Theses supervised by Doç. Dr. Ahmet Demir
10 theses · Osmaniye Korkut Ata University, Çukurova University, Düzce University, Başkent University
Yumuşak kil zemin üzerine inşa edilen geosentetiklerle güçlendirilmiş yol dolgusu üzerinde arazi deneylerinin yapılması
Özellikle son otuz yılda esnek üst yapı temellerinin geosentetiklerle güçlendirilmesi hızla yaygınlaşmıştır. Geosentetiklerle güçlendirmenin kaplama performansını iyileştirdiği bilinmesine karşın güçlendirmeyi sağlayan mekanizmalar ve durumlar hala açık değildir. Bu çalışmada, zayıf zemin üzerine geosentetiklerle güçlendirilmiş temel dolgusuna sahip yol kaplamalarında, trafik yükleri altında yapılan arazi deneyleri ile güçlendirmenin etkileri araştırılmıştır. Geosentetiklerin temel malzemesini yanal olarak sınırlandırması ile malzemenin hapsedilmesi sonucunda kaplamanın performansını iyileştirdiği düşünülmektedir. Arazi deneyi sonuçlarından zayıf zeminler üzerine inşa edilen granüler dolgu tabakalarında geosentetiklerle güçlendirmenin teker izinin azaltılmasında iyi bir yöntem olduğu görülmüştür. Ancak, inşa edilen yol kesitlerinde donma çözünme döngüsü sonrasında ve uzun dönem daha yüksek trafik yükleri altında da gözlem yapılması gerekmektedir.
Derin zemin karıştırma kolonları ile zemin ıslahının deneysel ve istatistiksel analizi
Tez çalışması kapsamında zemin iyileştirme yöntemlerine değinilmiş, bu yöntemlerden derin karıştırma yöntemi bir uygulama ile ele alınmıştır. Derin karıştırma kolonlarından alınan karot numunelerinden elde edilen verilerin istatistiksel analizlerle değerlendirilmesi yapılmıştır. Çalışmanın birinci kısmında bağımlı değişken "ɣ" ile, bağımsız değişkenler "derinlik, boy, çap, ağırlık ve hacim" arasındaki anlamlılık ilişkisi SPSS yazılımı kullanılarak incelenmiştir. SPSS yazılımı ile Normallik testi, Kolmogorov-Smirnov, Q-Q grafiği, çarpıklık/basıklık değerleri ile karşılaştırmalı olarak yapılmıştır. Normallik testi sonuçlarına göre parametrik testlerden tek yönlü ANOVA kullanılmasına karar verilmiştir. Ayrıca Regresyon ve Korelasyon Analizleri ile W (g)-γ (g/cm3) için regresyon denklemi hesaplanarak tahmini γ (g/cm3) elde edilmiştir. Ortalama Mutlak Göreceli Hata (MAPE) değeri hesaplanarak elde edilen tahmini γ'nın performansı ölçülmüştür. Böylelikle önerilen regresyon denkleminin hangi doğruluk derecesinde olduğu tespit edilmiştir. Bağımsız değişkenler "derinlik, yükseklik, çap, ağırlık ve hacim" ile bağımlı değişken "γ" arasında yapılan regresyon analizi sonucunda hesaplanan Determinasyon Katsayısı (R2)'nın hangi aralıkta olduğuna bakılarak güçlü-zayıf nümerik ilişki tespiti yapılıp korelasyon grafikleri oluşturulmuştur. Çalışmanın ikinci kısmında ise tek eksenli basınç testi yapılmıştır ve sonuçlarından elde edilen kırılma yükleri verileri istatistiksel analizlerle karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Birinci kısımda olduğu gibi Kolmogorov-Smirnov, Q-Q grafiği, çarpıklık/basıklık değerleri ile karşılaştırmalı değerlendirilerek verilerin dağılımının tespiti yapıldıktan sonra tek yönlü ANOVA ve Homojenlik testi ile anlamlılık ilişkisi incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Zemin İyileştirme Yöntemleri, Derin Karıştırma Yöntemi, Tek Eksenli Basınç Testi, İstatistiksel Analiz, Kalite Kontrol Testleri
