olarak olağanüstü hasılat etası meydana gelmiştir. Biyoteknik yöntemler ile silvikültürel müdahalelerin zamanında uygulanması mücadele açısından büyük önem taşıdığından, sözü edilen çalışmalar Sarıkamış'ta mayıs-eylül ayları arasında tamamlanmalıdır. Saf meşcere kuruluşu yerine, ibreli ve yapraklı türlerin yer aldığı karışık meşcerelerin oluşturulması olası kabuk böceği zararlarını önleyecektir. Anahtar Kelimeler: Ips acuminatus, Sarıkamış, Sarıçam, Feromon tuzakları, Kabuk böceği.
Bazı entomopatojen bakterilerin Kestane Gal Arısı (Dryocosmus Kuriphilus, Yasumatsu (Hymenoptera: Cynipidae)) üzerindeki etkilerinin belirlenmesi
Gal bitkilerde çeşitli canlıların, özellikle de böceklerin etkisiyle bitki dokusunun büyümesiyle oluşan tümör benzeri şişliktir. Dişi gal arısının gal oluşumu kestanenin yaprak, tomurcuk, sürgün, kök veya meyvesine yumurtasını bırakmasıyla gerçekleşir. Galler, içindeki odacıklarda bulunan gal arılarının larvalarına beslenme ve barınma alanı sağlar. Larvalar yumurtadan çıktıklarında etrafını çevreleyen gal dokusunu yiyerek gelişir. Erginleşen arılar gal duvarlarını ağızlarıyla keserek daire şeklinde çıkış tünelleri açarak dışarı çıkarlar. Bu çalışma kapsamında kestane gal arısının Bursa Orman Bölge Müdürlüğü kestane alanlarında zarar oluşturduğu görülmüş ve biyolojik mücadele olanakları araştırılmaya çalışılmıştır. Bursa Orman Bölge Müdürlüğü'nün Orman Zararlıları ile Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından belirlenen 572 m rakımda başlayan kestane florası hakim İnkaya Köyünden 10-15 Mayıs 2019 günü gal örnekleri alınmıştır. Alınan gal örnekleri daha sonra Bursa Orman Bölge Müdürlüğü labaratuvarlarına getirilmiştir. Labaratuvar ortamında getirilen gallerin içleri açılmış ve larvalar gözlemlenmiştir. Uygulamada 5 farklı bakteri örneği (Brevibacillus brevis, Bacillus thuringiensis subsp. kenyae, Bacillus thuringiensis subsp. kurstakii, Bentar, Bacillus subtilis) kestane gal arsının larvaları üzerinde püskürtülerek en etkili olanı belirlenmeye çalışılmıştır. Uygulama sonuçalarında, cam kavanozlarda bulunan bakterilerden Bacillus suptilis'in %96 oranında kestane gal arısının larvalarını öldürdüğü görülmüştür. Uygulamada kullanılan diğer entomopatojenlerin, Brevibacillus brevis %84, Bacillus thuringiensis subsp. kenyae %82, Bentar %90, Bacillus thuringiensis subsp. kurstakii %94 oranında ölümlere neden olduğu gözlemlenmiştir. Yapılan çalışma sonucunda ise bakterilerin laboratuvar koşullarında kestane gal arısı üzerinde ölümcül etkilerinin olduğu belirlenmiştir.
