Theses supervised by Doç. Dr. Mustafa Karaca

10 theses · Sakarya University, Anadolu University

Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya bağımlılığı ve kişilik ilişkisi: Sosyal medya üzerinden bir uygulama

İletişim alanında yaşanan teknolojik gelişmeler sonucunda yeni bir iletişim aracı olan sosyal medya, bireylerin kendilerini ifade etmelerine, iletişim kurmalarına, beğeni almalarına, isteklerini dile getirmelerine olanak sağlamasından dolayı günümüzde yaygın bir şekilde kullanılan mecra olmuştur. Dolayısıyla bu noktada tüm olanaklar göz önüne alınarak yoğun sosyal medya kullanımının bir sonucu niteliğinde bağımlılık görülmektedir. Günümüzde tedavi edilmesi gereken bir hastalık olarak değerlendirilen sosyal medya bağımlılığı, modern bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Sosyal medya bağımlılığı, kişinin günlük rutinlerini değiştirerek davranış bozukluklarına yol açmakta olup kişi üzerinde sosyolojik, fizyolojik ve psikolojik zararlar oluşturmaktadır. Bu noktadan hareketle çalışma, sosyal medya bağımlılığı ve kişilik arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Sosyal medya, bağımlılık, kişilik kavramları irdelenmiştir. Sosyal medya bağımlılığı ve kişilik arasındaki ilişkiyi ölçümlemek amacı ile literatürde sıkça kullanılan bir ölçek yardımıyla anket yöntemi ile basit tesadüfi örneklem kullanılarak 509 kişiyle anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Toplanan veriler istatistik paket programı yardımıyla analize tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgular neticesinde sosyal medya bağımlılığı ve kişilik arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişki bulunmuş olup, bu doğrultuda oluşturulan hipotez doğrulanmıştır. Literatürde sosyal medya bağımlılığı ve kişilik ilişkisi üzerine çalışma olmamasından dolayı, ilgili değişkenler arasındaki ilişkiyi irdeleyen özgün bir yapıya sahip olan bu çalışma sonucunda elde edilen bulgular ışığında geliştirilen çözüm ve önerilerin akademik çevreye ve yeni araştırmalara katkı sağlayacağı umulmaktadır.

BağımlılıkBeş faktör kişilik modeliKişilik+3
Tuğba Mutlu
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Otel işletmeleri yöneticilerinin halkla ilişkiler faaliyetlerine ilişkin görüşlerinin belirlenmesine yönelik bir araştırma

Otel işletmeleri, seyahat ve konaklama gereksinimleri ile bununla ilintili diğer gereksinimlerin giderilmesini sağlayan ürün ve hizmetlerin üretilmesini ve pazarlanmasını temin eden iktisadi departmanlar şeklinde çok sayıda alt gruba sahip geniş bir çalışma ve tedarik perspektifini haiz işletmeler olarak tanımlanabilmektedir. Anılan departmanlar otel işletmeleri bakımından oldukça önem arz ederken, son dönemde varlığını hisettiren halkla ilişkiler olgusu da otel işletmelerinde önemli bir yer tutmaya başlamıştır. Otel işletmeleri, ülkenin dünyada tanıtımının yanında, tatil yapmak, fuar, kongre ve toplantı düzenlemek isteyenler açısından bir cazibe oluşturma ve turistlerin seçimlerinden memnun bir şekilde ayrılmalarını temin etmekle görevli olup, halkla ilişkiler faaliyetleri de bu bağlamda anılan faaliyetlerle yakın bir iletişim sahibidir. Turizm sektörü açısından bakıldığında otel işletmelerinin önemli bir yere sahip olduğu görülmektedir. Müşteri kitlesi açısından hem ulusal hem de uluslararası düzeyde faaliyet gösteren otel işletmeleri açısından olumlu bir imaj oluşturulması ve oluşturulan imajın sürdürülmesi son derece önem arz etmektedir. Tüm işletmeler gibi otel işletmeleri de başta müşterilerini oluşturan yerli ve yabancı turistler ile diğer paydaşlarıyla etkileşim kurarak tüm paydaşlarını etkileyerek sahip olduğu tutum ve davranışlarına ilişkin olumlu bir intiba oluşturmak için halkla ilişkiler faaliyetleri gerçekleştirmektedir. Ortaya konulan hizmetin tutundurularak rekabet avantajı sağlanmasında halkla ilişkiler faaliyetleri vazgeçilmez unsurlardan bir tanesidir. Bu çalışmada Sakarya ilinde faaliyet göstermekte olan otel işletmecilerinin yöneticilerinin halkla ilişkiler faaliyetlerine ilişkin düşüncelerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu çerçevede elde edilen verilerin analiz edilmesinde frekans analizinden faydalanılmıştır.