Sıvı kristal ve PCBM içeren organik alan etkili transistör (OFET) üretimi ve karakterizasyonu
Transistörler; anahtarlama, yükseltici ve sensör özellikleri ile elektronik cihazların merkezinde yer almaktadır. Ucuz, hafif ve çevreci organik elektronik cihazlar, özellikle de organik alan etkili transistörler (OFET) var olan inorganik tabanlı transistor teknolojisine alternatif çözümler sunmaktadır. Bu çalışmada, Sıvı Kristal (LC) ile n-tipi yarıiletken olan PCBM (Phenyl-C61-Butyricacid-Methyl ester) karıştırılarak oluşturulan aygıt yapısının cihaz performansında iyileştirmeler yapılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Nematik E7 sıvı kristali ve PCBM yapıları kullanılıp yüksek performanslı n-kanal LC-n-OFET cihazı üretilmiştir. LC-n-OFET cihazının dielektrik ölçümleri yapılarak elektriksel özellikleri ortaya konulmuştur. Bunlara ek olarak LC-n-OFET yapısının kanal aralığı ve ışık değişimine karşı transistör kalitesi incelenmiştir. Üretilen LC-n-OFET cihazının yüksek mobilite, yüksek on/off oranı, düşük eşik gerilimi gibi performans parametreleri açısından literatürdeki örneklerine göre daha üstün olduğu gözlemlenmiştir.
Ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki hikâye edici metinlerde ileti
21. yüzyıl becerileri arasında "eleştirel düşünme, problem çözme, iletişim, iş birliği ve yaratıcılık" gibi pek çok önemli beceri yer almaktadır. Bu becerilerin öğrenciye sunulmasında eğitim büyük önem arz etmektedir. Türkçe eğitimi de eğitimin her kademesinde anlama ve anlatma becerilerini geliştirmenin yanı sıra eleştirel, analitik ve yaratıcı düşünme becerilerini geliştirme amacını taşımaktadır. Çünkü dil eğitimi iletişim becerileri kadar düşünme becerileri ile de doğrudan ilintilidir. Bireylerin dillerinin sınırlarını geliştirmek onların düşünme sınırlarını geliştirmekle doğrudan orantılıdır. Türkçe eğitimi metin odaklıdır ve bu sebepten ötürü metin seçimi ile metin kullanımı önem arz etmektedir. Türkçe ders kitaplarının önemi, içindeki metinlerden kaynaklanmaktadır. Bu sebeple hedeflenen kazanımlara ulaşmada Türkçe ders kitaplarının niteliği son derece önemlidir. Her ders kitabı birer antoloji özelliği taşımaktadır ve içerisindeki metinlerin niteliği pek çok farklı öğrenme alanıyla ilişkilidir. Biz de çalışmamızda ortaokul Türkçe ders kitaplarında yer alan hikâye edici metinlerde ileti ögesini odağa alacağız. Yazılı veya sözlü olarak bir duygu veya düşünceyi ifade etmeye ileti denmektedir. Yapılan çalışmalar incelendiğinde bugüne dek metinlerde iletinin başlıca iki şekilde verildiği görülmektedir: Doğrudan veya dolaylı ileti. Ancak alanyazında bu iletinin nasıl ortaya konduğu hakkında detaylı bilgi verilmemektedir. Biz de çalışmamızda ileti ögesinin metinlerde nasıl verildiğini detaylıca ele alacağız. Çalışmamız, dokümana dayalı verileri toplamayı ve incelemeyi amaçladığı için "etkileşimsiz analitik bir nitel araştırma" özelliği taşımaktadır. Bu sebeple çalışmamızdaki veriler incelenirken "doküman analizi" yöntemi kullanılmıştır. İletiler veriliş biçimine göre ve tematik alanlara göre iki başlık altında ayrı ayrı ele alınmıştır. Veriliş biçimine göre dolaylı iletilerin, tematik alanlara göre ise etik/ ahlaki kavramlara/ olgulara/ değerlere dayalı verilen iletilerin sıklıkta olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkçe dersi hikâye edici metinlerinin nicelik ve niteliğinin arttırılmasının, verilen iletilerde çeşitliliğin sağlanmasının ve tematik alanlarda dengeli bir dağılım sergilenmesinin gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki hikâye edici metinlerde çocuk özneler
