Theses supervised by Doç. Dr. Yeşim Aksoy Derya

11 theses · İnönü University

DoctorateOpen AccessTR

Nullipar gebelere sağlık inanç modeli doğrultusunda verilen mobil eğitimin normal doğum eğilimine etkisi

Amaç: Bu araştırma gebelerin normal doğuma ilişkin inanç ve eğilimlerini değerlendiren bir ölçek geliştirmek ve nullipar gebelere sağlık inanç modeli doğrultusunda verilen mobil eğitimin normal doğum eğilimine etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: Araştırmanın verileri Kasım 2019 - Kasım 2020 tarihleri arasında Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Kadın Doğum Polikliniklerine başvuran gebelerden elde edildi. İki aşamada gerçekleştirilen araştırmanın birinci aşaması metodolojik, ikinci aşaması ise ön test-son test kontrol gruplu deneme modeli olarak gerçekleştirildi. Birinci aşamada toplam 737 gebe ile "Normal Doğuma İnanç Ölçeği (NDİÖ)" geliştirildi. Araştırmanın ikinci aşamasında deney grubundaki gebelere 15 gün boyunca normal doğuma yönelik sağlık inanç modeli doğrultusunda mobil eğitim verildi. Araştırmanın verileri "Gebe Tanıtım Formu" ve "NDİÖ" kullanılarak toplandı. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, geçerlik ve güvenirlik analizleri, ki kare testi ile bağımlı ve bağımsız gruplarda t testi kullanıldı. Bulgular: 24 madde ve 6 alt boyuttan oluşan NDİÖ'nün gravida ve doğum şekline bakılmaksızın tüm gebelerde kullanılabilen güvenilir bir ölçüm aracı olduğu belirlendi. Araştırmanın ikinci aşamasında, NDİÖ son test toplam puan ortalamasının deney grubunda 89.90±14.10, kontrol grubunda 78.80±12.65 olduğu ve gruplar arasındaki farkın istatistiksel açıdan önemli olduğu belirlendi (p<0.001). Ayrıca deney grubundaki gebelerin NDİÖ alt boyutlarının tamamında aldıkları son test puan ortalamalarının kontrol grubuna oranla istatistiksel açıdan önemli düzeyde artış sağladığı görüldü (p<0.05). Sonuç: NDİÖ'nun Türk toplumu için geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğu, sağlık inanç modeli doğrultusunda verilen mobil eğitimin nullipar gebelerde normal doğuma ilişkin inanç ve eğilim düzeyini önemli ölçüde arttırdığı belirlendi. Anahtar Kelimeler: Ebelik, gebe, mobil eğitim, normal doğum eğilimi, ölçek, sağlık inanç modeli.

Doğal doğumDoğumEbelik+5
Emine Akça
İnönü University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Primiparlarda emzirmeye başlamada kullanılan biyolojik beslenme tekniğinin emzirme başarısı ve öz yeterliliğe etkisi

