Theses supervised by Doç. Dr. Ali Yakıcı

12 theses · Gazi University

Master'sOpen AccessEN

Extraordinary harmonizations in Asaf Halet Çelebi's poems

In this study it is aimed at determining the extraordinary harmonizations in Asaf Halet Çelebi's poems. It is aimed at presenting language and explanation correlations while making extraordinary harmonizations and how these extraordinary harmonizations are being benefited in essay and poem language at the result of analysis of Asaf Halet Çelebi's poems.In this study, especially life story of the poet has been taken into account. Then information has been given about the works of the poet. All works of Çelebi including copyright/translation have taken place in the frame of lightning the culture in his poems.As Asaf Halet Çelebi is a poet who tried to form his policy during his life and is a poet talked about on these subjects, a special section has been given to his art understanding.In the section of harmonization and extraordinary harmonization section, information has been given on these terms, approaches of harmonizations of linguistics and semantics have taken place and the subject has been taken in the frame of language and explanation.In the fifth part of our study, extraordinary harmonizations in Asaf Halet Çelebi's poems have been examined. Extraordinary harmonizations taking place in the poems have been examined in two sections as extraordinary harmonizations at the level of sentence and extraordinary harmonizations at the level of sentence group.Asaf Halet Çelebi's poems used in the thesis after the reference section have been added at the end of the study.Key Words: Asaf Halet Çelebi, extraordinary harmonization, poem.

ExpressionLinguisticsLiterary works+6
Haki Naz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Çorum Alevileri'nde kamberlik geleneği

Bu çalışmada, Aleviliğin kurumsal bir yapı kazanmasında ve bu yapının sürdürülmesinde önemli bir yere sahip olan cemlerde, önemli bir yeri olan kamber ya da zâkirler üzerinde durulmuştur. Kamberlik geleneğinin Çorum yöresi Aleviliğindeki yerini, kamberlerin başıca icra ortamı olması nedeniyle cemlerden yola çıkarak ele alan çalışmamızın ?birinci bölüm?ünde, cemlerin yapısı ve icra biçimleri, cemlerin sahip olduğu dinsel ve sosyal işlevler ile cemlerdeki on iki hizmet erbabının görevleri, sözlü kaynaklardan elde elden veriler ve yapılan gözlemler ışığında anlatılmıştır. Cemler hakkındaki bu kapsamlı bilgilendirme, kamber ya da zâkirlerin icra ortamları ve işlevleri hakkındaki bilgileri de içermektedir.Tezimizin ?ikinci bölüm?ünde, sözlü geleneğin kamberliğin kökenleri hakkındaki düşünce ve yorumları ile kamberlerin toplumsal statüleri ve işlevleri üzerinde durulmuştur. Çalışmamızın ?üçüncü bölüm?ünde geleneğin kamberlerde aradığı temel özelliklerin yanı sıra, kamberlik mesleğine geçiş süreci, kamberlerin icra ortamları, icra zamanları ve icra biçimleri ele alınmıştır. Çorum yöresi Aleviliğindeki kamberliğin yaşayan boyutuna odaklanan çalışmamızın son bölümü olan ?dördüncü bölüm?de Çorum yöresinde halen yaşayan kamberlere örnekler verilmiş, onların biyografileri ve eğer doğaçlama yeteneğine sahip iseler deyiş örnekleri aktarılmıştır.Çalışmamız sırasında ele ettiğimiz sonuçları içeren ?Sonuç? kısmını, çalışmamızı hazırlarken yararlandığımız yazılı ve sözlü kaynaklarla ilgili bilgileri içeren ?Kaynakça? kısmı izlemiştir. ?Ekler? başlığı altında da görsel malzemeye yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Alevilik, Çorum, Cem, Kamber, Zakir

AlevilerAlevilikCem+3
Nazife Özdemir
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Sovyet Dönemi ve bağımsızlık sonrası Azerbaycan'daki liselerde dil ve edebiyat öğretimi

