Theses supervised by Doç. Dr. Yavuz Bozkurt

11 theses · Kütahya Dumlupınar University

Master'sOpen AccessTR

Çevre politikalarının yerel yönetimlerde uygulanabilirliği: Kütahya Belediyesi örneği

Çevre sorunlarının temelinde doğa ve insan ilişkisi yer almaktadır. Eski çağlardan günümüze insan-çevre arasındaki ilişkiye bakıldığında, çevrenin insana göre ön planda olduğu gözlemlenirken günümüze gelindiğinde ise bu durumun tam tersi olduğu görülmektedir. Çevre sorunları, insanların çeşitli faaliyetlerinin sonucu çevreyi oluşturan canlı ya da cansız varlıkların üzerinde, ekolojik ya da doğal nedenlerden kaynaklanan bozulmaların tümüdür. Çevre sorunları günümüzün en önemli sorunlarının başında yer almaktadır. Bu durumun daha ciddi bir hal alması 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren olsa da sorunun temeline bakıldığında insanlık tarihi kadar eskilere dayanmaktadır. Temel olarak çevre sorunlarının çözümünde en etkili ölçek yerel yönetimlerdir. Bu bağlamda çevre sorunları çözümünde yerel yönetim birimlerinin çevresel faaliyetleri ön planda olmak zorundadır. Çevre politikalarının yerel yönetimlerde uygulanabilirliğinin araştırıldığı bu çalışmada, genelde yerel yönetimler ve çevre politikaları ele alındıktan sonra özelde ise Kütahya Belediyesi'nin 2011-2016 yılları arasındaki meclis kararlarında çevresel kararların görüşülme sıklığı dolayısıyla bu yerel yönetim biriminin benimsediği hizmet anlayışı içerisinde çevre politikalarının yeri tespit edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çevre, Çevre Politikaları, Yerel Yönetimler, Kütahya Belediyesi

BelediyelerKütahyaYerel yönetimler+2
Derya Kaman
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Göçün kentleşme üzerindeki etkisi: Kütahya il örneği

Kentleşme sorunlarının temelinde göç ve insan ilişkisi yer almaktadır. Göç bir yer değişim hareketi olmasına rağmen insanları her yönden etkileyen harekettir. Geçmişten günümüze bakıldığında göç hareketlerinin kentleşme üzerinde etkili olduğu gözlemlenmektedir. Kişilerin veya toplulukların ekonomik, eğitim, siyasi ve zorunlu nedenlerden dolayı yaşadıkları mekânları terk ederek kısa veya uzun mesafeli olarak başka mekânlara taşınma faaliyeti şeklinde ifade edilen göçe yönelik hareketlilik Türkiye'de 1950'li yıllardan itibaren sosyoekonomik nedenlerden dolayı başlamıştır. Türkiye'de, 1950'li yıllarda başlayan göçün neden olduğu kentleşme sorunları, 1980'li yıllardan sonra ayrı bir ivme kazanmışken günümüzde ise Türkiye'deki ön önemli sorunlar arasında yer almaktadır. Göçler kentleşme hızını doğrudan etkilemekte ve kentleşme üzerinde olumsuz etki bırakmaktadır. Kırsal alandan kentlere doğru göç hareketleri, kentlerde yeteri kadar konut ve iş imkânlarının olmaması durumunda kentleri olumsuz yönde etkilemektedir. Yoğun göç hareketleri kentlerde; çarpık kentleşme, suç oranlarının artması, altyapı ve ulaşım sorunu ile işsizlik gibi sorunlara neden olmaktadır. Göçün kentleşme üzerindeki etkisinin araştırıldığı bu çalışmada genel olarak göç ve kent ele alındıktan sonra özelde ise göçün Kütahya'da kentleşme üzerinde nasıl bir etkiye sahip olduğu araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kent, Kentleşme, Göç, Göç Hareketleri

