Theses supervised by Prof. Dr. Zehra Durna

10 theses · Demiroğlu Bilim University

DoctorateOpen AccessTR

Multipl skleroz tanısı ile izlenen hastalarda fonksiyonel durum ve yaşam kalitesinin değerlendirilmesi

Amaç: Bu çalışma, Multipl Skleroz'da Hamburg Yaşam Kalitesi Ölçeği (Hamburg Quality of Life Questionnaire for Multiple Sclerosis (HAQUAMS 3.0)) Türkçe formunun geçerlilik ve güvenilirliğini değerlendirmek ve Multipl Skleroz (MS) tanısı ile izlenen hastaların fonksiyonel durumu ve yaşam kalitesini ölçmek amacıyla planlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışma Kasım 2019-Temmuz 2020 tarihleri arasında özel bir hastanenin nöroloji polikliniğinde son bir yıldır takipli hastalar ile gerçekleştirildi. Metodolojik ve tanımlayıcı nitelikte olan bu çalışmada örneklem grubunu, 18 yaş ve üzerinde olan ve araştırmaya katılmayı kabul eden MS tanısı kesinleşmiş 200 hasta oluşturmaktadır. İç tutarlılık analizinde Cronbach Alfa güvenilirlik katsayısı tüm ölçek için 0,913 olarak bulundu. Bu değere göre ölçeğin iç tutarlılığının yüksek düzeyde güvenilir olduğu ve Türk toplumunda kullanıma uygun olduğu görüldü. Araştırma sonuçlarına göre MS hastalarının başlıca en sık yaşadıkları semptomlar sırasıyla; yürüme zorluğu, yorgunluk, duyu/his sorunları olarak bulundu. EDSS skoru ortalaması 2,970±1,703, HAQUAMS-TR 2,16±0,742 olarak bulundu. Ölçek alt boyutlarından en yüksek değerin yorgunluk/düşünce (2,42±1,000) alt boyutundan alındığı saptandı. EDSS'nin Multipl Skleroz'da Hamburg Yaşam Kalitesi Ölçeği'nin (HAQUAMS-TR) bazı alt boyutlarıyla pozitif yönde anlamlı korelasyon gösterdiği saptandı. Bu çalışma, MS'li hastalarda yaşam kalitesini etkileyen faktörlerin yetiyitimi ve yorgunluk olduğunu göstermektedir. Sonuç: MS hastalarının yaşam kalitesinin iyileştirilmesi ve semptom yönetiminde gereksinimler doğrultusunda danışmanlık ve eğitim programlarının sürdürülmesi önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Multipl skleroz, yaşam kalitesi, geçerlilik ve güvenilirlik, hemşirelik, fonksiyonel durum

Fonksiyonel özelliklerGüvenilirlik ve geçerlilikHemşirelik+4
Gamze Oğuz
Demiroğlu Bilim University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik öğrencilerinin enfeksiyon kontrol önlemleri ile ilgili bilgi düzeylerinin değerlendirilmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı hemşirelik öğrencilerinin enfeksiyon kontrol önlemleri ile ilgili bilgi düzeylerini değerlendirmek ve bilgi düzeylerini etkileyen faktörleri belirlemektir. Gereç-Yöntem: Araştırmanın örneklemi Demiroğlu Bilim Üniversitesi Florence Nightingale Hastanesi Hemşirelik bölümünde öğrenim gören, enfeksiyon kontrol önlemleri konusunda ders alan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 2. 3. ve 4. sınıf öğrencilerinden (n=149) oluşmaktadır. Araştırmada veri toplamak aracı olarak literatür bilgilerinden hareketle birinci bölümde öğrencilerin sosyo demografik özelliklerine ilişkin sorular (13 soru), ikinci bölümde enfeksiyon kontrol önlemlerine ilişkin sorular (35 soru) bulunan Öğrenci Bilgi Formu kullanılmıştır. Çalışmada ilk olarak hemşirelik öğrencilerinin sosyo-demografik özelliklerinin dağılımına dair analizler gerçekleştirilmiştir. Ardından enfeksiyon hastalıklarından korunmada standart önlemlere yönelik bilgi düzeyi değişkenine ilişkin betimsel analizler yürütülmüştür. Bulgular: Yapılan analizler doğrultusunda, hemşirelik öğrencilerinin bilgi düzeylerinin ortalamaya yakın düzeyde olduğu görülmüştür. Aynı zamanda, enfeksiyon hastalıkları ile ilgili eğitim alan öğrencilerin bilgi düzeyinin almayanlardan anlamlı bir şekilde daha fazla olduğu ve öğrencilerin akademik başarı algılarının artması ile bilgi düzeylerinin de arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç: Araştırmadan elde edilen bulgular literatür bulguları doğrultusunda tartışılarak bir takım önerilere yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Enfeksiyon hastalıkları, hemşirelik, kişisel koruyucu ekipman