Bu araştırmanın amacı, Sovyet Döneminde ve bağımsızlık sonrasında Azerbaycan'daki liselerde Azerbaycan Türkçesi ve Edebiyatı öğretiminin nasıl yapıldığının ve öğretimde ne gibi benzerlik ve farkların olduğunun ortaya konulmasıdır.Araştırmanın modelini, Sovyet Dönemi ve bağımsızlık sonrasında Azerbaycan'daki liselerde Azerbaycan Türkçesi ve Edebiyatı öğretimi alanında yapılmış çalışmalar ve Türkiye'de bu alanla ilgili araştırmalar oluşturmaktadır.Araştırmanın evrenini, Sovyet Dönemi ve bağımsızlık sonrası Azerbaycan'daki liselerde kullanılan Azerbaycan Türkçesi ve Edebiyatı ders programları ve ders kitapları oluşturmaktadır.Araştırmanın örneklemini, Sovyet Dönemi ve bağımsızlık sonrasında Azerbaycan'daki liselerde kullanılan Azerbaycan Türkçesi ve Edebiyatı ders kitapları arasından rastlantısal örneklem yoluyla belirlenen Azerbaycan Türkçesi ve Edebiyatı lise ders kitapları oluşturmaktadır.Çalışmanın ilk aşamasında veriler Türkiye Türkçesine aktarılmış, daha sonra Azerbaycan Türkçesi ve Edebiyatı dersi lise programları ve ders kitapları incelenerek Azerbaycan Türkçesi ve Edebiyatı dersinin saatleri, öğretilen metinler, kullanılan yöntemler tespit edilmiştir.Araştırmada SSCB hâkimiyetinden önce, SSCB Döneminde ve bağımsızlık sonrasında Azerbaycan'daki eğitim-öğretime yönelik görüşler hakkında genel bilgi verilmiş, liselerde Azerbaycan Türkçesi ve Edebiyatı öğretiminin gelişim tarihinden, Azerbaycanlı eğitimcilerin eğitim-öğretime yönelik çalışmalarından, Azerbaycan Türkçesinde yazdıkları ders kitaplarından, liselerde Azerbaycan Türkçesi ve Edebiyatının öğretim yöntemlerinden, ders programlarından ve ders kitaplarından bahsedilmiştir.Anahtar Kelimeler: Azerbaycan Türkçesi, edebiyat öğretimi, SSCB Dönemi, ortaöğretim/lise eğitim programı, ders kitabı.

AzerbaycanBağımsızlıkDil öğretimi+6
Vefa Celilova
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara Kızılcahamam ilçesi ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin yazılı anlatım becerileri üzerine bir araştırma

