Theses supervised by Doç. Dr. Hasan Şahan
10 theses · Akdeniz University
Akdeniz Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin iletişim beceri düzeyleri ile atılganlık düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışma; Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin, iletişim beceri düzeyleri ile atılganlık düzeylerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya 2013-2014 eğitim öğretim döneminde Akdeniz Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunun, beden eğitimi ve spor öğretmenliği, spor yöneticiliği, antrenörlük eğitimi ve rekreasyon bölümlerinin değişik sınıflarında öğrenim gören 229 kadın ve 191 erkek olmak üzere toplam 420 öğrenci katılmıştır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin toplanması amacı ile araştırmada, kişilerarası ilişkilerde atılganlığın ölçülmesi amacıyla Spencer Rathus tarafından (1973) geliştirilip, Nilüfer Voltan Acar tarafından Türkçeye çevrilerek, geçerlilik ve güvenilirlik çalışması yapılan, Rathus Atılganlık Envanteri ve öğretmen adaylarının algılanan iletişim becerilerini değerlendirmek için, Korkut (1996) tarafından geliştirilen, daha sonra üniversite öğrencilerine uyarlanan İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği (İBDÖ) kullanılmıştır. Araştırmanın verileri Akdeniz Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu dersliklerinde olasılıksız örnekleme yöntemiyle seçilerek, araştırmaya gönüllü olarak katılan öğrenciler ile yüz yüze görüşülüp, kâğıt kalem tekniği kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi bilgisayar ortamında Statistical Package for Social Science for Windows (SPSS) 21 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Analiz ve değerlendirmelerde, sosyo-demografik ve mesleki özellikleri tespit etmeye yönelik olarak sayı ve yüzde analizlerinden, istatistiksel farklılık çıkarımlarına erişebilmek için T-test ve Anova testlerinden yararlanılmıştır. Sonuç olarak, elde edilen bulgular doğrultusunda beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin atılganlık düzeylerine ilişkin olarak cinsiyet, yaş, anne-babanın eğitim düzeyi, ikamet edinilen yer, spor yapma sıklığı, spor türü, gelir düzeyi ve ilgi alanı değişkenleri açısından istatistiksel bakımdan anlamlı düzeyde farklılaşma saptanmıştır. İletişim becerisi düzeyi açısından incelendiğinde ise, yaş, anne-baba eğitim düzeyi, ikamet edilen yer, spor türü, takım ya da bireysel spor yapma durumu, gelir durumu ve ilgi alanı değişkenleri açısından istatistiksel anlamda anlamlı düzeyde farklılaşma saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Atılganlık, iletişim becerisi, beden eğitimi ve spor, öğrenci.
Farklı engellilik gruplarına sahip 10-14 yaş grubu öğrencilerin fiziksel uygunluk değerlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, farklı yaş gruplarında Normal Gelişim Gösteren (NGG), Zihinsel Engelli (ZE) ve İşitme Engelli (İE) öğrencilerin fiziksel uygunluk değerlerini yaşa ve cinsiyete göre karşılaştırmaktır. Bu araştırmaya 9-14 yaş grubunda, 211 normal gelişim gösteren (130 Erkek - 81 Kız), 80 zihinsel engelli (45 Erkek - 35 Kız) ve 80 işitme engelli (43 Erkek - 37 Kız) olmak üzere toplam 371 öğrenci (194 Erkek - 139 Kız) katıldı. Araştırmaya katılan Normal Gelişim Gösteren (NGG), Zihinsel Engelli (ZE) ve İşitme Engelli (İE) öğrencilere "Brockport Fiziksel Uygunluk Test Bataryası" uygulanarak, öğrencilerin vücut kompozisyonu, kuvvet ve esneklik parametreleri incelendi. Araştırmada istatistiksel analizler, SPSS ve Excel (Analyes Tool Pack) paket programları kullanılarak, yaş gruplarında farklı grupların karşılaştırılmasında Kruskal-Wallis testi, farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek için yapılan takip testinde ise Bonferonni