Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Levent Deniz
14 theses · Yeditepe University
ilköğretim okulu yöneticilerinin bilgisayar tutumları ve eğitimde bilgisayar kullanımına yönelik karşılaştıkları sorunlar(Samsun ili örneği)
Eğitim, insan yetiştirme, geliştirme ve düzene koyma sanatıdır. Ülkemizin ihtiyacı olan nitelikte insan yetiştirmek sağlam bir eğitim temeliyle gerçekleşebilir. Yeniliğe açık ve kendini geliştiren bir eğitim sisteminde yüzyılın en önemli icadı olan blgisayarlar şüphesizki ilk sıralarda yer almaktadır. Çağımızda yönetim ve eğitim anlayışı artık geleneksel anlayıştan sıyrılarak teknolojik bir yönetim ve eğitim anlayışına doğru kaymaktadır. Okul yöneticileri; internet üzerinden yazışmalarını yürütmekte, öğrenci dosyaları hazırlamakta, öğretmenler; tahta yerine projeksiyon kullanmakta ve yazılım programlarıyla derslerini işletmektte, ders notlarını bilgisayar aracılığı ile iligi kişilerle paylaşabilmektedirler. Ancak okullarda bilgisayar kullanımı, kullanıcıları ve kullandırıcıları yani yöneticiler çeşitli sorunlar yaşamaktadır. Bu araştırmada eğitimde bilgisayar kullanımında yöneticilerin eğitimde bilgisayar kullanımında yaşadıkları sorunlar ve bilgisayar tutumları belirlenmeye çalışılmıştır. Böylece bu sorunlarla ilgili önlemler alınarak eğitim sisteminin gelişiminin önü açılarak sorunların büyümeden çözüme kavuşması sağlanacaktır
Öğretmenlerin iş doyum düzeyleri ile stres düzeyleri arasındaki ilişki
Bu araştırmada Öğretmenlerin İş Doyum Düzeyleri İle Stres Düzeyleri Arasındaki İlişki ortaya konularak, anket sonuçlarına ait bulgular, bulgulara dayalı yorumlar ve öneriler yer almaktadır.Araştırmanın evrenini İstanbul İli Zeytinburnu ilçesinde ki okullarda görev yapmakta olan öğretmenler oluşturmaktadır. Evrenden yansız (rasgele) olarak seçilen 5 ilköğretim okulu, 2 genel lise, 1 Anadolu lisesi, 4 meslek lisesi olmak üzere toplam 12 okuldan ulaşılabilen 397 öğretmen araştırmamızın örneklemini oluşturmuştur.Araştırmada, öğretmenlerin iş doyumu ve stres düzeylerine ilişkin bulgular anket yoluyla elde edilmiştir. Ölçme aracı olarak araştırmacı kişisel bilgi formu, Minnesota iş doyum envanteri kısa formu ve stres ölçeği kullanılmıştır. Ölçme araçları 5'li likert tipi derecelendirme ölçeği şeklindedir. Uygulanan anket sonuçları SPSS istatistik programı ile analiz edilmiştir. Anket bulguları, yüzde ve frekans değerleri ile t-testi sonuçları ve One Way Anova testi sonuçlarına dayalı olarak yorumlanmıştır. Manidarlık düzeyi ,05 olarak alınmıştır.Elde edilen bulgulara göre iş doyumu iç faktörler ile cinsiyet, kurum türü, medeni durum, branş, meslek seçimi, değişkenleri arasında anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. Dış faktörler ve iş doyumu genel ile cinsiyet, kurum türü, medeni durum, branş, meslek seçimi, mesleki deneyim, okul deneyimi değişkenleri arasında anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. Yaş değişkeni ile iş doyumu faktörleri arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Stres faktörlerine göre; yönetim sorunları faktörü ile kurum türü, yaş, mesleki deneyim ve okul deneyimi değişkenleri arasında, maaş durumu ve mesleki sorunları faktörleri ile mesleki deneyim değişkeni arasında, öğrenci sorunları ve günlük sorunlar faktörleri ile kurum türü değişkeni arasında, öğretim sorunları faktörü ile cinsiyet ve kurum türü değişkeni arasında, günlük sorunlar faktörü ile okul deneyimi değişkeni arasında, stres genel ile mesleki deneyim değişkeni arasında, anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir.Araştırma sonuçlarına göre, iş doyumu durumlarına göre; kadınlar, evliler, ilköğretim ikinci kademe öğretmenleri, iki yıllık öğretmen okulları ve enstitü mezunu öğretmenler, 20-25 yaş aralığında yer alanlar, spor bilimleri öğretmenleri, mesleğini kendi isteği ile seçenler, 21 yıl ve üzeri mesleki ve okul deneyimine sahip olanlar, daha fazla iş doyumuna sahiptirler.Stres durumlarına göre; kadınlar, meslek lisesi öğretmenleri, lisans üstü eğitim alan öğretmenler, 41 yaş ve üzerindekiler, güzel sanatlar öğretmenleri, mesleğini kendi isteği ile seçmeyenler, 11-20 yıl mesleki ve okul deneyimine sahip olanlar, daha yüksek stres içerisindedirler.Stres ile iş doyumu arasında ters yönlü bir ilişki olduğu ve stres arttığında iş doyumunun azaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda çıkan sonuçlara dayanarak öğretmenlerin iş doyum düzeylerini arttırmak ve stres düzeylerini azaltmaya yardımcı olması amacıyla yapılabileceklere ilişkin öneriler getirilmiştir.Anahtar Kelimeler : İş Doyumu, Stres, Öğretmenlerin İş Doyum Düzeyi , Öğretmen Stresi, Eğitim Yönetimi.
