Theses supervised by Doç. Dr. Taner Atasoy
11 theses · İstanbul Gelişim University
Engelli çocuğa sahip ebeveynlerin yaşam doyum düzeyleri ile aile işlevleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmada, engelli çocuğa sahip ebeveynlerin yaşam doyum düzeyleri ile aile işlevleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızda, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmamızın evrenini; İstanbul İli, Gaziosmanpaşa İlçesinde yaşayan, 06-25 yaş aralığında zihinsel engelli çocuğa sahip, 190 kadın, 42 erkek toplam 232 ebeveyn oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında, veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Yaşam Doyumu Ölçeği ve Aile Değerlendirme Ölçeği kullanılmıştır. Ölçekler online ortama taşınarak, zihinsel engelli çocuğa sahip ailelerin, soruları dijital ortamda yanıtlamaları sağlanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde IBM SPSS 25 istatistik programı kullanılmıştır. Araştırmada; dağılım analizi, tanımlayıcı analiz ve parametrik hipotez testlerinden bağımsız örneklem T testi ve ONE-WAY ANOVA analizi, ilişki için ise Korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırmamızda ebeveynlerin Yaşam Doyumu Ölçeğinden aldıkları toplam puanlar incelediğinde, yaş, eğitim düzeyi, gelir durumu, ailelerin çocukları üzerinden herhangi bir sosyal destek alıp almaması, eşlerin çocukların bakımında birbirlerine yardımcı olup olmamaları, çocukların engel durumları ile ilgili rahatsız edici çevresel tepkiler, çocuğun engel derecesi, çocuğun engel türü değişkenlerine göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Ebeveynlerin cinsiyet, ailede veya akrabalarında engelli birey olup-olmama, engel ve engellilik ile ilgili herhangi bir eğitim alıp-almama ve çocuklarının cinsiyeti değişkenlerine göre ise Yaşam Doyumu düzeylerinde istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Ebeveynlerin Aile Değerlendirme Ölçeğinden aldıkları toplam puanlar incelendiğinde, cinsiyet, eğitim düzeyi, gelir durumları, ailede ve akraba da başka engelli olup olmama durumu, eşlerin çocukların bakımında birbirlerine yardımcı olmaları, çocukların engel durumları ile ilgili rahatsız edici çevresel tepkiler nelerdir, çocuklarının engel türü ve çocuğun engel derecesi değişkenlerine göre, Aile Değerlendirme Ölçeğinin toplam skorunda ve bazı alt boyutlarında istatistiksel açıdan anlamlı ölçüde farklılıklar ve sağlıksız aile işlevleri tespit edilmiştir. Ebeveynlerin engel ve engellilik ile ilgili herhangi bir eğitim alıp-almama ve çocuklarının cinsiyeti değişkenlerine göre ise Aile Değerlendirme Ölçeğinin toplam skorunda ve tüm alt boyutlarında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Çalışmada elde edilen sonuçlardan yola çıkarak engelli çocuğa sahip ebeveynlerin yaşam doyumu düzeyleri ve aile işlevleri arasında zayıf düzeyde negatif yönde bir ilişki olduğu saptanmıştır. Başka bir ifade ile aile işlevlerinin bozuk olması ailelerin yaşam doyumlarını olumsuz yönde etkileyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Spor işletmesi çalışanlarına sağlanan yönetim desteğinin örgütsel kültür üzerindeki etkisinin incelenmesi
Bu çalışmada, Spor işletmesi çalışanlarına sağlanan yönetim desteğinin örgütsel kültür üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızda, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni; İstanbul ili spor işletmeleri çalışanlarından 88 kadın, 137 erkek toplam 225 spor işletmesi çalışanından oluşmaktadır. Örneklemini ise olasılığa dayalı olmayan (yargısal) "kolayda örnekleme yöntemi" kullanılmıştır. Araştırma kapsamında, veri toplama aracı olarak Kişisel bilgi formu, Algılanan Yönetici Desteği Ölçeği" ve "Örgüt kültürü ölçeği" kullanılmıştır. Ölçekler online ortama taşınarak, spor işletmeleri çalışanlarının soruları dijital ortamda yanıtlamaları sağlanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde IBM SPSS IBM SPSS 24.0 programı kullanılmıştır. Araştırmada; dağılım