Artvin ili şimşir alanlarında zarar yapan Cydalima perspectalis (Walker, 1859) (şimşir kelebeği)'in morfolojisi, biyolojisi, zararı ve mücadele olanaklarının araştırılması
Artvin İli Şimşir alanlarında zarar yapan Cydalima perspectalis (Walker, 1859) (Şimşir Kelebeği)'in morfolojisi, biyolojisi, zararı ve mücadele olanaklarının araştırılması amacıyla yürütülen bu çalışma 2018-2020 yılları arasında gerçekleştirilmiştir. Çalışma alanı olarak Şimşir bitkisinin doğal yayılış gösterdiği Hatila Vadisi Milli Parkı ve süs bitkisi olarak kullanıldığı Artvin Çoruh Üniversitesi Kampüsü seçilmiştir. Yapılan çalışmada zararlının 4 biyolojik döneme sahip olduğu, yumurtalarını 10-20 adet gruplar halinde yaprağın alt tarafına bıraktığı, larvaların 5 larva dönemine sahip olduğu ve erginlerinin beyaz ve kahverengi olmak üzere 2 formunun bulunduğu görülmüştür. Artvin ilinde 2 generasyon veren zararlı 1. generasyonu haziranın ayının ortasında tamamladığı, 2. generasyonu ise ağustos ayının sonunda tamamladığı gözlemlenmiştir. Cydalima perspectalis zararını tırtıl formundayken Şimşir bitkisinin yapraklarına yaptığı gözlemlenmiştir. Zararlının Şimşir alanlarına verdiği zararın oldukça yoğun olduğu ve Şimşirleri kuruttuğu görülmüştür. Asılan feromonlarda toplam 2144 adet ergin yakalanmıştır. Yapılan entomopatojen uygulamalarında %60-%90 arasında değişen başarı oranı tespit edilmiştir. Bentar® için ortalama %77,5; FD-63 için ortalama %72,5; FD-70 için ortalama 82,5; FDP-8 için ortalama %65; FD-1 için ortalama %72,5; Neemazal® için ortalama %87,5 oranında etkili olduğu tespit edilmiştir.
Artvin ili fındık bahçelerinde Halyomorpha halys'ın popülasyon durumu ve zararları
Ülkemiz üç tarafı denizlerle çevrili ve sekiz ülkeye sınırı bulunmasıyla geçiş bölgesi olması, bölgede birçok bitkisel ve hayvansal ürün çeşitliliğini de beraberinde getirmektedir. Türkiye'nin kendine özgü iklimi ile beraber artan tarım ürünleri çeşitliliğinde ülkemizi fındık yetiştiriciliği açısından önemli noktaya taşımaktadır. Halyomorpha halys (Stâl) son yıllarda fındığın önemli bir zararlısı konumuna gelmiştir. Türkiye'de istilacı bir tür olan Halyomorpha halys (Stâl) ile ilgili kapsamlı bir araştırma olarak planlanan bu çalışmada; zararlıların bölgede yayılışı, yoğunluğu ve fındıktaki zarar durumu belirlenmesi amaçlanmıştır. H.halys'in yayılış gösterdiği Kemalpaşa, Hopa, Borçka ve Arhavi ilçelerindeki çalışma alanlarında popülasyon durumunu belirlemek amacıyla dört farklı ilçede, üç farklı lokasyonda, yapışkan feromon tuzakları kullanılmıştır. Alanda gözlemler yapılarak böceğin biyolojisi ve beslendiği konakçu türler tespit edilmiştir. Ayrıca, fındık bahçelerinden toplanan fındıklar incelenerek danedeki zarar durumu da belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; Böceklerin yumurta bırakma zamanı en fazla temmuz- ağustos aylarında olduğu, bir hafta sonra nimflerin çıktığı görülmüştür. Asılan feromon tuzaklarına en fazla yakalamanın ağustos ayında gerçekleştiği, Arhavi, Borçka, Kemalpaşa ve Hopa ilçelerindeki popülasyon yoğunluğunun fazla olduğu tespit edilmiştir. Alınan fındık numuneleri incelendiğinde; danede deformasyon, çukurlaşma, dane renginin kahverengiye dönüşmesi ve buna ilaveten daneye verdiği zarar derecesine göre dane tadında yoğun bir acılaşma şeklinde zarar vererek en fazla hasarlı orana sahip fındık meyvelerinin Arhavi ilçesinde (%30) ve en az Hopa İlçesinde olduğu görülmüştür. Çalışmanın yürütüldüğü alanda başta fındık, kivi, mısır, portakal, yaban mersini, fasulye ve domates başta olmak üzere pek çok kültür bitkisinin de H.halys'a konukçuluk yaptığı tespit edilmiştir. Zararlının sonraki yıllarda popülasyon seviyesinin ve zararının artacağı muhtemeldir. Bundan dolayı; H.halys'ın yoğun olarak görüldüğü ilçelerde ivedilikle mücadele çalışmalarına başlanmalıdır. Kışlayan erginlere karşı depo, boş evler, çatı katları, odunluklarda toplama ve imha etme çalışmaları yürütülmeli, gerekirse bu alanlarda organik insektisitlerle ilaçlama yapılmalıdır. Böceğin yayılış alanlarında feromon tuzaklarının kullanımını ve sayıları arttırılarak mücadele yürütülmelidir.