Genel liselerde çalışan branş öğretmenlerinin örgütsel vatandaşlık davranışları
Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim kurumlarında çalışan branş öğretmenlerinin örgütsel vatandaşlık algı düzeylerini; sportmenlik, centilmenlik, yardımlaşma vicdanlılık alt boyutlarına göre tespit etmeye çalışmaktır. Öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranış göstermeleri, yaş, cinsiyet, kıdem, medeni durum, sahip olunan çocuk sayısı, mezun olunan son program değişkenlerine göre algılarda anlamlı farklılık gösterip göstermediği ortaya koymaya çalışmaktadır. Bu araştırmanın evrenini, 2008-2009 Eğitim-Öğretim yılında, İstanbul ili, Bahçelievler ilçesindeki resmi gündüzlü eğitim yapan genel liselerde çalışan branş öğretmenlerini oluşturmaktadır. Bu ilçedeki çalışan 390 branş öğretmeninde 270 öğretmende anket geri dönüşü olmuştur. Bu araştırmada tarama modeli ile çalışılmıştır. Öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışları anketi, Podsakoff, MacKenzie, Moorman ve Fetter (1990) ve Moorman (1991) tarafından geliştirilerek kullanılan ?örgütsel vatandaşlık davranışı ölçeği? ile ölçülmüştür. Eğitim örgütlerine ise; Polat, Soner (2007) Ortaöğretim Öğretmenlerinin Örgütsel Adalet Algıları, Örgütsel Güven Düzeyleri İle Örgütsel Vatandaşlık Davranışları Arasındaki İlişki? adlı yayınlanmamış doktora tezi çalışmasında ölçeği uyarlamıştır. Bu ölçek 20 maddeden oluşan likert tipi bir ölçektir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler, SPSS for windows 13.0 istatistik paket programıyla analiz edilmiştir.Yapılan çözümlemeler sonucunda öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık puanlarının yüksek olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin kıdem ve mezuniyet durumları, cinsiyet, sahip oldukları çocuk sayısı faktörlerine göre örgütsel vatandaşlık incelendiğinde farklılık görülmemektedir. Medeni duruma ve branş göre ise örgütsel vatandaşlık algısında farklılık görülmektedir.Anahtar Sözcükler: Örgütsel vatandaşlık davranışı, Örgütsel Davranış
İlköğretim okullarında velilerin eğitime katılım düzeyleri ve tercih ettikleri katılım türleri
Bu araştırma, çocukları ilköğretim okullarına devam etmekte olan velilerin eğitime katılım düzeyleri ve tercih ettikleri katılım türlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır.Tarama modeline uygun olarak düzenlenen araştırmanın evrenini İstanbul iline bağlı Kadıköy, Üsküdar ve Ümraniye ilçelerindeki devlet ve özel ilköğretim okullarında öğrencisi bulunan veliler; örneklemini ise, bu ilçelerdeki 3 özel ve 3 devlet okulunda öğrencisi bulunan 740 veli oluşturmaktadır.Araştırmacı tarafından geliştirilen veri toplama aracı demografik bilgiler, Veli Katılımı Ölçeği ve veli katılımını engelleyen faktörler olmak üzere üç bölümden oluşmuştur. Veli katılımı ölçeği hazırlanırken Epstein (2001)'ın geliştirdiği altı tip veli katılımı göz önünde bulundurulmuştur. Veli katılımı; ebeveynlik, iletişim kurma, evde öğrenme, gönüllü olma, karar verme ve toplumla işbirliği yapma olarak altı başlık altında incelenmiştir.Elde edilen verilerin istatistiksel analizi SPSS paket programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırmada veri türlerine göre yüzde ve frekans analizleri, Tek Yönlü Varyans Analizi ve Bağımsız Gruplar t Testi uygulanmıştır.Araştırmada elde edilen belli başlı sonuçlar şunlardır:Velilerin çocuklarının eğitimine katılım düzeyleri yüksektir ve veliler en çok Ebeveynlik, İletişim Kurma ve Evde Öğrenme katılım türlerini tercih etmektedir. Bunun yanında, velilerin çocuklarının eğitimine katılım düzeyleri çocuklarının devam ettiği okulun türüne göre bir farklılık göstermemektedir. Diğer taraftan; çocuklarının sınıf seviyesi yüksek olan veliler çocuklarının sınıf seviyesi düşük olan velilere göre, üniversite mezunu olan veliler ilköğretim okulu mezunu olan velilere göre, bir çocuğa sahip olan veliler birden fazla çocuğa sahip olan velilere göre, genç yaştaki veliler orta yaştaki velilere göre, anneler babalara göre çocuklarının eğitimine daha fazla katılmaktadır.
