Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Mehmet Kaya

14 theses · Fırat University, Sakarya University, Aksaray University

Master'sOpen AccessEN

An android based receipt tracker system using optical character recognition

Since demands for innovating and implementing mobile apps gets deeper, therefore innovations on designing and creating desktop OCR Apps moved and shifted to propose and innovate mobile OCR Apps. Optical Character Recognition (OCR) is the technology that converts the text from handwritten images, text printed images or scanned images to the alterable text for further analysis and process. In this research, we suggested an Android OCR Application for automatically extracting and recognizing text on the receipt images. This research presented the main and powerful techniques proposed for better performing OCR technology on the receipt images acquired through cameras of hand-held devices to obtain and reaching a powerful and efficient system for tracking daily marketing receipts easily. Of course, receipt images have their specifics, therefore OCR applications must be trained for such kind of images else OCR technology cannot perform well-recognition. Unusual text fonts, very small font size, also compressed characters, words and lines on receipt images are the most different characteristics of receipt images from other documents. The main aim or purpose of this research is to find and investigate whether OCR technology is feasible for an Android application to recognize text on receipt images or not. In the recognition stage, for extracting and recognizing text on receipt images, we utilized Tesseract OCR engine which is an open source OCR engine. We proved and showed that instantly submitting receipt images to the Tesseract without applying various techniques suggested in this research will produce useless and bad outcomes which are 58.06% as the percentage of word accuracy and 84.14% as the percentage of character accuracy. But with utilizing all the suggested techniques for two different fonts, the suggested Android application yielded 88.72 % as the percentage of word accuracy, 96.61 % as the percentage of character accuracy and 6.56 sec as the time performance of the suggested Android application.

Karez Hamad
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessEN

An analysis of the strength of captcha used by some Turkish universities to protect student information

With increasing Internet usage worldwide, the need to protect websites from attackers is paramount. As so many people perform tasks such as shopping and banking, developers must pay close attention to the security of their sites. A significant vulnerability can exist during the client service registration process where users register for a free Internet service such as an email account. During enrollment, a few interlopers or aggressors may carry out malicious attacks by enlisting bots to create fake accounts and drain or waste site resources. Security analysts have created various systems to protect web assets from these bots. To differentiate a human user from a bot, CAPTCHA (Completely Automated Public Turing test to tell Computers and Humans Apart) is a commonly employed strategy. This study focuses on the use of such a strategy in the field of web security to mitigate attacks. Different text, image, audio and video-based CAPTCHAs are investigated including those that are based on puzzles. This thesis sheds light on the type of CAPTCHA used by some Turkish universities to protect students' specific information pages. It is a mixture of two types of CAPTCHA: text and image. After examining this type of CAPTCHA, it is broken and recognised. This is achieved taking into consideration some weak points in its structure, which are discussed in the results section. The process of breaking and recognising is done via an add-on and a program in Java language. Then, by using OCR technique, the weakness of this CAPTCHA can be proven. In 53 CAPTCHA cases, 92.45% can be broken and recognised.

Karmand Husseın Abdalla
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Design and optimization of next generation mobile smart antenna

A smart antenna is a co-planar broadband antenna which is made from an electrical platform-utilized on both sides. Double-sided printed circuit board used in the design of this type of smart antennas makes it cost effective at the microwave level of frequencies exceeding 1GHz. This type of antennas is used for broadband frequencies, especially ultra-wideband as their manufacturing is easy for which PCB production is used. In this research, a new Model Vivaldi UWB is designed, fabricated and measured. After the successful implementation of single unit Vivaldi antenna, an 8x8 array of the same shape UWB antenna is designed, fabricated and measured in the laboratory conditions. Return-loss, VSWR, radiation pattern, and gain of the single-unit-antenna, as well as the 8x8 array, are measured and compared with the simulated results obtained through HFSS software. The compared results of the single unit antenna and array antenna show reasonable agreement. The designed antenna has a large bandwidth and high gain and it is very useful for the next generation mobile communications and MIMO applications. This is due to its fast speed, increased capacity, and its ability to eliminate the harmful effects of fading and signal multipath while attempting to obtain high data throughput deploying limited bandwidth transmission channels.

