Theses supervised by Doç. Dr. Ender Buğday
11 theses · Çankırı Karatekin Üniversitesi
Ormancılıkta farklı ölçüm cihazları kullanarak sayısal arazi yüzeyinin hesaplanması ve cihaz performanslarının karşılaştırılması (Çerkeş örneği)
İnsanoğlu kadimden bu yana sürekli olarak bilgiye ihtiyaç duymuştur. Her alanda öne çıkan bu istek ölçme ve fotogrametri alanında da kendini göstermiştir. Bir alanın büyüklüğü, bir objenin eni, boyu ve yüksekliğinin ölçülmesi teknik olarak sürekli değişim göstermiştir. Günümüz teknolojilerinin hızla gelişmesi ve yaygınlaşmasıyla ölçme ve fotogrametri alanında önemli gelişmeler olmuştur. Bu gelişmeler içerisinde küresel konumlandırma cihazları yersel, havasal ve uydu üzerinden kullanılmak üzere sürekli bir değişim göstermişlerdir. Özellikle yirmibirinci yüzyıl başlarından itibaren Global Positioning System (GPS), mobil telefon, Global Navigation Satellite System (GNSS)- Continuously Operating Reference Station (CORS) ve İnsansız Hava Aracı (İHA) günlük pratik ölçmelerde inşaat, madencilik, havacılık, tarım, orman vb. alanlarda hızla kendine yer bulmuştur. Bu çalışmada farklı ölçüm hassasiyetlerine sahip topoğrafik ölçme cihazlarından GPS, GNSS-CORS, mobil telefon ve İHA cihazları aynı büyüklükteki alan üzerinde ölçüm yapılarak ölçüm süresi, hassasiyet ve haritalandırma açısından kıyaslanmıştır. Ayrıca yaygın olarak başvurulan uzaktan algılama veri seti olan uydu verisi üzerinden aynı alan için sayısal yükseklik değerleri Google Earth yazılımı ortamında hesaplatılarak haritalandırılmıştır. Elde edilen bu farklı ölçüm verileri aynı düzlemde kıyaslamaya tabi tutulmuş ve sonuç olarak Real-time kinematik (RTK) özellikli GNSS-CORS ve RTK-İHA cihazlarının yüksek hassasiyette veri sağladığı ve bunu sırasıyla RTK donanımı olmayan İHA, Google Earth veri seti, mobil telefon ve GPS cihazıyla yapılan ölçüm değerlerinin takip ettiği tespit edilmiştir. Çalışmada ulaşılan sonuçlara bakılarak yüksek hassasiyet ve kısa zamanda ölçüm yapılmasını gerektiren çalışmalarda İHA kullanımının daha etkin olduğu hassasiyetin ikinci planda tutulduğu çalışmalarda ise GPS, Google Earth ve mobil telefonla yapılan ölçümlerin kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.
Tabiat parkları trekkıng parkurlarının belirlenmesinde uzaktan algılama ve insansız hava aracı kullanım olanaklarının değerlendirilmesi (Afyon-Akdağ Tabiat Parkı örneği)
Doğa ile buluşma, yenilenme ve tazelenme ihtiyacı geçmişten bu yana insanoğlunun düzenli olarak gerçekleştirdiği faaliyetlerdendir. Özellikle son yıllarda kentleşmenin hızla artmasıyla birlikte doğaya olan ihtiyacı giderek artırmıştır. Yakın zamanda tüm dünyayı etkileyen Covid-19 salgını sonrasında yaşam hareketliliği en düşük seviyeye düşmüş ve doğal alanlara olan ihtiyaç daha da artarak devam etmiştir. Türkiye'de planlama bakımından Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'ne bağlı faaliyet gösteren tabiat parkları insanların doğa ile güvenle buluşmalarının sağlandığı alanlardandır. Devlet eliyle faaliyetler yürüten birimlerde merkezi planlama ve planlama deneyimlerinin uygulamaya aktarılması daha verimli olmaktadır. Bu çalışmada tabiat parklarında trekking planlaması ihtiyacı duyulan alanlarda alternatif güzergahların ortaya konması için Uzaktan Algılama (UA) veri setleri ile İnsansız Hava Aracı (İHA) cihazlarından elde edilen veri setleri kullanılarak Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) yardımıyla uygulayıcı, plan yapıcı ve karar vericiler için kullanılabilecek bir analiz ortamının ifade edilmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda çalışma alanına ait Sayısal Yükseklik Modeli (SYM) ve arazide İHA cihazı ile gerçekleştirilen uçuşlar sonrası elde edilen Sayısal Arazi Modeli (SAM) veri setleri kullanılarak yükseklik ve eğim kriterlerine ait veriler üretilmiştir. Ayrıca, bu çalışmada çok kriterli karar verme sürecinde yollara ve derelere olan uzaklık kriterleri kurumdan temin edilerek toplam dört kriter ile trekking uygunluk haritaları üretilmiştir. Elde edilen trekking uygunluk haritaları kullanılarak çalışma kapsamında üç farklı trekking rotası SYM ve SAM veri setleri bağlamında değerlendirilmiştir. Tabiat parklarında CBS yardımıyla ortaya konacak trekking güzergahı planlama çalışmalarında, planlama amacına ve lokasyon bilgilerine bağlı olarak yüksek hassasiyetli İHA veri setlerinin kullanımının avantajlar sağlayacağı düşünülmektedir.
