Yrd. Doç. Dr. Orhan Elmacı danışmanlığındaki tezler

12 tez · Kütahya Dumlupınar University

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ticaret meslek liselerinde muhasebe eğitimi alan öğrencilerin memnuniyetini etkileyen faktörlerin incelenmesi

Dünya ekonomisi, ülkemiz ekonomisini de içine alan bir değişim içindedir. Bilgi çağının yarattığı bu ortama, işletmelerin ayak uydurabilmeleri için, uygun enerji bileşenine olan talebi kaçınılmaz olmuştur. İşletmecilik alanında yaşanan bu durum, üretim faktörlerinin yanı sıra zaman, teknoloji ve bilgi unsurlarının da optimum düzeyde kullanılmasını gerekli kılmıştır.İş hayatının istekleri doğrultusunda belli standartlara sahip çalışanların, planlı bir şekilde eğitilmeleri, eğitimleri ile ilgili işlerde çalışmaları ve ekonomik yaşamı olumlu yönde etkilemeleri beklenen bir durumdur.İşletme dili olarak nitelendirilen muhasebe, değişimleri izleme, adapte olma, bilgi üretme işlevi ve ekonomik planlara kaynak olma yönüyle gelecekte dahi popüler olma özelliği taşımaktadır.Günümüz şartlarında muhasebe alanındaki çalışanların kalitesinde; bilgi ve beceri yönüyle, eğitim büyük önem taşımaktadır. İnsan kaynaklarının niteliği, mesleki eğitim ile ilgilidir.Ülkemizde muhasebe alanında verilen eğitim, orta öğretim kurumlarında başlar. Orta öğretimde muhasebe eğitimi, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ticaret meslek liselerinde verilmektedir. Öğrencileri ticari hayatta hazırlayabilmek amacı ile eğitim ve öğretimlerini incelemek, bu anlamda önem arz etmektedir.Bu çalışma, ticaret meslek liselerinde muhasebe eğitimi alan öğrencilerin okul memnuniyeti, işyeri memnuniyeti ve kendi memnuniyetlerini etkileyen faktörleri inceleyerek, ulaşılan sonuçlar ile muhasebe eğitiminin kalitesi hakkında bilgi vermeyi amaçlamıştır.

EğitimMeslek liseleriMeslek ve teknik lise öğrencileri+3
Ebru Pehlivan
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Balanced scorecard aracılığıyla performans analizi ve Kütahya Gediz Devlet Hastanesinde bir model denemesi

Finansal muhasebe ölçümlerine dayanan performans ölçüm yöntemlerinin artık eskimesi, geçerliliğini yitirmesi ve Balanced Scorecard'ın ortaya çıkışı performans ölçme ve strateji belirleme üzerine yeni bir çığır açmıştır. Bir kurumun faaliyetlerinin hedeflenen sonuçlara ulaşılıp ulaşılmadığı, hizmetlerin verimli, etkin ve karlı bir düzeyde gerçekleşip gerçekleşmediği konuları Balanced Scorecard ile daha iyi ölçülmüş ve planlanmıştır.Bu çalışmanın yapılma nedeni Balanced Scorecard'ın sağlık işletmelerinde ve yönetiminde kullanılarak performans, verimlik ve hizmet kalitesinin arttırılması, örgütsel değişime ayak uydurulması, kurum içi işleyişin iyileştirilmesi, öngörülen misyon ve vizyonun fiziksel ölçüler haline dönüştürülerek bu kalıplara göre sürekli gelişim ve değişimi sağlayarak stratejik hedeflere ulaşılması, hasta ve hasta yakınlarının beklentilerinin saptanarak onlara en iyi sağlık hizmetinin verilmesi, hastane personelinin eğitimi ve gereksinimlerinin karşılanarak hizmet kalitesi ve personel memnuniyetinin ve performansının arttırılması ve sıraladığımız bu boyutlar arasında dengeyi sağlayarak stratejik planlama ve yönetim üzerindeki etkilerinin nasıl gerçekleştirildiğine dair bilgi toplamaktır.Kütahya Gediz Devlet Hastanesi'nde uygulanan model neticesinde kurumun ilk önce vizyon ve misyonu doğrultusunda Balanced Scorecard'ın dört boyutunu da kapsayan stratejik amaçları belirlenmiştir. Kurumun çalışma prensibi, sahip olduğu tıbbi ve fiziki yapısı, kurumdan hizmet alan hasta ve hasta yakınları ve kurum çalışanları (kurumun; finansal, ?müşteri?, iç işlemler ve öğrenme, gelişme boyutları) belirlenen stratejik amaçlar kapsamında değerlendirilip başarı ve performansı ölçülmeye çalışılmıştır. Ölçümleme ve değerlendirmeler neticesinde kurumun başarılı ve başarısız, güçlü ve zayıf yönleri tespit edilerek öneri ve eleştirilerde bulunulmuş, stratejik yönetim açısından önemli bulgulara ulaşılmıştır.

