Theses supervised by Doç. Dr. Nadide Seçkin

10 theses · Yıldız Technical University

Master'sOpen AccessTR

Boyabat’ın geleneksel mimarisinde endüstri yapıları: Değirmenler ve Şamlılar çeltik fabrikası

insanl k tarihi boyunca, teknoloji ve sanayinin geli imini yans tan geleneksel üretimyöntemleri ve üretim yap lar , Sanayi Devrimi sonras nda terk edilmi ve giderek yok olmasürecine girmi lerdir. Bu nedenle az say da örnek günümüze ula abilmi ve endüstriarkeolojisinin konusunu olu turmu tur.De irmenler, en eski geleneksel üretim yap lar ndan biridir. Günümüzde kullan lan azsay daki örnekleri mevcut olan de irmenler, güç kaynaklar na göre adland rlar. Elde irmeni, hayvan veya insan gücüyle çal an de irmen, su de irmeni, yel de irmeni vemotor gücüyle çal an de irmenler kullan m ekline göre biçimlenmektedir.Çeltik üretimi ile tan nan Boyabat, su gücünün varl ile sanayisini geli tirmi ve gelenekselüretim mimarisinde bu nitelikli biçimlenme olu mu tur. Boyabat kentinde gelenekselyöntemle üretim yapan ve yak n geçmi e kadar kullan lan de irmenler hakk nda günümüzekadar bir ara rma yap lmad tespit edilmi tir. Bu nedenle, Boyabat ve yak n çevresindekide irmenler ara lm , sistemleri çözümlenmeye çal lm ve tüm verileri ile belgelenerekele al nm lard r. ncelenen su de irmenlerinde yatay veya dü ey su çark ile hareketsa lanmaktad r. Kullan m ekillerine göre; un de irmeni, dink, dibek gibi çe itleri tespitedilmi tir.rsal alandaki terk edilmi de irmenlerin birço u harap durumdad r. Kent içinde ise bu türyap lar yenilenerek çeltik fabrikas veya un fabrikas olarak çal maya devam etmektedir.Ancak, bilinçsizce yap lan yenilemeler bu kültürel miras n yok olmas na neden olmaktad r.Gelecek nesillere aktar labilmesi için özgün kimliklerinin korunarak ya at lmas , halk n vekamu kurum ve kurulu lar n bilinçlendirilmesi gerekmektedir.Koruma amaçl bir yakla mla incelenen de irmenlerin çal ma prensipleri, geçirdikleride imler ve sorunlar , aml lar Çeltik Fabrikas örne i ve Boyabat kenti ile ili kilendirilmi ,korunmalar ve yeniden kullan mlar için öneriler geli tirilmi tir.Anahtar kelimeler: Boyabat, çeltik/pirinç, çeltik fabrikas , un de irmeni, dink, dibek, suçark , geleneksel üretim yap , endüstri arkeolojisi.JÜR :1. Doç. Dr. Nadide SEÇK N (Dan man) Kabul tarihi: 16.02.20062. Y. Doç. Dr. Ö. Faruk TUNCER Sayfa Say : 2453. Y. Doç. Dr. Gülsün TANYEL

Dilek Maşalı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Taraklı'da geleneksel sivil mimaride kullanılan yapım teknikleri ve sadık özen evi restorasyon önerisi

