Theses supervised by Doç. Dr. Bayram Oğuz Aydın
12 theses · Gaziantep University
Suriyeli göçmenlerin kültürel kimliklerini inşa etme süreci: Gaziantep örneği
21. yüzyıl, araştırmacılar tarafından göçler çağı olarak nitelendirilmektedir. Dünyanın küresel hale gelmesi birçok sosyal olguyu etkilerken, göç olgusunu da etkilemiştir. Bulunduğumuz bu çağda göçler dünyanın dört bir yanına farklı nedenlerle yapılmış ve yapılmaya devem etmektedir. Bu konunun küresel bir anlam kazanması, araştırmacıların bu konuya ilgisini daha da artırmıştır. Göç konusunda literatüre bakıldığında birçok araştırmanın var olduğunu görülmektedir. Göç ve göçmenlik birbirine bağlı ayrılmaz bir ikilidir. Göçmenler ile ilgili önemli bir husus olan kültür ve kimlik, araştırmacıların ilgi odağı olmuştur. Kültürel kimlik göçmenlerin göç ettiği ülkelere kendileriyle birlikte götürdükleri en önemli manevi değerleridir. Göçmenler bu kültürel kimlikleri hedef alanda nasıl korudukları ve kültürel kimliklerine bağlı kalıp kalmadıklarını öğrenmek için bu araştırma yapılmıştır. Bu çalışmada Gaziantep Üniversitesinde öğrenim gören Suriyeli göçmen öğrencilerin kültürel kimliklerini ve yeni bir yerleşim yerinde kültürel yapılarını nasıl devam ettiklerini öğrenmek, araştırmanın amacı olmuştur. Araştırma sahasında nicel ve nitel desenler birlikte kullanılmıştır. Araştırma sonucunda göçmenlerin kültürel kimliklerine bağlı oldukları ve kültürel kimlik güçlerinin yüksek olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Anahtar sözcükler: Göç, Göçmen, Kimlik, Kültür, Kültürel Kimlik
Toplumsal cinsiyet etrafında ataerkilliğin toplumsal ataerkil TV dizileri üzerinden yeniden üretimi/işlenişi
Bu çalışmanın amacı toplumsal cinsiyet bağlamında ataerkilliğin TV dizilerinde yeniden üretimini ortaya koymaktır. Özellikle TV içerikleri incelendiğinde ataerkil rollerin çoğaldığı görülür. Bunun sonucu olarak içeriklerin izlenme oranları, topluma yansıma biçimleri ve TV'de uzun yıllar kalıcılığı yakalamaları, bu içeriklerin ne derece etkili olduğunu bizlere verirken öte yandan ataerkillik kalıplarıyla harmanlanıp sunulmaları da izlenme paylarını büyük ölçüde etkilemiştir. TV'nin ataerkil dizileri topluma yansıtma biçimleri ve işleyiş biçimleri de çok önemlidir. TV popüler kalıplar etrafında ataerkil roller yaratıp bunu topluma sunar. Çalışmanın amacını gerçekleştirmek için baskın role sahip olan ataerkil kalıplar içinde sunulan "Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz" dizisi örnek olarak tez çalışmasına konu olmuştur. Söylem analizi neticesinde elde edilen bulgular ataerkilliğin toplum içindeki boyutu ve toplumsal cinsiyetin belirginliği bağlamında TV dizilerinin bu durumu besleyen bir kaynak statüsüne sahip olduğunu göstermiştir. Anahtar sözcükler: Toplumsal Cinsiyet, Ataerkillik, TV Dizisi
Viral reklamlarda popüler kültür inşası: Eti Benim'O virallerinin alımlama analizi
Gelişen ve yöndeşen iletişim teknolojileri yeni medya olgusunu ortaya çıkarmış, yeni sistemler ile tek yönlü iletişim şekli çift yönlü olmaya başlamıştır. Etken konuma gelen tüketici ise medya kullanım tutumlarını yeni teknolojiler kapsamında sürekli bir biçimde değiştirmiştir. Kullanıcılar artık medyada dayatılan metinleri değil arasından seçtiklerini tüketmektedir. Bu yeni düzen içerisinde yeni viral pazarlama stratejilerle tüketiciye ulaşılmaya çalışılmaktadır. Metinlerde meta tüketimini teşvikin yanı sıra sermayenin belirlediği statüyü de pazarlamaktadır. Medya aracılığıyla tahakküm altına alınan