AnalizBilgi teknolojisiBütçe+7
Bekir Keskin
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nesne yönelimli programlamanın yönetsel uygulamaları ve Dumlupınar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi örneği

Yöneticilerin karar verme noktasında yararlandıkları, bilgilerin istenilen şekilde değerlendirilmesini sağlayan bilgi sistemleri hayatın her yerinde çalışmaktadırlar. Bu sistemlerin oluşumunda ise nesne yönelimli programlama tekniği temel platformdur. Bununla birlikte kendi kendine düşünüp öğrenebilen ve karar verebilen yapay zeka sistemlerinin oluşumunda da nesne yönelimli programlama kullanılmaktadır.Sunulan bu yüksek lisans çalışmasında, yükseköğretim kurumlarında her yeni öğretim dönemi başında kağıt üzerinde veya amaca uygun olmayan programlar kullanılarak, uzun sürelerde ve çoğu zaman hatalarla uğraşarak yapılmakta olan ders dağıtım programlarının, bilgisayar yardımıyla hazırlanabilmesi hedeflenmektedir. Bunun için Visual Basic .NET programlama dili kullanılmıştır.Çalışmanın ilk bölümünde, kendisi küçük ama değeri çok büyük olan bilgi kavramı açıklanmıştır. İkinci bölümde, bilgiyi kullanan sistemler hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde ise uygulamanın gerçekleştirildiği Visual Basic .NET programlama dili incelenmiştir.Uygulama kısmı olan dördüncü ve son bölümde ise problem tanımlanıp, bilgisayar ile çözüm aşamaları belirlenmiş ve model önerisi sunulmuştur. Bu model çerçevesinde uygulama hazırlanmış ve hazırlanan bu uygulama tanıtılmıştır.

Bilgi işleme sistemleriBilgi yönetim sistemiBilgi yönetimi+7
Nedret Çetin
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretimin finansmanı ve eğitimde veri zarflama analizi ile ölçülen performansa dayalı bütçelemeye yönelik bir çalışma

Türkiye'de eğitim finansmanı için genel bütçeden aktarılan paylar bilinmekle birlikte genel bütçe dışında çeşitli kaynaklardan elde edilen yardımların, Okul Aile Birliği gelirlerinin İlköğretim Okullarının eğitim finansmanındaki boyutunu ortaya koymak adına bilinmesi gerekmektedir.Günümüzde bireysel performansın önemli olduğu kadar öğrenci başarısına etki eden okul performanslarının da değerlendirilmesi gerekmektedir. Okulların performanslarına dayalı olarak bütçelemelerinin yapılması kaynaklarının doğru bir şekilde kullanılmasının sağlanmasını ve okulların etkin hale gelebilmesi için gerekli olan kriterlerin sağlanmasını zorunlu hale getirecektir.Bu çalışmada; eğitim finansmanında özel kaynakların yeri ve performansa dayalı bütçeleme, Veri Zarflama Analizi ile ölçülen etkinlik değerleri ile belirlenmiştir. Birinci bölümde; eğitim finansmanı, finansman kaynakları ve dağıtımı ile performans kavramları açıklanmış, ikinci bölümde eğitim finansmanının tarihsel gelişimi, Türkiye' deki ve diğer dünya ülkelerindeki ilköğretimin finansman yapısı ve eğitim maliyet türleri anlatılmış, üçüncü bölümde performans ölçüm yöntemleri ile VZA Modelleri ve uygulama aşamalarından bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde de Okulların etkinlikleri VZA ile ölçülmüş ve son iki yılın etkinlik değerlerine göre bütçe teklifleri getirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Eğitim Finansmanı, Öğrenci Maliyeti, Eğitim Performansı, Veri Zarflama Analizi, Performansa Dayalı Bütçeleme.

