Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Zerrin Fırat
12 theses · İstanbul Beykent University
Örgütlerde motivasyon-verimlilik ilişkisi ve sağlık çalışanları
Bu çalışma, sağlık çalışanlarında motivasyon ve verimliliğin ne kadar önemli olduğunu vurgulamaktadır. Sağlık çalışanları insan hayatıyla ilgilendikleri için icra ettikleri görev hayati önem taşımaktadır. Bu bakımdan hastalara ve hasta yakınlarına sunulan hizmette iyi motive edilmiş çalışanlara gereksinim olduğu anlaşılmaktadır. Bundan dolayı bu çalışma içerisinde motivasyonu ve verimliliği etkileyen faktörler üzerinde önemle durulmuştur. Motivasyon verimliliğin bir fonksiyonu olup verimlilik ile motivasyon arasında doğrusal bir ilişki vardır. Bu ilişki daha çok insan faktörünün önemine ve sağlık kurumlarındaki motivasyon amaçlarının uyumuna vurgu yapmaktadır. Bu kapsamda hastane yönetimine sağlık çalışanlarını etkileyen motivasyon faktörlerini belirlemede önemli bir rol düşmektedir. Bütün bu faktörler göz önünde bulundurulduğunda hasta ve hasta yakınları sağlık çalışanlarına karşı daha anlayışlı olabilmektedir. Anahtar Kelimeler : Sağlık çalıĢanları, motivasyon, verimlilik ve örgütlerde motivasyon-verimlilik iliĢkisi
Pozitif yönetim ve takım çalışması üzerindeki etkileri(Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi örneği)
Bu çalışmanın temel amacı, sağlık çalışanlarının pozitif yönetim ve takım çalışması üzerindeki algılamaları üzerindeki etkisinin araştırılması ayrıca; takım çalışmasının bireysel çalışmadan daha önemli olduğunu ve pozitif yönetim ile ilişkisini açıklamaktır. Demografik özelliklerin takım çalışması ve pozitif yönetim konusuna etkileri açıklamaktır. Çalışma, Bursa il merkezinde hizmet veren Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 156 çalışan üzerinde yapılmıştır. Araştırmada, literatürdeki çalışmalardan faydalanılarak araştırmacı tarafından oluşturulmuş pozitif yönetim ve takım çalışması ölçekleri kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerin geçerliliğini test edebilmek amacıyla analizlerden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarında, katılımcıların algılarına göre takım çalışması ölçeği puanları ile pozitif yönetim ölçeğinden aldıkları puanlar arasında pozitif yönde arttırıcı etkisi olduğu tespit edilmiştir. Analizlere göre yapılan öneriler ise şunlardır. Pozitif bir yönetim anlayışının benimsenmesi gerekmekte, lider ya da yönetici, yönetim konusunda gerekli eğitimi almalı, deneyim kazanmış ve alanında yetenekli kişiler arasından seçilmelidir. Karar sürecinde takım üyelerinin fikirleri de önemsenmeli ve alınmalıdır. Anahtar Kelimeler : Takım, Takım Çalışması, Pozitif Yönetim
Afet yönetimi ve Bursa'da sağlık sektöründe afet yönetimi
Türkiye'de farklı sektörlerde olduğu gibi sağlık sektörü ve kurumlarında da afetlere hazırlık ve yönetim çalışmaları, 1999 Gölcük ve Düzce depremleri ile hızlanmıştır. Sadece deprem merkezli değil, diğer bütün afetleri de kapsayan bütünsel bir afet yönetimi anlayışı ile çalışmaların neler olması ve bu çalışmaların ortaya çıkarılması, böylece sorunların azaltılması bu anlayışın temelidir. Bu adımlara paralel olarak hazırlanılan çalışmada, ilk olarak afet ile ilgili kavramlara, 2009 yılındaki ilgili mevzuat ve acil eylem planlarının hazırlanması sırasındaki önceliklere ayrıca uluslararası platformda kabul görmüş afet yardımlarındaki asgari standartlara değinilmiştir. Çalışmanın amacı, sağlık sektöründe afetlere hazırlık aşamasında afet yönetimi merkezli anlayışla riskleri görme, mevcut kaynakların en uygun şekilde kullanılmasına dikkat çekmektir. Bununla beraber güncel bilgileri paylaşarak, hastanelerdeki tüm çalışanların yaşanacak afetler öncesinde bilinçli, hazırlıklı ve tedbir alabilmeleri için yol gösterici amacını taşımaktadır. Ayrıca afet öncesi ve sonrası tehlikelere karşı ne tür önlemler alınabileceği konuları hakkında da bilgiler verilmiştir.