GöçlerKentleşmeKentleşme süreci+1
Resul Ayfer
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetim birliklerinin belediyelerin kardeş şehir ilişkilerine katkıları: Türk Dünyası Belediyeler Birliği örneği

Küreselleşme ile birlikte tüm dünyada artan etkileşim her alanda olduğu gibi yerel yönetimler alanında da değişime ve dönüşüme yol açmıştır. Yerel sorunların sınır ötesi boyutları ve etkin hizmet üretme çabası yerel yönetimleri özellikle de belediyeleri gerek kendi çabaları gerekse de yerel yönetim birlikleri aracılığı ile işbirliği yapmaya yöneltmiştir. Bu işbirliği çeşitlerinden bir tanesi de kardeş şehir ilişkileridir. Sürdürülebilir ve verimli kardeş şehir partneri bulmak ise salt belediyelerin başarabileceği bir şey değildir. Dolayısı ile yerel idareler arasında kurulmuş en kapsamlı işbirliği biçimi olan yerel yönetim birlikleri kardeş şehir alanında üyelerine rehberlik ederek doğru kardeş şehrini bulmaya aracılık etmektedir. Bu tezde de konu ile ilgili temel bilgiler açıklanacak ve kardeş şehir ilişkileri detaylı bir şekilde incelenerek yerel yönetim birliklerinin bu alanda ne gibi katkılar sunduğu Türk Dünyası Belediyeler Birliği (TDBB) örneği ile ortaya koyulmaya çalışılacaktır. Anahtar Kelimeler: Yerel Yönetimler, Kardeş Şehir, TDBB, Yerel Yönetim Birlikleri.

Belediye birlikleriBelediyelerKardeş şehir+2
Hüseyin Can
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Göçmenlerin kentle bütünleşmesi: Bursa-Bulgaristan göçmenleri örneği

Dünya tarihinde, ekonomik, kültürel, siyasi ve çevresel nedenlerle toplumsal yaşamı derinden etkileyen birçok göç hareketi yaşanmış ve yaşanmaktadır. Bireysel, grup ya da kitlesel olarak yaşanan bu göç hareketlerinin temelinde, insanların daha iyi bir yaşam sürdürebilme isteği bulunmaktadır. Yaşanan göç hareketleri ile birlikte kentler de "insan" gibi canlı bir varlık haline gelmiş ve içinde yaşayan insanların özelliklerinden etkilenerek yıllar itibariyle değişimlere uğramıştır. Kentlere göç eden toplumların, bireylerin ilk etapta aynı bölgelerde yaşadığı ve bu yerlerde kendi örf adetlerini, geleneklerini uygulayarak yaşanılan kentte ve yerli halkla etkileşim içinde olduğu yadsınamaz. Göç, göç nedenleri, kent, kentleşme ve göçün kentleşme üzerindeki etkilerinin Türkiye'de yaşanılan bir örnekle inceleneceği bu çalışmada, 1980'li yıllarda sınır dışı edilerek Bulgaristan'dan Bursa'ya göç eden göçmenlerin, kente uyumu ve kentleşme üzerinde etkileri değerlendirilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Göç, Göçmen, Kent, Kentleşme, Odak Grup Görüşmesi

Bulgaristan TürkleriBursaBütünleşme+4
Miray Yılmaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çevre sorunlarını önlemede yerel yönetimlerin etkisi ve halkın duyarlılığı: Alanya örneği