BütçelemeEğitim ekonomisiFinansman+3
Hülya Aydoğdu
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşletmelerde inovasyon gücünün ölçümlenmesi ve tarım & gıda sektöründe yöresel bir araştırma

Ekonomik büyüme ve rekabet edebilirlik günümüz şartlarında giderek inovasyona dayanmaktadır. Uluslararası yarışa dahil olabilmek ve rekabet gücünü elinde bulunduran bir seviyeye erişebilmek için ülkelerin hem inovatif girişimlere hem de bu konuda öncü şirketlere ihtiyacı vardır. Bu şirketler inovasyonu yönetilir kılabilmek için, doğru ölçümleri ve teşvikleri uygulamak, hem içeride hem de dışarıda doğru stratejilerle doğru davranışı üretebilmek, ve bu süreç için etkili bir metodoloji geliştirmek zorundadırlar.Sağlıklı bir inovasyon yönetim süreci için, işletmelerin ciddi bir planlama ve uygulama gerçekleştirmeleri, işletme içerisinde inovasyon farkındalığı yaratıp, inovasyonu kurum kültürü haline getirebilmeleri ve bu süreçte inovasyon güçlerini düzenli aralıklarla ölçmeleri oldukça önemlidir. ?Ölçemediğiniz şeyi yönetemezsiniz, geliştiremezsiniz? ilkesi doğrultusunda, yapılan bu ölçümler sayesinde elde edilecek veriler ve geri bildirimlerle, işletmeler bu alandaki zayıf ve güçlü yönlerini tespit edebilir, başarılı bir inovasyon sürecinin sürekliliğini sağlayabilirler.İşletmelerde inovasyon gücünün ölçümlenmesinin amaçlandığı bu çalışmanın ilk bölümünde; inovasyon kavramı, özellikleri, çeşitleri ile bağlantılı olduğu kavram ve konuları; ikinci bölümünde dünyada geliştirilmiş olan inovasyon ölçümüne yönelik yapılan çalışmalardan bazıları; üçüncü bölümde ise dünyanın ilk yönetim danışmanlığı şirketi olan Arthur D.Little'ın İnovasyon Üstünlüğü isimli ölçüm modeli orjinalinden çeviri yapılarak oluşturulup detaylı bir şekilde incelenmiştir. En son bölümde ise, Arthur D.Little'ın bir başka modeli yine çeviri yapılarak oluşturulmuş ve Salihli ilçesinde tarım & gıda sektöründe üretim faaliyetinde bulunan işletmelere uygulanmış, elde edilen veriler analiz edilmiş, yorumlanmış ve önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: İnovasyon, İnovasyon Yönetimi, Strateji, Rekabet, Teknoloji.

Gıda sektörüRekabetTarım sektörü+4
Meltem Yalçın
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sürdürülebilir rekabet üstünlüğünün sağlanmasında inovasyonun üretim maliyetlerine etkisi ve ampirik bir uygulama