Shokhan Alı Omar Omar
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Gizliliği koruyan bulanık veri madenciliği yöntemlerinin geliştirilmesi

Veri madenciliği veya veri tabanlarında bilginin keşfi, büyük miktardaki veriden önceden bilinmeyen ilişkilerin otomatik çıkarılması için yapılan araştırmalardır. Veri madenciliği üzerine yapılan çalışmalardaki artış ve internet ile diğer medya organları sayesinde bulunan bilgilerin çok fazla ortak kişilerle paylaşılması, kişisel gizlilik problemlerini ortaya çıkarmıştır. Kişisel gizliliği korumak için bir çok yöntem geliştirilmiştir, bu yöntemlerin çoğu keskin (1-0) değerleri üzerinde işlem yapmaktadır. Gerçek hayatta veri tabanları nicel değerlerden oluşmaktadır. Örneğin, insan kanında yapılan veri madenciliği araştırmalarında, kanda akyuvar olup olmadığı gibi keskin bir araştırmadan ziyade bunların oranı üzerinde çalışılmaktadır. Bu nicel değerler üzerinde yapılan veri madenciliği araştırmalarında, kişisel gizliliği korumaya yönelik araştırmalar çok azdır.Bu tez çalışmasında, nicel değerli veri tabanlarında bulanık mantık yöntemi kullanılarak kişisel gizliğin sağlanması gerçekleştirilmiştir. Günümüzde nicel değerler en çok hastalık verilerinde bulunmaktadır. Bu tezde, birliktelik ve sınıflandırma işlemlerinde çıkabilecek kişisel gizlilik problemlerine karşı iki algoritma geliştirilmiştir. Bu algoritmalar için göğüs kanseri verileri üzerinde çalışan bir uygulama yazılımı oluşturulmuştur.

Veri depolamaVeri erişimiVeri madenciliği+2
Tolga Berberoğlu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Çok amaçlı genetik algoritma kullanarak biyodizilerden çoklu motiflerin keşfi

Bu tezde DNA üzerinde bulunan saklı bilgilerin, genetik algoritma yardımıyla çıkartılması gerçekleştirilmiştir. DNA içerisinde gizli örüntü çıkarma genetik bilimi açısından çok önemli bir konudur. Biyolojik diziler üzerinde arama yapan birçok yöntem bulunmaktadır. Bu yöntemlerin birçoğu tek bir amaca ulaşmak için çalışmaktadır. Bazı problemlerde birden fazla amacı gerçekleştirmek gerekir. Bu gibi durumlarda tek amacı optimize eden yöntemler istenilen sonucu vermez.Bu tezde önerilen yöntem DNA üzerinde motif araması yaparken birden fazla amacı gerçekleştirir. Yöntem daha önce geliştirilmiş yöntemlerden bu açıdan farklılık gösterir. Geliştirilen bu algoritma birçok giriş parametresine bağlı en iyi çözüm kümesini sunar. Çözüme etki eden değişken değerlerini kendisi otomatik olarak ayarlar.Geliştirilen bu yöntem ile DNA üzerindeki çok iyi gizlenmiş motifleri arama işleminde daha optimal sonuçlar elde edilecektir.

Genetik algoritmalar
Melikali Güç
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Dna sıralarındaki tekrarlı örüntülerin ve potansiyel motiflerin veri madenciliği yöntemiyle çıkarılması