Halkla ilişkilerKonaklama işletmeleriOtel işletmeciliği+5
Gamze Gençer
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
10
DoctorateOpen AccessTR

Uyumlu kişiliğin işe yabancılaşmaya etkisinde birey-iş uyumunun aracılık rolü

Günümüzün dinamik iş ortamında çalışanın sahip olduğu uyumlu kişilik özelliği ile işiyle arasındaki uyumun, kendisi veya işveren kaynaklı işe yabancılaşma gibi olumsuz etkileri kısmen azaltma noktasında gerek yönetim kademesi gerekse işletmenin genelinde önemli bir etkisi bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, pozitif tutum ve davranışlarla sonuçlanan uyumlu kişilik yapısının işe yabancılaşmayı etkilemedeki rolü ve çalışanların sahip olduğu bireysel özellikleri, işten beklentileri ile işi arasındaki uyumun sonucu gelişen birey-iş uyumunun uyumlu kişiliğin işe yabancılaşma üzerinde etkisinde aracılık rolünün incelenmesidir. Uygulama, sivil havacılık sektöründe yoğunlukla kullanılan Ankara Esenboğa ve İstanbul Sabiha Gökçen havaalanlarında çalışanlara yapılmıştır. Uyumlu kişilik, işe yabancılaşma ve birey-iş uyumu değişkenlerinin birlikte analiz edildiği bir araştırmaya literatürde rastlanmamıştır. Bu nedenle araştırma sonuçlarının sivil havacılık sektöründe hem yönetim kademesi hem de çalışanlar için farkındalık sağlayacağı gibi literatüre de katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırma tasarımında, nicel araştırma yöntemi kullanılmış, veriler anket formuyla 5'li Likert skalası kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmada toplam 403 geçerli anket elde edilmiştir. Araştırma modeli kapsamında oluşturulan hipotez, IBM SPSS ve PROCESS 3.2. (Model 4) programıyla test edilmiştir. Araştırma sonucunda, uyumlu kişiliğin işe yabancılaşma üzerinde negatif, birey-iş uyumu üzerinde pozitif bir etkisinin olduğu, birey-iş uyumu ile işe yabancılaşma arasında negatif yönde bir ilişkinin olduğu, birey-iş uyumunun uyumlu kişilik ve işe yabancılaşma arasındaki ilişkide aracılık rolü oynadığı tespit edilmiştir.

Beş faktör kişilik modeliBirey-örgüt uyumuPersonel uyumu+7
Sema Güngören
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

İşe adanmışlığın işten ayrılma niyetine etkisinde lider-üye etkileşiminin düzenleyici rolü

Bu çalışmanın amacı, işgörenlerin işe adanmışlıklarının işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinde lider-üye etkileşiminin düzenleyici rolünü incelemektir. Çalışmanın evreni Türkiye'deki havacılık endüstrisinde çalışan bireyler olarak belirlenmiştir. Örneklemini ise Türkiye'deki havacılık endüstrisinde çalışan N = 605 birey oluşturmaktadır. Çalışmada kullanılan ölçeklerin güvenilirliğini ve geçerliliğini değerlendirmek amacıyla IBM AMOS kullanılmakla birlikte, korelasyon ve moderasyon analizleri için IBM SPSS PROCESS makrosundan faydalanılmıştır. Hem işgörenlerin işe adanmışlıkları hem de lider-üye etkileşimi, işten ayrılma niyeti ile negatif ilişkilidir. Ayrıca, lider-üye etkileşimi ile işe adanmışlık arasında da pozitif bir ilişki gözlemlenmiştir. Bulgular ayrıca, lider-üye etkileşiminin işe adanmışlığın işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinde düzenleyici role sahip olduğunu göstermektedir. Moderasyon analizine göre, işgörenlerin lider-üye etkileşim düzeyleri azaldıkça, işe adanmışlığın işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinin güçlendiği gözlenmektedir.

