Theses supervised by Doç. Dr. Emre Esat Topaloğlu

10 theses · Şırnak University

Master'sOpen AccessTR

Döviz kuru ve pay piyasası getiri oynaklığının modellemesi ve yayılımı

Günümüzde yatırım kararı alan yatırımcılar için önemli faktörlerden biri de fiyatlardaki oynaklıklardır. Finansal piyasalardaki varlıkların fiyatlarında oluşan artış ya da azalışlar o piyasada volatilite kavramının karşılığını oluşturmaktadır. Yatırımcılar ve kurumlar için volatilitenin önceden öngörülebilmesi ve modellenebilmesi önem arz etmektedir. Volatilite, piyasaya etki eden olumlu veya olumsuz haberler sonucu ortaya çıkabileceği gibi siyasi olaylar ve ekonomik gelişmelerden de etkilenmektedir. Küreselleşme sonucu piyasaların birbirleri ile etkileşimleri yani bir piyasadaki volatilitenin herhangi bir piyasayı olumlu ya da olumsuz etkilemesi volatilite yayılımını meydana getirmektedir. Volatilite yayılımının araştırılması, yatırım kararları alınırken belirsizlik ve risk düzeyinin tahmin edilmesinde yardımcı olmaktadır. Bu çalışmada, 2000-2019 dönemi için haftalık veriler kullanılarak, döviz kurları ve BIST100 endeks getiri serilerinin volatilite modellemesini yapmak ve döviz kurları ile BIST100 endeksi getirisi arasındaki volatilite yayılımını ortaya çıkartmak amaçlanmaktadır. Bundan dolayı araştırmada ilk olarak döviz kurları ve BIST100 endeksinin volatilite yapısı ARCH-GARCH modelleri ile belirlenmiş, aralarındaki volatilite yayılımı ise Multi-GARCH modeller ile incelenmiştir. Elde edilen bulgular USD ve EURO döviz kurlarından BIST100 endeksine negatif yönlü volatilite yayılımının olduğunu ve USD döviz kurundan EURO döviz kuruna ise pozitif yönlü volatilite yayılımının olduğunu ortaya koymuştur.

ARCH modelDöviz kuruDöviz kuru oynaklığı+4
Özlem Altun
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal risklerin türev araç kullanımına etkisi: Türkiye bankacılık sektörü üzerine bir uygulama

Finansal sistemin önemli ve büyük çoğunluğu bankalardan oluşmaktadır. Finansal piyasalardaki dalgalanmalar bankacılık sektörünü etkisi altına almaktadır. Bankalardaki finansal risklerin önemli hale gelmesiyle, piyasalardaki dalgalanmaların bankalara etki derecesi de değişmiştir. Hem finansal piyasalarda hem de bankacılık sektöründeki finansal risklerden korunma ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Finansal risklerin yönetiminde ve minimize edilmesinde yaygın olarak türev araçlar kullanılmaktadır. Bu doğrultuda çalışmada, BIST Banka Endeksi'nde faaliyette bulunan bankaların verilerinden yararlanılarak, finansal risklerin türev araç kullanımlarına etkisini ortaya çıkartmak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, BIST Banka Endeksi'nde 2010-2018 yılları arasında faaliyette bulunan yedi banka esas alınarak, finansal riskler ile türev araç kullanımı arasındaki ilişki panel veri analiz yöntemiyle incelenmiştir. Analizde kullanılmak üzere spekülasyon (SPEK) ve hedging (HED) amaçlı türev araç kullanımı bağımlı değişken; borç riski, faiz riski, kredi riski, kur riski ve sermaye riski de bağımsız değişkenler olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda iki panel regresyon modeli oluşturulmuştur. Analiz sonucunda Model 1 için borç riski, faiz riski, kur riski ile spekülasyon amaçlı türev araç kullanımı arasında anlamlı; ancak borç riski ile pozitif yönlü, faiz riski ve kur riskiyle de negatif yönlü ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Buna karşın kredi riski ve sermaye riski ile spekülasyon amaçlı türev araç kullanımı arasında anlamlı ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Model 2 sonuçlarında ise faiz riski, kredi riski, kur riski ve sermaye riski ile hedging amaçlı türev araç kullanımı arasında anlamlı ve negatif yönlü ilişki olduğu; buna karşın borç riski ile hedging amaçlı türev araç kullanımı arasında anlamlı herhangi bir ilişki olmadığı belirlenmiştir.