Ormanlık alanda farklı sensör boyutlarına sahip insansız hava araçlarına ait arazi ölçümlerinin karşılaştırılması (Ilgaz örneği)
Bu çalışma, ormancılık alanında farklı sensör boyutlarına sahip insansız hava araçları (İHA) kullanarak arazi ölçümlerinin karşılaştırılmasını incelemektedir. Ormancılık, ağaçların büyümesi, orman yangınları ve ormancılık faaliyetlerinin takibi gibi çeşitli konuları içeren önemli bir sektördür. İHA cihazları ormancılık alanında kullanılan geleneksel ölçüm yöntemlerine alternatif olarak giderek daha fazla benimsenmektedir. Bu çalışmada, farklı sensör boyutlarına sahip İHA cihazları kullanılarak elde edilen aynı alana ait arazi ölçümleri karşılaştırılmıştır. Çalışmanın amacı, farklı sensör boyutlarına sahip İHA cihazlarının ormancılık sektöründe ihtiyaç duyulabilecek ölçümleri yapma yeteneklerini ve ölçüm hassasiyetlerini karşılaştırmaktır. Sensör boyutlarındaki farklılıklar, elde edilen verilerin doğruluğu, çözünürlüğü ve kullanılabilirliği üzerinde etkili olmaktadır. Bu nedenle farklı sensör boyutlarının arazi ölçümleri üzerindeki etkilerini belirlemek için deneysel üç farklı yaklaşım kullanılmıştır. Bu çalışmada İHA cihazlarından elde edilen Sayısal Arazi Modeli (SAM) veri setlerinin kıyaslamasında paired t-testi kullanılarak yapılan değerlendirmede istatistiki açıdan farklı olarak nitelendirilen ölçüm sapmaları tespit edilmiştir. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar ışığında düşük maliyetli ve daha hassas ölçüm yapabilen RTK özellikli İHA cihazlarının kullanımının daha uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Bu bilgiler ile ormancılık faaliyetlerinin etkinliğini artırmak ve ormancılıkta daha etkin yönetim için teknolojik ortamın avantajlarından faydalanmanın yararlı olacağı düşünülmektedir.
Makine öğrenmesi ile uydu görüntüleri üzerinden mekansal ve zamansal değişimin bulut tabanlı google earth engine kullanılarak değerlendirilmesi (Zonguldak örneği)
Arazi örtüsü değişimlerinin tespiti ve izlenmesi, ekosistemlerin dinamiklerini anlamak ve doğal kaynakları etkin bir şekilde yönetmek için çok önemlidir. Özellikle Google Earth Engine (GEE) gibi platformlar aracılığıyla makine öğrenmesi tekniklerindeki son gelişmeler, arazi örtüsü sınıflandırmasının doğruluğunu ve verimliliğini önemli ölçüde artırmıştır. Bu çalışma, 2015 ve 2024 yılları için arazi örtüsünü haritalamak için GEE platformu içindeki Sentinel-2 görüntülerini ve Random Forest algoritmasını kullanmaktadır. Sonuçlar, öncelikle tarım ve kentsel alanların genişlemesinden kaynaklanan orman alanında 2015'teki 49.628,51 hektardan 2024'te 48.363,62 hektara bir düşüş olduğunu göstermektedir. Tarım arazileri 2015'teki 7.223,45 hektardan 2024'te 7.869,61 hektara çıkarken, aynı dönemde kentsel alanlar 8.516,49 hektardan 9.116,39 hektara çıkmıştır. En yüksek arazi örtüsü geçişi, 2.582,14 hektarlık bir değişimle ormandan tarım arazisine doğru gözlemlendi. Bu çalışma, makine öğrenimi ve uydu tabanlı verilerin entegrasyonu sayesinde son yıllarda arazi örtüsü sınıflandırmasının dinamik doğasını vurgulamaktadır. Bulgular, sürdürülebilir arazi yönetimi ve çevre koruma için sürekli arazi örtüsü izlemenin önemini vurgulamaktadır.
Coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama teknikleri kullanılarak orman yangını risk haritalarının oluşturulması
Orman yangınları, ekolojik dengenin bozulmasına, biyolojik çeşitliliğin azalmasına ve insan yaşamı ile ekonomik faaliyetlerin ciddi biçimde zarar görmesine neden olan doğal afetlerdir. Bu durum, orman yangını risk analizlerinin bilimsel temellerle yürütülmesini ve karar vericilere rehberlik edecek mekânsal modellerin geliştirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu çalışmada, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS), uzaktan algılama teknolojileri, çok kriterli karar verme tekniklerinden yaygın olarak kullanılan Weighted Overlay Method (WOM) yaklaşımı kullanılarak orman yangını riski taşıyan alanların belirlenmesine yönelik bütüncül bir model geliştirilmiştir. Araştırma kapsamında seçilen çalışma alanında; eğim, arazi kullanımı, bitki örtüsü (NDVI), yola yakınlık, nüfus yoğunluğu, yangın geçmişi lokasyonal veriler olmak üzere altı farklı kriter değerlendirilmiştir. CBS ortamında yürütülen analizler sonucunda oluşturulan risk haritası, geçmiş yangın verileriyle %85,3 oranında örtüşme sağlayarak modelin güvenilirliğini göstermiştir. Bu kapsamlı yaklaşım, orman yangını yönetimi süreçlerinde karar destek sistemlerinin etkinliğini artırmakta ve sürdürülebilir orman ve çevre yönetimi açısından önemli katkılar sunmaktadır.
Coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama teknikleri kullanılarak orman depo yeri ihtiyacının karşılanması için lokasyon uygunluk analizi
Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Uzaktan Algılama (UA) teknolojileri, çevresel kaynak yönetimi, doğal afet izleme, ekosistem takibi ve sürdürülebilir kalkınma için önemli araçlar olarak ortaya çıkmıştır. Bu teknolojiler, mekansal verilerin verimli bir şekilde toplanmasını, işlenmesini ve analiz edilmesini sağlayarak, karmaşık karar verme süreçlerinin doğruluğunu ve etkinliğini artırmaktadır. Ormanlarda, orman ürünlerinin sürdürülebilir yönetimi öne çıkan bir amaç olmasının yanı sıra uygun depolama alanlarının belirlenmesi hem ekonomik verimlilik hem de çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik öneme sahiptir. Bu çalışma, Ankara Orman Bölge Müdürlüğü, Ilgaz Orman İşletme Müdürlüğü, Kurşunlu Orman İşletme Şefliği sorumluluk sahasında, orman depolama alanlarının yer seçim uygunluğunun belirlenmesinde CBS ve UA tekniklerinin kullanımı ve Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yaklaşımı çerçevesinde Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) uygulanan bu çalışmada, arazi kullanımı/örtüsü, eğim, yollara, korunan alanlara, yerleşim ve mevcut depolama alanlarına uzaklık olmak üzere toplam altı faktör üzerinden çevresel, lojistik ve sosyo-ekonomik faktörler birleştirilmiştir. Mekansal verilere Ağırlıklı Bindirme yöntemi uygulanarak, karar verme süreçlerini görsel olarak destekleyen uygunluk haritaları oluşturulmuştur. Elde edilen bulgulara göre, çalışma alanının yaklaşık %64,88'inin orman depolaması için oldukça uygun olduğunu, optimal yerlerin düşük eğim, yol ağlarına yakınlık ve hassas ekolojik alanlardan uzaklıkla karakterize edildiğini göstermiştir. Bu çalışma, sürdürülebilir orman yönetimi için CBS, UA ve AHS entegrasyonunun potansiyelini vurgulayarak orman kaynaklarının yönetiminde mekansal karar verme için sistematik bir yaklaşım sunmuştur.