Şafak Aktemur
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Aşırı nitelikliliğin işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinde kişilik özelliklerinin düzenleyicilik örgüt sağlığının aracılık rolü

Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile farklı öğrenim metodlarının ortaya çıkması ve yüksek öğretim kurumları sayılarının artması bireylerin bilgiye ulaşımını kolaylaştırmış ve bireylerin niteliklerinde artışa neden olmuştur. Ancak nitelikli bireylerin istihdam edileceği iş sahası aynı oranda artış göstermemiştir. Bu durum nitelikli bireylerin yetersiz istihdam olanakları nedeni ile vasıfsız işlerde çalışmalarını zorunlu hale getirmektedir. Bu zorunluluk aşırı niteliklilik algısına sahip çalışanların uygun iş bulmaları durumunda işten ayrılma niyetine neden olabilmektedir. Örgütlerin nitelikli çalışanların işten ayrılmalarını önleyecek gerekli önlemleri almaları ve aşırı niteliklilik algısının işten ayrılma niyetine neden olmasını önleyecek veya bunu azaltacak unsurları belirlemeleri son derece önemlidir. Çalışma bu yönde örgütlere bilgi sağlamak amacıyla yapılmıştır. Uygulanan anket sonucunda elde edilen 396 adet veri SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 27.0 ve SAS version 9.4 programları kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın modelini test etmek amacıyla yapılan YEM ve regresyon analizleri sonucunda aşırı nitelikliliğin işten ayrılma niyeti üzerinde pozitif, kişilik özellikleri alt boyutlarından uyumluluğun ise işten ayrıma niyeti üzerinde negatif etkisinin olduğu ve örgüt sağlığının işten ayrıma niyeti üzerinde negatif etkisinin olduğu belirlenmiştir. Kişilik özellikleri alt boyutlarından uyumluluğun aşırı nitelikliliğin işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinde negatif yönlü düzenleyicilik rolüne sahip olduğu ve örgüt sağlığı ve alt boyutlarının aşırı nitelikliliğin işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinde negatif aracılık rolünün olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Şakir Mirza
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

İş stresinin çalışan performansına etkisinde gelişim zihniyetinin ve bilinçli farkındalığın aracılık rolü

Bu çalışma, havacılık sektöründe uçuş ekibi tarafından algılanan iş stresine odaklanmakta olup, stresin çalışan performansına nasıl bir etki yaptığını gelişim zihniyeti ve bilinçli farkındalık yapıları ile açıklama amacını taşımaktadır. Giderek daha karmaşık hale gelen çalışma ortamlarında ve stresin kaçınılmaz olduğu havayolu operasyonlarında maksimum düzeyde performans sergilenebilmesi ve maksimum verimin alınabilmesi için stresin istenmeyen etkilerini en aza indirebilecek bir motivasyon kaynağına ve pozitif bir duygu durumu sağlayıcılarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu doğrultuda, çalışmada; farklılık yaratabileceği düşünülen iki unsurun (gelişim zihniyeti ve bilinçli farkındalık) etkileri incelenmiştir. Aracı değişken olarak analiz edilen bu iki unsurun da iş stresinin performansa olan etkisinde aracı rol aldıkları ve iş stresinin performansı dolaylı olarak etkilediği bulgusuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla performansı iyileştirmek için doğrudan iş stresine müdahalede bulunmak yerine, özellikle bilinçli farkındalık ve gelişim zihniyeti kavramlarına yönelik çalışmalar ve uygulamalar yapılması önerilmektedir. İş stresi ve çalışan performansıyla bu unsurlar arasında anlamlı bir ilişki olduğuna yönelik ortaya konulan bu bulgu neticesinde, bu unsurların havacılık sektöründe örgüt geliştirme stratejisinin bir parçası olarak kullanılabileceği ve Ekip Kaynak Yönetimi (EKY) uygulamalarına dâhil edilebileceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: İş stresi, Gelişim zihniyeti, Bilinçli farkındalık, Çalışan performansı, Havacılık, Uçuş ekibi, Aracı değişken

