Theses supervised by Doç. Dr. Sevilay Uslu Divanoğlu
11 theses · Aksaray University
Ürün ambalajlarının tüketici satın alma davranışlarına etkisi: Torku bisküvi ve çikolata ürünleri örneği
Günümüzde rekabetlerin yoğun yaşandığı gıda sektöründe ambalajın önemi de gittikçe artmaktadır. Sürekli artan ürün çeşitliliğinde, tüketiciler ürünlerin neredeyse bütün özelliklerini inceledikten sonra satın alma kararlarında seçici davranmaktadırlar. Tüketicilerin eğitim seviyelerinin yükselmesiyle birlikte, satın alınacak ürünlerin sağlıklı ve hijyenik şartlarda üretilmiş olması tüketicilerin tercihlerini etkilemektedir. Bu nedenle tüketicilerin gıda ürünlerini tercih etmesinde ambalajın rolü yüksektir. Genellikle gıda maddeleri marketlerin raflarında tüketicilere ambalajlı olarak sunulmaktadır. Firmalar ürettiği ürünlerin ambalajlarını tüketicilerin ilgisini çekecek şekilde tasarlayıp ürünün satışında ambalaja adeta satış elemanı görevi yüklemektedir. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde tüketici, tüketici davranışları ve tüketici davranışlarını etkileyen faktörler ve satın alma karar süreci konuları ele alınmıştır. İkinci bölümde ise ambalaj, ambalajın önemi, ambalajın fonksiyonları ve türleri kavramları üzerinde durulmuştur. Üçüncü ve son bölümde ise çalışmanın amacı ve önemine, kapsam ve sınırlılıkları, araştırma modeline, veri toplama yöntem ve aracına, bilgilerin analizi ve son olarak hipotezlere yer verilmiştir. Elde edilen bulgular değerlenip yorumlanarak sonuç ve öneriler bölümü oluşturulmuştur.
Kişisel marka ve liderlik kavramının siyasal pazarlama üzerindeki etkisi: 1983-1989 Turgut Özal dönemi örneği
Bu çalışmanın amacı, Kişisel Marka Ve Liderlik Kavramının Siyasal Pazarlama Üzerindeki Etkisinin 1983-1989 Turgut Özal Dönemi Örneği üzerinden incelenmektir. Bu Araştırma nitel desenli bir çalışma olup tarama modeli kullanılarak yapılmıştır. Araştırmada konu ile ilgili yapılmış tezler, bilimsel yayınlar, kitaplar, medya yayınları ve seçim bilgileri veri kaynağı olarak kullanılmıştır. Siyasi kişiliklerin ve liderlerin yaşamları toplum önünde cereyan eder. Siyasilerin hayatını özel ve siyasi yaşamı diye ayırmak çok zordur. Araştırmada marka kişiliği olarak Turgut Özal'ın liderliğinin siyasi pazarlamaya etkisi incelenmiştir. Özal, siyasi yaşamına Türkiye'deki kriz döneminde başlamış ve önce başarısız olmuş olsa da, bu başarısızlığı onun 1980'den sonra lider olarak ortaya çıkması için fırsata dönüşmüştür. Siyasi yaşamından önce de sahip olduğu kararlılık, dönüşümcülük, doğallık, elitizm, problem çözme becerisi, vizyonerlik ve girişimci ruh gibi özelliklerini siyasi lider olarak markaya çevirmiş ve bunu siyasi pazarlamada başarı ile uygulamıştır. Ayrıca, Özal'ın siyasi tutumu ve davranışları, onu dönüşümcü, otoriter, liberal, muhafazakar, eğlenceli, vizyoner ve kararlı bir lider yaparak karizmasına kaynaklık etmiştir. Siyasi lider olarak kendi kişisel özellikleri dışında, siyasi pazarlama yöntemlerini benimsemiş ve bunu siyasi başarıları için bir araç olarak kullanmış olması da Özal'ın Türkiye'de profesyonel siyasi pazarlama sürecinin de öncüsü olmasını sağlamıştır. Türk siyasi yaşamında büyük dönüşümlere imza atan siyasi bir kişilik olarak elbette muhalifleri tarafından kendi döneminde ve sonrasında ağır eleştiriler almış, ancak bu eleştirilere demokrat tavırlarıyla anlayış göstererek çoksesli siyasal yapının Türkiye'de gelişmesine katkı yapmıştır. Türk siyasetine ve Türkiye'ye kazandırdıklarıyla Özal, uzun yıllar tartışmalara konu olacak bir birikim bırakmıştır denilebilir.