düzeltmeli Mann Whitney-U testi, grupların yaş gruplarına göre ayrılarak cinsiyet karşılaştırmalarında da Mann Whitney-U testi uygulandı. Farklı yaş grubundaki erkeklerin karşılaştırılması ve fiziksel uygunluk düzeylerine göre incelenmesi sonucunda; vücut kompozisyonu, kuvvet ve esneklik parametreleri seviyelerinde farklı kategorilerde anlamlı farklılıklar bulundu. Farklı yaş grubundaki kızların karşılaştırılması ve fiziksel uygunluk düzeylerine göre incelemesi sonucunda; vücut kompozisyonu, kuvvet ve esneklik parametreleri seviyelerinde farklı kategorilerde anlamlı farklılıklar bulundu. Grupların yaş guplarına göre ayrılarak cinsiyet farklılıkları karşılaştırıldığında ve fiziksel uygunluk düzeyleri incelendiğinde; vücut kompozisyonu, kuvvet ve esneklik parametreleri seviyelerinde farklı kategorilerde anlamlı farklılıklar bulundu. Sonuç olarak; engelli öğrencilerin fiziksel uygunluk düzeyleri bazı parametrelerde normal gelişim gösteren akranlarına göre daha yüksek bulunmuştur. Bunun sonucu olarak engelli öğrencilerin okullarında fiziksel aktivitelere daha fazla önem verildiği ve fiziksel aktivite programları normal gelişim gösteren öğrencilere göre engelli öğrencileri pozitif yönde geliştirdiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Fiziksel uygunluk, Zihinsel engelli, İşitme engelli
Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü çalışanlarının öğrenilmiş güçlülük ve duygusal zeka düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmada, çalışanların bazı demografik değişkenlere göre duygusal zekâ düzeyleri ve öğrenilmiş güçlülük düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığı ve arasında ilişki olup olmadığını saptamak amaçlanmıştır. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Demografik değişkenlere göre öğrenilmiş güçlülük ve duygusal zekâ düzeylerini değerlendirmek için betimsel model, aralarındaki ilişkiyi ortaya koymak için ilişkisel model kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemi ise, Antalya Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünde çalışan 57 kadın ve 218 erkek olmak üzere toplam 275 kişiden oluşmaktadır. Çalışmada, "Kişisel Bilgi Formu", çalışanların öğrenilmiş güçlülük düzeylerini ölçmek amacıyla "Rosenbaum Öğrenilmiş Güçlülük Ölçeği" ve duygusal zekâ düzeylerini ölçmek amacıyla ise "Duygusal Zekâ Özelliği Ölçeği – Kısa Formu" kullanılmıştır. Araştırmada, çalışanların demografik özelliklerini belirlemek için frekans analizi, genel ortalamalarını belirlemek için betimsel istatistik kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini saptamak amacıyla, Kolmogorov Smirnov testi ve Skewness-Kurtosis değerlerine bakılmıştır. Buna göre, öğrenilmiş güçlülük düzeyleri ile duygusal zekâ düzeylerinin mezuniyet durumu, istihdam şekli ve medeni durum değişkenlerine göre fark olup olmadığını belirlemek için parametrik testlerden bağımsız gruplarda t-testi; gelir durumu, yaş ve kurum çalışma yılı değişkenlerine göre ise tek yönlü varyans analizi (Anova); cinsiyet, eğitim düzeyi ve sporcu lisans durumu değişkenine göre non-parametrik testlerden Mann-Whitney U testi; kurum görevi değişkenine göre ise, Kruskal Wallis-H testi ve uygulanmıştır. Öğrenilmiş güçlülük düzeyi ile duygusal zekâ düzeyi arasındaki ilişkiyi saptamak için Pearson Momentler Çarpım Korelasyonu ve etkiyi saptamak için basit doğrusal Regresyon analizi kullanılmıştır. Sonuçlar 0,05 ve 0,01 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda, öğrenilmiş güçlülük düzeyinin eğitim ve istihdam durumu değişkenine göre, duygusal zekâ düzeyinin eğitim değişkenine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı saptanmıştır. Duygusal zekâ düzeyinin ise, öğrenilmiş güçlülük düzeyini anlamlı bir şekilde yordadığı bulunmuştur.
