Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Hilal Kazu
11 theses · Fırat University
Probleme dayalı öğrenme yaklaşımının öğrencilerin fen bilimleri derslerindeki akademik başarılarına ve tutumlarına etkisi: Bir meta-analiz çalışması
Bu araştırmada probleme dayalı öğrenme (PDÖ) yaklaşımının, öğrencilerin fen bilimleri derslerindeki akademik başarılarına ve tutumlarına etkisini belirlemek amacıyla bir meta-analiz çalışması yapılmıştır. Bunun için Türkiye'de yapılmış çalışmalarla ilgili literatür taraması yapılmıştır. 2003–2013 yılları arasında yapılmış, araştırma problemine uygun ve meta-analiz çalışmasına dahil edilebilecek istatistiksel verilere sahip yüksek lisans tezi, doktora tezi ve makaleler ulusal veri tabanlarından taranarak incelenmiştir. Literatür taraması sonucunda PDÖ yaklaşımının, öğrencilerin fen derslerindeki akademik başarılarına etkisine ilişkin toplam 30 araştırma ve PDÖ yaklaşımının, öğrencilerin fen derslerine yönelik tutumlarına etkisine ilişkin toplam 22 araştırma çalışmaya dahil edilmiştir. Meta-analiz sonucunda PDÖ yaklaşımının, geleneksel öğretim yöntemlerine göre öğrencilerin fen bilimleri derslerindeki akademik başarılarına ve fen bilimleri derslerine yönelik tutumlarına pozitif etkisi olduğu belirlenmiştir. PDÖ yaklaşımının, öğrencilerin fen bilimleri derslerindeki akademik başarılarına ilişkin genel etki büyüklüğü değeri 1,162 (%95 CI, SE=0,149) olarak belirlenmiştir. Bu değer, Cohen ve arkadaşlarının (2007) etki büyüklüğü sınıflandırmasına göre güçlü düzeyde bir etki düzeyindedir. PDÖ yaklaşımının öğrencilerin fen bilimleri derslerine yönelik tutumlarına ilişkin genel etki büyüklüğü değeri 0,769 (%95 CI, SE=0,172) olarak belirlenmiştir. Bu değer, Cohen ve arkadaşlarının (2007) etki büyüklüğü sınıflandırmasına göre orta düzeyde bir etki düzeyindedir. PDÖ yaklaşımının uygulandığı fen bilimleri alanlarında en büyük etki büyüklüğü değerinin kimya alanında olduğu belirlenmiştir. Öğrenim düzeylerinde etki büyüklüğü en yüksek lise düzeyinde çıkmıştır. Yayın türlerine göre etki büyüklüğü en yüksek doktora tezlerinde çıkmıştır. Çalışmanın son bölümünde, araştırmada elde edilen sonuçlara göre uygulayıcılara, program geliştiricilere ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Fen Bilimleri, Geleneksel Öğretim, Meta-analiz, Probleme Dayalı Öğrenme.
Öğretmen yetiştirme programlarının yaşam boyu öğrenme yetkinliğini kazandırmadaki etkililiğinin değerlendirilmesi
Araştırmanın amacı, öğretmen yetiştirme programlarının yaşam boyu öğrenme yetkinliğini kazandırmadaki etkililiğini öğretmen adayı ve öğretim elemanı görüşlerine göre değerlendirmektir. Çalışmada, nicel araştırma yöntemi benimsenerek tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma evreni, Türkiye'nin her coğrafi bölgesinden bir devlet üniversitesinin eğitim fakültelerinin birinci ve dördüncü sınıflarında öğrenim gören öğretmen adayları ve bu fakültelerde görev yapan öğretim elemanlarıdır. Çok aşamalı örnekleme yöntemine göre belirlenen araştırmanın örneklemi, 2013-2014 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde, Afyon Kocatepe, Yıldız Teknik, Kastamonu, Fırat, Ankara, Dicle ve Çukurova Üniversitelerinin eğitim fakültelerinde öğrenim gören 2159 öğretmen adayı ve bu fakültelerde görev yapan 371 öğretim elemanından oluşmaktadır. Araştırmanın verilerini toplamak üzere; geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış Kişisel-Mesleki Yetkinlikler Algı Ölçeği (KMYAÖ) ve Etkili Yaşam Boyu Öğrenme Ölçeği (EYBÖÖ) öğretmen adayları için, Öğretmen Yetiştirme Programlarının Kişisel-Mesleki Yetkinlikleri Kazandırmadaki Etkililiğine İlişkin Görüşler Ölçeği ise öğretim elemanları için kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, MWU, KWH testleri ve Path analizinden yararlanılmıştır. Araştırmanın bulguları, öğretmen adaylarının etkili yaşam boyu öğrenme düzeylerinde etkili olan yetkinlik algılarına ilişkin oluştu¬rulan modelin doğrulandığını göstermiştir. Buna göre; bağımsız çalışabilme-sorumluluk alabilme