Theses supervised by Doç. Dr. Sertan Demir

14 theses · Sakarya University

Master'sOpen AccessTR

Orta Anadolu Abdal müzik geleneğinde keman sazının kullanımı (Seyit Çevik örneği)

Günümüz keman çalgısının tarihi incelendiğinde, tıpkı diğer yaylı çalgılar gibi Orta Asya'da kullanılan ıklığ çalgısından türetildiği görülmektedir. Avrupa'da geliştirilen bu çalgının daha sonraki zamanlarda farklı etkileşimler ile birlikte Anadolu'ya geldiği bilinmektedir. Osmanlı İmparatorluğunda başlatılan batılılaşma hareketleri ile birlikte keman sazı Türk müziğinde kullanılmaya başlandığı bilinmektedir. Türk halk müziğine girişi tam olarak bilinmemekle birlikte 1934 yılında yapılan müzik yasağının bu durumda önemli bir rolü olduğu da söylenebilmektedir. Anadolu da birçok farklı bölgede kullanılan keman, mahalli sanatçılar tarafından da icra edilmektedir. Bu sanatçılardan biri de Keskinli Seyit Çevik'tir. Bu çalışmada Türk halk müziğinde kullanılan keman sazı Seyit Çevik ve eserleri ile açıklanmaya çalışılmıştır. Çevik'in keman icra biçimi incelenmiştir ayrıca kendisine ait üç farklı albümde yer alan 21 adet eser belirlenmiş ve notaya alınmıştır. Eserler makam, ses sahası gibi unsurlar üzerinden incelenmiştir. Literatürde, keman çalgısının Türk halk müziğinde kullanımı özelindeki kaynakların yok denecek kadar az olduğu görülmektedir. Türk halk müziğinde önemli bir yere sahip olduğu düşünülen keman çalgısının literatürde de bu öneminin kanıtlanabileceği amacı ile bu çalışmanın üretildiği söylenebilmektedir. Aynı zamanda bu çalışmanın keman sazının Türk halk müziğinde kullanımı üzerine yapılacak farklı çalışmalara da kapı açacağı düşünülmektedir. Bu çalışma karma araştırma modeli ile gerçekleştirilmiştir ve çalışma sürecinde nitel araştırma yöntemlerinden literatür tarama, tarihsel araştırma ve alan araştırması yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda ise; keman sazının halk müziğinde önemli bir yer edindiği, hatta bir halk müziği çalgısı olarak isimlendirilebileceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca Çevik'in eserleri incelendiğinde kemanın tamamen yöre tınılarına uyum sağladığı ve yöresel ezgide bir kopukluk yaratmadan icra edildiği de saptanmıştır.

Türk halk müziğiTürk çalgılarıYaylı çalgılar
Deniz Beyhan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Zaralı Halil Söyler'in hayatı ve eserlerinin incelenmesi

Bir toplumun varlığı ve devamlılığı ancak kültürü ile sağlanabilmektedir. Anadolu coğrafyasında köklü bir geçmişe ışık tutan Sivas ili gerek kültürel zenginliğiyle gerekse yetiştirdiği sanatçılarla fark oluşturmuş merkezlerdendir. Nice medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan bu şehir, birçok usta sanatçı yetiştirmiştir. Bu ustalardan biri olan Zaralı Halil Söyler, güçlü sesi ve kendisine has icrasıyla genç yaşta yaşadığı coğrafyada ün salmış ve halka mal olmuş sanatçılar arasında yerini almıştır. İcra ettiği eserlerde ustaca kullandığı tavrı ve yöresel üslubu, kendisini araştırmamıza yönlendiren sebeplerden olmuştur. Çalışmada Zaralı Halil Söyler' in yaşantısına dair bilgilere yer verilmiştir. Ulaşılabilen 41 adet eserin ses kaydı notaya aktarılarak transkripsiyonu yapılmıştır. Notaya aktarılan eserler tür, usul, makamsal benzerlik, güçlü sesi, karar sesi ve ses genişliği açısından incelenerek temel müzik özellikleri ortaya çıkarılmıştır. Yapılan incelemede eserlerin büyük çoğunluğu hüseyni makamına benzerlik gösterdiği saptanmıştır. Güçlü sesleri genellikle 5. derece kullanılmış olup La kararda çoğunluk oluşturmuştur. Usul yönünde ise ağırlıklı olarak 4/4 ve 10/8 usul kullanılmıştır. Metronom açısından sıklıkla Prestosimo (193…)' ya yer verilmiş, ses genişliğinde daha çok 7 ve 8 ses aralığında olan türküler seslendirdiği tespit edilmiştir. Veriler belgesel tarama ve görüşme tekniği kullanılarak elde edilmiş olup, içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiştir.