Aile şirketlerinde insan kaynakları yönetimi uygulamaları: kablo sektöründe bir örnek
Çalışmanın amacı üyesi bulunulan aile şirketi içerisinde deneyimlenen insan kaynakları çalışmalarının kavramsal boyutunu açıklamak, pratiğe ilişkin bir öneri oluşturmak, sisteme ait başarı ve başarısızlıkları açıklayarak aynı düzenlemeleri yapma ihtiyacı duyan işletme, işletme yönetici ve çalışanlarına bir örnek oluşturmaktır. Çalışmadaki işletme ve çalışanlara duyarlı İnsan Kaynakları fonksiyonlarına ilişkin hem tümevarım hem de tümdengelimli, örüntülü ve temalar kuran analizleri içeren nitel bir yaklaşım kullanılacaktır. Nitel Araştırma yöntemleri arasında John W Creswel'in önerdiği üzere 5 araştırma yönteminden fenomenolojik araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın ilk bölümünde insan kaynakları yönetimi ve ana fonksiyonlarından bahsedilmiştir. Sonrasında aile şirketleri hakkında bilgi verilmiştir. Söz konusu işletme kablo sektöründe yer aldığı için kablo sektörü ile ilgili kısa bilgi verilmiştir. Yapılan çalışma sonucu aile şirketlerinde insan kaynakları uygulamalarını hayata geçirmenin çok zor olmasına rağmen oldukça tatmin edici derecede olağan seyrinde kurgulandığı, yapılan çalışmaların istenen etkiyi yarattığı yönündedir. Anahtar Kelimeler : Aile Şirketi, İnsan Kaynakları Yönetimi, Kablo Sektörü
Siyasal pazarlama uygulamalarının y kuşağının üzerindeki etkisi
Siyasal parti ve adayların seçimlerde kazabilmeleri için siyasi parti ve adayların seçmen davranışlarını çok iyi bilmeleri gerekmektedir. Ki siyasi parti ve adayların katıldıkları seçimlerde kazanmalarını sağlayan farklılık ve çeşitlilik içeren siyasal pazarlama uygulamaları ve faaliyetleri mevcuttur. Siyasal parti ve adaylar seçimde oy kullanacak olan seçmenlerin oylarını elde edebilmek amacıyla bir takım faaliyetlerde bulunması gerekmektedir. Ancak seçmenlerin oylarını elde edebilmek o kadar da kolay bir işlem değildir. Zira siyasal pazarlama alanında seçmen davranışlarını etkileyen bir takım konular mevcuttur. Son zamanlarda teknoloji ve kitle iletişim araçlarının gelişmesi, vatandaşların gelir düzeyinin artması ve halkın eğitim düzeyinin yükselmesiyle seçmenlerin davranışlarında da değişiklik görülmektedir. Yani daha bilinçli bir şekilde davranış sergilemektedir. Yapılan araştırmalara göre en çok reklam veren, en çok sesi çıkan siyasi parti ve adaylar seçim dönemlerinde daha çok seçmenler tarafından tercih edilmektedir. Bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde siyasal pazarlamaya ilişkin kavramsal çerçeve, ikinci bölümde seçmen davranışları, üçüncü bölümde kuşaklar konusuna değinilmiştir. Dördüncü bölümde ise araştırmanın konusuna ilişkin olarak seçimlerde kullanılan siyasal pazarlama uygulamalarının y kuşağı seçmenler üzerindeki etkisi bir anket yoluyla gerçekleştirilmiştir. Anket çalışması ise Aksaray üniversitesi öğrencileri üzerinde uygulanmıştır.