İngilizce öğretmenlerinin mesleki yeterlilik algıları ve ingilizce öğretiminde karşılaştıkları sorunlar
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim ve ortaöğretim okullarında görev yapan İngilizce öğretmenlerinin mesleki yeterlilik algı düzeylerini ve İngilizce öğretiminde karşılaştıkları sorunları belirlemektir.Bu araştırmanın evrenini, 2008-2009 Eğitim-Öğretim yılında, İstanbul ili içerisindeki, Bağcılar, Bahçelievler ve Bakırköy ilçelerindeki tüm ilköğretim ve ortaöğretim İngilizce öğretmenleri oluşturmaktadır. Bu ilçelerdeki tüm İngilizce öğretmenlerine anket ulaştırılmış ve geri dönen 201 anket de araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmaya katılanların 147'si erkeklerden ve 54'ü kadınlardan oluşmaktadır.153'ü ilköğretim, 48'i ortaöğretim kurumlarında görev yapmaktadır. 168'i 21-30 yaş arasında, 33'ü ise 31 ve üzeri yaşlardadır.178'i lisans mezunudur, 23'ü ise diğer mezuniyet derecelerine sahiptirler.137'si İngilizce öğretmenliği bölümü mezunu, 42'si fen-edebiyat mezunu, 22'si ise branş dışı bölümlerden mezun olmuşlardır.172'si 1-12 yıl arası meslekte kıdeme sahipken, 29'u ise 13 ve üzeri yıllarda meslekte kıdem sahibidirler.Bu araştırmada tarama modeli ile çalışılmıştır. Veriler, üç bölümden oluşan bir anket aracılığı ile toplanmıştır. Anketin ilk bölümü ?Kişisel Bilgi Formu?, ikinci bölümü ?Öğretmenlerin İngilizce Dersinin Eğitim ve Öğretiminde Algıladıkları Yeterliliklerine Yönelik Sorulara İlişkin Anket? ve üçüncü bölümü ise ?Öğretmenlerin İngilizce Dersinin Eğitim ve Öğretiminde Algıladıkları Sorunlara Yönelik Sorulara İlişkin Anket? den oluşmaktadır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler, SPSS for windows 15.0 istatistik paket programıyla analiz edilmiştir. Tüm değişkenlerin ve araştırmacıların sorulara verdikleri cevapların analizinde frekans (f) ve yüzde (%) analizi kullanılmıştır.?Tartışma ve Yorum? başlığı altında, belli başlı bir iki sonuçtan ve yapılması fayda sağlayabilecek ileriye yönelik çalışmaların neler olabileceğinden söz edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Mesleki Yeterlilik, Öğretmen Yeterliliği, Yeterlilik Algısı, Yabancı Dil Eğitimi
İlköğretim ve ortaöğretim okul yöneticilerinin tükenmişlik seviyelerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim ve ortaöğretim okullarında görev yapan okul yöneticilerinin tükenmişlik düzeyini; duygusal tükenme, duyarsızlaşma, kişisel başarı boyutlarına ve toplam tükenmişliğe göre belirlemektir. Ve tükenmişlik düzeylerinin kişisel ve mesleki değişkenler açısından nasıl farklılık gösterdiğini ortaya koymaktır.Bu araştırmanın evrenini, 2008-2009 Eğitim-Öğretim yılında, İstanbul ili içerisindeki, Bahçelievler ve Üsküdar ilçesindeki tüm ilköğretim ve ortaöğretim okul yöneticileri oluşturmaktadır. Bu ilçelerdeki tüm yöneticilere anket ulaştırılmış ve geri dönen 253 anket de örneklemini oluşturmuştur. Tamamı A tipi olan kurumlardaki 51 bayan ve 202 erkek yöneticinin, 129'u ilköğretimde 124'ü ortaöğretimde görev yapmaktadır. Ayrıca bunların 79'u müdür, 174'ü müdür yardımcısıdır. Bu araştırmada tarama modeli ile çalışılmıştır. Veriler, iki bölümden oluşan bir anket aracılığı ile toplanmıştır. Anketin ilk bölümü ?Kişisel Bilgi Formu?, ikinci bölümü ise ?Maslach Tükenmişlik