Hasta ve sağlık personeli iletişimi
Son yıllarda sağlık sektöründe başlayan "Sürekli Kalite İyileştirme Arayışı" sağlık sektöründe kaliteyi yükseltmiştir. Bunun sebebi, rekabetin çoğalması, insanların gelirlerinin yükselmesi, sağlık çalışanlarının tecrübelerinin ve eğitimlerinin artması, hastaların bilinçlenmesi, sağlık sigortacılığının gelişmesi gibi etkenlerdir. Sağlık hizmet kalitesi ve sağlık çalışanlarının ve hastaların tatmininin ölçülmesi de yıllardır yoğun bir şekilde yapılmaktadır. Hasta ve Sağlık Personeli İletişimi incelenerek tatminlerinin ölçülmesine olan bu ilgi Türkiye'de de artmıştır. Çalışmada Tarihçi Metot ve Alan Araştırması metotlarından, kaynak taraması ve anket tekniklerinden yararlanıldı. Sağlık hizmetlerinde insan hayatının söz konusu olması, bu sektörü diğer sektörlerden ayırmaktadır. İletişim sorunlarının yaşanmasına daha baştan zemin oluşturmaktadır. Hasta/yakınlarının stresli, gergin umutsuz ve kaygılı olmaları, aynı zamanda sağlık personelinin iş yükünün fazla olması, hasta sayısının çok olması ve hata yapmanın insan hayatına mal olma ihtimalinin yarattığı stres, iletişimi olumsuz etkilemekte ve çeşitli iletişim problemlerine yol açmaktadır. Çalışma şartlarının düzeltilmesi, iş yoğunluğunun azaltılması, karşılıklı empati, saygı ve sabırla, iletişim problemleri büyük ölçüde azaltılabilmektedir.
Hemşirelerin doku/organ nakli ve bağışına yönelik bilgi ve tutumları (Bursa Muammer Ağım Gemlik Devlet Hastanesi hemşireleri örneği)
Araştırma, hemşirelerin doku/organ bağışı ve nakline yönelik bilgi tutumların belirleyerek ülkemizde doku/organ bağışı ve nakli ile ilgili bilimsel çalışmalara katkı sağlamak amacıyla yapıldı. Çalışma 15.01.2014-15.02.2014 tarihleri arasında Bursa Muammer Ağım Gemlik Devlet Hastanesinde çalışan 120 hemşire ile yapıldı. Araştırmada veriler hemşirelere yönelik hazırlanan anket formu uygulanarak toplandı. Araştırmada elde edilen bulguların değerlendirilmesinde SSPS 13,0 paket programı kullanıldı. Verilerin istatistiksel değerlendirilmesinde; ortalama, standart sapma, yüzdelik ve ki-kare testleri kullanıldı. Elde edilen sonuçlar %95'lik güven aralığında, anlamlılığı p<0.05düzeyinde olmak üzere değerlendirildi. Verilerden elde edilen sonuçlara göre; Hemşirelerin %89'unun (n:89) doku/organ bağışı ve naklini desteklemesine karşın %79'unun (n:79) doku/organ bağışında bulunmadığı saptandı. Hemşirelerin doku/organ bağışında bulunmama sebepleri incelendiğinde; %16'sı korku, %12'si Güvensizlik ve %44'üde diğer nedenleri gösterdikleri saptandı.
