Theses supervised by Doç. Dr. Betül Tosun

12 theses · Hasan Kalyoncu University

DoctorateOpen AccessTR

Yanık hastalarında pansuman değişimi sırasında nefes egzersizi ve stres topu kullanımının ağrı, anksiyete, konfor ve yaşam bulgularına etkisinin incelenmesi

Yanık yaralanması olan hastalarda ağrı, anksiyete, konfor ve yaşamsal bulguların yönetilmesi önemlidir. Bu çalışma yanık hastalarında pansuman değişimi sırasında nefes egzersizi ve stres topu kullanımının hastaların ağrı, anksiyete, konfor ve yaşam bulgularına etkisini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Çalışma randomize kontrollü deneysel olarak Ağustos-Aralık 2025 tarihleri arasında Adana Şehir Eğitim Araştırma Hastanesi Yanık Merkezi polikliniğinde yapılmıştır. Araştırmanın örnekleminin 70 kontrol grubu, 70 stres topu grubu ve 70 nefes egzersizi grubu olmak üzere 210 hasta oluşturmuş ve her hasta ardışık iki pansuman sırasında izlenmiştir. Veri toplama araçları olarak Hasta tanıtıcı bilgi formu, Yanığa Özel Ağrı Anksiyete Ölçeği, Görsel Analog Skala, Genel Konfor Ölçeği Kısa Formu kullanılmıştır. Birinci izlemde; nefes egzersizi grubunun ağrı ve anksiyete düzeyinin kontrol grubuna göre düşük olduğu (sırasıyla F=5.579, p=0.004; F=3.463. p=0.033), nefes egzersizi grubunda yer alan katılımcıların konfor düzeylerinin stres topu ve kontrol grubuna göre daha yüksek olduğu görülmüştür ( F=7.756, p<0.001). İkinci izlemde; stres topu ve nefes egzersizi grubunun ağrı düzeyinin kontrol grubuna göre düşük olduğu görülmüştür. Ayrıca, nefes egzersizi grubunun ağrı düzeyinin stres topu grubuna göre düşük olduğu görülmüştür (F=22.170, p<0.001). İkinci izlemde nefes egzersizi ve stres topu grubunun anksiyete düzeyinin kontrol grubuna göre daha düşük olduğu ve nefes egzersizi grubunun anksiyete düzeyinin stres topu grubuna göre daha düşük olduğu bulunmuştur (F=26.769. p<0.001). İkinci izlemde nefes egzersizi ve stres topu grubunun konfor düzeyinin kontrol grubuna göre ve nefes egzersizi grubunun konfor düzeyinin stres topu grubuna göre daha yüksek olduğu bulunmuştur (F=43.197, p<0.001). Nefes egzersizi ve stres topunun yanık pansumanı sırasında kullanılması ağrı, anksiyete ve konfor üzerinde olumlu etkiler göstermiştir. Hemşirelerin nefes egzersizi ve stres topu gibi invaziv olmayan nonfarmakolojik yöntemleri klinik uygulamalarında kullanması önerilmektedir.

Senem Andı
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ezilerek ve şekli değiştirilerek enteral yol ile verilen ilaç uygulamaları konusundaki eğitimin pediatri hemşirelerinin bilgi ve tutumlarına etkisi

raştırma ezilerek ve şekli değiştirilerek enteral yol ile verilen ilaç uygulamaları konusundaki eğitimin pediatri hemşirelerinin bilgi ve tutumlarına etkisini ölçmek amacıyla ön test-son test düzeninde yarı deneysel araştırma tipine uygun olarak hazırlandı. Araştırma Gaziantep Cengiz Gökçek Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi pediatri, nörolojik hastalıklar, palyatif bakım ve yoğun bakım servislerinde görev yapan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 70 hemşire ile tamamlandı. Araştırma verileri literatüre uygun olarak geliştirilen anket formu kullanılarak toplandı. Çalışmaya katılan hemşireler araştırmacı tarafından verilen bir saatlik eğitim aldı. Eğitim alan hemşirelere bir ay sonra son test uygulandı. Verilerin normal dağılıma uygunluğu Shapiro wilk testi ile test edildi. Normal dağılmayan özelliklerin eğitim öncesi ve sonrası karşılaştırılmasında Wilcoxon testi kullanıldı. Ayrıca sayısal verilerin 2 den fazla bağımsız grupta karşılaştırılmasında normal dağılım gösteren özellikler için Tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve LSD çoklu karşılaştırma testleri, normal dağılmayan özellikler için ise Kruskal Wallis testi ve All Pairwise çoklu karşılaştırma testi kullanıldı. İstatistiksel analizler için SPSS Windows version 24.0 paket programı kullanılmış olup, p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Araştırmaya katılan hemşirelerin %47.1' inin 26-30 yaş aralığında, %65.7'sinin kadın, %85.7' sinin lisans mezunu olduğu ve %61.4'ünün çalışma yılının 1-5 yıl arasında olduğu bulundu. Hemşirelerin ezilerek ve şekli değiştirilerek enteral yol ile verilen ilaç uygulamaları ile ilgili verilen eğitim öncesi puan ortalamaları (40,14±9,40) ile eğitim sonrası puan ortalamaları (86,31±14,31) arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde fark olduğu bulundu (p=0,001). Araştırmaya katılan hemşirelerin ezilerek ve şekli değiştirilerek enteral yol ile verilen ilaç uygulamaları konusunda bilgi düzeyleri arttığı bulundu. Bu sonuca dayanarak hemşirelerin, çalıştıkları kurumlarda güncel rehberler eşliğinde hazırlanmış hizmet içi eğitimlerin arttırılması önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Enteral yol; pediatri hemşiresi; ilaç; eğitim