tüketici ise popülerleştirilen kültürlerle sürekli bir biçimde yönlendirilmektedir. Birbirini sürekli bir biçimde destekleyerek sermayeye hizmet eden bu sistemlerin nasıl işlediğini analiz etmek artık gerekliliktir. Bu çalışma ile popüler kültürün reklam üretim sürecindeki yapısal etkisinin yanı sıra izlerkitle üzerinde ki yansımaları sorgulanmıştır. İçerik ve alımlama analizi olmak üzere karma bir yöntemle gerçekleştirilen araştırma sonuçlarına göre viraller, popüler kültürün benzerlik, gerçeklik, rutinlik ve doğallık niteliklerini taşımaktadır. Reklam metni ise zamanın popüler kelimelerini ve söylem tarzlarını içerisinde barındırmaktadır. Kimlik ve statü belirleme noktasında popüler metalar reklam içerisinde etkin rol oynamakta, tüketiciler bunları ciddi boyutta eleştirmemektedir. Kültüre uygun viral reklam tüketici üzerinde pozitif yönlü işlerken, tüketiciler ise pop kültürünü bilinçli ya da bilinçsiz tüketmekten memnun olmaktadır.
Kültürel bir kimlik olarak veganlık: Gaziantep örneği
Gaziantep et yemeklerinin ağırlıkta olduğu bir şehirdir. Gaziantep'te mevcut yemek kültürü içerisinde, kültürel bir kimlik olarak veganlığın, Gaziantep özelinde ne olduğunu araştırmak çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Ayrıca mevcut yemek kültürü içerisinde veganların sahip oldukları kimlik ile kendilerini nasıl hissettikleri ve toplum içerisindeki sosyal ilişkilerinde bu kimlik ve kültürlerinin etkisinin ne olup olmadığının araştırılması da çalışmanın bir diğer amacıdır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kapsamında yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmaya Gaziantep'te yaşayan 10 vegan birey katılmıştır. 6'sı demografik sorular olmak üzere 14 soru katılımcılara yönetilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonunda temalar belirlenmiştir. Katılımcıların ifadeleri göz önüne alındığında veganlığın tercih edilmesinde hayvan hakları konusundaki hassasiyetin etkili olduğu, veganlığın Gaziantep'te çoğunlukla aykırı bir kimlik olarak karşılandığı ve bu durumun kendileri için çoğunlukla sorun teşkil ettiği belirlenmiştir. Veganların her zaman kendilerini ifade etmek zorunda kaldıkları tespit edilirken, Gaziantep kültürü ile bir arada olmak, noktasında sorun yaşamadıklarını belirtmişlerdir. Veganlığın sosyal ilişkilere etkisinin çoğunlukla olumsuz yönde olduğunu söylemek mümkündür. Anahtar kelimeler: Kültürel kimlik, yemek kültürü, Gaziantep mutfak kültürü, veganizm
Sağlık hizmetlerinde hasta-hekim iletişiminin karar verme sürecine etkisi Gaziantep ili örneği
İletişim ve sağlık, insanlar için talep edilen ve istenen bir durumdan ziyade zorunluluk halidir. Tam da bu nedenle çalışmanın odaklandığı yeri göstermesi bakımından önemlidir. Hekim ve hasta ilişkisi bu zorunluluk esası üzerinden ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla araştırmanın konusu hekim-hasta iletişimidir. Çalışmanın amacı hekim ile hasta arasındaki iletişimin, hekimin karar verme süreçlerine olan etkisini belirlemektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kapsamında yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmaya Gaziantep'te görev yapan 10 hekim katılmıştır. 5'i demografik bilgileri öğrenmek üzere 11 soru sorulmuştur. Elde edilen verilerle 7 temaya ulaşılmıştır. Gaziantep'te hekim olmak, hekim-hasta arasındaki ilk iletişim, hekimin karar verme süreçlerine tıbbi geçmişin etkisi, hekimlerin karar verme süreçlerinde hasta ve yakınlarının etkisi, hekimlerin iletişimdeki problemleri, ideal bir hekim-hasta ilişkisine yönelik görüşler ve hekimlerin hasta ve sağlık sisteminden beklentileri şeklinde temalar ön plana çıkmıştır. Hekimlerin, iletişim noktasında hastalardan beklentisinin olmasının yanında özeleştiride bulundukları tespit edilmiş bunun yanında sağlık sisteminin düzenlenmesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik talepleri ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Hekim- hasta iletişimi,karar verme süreçleri, sağlık iletişimi, kişiler arası iletişim, Gaziantep