yetkinlik algısının, alana özgü yetkinlik algısının, öğrenme yetkinlik algısının, iletişim-sosyal yetkinlik algısının yaşam boyu öğrenmeyi etkileyen yetkinlik algıları olduğu belirlenmiştir. Araştırmada yaşam boyu öğrenmeyi en belirgin "öğrenme" yetkinlik algısının açıkladığı ve bunu sırasıyla "bağımsız çalışabilme-sorumluluk alabilme", "iletişim-sosyal" ve "alana özgü" yetkinlik algılarının izlediği ortaya çıkmıştır. Öğretmen adaylarının yaşam boyu öğrenmelerini etkileyen yetkinlik algılarına yönelik oluşturulan model, birinci ve dördüncü sınıftakilere göre karşılaştırıldığında, birinci sınıftaki öğretmen adaylarının yaşam boyu öğrenmelerini "bağımsız çalışabilme-sorumluluk alabilme", "öğrenme" ve "iletişim-sosyal" yetkinlik algılarının etkilediği belirlenmiştir. Birinci sınıftaki öğretmen adaylarının "alana özgü" yetkinlik algılarının ise, yaşam boyu öğrenmeleri üzerinde etkili olmadığı ortaya çıkmıştır. Dördüncü sınıftaki öğretmen adaylarının ise bağımsız çalışabilme-sorumluluk alabilme, alana özgü, öğrenme ve iletişim-sosyal yetkinlik algıları olmak üzere modeldeki tüm yetkinlik algılarının yaşam boyu öğrenmeleri üzerinde etkili oldukları saptanmıştır. Bununla birlikte araştırma sonuçları, birinci ve dördüncü sınıftaki öğretmen adaylarının kişisel-mesleki yetkinlik algılarının (bağımsız çalışabilme-sorumluluk alabilme, alana özgü, öğrenme, iletişim-sosyal) yaşam boyu öğrenmeleri üzerine etkisinin farklı olduğunu göstermektedir. Dördüncü sınıftaki öğretmen adaylarının "bağımsız çalışabilme-sorumluluk alabilme" ve "iletişim-sosyal" yetkinlik algılarının yaşam boyu öğrenme düzeyleri üzerindeki etkisi küçük ama, birinci sınıftakilerden daha yüksektir. Bir diğer sonuç ise, birinci sınıftaki öğretmen adaylarının "alana özgü" yetkinlik algılarının yaşam boyu öğrenme düzeyleri üzerindeki etkisinin anlamsız iken dördüncü sınıf örneklemi için bu etkinin daha yüksek ve anlamlı oluşudur. Dördüncü sınıftaki öğretmen adaylarının "öğrenme" yetkinlik algılarının yaşam boyu öğrenme düzeyleri üzerindeki etkisinin birinci sınıftaki öğretmen adaylarınkinden düşük oluşu ise dikkat çekici bir sonuçtur. Bununla birlikte birinci ve dördüncü sınıftaki öğretmen adaylarının bağımsız çalışabilme-sorumluluk alabilme, alana özgü, öğrenme ve iletişim-sosyal yetkinlik algılarının yaşam boyu öğrenmelerini açıklama düzeylerinin birbirine çok yakın olması, öğretmen yetiştirme programlarının, yaşam boyu öğrenmeye etki eden kişisel-mesleki yetkinlik algılarının etkisini artırmada, dolayısıyla yaşam boyu öğrenme yetkinliği kazandırmada sadece küçük bir rolünün olduğunu göstermiştir. Araştırma bulguları, öğretim elemanlarının görüşlerinin, öğretmen yetiştirme programlarının öğretmen adaylarına "bağımsız çalışabilme-sorumluluk alabilme yetkinliği" ve "öğrenme yetkinliği" kazandırmada orta derecede etkili; "alana özgü" ve "iletişim-sosyal" yetkinlikleri kazandırmada ise az etkili olduğu yönünde olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte öğretim elemanlarının görüşlerine göre öğretmen yetiştirme programlarının öğretmen adaylarına genel olarak yaşam boyu öğrenmeye etki eden kişisel-mesleki yetkinlikleri kazandırmada az etkili olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak araştırma, öğretmen yetiştirme programlarının öğretmen adaylarına yaşam boyu öğrenmeye yönelik yetkinlikleri kazandırmada yetersiz kaldığını ortaya çıkarmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda; Eğitim Fakülteleri'ndeki Bologna Süreci'ne yönelik düzenlemelerin, uygulamaya dönük etkinliklere ağırlık verilerek gerçekleştirilmeye çalışılması, öğretmen yetiştirme programlarının tüm öğelerinin kalite standartlarının sürekli kontrol edilmesi ve geliştirilmesi, öğrenme-öğretme sürecinin yetkinlik temelli öğrenmeyi sağlayıcı etkinliklerle daha donanık hale getirilmesi gerektiği gibi önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Öğretmen yetiştirme programları, Yaşam boyu öğrenme, Yükseköğretim yeterlilikler çerçevesi, Kişisel-mesleki yetkinlikler.