analizi, tanımlayıcı analiz ve parametrik hipotez testlerinden bağımsız örneklem T testi ve ONE-WAY ANOVA analizi, Gruplar arası farkın belirlenmesi için ise Post-hoc (LSD) analizi yapılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde ve yorumlarda, anlamlılık düzeyi 0.05 olarak dikkate alınmıştır. Araştırmada spor işletmeleri çalışanlarının Algılanan Yönetici Desteği Ölçeğinden aldıkları toplam puanlar incelediğinde; cinsiyet, eğitim durumu, kurumda çalışma süresine, aylık ortalama gelir, çalıştığı kurum ve çalıştığı kurumdaki unvanı değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Spor işletmeleri çalışanlarının yaş değişkenine göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Örgütsel kültür ölçeği ve alt boyutlarından aldıkları toplam puanlar incelediğinde ise; yaş, eğitim durumu, kurumda çalışma süresine, aylık ortalama gelir, çalıştığı kurum (yenilikçi kültür) alt boyutu ve çalıştığı kurumdaki unvanı değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Spor işletmeleri çalışanlarının cinsiyet ve çalıştığı kurum (yarışmacı kültür, bürokratik kültür, topluluk kültürü) değişkenine göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Sonuç olarak; Spor işletmeleri çalışanlarının algılanan yönetici desteği ve örgüt kültürü algıları arasında, istatistiksel olarak anlamlı ve yüksek düzeyde bir etki olduğu bulunmuştur.
Özel gereksinimli çocuğa sahip annelerin stresle başa çıkma tarzları ile yaşam doyum düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmada, Özel gereksinimli çocuğa sahip annelerin stresle başa çıkma tarzları ile yaşam doyum düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızda, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmamızın evrenini; İstanbul ilinde ikamet eden ve çeşitli derecelerde özel gereksinimi bulunan çocuğa sahip anneler oluştururken, örneklemi ise, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ÖZGEM bünyesinde rehabilitasyon hizmeti alan ve çeşitli demografik özelliklere sahip özel gereksinimli çocuğa sahip 212 anne oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında, veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Stres ile Başa Çıkma Tarzları Ölçeği ve Yaşam Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Ölçekler çevrimiçi ortama taşınarak, Özel gereksinimli çocuğa sahip ailelerin, soruları dijital ortamda yanıtlamaları sağlanmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler IBM SPSS 24.0 paket programı kullanılarak analiz yapılmıştır. Araştırmada; dağılım analizi, tanımlayıcı analiz ve parametrik hipotez testlerinden bağımsız örneklem T testi ve Oneway anova analizi uygulanmıştır. Gruplar arası farkın belirlenmesi için ise Post-hoc (LSD) analizi yapılmıştır. Ayrıca Stres ile Başa Çıkma Tarzları Ölçeği ile Yaşam Doyum Ölçeği arasındaki ilişkiyi saptamak için Pearson Korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırmamızda; Özel gereksinimli çocuğa sahip Annelerin yaş değişkeni ile çaresiz yaklaşımı alt boyutu, medeni durum değişkeni ile kendine güvenli yaklaşımı alt boyutu puan ortalamalarının anlamlı düzeyde farklılaştığı belirlenmiştir. Stresle başa çıkma ölçeği ve alt boyutları kendine güvenli yaklaşımı, çaresiz yaklaşımı, boyun eğici yaklaşımı, iyimser yaklaşımı, sosyal destek arama yaklaşımı ile meslek, gelir düzeyi, eğitime katılıp-katılmama, çocuğun yaşı, cinsiyeti, engel durumu değişkenleri anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Özel gereksinimli çocuğa sahip annelerin, yaşam doyumu ölçeği ile gelir düzeyi ve çocuğun cinsiyeti değişkenleri arasında anlamlı farklılık bulunurken, yaş, medeni durum, meslek, eğitime katılıp/katılmama, çocuğun yaşı, engel durumu değişkenleri anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Sonuç olarak; Özel gereksinimli çocuğa sahip annelerin, stresle başa çıkma ölçeği ve alt boyutları ile yaşam doyumu düzeylerinin toplam puan ortalamalarının düşük seviyede olduğu tespit edilmiştir. Başka bir ifade ile özel gereksinimli çocuğa sahip annelerin stres düzeyleri yaşam doyum düzeylerini etkilemektedir. Anahtar Kelimeler: Özel gereksinimli çocuk, engelli, anne, stres, yaşam doyumu