Sağlık alanında hizmet alanların kalite yönetimi ve kurum kimliği algıları: Bursa Şevket Yılmaz Eğitim Ve Araştırma Hastanesi yatarak tedavi hizmeti alan hastalar örneği
Varoluş amacı kar elde etmek ve süreklilik olan kurumlar, toplumda kabul görmek ve rakiplerinden farklı olmak için kendilerine ayrı bir kimlik oluşturma yoluna gitmişlerdir. Bu aşamada, toplam kalite yönetimi, kurumsal kimlik ve imaj oluşumu gündeme gelmiştir. Kurum kimliği oluşturmada kalitenin önemli bir yeri vardır. Hastanelerin de güçlü bir rekabet avantajına sahip olabilmeleri için, güçlü bir "kurum kimliği" ne sahip olmaları gerekmektedir. Bu çalışmada kalite yönetiminin kurum kimliği ve imajı üzerine etkisi araştırılmıştır. Kurumsal kalitenin, kurum kimliğinin ve kurum imajının etkileşimi bir eğitim ve araştırma hastanesinde incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; hastane yönetim sisteminde kurum kimliğinin ve kalite kültürünün birbirlerini tamamlayıcı unsurlar olduğu görülmüştür. Kalite kültürü, kurum kimliğinin bir parçası olduğunda olumlu kurum imajının elde edilebileceği ortaya çıkmıştır.
Hasta hakları ile engelli haklarının incelenmesi ve Bursa il merkezindeki engellilere yönelik hizmetler
Herkes sağlık içinde yaşama ve sağlığını koruyup geliştirme hakkına sahiptir. Hastalık veya engelliliğin oluşması durumunda, bireyin eski sağlığına tekrar kavuşabilmesi için gerekli olan her türlü desteği; eşitlik, saygınlık ve yüksek kalitede alabilmesi temel insan haklarındandır. Hasta hakları ve engelli hakları, sağlıklı yaşama hakkının en önemli parçalarındandır. Sağlıklı olma ihtiyacı, hasta veya engelli olduktan sonra başlamaz. Hasta ve engelli olmayan kişiler de, sağlıklarını korumak ve geliştirmek için sağlık hizmetlerine gereksinim duyarlar. Hastalara ve engelli bireylere verilen sağlık hizmetleri, her zaman yeterli ve kaliteli olmalı; bunu gerçekleştirmek için de çalışılmalıdır. Ayrıca, herkesin hasta veya engelli olma ihtimali bulunmaktadır. Bu yüzden, hastalık veya engellilik gerçekleşmeden önce sağlıklı olunmasına; hastalık ve engelliliğin önlenmesine çalışılmalıdır. Hastalık ve engellilik oluştuğunda ise, hasta haklarına veya engelli haklarına ihtiyaç duyulmaktadır. Dünyada ve Türkiye'de; hasta haklarıyla engelli haklarının kapsamı ilgili mevzuat çerçevesinde düzenlenmiş ve güvence altına alınmıştır. Bu hakların kullanılmasının sağlanması için, herkesin mevzuat hükümlerine uyması gerekmektedir. Burada göz ardı edilmemesi gereken; bu haklara herkesin bir gün ihtiyacı olabileceği gerçeğidir. Bu çalışmada; hasta hakları ve engelli hakları kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Bu konuların yanında, Bursa'daki engelli profili ve Bursa'daki engelli bireylere yönelik hizmetlere de yer verilmiştir. Çalışmanın, Türkiye'deki hasta ve engelli haklarının uygulanması konularında kapsamlı bir kaynak olacağı düşünülmektedir.
Sağlık kurumlarında tedarik zinciri Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi
Tedarik zinciri son yıllarda işletmeler için çok önem kazanmıştır. Tedarik zinciri tedarik işlerini yapanların yönetilmesi ve verimli bir şekilde çalışması için tüm kaynakları bir bütün halinde ele alan temel bir sistem olmasıdır. Bu çalışma ile işletmeler için son yıllarda önem kazanan tedarik konusu ele alınmıştır. Bütün işletmeler yaşamlarını devam ettirebilmek için tedarik faaliyetlerinde bulunmak durumundadır. İşletmenin tedarik fonksiyonu, üretim süreci için gerekli üretim faktörlerinin gerekli nitelik ve nicelikte, gerekli zamanda ve uygun fiyatla işletmede hazır bulundurulması ve bunların üretim/montaj hattına, depolara ve tüketiciye taşınmasına ilişkin tüm faaliyetleri içeren bir işletme fonksiyonudur. Tedarik zinciri ile maliyet ve verimliliği kontrol etmek için çok etkin bir unsurdur. Tedarik zinciri sadece ürünlerin hareketi olarak düşünülmemelidir, tedarik zinciri ile bilgi ve para akışı sağlanmaktadır. Tedarik zincirinin işleyebilmesi için iyi bir tedarik yapısının oluşturulması ve bu yapının iyi yönetilmesi gerekir. Tedarik zinciri sadece işletmelerde değil hastanelerde de kullanılmaktadır. Hastaneler açısından bakıldığında malzemelerin uygun zamanda ve uygun yerde bulunması çok önemlidir, bu da çok iyi yapılandırılmış bir tedarik zinciri yönetimin uygulanması ile olur.
