Theses supervised by Doç. Dr. Eray Acar

11 theses · Kütahya Dumlupınar University

Master'sOpen AccessTR

Türk vergi sisteminde katma değer vergisi'nin vergi hasılatına etkisi

Devletin egemenlik gücüne dayanarak kanunlarla koyulan vergiler, karşılıksız ve cebri olmasının yansıra herkesin kamu giderlerini karşılayabilmek adına mali gücüne göre ödemekle yükümlü olduğu iktisadi değerlerdir. Vergilerin alınması ile ilgili asıl düzenlemeler, modern hukuk devletlerinde toplumsal sözleşme niteliğinde sayılan Anayasalarda yer almaktadır. Devlet kamu hizmetlerini sürdürebilmek ve bu hizmetlere ilişkin giderlerini karşılayabilmek, ekonomik ve teknolojik açıdan kalkınmayı sağlayabilmek, en önemlisi de sosyal adaleti gerçekleştirebilmek adına anayasanın 73'üncü maddesi vergi ödevi başlığı ile vergi yükümlülüğünü kanunlaştırmıştır. Vergi yükünün adaletli ve dengeli bir şekilde dağıtılmasının sağlanması yine anayasada geçen maliye politikasının sosyal amaçlarından biridir. Türk vergi sisteminde vergiler ekonomik kaynağına göre; gelir üzerinden alınan vergiler, harcamalar üzerinden alınan vergiler ve servet üzerinden alınan vergiler olarak sınıflandırılmaktadır. Çalışmamızın konusu olan Katma Değer Vergisi harcamalar üzerinden alınan dolaylı vergiler sınıfında yer almaktadır. 2023 yılı itibariyle kamu gelirlerinin yaklaşık %89'u vergi gelirlerinden oluşmaktadır. Bu vergi gelirlerinin ise yaklaşık ortalama %66'sının dolaylı vergiler olduğu ve bu dolaylı vergiler içinde Katma Değer Vergisi payının ise ortalama %49 olduğu görülmektedir. Bu anlamda Katma Değer Vergisi'nin vergi gelirleri içindeki payı, Türkiye'de oldukça yüksektir. Çalışmada öncelikle, vergilemenin teorik alt yapısı, vergi kavramı ve Türk Vergi Sistemi'nde vergilerin sınıflandırılması konusu kavramsal çerçevede ele alınarak her bir vergi türünün nitelikleri açıklanmıştır. Katma Değer Vergisi ayrı bir bölüm halinde kapsamlı bir şekilde ele alınarak; vergi gelirlerinin kamu gelirleri içindeki payları ve Katma Değer Vergisi'ne ilişkin istatiksel değerler OECD ve Türkiye temelinde karşılaştırmalı olarak ortaya koyulmuştur. Çalışma sonucunda karşılaştırmalar aracılığıyla, politik ve iktisadi çıkarımlar yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dolaylı Vergiler, Dolaysız Vergiler, Katma Değer Vergisi, Vergi Gelirleri, Vergileme

Merve Özalp
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Küreselleşen dünyada sosyal eşitlik ve sosyal adalet bağlamında analitik bir çalışma: İsveç örneği

Dünyadaki mevcut sosyal ve ekonomik kaynakların yeterli miktarda bulunmasına rağmen bireylerin insan onuruna yakışır bir hayat standardına sahip olması konusunda gerekli olan kaynakların dağılımında adaletsizliklerin ortaya çıktığı görülmektedir. Ekonomik büyüme ve verimlilik üzerine yoğunlaşan, ayrıca sosyoekonomik kaynakların yeniden dağıtımına yönelik politikaları zayıflatan küreselleşme süreci ve neoliberal politikalar, serbest piyasa ekonomisini ve özel mülkiyet ilişkilerini olumsuz etkileyerek yoksulluğun ve gelir dağılımı eşitsizlerinin artmasına yol açmaktadır. Bu durum, aynı zamanda eğitimde ve sağlıkta fırsat eşitsizliklerine yol açarak sosyoekonomik eşitsizliklerin nesiller boyunca devam etmesine ve böylece gittikçe derinleşen bir kısır döngünün ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Burada temel problem, sosyoekonomik kaynakların özel mülkiyet haklarına tabi olması veya serbest piyasa ekonomisinin geçerli kılınması değil, kaynakların belirli kesimlerde yoğunlaşarak diğer kesimlerin dezavantajına olacak şekilde eşitsizliklerin derinleşmesidir. Bu anlamda sosyoekonomik eşitsizliklerin makul seviyelerde olması ve kaynakların dağılımında adaletin gözetilmesi gerektiği, bununla birlikte hakkaniyete zarar vermeden özel mülkiyet haklarının korunması ve serbest piyasa koşullarının toplumun refahına hizmet edecek şekilde düzenlenmesi gerektiği inancından hareketle bu amaca yönelik devlet politikalarının gerekliliği savunulmaktadır. Çalışmada, belirtilen sebeplerle ortaya çıkan sosyoekonomik eşitsizliklerin daha adil bir seviyeye getirilmesini amaçlayan "sosyal adalet" düşüncesinin ve buna yönelik politikaların İsveç örneği üzerinden tarihsel ve karşılaştırmalı olarak değerlendirmesi yapılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sosyoekonomik Eşitsizlikler, Sosyal Adalet, Yoksulluk, Gelir ve Servet Dağılımı, İşsizlik, Eğitimde ve Sağlıkta Fırsat Eşitliği