Tüketicilerin yaşam tarzı ile marka tercihleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Tüketici kültürü çerçevesinde yaşam tarzı kavramı ile marka tercihlerine ilişkin akademik tartışmalar incelenmiştir. Öncelikle araştırmanın amaçları, kapsamı ve kısıtları ele alınarak çalışmalar yapılmıştır. Değişkenler, araştırma yöntemi, örneklem tasarımı, pilot araştırma ve veri kodlamaya ilişkin detaylar yapıldıktan sonra sayısal analizlere yer verilmiştir. Analizler sonrasında ise araştırmanın bulguları yaşam tarzı kümelerinin betimlemeleri göz önünde tutularak yorumlanmıştır. Kapsam, kısıtlar ve ana kütle dolayısıyla belirlenen araştırma süreci anket formunun hazırlanması, dağıtılması, toplanması; verilerin analizi için SPSS programının edinilmesi, öğrenilmesi, uygulanması gibi çalışmalar yapılmıştır. Anket uygulaması Aksaray Üniversitesi kampüs personeli ve öğrencilerine uygulanmıştır. Tüketicilerin yaşam tarzlarına ilişkin marka tercihleri ile ilgili faktörleri belirlemek amacıyla faktör analizi; marka tercihlerine ilişkin yaşam tarzlarına göre kaç gruplara ayrıldıklarını belirlemek için kümeleme analizi; yaşam tarzı değişkenleri olarak VALS2 ölçeği kullanılmıştır. Yaşam tarzı ve marka tercihleri ile ilgili sorular 5'li likert ölçeği kullanılmıştır.
Üretim süreçlerinde 8D metodu ile hata analizi: Otomotiv endüstrisinde bir uygulama
Kalitenin iyileştirilmesi, üretim proseslerinin tümünü kapsayan çalışmalardan oluşmaktadır. Üretimde meydana gelen hatalar ancak kalitenin iyileştirilmesi sonucunda önlenebilecektir. Bu bağlamda üretim proseslerindeki hataların analiziyle, hataların kök nedenleri belirlenerek ve hatalar ortadan kaldırılarak ürün/proses kalite iyileştirmeleri yapılabilmektedir. Bu çalışmada otomotiv endüstrisinde, üretim proseslerinde müşteri şikâyeti ve kalite yönetimini etkileyen değişkenler belirlenerek hataların önlenmesi amacıyla vaka analizi yapılmıştır. Araştırmanın amacı, bir işletmede oluşan müşteri şikâyetleri ve hataların sistematik analizi sonrasında FMEA, beş neden analizi ve Ishikawa diyagramı gibi teknikleri içeren 8D metodolojisi kullanılarak oluşan bu hataların en aza indirilmesi ve yalın üretim çerçevesinde yöntemin etkinliğinin artırılmasıdır. Bu nedenle 8D problem çözme metodolojisi proseslerdeki tüm tekrar eden problemlerin olduğu süreçlere uygulanmıştır. Bunun yanı sıra bu yöntemin etkin bir şekilde kullanılmasıyla sektöre ve literatüre de katkı sağlanması amaçlanmıştır. Çalışmaya konu olan otomotiv endüstrisindeki üretim proseslerinde 8D metodu ile hata analizlerinin yapılarak bulguların tespit edilebilmesi amacıyla bu metotta yer alan adımlar aşamalı olarak izlenerek bir vaka analizi yapılmıştır. Elde edilen bulgular, nicel ve nitel araştırma yöntemlerini içerisinde barındıran karma model ile incelenmiştir. Araştırmanın nitel varsayımında; uygulanan 8D metodunun uygun bir problem çözme aracı olup olmadığı; nicel kısmında ise 8D metodunun problem çözme sürecinde kullanılmasında kalite seviyesini artırmada ve kalite maliyetlerini düşürmedeki etkisi test edilmiştir. Çalışmanın sonucunda 1.071 ppm (parts per million - milyon başına hatalı parça oranı) olan hata oranı 8D metodolojisinin uygulanması ile sıfır (0) olarak elde edilmiştir. Bu sonuç ppm değerleriyle birlikte araştırmanın bulgularıyla da desteklenmiştir. Üretim proseslerindeki hataların analizinde, tekrar etmesinde ve raporlanmasında 8D metodolojisinin etkili sonuçlar elde edebileceğine ilişkin önemli ipuçları içeren bu çalışmanın literatür ile uyumlu olduğu görülmektedir. Proseslerde iyileştirme sağlamada ve verimliliğin artırılmasında 8D metodolojisi bir kalite aracı olarak kullanılabilir. Genellikle otomotiv endüstrisinde uygulama alanı her geçen gün yaygınlaşan 8D metodolojisinin ve entegre yöntemlerin, gelecekteki çalışmalarda diğer endüstrilere de uygulanabileceği ve bu raporların literatüre katkı sağlayacağı söylenebilir.