Envanteri?dir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler, SPSS for windows 13.0 istatistik paket programıyla analiz edilmiştir. Cinsiyet, medeni durum, okul türü, yönetici türü gibi değişkenler için, frekans (f) , yüzde (%), aritmetik ortalama ( ), standart sapma (ss), t testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Farklılığın anlamlı bulunması durumunda, farklılıkların kaynağını belirlemek amacı ile Scheffe testi uygulanmıştır.Bu araştırmada, ilköğretim ve ortaöğretim okullarında görev yapan yöneticilerin mesleki tükenmişlik düzeylerinin yaş, cinsiyet, medeni durum, sahip olunan çocuk sayısı, mezun olunan program, okul türü, yönetici türü, mesleki kıdem, yöneticilikte kıdem, okullardaki öğretmen ve öğrenci sayısı, sosyo-ekonomik çevre değişkenlerine göre tükenmişlik düzeylerinde farklılaşma olup olmadığına bakılmıştır. Cinsiyet ve medeni durum, okul türü, okuldaki öğretmen ve öğrenci sayısına göre ayrı ayrı tükenmişlik duygusu incelendiğinde, bu değişkenler için, tükenmişlik ölçeğinin toplam puanları ile tüm alt puanlar arasında anlamalı farklılık görülmemiştir. Yaş, sahip olunan çocuk sayısı, mezun olunan program, yönetici türü, mesleki kıdem, yöneticilikte kıdem, sosyo-ekonomik çevre değişkenlerine göre tükenmişlik ayrı ayrı incelendiğinde anlamlı farklılıklar görülmüştür. Bu değişkenlere göre ulaşılan sonuçlar kısaca; ? Yaş grubu yükseldikçe tükenmişlik azalmaktadır. Çocuk sahibi olmayanlar daha fazla tükenmişlik yaşamaktadır. Fakülte mezunları diğer program mezunlarına göre daha fazla tükenmişlik yaşamaktadır. Müdür yardımcıları, müdürlere göre daha fazla tükenmişlik yaşamaktadır. Mesleki ve yöneticilikte kıdem artıkça tükenmişlik daha az yaşamaktadır. Sosyo-ekonomik çevre geliştikçe tükenmişliğin azaldığı görülmektedir.??Tartışma ve Yorum? başlığı altında, sonuçlara ilişkin olası açıklamalardan ve yapılması fayda sağlayabilecek ileriye yönelik çalışmaların neler olabileceğinden söz edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Okul Yöneticileri, Mesleki Tükenmişlik
Lise öğretmenlerinin problem çözme becerileri ile tükenmişlikleri arasındaki ilişki
Bu araştırmada lise öğretmenlerinin problem çözme becerileri, tükenmişlik düzeyleri, problem çözme becerileri ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişki ortaya konulmuştur.Araştırmanın örneklemini İstanbul ili Zeytinburnu ilçesi içersinde eğitim öğretim faaliyetlerine devam etmekte olan 13 resmi ortaöğretim kurumunda görev yapmakta olan 258 öğretmen oluşturmaktadır.Araştırmada lise öğretmenlerinin tükenmişlik düzeylerine ve problem çözme becerilerine ait bulgular anket yoluyla elde edilmiştir. Ölçme aracı olarak araştırmacı kişisel bilgi formu, Maslach ve Jackson (1981) tarafından geliştirilen Maslach Tükenmişlik Ölçeği ve P. P. Heppner ve C. H. Petersen (1982) tarafindan geliştirilen Problem Çözme Envanteri kullanılmıştır. Uygulanan anket sonuçları SPSS istatistik programı ile analiz edilmiştir. Anket bulguları, yüzde ve frekans değerleri ile t-testi sonuçları, tek yönlü varyans analizi sonuçları ve scheffe sonuçlarına dayalı olarak yorumlanmıştır.Elde edilen bulgulara göre lise öğretmenlerinin tükenmişlik durumlarının cinsiyetlerine, medeni durumlarına, öğrenim düzeylerine, branşlarına, sınıflardaki ortalama öğrenci sayısına göre farklılaşmadığı, bunun yanında