ÖZETYÜKSEK LİSANS TEZİDNA SIRALARINDAKİ TEKRARLI ÖRÜNTÜLERİN VEPOTANSİYEL MOTİFLERİNVERİ MADENCİLİĞİ YÖNTEMİYLE ÇIKARILMASIUlaş Baran BALOĞLUFırat ÜniversitesiFen Bilimleri EnstitüsüBilgisayar Mühendisliği Anabilim Dalı2006, Sayfa: 45Bu tezde DNA veri kümesinde bulunan biyolojik sıralar üzerinde veri madenciliğiyapılarak tekrarlı örüntüler ve potansiyel motifler çıkartılmıştır. Motif bulma problemi olarakadlandırılan bu konuda yapılmış başka çalışmalar da mevcuttur. Fakat çoklu dizi hizalamasıkullanan bu çalışmalar performans açısından kötü sonuç vermektedir.Önerilen yöntem yukarıdan-aşağı veri madenciliği ve genetik algoritma tabanlı hibrit birçözümdür. Bu yöntemdeki yaklaşım iki temel adımda ele alınabilir. Birinci adım, genetikalgoritma kullanılarak aday motiflerin bir popülasyonun oluşturulmasıdır, bunu diğer nesilleringenetik operatörler ve uygunluk fonksiyonu kullanılarak oluşturulması takip eder. İkinci adımda,veri madenciliği yöntemi yukarıdan-aşağı haliyle kullanılarak aday motiflerin uygunluğunundeğerlendirilmesi yapılır.E. coli bakterilerinden alınmış DNA sıralarında önerilen yöntem denenerekuygulanabilirliği ve üstün yanları gösterilmiştir.Anahtar Kelimeler: Veri madenciliği, biyoenformatik, motif bulma problemi, tekrarlıörüntüler

Ulaş Baran Baloğlu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Kaba kümeler yardımıyla önemsiz ve kayıp türdeki eksik verilerden bulanık kuralların çıkarılması

Kaba küme teorisi, dogrulanmıs mantıga, tutarsızlık gösteren verilere ve kesin olmayan gizli çıkarımların kesfine izin veren matematiksel bir araçtır. Kaba kümeler, bulanık kümelerde oldugu gibi kesin sınırlamaları kabul etmeyen ve eksik, yetersiz ve belirsiz bilgileri düzenleyerek, veri analizi için uygun hale getiren yapılardır. Bu tez çalısmasında, kaba küme teorisi kullanılarak, eksik veri kümelerinden bilgi çıkarımı yapılmıstır. Eksik veri kümeleri, günümüzde en çok hastalık verilerinde bulunmaktadır. Bu verilerden kurallar çıkarmak hastalık teshisinde son derece önemlidir. Önemsiz ve kayıp olmak üzere, iki farklı tipte eksik veri içeren, bir veri kümesi ile çalısılmıstır. Nicel degerli eksik veri kümelerinden, kaba küme yaklasımı ile bulanık kurallar çıkaran bir algoritma ile bilgi çıkarımı saglanmıstır. Sadece önemsiz türde eksik nitelik içeren veri kümeleri için tanımlanmıs olan algoritma, bu tez çalısması sırasında hem önemsiz, hem de kayıp türde eksik niteligi birlikte içeren veri kümelerinde uygulanabilecek biçimde gelistirilmistir. Gelistirilen algoritma için tiroit hastalıgı verileri üzerinde çalısan bir uygulama yazılımı olusturulmustur. Eksik niteliklerin sayıları ve türleri üzerinde yapılan degisikliklerle elde edilen altı farklı durum için yazılım test edilmistir. Gelistirilen algoritmada, kesin kurallar da %100, olası kurallarda %91 basarı saglanmıstır. En düsük basarı oranları tüm nitelik degerlerinin kayıp türde oldugu durum için alınmıstır. Tüm eksik niteliklerin kayıp türde olmasının elde edilen kural sayısını arttırdıgı ve basarı oranında azalmaya neden oldugu sonucuna varılmıstır. Anahtar Kelimeler: Kaba küme teorisi, Eksik veri kümesi, Kayıp veri, Önemsiz veri, Bulanık Kurallar

Gülnur Avşar
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessEN

Sakaryadaki ortaokullarda okuyan öğrencilerin motivasyon kaynakları ve akademik motivasyon düzeyleri (Serdivan, Türkiye)

