Theses supervised by Doç. Dr. Süleyman Aydın
20 theses · Fırat University, Ağrı İbrahim Çeçen University, Yalova University, Anadolu University
Fruktozla metabolik sendrom oluşturulmuş ratlarda serum ve gonadal ghrelin, obestatin ve nesfatin-1 ekspresyonlarının incelenmesi
ÖZETMetabolik sendrom (MetS) mekanizması tam olarak bilinmeyen; obezite, insülin direnci, proinflamatuar durum ve hormonlar ile bağlantısı olan komplike bir hastalıktır. Dolayısıyla çalışmada amaçlarımız; MetS oluşturulmuş sıçanların üreme sistemi dokularında ghrelin, obestatin (OBS) ve nesfatin-1 (NES) ekspresyonlarının nasıl değiştiğini, serum değerleriyle aralarında bir ilişkinin olup olmadığını, ayrıca infertiliteyle ilişkili diğer hormonlarla da bağlantılarının olup olmadığını ortaya koymaktır. Çalışma; Sprague Dawley türü her iki cinsi içeren sıçanlardan gerçekleştirildi. MetS grubu sıçanlar (standart sıçan yemi + içme sularına %10 fruktoz) 12 hafta ad libitum beslendi. Kontrol sıçanları; deney süresince ad libitum standart sıçan yemiyle beslendi. Biyokimyasal parametreler Konelab-60 otoanalizör; infertilite hormonları Immulite-2000'le ölçüldü. Serum, doku ghrelin, OBS ve NES ELISA yöntemiyle ölçülürken, üreme sistemi dokularının peptid hormonlarının immünoreaktivitesi ABC yöntemiyle ölçüldü. MetS gruplarında açlık serum insülin, glukoz, ALT, GGT, trigliserid, LDL-K, total kolesterol düzeyleri istatistiksel olarak anlamlı yüksek iken; HDL-K miktarlarının anlamlı şekilde azaldığı tespit edilmiştir. İnfertilite hormon değerlerindeki değişimler istatistiksel olarak anlamlı değildi. MetS'li sıçanların serum NES değerleri kontrol grubuna göre anlamlı olarak artmıştı. Serum OBS ve ghrelin değerlerinde düşüş gözlendi, fakat istatistiksel olarak anlamlı değildi. MetS'li hayvanların üreme organlarının dokularında ghrelin miktarlarında da azalma tespit edilirken, NES'in aynı dokularda ekspresyonunu artmıştı. OBS'de de; seminal bez hariç azalma tespit edildi. Hormonların üreme sistemi dokularındaki ekspresyonu, immünoreaktvite şiddeti de doku hormon miktarlarıyla paralellik göstermekteydi. Yukarıdaki sonuçlara göre; MetS'le meydana gelen değişimler, üreme sistemlerini olumsuz etkilediğinden, değişen hormonların normal fizyolojik sınırlara çekilmesinin önemli olduğu, sonuçların üreme biyokimyasına ışık tutacağı görülmektedirAnahtar kelimeler: Metabolik Sendrom, ghrelin, obestatin, nesfatin-1, infertilite
Diyetle indüklenmiş obez sıçanlarda ghrelinin organ dağılım haritalarıyla birlikte serum ghrelin, paraoksonaz ve arilesteraz düzeylerinin araştırılması
Bu çalışmada; dokulardaki ghrelin ekspresyonları, serum ve dokulardaki ghrelin düzeyleri, serum ve bazı dokulardaki PON1 ve AE seviyeleri ve bazı serum biyokimyasal parametre düzeyleri ile ilişkilerinin belirlenmesi için sıçanlarda diyetle indüklenmiş obezite oluşturulmuştur. Çalışmaya, 60 günlük 24 adet (12 erkek, 12 dişi) sıçan dahil edilerek başlandı. Sıçanlar cinsiyetlerine dikkat edilerek rastgele 4 gruba (n:6) ayrıldı. Diyetle indüklenmiş obezite (DİO) oluşturmak için DİO grubundaki sıçanlar kafeterya stili diyetle beslenirken, kontrol grubundaki sıçanlar standart sıçan yemiyle beslendiler. 12 hafta süren uyum ve diyet programları ile DİO oluşturulduktan sonra, bütün sıçanlar sakrifiye edildi. Sıçanların sistemleri ayrı ayrı fiske edilerek, ghrelin ekspresyonları immünohistokimyasal (İHK), doku ve serum ghrelin düzeyleri ise radyoimmünoassay (RİA) yöntemiyle belirlendi. Çalışılan doku ve serum PON1 ve AE düzeyleri, spektrofotometrik yöntemle ölçüldü. Serum biyokimyasal parametreleri ise otoanalizör ile tespit edildi.Diyetle indüklenmiş obez sıçanların; bazal ve 12. hafta vücut kitle indeksleri ve tüm sistemlerin dokularının ghrelin ekspresyonları kontrol grubu ile kıyaslandığında; obeziteye bağlı olarak VKİ'leri artarken, ghrelin ekspresyonunun azaldığı belirlendi. İstisna olarak böbrek dokusunda ghrelin ekspresyonlarının arttığı gözlendi. RİA sonuçları da bu bulguları destekledi. Aynı zamanda ghrelinin eksprese olduğu bilinen dokulara ek olarak bazı yeni dokuların (dil, diş, kıl folikülü, lakrimal bez ve sperm kuyruğu) da ghrelin eksprese ettiği belirlendi. Doku ve serum PON1 ve AE düzeyleri de İHK bulgulara benzer bir trend sergiledi. DİO grubunda; glukoz, LDL-kolesterol ve total kolesterol düzeylerinin anlamlı bir şekilde arttığı, HDL-kolesterolün ise anlamlı şekilde azaldığı görüldü.