İlker Manav
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal cinsiyet bağlamında Türkiye'de kadınların siyasal hayata katılımının önündeki sınırlandırıcı faktörler

Kadınlar, tarihin her döneminde erkekler ile eşit haklara sahip olabilmek adına büyük mücadelelerde roller üstlenmişlerdir. Kadınların bu mücadelelerde bulunmalarının başlıca sebebi toplumsal cinsiyet rolleridir. Bu roller sebebi ile kadınların siyasal yaşamda istenilen şekilde temsil edilmesinin önünde bir sorun oluşturmuştur. Kadınların; ekonomik, sosyal, siyasal ve toplumsal alanda ikinci planda tutulması ataerkil toplum yapısından kaynaklanmaktadır. Tüm dünya toplumlarında hâkim olan ataerkil yapı Türkiye'de de görülmektedir. Siyasi karar alma mekanizmalarında kadınların daha az yer alması dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük bir sorun olmaktadır. Kadınların siyasi haklarını elde etmeleri uzun yıllar sonucunda gerçekleşmiştir. Tarihsel olarak kadın ve erkeğin farklı rollere sahip olduğu düşüncesi siyasette kadın temsilinin az olmasına sebebiyet vermiştir. Modernleşen dünyada hukuksal olarak kadına birtakım haklar tanınmıştır fakat bu haklar uygulama açısından hayata geçirilememesinden dolayı kadınlar siyasi alanda bir ilerleme sağlayamamıştır. Bu çalışmada, kadınların siyasi alanda temsil edilmemesinin önündeki sınırlandırıcı faktörlerin neler olduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Özellikle de toplumsal cinsiyet temelinde ataerkil bir toplum yapısının kadınların üzerinde bıraktığı olumsuz koşullara ve siyasi alanda kadınlara yönelik bakış açısı ele alınmaya çalışılmıştır. Kadınların siyasi katılımının önünde engel olan faktörler ise siyasi partilerin kadın adayları yeteri kadar temsil düzeyinde desteklememesi, kadınların ekonomik olarak özgürlüğünün olmaması, yasal olarak belirlenmiş bir cinsiyet kotasının olmayışı, eğitim seviyesinin yetersiz kalması, çevre etkisi ve siyasi partilerin kadın konularına karşı ilgisiz kalması olarak öne çıkmaktadır. Bu engellere yönelik öneriler getirilmektedir.

Merve Bilgiç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Realizm perspektifinde Brexit sürecinin incelenmesi