İnsanoğlu var olduğundan beri barınma sorununu çeşitli yapısal çözümler üreterek çözmüştür. Zamanın ilerlemesiyle birlikte insanoğlu bulunduğu çağın teknolojisi ve çevresinin sunmuş olduğu malzemeyi kullanarak konut mimarisini geliştirmiştir.Anadolu toprakları, dünyada bilinen en eski yerleşim örneklerini barındırmaktadır. Farklı etnik ve kültürel toplulukların etkileriyle üretilmiş çeşitli konut mimarilerini bünyesinde barındırmaktadır. Anadolu konut mimarisinde ahşap, tarih boyunca vazgeçilmez ve günümüzde de geçerliliğini koruyan bir yapı malzemesi olmuştur. Ahşabın kullanımına, ormanlık alanların yoğun olarak bulunduğu bölgelerde sıkça rastlanmaktadır.Batı Karadeniz mimarisi ahşap yapı sanatının güzel örneklerini barındırmaktadır.Sakarya iline bağlı bulunan Taraklı, Batı Karadeniz mimarisini örnekleyen ilçelerimizden birisidir. Fakat Safranbolu veya Göynük kadar tanınmayan Taraklı'daki geleneksel mimari doku korunması gerekli olan özelliği ile günümüze kadar ulaşmıştır.Taraklı'da yapılan analiz çalışmalarında, ilçenin mimari karakteristik özellikleri tespit edilmiştir. Çalışmalarda 417 adet geleneksel yapı belirlenmiş; fotoğraflarla tespit edilmiştir. Bu yapıların 326 adedi özgün halini korumuştur. 10 adet yapı yapım sistemi ve malzeme açısından incelenmiştir. Yusufbey Mahallesi alt bölge olarak seçilmiş ve 20 adet yapının envanter fişi hazırlanmıştır. Ayrıca, Türbe Sokak ve Kadılar Sokak için mevcut durum silüetleri dijital ortamda çizilmiştir.Taraklı'nın geleneksel sivil mimari örneklerinden biri olan Sadık Özen evinin hasar durumu, çizim, yazı ve fotoğraflar ile belgelenmiştir. Yapının özgün durumuna ait izler ve yapı sahipleri ile yapılan görüşmeler sonucunda edinilen bilgiler dikkate alınarak restitüsyon ve restorasyon projeleri hazırlanmıştır.Taraklı`nın geleneksel mimari dokusunun gelecek nesillere aktarılabilmesi için özgün kimliklerinin korunarak yaşatılması, halkın ve kamu kurum ve kuruluşlarının bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Bu konuda Taraklı Belediyesi ve Türk Federasyon Vakfı tarafından kurulan Taraklı Restorasyon Eğitim Merkezi Atölyesi, Taraklı ve benzer durumda bulunan bölgeler için, eski eserleri koruma ve yaşatma açısından, örnek bir uygulamadır.

RestitüsyonRestorasyon
Ferdi Seymen
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Anamur'da korunması gerekli geleneksel kent dokusu üzerine bir araştırma ve Hacı Ali Bey Konağı

Akdeniz bölgesinde, Mersin iline bağlı bir ilçe olan Anamur; tarihsel ve mimari verileri Hititler'e uzanan, farklı etnik ve dinsel grupların kültür çeşitliliğine sahip bir yerleşimdir. Bu kültür çeşitliliği sonucunda, kent sınırları içerisinde, çeşitli dönemlere ilişkin taşınır-taşınmaz farklı kültür varlıklarını barındırmıştır. Tez çalışmasının esası olan kültür varlıkları da, son dönem Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi geleneksel dini ve sivil mimari yapıları olmuştur. Anamur'da korunması gerekli kent dokusu içinde sivil mimarlık örnekleri ve özellikle Hacı Ali Bey Konağı, özgün mimarisi ile öne çıkmaktadır. Bu çalışmanın asıl konusunu oluşturan Hacı Ali Bey Konağı; konumu, özellikleri, boyutları, yapım tekniği ve malzemesi açısından önemli bir değere sahiptir. Günümüzde, geleneksel özellikli yapılar, kent merkezinin farklı bölgelerinde konumlanmış, herhangi bir sokak ölçeğinde yerleşmemiştir. Herhangi bir yapı adasında yalnız kalan bu yapılar, çarpık kentleşme ve kullanıcı sayısının azalması sonucu gün geçtikçe bozulmakta ve özgün niteliğini kaybetmektedir. ?Anamur'da Korunması Gerekli Geleneksel Kent Dokusu Üzerine Bir Araştırma ve Hacı Ali Bey Konağı? başlıklı tezde, Anamur ilçesinde yer alan tarihi nitelikli yapılar tespit edilmiş ve bu yapıların geleneksel özelliklerini yitirmeden korunmalarını sağlamak için gereken koşulların belirlenmesine çalışılmıştır. Çalışmanın temel amacı; Anamur'un geçmiş ile gelecek arasında köprü olacak bu kültürel varlıklarının tespitinin yapılıp, belgelenmesi ve koruma altına alınmasını olmuştur. Anahtar Kelimeler: Anamur, geleneksel kent dokusu, koruma, restorasyon