Beden eğitimi öğretmenleri tarafından algılanan örgütsel destek ile örgütsel güven arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada, öğretmenlerin algıladıkları örgütsel destek ile örgütsel güven düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Tarama modelindeki araştırmanın verilerini 2017-2018 öğretim yılında KAYSERİ il merkezindeki Ortaokul ve Lise okullarında görev yapan 255 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Derinbay (2011) tarafından geliştirilen "Algılanan Örgütsel Destek" anketi ve Yılmaz (2006) tarafından geliştirilen "Örgütsel Güven" anketi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 20.00 paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde öğretmenlerin algıladıkları örgütsel destek ve örgütsel güvenleri arasındaki ilişkileri belirlemek için Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu kullanılmıştır. Örgütsel desteğin örgütsel güveni yordayıp yordamadığını belirlemek için ise Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Bu analizlere ilave olarak öğretmenlerin algıladıkları örgütsel destek ve örgütsel güvenlerinin demografik değişkenlere göre anlamlı farklara sahip olup olmadığını araştırmak için ikilili karşılaştırmalarda Man-Whitney U testi, çoklu karşılaştırmalarda Kruskal W Wallis testleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre algılanan örgütsel destek ile örgütsel güven arasında pozitif yönlü orta seviyede bir ilişki söz konusudur. Araştırmanın Sonucunda; Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Örgütsel Destek Algılarının Ortalamasının Orta Düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Beden Eğitimi Öğretmenlerinin; Cinsiyet, Görev Yeri, Medeni Durum, Öğrenim Durumu ve Yöneticinin Cinsiyeti alt boyutlarında guruplar arasında anlamlı farklılığa rastlanmazken; Yaş ve Mesleki Kıdem değişkeninin Kişisel Gelişim alt boyutunda ve Çalışılan Kurum Değişkeninde İşin Yapısı alt boyutunda guruplar arasında anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Örgütsel Güven Algılarının Ortalamasına bakıldığında Yüksek Düzeyde ortalamaya sahip oldukları tespit edilmiştir. Beden Eğitimi Öğretmenlerinin; Cinsiyet, Mesleki Kıdem, Görev Yeri, Çalışılan Kurum, Medeni Durum, Öğrenim Durumu ve Yöneticinin Cinsiyeti değişkenlerine göre alt boyutlarda anlamlı farklılık bulunmazken, Yaş değişkenine göre Yöneticiye Güven alt boyutunda anlamlı farklılığa rastlanmıştır. Yapılan Korelasyon Analizi sonucunda Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Örgütsel Destek düzeyleri arttıkça, Örgütsel Güven düzeyleride artmakta olup algılanan örgütsel destek ile örgütsel güven arasında pozitif yönlü orta seviyede bir ilişki söz konusudur.
Antrenörlerin liderlik özellikleri ile empati düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, değişik spor branşlarında görev yapan antrenörlerin liderlik özellikleri ile empatik davranış düzeyleri arasında nasıl bir ilişki bulunduğunu belirlemektir. Bu amaçla antrenörlerin görüşleri alınarak farklı liderlik özelliklerini hangi düzeyde gösterdikleri belirlenmiş, liderlik özelliklerinin onların empatik davranış düzeyleriyle ilişkisi araştırılmıştır. Çalışma, Antalya ilinde bireysel ve takım sporlarında antrenörlük yapan bireylerin empati ve liderlik düzeyleri arasındaki fark ile ilişkilerin incelenmesi için yapılmıştır. Güvenirliliği ve geçerliliği daha önceden kanıtlanmış olan liderlik empati ölçekleri kullanılmıştır. Betimsel bir çalışma olan tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelindedir. İlişkisel tarama modelleri tarama modeli araştırma tasarımları içerisinde yer alan bir araştırma metodudur. Temel anlamda tarama modelleri geçmişte varolan durumların genel bir tanımını yapmaya yarayan araştırma modelleri olarak bilinmektedir. Evrenden bilimsel yöntemlerle çekilmiş olan belirli bir örneklemi betimlemeyi amaçlamaktadır (Karasar, 2006). Bu bağlamda araştırma modelinde bağımlı ve bağımsız olmak üzere iki temel değişken vardır. Antrenörlerin farklı liderlik özelliklerine ilişkin davranışları bağımsız değişkeni, antrenörlerin empatik davranış düzeyleri ise bağımlı değişkenleri oluşturmaktadır. Araştırma örneklem kitlesini ise Antalya ilinde faaliyet gösteren antrenörlerden takım sporlarından futbol, basketbol, hentbol, bireysel sporlardan tenis, yüzme, okçuluk antrenörleri oluşturmakta olup, bu kitleden 263 kişiye anket uygulanmıştır.