İngiltere'nin Avrupa Birliği ile ilişkileri, ilk olarak 1973 yılında başlamıştır. Avrupa Birliği'nin kuruluş sırasında etkin rol alan İngiltere, sürece tam olarak dâhil olmayıp her zaman mesafeli bulunmuştur. İngiltere her zaman ulusal kimliğini koruma odaklı olmuştur. Avrupa Birliği'ne daha çok iktisadi menfaatler dolayısı ile üye olmuştur ve bununla birlikte üye olmasına rağmen mesafesini her daim koruyan bir çizgide bulunmuştur. İngiltere'nin bu mesafeli tutumu zamanla bazı krizlere yol açmıştır ve neticede AB'den çıkma kararı alma aşamasına gelmiştir. İngiltere ve Avrupa Birliği arasındaki ilişkiler için dönüm noktası Brexit ile olmuştur ve bağlamda ön plana çıkan bazı önemli hususlar gündeme gelmiştir. Bunlar arasında göçmen krizi ve Avrupa şüpheciliği Brexit sürecinin en fazla tartışılan başlıkları olmuştur. Yaşanan gelişmeler neticesinde 23 Haziran 2016'da yapılan referandumun çıkma kararıyla başlayan belirsiz ve gergin ortamı, 31 Ocak 2020'de sonlanan çıkış süreci ile nihayete ermiştir. Bu bağlamda bu tezin amacı, Brexit'e giden süreci; tarihsel temellerinde ikili ilişkiler ve çoklu ilişkiler çerçevesinde nedenleri ve sonuçları ile uzun yıllar uluslararası ilişkilere hâkim olan realist anlayış çerçevesinde incelemektir. Buna göre çalışmada öncelikle realizm ve realizme ilişkin kavramlar, tarihsel süreci, geçirdiği değişim ve dönüşümler ve argümanlarının neler olduğu üzerinde detaylı bir alanyazın taraması yapılmıştır. Devam eden ikinci bölümde Avrupa Birliği tarihsel sürecinde incelenmiş, Avrupa Bütünleşmesi ve Avrupa Birliği'nin geleceği gibi konular üzerinde durulmuştur. Son bölüm olan üçüncü kısımda ise Brexit süreci referandum öncesi ve sonrası, yansımaları ve olası senaryoların neler olduğu üzerinde durulup sonuçta realizm perspektifinden Brexit süreci yorumlanmaya çalışılmıştır. Elde edilen sonuç göstermektedir ki uluslararası alanda güç ve güç dengesine ciddi bir vurguda bulunan realizm Brexit sürecinde taraflar için oldukça önemli görülüp İngiltere egemen gücü ve özerk hareket alanı yaratmak için Brexit sürecini nihayetlendirmiştir. Elbette bu kararın tüm taraflar için farklı etkileri olmakla birlikte en çok AB ve İngiltere için çarpıcı sonuçları olduğundan söz etmek mümkündür. Araştırma boyunca tüm bu konular üzerinde detaylı bir şekilde durulmaya çalışılırken nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizinden yararlanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Avrupa Bütünleşmesi, Avrupa Şüpheciliği, Brexit, Britanya, Realizm

Avrupa BirliğiBrexitBütünleşme+4
Aysima Ateş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yükseköğretim kurumlarında görev yapan idari personelin stratejik yönetim çerçevesinde uygulanan toplam kalite yönetimi uygulamalarının demografik değişkenlere göre incelenmesi

Stratejik yönetim, kamu kurumlarının uzun vadeli hedeflerine ulaşmalarını ve kaynaklarını etkin bir şekilde yönetmelerini sağlayarak kamu hizmetlerinin toplumsal ihtiyaçlara uygun olarak sunulmasına olanak tanımaktadır. Toplam kalite yönetimi ise, kamu hizmetlerinin kalitesinin sürekli olarak iyileştirilmesini ve çalışanların katılımını teşvik ederek süreçlerin daha etkin hale gelmesini sağlamaktadır. Bu amaç kapsamında öncelikle, stratejik planlama ve toplam kalite yönetimi kavramlarına ve özelliklerine odaklanılırken, bu kavramların kullanım amaçlarına yönelik bilgi sunulmuş ve ayrıca tarihsel gelişimleri incelenmiştir. Sonrasında Türkiye'de stratejik yönetim ve toplam kalite yönetimi uygulamalarının tarihsel gelişimi incelenmiş ve özellikle yükseköğretimde bu yaklaşımların benimsenmesi ele alınmıştır. Nihayetinde, yükseköğretim kurumlarında görevli idari personelin memnuniyet düzeyini belirlemeye yönelik bir araştırmanın metodolojisi, bulguları ve yorumlarını detaylı bir şekilde sunulmuştur. Bu araştırma, stratejik yönetim ve toplam kalite yönetimi yaklaşımlarının idari personel memnuniyetine etkisini demografik açıdan belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışma grubundan sağlanan girdi ve verilerin istatistiki şekilde değerlendirmeye alınmasında SPSS23.0 paket uygulamasından faydalanılmıştır. Normallik testi yapılarak verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Yükseköğretim kurumlarında görev yapan idari personelin görev yaptığı birim, cinsiyet, yaş, üniversitedeki hizmet yılı, eğitim durumu ve ünvan gibi değişkenleri kapsamında gruplar arasında anlamlı seviyede farklılıklar olup olmadığını saptamak adına Bağımsız Örneklem t-testi ve One-Way ANOVA testlerinden faydalanılmıştır. Veriler için anlamlılık düzeyi 0,05 olarak belirlenmiştir Araştırma sonucunda yükseköğretim kurumlarında görev yapan idari personelin görev yaptığı birim, cinsiyet ünvan, değişkenlerine göre gruplar arası bir anlamlılık bulunmazken yaş, üniversitedeki hizmet yılı, eğitim durumu değişkenlerine yönelik olarak gruplar arasında anlamlı düzeyde farklar bulunmuştur. Araştırmanın sonuçları, stratejik yönetim çerçevesinde toplam kalite yönetimi uygulamalarının yükseköğretim kurumlarında görev yapan idari personel memnuniyet düzeyindeki önemini ve etkisini vurgulayarak gelecekteki politika önerilerine katkıda bulunmayı hedeflemektedir.

