Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Bozdağ

21 theses · Gaziantep University, Hasan Kalyoncu University, Fırat University, Çağ University

Master'sOpen AccessTR

Türk ceza hukuku'nda hapis cezalarının infazında ceza infaz kurumları

Hapis cezası; Türk Ceza Kanunu m. 45'te öngörülen yaptırımlardan biri olup Türk Ceza Kanunu'nun 46. maddesi gereği üç tür ("ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, müebbet hapis cezası ve kısa süreli hapis cezası") hapis cezası mevcuttur. En genel haliyle hapis cezası, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunan hükümlünün, özgürlüğünden bir süre yoksun kalması suretiyle infaz edilen bir yaptırım türüdür. İnfazın nasıl gerçekleşeceğine dair Türk Ceza Kanunu'nun 47, 48, 50. maddeleri ve Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 25'te hükümler mevcuttur. Çalışma kapsamında, Türk Ceza Hukukunda hapis cezası, hapis cezasının infazı ve ceza infaz kurumu türleri incelenmiştir. Özellikle; hapis cezasının, cezalandırmanın amacından beklenen gayeleri gerçekleştirmede ne derece etkin olduğuna teorik düzlemde yer verilmiştir. Sonuç kısmında ise, hapis cezasının suçun önlenmesindeki rolü, birkaç istatiksel tablo incelenerek değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hapis cezası, hapis cezasının infazı, ceza infaz kurumu, ceza infaz kurumu türleri.

Ceza hukukuCeza infaz hukukuCeza infaz kurumları+3
Kadir Durkal
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kişisel verilerin Ceza Hukuku yoluyla korunması

Kişisel veri kavramı en genel anlamda; kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek bir kişiye ilişkin her türlü bilgi olarak tanımlanmaktadır. Bu anlamda kişinin fiziki görüntüsü, karakteri, ekonomik veya sağlık durumuna ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kabul edilmektedir. Toplumsal yaşamda, bu bilgiler hem kamusal hem de özel sektörler tarafından çeşitli sebeplerle işlenebilmektedir. Kişisel verilerin hukuka uygun işlenmesine ilişkin esas ve usuller 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nda düzenlenmiştir. Bu esas ve usullere aykırı olarak kişisel verilerin işlenmesi; veri sorumluları ve işleyicilerinin, idari veya cezai sorumluluğunu gündeme getirecektir. 5237 sayılı TCK'nın 135., 136. ve 138. maddelerinde korunması gereken hukuksal bir yarar olarak, kişinin özel yaşamı ve mahremiyeti dahilinde kişisel verileri kabul edilmiştir. Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, ele geçirilmesi, yayılması ve yok edilmemesi Kanun'un suç olarak düzenlendiği eylemlerdir. Böylelikle ceza hukuku yoluyla kişilerin, kişisel verilerinin korunması hakkı güvence altına alınmıştır. Bu çalışmanın temel amacı da, ceza hukukumuzun sağlamış olduğu bu korunmanın daha üst bir düzeye taşınmasını sağlayacak akademik faydanın gerçekleştirilmesidir. Bu doğrultuda çalışmada kişisel verilerin korunmasını konu edinen hem uluslararası hem de ulusal güncel metinlerden faydalanılarak, uygulamada verimlilik toplumsal yaşamda ise farkındalık yaratılmaya çalışılmıştır.