Geleneksel mimariRestorasyon
Volkan Aslan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Ağırnas kentsel sit alanı ve Mimar Sinan caddesi üzerine bir araştırma

Bu çalısma, Kayseri iline baglı Agırnas'ın korunması gerekli kültür varlıklarının tanıtılması, belgelenmesi, genel koruma ilkelerine göre degerlendirilmesini içermektedir. Günümüze kadar farklı uygarlıkların sosyal yapı ve mimari ögelerini barındıran önemli bir yerlesim olan Kayseri sınırları içinde yer alan Agırnas da bu tarihi izlerini tasır. Agırnas'ta bulunan ve Kapadokya bölgesinin devamı niteliginde olan yeraltı kentleri, milattan önce oldugu gibi Hıristiyanlıgın ilk dönemlerinde de önemli bir kullanıma sahiptir. Çevrede yer alan kaya yerlesimleri, kaya mezarları ve kaya kiliselerinin de bu dönemden kalma oldugu tahmin edilmektedir. Ayrıca yerlesim bölgesinde bir Rum Kilisesi de mevcuttur. Agırnas'ta Mimar Sinan'ın vakfiyesinde yer alan anıtsal bir çesme de bulunmaktadır. Bunun yanında, yöreden elde edilen tüf tasları ile insa edilmis kâgir konut yapılar bulunmaktadır. Mimar Sinan'ın dogdugu köy olarak tanıtımı yapılan yerlesimin büyük bir kısmı arkeolojik ve kentsel sit alanı olarak tescillenmistir. Ayrıca tek yapı ölçeginde de kültür varlıgı olarak tescillenmis yapılar bulunmaktadır. Bu çalısmada ele alınan bölge, Mimar Sinan'ın dogdugu evin de üzerinde bulundugu Mimar Sinan Caddesi ve yakın çevresidir. Bu cadde Agırnas yeraltı sehrinin üzerine kurulmus olması ile de önem kazanmaktadır. Cadde üzerinde Mimar Sinan evinin yer aldıgı ada dısında tescil kaydı bulunan yedi sivil mimarlık örnegi bulunmaktadır. Birinci bölümde; çalısmanın amacı, kapsamı ve yöntemi anlatılmıstır. kinci bölümde; Agırnas'ın cografi konumu, iklimsel özellikleri, ekonomisi, nüfusu, tarihsel gelisimi ve Agırnas Projesi'nin içerigi kısaca ele alınmıstır. Üçüncü bölümde; Agırnas'ın kültürel mirası, dini yapılar, egitim yapıları, sivil yapılar, su yapıları, yeraltı sehri, kaya kiliseleri ve güvercinlikler, alt baslıklar altında incelenmis ve sit alanlarının tanım ve özellikleri belirtilmistir. Dördüncü bölümde; seçilen çalısma bölgesinin mevcut durum tespitleri açıklanmıs, caddenin sokak dokusu ve mimaride kullanılan malzeme ve yapım teknikleri, mimari ögeler incelenmis, ayrıntılı rölöveleri hazırlanmıstır. Korunması gerekli yapılar tespit edilerek bu yapıların da girilebildigi ölçüde rölöveleri hazırlanmıstır. Yapılan tespit çalısmaları sonucunda bölgenin mimari özellikleri degerlendirilmistir. Besinci bölümde; çalısma bölgesini içeren koruma yaklasımı önerileri sunulmustur. Öneriler tek yapı ölçeginde degerlendirilerek bütüne olan etkisi irdelenmistir. Altıncı bölümde; Yapım teknikleri, yapı malzemeleri, mimari mekân ve elemanlara ait yöresel tanımları içeren bir sözlük hazırlanmıstır. Anahtar Kelimeler: Agırnas, Mimar Sinan, Kentsel Sit