Amaç: Bu araştırma primiparlarda emzirmeye başlamada kullanılan biyolojik beslenme tekniğinin emzirme başarısı ve öz yeterliliği etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metod: Araştırma Şubat 2020 - Haziran 2021 tarihleri tarihleri arasında Kahramanmaraş Nezip Fazıl Şehir Hastanesi, Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Ek Hizmet Binası Sezaryen Servisinde doğum yapan annelerle randomize kontrollü olarak yürütüldü. Veriler Kişisel Bilgi Formu, Emzirme Tanılama Değerlendirme Ölçeği LATCH ve Emzirme Öz-Yeterlilik Ölçeği-Kısa Şekli EÖYÖ kullanılarak toplandı. Örneklem büyüklüğü her bir grup için en az 65 kadın olarak hesaplandı (65 deney, 65 kontrol). Deney grubundaki annelere ilk emzirmeden sonra biyolojik beslenme tekniği öğretildi ve hastane yatışı süresince tekniğe uygun emzirme sağlandı. Deney ve kontrol grubunda yer alan annelere ilk emzirme sonrası 1. saatte LATCH ve EÖYÖ uygulanarak ön test verileri elde edildi. Doğum sonu 8 ve 24 . saat sonunda LATCH uygulandı. Doğum sonrası 48. saat bitiminde LATCH ve EÖYÖ uygulanarak son test verileri elde edildi. İstatistiksel analizde; sayı, yüzdelik dağılım, aritmetik ortalama, ki-kare testi, standart sapma, bağımlı ve bağımsız gruplarda t testi ve tekrarlı ölçümlerde ANOVA analizi kullanıldı. Bulgular: Biyolojik beslenme tekniği öncesi deney ve kontrol grubunda yer alan annelerin emzirme öz yeterlilik düzeyleri ile emzirme başarılarının benzer olduğu saptandı (p>0.05). Buna karşın doğum sonu 8, 24 ve 48. saatlerdeki ölçümlerin tamamında deney grubunun kontrol grubuna oranla istatistiksel açıdan daha yüksek LATCH puan ortalamasına sahip olduğu belirlendi (p<0.001). LATCH puan ortalamalarına göre deney grubu için eta-kare değerinin 0.77 (yüksek etki düzeyi), kontrol gurubu için 0.15 (yüksek etki düzeyi) olduğu belirlendi. EÖYÖ son-test toplam puan ortalamasının ise deney grubunda 60.74±6.75, kontrol grubunda 45.23±10.59 olduğu ve bu farkın istatistiksel olarak önemli olduğu belirlendi (t=9.955; p=0.000). Sonuç: Primiparlarda emzirmeye başlamada kullanılan biyolojik beslenme tekniğinin emzirme başarısı ve öz yeterliliğini önemli ölçüde arttırdığı belirlendi. Anahtar Kelimeler: Ebelik, emzirme, biyolojik beslenme, emzirme başarısı, emzirme öz yeterliliği, anne sütü.

Anne sütüBebek beslenmesiBeslenme+5
Hatice Gül Öztaş
İnönü University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Hiperemezis gravidarumlu gebelerde yapılan ayak masajının bulantı kusma şiddeti ve gebelikle ilişkili anksiyete düzeyine etkisi

Amaç: Bu araştırmanın amacı, hiperemezis gravidarumlu gebelere yapılan ayak masajının bulantı kusma şiddeti ve gebelikle ilişkili anksiyete düzeyine etkisini belirlemektir. Materyal ve Metot: Randomize kontrollü olarak yürütülen bu araştırma Şubat 2020 - Kasım 2020 tarihleri arasında Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi septik servisinde hiperemezis gravidarum tanısı ile yatan gebeler ile gerçekleştirildi. Yapılan power analizi ile örneklem büyüklüğü en az 100 gebe (50 deney, 50 kontrol) olarak hesaplandı. Basit randomizasyon yöntemi ile deney grubuna 52, kontrol grubuna 52 olmak üzere toplam 104 gebe alındı. Deney grubundaki gebelere günde 1 uygulama olmak üzere yatış sonrası 1. 2. ve 3. günlerde ayak masajı uygulandı. "Kişisel Tanıtım Formu" uygulanan gebelerden her uygulama öncesi ve sonrası PUQE Testi ve GAÖ-R2 ölçme araçları kullanılarak veriler elde edildi. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzdelik dağılım, aritmetik ortalama, ki-kare testi, standart sapma, Cronbach's α güvenirlik katsayısı, bağımlı ve bağımsız gruplarda t testi, Mauchly's W testi ve tekrarlı ölçümlerde ANOVA analizi kullanıldı. Bulgular: Ayak masajı öncesinde deney ve kontrol grubunda yer alan gebelerin PUQE toplam, GAÖ-R2 toplam ve GAÖ-R2 alt boyutlarından aldıkları ön test puan ortalamalarının benzer olduğu belirlendi (p>0.05). Ayak masajı sonrası deney grubunda kontrol grubuna oranla bulantı kusma şiddetinin önemli ölçüde düşük olduğu belirlendi (p<0.001). Ayrıca deney grubundaki gebelerin GAÖ-R2 toplam ve alt boyutları puan ortalamalarının kontrol grubuna oranla daha düşük olduğu ve gruplar arasındaki farkın istatistiksel açıdan önemli olduğu belirlendi (p<0.05). Sonuç: Uygulanan ayak masajının bulantı kusma şiddeti ve gebelikle ilişkili anksiyete düzeyini azaltmada etkili bir girişim olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Anksiyete, Ayak masajı, Bulantı-kusma, Ebelik, Hiperemezis gravidarum.