The purpose of this study is to investigate the sources of motivation and academic motivation levels that have high impacts on students' learning environment in Serdivan middle schools. In this study, 11 middle schools were chosen. 8 were Government and 3 were private schools. Simple random sampling of 722 middle school students (n=722) were selected in the study. 50.3% (n=363) of the students were female and 49.7% (n=359) were male. This is the quantitative research study. A survey of the sources of motivation and academic motivation levels was conducted and collected using questionnaire. The responses were computed and analyzed using SPSS package version 20. Among the statistical attributes that were used in analyzing the data were ANOVA based on significance levels of 5% with Tukey post hoc test for multiple comparison, bivariate correlation, descriptive statistics, and t-test statistical analysis. The analysis of data displayed that scores of academic motivation in terms of intrinsic motivation is high compared to extrinsic and amotivation factors in all surveyed middle schools. In school resources, the results show that language lab, gym, theatre hall, conference room, music hall and swimming pool were the most common physical resource challenges in Serdivan public middle schools. While in teachers as resource, assistant staff and teachers' missing in certain subjects like English, Mathematics, Arabic and Religious culture were the top challenges in Serdivan middle school. Moreover, parents were always supporting their children in many school activities. Occasionally, parents reward their children when succeed and help them with homework solving. Moreover, parents rarely use punishment when their children failed to succeed. It was concluded that, the academic motivation levels, family support, school resources and classroom environment have high positive impacts to the students' educational success. Keywords: Academic Motivation, Resources, Middle School, Student.

Academic achievementMotivationSecondary school students
Ali Salim Ali
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Ders dışı etkinliklerin yabancı dil öğrenmeye etkisi

Second language learning (L2) is seen in most of the higher education institutions and co-curricular activities as the outside-classroom activities performed and practiced by students or learners are considered extremely important for developing academic skills and experiences of the students. The aim of this study is to evaluate the effects of co-curricular activities on second language learners in higher education. This research measures out the influence of these activities on four mail language skills: listening, reading, speaking and writing in Sakarya University. To evaluate this process, a quantitative research model was conducted with the participation of 153 student of Sakarya University both from department of English Language Teaching and School of Foreign Languages. The survey result was analysed applying T-test, correlation test and descriptive statistics test. The survey was combined of four main sections: listening, writing, speaking and reading and there were 34 quantifiers in the questionnaire plus 19 sub skill belonging to four mentioned main skills, listening, reading, speaking and writing. The outcome of the study shows that there were significant relationships between activities and the skills. Keywords: Second Language Learning, Co-Curricular Activities, Higher Education

Out of class activitiesForeign language educationForeign language learning+3
Mohammed Kazem M.qasem
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Duygusal dışavurum amaçlı psiko-eğitim programının ergenlerin depresyon, anksiyete ve stres düzeyine etkisi

Bu araştırmanın amacı, araştırmacı tarafından hazırlanan duygusal dışavurum amaçlı psiko-eğitim programının ergenlerin depresyon, anksiyete ve stres düzeyi üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma, 2014-2015 öğretim yılında Amasya ili Merzifon ilçesinde bulunan iki lisede öğrenim gören 9. 10. ve 11. sınıflara devam eden 492 öğrenci ile yapılmıştır. Araştırmada deneklerin seçimi için Depresyon, Anksiyete ve Stres Ölçeği (DASS-42) uygulanmıştır. Söz konusu ölçekten ortalamanın üzerinde puan alan 45 öğrenci araştırmanın denek havuzuna alınmıştır. Duygusal dışavurum amaçlı psiko-eğitim programının pilot uygulamasını yapabilmek amacıyla denek havuzundan kura yoluyla 11 öğrenci belirlenmiştir. Denek havuzunda kalan 34 öğrenci arasından kura çekilerek 24 kişilik araştırma grubu oluşturulmuştur. Araştırma gruplarına (deney n= 12, kontrol n= 12) seçkisiz atama yapılmıştır. Deney ve kontrol grupları da kura yöntemi ile seçkisiz bir şekilde belirlenmiştir. Çalışmada 2x3'lük (deney/kontrol grupları X ön-test/son-test/izleme testi) split plot deseni kullanılmıştır. Deney grubuna araştırmacı tarafından hazırlanan 12 haftalık duygusal dışavurum amaçlı psiko-eğitim programı uygulanmıştır. Kontrol grubunda ise herhangi bir işlem yapılmamıştır. Deney grubuna uygulanan oturumlar birer hafta arayla 90 dakikalık oturumlar şeklinde yürütülmüştür. Araştırmanın temel amacı doğrultusunda deney ve kontrol gruplarında yer alan tüm öğrencilere Depresyon, Anksiyete ve Stres Ölçeği (DASS-42) oturumlar başladığında, tamamlandığında ve tamamlandıktan 3 ay sonra olmak üzere farklı zamanlarda üç kez uygulanmıştır. Bu ölçümlerden elde edilen verilerin analizinde ölçüm ve gruplar arasında fark olup olmadığını belirlemek için tek faktör üzerinde tekrarlı ölçümler için iki faktörlü varyans analizi tekniği kullanılmıştır. Üç ölçümden (ön-test son-test ve izleme testi) elde edilen veriler SPSS 20 paket programı ile analiz edilmiş ve anlamlılık düzeyi olarak .05 alınmıştır. Araştırma bulgularına göre araştırmanın bağımlı değişkenlerini oluşturan depresyon, anksiyete ve stres değişkenlerinin tümü için müdahale x zaman etkisinin anlamlı olduğu görülmüştür (p<.05). Bu farklılığın kaynağını belirlemek amacıyla Bonferroni uyumlu çoklu karşılaştırma testinden yararlanılmıştır. Bonferroni uyumlu çoklu karşılaştırma testi ve varyans analizinden alınan sonuçlar psiko-eğitim programının depresyon, anksiyete ve stres belirtilerini azaltmada etkili olduğunu ve bu etkinin 3 aylık izleme sonucunda da kalıcılığını koruduğunu ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular ışığında araştırmadan elde edilen sonuçlar tartışılmış ve gelecek araştırmalar için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Duygusal Dışavurum, Depresyon, Anksiyete ve Stres, Psikoeğitim Programı, Ergenlik.