Günümüzün hızlı değişen dünyasında, küresel rekabetin her geçen gün arttığı ekonomik ortamda işletmelerin ayakta kalabilmesi, rekabette söz sahibi olabilmeleri ve sürdürülebilir rekabet üstünlüğü elde edebilmeleri, işletmelerin rekabet avantajı yaratabilme yeteneklerine ve işletmenin inovatif faaliyetleri sonucu rakiplerine karşı üstünlük sağlayabileceği avantajlara bağlı olarak gelişmektedir.Rekabet ortamında üstünlük elde etmek isteyen işletmeler maliyet stratejisi, farklılaştırma stratejisi ve odaklanma stratejilerinden birinde yetkinlik kazanarak rekabet üstünlüğü elde etmeye çalışmaktadırlar. İşletmeler inovatif faaliyetlerle bahsedilen stratejilerde yetkinlik kazanarak rekabet üstünlüğü elde etmeye çalışmakla birlikte, bu üstünlüğün devamlılığını korumak için mücadele etmektedirler. İşletmelerin rekabet üstünlüğünü sürdürülebilir hale getirebilmesinin kaynağı inovatif faaliyetler geliştirebilme yeteneklerine bağlıdır. İnovasyon sayesinde işletmeler hem maliyetlerindeki düşüşlere bağlı olarak diğer işletmelere karşı maliyet üstünlüğü sağlamakta, hem de ürün ve hizmetlerindeki farklılaştırmalar sayesinde diğer işletmelere karşı rekabet üstünlüğü elde etmektedir.Bu çalışmada, öncelikle rekabet ve rekabet teorisi, inovasyon teorik olarak anlatılmış daha sonra uygulama olarak sofra camı üreten bir işletme ele alınarak, işletmenin ürettiği cam kase ürününün üretim sürecinde yaptığı inovatif değişiklik, bu değişikliğin ürünün toplam maliyetlerine etkisini ve yapılan bu inovatif faaliyetin işletmenin rekabet üstünlüğüne katkıları incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Rekabet, Yetenek, Sürdürülebilir Rekabet Üstünlüğü, Rekabet Stratejileri, İnovasyon

MaliyetRekabetRekabet stratejileri+5
Adil Akıncı
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lojistik yönetiminde stok kontrolü ve dinamik stok kontrol modellerinin karşılaştırmalı olarak bir işletmede analizi

Dünya üzerinde bilim ve teknolojinin gelişmesi ticaret hacmini genişletmiş ve her alanda olduğu gibi ticaretin de küreselleşmesini sağlamıştır. Ticaretin küreselleşmesi firmalar arası rekabet artışını da beraberinde getirmiştir. İşletmeler pazardaki konumlarını koruyabilmek ve rekabet avantajını sağlamak amacıyla değişik stratejiler geliştirmek zorunda kalmışlardır. Küresel düzeyde rekabet; firmaları ürünlerini daha iyi yapmaya, daha hızlı hazırlamaya ve daha çabuk teslim etmeye zorunlu kılmıştır. Bu kapsamda işletmelerin, üretim maliyetlerinin yaklaşık değerler arz etmesinden dolayı lojistik faaliyetler üzerinde yapacakları oynamalarla rakiplerinin bir adım önüne geçmesi mümkün olabilmektedir.Lojistik faaliyetlerin maliyetlerinin azaltılmasında ve rekabet avantajının sağlanmasında en önemli unsurlardan biri olarak karşımıza stok kontrolü çıkmaktadır. Stok kontrolü; doğru ürünün, doğru yerde, doğru zamanda ve doğru miktarda optimum maliyetle olmasını sağlamak için tüm faktörlerin planlanması ve kontrolünü gerektirir. Uygun bir stok kontrolü, işletmenin fazla ve gereksiz stoklara kaynak ayırmasını engelleyerek karını artıracaktır.Bu çalışmada stok kontrol modelleri ile ilgili çalışma yapılmış olup bu modellerin kullanım amaçları ve kullanım şekilleri ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Yapılan uygulamada; Türkiye'de önemli bir yere sahip olan MAN Türkiye A.Ş.nin stok politikası ile Wagner-Whitin ve Silver Meal stok kontrol modelleri karşılaştırılmış olup sonuç olarak Wagner-Whitin modelinin işletme için en uygun model olduğu ve bu modelin uygulanması sonucunda işletmenin mevcut karını artıracağı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Lojistik, Stok Kontrolü, Dinamik Stok Kontrol Modelleri, Maliyet, Verimlilik.