BilgiEnteral beslenmeHemşireler+7
Şule Çevik
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Karşılanmayan hemşirelik bakım gereksinimleri ve nedenlerinin incelenmesi

Araştırma, Karşılanmayan Hemşirelik Bakım Gereksinimleri Ve Nedenlerinin İncelenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapıldı. Araştırma, araştırmanın yapıldığı tarihler arasında Kahramanmaraş Necip Fazıl Şehir Hastanesi Ana Hizmet Binası'nda acil, yoğun bakım, dahili klinik, cerrahi klinikte çalışan ve araştırmaya katılmaya gönüllü olan 315 hemşire ile tamamlandı. Araştırmanın verileri; araştırmacı tarafından literatür taranması ile oluşturulan, hemşirelerin tanıtıcı özelliklerini içeren Hemşireyi Tanıtıcı Bilgi Formu, Cheltenham Hasta Sınıflama Ölçeği ve KHBÖ'den (Karşılanmayan Hemşirelik Bakım Gereksinimi Ölçeği) oluşan anket formu ile online toplandı. Cheltenham Hasta Sınıflandırma Ölçeğinden alınabilen minimum puan 3 ve maksimum puan 16' dır. KHBÖ Bölüm 1'den alınabilen en düşük puan 21, en yüksek puan 105 ve KHBÖ Bölüm 2'den alınabilen en düşük puan 16, en yüksek puan 64' tür. Verilerin normal dağılıma uygun olup olmadığı Shapiro-Wilk testi ile değerlendirildi. Araştırmanın tanımlayıcı istatistikleri sayı, yüzde ortalama±standart sapma ya da median ve interquartilerange (IQR) ile gösterildi. Normal dağılıma uygunluğu dikkate alınarak kesikli değişkenlerin karşılaştırılmasında Ki-Kare Önemlilik Testi, iki grubun ölçek ortalamaların karşılaştırıldığı durumlarda bağımsız gruplarda t Testi (Student t Testi) ya da Man Whitney U testi kullanıldı. Üç ya da daha fazla grubun ölçek ortalamaların karşılaştırıldığı durumlarda Kruskall Wallis Test ve farkın hangi gruptan kaynaklandığı post-hoc Man Whitney U testi ile belirlendi. Verilerin istatistiksel değerlendirilmesi SPSS 23.0 paket programı ile yapıldı. İstatistiksel analizlerde p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Araştırmaya katılan hemşirelerin, %83.8'inin kadın, %55.2'sinin lisans mezunu ve %38.7'sinin çalışma süresinin 1-5 yıl olduğu bulundu. Çalışmamızın sonuçlarına göre hemşireler tarafından en sık; hastayı günde üç kez veya gerektiği kadar ayağa kaldırma/dolaştırma, her iki saatte bir hastanın çevrilmesi ve hastaya ve/veya hasta yakınlarına duygusal destek verilmesi KHB gereksinimleri olduğu bulundu. Personel sayısının yetersizliği, gerektiğinde malzeme/cihazların mevcut olmaması ve doktorlarla/tıbbi personelle oluşan gerilim veya iletişim kopukluğu KHB gereksinimleri nedenleri olarak bulundu. Bu sonuca dayanarak KHB tanımı açıkça yapılmalı, KHB'nin azaltılması için malzeme kaynaklı eksikliklerin giderilmesi ve en önemlisi yeterli çalışan sayısının sağlanması önerilmektedir.

