Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Mehmet Şeren
10 theses · Gazi University
İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin iş doyumu: Niğde ili örneği
Bu araştırmanın amacı, devlet ilköğretim okullarda görev yapan öğretmenlerin iş doyumu düzeylerini bazı demografik değişkenler açısından saptamaktır. Aynı zamanda elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin iş doyumu düzeylerinin hangi boyutlarda düşük olduğunu tespit etmek, hangi değişkenlere göre farklılaşma gösterdiğini belirlemek ve gelişme sağlayacak önerilerde bulunmaktır. Araştırmada tarama modeli tercih edilmiştir. Örneklem seçiminde küme örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma örneklemini, 2012-2013 öğretim yılında Niğde ili Merkez devlet ilköğretim okullarında görevli toplam 378 (n=378) öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada Spector (1994) tarafından geliştirilen 36 madde ve 9 faktörden oluşan alpha katsayısı .82 olarak tespit edilen İş Doyumu Ölçeği (Job Satisfaction Survey) kullanılmıştır. Niğde ili Merkez ilçe sınırları dahilinde bulunan okullar bir küme sayılmış ve belirlenen okullara çalışma yapabilmek için önce resmi izin alınmıştır. Daha sonra ilgili okul yöneticileri ve öğretmenler ile görüşülerek anket çalışması gönüllülük esasına dayalı olarak yapılmıştır. Araştırma sonuçları değerlendirildiğinde, öğretmenlerin iş doyumu düzeylerinin düşük olduğu görülmektedir. Bununla beraber yapılan analiz sonucu, yaş ve kıdem değişkenleri iş doyumu puanları açısından anlamlı farklılık ifade etmemektedir. Öğrenim ve branş değişkenleri açısından öğretmenlerin iş doyumu puanlarında p< .05 düzeyinde anlamlı bir farklılık mevcuttur.
İlköğretim okullarında görev yapan okul müdürlerinin okulda gösterdikleri liderlik stilleri ile öğretmenlerin iş doyumu arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin işten aldıkları tatmin düzeylerinin ne kadarının okul müdürlerinin liderlik stilleri ile açıklanabileceğinin gösterilmesidir. Araştırma, betimsel araştırma modeline göre ilişkisel ve nedensel araştırma modellerine göre tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2011-2012 öğretim yılında Ankara ili Büyükşehir sınırları içindeki merkez ilçelerde resmi ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmada tabakalı örnekleme yoluyla örneklem seçilmiştir. Araştırmanın örneklem grubunu, Ankara ili Büyükşehir sınırları içerisinde bulunan 7 merkez ilçede, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında görev yapan ilköğretim öğretmenleri arasından random tekniği kullanılarak seçilen 400 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada okul müdürlerinin dönüşümcü ve etkileşimci liderlik davranışlarını belirlemek için Bass ve Avolio (1985) tarafından geliştirilen Çok Faktörlü Liderlik Anketi (MLQ), öğretmenlerin iş doyum düzeylerini belirlemek için ise Prof. Dr. Ali Balcı tarafından yapılan ve geçerlik ve güvenirliği test edilen ?Eğitim yöneticisinin iş doyumu? adlı anket uygulandı. Verilerin analizinde betimsel istatistik yöntemlerinden aritmetik ortalama ( x ), standart sapma (s), yüzde (%), frekans (f) işlemleri, Pearson moments çift yönlü korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizi tekniklerinden kullanılmıştır. Örneklem grubundaki öğretmenlerin cevapları doğrultusunda ortaya çıkan araştırma sonuçlarına göre, okul müdürlerinin çoğunlukla dönüşümcü liderlik davranışlarını sergiledikleri, öğretmenlerin en çok kişiler arası ilişkiler, en az ise çalışma şartları boyutunda doyuma ulaştıkları görülmüştür. İş doyumu, dönüşümcü liderlik davranışı ile pozitif yönde anlamlı ilişki içerisinde iken, etkileşimci liderlik davranışının laissez-faire boyutu dışında pozitif yönde anlamlı ilişki içerisindedir. Etkileşimci liderliğin laissez-faire boyutu ile iş doyumu arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki vardır. Dönüşümcü ve etkileşimci liderlik ile iş doyumu arasında regresyon ilişkisine baktığımız zaman, dönüşümcü liderliğin idealleştirilmiş etki (davranış), telkinle güdüleme, entelektüel uyarım ve bireysel destek boyutlarının iş doyumunun anlamlı yordayıcıları oldukları, etkileşimci liderliğin koşullu ödül, istisnalarla yönetim (aktif) ve istisnalarla yönetim (pasif) değişkenlerinin iş doyumu üzerinde anlamlı yordayıcılar olduğu sonucu elde edilmiştir.