İnfografi ve infovideo tekniğinin 6. sınıf vücudumuzdaki sistemler ünitesinde öğrencilerin akademik başarı, tutum ve motivasyonları üzerine etkisi
İnfografi ve infovideo tekniğinin öğrencilerin fen bilimleri dersi başarılarına, tutumlarına ve motivasyonlarına olan etkisinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilen bu çalışmada sınıfların gruplara ayrılmasında seçkisizlik esas alınarak rastgele örnekleme yöntemiyle deney ve kontrol olmak üzere iki grup oluşturulmuştur. Deney grubunda yer alan 36 öğrenciye infografiklerle, kontrol grubundaki 36 öğrenciye ise geleneksel yöntemle ders anlatılmıştır. Çalışmadan elde edilen verilerin analizi sonucunda; deney grubunda yer alan öğrencilerin son test başarı puanlarının istatiksel olarak anlamlı bir şekilde yüksek olduğu görülmüş, deney grubunda yer alan öğrencilerin ön test başarı puanlarının kontrol grubundaki öğrencilerden daha yüksek olduğu, ancak aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı tespit edilmiştir.Deney grubunda yer alan öğrencilerin uygulama sonrasındaki derse karşı tutumlarının uygulama öncesine göre istatiksel olarak anlamlı şekilde daha olumlu olduğu tespit edilmiştir. Benzer şekilde kontrol grubunda yer alan öğrencilerin derse karşı tutumları da uygulama sonrasında daha olumlu bulunmuştur.Deney grubunda yer alan öğrencilerin uygulama sonrası derse karşı tutumlarının kontrol grubundaki öğrencilere göre daha olumlu olduğu saptanmıştır.Deney ve kontrol grubunda yer alan öğrencilerin uygulama sonrası motivasyon düzeylerinin uygulama öncesine göre anlamlı şekilde daha yüksek olduğu görülmüştür. Bununla birlikte deney grubunda yer alan öğrencilerin uygulama sonrası motivasyon düzeylerinin kontrol grubundaki öğrencilerden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.
Fen bilimleri öğretmen adaylarının Evrim Teorisi ile ilgili görüşlerinin incelenmesi
Evrim teorisi biyolojinin deneysel gerçeklerini, biyolojik çeşitliliği açıklayan fennin doğasını ve bilimin sistematiğini en iyi şekilde kullanan teorilerden biridir. Fen Bilimleri öğretmen adaylarının Evrim Teorisinin sistematiği ve Evrim Teorisi ile ilgili görüşlerinin alınması bilimin doğası ve sistematiğini anlamaları açısından önem arz etmektedir. Bu nedenle bu araştırmanın amacı Fen Bilimleri Öğretmen adaylarının Evrim Teorisi ile ilgili görüşlerinin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Araştırma; Erzurum Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Fen Bilimleri Öğretmenliği (1. 2. 3. 4. sınıflarda) öğrenim gören 300 öğretmen adayı ile yapılmıştır. Öğretmen adaylarının Evrim Teorisi hakkındaki görüşlerini derinlemesine belirlemek için araştırmada araştırma yöntemi olarak karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmada Fen Bilimleri öğretmen adaylarının görüşlerini belirlemek üzere (Nadelson, & Southerland, 2012) tarafından geliştirilen Öğrenci Evrim Kabul Envanteri 'ÖEK-E' uzman görüşlerinin ışığında, Türkçe'ye çevrilerek kullanılmıştır. Kullanılan ÖEK-E; beşli likert tipinden oluşan büyük evrim (19 soru), küçük evrim(14 soru) ve insan evrimi(16 soru) olmak üzere toplam 49 soruluk bir ankettir. ÖEK-E'nin güvenirliği 0.92 ve Croncbach Alfa değeri 0.94 verilmiştir. Ancak araştırmada anket uygulanmadan önce tekrar yapılan güvenirlik çalışması sonucunda ÖEK-E Cronbach Alfa değeri 0,81 olarak bulunmuştur. Araştırma sonucunda ikinci sınıfta bulunan Fen Bilimleri Öğretmen Adayları'nın ÖEK-E'ye verdikleri cevapların evrim teorisini kabullenmeye daha yakın olduğu görülmektedir. Araştırmanın alt boyutları olan (makro-evrim) büyük evrim, (mikro-evrim) küçük evrim ve insan evrimi (insan-evrimi) sonuçları ayrı ayrı analiz edilmiştir. Ayrıca araştırmada 20 Fen Bilimleri Öğretmen Adayları ile Evrim Teorisi hakkında yüz yüze görüşmeler yapılarak onların bu konudaki görüşleri alınmıştır. Elde edilen sonuçlar frekans ve yüzde olarak gösterilmiştir. Yapılan analizler sonucunda 2. Sınıf fen bilimleri öğretmen adaylarının diğer sınıflara göre evrim teorisini kabul etmeye daha fazla meyilli oldukları anlaşılmıştır (P<0,05). Fen Bilimleri Öğretmen adaylarından elde edilen verilerden kararsızlık durumuna göre Fen Bilimleri Öğretmen Adayları'nın sınıflar arası büyük evrimi teorisini kabullenme düzeyleri istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=,004). Evrim teorisinin bir diğer alt boyutu olan küçük evrim ile ilgili yapılan analizler sonucunda Fen Bilimleri Öğretmen Adaylarının ÖEK-E'ye verdikleri cevapların diğer sınıflara göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermediği anlaşılmaktadır (p=,668). Fen Bilimleri Öğretmen Adaylarının ÖEK-E'ye verdikleri cevapların, araştırmanın bir diğer alt boyutu olan insan evrim teorisini kabullenme düzeyleri istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=,008). Son olarak Ki Kare Testi sonuçlarına göre fen bilimleri erkek öğretmen adayları ile fen bilimleri kadın öğretmen adayları ÖEK-E verileri arasında cinsiyetleri açısından istatistiksel olarak oldukça anlamlı bir farklılık vardır (p=,000). Araştırma sonuçlarına göre kadın öğretmen adaylarının ÖEK-E'yi kabul etmeye daha fazla meyilli oldukları ve evrim kabul düzeyleri daha yüksek olduğu saptanmıştır.