Bankacılık sektörüBankalarBorsa endeksi+5
Büşra Görgel
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal gelişme ve yabancı portföy yatırımlarının ekonomik büyümeye etkisi: Türkiye üzerine ekonometrik bir uygulama

Finansal gelişme ve yabancı portföy yatırımları küreselleşme ile birlikte önemli bir hale gelmiş ve çok fazla araştırılan konular arasına girmiştir. Bu sebeple finansal gelişme ve yabancı portföy kavramları önem kazanmıştır. Finansal piyasaların gelişmişliği finansal gelişme olarak tanımlanmaktadır. Yabancı portföy yatırımları ise, çoğunlukla ev sahibi ülkenin borsasından yapılan alımlar ve mevduatları yoluyla ülke fonlarına yatırım yaparak gerçekleşmektedir. Finansal gelişme ve ekonomik büyüme ilişkisi literatüre bakıldığında farklı bakış açılarıyla ele alınmıştır. Bazı araştırmacılara göre finansal gelişmenin ekonomik büyüme üzerinde önemli bir etkisi vardır, bazı araştırmacılara göre ise etkinin az olduğu görüşü vardır. Yabancı yatırımlar ile alakalı son yıllarda yapılan çalışmalarda ise, yabancı sermaye girişlerinin etkisi ile o ülkelerin yatırım ve teknoloji açığını kapattıkları ve büyümesini daha çok hızlandırdığı tespit edilmiştir. Ekonomik büyümenin gerçekleştirilmesi ve onun sürdürülebilir olması ekonomilerin temel hedefleri arasında yer almaktadır. Büyümenin gerçekleşmesine katkı sunan unsurlar arasında olan finansal gelişme ve yabancı portföy yatırımları ise ülkeler için oldukça önemlidir. Çalışmada 1993-2019 dönemlerinde finansal gelişme ve yabancı portföy yatırımlarının ekonomik büyümeye etkisi zaman serisi yöntemi kullanılarak değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişkiyi tespit etmek amaçlanmıştır. Çalışma sonuçlarına göre finansal gelişme, portföy yatırımları ve ekonomik büyüme serilerinin durağan oldukları belirlenmiştir. Yapılmış olan testler sonucunda tüm seriler arasında uzun vadeli eĢbütünleşme ilişkisi tespit edilmiştir. Tespit edilmiş olan eşbütünleĢme ilişkisinin yönü ve katsayısını belirleyebilmek için yapılmış olan test sonuçlarına göre finansal gelişme ile ekonomik büyüme arasında uzun dönemli negatif yönlü bir ilişki tespit edilmiş, yabancı portföy yatırımları ile ekonomik büyüme arasında uzun dönemli pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Granger nedensellik test sonuçlarına göre, finansal gelişmeden ekonomik büyümeye ve yabancı portföy yatırımlarından ekonomik büyümeye doğru tek yönlü nedensellik ilişkisinin olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Finansal Gelişme, Yabancı Portföy Yatırımları, Ekonomik Büyüme, Zaman Serisi Analizi.

Sibel Yaşar
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kripto para volatilitesine etki eden makroekonomik faktörlerin koşullu değişen varyans ve zaman serisi analizleri ile belirlenmesi