Eda Ceyhan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
11
DoctorateOpen AccessTR

Kişi-iş uyumu kişi-örgüt uyumu kişi-yönetici uyumu ve kişi-ekip uyumunun işten ayrılma niyetine etkisinde işe yabancılaşmanın aracı rolü

Günümüzde rekabet koşullarının artması ile birlikte işletmeler daha karmaşık bir yapıya doğru evrilmektedir. Mevcut istihdamın korunması, örgütün başarısının artması konusunda kişinin iş, örgüt, yönetici ve ekiple olan uyumunun önemli bir rol oynadığı yadsınamaz bir gerçektir. Bu çalışmada, kişi-iş uyumu, kişi-örgüt uyumu, kişi-yönetici uyumu ve kişi-ekip uyumunun işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisini ortaya koymak, işe yabancılaşmanın aracılık rolünün belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, araştırma yöntemlerinden nicel araştırma yöntemleri seçilmiş ve veri toplama aracı olarak anket formundan yararlanılmıştır. 5'li likert olarak hazırlanan anket 423 çalışana uygulanmış, veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak; kişi-iş uyumu, kişi-örgüt uyumu, kişi-yönetici uyumu, kişi-ekip uyumu ile işten ayrılma niyeti ve işe yabancılaşma arasında negatif; işten ayrılma niyeti ve işe yabancılaşma arasında pozitif düzeyde bir ilişki olduğu görülmektedir. Ayrıca kişi-iş uyumu ve kişi-örgüt uyumunun işten ayrılma niyetine etkisinde yabancılaşmanın kısmı aracılık rolü; kişi-yönetici uyumu ve kişi-ekip uyumunun işten ayrılma niyetine etkisinde tam aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir.

Burcu Uğur
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Birey iş uyumunun iş tatmini üzerine etkisinde öz yeterliliğin aracı rolü

Günümüz yaşam koşulları, çalışma şartları hem işletmeler hem de çalışanlar açısından bazı durumları daha önemli hale getirmiştir. Git gide artan rekabet ortamı içerisinde bireyin iş ile uyumu, işverenin ve çalışanın işten elde ettikleri tatminin üretime etkisi fazladır. Birey ve iş uyumu, istihdamın korunması, çalışanın başarısının arttırılmasında önemli bir role sahiptir. Araştırmanın üç ana başlığı olan birey- iş uyumu, iş tatmini ve öz yeterlilik kavramları hakkındaki çalışmalar incelenerek tezin literatür kısmı oluşturulmuş detaylı olarak incelenmiştir. Uygulama kısmında ise birey-iş uyumunun iş tatmini üzerine etkisinde öz yeterliliğin aracı rolünü tespit etmek amacıyla nicel araştırma yöntemleri seçilmiş ve 405 kişiye veri toplama aracı olan anket uygulanmıştır. Anket çalışmasına katılanların %79,5'i erkek, %20,4'u kadındır. Katılımcıların %50'si evlidir. Daimî statüde çalışan katılımcı oranı %72 olarak saptanmıştır. Araştırma verileri ışığında, temel hipotez olan "birey-iş uyumunun iş tatmini üzerindeki etkisinde öz yeterliliğin aracı rolü vardır" doğrulanmıştır. Çalışmada elde edilen bulguların yeni çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Birey-iş uyumu, İş tatmini, Öz yeterlilik, Aracı rol, Etki

Etki alanıVeri toplamaÖz yeterlilik+2
Sema Halıcı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