Hasta bakımıHastalarHemşireler+3
Veda Adıgüzel
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yoğun bakımdaki COVID-19 tanısı ile yatan hasta semptomları, bakım bağımlılığı ve hemşirelik tanılarının incelenmesi

COVİD-19 tanısı konmuş yoğun bakım hastalarının semptomlarını, bakım bağımlılığını ve hemşirelik tanılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini COVİD-19 (Koroner) Yoğun Bakım Ünitesi'nde yatmakta olan COVİD-19 hastaları oluşturdu. Araştırma COVİD-19 tanısı alan, bilinci açık ve araştırmaya katılmayı kabul eden 54 yoğun bakım hastası ile yürütüldü. Verilerin toplanmasında 'Hasta Tanıtıcı Bilgi Formu', 'Bakım Bağımlılığı Ölçeği' ve 'Hemşirelik Tanıları' formu kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmış; veriler yüzdelik, frekans, Man Whitney U, Kruskall Wallis ve Spearman korelasyon analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmaya katılan hastaların; yaş ortalamalarının ise 66,62±12,96, %68,5' inin erkek, %42,6' sının ilköğretim mezunu, %61,1'inin emekli,%85,2'sinin gelir ve giderlerinin eşit, %70,4'ünün evli, olduğu belirlendi. Yoğun bakım ihtiyacı olan COVİD-19 hastalarında oksijen satürasyonu düşüklüğü, takipne ve oksijen ihtiyacında artmaya bağlı en çok görülen semptomların öksürük, nefes darlığı/ solunum güçlüğü, halsizlik, yorgunluk olduğu görüldü. Yoğun bakımda yatan hastaların çoğunda en az bir kronik hastalığın olduğu ve en çok görülen kronik hastalıkların diabetes mellitus, hipertansiyon ve akciğere bağlı sorunlar olduğu belirlendi. Hemşirelerin yoğun bakım ünitesinde yatan COVİD-19 hastaları için en çok fizyolojik ihtiyaçlara yönelik hemşirelik tanısı koyduğu belirlendi. COVİD-19 hastalarının kısmen ve en çok bağımlılık yaşadıkları aktiviteler; günlük aktiviteler, vücut hijyeni, tehlikelerden kaçınma, eğlence aktiviteleri, ibadet yapma ve inkontinans da diğer aktivitelere göre puan ortalamasının daha düşük olduğu görüldü. Hastaların bakım bağımlılığını yaş, medeni hal, eğitim düzeyi, çalışma durumu, egzersiz yapma, sağlığını algılama şekli, kronik hastalıkların varlığı, hastanın kliniğe sevk durumu, mekanik ventilasyona bağlanma ve hastanın hayatını kaybetmesi durumunun etkilediği soncuna ulaşıldı. Anahtar Kelimeler: Yoğun Bakım, COVİD-19, Bakım Bağımlılığı, Hemşirelik Tanıları

BağımlılıkBelirti ve semptomlarCOVID 19+5
Ayşenur Erdal
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Transisyonel bakım modelinin artroplasti hastalarında fonksiyonel durum, öz-etkililik ve sağlık hizmeti kullanımı üzerindeki etkinliğinin değerlendirilmesi

Günümüzde yaşlanan nüfus, artan obezite oranları, kronik hastalıklara bağlı sedanter yaşam tarzı osteoartrit'in önemini artırmaktadır. Özellikle yaşlı ve kırılgan hastaların taburculuk sonrası bakım gereksinimlerinin artması nedeniyle transisyonel bakım modeli sağlık sisteminde hasta bakımının önemli bir yönü haline gelmiştir. Bu çalışma total diz artroplastisi olan hastalarda transisyonel bakım uygulamasının hastaların fonksiyonel durum, öz-etkililik algısı ve sağlık hizmeti kullanımı üzerindeki etkinliğini belirlemek amacıyla, Şubat 2021- Kasım 2021 tarihleri arasında yapılmış, klinik randomize kontrollü bir çalışmadır. Çalışmanın katılımcılarını üçüncü basamak sağlık hizmeti veren bir hastanenin Ortopedi ve Travmatolojı Cerrahisi Kliniği'ne total diz artroplasti ameliyatı olmak için yatan hastalar oluşturmuştur. Örnekleme kabul edilme kriterleri doğrultusunda diz artroplastisi olacak olan hastalar blok randomizasyon yöntemi ile kontrol (n=35) ve deney (n=35) gruplarına atanmıştır. Deney grubu transisyonel bakım alırken kontrol grubu standart bakım almıştır. Hasta çıktılarının zamana bağlı değişimleri (ameliyat öncesi, taburculuktan 2 ve 9 hafta sonra) WOMAC (Western Ontario and McMaster Universities Osteoarthritis Index) ve AÖÖ (Artritlerde Öz-etkililik Ölçeği) ölçekleri kullanılarak değerlendirilmiş, taburculuk sonrası 2.ci, 6.cı, 9.cu hafta ve 3.cü ayda hastaların hastaneye başvurup başvurmadıkları sorgulanmıştır. Deney grubundaki katılımcılar (WOMAC¬=T2:53.60, T3:31.09; AÖÖ=T2:129.69, T3:161.00), kontrol grubuna kıyasla (WOMAC=T2:67.97, T3:42.97; AÖÖ=T2:110.29, T3:138.51) fonksiyonel durum ve öz-etkililik algısında önemli ölçüde daha fazla iyileşme göstermiştir (p<0.05). Ek olarak deney grubunun hastaneye başvuru oranlarının kontrol grubuna göre daha düşük olduğu izlenmiş, 6.cı haftadaki ölçümde istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmüştür (p<0.05). Transisyonel bakım uygulanan artroplasti hastalarının fonksiyonel durum ve öz-etkililik algılarında önemli bir iyileşme olduğu, aynı şekilde hastaneye başvuru oranlarının da azaldığı belirlenmiştir. Bu sonuç transisyonel bakım modelinin total diz artroplastisi olan hastalarda uygulanmasının teşvik edilmesi gerektiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Transisyonel Bakım, Transisyonel Hemşirelik, Diz Artroplastisi, Randomize Çalışma