2008 yılında yaşanan küresel ekonomik kriz sonrası yaşanan bunalım sonucunda Bitcoin; Satoshi Nakamoto tarafından ilk kripto para birimi olarak tasarlanmış, internet oyunlarında geleneksel para karşılığında satın alınır hale gelmiş ve son olarak yatırımcılar tarafından kripto para borsalarında yatırım aracı olarak talep görmeye başlamıştır. Geleneksel para birimlerinden farklı olarak merkeziyetsiz ve devlet otoritesinden bağımsız olarak blockchain alt yapısı ile güvence altına alınmış bir sanal para birimidir. Yatırımcıların kısa zamanda daha fazla getiri elde etme istekleri kripto paralara olan ilgiyi arttırmış ve işlem hacmi en yüksek kripto para birimi olan Bitcoin haricinde birçok alternatif coin(altcoin) kripto para borsalarında işlem görmeye başlamıştır. Bu çalışmada işlem hacmi ve piyasa değeri en yüksek kripto para olan Bitcoin volatilitesini etkilediği düşünülen makroekonomik faktörler ile arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Çalışmada, Bitcoin volatilitesi ile BIST100, enflasyon, döviz kuru(USD) ve altın fiyatları arasındaki ilişki Nisan 2012 – Eylül 2021 dönemlerini kapsayan aylık veriler esas alınarak ARDL Eşbütünleşme Testleri, Granger ve Todo – Yamamoto Nedensellik analizleri, Etki – Tepki analizi ve Varyans Araştırması ile analiz edilmiştir. Analizler sonucunda; Bitcoin volatilitesi ile BIST100, enflasyon, döviz kuru ve altın değişkenleri arasında uzun dönemli eşbütünleşme ilişkisinin varlığı saptanmış ve uzun dönemli ARDL katsayı tahmin sonuçlarına göre altın ile Bitcoin volatilitesi arasında uzun dönemli negatif ilişki tespit edilmiştir. Kümülatif Fourier-Frekans Toda & Yamamoto Granger nedensellik analizi sonuçlarına göre; altından Bitcoin volatilitesine doğru tek yönlü nedensellik ilişkisinin varlığı tespit edilmiş olup, diğer taraftan Bitcoin volatilitesi ile BIST100, enflasyon ve döviz kuru arasında herhangi bir nedensellik ilişkisinin bulunmadığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kripto para, Bitcoin, Volatilite Yayılımı, Zaman Serisi Analizi

Sultan Gizem Karaman
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kar payı dağıtım politikasının mikro-makro belirleyicileri: BIST Sınai endeksi üzerine ekonometrik bir araştırma

Özel sektörde faaliyet gösteren bir işletmenin amacı, varlıklarını korumak ve işletme sahibine kazanç sağlamak için her dönemin sonunda kar elde etmektir. Kâr, şirketlerin dönemsel olarak mali sonuçlarını görmesine, iş ve işlemleri denetlemesine, işletmenin büyüyerek yoluna devam etmesine olanak sağlamaktadır. Ancak kar tek başına, işletmenin hedeflerine ulaşmasında yeterli değildir. Bu noktada önemli olan karın ne şekilde kullanılacağıdır. Kâr payı kavramının önemi bu noktada karşımıza çıkmaktadır. Kâr payı dağıtım politikası, elde edilen net karın, işletmelere hangi oranda dağıtılacağı ve işletmelerde hangi oranda finansman olarak bırakılacağı kararlarını içermektedir. İşletmelerin performansı ve hedefleri açısından kâr payı dağıtım politikası oldukça önemlidir. Bu sebeple işletmelerin finansman politikasının ayrılmaz bir parçasıdır. Bu çalışmada, Türkiye'de BIST SINAİ sektöründe faaliyet gösteren işletmelerde kâr payı dağıtım politikasının mikro-makro belirleyicileri araştırılmıştır. İşletmeler kâr payı dağıtımı ile ilgili kararlarını alırken hangi faktörlere dikkat ettikleri ve bu faktörlerin kâr payı dağıtım politikasını nasıl etkilediğini açıklamak amaçlanmıştır. Bu sebeple bu çalışma BIST SINAİ endeksindeki yer alan 20 şirketin 2011-2020 yılları arasında kâr payı ödemelerine etki eden makro ve mikro değişkenleri belirlemek için panel veri analizi yöntemi ile test edilmiştir. Çalışma sonucunda, işletme büyüklüğü, aktif karlılık, enflasyon, faiz değişkenlerinin işletmelerin nakit kâr payı dağıtım oranlarına etkisi pozitif yönde, finansal kaldıraç, likidite oranı değişkenlerinin ise, etkisi negatif yönde tespit edilmiştir. Döviz kuru ve varlık yapısı değişkenlerinin ise anlamlı bir etkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır.