Kentsel dönüşümün toplumsal dönüşüme etkisi: Diyarbakır Sur örneği
Nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturan kentlerde, sanayileşmenin etkisiyle yoğunlaşma ve hareketlilik meydana gelmiştir. Bu hareketliğin sebep olduğu kentleşme toplumsal ve mekânsal bozukluklara sebep olmuş ve dönüşüm ihtiyacını beraberinde getirmiştir. Bu ihtiyaç doğrultusunda kentsel dönüşüm projeleri meydana gelmiş, soylulaştırılma ile sonuçlanmıştır. Bu doğrultuda, bu tez kentlerde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm faaliyetlerinin Diyarbakır özelinde toplum-mekân ilişkisi üzerine ele alınmıştır. Bu çalışma, Diyarbakır Suriçi bölgesinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm projesinin mekânsal dönüşüm, toplumsal dönüşüm, soylulaştırma gibi etkilerini değerlendirmektedir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine mülakat tekniği ile görüşmeler yapılarak veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler ışığında Suriçi bölgesinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm ile gerçekleşen yer değiştirmelerin toplumsal dönüşüme sebebiyet verdiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Kentsel Dönüşüm, Toplumsal Dönüşüm, Soylulaştırma
Tüketim ve atık: Toplumsal gerçeklik oluşturma eylemleri içinde atık toplayıcılar üzerine bir çalışma
19. yüzyıldan itibaren sanayileşme ve beraberinde yaşanan kentleşmeyle birlikte tüketim toplumunun gelişmesi, üretilen çöp miktarının da hızla artışına neden olmuş ve bu artış, yüzyılın ortalarından itibaren katı atık sistemlerinin geliştirilmesini beraberinde getirmiştir. 20. yüzyılın sonlarına doğru, katı atık hizmetlerinde çöpler, insanların yaşam alanlarından uzaklaştırılan değersiz çıktılar olmaktan ziyade geri kazanılabilecek ve değişim değerine sahip bir meta, endüstriyel bir hammadde olarak görülmeye başlanmış ve bu yaklaşım değişikliğiyle birlikte çöp olarak değerlendirilen nesneler de atık adını almaya başlamıştır. Her iktisadi gelişmenin politik ve toplumsal bir yansıması olduğu gibi tüketimden arta kalanların iktisadi bir değer, piyasada değişim değerine sahip bir ürün haline gelmesi de kaçınılmaz olarak politik ve toplumsal yaşamda bir karşılığa sahiptir. Bu anlayıştan hareketle yapılan bu çalışmada, geçimini atıkların kayıt dışı satışı üzerinden sağlayan Gaziantep kentindeki atık toplayıcıların ekonomik ve sosyal yaşamlarıyla birlikte kentin tüketim davranışlarını atık toplayıcıların deneyimleri üzerinden okumak amacıyla etnografi yönteminin kullanıldığı keşfedici bir araştırma yaklaşımı takip edilmiştir. Katılımcı gözlem ve derinlemesine görüşme teknikleri kullanılarak 14 atık toplayıcıyla yapılan araştırmada atık toplayıcılığın sosyal ve ekonomik yönden yoksulluk, güvencesizlik, belirsizlik, ya da tehlikeli olmakla yaftalanma ile çevrili bir yaşam biçimi sunmasına rağmen yalnızca ekonomik kazanç sağlanacak son seçenek olduğu için değil, bununla beraber bilinçli bir tercih durumunun da var olduğu görülmüştür.
