Theses supervised by Doç. Dr. Sedat Bingöl
10 theses · Dicle University, Anadolu University
Arabağlayıcı kullanılarak difüzyon kaynağı ile birleştirilen GR2 ve Cu malzemelerin kaynak parametrelerinin araştırılması ve optimizasyonu
Bu çalışmada birleştirilmesi geleneksel kaynak yöntemleri ile mümkün olmayan GR2 ve Cu malzeme çiftinin AA 1050 formunda Al ara tabaka kullanarak difüzyon kaynağı ile birleştirilmesine etki eden kaynak parametreleri araştırılmıştır. Optimizasyon yöntemi olarak ise Taguchi optmizasyon yöntemi kullanılmıştır. Yapılan çalışmada kullanılan malzemelerin difüzyon kaynağı ile birleştirilebilme özellikleri incelenmiş olup, mevcut teçhizat kullanılarak uygun kaynak parametreleri keşfedilmeye çalışılmıştır. Yapılan deneylerde kullanılmak üzere silisyum karbür kesici disk ve soğutma sıvısı kullanılarak uygun boyutlarda GR2 ve Cu malzemeler temin edilmiştir. Elde edilen saf numuneler, farklı parametre seviyelerine sahip sıcaklık, bekleme süresi ve basınç parametreleri yardımıyla difüzyon kaynak yöntemi ile birleştirilmiştir. Al ara tabaka kullanılarak birleştirilen GR2-Cu kaynaklı numunelere kesme testleri uygulanarak ara yüzeylerin mekanik özellikleri belirlenmiş ve optimum kaynak parametreleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Kaynak ara yüzeylerinde meydana gelen yapısal özellikler ise optik mikroskop çalışmaları ile incelenmiştir. Ayrıca kaynaklı numunelere sertlik deneyleri yapılarak malzemelerin çizilmeye, kesilmeye, aşınmaya vb. istenmeyen durumlara karşı göstermiş olduğu direnç belirlenmiştir. Yapılan çalışmada optimizasyon yöntemi olarak kullanılan Taguchi deneysel tasarım metodu ile deney parametreleri optimize edilmiştir. Taguchi optimizasyon yöntemi, deney sayılarını azaltan, zaman ve maliyet açısından tasarruf sağlayan ve istenmeyen unsurların tesirlerini en aza indirgemeye çalışan bir deney tasarım tekniğidir. Taguchi optimizasyon yöntemi ile L9 ortogonal dizinine göre S/N ve Varyans analiz çalışmaları yapılarak deneysel verilerin analiz çalışmaları yapılmıştır. Yapılan S/N çalışmalarında en uygun kaynak parametre seviyeleri belirlenmiştir. Varyans analiz çalışmalarında ise hangi parametrenin sistem üzerinde daha fazla etkili olduğu ve yapılan deneysel çalışmaların doğruluk oranı hesaplanmıştır. Anahtar Kelimeler: GR2, Al Ara Tabaka, Bakır, Difüzyon Kaynağı, Taguchi Yöntemi, Optimizasyon, Kesme mukavemeti
Ekstrüzyon işleminde strok boyunca oluşan sıcaklığın sonlu elemanlar yöntemi ve yapay sinir ağlari ile modellenmesi
Ekstrüzyon işlemi iş parçasının kalıptan geçirilerek istenen geometride profil elde edilmesidir. Kovan içine yerleştirilen iş parçası ıstampa tarafından uygulanan kuvvetle profil formunu veren kalıp açıklığından çıkmaya zorlanır. Ekstrüzyon hızı, sıcaklığı, ekstrüzyon oranı, sürtünme koşulları ve kalıp tasarımı gibi faktörler ekstrüzyon işlemine etki etmektedir. Bu faktörler arasından sıcaklık, ekstrüzyon işleminde en önemli değişkenlerden biridir. Pratikte, ekstrüzyon işlemi boyunca çok karmaşık bir termal değişim söz konusudur. Sıcak biyet kovana girmeden önce sıcaklığın dengelenebilmesi amacıyla kovanın ısıtılması sağlanır. Kalıp kanalında iş parçasında meydana gelen deformasyon ve sürtünmeden dolayı işlem süresince genellikle artan bir sıcaklık değişimi söz konusudur. Bu sırada meydana gelen sıcaklık değişimleri özellikle biyetten kovana doğru gerçekleşen