Borsa İstanbulEkonometrik analizEndüstri endeksi+7
Işılay Yıldız
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sahiplik yapısının finansman kararlarına ve finansal performansa etkisi: Borsa İstanbul'da işlem gören bankalar üzerine bir araştırma

Sahiplik yapısı kavramı finansal açıdan incelendiğinde kavramın, işletme sermayesinin nasıl bir dağılım gösterdiğini açıkladığı görülmektedir. Sahiplik yapısı, işletme sermayesi paydaşlarının, sahiplik paylarında ne düzeyde pay sahibi olduklarını ortaya koymaktadır. Sahiplik yapısı; aile sahipliği, yönetici sahipliği, kamu (devlet) sahipliği, kurumsal yatırımcı sahipliği, yabancı sahiplik ve dağınık sahiplik olmak üzere altı başlık halinde incelenebilmektedir. Literatür incelendiğinde finansal performans ve finansman kararları konularının son yıllarda yoğun bir şekilde incelendiği görülmektedir. Finansal performans ve finansman kararları firmaların gelişmesinde ve büyümesinde oldukça etkili faktörler olarak görülmektedir. Söz konusu bu faktörlerin firmanın sahiplik yapısından etkilendiği düşünülmektedir. Sahiplik yapısının finansman kararlarına ve finansal performansa etkisini incelediğimiz çalışmada BIST Bankacılık endeksinde 2007-2018 yılları arasında sürekli olarak işlem gören 10 bankanın yıllık verilerinden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler panel veri analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Analiz kapsamında finansal kaldıraç oranı ve aktif karlılık değişkenleri bağımlı değişken, birinci en büyük ortak, ikinci en büyük ortak ve büyüklük değişkenleri de bağımsız değişken olarak belirlenmiştir. Analizde finansal kaldıraç oranı ve aktif karlılık oranı olmak üzere 2 model oluşturulmuş ve bu modeller üzerinde analizler yapılmıştır. Finansal kaldıraç oranı modelini incelediğimizde birinci en büyük ortak ve ikinci en büyük ortak değişkenleri ile aralarındaki ilişkinin anlamsız olduğu, büyüklük değişkeni ile aralarındaki ilişkini negatif yönlü anlamlı olduğu görülmüştür. Aktif karlılık modelini incelediğimizde ise birinci en büyük ortak pozitif ve anlamlı, büyüklük değişkenleri ile negatif ve anlamlı olduğu, ikinci en büyük ortak değişkeni ile aralarında herhangi bir ilişkiye rastlanılmamıştır.

Seyit Can Hüseyni
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Doğrudan yabancı yatırımların finansal belirleyicileri: Türkiye üzerine ekonometrik bir analiz

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde görülen sermaye yetersizliği doğrudan yabancı yatırımlarla giderilmeye çalışılmaktadır. Bu sebeple doğrudan yabancı yatırımlar gelişmekte olan ülkeler için oldukça önemlidir. 1980 yılından sonra gelişmekte olan ülkelerde doğruda yabancı yatırımların hacmi hızla artmıştır. Bunun nedeni olarak serbest piyasa ekonomisine geçiş sonucu dünyanın ortak bir pazar haline gelmesi gösterilebilmektedir. Doğrudan yabancı yatırımların bazı ülkelerde fazla bazı ülkelerde az olmasından dolayı, doğrudan yabancı yatırımların hangi belirleyicilerden etkilendiği önemli bir konu olmaktadır. Bu bağlamda bu çalışmada 1995-2020 yılları arasında Türkiye'ye girişi olan doğrudan yabancı yatırımlara etki eden finansal belirleyicilerin zaman serisi analizi ile belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda reel efektif döviz kuru, BIST100 endeksi, piyasa kapitülasyonu ve tüketici fiyat endeksi değişkenleri ile doğrudan yabancı yatırım değişkeni arasındaki kısa ve uzun süreli ilişkiyi saptamak için ARDL yöntemi kullanılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda, uzun dönemde BISTT100 endeksi ile doğrudan yabancı yatırım arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunurken, kısa dönemde BIST100 endeksi ile doğrudan yabancı yatırımlar arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Kısa dönemde tüketici fiyat endeksi ile doğrudan yabancı yatırım arasında anlamlı ve negatif bir ilişki tespit edilirken, uzun dönemde anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Ayrıca, doğrudan yabancı yatırımlar ile reel efektif döviz kuru ve piyasa kapitülasyonu değişkenleri arasında kısa ve uzun dönemde istatiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Bulgular, BIST100 endeksi değişkeninin doğrudan yabancı yatırımları artırdığını ve tüketici fiyat endeksi değişkenin ise doğrudan yabancı yatırımları azalttığını göstermektedir. Dolayısıyla, Türkiye'de doğrudan yabancı yatırımların artırılması için, BIST100 endeksine olan güveni artırmaya ve enflasyonun ise yabancı yatırımcılar için kabul edilebilir seviyelere çekilmesine yönelik politikalar uygulanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Doğrudan Yabancı Yatırım, Finansal Belirleyiciler, Zaman Serisi Analizi, ARDL Modeli