Ortaokul fen bilimleri ders kitaplarında bulunan etkinliklerin yaşam becerileri yönünden incelenmesi
Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programlarında tüm bireylerin fen okuryazarı bireyler olarak yetiştirilmesi amaçlanmıştır. Fen okuryazarı bireyler; araştıran, sorgulayan, mantıklı kararlar veren, problem çözebilen, özgüvenli, işbirliğine ve iletişime açık, girişimci, yenilikçi düşünen, sürdürülebilir kalkınma bilinciyle hayat boyu öğrenen bireylerdir. Fen okuryazarı bireyler yetiştirmek için ise 21. yy becerilerinden biri olan yaşam becerilerini öğrencilere kazandırmak oldukça önemlidir. Bu çalışma ortaokul fen bilimleri ders kitaplarında yer alan etkinliklerin içinde yaşam becerilerini barındırma düzeyini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada doküman analizi yöntemi kullanılmış ve 5., 6., 7. ve 8. sınıf okul ders kitapları incelenmiştir. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından alan yazından faydalanılarak hazırlanıp geliştirilen yaşam becerileri değerlendirme rubriği kullanılmıştır. Fen bilimleri ders kitaplarında yer alan her bir etkinlik oluşturulan rubrik sayesinde ayrı ayrı analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular her sınıf düzeyi için ayrı olacak şekilde, ortalama ve yüzde değerleri ile grafik haline getirilmiştir. Sonuç olarak 5. Sınıf fen bilimleri ders kitabında yer alan etkinliklerin %50 oranında, 6. Sınıf fen bilimleri ders kitabında yer alan etkinliklerin %52 oranında yaşam becerilerini bulundurma düzeyleri tespit edilmiştir. 7. Sınıf fen bilimleri ders kitabında yer alan etkinliklerinin %55 oranında, 8. Sınıf fen bilimleri ders kitabında yer alan etkinliklerinin ise %60 oranında yaşam becerilerini bulundurma düzeyleri tespit edilmiştir. Ayrıca tüm sınıf düzeylerinde bulunan fen bilimleri ders kitapları içerisinde yer alan 127 etkinliğin toplam %54 oranda yaşam becerilerini kazandırmaya yönelik olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar sözcükler: Ortaokul fen bilimleri ders kitapları, Ders kitabı etkinlikleri, 21. yy becerileri, Yaşam becerileri
Türkiye'de 2000-2020 yılları arasında fizik eğitimi, kimya eğitimi, biyoloji eğitimi ve fen bilimleri eğitimi alanlarında yazılmış yüksek lisans tezlerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi
Yapılan bu araştırmada, Türkiye'de 2000 ve 2020 yılları arasında fen eğitimi, fizik eğitimi, kimya eğitimi ve biyoloji eğitimi alanlarındaki tamamlanmış yüksek lisans çalışmaları veri analizi yöntemlerinden içerik analizine tabi tutularak çeşitli değişkenler açısından incelenmiştir. Araştırma kapsamında incelenen 1634 adet yüksek lisans tezi, "araştırmanın yayınlanma yılına, tez yazarlarının cinsiyet dağılımına, araştırma yöntemlerini, araştırmada kullanılan veri analiz yöntemlerini, örneklem büyüklüklerini, örneklem niteliği, sınıf düzeyleri, bilişsel boyutlar, duyuşsal boyutlar, veri toplama araçlarının türüne, akademik başarı, öğrenci özellikleri, öğrenme ortamları ve konu dağılımlarına" göre incelenmiştir. Çalışmanın evrenini 2000-2020 yılları arasında fen bilimleri eğitimi, fizik eğitimi, kimya eğitimi ve biyoloji eğitimi alanlarında yayınlanmış yüksek lisans tezleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezinde 2000-2020 yılları arasında fen bilimleri eğitimi, fizik eğitimi, kimya eğitimi ve biyoloji eğitimi alanlarında yayımlanan erişime izinli 1634 adet yüksek lisans tezi oluşturmaktadır. Araştırmaya dâhil edilen tezlerin yöntemleri incelendiğinde, araştırmalarında yöntem olarak nicel araştırma yöntemi ve kapsamında yer alan yarı deneysel desen tercih eden araştırmacıların çoğunlukta olduğu görülmüştür. Veri analiz yöntemlerinden ise betimsel istatistik analiz tekniğinin daha fazla tercih edilği bulgusuna ulaşılmıştır. Konu açısından yapılan incelemelerde müfredat konuları kapsamında araştırmaların yoğunlaştığı konular fen eğitiminde elektirik, fizik eğitiminde kuvvet ve hareket, biyoloji eğitiminde ekosistem ve kimya eğitiminde ise madde konuları çoğunlukta olduğu tespit edilmiştir. Çalışmalarda çalışma kapsamında yer alan alanlarda genel olarak en çok kullanılan örneklemlem büyüklüğü 1-50 kişi aralığındadır. Örneklem niteliği olarak fizik eğitimi , kimya eğitimi ve biyoloji eğitimi alanlarındaki çalışmalar çoğunlukla lise öğrencleriyle yürütülmüştür. Fen eğitiminde ise ortaokul öğrencilerinin sıklıkla tercih edildiği tespit edilmiştir. Sınıf düzeyinde fen eğitimi alanında ortaokul 7.sınıflar daha çoğunlukta, fizikeğitimi alanında 10.sınıflar daha çok örneklem olarak tercih edilirken kimya eğitiminde ve biyoloji eğitimi alanlarında ise 9.sınıflarla daha çok çalışmalar yapılmıştır. Bilişsel ve duyuşsal boyutlar kapsamında yer alan bilimsel süreç becerileri, bilgi düzeyleri, tutum ve algı/anlayış alt boyutlarının çalışmalara daha çok konu edildiği saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Fen Bilimleri Eğitimi, Fen ve Teknoloji Eğitimi, Fen Bilimleri, Fizik Eğitimi, Biyoloji Eğitimi, Kimya Eğitimi
Basit makineler ünitesinde STEM destekli etkinliklerin öğrencilerin akademik başarı, tutum ve motivasyonları üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışma ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin önyargı ile yaklaştığı konulardan biri olan basit makineler ünitesi üzerine yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı basit makineler ünitesinde STEM destekli etkinliklerin öğrencilerin akademik başarı, tutum ve motivasyonları üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma uygun örnekleme yoluyla seçilen Ağrı il merkezinde bulunan bir orta okulda 140 ortaokul sekizinci sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Çalışmada ön-test son test uygulamalı yarı deneysel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada nicel veriler Basit Makineler Ünite Başarı testi, Ortaokul Öğrencilerine Yönelik Fen Ve Teknoloji Tutum Ölçeği ve Fen Öğrenmeye Yönelik Motivasyon Ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmanın nitel verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Yapılan araştırmada nicel veriler SPSS paket programı kullanılarak betimsel analiz yöntemi ile analiz edilirken, nitel veriler yarı yapılandırılmış görüşme formlarından elde edilen bilgilerden kod ve tema oluşturularak içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular neticesinde STEM destekli etkinliklerin ortaokul 8. sınıf öğrencilerin akademik başarı, fene karşı tutum ve motisvasyonlarını arttırmada daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca görüşme formlarından elde edilen bulgular neticesinde STEM etkinliklerinin öğrencilerin bilişsel, duyuşsal ve psikomotor becerilerini arttırtığı gözlemlenmiştir.
