Theses supervised by Doç. Dr. Sema Polatcı
10 theses · Tokat Gaziosmanpaşa University
Yapıcı sapma davranışlarının öncülleri: Otel işletmeleri çalışanları üzerinde karma bir araştırma
Bu tez çalışmanın temel amacı, yapıcı sapma davranışlarına etki eden öncüllerin neler olduğunu ortaya koymaktır. Karma araştırma yönteminin benimsendiği çalışma, iki aşamalı analiz yöntemi üzerinden gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada nitel veriler ile ortaya bir model koyulurken, ikinci aşamada söz konusu modelin geçerliliği nicel veriler ile test edilmiştir. Tez çalışmasının birinci aşaması, nitel araştırma boyutunu oluşturmaktadır. Nitel araştırma çerçevesinde Antalya ilinde faaliyet gösteren beş yıldızlı otel işletmelerindeki toplam 9 çalışandan araştırmacı tarafından oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu ile veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler ile yapıcı sapma davranışlarının öncüllerini ifade eden yapısal bir model oluşturulmuştur. Modelde yapıcı sapma davranışlarını etkileyen faktörler bireysel ve örgütsel olmak üzere iki boyuttan oluşmaktadır. Bireysel faktörler içerisinden beş faktör kişilik özellikleri ve kontrol odağı yer alırken, örgütsel faktörler içerisinde algılanan örgütsel destek ve örgütsel güven yer almaktadır. Tez çalışmanın ikinci aşamasını nicel araştırma boyutu oluşturmaktadır. Nicel araştırma boyutunda, nitel araştırma sayesinde ortaya koyulan modelin geçerliliği test edilmiştir. Bu kapsamda, Antalya ilinde faaliyet gösteren beş yıldızlı otel işletmelerindeki toplam 403 çalışandan anket tekniği ile veri toplanmıştır. Modelin test edilmesi için Yapısal Eşitlik Modellemesi'nden (YEM) faydalanılmıştır. Yol analizi ile elde edilen bulgulara göre, yapıcı sapma davranışlarını etkileyen faktörler sırasıyla; kontrol odağı, algılanan örgütsel destek ve örgütsel güven değişkenleri olarak belirlenmiştir.
Duygusal zekâ ve kişi-iş uyumunun tükenmişliğe etkisi
Duygusal zekâ kavramı, kişinin kendini ve çevresiyle olan ilişkilerini geliştiren bir unsurdur. Günümüzde gittikçe önem kazanmaya başlayan bu kavram, yöneticiler tarafından da önemsenmiş çalışanlar bu yönde geliştirilmeye odaklanılmıştır. Her alanda yoğun bir şekilde rekabet yaşanan örgütlerde personelin performansını etkileyen birçok etmen bulunmaktadır. Bu bağlamda işe alımlarda uygun işe uygun kişi seçilmesine dikkat edilmelidir. Çalışanların yaptıkları iş ile uyumu arttıkça performansın da artacağı düşünülmektedir. Tükenmişlik kavramı ise, kişilerin performansını olumsuz yönde etkileyen etmenlerden biridir ve çözümlenmediği takdirde hem örgüt açısından hem de birey açısından maddi ve manevi kayıplara neden olmaktadır. Tokat ili Erbaa ilçesi organize sanayi bölgesinde tekstil sektöründe çalışanların duygusal zekâ düzeylerinin ve yaptıkları iş ile uyumunun tükenmişlik düzeylerine etkisinin tespiti ve hem bireysel hem de örgütsel düzeyde tükenmişlik ile mücadele edebilme yollarının sunulması çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Çalışmada, duygusal zekâ ve kişi-iş uyumunun tükenmişliğe pozitif yönde etki ettiği tespit edilmiştir. Çalışmanın sonunda ise tükenmişlik ile mücadele edebilmek için önerilerde bulunulmuştur.