AnksiyeteAyakBulantı+4
Nilay Gökbulut
İnönü University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Hipnoemzirme ve oksitosin masajının primiparlarda emzirme motivasyonu, yetersiz süt algısı, bağlanma ve uterus involüsyon sürecine etkisi

Amaç: Bu araştırma hipnoemzirme ve oksitosin masajının primiparlarda emzirme motivasyonu, yetersiz süt algısı, bağlanma ve uterus involüsyon sürecine etkisini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metod: Son test kontrol gruplu deneysel bir çalışma olarak yürütülen bu araştırma Eylül 2020-Mart 2021 tarihleri arasında MEAH Kadın, Doğum ve Çocuk Hastanesinde NST birimine başvuran gebeler ve lohusalar ile gerçekleştirildi. Araştırmanın örneklemini 270 kadın (90 gebe Hipnoemzirme Grubu, 90 lohusa Oksitosin Masajı Grubu, 90 lohusa Kontrol Grubu) oluşturdu. Hipnoemzirme grubunda yer alan gebelere 37-38. ve 39-40. gebelik haftaları ile doğum sonu ilk emzirmeden önce ve 16-20.saatler arasında olmak üzere dört girişim, Oksitosin Masajı grubundaki lohusalara ise doğum sonu ilk emzirmeden önce ve 16-20. saatler arasında olmak üzere iki girişim yapıldı. Kontrol grubundaki lohusalara herhangi bir girişim yapılmadı. Veriler, "Kişisel Tanıtım Formu", "PEMÖ","YSAÖ","ABBÖ" ve "UİSDF" aracılığı ile elde edildi. Bulgular: Hipnoemzirme ve oksitosin masajı gruplarının kontrol grubuna göre daha yüksek emzirme motivasyonu puan ortalamasına sahip olduğu belirlendi(p=0.000). Kontrol grubunun hipnoemzirme ve oksitosin masajı gruplarına göre daha fazla yetersiz süt algısı ve daha düşük anne-bebek bağlanma düzeyine sahip olduğu saptandı(p=0.000).Oksitosin masajı grubunda hiponoemzirme grubuna göre emzirme motivasyonuna ait emzirmeye verilen değer ve öz etkililik bileşenleri puan ortalamaları ile anne-bebek bağlanma düzeyinin daha yüksek, uterus involüsyon sürecinin daha hızlı (p=0.000).Emzirme motivasyonuna ait ebe desteği ve başarı beklentisi bileşenleri puan ortalamaları ise oksitosin masajı grubuna göre hipnoemzirme grubunda daha yüksekti(p=0.000). Sonuç: Hipnoemzirme ve oksitosin masajının emzirme motivasyonu ve anne-bebek bağlanma düzeyini artıran, yetersiz süt algısını azaltarak involüsyon sürecini hızlandıran ayrı ayrı teknikler olduğu sonucuna varıldı.

Anne sütüBağlanmaEmzirme+4
Sümeyye Altıparmak
İnönü University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Haptonomi ve sanal gerçeklik uygulamasının plansız gebeliklerde anksiyete, bağlanma ve gebeliğin kabulüne etkisi: Bebeği hayal edebilmek