ARDLDoğrudan yabancı sermaye yatırımlarıEkonometrik analiz+4
Derya Salgut
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal gelişmenin belirleyicileri: Türkiye üzerine bir uygulama

Finansal gelişme, bir ülkenin ekonomisinin sağlıklı bir şekilde büyümesi ve sürdürülebilir kalkınma sağlaması açısından büyük bir öneme sahiptir. Sağlam bir finansal yapı, girişimcilere sermaye sağlama kapasitesi ile yeni işletmelerin kurulmasını ve inovasyonun teşvik edilmesini mümkün kılmaktadır. Bu durum, ekonomik rekabet gücünün artmasına yardımcı olabilmektedir. Diğer önemli kavram olan finansal sistem ise tasarrufların yatırımlara yönlendirilmesi yoluyla ekonomik büyümeyi teşvik eder, istihdam seviyelerini yükseltir ve genel refahı artırmaktadır. Bu faktörler, finansal gelişmenin bir ülkenin ekonomik ilerlemesi için ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada, 1991-2020 dönemi Türkiye'deki finansal gelişmeyi etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla ARDL sınır testi yaklaşımı kullanılmıştır. Finansal gelişme endeksi bağımlı değişken olarak seçilmiş, küreselleşme endeksi, doğrudan yabancı yatırımlar, ekonomik büyüme ve piyasa kapitalizasyonu ise bağımsız değişkenler olarak belirlenmiştir. Analiz bulgularında uzun dönem katsayı tahminlerine göre ekonomik büyüme, küreselleşme ve piyasa kapitalizasyonun finansal gelişme üzerinde bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Bu bulgular söz konusu faktörlerin ekonominin uzun vadeli finansal gelişime için belirleyici bir rol oynadığını göstermektedir. Kısa dönem katsayı tahmin sonuçlarında ise ekonomik büyüme, doğrudan yabancı yatırımlar ve piyasa kapitalizasyonunun birinci gecikmesinin finansal gelişme üzerinde anlamlı kısa vadeli etkilere sahip olduğu bulgular arasındadır. Ülkenin ekonomik büyümesini desteklemek için uygulanması gereken politikalar arasında, küresel pazarlarla bütünleşmeyi sağlayacak önlemler bulunmalıdır. Bunun yanı sıra, finansal piyasaların derinleştirilmesi ve doğrudan yabancı yatırımları teşvik edici politikaların benimsenmesi ekonomik büyümeyi destekleyebilir. Bu politika çerçevesinde, ekonominin rekabet gücünü artıracak yapısal reformlar da önemli bir rol oynamaktadır. Bu şekilde, ekonomik büyüme ivme kazanırken, ülkenin küresel ekonomiye entegrasyonu ve finansal piyasalarının gelişimi de desteklenmiş olacaktır.

Nezahat Bayık
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Pay piyasalarında etkin piyasa hipotezi ile adaptif piyasa hipotezinin karşılaştırılması: D8 ülkeleri üzerine bir uygulama