Toplumsal yaşam içerisindeki değişmeler ve gelişmeler hiç şüphesiz ki en çok çevreyi etkilemekte ve bunun sonucunda çevre sorunları ortaya çıkmaktadır. Sanayi devriminden günümüze kadar uzanan çevre sorunlarının çözümde insanların çevresel davranışları, çevresel duyarlılıkları ve çevresel tutumları önemli rol oynamaktadır. Bununla birlikte yerel yönetimlerin çevresel sorunların çözümünde etkin olabilmesi, çevre sorunlarının önlenmesinde etkili olmaktadır. Bu yaklaşımdan yola çıkarak çalışmamızda amaçlanan, çevresel sorunların çözümünde Antalya'nın Alanya ilçesindeki çevresel davranışlarının, çevresel duyarlılıklarının, çevresel tutumlarının ölçülmesi ve birbirleriyle ilişkilerinin tespit edilmesidir. Bunun yanında, bu bölgedeki çevresel sorunların çözümünde yerel yönetim algısının tespit edilmesi amaçlanmış olup ve hepsinin birbirleriyle ilişkileri incelenmiştir. Çalışmanın bulguları incelendiğinde çevresel davranış, çevresel tutum, çevresel duyarlılık ve yerel yönetim algısı arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında bağımsız değişkenler çevresel duyarlılık, çevresel tutum ve yerel yönetim algısı bağımlı değişken olan çevresel davranış üzerinde pozitif yönde anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çevre, Çevre Sorunları, Çevresel Davranış, Çevresel Duyarlılık, Yerel Yönetimler

AnayasaAntalya-AlanyaBelediyeler+7
Sıla Kaplan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşanabilir kente katkısı bağlamında eko-kentler: Bursa/Nilüfer Belediyesi Eko-kent Projesi örneği

Yaşanabilirlik ve yaşam kalitesi, insanlar için yaşanabilir kentsel mekânların tasarlanmasında başat kavramlar olmaktadır. Çalışmada, günümüzde post-endüstriyalist kentlerin insanlar için yaşanabilir kentsel mekânlar olmadığı kabulünden hareketle yaşanabilir ve sürdürülebilir kent idealine ulaşabilmek için kentsel tasarımda yeni bir paradigma olan, insanlar için yaşanabilir kentsel mekânlar sunan ve ekolojik bir bilinçle doğa ile uyum ve ahenk içerisinde gelişen ekolojik kentler tartışılmaktadır. Ekolojik kentler, geleceğin kentleri olarak yaşanabilir ve sürdürülebilir, yaşam kalitesi ve kamusal refah düzeyi yüksek, doğaya ve ekolojik değerlere karşı hassas, kentsel mekânları bütün bileşenleri ile tasarlayan, sürdürülebilir ulaşım, sürdürülebilir su ve atık yönetimi, yenilenebilir enerji, yeşil mimari, arazi kullanımında sürdürülebilirliğin sağlandığı, katılımcı, işbirliğine ve ortaklığa önem veren yeni bir kentsel tasarım konseptidir. Yaşanabilir ve sürdürülebilir kent konsepti olarak eko-kentler, günümüzde ekolojik krizin kentlerde yansımaları olan sorunlara çözüm önerileri sunmaktadır. Bugün dünyanın birçok ülkesinde başarılı örnekleri ile karşılaştığımız eko-kentlere ilişkin olarak ülkemizde de yaşanabilir ve sürdürülebilir kentsel mekânlar inşa etme hedefi ışığında önemli girişimlerde bulunulmaktadır. Çalışmada, Türkiye'deki en önemli eko-kent projelerinden biri olan Bursa/Nilüfer Belediyesi Eko-Kent Projesi'ne dair elde edilen bilgi, veri ve dokümanlar içerik analizi yöntemiyle incelenmiş ve bir model olarak tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çevresel Kalite, Eko-Kent, Sürdürülebilirlik, Yaşam Kalitesi, Yaşanabilir Kent, Yaşanabilirlik

BelediyelerBursa-NilüferEkokent+4
Özgenur Başar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu güvenliği açısından kentsel suçlar: Kütahya madde bağımlılığı örneği