İnsansız hava aracı ile üç boyutlu arazi modeli oluşturulması ve orman yolu projelendirmesinde kullanım olanakları (Bolu örneği)
Bu çalışmada, İnsansız Hava Araçları (İHA) ile elde edilen yüksek çözünürlüklü görüntülerden üç boyutlu sayısal arazi modeli (SAM) üretilmiş ve bu modellerin orman yolu projelendirme sürecinde kullanım olanakları araştırılmıştır. Çalışma alanı, Bolu Orman Bölge Müdürlüğü, Göynük Orman İşletme Müdürlüğü sınırları içerisinde yer alan 300 m uzunluğundaki bir orman yolu güzergâhıdır. Bu çalışmada DJI Phantom 4 Pro RTK modeli kullanılarak 2019 (yapım öncesi) ve 2025 (yapım sonrası) yıllarına ait iki farklı uçuş gerçekleştirilmiştir. Elde edilen görüntüler Pix4D Mapper yazılımında işlenerek ortofoto, yoğun nokta bulutu, sayısal yüzey modeli (SYM) ve SAM üretilmiştir. Elde edilen veri setleri ArcGIS 10.3 ile mekânsal analizler yapılmış, elde edilen veriler AutoCAD Civil 3D ortamına aktarılmış ve Orman Genel Müdürlüğü standartlarına uygun yol projelendirme süreci benimsenmiştir. Elde edilen bulgulara göre İHA tabanlı fotogrametrinin kısa sürede yüksek doğruluklu veri sağladığını göstermektedir. SAM üzerinden yapılan analizler sonucunda yol güzergâhı için toplam 1021.21 m³ kazı ve 980.74 m³ dolgu hesaplanmış, yaklaşık 40.47 m³ kazı fazlası belirlenmiştir. Bu değerler, sahada inşa edilen yolun B tipi tali orman yolu standartlarına uygun olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca CBS ve CAD entegrasyonu sayesinde güzergâh planlamasının daha hızlı, maliyet etkin ve çevresel açıdan daha sürdürülebilir olduğu görülmüştür. İHA destekli arazi modelleme yaklaşımı, geleneksel yöntemlere kıyasla daha hassas ve verimli sonuçlar sunmakta, doğal kaynak yönetiminde ve sürdürülebilir orman yolu planlamasında önemli bir alternatif oluşturmaktadır.
Heyelan duyarlılık haritalarının üretilmesi ve insansız hava araçlarının heyelan duyarlılık çalışmalarında kullanımının değerlendirilmesi (Çankırı örneği)
Heyelanlar, hem yerleşim alanlarını hem de ormanlık alanları etkileyen doğal afetlerdendir. Heyelan; faylara, akarsulara, yollara uzaklığına bağlı olarak eğim, yükseklik, litoloji vb. faktörlerin etkisiyle şiddeti insan hayatını tehdit eden boyutlara ulaşabilmektedir. Ülkemiz ormanlık alanlarının önemli bir kısmının dağlık alanlarda yer aldığı hesaba katıldığında durumun ciddiyeti daha da iyi anlaşılmaktadır. Ormancılık faaliyetlerinin yılın tüm zamanı aksamadan yürütülmesi gerekmektedir. Heyelanlar bu faaliyetlerin yürütülmesinde kullanılan orman yollarını kapatarak çeşitli hizmetlerin aksamasına neden olmaktadır. Yol yapım ihtiyaçları da göz önüne alındığında heyelana duyarlı alanlarda yapılacak planlama çalışmalarında zorunlu yol yapım ihtiyacına ilişkin olarak bölge heyelan duyarlılığının önceden analiz edilerek uygun güzergahların belirlenmesi gerekmektedir. Bu tip duyarlı alanlarda planlatıcı ve karar vericiye uygulamada destek olmak amacıyla Coğrafi bilgi Sistemleri ve teknolojik cihazlardan elde edilen daha detaylı veriler sunulabilmektedir. Bu çalışmada CBS yazılımı kullanılarak Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) ve Lojistik Regresyon yaklaşımlarına göre Çankırı İli sınırları ve Çankırı İli Ilısılık mevkiinde heyelan duyarlılığı haritası oluşturulmuştur. Yükseklik, eğim, litoloji, faylara - akarsulara ve yollara uzaklık kriterlerine göre AHP ve LR modelleme yaklaşımlarına göre duyarlılık haritaları üretilmiştir. Çankırı ili çalışma alanı için 30 m çözünürlüklü Sayısal Yükseklik Modeli (SYM) verisi, Ilısılık çalışma alanı için multicopter drone cihazı kullanılarak 1 m çözünürlüklü Sayısal Arazi Modeli (SAM) kullanılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda AHP model başarısı Çankırı için %73,9, Ilısılık mevkisi için %91,7 ve LR model başarısı Çankırı için %75,2, Ilısılık mevkisi için %93,1 olarak hesaplanmıştır. Çalışma sonucunda SAM ve SYM verileri ile ilgili yapılan kıyaslamada SAM verilerinin daha hassas ve detaylı bir kullanım olanağı sunarak avantajlı olduğu ve küçük alanlarda özel ölçüm gerektiren yol planlaması gibi hassas planlama gerektiren çalışmalarında kullanılabileceği anlaşılmıştır. Heyelan duyarlılığının daha net ve etkin olarak ortaya konulmasından dolayı bu araçların kullanılmasının planlayıcı, uygulayıcı ve karar vericilere karar vermede destek oluşturabileceği düşünülmektedir.
Orman yolu projelendirilmesinde insansız hava aracı kullanım olanaklarının değerlendirilmesi (Ddüzce örneği)
Orman yolları, ormancılık faaliyetlerinin aksamadan sürdürülmesini sağlayan önemli alt yapı tesislerindendir. Bu alt yapı tesisleri, ormanların korunması ve bakımı, üretilen emvalin güvenli bir şekilde taşınarak değerlendirilmesi, ağaçlandırma, rekreasyon, orman yangınlarına en kısa sürede ulaşım gibi açılardan oldukça önemlidir. Geleneksel planlama anlayışı ile yapılan çalışmalarda elde edilen ölçümler detaylı olmadığından dolayı çeşitli hata ve eksikliklere açık bir yaklaşım olarak görülmektedir. Günümüzde Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) yazılımlarının yaygınlaşması, kullanımının artması ve bunun yanı sıra İnsansız Hava Aracı (İHA) ile yüksek çözünürlüklü görüntülerin elde edilmesi ile hassas ormancılık anlayışı çerçevesinde daha net ve güvenilir bilgilerin birbirine entegre edilebilmesiyle avantajlı bir ortam oluşturulmuştur. Bu çalışma, ormancılık faaliyetlerinin yerine getirilmesinde temel alt yapı görevini üstlenen orman yollarında İHA verileri ve CBS yardımıyla, orman yolu projelendirilmesi ve kazı-dolduru hesaplamalarının daha net yapılabilmesi için drone vb. teknolojilerin uygulanabilirliğini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Çalışma, Düzce Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı Cumaova Orman İşletme Şefliği 164 kodlu B-Tipi orman yolunda gerçekleşmiştir. Çalışma doğrultusunda, öncelikle multikopter drone aracı ile veriler elde edilmiştir. Elde edilen ham veriler ile çalışma alanına ait Sayısal Arazi Modeli (SAM) üretilmiştir. Üretilen SAM verisi ile yolun yapılmadan önceki arazi yapısını gösteren 12,5 m Sayısal Yükseklik Modeli (SYM) verileri kıyaslanmıştır. Çalışmanın son aşamasında yersel ölçümlerle yol hattından alınan yükseklik ve konum verileriyle kazı – dolduru miktarları RoadEng yazılımı kullanılarak kazı ve dolduru miktarları karşılaştırılmıştır. Bu çalışmada edilen sonuçlar ışığında, orman yolu projelendirme çalışmalarında daha güvenli ve hassas verilerin elde edilebileceği, plan yapıcı, karar verici ve uygulayıcılar için yol planlama çalışmalarına pratik bir yaklaşım kazandırabileceği düşünülmektedir.