Amaç:Bu araştırmada, haptonomi ve sanal gerçeklik uygulamasının plansız gebeliklerdeki anksiyete, bağlanma ve gebeliğin kabulüne etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Randomize kontrollü yürütülen bu araştırmanın örneklemini, Haziran 2020-Nisan 2021 tarihleri arasında Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi Kadın Doğum Polikliniklerine başvuran 217 gebe(haptonomi:73, sanal gerçeklik:72 ve kontrol:72) oluşturdu. Her iki deney grubu için 7-10 günlük aralar ile 24-32. gebelik haftasındaki gebelerle dört görüşme yapıldı. Haptonomi grubundaki gebelerden haptonomi felsefesiyle karınlarına dokunarak bebeklerini hayal etmeleri istendi. Sanal gerçeklik grubunda ise gebenin kendi bebeğine ait ultrason görüntüsü alındı ve gelişirilen yazılım sistemi sayesinde gebenin sanal gerçeklik gözlüğü aracılığı ile bebeğini görmesi ve hayal etmesi sağlandı. Kontrol grubuna herhangi bir girişim uygulanmadı. Veriler, Gebe Tanıtım Formu, LPGBÖ, PBE, GAÖ-R2 ve PKDÖ- Gebeliğin Kabulü Alt Boyutu ile toplandı. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, pearson ki-kare testi, one-way anova testi ve LSD post-hoc analizi kullanıldı. Bulgular: Deney gruplarındaki gebelerde kontrol grubuna oranla gebelikle ilişkili anksiyete düzeyi daha düşük, gebeliğin kabul düzeyinin ise daha yüksek olduğu saptandı (p=0.000). Haptonomi ve sanal gerçeklik uygulama gruplarında kontrol grubuna göre prenatal bağlanma düzeyinin daha düşük olduğu görüldü(p=0.000). Özellikle haptonomi grubundaki prenatal bağlanma düzeyinin sanal gerçeklik uygulama grubuna oranla daha yüksek olduğu saptandı(p=0.000). Sonuç:Plansız gebeliklerde haptonomi ve sanal gerçeklik uygulaması ile bebeği hayal etme gebelikle ilişkili anksiyete düzeyini azaltan, bağlanma ile gebeliğin kabul düzeyini artıran tekniklerdir. Özellikle haptonomi uygulaması prenatal bağlanmada daha yüksek etki göstermiştir.

AnksiyeteAnksiyeteBağlanma+5
Ayşe Nur Yılmaz
İnönü University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Normal doğum inancı düşük olan primipar gebelere yapılan motivasyonel görüşmelerin medikal ve doğal doğum inancına etkisi

Amaç: Araştırma normal doğum inancı düşük olan primipar gebelere yapılan motivasyonel görüşmelerin medikal ve doğal doğum inancına etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: Araştırma, Şubat - Eylül 2021 tarihleri arasında, Malatya Kadın Doğum ve Çocuk Hastane'sinin kadın doğum polikliniklerine başvuru yapan toplam 148 gebe ile randomize kontrollü olarak yürütüldü (74 deney, 74 kontrol). Verilerin elde edilmesinde Kişisel Bilgi Formu, Normal Doğuma İnanç Ölçeği (NDİÖ) ve Doğum İnançları (Doğal ve medikal doğum inancı) Ölçeği (DİÖ) kullanıldı. Deney grubunda yer alan gebelerle birer hafta arayla toplam dört oturum motivasyonel görüşme gerçekleştirildi. Kontrol grubunda yer alan gebelere herhangi bir girişim yapılmadı. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, pearson ki-kare testi, bağımlı ve bağımsız gruplarda t testi kullanıldı. Bulgular: Motivasyonel görüşmeler sonrasında deney grubunda yer alan gebelerin doğal doğum inancı toplam puan ortalamalarının kontrol grubuna oranla anlamlı düzeyde arttığı, buna karşın medikal doğum inanç düzeyinin ise anlamlı düzeyde azaldığı saptandı. Ayrıca motivasyonel görüşme sonrası deney grubunda yer alan gebelerin %58.1'inin, kontrol grubunda yer alan gebelerin ise %40.5'inin normal vajinal doğum yaptığı ve gruplar arasındaki farkın istatistiksel açıdan anlamlı olduğu belirlendi. Sonuç: Bu araştırmada normal doğum inancı düşük olan primipar gebelere yapılan motivasyonel görüşmelerin doğal doğum inancını artırdığı, medikal doğum inancını ve sezaryen oranlarını azalttığı sonucuna varıldı. Anahtar kelimeler: Doğal doğum inancı, Ebelik, Gebelik, Medikal doğum inancı, Motivasyonel görüşme.