Psikolojik sermayenin tükenmişlik üzerindeki etkisinde öz-şefkatin aracılık rolü
Bu çalışmanın temel amacı, kamu hastanesinde görev yapan personelin psikolojik sermaye düzeylerinin tükenmişlikleri üzerindeki etkisinde öz-şefkat düzeylerinin dolaylı bir etkiye (aracı rol) sahip olup olmadığını belirlemektir. İlgili amaç doğrultusunda araştırmanın evrenini Tokat ili ve ilçelerinde görev yapan 4446 kamu hastanesi personeli oluşturmuştur. Araştırma kapsamında elektronik ortamda (surveey.com aracılığıyla) hazırlanan anket formu evrene ulaştırılmış, 208 katılımcıdan geri dönüş sağlanmıştır. Eksik olan ve analiz varsayımlarını karşılamayan iki katılımcıya ilişkin veri analizlere dahil edilmemiştir. Sonuç olarak 206 katılımcıdan elde edilen veri ile araştırmanın amacı kapsamında oluşturulan modeli test etmek için aracılık analizi gerçekleştirilmiştir. Bu analiz, SPSS programına eklenen Process Macro uygulaması üzerinden yapılmıştır. Analiz sonuçları, psikolojik sermaye ve öz-şefkatin tükenmişlik üzerinde negatif yönde bir etkisi olduğunu göstermiştir. Ayrıca psikolojik sermayenin öz-şefkat üzerinde pozitif yönde etkisi tespit edilmiştir. Araştırmanın özgün sonucu ise, psikolojik sermayenin tükenmişlik üzerindeki etkisinde öz-şefkatin yüksek değerde bir dolaylı etkiye sahip olduğudur. Mevcut bulgular yazın ışığında tartışılmış, gelecek araştırmalar ve uygulayıcılar için öneriler geliştirilmiştir.
İşin anlamının performans üzerindeki etkisinde işte mutluluk ve psikolojik dayanıklılığın rolü: Doktorlar üzerine bir araştırma
Örgütlerin en önemli kaynağı olan insanın, bu kaynaklığı yerine getirebilmesi ve iyi bir performans sergilemesi için işine ve içsel dünyasına dönük bazı özelliklere sahip olması önem arz etmektedir. Bu özelliklerin başında anlamlı bir iş, işten duyulan mutluluk ve psikolojik dayanıklılık sayılabilir. Bu kapsamda çalışmanın amacı, işin anlamının iş performansı üzerindeki etkisinde işte mutluluk ve psikolojik dayanıklılığın aracılık rolünü incelemektir. Covid-19 küresel salgınına denk gelen dönemde gerçekleştirilen çalışmanın verileri Tokat'ta kamu sektöründe çalışan tıp doktorlarından (pilot uygulama için N=70, asıl araştırma için N= 282) toplanmıştır. Yapılan analizlere göre işin anlamı; işte mutluluk, bağlamsal performans, görev performansı ve genel iş performansını pozitif yönde etkilemektedir. Psikolojik dayanıklılık; işte mutluluk, bağlamsal performans ve genel iş performansını pozitif yönde etkilemektedir. İşte mutluluk performansı etkilememekte ve herhangi bir aracı rol üstlenmemektedir. Ulaşılan sonuçlar, işin anlamı ve psikolojik dayanıklılığın, belki de iş hayatlarının en sıkıntılı dönemlerini yaşayan doktorlar açısından önemini net olarak ortaya koymaktadır. Bu sonuçlardan hareketle, psikolojik dayanıklılık ve anlamlı işin örgütler ve çalışanlar açısından son derece önemli birer kaynak olduğu ve bu önemin kriz dönemlerinde varlığını sürdürerek daha da değerli hale geldiği söylenebilir.