ArtroplastiDiz eklemiFonksiyonel yetkinlik+2
Ayla Güllü
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İnmeli hastalara verilen hijyenik bakım uygulamalarının hastaların yaşamsal bulgularına etkisi

Bu çalışma, inmeli hastalara verilen hijyenik bakım uygulamalarının hastaların yaşamsal bulgularına etkisini değerlendirmek üzere planlanmış, yarı deneysel bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Egitim ve Araştırma Hastanesi Haliliye Ek Binası Yoğun Bakım Ünitesinde tedavi gören inme tanılı (n:90) hastalar oluşturdu. Örnekleme ise 1 Ekim 2021-1 Ocak 2022 tarihleri arasında çalışmaya katılmayı kabul eden ve onam veren hastalar dahil edildi. Mekanik ventilatöre bağlı, inme tanılı tam bağımlı hastaların oluşturduğu bu çalışmada hastalara 3 farklı günde bir (1) yatak banyosu ve iki (2) silme banyo verildi. Hastanın yaşamsal bulguları ve arteriyel kan gazı değerleri; yatak banyosu ve silme banyodan 5 dakika önce, 5 dakika sonra, 10 dakika sonra, 20 dakika sonra ve 30 dakika sonra ölçüldü. Bu verilerin toplanmasında "Veri Toplama Formu ve Yaşamsal Bulgular Kayıt Formu" kullanıldı. Hastaların yaş ortalaması 64,2±14,8 yıl ve çoğunluğunun (%55,5) erkek olduğu bulundu. Hastaların kilo ortalaması ise 79,9 kg olarak bulundu. Hastaların %30'u hipertansiyon hastasıyken %21,8'i diyabet hastasıdır. Hastaların çoğunluğunun ilaç kullandığı (%58,8) saptandı. Hastaların %30'unun daha önce en az bir ameliyat olduğu bulundu. Hastaların %40'ının sigara kullandığı saptandı. Hastalara uygulanan yatak banyosu öncesi ve sonrası değerlendirilen nabız, sistolik kan basıncı, diyastolik kan basıncı ve vücut sıcaklığı değerleri karşılaştırıldığında banyodan 5 dakika önce ve 5 dakika sonraki değerlerin birbirinden istatistiksel olarak farklı olduğu bulundu (p<0,001). Hastalara 2. ve 3. günde uygulanan silme banyosu öncesi ve sonrası değerlendirilen nabız, diyastolik kan basıncı ve vücut sıcaklığı değerleri karşılaştırıldığında silme banyodan 5 dakika önce ve silme banyodan 10 dakika sonraki değerlerin birbirinden istatistiksel olarak farklı olduğu bulundu (p<0,001). Hastalara 3. günde uygulanan silme banyosundan 5 dakika önce ve 5 dakika sonraki sistolik kan basıncı değerinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulundu (p<0,001). Çalışmamızın sonuçlarına göre; inmeli hastalara verilen hijyenik bakım uygulamaları hastaların yaşamsal bulgularına olumlu yönde etki ettiği ve hastaları rahattlattığını göstermektedir. Anahtar kelimeler: Kişisel hijyen, yatak banyosu, silme banyosu, hemşirelik bakımı, inme, yaşamsal bulgular