BiyografiHalk müziğiMahalli sanatçılar+4
Muhammed Göksu
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Seyyid Sultan Şücaaddin Veli Ocağı'na bağlı köylerde icra edilen semahların müzikal karşılaştırması, Eskişehir Aslanbeyli köyü ve Ankara Aydıncık köyü örneği

Semah türküleri, içerisinde barındırdığı inanç temelli birçok kavram doğrultusunda çok boyutlu bir şekilde ele alınması ve araştırılması gereken Türk Halk Müziği türleri arasında özel bir yere sahiptir. Alevi inanışının kuşaklar boyu aktarımını sağlayan semah türküleri, sözlü tarih aktarımı görevini üstlenirken; yalnızca inanç esaslarını değil, çeşitli sosyal ve toplumsal olguları da günümüze taşımıştır. Önerilen araştırma kapsamında Alevi inanışında önemli bir yere sahip olan ve dört büyük veliden biri kabul edilen Seyyid Sultan Şücaaddin Veli özelinde; cemlerde icra edilen semah türü türkülerin karşılaştırmalı incelenmesi ve benzeşen makamların, mahalli sanatçıların icra şekillerinin ve icra sırasında kullanılan çalgıların detaylı incelemesi gerçekleştirilmiştir. Seyyid Sultan Şücaaddin Veli Ocağı'na bağlılığı ile bilinen ve birbirinden konum olarak uzakta yer alan iki köy (Eskişehir Aslanbeyli ve Ankara Aydıncık) araştırma sahası olarak seçilmiştir. Üç bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde; Alevilik, Cem, Bektaşilik, Babailik, Kızılbaşlık, Semah gibi kavramların etimolojik bilgileri irdelenmiştir. İkinci bölümde Seyyid Sultan Şücaaddin Veli Ocağı Aleviliği'ne dair detaylı kavramsal inceleme gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın son bölümünde Seyyid Sultan Şücaaddin Veli Ocağı'na bağlı Eskişehir Aslanbeyli ve Ankara Aydıncık köylerinde cem törenlerinde çalınan 10 adet semah derlenerek notaya alınmıştır ve araştırma sonuçları paylaşılmıştır. Çalışmanın en önemli çıktısı; elde edilen bulguların müzikal incelemesinin (semahların makamsal dizileri, ses değiştirici işaretleri, güçlü sesleri, usül ve metronom gibi teknikler açısından karşılaştırmalı incelenmesi) video ve ses kayıtları gibi dijital kaynaklar ile zenginleştirilerek literatüre kazandırılmasıdır.

AlevilerAlevilikBektaşilik+7
Erdi Demir
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Diyarbakır yöresi halk oyunları müziklerinin incelenmesi: Mahmut Şirin Demir, Seyithan Atar ve Selahattin Davulcu örnekleri

Türk halk oyunlarında genellikle bir oyuna bir melodi eşlik etmektedir. Fakat Diyarbakır yöresine bakıldığında bir oyunun birden fazla melodisi olduğu görülmektedir. Bu çeşitlilik, çalan kişiye göre değişkenlik gösterebilmektedir. Diyarbakır yöresi halk oyunları müziklerinin incelenmesinde örnek olarak seçilen icracılar, halk oyunlarında temel ve genel olarak kullanılan çalgıların davul ve zurna olması göz önünde bulundurularak; zurna icracılarından olması, yörede kabul görmüş kişilerin olması, hayatta olması ve yöre ekipleri ile çalışan aktif icracı olması kriterlerine göre belirlenmiştir. Kendilerini Dom olarak adlandıran icracılar Diyarbakır yöresi halk oyunları müziklerinin icrasında aktif rol almaktadırlar. Araştırmada Mahmut Şirin Demir, Selahattin Davulcu ve Seyithan Atar'ın hayatı hakkında bilgilere yer verilmiştir. 3 icracı tarafından icra edilen 7 oyunun müzikleri, video ve ses kayıt cihazları aracılığı ile kayıt altına alınmış, Mus2 nota yazım programı kullanılarak transkripsiyonu gerçekleştirilmiştir. Notaya alınan eserlerinusûl, karar ses, güçlü ses, ses genişliği, tempo dağılımları ve kullanılan dizinin benzerlik gösterdiği makamsal özellikleri ortaya konulmuştur. Gerçekleştirilen incelemeler neticesinde oyun müziklerinin icrasında kullanılan usûl ve tempo özellikleri benzerlik gösterirken, karar ses, güçlü ses, ses sahası ve kullanılan dizinin makamsal benzerlik özellikleri, icracılara göre farklılık arz etmektedir. Veriler, belgesel tarama, gözlem ve görüşme teknikleri kullanılarak elde edilmiş, içerik analizi tekniği ile çözümlemesi yapılmıştır.