Türkçe eğitiminde öğrencilerin okuma, yazma, konuşma ve dinleme becerilerini geliştirmek amacıyla ders kitapları birer araç olarak kullanılmaktadır. Çocuklar, ders kitaplarındaki metinlerde karşılaştıkları kahramanlarla -özellikle de kendi yaş grubuna yakın olan çocuk kahramanlarla- özdeşim kurmaktadırlar. Bu çalışmada, 2020 – 2021 eğitim öğretim yılı ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki "çocuk özneler (çocuk kahramanlar)" öğrencilerin çeşitli özellikleriyle ele alınmış, incelenmiştir. Çocuk kaç yaşında olursa olsun okuduğu metindeki kahraman(lar)la özdeşlik kurar. Türkçe ders kitabı hazırlayıcıları metin seçiminde bu duruma dikkat etmelidirler. Bu bağlamda, çalışmamızda 2020 – 2021 eğitim-öğretim yılında ortaokullarda (5-8. sınıflar) okutulan Türkçe ders kitaplarında yer alan hikâye edici metinlerdeki çocuk öznelerin çeşitli yönlerden özellikleri incelenmiş; bu kapsamda çocuk öznelerin tipik özellikleri/temsil ettikleri değerler/kavramlar, metinlerde cinsiyetlere göre dağılımları, olaylar/durumlar/çatışmalar karşısındaki 'etkin'likleri/'edilgin'likleri, problem çözme becerileri, yaşadıkları mekânlar, birincil//ikincil/figüratif kişi olma durumları, gerçekçi/olağanüstü karakter olma durumları ile ders kitaplarında çocuk öznelere yönelik gerçekleştirilen etkinlikler/sorular/yönergeler incelenmiştir. Türkçe öğretiminde dört temel dil becerisini geliştirmenin yanı sıra değerler eğitimi de son derece önemlidir. Metinler (özellikle de kahramanlar/çocuk özneler) üzerinden değerler eğitimi de yapılmaktadır. Bu bakımdan çocuk öznelerin taşıdıkları özellikler/temsil ettikleri değerler bakımından da incelenmesi Türkçe ders kitabı hazırlayıcılarına yol gösterecektir. Bu doğrultuda "Türkçe ders kitabında yer verilen hikâye edici metinlerdeki çocuk öznelerin başlıca özellikleri nelerdir?" sorusundan da yola çıkılarak yapılan araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden "doküman analizi" kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda elde edilen bulguların analizi üzerinden ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki metinlerde bulunan çocuk öznelerin taşıdıkları özellikler belirlenmiş ve Türkçe ders kitapları, metin seçimi ve kullanımı bakımından değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda, elde edilen veriler tablolar hâlinde sunulup yorumlanmıştır. Türkçe ders kitaplarında yer verilen hikâye edici metinlerdeki çocuk öznelere yönelik değerlendirmeler ve ortaya çıkan sonuçlar doğrultusunda Türkçe ders kitapları ve metin seçimi ve kullanımı ile ilgili çeşitli noktalara dikkat çekilmiş, öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: kahraman, hikâye edici metin, çocuk özne, başkahraman, Türkçe ders kitabı.