COVID-19'un tüketici online ve fiziksel satın alma davranışlarına etkisi
Küresel çapta etkili olan ve Aralık 2019'da Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan bulaşıcı hastalık olan Covid-19 salgını ciddi boyutlara ulaşarak varlığını sürdürmeye devam etmektedir. Bu salgınla birlikte tüm dünya ekonomik, sosyal, kültürel ve psikolojik olarak etkilenmiştir. Salgının seyrine göre ülkeler önlemler alarak salgını kontrol altına almaya çalışmıştır. Salgının etkilerinin ciddi tehlikeler oluşturması sonucunda devletler küresel çapta salgınla mücadele etmektedir. Bu çalışmada salgın krizinden etkilenen tüketicilerin satın alma davranışlarındaki değişikliklerin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde araştırmaya dair genel açıklamalar, ikinci bölümde tüketici davranışları, üçüncü bölümde Covid-19 salgını ile ilgili genel bilgiler, dördüncü bölümde araştırmanın yöntemi, beşinci bölümde araştırmadan elde edilen bulgular ve son bölümde araştırma sonucu anlatılmıştır. Çalışmanın amacı doğrultusunda nicel bir araştırma yürütülerek anket yöntemine başvurulmuştur. 422 katılımcının anket cevaplarının değerlendirildiği bu çalışma sonucunda elde edilen veriler üzerinde analizler gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçları yorumlanarak tablo halinde sunulmuştur. Sonuç değerlendirilmesi yapılarak çalışma tamamlanmıştır.
Stok yönetim sistemlerinde Endüstri 4.0 uygulamalarının gerçekleştirilmesi: Bir otomotiv firmasında komisyonlama (parça toplama-montaj hatlarına parça besleme) yönteminin dijitalleştirilmesi
Küreselleşmenin neden olduğu rekabetçi ve dinamik pazar koşulları, imalat ve lojistik sektörleri başta olmak üzere birçok sektör için dijital dönüşüm ve teknoloji yatırımlarını zorunlu kılmaktadır. Günümüzde işletmelerin lojistik anlayışları, stoksuz ve tam zamanında gibi karmaşık sevkiyat ve teslimat stratejilerini içeren, maksimum verimli tedarik zincirleri gerektirir. Lojistik operasyonları için geçerli tüm bu prensipler, işletme içerisindeki malzeme ve bilgi akışını sağlayan iç lojistik sistemleri için de geçerlidir. İç lojistik sistemleri, tedarik zincirlerinin önemli unsuru ve darboğazıdır. Karma model montaj hatlarına sahip otomotiv endüstrisinde, montaj bölgelerine parça besleme operasyonları en zorlu ve karmaşık süreçlerden birisidir. Müşteri taleplerinin çeşitliliği ve değişkenliği, üretim tesislerinde hareket gören parça miktarını ve kompleksiteyi fazlasıyla artırmıştır. Bu yüzden, montaj hatlarına parça besleme sistemlerinin tasarımı, üretim sisteminin performansını, verimini ve kalitesini çok yakından etkiler. Son yıllarda araştırmacılar, Endüstri 4.0 ve Lojistik 4.0 anlayışının getirdiği dijital dönüşüm rüzgârının da etkisiyle, parça toplama sistemlerinin verimliliğini artırmaya yardımcı olan çeşitli teknoloji yardımlı parça toplama teknikleri geliştirmişlerdiler. Bu çalışmada, öncelikle parça toplama sisteminin, iç lojistik uygulamalarındaki yeri ve önemi tanımlanmış, sonrasında da manuel parça toplama sistemlerinin diğer teknoloji yardımlı parça toplama sistemlerine göre kıyaslaması yapılmıştır. Bu sayede, teknoloji yardımlı parça toplama sistemlerinin araştırılması ve tasarımı, çeşitli sektörlere bir fırsat sunarak yönetim odaklı verimlilik kriterlerine göre işletmelere uygun sistemin ve teknolojinin seçilmesi için yardımcı olacağı düşünülmüştür.