Etkin piyasa hipotezi; finansal piyasalarda işlem gören varlık fiyatlarının mevcut bütün bilgileri içerdiğini ve bu fiyatların rassal bir şekilde oluştuğunu, yatırımcıların normalin üstünde bir getiri elde edemeyeceğini savunurken, davranışsal finans ise yatırımcıların karar verirken nasıl davrandıklarını anlamaya çalışır. Karar alma aşamalarının kusursuz olmadığını ve piyasa katılımcılarının faydalarını maksimize etmek yerine kişisel anlamda kendilerini tatmin eden kararlar aldıklarını savunur. Yatırımcı özelliklerine ve çevresel koşullara bağlı olarak etkinliğin zaman zaman ortaya çıkabileceğini öne süren adaptif piyasa hipotezi ise; piyasa etkinliğinin dinamik ve değişken olduğunu, yatırımcıların devamlı bir öğrenme ve adaptasyon süreçlerinin içinde olduğunu ifade etmektedir. Bu çalışmada; D8 ülkelerinin pay piyasalarında EPH'nin ve APH'nin geçerli olup olmadığı araştırılmıştır. Bu bağlamda tüm ülkeler için 12.01.2014-08.10.2023 tarihleri arasındaki haftalık veriler APH'nin test edilebilmesi için üç döneme ayrılmıştır (Q1:12.01.2014-12.03.2017, Q2:09.04.2017-12.07.2020, Q3:26.07.2020-08.10.2023). Buna ek olarak çalışmada EPH'nin test edilebilmesi için tüm döneme ilişkin veriler de kullanılmıştır (GETtüm:12.01.2014 08.10.2023). Çalışmada EPH ve APH'nin geçerli olup olmadığı; Jarque-Bera, Zivot-Andrews birim kök testi (1992), varyans oranı, BDS ve Otokorelasyon testleri ile incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda; D8 ülkeleri pay piyasalarının kullanılan yöntem ve dönemler itibari ile etkinliğinin değişkenlik gösterebildiği, bazı dönemlerde adaptif piyasa hipotezinin etkin piyasa hipotezine göre daha başarılı olduğu fakat genel olarak pay piyasalarında etkinliğin olmadığı buna bağlı olarak adaptif piyasa hipotezinin geçersiz olduğu sonucuna varılmıştır.

Elif Kuytan Budak
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sermaye yapısının belirleyicileri: Türk bankacılık sektörü üzerine ekonometrik bir araştırma

Sermaye yapısının belirleyicilerine ilişkin yaklaşımlar farklı teoriler etrafında şekillenmektedir. Modigliani-Miller teoremi, sermaye yapısının firma değeri üzerinde etkili olmadığını savunurken; denge teorisi, işletmelerin vergi avantajları ile finansal sıkıntı maliyetlerini dengeleyerek optimal bir sermaye yapısına ulaşmaya çalıştıklarını ileri sürer. Pecking order teorisi ise, firmaların finansman tercihlerinde belirli bir sıralamayı takip ettiklerini, öncelikle iç kaynakları, ardından borçlanmayı ve en son olarak hisse ihracını tercih ettiklerini ifade eder. Bankacılık sektörü açısından bakıldığında ise, düzenleyici otoritelerin müdahaleleri, makroekonomik koşullar ve risk algısı gibi unsurlar, sermaye yapısını dinamik ve değişken bir şekilde şekillendirmektedir. Bu çalışmada; 2011-2024 yılları arasında Türkiye bankacılık sektöründe faaliyet gösteren sekiz bankanın sermaye yapısını etkileyen temel faktörler incelenmiştir. Çalışmada bağımlı değişken olarak finansal kaldıraç kullanılmış; aktif kârlılık, özsermaye kârlılığı, Tobin-q değişkenleri bağımsız değişken olarak, aktif büyüklük ve satışlar gibi göstergeler kontrol değişken olarak ele alınmıştır. Analizlerde panel veri analiz yöntemi uygulanmış; normal dağılım, çoklu doğrusal bağlantı, içsellik, yatay kesit bağımlılığı, homojenlik, durağanlık, tahmin modeli belirleme, otokorelasyon ve değişen varyans varsayımları sınanarak, değişkenler arasındaki ilişki test edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, özsermaye kârlılığı ve Tobin-q gibi piyasa temelli göstergelerin bankaların sermaye yeterliliği üzerinde anlamlı etkiler yarattığı, satışlar gibi operasyonel risk göstergeleri ile finansal kaldıraç arasında ise karmaşık ilişkilerin bulunduğu belirlenmiştir. Ayrıca banka türüne göre yapılan değerlendirmelerde kamu bankalarında kriz dönemleri ve operasyonel kaldıracın, özel bankalarda ise aktif büyüklük ve piyasa değerine ilişkin göstergelerin sermaye yapısını daha fazla etkilediği tespit edilmiştir. Genel olarak sonuçlar, Türkiye bankacılık sektöründe sermaye yapısının dinamik bir yapıya sahip olduğunu ve finansal performans, piyasa değerleri ile operasyonel risklerin sermaye kararlarını şekillendirdiğini ortaya koymaktadır

Büşra Cırık
Şırnak University
2025
00

Other supervisors