ısı transferine, deformasyon koşullarına ve sürtünmeyle ortaya çıkan ısıya bağlıdır. Maksimum sıcaklık genellikle iş parçasının yoğun deformasyona maruz kaldığı kalıp köşe kısımlarında ve kalıp kanalındaki iş parçasında görülür. Artan sıcaklık risk meydana getirdiğinden sıcaklığın üst sınırının belirlenmesi önemlidir. Deneme yanılma ve tecrübe ile uygulanan deneysel çalışmalarda sıcaklık sadece bir noktada ölçülebilmekle beraber oldukça pahalı ve zahmetlidir. Ancak bilgisayar destekli analiz programları ile ekstrüzyon sıcaklığı tahmin edilebilir ve sonuçların tutarlılığı mukayese edilebilir. Bu çalışmanın amacı çeşitli noktalarda sıcaklık tahmininin etkin bir şekilde yapabilmesi için Sonlu Elemanlar Yöntemi ve Yapay Sinir Ağları'nın uygulanabilirliğini göstererek strok boyunca sıcaklık artışının kritik seviyeye ulaştığı sınırları belirlemektir. Anahtar Kelimeler : Ekstrüzyon, sonlu elemanlar yöntemi, yapay sinir ağları, modelleme
İzmir Sanayi Mektebinin Osmanlı sanayileşme politikalarının eğitim üzerinden değerlendirilmesi ve toplumsal yansımaları
Araştırmanın amacı; Osmanlı Sanayileşme Politikalarının, eğitime yansımasının somut bir göstergesi olan sanayi mekteplerinin, İzmir Sanayi Mektebi örneği üzerinden değerlendirilmesi ve bunun toplumsal yansımalarını incelemektir. Araştırmada Tarih bilimine ait araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Tarih biliminin öngördüğü şekilde belgelerin saptanması için kaynak taraması yapılmış, kaynaklar sınıflandırılmış, incelenmiş ve çözümleme yapılmıştır. Bu bağlamda, Başbakanlık Osmanlı Arşivinde yer alan belgeler, İzmir Sanayi Mektebi Arşivindeki yıllıklar, Aydın Vilayet Salnameleri, Maarif Salnameleri, Düsturlar, Birinci El kaynaklar ve Telif eserlerden elde edilen bilgiler objektif bir şekilde değerlendirilmiştir. Osmanlı bürokrasisinde, sanayileşmenin yalnızca fabrika ve üretim tesisleri açarak sağlanamayacağı farkındalığı oluşmasıyla birlikte, sanayileşme politikaları çerçevesinde devlet teşvikiyle yetim çocuklara sanat eğitimi verilmesi ve sürdürülebilir üretim yapılması amacıyla sanayi mektepleri açılmıştır. Yetim çocukların barınma ve eğitim imkânı buldukları sanayi mektepleri, sanat dallarının yaşatılmasına hizmet etmiştir. Sanayi mekteplerinin ilklerinden biri olan İzmir Sanayi Mektebi, gerek birçok yetim çocuğun barındırılması ve gerekse üretim faaliyetleri bakımından sanayi mektepleri arasında en başarılılardandır. Kurulduğu tarihten itibaren varlığını sürdüren İzmir Sanayi Mektebi, İzmir'in bir liman kenti olması, hayırseverlerin bağışları, özellikle de mektep yararına düzenlenen piyangolar sebebiyle, diğer sanayi mekteplerine göre daha büyük bir bütçeye sahipti. Bu nedenle İzmir Sanayi Mektebinde, diğerlerinden fazla sanat dalı bulunmaktaydı. İzmir Sanayi Mektebinde yetişen kişiler bölgenin ve başka bölgelerin zanaatkâr ihtiyacını karşılamaktaydı. Bu bakımdan İzmir Sanayi Mektebi örneği, sanayi mekteplerinin sanat ustası yetiştirerek, sanayileşmenin eğitim kurumları aracılığıyla ilerletilmesinin doğru bir adım olduğunu göstermektir. Sanayi Mektepleri, ağır sanayi oluşturulması ve sanayi ağı kurulması yönünden ciddi bir rol oynayamasa da sanatların yaşatılması ve modern teknolojiyle hafif sanayi üretiminin gerçekleştirilmesi bakımından önemli bir yere sahiptir. Anahtar Sözcükler: Osmanlı sanayileşmesi, Osmanlı sanayileşme politikaları, Eğitim, İzmir sanayi mektebi, Tarih