Kur'an'ı Kerim'de Yücelik
The concepts of Strong and Cognate are among the most important subjects of Comment and Quran sciences since they relate to some important subjects of Quran, the self and qualities of the Supreme Being (J.J.) being in the first place. This study was prepared to explain the meaning and kinds of supremacy by taking into consideration the heresies of those who get interested in unnecessary words in these subjects especially written on the supremacy of the Supreme Being, and the difference between the method of the Followers of Sunnah and the other methods in terms of the verses expressing the meaning of supremacy and height, and also the doubts against the dogma about the sensorial properties of the Supreme Being are discussed. This thesis consists of a preface, an introduction, three chapters and a conclusion. - Preface: Includes the reason for selecting this study, the difficulties experienced during the study, the previous studies, and the method of the study. - Introduction: Includes the explanation of the name, definitions of some terms, and the boundaries of the study. - Chapter One: Includes the opinions of the comment scientists about the verses expressing Supremacy and the others' opinions, and comparison between the expressions of the two sides, explanation of true expressions complying with the language, and explanation of the verse (The Compassionate is settled in the ninth heaven). - Chapter Two: Explains the Strong and the Cognate, the method of the Followers of Sunnah on this subject, their innocence about denying the adjectives, and the others' methods - Chapter Three: Discussed the opinions of Muslim ancestors about exoneration and rejection of impossibility, responding to those who show impossible obvious meanings of texts, meaning of the statement "it is necessary to perceive the verses as they descended", the reason for them saying this sentence, and explanation of the provision about those who embody it. - Conclusion: Includes the summary of the study and the important conclusions. To conclude, I thank God for Being Helped by the Supreme Being, I also thank the , and for being granted the deeds accepted by Him. KEY WORDS: Subuti, methots, tenzih, teşbih
Eseru İhtilâfi'l-Elfâz fi'l-Kasasi'l-Kur'ânî Kıssatü Adem ve Mûsâ ve Ibrâhim unmûzecen
The importance of the Quran comes from the fact that it is the word of God that was revealed to our master, the Messenger of Allah, peace and blessings of Allah be upon him, to be a constitution of life and a means of worship. This Qur'an was not in one style or form but on different patterns there are clear and clear provisions. To the realization of thought and reason to reach it and there is another pattern is the stories and proverbs. In the Koranic stories through the provisions and history documented, and these stories in the Koranic texts on different forms, some stories came complete in one surah as the story of Jesus, peace be upon him not repeated elsewhere, and some stories were separated in different places as a cut And there was a difference in the word between the repeated positions, and this difference was not in vain, but it had wisdom and impact in the meaning, the Koran reader who Read the story of our master Adam in the Koran and then read in the Koran Sura find there is a difference in the words, and appears The question on the cause and effect of this difference, and scientists have worked on this point as much as they were able to do so in a way and I wanted to get the honor of this work share, and thanks to God and the opportunity to enter this field and present this The research in this particular point is the effect of the difference of words in the Quranic stories, where the similarities were collected in the stories, and then the places of difference and research in the words of the ancient scholars and the interpretation until I reached what I wrote and wrote, and ask God to reconcile and pay, The words in the Quranic stories are a great study that needs more reflection and reflection, Thanks to God and Aoun have reached some of these effects, in some places the difference of words, the explanation and clarification in some subjects to be indicative of the different situation between the two positions, and there are other effects worked out in the folds of this research, which dealt with The story of three prophets as a model of the point I want to study. I ask Allaah to make me one of the successful conciliators in this research, and to make it useful to me and to the nation of the Qur'an. It is the cream of a righteous horse, in the face of the master of beings and the pride of the assets of our master Muhammad. Keywords: effect, difference, interpretation, meditation, repetition, stories.
Kur'an'ı Kerim'de Allah'ı ta'zim
This message was discussed in the concept of glorification God in the Holy Quran and how the Quranic verses dealt with this concept in terms of words, structures, methods, etc., from the extrapolation of verses and meanings in the books of interpretation and the sciences of the Qoran to the points and chips to find out the origin of this concept and stages of development to end us The matter in importance and its impact in various areas of life for the Muslim man. This study, however, started from the search for the words of the glorification in verses to make it a direct and clear evidence of glorification, although glorification and commandment may sometimes be understood without pronouncing it, by gradual introduction towards this understanding and linking glorification to its causes and motivations among the majority Explain the deeds and attributes of greatness in the Almighty - God Almighty. The research paves the way for the qualities of the greatness that characterize the divine self and its manifestation of its ability and independence from the creatures, while presenting models of the pious verses of the glorification and calling for the self-revelation of the defects and impurities. After the clarification of this act, the researcher tries to stand on the actor who is the most exalted of God, and to clarify his types and motives for glorification, and ending the process of research at the most important station in this research which raised the glorification and its consequences on all areas of life in man of faith, worship and ethics and its impact also in the life of the nation in general , To then record the researcher's findings and observations. Keywords: Glorification, Sanctification, Quran, Magnifier , Curriculum.