Bilgisayar destekli çevre eğitiminin bilgisayar teknolojileri programı öğrencilerinin çevre okuryazarlığına etkisinin incelenmesi
Araştırmada bilgisayar destekli çevre eğitiminin bilgisayar teknolojileri programında öğrenim gören öğrencilerin çevre okuryazarlığına etkisini belirlemek amacıyla nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte olduğu iç-içe karma desen yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2014-2015 öğretim yılı bahar döneminde, Mustafa Kemal Üniversitesi Antakya Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Teknolojileri Programı ikinci sınıfta öğrenim gören 60 öğrenciden oluşmaktadır. Bunlardan 30 Bilgisayar Teknolojisi öğrencisi kontrol grubu, 30 Bilgisayar Programcılığı öğrencisi ise deney grubu olarak seçilmiştir. Araştırmada ilk olarak çevre okuryazarlığı ölçeği deney ve kontrol gruplarına ön test olarak uygulanmış grupların belli ölçütlere göre birbirine denk oldukları tespit edilmiştir. Sonrasında kontrol grubuna geleneksel yöntemle, deney grubuna ise bilgisayar destekli eğitim yöntemiyle altı hafta boyunca süren çevre eğitimi uygulanmıştır. Araştırma sonunda çevre okuryazarlığı ölçeği son test olarak uygulanmış, ayrıca deney grubunun bilgisayar destekli çevre eğitimi ile ilgili görüşleri alınmıştır. Çevre okuryazarlığı ölçme aracı kişisel bilgi formu, çevresel bilgi, tutum, davranış ve algı alt boyutlarından oluşmaktadır. Her bir alt boyutun Cronbach's Alpha güvenirlik katsayısı sırasıyla .74, .80, .82, .81 olarak bulunmuştur. Araştırma sürecinde elde edilen nicel veriler bağımlı ve bağımsız gruplar t testi, nitel veriler içerik analizi tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, uygulanan çevre eğitiminin tutum dışındaki tüm alt boyutlarda (bilgi, davranış ve algı) hem deney hem de kontrol gruplarındaki öğrencilerin ön test-son test puan ortalamaları arasında son test lehine anlamlı bir farklılık oluşturduğu tespit edilmiştir. Tutum boyutunda ise deney grubundaki öğrencilerin ön test-son test puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık olmasına rağmen, kontrol grubunda anlamlı bir farklılık oluşmamıştır. Deney ve kontrol gruplarının son test puan ortalamaları karşılaştırıldığında, tutum alt boyutu dışında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Tutum boyutunda ise deney grubu lehine anlamlı bir farklılığın oluştuğu tespit edilmiştir. Öğrenci görüşme formlarından elde edilen veriler öğrencilerin, derslerin bilgisayar destekli eğitimle işlenmesinden hoşnut olduklarını göstermektedir. Öğrenciler bilgisayar destekli eğitimin olumlu yönü olarak; "öğretici olması", "akılda kalıcı olması" ve "eğitici videoların kullanılması", olumsuz yönü olarak da "uygulamaya yönelik etkinliklerin yetersiz olması", "slaytların uzun olması" ve "aktif katılım sağlanamaması" şeklinde görüş belirtmişlerdir. Ulaşılan sonuçlara göre; çevre eğitimi alan öğrencilerin çevresel bilgi, tutum, davranış ve algı düzeylerinde artış gözlenmiştir. Bu sebeple yükseköğretim kurumlarının bazı bölümlerinde seçmeli bazılarında zorunlu olarak okutulan çevre eğitimi derslerinin daha fazla bölümde yer alması gerektiği, ayrıca çevre eğitiminde uygulamaya yönelik etkinliklere ağırlık verilmesi ve bazı derslerde öğrencilerin doğa ile iç içe olmasının öğrencilere daha faydalı olacağı gibi önerilerde bulunulmuştur.