Mustafa Zihni Paşa'nın hayatı ve siyasî görüşleri
Bu çalışmada son dönem Osmanlı devlet adamlarından Babanzade Mustafa Zihni Paşa'nın (1850-1929) biyografisi ele alınmıştır. Babanzade Mustafa Zihni Paşa, Osmanlı Devleti'nin son dönemi ile Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk döneminin düşünürleri arasında, ailesinden kendisi gibi önemli kişileri yetiştirmiş bir idarecidir. II. Abdülhamid Dönemi'nin son yıllarından Mehmed Vahideddin dönemine kadar Osmanlı sosyal, askeri, idarî ve siyasî gibi birtakım alanlarda reform süreci yani daha genel olarak bir dönemin arka planı anlatılmaktadır. Zihni Paşa, Osmanlı tarihinde bilhassa yaşadığı dönem olan XIX. yüzyılın ikinci yarısı ve XX. yüzyılın ilk yarısında idarecilik hayatında önemli bir yere sahiptir. XX. yüzyılın ilk yarısında başlayan Osmanlı- Balkan Savaşı'nın yaklaştığı bir zamanda savaşa girilmemesi gerektiğini zira Osmanlının savaşı kazanacak askeri gücünün olmadığı konusunda görüş bildirerek Osmanlı-Balkan savaşlarına dikkat çekmiştir. Zihni Paşa, memuriyet hayatına ilk önce Bağdat'ta, Bağdat defter-i hakanî (tapu dairesi) ve mektubi kalemi'nde görev yaparak başlamıştır. Daha sonra Midhat Paşa'nın Bağdat valiliği sırasında onun mühürdarlığını yaparak tanınmaya başlamıştır. Trablusşam, Bolu, Gümüşhane, Berat, Antalya, Burdur gibi çeşitli yerlerinde mutasarrıflık; Adana, Yanya ve Hicaz gibi yerlerde de valilik görevlerinde bulunmuştur. Her ne kadar kendisi ve özellikle Babanzade ismiyle tanınan oğulları, dönemin hükümetleri tarafından ikinci plana itilmiş olsalar da, sadece devlet idaresi değil aynı zamanda düşünce hayatımıza da önemli etkilerde bulunmuş kişilerdir. Bağdatlı olmaları dolayısıyla doğu toplumları ve kültürlerini yakından tanıyan Babanzadeler, batı dilleri ve felsefesini iyi bilen ancak yaşam tarzları ve ileri sürdükleri fikirlerde bunlardan etkilenmeyen fikir adamları olarak tanınmaktadırlar. Öte yandan Mustafa Zihni Paşa, Bolu'da mutasarrıf olduğu sıralarda hilafetin Osmanlı Devletine devredilmesinin doğru olmadığına ilişkin bir fikir beyan etmesi nedeniyle Kastamonu'ya sürülmüştür. Ayrıca "İslam'da Hilafet" adlı eserinde ise halifeliğin meşveret ve icma'ya dayanması gerektiğini yani oy ile makamına getirilmesi gerektiğini yazdığı için Adana valisi iken görevinden alınarak sürgüne gönderilmiştir. Mustafa Zihni Paşa, zeki ve dengeci kişiliğiyle iyi bir idarecilik sergileyerek devletin önemli sorunlarını çözüme kavuşturmasında kayda değer başarılar sağlamıştır. Islahatların yoğun olduğu XIX. yüzyılda gelenekselci bir tutum sergileyen Zihni Paşa, devlet adamlığı ve bilhassa din ve ahlak konusundaki yapıtları ile Osmanlı tarihinde farklı bir idareci portresi çizmiştir. "Mustafa Zihni Paşa'nın Hayatı ve Siyasî Görüşleri" isimli bu çalışma, Zihni Paşa'nın hayatını, ailesini, görevlerini ve faaliyet alanlarını merkeze almıştır. Çalışma hazırlanırken Zihni Paşa'nın biyografisinin, düşünce dünyasının ve siyaset anlayışının ortaya çıkarılması amacı esas alınmıştır. Anahtar kelimeler: Mustafa Zihni Paşa, Gelenekselcilik, Valilik, Mutasarrıflık
XIX. yüzyıl Osmanlı devlet adamlarından İbrahim Edhem Paşa