II. Mahmut (1808-1839) ve Atatürk (1923-1938) Dönemi eğitim politikalarının karşılaştırılması ve analizi
Bu araştırmanın amacı, Türk eğitim tarihinde köklü yenilik ve devrimlerin yapıldığı iki dönemin, II. Mahmut ve Atatürk eğitim politikalarının dönemsel şartlarında göz önünde bulundurulması suretiyle karşılaştırılması ve analizidir.Bu kapsamda; öncelikle, Türk toplumunda eğitim algısının gelişimi ve Türk eğitim sisteminin zirve noktasına ulaştığı klasik dönemin eğitim kurumları incelenerek, Sultan II. Mahmut dönemine dek geçen toplumsal ve kültürel dezenformasyon sürecinin eğitim alanında ki yansımalarına kısaca değinilmiştir. İki lider arasındaki yaklaşık bir asırlık geçiş süreci ana hatlarıyla araştırmaya dâhil edilmiş, söz konusu liderlerin eğitim anlayışları, eğitim alanında gerçekleştirilen inkılâplar ve izledikleri ulusal eğitim politikaları tüm yönleriyle ele alınmıştır.II. Mahmut ve II. Mahmut'un temellerini attığı, tanzimat ve meşrutiyet dönemleri eğitim kurumlarında yetişen Atatürk'ün eğitim politikaları ve reformları incelendiğinde, takip ettikleri strateji ve uyguladıkları yöntemlerde ortak paydalar tespit edilmiştir. Her iki lider de milli menfaat ve hedeflerin bekası için milli ve modern bir eğitim sisteminin zaruri olduğu bilinciyle birtakım reformlarda bulunmuş, söz konusu reformlara engel teşkil edebilecek kurum ve kuruluşları saf dışı bırakmış, bu maksatla gerektiğinde yasal yetkilerini kullanmakta tereddüt etmemiş, hedef kitlelerin zorlama ile değil ikna yoluyla desteklerini almaya özen göstermişlerdir.
Ortaöğretim okullarındaki öğretmen ve öğrencilerin okul yönetiminin karar verme sürecine katılımlarının incelenmesi (Beypazarı örneği)
Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenler ile öğrenim gören öğrencilerin okullarında kendilerini ilgilendiren konulardaki kararların alınması sürecine etkilerine ilişkin algılarını, katılma isteklerine ilişkin görüşlerini ve bu görüşlerin birbirleri ile ve kişisel değişkenleri ile ilişkilerini belirlemek; ortaöğretim kurumlarımızdaki karara katılma süreçleriyle ilgili güncel veri elde etmektir.Betimsel yapıdaki bu araştırmada veri toplama aracı olarak ?Karara Katılma Anketi? kullanılmıştır. Öğretimsel ve yönetimsel olmak üzere iki boyuttan oluşan bu anket, öğretmenlerin yirmi üç, öğrencilerin on altı karar konusuna katılma süreçleri ile ilgili görüşlerini belirlemek amacıyla dörtlü Likert tipi ölçek kullanılarak uygulanmıştır. Fark testlerinde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak alınmıştır.Araştırma anketleri öğretmen ve öğrencilere 2008-2009 Öğretim Yılı II. Dönemi içinde uygulanmıştır. Araştırmanın evreni Ankara ili Beypazarı ilçesindeki sekiz ortaöğretim okulu öğretmenleri ile öğrencileridir. İlçede görev yapan tüm ortaöğretim okulu öğretmenleri ile sınıf temsilcisi görevindeki öğrenciler örneklemi oluşturmuştur.Araştırmada toplanan verilerin istatistiksel çözümlemeleri sonucu elde edilen bulgular, öğretmenlerin ve öğrencilerin okullarında alınan kararlara istedikleri ölçülerde katılmadıklarını göstermektedir. öğretmenlerin ve öğrencilerin geneli, kararlara düşük seviyelerde katıldıklarını, yüksek seviyelerde katılmak istediklerini belirtmişlerdir. Ayrıca öğretmenler ve öğrenciler, öğretimsel boyuttaki kararlara yönetimsel boyuttaki kararlardan daha çok katıldıklarını ve daha çok katılmayı istediklerini belirtmişlerdir.