Bilgi düzeyiEnfeksiyon kontrolüEnfeksiyonlar+5
Tuğçe Gözde Aktaş
Demiroğlu Bilim University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin ameliyat öncesi bölge temizliğinde kullanılan yöntemlerle ilgili bilgi düzeylerinin değerlendirilmesi

Amaç: Bu araştırma, ameliyat sonrası cerrahi alan enfeksiyonlarını önlemek için hemşirelerin ameliyat öncesi bölge temizliğinde kullanılan yöntemlerle ilgili bilgi düzeylerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı, kesitsel tipte gerçekleştirildi. Gereç ve Yöntem: Araştırma verileri, 03.04.2019- 03.05.2019 tarihleri arasında vakıf ünitesine bağlı özel hastanelerde Ameliyathane, Yoğun Bakım, Cerrahi Servisler, Dahili Servisler bölümlerinde çalışan 87 hemşire ile görüşülerek elde edilmiştir. Kurum izni ve etik kurul onayı alındıktan sonra araştırmacı tarafından hazırlanan anket formu ile veriler toplanıp istatistiksel olarak analiz yapılarak değerlendirildi. Bulgular: Hemşirelerin %80'i kadın, %19.5'i erkek ve yaşlarının ortalamasının 26,45 + 5,988 olduğu tespit edildi. Hemşirelerin % 33,3 'ünün evli, %66,7'sinin ise bekar olduğu belirlendi. Hemşirelerin eğitim düzeyine göre dağılımları incelendiğinde %18,4'ünün sağlık meslek lisesi mezunu olduğu, %14,9'unun ön lisans, %60,9'unun lisans, %5,7'sinin ise yüksek lisans seviyesinde eğitimi olduğu saptandı. Hemşirelerin ameliyat öncesi bölge temizliğiyle ile ilgili bilgi düzeylerinin sosyodemografik özelliklerine, mesleki özelliklerine, bölge hazırlığı ile ilgili özelliklerine göre istatiksel olarak anlamlı bulunmadı. Sonuç: Ameliyat öncesi bölge temizliğiyle alakalı hemşirelerin daha çok bilgi sahibi olmasına adına seminerler, eğitimler ve üniversitelerde bölge temizliğine yönelik eğitimlerin planlanması önerilebilir.

Bilgi düzeyiCerrahi yaraCerrahi yara enfeksiyonu+6
Sena Nur Ekici
Demiroğlu Bilim University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Meme cerrahisi uygulanan hastalarda eğitim gereksinimlerinin değerlendirilmesi

Amaç: Bu araştırma, meme cerrahisi uygulanan hastalarda eğitim gereksinimlerinin değerlendirilmesi amacı ile gerçekleştirildi. Gereç ve Yöntemler: Araştırma verileri, 15.06.2018-15.08.2018 tarihleri arasında Avrupa Yakasındaki iki özel hastanede meme cerrahisi uygulanan 67 hasta ile görüşülerek tanımlayıcı tipte yapıldı. Kurum izni ve etik kurul onayı alındıktan sonra araştırmacı tarafından hazırlanan ''Hasta Bilgi Formu'' ve ''Hasta Öğrenim Gereksinimleri Ölçeği'' ile veriler toplanıp istatistiksel olarak analiz yapılarak değerlendirildi. Bulgular: Araştırmaya katılan hastaların yaş ortalaması 45,04 ± 8,039 olup, %79,1'i evli, %32,8'inin ise yüksekokul veya üniversite mezunu olduğu, %82,1'inin gelirinin giderine denk olduğu saptandı. Hastaların %35,8'inin ailesinde meme hastalığı öyküsü olduğu, meme hastalığı tanısı aldıktan sonra %97'sinin cerrahi tedavi gördüğü, %98,5'inin ameliyattan önce bilgilendirildiği belirlendi. Hastaların %82,1'inin bilgilendirmeyi yeterli bulduğu görüldü. Hastaların en çok ilaçlar ve yaşam kalitesi ile ilgili öğrenim gereksinimleri olduğu belirlendi (4,76 ± 0,430) . Hastaların öğrenim gereksinimlerinin yaşı, medeni durumu, eğitim durumu, arasındaki ilişkiler incelendiğinde istatiksel açıdan anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edildi. Sonuç: Meme cerrahisi geçirmiş hastalara yönelik eğitimlerin gereksinimler doğrultusunda planlanması önerilebilir.