Serbest etkinlikler dersinin sınıf öğretmenlerinin görüşlerine dayalı olarak incelenmesi
Araştırmanın amacı, serbest etkinlikler dersini öğretmen görüşlerine göre incelemektir. Aynı zamanda öğretmenlerin serbest etkinlikler dersine yönelik görüşlerinde; cinsiyet, mesleki kıdem, okutulan sınıf mevcudu, okutulan sınıf düzeyi, mezun olunan okul ve lisansüstü eğitim alma durumlarına göre farklılık olup olmadığını belirlemek de hedeflenmiştir. Araştırma, tarama modeline bağlı olarak nicel ve nitel yöntemlerin kullanıldığı karma model şeklindedir. Verilerin toplanmasında iki aşamalı bir desen izlenmiştir. Birinci aşamada sınıf öğrenmelerinin serbest etkinlikler dersine yönelik görüşlerinde anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemeye yönelik veri toplamak amacıyla nicel veri toplama tekniklerinden ölçek kullanılmıştır. Nicel araştırmanın çalışma evreni, Elazığ ili ve Tunceli ili merkez okullarında görev yapan sınıf öğretmenleridir. Kolay ulaşılabilirlik durumu örnekleme yöntemine göre belirlenen araştırma örneklemi, 2012-2013 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Elazığ ili ve Tunceli ili merkezde görev yapan 460 sınıf öğretmeninden oluşmaktadır. Nitel veriler yarı yapılandırılmış görüşme formuyla 42 sınıf öğretmeninden toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistiklerden, Tek Faktörlü MANOVA, nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri planlama, uygulama, etkinlikler, sorunlar ve öneriler boyutları olmak üzere beş boyut altında incelenmiştir. Araştırmanın nitel verileri ise öğretmenlerin ilkokullarda uygulanan Serbest Etkinlikler dersinin öğrencilerin öğrenmesine ve öğretime olan katkılarına ilişkin görüşleri, öğretmenlerin ilkokullarda uygulanan Serbest Etkinlikler dersinde karşılaşılan sorunlara ilişkin görüşleri, öğretmenlerin ilkokullarda uygulanan Serbest Etkinlikler dersinin daha etkili-verimli olabilmesine ilişkin görüşleri-önerileri ve öğretmenlerin ilkokullarda uygulanan Serbest Etkinlikler dersinin kaldırılmasına ilişkin görüşleri olmak üzere dört başlık etrafında incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda; etkinlikler boyutunda anlamlı bir fark bulunduğu tespit edilmiştir. Serbest Etkinlikler dersine yönelik uygulama ve öneriler alt boyutları mesleki kıdem açısından anlamlı bir farklılık göstermezken; planlama, etkinlikler, sorunlar alt boyutlarının mesleki kıdem açısından anlamlı bir farklılık gösterdiği anlaşılmaktadır. Öğretmenlerin Serbest Etkinlikler dersine yönelik planlama, uygulama, etkinlikler ve öneriler alt boyutları sınıf mevcudu açısından anlamlı bir farklılık göstermezken; sorunlar alt boyutunun sınıf mevcudu açısından anlamlı bir farklılık gösterdiği görülmüştür. Araştırma bulguları ile öğretmenlerin, Serbest Etkinlikler dersinin öğrencilerin sosyalleşmesine katkı sağladığını, bu dersteki etkinlikler sayesinde öğrencilerin okula bağlılıklarının arttığını, bireysel ve grupla yapılan çalışma becerilerinin olumlu yönde değiştiğini ve bu ders için belirlenen etkinliklerin öğrencilerin seviyesine uygun olduğunu düşündükleri belirlenmiştir. Öğretmenler kılavuz kitabının olmaması, araç-gereç eksikliği, diğer derslerin içeriğinin yoğun olması, sınıf yönetimi sorunları ve mekân (etkinlik alanları) bulunmamasından dolayı etkinliklerin sınırlı yapıldığını belirtmişlerdir.Bu sonuçlar doğrultusunda; fiziksel olanaksızlıklar ve eksikliklerin giderilmesi, serbest etkinlikler dersinde yürütülen çalışmaların belirli bir program çerçevesinde düzenli ve planlı biçimde yürütülmesi ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Serbest Etkinlikler dersinin diğer derslerde olduğu gibi kılavuz kitabının hazırlanması gerektiği gibi önerilerde bulunulmuştur.