Tarihi, bir insanın hayatı çerçevesinde incelemek tarihçiliğin en zor konularının başında gelmektedir. Çünkü kendisi de bir insan olarak tarihçi için objektif olarak bir başka insanı ele almak son derece güçtür. Bu güçlüğün farkında olunarak yapılan bu çalışmada XIX. yüzyıl Osmanlı devlet adamlarından İbrahim Edhem Paşa ele alınmıştır. Doğum yeri, ailesi, kökeni üzerindeki kalın sis perdesini çeşitli kaynaklar ve arşiv belgeleri doğrultusunda aydınlatmaya çalışan tezin asıl odaklandığı konu ise, Edhem Paşa'nın modernleşme sürecindeki Osmanlı devlet ve toplum hayatında nasıl bir yer işgal ettiğidir. Avrupa'ya gönderilen ilk Osmanlı öğrencileri arasında yer alması, Paris'te geçirdiği yaklaşık on yıllık ciddi eğitim hayatı ve ülkesine dönüşte meslekî eğitimini nerelerde, nasıl kullandığı soruları yerli ve yabancı kaynaklar ışığında aydınlatılmaya çalışılmıştır. Edhem Paşa, Tanzimat Dönemi'nde daha çok bir bürokrat ve teknokrat kimliğiyle öne çıkmış ve bilhassa Nafıa, Maarif gibi konulardaki başarılı icraatlarıyla dikkat çekmiştir. Ancak siyasi alanda aldığı kısa süreli görevlerde aynı başarıyı sergilediğini söylemek mümkün görünmemektedir. Biraz da bu alanda gölgede kalmış biri olarak, tarihçiliğimizin detaylı bir incelemesinden şu ana dek mahrum kalmıştır. Yine de o, 1893 yılına kadar gelen yetmiş yılı aşkın yaşam öyküsünde özgün bir çalışmaya konu olacak kadar çok yönlü ve renkli bir hayat bırakabilmiştir.
Tanzimat'tan Erken Cumhuriyet'e kumar
Bu araştırma, Tanzimat'tan Erken Cumhuriyet'e (1839-1938) kadar olan süreçte bir olgu olarak kumar oynamanın tarihiyle ilgilenmektedir. 1839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı büyük çapta değişimlerin ve dönüşümlerin habercisi ve öncüsü olmuştur. Tezin konusu, Osmanlı batılılaşmasının dayanak noktası olan Tanzimat döneminden, erken Cumhuriyet'in sona ermesine kadar gelen süreçtir. Mitolojik anlatılardan başlayarak, kumar oynamanın ne şekilde evrildiği ve Avrupa'da kumarhanelerin ortaya çıkışına da değinmektedir. Aynı zamanda iskambil kağıtlarının tarihi ve kumar oyunlarının tarihini de anlatmaya çalışmaktadır. Tez, Osmanlı'dan Erken Cumhuriyet'in sonuna kadar en çok oynanan oyunları, kumar oynanan yerlerin gelişimini de ortaya koymaktadır. Bunları yaparken de gündelik hayatta değişimlere odaklanmıştır. Anahtar Sözcükler: Tanzimat, Modernleşme, Kumar, Kumarhane.
"Azerbaycan milli tarihinde "Maârif ve Medeniyet dergisi'nin" (1923-1924) özetlenmesi ve değerlendirilmesi"
Tarihin en eski zamanlarından beri Azerbaycan çeşitli milletlerin egemenliği altında olmuştur.Bunların yan etkileri Azerbaycan halkının eğitim ve medeniyetini olumsuz yönde etkilemiştir. Azerbaycan halkı XIX yy.ın sonları XX yy.ın başlarına doğru kültürel, sosyal ve siyasi anlamda yeni bir yapılanma içerisinde idi. Fakat Sovyetlerin kurulmasıyla gerileme dönemi başlamıştır. Bu dönemde halkı aydınlatmak ve bilinçlendirmek için yollar aranmıştır ve bu sebepten okullar ve gazeteler açılmıştır. Bununla da milli mücadeleye destek olmuşlardır. "Azerbaycan Milli Tarihinde "Maârif ve Medeniyet Dergisi'nin"(1923-1924) Özetlenmesi ve Değerlendirilmesi" tez konusu kapsamında kaynak tarama yöntemiyle araştırmalar yapılmış ve daha önce çalışılmamış olar "Maârif ve Medenyet Mecmuası'nın" Osmanlıcadan çevrilmesi ve özetlenerek maârif, medenyet, ilim, terbiye , okulların durumu vs. konuların araştırılması hedeflenmiştir. Anahtar Sözcükler: Azerbaycan'da Maârif, Zahmet okulları, Türkçenin düzenlenmesi, Türk tiyatrosu, Osmanlıca
Osmanlı'nın son çeyreğinde otelcilik ve otelcilik faaliyetleri