Doğal doğumDoğumEbelik+3
Çiğdem Karakayalı Ay
İnönü University · Institute of Health Sciences
2022
30
DoctorateOpen AccessTR

Relaktasyon destek programının süt salınımı, anne-bebek bağlanması ve annelik rolüne etkisi

Amaç: Araştırma relaktasyon destek programının süt salınımı, anne-bebek bağlanması ve annelik rolüne etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metod: Tek grup ön test son test deneme modelindeki araştırma Ekim 2021 – Ekim 2022 tarihleri arasında Kahramanmaraş il merkezi ve ilçelerindeki ASM'lere kayıtlı 1-4 aylık bebeği olan ve en az 15 gün en fazla 3 ay önce emzirmeyi bırakmış 34 anne ile gerçekleştirildi. Araştırma sekiz ev ziyareti ve yedi telefon desteği şeklinde 15 günde tamamlandı. Annelere ilk ziyarette emzirme ve parmakla besleme eğitimi verildi. Veriler Kişisel Bilgi Formu, Anne-Bebek İzlem Formu, MBÖ ve BAFÖ aracılığı ile toplandı. Bulgular: Annelerin % 64.7'sinin süt salınımını başladığı ve süt salınımının ilk 6. günde olmak üzere ortalama 8.95±2.17 günde gerçekleştiği belirlendi. Relaktasyon destek programının emzirme, süt sağma ve meme ucu uyarım sıklıklarını anlamlı bir şekilde artırdığı belirlendi (p<0.001). Annelerin emzirmeyi bırakma süresi azaldıkça relaktasyon başarısının anlamlı şekilde arttığı (p<0.001) ve süt salınımı başlama durumunun bebeklerin kilo alımında anlamlı bir fark yaratmadığı belirlendi (p>0.05). Araştırmada annelik fonksiyonlarının ve maternal bağlanmanın anlamlı şekilde artırdığı (p<0.001) ve süt salınımı başlama durumunun annelik fonksiyonu ve maternal bağlanma düzeyini anlamlı derecede artırdığı belirlendi (p<0.05). Sonuç: Relaktasyon destek programının süt salınımı, maternal bağlanma ve annelik rolünü artırdığı sonucuna varıldı.

Ana-babaya bağlanmaAnne sütüAnneler+2
Emel Güçlü Cihan
İnönü University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Menopoz döneminde cinsel disfonksiyon yaşayan kadınlarla yapılan motivasyonel görüşmelerin cinsel yaşam kalitesi ve öz-yeterliğe etkisi

Amaç: Araştırma, menopoz döneminde cinsel disfonksiyon yaşayan kadınlarla yapılan motivasyonel görüşmelerin cinsel yaşam kalitesi ve öz-yeterliğe etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Materyal ve metot: Araştırma Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nin jinekoloji polikliniğine başvuru yapan toplam 164 menopoz döneminde cinsel disfonksiyonu olan kadın ile randomize kontrollü olarak yürütüldü (82 deney, 82 kontrol). Verilerin elde edilmesinde Kişisel Bilgi Formu, Arizona Cinsel Yaşantılar Ölçeği-Kadın Formu (ACYÖ-K) ,Cinsel Yaşam Kalitesi Ölçeği-Kadın Formu (CYKÖ-K) ve Cinsel Öz-Yeterlik Ölçeği kullanıldı. Deney grubunda yer alan kadınlarla birer hafta arayla toplam dört oturum motivasyonel görüşme gerçekleştirildi. Kontrol grubuna herhangi bir girişim yapılmadı. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, pearson ki-kare testi, bağımlı ve bağımsız gruplarda t testi kullanıldı. Bulgular: Menopoz döneminde cinsel disfonksiyon yaşayan deney ve kontrol grubundaki kadınların cinsel yaşam kalitesi ve öz-yeterlilik düzeyleri ön test aşamasında benzerdi (p>0.05). Deney grubundaki kadınlarla yapılan motivasyonel görüşmeler sonrasında cinsel disfonksiyon oranının deney grubunda %82.9, kontrol grubunda ise %98.8 olduğu belirlendi. Ayrıca motivasyonel görüşmeler sonrası deney grubunda yer alan kadınların kontrol grubuna oranla cinsel disfonksiyon puanlarının istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde azaldığı, cinsel yaşam kalitesi ve cinsel öz-yeterlilik düzeylerinin ise anlamlı düzeyde arttığı belirlendi (p<0.001). Sonuç: Menopoz döneminde cinsel disfonksiyon yaşayan kadınlar üzerinde gerçekleştirilen bu araştırmada, motivasyonel görüşmelerin cinsel disfonksiyonu azalttığı, cinsel yaşam kalitesi ve öz-yeterliği ise arttırdığı sonucuna varıldı.