Fatih Aydın
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Erzurumlu Âşık Reyhani'nin hayatı ve eserlerinin incelenmesi

Anadolu yurt edinildiğinden beri ozanlık geleneği yüzyıllardır kesintisiz süre gelmiştir. Âşıklar kültürün aktarıcısı olarak hemen her toplumda hayat ile sanat arasında bağlantı kurabilen kişilerdir. Sözlü geleneğimiz, kültürün sürekliliğini taşıması yönüyle önem arz etmektedir. Âşıklık geleneği bu kültürü layığıyla taşıyıp sürekliliği için de usta-çırak olgusunu devam ettirmiştir. Âşıklar'ın kendi içinde şiirsel ve müzikal olarak ustalığını kanıtlamış çok sayıda kültür hizmetcisi vardır. Âşık Yaşar Reyhani ise bu kültüre emek veren, çıraklar yetiştiren bu geleneğin en önemli halkalarından biridir. 1932 yılında Erzurum'un Hasankale ilçesinde dünyaya gelen Âşık Yaşar Reyhani geçimini âşıklık yaparak sağlamıştır. 44 kırık hava eserini tür, genel değiştirici, güçlü sesleri, usul yönü, metronom, ses genişliği ve karar sesi üzerinden incelediğimizde ortaya çok kıymetli sonuçlar çıkmıştır. Kırık hava türkülerinde daha çok si bemol 2 ve fa diyez değiştirici işaretlerini kullanmıştır. Türkülerinde makam olarak hüseyni makamını işlemiş ve güçlü seslerinde daha çok 4. ve 5. sesleri kullanmıştır. Karar sesi olarak la sesi sıklıkla kullanılmış olup usül olarak daha çok 4/4'lük kullanmıştır. Metronom olarak sıklıkla Andante (77-108)'ye yer verilmiş olup ses genişliği analizimizde ise daha çok 5 ses aralığında türküler seslendirmiştir. Âşık Yaşar Reyhani'nin Emrah, Erbabi, Sümmani vb. çok değerli ozanlar yetiştiren Erzurum'da doğması, köylerine gelen ozanlarla tanışması, bölgenin eski ozanlarının eserlerini öğrenmesi iyi bir alt yapı oluşturmasını sağlamıştır. Sıkça kahvehane ve düğün ortamlarında bulunması Âşık Yaşar Reyhani'yi geliştirmiş ve yakın şehirlerden özellikle de Kars şehri âşıklarından etkilenmesine sebep olmuştur. Kendi kahvehanesinde de sıkça dostlarıyla birlikte olmuş ve çok kıymetli âşıklar ağarlayarak dinletiler vermiştir. Seslendirdiği eserleri konu ve anlam bütünlüğü üzerinden değerlendirdiğimizde dönemin tüm keyifli ve hüzünlü olaylarını işlediğini görmekteyiz. Tüm sorunlara eleştirel gözle bakabilen Reyhani özgürce şiirler ve türküler seslendirebilmiştir. Yaşadığı evliliklerinin dahi eserlerine konu olduğunu gurbet acısı çektiği dönemlerde hüznünü eserlerine yansıttığını görmekteyiz. Yurt içi ve yurt dışında sıkça organizasyonlara katılan âşığımız, varlığını ülke dışında da kanıtlamış ve fazla sayıda ödüllere layık görülmüştür. Konya'da ki Âşıklar Bayramında olan başarıları onu tüm ozanların arasında seçkin bir konuma getirmiştir. Michigan Üniversitesi'nin "fahri öğretmenlik" ünvanı ise bu durumu taçlandıran nitelikte olmuştur. Âşıklık geleneği için önem arz eden "doğaçlama" konusunda da ustaca yorumlar yaparak herkesi kendine hayran bırakmıştır. 1989 senesinde Erzurum'dan Bursa'ya ailecek göç etmiştir. Erzurum'da başlayan başarılı âşıklığı 10 Aralık 2006'da vefat ettiği Bursa'da da sürmüş ve önemli eserler seslendirmiştir.