Ortaokul Türkçe ders kitaplarında görsel okuryazarlık uygulamaları
Teknoloji ve okuryazarlıktaki değişim ve gelişmeler 20. ve 21.yüzyılda dijitalleşmeyle birlikte hız kazanmış ve bu hız, eğitim alanına da çeşitli yönleriyle yansımıştır Görseller, artık hayatımızın her alanında ve her anında daha çok karşımıza çıkan nesnelerdir. Bu bakımdan eğitimde, özellikle de dil eğitiminde görsel okuryazarlık önemli bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. İlk kez John Debes ile alanyazında yer alan görsel okuryazarlık kavramı; belki de dünyadaki ilk insanların var olduğu günlerden bugüne kadar gelebilmeyi başarmış önemli bir öğrenme alanıdır. Görsel okuryazarlığın eğitimde de bir öğrenme alanı olarak yer bulması gelecek nesiller açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren görsel okuryazarlık üzerine çeşitli tanımlamalar yapılmıştır. Yapılan tanımlamaların kesiştiği ortak noktalar; görsel okuryazarlık süreçlerinin görsel bir dil, düşünme ve uygulamaları kapsayan yapıda olmasıdır. Bu durum görsel okuryazarlığın kapsamının görsel olan mesajı alma ve üretme noktasında önemli olduğunu vurgulamaktadır. Bu çalışmada, 2018 MEB Türkçe Dersi Öğretim Programı ve 2020-2021 eğitim-öğretim yılı MEB ortaokul Türkçe ders kitapları görsel okuryazarlık bağlamında ele alınmış; görsel okuryazarlığın Programda ve Türkçe ders kitaplarında nasıl yer aldığı incelenmiştir. 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı incelenirken, geçmiş yıllara ait Türkçe Dersi Öğretim Programlarına da bakılmış, böylece Programlarda 'görsel okuryazarlık'la ilgili olarak yıllara göre gerçekleşen değişim ve gelişmeleri değerlendirmek amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda, görsel okuryazarlık kazanım ve açıklamalarının 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yeterli düzeyde olmadığı görülmüştür. Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda bir 'öğrenme alanı' olarak 'görsel okuryazarlık'a daha fazla yer verilebileceği düşünülmektedir. Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda görsel okuryazarlıkla ilgili olarak yer alan kazanımların Türkçe ders kitaplarına yansımasını görmek ve görsel okuryazarlığın ders kitaplarında ne şekilde yer aldığını anlamak amacıyla ders kitaplarındaki etkinlikler/sorular da incelenmiştir. Her bir öğrenme alanı (dinleme, okuma, konuşma ve yazma) için ayrı birer kategori oluşturularak, öğrenme alanları içerisinde görsel okuryazarlık çalışmalarını kapsayan etkinlik ve soruların oranı tablolar aracılığıyla aktarılmıştır. Çalışmada, 2020-2021 eğitim öğretim yılı ortaokul Türkçe ders kitaplarına yönelik inceleme doğrultusunda Türkçe ders kitaplarında görsel okuryazarlık etkinlik ve sorularına daha fazla yer verilebileceği sonucuna ulaşılmıştır. MEB ortaokul Türkçe ders kitaplarında yer alan görsel okuryazarlık uygulamalarının büyük bir çoğunluğunun, yenilenmiş Bloom taksonomisinin alt basamaklarını kapsayan bir yapıda olduğu görülmüştür ve bu durum Türkçe ders kitapları için olumlu bir göstergedir. Dolayısıyla, çalışma sonucunda 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda ve ortaokul Türkçe ders kitaplarında ele alınan 'görsel okuryazarlık'la ilgili bulgu ve tartışmaların alanyazın ve bundan sonra yapılacak araştırmalar için katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Bilgin Adalı'nın çocuklara yönelik anlatılarında metinlerarası ilişkiler