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 12. Bölge Müdürlüğü sınırları içerisinde bulunan tabiat anıtı ağaçların tomografi işlemiyle sağlık durumlarının belirlenmesi
Doğal güzelliklere sahip ve biyolojik çeşitlilik bakımından zengin alanlar eski zamanlardan beri insanlar için farklı bir öneme sahip olmuştur. Sanayi, teknoloji ve şehirleşmedeki son gelişmelerle doğal alanlara olan talep oldukça artmıştır. Buna bağlı olarak bu tür özel olanları koruma ihtiyacı daha da önem kazanmıştır. Bu tür doğal özelliklere sahip alanların etkin ve etkili şekilde korunabilmesi için sorunların ve tehdit unsurların doğru şekilde ortaya konması gerekmektedir. Bu amaçla; Türkiye'nin Doğu Karadeniz Bölgesinde bulunan bazı tabiat anıtı statüsündeki ağaçların akustik tomografi yöntemi ile sağlık durumlarının belirlenmesine yönelik bir çalışma yürütülmüştür. Çalışma alanında bulunan 6 ağaç üzerinde hem doğrudan gözlem yapılmış hem de Arbor Sonic 3D Akustik Tomografi cihazı ile ölçümleri yapılmıştır. Yapılan çalışmada tabiat anıtı ağaçlarının gövde, dal ve yaprak yapısı gözlem sonuçlarına göre 1 ağacın gövdesinin kovuk olduğu ve diğer 5 ağacın genel durumlarının iyi göründüğü belirlenmiştir. Tomografi sonuçlarına göre, ölçülen 6 ağacın 1 tanesinin sağlık durumunun iyi olduğu, 3 tanesinin içinde kısmen kovuk ve çürümenin olduğu, 2 tanesinin içi ise tamamen kovuk olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen verilere göre Akustik Tomografi yönteminin tabiat anıtı ağaçlarının sağlık durumlarının belirlenmesinde etkili bir araç olduğu ortaya koyulmuştur.
Trabzon ili kestane alanlarında kestane gal arısı biyolojisi, zararı ve mücadele çalışmaları
Türkiye'de kestane alanlarında zarar yapan en önemli böcek türlerinden biri de Dryocosmus kuriphilus Yasumatsu (Hymenoptera: Cynipidae)'dır. Ülkemizde 2013 yılında Yalova'da tespit edilmesine rağmen geçen 11 yıl içerisinde birçok bölgemize yayılmış ve görüldüğü alanlarda kestane ağaçlarının büyüme ve verimini olumsuz yönde etkileyerek kestanenin en önemli zararlısı konumuna gelmiştir. Burada sunulan tez çalışmasında kestane gal arısının Trabzon Orman Bölge Müdürlüğü kestanelik alanlarındaki biyolojisi, yayılışı, yayılış gösterdiği alanlardaki zarar oranı ve yapılan mücadele çalışmaları incelenmiştir. Bu çalışma kapsamında 2022-2024 tarihlerinde yapılan çalışmalarda kestane gal arısının kestane alanlarında zarar oluşturduğu görülmüştür. Yapılan arazi incelemelerinde; Maçka Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı Yeşiltepe Şefliği ile Esiroğlu Şefliği ve Sürmene Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı Yomra Şefliği ile Arsin Şefliğinde, Rize ilindeki Pazar Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı Fındıklı ve Ardeşen Orman İşletme Şefliklerindeki kestane alanlarında da gal oluşumları gözlenmiştir. Dryocosmus kuriphilus'un Trabzon Bölge Müdürlüğü Kestane alanlarındaki zararının henüz aşırı düzeyde olmadığı ve ekonomik zarar eşiğinin altında olduğu tespit edilmiştir. Trabzon Orman Bölge Müdürlüğü Laboratuvarlarında üretimi gerçekleştirilen 6.422 adet Torymus sinensis Kamijo biyolojik mücadele kapsamında Dryocosmus kuriphilus'un görüldüğü alanlara salınmıştır.