Aşık Yaşar ReyhaniAşıklar(Aşıklık geleneği)Biyografi+5
Reyhan Ediş
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İmam hatip lisesi öğrencilerinin müziğe bakış açılarının incelenmesi(Batman ili örneği)

İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin müziğe bakış açılarının incelenmesi için hazırlanan bu araştırmada, öğrencilerin müzikle dinleyici ve icracı olarak ilişkilerini, müzik tarzları hakkında bilgi ve müziğin imam hatip öğrencileri için anlamını anlamak adına yapılmış bir çalışmadır. Araştırma, dini alanda müziğin önemini, hayatımızda din ile müziğin etkileşimini ve önemli bir yere sahip olduğunu göstermeye çalışmaktadır. Eğitim sistemimizde genel müzik eğitimi ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında verilmektedir. İmam Hatip Lisesinden mezun olan öğrenciler eğer İlahiyat Fakültelerine giderlerse ''Türk Din Musikisi'' adı altında müzik dersleri görmektedirler. Türkiye'de din görevlilerinin tamamına yakını İmam Hatip Liseleri ve İlahiyat Fakültesi mezunlarından atanmaktadır. Öğrenciler İmam Hatip Liselerini bitirdikten sonra çoğunlukla İmam, Müezzin, Vaiz ve Kuran Öğreticisi gibi din görevliliği kadrosuna atanmaktadır. Mesleki hayatlarında da müzikten devamlı faydalanacak olan İmam Hatip Lisesi öğrencileri için mesleki verimliliği sağlamak adına müziğin önemli olduğunu görmekteyiz. Araştırma, İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin müziğe olan bakış açılarının incelenmesi konusunda yapılmakta olup, veri toplamak üzere uzman görüşü alınarak araştırmaya yönelik bir anket çalışması hazırlanmış ve uygulanmıştır. Araştırmanın amacına yönelik hazırlan anket çalışmasına 9. ve 12. Sınıf öğrencilerinden oluşan toplam 322 kişi katılmış olup elde edilen veriler tablolara dönüştürülerek çözümlenmiş bulgular ve yorum şeklinde sunulmuştur. Müziğe bakış acıları konusu analiz edilmiş ve uygulanan anket ile elde edilen sonuçların dağılımları frekans (f) ve yüzde (%) tabloları ile gösterilmiştir. İncelemeler sonucunda ise öğrencilerin müziğe olan bakış açılarında çeşitlilik olduğu ve müziği değişik şekillerde benimsedikleri görülmüştür. Bu sonuçlarla beraber bazı önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: İmam hatip, Müzik, Din, Bakış açısı.

BatmanLise öğrencileriMüzik+3
Mutlu Çetin
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

TRT Türk halk müziği repertuvarında bulunan, eserlerin sesle icra bakımından incelenmesi. (Gaziantep-Kerkük örneği)

Bu araştırmada TRT repertuarında bulunan Gaziantep ve Kerkük türkülerinin sesle icra bakımından ele alınıp, ses türlerine, ses aralıklarına ve üslubuna uygunluğu incelenecektir. Müzik ortaya çıktığı kültürden izler taşıyan, kültüre dayalı, kültürü yeni nesillere aktarabilen bir yapıdadır. Türk halk müziği Türk kültürünün yeni nesillere aktarımında bir taşıyıcı role sahiptir. Kuşaktan kuşağa aktarılıp zamanımıza kadar ulaşan kültürel öğelerin başında müzik gelir. Bir toplumun anlaşılmasında anahtar olabilecek, bir toplumun müziğinin özel niteliğini, özgünlüğünü oluşturan müzikler, o toplumun geleneksel müzikleridir. Geleneksel müzikler Türk müzik kültüründe önemli bir yere sahiptir. Türk halk müziği de halkın ortak duygu ve düşüncelerini yansıtan, halk içinde her zaman var olan halk sanatçıları tarafından yakılmış, bestelenmiş, değişimler ve yoğrulmalarla dilden dile, kulaktan kulağa, telden tele geçmişten günümüze ulaşmış geleneksel müziktir. Türk halk müziği alanında, gerek resmi kurumlar ve gerek özel kişisel derleme çalışmaları yapılarak, kültür mirasımızın bugünlere kadar ulaşması sağlanmıştır. Halkın bu önemli değerlerinin kaybolması önemli ölçüde engellenmiştir. Türk Halk Müziğine en önemli hizmetleri gerçekleştiren kurumlardan biri de Türkiye Radyo Kurumu'dur. TRT'nin, halk müziğine derleme, araştırma, yayım ve arşivleme konularında da sayısız hizmetleri olmuştur. 1961 yılından bu yana TRT repertuarında yaklaşık 5000 e yakın türkü derlenip kayıt altına alınmıştır. Türküler ezgisel yapı, yöre, konu gibi birçok alanda sınıflandırılmıştır. Araştırmada TRT repertuarındaki türküler sesle icra bakımından ele alınacaktır. Örneklem olarak Gaziantep ve Kerkük türküleri seçilmiştir. Araştırmanın evreni, TRT Türk halk müziği repertuvarında bulunan eserlerin sesle icra bakımından incelenmesi. Araştırmanın örneklemi ise Gaziantep-Kerkük yöresi türküleridir. İnsan sesi yükseklik ve tını bakımından sınıflara ayrılmıştır. Erkek ve Bayan sesleri genel olarak pes, orta ve tiz olarak üç gruba ayrılır. Her ses grubunun ses aralığı ve ses özellikleri birbirinden farklıdır. Dolayısı ile her ses türünün icra kabiliyeti farklıdır. Bu araştırmada. TRT repertuvarındaki örneklem olarak seçilen yörelerin türküleri erkek ve bayan ses gruplarına, ses alanlarına ve özelliklerine göre uygunluğu, literatür taraması ve kişisel görüşme yöntemleriyle incelenecektir. Anahtar Kelimeler: Türk halk müziği, TRT Repertuvarı, Türkü, Gaziantep- Kerkük Yöresi