yaşlarına, kıdemlerine, haftalık ders yüklerine, yöneticilerinden takdir görmelerine, çalıştıkları ortamdan memnun kalmalarına, yöneticilerin yönetim tarzından memnun olmalarına göre farklılaştığı görülmüştür.Lise öğretmenlerinin problem çözme becerilerinin cinsiyetlerine, yaşlarına, medeni durumlarına, kıdemlerine, öğrenim düzeylerine, sınıflardaki ortalama öğrenci sayısına, haftalık ders yüklerine, yöneticilerinden takdir görmelerine, yöneticilerinin yönetim tarzını benimsemelerine göre farklılaşmadığı bunun yanında branşlarına ve çalıştıkları ortamdan memnun olmalarına göre farklılaştığı görülmüştür.Bu sonuçlardan hareketle lise öğretmenlerinde yüksek seviyelerde bir tükenmişlik durumunun olmadığı, problem çözme becerilerine yönelik algılarının yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, lise öğretmenlerinin problem çözme becerilerinin artmasıyla kişisel başarı boyutundaki tükenmişliklerinin azaldığı ifade edilebilir.Anahtar Kelimeler: Tükenmişlik, Duygusal Tükenme, Duyarsızlaşma, Kişisel Başarı, Problem, Problem Çözme
İlköğretim okulu öğretmenlerinin örgütsel öğrenme algıları
Bu araştırma Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okullarında çalışan öğretmenlerin algılarına göre, ilköğretim okullarında örgütsel öğrenmenin ne düzeyde gerçekleştiğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. İstanbul il merkezindeki ilköğretim okullarında çalışan 325 öğretmenin görüşleri alınmıştır. Araştırma tarama modelindedir. Araştırmada örgütsel öğrenme verileri, Sezik (2005) tarafından Türkçeye uyarlanan Karen E. Watkins ve Victoria J. Marsick tarafından geliştirilen, örgütlerde öğrenmenin ne düzeyde gerçekleştiğini somut olarak ölçmeye yarayan ve alanda kabul görmüş bir ölçek olan "Dimensions of the Learning Organization Questionnaire - DLOQ" (Örgütsel Öğrenmenin Boyutları Ölçeği) kullanılarak toplanmıştır.Araştırma sonunda, boyutların ortalama puanlarına göre ilköğretim okulu öğretmenlerin görüşleri arasındaki anlamlı farklardan hareketle, sürekli öğrenme, yerleşik sistemler, sistem ilişkileri, liderlik sağlama boyutlarında örgütsel öğrenme açısından ilköğretim okullarında çalışan sınıf öğretmenlerinin branş öğretmenlerine göre daha olumlu bir algı içinde oldukları belirlenmiştir.İlköğretim öğretmenlerinin cinsiyetlerine göre, erkek öğretmenlerin kadın öğretmenlere göre anlamlı düzeyde finansal performans ve bilgi performansı boyutlarında daha olumlu görüş içinde oldukları belirlenmiştir.Hizmet sürelerine göre, hizmet süresi 21 yıl ve üstünde olan öğretmenlerin anlamlı düzeyde sürekli öğrenme, diyalog ve sorgulama, sistem ilişkisi, liderlik sağlama, bilgi performansı boyutlarında daha olumlu görüş içinde oldukları saptanmıştır.Eğitim durumlarına göre, eğitim durumu ön lisans olan öğretmenlerin anlamlı olarak liderlik sağlama boyutunda diğer öğretmenlere göre daha olumlu bir algı içinde oldukları belirlenmiştir.Yaşlarına göre yapılan incelemede yaş arttıkça boyutların ortalamalarının yükseldiği görülmüştür. Böylece özellikle 20-30 arası yaşlarda olanlarla 41 ve üzeri yaşlar arasında anlamlı düzeyde sürekli öğrenme, diyalog ve sorgulama, yerleşik sistemler, sistem ilişkileri, finansal performans ve bilgi performansı boyutlarında farklılıklar olduğu görülmüştür.ANAHTAR KELİMELER: Öğrenen Örgüt, Öğrenen Okul.