Ayten Gül Okyay
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihi gelişim içinde Darphane-i Amire yapıları ve Damga Matbaası'nın mimari analizi ve değerlendirilmesi

Devletçe bastırılıp tedavüle sunulan, üzerinde degeri yazılı, madeni veya kâgıttan ödeme aracı olan para, tarih boyunca, devletler için egemenligin en önemli simgelerinden biri olmustur. Osmanlı mparatorlugu'nda da, kurucusu olan Osman Bey zamanından beri, para basıldıgı bilinmektedir. Osmanlı'da madeni paralara ?sikke?, para basma islemine ?darp?, para basılan yere ise ?darphane? adı verilmekteydi. mparatorluk süresince, birçok sehirde darphane kurulmus ve para basılmıstır. stanbul'un fethinden itibaren stanbul Darphanesi merkez darphane konumunda olmustur. 16. yüzyıldan itibaren, Topkapı Sarayı içinde darphane oldugu bilinmektedir. 18. yüzyıldan sonra ise Topkapı Sarayı 1. Avlusu'ndaki ?Darphane-i Amire?, stanbul'da para basılan tek darphanedir. 19. yüzyılda imparatorlugun tek darphanesi haline gelen Darphane-i Amire, cumhuriyetin kurulmasından sonra da, 1967 yılına kadar üretim faaliyetini devam ettirmistir. Topkapı Sarayı 1. Avlusu'nda yer alan Darphane-i Amire, para darbının gerçeklestirildigi idare ve üretim yapılarının yanı sıra, kıymetli evrak basılan Damga Matbaası yapılarından meydana gelmektedir. Darphanenin tasınmasının ardından bos kalan yapılardan çesitli amaçlarla kullanılmıstır. Darphane-i Amire yapılarından sadece Damga Matbaası, günümüzde de özgün faaliyetini sürdürmektedir. Bu çalısmada Darphane-i Amire yapılarının tarihsel süreçleri ve mimari nitelikleri incelenmis, Damga Matbaası dısındaki yapıların mevcut rölöveleri bir araya getirilmis, günümüzdeki durumları tespit edilmistir. Damga Matbaası'nın mevcut durumu çizim ve fotograflar ile belgelenmis, yapısal, mimari ve islevsel sorunları irdelenmistir. Yapının üzerinde tespit edilen veriler degerlendirilerek bir restitüsyon önerisi olusturulmustur. Damga Matbaası'nın özgün durumunda korunabilmesi için alınacak acil önlemler belirlenmistir. Darphane-i Amire yapılarının özgün kimlikleri korunarak, teknoloji müzesi olarak islevlendirilmeleri önerilmistir. Darphane-i Amire yapılarında özgün makinelerin tekrar faaliyete geçirilerek eski teknolojilerin tanıtılması ve yapılardaki özgün üretimin canlandırılması, yapılara mimari degerlerinin yanı sıra teknoloji tarihi bakımından ayrı bir deger katacagı muhakkaktır. Bu degerlerin gelecek nesillere aktarılabilmesi için, Darphane-i Amire yapılarının, özgün kimlikleri korunarak, yasatılması gerekmektedir. Anahtar kelimeler: Darphane-i Amire, darphane, Damga Matbaası, sikke, para, damga pulu, darp, darp teknolojileri, teknoloji müzesi. ABSTRACT

H. Didem Sunan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Beykoz, Yalıköy yerleşimi, Hacı Alibey fırını ve Mediha Yaran evi restorasyon projesi