Uyuşturucu maddelerin varlığı ve etkileri insanlar tarafından binlerce yıldır bilinmekte ve uyuşturucu maddeler toplumdan topluma çeşitli amaçlarla kullanılmaktadır. Ancak, günümüzde uyuşturucu madde sorunu birçok nedene bağlı olarak insanlık için şimdiye kadar hiç olmadığı derecede büyük bir problem haline dönüşmüştür. Bu durum üzerinde dünyanın ekonomik, sosyal ve teknolojik imkânlarında ve yapısında meydana gelen değişikliklerin etkili olduğu söylenebilir. Uyuşturucu maddelerin çeşitliliği ile piyasada ucuz ve kolay bir şekilde bulunabilirliğini artırmasının yanında, kimyasallarla sentezlenerek elde edilen yeni maddelerin varlığı da, bağımlılığın şiddetini ve kişi üzerinde yaratmış olduğu fiziksel ve psikolojik tahribatın etkilerini kontrolsüz bir şekilde yükseltmektedir. Endüstri devrimi ile birlikte kentleşme hızlı bir artış göstererek sosyolojik bir boyut da kazanmıştır. Bu durum heterojen yapıya bürünen kentlerde suç oluşumu ve güvenlik ihtiyacına dair birçok yeni önlemin alınmasını zorunlu kılmıştır. Uyuşturucu madde suçlarının ve madde bağımlılığının yaşamış olduğumuz son yüzyıl içerisinde insanlık için büyük bir tehdit olduğu bilinci ile uluslararası camiada birçok anlaşma ve işbirliği akdi imzalanmıştır. Bağımlılıkla mücadele edebilmek adına siyasal, hukuki, sosyolojik, psikolojik, kriminolojik, biyolojik ve coğrafi alanlarda yapılan çalışmalar ve araştırmalarla, bağımlılığın nedenleri ve sonuçları hakkında görüşler analiz edilerek en verimli politik hamleler belirlenmeye çalışılmaktadır. Bu çalışmalarda genel kanılar içeren küresel çıkarımların ışığında, bölgesel eylem ve stratejik planların çıkarılması gerekmektedir. Her bölgenin kendine has özellikleri göz önünde bulundurularak ortaya koyulacak politik hamleler, zaman, emek ve ekonomik zayiatı engelleyerek başarıyı mümkün kılacaktır. Anahtar Kelimeler: Bağımlık, Uyuşturucu Maddeler, Kentsel Suçlar, Kamu Düzeni

GüvenlikKamu güvenliğiKentler+7
Emre Han Bal
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çevre hareketlerinde kadının rolü üzerine nitel bir araştırma: Kütahya TEMA Vakfı

İnsanoğlu var olduğu ilk günden beri doğa ile hep iç içe yaşamıştır. Bütün insanların doğa ile yakın olmasının yanı sıra kadın ve doğa çoğu kez birlikte anılmıştır. Bunun nedeni kimi zaman her ikisinin ortak özelliklerinden kimi zaman da yaşamış oldukları ortak acılardan kaynaklanmıştır. Kadın ve doğa arasındaki yakınlığın nedeni ne olursa olsun kadın, doğayı korumayı kendisine görev edinmiştir. Nitekim günümüzde de gerçekleştirilen çevre hareketlerinde, kadınların en ön sıralarda yer aldıkları görülmektedir. Kadın toplumsal yaşamdaki davranışları ile dikkat çekmiş ve insanlar arasındaki iletişimde etkili olmuştur. Bu yüzden kadın en önemli kültür taşıyıcısıdır. Kadın tıpkı doğa gibi tüm insanları içinde barındırmaktadır. Aynı zamanda kadının içindeki bu çeşitlilik onun doğayı korumasında da önemli rol oynamıştır. Kadının çevre hareketlerindeki tutumları toplumsal yaşamdaki etkisi ile doğru orantılıdır. Bu yüzden kadının bu tutumları ve toplumlardaki etkisi nesilden nesile aktarılmalıdır. Kadınların, çevre hareketlerindeki rolünü ele alan ve görüşme yöntemi kullanılan çalışmada; kadının, çevre hareketlerindeki rolünün etkilerinin ve nedenlerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu incelemede kadın, doğa ve çevre hareketi ile ilgili sorular hazırlanmıştır. Sorular Kütahya TEMA Vakfı'ndaki gönüllü kadınlara yöneltilmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda ise kadınların, çevre hareketlerinde etkili bir rol üstlendikleri ve bu rolün temel nedenin kadının ve doğanın ortak özelliklerinden kaynaklandığı sonucu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Çevre Hareketleri, Çevre, Ekofeminizm, Kadın, Toplumsal Hareketler