Öğrencilerin okudukları okul türüne göre okullarında alınan kararlara katılma durumlarına ilişkin algıları arasında anlamlı farklar ortaya çıkmıştır. Anadolu türü liselerde okuyan öğrencilerin okullarında alınan kararlara katılma durumları, Meslek Liseleri ile Genel Lise öğrencilerinden anlamlı ölçüde düşük çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Yönetime Katılma, Karara Katılma, Katılımcı Yönetim Anlayışı, Ortaöğretim Okulu Öğretmenleri, Ortaöğretim Okulu Öğrencileri
Yüksek öğretim kurumlarında örgütsel çatışma ve yönetimi ( Ankara ili örneği)
Bu araştırmanın amacı, Yüksek Öğretim Kurumlarında yöneticiler ve öğretim üyelerinin hangi davranışları ve özelliklerinin örgütsel çatışmaları doğurduğu ve bu çatışmaların örgütsel yapıya etkilerinin belirlenmesidir.Araştırmanın evrenini, Ankara ilindeki Yüksek Ögretim Kurumlarında çalışan öğretim üyelerinin tamamı oluşturmaktadır.Araştırmada küme örneklem yaklaşımı izlenmiştir. Araştırmanın örneklemini, Ankara ilindeki Yüksek Öğretim Kurumlarından Gazi Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Başkent Üniversitesi'nden tesadüfi seçim yöntemi ile seçilen 121 ögretim üyesi oluşturmuştur.Veri toplama aracı olarak kullanılacak anketin oluşturulmasından önce konuyla ilgili yurtiçinde ve yurtdışında yapılmış olan araştırmalar incelenmiş ve bu araştırmalar ışığında iki bölümden oluşan bir anket formu hazırlanmıştır. Anketin birinci bölümü cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, eğitim düzeyi ve görev yapılan fakülte ile ilgili soruları kapsamaktadır.İkinci bölümde ise; çatışmayı doğuran nedenler ve çatışmanın yönetilmesiyle ilgili 33 soru bulunmaktadır.Araştırma verileri frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, T-Testi, Cronbach's Alpha Testi, Tukey Testi istatistiksel yöntemleri kullanarak analiz edilmiştir.Verilerin analizinde SSPS for Windows paket programı kullanılmıştır.Araştırmanın bulguları ve sonuçları özetle şunlardır.1 Genel olarak ankete katılan bireylerde tüm alt boyutlarda (kişisel ve duygusal etkenler, mesleki özellikler ve denetim etkeni) büyük oranda çatışma yaşandığı görülmüştür.Cinsiyete göre;2 kadınların kişisel ve duygusal etkenlere ait çatışmalarının erkeklere göre daha fazla,3 kadınlarda ve erkeklerde mesleki özellikler bakımından yaşanan çatışmaların aynı düzeyde,4 kadınlarda ve erkeklerde denetim etkeni bakımından yaşanan çatışmaların aynı düzeydegörülmüştür.Mesleki kıdeme göre;5 genel olarak kıdem artıkça kişisel ve duygusal etkenler düzeylerinde azalma olduğu,6 genel olarak kıdem arttıkça mesleki özelliklere ait düzeylerde artma olduğu,7 5-10 yıl kıdeme sahip olan bireylerde denetim etkenine ait çatışmanın en fazla olduğu, 21 ve daha üstünde kıdeme sahip olanlar da ise denetim etkenine sahip çatışmanın en az görüldüğü,görülmüştür.Akademik ünvana göre;8 akademik ünvani yükseldikçe kişisel ve duygusal etkenlere ait çatışmaların azaldığı,9 akademik ünvani yükseldikçe mesleki özelliklere ait çatışmaların arttığı,10 akademik ünvani yükseldikçe denetim özelliklerine ait çatışmaların azaldığıgörülmüştür.Araştırmanın sonucunda