X kuşağı ve Y kuşağının paternalist liderlik algıları üzerine bir araştırma

Paternalistik liderlik davranışları, özellikle Doğu kültüründe oldukça yaygın olan liderlik davranışlarındandır. Bunun nedeni ise Doğu kültürünün Batı kültürüne göre daha toplulukçu ve yüksek güç mesafesine sahip olmasıdır. Türkiye'de etkin olan toplumsal kültürün Doğu kültürü ile benzer özellikler gösterdiği göz önünde bulundurulduğunda, paternalist liderlik davranışlarının Türk çalışanlar tarafından da benimsendiği belirtilebilir. Bu çalışmanın amacı, iş gücünün en büyük kuşağı olan X kuşağının ve çalışma hayatının yeni üyeleri olan Y kuşağının paternalist liderlik algılarının ortaya konmasıdır. Böylelikle, küreselleşmiş bir dünyada büyümüş olan X ve Y kuşaklarının, Doğu kültürü ile ilişkilendirilen paternalist liderliğe, bakış açıları öğrenilebilir. Bu çalışmaya, Eskişehir'de bulunan bir üretim tesisinden 116 çalışan katılmıştır. Veriler, Aycan (2006) tarafından geliştirilen paternalist liderlik ölçeği uygulanarak toplanmıştır. Veri analizinde SPSS programı kullanılmıştır. Bu çalışmada; faktör analizi, tek-grup T-testi, Levene varyans testi ile bağımsız örneklem T-testi, Pearson modeli korelasyon ve faktör ortalamaları yapılmıştır. X kuşağı ve Y kuşağının paternalist liderlik algılarının yüksek seviyede olduğu bulunmuştur. Bu çalışmanın sonuçları, X kuşağı ile Y kuşağı arasında, paternalist liderliğin boyutlarına ilişkin (iş yerinde aile ortamı ile hiyerarşik statü ve otorite) anlamlı farklar olduğunu ortaya koymaktadır. Korelasyon analizi, iş dışı yaşama katılma boyutunun hem birebir ilişki kurma boyutuyla hem de sadakat beklentisi boyutu ile orta derecede pozitif bir ilişkisi olduğunu göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Liderlik, Paternalist liderlik, X kuşağı, Y kuşağı

Babacan liderlikKuşaklarLiderlik+4
Onur Görkem Dinç
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Medya sektöründe mülkiyet değiştirme: Türkiye örneği

Türkiye'de 1980'li yıllarda, liberalleşme hareketleriyle ekonomik yatırımlar artarken Türk basını ise bir dönüşüm yaşamaktaydı. Bu dönemde kamu yayıncılığında medya endüstrisine dönüşüm süreci yaşanmaya başlanmıştı. Şirketler büyük holdinglere dönüşürken basın sektörü ile ilgilenmeye başlamışlardı. Basına duyulan bu ilgi, 1980 sonrası Türk basınında, ideolojik, kültürel, sosyo-ekonomik bir sistemin parçası haline gelmiştir. Bu çalışma esas itibarıyla yazılı ve yayınlanmış kaynaklara dayanarak yapılmıştır. Araştırma sürecinde öncelikle konuyla ilgili literatür taraması yapılmış ve kavramsal çerçeve ortaya konulmuştur. Kavramsal çerçeve kapsamında iletişim, kitle iletişim kavramları ile iletişimin ekonomi politiği kuramı hakkında literatür taraması yapılmıştır. Cumhuriyet sonrası Türkiye basınının değişen sahiplik yapısını eleştirel ekonomi-politik anlayışla ele alan bu çalışmada, holdingler ile iktidar arasındaki ilişkiler üzerinden basın ile ilişkilerin ortaya konulduğu bir çalışma yapılmıştır. Araştırma sürecinin son bölümünde araştırmanın amacına uygun olarak Doğan Medya Grubunun, Demirören Medya Grubuna satışı ile gerçekleşen medya sahiplik yapısı incelenmiştir.Bu satış süreci gazeteler üzerinden içerik analizi yöntemiyle incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Yapılan içerik analizi sonucunda, Doğan Medya Grubunun satış süreci hakkında somut bilgiler elde edilmiştir. Medyadaki bu değişim sürecinde siyasi ve ekonomik etkilerle beraber bu satış sürecinin Aydın Doğan'ın kişisel kararıyla gerçekleştiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: İletişim, Ekonomi Politik, Medya, Basın, Holding

BasınBasın sektörüEkonomi politikaları+7
Sinan Sandal
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Other supervisors