Ceza hukukuKişisel veriTürk Ceza Kanunu+4
Kader Sarıusta
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Ceza Hukukunda göçmen kaçakçılığı suçu

Göçmen kaçakçılığı, kısaca, maddi bir fayda elde etmek amacıyla, bir kimsenin "yasadışı şekilde" ülkeye sokulması, ülkede kalmasına veya ülkeden çıkmasına imkân sağlanması şeklinde tanımlanabilir. Öncelikle, göçmen kaçakçılığı, birçok ağır insan hakları ihlallerine neden olmaktadır. Bu kaçakçılık faaliyeti sırasında, çocuklar ve kadınların da içinde bulunduğu gruplar, günlerce veya haftalarca kamyon veya tırların kasalarında veya gizli bölmelerinde havasız bir şekilde yolculuk yapmak zorunda kalmakta ya da elverişsiz botlara aşırı kalabalık bir biçimde yerleştirildikleri için denizin ortasında boğularak can vermektedirler. Bu olumsuz şartlara rağmen sağ kurtulanlar, götürüldükleri ülkelerde birkaç metrekarelik odalarda günlerce sağlıksız şartlarda aç ve susuz bir şekilde tutulmaktadır. Büyük çoğunluğu, ülkelerindeki kötü şartlar nedeniyle göç eden bu insanların, zorla tutuldukları bu mekanlarda çeşitli hastalıklara maruz kaldıkları görülmektedir. Göçmenlerin bu şekilde insan onurlarını ihlal eden muamelelere maruz bırakılmaları kabul edilemez bir durumdur. Özellikle son yıllarda, komşu ülkelerdeki iç savaşlar, siyasi ve ekonomik istikrarsızlıklar nedeniyle, ülkemizdeki yasadışı göç olaylarında ve göçmen kaçakçılığı suçlarında önemli derecede artış görülmektedir. Bu artışın önüne geçilmesi ve ülkelerinden ayrılmak zorunda kalan göçmenlerin daha fazla istismar edilmelerini önlemek adına geri kabul anlaşmaları vb. gibi birçok girişimlerde bulunulmaktadır. Yapılan çalışmalara katkı sağlamak, göçmen kaçakçılığı faaliyetlerindeki son yıllarda gerçekleşen ciddi artışa dikkat çekmek ve teori ve uygulamada yaşanan sorunları dile getirerek bu konuda çözüm üretilmesini sağlamak amacıyla ve ceza hukuku kapsamındaki konuya ilişkin çalışmanın sınırlı sayıda olması nedeniyle, göçmen kaçakçılığı suçu tez konusu olarak seçilmiştir. Çalışma kapsamında göçmen kaçakçılığı suçu, suçun uluslararası mevzuattaki ve mukayeseli hukuktaki görünüm şekilleri ile Yargıtay kararları bağlamında ceza hukuku tekniği açısından suç inceleme yöntemine göre ele alınmıştır. Anahtar kelimeler: Göçmen, Kaçakçılık, Yasadışı Göç, Göçmen Kaçakçılığı Suçu, Uluslararası Suçlar.

Ceza HukukuGöçmenlerKaçakçılık+4
Ahmet Özdemir
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Danıştay kararları ışığında usulsüzlük kabahatleri

Devlet üstlendiği sorumlulukları yerine getirebilmek amacıyla anayasanın vermiş olduğu haklar çerçevesinde çeşitli kaynaklardan gelirler elde etmektedir. Elde edilen bu kamu gelirleri içerisinde vergiler % 80 - % 90 gibi oranda önemli bir paya sahiptir. Vergi, devletin gerçek ve tüzel kişilerin ödeme güçlerine göre ve herhangi bir kamu ihtiyaçlarını karşılamak üzere hizmete karşılık olmaksızın cebri olarak alınan parasal yükümlülüklerdir. Temelinde zorunluluğun var olması ve vergi ödemenin karşılığının bulunmaması vergilerin, ödenmesinde birçok sorunu da beraberinde getirmektedir. Örneğin bireyler, vergiler karşısında doğrudan fayda sağlamadıkları için ödemeleri gereken vergileri azaltmaya çalışmaktadırlar. Eğer bu çabalar yasal ise sorun içermemektedir. Ama yasal olmayan yollara bireylerin başvurmaları durumunda, vergi kaybı nedeniyle vergi kabahat ve cezalarını ortaya çıkarmaktadır. Vergi kabahat ve cezaları, vergi ceza hukukunun ilgili alanına girerek, cezaların tespiti ile birey ve devlet arasındaki vergi uyuşmazlıkları, usulsüzlükleri ve kabahatlerinin Vergi Kanunları'nda gösterilen maddi ve biçimsel yükümlülüklere göre çözümlenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada öncelikli olarak verginin tarihsel gelişimine yer verilip, vergi ödemenin önemi ve gerekliliğinden bahsedilerek ardından Vergi Usul Kanunu'nda yer alan usulsüzlük kabahatlerini oluşturan eylemlere uygulanan yaptırımlar, usulsüzlük kabahatlerine pişmanlık indirimleri, usulsüzlük kabahatlerinin tebliği, itiraz yolları, bu kabahatleri sona erdiren durumları ile usulsüzlük kabahati yaptırımları incelenmektedir.