Sosyal medyada pazarlamanın satın alma davranışına etkisi: Kayseri ilinde bir örnek
Pazarlama, iletişim ve bilgi alanındaki en son gelişmeler, kullanıcıların öncü bir rol kazandığı ve giderek daha önemli hale geldiği yeni, yenilikçi iş ve tüketim modellerine yol açmaktadır. Sosyal medya, dijitalleşmiş yaşamın bu modern zamanlarında son derece etkili bir iletişim kanalı olarak son zamanlarda muazzam bir ün kazandı. Sosyal medya, büyük ölçüde işletmelerin pazarlama amaçlarına ve stratejilerine katkıda bulunan etkili bir mekanizma olarak hayata geçirilmiştir. Sosyal medya aracılığıyla gerçekleşen pazarlama, sosyal medya pazarlaması olarak bilinir ve kuruluşlar için sıcak bir konudur, işletmelere hedeflenen tüketicilere kolay, etkili ve anında ulaşmasını, ürünlerini pazarlamalarına, marka denkliği oluşturmalarına, müşteri sadakatini artırmalarına olanak tanır. Çevrimiçi tabanlı sosyal medya, tüketicilere mal ve hizmetleri arama, değerlendirme, seçme ve satın alma konusunda yeni yollar sağlayarak tüketici tüketim alışkanlıklarını değiştirmiştir. Bu gelişmeler, her tür ve büyüklükteki ticari ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar, çeşitli stratejik hedeflere ulaşmak için müşterilere ulaşma gücü açısından sosyal medya pazarlamasının değerini yakın zamanda fark etmişlerdir. Sunulan bu hizmet tek taraflı olmaması ve riskleri en aza indirgemek için işletmeler, sosyal medya pazarlamasını küresel pazarlanma stratejisiyle uyumlu hale getirilmeli, işletmenin hedef kitlesine uygun insan profilini seçmesi ve onlarla buna göre iletişim kurması gerekir. Giderek artan bir şekilde, tüketiciler satın aldıkları veya satın almayı düşündükleri ürün ve hizmetler hakkında iletişim kurmak için sosyal medyayı kullanmaktadır. Sosyal medya, tüm dünyada milyonlarca kullanıcıyı bir araya getiren ve rakiplerine karşı rekabet avantajı elde ederken iletişim ve pazarlama stratejileri geliştirmek isteyen işletmelere çeşitli olanaklar ve fırsatlar sunan yenilikçi araçlardır. Bu çalışma, Web 2.0 teknoloji stratejileri, sosyal medya ile sosyal medya pazarlamasının tanımını avantaj ile dezavantajlarını anlatmaktadır; ayrıca sosyal medya dünyasının karşılaştığı zorlukları ve fırsatları belirlemeye, konuya dayalı güncel analizler de içermektedir. Sosyal medya pazarlaması alanındaki mevcut ve gelecekteki trendi bulmaya çalışmakta, bu faaliyetleri geliştirirken yöneticilerin, pazarlamacıların, içerik üreticiler ve birçok girişimciye karar verme süreçlerinde pusula niteliğinde olup, teorik açıdan fikir çeşitliliği kazandırmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Sosyal Medyada Pazarlama, Tüketici Davranışı, Satın Alma Kararı.