Algılanan iş güvencesizliğinin iş motivasyonu ve işten ayrılma niyeti üzerine etkisi
Son yıllarda yaşanan ekonomik kriz ve pandemi sebebiyle işten çıkarmalarda artış olduğu görülmektedir. Bu sebeple beyaz yakalı çalışanlar işten çıkarılma korkusu diğer bir deyişle iş güvencesizliği yaşamaktadır. Günümüzde, algılanan iş güvencesizliğinin iş motivasyonu ve işten ayrılma niyeti üzerine etkisi olduğuna dair yapılan çalışmaların sayısında artış görülmektedir. İş motivasyonundaki düşüşün ve işten ayrılma niyetinin örgüte birçok yönden zarar vereceği bilinmektedir. Bu zararlar finansal, kültürel, psikolojik, duygusal, fiziksel ve ruhsal etkilere sahiptir. Motivasyon, çalışanların belirli örgütsel amaçları sonuca erdirebilmek için kendi istek ve niyetleriyle çaba sarf etmeleridir. İşten ayrılma, en temel haliyle çalışanın örgütten ayrılmasıdır, işten ayrılma niyeti ise işten ayrılma isteği, işten ayrılmayı planlama ve düşünme sürecidir. Bu çalışmada beyaz yakalı çalışanların algıladıkları iş güvencesizliğinin iş motivasyonu ve işten ayrılma niyeti üzerine etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Buradan yola çıkarak iş güvencesizliği algısına sebep olan unsurların belirlenmesi ve bu unsurlara çözüm önerileri sunulması üzerine çalışılmıştır. Çalışmada algılanan iş güvencesizliğinin iş motivasyonu ve işten ayrılma niyeti üzerine etkisi olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın sonucunda ise çalışmadan elde edilen bulgulara dayanarak, beyaz yakalı çalışanların iş güvencesizliği algısının azaltılmasına yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Algılanan İş Güvencesizliği, İş Motivasyonu, İşten Ayrılma Niyeti.
İşte mutluluk ölçeği (İMÖ): Bir ölçek geliştirme çalışması ve beş faktör kişilik özelliklerinin işte mutluluk üzerindeki etkisinde iş yaşam dengesinin aracılık rolü
Bu tez çalışmasının iki temel amacı bulunmaktadır. Bu amaçlardan biri, Türk kültüründe çalışanların iş yerinde mutluluklarını ölçmek için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirmektir. Diğeri ise, beş faktör kişilik özelliklerinin işte mutluluk üzerindeki etkisinde iş yaşam dengesinin aracılık rolünün olup olmadığını araştırmaktır. İşte mutluluk ölçeği geliştirilme süreci "Keşfedici Sıralı Karma Desen" üzerinden yürütülmüştür. Bu doğrultuda öncelikli olarak nitel çalışma yapılmış ve veriler toplanmıştır. Toplanan verilerin analizleri sonucunda madde havuzu oluşturulmuş ve taslak bir ölçek elde edilmiştir. Bu ölçek ile toplanan verilere nicel analizler uygulanılmıştır. Buna göre, öncelikle kamu veya özel sektörde çalışan 392 katılımcıdan elde edilen verilerle açımlayıcı faktör analizi (AFA) yapılarak boyutlar belirlenmiştir. AFA sonucu elde edilen ölçek, kamu veya özel sektörde çalışan 446 kişiye uygulanarak doğrulayıcı faktör analizine (DFA) tabi tutulmuştur. Yapılan analizler sonucunda ölçeğin yapısı doğrulanmış, 36 maddeden ve 4 boyuttan oluşan "İşte Mutluluk Ölçeği" elde edilmiştir. Ölçeğin güvenirlik katsayıları kabul edilebilir sınırlar içerisindedir. Ayrıca tek boyutlu, 8 maddeli "İşte Mutluluk Ölçeği Kısa Formu" da çalışma içerisinde yer almaktadır. Bu çalışmada beş faktör kişilik özelliklerinin işte mutluluk üzerindeki etkisinde iş yaşam dengesinin aracılık rolü olup olmadığı da araştırılmıştır. Araştırma Türkiye'de kamu veya özel sektörde çalışan toplam 400 katılımcı üzerinden gerçekleştirilmiştir. Verilerin analiz edilmesiyle elde edilen sonuçlara bakıldığında araştırma değişkenleri arasında bir aracılık rolünün bulunmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte değişkenlerin alt boyutlarına bakıldığında ise, iş-özel hayat gelişimi ve işin özel hayata müdahalesi boyutlarının duygusal denge ile yönetici ve iş yeri kaynaklı mutluluk arasındaki etkileşiminde kısmi aracılık rolünün olduğu sonucu elde edilmiştir.