AnksiyeteDepresyonDepresyon+7
Zeynep Akkuş Çutuk
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Kabul ve kararlılık terapisi yönelimli psiko-eğitim programının ergenlerin sosyal görünüş kaygısı ve kabul ve eyleme geçme düzeylerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, "Kabul ve Kararlılık Terapisi Yönelimli Psiko-Eğitim Programının" ergenlerin sosyal görünüş kaygısı ve kabul ve eyleme geçme düzeyleri üzerindeki etkililiğini incelemektir. Araştırma, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında İstanbul İli Güngören İlçesi Ergün Öner-Mehmet Öner Anadolu Lisesi 9. 10. 11. sınıf düzeylerinde öğrenim gören 12'si kız, 12'si erkek olmak üzere toplam 24 lise öğrencisiyle yürütülmüştür. Öğrenciler gruplara kabul edilirken; psikiyatrik tedavi görmüş ya da görüyor olan, yakın zamanda travmatik yaşantı geçirmiş olan, beden kitle indeksi değerleri aşırı zayıf, fazla kilolu ve obez referans aralığında olan öğrenciler çalışma dışında tutulmuştur. Yine sosyal görünüş kaygılarına sebep olabilecek türden bir durumu (fiziksel bir engel, cilt veya deri hastalığı olan, saçları beyazlamış, gözlük, işitme cihazı vb.) olan öğrenciler de çalışma kapsamı dışında tutularak bu faktörlerin çalışmaya olan etkisi kontrol altına alınmaya çalışılmıştır. Deneysel bir çalışma olan bu araştırmanın bağımlı değişkenini Sosyal Görünüş Kaygısı Ölçeği (SGKÖ) ile Kabul ve Eylem Formu (KEF) puanları, bağımsız değişkenini ise "Kabul ve Kararlılık Yönelimli Psiko-Eğitim Programı" oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Doğan (2010) tarafından Türkçeye uyarlanan SGKÖ ve Yavuz ve diğerleri (2016) tarafından Türkçeye uyarlanan KEF-II kullanılmıştır. Bu araştırmanın modelini, deney ve kontrol grupları ile ön-test, son-test ve izleme ölçümlü olmak üzere 2x3'lük split-plot (karışık) deneysel desen oluşturmaktadır. SGKÖ'den alınan puanlara göre oluşturulan deney grubuna araştırmacı tarafından geliştirilen sekiz oturumluk "KKT Yönelimli Psiko-Eğitim Programı" uygulanmıştır. Kontrol grubuna yönelik herhangi bir işlem yapılmamıştır. Deney grubuna "Kabul ve Kararlılık Terapisi Yönelimli Psiko-Eğitim Programı" uygulanmadan iki hafta önce, deney ve kontrol gruplarında yer alan katılımcılara ön-testler uygulanmıştır. Deney ve kontrol gruplarına, psiko-eğitim programı uygulamasının tamamlanmasından iki hafta sonra son-test; iki ay sonra ise izleme testleri uygulanmıştır. Bu ölçümlerden elde edilen verilerin analizinde, ölçüm ve gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olup olmadığı tekrarlı ölçümler için iki faktörlü varyans analizi (ANOVA) tekniğiyle incelenmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin analizi SPSS 20 programıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, "Kabul ve Kararlılık Terapisi Yönelimli Psiko-Eğitim Programının" ergenlerin sosyal görünüş kaygı düzeylerini azaltmada, kabul ve eyleme geçme düzeylerini artırmada anlamlı düzeyde etkili olduğu ve bu etkinin izleme ölçümlerinde de değişmediği görülmüştür. Elde edilen bulgular ilgili literatür ışığında tartışılmış ve bazı önerilerde bulunulmuştur Anahtar Kelimeler: Ergenlik, Kabul, Kabul ve Kararlılık Terapisi, Psiko-Eğitim Programı, Sosyal Görünüş Kaygısı