Dinamik stok kontrol modelleriLojistikMaliyet+2
Cihan Çevik
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kurumsal kaynak planlaması (ERP) ve bir üretim işletmesinde uygulama

ÖZET Günümüzde işletmeler hedeflerine ulaşmak, etkili bir yönetim ve rekabet sağlamak amacıyla son teknolojik gelişmelerden faydalanmaktadır. Küreselleşen dünyada ekonomik koşullar da göz önüne alındığında işletme yöneticilerinin, kaynaklan daha iyi kullanmak amacıyla birçok yöntemler uygulamaya çalıştıkları açıktır. Tezde incelenen Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP) sistemi işletme yöneticilerinin üretimi yönetmek, takip edebilmek, işletmeyi piyasa şartlarında rekabet edebilir bir hale getirmek amacıyla kullandıkları bir sistemdir. Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP) bilgisayar ortamında işletmenin tüm faaliyetlerini planlamayı, yürütmeyi ve kontrolünü öngören bir yaklaşım sistemidir. Buradan hareketle; tezin birinci bölümünde; Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP) kavramı, gerekçeleri ve bağlantılı olduğu kavramlar genel olarak incelenmeye çalışılmıştır. İkinci bölümde; Kurumsal Kaynak Planlamasının (ERP) evrimsel gelişim süreci, hedefleri ve yapısı açıklanmıştır. Üçüncü bölümde; Kurumsal Kaynak Planlamasının (ERP) formülasyonu ve uygulanması ortaya konulmuş ve incelenmiştir. Dördüncü bölümde; Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) sisteminin bir üretim işletmesinde uygulaması sanal ortamda gerçekleştirilmiştir. Çalışma dört bölüme ilişkin tespitler ve yapılan uygulamanın sorunlara getirdiği çözüm önerileri gösterilerek sonuçlandırılmıştır.

Kaynak planlamasıKurumsal kaynak planlamasıÜretim işletmeleri
Şerife Kübra Uçar
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Toplam verimlilik modeli AIPR sisteminin hastanelerde uygulanabilirliği: Kütahya Devlet Hastanesi ve Kütahya SSK Hastanesi uygulaması

ÖZET Sağlık insan hayatındaki en önemli olgulardan biri, hatta ilkidir. Bireylerin ve devletlerin sınırlı imkanlarından sağlığa ayırdıkları payın önemli bölümü hastanelere gitmektedir. Hastanelerin verimliliğinin sosyal nedenlerle bir sorun olarak görülmesi nedeniyle, hastanelerdeki verimlilik çalışmaları yeni yeni başlamaktadır. Ancak, bireylerin ve devletlerin çeşitli zorluklara katlanarak sağlığa aktardığı kaynakların, en verimli şekilde sağlık hizmetine dönüştürülmesi, sosyal boyutun asıl gerçeği olmalıdır. Bu perspektifte verimlilik; üretimde kullanılan kaynaklarla, üretilen mal ve hizmetler arasındaki ilişki olarak açıklanabilir. Bir işletmenin verimli olabilmesi için, öncelikle verimliliğini ölçmesi gerekir. Çünkü; ölçülmemiş bir verimlilik düzeyinin artırıldığının kontrolü yapılamayacaktır. İşletmelerde verimlilik ölçümü için, literatürde bir çok modele rastlanmaktadır. Ekonomik gelişmeler karşısında bazıları yetersiz kalmış, bazıları yeniden tasarlanmış yada yeni modeller ortaya konulmuştur. Ancak literatürde tüm işletmeleri kapsayan, tek bir verimlilik ölçüm modeli yoktur. Bu nedenle, verimlilik ölçümünde kullanılacak olan modelin işletmenin yapısına ve amaçlarına uygun olarak seçimi ve işletilmesi önem kazanmaktadır. Bir toplam verimlilik ve ekonomik fayda modeli olan AIPR Sisteminde, işletmelerin verimlilikleri belirlenen bir baz yıla göre dinamik olarak izlenebilmektedir. AIPR Sisteminde tüm girdi ve çıktıların hesaplamalara katılması,fiyat artışlarının elimine edilmesi, verimliliğin yatımda karlılık ve rentabilitenin hesaplanması modelin etkinliğini artırmaktadır. Ayrıca; verimliliğin ölçek etkisi ve teknik ilerleme etkisinden oluştuğunu, işletmelerin sürdürülebilir (dinamik) verimlilik için teknik ilerlemeden kaynaklanan verimlilik artışlarına odaklanması gerektiğini göstermektedir. Böylece yöneticilerin stratejik ve rasyonel karar almalarını kolaylaştırmakta, planlama çalışmalarına ışık tutabilmektedir. Bu nedenle bir toplam verimlilik modeli olan AIPR Sistemi, çalışmamızda temel alınmıştır.