Uğur Çevik
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türk ceza hukukunda uzlaştırma

Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine yargı sisteminin dışında kalan uzlaşmazlıkların çözümünde ihtiyaç duyulur. Bu yöntemdeki amaç basit bazı küçük uyuşmazlıkları/anlaşmazlıkları hukuk sistemini de meşgul etmeden çözüme ulaştırmaktır. Bu çalışmanın konusunu teşkil eden uzlaşma kurumu da alternatif uyuşmazlık yöntemlerinin en önemlilerinden biridir. Uzlaşmada, işlenen suç sonunda hasıl olan maddi-manevi zararların giderilmesi için mağdur ile failin bir uzlaştırmacı tarafından karşılıklı anlaşmalarını sağlayarak soruşturmanın kısa sürede çözüme ulaştırılması başat değer olarak kabul edilir. Uzlaşmanın temelinde, onarıcı adalet anlayışını belirtmek gerekir. Onarıcı adalet anlayışı ise, uzlaşma kurumunun temelini teşkil ederken başta fail ve mağdur olmak üzere toplumun da ihtiyaçlarına yönelik adalete olan güvenini tesis etmekle de yükümlüdür. Bu anlayışın da alternatif uyuzmazlık çözüm yöntemleri ve uzlaşma kurumunda olduğu gibi yargının yerine geçme gibi bir gayesi yoktur. Bilakis onarıcı adalet anlayışı; yargılama sürecinin gerek kuruma, gerekse mağdur ve faile yarattığı maddi- manevi sıkıntıları bertaraf etme gibi bir özelliği söz konusudur. İşbu çalışmada , alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin başında gelen uzlaştırma kurumunun işleyişi, uygulamadaki karşılığı ve neticesi ele alınmıştır.

Alican Gümüş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kitle iletişim araçlarının yerel yönetimlerin seçim çalışmalarında kullanımı: 31 Mart 2019 Kütahya yerel seçimleri örneği

Kitle iletişim araçları var oldukları ilk günden bu yana insanlar tarafından sıkça kullanılmıştır. Küreselleşme ve 21. Yüzyılda var olan teknolojik gelişmeler bu kullanım oranını her geçen gün artırmakta ve bu araçlara farklı bir boyut kazandırmaktadır. Kitle iletişim araçlarının sahip olduğu sürekli gelişim ve değişim bu araçların siyasal yaşamın vazgeçilmez birer unsuru haline gelmesini sağlamıştır. Nitekim günümüzde tüm siyasi parti, siyasetçi ve yerel yönetimler gibi birçok siyasi unsurun kitle iletişim araçlarının etkin kullanımına büyük önem verdiği görülmektedir. Çalışmamızın amacı bu görüşü destekler nitelikte olup, 31 Mart 2019 tarihli yerel seçimlerde Kütahya Belediye Başkanlığına aday olan siyasetçilerin sosyal medya platformlarındaki paylaşımlarını içerik analizi yöntemiyle inceleyerek, kitle iletişim araçlarının (özellikle sosyal medya platformlarının) siyasal yaşamın vazgeçilmez birer unsuru haline geldiğini ortaya koymaya çalışmıştır. Çalışmamızın birinci bölümünde kitle, iletişim, kitle iletişim ve araçları, kitle iletişim araçlarının işlevleri ele alınmıştır. İkinci bölümde siyasal iletişim ve yöntemleri, siyasal iletişim ve ikna, yerel yönetimler, demokrasi, siyasal katılım ve siyasal katılımı etkileyen faktörlerden bahsedilmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise seçimler ve medya ilişkisi, Türkiye'de seçimlerde medyanın rolü, yerel seçimlerde medyanın rolü ve 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Kütahya Belediye Başkanlığına aday olan siyasilerin sosyal medya paylaşımları içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Demokrasi, Kitle İletişim Araçları, Seçimler, Sosyal Medya, Yerel Yönetimler