DanıştayVergi Usul KanunuVergi ceza hukuku+5
Mehmet Ös
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Ceza Hukukunda koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

Ceza Muhakemesi Hukukunun amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır. Bu amaca ulaşabilmek, yargılamanın sağlıklı yürütebilmesini ve delillerin korunmasını sağlayabilmek için temel hak ve özgürlüklere müdahale gerekebilmektedir. Ancak bu müdahale yetkililere sınırsız bir hak sağlamamakta, hem uluslararası hukuktan hem de iç hukuktan kaynaklı bazı sınırlar içerisinde insan haysiyeti ve onuruna aykırı olmayacak şekilde yerine getirilmelidir. Çalışmamızda öncelikle kişi hak ve özgürlüklerinin neler olduğu uluslararası ve ulusal mevzuat kapsamında değerlendirilmiş ve hukuk devletinin hangi koşullar altında sorumluluk altında olduğu belirtilmiştir. Daha sonrasında ise ulusal mevzuattaki koruma tedbirlerinin kanuni şartları ve bunlara uyulmaması hâlinde oluşabilecek tazminat sebepleri belirtilerek ulusal ve uluslararası hukukta bu konuda verilmiş yargı kararları değerlendirilmiştir. Tüm bunlar ışığında çalışmamızın son kısmında temel hak ve özgürlüklerin asgari ihlali için devlet adına adli yetki kullanan kamu görevlilerinin gereken dikkat ve özeni göstermelerinin hayati önem taşıdığı, aksi takdirde cezai ve tazminat sorumluluklarının gündeme geleceği vurgulanmıştır.

Ceza HukukuCezalandırıcı tazminatKoruma tedbirleri+6
Semra Savaş Keten
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yargı kararları ışığında görevi kötüye kullanma suçu

İnceleme konumuz olan görevi kötüye kullanma suçu, 5237 sayılı kanunun dördüncü kısım, birinci bölümünde "Kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine karşı suçlar" başlığı altında 257. maddede düzenlenmiştir. Görevi kötüye kullanma suçu genel, tali ve tamamlayıcı bir suçtur ve düzenlemesi itibariyle mahsus suçlardan olup, sadece kamu görevlileri tarafından işlenebilir. Kamu görevlisi, kamu fa¬aliyetinin yürütülmesi sırasında, görevinin gerekli kıldığı yükümlülüklere uygun hareket etmek zorundadır. Böylelikle kamu faaliyetlerinin adalet ilkelerine uygun yürütüldüğü husu¬sunda toplumda hâkim olan güvenin, inancın sarsılmaması gerekmektedir. Bu yükümlülükle bağdaşmayan davranışlar, belli koşullar altında 5237 sayılı TCK'nın 257. maddesinde suç olarak tanımlanmıştır. Çalışma kapsamında görevi kötüye kullanma suçu üç bölüm altında değerlendirilmiş olup, birinci bölümde suça ilişkin genel bilgilere, tanımlara, tarihçe, kanun gerekçesi ve korunan hukuksal yarara yer verilecek; ikinci bölümde suçun faili, mağduru, maddi ve manevi unsurları ile özel görünüş biçimleri ele alınacak; üçüncü bölümde ise usuli hükümler ile hukuka uygunluk nedenleriyle ilgili açıklamalara ve değerlendirmelere yer verilmiştir.