EkofeminizmKadınlarKütahya+5
Nurdan Üsal Çimen
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Çevresel hizmetlerin dönüşümünde 6360 sayılı Yasanın etkisi: Aydın Büyükşehir Belediyesi örneği

Çevre sorunlarının en temel nedeni nüfus artışı ve sanayileşmedir. Sanayi devrimi ve nüfus artışıyla birlikte artan çevre sorunları endişe verici küresel boyutlara ulaşınca 1970'lerden itibaren bir taraftan devletler yasal ve kurumsal düzenlemeler ile diğer taraftan ise sivil toplum kuruluşları organize eylemler yaparak farkındalık oluşturacak adımlar atmaya başlamışlardır. Ülkemizde de aynı adımlar 1970'li yıllarda başlayarak çeşitli düzenlemelerle hayata geçmiştir. Özellikle son yıllarda kamu yönetiminin dönüşümü ve toplumun bilinçlenmesiyle devlet ve vatandaş, çevrenin ve sağlığın korunması ve geliştirilmesi için daha aktif rol oynamaktadır. Çevrenin korunması ve geliştirilmesine yönelik hizmetler insana en yakın kurumlar olan yerel yönetimler kanalıyla gerçekleştirilmektedir. Bu bağlamda en son 2014 yılında yürürlüğe giren 6360 sayılı Yasa ile 14 il büyükşehir belediyesi yapılarak büyükşehir sayısı 30'a çıkarılmıştır. Kurulan büyükşehirlerden biri de Aydın'dır. Bu çalışmada Aydın ilinde 6360 sayılı Yasa ile yerel yönetimler kapsamındaki çevresel hizmetlerin sunumundaki değişim ve dönüşüm, ortaya çıkan olumlu ve olumsuz etkileriyle incelenmiştir. Aydın Büyükşehir Belediyesi stratejik planı, faaliyet raporları incelenmiş ve Aydın Büyükşehir Belediyesi'nde farklı birimlerde bulunan on bir birim yetkilisiyle yapılan görüşmeler analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular idari, mali ve hizmet boyutlarıyla değerlendirilerek öneriler getirilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çevresel Hizmetler, 6360 Sayılı Yasa, Çevre Sağlığı, Büyükşehir Belediyesi.

Belediye hizmetleriBelediyelerBüyükşehir belediyeleri+6
Kadir Aslan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Katı atık yönetiminde belediyelerin rolü: Eskişehir Odunpazarı Belediyesi örneği