Metinlerarasılık, metinler arasındaki her türlü ilişkiyi ifade etmek için kullanılan bir kavramdır. Günümüzde metinsellik ölçütlerinden biri olarak kabul edilen metinlerarasılık, herhangi bir metnin kendinden önceki metinlerle çeşitli biçimlerde kurduğu açık ya da kapalı ilişkileri tanımlamak için kullanılır. Alıntı, gönderge, anıştırma, pastiş, parodi vb. biçimlerde ortaya çıkan metinlerarası ilişkiler, bir metnin oluşturulma süreçleri kadar anlamlandırma süreçlerini de ilgilendiren bir ögedir. Okuru, metinler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu geniş bir düzlemde okuma-anlamaya yönlendirir. Dolayısıyla çocuk okurları metinlerarası ilişkilerin zengin/yoğun bir içerikle sunulduğu metinlerle buluşturmak, onların bilişsel gelişimlerini desteklemek ve entelektüel, kültürel, tarihsel, sanatsal, edebî vb. alanlardaki birikimlerini zenginleştirmek açısından önemlidir. Metinler arası ilişkilerin yarattığı zengin içerik, çocuk okurların çok yönlü ve derin okuma-anlama süreçleri geçirmelerini sağlayacak, eleştirel ve analitik düşünme becerilerini geliştirecektir. Bu bakımdan Türkçe öğretiminde metinlerarası ilişkilerin zengin olduğu metinleri (çocuk edebiyatı ürünlerini) seçmek ve kullanmak önemlidir. Türk çocuk edebiyatının üretken yazarlarından Bilgin Adalı'nın anlatılarında zengin/yoğun metinlerarası ilişkilerin olduğunu söylemek mümkündür. Adalı'nın çocuk edebiyatı ürünlerinde 'metinlerarasılık'ın, en açık biçimde eserlerin dokusuna işlendiği, Türk ve dünya sözlü edebiyat geleneğinden anlatıların (mitler, masallar, destanlar, halk hikâyeleri vb.) dönüştürmelerle yeniden yazıldığı; sözlü edebiyata özgü pek çok motifin çeşitli metinsel bağlamlarda dönüşüme uğratılarak okura sunulduğu ve okurun edebiyat, tarih, sinema, sanat alanlarının iç içeliğinde çeşitli türlerin ve metinlerin bir arada bulunduğu bir anlamlandırma sürecine dâhil edildiği görülür. Bu çalışmada başlıca amaç, Bilgin Adalı'nın, seçtiğimiz anlatı türünden yirmi yedi eserini 'metinlerarasılık/metinlerarası ilişkiler' çerçevesinde incelemek, eserlerdeki 'metinlerarası ilişkileri' göstermek ve ilişkili metinlerin izini sürmektir. Amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen, Adalı'nın yirmi yedi anlatısı, metinlerarasılık çerçevesinde incelenerek metinlerin diğer metinlerle olan ilişkileri tespit edilmeye ve Adalı'ya ait çocuk edebiyatı ürünlerinin Türkçe eğitiminde kullanılması durumunda nasıl bir metinlerarası ilişkilere dayalı zenginlik ve çeşitlilik sunabileceği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmada, Adalı'nın çocuklara yönelik anlatılarındaki metinlerarası ilişki biçimleri tespit edilmiş ve anlatıların 'metinlerarası ilişkiler' açısından gösterdiği görünüm, tablolar aracılığıyla dikkate sunulmuştur. Anlatıların, metinlerarası ilişkiler bakımından gösterdiği özelliklerin çocuk okurlara yönelik entelektüel, kültürel, tarihsel, sanatsal, edebî vb. katkısına dair değerlendirmelerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Çocuk edebiyatı, Bilgin Adalı, çocuk anlatıları, metinlerarası ilişkiler, Türkçe eğitiminde metin seçimi ve kullanımı.
Ortaokul (5-8. sınıflar) Türkçe dersi öğretim programı ve ders kitaplarında 'metin türü farkındalığı
Çalışmanın amacı, ortaokul (5-8. Sınıflar) Türkçe derslerinde, öğrencilerde geliştirilmesi beklenen 'metin türü farkındalığı'nın yerini ortaya koymaktır. Bu bağlamda, 2018 yılı Türkçe Dersi Öğretim Programı (TDÖP), 'metin türü farkındalığı' açısından incelenmekte ve 'metin türü farkındalığı'nın ortaokul (5-8. Sınıf) Türkçe dersi ders kitaplarına metin ve etkinlikler/sorular boyutuyla nasıl yansıdığı değerlendirilmektedir. TDÖP'de 'metin türü farkındalığı'nı esas alan kazanımlar ve Programın sınıflara göre hangi türden metinlere yer verdiği dikkate sunulmaktadır. Türkçe