BanyoHasta bakımıHasta eğitimi+4
İsmail Tunç
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yoğun bakım hemşirelerinin fiziksel tespit kullanımına ilişkin bilgi, tutum ve uygulamalarının etik tutum düzeyleri açısından incelenmesi

Bu çalışmada, yoğun bakım hemşirelerinin fiziksel tespit kullanımına ilişkin bilgi, tutum ve uygulamalarının etik tutum düzeyleri açısından incelenmesi amaçlandı. Araştırmanın örneklemini Gaziantep ili içerisinde bulunan dört devlet ve özel hastane ile bir üniversite hastanesinin yoğun bakım ünitelerinde çalışan 603 hemşire oluşturdu. Veriler, "Hemşire Tanıtıcı Bilgi Formu", "Hemşirelerin Fiziksel Tespit Edici Kullanımına ilişkin Bilgi Düzeyi, Tutum ve Uygulamaları Ölçeği" ve "Hemşirelik Bakımında Etik Tutum Ölçeği" kullanılarak toplandı. Veriler sayı, yüzde, bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi, Pearson Korelasyon ve Stepwise çoklu regresyon analizi ile değerlendirildi. Araştırmaya katılan hemşirelerin yaş ortalamasının 27.80±5.27 olduğu, %69.7'sinin kadın, %63.5'inin bekâr, %68.8'inin lisans ve üstü mezunu, %64.1'nin bir devlet hastanesinde ve %39.8'inin genel yoğun bakım ünitesinde çalıştığı belirlendi. Yoğun bakım hemşirelerinin fiziksel tespit kullanımına ilişkin bilgi düzeylerinin yeterli, tutumlarının orta düzeyde olumlu, uygulamalarının çok iyi ve etik tutum düzeylerinin iyi derecede olumlu olduğu bulundu. Fiziksel tespit nedenlerine bakıldığında hemşirelerin %77.3'ünün hastanın kendisine zarar vermesini, %69.8'inin hastanın tıbbi ekipmanları çekmesini, %68.7'sinin hastanın aşırı ajite olmasını ve %64.5'inin hastanın tıbbi tedaviye uyumsuzluk göstermesini uygulama nedeni olarak belirttiler. Hemşirelerin fiziksel tespit edici kullanımına ilişkin bilgi, tutum ve uygulamaları ile etik tutum ölçek toplam puan ortalamaları arasında pozitif yönde ve anlamlı bir korelasyon olduğu görüldü (r=0.220, p<0.001). Hemşirelerin fiziksel tespit kullanımını etkileyen faktörler; sırasıyla hemşirelerin etik tutum düzeyleri (β=0.183, p<0.001), aydınlatılmış onam izni alma (β=-0.341, p<0.001), bir hastaya fiziksel tespit girişiminde bulunma durumu (β=0.212, p<0.001) ve yoğun bakım ünitesinde hemşire olarak çalışma yılı (β=0.100, p=0.014) olarak belirlendi. Sonuç olarak yoğun bakım hemşirelerinin fiziksel tespit kullanımına ilişkin bilgi düzeylerinin yeterli, tutumlarının orta düzeyde olumlu, uygulamalarının çok iyi ve etik tutumlarının iyi derecede olumlu olduğu bulundu. Etik tutum düzeyleri yüksek olan hemşirelerin fiziksel tespit kullanımına ilişkin bilgi, tutum ve uygulamalarının daha iyi olduğu görüldü. Anahtar Kelimeler: Etik tutum, fiziksel tespit, bilgi, tutum ve uygulama, yoğum bakım, hemşire

Bilgi düzeyiEtikFiziksel tespit+5
Hakan Dokumuş
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Klinik hasta devir teslimi iyileştirme çalışmalarının hasta sonuçları ve hemşirelik devir teslim uygulamaları üzerine etkisi: Karmaşık hemşirelik müdahalesi geliştirme çalışması