Bu araştırmada, Ankara ili Kızılcahamam ilçesi ortaöğretim kurumlarındaki 9. sınıf öğrencilerinin yazılı anlatım becerileri incelenmiştir. Araştırmanın evrenini, Kızılcahamam'da 2009-2010 eğitim-öğretim yılında ortaöğretim kurumlarının dokuzuncu sınıflarında öğrenim görmüş öğrenciler; örneklemini ise, farklı sosyo-ekonomik seviyelerden seçilmiş üç ortaöğretim kurumundaki 120 öğrenci oluşturmuştur.Araştırmada, bu öğrencilere kendilerini rahat bir şekilde ifade edebilecekleri çeşitli konular verilerek, kompozisyonlar yazdırılmıştır. Ayrıca örneklemin özellikleri ile yazılı anlatımı etkileyebilecek değişkenler, hazırlanan bir kişisel bilgi formu ile toplanmıştır. Kompozisyonlar, anlatım bozukluğu bakımından incelenmiş ve çıkan sonuçların çeşitli değişkenlerle anlamlı ilişkisi olup olmadığına bakılmıştır. Bununla birlikte bu öğrencilerin ?Dil ve Anlatım? derslerine giren öğretmenlerin, öğrencilerin her türlü yazılı metninde hangi tür anlatım bozukluğuyla hangi sıklıkta karşılaştıklarını belirlemek amacıyla bir anket hazırlanmış ve uygulanmıştır.Araştırma sonucunda öğrencilerin toplamda 2250 cümle kurduğu ve bu cümlelerin 616'sında anlatım bozukluğu olduğu tespit edilmiştir. Bu anlatım bozukluklarının %51,35'inin dil bilgisiyle ilgili; %48,65'inin ise anlamla ilgili olduğu görülmüştür. Araştırma sonucunda kompozisyonlarda, en çok ekin eksik ya da yanlış olmasından (%19,1) ve öge eksikliğinden (%16,4) kaynaklanan anlatım bozukluklarıyla karşılaşılmış; ek fiil eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluklarına ise rastlanmamıştır. Öğretmenlerin bu anlatım bozukluklarıyla karşılaşma sıklıkları ise genel olarak araştırma sonuçlarıyla benzer çıkmıştır. Ayrıca öğrencilerin bu yazılı anlatım becerileri, farklı sosyo-ekonomik düzeyde bulunan okullara göre anlamlı bir farklılık göstermişken; kitap okuma, süreli yayın takip etme, günlük tutma ve şiir ya da hikâye yazma alışkanlıklarına göre anlamı bir farklılık göstermemiştir.Tüm bu sonuçlardan hareketle yazılı anlatım konusunda istenilen düzeyde olunmadığı anlaşılmış ve araştırmadan elde edilen bulgular yardımıyla öğrencilere, ailelere, öğretmenlere, öğretim programı hazırlayıcılarına, diğer kişi, kurum ve kuruluşlar ile araştırmacılara öneriler sunulmuştur.Anahtar kelimeler: Dil, anlatım, yazılı anlatım, anlatım bozukluğu.

Ankara-KızılcahamamLise öğrencileriLiseler+5
Ahmet Turgay Soruklu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Lise onuncu sınıflardaki Türk dili ve edebiyatı eğitimi içinde destan öğretiminin yeri

Bu araştırmanın amacı, lise 10. sınıflardaki Türk Dili ve Edebiyatı eğitimi içinde destanların dil, edebiyat ve sanat açısından önemini vurgulamak, ders kitaplarında destan öğretimine nasıl yer verdiğine ilişkin öğretmen görüşlerini eleştirel bir bakışla tespit etmektir.Öğretmen görüşleri için 2011-2012 öğretim yılında Ankara ili Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeki 8 merkez ilçede bulunan ortaöğretim okullarında görevli Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenlerine başvurulmuştur.Çalışma betimsel amaçlı bir alan araştırmasıdır. 10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı dersinde destan kullanımına ilişkin öğretmen yaklaşımlarının neler olduğunu belirlemek için gerçekleştirilmiştir. Ankara ili Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde bulunan 8 merkez ilçede ?Uygun Örnekleme? (Convenience Sampling) yöntemine göre seçilmiş okullardaki 256 edebiyat öğretmenine uygulanmıştır. Elde edilen veriler, SPSS 15.0 paket programında ki-kare testi kullanılarak ve ? = .05 anlamlılık düzeyi dikkate alınarak analiz edilmiştir. Araştırmanın verileri yorumlandığında, 10. sınıf Türk Dili ve Edebiyatı dersinde kullanılan ders kitaplarındaki destan metinleri (t=.868, p > .05) ve bunların kullanımına (t=-.702, p > .05) ilişkin öğretmen görüşlerinde; cinsiyete, hâlen görev yapılan okul türüne, öğretmenlik mesleğindeki kıdeme ve en son mezun olunan okul türüne göre anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.Anahtar Kelimeler: Türk Edebiyatı Eğitimi, destan, destan öğretimi, öğretmen görüşleri.