Sınıf öğretmenlerinin ve ilköğretim öğrencilerinin yapılandırmacı öğrenme ortamını değerlendirmeleri
Bu araştırmada genel olarak yapılandırmacı öğrenme ortamlarının sınıf öğretmenlerinin ve ilköğretim öğrencilerinin görüşlerine göre yapılandırmacı özellikler açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın örneklemini 2007?2008 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Sultanbeyli ilçesindeki 10 okulda görev yapan 100 öğretmen ve bu öğretmenlerin okuttuğu 1000 öğrenci oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında Sosyal Yapılandırmacılık ve Aktif Öğrenme Ortamları Ölçeği kullanılmıştır.Araştırmada; öğrencilerin yapılandırmacı sınıf ortamını genel olarak cinsiyet ve sınıf seviyesine göre farklı algılamadıkları ancak sınırlı sayıdaki alt ölçeklerde bu farkın 4. sınıflar ve kız öğrenciler lehine çıktığı gözlenmiştir. 16 yıl ve üzeri çalışan sınıf öğretmenlerin yapılandırmacı sınıf ortamını daha olumlu algıladıkları gözlenmiştir. Sınıf öğretmenlerinin yapılandırmacı öğrenme ortamını oluşturmalarında rehberlik desteğini en az öğrenci velisinden, en çok ise rehber öğretmenden; teşvik desteğini en az rehber öğretmenden, en çok ise okul müdüründen; kaynak sağlama desteğini ise en az müfettişten, en çok ise meslektaşından gördükleri ortaya çıkmıştır.Anahtar sözcükler: Yapılandırmacı öğrenme yaklaşımı, sınıf öğretmeni, yeni ilköğretim programı
İlköğretim okulu yöneticilerinin ve sınıf öğretmenlerinin bilgisayar tutumları
Bu araştırmada İstanbul ili ilköğretim okullarında çalışan yönetici ve sınıf öğretmenlerinin bilgisayara karşı tutumları saptanmaya çalışılmıştır. İlköğretim okulu yöneticilerinin ve sınıf öğretmenlerinin bilgisayar kullanımına karşı var olan tutumları saptanarak bu tutumların kişisel özelliklere göre değişip değişmediğinin ilişkisel olarak incelendiği bu araştırma tarama modelinde düzenlenmiştir. Araştırma evrenini, İstanbul ili Anadolu yakası Kadıköy, Kartal ve Sultanbeyli ilçelerinde bulunan resmi ilköğretim okulları ve bu okullarda görev yapan yönetici ve sınıf öğretmenlerinin tümü, örneklemini ise bu okullar arasından 30 okulda görev yapmakta olan 111 yönetici ve 518 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Yöneticilerin ve sınıf öğretmenlerinin bilgisayara yönelik tutumlarının araştırılması amacıyla Deniz (1994)'in geliştirdiği geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olan, Bilgisayar Tutum Ölçeği-Marmara kullanılmıştır.Çalışmanın amacı doğrultusunda ilköğretim okullarında görevli yönetici ve sınıf öğretmenlerinin bilgisayara karşı tutumlarının cinsiyet, yaş, görev türü, mesleki kıdem, en son mezun olunan öğrenim basamağı, üniversitede bilgisayar eğitimi alıp/almama, bilgisayar kursuna gidip gitmeme, evde bilgisayar olup/olmama ve bilgisayar okuryazarlığı değişkenlerine göre farklılaşma gösterip göstermediği araştırılmıştır. Bu analizler sonucunda, yöneticilerin genel bilgisayar tutum seviyeleri orta, sınıf öğretmenlerinin düşük, her iki grubun bilgisayar kaygılarının yüksek, bilgisayara ilgi duyma ve bilgisayarı eğitim öğretimde kullanımına ilişkin tutumlarının ise orta seviyede olduğu ortaya çıkmıştır. İlköğretim okulu yöneticilerinin genel bilgisayar tutumlarının, bilgisayara ilgi duymaya yönelik tutumlarının, bilgisayar kaygılarının ve bilgisayarların eğitim öğretimde kullanılmasına yönelik tutumlarının sınıf öğretmenlerine göre daha olumlu olduğu bulunmuştur.?Tartışma ve Yorum? başlığı altında da sonuçlara ilişkin olası açıklamalardan ve yapılması fayda sağlayabilecek ileriye dönük çalışmaların neler olabileceğinden söz edilmiştir.Anahtar Kelimeler: İlköğretim okulu yöneticisi, sınıf öğretmeni, bilgisayar tutumları, bilgisayar kaygısı.