GaziantepIrak-KerkükMüzik+5
İlker Gökkaya
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kastamonu kemanesinin yapısal özellikleri ve icra tekniği

Türk Halk Müziği kültürel anlamda çok zengin bir yapıya sahiptir. İçinde gelenekselliğini koruyan birçok çalgı mevcuttur. Bu çalgıların bazıları birbirlerinden esinlenerek ortaya çıkmışlardır. Bu hadiseyle bağlantılı olarak Kastamonu kemanesi de bu çalgılar içindedir. Kastamonu kemanesinin Türk Halk Müziği çalgılarının arasında doğru tanıtılması, araştırmanın bir sonraki çalışmalara örnek teşkil etmesi bu çalışmanın önemini vurgulamaktadır. Bu araştırmada amaç olarak, Kastamonu ilinde sahil kesimlerinde icra edilen ve kendine özgü tavra sahip olan kemanenin yapısal özellikleri ve icra tekniği ortaya koyulmaktadır. Araştırmada literatür tarama, görsel ve işitsel kaynaklarla, görüşme yöntemleri kullanılmıştır. Kastamonu kemanesi ile ilgili somut verilere ulaşılmıştır. Çalışmada örneklem grubunda yer alan Kemalettin ŞABANOĞLU ve Yusuf AKTAŞ'ın icraları dikte edilmiş ve notaya aktarılarak icra analizleri yapılmıştır. Kemalettin ŞABANOĞLU ve öğrencisi Murat Mevlüt KAYIK ile görüşmede bulunularak sağlam bilgiler elde edilmiştir. Çalışmada elde ettiğimiz bulgular ışığında kemanenin yapısal özelliklerinin ve icra tekniğinin aynı zamanda kemane ile çalınan eserlerin tanıtılmasında katkı sağlayacağı düşünülmüştür.

KemaneMüzikMüzik aletleri+4
Yasin Yıldız
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Halk Müziğinde kadının müzikal ifadeleri ve toplumsal cinsiyet

Kadın konusu doğrudan insanlığın varlık konusudur. Bu sebeple evrensel bir boyutu olan kadın konusu ile ilgili farklı disiplinler, birbirinden farklı çalışmalar ortaya koymuşlardır. Kadının günlük hayattaki yeri, annelik ve eş olma ile ilgili konumu, sosyal hayattaki ve halk kültüründeki yeri, iş alanları, sosyolojik ve bilimsel olarak birçok çalışmada kendine yer bulmuştur. Son dönemlerde ise etnomüzikoloji ve müzik sosyolojisi alanlarında 'kimlik', 'cinsiyet', 'toplumsal cinsiyet' konuları üzerine pek çok çalışma yürütülmektedir. Halk kültürü genelinde Anadolu'da kadınların gerek sözlü, gerekse yazılı olarak birçok izi bulunmaktadır. Türk halk müziği geleneğinde ise kadınların izini ve meramını; "ağıtlar, ninniler, kına havaları, gelin uğurlamaları, baş övmeler" gibi sözlü eserlerde yoğun bir biçimde görmek mümkündür. Bu çalışma halk kültürünün önemli bir bölümünü kapsayan türkülerin: Kadınlar tarafından seslendirilmiş olan ve literatürde "kadın ağzı türküler" olarak kabul gören "ağıt" ve "ninni" konulu türküler vasıtasıyla; kadınların kendini ifade ediş biçimini, Anadolu' da kadın ve müzik ilişkisini, müzikal ifadeler de kadın ve toplumsal cinsiyet kavramlarının varlığını belirlemeyi hedeflemektedir. Aynı zamanda kadın ağzı türküler noktasında kadınların; günlük ve sosyal olaylara bakış açısını, eş olma ve annelik rollerini, bir 'ifade ediş yolu' olarak türküleri seçmeleri ve türkülerdeki söyleyiş özelliklerinin "kadın ve müzik" ilişkisiyle beraber toplumsal cinsiyet açısından incelenerek, kapsayıcı sonuçlara ulaşmak çalışmanın hedefleri dâhilindedir