ErgenlerEylemEğitim programları+7
Fatih Usta
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinde algılanan sosyal destek ve öz-duyarlık düzeyleri

Bu araştırma; ortaöğretimde okuyan öğrencilerin algılanan sosyal destek düzeyleri ve öz-duyarlık düzeylerini değişik faktörlere göre incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, betimsel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2010?2011 öğretim yılında Edirne iline hizmet veren devlet liseleri oluşturmaktadır. Örneklemini ise Edirne İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Edirne Kız Teknik ve Meslek lisesinde öğrenim gören 400 son sınıf öğrencisi oluşturmaktadır.Araştırma kapsamında öğrencilere, Yıldırım (2004) tarafından geliştirilen, geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış Algılanan Sosyal Destek Ölçeği ve Neff (2003) tarafından geliştirilen ve Akın, Akın, Abacı (2007) tarafından Türkçeye adaptasyonu gerçekleştirilen Öz-duyarlık ölçeği ve bazı değişkenleri içeren Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır.Araştırma verileri tamamlandıktan sonra verilerin analizi yapılmıştır. Toplanan veriler üzerinde istatistiksel çözümlemelerin yapılabilmesi için SPSS (Stastical Package For Social Sciences) paket programı kullanılmıştır. Analiz için tek yönlü varyans analizi, tukey çoklu test ve ANOVA gibi yöntemler kullanılmıştır.İstatistiksel analizler sonucunda öz-duyarlık düzeyi açısından cinsiyete göre, ebeveynlerin beraberlik durumuna göre, sosyal destek açısından ebeveynlerin beraberlik durumlarına göre ve aile desteği açısından doğum sırasına göre anlamlı bir fark bulunmamıştır. Sosyal destek ve öz-duyarlık arasında, aile desteği açısından cinsiyet değişkeninde, öz-duyarlık düzeyleri açısından akademik başarı değişkenine göre anlamlı bir fark bulunmuştur. Araştırma sonucunda çeşitli önerilere yer verilmiştir.Anahtar Sözcükler: Sosyal Destek, Algılanan Sosyal Destek, Öz-duyarlık