getirilen öneriler özetle şunlarıdır:1. Araştırmanın sonuçları, ögretim üyelerinin yüksek oranda örgütsel çatışma yaratan durumlarla karşılaştıklarını ve bu durumların çok çeşitli etkenlere dayandığını göstermektedir. Yüksek ögretim kurumlarının denetim mekanizmalarında yeni düzenlemelere gidilmeli ve ögretim üyeleri de bireysel etkenlerle ilgili çatışmaları konusunda gerekli psikolojik destek ve hizmet içi yardım ve destekleri alabilmelidirler.2. Yüksek öğretim kurumlarının bürokratik yapısında aksayan yönlerinin saptanması ve düzeltilmesi için gerekli önlemler alınmalı ve örgütsel performansın arttırılması için bürokratik yapılanmada iyileştirmelere gidilmelidir.3. Çatışmanın sosyal süreçlerin bir parçası olduğu gerçeğinin ve doğru yönetilen bir çatışmanın örgütlere katkılarda dahi bulunabileceğinin , yüksek ögretim kurumlarındaki yönetici ve öğretim üyelerine seminerler, konferanslar veya hizmet içi eğitim faaliyetleriyle anlatılması gerekmektedir.
Ortaöğretim okullarında görev yapan yöneticilerin hizmet içi eğitime ilişkin görüşleri (Ankara ili örneği)
Bu araştırmada Ankara İli Merkez İlçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ortaöğretim okullarında görev yapan yöneticilerin, hizmet içi eğitimin kurumsal ve bireysel yönüne ilişkin görüşlerinin tespitine çalışılmıştır.Tarama modelindeki bu araştırmanın örneklemini 2008-2009 eğitim-öğretim yılında Ankara ili merkez ilçelerine bağlı resmi ortaöğretim okullarında görev yapan 161 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Anket yoluyla toplanan verilerin çözümlenmesi amacıyla, elde edilen veriler SPSS 15 paket programına aktarılmış, aritmetik ortalama, standart sapma değerleri, Pearson momentler çarpım korelasyon katsayıları hesaplanmış, tek yönlü varyans analizi ve bağımsız t testi analizi yapılmıştır.Araştırmanın sonucunda; yöneticilerin hizmet içi eğitimi, gerek kurumsal gerekse bireysel bakımdan kendilerine katkı getiren bir etkinlik olarak gördükleri ortaya çıkmıştır. Yöneticilerin hizmet içi eğitimin kurumsal boyutuna ilişkin görüşleri ile bireysel boyutuna ilişkin görüşleri arasında yüksek düzeyde ve anlamlı bir ilişki bulunmuş, buna göre yöneticilerin hizmet içi eğitimin kurumsal boyutuna ilişkin görüşleri ile bireysel boyutuna ilişkin görüşlerinin doğru orantılı olarak değiştiği, yöneticilerin hizmet içi eğitimin kurumsal ve bireysel boyutunu birlikte ifade ettikleri sonucuna ulaşılmıştır.Yöneticilerin hizmet içi eğitimle ilgili görüşlerinin, cinsiyetlerine, mesleki kıdemlerine, yöneticilik kıdemlerine, yöneticilikteki görev türlerine, daha önce hizmet içi eğitim alma durumlarına ve katıldıkları hizmet içi eğitim kurs sayısına göre değişmediği anlaşılmıştır.Öte yandan, hizmet içi eğitimin kurumsal boyutuna ilişkin yönetici görüşleri ile mesleki kıdem ve katıldıkları hizmet içi eğitim, kurs ve seminer sayısı değişkenleri arasında düşük düzeyde ters yönlü bir ilişki bulunmuştur. Yöneticilerin hizmet içi eğitimin bireysel boyutuna ilişkin görüşleri ile katıldıkları hizmet içi eğitim, seminer ve kurs sayısı arasında yine düşük düzeyde ve ters yönlü bir ilişki gözlemlenmiştir.Anahtar kelimeler: Hizmet içi eğitim, okul yöneticisi, hizmet içi eğitimin kurumsal boyutu, hizmet içi eğitimin bireysel boyutu.