Hemşirelik devir teslimi esnasında meydana gelen iletişim hataları hasta güvenliği için tehdit oluşturmaktadır. Bu çalışma, hemşireler arasında gerçekleştirilen hasta devir tesliminin fizibilitesine, değerlendirilmesine ve uygulanmasına odaklanarak devir teslimin kalitesinin arttırılması, hastanın bakımdan memnuniyeti, hemşireye güveni üzerine etkisini arttırmak amacıyla karmaşık hemşirelik müdahalesi uygulanarak yapılmıştır. Çalışma yarı deneysel düzende olup Ocak- Eylül 2022 tarihleri arasında, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma hastanesinde Genel Cerrahi Yoğun Bakım Kliniği, Dahiliye Kliniği, Genel Cerrahi Kliniğinde yapılmıştır. Toplam 658 hemşire devir teslim süreci (devreden/devralan), 369 hasta ve 50 hemşire, 969 tane standart hasta devir teslim formu çalışmaya dahil edilmiştir. 'Handoff CEX' Hasta Devir Teslim Ölçeği (devreden/devralan) toplam puanı ve her bir bölüm puan ortalamalarına baktığımızda müdahaleden 8 hafta ve 2 hafta sonrası ile müdahale öncesi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir artış olduğu tespit edilmiştir (p<0.005). Newcastle Hemşirelik Bakım Memnuniyet Ölçeği ve Hemşirelere Güven Ölçeğinin zamana göre değişimine baktığımızda müdahaleden 2 hafta sonrasının müdahale öncesine göre ve müdahaleden 2 hafta sonrasının müdahaleden 8 hafta sonrasına göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu bulunmuştur (sırasıyla p=0.001, p= 0.008). Müdahale öncesi devir teslimde hiç yer verilmeyen hastanın yaşı, cinsiyeti, başvuru nedeni, hasta başı yüksek riskli ilaçların kontrolü ve hasta özeti alanlarında bilgi aktarımına başlanmıştır. Karmaşık hemşirelik müdahalesi sonrası hemşirelerin devir teslim kaliteleri artmış ve devir teslim süreleri istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde azalmış, hastaların hemşirelerin bakımından memnuniyeti ve hemşirelere güveni istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde artmıştır. Hastanelerde devir teslimler için standardizasyon sağlanmasına yönelik geliştirmeler yapılmalıdır.

Hasta devriHasta güvenliğiHasta kabul+4
Serap Güngör
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yoğun bakım ünitesinde çalışan hemşirelerin göz bakımına ilişkin mevcut bilgi ve uygulamalarının değerlendirilmesi

Yoğun bakım ünitelerinde genel olarak bilinç düzeyi düşük olan hastalara bakım verilmektedir. Bu tür hastaların oküler koruyucu mekanizmalarda bozukluk gelişmektedir ve bu durum göz komplikasyonlarının gelişmesine neden olmaktadır. Bu nedenle göz bakımı sağlama ve oftalmolojik problemleri saptama konusunda yoğun bakım hemşirelerinin yaklaşımı önem taşımaktadır. Bu çalışma yoğun bakım hemşirelerinin göz bakımı konusunda mevcut bilgi, tutum ve uygulamalarını değerlendirilmesi amacıyla Ekim - Aralık 2022 tarihleri arasında Adana ilinde bulunan üç kamu hastanesinin yoğun bakım ünitelerinde çalışmakta olan 207 hemşire ile yürütülmüş, tanımlayıcı tipte bir araştırmadır. Çalışmada Hemşire Tanıtıcı Bilgi Formu, Göz Bakımı Klinik Yeterlilik Ölçeği kullanıldı. Veriler SPSS istatistik programı ile değerlendirildi ve istatiksel anlamlılık değeri p<0,05 olarak kabul edildi. Araştırmaya katılan hemşirelerin %75.8'i kadın, %75,8'i lisans mezunu olup yaş ortalamaları 34.37±7.81'dir. Hemşirelerin %45,9'u 3.basamak yoğun bakım ünitesinde çalışmakta, %52,7'sinin yoğun bakım sertifikasına sahip olup %70 'inin göz bakımı konusunda güncel uygulamaları takip ettiği görüldü. Hemşirelerin %54,1'inin göz problemlerinin kaydını tutmadığı ve %25'inin göz bakımını sağlama konusunda evrak işlerinin fazla olmasını engel olarak gördüğü bulundu. Hemşirelerin yoğun bakımda hemşirelik uygulamaları konusunda güncel çalışmaları takip etme durumuna göre Göz Bakımı Klinik Yeterlilik Ölçeği toplam ölçek boyutu puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu görüldü (p=0.036). Hemşirelerin yoğun bakım sertifikasına sahip olma durumlarına göre Göz Bakımı Klinik Yeterlilik Ölçeği uygulama alt boyutu ve toplam ölçek puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu görüldü (p=0.020, p=0.023). Katılımcıların eğitim duruma göre Göz Bakımı Klinik Yeterlilik Ölçeği bilgi alt boyutu puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu bulundu (p=0.001). Lisans öncesi eğitim mezunu hemşirelerin bilgi alt boyutunda puan ortalamalarının düşük olduğu bulundu. Sonuç olarak yoğun bakım hemşirelerinin eğitim derecelerinin önemli olduğu, yoğun bakımda göz bakımı sağlama konusunda engeller olduğu, güncel çalışmaları takip etme ve yoğun bakım sertifikasına sahip olma durumunun göz bakımı sağlama konusunda olumlu sonuçlar oluşturduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Hemşirelik, Yoğun Bakım Ünitesi, Göz Bakımı, Hemşirelerin Bilgisi, Hemşirelerin Uygulaması