Spor yöneticilerinin iletişim becerileri ile çatışma yönetimi stilleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmada, Spor yöneticilerinin iletişim becerileri ile çatışma yönetimi stilleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızda, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmamızın evrenini; İstanbul İlinde kamu ve yerel yönetimler adına spor hizmeti veren spor tesisleri oluşturmaktadır. Örneklemini ise, bu tesislerde yönetici kadrolarında görev yapan 51 kadın ve 86 erkek olmak üzere 137 yöneticiden oluşmaktadır. Araştırma kapsamında, veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, iletişim becerileri ölçeği ve çatışma yönetimi stilleri ölçeği kullanılmıştır. Ölçekler çevrimiçi ortama taşınarak, Spor yöneticilerinin soruları dijital ortamda yanıtlamaları sağlanmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler IBM SPSS 24.0 paket programı kullanılarak analiz yapılmıştır. Araştırmada; dağılım analizi, tanımlayıcı analiz ve parametrik hipotez testlerinden bağımsız örneklem T testi ve Oneway anova analizi uygulanmıştır. Gruplar arası farkın belirlenmesi için ise Post-hoc (LSD) analizi yapılmıştır. Ayrıca iletişim becerileri ölçeği ve çatışma yönetimi stilleri ölçekleri arasındaki ilişkiyi saptamak için Pearson Korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırmamızda; Spor yöneticilerinin iletişim becerileri ölçeği ve alt boyutlarında Yaş değişkeni ile kendini ifade etme boyutu; Maddi durum değişkeni ile kendini ifade etme boyutu; Eğitimi alma değişkeni ile iletişim ilkeleri, etkin dinleme ve iletişim kurmaya isteklilik alt boyutları arasında; Spor yöneticilerinin çatışma yönetimi stilleri ölçeği ve alt boyutlarında Yaş değişkeni ile kaçınma stili; Cinsiyet değişkeni ile yönetici rekabet stili ve işbirliğine uyum stili; Maddi durum değişkeni ile uzlaşma stili; Yöneticilik süresi değişkeni ile yönetici rekabet stili ve işbirliğine uyum stili alt boyutları arasında anlamlı farklılık bulunurken, Spor yöneticilerinin iletişim becerileri ölçeği ve alt boyutlarında, Cinsiyet değişkeni ile ölçeğin tüm alt boyutlarında; Yaş değişkeni ile iletişim ilkeleri, etkin dinleme ve iletişim kurmaya isteklilik; Medeni durun değişkeni ile ölçeğin tüm alt boyutlarında; Eğitim değişkeni ile ölçeğin tüm alt boyutlarında; Maddi durum değişkeni ile iletişim ilkeleri, etkin dinleme ve iletişim kurmaya isteklilik; Kurumda çalışma süresi değişkeni ile ölçeğin tüm alt boyutlarında; Yöneticilik süresi değişkeni ile ölçeğin tüm alt boyutlarında; Eğitimi alma değişkeni ile kendini ifade etme alt boyutları arasında; Spor yöneticilerinin çatışma yönetimi stilleri ölçeği ve alt boyutlarında cinsiyet değişkeni ile ölçeğin uzlaşma stili, kaçınma stili ve uyum stili; yaş değişkeni ile yönetici rekabet stili, uzlaşma stili, uyum stili ve işbirliğine uyum stili; Medeni durun değişkeni ile ölçeğin tüm alt boyutlarında; Eğitim değişkeni ile ölçeğin tüm alt boyutlarında; Maddi durum değişkeni ile yönetici rekabet stili, kaçınma stili, uyum stili ve işbirliğine uyum stili; Kurumda çalışma süresi değişkeni ile ölçeğin tüm alt boyutlarında; Yöneticilik süresi değişkeni ile uzlaşma stili, kaçınma stili ve uyum stili; Eğitimi alma değişkeni ile ölçeğin tüm alt boyutlarında; anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Sonuç olarak; Spor yöneticilerinin iletişim becerileri ile çatışma yönetimi stilleri arasındaki ilişkiyi incelediğimiz çalışmada, Spor yöneticilerinin iletişim becerileri arttıkça çatışmayı yönetme düzeylerinde de artış izlenmiştir. Bu sonuca göre spor yöneticisi adaylarının yaşanan çatışmayı etkin bir biçimde kontrol edebilmesi ve yönetebilmesi için etkili iletişim becerilerine sahip olması gerektiği düşünülmektedir.