AIPR modeliDevlet hastaneleriHastaneler+5
Mevlüt Yıldız
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Faaliyet esasına dayalı maliyetleme ve Batman Limpaş Üretim İşletmesinde bir uygulama

ÖZET 1960'lı yılların başlarında Peter Drucker, geleneksel muhasebe maliyetleme sistemlerinin ürünleri maliyetlemede gerçeği yansıtmadığını öne sürmüştür. Ona göre yöneticiler, mamul maliyetlemelerinde kullanılan yanlış bilgilere göre karar veriyorlardı. Son zamanlarda maliyet hesaplama araştırmacıları geleneksel yönetim muhasebe sistemlerinin mamul maliyet bilgilerini tam olarak sağlamadığını tespit ettiler. Bu araştırmacılara göre geleneksel muhasebe sistemleri uygulamada, yöneticilere, planlama ve karar verme süreçlerinde oldukça geç ve yanlış bilgiler sağlıyordu. Bununla birlikte varolan maliyetleme sistemleri yöneticilerin ihtiyaç duydukları detaylı ve niceliksel maliyet bilgisi ile iş süreç bilgisi konularında gerekli bilgiyi sağlayamıyordu. Bu bilgiler de olmadan yöneticiler artan maliyetler karşısında ne yapacaklarını veya neye odaklanacaklarını bilemiyorlardı. Yeni üretim ortamlarında, İşletmelerin üretim ve maliyet yapılan farklılaşmıştır. Bu farklılaşma, endirekt maliyetlerin artmasına ve bu gider kalemi üzerinde yoğunlaşılmasına yol açmıştır. Bunun sonucunda ise geleneksel maliyet yöntemlerinin, GÜG'lerini dağıtım sürecindeki yetersizlikleri ortaya çıkmıştır. Böylece mevcut maliyet hesaplama sisteminin reorganizasyonu gündeme gelmiş ve 'Faaliyet Esasına Dayalı Maliyetleme' yöntemi olarak adlandırılan yeni bir hesaplama yöntemi geliştirilmiştir. Bu yöntemin uygulanmasıyla genel üretim giderleri mamullere daha doğru yüklenecek, böylece işletme yöneticileri işletme Maliyetlerine ilişkin karar almada daha doğru maliyet bilgilerine ulaşabileceklerdir.

Aktiviteye dayalı muhasebeMaliyet muhasebesiMuhasebe sistemleri+2
Bilal Başol
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lojistik yönetim ve stok kontrolünde silver-meal modelinin uygulanması