DemokrasiFacebookPropaganda+7
Kamer Aydın
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasal iletişim aracı olarak sosyal medya: 2023 Türkiye Cumhurbaşkanlığı Seçimindeki adayların sosyal medya analizi

Gelişen bilgi ve iletişim teknolojileri ile kitle iletişim araçlarında bir çok yenilikler meydana gelmiştir. Sosyal, kültürel ve siyasal alanlar bu yeniliklerden önemli ölçüde etkilenmiştir. Günümüzde siyasal iletişim alanında mevcut kitle iletişim araçlarının dışında artık sosyal medya etkin durumdadır. Bireyler normal zamanlarda aktif olarak sosyal medya kullanmakta iken seçim dönemlerinde çeşitli platformlarda sosyal medyayı bilgi almak ve siyasi aktörleri takip etmek için aktif kullanmakta ve günlük bilgi akışı sağlamaktadır. Siyasal aktörler seçim dönemlerinde kampanyalarını daha önceleri televizyon, radyo, gazete ve dergi gibi kitle iletişim araçlarından belli maliyetler karşılığında yapmaktaydı. Günümüzde saydığımı araçların yanı sıra artık sosyal medya çok daha maliyetsiz ve hızlı şekilde ve çok daha fazla seçmene aynı anda ulaşma imkânı sunmaktadır. Bu çalışmayla 2023 Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhurbaşkanı adaylarının siyasal iletişim amacıyla sosyal medyayı ve Twitter platformunu kullanımları incelenmiş ve bireylerden alınan etkileşimlerin seçim sonuçlarına ne ölçüde yansıdığı araştırması yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Halkla İlişkiler, İletişim, Katılım, Politika, Seçim, Siyasal İletişim, Siyaset, Sosyal Medya, Yeni Medya

Halkla ilişkilerKamu yönetimiKatılım+7
Mustafa Gürkan Akbey
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya Belediyesinde e-tahsilat uygulamasına yönelik betimsel bir araştırma

Vatandaşların ve kurumların üzerindeki yükün hafifletilmesi amacıyla, belediye hizmetlerinin internet üzerinden sunulması, tahsilatların ve vergilerin elektronik ortamda toplanmasına olanak tanımıştır. E-belediyecilik bağlamında Kütahya'ya yönelik yürütülen bu çalışmada, elde edilen bulgular, belediyenin sunduğu elektronik kamu hizmetlerinin daha fazla yaygınlaştırılması ve kırtasiyecilik kavramının gelecekte tamamen ortadan kalkabileceği görüşünü desteklemektedir. Ayrıca vatandaşların şikayetlerini takip etmek ve ihtiyaçlarını elektronik ortamda karşılamak için belediye ile ilişkilerini geliştirmenin yanı sıra bu çalışma, yerel yönetim organlarında e-belediyenin mevcut durumunu, kabulü ve benimsenmesi de dahil olmak üzere e-belediye uygulamasının değerlendirilmesi ihtiyacını ve e-belediye geliştirme ve uygulamasına ilişkin zorlukların belirlenmesini, bunları karşılamak için stratejiler geliştirme ihtiyacını ele almıştır. Bu çalışmada, e-devlet uygulama sistemlerinin geliştirilmesi süreci ve Kütahya özelinde kullanılma şekilleri ele alınmış ve nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesine başvurularak analiz gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda, E-devlet uygulamalarında Kütahya'da sunulan hizmetlerin, bilgiye erişmedeki ve bilgi güvenliğindeki zorlukları azaltmakla beraber henüz yeterli seviyeye ulaşmadığı, Kütahya Belediyesi'nde e-belediyecilik uygulamalarının kullanılıp zamandan tasarruf sağlamakla beraber yerel halkta bütüncül bir farkındalık henüz uyandırmadığı ve Kütahya'da e-belediyecilik uygulamalarının, toplum, kurum ve kuruluşların beklentileri açısından başlangıç evresinde olduğu söylenebilir.