Cinsel bozukluklarCinsel işlev bozuklukları-psikolojikCinsellik+3
Hülya Kamalak
İnönü University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Doğum öncesi baba bağlanma ölçeği'nin Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışması

Amaç: Bu araştırmanın amacı doğumdan önce baba ile bebek arasındaki bağlanmayı ölçmek üzere Condon tarafından geliştirilen DÖBBÖ'nin Türk babalar için geçerlik ve güvenirliğini yapmaktır. Materyal ve Metot: Metodolojik türde yürütülen araştırmanın evrenini Malatya Eğitim Araştırma Hastanesi Beydağı Kampüsü Kadın Doğum Polikliniklerine eşiyle birlikte gebelik takibi amacı ile başvuran babalar oluşturdu. Araştırmaya 580 baba dahil edildi. Veriler Kasım 2018-Nisan 2019 tarihlerinde, araştırmaya katılmayı kabul eden babalara "Kişisel Tanıtım Formu" ve 16 sorudan oluşan "DÖBBÖ" uygulanarak elde edildi. Verilerin istatistiksel analizinde sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma gibi tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra dil ve kapsam geçerliği, AFA, DFA, Cronbach's α güvenirlik katsayısı ve test-tekrar test analizi kullanıldı. Veriler, SPSS 25.0 ve AMOS 24.0 istatistik paket programları ile analiz edildi. Bulgular: Araştırmada AFA sonucunda DÖBBÖ'nin "bağlanmanın niteliği" alt boyutunda 8 madde, "bağlanmaya harcanan zaman" alt boyutunda 8 madde olmak üzere 16 maddeden oluştuğu belirlendi. Ölçek maddelerinin faktör yüklerinin 0.30'ın üzerinde olduğu ve toplam varyansın %41.01'ini açıkladığı belirlendi. DFA, AFA sonucunda çıkan 2 faktörlü ölçek yapısını destekledi. DFA sonucunda iyi uyum indeks değerleri elde edildi. Cronbach's α; DÖBBÖ'nin toplamında 0.82, "bağlanmanın niteliği" alt boyutunda 0.80, "bağlanmaya harcanan zaman" alt boyutunda 0.67 olarak bulundu. Ayrıca, ölçeğin madde toplam korelasyonu ve test-tekrar test analizi yüksek korelasyona sahipti. Sonuç: DÖBBÖ'nin orijinal ölçekle benzer bir yapıda, geçerlik ve güvenirliğinin yüksek olduğu ve Türk toplumundaki babalar için doğum öncesi baba ile bebek arasındaki bağlanmaya yönelik tutumları değerlendirmede kullanılabilecek yeterli bir ölçüm aracı olduğu belirlendi. Anahtar Kelimeler: Baba, bağlanma, doğum öncesi, geçerlik, güvenirlik, ölçek.

BabalarBağlanmaDoğum öncesi+4
Tuğba Enise Benli
İnönü University · Institute of Health Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Fertilite farkındalığını arttırmaya yönelik sağlığı geliştirme modeli doğrultusunda verilen eğitimin kadınlarda fertilite farkındalığına etkisi