Elazığ ili Baskil yöresi meşe alanlarında çukur ve besi tuzaklarına yakalanan Coleoptera (Insecta) türleri ile bu türlerin beslenme statüsünün belirlenmesi
Bu çalışma Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesinde, Elazığ ili, Baskil ilçesi, Sütlüce Köyü sınırları dâhilinde meşe Quercus infectoria subsp. veneris yayılış alanlarında iki farklı örnekleme yöntemiyle (çukur ve besi tuzakları) ile böcek takımları içerisinde en çok tür zenginliğine sahip olan Coleoptera faunasının türleri ile beslenme statülerinin belirlenmesi amacıyla 2022-2023 yılları arasında yürütülmüştür. Tez çalışmasında, Coleoptera takımına ait türlerin çukur ve besi tuzağı yöntemleri ile belirlenmesi ve bu türlerin beslenme statülerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışmada çukur tuzağı yöntemi ile 11 adet Coleoptera takımına ait, 2 adet ise hedef dışı tür, besi tuzağı yöntemi ile 9 adet Coleoptera takımına ait, 2 adet hedef dışı tür belirlenmiştir. Türlerin beslenme statüsünün belirlenmesi amacıyla yapılan yaprak örneklemelerinde ise farklı böcek takımlarına ait 12 adet tür tespit edilmiştir. Elde edilen türler içerisinde bulunan, Psallus perrisi (Mulsant & Rey, 1852) (Hemiptera: Miridae), Cynips quercus (Hymenoptera, Cynipidae), Typhlocyba quercus (Fabricius, 1777) (Hemiptera: Cicadellidae), Dictyla echii (Schrank, 1782) (Hemiptera: Tingidae), Hyphantria cunea (Drury, 1773) (Lepidoptera: Arctiidae), Polydrosus ponticus (Faust 1888) (Coleoptera: Curculionidae), Tropinota (Epicometis) hirta (Poda, 1761) (Coloptera: Scarabaeidae) türlerinin meşelerde zarar oluşturduğu, elde edilen diğer türlerin ise beslenmek, predatörlük veya çürükçül organizmalarla beslenme amacıyla meşe habitüsünü tercih ettiği sanılmaktadır. Çalışma sonuçları, meşe alanlarındaki böcek biyoçeşitliliğine katkı açısından önemlidir.