Bilgi düzeyiGözHasta bakımı+6
Neslihan Yağmur Gider
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kanserli çocuk hastalara bakım veren aile üyelerinin yaşam kalitesi ve bakım yükünün incelenmesi

Bu araştırma kanserli çocuk hastaların bakım vericilerinin bakım yükü ve yaşam kalitesinin değerlendirilmesi amacıyla kanser tedavisi gören çocukların ebeveynleri ile gerçekleştirilen tanımlayıcı bir araştırmadır. Araştırma, 15 Eylül 2021- 30 Ocak 2022 tarihleri arasında Gaziantep Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Pediatrik Onkoloji Polikliniğine başvuran ve Pediatrik Hematoloji Onkoloji Kliniğinde tedavi gören hastaların ebeveynleri ile yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini dahil edilme kriterlerini taşıyan 200 çocuk hastanın ebeveynleri ile oluşturmuştur. Araştırmanın verileri Tanımlayıcı Bilgi Formu ve Kanserli hastalar için geliştirilen Yaşam Kalitesi Ölçeği, Aile Versiyonu ve Bakım Verme Yükü Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen tüm veriler IBM SPSS for windows 23.0 Newyork istatistik paket programı ile değerlendirilmiştir. Tanımlayıcı istatistikler sayı yüzde, ortalama, standart sapma, median ve interquartilerange (IQR) ile gösterilmiştir. Normal dağılım analizi Kolmogrov-Smirnov testi ile değerlendirilmiştir. Normal dağılıma uygunluğu dikkate alınarak ölçek puan ortalamaları arasındaki ilişki Spearman Korelasyon Testi ile değerlendirilmiştir. İkili kategorik değişkenler ile ölçek puan ortalamalarının karşılaştırılmasında Bağımsız Örneklem t Testi ve Man Whitney U testi kullanılmıştır. İkiden fazla gruplu kategorik değişkenler ile ölçeklerin karşılaştırılmasında Tek yönlü varyans analizi Bonferroni Post Hoc Testi ve Kruskall Wallis Test kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Bakım Yükü ölçeğinin bu çalışmada değeri 54.73 olarak orta değer aralığında bulunmuştur. Yaşam Kalitesi ölçeğinin bu çalışmada değeri 128.5 olarak düşük değer aralığında bulunmuştur. Ebeveynlerin Bakım Yükü Ölçeği ve Yaşam Kalitesi Ölçeği ve alt boyutları arasındaki ilişkiyi incelenmesi amacıyla yapılan korelasyon analizi sonucu ebeveynlerin Bakım Yükü Ölçeği toplam puan ortalaması ve Yaşam Kalitesi Ölçeği toplam puan ortalaması arasında negatif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p=0.00).

Bakım verenlerBakım verme yüküKanser hastaları+2
Gizem Özge Doğru
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Afet bölgesinde çalışan hemşirelerin mesleki öz yeterlik algısı ve afet yönetimine ilişkin yeterlilik durumlarının değerlendirilmesi

Afet yönetimi, afetlerin önlenmesi ve etkilerinin azaltılması amacıyla afet öncesinden sonrasına kadar tüm ayrıntıların planlanmasını içerir ve toplumun tüm kurumlarını ortak hedefler doğrultusunda yönlendirir. Öz yeterlik belirlenmiş seviyelerdeki eylemleri öğrenmek ve gerçekleştirmek için algılanan yetenekleri ifade eder. Hemşirelerin afetlerle başa çıkabilmeleri ve etkili bir afet yönetimi sağlayabilmeleri için uygun bir eğitim almış olmaları ve hazırlıklı olmaları gerekmektedir. Bu çalışma deprem bölgesinde çalışan hemşirelerin mesleki öz yeterlik algısı ile afet yönetimi yeterlilik durumlarının değerlendirilmesi amacıyla Ocak-Mart 2024 tarihleri arasında Kahramanmaraş ili merkezinde bulunan bir kamu hastanesi ve ek binalarında çalışmakta olan hemşireler ile tanımlayıcı ve ilişki arayıcı şeklinde yürütüldü. Toplam 520 hemşire ile çalışma tamamlandı. Çalışmada Hasta Tanıtıcı Bilgi Formu, Hemşirelik Mesleği Öz Yeterlik Ölçeği, Hemşirelerin Afet Yönetimine İlişkin Yeterlilik Değerlendirme Ölçeği kullanıldı. Veriler SPSS istatistik puanı ile değerlendirildi ve istatiksel anlamlılık değeri p<0.05 olarak kabul edildi. Araştırmaya katılan hemşirelerin yaş ortalamaları 35,12±8,28 olup, %81'i (n=421) kadın, %69,0'I (n=421) evli,%75,6'sı (n=393) lisans mezunudur. Hemşirelerin yarısından fazlasının hastanede çalışırken herhangi bir afet durumuyla karşılaşmadığı, karşılaşanların ise hastaya müdahalede çok ihtiyaç duydukları durumların ana başlıkları sırasıyla; afet koşullarına uygun ekipman, tıbbı malzeme, nitelikli personel, koordinasyon, güvenli alan ve tahliye için araç olduğu sonucu bulundu. Hemşirelerin Hemşirelik Mesleği Öz Yeterlik Ölçeği toplam puanları ile Hemşirelerin Afet Yönetimine İlişkin Yeterlilik Değerlendirme Ölçeği toplam puanları arasında pozitif yönde orta derecede bir ilişki olduğu bulundu. Bu çalışmanın bulgularına dayanarak, deprem bölgesinde çalışan hemşirelerin mesleki öz yeterlilik algıları ve afet yönetimi yeterliliklerinin artırılması için çalışmanın önerileri uygulanabilir. Afet yönetimi ve mesleki öz yeterlik konularında daha fazla araştırma yapılmalı ve bu araştırmaların sonuçları uygulamalara entegre edilmelidirAnahtar Kelimeler: Afet yönetimi, Mesleki yeterlilik, Öz yeterlik, Hemşire