Öğretmenlerin öğrenme-öğretme ortamlarında bilişsel farkındalık stratejilerini kullanma düzeyleri
Bu tez çalışması; öğretmenlerin öğrenme-öğretme ortamlarında bilişsel farkındalık stratejilerini kullanma düzeylerini belirlemek amacıyla hazırlanmıştır. Betimsel özellikte olan bu çalışmada tarama (survey) yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; öğretmenlerin kişisel bilgileri ve öğrenme-öğretme ortamlarında bilişsel farkındalık stratejilerini kullanma düzeyleriyle ilgili maddelerden oluşan ve araştırmacı tarafından hazırlanarak geçerlik-güvenirlik çalışmaları yapılan bir ölçek kullanılmıştır. Ölçek, Tunceli il merkezine bağlı 13 ilk ve ortaöğretim kurumunda görev yapmakta olan 371 öğretmene uygulanmıştır. Ancak yetersiz doldurma ve rastgele işaretlemeler nedeniyle 358 ölçek işleme konulmuştur. Elde edilen veriler SPPS 16.0 for Windows Evaluation Version paket programı ile analiz edilmiştir.Yapılan analiz sonuçlarına göre; araştırmaya katılan öğretmenlerin bilişsel farkındalık stratejilerini öğrenme-öğretme ortamlarında kullanma düzeyleri genel olarak değerlendirildiğinde; bilişsel farkındalık stratejilerini öğrenme-öğretme ortamlarında genellikle kullandıkları tespit edilmiştir. Madde bazında incelendiğinde ise; öğretmenlerin öğrenme-öğretme ortamlarında ?Günlük tutma? boyutunu diğer boyutlara göre daha az kullandıkları dikkat çekici diğer bir sonuçtur. Öğretmenlerin cinsiyet değişkeni açısından dağılımları değerlendirildiğinde; kadın öğretmenlerin, erkek öğretmenlere göre öğrenme-öğretme ortamlarında daha fazla bilişsel farkındalık stratejilerini kullandıkları tespit edilmiştir. Mesleki kıdem değişkeni açısından incelendiğinde ise; genel olarak mesleki kıdem süresi fazla olan öğretmenlerin, mesleki kıdem süresi az olan öğretmenlere göre daha fazla bilişsel farkındalık stratejisi kullandıkları elde edilen bulgular arasındadır. Öğretmenlerin görev yaptıkları eğitim kademesine göre değerlendirildiğinde; ortaöğretim kademesinde görev yapmakta olan öğretmenlerin daha az bilişsel farkındalık stratejisi kullandıkları dikkat çeken diğer bir sonuçtur. Öğretmenler mezun olunan fakülte türü açısından karşılaştırıldığında; dikkat çekici bir fark tespit edilememiştir. Öğrenme-öğretme ortamında bulunan öğrenci sayısına göre incelendiğinde ise; öğrenci sayısı az olan öğretmenlerin bilişsel farkındalık stratejilerini daha fazla kullandığı tespit edilmiştir.Sonuç olarak; araştırmaya katılan öğretmenler öğrenme-öğretme ortamlarında, genel olarak bilişsel farkındalık stratejilerini kullandıklarını ifade etmişlerdir. Ayrıca öğretmenlerin; cinsiyet, mesleki kıdem, görev yapılan eğitim kademesi ve öğrenci sayısı faktörlerinin, öğrenme-öğretme ortamlarında bilişsel farkındalık stratejilerini uygulama düzeylerini etkilemekte olduğu söylenebilir.
Birleştirilmiş sınıflı okullarda dizgeli eğitimin akademik başarıya ve tutuma etkisi
Araştırmanın amacı, birleştirilmiş sınıflarda dizgeli eğitimin akademik başarıya ve tutuma etkisini belirlemektir. Araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma, 2010-2011 öğretim yılı Elazığ ili Karakoçan ilçesinde bulunan sosyo-ekonomik düzeyleri birbirine yakın olan Kalecik İlköğretim Okulu ile Kulundere İlköğretim Okulunda öğrenim gören toplam 48 öğrenci üzerinde, üç haftası hazırlık olmak üzere yedi hafta süreyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada 5. sınıf sosyal bilgiler dersi ?Gerçekleşen Düşler? ünitesi kazanımlarına yönelik dizgeli eğitime göre hazırlanmış ders planı deney grubuna, mevcut öğretim programına göre hazırlanmış ders planı kontrol grubuna uygulanmıştır. Araştırmada, çalışma grubuna işlemler öncesinde ve sonrasında başarı testi ile tutum ölçeği uygulanmıştır. Ölçme aracı 25 çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. Testin Cronbach's Alpha güvenirlik katsayısı 0,81 bulunmuştur. Araştırma sürecinde elde edilen veriler, bağımlı ve bağımsız gruplar için t testi ile Ki-kare istatiksel tekniği kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırma sonuçlarına bakıldığında, dizgeli eğitimin uygulandığı deney grubunun öntest-sontest başarı puan ortalamaları arasında anlamlı fark bulunmasına karşın, mevcut öğretim programının uygulandığı kontrol grubunda anlamlı bir fark ortaya çıkmamıştır. Deney ve kontrol gruplarının öntest-sontest tutum puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Bu durum, deney ve kontrol gruplarının derse yönelik tutumlarının denk olduğunu göstermektedir. Deney ve kontrol gruplarının sontest başarı puan ortalamaları incelendiğinde deney grubunun lehine anlamlı fark ortaya çıkmıştır. Bu durum, dizgeli eğitimin mevcut öğretim programından daha etkili olduğunu göstermektedir. Her iki grubun sontest tutum puan ortalamaları incelendiğinde, aralarında anlamlı farkın olmadığı, ancak kontrol grubunun derse yönelik tutum puan ortalamasının deney grubuna göre daha yüksek olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Birleştirilmiş Sınıf, Dizgeli Eğitim, Akademik Başarı, Tutum.