Arazi kullanımı ve arazi örtüsü değişiminin uzaktan algılama verileri ve yapay sinir ağları yöntemiyle modellenmesi (İzmit örneği)
Bu çalışma; arazi kullanımı ve arazi örtüsü değişiminin öğrenilmesi, tanımlanması; ormancılık, tarım, sanayi, şehir planlama, kırsal ve kentsel yönetim, doğal kaynak yönetimi vb. yönetim çalışmaları için oluşturulacak karar verme süreçlerinin önemli bir aracıdır. Bu çalışmada, hızlı bir sanayileşme sürecine konu olmuş İzmit ili ve yakın çevresinin 2000-2010 ve 2020 yılları arasındaki arazi kullanımı ve arazi örtüsü (AKAÖ) değişimi Uzaktan Algılama (UA) ve Yapay Sinir Ağları (YSA) yaklaşımı ile ortaya konulmuş ve 2030 yılı AKAÖ tahmini yapılarak haritalandırılmıştır. Çalışma kapsamında; uydu görüntüleri kullanılarak dört arazi kullanım sınıfına göre (orman, su, tarım ve yapılaşma alanı) meydana gelen arazi kullanımı değişiminin; yükseklik ve eğim değişkenleri kullanılarak simüle edilmiştir. Simülasyon için Landsat 5 TM, Landsat 7 ETM ve Landsat 8 OLI görüntüleri kullanılmıştır. Bu çalışmada elde edilen görüntüler sınıflandırılmış ve Kappa değerleri 2000 için %91, 2010 için %87 ve 2020 yılı için ise %94 olarak hesaplanmıştır. 2030 yılı simülasyonunun validasyon değeri %89,2 olarak tespit edilmiştir. Bu çalışma sonuçlarına göre, 2020 yılından 2030 yılına gelindiğinde orman alanlarının %0,41, tarım alanlarının %4,38, su alanlarının %0,04 azalacağı bunun yanında sanayi şehri olan İzmit ilinin yapılaşma alanlarının %37,06 oranında artacağı tahmin edilmiştir. Mekânsal ve zamansal düzlemde orman ve su alanlarının düşük hızda azaldığı ancak tarım alanlarının daha hızlı bir düşüş eğilimi içinde olduğu ve bu durumun devam edeceği tahmin edilmektedir.
İnsansız hava aracı kullanılarak optimal orman yol ağının planlanması (Eldivan örneği)
Bu çalışma, çeşitli ormancılık faaliyetlerinin yürütülmesinde temel alt yapı görevini üstlenen orman yollarında mevcut orman yol ağına yönelik İnsansız Hava Aracı (İHA) kullanılarak optimal orman yol ağı için gerekli olan orman yolu lokasyonlarının tespit edilmesi ve planlanması için drone vb. özellikli teknolojilerin kullanılabilirliğinin ortaya konulması amacıyla yürütülmüştür. Bu çalışmada elde edilen veriler ile ulusal orman yol ağlarına ilişkin değerlendirmeler yapmak için Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) yazılımları yardımıyla işlenebilecek veri tabanlarının kullanımında pratik bir yaklaşım sunulmuştur. Çalışma kapsamında Çankırı Karatekin Üniversitesi Orman Fakültesi Eldivan Araştırma ve Uygulama Ormanı sınırları (367 ha) içerisinde kalan orman varlığı drone (İHA) cihazı ile çeşitli yüksekliklerden uçuşlar yapılarak halihazır ortomozaik verisi elde edilmiştir. Daha kaliteli ve hassas verinin sağladığı avantajlı analiz ortamı ile tüm çalışma alanına ait verilerini içeren bir çoklu veri tabanı oluşturulmuştur. Orman yol ağının halihazır durumunun tespitinden sonra mevcut orman yol ağı sayısal ortamda tanımlanmış ve optimal yol ağına ulaşmak için gerekli lokasyonlar yine CBS yazılımı vasıtasıyla tespit edilmiştir. Çalışma kapsamında üretilen ortomozaik ve yüksek çözünürlüklü Sayısal Yükseklik (SYM) verisi kullanılarak Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ilgili tebliğine uygun olarak ihtiyaç duyulan lokasyonlar planlamaya dahil edilerek projelendirilme çalışmaları için alternatif güzergahlar ortaya konmuştur. İHA cihazı kullanılarak uygulamada kısa sürede pratik ve etkili veriler elde edilebilmekte ve karar vericiler için uygun karar verme ortamı sağlanabilmektedir. Bu çalışma sonucunda üretilen tüm veriler bilim insanları ve diğer ilgililerin kullanabileceği bir veri tabanında temsil edilmiştir.