Spor tesislerinde hizmet alan üyelerin hizmet kalitesi algılarının ve beklentilerinin karşılanma düzeyinin incelenmesi (İstanbul Gaziosmanpaşa) örneği
Bu çalışmada, Spor tesislerinde hizmet alan üyelerin hizmet kalitesi algılarının ve beklentilerinin karşılanma düzeyinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızda, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmamızın evrenini; İstanbul ilindeki kamu ve özel spor tesislerinden hizmet alan bireylerden oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise; İstanbul ili Gaziosmanpaşa ilçesinde kamu ve özel spor tesislerinde hizmet alan 18 yaş üzeri 266 kadın ve 253 erkek bireylerden oluşmaktadır. Araştırma kapsamında, veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Spor Merkezlerinden Beklentilerin Karşılanma Düzeyi Ölçeği ve Q-SPORT 14 Ölçeği kullanılmıştır. Ölçekler çevrimiçi ortama taşınarak, Spor tesislerinde hizmet alan üyelere soruları dijital ortamda yanıtlamaları sağlanmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler IBM SPSS 24.0 paket programı kullanılarak analiz yapılmıştır. Araştırmada; dağılım analizi, tanımlayıcı analiz ve parametrik hipotez testlerinden bağımsız örneklem T testi ve Oneway anova analizi uygulanmıştır. Gruplar arası farkın belirlenmesi için ise Post-hoc (LSD) analizi yapılmıştır. Ayrıca Spor Merkezlerinden Beklentilerin Karşılanma Düzeyi Ölçeği ve Q-SPORT 14 Ölçeği arasındaki ilişkiyi saptamak için Pearson Korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırmamızda; Spor tesislerinde hizmet alan üyelerin hizmet kalitesi algılarında, cinsiyet, eğitim düzeyi, gelir düzeyi ve faydalandıkları branş değişkenleri arasında anlamlı farklılık bulunurken, yaş, tesis kullanım süresi ve tesis kullanım sıklığı değişkenlerinde anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Q Sport 14 beklenti ölçeği ile alt boyutlarında, cinsiyet, gelir düzeyi ve faydalandıkları branş değişkenleri arasında anlamlı farklılık bulunurken, yaş, eğitim düzeyi, tesis kullanım süresi ve tesis kullanım sıklığı değişkenlerinde anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Sonuç olarak; Spor tesislerinde hizmet alan üyelerin hizmet kalitesi algılarının ve beklentilerinin karşılanma düzeyinin, çeşitli değişkenlere göre ölçümlendiği ve bu değişkenlerin spor merkezi müşterilerinin hizmet kalitesi ve beklentilerinin tam olarak karşılanamadığı sonucu ortaya çıkmıştır.
Otizm spektrum bozukluğu görülen çocuklarda hippoterapi uygulamalarının davranış değişikliklerine olan etkisinin incelenmesi
Bu çalışmada, Otizm spektrum bozukluğu görülen çocuklarda hippoterapi uygulamalarının davranış değişikliklerine olan etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızda, deneysel yöntemlerden "Tek Grup Ön Test – Son Test kontrol grupsuz deneysel desen" kullanılmıştır. Araştırma grubu, bir deney grubundan oluşmaktadır. Araştırma grubunda yer alan otizmli bireyler Türkiye Jokey Kulübü Atla Terapi Merkezinde Eğitim alan otizm spektrum bozukluğuna sahip 26 çocuktan oluşmaktadır. Araştırma kapsamında veri toplama aracı olarak, Otizm Davranış Kontrol Listesi (ABC) Ölçeği kullanılmıştır. Deneysel sürecin uygulama aşaması üç aşamalı olarak gerçekleştirilmiştir. Deneysel işlem süreci toplam 8 hafta sürecektir. Her haftada 30 dakikalık bir eğitim (toplam 8 eğitim) yapılacaktır. Ölçeklerden elde edilen veriler IBM SPSS 25.0 paket programı kullanılarak analiz yapılmıştır. Araştırmada; Kişisel bilgi formundaki verilerin ve ölçek verilerinin çözümlenmesi aşamasında puanların dağılımı, frekans, standart sapma, aritmetik ortalama kullanılmıştır. İstatistiksel analiz olarak, normal dağılım koşulunu sağladığı ve iki ilişkili grubun aritmetik ortalamaları arasındaki anlamlılığı sağlamak amacıyla Bağımlı Örneklem (Paired) T Testi ve yine normal dağılım koşulunu sağlayan iki bağımsız grup arasındaki değişkenlerin ortalamalarına bakarak istatistiksel olarak anlamlı bir fark olup olmadığını tespit etmek amacıyla Bağımsız Örneklem (Independent) T