İstanbul Boğazı'nın kuzey kesiminde yer alan Beykoz, Osmanlı döneminde, doğal güzellikleri, geniş yeşil alanları ve zengin akarsuları sayesinde saray erkanının avlanma bölgesi, halkın ise mesire ve dinlenme yeri olmuştur. Daha sonraki yıllarda zengin akarsu kaynakları, deniz ulaşımının kolaylığı ve akarsuların çevresindeki geniş alanlar bu bölgeye sanayi tesislerinin kurulmasına da olanak vermiştir. Sanayinin gelişimi, iş olanaklarının artmasını sağlamış; bu durum iç göçü de beraberinde getirmiştir. Balıkçılık, hayvancılık, ve bahçecilik ile geçimini sağlayan sahil kasabası zaman içinde genişlemiş, nüfusu artmış buna bağlı olarak hızlı ve plansız yapılaşma, bölgenin kendine özgü geleneksel dokusunu tahrip etmiştir.Sahildeki yalıları ile ünlü Yalıköy, günümüze ulaşabilmiş sivil mimarlık örneklerini de barındıran bir Beykoz mahallesidir. Niteliksiz yapıların bozduğu çevrede günümüze ulaşmış korunması gerekli kültür varlıklarının tespiti ve belgelenmesinin gerekli olduğu öngörüsüyle, Yalıköy yerleşmesinin envanteri ile bölgede mevcut biri kargir ve diğeri ahşap iki yapının incelenmesi tez konusu olarak seçilmiştir.Tez kapsamında, korunması gerekli yapılar ile ilgili araştırma ve analiz çalışmaları yapılmış; görsel kaynaklar taranarak yapıların geçirdiği değişimlerin tanımlanması sağlanmıştır. 1974 tespitlerinin güncelleşmesinin yanısıra günümüz ölçütleri ile korunması gerekli başka yapılar önerilmiştir. Projeleri yapılan kargir ve ahşap yapıların 1/50 ölçekli rölöve çizimleri hazırlanmış, mimari belgeleme çalışması, malzeme ve hasar tespitleri ile desteklenmiştir.Restitüsyon aşamasında, öncelikle yapıların özgün mimarisi hakkında kesin veri oluşturan korunmuş detay ve elemanlar değerlendirilmiş, sorunlar belirlenmiştir. Mevcut yazılı ve görsel kaynakların yetersiz kaldığı durumlarda, benzer özellikler taşıyan yapılar incelenerek, analoji yöntemi doğrultusunda öngörülerde bulunulmuştur.Yapıların restorasyon projeleri hazırlanırken, mimarinin korunması için gerekli onarıma ilişkin müdahalelerle, yeni işlev kazandırarak yapıların varlıklarını sürdürebilmesi için gerekli öneriler doğrultusunda restorasyon kararları alınmıştır.

RestitüsyonRestorasyon
Yakut Erdine
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Dolmabahçe ve Yıldız Saray Tiyatroları üzerine mimari değerlendirmeler

Batılılaşma dönemi Osmanlı'nın askeri, idari ve kültürel yapısında etkin değişimlerin görüldüğü bir süreçtir. Çalışma kapsamında 19. yüzyılda yoğunlaşan Batılılaşma hareketinin Osmanlı eğlence yaşamına getirdiği Batı Tiyatrosu kavramının sonucunda oluşan 19. yüzyıl Osmanlı Saray tiyatroları incelenmiştir. Çalışma hakkında kapsam ve yöntemin yer aldığı giriş bölümünün ardından ikinci bölümde Osmanlı Devleti'nin 19. yüzyıldaki politik, ekonomik ve sosyo kültürel yapısı incelenmiştir. Padişahların batılılaşma hareketine getirdiği sosyal, idari, mekansal düzenlemelere değinilmiştir. Üçüncü bölümde Osmanlı Toplumu'nda eğlence hayatı irdelenmiştir. Karagöz, Meddah, Ortaoyunu gibi eğlence ve seyir türleri anlatılmış, bunun sonucunda Ban Tiyatrosu'nun Osmanlı'ya girişi incelenmiştir. Dördüncü bölümde 19. yüzyıldan itibaren özellikle saray tiyatrolarının oluşumuna öncülük etmiş olan batık anlamdaki 19. yüzyıl Osmanlı sivil tiyatroları ve bunların en önemli iki tanesi olan Naum ve Gedikpaşa tiyatroları incelenmiştir. Yine bu bölümde Dolmabahçe Sarayı Tiyatrosu ve Yıldız Sarayı Tiyatrolan'mn tarihi ve mimari yönden değerlendirilmiştir. Dolmabahçe Sarayı Tiyatrosu ile ilgili vaziyet planı ve cephe restitüsyon önerileri çizilmiş, Yıldız Sarayı Tiyatrosu'nun rölövesi hazırlanmıştır. Çalışma, tezin değerlendirmesi ve incelenen tiyatrolarda temsiller vermiş yerli ve yabancı oyuncu ve topluluklardan bahsedilen ekle son bulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Tiyatro, Dolmabahçe, Yıldız, Saray, Batılılaşma