Halk müziğiKadınlarMüzik+3
Sinem İrten
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mey çalgısında karşılaşılan entonasyon problemlerinin tespiti ve çözümüne dair öneriler

Türk halk müziği nefesli sazlarından biri olan mey çalgısı form ve yapısı itibari ile dünyanın birçok yerinde karşımıza çıkmaktadır. Azerbaycan'da: Balaban, Dağıstan'da: Yassı Balaban, Japonya'da: Hickiriki, Kırgızistan'da: Kamış Sırnay, Ermenistan'da: Duduk adıyla karşımıza çıkan ve aynı aileden olan bu sazlar, milletlerin kendi coğrafyasındaki müzikâl anlayış ve yapısına göre şekillenmiştir. Halk sazı olan mey çalgısının ülkemizdeki tarihsel sürecine baktığımız zaman; Doğu Anadolu Bölgesi'nde yaygın bir şekilde icra edilmiş, yaklaşık bir oktav ses aralığına sahip olması sebebiyle transpoze imkânı kısıtlı olmuş, bundan dolayı tek bir mey çalgısı ile tek bir akort kullanılmış ve bölgesindeki müzikâl yapıyla şekillenmiştir. Geleneksel icrası sırasında solo saz olan mey çalgısı; TRT'ye, konservatuvarlara ve saz topluluklarına girmesiyle birlikte eşlik saz özelliği de kazanmış ve bununla birlikte ortaya çıkan entonasyon ve akort sorunları sıkıntıları da beraberinde getirmiş, bundan dolayı diğer çalgılarla ses birliği açısından olumsuzluklar meydana gelmiştir. Aynı zamanda bu olumsuzluklar mey icrasını zorlaştırmış ve azda olsa çalgının eğitiminde aksaklıklara neden olmuştur. Nefesli sazlarla ilgili her ne kadar üniversitelerin çalgı yapımı bölümlerinde yok denecek kadar az bir takım bilimsel çalışmalar yapılsa da, bunlar teoriden öteye gidememiş, pratikte uygulanmamıştır. Bu konudaki eksiklikler, bizi bu araştırmaya iten en önemli etkenlerden biri olmuştur. Bu araştırma mey çalgısında var olan entonasyon problemlerine çözüm sunarak; mey çalgısının diğer çalgı topluluklarıyla beraber ses birliği sağlaması, entonasyon kaynaklı olarak mey çalgı icrası sırasında karşılaşılan zorlukların giderilmesiyle çalgının eğitiminin ve çalımının daha rahat olması, çalgı üretiminde standartların sağlanması adına yönelik yapılacak olan çalışmalara ve çalgı yapım alanına katkı sağlaması açısından önemli görülmektedir. Bu araştırmada mey çalgısının ölçüleri "Koma Frekansları" tablosunun değerleri esas alınarak yeniden yapılandırılmış ve mey çalgısı yapımı için "hava çeliği" maddesinden standart bıçaklar ile çalışılmıştır. Literatür taramasıyla araştırma konusuna dair bilgiler ortaya çıkarılmış ve konuyla ilgili araştırmacı tarafından hazırlanan görüşme formu ile literatüre ek bilgiler elde edilmeye sağlatılmıştır.

Alet yapma tekniğiEntonasyonMey+5
Hasan Hüseyin Şahin
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet sonrası Türk halk müziğinin gelişiminin incelenmesi