Karâinü't-tenzîh fi'l-müteşâbihâti mine' l-Kur'âni'l- Kerîm
The subject of similarities in the Holy Quran from an early age has been studied and researched, and the attitude from it and its related issues. It was the nature of the similarities to give many meanings therefore many groups had mistaken the right meaning and got lost, each group tried to use these similarities to describe Allah or his actions so that they abandoned the unanimous methods. But Allah have clarified the verses by another verses, signals, and language evidences let us call them supporters closing the road in front of any wrong understanding. So that it is very important to get deep in those supporters linguistically, religiously, and logically and to make it clear to the normal people, all of its types the connected and the disconnected, the certain and the uncertain etc. and from that we could see the important of this research. That make this research is like a module for another researcher even if they were discussing anther idea. Beside that the results of this research could be shorten to clarify the unanimous of the Muslims about disdaining Allah from any fault or shortage, and to improve the importance of the uncertain evidences have, especially when they get together, the same importance of the certain ones.
Duhâ Sûresi'nin tahlîlî tefsiri
Duhâ sûresi; adını, ilk âyetinde geçen "duhâ" kelimesinden almakta ve on bir âyetten oluşmaktadır. Mushaf tertibine göre doksan üçüncü, nüzûl tertibine göre ise on birinci sırada yer almaktadır. Fecr sûresinden sonra, İnşirâh sûresinden önce, Mekke döneminde nâzil olmuştur. Müşriklerin, vahyin kesilmesini Allah'ın Hz. Peygamber'i (s.a.v.) terk etmesine, ona küsmesine bağlamalarına bir cevap olarak ve Peygamber'i (s.a.v.) beklediği, gelecekte kendisine verilecek ikramlarla müjdelemek üzere inmiştir. Sûrenin amacı, vahyin kesilmesi nedeniyle üzüntüye düşen Rasûlullâh'a teselli vermek ve onun üzüntüsünü gidermektir. Bununla birlikte söz konusu sûre Rasûlullâh özelinde mü'minlere; Allah'ın yarattığı eşyâyı tefekkür etme, O'nun verdiği nimetleri teemmül etme, yetimi koruyup gözetme, fakire güzel muamelede bulunma, nimete şükretme gibi tavsiyeler içermektedir. Çalışmamızda; Duhâ sûresinin belli başlı tefsir kaynaklarında nasıl ele alındığını ortaya koymak ve sûreyi tahlîlî tefsir metodu ışığı altında incelemek amaçlanmıştır. Bu minval üzere birinci bölümde; kısaca tefsir ve çeşitleri üzerinde durulmuş, Duhâ sûresinin ismi, fazileti, nüzûl sebebi, mekkîliğimedenîliği, âyet sayısı, diğer sûrelerle münâsebeti ve ihtiva ettiği konular gibi hususlarda genel bilgiler verilmiştir. Sonrasında Duhâ sûresindeki kıraat farklılıkları zikredilmiş, belli başlı kaynaklara göre sûredeki âyetlerin meâlleri verilmiş, çalışmamızda işlenen bütün bilgiler ve tahliller çerçevesinde her âyetin tefsîrî meâli yapılmıştır. İkinci bölümde ise; tefsirlerden ve lügat kitaplarından istifade edilerek, ilgili eserlerdeki konuyla ilgili yorumlar ışığında, sûredeki kelime ve kavramlar tahlil edilmiş, aralarındaki münasebete de değinilerek âyetler tek tek incelenmiştir.
Tâbiûn dönemi tefsiri ve Medineli müfessirler
Bu çalışmada tâbiûn tefsiri ile Medineli müfessir tâbiûnun Kur'an yorumu incelenmiştir. Kur'an mesajının doğru anlaşılması için başta Hz. Peygamber'in tefsiri olmak üzere sahâbe ve tâbiûnun âyetleri nasıl anladıkları önem arz eder. Konu; Hz. Peygamber'in tedrisinden geçen ve nüzûl çağını bizzat müşahede eden sahâbenin ilmî mirasını muhafaza edip tevarüs ettikleri bu birikimi geliştirerek sonraki nesillere aktaran tâbiûn tefsirini ve Medineli tâbiûn müfessirlerin bu ilme katkılarını ortaya koyma amacını taşımaktadır. Günümüze ulaşmış senedi tam aktaran tefsir kaynaklarının tâbiûn görüşlerinden vazgeçememeleri bir kenera, aktardıkları rivayetlerin ekseriyetinin tâbiûndan gelmesi, onların, tefsir ilmi açısından vazgeçilmez olduklarını gözler önüne sermektedir. Sahih Kur'an yorumuna ulaşmada onlardan nakledilen ahbârın ve âyetleri tefsir ederken takip ettikleri metodun tayininin lüzûm ve önemi bu çalışmaya sevkeden en önemli etkenlerdendir. Üç ana bölümden oluşan bu çalışmanın ilk bölümünde; "tâbiûn" ve "tefsir" kelimelerinin lugavî ve ıstılahî anlamları açıklanarak genel hatlarıyla kavramsal çerçeve çizilmiş ve uzun semantik tahlillere girilmemiştir. Medine'nin siyasî, sosyal ve kültürel durumunun ele alındığı başlıklarda; Emevî yönetimi ve yönetimin, ulemâya karşı tutumu ile Medinelilerin bu tutuma karşı takındıkları tavır, siyasî ve itikadî oluşumların Medine sosyal ve ilmî hayatına tesiri, mevâlînin toplumsal konumu ve Medine ilim ortamındaki yeri ile başta Mescid-i Nebevî olmak üzere şehirdeki eğitim kurumları incelenmiştir. Hadis, fıkıh, siyer ve megāzî ilmi açısından Medine'nin durumu da temas edilen konulardandır. İkinci bölümde; tefsirin doğuşu ve tâbiûn tefsirinin özellikleri ile dönemin Mekke, Basra, Kûfe, Şam, Yemen, Mısır ve Horasan gibi ön plana çıkan ilim merkezleri ve buradaki meşhur müfessirler hakkında bilgi verilmiş ardından Medine'nin bu merkezler arasındaki yeri ele