Esengül Ağkale
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Koroner anjiyografi olan bireylerde erken mobilizasyonun ağrı ve femoral kateter bölgesinde hematom, kanama, ekimoz ve psödoanevrizmaya etkisi

Koroner arter hastalığı (KAH), ateroskleroz adı verilen genel bir damar hastalığı türüdür. Ateroskleroz, arter duvarlarında yağ ve kolesterol birikmesi sonucu arterlerin daralması veya tıkanmasıyla karakterizedir. Bu durum miyokard infarktüsü (MI), koroner arterlerin tıkanmasına yol açabilir. Koroner Anjiyografi (KAG) işlemi sonrası önerilen yatak istirahatinin optimal bir süresinin olmamasından kaynaklı çeşitli komplikasyonlar görülmektedir. Bu çalışma Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi 6 yataklı Koroner Yoğun Bakım-1 ve 7 yataklı Koroner Yoğun Bakım-2 kliniğinde, 01.11.2022 – 30.04.2023 tarihleri arasında koroner anjiyografi olan bireylerde erken mobilizasyonun ağrı ve femoral kateter bölgesinde hematom, kanama, ekimoz ve psödoanevrizma üzerine etkilerini belirlemek amacıyla, randomize olmayan yarı deneysel desende planlandı. Veriler Hasta Tanıtıcı Bilgi Formu, Kanama ve Hematom Takip Formu, Görsel Analog Skala ile toplandı. IMB SPSS Statistics 27 istatistik programı ile değerlendirildi ve istatiksel anlamlılık değeri p<0,05 olarak kabul edildi. Çalışmada hastalar KAG işlemi sonrası taburcu olana kadarki süreçte takip edilmiş olup her iki grubun toplam komplikasyon gelişme durumuna göre kanama, hematom ve ekimoz açısından herhangi bir fark olmadığı ve grupların benzer olduğu görüldü. Müdahale grubundaki hastaların toplam ekimoz sayıları, kontrol grubundaki hastalara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu görüldü (p=0.034). Müdahale ve kontrol grubundaki hastaların ağrı şiddeti zamana göre değerlendirildiğinde hastaların 5.ve 8. saatteki ağrı şiddetlerinin 1, 2, 3 ve 4. saatteki ağrı şiddetlerine göre daha yüksek olduğu görüldü (p<0,001). İzlem süresince gruplar arası ağrı bölgesine göre grupların benzer olduğu, 5.saatten itibaren her iki gruptaki hastaların da sırt ağrılarının arttığı görüldü. Sonuç olarak KAG sonrası erken mobilizasyonun vasküler komplikasyonlar açısından önemli olduğu, farklı hasta gruplarında erken mobilizasyonun etkinliğini değerlendiren çalışmaların teşvik edilmesi, kum torbasının hastalarda ağrıyı arttırdığı göz önünde bulundurularak, alternatif yöntemler üzerinde çalışılması gerektiği, hemşireler ve sağlık personellerinin erken mobilizasyon konusunda eğitilmesi ve bu konuda farkındalıkların arttırılması gerektiği gibi olumlu sonuçlar oluşturduğu görülmüştür.

Hanifi Gülşen
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2024
00

Other supervisors