Kervansaraylar ve hanlar on dokuzuncu yüzyılın sonlarına değin Osmanlı Devleti'nde konaklama hizmeti veren yapılar olmuşlardır. Menziller ve külliyeler etrafında şekillenen bu yapılar hayır amacıyla Padişahlar ve ileri gelen devlet adamları tarafından tesis olunan vakıf yapılardır. Yaşanılan iç ve dış gelişmeler sonucu on sekizinci yüzyılda öncelikli olarak askeri alanda başlayan Osmanlı'da modernleşme süreci, on dokuzuncu yüzyıl itibariyle siyasi, idari, ekonomik, kültürel ve toplumsal bir köklü dönüşüm halini alır. On sekizinci yüzyılın ikinci yarısından sonra Avrupa şehir hayatına hızlı sanayileşmenin sonuçlarından biri olarak konaklama birimleri bağlamında oteller girer. Osmanlı Devleti şehir hayatında ise oteller, on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısı itibariyle şehirlerde yerini alır. Tanzimat ve Islahat Fermanlarının ilanları akabinde hızlı bir gelişme gösteren otelcilik faaliyetleri, 1890'lı yıllarda Avrupa'daki otellerin seviyesine ulaşır. İmparatorluk, en çalkantılı döneminde şehirlerinde yer edinen bu yeni pratiğin kendi kontrolünde ilerlemesi için bir takım önlemlere başvurur. Anahtar Sözcükler: Osmanlı, Modernleşme, Otel, Otelcilik
Eskişehir kazası ilk nüfus sayımına göre Müslüman nüfus ve değerlendirilmesi
XIX. Yüzyılda Eskişehir Sultanönü Liva'sına bağlı bir kasabadır. Devlet, özellikle vergiye temel olacak Müslüman nüfusu tespit etmek ve Yeniçeri ocağının kaldırılması sonrası kurulan Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye'ye asker temin etmek amacıyla yapılan nüfus sayımları yapmaya başlamıştı. Bu tezin konusunu, 1829'da İstanbul Tophane'deki ilk bölge nüfus sayımından sonra ülke genelinde gerçekleşen nüfus sayımlarından biri olan, 1830 tarihinde Eskişehir'de gerçekleşen sayım oluşturmaktadır. Bu sayım Eskişehir'in modern anlamdaki ilk nüfus sayımıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Arşivleri bünyesindeki Osmanlı Arşivlerinde bulunan 1531 numaralı Eskişehir nüfus defteri, bu çalışmanın temelini oluşturmuştur. Bu çeviri çalışması hem tarih ve sosyal bilimler literatüre katkı sağlayacak, hem de Eskişehir'in dolayısıyla Anadolu'nun sosyal, kültürel ve ekonomik durumuna ışık tutabilecektir. Günümüzde 'e-devlet' uygulamasının sunduğu Alt-Üst Soy Bilgisi sorgulamasına doğrudan hizmet etmesi de ayrı bir boyut olarak göz önünde tutulmalıdır. Anahtar Sözcükler: Eskişehir, Mahalle, 1830, 1246, Nüfus, Nüfus Defteri
Devir Gazetesi'nin transkripsiyonu ve Türk kültür tarihi açısından değerlendirilmesi
Gazeteler; bir toplumun kültürel, ekonomik, siyasi, dini gibi birçok alanında bilgi aktarıcısıdır bu sebepledir ki Osmanlı dönemindeki toplumun durumunu değerlendirebilmemiz açısından o dönemde çıkarılan yayın organlarına bakmakta büyük yarar vardır. Osmanlı Devleti'nde gazete yayımcılığı gayrimüslimler aracılığıyla gerçekleştirmiştir. Bu sebeple Mehmed Sâlim Efendi tarafından çıkarılan Devir Gazetesi İzmir' de çıkarılan ilk özel Türk gazetesi olması sebebiyle büyük önem arz etmektedir. Devir Gazetesi Aydın Vilayeti, İstanbul ve diğer vilayetlerdeki siyasi, ekonomik, dini, kültürel birçok alana değinmekle beraber "Havadis-i Hariciye" başlığı altında Osmanlı Devleti sınırları dışındaki birçok şehirde meydana gelen olaylara da yer vermiştir. Bu sebeple transkripsiyon ve değerlendirmeden oluşan bu çalışma dönemin toplumsal yapısının anlaşılmasına fayda sağlayacaktır. Anahtar Sözcükler: Devir, Mehmed Sâlim, İzmir, Gazete