Yansıtıcı düşünmeyi geliştirici etkinliklerin ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler dersindeki akademik başarılarına ve tutumlarına etkisi
Bu araştırma ile yansıtıcı düşünme becerilerini geliştirici etkinliklerin ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler dersindeki akademik başarıları ve tutumlarına etkisini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, Türkiye Odalar ve Borsalar İlköğretim Okulu beşinci sınıftaki altı şubeden akademik başarı ve kişisel özellikler bakımından birbirine en yakın özellikler gösteren iki şube denkleştirilerek oluşturulmuştur. Bu gruplardan tesadüfi yöntemle 5A sınıfı (36 öğrenci) deney, 5D sınıfı (40 öğrenci) ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Araştırma deneysel desende öntest-sontest kontrol gruplu modele göre tasarlanmıştır. Deneysel işlemler öncesinde ve sonrasında bilişsel alanın bilgi, kavrama, uygulama, analiz düzeylerine göre hazırlanan akademik başarı testi ve sosyal bilgiler tutum ölçeği kullanılmıştır.Araştırma kapsamında öğrencilerin yansıtıcı düşünme becerilerini geliştirmek amacıyla işbirliğine dayalı öğrenme yaklaşımı, sorgulama, kendini sorgulama ve günlük tutma stratejileri kullanılmıştır. Bu doğrultuda ders planları, işbirlikli gruplar için sorgulama stratejisiyle donanık çalışma yaprakları, kendini sorgulama stratejileriyle donanık hem bireysel hem de grup günlükleri, çalışmalara ilişkin yönergeler hazırlanmıştır. Deneysel işlemin başında deney grubundaki öğretmen ve öğrencilere konu ile ilgili iki haftalık bir eğitim verilmiştir. Deneysel işlem dokuz hafta yürütülmüştür.Sonuç olarak deney grubundaki yansıtıcı düşünme becerileri geliştirilen öğrencilerin kontrol grubuna göre akademik başarı testinden bilgi düzeyinde bir farklılığa sahip olmadığı görülmüştür. Ancak deney grubunun kavrama, uygulama veıııanaliz düzeylerinde ve tüm başarı testinden aldıkları puanların kontrol grubundan anlamlı bir şekilde yüksek olduğu belirlenmiştir. Deney grubundaki öğrencilerin hem akademik başarılarının hem de derse yönelik tutumlarının kontrol grubundaki öğrencilerden anlamlı bir şekilde daha olumlu ve yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bu durum, yansıtıcı düşünme becerilerinin üst düzey düşünme becerileriyle olumlu ilişkisinin olduğu ve bu becerileri geliştirdiğinin bir kanıtıdır.Araştırma sonuçları ışığında, yansıtıcı düşünme becerilerinin eğitimin her kademesinde hayata geçirilmesi, yansıtıcı düşünme becerilerine ilişkin programlar ve ders kitapları hazırlanması, bu becerilerin öğretmen adaylarında da geliştirilmesi gibi öneriler getirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Yansıtıcı Düşünme, Üst Düzey Düşünme Becerileri, Günlük Tutma, Sorgulama Stratejisi, İşbirliğine Dayalı Öğrenme, Akademik Başarı, Sosyal Bilgiler, Öğrenci Tutumları.