Testi ve uygulanmıştır. Araştırmamızda; Veli ve eğitmenlere uygulanan ABC ölçeği toplam skoru ve tüm alt boyutlarında ön test düzeylerinde istatistiksel açından anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Veli ve eğitmenlere uygulanan ABC ölçeği, beden nesne kullanımı ve duyusal boyut son test düzeylerinde istatistiksel açından anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Velilerin ABC ölçeği tüm alt boyutlar ve toplam skoru ön test ve son test değerleri arasında istatistiksel açından anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Eğitmenlerin ABC ölçeği tüm alt boyutlar ve toplam skoru ön test ve son test değerleri arasında istatistiksel açından anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak; otizm spektrum bozukluğuna sahip çocuklara uygulanan, hippoterapi eğitimlerinin, bireylerin duyusal gelişim, ilişki kurma becerisi, beden ve nesne kullanımında gelişim, sosyal ve öz bakım gelişimi, dil becerisi gelişim düzeylerinde olumlu etkiye sahip olduğunu göstermektedir.
Spor işletmesi çalışanlarının kurumsal aidiyet ve motivasyon düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmada, Spor işletmesi çalışanlarının kurumsal aidiyet ve motivasyon düzeylerinin İncelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızda, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmamızın evrenini; İstanbul İlinde spor tesislerinde çalışan personellerden oluşmaktadır. Örneklem ise kamu, yerel yönetim ve özel spor tesislerinde görev yapan 90 kadın ve 144 erkek bireylerden oluşmaktadır. Araştırma kapsamında, veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Örgütsel Bağlılık Ölçeği ve Motivasyon Ölçeği kullanılmıştır. Ölçekler çevrimiçi ortama taşınarak, Spor işletmesi çalışanlarına soruları dijital ortamda yanıtlamaları sağlanmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler IBM SPSS 24.0 paket programı kullanılarak analiz yapılmıştır. Araştırmada; dağılım analizi, tanımlayıcı analiz ve parametrik hipotez testlerinden bağımsız örneklem T testi ve Oneway anova analizi uygulanmıştır. Gruplar arası farkın belirlenmesi için ise Post-hoc (LSD) analizi yapılmıştır. Ayrıca Örgütsel Bağlılık Ölçeği ve Motivasyon Ölçeği arasındaki ilişkiyi saptamak için Pearson Korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırmamızda; Spor işletmesi çalışanlarının örgütsel bağlılık ölçeği ile tüm alt boyutlarında, mesleki tecrübe, gelir düzeyi, çalışılan kurum değişkenleri arasında anlamlı farklılık bulunurken, cinsiyet, yaş ve eğitim düzeyi değişkenlerinde anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Motivasyon ölçeği ile tüm alt boyutlarında, eğitim düzeyi, mesleki tecrübe, gelir düzeyi, çalışılan kurum değişkenleri arasında anlamlı farklılık bulunurken, cinsiyet ve yaş değişkenlerinde anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Sonuç olarak; Spor işletmesi çalışanlarının örgütsel bağlılık ve motivasyon düzeyleri, çeşitli değişkenlere göre ölçümlendiği ve bu değişkenlerin örgütsel bağlılık ve motivasyon düzeylerine olan etkisinin araştırıldığı bu çalışmada örgütsel bağlılığın ile motivasyon üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Otizm tanılı çocuklara uygulanan 8 haftalık hareket eğitimi ve yüzme egzersizlerinin davranış değişikliklerine olan etkisinin incelenmesi
Çalışmada otizm spektrum bozukluğuna sahip çocuklara uygulanan 8 haftalık hareket eğitimi ve yüzme egzersizlerinin otizmli bireylerde duyusal gelişim, ilişki kurma, beden ve nesne kullanımı, sosyal ve öz bakım ve dil becerisi gelişimlerine meydana gelen değişiklikleri ebeveyn ve antrenör görüşlerine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın amacı doğrultusunda araştırma grubu, iki deney grubundan oluşmaktadır. Araştırma grubu, mental bozuklukların tanısal ve sayımsal el kitabı (DSM-5, 2013) kriterlerine göre, OSB tanısı almış, kısmen sözlü iletişimi olan, daha önce hareket eğitimi ve yüzme eğitimi almamış, temel yaşam (yemek yeme ve giyinme) becerileri gelişmemiş, düzenli