Dolmabahçe SarayıOsmanlı DevletiTiyatro binaları+1
Murat Polat
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
DoctorateOpen AccessTR

19. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde askeri mimari ve İstanbul'da inşa edilen askeri yapılar

19. yüzyılda "Batılılaşma" dönemi olarak da adlandırılan modernleşme süreci, Osmanlı askerî teşkilâtının yapısında ve ordu düzeninde önemli değişikliklere sebep olmuş ve bu değişim kaçınılmaz olarak askerî mimarînin biçimlenmesinde de etkin olmuştur. Bu araştırmada, I. Ordu merkezi olan İstanbul'da Osmanlı Ordusu'nun kara kuvvetleri için inşa edilen askerî yapıların tespit edilerek tarihsel ve mimarî özellikleri açısından değerlendirilmesine ve halen mevcut olan yapıların koruma sorunlarının belirlenmesine çalışılmıştır. 19. yüzyılda gelişen askerî mimarîyi tanımlayabilmek için öncelikle değişen askerî teşkilâtın yapısı, idarî açıdan belirleyici olan saltanat dönemlerine ayrılarak incelenmiştir. Batı ile etkileşim sonucu askerî eğitim-öğretim alanında yapılan yeniliklerin askerî mimarlık faaliyetlerine ne şekilde yansıdığı araştırılırken, özellikle Fransa ile kurulan ilişkilerin askerî yapıların tasarımında etkili olduğu görülmüştür. İstanbul'daki askerî yapı faaliyetleri, Kapıkulu Ocakları 'nın kaldırıldığı tarih olan 1826 öncesi ve sonrası olmak üzere iki bölüm halinde ele alınmıştır. 1826 yılı öncesinde Kapıkulu Ocakları için inşa edilen askerî yapılar incelenerek daha sonraki dönem yapılarında görülen işlevsel-biçimsel süreklilik ve benzerliklerin belirlenmesine çalışılmıştır. Bu araştırmada 1826 yılından sonraki dönemde idarî bina, kışla, okul, hastahane, karakol, fabrika, silâhhane, depo ve fırın olmak üzere farklı işlevli 9 askerî yapı grubu altında toplam 68 adet askerî yapı/yapı grubu inşa edildiği; 47 adedinin günümüze ulaştığı, 21 adedinin ise günümüzde mevcut olmadığı saptanmıştır. Resmî arşivlerde bulunan 19. yüzyıl ile 20. yüzyıl basma tarihlenen belgeler ile yine bu dönemde basılan askerî mimarlık kitaplarından elde edilen özgün bilgiler sayesinde askerî yapılan konum, tasarım ilkeleri, malzeme ve yapım teknikleri açısından değerlendirmek mümkün olabilmiştir. Günümüzde işlev değişikliğinin yanı sıra yapılan müdahaleler nedeniyle özgün planlan, cephe düzenleri ve kısmî de olsa yapım tekniği değiştirilen bu kültür varlıklarının sahip olduğu koruma sorunları tespit edilerek giderilmesi yönündeki yaklaşımlar belirlenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Osmanlı, askerî, mimarî, İstanbul, idarî bina, kışla, okul, hastahane, karakol, fabrika, silâhhane, depo, fınn, mutfak, hamam.