Görsel etnografiyle bir kültürü anlamak: Nusayriler üzerine foto-etnografik bir çalışma
19. yüzyılda yaşanılan Endüstri Devrimi beraberinde birçok yeniliği getirmiştir. Fotoğraf da bu zamanlarda ortaya çıkan önemli bir buluş olarak yerini almış ve yine aynı dönemlere denk gelen toplum bilimiyle aynı zamanlarda gelişmiştir. Fotoğraf günümüzde birçok sanatsal disiplin ve bilimsel araştırmada yardımcı veya ana unsur olarak kullanıldığı gibi görsel kültürün en etkili olduğu iletişim araçlarından birisi olarak da kullanılmaktadır. Foto etnografi ise etnografik araştırmalarda fotoğrafı kullanmanın yeni bir yolunu önermektedir. Birçok bilimsel araştırmanın yanı sıra toplumsal ve tarihi olaylara tanıklık ederek olayların daha rahat anlaşılması içinde kullanılan fotoğrafın, foto etnografi çalışmalarında kullanılması toplumsal olayların hâkim olduğu zamanlara denk gelmektedir. Özellikle 1970'lerden sonra fotoğraf daha görünür bir kavram olarak kullanılmaya başlamıştır. Bu çalışmada da Adana yerelinde yaşayan Nusayri topluluğu üzerine odaklanılarak, fotoğrafın etnografik araştırmalarda bir kültürü anlamak için sunabileceği imkân ve olanakların ortaya koyulması amaçlanmıştır. Nitel araştırma deseninde görsel etnografi kullanılmış olup elde edilen fotoğraflar kültürel bir materyal aracı olarak saha çalışmasında değerlendirilmiştir. Veriler etnografik araştırmalarda kullanılan araçlardan olan görüşme ve gözleme ek olarak fotoğrafçılıkla elde edilmiş, anlam derinliği yakalayabilmek adına kasıtlı örneklem yöntemi tercih edilmiştir. Fotografik görüntülerin doğasında var olan belirsizlikler, fotografik eklenme, betimleme ve incelemeler ile ortadan kaldırılmıştır. Nusayri topluluğunun bazı belirgin özellikleri kayıt altına alınarak kültürün analizi yapılmaya ve varsa kültürel değişimler anlaşılmaya çalışılmıştır. Bulgular kısmında katılımcıların gündelik yaşam pratikleri, kültürü tanımlamaları, yorumları ve görüşleriyle yapılan analizlerle özgün sonuçlara ulaşılmıştır. Foto etnografinin fotoğrafın sağladığı olanaklarla toplumsal hafızayı zinde tutarak kültürü, kültürü inşa eden yaşamları, ilişki biçimlerini ve kültürel aktarımı sağlayan oldukça etkili bir araç olduğu görülmüştür.