ders kitaplarında yer alan metinlerin türlere göre dağılımı ve 'metin türü farkındalığını' esas alan etkinliklerin/soruların, öğrenme alanlarına göre dağılımı ele alınmakta; etkinlikler/sorular 'metin türü farkındalığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Araştırmanın kapsamını TDÖP ve 2018-2019 eğitim-öğretim yılında okutulan MEB yayını ortaokul (5-8. Sınıf ) Türkçe dersi ders kitapları oluşturmaktadır. Nitel araştırma özelliği gösteren çalışmamızda döküman analizi yöntemi kullanılmaktadır. Çalışmanın sonucunda, TDÖP'de metin çeşitliliğine önem verildiği ve kazanımların bu çeşitliliği destekler nitelikte olduğu gözlemlenmiştir. Ortaokul (5-8. Sınıflar) Türkçe dersi ders kitaplarında yer verilen metinlerde de tür çeşitliliğine ve metin türlerinin sınıf seviyelerine uygunluğuna dikkat edilmiştir. 'Metin türü farkındalığı'nı esas alan etkinliklere/sorulara da ders kitaplarında çokça yer verilmiş ve öğrenme alanlarına göre dağılımı yapılmıştır. 'Metin türü farkındalığı'nı esas alan etkinliklerin/soruların, öğrenme alanlarına göre dağılımına bakıldığında; yazma ve okuma öğrenme alanlarına daha fazla yer verilirken konuşma ve dinleme/izleme öğrenme alanlarıyla ile ilgili daha az sayıda etkinliğe/soruya yer verildiği görülmüştür. 'Metin türü farkındalığı'nı esas alan ii etkinliklerin/soruların, bilgi ve kavrama düzeyinde kalmayıp uygulama ve analiz basamaklarına da çıktığı söylenebilir.
Yumuşak kil zemin üzerine inşa edilen geosentetiklerle güçlendirilmiş yol dolgusu üzerinde arazi deneylerinin yapılması
Özellikle son otuz yılda esnek üst yapı temellerinin geosentetiklerle güçlendirilmesi hızla yaygınlaşmıştır. Geosentetiklerle güçlendirmenin kaplama performansını iyileştirdiği bilinmesine karşın güçlendirmeyi sağlayan mekanizmalar ve durumlar hala açık değildir. Bu çalışmada, zayıf zemin üzerine geosentetiklerle güçlendirilmiş temel dolgusuna sahip yol kaplamalarında, trafik yükleri altında yapılan arazi deneyleri ile güçlendirmenin etkileri araştırılmıştır. Geosentetiklerin temel malzemesini yanal olarak sınırlandırması ile malzemenin hapsedilmesi sonucunda kaplamanın performansını iyileştirdiği düşünülmektedir. Arazi deneyi sonuçlarından zayıf zeminler üzerine inşa edilen granüler dolgu tabakalarında geosentetiklerle güçlendirmenin teker izinin azaltılmasında iyi bir yöntem olduğu görülmüştür. Ancak, inşa edilen yol kesitlerinde donma çözünme döngüsü sonrasında ve uzun dönem daha yüksek trafik yükleri altında da gözlem yapılması gerekmektedir.
Yumuşak kil zemin üzerine inşa edilen geosentetiklerle güçlendirilmiş yol dolgusu üzerinde arazi deneylerinin yapılması
Özellikle son otuz yılda esnek üst yapı temellerinin geosentetiklerle güçlendirilmesi hızla yaygınlaşmıştır. Geosentetiklerle güçlendirmenin kaplama performansını iyileştirdiği bilinmesine karşın güçlendirmeyi sağlayan mekanizmalar ve durumlar hala açık değildir. Bu çalışmada, zayıf zemin üzerine geosentetiklerle güçlendirilmiş temel dolgusuna sahip yol kaplamalarında, trafik yükleri altında yapılan arazi deneyleri ile güçlendirmenin etkileri araştırılmıştır. Geosentetiklerin temel malzemesini yanal olarak sınırlandırması ile malzemenin hapsedilmesi sonucunda kaplamanın performansını iyileştirdiği düşünülmektedir. Arazi deneyi sonuçlarından zayıf zeminler üzerine inşa edilen granüler dolgu tabakalarında geosentetiklerle güçlendirmenin teker izinin azaltılmasında iyi bir yöntem olduğu görülmüştür. Ancak, inşa edilen yol kesitlerinde donma çözünme döngüsü sonrasında ve uzun dönem daha yüksek trafik yükleri altında da gözlem yapılması gerekmektedir.