CerrahiHasta eğitimiMeme+3
Asena Şeyma Topuz
Demiroğlu Bilim University · Institute of Health Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Diyabetli hastalarda bireysel yönetime ilişkin tutum ve davranışın değerlendirilmesi

Amaç: Bu çalışma Diyabet Niyet, Tutum ve Davranış Ölçeği'nin (DIAB-Q) Türkçe formunun geçerlilik ve güvenilirliğini değerlendirmek ve Diyabet tanısı ile izlenen hastalarda bireysel yönetime ilişkin tutum ve davranışlarının değerlendirilmek amacıyla planlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışma Kasım 2020- Mayıs 2021 tarihleri arasında özel bir hastanenin Endokrin ve Metabolizma Kliniklerinde izlenen yüzyüze anketi yanıtlamayı kabul eden hastalar ile gerçekleştirildi Metodolojik ve tanımlayıcı nitelikte olan bu çalışmada örneklem grubunu, 18 yaş ve üzerinde olan ve araştırmaya katılmayı kabul eden tip 2 diyabet tanısı almış, 125 hasta oluşturmaktadır. İç tutarlılık analizinde Cronbach Alfa güvenilirlik katsayısı orijinal ölçek için değerlendirilmediğinden her bir alt boyut için iç tutarlılık analizinde cronbach alfa güvenilirlik katsayıları incelenmiştir. Ölçek formunda yer alan katılımcıların DIAB-Q ölçeği alt boyutlarının yüksek derecede güvenilirliğe sahip olduğu tespit edilmiştir. Güvenilirlik katsayısı ölçek alt boyutlar için 0.598-0.896 arasında değişkenlik gösterdiği tespit edilmiştir. Tüm bu sonuçlar doğrultusunda Türkçe' ye uyarlaması yapılan DIAB-Q Ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu belirlenmiştir. Ölçek alt boyutundan en yüksek değerin algılanan davranışsal kontrol alt boyutundan alındığı saptandı (86,00±16,44). DIAB-Q Ölçeğinin bazı alt boyutları arasında pozitif yönde anlamlı korelasyon gösterdiği saptandı. Bu çalışama diyabetli hastalarda bireysel yönetimi etkileyen faktörlerin egzersiz, diyet ve kilo olduğunu göstermektedir. Sonuç: Diyabet hastalarının bireysel yönetimi doğrultusunda danışmanlık, eğitim ve kendi kendine izlem konusunda hastaların desteklenmesi önerilmektedir. Anahtar kelimeler: diyabet, tip 2 diyabet, bireysel yönetim, geçerlilik ve güvenilirlik, hemşirelik

DavranışDiabetes mellitusDiabetes mellitus-tip 2+5
Sibel Yolcu
Demiroğlu Bilim University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bir hemşirelik yüksekokulunda eğitim gören öğrencilerin meslek seçimlerini etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi

Amaç: Bu çalışma bir hemşirelik yüksekokulunda eğitim gören öğrencilerin meslek seçimlerini etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi amacıyla planlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışma 10 Ocak- 21 Ocak 2022 tarihleri arasında 1, 2, 3, 4. sınıfta öğrenim gören öğrenciler ile gerçekleştirildi. Tanımlayıcı nitelikte olan bu çalışmada örneklem grubunu 18 yaş ve üzerinde olan, hemşirelik yüksekokulunda öğrenim gören ve araştırmaya katılmayı kabul eden 420 öğrenci oluşturdu. Bulgular: Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin meslek seçiminde en çok etkili olan faktörler sırasıyla "Her zaman insanlara yardım etmek istemişimdir" ve "çevremdeki insanlar iyi bir hemşire olacağımı söylerler" olarak bulundu. Araştırmaya katılan öğrencilerin %69'u hemşirelik mesleğini isteyerek seçtiği ve %37,6'sının mezuniyet sonrası klinisyen hemşire olarak çalışmak istediği belirlendi. Öğrencilerin Hemşirelikte Meslek Seçimi Ölçeği puan ortalaması 59,82 ±14,00; mesleki uygunluk alt boyut puan ortalaması 70,48 ±18,22 ve yaşamsal nedenler alt boyut puan ortalamasının 40,27 ±20,11 olarak bulundu. Ölçeğin mesleki uygunluk alt boyutundan alınan puan ortalamasının yaşamsal nedenler alt boyutundan alınan puan ortalamasından daha yüksek olduğu saptandı. Ölçekte en yüksek puanı "Mesleki uygunluk" alt boyutunun "Her zaman insanlara yardım etmek istemişimdir" (85,55±20,61) maddesi alırken en düşük puanı "Yaşamsal nedenler" alt boyutunda "Hemşirelik dışında yapabileceğim başka iş yok" (21,05±27,94) maddesi almaktadır. Sonuç: Hemşireliği tercih etmek isteyen öğrencilerin bilinçli ve doğru karar vermelerine yardımcı olmak amacıyla hemşireliğin tüm yönleriyle öğrenci ve ailelerine profesyonel bir meslek olarak anlatılması önerilmektedir. Anahtar Sözcükler: Hemşirelik, öğrenciler, meslek seçimi, profesyonellik