Muhafazakar kadınların sosyal medyada üretilen "Tesettür modası" içeriğini okuma biçimleri: Gaziantep örneği
Bu tez kendisini muhafazakâr kimlik bağlamında konumlandıran Gaziantepli kadınların yeni medyanın bir iletişim aracı olan Instagram'daki ünlü kişisel hesaplarını alımlaması amacı ile yapılmış etnoğrafik bir çalışmadır. Çalışma muhafazakâr kadınların yeni medyanın bir iletişim aracı olarak Instagram'daki tanınmış muhafazakâr ve mütedeyyin olarak bilinen ünlü kişisel hesapları nasıl okuduğunu incelemiştir. Çalışmada bu amaçla Gaziantep kenti özelinde muhafazakâr kadın katılımcılar ile kendi yaşam biçimlerinden veriler elde etmek için görüşmeler yapılarak kadınların dünya görüşleri, gelenekleri, gündelik yaşam pratikleri, tarihsel geçmişleri ve kişisel tercihlerine dair bir çerçeve oluşturulmuştur. Bu bağlamda da çalışmanın asıl amacını belirleyen Instagram'daki bazı ünlü kişisel hesaplar üzerinden ürettikleri anlamların alımlaması gerçekleştirilmiştir. Türkiye'de son yıllarda deneyimlenmiş olan ekonomik rahatlık ile sermaye toplumun hemen her kesimine yayılmıştır. Bu durum kendi kimliğini muhafazakâr olarak belirleyen ve kendine has bir yaşam tarzına sahip olan yeni muhafazakârların da gündelik yaşamlarına yansımış ve tüketim anlayışlarında bazı değişim ve dönüşümler yaşanmıştır. Siyasal bir yönelim olarak modern dünyada yerini alan muhafazakâr ideoloji günümüzde bir yaşam tarzı olarak tezahür edilmekte ve Türkiye coğrafyasında özellikle mütedeyyin kesimin temayül ettiği bir düşünce geleneği olarak konumlanmaktadır. Bu yansımalar tüketimin her alanında göze çarpmaktadır. Bu çalışma ile neoliberal ekonomi politikalarıyla dönüşen muhafazakâr yaşam biçiminin kadınların yaşam tarzına nasıl yansıdığı Gaziantep kenti özelinde incelenmiş ve görüşmecilerin yeni medyayı nasıl okudukları anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Muhafazakârlık, Kültürel çalışmalar, Yeni medya çalışmaları, Instagram, Kadın çalışmaları
Cinsel çekicilik unsuru içeren reklamlar: Göçmen kadın TV izleyicilerine yönelik tutum değerlendirmesi
Günümüz teknoloji toplumunun en önemli unsurlarından biri şüphesiz reklamlardır. Tüketiciler gün içerisinde yüzlerce defa reklamlara maruz kalmaktadırlar ve hangi reklamların daha iyi algılanacağı ve hatırlanacağı o reklamın başarısını doğrudan etkilemektedir. Nasıl ki reklam verenler kendi ürünlerini satmak için rekabet ediyorlarsa, reklamlar da daha etkin olabilmek için kendi içlerinde rekabet etmektedirler. Cinsellik, reklam etkinliğini arttırmak amacı ile sıklıkla kullanılan bir tekniktir. Bu tekniğin en sık kullanılan şekli ise kadın bedeninin cinsel çekicilik unsuru olarak sergilenmesidir. İnsan doğası gereği cinsellik odaklı bir varlıktır fakat toplumsal kurallar cinselliğin bastırılmasına yol açmaktadır. Her ne kadar bastırılmaya çalışılsa da cinsellik daima dikkat çekici olmaktadır. Bunun farkında olan reklamcılar ise cinselliği reklamlarında kullanmaktadırlar. Kadın bedeninin cinsel çekicilik unsuru olarak sergilenmesi, birçok tartışma sebep olmuş olmasına karşın halen sıklıkla kullanılmaktadır. Bu da göstermektedir ki her ne kadar aksi görüşler olsa da cinsellik reklam etkinliğini arttırmaktadır. Bu çalışmada da ülkemizde Gaziantep ilinde ikamet eden Suriyeli göçmen kadın televizyon izleyicilerinin cinsel içerikli reklamlara, bu reklamlarda sunulan markalara ve reklamlarda rol alan kişilere karşı tutumları incelenmiştir. Çalışma sonucunda, literatürde sunulan diğer çalışmaların paralelinde olarak, kadın mültecilerin cinsel içerikli reklamlara olumsuz tutumlarının olduğu fakat sunulan markaya karşı tutumlarının genellikle nötr (yansız) olduğu belirlenmiştir. Katılımcıların cinsel çekicilik içermeyen reklam izleyenlerin tutumlarının cinsel çekicilik içeren reklamları izleyenlere göre, daha olumlu tutumlara neden olduğu saptanmıştır. Çalışmanın ilgili literatür bağlamında ele alınışı ve örneklem evreni açısından özgün olması nedeniyle, araştırmacılara rehberlik edeceği düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Reklam, tüketici davranışları, cinsel çekicilik, göçmenler, göçmen kadın TV izleyicileri