Sosyal yaşantının doğal bir ürünü olan müzik, zaman içerisinde üretkenliğinin artarak devam ettiği bilinen dinamik bir olgudur. Yaklaşık 5000 yıldır bu üretkenliği arttırarak devam eden Türk müziği de; Cumhuriyetin ilanıyla birlikte, çağdaşlaşma amacıyla yapılan bir dizi "müzik reformları" çalışmaları ile geliştirilmeye çalışılmıştır. Kültürün en kıymetli unsurlarından biri olarak kabul edilen müzik, Türkiye Cumhuriyeti'nin muasır medeniyetler seviyesinde kendine yer edinmesi ülküsüne ulaşmak adına önemli bir araç olarak görülmüş ve bu görüşten hareketle müzik alanında somut adımlar atılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk, "bizim hakiki musikimiz" diye tabir ettiği Türk halk müziğinin uzman kişiler tarafından; üzerinde araştırmalar yapılması, kendine özgü geleneksel dokusunun değiştirilmeden geliştirilmesi, doğru işlenmesi ve evrensel boyutta kendine yer edinmesi konusuna hassasiyetle yaklaşmıştır. Anadolu insanın kendi öz kültürünü yansıtan halk ezgilerinin derlenmesi, araştırılıp incelenmesi, kayıt altına alınarak bir müzik dağarının oluşturulması ve gelecek nesillere aktarılması için gerekli çalışmaları başlatmıştır. Cumhuriyet dönemi ulus-devlet sürecinde uygulanan milli müzik politikaları ile Türk müziğinin uluslararası alana taşınması hedeflenmiştir. Milli müzik yaratma konusunda yürütülen politikalar, dönemin fikir adamlarından biri olan Ziya Gökalp'in ileri sürdüğü halk müziği temelli yeni bir müzik oluşturma düşüncesi çerçevesinde şekillenmiştir. Bu görüş ile birlikte milli Türk müziği yaratmaya yönelik girişimler dönemin müzisyenlerini halk müziğine yönlendirmiş ve bu alanda pek çok yeni çalışmalar yapmasını sağlamıştır. "Cumhuriyet Sonrası Türk Halk Müziğinin Gelişiminin İncelenmesi" başlığı altında hazırlanan tez çalışmasında, Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde görülen müzikte batıya açılma hareketlerinden başlayarak Cumhuriyet sonrasında müzik alanında yapılan çalışmaların Türk halk müziğine yansımaları ve halk müziği kültürüne sağlamış olduğu katkıları incelemek amaçlanmıştır. Çalışmada nihai olarak müzik kültürüne katkı sağlamak hedeflenmiştir.

Cumhuriyet DönemiHalk müziğiMüzik kültürü+3
Özge Sancar
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Safranbolu Seymenlik kültüründe müziğin önemi ve yeri

Safranbolu, kültürel birikimlerin yer aldığı bir bölgedir. Bu bölge tarihsel süreç içerisinde geçmişten günümüze kadar farklı kültürlere ve müzik türlerine ev sahipliği yapmıştır. Bu kültür birikiminin sonucunda gelişerek gün yüzüne çıkan, ahilik, seymenlik vb. gibi birçok unsur-kavram bu yapı taşlarının oluşmasında büyük rol oynamıştır. Safranbolu yöresi, halk müziğinin temel yapı taşlarından olan kırık hava, karma hava ve zeybek gibi farklı türleri bir arada toplayarak kendi içerisinde zengin, yöresel anlamda çok yönlü ve geleneğe bağlı kalan bir müzik ananesi oluşturabilmiştir. Aynı zamanda Safranbolu zengin müzik geleneğiyle birlikte bağlı olduğu Karabük iline ve çevre il-ilçelere müzik kültürü açısından yön vermiş bir yapıya sahiptir. Bundan dolayı Safranbolu, önemli müzik merkezlerinden biri olmuştur. Çalışmamızda, "Safranbolu Seymenlik Kültüründe Müziğin Önemi ve Yeri" başlığı altında 15 türkü derlenip notaya alınmıştır. Derlenip notaya alınan türkülerin 14'ü kırık hava, 1 türkü ise karma hava türündedir. Bu türküleri incelediğimizde güçlü sesleri, usul yönünden, metronom, ses değiştirici işaretleri, ses genişliği ve makamsal analiz açısından değerli bilgiler ve sonuçlar ortaya çıkmıştır. Bununla beraber incelenen karma hava ve kırık hava türkülerinin transkripsiyonlarına (notasyonlarına) bakıldığında, genellikle si bemol 2 değiştirici işareti ve fa diyez değiştirici işaretleri kullanıldığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca türkülerin genelinde makamsal diziye göre 4. ses güçlü ses olarak tespit edilmiştir. Makam dizisi olarak TSM (Türk Sanat Müziği)'nde benzerlik gösteren hicaz ve uşşak makamı daha çok kullanılmış ve usul olarak genellikle 9/8 usulleri kullanılmıştır. İncelenen eserlerin genellikle Prestissimo (metronom değeri 200'ün üzerinde olan) temposunda ve sekiz ses aralığında seyrettiği görülmüştür.