Okul yöneticilerinin yetiştirilmesi ve atanması konusunda öğretmenlerin görüşleri
Bu araştırmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarına okul yöneticilerinin (müdür ve müdür yardımcılarının) seçilmesi, yetiştirilmesi ve atanması konusunda öğretmenlerin görüşlerinin saptanması ve yapılan uygulamaların değerlendirilmesidir. Araştırmaya esas olan ankette ilköğretim okullarında çalışan öğretmenlerden görüş ve düşünceler alınmıştır. Anket Ankara ilinde belirlenen dört ilköğretim okulunda uygulanmıştır. Toplam 164 öğretmenin görüş ve düşünceleri değerlendirmeye alınmıştır. Araştırma bu yönüyle betimsel bir çalışmadır.
İlköğretim okulu öğretmenlerinin örgütsel stres kaynakları, stres belirtileri ve stresle başa çıkma yolları
Bu çalışmanın amacı, ilköğretim okulu öğretmenlerinin örgütsel stres kaynaklan, stres belirtileri ve stresle başa çıkma yöntemlerini saptamak, analiz etmek ve gerekli önerilerde bulunmaktır. İlköğretim okulu öğretmenlerinin örgütsel stres kaynaklan, stres belirtileri ve stresle başa çıkmada kullandıkları yöntemler araştırmanın bağımlı değişkenleridir. Görüşlerine başvurulan öğretmenlerin cinsiyetleri, kıdemleri, branşları ve mezuniyet durumlar araştırmanın bağımsız değişkenlerini oluşturmaktadır. Araştırma, tarama modelinin kullanıldığı betimsel bir çalışmadır. Araştırmada kullanılan veri toplama aracı dört bölümden oluşmaktadır; birinci bölümde araştırmaya katılan bireylere ilişkin kişisel bilgiler; ikinci bölümde örgütsel stres kaynaklan belirlemeye yönelik beşli likert tipinde 37 maddeden oluşan bir ölçek; üçüncü bölümde stresin insanda yaptığı tahribatı belirlemeye yönelik beşli likert tipinde 32 maddeden oluşan bir ölçek; dördüncü bölümde stresle başa çıkma yollarını belirlemeye yönelik Folkman ve Lazarus'un "Başa Çıkma Yollan Envanteri" (Ways of Coping Inventory) Türkiye'de Şahin ve Durak (1995) tarafından üniversite öğrencileri için uyarlanan dörtlü likert tipinde 30 maddeden oluşan "Stresle Başa Çıkma Tarzlan Ölçeği" (SBTÖ) bulunmaktadır. Araştırma için kullanılan anket, Ankara ili merkez ilçeleri arasından örneklem olarak alınan Mamak, Çankaya, Etimesgut ilçelerinde 36 okulda uygulanmıştır. Bu okullarda 413 öğretmene anketler değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmanın alt problemleri çözümlenirken, t-testi, Tek Faktörlü Anova (varyans analizi) ve Pearson Korelasyon Katsayısı uygulanmış; frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular şunlardır: 1. Örgütsel stres kaynaklanılın ilköğretim okulu öğretmenlerini stres altında bırakma düzeyleri sırasıyla şu şekildedir: Kariyer Gelişiminden Kaynaklanan Stres Etkenleri (X =3.43), İşe Özgü Stres Etkenleri (X= 2.97), Örgütsel Rolden Kaynaklanan Stres Etkenleri (X= 2.87), İşteki İlişkilerden Kaynaklanan Etkenleri ( X = 2.80 ) ve Örgütsel Yapı ve İkliminden Kaynaklanan Stres Etkenleri ( X = 2.70 ) ıı2. Örgütsel stres kaynaklarının cinsiyete göre bütün boyutlarında; mezuniyet durumuna göre işe özgü stres etkenleri ile örgütsel yapı ve ikliminden kaynaklanan stres etkenleri arasında anlamlı ilişkiler mevcuttur. 