Erkek sporcularda sporcu kimliğinin çelişik duygulu cinsiyetçilik ile ilişkisinin incelenmesi
Amaç: Hayatın birçok alanında; günlük yaşamda, iş hayatında, sokakta, sporda kadınlara yönelik doğru olmayan ve esnetilmeyen genellemelere dayalı olumsuz davranış ve tutumlar olması sebebiyle çelişik duygulu cinsiyetçilik kuramı geliştirilmiştir. Bu bağlamda, çalışmada erkeksi branşlar olarak geçen futbol, kick boks ve güreş spor dallarındaki erkek sporcuların sporcu kimliğinin çelişik duygulu cinsiyetçilik ile olan ilişkisinin nicel yöntem ile incelenmesi ve nitel yöntem ile de bu ilişkilerin derinlemesine açıklanması amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmada nitel ve nicel desenlerin birlikte kullanıldığı karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Karma yöntem yapısındaki bu araştırmanın nicel kısmında, veri toplama araçları olarak; kişisel bilgi formu, Sporcu Kimliği Ölçeği ve Çelişik Duygulu Cinsiyetçilik Ölçekleri kullanılmıştır. Araştırmanın nitel bölümünde ise veri toplama yöntemi olarak odak grup görüşmesi yapılmıştır. Bulgular: Araştırmanın nicel bölümüne futbol, kick boks ve güreş branşında toplam 376, nitel bölümüne 15 erkek sporcu katılmıştır. Sporcu Kimliği Ölçeği ile "Korumacı Cinsiyetçilik", "Korumacı Cinsiyetçilik Heteroseksüel Yakınlık" ve Çelişik Duygulu Cinsiyetçilik puanlarının sporcuların branşlarına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaştığı görülmüştür. Ayrıca nitel bulgular da nicel bulgularla paralellik göstermektedir. Sonuç: Nicel ve nitel analizler sonucunda erkek sporcuların, güçlü düzeyde bir sporcu kimliğine sahip oldukları, bunun yanı sıra sıralama olarak futbolcular, kick boks ve güreşçiler şeklinde olup çelişik duygulu cinsiyetçilik tutumları ve çelişik duygulu cinsiyetçilik alt boyutları doğrultusunda en yüksek ortalama futbol, kick boks ve güreş branşları şeklinde sıralanmaktadır. Nitel araştırma sonucunda çevresel faktörlerin ve ataerkil bir toplum yapısından kaynaklı cinsiyetçilik tespit edilmiştir.