Latin kökenli bir terim olan Lojistik, ilk önce silahlı kuvvetlerde temel birim olarakaskeri birliklerin konaklama yeri anlamında kullanılmıştır. Askeri bir terim olarak lojistik,askeri birliklerin ve teçhizatın nakledilmesi, tedarik edilmesi faaliyetlerinin organizasyonuanlamında kullanılır. Askeri terim olarak nakliyat anlamında değil, birliklere ihtiyaçduydukları her şeyi teslim etmek, teçhizatın doğru yere, doğru zamanda ve doğru koşullardateslimatını da kapsar.şletmecilik Dünyasında ise Lojistik, 1960-1970'li yıllarda tartışılmaya başlanmış,1980'lerde çok bilinen ve önemle üzerinde durulan bir konu haline gelmiştir. 1990'lardaişletmelerin faaliyetleri üzerindeki etkisi artmıştır. 2000'li yıllarda ise çok sağlıklı, esnek veetkin tedarik ve değer zincirlerinin meydana getirilmesiyle işletmelerin başarısı, tersidurumların tanımlanmasında lojistiğin önemli yeri olmuştur.Stok kontrolü, lojistik yönetimin önemli çalışma alanlarından birini oluşturur. Amacı,üretimi istenilen düzeyde tutmak, teslim ve satış işlerini önceden saptanan sayılarlagerçekleştirmek, zaman ve nicelik yönünden en ekonomik sayılan malzemeyi eldebulundurmayı sağlamaktır. Stok kontrolü; gereksinmeleri karşılamak ve alımı öngörülenmaddeler arasında denge kurmak için gereken işlemleri yapmaktır.Araştırmanın birinci bölümünde; lojistiğin tanımı, tarihsel gelişim süreci, önemi,amacı, başlıca lojistik faaliyetler, diğer işletme faaliyetleriyle ilişkisi, lojistik yönetimeğilimlerinden bahsedilmiştir. kinci bölümde; stok ve stok yönetimi kavramı, stoklarınsınıflandırılması, stok bulundurma nedenleri, stok kontrolünün amacı, önemi, stok kontrolyöntemleri, stok maliyetleri, stok değerleme yöntemleri, stok yönetiminde bilgisayarkullanımı konularında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde; stok kontrol modelleriaçıklanmıştır.Dördüncü bölümde, cam sektörü tanıtılarak, stok kontrol modeli olan Silver-Mealyönteminin bir cam üretim firması olan Art Craft'da yapılan uygulamasına yer verilmiştir.

Serpil Günay
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hızlı verimlilik değerlendirme (qpa) yaklaşımı ile verimlilik ölçümü ve bir tekstil işletmesinde uygulama

Rekabet baskısının artıgı küresellesen dünyamızda isletmeler için vazgeçilmez rekabet faktörlerinin basında verimlilik gelmektedir. sletmeler faaliyetlerini etkin ve verimli bir sekilde gerçeklestirdigi müddetçe rekabet baskısına karsı koyabilecek ve varlıgını devam ettirecektir. sletmelerin verimliligi kendileri açısından oldugu kadar faaliyetlerini sürdürdükleri toplum ve ülke açısından da önemlidir. sletmelerin verimliligi maliyetlerde düsüs, kârda artıs seklinde isletmeye yansırken, isletmelerin verimliligi toplum ve ülke açısından ise yeni yatırımlar, artan katma deger, toplumun refahı ve istihdam gibi yansımaları olmaktadır. Bu denli öneme sahip olan verimliligin isletmelerde sürekli kılınması için ölçülmesi de önemlidir. sletmelerde sürekli ölçülen verimlilik, yöneticilerin dogru ve rasyonel kararlar vermelerini, sorunları zamanında görüp çözüm üretilmesini saglayacaktır. Verimlilik ölçümü aynı zamanda verimliligin artırılmasında etkili rol oynayacaktır. Ondan dolayı isletmelerde verimlilik ölçümü ile ilgili degisik yaklasımlar ve modeller ortaya konmustur. Çalısma içinde bazılarına yer verdigimiz verimlilik ölçüm yaklasımlarından biri de, Elena Avedillo-Cruz tarafından gelistirilen, Hızlı veya Çabuk Verimlilik Degerlendirme Yaklasımı'dır. Hızlı (Çabuk) Verimlilik Degerlendirme Yaklasımı QPA, verimlilik ölçümünü kolaylastırmasının yanında sorunlu alanları gösteren bir yaklasım olması nedeniyle tercih edilebilecek bir verimlilik ölçüm teknigidir. Bu çalısmada isletmelerde verimlilik ölçümünün önemine dikkat çekerken aynı zamanda verimlilik ölçümünde kolay uygulanabilme özelligi olan Hızlı Verimlilik Degerlendirme Yaklasımına da dikkat çekilmistir. Hızlı Verimlilik Degerlendirme Yaklasımı bu çalısma çerçevesinde Bursa negöl'de tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir isletmenin karsılastırmalı bilanço ve gelir tabloları elde edilerek örnek olarak uygulanmıstır.

Kamil Özdemir
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00

Diğer danışmanlar