Diş hekimliği hizmetlerinde hasta memnuniyetinin değerlendirilmesinde hasta hakları biriminin rolü (Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi örneği)
Hasta memnuniyeti, hastanın aldığı hizmet kalitesi ile beklediği kalitenin etkileşimidir. Buna göre, bir hastanı hizmeti almadan önce bazı beklentileri olmakta ve hizmetin sunumundan sonra geçirdiği deneyimi dayalı olarak belli algılara sahip olmaktadır. Hasta, algıladığı kalite ile beklediği kalite arasında yaptığı kıyaslama sonucunda memnun olup olmadığına karar vermektedir. Hasta memnuniyetinin korunması ve artırılmadı için, hastanın hizmeti satın alma öncesinde hizmetten haberdar olmasından, onunla ilişki tümüyle kesilene kadar geçen süreçte, tüm beklentilerine karşılık bulması koşuludur. Hasta memnuniyeti özellikle içinde bulunduğumuz dönemde hayatımızı etkileyen önemli bir kavramdır. Günümüzde her alanda hızlı bir değişimin yaşanması söz konusudur. İnsanların beklentileri ve ihtiyaçları değişmektedir. Bu beklenti ve ihtiyaçları karşılamak için sağlık hizmetini sunarken ne gibi eksikliğimiz var ve nasıl daha fazla hasta memnuniyetini yüksek tutabiliriz veya hasta şikayetini nasıl azaltabiliriz sorularına yanıtlar arayarak sağlık kurumlarının kendilerini sürekli yenilemektedir. Ağız ve diş sağlığı ülkemizde geçen süreçte yeterince önem verilmezken son zamanlarda daha fazla önem verilmekte, hızla gelişme göstermektedir. Buna paralel hastaların memnuniyeti ve şikayetleri dikkate alınmaktadır. Sağlık Kurumları hasta memnuniyetini tespit etmek, beklentilerini karşılamak ve sorunlarını çözmek için hasta hakları birimi oluşturmaktadır. Hasta memnuniyetini yüksek tutabilmek için bireylerin ihtiyaçlarını karşılayan fiziki şartların iyileştirilmesi tüm çalışanların pozitif tavır ve tutumlar sergilemeleri, hastalar ile iyi bir iletişim kurulabilmesi önerilmektedir.
Stresin hemşirelerde çalışma yaşam kalitesine etkisi
Günlük hayatta karşılaşılan stres insanların özel ve iş yaşamlarını olumsuz etkilemektedir. Stres örgütsel verimliliğin azalmasına ve iş kazalarının artmasına neden olmaktadır. Stres hemşirelerin de hayatını olumsuz etkilemekte hem kendi hayatlarını hem de bakım verdikleri hastaların hayatını tehlikeye sokmaktadır. Hemşirelerin iş verimliliğini artırmak ve hasta bakım kalitesini arttırmak için stres düzeyleri düşürülerek çalışma yaşam kalitesi arttırılmalıdır. Hemşirelerin vardiyalı çalışma sistemleri, rol tanımlarının belirsizliği, yönetimlerinin otokratik olması, aşırı iş yükü, yeterli ücretlendirmenin olmaması, iletişim ve güvenlik sorunları hemşireleri strese sokmakta onların çalışma yaşam kalitelerini de düşürmektedir. Hemşirelerin çalışma yaşam kalitesinin düşmesi sağlık sorunlarına, iş devamsızlığı ve iş bırakmalara neden olmaktadır. Çalışma yaşam kalitesinin arttırılması için hemşirelerin rol tanımlarının ve çalışma koşullarının kanunlarla güvence altına alınması gerekmektedir. Örgütlerin yapılarını tekrar düzenleyerek çalışanın yönetime katılımını desteklenmeli, yeterli istihdam sağlanarak iş yükleri azaltılmalıdır. Hemşirelerin ücret dağılımı adil ve yeterli olmalıdır. İletişim eğitimleri düzenlenmeli ve hastanelerdeki güvenlik önlemleri artırılarak sağlık personeli şiddetten korunmalıdır. Kurumda hemşirelere stresle baş etme yöntemleri öğretilmeli ve stres oluşturan unsurlar azaltılmalıdır.