Sınıf öğretmenlerinin ilköğretim programlarındaki ölçme ve değerlendirmeye yönelik görüşleri ve uygulamaları (Elazığ ili örneği)
Bu araştırma sınıf öğretmenlerinin ilköğretim programlarındaki ölçme ve değerlendirmeye yönelik görüşleri ve uygulamalarını saptamak amacıyla yapılmıştır. Betimsel özellikte olan bu çalışmada tarama (survey) yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin görüşlerine başvurulmuş, bunun için bir anket geliştirilmiştir. Anket, Elazığ il merkezindeki 158 ilköğretim okulundan random yöntemiyle seçilen 47 ilköğretim okulunun birinci kademesinde görev yapmakta olan 590 sınıf öğretmenine uygulanmıştır. Ancak yetersiz doldurma ve rastgele işaretlemeler nedeniyle 515 anket işleme konulmuştur. Elde edilen veriler SPSS 15.0 for Windows Evaluation Version paket programı ile analiz edilmiştir.Yapılan analiz sonuçlarında, sınıf öğretmenlerinin lisans eğitiminde aldıkları ölçme ve değerlendirme dersi ile hizmet içi eğitimlerinin kendilerine katkısının olduğu, ölçme ve değerlendirme etkinliklerini uygulamada en çok Türkçe dersinde zorlandıkları, ölçme ve değerlendirme etkinliklerini belirlerken en çok öğretmen kılavuz kitaplarından yararlandıkları ortaya çıkmıştır. Diğer yandan öğretmenlerin ölçme ve değerlendirme yöntem-tekniklerini bilme düzeylerinin yüksek olduğu, özellikle portfolyo (öğrenci ürün dosyası), performans görevi, proje ödevleri, çalışma yaprakları, gözlem ve seviye belirleme testi gibi yöntem ve tekniklerini daha fazla bildikleri belirlenmiştir. Bunun yanı sıra, öğretmenlerin en az bildikleri ölçme ve değerlendirme yöntem-tekniğinin yapılandırılmış grid, olduğu görülmüştür. Genel olarak araştırmaya katılan öğretmenlerin ölçme ve değerlendirme sürecindeki uygulamalarına yönelik görüşlerinin olumlu yönde olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte öğretmenlerin en çok ölçme ve değerlendirme sürecine velilerin katılımını sağlamada zorlandıkları görülmüştür. Öğretmenler ölçme ve değerlendirme sürecinin etkili biçimde uygulanması için de daha fazla araç-gereç temin edilmesini önermişlerdir. Ulaşılan bu sonuçlar doğrultusunda, okullara ölçme ve değerlendirme uygulamaları için araç-gereç ve kaynak desteğinde bulunulması, ölçme ve değerlendirme sürecine velilerin katılımının sağlamaya yönelik çalışmalar yapılması gibi önerilerde bulunulmuştur.
Program geliştirme süreci doğrultusunda yeni ilköğretim programlarının incelenmesi
Dünyadaki gelişmeler ve değişmeler her konuda olduğu gibi eğitimde de yeni yaklaşımları ve anlayışları beraberinde getirmektedir. Bu yaklaşımların ve anlayışların öncelikle eğitim programlarında etkisini gösterdiği görülmektedir.Eğitimdeki yeni anlayışlar ve yaklaşımlar, tüm dünya ülkelerini etkilediği gibi Türkiye'yi de etkilemiştir. Dünyada ve Türkiye'de yaşanan gelişmeler doğrultusunda ilköğretim ve orta öğretim programlarının bütünsel bir bakışla yenilenmesi için bir takım çalışmalar yapılmıştır.Tez nitel araştırma tekniklerinden doküman analizine dayalı bir çalışmadır. Bu araştırmada program geliştirme süreci doğrultusunda uygulamaya konulan yeni ilköğretim programının bir değerlendirmesi yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Program Geliştirme, Program Geliştirme Modelleri, Yeni İlköğretim Programları, Yapılandırmacılık.