DestanlarEdebiyatEdebiyat dersi+7
Emel Şahingöz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Çankırı âşıklık geleneği ve Çankırılı Âşık Durmazî (Bilâl Durmaz)

Türk kültürü içinde önemli bir yere sahip olan âşıklık geleneğinin günümüzde en önemli âşıklık halkasını oluşturan İç Anadolu Bölgesi, bu geleneği geçmişten günümüze taşımıştır. İç Anadolu Bölgesi'nin bazı illeri de bu geleneğe öncülük etmektedir. Bu illerin başında İç Anadolu Bölgesi ile Karadeniz bölgesi arasında geçiş özelliği gösteren ve bu özelliği kültürel anlamda da taşıyarak âşıklık geleneğinin önemli bir halkasını oluşturan Çankırı ili gelmektedir.19. yy'da Kastamonu'da âşık atışmaları yapılmaktadır. Günümüzde işlevi değişen âşıklar, bu dönemde halk tarafından büyük itibar görmektedirler. Âşıklar, Kastamonu'ya gitmeden Yapraklı'da, önce katılacakları âşık atışmaları için öncelikle ülkenin çeşitli yerlerinden gelen âşıklarla ve kendi aralarında âşık atışmaları düzenleyerek sazına ve sözüne güç kazandırır. Daha sonra Yapraklı'daki bu panayır bitiminde Kastamonu'ya gitmektedir. Yani âşıkların yetişme şekillerine bakıldığında Çankırı, onlar için çıraklıktan ustalığa ulaştıkları yer olmuştur.Âşıklık geleneğinin Çankırı'da 19. yy'dan günümüze taşındığının en önemli göstergesi günümüz Çankırı âşıklarıdır. Bu geleneğin devamlılığını sağlayan önemli etkinlikler ve mekânlar vardır. Bunların başında Çankırı yâran kültürü gelmektedir. Bunun yanında panayırlar, festivaller, düğünler, mekân olarak eski âşık kahvehaneleri, köylerde köy odaları, medreseler âşıklık geleneğinin devamlılığında en önemli etkiye sahiptir.Geçmişten günümüze varlığını sürdüren geleneğin icracıları Çankırı'nın sözlü kaynağı âşıklardır. Çeşitli nedenlerle pek çoğu ülkemizin değişik illerine gitmiş ancak kendi memleketinden bağını koparmamıştır. Günümüz âşıklarından Çankırılı Âşık Durmazî (Bilâl Durmaz), sazı ve sözü ile gelenek içinde yerini almış; geleneğe ait özellikleri sazında ve sözünde bütünleştirmiştir.Âşık Durmazî (Bilâl Durmaz)'nin şiirleri âşıklık geleneği ölçülerinde değerlendirildiğinde şiirlerin gerek şekil, gerek içerik ve gerekse anlatım özellikleri itibariyle gelenek içinde yerini aldığını görmekteyiz.Günümüz Çankırı âşıklık geleneği işlev yönüyle ele alındığında çeşitli nedenlerden dolayı eski gücünü koruyamadığı görülmektedir. Kültürün korunması hususunda da gittikçe bilinçlenen halk sayesinde âşıklık geleneği, eski gücüne erişme gayretindedir. Bunun en önemli kanıtı, 2005 yılında Çankırı'da yapılan âşık toplantısıdır. Bu tür etkinlikler devam ettiği sürece bu gelenek canlanacak ve hakkı olan yeri alacaktır.Anahtar Sözcükler:1.Usta2.Panayır,3.Âşık Durmazî (Bilâl Durmaz),4.İşlev yönü,5.Âşık atışması.

19. yüzyılAşıklar(Aşıklık geleneği)Durmaz, Bilal+3
Hatice Sargın
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Nevşehir'in Kozaklı ilçesinde ad verme geleneği