bir şekilde ilaç kullanmayan ve otizm dışında farklı kronik hastalığı bulunmayan (n=37) otizmli çocuktan oluşturulmuştur. Fakat araştırma dışı bırakılma kriterleri doğrultusunda hastalık sonucu ve sekiz haftalık eğitime düzenli katılma hususları değerlendirilerek (n=11) otizmli çocuk araştırmaya dâhil edilmemiştir. Araştırma grubu araştırmaya dâhil edilme kriterlerini yerine getiren 11 kız ve 15 erkek olmak üzere toplamda (n=26) otizmli bireyin gönüllü katılımıyla oluşturulmuştur. Araştırmaya dâhil edilen katılımcılar 8 hafta süre ile ve haftada iki defa hareket eğitimi ve yüzme eğitimi uygulamalarına tam katılım sağlamışlardır. Araştırma; nicel çalışmalar, deneysel araştırma yöntemlerinden, iki grup ön test- son test kontrol grupsuz deneysel desen modelinde tasarlanmıştır. Veri toplama yöntemi olarak anket tekniği uygulanmıştır. Veriler, Autism Behavior Checklist (ABC), ölçeğinin katılımcı çocukların ebeveynlere ve antrenörlere araştırmacı nezaretinde yüz yüze uygulama yöntemi kullanılarak iki farklı aşamada toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25 paket programına kayıt edilmiştir. İstatistiki işlem olarak Repeated Measures Anova, analizi kullanılmıştır. Ebeveyn ve antrenör görüşlerine göre çocukların otizm davranış kontrol listesi alt boyutlarından beden nesne kullanımı, sosyal öz bakım, ilişki kurma, dil becerisi, duyusal boyut düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca ölçeğin toplam skorunda grup içi; ön test, son test değerleri arasında da istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Otizm spektrum bozukluğuna sahip çocuklara uygulanan, hareket eğitimi egzersizleri ebeveyn ve antrenör görüşlerine göre ön-test ve son-test puanları incelenmiş ve otizmli çocukların duyusal, ilişki kurma becerisi, beden ve nesne kullanımı, sosyal ve öz bakım gelişimi ve dil becerisi gelişiminde hareket eğitimi egzersizlerin yüksek seviyede etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Otizm spektrum bozukluğuna sahip çocuklara uygulanan, yüzme eğitimi egzersizleri ebeveyn ve antrenör görüşlerine göre ön-test ve son-test puanları incelenmiş ve otizmli bireylerin beden nesne kullanımı, sosyal öz bakım, ilişki kurma, dil becerileri, duygusal gelişimlerinin anlamlı yönde farklılık gösterdiği de belirlenmiştir. Otizmli bireylerde her iki uygulananında önemli ve anlamlı bir etkiye sahip olduğu anlaşılmaktadır. Hareket eğitimi ve yüzme egzersizleri sonucunda otizm tanılı çocukların becerilerini artırdığı görülmektedir. Otizm tanılı çocuklara uygulanan hareket eğitimi ve yüzme eğitimlerinin çocuğun, hareket becerisi kazanması, kendi vücutlarının farkına varılması, etrafındaki dünyayı tanımaları ve keşfetmeleri, kendilerini tanıyarak özgüvenlerinin artması, dil becerisinin gelişimine ve dikkatlerinin belli bir noktada uzun süreli olarak artmasını sağladığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Otizm, Çocuk, Hareket Eğitimi, Yüzme, Egzersiz, Davranış Değişikliği
Beden eğitimi öğretmenlerinin merhamet düzeyleri ile engellilere yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Araştırmada, Beden Eğitimi Öğretmenlerinin merhamet düzeyleri ile engellilere yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızda, nicel araştırma yöntemlerinden nedensel karşılaştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini; 2023-2024 eğitim öğretim yılında Adıyaman ilinde devlet ve özel okullarda görev yapan 75 erkek, 52 kadın ve toplamda 127 beden eğitimi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında, veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu (cinsiyet, yaş, eğitim durumu, mesleki tecrübe, görev yaptığı okul türü, bulunduğu okulda çalışma yılı, ailede engelli birey olup-olmama, engellilere yönelik eğitim alıp-almama durumu) ve Merhamet Ölçeği ile Engellilere Yönelik Tutum ölçeği kullanılmıştır. Ölçekler ve formlar online ortama taşınarak, Beden Eğitimi Öğretmenlerinin soruları dijital ortamda yanıtlamaları sağlanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde IBM SPSS 27.0 istatistik programı kullanılmıştır. Araştırmada; dağılım analizi, tanımlayıcı analiz ve parametrik hipotez testlerinden bağımsız örneklem T testi ve Tek Yönlü ANOVA analizi ve gruplar arası farkın belirlenmesi için ise SCHEFFE analizi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen genel sonuçlar incelendiğinde, Beden Eğitimi Öğretmenlerinin merhamet düzeyleri ölçeğinden aldıkları puanlar incelediğinde, cinsiyet, yaş, eğitim durumu, okul türü, ailede engelli birey olup-olmama durumu değişkenlerinde anlamlı bir farklılığa ulaşılamazken, mesleki tecrübe, bulunduğu kurumda çalışma süresi ve engellilerde spor eğitimine yönelik eğitim alıp-almama durumu değişkenlerinde anlamlı farklılığa ulaşılmıştır. Beden Eğitimi Öğretmenlerinin engellilere yönelik tutum ölçeğinden aldıkları toplam puanlar incelediğinde ise, cinsiyet, yaş, mesleki tecrübe, okul türü, ailede engelli birey olup-olmama, engellilerde spor eğitimine yönelik eğitim alıp-almama durumu değişkenlerinde anlamlı bir farklılığa ulaşılamazken, eğitim durumu ve bulunduğu kurumda çalışma süresi değişkenlerinde anlamlı farklılığa ulaşılmıştır. Elde edilen bu bulgulardan yola çıkarak, Beden eğitimi öğretmenlerinin merhamet düzeyleri arttıkça, engellilere yönelik tutumlarının da artığını; ancak bu durumun zayıf düzeyde olduğunu görülmektedir.
Beden Eğitimi ve Spor öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik düzeylerinin iş tatminlerine olan etkisinin incelenmesi (Hakkâri ili örneği)
Araştırmada, Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik düzeylerinin iş tatminlerine olan etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızda, nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini; 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Hakkâri ilinde görev yapan beden eğitimi ve spor öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise; aynı dönemde Hakkâri ilindeki devlet okulları ve özel okullarda çalışan 160 erkek ve 71 kadın olmak üzere toplamda 231 beden eğitimi ve spor öğretmeninden oluşmaktadır. Bu çalışmada, devlet okulları ve özel okullarda görev yapan öğretmenlerin örnekleme dâhil olma olasılığının eşit ve rastlantısal olduğu basit tesadüfi örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Araştırma kapsamında, veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu (cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim seviyesi, mesleki deneyim, çalışılan okulun statüsü ve niteliği) ve Maslach tükenmişlik ölçeği ile Minnesota iş doyumu ölçeği kullanılmıştır. Ölçekler ve formlar online ortama taşınarak, beden eğitimi ve spor öğretmenin soruları dijital ortamda yanıtlamaları sağlanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde IBM SPSS 25.0 istatistik programı kullanılmıştır. Araştırmada; dağılım analizi, tanımlayıcı analiz ve parametrik hipotez testlerinden bağımsız örneklem T testi ve Oneway ANOVA analizi ve gruplar arası ilişkinin belirlenmesi için ise Pearson Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada, Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin tükenmişlik ölçeği ve iş doyumu ölçeğinden aldıkları genel sonuçlar incelendiğinde; cinsiyet, yaş ve medeni durum gibi faktörlerin tükenmişlik ve iş tatmini üzerinde anlamlı farklılıklar oluşturduğu görülmüştür. Eğitim düzeyi ve mesleki tecrübenin iş tatmini ve tükenmişlik üzerindeki etkileri istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Araştırma sonuçları ile iş tatmini ile tükenmişlik arasında negatif bir ilişki olduğu ortaya konulmuştur. Bu bağlamda, iş tatmini arttıkça tükenmişlik düzeyi düşmekte, iş tatmini azaldıkça ise tükenmişlik seviyeleri yükselmektedir. Bölgenin sosyal ve ekonomik yapısının yanı sıra coğrafi koşulları, öğretmenlerin mesleki tükenmişlik ve iş tatmini düzeylerini etkileyen önemli faktörler arasında yer almıştır. İdari görev üstlenme ve çalışılan okulda geçen süre, tükenmişlik durumunu ve iş tatminini etkileyen önemli değişkenler olarak öne çıkmıştır.