Halk bilimiHalk müziğiKarabük-Safranbolu+3
Ümit Akca
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Otman Baba Süreği Cemlerinde icra edilen nefes ve semahların tespiti ve değerlendirilmesi Köşençifliği Köyü ve Türkgücü Köyü örneği

Alevi Bektaşi inancı ağırlıklı olarak sözlü kültür ile kuşaktan kuşağa aktarılan, bünyesinde çeşitli inançların izlerini taşıyan ve merkezine insanı alarak Anadolu ve Balkanlarda varlığını asırlardır sürdürmektedir. Bu inancın ibadet uygulamasının vazgeçilmez bir unsuru olan cem törenleri, hem inanç pratiklerinin hem de müziğin aktarımı ve devamlılığı açısından önemli bir yere sahiptir. Bunun yanında cemlerde yer alan eserler, müzikal anlamda tasavvufi Türk halk müziğinin repertuvarını oluşturması bakımından önem arz etmektedir. "Otman Baba Süreği Cemlerinde İcra Edilen Nefes ve Semahların Tespiti ve Değerlendirilmesi. Köşençiftliği Köyü ve Türkgücü Köyü Örneği" konu başlığı ile ele aldığımız bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Giriş (birinci) bölümünde; Alevilik, Bektaşilik, Babailik gibi kavramlara değinilmiş, Otman Baba'nın tarihi kimliği ve Edirne ve Tekirdağ'da bulunan sürek toplulukları hakkında genel bilgiler verilmiş; daha sonra araştırmanın amacı, elde edilen verilerin literatür özeti, araştırmanın yöntemi, evreni örneklemi, varsayımı ve sayıltıları açıklanmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde Alevi Bektaşi inancı ve cem ibadetleri kapsamında cem teriminin etimolojisi ve anlamı, cem ibadeti ve cemlerde icra edilen eserlerin türleri hakkında genel bilgiler verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde, çalışma sahasına konu olan yörelerde gerçekleşen cemlerde icra edilen semah ve nefeslerin tespit edilerek müzikal olarak incelenmesi ana başlığı altında tarafımızca yazılmış notalar bulunmakta olup, bu eserlerin melodik ve ritmik ve makamsal yapıları, form özellikleri değerlendirilmiş ve sonuca gidilmiştir. Sonuç bölümünde, çalışmada yer alan tüm veriler değerlendirilmiş, genel çıkarımlar elde edilerek bu çıkarımlar bir bütün olarak ortaya konulmuştur. Çalışmanın ekler bölümünde ise cem ibadeti gerçekleşirken okunan dualar, cem ortamında çekilen fotoğraflar verilmiştir.

AlevilerAlevilikBektaşiler+5
Çiğdem Abda
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yozgatlı Âşık Hasan Kaplani'nin hayatı, sanatı ve eserlerinin incelenmesi

Âşıklar ve âşıklık geleneği tarihimizde önemli bir yer tutmasına rağmen günümüzde tamamen aydınlatılmış değildir. Farklı yörelerimizde yetişmiş, ismi bilinmeyen birçok âşık bulunmaktadır. Günümüzde bu geleneğe verilen değerin ve önemin eskisine göre azaldığı görülmüştür, bu yüzden de yapılan çalışmalarla geleneğin yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması önem arz etmektedir. Yozgat yöresinde yetişen, kendi yöresinin kültürünü devam ettirip aynı zamanda da âşıklık geleneğini sürdürmek için çalışan, âşıklığı ve geleneği gelecek nesillere aktarılmak için çabalayan önemli aşıklarımızdan biri Âşık Hasan Kaplani'dir. Bu çalışma ile birlikte Âşık Hasan Kaplani'nin eserlerinin müzikal anlamda incelemesi yapılmıştır. Albümlerinde geçen 26 tane eseri notaya alınmıştır. Sonrasında makam, usul, metronom özellikleri, ses genişliği, güçlü sesi, karar sesi ve konuları açısından değerlendirilmiştir. Çalışma için öncelikle Âşık Hasan Kaplani ile röportaj yapılmıştır. Yöntem olarak yazılı ve sözlü kaynaklara başvurulmuştur. Âşığın hayatı kendi sözleriyle kaleme alınmış ve yaşadığı yöre ile ilgili bilgiler birinci ağızdan elde edilmiştir. Yozgat yöresinin coğrafi ve tarihi özellikleri ile ilgili bilgilere de yer verilmiştir. Eserlerin incelenmesinden sonra elde edilen veriler sonuç kısmında değerlendirilmiştir. Sonrasında da ileride yapılacak çalışmalara katkı sağlayacak ve öncü olabilecek önerilerde bulunulmuştur. Ekler aşamasında, yapılan röportajın tamamı ve fotoğraflara yer verilmiştir.

Aşıklar(Aşıklık geleneği)BiyografiHalk ozanları+5
Furkan Keleş
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00

Other supervisors