Abdulsamet Bozkurt
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerin yerel kalkınmadaki rolü: Kütahya ili örneği

Bu tez, Kütahya'nın ekonomik yapısını, tarım, hayvancılık, turizm ve sanayi alanlarındaki dinamikleri analiz ederek, yerel yönetimlerin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda gerçekleştirdiği projeleri incelemeyi amaçlamaktadır. Kütahya'nın ekonomik çeşitliliği, sosyal sorumluluk projeleri, çevre dostu uygulamalar ve enerji politikaları gibi unsurlar, şehrin kalkınma sürecindeki başarılarını ve gelecek stratejilerini değerlendirmeye yöneliktir. Kütahya'nın ekonomisi, tarım ve sanayiye dayanmakta olup, özellikle tarımsal üretim ve hayvancılık sektörü yoğun ilgi görmektedir. Şehir, benzersiz toprak yapısı sayesinde tarım alanında öne çıkan ürünlerle ekonomik büyümesini desteklemektedir. Hayvancılık, verimli havzalarıyla bölgeye önemli avantajlar sağlamakta ve ekonomiye katkıda bulunmaktadır. Ayrıca, çini, porselen ve seramik üretimi gibi sanayi alanları, istihdam yaratmanın yanı sıra ulusal ve uluslararası düzeyde ekonomiye katkı sağlamaktadır. Kütahya'nın sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmada önemli bir rol oynayan projeleri, sosyal, çevresel, eğitim, enerji ve kültür-sanat alanlarında yoğunlaşmaktadır. Sosyal projeler, engelsiz yaşam merkezleri ve gıda bankacılığı gibi önemli alanlarda halkın ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunmaktadır. Çevre projeleri ise trafik düzenlemeleri ve yenilenebilir enerji uygulamaları ile sürdürülebilirliği ön planda tutmaktadır. Enerji projeleri, bölgenin yenilenebilir enerji potansiyelini kullanarak enerji bağımsızlığına katkı sağlamayı hedeflemektedir. Sonuç olarak, Kütahya'nın ekonomik çeşitliliği ve yerel yönetimlerin sürdürülebilir kalkınma vizyonu, şehrin refahını artırmak ve çevreye duyarlı bir şekilde büyümek adına başarılı adımlar atmaktadır. Ancak, özellikle turizm alanında daha etkili stratejiler geliştirilerek ve enerji sektöründeki potansiyel daha verimli kullanılarak şehir, sürdürülebilir bir geleceğe daha güçlü bir şekilde taşınabilir.

Turgut Baymuş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Çevre ve imar kirliliği kapsamında adli ve idari yaptırımların rolü

Bu tez çalışması, Türkiye'de imar kirliliği ve bu kirliliğe karşı uygulanan idari yaptırımları incelemektedir. İmar kirliliği, şehirlerin planlı bir şekilde gelişmesini engelleyen, çevreye zarar veren ve toplumda huzursuzluğa yol açan bir sorundur. Çalışmada, imar kirliliğinin farklı türleri, bu tür ihlallere karşı uygulanan idari yaptırımlar ve bu yaptırımların etkinliği araştırılmıştır. Sonuç olarak, imar kirliliğinin önlenmesi için idari yaptırımlar önemli bir araçtır. Ancak bu tek başına yeterli değildir. İmar kirliliğinin önlenmesi için şehir planlaması ve imar uygulamalarında da iyileştirmeler yapılması, halkın imar mevzuatı konusunda bilinçlendirilmesi ve bu konudaki denetimlerin artırılması gerekmektedir. Çalışmada, imar kirliliğiyle mücadelede idari yaptırımların caydırıcılık, uygulama, koordinasyon ve kamu bilinci gibi faktörlere bağlı olarak etkin olabileceği sonucuna varılmıştır. Bu faktörlerin göz önünde bulundurularak idari yaptırımların etkinliğinin artırılması için gerekli adımların atılması önemlidir. Ayrıca, imar kirliliğinin önlenmesi için sadece idari yaptırımlara değil, aynı zamanda şehir planlaması ve imar uygulamalarında da iyileştirmelere ihtiyaç duyulduğu unutulmamalıdır. Anahtar Kelimeler: Çarpık Kentleşme, Çevre Kirliliği, Denetim Süreçleri, İdari Yaptırımlar, İmar Kirliliği

Seyitcan Türk
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2024
00

Other supervisors