Türk Kültürünün önemli unsurlarından ad verme geleneği, aynı kültür dairesinde yaşayan bireylerin tercihlerine bağlı olarak şekillenmektedir. Türkiye'deki ad verme geleneğine bakıldığında, bazı törenler ve ad vermeye dayalı bazı inanışlar etkisini yitirmesine rağmen, hâlâ günümüzde devam eden bazı gelenekler mevcuttur. Benzer durum Kozaklı ilçesi için de geçerlidir.Kozaklı ilçesinde ad verme geleneği, kişilere ve sülalelere verilen adlarla kültürün ayrılmaz bir öğesi halini almış ve bu adlar kuşaktan kuşağa aktarılarak adeta bir kültür taşıyıcılığı görevini üstlenmiştir.Bu çalışmayla, Kozaklı'da ad verme geleneğinin ne şekilde varlığını sürdürdüğü tespit edilmiştir. Adların veriliş amacı, ad vermelerin hangi değerler göz önünde bulundurularak yapıldığı, ad verme geleneği bağlamında yaşanılan coğrafyaya, kişilerin günlük hayatta karşılaştıkları bitkilere, hayvanlara ve yemeklere ne gibi adlar verdiği, bu adlandırmada ilçede yasayanların sosyal, kültürel anlayışlarının etkisi burada tartışılmıştır.Anahtar Kelimeler: 1. Kozaklı, 2. Ad verme, 3. Kültür, 4. Gelenek, 5. Birey

GeleneklerKültürNevşehir-Kozaklı+2
Hilal Demir
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Afyonkarahisar ili Çay ilçesi ve çevresi halkbilimi ürünlerinin sosyokültürel açıdan değerlendirilmesi

?Afyonkarahisar İli Çay İlçesi ve Çevresi Halkbilimi Ürünlerinin Sosyokültürel Açıdandan Değerlendirilmesi? adını taşıyan bu yüksek lisans tezinde; Afyonkarahisar'ın Çay ilçesi ve çevresinin halkbilimini oluşturan halk sanatları, halk mimarisi, halk oyunları, halk müziği, halk edebiyatı, doğum, sünnet, evlenme, ölüm gibi hayatın dönüm noktalarıyla ilgili gelenek ve görenekleri, halk hekimliği, halk ekonomisi, halk tiyatrosu, halk oyunu, bayramlar ve törenler, halk inançları, halk mutfağı gibi ürünleri derleme ve tarama sonucunda elde edilen metin ve bilgilerle bunların günümüze gelirken yaşadığı evreler ve sosyokültürel bakımdan bugünkü durumu değerlendirilmektedir.Kültürlerin güçlendirilmesi amacıyla birçok ülke ve toplum, halk kültürü ürünlerini derleyerek ulusal kültüre ve dolayısıyla uygarlığa kazandırma çabasına girmiş ve bu çalışmalarında başarılı da olmuştur.Afyonkarahisar'ın Çay ilçesi ve çevresinden derleme/ tarama yöntemiyle elde edilen verilerin sosyal ve kültürel bir inceleme yapılarak ülkenin somut olmayan kültürel mirasına kazandırılması amaçlanmaktadır.İlçe bulunduğu coğrafi konum sebebiyle Anadolu insanının kültürel dokusu, yaşayış biçimi, giyim- kuşamı, davranışları gibi hususlar Çay ve çevresinde yaşayan insanlarda görülmektedir. Bu bakımdan Çay ve çevresinin halk kültürü dolayısıyla halkbilimi ürünleri önem kazanmaktadır. Ayrıca bu yöre henüz şehirleşme sürecini tamamlayamadığından otantik bir yapıya sahiptir. Hâlâ insanların yaşama biçiminde, giyim- kuşamında, ekonomisinde, sosyal ve kültürel geleneklerinde, edebiyatında belirgin bir değişme gözlenememektedir. Böylesine otantik bir yargıya sahip bir yörenin halkbilimi bakımından bilimsel anlamda değerlendirilmemiş olması da bu çalışmaya farklı bir önem kazandırmaktadır.Çay ilçesiHalk BilimiHalk EdebiyatıSosyokültürelDönüşüm

Afyonkarahisar-ÇayHalk bilimiSosyokültür+3
Cemile Kocapınar
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Hasan Ali Yücel'in Milli Eğitim Bakanlığı döneminde ortaöğretimde gerçekleştirilen türk dili ve edebiyatı eğitimi