alınmıştır. Burada ekol yaklaşımlı tefsir tarihi okumaları ve bu okumalardaki yanlış bilgi ve sınıflandırmalar tashih edilerek "Mekke ekolü", "Kûfe ekolü" ve "Medine ekolü" gibi isimlendirmeler yerine "ilim merkezleri" şeklinde bir başlıklandırma tercih edilmiştir. Yaklaşık bir buçuk asırlık zaman dilimini kapsayan tâbiûn dönemi ve bu zaman dilimindeki tüm ilim merkezlerinin ayrıntılı bir şekilde ele alınması tezin sınırlılığı açısından mümkün değildir. Tezde belirlenen hedef de Medine ilim merkezini tefsir ilmi açısından tüm yönleriyle değerlendirmeye çalışmaktır. Dolayısıyla diğer ilim merkezleri hakkında Medine'ye kıyasla özet bilgi aktarılmıştır. Bu bölümde, tefsir tarihine yönelik ekol eksenli kaleme alınmış eserlerde zikredilen muhaddid Medineli sahâbe ve tâbiûn isminden öte, tefsire katkısı olan daha birçok ismin olduğu vurgulanmış, Medinelilere atfedilen tefsir aleyhtarlığıyla ilgili rivayetler de kritik edilmiştir. Üçüncü bölüm ise Medineli müfessirler ve onların Kur'an yorumlarına ayrılmıştır. Bu bölümde, her bir müfessirin biyografisi sunulduktan sonra, tefsir rivayetleri; Hz. Peygamber'den ve sahâbeden aktardıkları ya da kendi re'yleri ile yorumladıkları, fıkhî ve lugavî özellikte olanları, ulûmü'l-Kur'an'a temas edenleri gibi açılardan tasnif edilerek değerlendirilmiştir. Çalışmada, Zeyd b. Eslem ve Muhammed b. Ka'b el-Kurazî en geniş yer verilen müfessirlerdir. Genellikle fıkhî yönüyle bilinen Urve b. Zübeyr ve Saîd b. Müseyyeb, hadisçiliği ile tanınan İbn Şihâb ez-Zührî, Şîa'nın on iki imam arasında saydığı Muhammed el-Bâkır, halife Ömer b. Abdilazîz ve Atâ b. Yesâr ile Nâfî' mevlâ İbn Ömer de müstakil başlık altında değerlendirilmiştir. Bu bölümde Amre bint Abdirrahman gibi Medineli kadın tâbiuna temas edildikten sonra, kıraatte meşhur Medineli tâbiûn zikredilerek bölüm tamamlanmıştır. Anahtar Kelimler: Tefsir, Kur'an, Tâbiûn, Medine, Zeyd b. Eslem, Muhammed b. Ka'b el-Kurazî
Kur'an yorumunda bağlamın sınırlayıcılığı
Modern dönemde Batı'da ortaya çıkan anlam ve yorum teorilerinde tarihsel bağlamın önem kazanmasına paralel olarak; iç ve dış bağlama riayet, İslâm dünyasında Kur'an tefsirinin sıhhatini belirlemede en temel kriterlerden biri haline gelmiştir. Buna göre, nâzil olduğu toplumla diyalektik ilişki halinde teşekkül eden Kur'ân-ı Kerîm, özü itibariyle "söz"dür. Sözlü metinlerde anlamın diğer yarısı; mütekellimin psikolojik hâli, sözün söylendiği ortam, muhatapların epistemik düzeyleri ve sosyo-kültürel durumları gibi metin dışı unsurlarda bulunmaktadır. O halde, bütün tarihsel verilerden faydalanarak nüzûl dönemi aslına uygun biçimde yeniden kurgulanmalı ve ilk muhatapların âyetlerden ne anladığı tespit edilmelidir. Zira âyetlerin Allah'ın muradını ifade eden tek nesnel mânası bulunmaktadır ki bu da ilk muhatapların âyetten anladığıdır. Ne var ki artık Kur'an yorumunda müsellem kabul edilen bu anlayış, felsefî temelleri, tazammunları ve mantıksal sonuçları açısından hem müslümanların genel Kur'an tasavvuruna hem de klasik usulün kaide ve uygulamalarına ters düşmektedir. Zira Ehl-i sünnet anlayışına göre Kur'an; tüketilemeyecek kadar çok anlamlı/boyutlu, her döneme hitap eden, -tarihsel değil- ezelî bir kitaptır. Bu tasavvura dayalı olarak inşa edilen İslâmî ilimler de Kur'an'ın anlaşılmasına yardımcı olacak her türlü tarihsel mâlûmatı, esbâb-ı nüzûl ve Mekkî-Medenî ilmi başta olmak üzere, ulûmü'l-Kur'an içinde muhafaza edip faydalanmakla birlikte; bu verileri Kur'an'ın anlamını sınırlayan unsurlar olarak görmemiş ve âyetlerin yorumunda sebebin hususiliğini değil lafzın umumiliğini dikkate almıştır. Bu yaklaşıma binaen, parçacı ve bağlam dışı te'vilin başta fıkıh ve kelâm disiplinleri olmak üzere az ya da çok bütün İslâmî ilimlerde kullanıldığı söylenebilir. Nitekim İslâm tarihi boyunca teşekkül etmiş binlerce ciltlik tefsir külliyatı bir anlamda bu anlayışın tezahürüdür. Diğer taraftan, bağlam savunucularının teklif ettikleri tefsir yönteminin pratiğe geçirilmesi önünde birçok imkân sorunu bulunmaktadır. Her şeyden önce nüzûl dönemini, bağlamı sınırlayıcı kılacak kesinlikte aslına uygun olarak kurgulamak mümkün değildir. Zira bu konudaki tarihsel veriler kemiyet ve keyfiyet bakımından yetersizdir. Bu konuda söylenecek birçok şey sübjektif ve zannî niteliği nedeniyle spekülasyondan öteye gidemeyecek, dolayısıyla bağlayıcı olamayacaktır. İkinci olarak; anlama ve yorumlamanın tabiatı gereği herhangi bir konuda dahi nesnel mânaya ulaşmak son derece zor iken bunu nüzûl dönemi için yapmak ne derece mümkün olabilir? Ayrıca unutulmamalıdır ki müphemlik ve çok anlamlılık; Kur'an-Sünnet ile desteklenmiş ve klasik dönemde Kur'an'ın evrenselliği için bir imkân olarak kullanılmıştır. İlaveten, modernist kabuller üzerine inşa edilen bağlamcılık; hem bütün nesnelci anlayışlar gibi otoriter/tek tipçi bir nitelik arz etmekte hem de Kur'an ahkâmının tarihselliği düşüncesine zemin oluşturmaktadır. Kısaca bu tezde, belli ilke ve şartlar çerçevesinde, Kur'an'ın parçacı ve bağlam dışı yorumlanmasının meşrû hatta Kur'an'ın evrenselliği açısından zorunlu olduğu savunulmaktadır.