Örgütsel adalet algısı ve personel güçlendirmenin iş performansına etkisi: Örgütsel sinizmin rolü
Çalışanın görev ve sorumluluklarını başarılı bir şekilde yerine getirmesi ve kendisinden beklenen amaçlara ulaşma derecesi olarak tanımlanan performans örgütlerin başarısı için anahtar kavramlardan birisidir. Bireysel performans neredeyse çalışanın başarısı ile eş anlamlı kullanılmaktadır. Bu derece önemli olan performans kavramıyla ilişkili konuların ele alınıp performansın düşmesine neden olan ve yükselmesini sağlayan etkenlerin ortaya çıkarılması oldukça önemlidir. Dolayısıyla bu çalışmada, performansın yükselmesine katkı sağlayan personel güçlendirme, adalet algısı ve performansın düşmesine neden olan sinizm kavramları bir arada ele alınmıştır. Bu çalışmanın temel amacı örgütsel adalet ve personel güçlendirmenin (yapısal güçlendirme ve psikolojik güçlendirme), performansa etkisini ve bu etki üzerinde örgütsel sinizmin rolünün bulunup bulunmadığını araştırmaktır. Bu amaçla, Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Hitit Üniversitesi, Ondokuzmayıs Üniversitesi ve Ordu Üniversitesi olmak üzere dört üniversitenin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültelerinde görev yapan 167 akademik personelin katılımıyla veri toplama çalışması yapılmıştır. Verilerin analiz edilmesiyle örgütsel adaletin örgütsel sinizm üzerinde negatif yönlü, performans boyutlarından bağlamsal performans üzerinde pozitif yönlü etkisi tespit edilirken, görev performansı üzerinde anlamlı bir etkisi tespit edilememiştir. Yapısal güçlendirme ve psikolojik güçlendirmenin örgütsel sinizm üzerinde negatif yönlü, görev performansı ve bağlamsal performans üzerinde ise pozitif yönlü bir etkisinin bulunduğu belirlenmiştir. Ayrıca örgütsel adaletin bağlamsal performans üzerindeki etkisinde örgütsel sinizmin tam aracılık rolü bulunduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Adalet, Personel Güçlendirme, Örgütsel Sinizm, İş Performansı.
Dönüşümcü ve etkileşimci liderlik tarzlarının örgütsel sinizm üzerindeki etkisi
Günümüz iş dünyasında yaşanan yoğun rekabet ve hızlı değişim, örgütlerin gelişen ve değişen dünya şartlarına ayak uydurma zorunluluğunu getirmiştir. Bu değişimin önündeki en büyük engellerden birisi, son yıllarda ciddi bir tehdit haline gelen örgütsel sinizm kavramıdır.Örgütsel sinizm, çalışanların örgütleri ile ilgili olumsuz tutumlarını ifade etmektedir.Bu sebeple, örgütlerin değişim ve yenilenme süreçlerinde, dönüşümcü ve etkileşimci liderlik davranışları ele alınarak örgütsel sinizme yönelik etkileri değerlendirilmeye çalışılmıştır.Bu çalışmada, Elazığ ili bankacılık sektöründe faaliyet gösteren banka çalışanlarının dönüşümcü ve etkileşimci liderlik algılarının, yaşadıkları örgütsel sinizm olgusu üzerindeki etkisini belirlemek amaçlanmış olup bu noktadan hareketle örgütsel sinizme yol açan faktörlerin bilinerek çözüm önerileri geliştirilmeye çalışılmıştır
İş güvencesizliğinin psikolojik iyi oluşa ve performansa etkisinde meslekî bağlılığın aracılık rolü