Tezimizin ilk bölümünde eğitim ve edebiyat dünyamızda önemli bir yeri olan Hasan Ali Yücel'in hayatı, edebi kişiliği, dil ve edebiyat hakkında görüş ve düşünceleri ile beraber Maarif Vekilliği dönemindeki çalışmalarını kısaca anlattık. Hayatının ilk günlerinden itibaren kişiliğinin oluşmasına etki eden olaylarla birlikte ruh ve düşünce dünyasında edebiyatın anlamını ve Türk dilinin işlevini tesbit ettik.Tezimizin ikinci bölümünde ilk bölümün bilgi ve birikimleri ışığında; Yücel Dönemindeki Türk dili ve edebiyatı derslerinde; ders ortamının değişkenlerinden olan ve amaçlara ulaşılmada sonucu en çok etkileyen başlıca ders kitaplarını, gelişim çizgisiyle beraber müfredat programlarını, yetişme şartları içinde edebiyat öğretmenlerini ele aldık.Sonuç olarak; Yücel Döneminde orta öğretimdeki edebiyat derslerini, ona etki eden ders içi ve ders dışı öğelerle birlikte değerlendirerek edebiyat derslerinin önemi ve amaçlarının öğrenciye zevkli ve etkili bir şekilde kazandırılmasına yönelik yapılacak çalışmalar doğrultusunda; doğru, kalıcı, etkili kararlar alınması ve çalışmalar yapılması için bir dönemi gözler önüne serdik.Anahtar Kelimeler: Hasan Ali Yücel, Köy Enstitüleri, edebiyat müfredat programları, edebiyat ders kitapları, öğretmen yetiştirme sistemi

Ayhan Uçar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Gündelikçi kadınların folkloru

Türkiye'nin ikinci büyük şehri olan başkent Ankara'da gelir seviyeleri yüksek olan işlerde çalışan kadınların ev işlerinde kendilerine yardımcı olabilecek gündelikçi kadınlara ihtiyaç duymaları bu iş kolunun yaygınlaşmasına neden olmuştur. Kırsaldan göç ederek kentte yaşayan kadınların kente uyum süreçlerini sağlaması açısından gündelikçilik son zamanlarda dikkati üstüne çekmiştir. Köyden kente göç ederek geleneksel kültürlerini de beraberinde kente taşıyan gündelikçi kadınların kent kültürüne ne derece adapte olduklarını, geleneksel özelliklerini ne derece değiştirdiklerini ve kentli olmaya ne kadar yaklaştıklarını tespit edilmesi iki farklı kültürel yapıyı karşılaştırmamız açısında önemli olmaktadır. Bu nedenle gündelikçi kadınların oturdukları semtlerden başlayarak, evlerine temizliğe gittikleri diğer kadınların semtlerine kadar ki kültürel yolculuklarını irdelemek bu araştırmanın çerçevesini oluşturmaktadır. Ankara Mamak gecekondu bölgesinde yaşayan elli gündelikçi kadın üzerinde yapılan görüşmelerden elde edilen bilgilerden yola çıkarak gündelikçi kadınların geleneksel/sözlü ve kent kültürleri değerlendirilmiştir. Farklı özelliklerdeki kadınların evlilik biçimleri, aile içi paylaşımları, tüketim alışkanlıkları, boş zamanlarını değerlendirme biçimleri gibi konularda geleneksel kültürle kent kültürü arasındaki tercihleri ve tutumları incelenmiştir. Ayrıca gündelikçi kadınlar arasında hangi sözlü kuralların geçerli olduğu tespit edilerek sözlü bir kültürü oluşturup oluşturamadıkları da incelenmiştir.Anahtar Sözcükler1.Gündelikçi Kadınlar2.Geleneksel ve Sözlü Kültür3.Göç4.Gecekondu5.Kent Kültürü

Döndü Akçay Odabaşı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Kayseri esnafının kent kimliği oluşumuna etkisi