HemşirelerHemşirelikMeslek seçimi+2
Ümit Yaşar Kamacı
Demiroğlu Bilim University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Parkinsonlu hastalarda yaşam kalitesinin ve bakım gereksinimlerinin değerlendirilmesi

Amaç: Bu çalışma, Parkinson Hastalarının Karşılanmayan Gereksinimleri Ölçeği (Unmet Needs of People with Parkinson's Disease)'nin Türkçe'ye uyarlama çalışmasını yaparak geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu belirlemek ve Parkinson tanısı ile izlenen hastalarda yaşam kalitesini ve bakım gereksinimlerini değerlendirmek amacıyla planlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışma Kasım 2020-Temmuz 2021 tarihleri arasında özel bir hastanenin nöroloji polikliniğinde son bir yıldır takipli hastalar ile gerçekleştirildi. Metodolojik ve tanımlayıcı nitelikte olan bu çalışmada örneklem grubunu, 35 yaş ve üzerinde olan ve araştırmaya katılmayı kabul eden Parkinson hastalığı tanısı konmuş 160 hasta oluşturmaktadır. İç tutarlılık analizinde Cronbach Alfa güvenilirlik katsayısı tüm ölçek için 0,904 olarak bulundu. Bu değere göre ölçeğin iç tutarlılığının yüksek düzeyde güvenilir olduğu ve Türk toplumunda kullanıma uygun olduğu görüldü. Araştırma sonuçlarına göre Parkinson hastalarının karşılanmayan gereksinimleri ölçeğinin alt boyutları olan fiziksel gereksinimler, sosyal/duygusal gereksinimler, tedavi ile gereksinimler ile PDQ39 Parkinson Hastalığı anketi toplam puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptandı. Karşılanmayan gereksinimlerin olması ve evre ilerledikçe artış göstermesi hastaların yaşam kalitelerinin olumsuz yönde etkilendiği saptandı. Sonuç: Hemşireler Parkinsonlu kişilerin karşılaştığı özel zorlukların ve bakım gereksinimlerinin farkında olmalıdır. Parkinsonlu hastaların yaşam kalitelerini yükseltme ve gereksinimlerinin giderilmesinde bireye özgü bakım verilmesi, hasta ve ailesinin eğitilmesi önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Parkinson Hastalığı, karşılanmayan gereksinimler, yaşam kalitesi, hemşirelik, geçerlilik ve güvenilirlik

BakımGüvenilirlik ve geçerlilikHemşirelik+4
Melis Şen Yılmaz
Demiroğlu Bilim University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bir şehir hastanesi cerrahi kliniklerinde çalışan hemşirelerin hasta güvenliği kültürü ile bakım rolü oryantasyonlarının değerlendirilmesi