3. Örgütsel stres kaynaklarının branşa, kıdeme göre bütün boyutlarında; mezuniyet durumuna göre kariyer, örgütsel rol ve işteki ilişkiler arasında anlamlı ilişkiler mevcut değildir. 4. Stres belirtilerin ilköğretim öğretmenlerinde görünme düzeyleri sırasıyla şu şekildedir: Davranışsal stres belirtileri (X =2.06 ), Fiziksel Stres Belirtileri (X = 1.96 ) ve Psikolojik Stres Belirtileri (X = 1.96 ). 5. Stres belirtilerin cinsiyetlere göre davranışsal belirtiler arasında anlamlı ilişki vardır. 6. Stres belirtilerin branşa, kıdeme, mezuniyet durumuna göre bütün boyutlarında; cinsiyete göre fiziksel belirtiler ve psikolojik belirtiler arasında anlamlı ilişki mevcut değildir. 7. İlköğretim okulu öğretmenlerin stresle başa çıkmada kullandıkları yöntemler sırasıyla şu şekildedir: Kendine Güvenli Yaklaşım (X =3.11), İyimser Yaklaşım (X= 2.85), Sosyal Desteğe Başvurma (X= 2.62), Çaresiz Yaklaşım (X = 2.02 ) ve Boyun Eğici Yaklaşım (X= 1.63 ). 8. Stresle baş çıkma yöntemlerin branşa ve cinsiyete göre Kendine Güvenle Yaklaşım; kıdemine göre İyimser Yaklaşım, Çaresiz Yaklaşım ve Boyun Eğici Yaklaşım; mezuniyet durumuna göre İyimser Yaklaşım ve Çaresiz Yaklaşım arasında anlamlı ilişkiler vardır. 9. İlköğretim okulu öğretmenlerin örgütsel stres kaynaklan ile stres başa çıkma yollan arasında anlamlı ilişkiler vardır.
İlköğretim okullarında toplanan bütçe dışı kaynaklarla ilgili okul müdürlerinin görüşleri
ÖZET Amaç.Ankara ili Etimesgut İlçesindeki İlköğretim okullarındaki parasal kaynak türlerini belirleyerek, mevcut uygulamaların ilköğretim okullarında parasal kaynak sorununu çözme noktasında ne derecede etkili olduğunu,parasal kaynakların toplanması.harcanması ve etkili ve verimli kullanılıp kullanılmadığı konularında uygulamaların başında bulunan okul müdürlerinin görüşlerini alarak konu ile ilgili yeni çözüm önerileri oluşturmaktır. Araştırmanın evrenini; Ankara ili Etimesgut ilçesindeki 20 okul müdüründen oluşmaktadır. Okul müdürlerine beşli likert ölçeğine göre hazırlanan ve iki bölümden oluşan bir anket uygulanmıştır. Araştırmanın bulguları şunlardır: 1 -Araştırmaya katılan İlköğretim okullarının bütçe dışı gelir kaynaklarının önem sıralamasına göre dağılımı 1. sırada Milli Eğitim Vakfı gelirleri (katkı payları),2. sırada okul koruma derneği gelirleri, 3. sırada Ana sınıfı gelirleri,4. sırada kantin kira gelirleri ve beşinci sırada ise okul spor kolu gelirlerinden oluşmaktadır. 2-Araştırmaya katılan okul müdürlerinin tamamı Devletin ilköğretim okulları için bütçeden ayırdığı payı yetersiz bulmaktadırlar. 3-İlköğretim okulu müdürleri okullarına bütçe dışı gelir sağlayan mevcut uygulamaları kaynak sorununu çözmede yetersiz bulmaktadırlar. 4-İlköğretim okulu müdürleri okullarında öğrencilerden "katkı payı" toplanmasında sorunlar yaşandığını belirtmişlerdir. 5-Araştırmaya katılan İlköğretim okulu müdürlerinin %85'i okullarda toplanan bütçe dışı kaynakların etkili ve verimli kullanıldığını belirtmişlerdir. 