Spor lisesi öğrencileri ile diğer liselerde öğrenim gören öğrencilerin şiddet ve atılganlık eğilimlerinin karşılaştırılması
Amaç: Yapılan bu araştırmada spor lisesi öğrencileri ile diğer liselerde öğrenim gören öğrencilerin şiddet eğilimleri ile atılganlık düzeylerinin bazı demografik değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Yapılan bu araştırmaya Isparta Spor Lisesi'nde öğrenim gören 200 öğrenci ile Isparta ilinde bulunan diğer liselerde öğrenim gören 200 öğrenci olmak üzere toplam 400 lise öğrencisi katılmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin demografik özelliklerinin belirlenmesinde kişisel bilgi formu, şiddet eğilimlerinin belirlenmesinde "Şiddet Eğilim Ölçeği", atılganlık düzeylerinin belirlenmesinde ise "Rathus Atılganlık Envanteri" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel analizlerinde SPSS 22.0 programında Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis H testi ve Spearman Korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan öğrencilerin şiddet eğilimlerinin orta düzeyde olduğu, atılganlık düzeylerinin ise düşük olduğu bulunmuştur. Demografik değişkenlere göre ele alındığı zaman öğrencilerin atılganlık düzeylerinin öğrenim görülen lise türüne, öğrenim görülen sınıf düzeyine, cinsiyet değişkenine, ilgilenilen spor türüne ve baba eğitim durumu değişkenine göre anlamlı farklılık göstermediği (p>0.05), buna karşılık öğrencilerin atılganlık düzeylerinin anne eğitim durumu değişkenine göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0.05). Bunun yanında öğrencilerin şiddet eğilimlerinin öğrenim görülen sınıf değişkenine, ilgilenilen spor dalına, anne ve baba eğitim durumuna, anne ve baba mesleği ile aile gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermediği (p>0.05), buna karşılık şiddet eğiliminin öğrenim görülen okul türüne, cinsiyet değişkenine ve spor yapma durumlarına göre anlamlı farklılık gsterdiği tespit edilmiştir (p<0.05). Ayrıca öğrencilerin şiddet eğilimleri ile atılganlık düzeyleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunmadığı belirlenmiştir (p>0.05). Sonuç: Sonuç olarak lise öğrencilerinde demografik değişkenlerin genel olarak şiddet ve atılganlık düzeyini etkilemediği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Lise öğrencileri, atılganlık, şiddet eğilimi
Okullarda fiziksel aktivite arttırıcı danışmanlık hizmetlerinin fiziksel aktivite düzeyi üzerine etkilerinin incelenmesi
Amaç: Araştırma, T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Fiziksel Aktivite Rehberi(2014)"in Oyun ve fiziki etkinlikler derslerinde yardımcı olacağı düşüncesiyle geliştirilen programın çocukların fiziksel aktivite bilgi ve davranışlarına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Bu çalışma, Antalya İlindeki tam zamanlı bir devlet okulunda 9-10 yaşları arasındaki 4.sınıfta okuyan 51 çocuğa ön test-son test tekniği ile yapılan deneysel bir araştırmadır. Deney (n=26) ve kontrol gruplarına(n=25), danışmanlık öncesi ve sonrası Hareket Sayıcı (RT3-Akselometre) ölçümleri, Fitnessgram testi, Fiziksel Aktivite Anketi (AAP1-AAP2), Çocuklar İçin Yaşam Kalitesi Ölçeği (ÇİYKÖ), Bouchard Ölçeği uygulanmıştır. Ölçümler sonucu gruplar arası karşılaştırmalar normalite testine bağlı olarak (Independent – Samples) t- testi ya da Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Hareket sayıcı, Fitnessgram testleri, anketlerden elde edilen puanlar arasındaki ilişkiler, normalite testine göre Spearman ya da Pearson korelasyon katsayısıyla incelenmiştir. Bulgular: Yapılan ön testlerde gruplar birbirine benzer sonuçlar elde etmiş (p>.05), uygulama sonrasında Hareket Sayıcı (Akselometre) testinde deney grubunun total kalori ve aktivite kalori değerlerin, Fiziksel Aktivite Anketi 1ve 2 puanları, Bouchard 3 Günlük Fiziksel Aktivite (GKH ve FAP) ölçeğinden elde edilen puanların kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek çıkmıştır (p<.05). Fitnessgram testleri ile ÇİYKÖ çocuk ve veli puanlarında gruplar arası anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>.05). Bouchard Anketi (BMO) ile Fiziksel Aktivite Anketi 1ve 2 yüksek ilişki bulunmuştur (p<.01). Hareket Sayıcı (Akselometre) Total K. ve Aktivite K. değerleri ile Bouchard Aktivite Anketi değişkenleri arasında zayıf ilişki vardır ( p<.05). Sonuç: Sağlık Bakanlığı Türkiye Fiziksel Aktivite Rehberi (2014) ile yapılan danışmanlık hizmetleri sonucu araştırmaya katılan çocukların fiziksel aktivite bilgi ve davranışlarına olumlu katkı sağladığı belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Çocuklar, Fiziksel Aktivite, Okul Sağlığı, Akselometre