Bu çalışma, işgörenlerin algıladıkları iş güvencesizliğinin psikolojik iyi oluş düzeylerine ve performanslarına etkisinde meslekî bağlılığın aracı bir rol oynayıp oynamadığını tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Çalışma Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Samsun ve Tokat'a görev yapan 623 postacı üzerinde yürütülmüştür. Postacılar İdari Hizmet Sözleşmeli (İHS'li), 399 sayılı KHK ile istihdam edilenler (399'lu) ve Alt İşveren (Taşeron) olmak üzere 3 ayrı istihdam şekli ile istihdam edilmektedirler. Bu farklı istihdam şeklinde çalışan postacıların algıladıkları iş güvencesizliği de farklılık göstermektedir. Postacıların farklı istihdam şekilleri ile istihdam ediliyor olmaları örneklem olarak postacıların seçilmesindeki en önemli etkendir.Çalışmanın sonucunda bağımsız değişken algılanan iş güvencesizliğinin bağımlı değişkenler olan psikolojik iyi oluşu ve performansı etkilemediği tespit edilmiştir. Algılanan iş güvencesizliğinin aracı değişken meslekî bağlılığı etkilediği, ayrıca meslekî bağlılığın da hem psikolojik iyi oluşu hem de performansı etkilediği tespit edilmiştir. Ancak bağımsız değişken ile bağımlı değişkenler arasında bir etkileşim olmadığından meslekî bağlılığın aracılık rolü tespit edilememiştir.
Liderlik tarzlarının örgüt kültürü ve yenilik performansı üzerine etkisi
Günümüzde örgütler, pazardaki değişimler ve müşteri ihtiyaçlarının çeşitlenmesi nedeniyle yenilikleri hayata geçirmelidirler. Yeniliğin gerçekleşmesi ve devamı için yeniliği destekleyecek örgütsel ortama ihtiyaç vardır. Değişim ve yeniliği sağlayacak bir vizyonun oluşturulması ve bunun örgüte benimsetilmesi liderlikle mümkün olacaktır. Liderler rekabetçi çevreye uyum sağlamak için yenilikçi örgüt kültürünü biçimlendiren ve destekleyen bir liderlik davranışı göstermelidir. Oluşacak bu örgüt kültürüyle, çalışanlar yenilikçi davranışta bulunmaları için motive edilmekte ve ödüllendirilmektedir. Yenilikçi örgütlerde liderler kadar örgüt kültürleri de önemlidir. Yeniliğin başarısı ve devamlılığı için örgüt kültürünün yeniliği desteklemesi gerekmektedir. Yenilikçi örgüt kültürünün oluşturulması ve örgütün bu yönde dönüşümü ancak liderlikle mümkündür. Diğer yandan yenilik stratejilerinin belirlenmesi ve uygulanmasında liderlik tarzları önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışmada örgütlerin varlıklarını devam ettirebilmelerinde önemli bir unsur olan liderlik tarzlarının yenilik performansını ve örgüt kültürünü nasıl etkilediği araştırılmıştır. Ayrıca liderlik tarzları ve yenilik performansı ilişkisinde örgüt kültürünün oynadığı rol belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma Gaziantep'te faaliyet gösteren 89 küçük ve orta büyüklükteki işletmede (KOBİ) 370 çalışan ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler yapısal eşitlik modeli ve regresyon analizleriyle incelenmiştir. Yapılan analiz sonuçlarına göre dönüşümcü liderlik tarzının yenilik performansını pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Diğer yandan bu etkide örgüt kültürünün aracı rol oynadığı belirlenmiştir. Etkileşimci liderlik tarzının yenilik performansı üzerinde pozitif veya negatif yönde bir etkisinin olmadığı görülmüştür. Araştırmadan elde edilen sonuçların hem literatüre hem de bunları kullanacak örgütlere katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Dönüşümcü Liderlik, Etkileşimci Liderlik, Örgüt Kültürü, Yenilik Performansı