Fahreddin er-Râzî'ye göre Kur'ân'da mecâz meselesi
Bu çalışmada dilsel bir olgu olan mecaz, bir tevil problemi olarak Fahreddin er-Râzî örneğinde incelenmiş ve Kur'ân'ı anlamada etkileri ele alınmıştır. İncelemenin ilk bölümünde mecazın terimleşme süreci üzerinde durulmuş ve bu çerçevede Râzî'nin mecaz düşüncesini kurarken istifade ettiği tarihî birikime değinilmiştir. O, özellikle İbn Cinnî, Abdülkâhir el-Cürcânî gibi dilcilerin ve Ebul'l-Hüseyin el-Basrî, Ebu Hâmid el-Gazzâlî gibi usulcülerin görüşlerinden istifade etmektedir. Râzî'nin mecaz düşüncesinin ele alındığı ikinci bölümde onun mecazın mahiyetine, kısımlarına ve birtakım problemlerine dair görüşleri tahlil edilmiştir. Özetle belirtmek gerekirse o, belagat, usul ve tefsir alanlarında kaleme aldığı eserleriyle mecazın bir terim olarak gelişimine hususi katkı sunmuştur. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise Kur'ân'da mecazın varlığı, anlama ve anlamaya etkileri, dinî konularda yol açtığı ihtilaflar tartışılmış ve Râzî'nin Mefâtîhu'l-gayb adlı tefsir eserinden mecazların teviline örnekler verilmiştir. İnceleme sonucunda bu çalışmada bir dil ve tevil ögesi olarak mecazın varlığının inkâr edilemeyeceği vurgulanmıştır. Mecaz Kur'ân'ın yorumlanmasında suiistimale açık bir mesele olduğundan mecazların tevilinde gözetilmesi gerekli ilkeler üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda mecazın nakil, alâka ve karine gibi unsurlarına birer ilke olarak yer verilmiştir. Ayrıca sözü söyleyenin kastının ve inanç dünyasının mecazı belirlediği ve sözde aslın hakikat olduğu birer ilke olarak ele alınmıştır. Belagat perspektifine göre mecaz üslubunun anlam zenginliği yönü öne çıkarken; fıkıh usulü perspektifine göre anlam belirsizliği yönü öne çıkmaktadır. Dolayısıyla mecazın ilgili iki yönünün ayetlerin tevilindeki etkileri de incelenmiştir. Bu bağlamda mecazın ifadeye kattığı anlamlar ile mecazın anlamayı güçleştirdiği durumlar Râzî'nin tefsirinden örneklerle açıklanmıştır. Ayrıca mecaz itikada ve fıkha ilişkin ayetlerin tevilinde ihtilafa sebep olmaktadır. Bu nedenle ihtilaflı bazı mecaz tevillerine örnekler verilmiş ve mecaz bağlamında ayetlerin nasıl farklı şekillerde yorumlandığı Râzî perspektifinden incelenmiştir.
El-kavaidil lügaviyye el mühimme elleti yahtacü ileyha el müfessir / The important grammar rules the interpreter needs
This study aims to clarify the methodology of the scholars of exegesis in relation to the principles of language and the extent to which they pay heed to them, under the title "Important linguistic principles required by the scholar of exegesis". This is through an extensive study of linguistic principles concerning pronouns, femininity and masculinity, definite and indefinite states, singularity and plurality, questions and answers, synonyms, the verbal noun, attachment, addressing another using a verb or a noun, and various linguistic principles. This study is composed of theory, through mentioning a linguistic principle and it's intended meaning, and also of application, through mentioning examples from Quranic verses where that principle applies. A descriptive inductive approach has been employed and relied upon in this study. This study comprises of a submission, an introduction and two sections. Each section is made up of issues and cases. Section One: principles related to pronouns, masculinity and femininity, definite and indefinite states, singularity and plurality, synonyms, and questions and answers. It is comprised of six issues. Section Two: principles related to the verbal noun, attachment, addressing another with a verb or a noun, and various linguistic principles. It is comprised of four issues. This study has resulted in various conclusions, of which the most important are: - that the linguistic principles employed by scholars of exegesis are by way of majority, hence they indicate to the potential meanings of Quranic vocabulary but do not dictate their meanings. The use of such principles by scholars of exegesis cannot be considered be poor judgement or an interference with exegesis. - that scholars of exegesis used linguistic principles to; clarify ambiguous words, explain meanings of Quranic words, and offer preference between differing opinions in exegesis, all of which they did either explicitly or via inference in their works of exegesis. - the careful consideration of the scholars of exegesis towards the principles concerning the pronoun and in specifying it's original point of inference, due to what results from that in terms of rules of exegesis and legislation. Likewise their emphasis on the presence of synonyms in the Holy Quran which is one of the many aspects of it's inimitability. Linguistic principles played a huge role is explaining some finer points and wisdoms found in the verses of the Holy Quran.
الْقَواعِدُ اللُّغويَّة التي تتعلق بالخبر والإنشاء في علوم القرآن
In this study titled " the grammar rules of Khaber and İnsha in the sciences of the Qur'an ", the grammar rules of Khaber and İnsha in the sciences of the Qur'an, grammar rules such as Khaber, Amr, Nehiy, Istifhâm, Nida and other different grammar rules will be examined and these grammatical rules will be explained in detail and the importance of them in interpretation will be tried to be revealed. Therefore, these issues will be sought to assess under two main perspectives, practical and theoretical. While being evaluated theoretically, the grammatical issues will be examined and detailed explanations of the subject will be made. From a practical point of view, how the grammatical rules in the light of the Qur'an are reflected in the verses will be given clearly with the Quranic examples. In addition, a descriptive and inductive approach was adopted as this study approach. Likewise, this work consists of a presentation, introduction and a two-part main text. There are several subheadings in both main chapters and issues related to them are thoroughly examined and discussed. In the first of these two main sections, the rules about Khaber and in the second, the rules about Insha are found and assessed. In conclusion, at the end of this in-depth and detailed study, important results have been obtained such as that the grammatical rules mentioned in the thesis are very comprehensive rules that guide them rather than mastering the words (meaning) of the Qur'an. These grammatical rules make great contributions to revealing the wisdom and some important secrets related to the verses. They are helpful in explaining the ambiguous words in the Qur'an, expressing their meanings and interpreting the Quran, therefore the commentators coddle to these rules in their own interpretations and mention them directly and indirectly in their books.