Zıpkınla balık avı sporcularının sporda ahlaktan uzaklaşmalarında antrenörlerin etik dışı davranışlarının etkisi
Araştırmada, Zıpkınla balık avı sporcularının sporda ahlaktan uzaklaşmalarında, antrenörlerin etik dışı davranışlarının etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızda, nicel araştırma yöntemlerinden nedensel karşılaştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini; 2023-2024 sezonunda Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu Zıpkınla Balık avı branşında faaliyet gösteren spor kulüpleri adına müsabakalara katılan sporcular oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise; 2023-2024 sezonunda Türkiye sualtı sporları federasyonu etkinlik takviminde yer alan zıpkınla balık avı kulüplerarası ve bireysel Türkiye şampiyonasına katılan 21 kadın ve 113 erkek olmak üzere n= 134 sporcudan oluşmaktadır. Kullanılan örnekleme yöntemi ise zıpkınla balık avı sporcularının örneğe girme şansının eşit ve tesadüfi olduğu, aynı zamanda araştırma sonuçlarının çabuk ve kolay bir şekilde ortaya konulmasını sağlayan basit tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında, veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu (cinsiyet, yaş, eğitim durumu, milli sporcu olup-olmama, spor yapma yılı, antrenörü ile çalışma süresi, antrenörünün sporculuk geçmişinin olup-olmama ve antrenörünün bilgi ve tecrübesine güvenip-güvenmeme durumu) ve Sporda Ahlaktan Uzaklaşma Ölçeği Kısa Formu (SAUÖ) ile Antrenörlerin Etik Dışı Davranışları ile İlgili Sporcu Algısı Ölçeği (AEDÖ) kullanılmıştır. Ölçekler ve formlar online ortama taşınarak, zıpkınla balık avı sporcularının soruları dijital ortamda yanıtlamaları sağlanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde IBM SPSS 25.0 istatistik programı kullanılmıştır. Araştırmada; dağılım analizi, tanımlayıcı analiz ve parametrik hipotez testlerinden bağımsız örneklem T testi ve Oneway ANOVA analizi ve gruplar arası ilişkinin belirlenmesi için ise Pearson Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen genel sonuçlar incelendiğinde, Zıpkınla balık avı sporcularının sporda ahlaktan uzaklaşmaları ölçeğinden aldıkları puanlar incelediğinde, yaş ve spor yapma yılı durumu değişkenlerinde anlamlı farklılığa ulaşılırken, cinsiyet, eğitim düzeyi, millilik durumu, antrenörleriyle çalışma yılı, antrenörün spor geçmişi, antrenörün bilgi ve tecrübesine güvenme durumu değişkenlerinde anlamlı bir farklılığa ulaşılamamıştır. Zıpkınla balık avı sporcularının antrenörlerin etik dışı davranışlarına yönelik sporcu algıları ölçeğinden aldıkları toplam puanlar incelediğinde ise, cinsiyet ve yaş, değişkenlerinde anlamlı farklılığa ulaşılırken, eğitim düzeyi, millilik durumu, spor yapma yılı, antrenörleriyle çalışma yılı, antrenörün spor geçmişi, antrenörün bilgi ve tecrübesine güvenme durumu değişkenlerinde anlamlı bir farklılığa ulaşılamamıştır. Elde edilen bu bulgulardan yola çıkarak, zıpkınla balık avı sporcularının sporda ahlaktan uzaklaşma düzeyleri ile antrenörlerin etik dışı davranışlarına yönelik sporcu algılarının özellikle sportmenlik alt boyutu ve AEDÖ toplam puanı arasında istatistiksel olarak pozitif yönde ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.