Muğla ormanlarında Leptoglossus occidentalis'in zararı ve mücadele yöntemleri
Bu çalışmada Muğla Orman Bölge Müdürlüğü, Milas Orman İşletme Müdürlüğünde kızılçam (Pinus brutia Ten.) tohumlarında zarar yaptığı düşünülen Leptoglossus occidentalis'in zararı ve mücadele yöntemi incelenmiştir. Selimiye, Sarıçay ve Labranda Orman İşletme Şefliklerinde 2023 ve 2024 yılında zararlıyla mücadele için kurulan tuzaklar incelemiştir. Buna ilaveten Muğla yöresinden 7 farklı kızılçam meşceresi ile 6 farklı tohum bahçesinden temin edilen kızılçam tohumlarında L. occidentalis zararları araştırılmıştır. Tohum kaynaklarına göre sağlıklı, boş ve böcek zararı gören tohumlar adet ve oransal olarak belirlenmiş ve 1000 tane ağırlıkları hesaplanmıştır. Çalışma sonunda, Milas Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı üç farklı yörede (Selimiye, Sarıçay ve Labranda) kurulan 30 adet tuzakta 2023 ve 2024 yıllarında böcek tespit edilmediği belirlenmiştir. Ancak tohumlar üzerinde yapılan incelemelerde tohumun elde edildiği yere göre değişmekle birlikte böcek zararının görüldüğü tespit edilmiştir. İstatistik analiz sonuçlarına göre en yüksek boş tohum oranı TB 14 nolu tohum bahçesinde (% 61.18) ve Milas-Ören'den temin edilen tohumlarda (% 42.71) belirlenmiştir. Genel olarak çok yüksek oranda olmasa da kızılçam tohumlarında en yüksek böcek zararı oran tohum oranı Milas-Ören (% 2.439) ile TB 185 nolu tohum bahçesinden (% 2. 535) temin edilen tohumlardan elde edilmiştir.
Artvin ilinde Akdeniz meyve sineği (ceratitis capitata wied.), (diptera:tephritidae)'nın yayılışı popülasyon yoğunluğu ve zararı
Türkiye'nin farklı iklim tiplerine sahip olması ve birçok kültür bitkisini yetiştirmeye elverişli tarım alanlarının bulunması, zararlı türlerin yayılması ve ekonomik zarar oluşturması açısından önemli bir durum ortaya çıkarmaktadır. Akdeniz meyve sineği (Ceratitis capitata) (Wiedemann) (Diptera: Tephritidae) ise bu zararlıların başında gelmekte olup, özellikle narenciye ürünleri başta olmak üzere pek çok meyve türünde dünya çapında ciddi ekonomik kayıplara yol açan polifag bir türdür. Artvin ili, sahip olduğu ekolojik koşullar ve konukçu meyve çeşitliliği nedeniyle zararlının yayılış gösterebileceği potansiyel alanlardan biridir. Bu çalışmada, Artvin ilinde Ceratitis capitata'nın yayılış durumu, popülasyon yoğunluğu ve meyvelerde oluşturduğu zarar belirtilerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırma, 2023 ve 2024 yıllarında Artvin ilinin sekiz ilçesinde delta tipi feromon tuzakları kullanılarak yürütülmüştür. Tuzaklar her yıl mart ayında asılmış ve aralık ayı sonuna kadar haftalık olarak kontrol edilmiştir. Zararlının popülasyon yoğunluğunun belirlenmesi amacıyla yakalanan ergin bireyler sayılmış, gözlem yapılan alanlarda meyvelerde meydana gelen zarar belirtileri kaydedilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre zararlı, yalnızca Merkez İlçe sınırlarında tespit edilmiş olup diğer ilçelerde herhangi bir popülasyona rastlanmamıştır. 2023 yılında ilk ergin bireyler ağustos ayında görülmüş, popülasyon yoğunluğu kasım ayında en yüksek seviyeye ulaşmıştır. 2024 yılında ise benzer bir başlangıca karşın eylül ayında popülasyon yoğunluğunda önemli bir artış meydana gelmiştir. Meyvelerde yumurta bırakma izleri, larva beslenmesine bağlı kahverengileşme, çürüme ve ikincil fungal enfeksiyon belirtileri gözlenmiştir. Sonuç olarak, C. capitata'nın Artvin ilinde sınırlı yayılışa sahip olduğu ancak uygun iklim koşullarında popülasyon yoğunluğunu hızla artırabileceği belirlenmiştir.