Üniversite öğrencilerinin sosyal sermaye ediniminde bir iletişim mekânı olarak kütüphane: GAUN Kütüphanesi örneği
Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin sosyal sermayesi ile kütüphane kullanma alışkanlıkları arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu amaçla yapılan literatür taramasında birinci bölümde sosyal sermaye kavramının tanımı, düzey, tür ve bileşenleri, önemi ele alınmıştır. İkinci bölümde, bir ülkenin kültürel hayatının önemli unsurlarından birisi olan kütüphane kurumunun tanımı, tarihçesi ve türleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise öğrencilerin kütüphane kullanma alışkanlıkları ile sosyal sermayesi arasındaki ilişkiye bakılmış ve kütüphane kullanım alışkanlıklarının öğrencilerin sosyal sermayelerini arttırdığına yönelik bulgular yapılan anket çalışmasıyla ortaya konulmaya çalışılmıştır. Yapmış olduğumuz bu çalışma ile sosyal sermaye ile kütüphane arasındaki ilişkinin; kişinin bilgi ihtiyacını karşılayarak onun toplumda sahip olduğu konumunu güçlendirme, doğru ve güvenilir bilgi paylaşımı, bürokratik işlemlerin azaltılmasına katkı yapma, sosyalleşme, ortak bir hafıza oluşturma ve sivil ve gönüllü faaliyetlere öncülük etme ile alakalı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Sermaye, Kütüphane, İletişim
Topluluk iletişimi bağlamında göçmen toplulukların alternatif medya pratikleri: Al Harmal Gazetesi örneği
Küreselleşmenin etkisiyle ortaya çıkan çok uluslu şirketlerin egemenliği medya sektörünü tekelleştirmiştir. Bu durum medyada çok sesliliğin önüne geçerek azınlıkların ya da öteki durumunda olan toplulukların medyada temsillerini problem hale getirmiş bu da söz konusu toplulukları kendi seslerini duyurabilecekleri medyaları oluşturmaya itmiştir. Literatürde alternatif medya olarak tanımlanan bu medya pratikleri göçmenler tarafından göç ettikleri coğrafyalardaki kültüre entegre olabilmek, seslerini duyurabilmek ya da anavatanla iletişimi sürdürmek açısından önemli bir araç olmuştur. Bu düşüncelerle Şanlıurfa'da yaşayan Suriyeli göçmenler bir topluluk olarak 2014 yılında Al Harmal Gazetesi adıyla kendi medya pratiklerini oluşturmuştur. Literatürde ana akım medyaya alternatif bir alan açması bakımından değerlendirilen bu medya pratikleri tez çalışmasının konusu olup bu bağlamda Al Harmal Gazetesi alternatif medyanın işlevsel ve yapısal özellikleri bakımından incelenmiştir. Birinci bölümde bir topluluk olarak göçmenler ele alınarak göç ve topluluk ilişkisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde alternatif medyanın tanımları, tarihsel gelişimi, literatürün çok geniş olması sebebiyle dünyadan ve Türkiye'den örneklerle sınırlı bir çerçevede ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise alternatif medyanın bir alt kolu olan topluluk medyası örneği olarak Al Harmal Gazetesi, alternatif medya bağlamında topluluk medyası özelliklerini taşıyıp taşımadığı literatür taraması, yarı yapılandırılmış görüşme ve içerik analizi yöntemleriyle incelenmiştir. Elde edilen verilerin analizinde ise içinden çıktığı topluluğun problemlerini kamusal alana taşıması, temsil ettiği topluluğun kültürüne katkı sağlaması, sivil toplum bilincinin toplulukta yerleşmesine katkı sunması, anti-hiyerarşik organizasyon yapısının yanı sıra topluluğun erişimine ve katılımına imkân tanıması ve üretim biçimlerinin topluluğun gönüllüleri eliyle yapılması bakımından Al Harmal Gazetesinin ana akım medyaya alternatif bir bakış açısı sunduğu anlaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Alternatif medya, topluluk medyası, göçmen, Al Harmal, gazete