Amaç: Bu araştırma fertilite farkındalığını arttırmaya yönelik sağlığı geliştirme modeli doğrultusunda verilen eğitimin kadınlarda fertilite farkındalığına etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: İki aşamada gerçekleştirilen araştırmanın, birinci aşaması metodolojik, ikinci aşaması ise ön test-son test kontrol gruplu deneme modeli olarak gerçekleştirildi. Birinci aşamada 480 kadın üzerinde "Fertilite Farkındalık Ölçeği (FFÖ)" geliştirildi. Deney grubundaki kadınlara üç oturumda Sağlığı Geliştirme Modeli doğrultusunda fertilite farkındalık eğitimi verildi. Araştırma verileri Temmuz 2019- Mart 2020 tarihleri arasında, Kişisel Tanıtım Formu ve FFÖ kullanılarak toplandı. İstatistiksel analizde tanımlayıcı istatistikler, bağımlı ve bağımsız gruplarda t testi, kapsam geçerliği, AFA, DFA, Cronbach's α güvenirlik katsayısı, test-tekrar test analizi kullanıldı. Bulgular: AFA sonucunda FFÖ'nün 19 madde ve 2 alt boyuttan oluştuğu belirlendi. Yapılan DFA, AFA sonucunda çıkan 2 faktörlü ölçek yapısını destekledi. DFA sonucunda iyi uyum indeks değerleri elde edildi. İkinci aşamada gerçekleştirilen fertilite farkındalık eğitimi öncesi deney ve kontrol grubunda yer alan kadınların FFÖ toplam ve alt boyutlarından aldıkları ön test puan ortalamalarının benzer olduğu saptandı (p>0.05). Verilen eğitim sonrası FFÖ bedensel farkındalık alt boyut son test puan ortalamasının deney grubunda 37.58±6.59, kontrol grubunda 32.14±7.17, bilişsel farkındalık alt boyut son test puan ortalamasının deney grubunda 28.81±5.11, kontrol grubunda 24.66±5.96, FFÖ toplam son test puan ortalamasının deney grubunda 66.39±10.53, kontrol grubunda 56.81±12.20 olduğu ve gruplar arasındaki farkın istatistiksel açıdan önemli olduğu belirlendi (p<0.05). Sonuç: FFÖ'nün geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu saptandı. Sağlığı Geliştirme Modeli doğrultusunda verilen eğitimin kadınların fertilite farkındalık düzeyini arttırabileceği belirlendi. Anahtar Kelimeler: Ebelik, eğitim, fertilite farkındalığı, ölçek, sağlığı geliştirme modeli.

FarkındalıkKadın eğitimiKısırlık+3
Zeliha Özşahin
İnönü University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

İn vitro fertilizasyon uygulanan kadınlarda hipnofertilitenin fertiliteye hazıroluşluk, stres ve stres ile baş etmeye etkisi

Amaç: Bu araştırma in vitro fertilizasyon uygulanan kadınlarda hipnofertilitenin fertiliteye hazıroluşluk, stres ve stresle baş etmeye etkisini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Araştırma Şubat 2019-Temmuz 2020 tarihleri arasında Malatya Gözde Akademi Hastanesine IVF tedavisi için başvuran kadınlar ile yürütülmüştür. Kadınlar gruplara basit randomizasyon yöntemi ile atanmıştır. Yapılan power analizi ile örneklem büyüklüğü en az 100 infertil kadın (50 deney, 50 kontrol) olarak hesaplanmıştır. Deney grubundaki kadınlara hipnofertilite felsefesine dayalı gevşeme, görselleştirme, hayal etme ve olumlama teknikleri dört aşamada uygulanmıştır. Veriler; Kişisel Tanıtım Formu, Fertilite Hazıroluşluk Ölçeği, İnfertilite Stresi Ölçeği, İnfertilite Stresi ile Başa Çıkma Ölçeği ile elde edilmiştir. Veri analizinde tanımlayıcı istatistikler, bağımlı ve bağımsız gruplarda t resti kullanılmıştır. Bulgular: Hipnofertilite girişimi sonrası Fertilite Hazıroluşluk Ölçeği olumlu duygular ve düşünceler alt boyut puan ortalamasının deney grubunda yer alan kadınlarda kontrol grubuna oranla daha yüksek olduğu belirlendi (p<0.05). Ayrıca IVF tedavisi süresince uygulanan hipnofertilite girişiminin kontrol grubuna oranla deney grubundaki kadınlarda infertilite stresi düzeyinde önemli bir düşüşe neden olduğu ve deney grubunda yer alan kadınlarda stresle baş etme yöntemlerinden aktif mücadele etme ve pasif yok sayma yöntemlerininin kontrol grubuna oranla daha fazla kullanıldığı saptandı (p<0.05). Sonuç: Hipnofertilite felsefesine dayalı girişimlerin IVF uygulanan kadınlarda fertiliteye hazıroluşluk düzeyini arttırdığı, stres düzeyini azalttığı ve stres ile daha etkin baş etmeyi sağladığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Ebelik, fertiliteye hazıroluşluk, hipnofertilite, in vitro fertilizasyon, stres, stres ile baş etme.

FertiliteFertilizasyon-in vitroHipnoz+6
Çiğdem Erdemoğlu
İnönü University · Institute of Health Sciences
2020
00

Other supervisors