İlköğretim birinci kademe Türkçe öğretim programının öğrencilerin yaratıcı düşünmelerini geliştirmeye etkisine yönelik öğretmen görüşleri (Tokat ili örneği)
Üreten ve problem çözebilen bireyler yetiştirmek için eğitim sistemleri de çağımıza uygun olmalıdır. Birey önce kendi anadilinde bu uyumu sağlarsa diğer tüm konularda da aynı başarıyı gösterebilecektir. Milli Eğitim Bakanlığı 2004 yılında ilköğretim programlarında yeni bir reform çalışmasını hayata geçirmiştir. Bu doğrultuda ilköğretim Türkçe Programı da Yapılandırmacı eğitim anlayışı doğrultusunda yenilenmiştir. 2004-2005 öğretim yılında pilot olarak uygulanan yeni program, 2005-2006 öğretim yılında ülke çapında kullanılmaya başlanmıştır.Bu araştırmanın amacı, İlköğretim Birinci Kademe Türkçe Öğretim Programının öğrencilerin yaratıcı düşünmelerini geliştirmeye etkisine yönelik öğretmen görüşlerini belirlemektir. Betimsel bir çalışma olan bu araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilerek geçerliği ve güvenirliği sağlanan anketle elde edilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2008- 2009 öğretim yılında Tokat il merkezindeki 28 ilköğretim okulunda çalışan 407 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 265 öğretmen oluşturmaktadır. Elde edilen veriler alt amaçlar çerçevesinde analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler; frekans, yüzde ve kay-kare testi kullanılarak analiz edilmiştir. Öğretmenlerin görüşleri arasında cinsiyet, mesleki kıdem, sınıf ve mevcut değişkenlerine göre genel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır.Katılımcılar, 2005 yılı Türkçe Öğretim Programının yaratıcı düşünmeyi geliştirmeye uygun hazırlandığını belirtmişlerdir. Ancak araştırmada, yaratıcı düşünme becerilerinin edinme açısından ders kitaplarındaki metinlerin uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin programı uygularken çeşitli sıkıntılar yaşadıkları tespit edilmiştir. Bunlar, yaratıcı düşünmenin geliştirilmesi hakkında yeterli hizmet içi eğitim verilmemiş olması, öğrenci ders ve çalışma kitapları ile öğretmen kılavuz kitaplarının içeriğinin yeterli olmaması olarak saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: İlköğretim Türkçe öğretim programı, yaratıcı düşünme, öğretmengörüşleri.
İlköğretim birinci kademe programlarının öğrencilerin yansıtıcı düşünmelerini geliştirmeye etkisine yönelik öğretmen görüşleri (Elazığ ili örneği)
Bu araştırma, ilköğretim birinci kademe programlarının öğrencilerin yansıtıcı düşünmelerini geliştirmeye etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Betimsel özellikte olan bu çalışmada tarama (survey) yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, öğretmenlerin kişisel bilgileri, ilköğretim birinci kademe programlarının öğrencilerin yansıtıcı düşünmelerini geliştirmedeki katkısına yönelik görüşleri ve yansıtıcı düşünmeyi geliştiren yöntemleri kullanma sıklıkları ile ilgili maddelerden oluşan, araştırmacı tarafından hazırlanan ve geçerlik-güvenirlik çalışmaları yapılan bir anket kullanılmıştır. Anket, Elazığ il merkezindeki 158 ilköğretim okulundan random yöntemiyle seçilen 50 ilköğretim okulunun birinci kademesinde görev yapmakta olan 696 sınıf öğretmenine uygulanmıştır. Ancak yetersiz doldurma ve rastgele işaretlemeler nedeniyle 644 anket işleme konulmuştur. Elde edilen veriler, SPSS 15.0 for Windows Evaluation Version paket programı ile analiz edilmiştir.Yapılan analiz sonuçlarında, ilköğretim programlarının öğrencilerin yansıtıcı düşünmelerini geliştirmedeki katkısına yönelik öğretmen görüşlerinin genel olarak olumlu yönde olduğu ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin, ilköğretim programlarının öğrencilerin yansıtıcı düşünmelerini geliştirmedeki katkısına ilişkin görüşlerin geneline katıldıkları belirlenmiştir. Bununla birlikte; öğretmenlerin programların öğrencilerin günlük hayatta kullanacağı bilgileri içermediği görüşüne katılmadıkları; programların içeriklerinin, öğrencileri üst düzeyde düşündürmeye yönelik olmadığı görüşüne ise kısmen katıldıkları belirlenmiştir. Öğretmenlerin yansıtıcı düşünmeyi geliştiren yöntemleri kullanma sıklıklarına ilişkin bulgularda, öğretmenlerin soru sorma yöntemini en fazla, seminer çalışmaları yöntemini ise en az sıklıkta kullandıkları ortaya çıkmıştır. Ulaşılan bu sonuçlar doğrultusunda, ilköğretim programlarında, üst düzey düşünme becerilerinin açık bir şekilde tanımlanması, içerikle beraber bu becerilerin geliştirilmesine yönelik uygulamalara yer verilmesi; öğretmenlere öğrencilerin yansıtıcı düşünmelerini geliştirebilmek için gereken teorik bilgi, ortam, olanak ve süreçler sağlanması gibi önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: İlköğretim programları, yapılandırmacı öğrenme yaklaşımı, yansıtıcı düşünme