Aynur Çiftçi
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Kamer Hatun Camii ve çevresi koruma ve değerlerdirme önerisi

Kamer Hatun Camii, küçük ölçekli ancak, dönemin mimari üslubunu yansıtması açısından önemli bir eserdir. Çalışmada öncelikle caminin mimari üslubunda etkili olan Birinci Ulusal Mimarlık Akımı* nın geliştiği ortam, akımın etkisinde eser veren mimarlar ve eserleri incelenmiştir. Bu çalışmalardan sonra, dönemin en önemli mimarlarından, caminin tasarımcısı ve uygulayıcısı olan Kemalettin Bey' in hayatı, üslubu ve eserleri araştırılmıştır. Mimarın camileri ayrıca ele alınmış, bu konuyla ilgili bir katalog hazırlanmıştır. Kamer Hatun Camii' nin yeri çevresinin tarihsel gelişimi içinde incelenmiş, bölgenin fiziksel verilerini belirlemek amacıyla siluet ve analiz çalışmaları yapılmıştır. Siluet çalışmasında, sokak ölçeğindeki bozulmalar ve korunacak yapılar belirlenmiş, analiz çalışmasında ise yapıların mimari, çevresel ve işlevsel değerleri, strüktürel sistemleri değerlendirilmiştir. Yukarıda sıralanan çalışmalardan sonra Kamer Hatun Camii ayrıntılı bir şekilde incelenmiş, tarihçesi hakkında bilgi verilmiş, mimari, kitlesel, strüktürel özellikleri belirlenmiştir. Yapının analitik rölövesi çıkartılmış, mimari eleman etütlerine kadar indirgenip bozulmalar ve nedenleri araştırılmıştır. Rölöve çalışmasından sonra cami için restütüsyon ve restorasyon projeleri hazırlanmıştır. Sonuç bölümünde bölgede mimari anlamda yapılan hatalı uygulamalardan bahsedilmiş, cami ve çevresinin korunması gerektiği vurgulanmıştır.

Birinci Ulusal Mimarlık DönemiCamilerKamer Hatun Camii+1
Zeynep Aslı Gülser
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Yıldız Sarayı harem yapıları kadınefendiler dairesi

Altı bölümden oluşan bu çalışmanın giriş bölümünde konunun amacı, kapsamı ve yöntemi tanıtılmıştır. Birinci bölümde, Osmanlı saray mimarisinin gelişimi mevcut kaynaklardan yararlanılarak özetlenmektedir. Tanımı ve kuruluş amacı ile birlikte saray mimarlığının tarihsel gelişimi kısaca anlatılmakta, Osmanlı dönemine ait saray yapıları özellikleriyle birlikte çeşitli örneklerle tanıtılmaktadır. İkinci bölümde, Yıldız Sarayı kompleksi bir bütün olarak ele alınarak tarihi ve genel yerleşim düzeni açısından incelenmektedir. Bu inceleme, arazi kullanımı, bahçe düzeni ve topografık özelliklerin genel yerleşime etkileri konularını da içermektedir. Genel yerleşim düzeninde ise sarayın çeşitli bölümleri ve bu bölümleri oluşturan yapılar tek tek ele alınmaktadır. Üçüncü bölümde, Osmanlı saraylarında harem olgusu, haremin saray düzenindeki işlevsel konumu ve diğer birimlerle ilişkisi, mimari ve sosyolojik açılardan incelenmekte; padişah haremi de denilen Harem-i Hümayun ile saray kadınlarının yaşadıkları mekanları içeren harem yapı grupları ele alınmaktadır. Dördüncü bölümde, Yıldız Sarayı Kadınefendiler Dairesi, tarihsel gelişim süreci içinde irdelenmekte, hazırlanan rölöveler yardımı ile yapının mevcut durumu, bozulmaları, yapım sistemi, taşıyıcı sistemi, mimari tanımlaması ve işlevi, plan düzeni ve özellikleri, cephe düzeni, mimari elemanları ve bezeme özellikleri anlatılmaktadır. Bölümün sonunda, Kadınefendiler Dairesi'ndeki işlevsel, strüktürel ve malzemeye yönelik bozulmalar belirlenerek, bunların nedenleri üzerinde durulmaktadır. Beşinci bölümde, yapının restorasyonuna yönelik bir proje önerisi hazırlanarak koruma ve restorasyon önerileri sunulmaktadır. Çalışma, ulaşılan sonuçların saptandığı altıncı bölümle sonlanmaktadır.

HaremYıldız Sarayı
Elvan Demirel
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00

Other supervisors