Sağlık sektöründe risk analizi, risk yönetimi ve ağız, diş sağlığı merkezlerinde risk
Sağlık sektörü farklı alanlarda uzmanlaşmış işletmelerden oluşan bir sistemdir. Hastaneler, eğitim araştırma hastaneleri, dal hastaneleri, ağız ve diş sağlığı merkezleri, halk sağlığı kurumları, aile hekimlikleri, 112 acil sağlık hizmetleri gibi birbirinden farklı alanlarda faaliyette olmakla birlikte, birbirine benzer hizmetleri de barındırır. Sağlık sektörü hem benzer riskler taşıyan hem de içerisinde her kurumun kendine özgü risklerini barındıran kendine has özellikler taşıyan bir hizmet sektörüdür. Verilen hizmetin toplum sağlığını doğrudan etkilemesi bu işletmelerdeki risk yönetiminin ne kadar önemli olduğunun bir göstergesidir. Bu kurumlarda, işletmenin alt yapısından, sistemin işleyişinden, personelin kişisel korunma önlemlerini yeterince almamasından, hastalar ve ziyaretçiler ile aynı ortamın paylaşılmasından ve buna benzer pek çok nedenden dolayı risk ortaya çıkmaktadır. Alınan tüm tedbirlere, konuyla ilgili pek çok kanun, yönetmelik, genelge vb. yürürlüğe konmasına, personelin farkındalığını arttırmak için kurumlarda sürekli yapılan tüm eğitimlere rağmen, hala sağlık personelinin çeşitli risklerle karşı karşıya kalması, kurumlarda risklerin iyi tespit edilmediği ya da kurumların ihtiyaçlarına tam olarak cevap veren risk analizlerinin yapılarak, iyi bir risk yönetimi yapılamadığını gösterir. Sağlık sektöründe son zamanlarda etkili bir risk yönetimi yapılması gerektiği kabul edilmiştir. 2013 yılı başında Sağlık Bakanlığı tüm sağlık kurumlarının risk analizi yapmasını ve risk yönetimi uygulamalarını zorunlu hale getirmiş, sağlık kurumlarında risk analizleri yapılmaya başlanmıştır.
Sağlık sektöründe hizmet içi eğitim
Sağlık hizmetlerinin etkin sunumu, toplumsal gelişmenin en temel ögelerinden birisini oluşturmaktadır. Hizmet sunumunda etkinliğin sağlanmasında öncelikle sağlık hizmetlerinin nitelik ve niceliğinin arttırılması ve bu bağlamda sağlık sektöründe mesleki eğitimin önündeki engellerin kaldırılması gerekmektedir. Çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde "Tanımlar ve Kavramlar" analiz edilerek eğitim türleri ile sağlık sektöründe hizmet içi eğitim detaylı olarak incelenmiş. Çalışmanın ikinci bölümü "Sağlığın Tarihsel Gelişimi ve Sağlık Hizmetleri" olarak açılmış ve bu bölüm çalışmanın ana bölümünü tamamlama niteliğinde düşünülmüştür. Çalışmanın üçüncü ve son bölümü ise "Teknolojik Gelişmelerin Sağlık Sektörüne Etkileri ile Eğitim ve Teknolojik Gelişim" olarak açılmıştır. Bu bölümde teknolojik gelişmelerin sağlığa olan etkileri, sağlıkta teknolojik gelişimin sektörlere uyumu, sağlıkta inovasyon ve Ar-Ge, Türkiye'de sağlık teknolojisinde Ar-Ge faaliyetleri yürüten kurumlar, Türkiye'de sağlık teknolojisinde meydana gelen gelişmeler, sağlıkta teknolojinin eğitim hizmetleri üzerinde etkileri ve önemi, Türkiye'de sağlık teknolojisi öngörü çalışmaları, vizyon 2023 teknoloji öngörü çalışması, kamu sağlık araştırma programı gibi konular analiz edilmiştir.