Sporcularda duygusal zeka düzeylerinin iletişim beceri düzeyleri üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, takım sporlarından Futbol, Basketbol, Voleybol ve Hentbol branşlarında sporcuların duygusal zekâ ve iletişim beceri düzeylerinin incelenmesi Araştırmanın örneklemini salon sporu yapan Basketbol, Hentbol ve Voleybol oynayan sporculardan Türkiye'nin çeşitli yerlerinden toplam 419 2. ve 3. lig sporcularından oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak katılımcılardan veri elde etmek için İletişim Becerileri Değerlendirme Ölçeği (İBDÖ) (Korkut, 1996) ve Sporda Duygusal Zekâ Envanteri (Adiloğulları ve Görgülü, 2015) kullanılmıştır. Ayrıca katılımcıların yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, medeni durumlarıyla ilgili bilgi toplamak için oluşturulmuş olan kısa bir Kişisel Bilgi Formundan yararlanılmıştır. Elde edilen verilerin analizleri için SPSS 22 paket programı kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistiksel analizler, ikili gruplarda t testi ve ikiden fazla grupların karşılaştırılmasında ise oneway ANOVA testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi ise p<0.05 olarak belirlenmiştir. Araştırma bulguları incelendiğinde cinsiyet değişkeni açısından sporcuların iletişim beceri düzeylerinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaştığı saptanmıştır. Aynı zaman da araştırmaya katılan sporcuların cinsiyet değişkeni açısından duygusal zekâ düzeyleri incelendiğinde duygusal zekâ düzeyleri alt boyutlarından başkalarının duygularını değerlendirme, kendi duygularını değerlendirme ve duygu düzenleme alt boyutlarında istatistiksel anlamda anlamlı bir farklılık gözlemlenirken, sosyal beceriler ve duygu kullanımı alt boyutlarında istatistiksel anlamda anlamlı bir farklılık gözlemlenmemiştir. Bu araştırmanın sonucunda cinsiyetin iletişim düzeyi ve duygusal zekâ açısından istatistiksel bir farklılığa neden olurken medeni durum, eğitim durumu, sporculuk düzeyi ve gelir düzeyi değişkenlerinin istatistiksel bir farklılığa neden olmadığı belirlenmiştir Anahtar Kelimeler: Sporcu, İletişim, Zekâ, Duygusal Zekâ.
Sporcuların motivasyonel kendinle konuşma ve zihinsel dayanıklılık düzeyinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, sporcuların motivasyonel kendinle konuşma ve zihinsel dayanıklılık düzeylerinin incelenmesidir.Araştırmaya, aktif spor yapan, 208 kadın ve 145 erkek olmak üzere toplam 353 sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmaya katılan sporcular, bireysel sporların, farklı branşları (ritmik cimnastik, artistik cimnastik, aerobik cimnastik, tranpolin cimnastik, okçuluk, güreş, yüzme, bisiklet) ile uğraşmaktadır ve spor deneyimleri (ort.=5,39 +3,54) yıldır. Araştırmanın amacına ulaşmak için, Zervas, Stavrou ve Psychountaki (2007) tarafından geliştirilen ve Türkçe uyarlaması Engür (2011) tarafından yapılan kendinle konuşma anketi ve Sherard, Golby ve Van Wersch (2009) tarafından geliştirilen ve Türkçe'ye uyarlaması Altıntaş (2015) tarafından yapılan sporda zihinsel dayanıklılık ölçeği kullanılmıştır. Verilerin çözüm ve yorumlanmasında bağımsız örneklerde t-testi ve ANOVA testlerinden yararlanılmıştır. Analizlerde, SPSS paket programı kullanılmıştır ve anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Bu araştırmanın sonucunda, araştırmaya katılan sporcuların, cinsiyet değişkeni açısından kendinle konuşma ve zihinsel dayanıklılık düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Deneyim ve millik değişkenleri açısından ise, kendinle konuşma düzeylerinin farklılaşmadığı saptanmıştır. Aynı zamanda, sporcuların deneyim değişkeni açısından, zihinsel dayanıklılık düzeyleri farklılaşmazken, millilik değişkeni açısından zihinsel dayanıklılık düzeylerinin değiştiği gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kendinle Konuşma, Zihinsel Dayanıklılık, Spor, Sporcu.