Algılanan sosyal destekEğitim psikolojisiOrtaöğretim+4
Çağatay Akkaya
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin öz-duyarlık ve duyarlı sevgi düzeylerinin ebeveyn tutumları açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin algıladıkları anne-baba tutumları, öz-duyarlık ve duyarlı sevgi düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın diğer bir amacı ise, anne-baba tutumları, öz-duyarlık ve duyarlı sevgi düzeylerinin cinsiyet, kardeş sayısı, doğum sırası ve algılanan gelir düzeyi değişkenlerine göre farklılıklarını incelemektir.Araştırmanın örneklemini Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nin çeşitli bölümlerinde öğrenim gören 230'u kız ve 96'sı erkek olmak üzere toplam 326 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Ana Baba Tutum Ölçeği (Eldeleklioğlu, 1996), Öz-duyarlık Ölçeği (Akın, Akın ve Abacı, 2007), Duyarlı Sevgi Ölçeği (Akın ve Eker, 2011) ve Bilgi Toplama Formu kullanılmıştır.Araştırmadan elde edilen veriler, korelasyon, t testi tekniği, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılarak incelenmiştir. Araştırma sonucunda, anne-baba tutumları, öz-duyarlık ve duyarlı sevgi düzeyleri arasında anlamlı ilişkiler olduğu belirlenmiştir. Anne-baba tutumlarını demokratik olarak algılayan öğrencilerin öz-duyarlık düzeylerinin yüksek olduğu, anne-baba tutumlarını otoriter ve koruyucu istekçi olarak algılayan öğrencilerin öz-duyarlık düzeylerinin düşük olduğu görülmüştür. Anne-baba tutumlarını otoriter ve koruyucu-istekçi olarak algılayan öğrencilerin ise duyarlı sevgi düzeylerinin yüksek olduğu görülmüştür. Üniversite öğrencilerinin algıladıkları otoriter ve koruyucu-istekçi ebeveyn tutumlarının cinsiyete göre farklılaştığı, demokratik ebeveyn tutumunun kardeş sayısı açısından farklılaştığı, duyarlı sevgi düzeyinin cinsiyet açısından farklılaştığı tespit edilmiştir. Öz-duyarlık ve duyarlı sevgi arasında negatif ilişki olduğu sonucu elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular alt problemler doğrultusunda tartışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Ebeveyn Tutumları, Öz-duyarlık, Duyarlı Sevgi.

Ana-baba tutumuEğitim psikolojisiSevgi+5
Halime Eker
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Malik b. Enes ve tefsirdeki metodu

Müslümanlar, Allah'ın insanlığa en son hitabı olan Kur'an'ı, indiği ilk andan itibaren anlama ve yaşamlarına aksettirme gayesiyle her yönüyle incelemişlerdir. Kur'an'ın ilk tefsiri onun ilk muhatabı ve mübelliği Hz. Peygamber (a.s.) tarafından yapılmıştır. Onun başlattığı bu faaliyet, ashap tarafından genişletilerek sürdürülmüş ve onlardan intikal eden bu tefsir mirasını Tâbiûn devralmıştır. Bu dönemde tefsir faaliyeti bir hayli genişlemiş, bu alanda önemli şahsiyetler yetişmiş ve Kur'an yorumuna ilişkin veriler kayıt altına alınmaya başlamıştır. Sahabe, Tabiun ve Tebe-i Tabiîn dönemini içeren bu erken dönem tefsir mirası, Kur'an'ın ilk dönem muhataplarınca ortaya konulmuş olması açısından sonraki nesil Kur'an araştırmacıları için büyük öneme sahiptir. Hadis âlimi ve Maliki mezhebinin kurucusu olan Malik b. Enes(ö. 179/795), Tebe-i Tabiîn dönemi tefsir faaliyetleri açısından önemli şahsiyetlerden birisidir. Emeviler ve Abbasiler döneminde Medine'de yaşam süren ve hadisçi ve fıkıhçı kimliği ile tanınan İmam Mâlik tefsirci yönü de bulunan bir âlimdir. Bununla birlikte bu yönü hadisçi ve fıkıhçı kimliklerinin gölgesinde kalması sebebiyle ihmal edilmiştir. Kaynaklarda Malik b. Enes'e ait bir tefsirden söz edilse de bu eser elimizde mevcut değildir. Onun tefsire ilişkin rivayetleri muasır araştırmacılardan Muhammed b. Rızk b. Tarhûnî ile Hikmet Beşir Yasin tarafından hazırlanan Merviyâtü'l-İmâm Malik fit-Tefsir adlı eserde bir araya getirilmiştir. Ebû Bekir İbnü'l-Arabî'nin (ö. 543/1148) el-Kabes fi Şerhi Muvattâi Malik b. Enes adlı eserin tefsir bölümünde de İmam Malik'in tefsire ilişkin rivayetlerine yer verilmektedir. Biz bu çalışmada, bu iki eser başta olmak üzere çeşitli kaynaklardan da yararlanarak Tebe-i Tâbiîn dönemi âlimlerinden Mâlik b. Enes'in tefsir anlayışını ortaya koymayı amaçlamaktayız.

Kur'an-ı KerimTabiun DönemiTefsir+2
Mehmet Emin Güzel
Aksaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00

Other supervisors