Eğitim kurumlarına yönetici seçme ve atamaya ilişkin okul yöneticilerinin görüşlerinin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumları yöneticiliklerine atanacakların seçilmesi, görev öncesi ve sonrasında hizmet içi eğitimle yetiştirilmesi, atanmasına yönelik yapılan uygulamaların değerlendirilmesidir.Araştırmaya esas olan anketle mevcut eğitim kurumu yöneticilerinden, görüş ve düşünceler alınmıştır. Anket, İstanbul'un Üsküdar ilçesinde resmi olarak 69 adet ilköğretim okulu ve 26 adet ortaöğretim okullarında bulunan toplam 236 yöneticiye uygulanmış, katılımcıların görüş ve düşünceleri değerlendirmeye alınmıştır.Araştırmanın sonuçları şu şekilde sıralanabilir: Eğitim kurumlarına yönetici olarak atanacakların seçilmesi, yetiştirilmesi ve atanmasına yönelik olarak;Yönetici Değerlendirme formu Ek-2 ile ilgili: değerlendirme formunda bulunan 25 ölçüt, ankete katılan yöneticiler tarafından değerlendirilmiş ve ölçütlerin tamamının formda kalması yönünde bir sonuç ortaya çıkmıştır. Ancak değerlendirme formunun kurucu müdürlük ve yöneticilik hizmetleri bölümünde yer alan vekaleten ve görevlendirme yöneticilikte geçirilen sürelere yüklenen puan değerleri ile, asaleten yöneticilikte geçen sürelere yüklenen puan değerleri ve yönetici adaylarının öğretmenlikte geçen süreleri ile ilgili puan değerleri düşük bulunmuştur.Eğitim yöneticilikleri için yapılacak seçim adil ve nesnel bir uygulama olan sınavla yapılmalıdır. Sınav yazılı şeklinde uygulanmalıdır. Yazılı sınav; genel yetenek, eğitim yönetimi ve mevzuat ağırlıklı olmalıdır. Yapılacak sınav; hem müdürlük, hem de müdür yardımcılığı için uygulanmalıdır. Eğitim yöneticilikleri için yapılacak seçme sınavı; ÖSYM tarafından hazırlanmalı ve uygulanmalıdır. Okul yöneticiliklerine atanacak olanların sınavla seçilmeleri ilk koşul olmasına rağmen, bunun yanında yönetim bilgi ve becerisi de dikkate alınmalıdır.
İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin yapılandırmacı sınıf ortamlarına yönelik değerlendirmeleri
Son birkaç yıldır Türk Milli Eğitim Sistemi'nde çağın gereği olan ve bireylerin ihtiyaçlarına karşılık verecek şekilde düzenlemelere gidilmiştir. Bu çerçevede, öğretim programlarının çağın gereklerine uygun, bireyin ve toplumun ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde değiştirilmesi gündeme gelmiş, bunun sonucu olarak 2005?2006 yılında uygulanmak üzere ilköğretim programları değiştirilmiştir.Bu araştırmada, uygulanmaya başlanan yapılandırmacı programa ilişkin öğretmen görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu genel amaç kapsamında elde edilen veriler ayrıca öğretmenlere ilişkin çeşitli değişkenler açısından da karşılaştırılmalı olarak incelenmiştir. Tarama modelinde tasarlanan bu araştırmanın verileri, ?Sosyal Yapılandırmacılık ve Aktif Öğrenme Ortamları Ölçeği? kullanılarak toplanmıştır.Araştırmanın uygulanması 2007?2008 öğretim yılı içinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evreni, İstanbul'da ilköğretim okullarında görev yapan 45.981 öğretmenden oluşmaktadır. Ölçme araçları İstanbul ilinin 12 ilçesinde bulunan 21 ilköğretim okulunda görev yapmakta olan 300 öğretmene uygulanmıştır.Araştırmada, öğretmenlerin yapılandırmacı yaklaşıma göre değiştirilen programı, uygulamaya ve programın geneline ilişkin algıları; cinsiyet, yaş, kıdem, en son mezun olunan okul, mezun olunan bölüm değişkenleri açısından ortaya konmuştur. Branşa, cinsiyete, mezun olunan öğretim programına göre algılamada belirgin bir fark olmadığı, kıdeme, yaşa ve eğitim durumuna göre ise anlamlı farklar olduğu tespit edilmiştir.Öğretmenlerin, yapılandırmacı öğrenme ortamları oluşturabilmeleri için okulda gördükleri destek türlerini belirlemek için yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin en çok meslektaşlarından destek gördükleri saptanmıştır. Bu desteği sırasıyla rehberlik desteği, müdür desteği ve veli desteği izlemektedir. Analizler sonucunda araştırmaya katılan öğretmenlerin en az desteği müfettişlerden gördükleri belirlenmiştir.Yapılan çalışma sonuçları, programlarla ilgili daha önceden yapılmış araştırmalarla karşılaştırılmış ve tartışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı, Öğrenci Merkezli Eğitim, İlköğretim Programı