Tüketicilerin lüks marka algısı ve hedonik tüketim üzerine bir araştırma/inceleme
Tüketim bireyler açısından vazgeçilmez bir davranış olduğu için günümüzde pek çok araştırma veya benzer koşullar altında tüketim tarzlarını ve tüketici davranışlarını etkileyen faktörlerin nedenleri ve aralarındaki benzerlik ve farklılıkları incelenmektedir. Bu bağlamda farklı kimliklere sahip olan tüketicilerin tüketim tarzları ve tüketim nedenleri farklı kavramlar ve başlıklar altında toplandığı görülmektedir. Bu tüketim tarzlarından olan hedonik tüketim günümüz dünyasında marka ve lüks marka sayısının artması ile tüketicilerin satın alma eylemine ve markaya duygusal olarak atfettiği haz nedeni ile hedonik tüketimin lüks marka algısı üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde tüketici davranışları, ikinci bölümde marka kavramı ve lüks ile ilgili genel bilgiler üçüncü bölümde araştırmanın yöntemi, dördüncü bölümde araştırmadan elde edilen bulgular ve son bölümde araştırma sonucu anlatılmıştır. Çalışmanın amacı doğrultusunda nicel bir araştırma yürütülerek anket yöntemine başvurulmuştur. 516 katılımcının anket cevaplarının değerlendirildiği bu çalışma sonucunda elde edilen veriler üzerinde analizler gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçları yorumlanarak tablo halinde sunulmuştur. Sonuç değerlendirilmesi yapılarak çalışma tamamlanmıştır.
İnternet üzerinden satın alma niyetinin tüketici teknoloji kabul modeli ile araştırılması; kuşaklar arasındaki ilişkiler üzerine bir araştırma
Tüketicilerin satın alma süreci pek çok faktörden etkilenen karmaşık bir süreçtir. Gelişen teknoloji ile şekil değiştiren satın alma sürecinin anlaşılmasında yeni teknolojilerin tüketiciler tarafından kabulünü inceleyen pek çok teori ve model geliştirilmiştir. Bu teori ve modellerin birçoğu kabulün bilişsel yönüne odaklanmaktadır. Yeni teknolojilerin kabulünde ihmal edilen duygular Teknoloji Kabul Modeli ve Duygusal Durum Modelinin birleşiminden geliştirilen Tüketici Teknoloji Kabul Modeli (CAT)'inde ele alınmıştır. Bu modelde Teknoloji Kabul Modeli'ndeki bilişsel boyutlar (algılana kullanım kolaylığı, algılanan yarar) ve Duygu durum Modeli'ndeki duygusal boyutlar (zevk, tahrik, hakimiyet) entegre bir şekilde ele alınmaktadır. Bu çalışma kapsamında Tüketici Teknoloji Kabul Modeli üzerinden tasarlanmıştır. Bu tez çalışmanın temel amacı internet üzerinden satın alma niyetinin Tüketici Teknoloji Kabul Modeli çerçevesinde X, Y ve Z kuşağı tüketicileri bağlamında karşılaştırmalı olarak incelenmesidir. Nicel desende tasarlanan çalışma Mersin ilindeki tüketicilere yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklem grubunu kolayda örnekleme yöntemi ile belirlenen 661 tüketici oluşturmaktadır. Örneklem grubundan elde edilen verilerle normallik ve sapan analizleri, geçerlik ve güvenirlik analizleri, faktör analizleri yürütülmüştür. Araştırma modeli kapsamında belirlenen hipotezlerin test edilmesinde yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Tüm veri analizleri SPSS 24.0 ve AMOS 23.0 paket programları aracılığıyla yürütülmüştür. Çalışmadan elde edilen sonuçlar Tüketici Teknoloji Kabul Modeli'ne ilişkin önceki araştırma sonuçları ile paralellik göstererek algılanan kullanım kolaylığının algılanan yararı, tutumun ise davranışsal niyeti anlamlı bir şekilde etkilediğini göstermektedir. Farklı olarak çalışmada algılanan yarar ve algılanan kullanım kolaylığının tutum üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı sonucu elde edilmiştir. Yine teknoloji kabulüne ilişkin tutumun davranış üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür. Duygular yönünde çalışmadan elde edilen sonuçlara göre zevk ve hâkimiyetin tutum üzerinde etkili olduğu ancak tahrikin etkili olmadığı sonucu elde edilmiştir. Kuşaklar yönünde yapılan karşılaştırmada ise bilişsel boyutlarda elde edilen sonuçların Z kuşağı tüketiciler içinde benzer şekilde olduğu görülmüştür. Yine tüm katılımcıların aksine X kuşağı tüketicilerine göre tahrikin tutum üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu elde edilen bir diğer sonuçtur.