Kur'an-ı Kerim'deki fasılaların, metnin yapısını ve anlamını güçlendirmedeki rolü
The title of this research is: "The Breaks in the Holy Quran and Their Role in Solidifying Structure and Meaning: An Analytical Subject Study." The importance of this research lies in its direct relevance to the book of Allah. The objectives of this study are to clarify the significance of the idea of Quranic pauses, set it apart from other literary devices such as rhymes and couplets and identify the different kinds of brekas found in the Quran in terms of rhetoric and ijaz, as well as structure and content. It also aims to elucidate the linguistic and rhetorical features that come from the inclusion of Quranic breaks as they appear in the Holy Quran. The problem of the research lies in the occurrence of Quranic breaks which sometimes appear in an unclear context. The question is whether this was done in consideration of the break only, or were there other benefits and statements derived from this inclusion. The researcher adopted an inductive, descriptive, and analytical approach. The research concluded with several important results: The intervals in the Qur'an do not rise proportionally for their lack of meaning, but their location is intended to convey significant rhetorical connotations. The indications in the Quranic chapters are denoted by expressions that stand in for pronouns, and these expressions offer benefits that cannot be had even if they did stand in for the pronoun. Repetition in the Quran serves an apparent function in the artistic and literary structure of the text, whether by adding secondary meanings, completing the artistic image, or for many other reasons. All of these serve to corroborate and illuminate the meaning. The breaks in the Quran verses reveal a very evident eloquence and expressive capacity, and they differ from poetry when one looks at them thoroughly. The Quranic breaks, despite the fact that some of them appear to be poetic, serve to support the intended meaning rather than to fulfill a eulogy's objective. Even if it is not in accordance with such sense, some poets may be forced to adhere to the rhyme and pattern in order to complete a line of poetry. On the other hand, the meaning of the Qur'an is given precedence than rhyme or rhythm. It is impossible to replace any word in the Quran with another, and any attempt to do so would degrade the standard and harm the acoustic and linguistic beauty of the text. As a result, any arrangement that is created to contradict an intended statement, highlight something that is not the priority of a statement, change the meaning of a sentence, or delay something that is the priority of a statement requires care and refinement. Therefore, an investigation and comprehensive study of other reasons behind such statements is required.
Menhecü eselibi'l iknaai fi'l Kur'anı'l Kerim (Dirasetün mevzuiyatün tahliliya)
Persuasion is one of the fundamental objectives of the Holy Qur'an, which was revealed by the Almighty as a source of guidance and direction. It aims to lead individuals towards the right path and illuminate their minds with the truth and the correct faith. The Qur'an employs various persuasive techniques, which are virtually limitless, to achieve this objective. These methods can be broadly categorized into three types: affirmative, illustrative, and dialectical methods. Based upon this, the art of persuasion in the Qur'an entails utilizing methods (such as oaths, proverbs, and reasoning) which serve as clear-cut examples of the Qur'anic persuasive methods. By studying these methods, one can gain a comprehensive understanding of persuasion in the Qur'an, which serves as a thorough model for all other related branches. As these methods pertain to the Qur'an's knowledge, it was imperative to encompass a series of rules and regulations which can ease comprehension and analysis, and aid the scholar in extracting their benefits and secrets, while ensuring that they remain within the boundaries of legitimacy and objectivity. Based on this, the study relied on these three methods which are deemed to be the most significant ones of convincing readers about the subject matter of the Qur'an. These include analysing examples from the Holy Qur'an, adhering to important principles and rules as interpreted by scholars and predecessors, exploring its disseminated material in the sciences of the Qur'an, and then gathering the characteristics that form a Qur'anic approach to persuasion. The focus of this research was on identifying the features of this divine approach to persuasion by examining its methods, issues, rules, and characteristics. Keywords: Approach, methods, persuasion, the Qur'an, oath, proverbs, reasoning, characteristics.
1,8-sineol ve 1,4-sineol'un izole sıçan fundus ileum ve vas deferens üzerindeki etkisi
Oksijenli monoterpenlerden olan 1,8-sineol ve 1,4-sineol doğada bulunan kimyasal maddelerdir. 1,8-sineol çeşitli farmasötik ve kozmetik preparatlarda bulunan ve antibakteryel, antifungal, antimutajenik, koleretik, mast hücre degranüle edici, enflamatuvar ve antienflamatuvar gibi çeşitli etkileri bildirilen bir maddedir. 1,4-sineol hakkında çok az bilgi bulunmaktadır. Bu çalışmada 1,8- sineol ve 1,4-sineol'un üç farklı dozda (10'6, 10"5 ve 10"4 M) izole sıçan fundus ve ileum üzerinde, sadece bir tek dozunun (10"4 M) ise izole sıçan vas deferens düz kasları üzerindeki etkisi çalışılmıştır. Her iki test maddesinin fundus ve ileum üzerinde etki olmadığı bulunmuştur. Test maddelerinin fenilefrin ile oluşturulan vas deferens kasılmaları üzerinde etkisiz olduğu, fakat KC1 ile oluşturulan kasılmaları inhibe ettikleri görülmüştür. Her iki test maddesinin kolinerjik muskarinik ve adrenerjik reseptörler üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı anlaşılmıştır. 1,8- ve 1,4-Sineol'un gastrointestinal düz kaslar üzerinde etkisiz olduğu, vas deferense spesifik etkili inhibisyon yaptığı ilk kez bu çalışmamızda gösterilmiştir. Vas deferens üzerinde L-NoARG, imidazol ve metilen mavisi varlığında inhibitor etkinin daha fazla artması nedeniyle de, 1,8- ve 1,4-sineol'un iyon kanalları ve intraselüler kalsiyum iyon dengesini etkileyerek gevşetici etkiye yol açtığı sonucuna varılmıştır.