6-Araştırmaya katılan okul müdürlerinin %70'i bütçe dışı kaynakların toplanması ve harcanması ile ilgili denetimleri yeterli bulmakta iken,%25'i kısmen yeterli bulmakta, %5'i ise yetersiz bulmaktadır. 7- Araştırmaya katılan okul müdürlerinin tamamı bütçe dışı kaynakların harcanıldığı yerler hakkında okul personelinin bilgilendirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. 8-Araştırmaya katılan okul müdürlerinin tamamı bütçe dışı kaynakların harcanıldığı yerler hakkında öğrenci velilerinin bilgilendirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. 9-Araştırmaya katılan okul müdürlerinin %95'i okullarda mali işleri yürütecek bir birimin kurulması gerektiğini belirtmişlerdir.10-Araştırmaya katılan okul müdürlerinin %85'i İlköğretimde bağış ve katkı payı adı altında toplanan ücretlerin zorunlu hale getirilmesini ifade ederken,%15!i ise bu görüşe kısmen katıldıklarını ifade etmişlerdir. 11 -Araştırmaya katılan okul müdürlerinin "ilköğretimin finansmanı tamamen devlet tarafından karşılanmalıdır" sorusuna %70İ katılmadığını, %30'u ise kısmen katıldığını belirtmişlerdir. 12-Araştırmaya katılan okullarda harcama(gider) kalemleri önem sıralamasına göre;birinci sırada sözleşmeli persone! ücretleri; ikinci sırada eğitim araç-gerecî alım giderleri; üçüncü sırada Ksrtasiye basılı evrak giderleri;dördüncü sırada temizlik malzemeleri giderleri; beşinci sırada küçük bakım onarım giderleri;altıncı sırada telefonsfaks,internet ücreti giderleri ve yedinci sırada bilgisayar ve sarf malzemeleri giderleri oluşturmaktadır.
Sınıf öğretmenlerinin iş doyumunu etkileyen olası faktörler ve bu faktörler kapsamında sınıf öğretmenlerinin iş doyum düzeylerinin ölçülmesi
Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin iş doyumu üzerinde etkisi olan olası faktörleri tespit etmek, tespit edilen faktörler kapsamında ve alt problemlerde sıralanan değişkenler açısından smıf öğretmenlerinin iş doyum düzeylerini ölçmektir. Bu amacı gerçekleştirmek üzere yapılan işlemler sırasıyla şunlardır: 1. Konu ile ilgili olarak alanyazın taraması ve smıf öğretmeleri ile yazılı mülakat yapılarak smıf öğretmenlerinin iş doyumu üzerinde etkisi olan olası faktörler tespit edilmeye çalışılmıştır. 2. Uzman görüşleri alınarak smıf öğretmenlerinin iş doyum düzeylerini ölçmek için kullanılacak olan ölçme aracı geliştirilmiştir. 3. Ölçme aracı yetkili makamdan gerekli izin alınarak 2000-2001 eğitim- öğretim yılında Ankara ili, Polatlı içlesinde görev yapan 140 smıf öğretmenine uygulanmıştır. 4. Uygulama sonucunda elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Veriler p <.05 anlamlılık düzeyinde test edilmiştir. Yapılan istatistiksel analizlerin sonucunda, smıf öğretmenlerinin iş doyum düzeylerinin "Ne Tatmin Edici, Ne De Değil" olduğu tespit edilmiştir. Smıf öğretmenleri en çok "İletişim" faktörü açısından doyum sağlarken, en az "Ücret" faktörü açısından doyum sağlamaktadırlar.