Katı atıklar, insanların çeşitli yerleşim birimlerinde topluluklar halinde yaşamaya başlaması ile birlikte sorunsal bir boyut kazanmaya başlamıştır. Sanayileşme, kentleşme, nüfus artışı, ekonomik büyüme ve kalkınma gibi olgular ile doğrusal ekonomik sistemin getirdiği üretim ve tüketim kalıpları sonucunda ortaya çıkan kentsel katı atıklar kontrol edilemediği durumda çevre kirliliği, halk sağlığı sorunları ve ekonomik kayıplara yol açmaktadır. Kentsel katı atık sorunlarına karşı geliştirilen yönetim stratejileri, ülkelerin siyasal, sosyal, yasal ve ekonomik özellikleri ile uygulama alanındaki yerel koşullara göre farklılıklar göstermektedir. Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de kentsel katı atık yönetimine dair görev, yetki ve sorumluluklar büyük ölçüde belediyelere aittir. Belediyelerin katı atık yönetim sistemlerindeki başarısı çevresel, sosyal ve ekonomik açıdan sürdürülebilir kentlerin oluşturulabilmesi için önemlidir. Ancak, belediyeler bu hizmetleri yerine getirirken birçok sorun ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Eskişehir Odunpazarı Belediyesi'nin 2017-2018 dönemi içerisinde gerçekleştirmiş olduğu kentsel katı atık yönetimi faaliyetlerine yönelik vaka analizini yapmak ve atık yönetimi hiyerarşisi yaklaşımının yönetim sistemi üzerindeki etkilerini incelemektir. Bu kapsamda literatür taraması ve saha araştırmaları ile elde edilen veriler ışığında PESTEL ve SWOT analizleri gerçekleştirilmiştir. Böylelikle mevcut ve olası sorun alanları tespit edilerek Eskişehir Odunpazarı Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü için uygun olan yönetim stratejisi önerilerine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Katı Atık, Katı Atık Yönetimi, Atık Yönetimi Hiyerarşisi, Belediyeler, Çevre Kirliliği, Halk Sağlığı, PESTEL, SWOT

Atık yönetimiAtıklarBelediyeler+4
Serkan Emekçi
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kamusal hizmet sunumunda yenilenebilir enerji kullanımı: Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi örneği

Ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin, vermiş oldukları kamusal hizmetlerle değerlendirildiği günümüzde "hizmet sektörü" son derece hızlı gelişen bir konumdadır. Kamusal hizmet kavramı, toplumsal gelişmelere bağlı olarak adaletten sağlığa, eğitimden güvenliğe birçok alanda kullanılmaktadır. Kamusal hizmetler, kamunun ortak yararına dayalı olan ihtiyaçların idare eliyle karşılanmasıdır. İdare ortak olan bu ihtiyaçları fırsat eşitliği çerçevesinde gerçekleştirmek, kamusal hizmet kurmak ve bu hizmetleri yürütmekle görevlidir. İdarenin en önemli hizmet kollarından biri sağlık hizmetleridir. Kamusal hizmet sunumunda ihtiyaç duyulan enerji, gelişmişlik göstergesinin bir unsuru sayıldığından ülkeler için hayati öneme sahiptir. Dünya nüfusunun hızla artmasıyla enerjiye olan gereksinim artmış ve fosil yakıtların bir gün tükeneceği gerçeği insanları sürdürülebilir enerji kaynağı arayışına itmiştir. Yenilenebilir enerjiler, fosil yakıtların aksine kaynağı tükenmeyen ve kendini sürekli şekilde yenileyebilen enerji kaynaklarıdır. Bunlar güneş, rüzgâr, jeotermal, biyokütle ve dalga enerjisidir. Türkiye hızla artan nüfusu ve gelişmekte olan sanayisi ile enerjiye büyük ölçüde ihtiyaç duyan ülkeler arasındadır. Sahip olduğu yenilenebilir enerji kaynakları ile birçok Avrupa ülkesinden avantajlı konumda olan Türkiye, uygulayacağı doğru politikalar ile enerjiye olan dışa bağımlılığını önemli ölçüde azaltabilecek potansiyele sahiptir. Türkiye'de kamusal hizmet sunumunda, idarenin giderleri arasındaki en önemli maliyet unsuru elektrik tüketimidir. Bu nedenle enerji ihtiyacını kendi üreten kamu binalarının oluşturulması Türkiye'de kamusal hizmet sunumunda verimliliği arttıracaktır. Anahtar Kelimeler: Kamusal Hizmet, Enerji, Yenilenebilir Enerji, Enerji Verimliliği, Enerji Potansiyeli, Türkiye'de Yenilenebilir Enerji

EnerjiEnerji kaynaklarıEnerji kullanımı+5
Fatoş Ur
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Other supervisors