Kayseri'de ticari hayatın kendine özgü özellikleri bulunmaktadır. Türkiye'nin hiçbir yerinde insanlara şehirlerinin adıyla hitap edilmezken ?Kayserili? denildiğinde, ticaretten anlayan kişilik sembolize edilir. Bu da açıkgöz, çıkarını düşünen, işini bilir, atılgan, ikna edici, tuttuğunu koparan anlamında kişilik özelliklerini içerir.Biz de çalışmamızda gerek tarihi, coğrafyası ve kültürel yapısını, gerek Ahilik teşkilatlanmasının etkisi altında gelişen Kayseri esnafının ve Kayseri ticaret hayatının genel özelliklerini ve bunların Kayseri kent kimliği oluşumuna etkisini ortaya koymaya çalıştık.Anahtar Kelimeler: Kayseri, Ticaret, Kent Kimliği, Esnaf, Halkbilimi.

EsnaflarHalk bilimiKayseri+4
Fatma Jale Gül Çoruk
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Ziya Gökalp'ın halk bilimi çalışmalarındaki yeri

Çalışmamızın amacı Ziya Gökalp'ın halk bilimi çalışmalarındaki yerini tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda öncelikle çalışmanın Giriş bölümünde Dünya Halk Bilimi Çalışmaları Tarihi'ne kısaca yer verdik. Folklor terimi ve disiplininin doğduğu yer Avrupa olduğundan ve Avrupalı halk bilimciler Ziya Gökalp'ı etkilediğinden, halk bilimi çalışmaları tarihini Avrupa ile sınırladık. Ayrıca Giriş bölümünde Türkiye'deki halk bilimi çalışmalarının tarihini de aktarmaya çalıştık.Ziya Gökalp'ın hayatını, eserlerini ve edebî kişiliğini de Birinci Bölümde verdikten sonra, çalışmamızın asıl konusunu teşkil eden bölüme, İkinci Bölüme geçtik. Bu bölümde ise Gökalp'ın halk bilimini ilgilendiren çalışmalarını, yöntem ve kuramları çerçevesinde inceleyip değerlendirdik. Ayrıca, yeni Türk devleti yapısının temel düşünce zeminini oluşturan bu çalışmaların Türk halk bilimi çalışmalarındaki yerini tespite çalıştık.Ziya Gökalp, elbette Türk halk bilimi tarihinde önemli bir yere sahiptir. Biz, üçüncü bölümde onun, çalışmalarıyla Türk kültürü ve halk bilimine yaptığı katkılara değinerek etkilediği halk bilimcileri sıraladık.Gökalp, Avrupa'daki folklor çalışmalarını takip ederek bu bilimi ?halkiyat? adıyla Türk âlimlerine ilk kez tanıtan; Türk halk bilimi çalışmalarının yöntemli olarak yapılması gerektiğine ve bu yöntemlerin neler olduğuna değinen; folklor malzemelerinin halk arasından toplanarak incelenmesi gerektiğini savunan ilk düşünce adamımızdır. Onu folklorcu olarak düşünmekten ziyade Türkiye'de folklorun kurucusu olarak görmek gerekir.Bugüne kadar, Ziya Gökalp'ın düşüncesine zemin teşkil eden eserler verilmiştir; ancak Türk halk bilimi çalışmalarına temel oluşturacak görüşleri ciddi olarak ele alınmamıştır. Türk halk biliminde yapılacak akademik bir çalışmanın, Türk halk biliminin kuruluş yıllarına hâkim bir gözle başlaması gerektiği düşüncesiyle bu tez konusu seçilmiştir. Kanımızca bu tez, Türk halk biliminde çalışan ve çalışacak kişiler için, Türk halk biliminin başlangıcı konusunda okunması gereken temel bir kaynak olacaktır.Anahtar Sözcükler1.Ziya Gökalp2.Halk Bilimi3.Türkçülük4.Ulusçuluk5.Halk

Gökalp, ZiyaHalk bilimiTürkçülük
Ayşenur Nazlı Özyurt
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00

Other supervisors