Amaç: Bu araştırma bir şehir hastanesi cerrahi kliniklerde çalışan hemşirelerin, hasta güvenliği kültürü ile bakım rolü oryantasyonlarının değerlendirilmesi amacıyla planlandı. Gereç ve Yöntem: Kişisel bilgi formu, hasta güvenliği kültürü ölçeği ve bakım rolü oryantasyonları ölçeği kullanılarak tanımlayıcı ve ilişki arayıcı araştırma olarak 12 Şubat – 21 Şubat 2024 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi'nde cerrahi kliniklerde çalışan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 119 hemşire oluşturmuştur. Araştırmada veriler, "Kişisel Bilgi Formu", "Hasta Güvenliği Kültürü Ölçeği (HGKÖ)" ve "Hemşirelik Bakım Rolü Oryantasyonu Ölçeği (HBROÖ)" formları aracılığı ile toplanmıştır. Araştırmaya katılan hemşirelerden onam alındıktan sonra veri toplama formlarını doldurmaları istenmiş ve doldurulan formlar tek tek toplanmıştır. Çalışmadan elde edilen verilerin analizinde SPSS 15.0 for Windows programı kullanılmıştır. Araştırmanın uygulanabilmesi için etik kuruldan ve uygulamanın yapıldığı kurumdan yazılı izin alınmış alınmıştır. Bulgular: Araştırma sonuçlarına göre, araştırmaya katılan hemşirelerin; %82,4'ünün kadın olduğu, %66,4'ünün 18-29 yaş aralığında olduğu, %52,9'unun 1-5 yıldır görev yaptığını, %84'ünün Lisans mezunu olduğunu, %27,7'sinin Genel Cerrahi kliniğinde çalıştığını, %76,5'inin 15 ve üzerinde hasta baktığını, %87,4'ünün Hasta güvenliği konusunda eğitim aldığı belirlendi. HGK ölçeği Cronbach Alfa değeri 0.967 olarak bulundu. Ölçeğin iç tutarlığının yüksek düzeyde güvenilir olduğu bulundu. HBROÖ Cronbach Alfa değeri 0,697 bulundu. Ölçeğin iç tutarlılığının oldukça güvenilir düzeyde olduğu bulundu. HGKÖ'nün, HBROÖ ile arasında negatif yönde ve çok zayıf düzeyde bir ilişki olduğu, "Otonomi" alt boyutu arasında ise negatif yönde ve zayıf düzeyde bir ilişki olduğu bulundu (p<0,05). Yaş gruplarına göre HGKÖ alt boyutlarından "Yönetim ve liderlik" 30-39 yaş grubunda 18-29 yaş grubuna göre, "Beklenmedik olay" ise 40-49 yaş grubunda 18-29 yaş grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek olduğu görüldü (p<0,05). Görev süresine göre, HGKÖ' nün "Yönetim ve liderlik" ve "Beklenmedik olay" puanı 10 yıl ve üzeri olanlarda 1-5 yıl olanlara göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek olarak bulundu (p<0,05). Hasta güvenliği eğitimi alma durumlarına göre HGKÖ ve alt boyutlarından "Yönetim ve liderlik", "Çalışanların eğitimi", "Beklenmedik olay" ve "Bakım ortamı" puanları eğitim almayanlara göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek olduğu bulundu (p<0,05). Çalışılan birime göre HGKÖ toplam puanı ve "yönetim ve liderlik", "çalışanların eğitimi", ile "çalışan davranışı" alt boyutları arasında ve HBROÖ'nün alt boyutlarından "otonomi" arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulundu (p<0.05). HGKÖ alt boyutlarından "Yönetim ve liderlik" in, yaş ve görev süresi ile zayıf düzeyde, pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı, "Beklenmedik olay" alt boyutunun yaş ile arasında zayıf düzeyde, pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı ilişki olduğu bulundu (p<0,05). Sonuç: Araştırma sonuçları, hastanede güvenlik kültürünün kurulmuş olduğunu, hasta bakım rolü oryantasyonunun ise orta düzeyde olduğunu göstermektedir. HGKÖ ile HBROÖ arasında negatif yönde ve çok zayıf bir ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hasta Güvenliği, Hasta Güvenliği Kültürü, Hemşirelik, Bakım Rolü, Bakım Rolü Oryantasyonu

Zahide Cebeci
Demiroğlu Bilim University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bir şehir hastanesinde dahili kliniklerde çalışan hemşirelere Pecha Kucha yöntemi ile yapılan temel yaşam desteği eğitiminin etkinliğinin değerlendirilmesi