İlköğretim öğrencilerinin zorba davranış eğilimlerine yönelik bir inceleme
Bu araştırma ilköğretim 6., 7. ve 8. sınıflarında okuyan öğrencilerin zorbalık eğilimlerinin çeşitli değişkenler açısından (sınıf, cinsiyet, anne ve baba mesleği, anne ve babanın eğitim düzeyi, ekonomik düzey, ailedeki birey sayısı) farklılaşıp farklılaşmadığını incelemek amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın örneklemi İstanbul İli Anadolu yakası Tuzla ilçesinde bulunan resmi ilköğretim okullarında okuyan öğrenciler ile sınırlı tutulmuştur. Bu kapsamda küme örnekleme tekniğiyle 4 resmi ilköğretim okulundan 309 öğrenci alınmıştır.Araştırmada ölçme aracı olarak araştırmacı kişisel bilgi formu ve Zorbalık Davranış Eğilimleri ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS istatistik programı ile çözümlenmiştir. Verilerin analizinde, yüzde ve frekans değerleri ile t-testi sonuçları, tek yönlü varyans analizi sonuçları ve Scheffe sonuçlarına dayalı olarak yorumlanmıştır.Elde edilen bulgulara göre ilköğretim öğrencilerinin zorbalık davranış eğiliminin cinsiyete göre farklılaştığı görülmüş, aritmetik ortalamaları arasındaki fark Duygu Zorbalığı Boyutu dışındaki diğer alt boyutlarda istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur. Babalarının meslek gruplarına göre ZDEÖ toplam puanları ve alt boyutlarının tümünün puanlarının aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur. Babalarının eğitim durumlarına göre ZDEÖ toplam puanları ve alt boyutlarının tümünün puanlarının aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur. Annelerinin eğitim durumlarına göre aritmetik ortalamaları arasındaki fark fiziksel zorbalık boyutu ve eğlence amaçlı zorbalık alt boyutlarında istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur. İlköğretim öğrencilerinin devam ettikleri okulların ZDEÖ toplam puanları ve alt boyutlarının tümünün puanlarının aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur.
İlköğretim okulu öğrencilerinin akademik başarıları ile algılanan aile yapısı arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu araştırmada zihinsel olmayan etmenlerden aile faktörüyle ilköğretimdeki öğrencilerin akademik başarıları arasındaki ilişkiler belirlenmeye çalışılmıştır. Örgün eğitim kurumları olan okullarda planlı, programlı çalışılmasına rağmen öğrencilerin yetiştirilmesinde istenilen amaçlara ulaşılamamaktadır. Öğrencilerin akademik ilerlemelerinde, okula ve topluma uyumlarında problemler yaşanmaktadır. Eğitimde görülen problemlerin ortadan kaldırılması için eğitim-öğretim çalışmalarında okullarla birlikte çevrenin ve ailenin de katkıda bulunması zorunlu olmaktadır.Araştırma giriş, alanyazın taraması, yöntem, bulgular ve yorumlar, sonuç ve öneriler olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın evrenini İstanbul ili Avrupa yakasındaki devlet okulları oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini Avrupa yakasındaki devlet okullarından on ilçedeki on okul, her okuldan da 30 öğrenci olmak üzere 300 öğrenci oluşturmuştur.Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Bilgi toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. İstatiksel değerlendirmelerde frekans ve yüzdeler bulunmuş, öğrencilerin görüşleriyle ağırlıklı not ortalamalarının karşılaştırılmasında ki-kare analizi kullanılmıştır.Araştırmada eğitimli ailelerin, meslek açısından memurların, ortalama aylık geliri fazla olan, öğrenciye harçlık veren, evdeki kişi sayısı az olan, öğrencilerine çalışma odası sağlayan, meslek liselerinden çok liseleri düşünen, veli toplantılarına katılan, okulda yapılanları takip eden, öğrencilerine derslerinde yardım eden, ödevleri kontrol eden, ders kitapları dışındaki kitaplardan da yararlanan, okul araç-gereçlerini zamanında alan, çalışma odasında televizyon izlemeyen, ders notlarından haberdar olan, toplumsal olaylar ve güncel konuları konuşan, öğrencilerine söz hakkı veren ve huzurlu bir aile ortamı bulunan ailelerin öğrencileri düşük başarı grubuna oranla yüksek başarı grubunda yer aldıkları sonucuna ulaşılmıştır.