Bu araştırma bir şehir hastanesinde dahili kliniklerde çalışan hemşirelere, Pecha Kucha yöntemi ile yapılan temel yaşam desteği eğitiminin etkinliğinin değerlendirilmesi amacıyla, ön test-son test desenli (kontrol grupsuz) müdahale araştırması olarak 01.05.2024 – 15.06.2024 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini bir şehir hastanesinde dahili kliniklerde çalışan 68 hemşire oluşturmuştur. Araştırmada veriler, "Hemşire Bilgi Formu" ve "Temel Yaşam Desteği Konusunda Bilgilerini Ölçmeye Yönelik Sorulardan Oluşan Anket" formları aracılığı ile toplanmıştır. Araştırmaya katılan hemşirelerden onam alındıktan sonra veri toplama formlarını doldurmaları istenmiş, Pecha Kucha yöntemi hazırlanmış olan eğitim uygulanmış ve son test kapsamında veri toplama formları tekrar doldurtulmuştur. Eğitim uygulandıktan bir ay sonra veri toplama formları tekrar uygulanmıştır. Çalışmadan elde edilen verilerin analizinde SPSS 15.0 for Windows programı kullanıldı. Araştırmanın uygulanabilmesi için etik kuruldan ve uygulamanın yapıldığı kurumdan yazılı izinler alınmıştır. Araştırmamıza katılan hemşirelerin; %85,3'ünün (n=58) kadın olduğu, %83,8'inin (n=57) 18-29 yaş aralığında olduğu, %52,9'unun (n=36) görev süresinin 1 yıldan az olduğu, %80,9'unun (n=55) lisans mezunu olduğu belirlendi. Çalışmaya dahil edilen hemşirelerin, ön test doğru cevap ortalamaları 10 (%66,66), son test doğru cevap ortalamaları 12 (%80) bulunurken, 1. ay kontrol test doğru cevap ortalamaları 13 (%86,66) bulundu. Ön test ile son test ve son test ile kontrol testi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olduğu tespit edildi. Yapılan eğitim sonrasında kadın ve erkek cinsiyetin her ikisinde, yaş gruplarında 18-29 yaş aralığında, görev süresinde 0-5 yıl aralığında, eğitim durumunda lisans düzeyinde, çalışılan birimde dahiliye kliniğinde ve eğitim alma durumunda ise her iki durumda da anlamlı farklılığın olduğu tespit edildi. Sonuç olarak; Temel Yaşam Desteği konusunda Pecha Kucha eğitim yöntemiyle verilen eğitim ile hemşirelerin bilgi düzeylerinde artış olduğu sonucuna varıldı. TYD gibi güncellenen ve belli aralıklarla tekrarlanması gereken eğitimlerde Pecha Kucha eğitim yöntemi kullanılabilir. Anahtar Kelimeler: Pecha Kucha, eğitim, hemşire, temel yaşam desteği, Kardiyopulmoner Resüsitasyon

Genel cerrahi
Dilek Özdemir Ürkmez
Demiroğlu Bilim University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kemoterapi uygulanan kanserli hastalarda semptomların ve bakım gereksinimlerinin değerlendirilmesi

Amaç: Bu araştırma kemoterapi uygulanan kanserli hastalarda semptom ve ilgili bakım gereksinimlerinin değerlendirilmesi ve bu semptomların yaşam kalitesi üzerine etkilerini belirlemektedir. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın örneklemini çalışmaya yüz yüze katılmayı kabul eden kanser tanısı kesinleşmiş 156 hasta oluşturmuştur. Veriler araştırmacı tarafından hazırlanan ''Hasta Bilgi Formu'', geçerlilik- güvenilirliği kanıtlanmış olan ''Memorial Semptom Değerlendirme Ölçeği'' ve ''EORTC QLQ-C30 Yaşam Kalitesi Ölçeği'' kullanılarak araştırmaya katılan katılımcıların cevapları doğrultusunda karşılaştırmalar yapıldı. Verilerin çözümlenmesinde; frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde gibi betimsel istatistiklerden yararlanıldı. Bulgular: Kemoterapi alan kanser hastalarında en sık görülen üç semptom halsizlik ya da enerji kaybı (%90,4), kendini uykulu ya da sersemlemiş hissetme (%64,7), bulantı (%63,5) olarak saptanmıştır. Kemoterapi sonrası yaşanan semptom sayısının artmasıyla yaşam kalitesinin azaldığı, hastaların sosyo- demografik özelliklerinin Memorial Semptom Değerlendirme Ölçeği sonuçlarını etkilediği saptanmıştır. Sonuçlar: Kemoterapi sonrası yaşanılan semptomların önlenmesi ve kontrol altına alınması yaşam kalitesini olumlu etkilemektedir. Anahtar Sözcükler: Kanser, kemoterapi, semptom yönetimi, onkoloji hemşiresi, yaşam kalitesi.

Gözde Bölükbaş Yurdoğlu
Demiroğlu Bilim University · Institute of Health Sciences
2023
00

Other supervisors