Görevi kötüye kullanmaKamu HukukuTürk Ceza Hukuku+2
Hatice Tuğba Altun
Gaziantep University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yargı kararları ışığında vergi kaçakçılığı suçu

Vergi kanunlarına aykırı fiiller ve bu fiillere uygulanacak cezalar 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ile düzenlenmiştir. Vergi hukukunun suç ve cezaları düzenleyen kısmı olan Vergi Ceza Hukukunda, vergi kanunlarına aykırı fiillere verilecek cezalar idari para cezaları (mali cezalar) ve hürriyeti bağlayıcı cezalar (adli cezalar) olarak ikiye ayrılmaktadır. Tezde hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren, Vergi Ceza Hukukunun konularından birini oluşturan ve Vergi Usul Kanunu 359. maddesinde düzenlenen vergi kaçakçılığı suçu incelenmiştir. Tezde tüm unsurları ile ele alınan vergi kaçakçılığı suçu, üç bölümde incelenmiştir. Birinci bölümde genel olarak vergi suçları ele alınmış, suçla korunan hukuki değer incelenmiş, vergi kaçakçılığı suçunun tarihsel gelişimine yer verilmiştir. İkinci bölümde vergi kaçakçılığı suçunun unsurları ve cezası incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise vergi kaçakçılığı suçunun özel görünüş şekilleri, kusuru kaldıran ve azaltan haller, davayı veya cezayı düşüren haller ve yargılama usulü incelenmiştir.

Ekonomi hukukuKaçakçılıkMali hukuk+3
Merve Babayiğit Aksu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ceza Muhakemesi Hukukunda koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası

Ceza muhakemesi hukukunda asıl amaç, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Bu amaca ulaşılabilmesi için ihtiyaç duyulduğunda koruma tedbirlerine başvurulmaktadır. Koruma tedbirlerinin haksız veya hukuka aykırı olarak uygulanması nedeniyle hak ve özgürlükleri ihlal edilen kimselerin bu mağduriyetlerinin giderilmesi, hukuk devletinin bir gereğidir. Bu bağlamda, bu tezin konusunu, ceza muhakemesi hukukunda koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası oluşturmaktadır. Bu tez içerisinde öncelikle, koruma tedbirlerinden tazminata konu olan yakalama ve gözaltına alma, tutuklama, arama ve el koyma koruma tedbirleri doktrin ve yasal mevzuat çerçevesinde açıklanmaya çalışılacaktır. Daha sonra, koruma tedbirlerine ne zaman başvurulabileceği, bu tedbirlerin uygulanma şekilleri ve bu tedbirlerin uygulanmasındaki hukuka aykırı durumlar tartışılacaktır. Nihayet tazminatın talep edilebilmesi için gerekli yasal şartlar açıklanacak, tazminat isteminin usulü, türleri, tazminatın hesaplanması ve Devletin rücu hakkı konuları ele alınacaktır.

Ceza muhakemesi hukukuDavalarKoruma+2
Ragıp Şahin
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk ceza hukukunda çocukların cinsel istismarı suçu (Yozgat örneği)

Toplumların ilerlemesi, gelişmesi ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşmasının temelini ve çıkış yolunu oluşturan çocuklar, ne yazık ki geçmişten bugüne toplumların azımsanmayacak bir kesimi tarafından cinsel ihtiyaçların giderilmesinde kullanılan bir nesne olarak görülmüştür. Bu nedenle, toplumları derinden etkileyen böylesi olumsuz bir durumla daha etkin mücadele etmek gerekmektedir. Çocuklara yönelik cinsel istismar fiillerinin, ülkemiz başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde korkunç derecede artış gösterdiği görülmekte ve bunun önünün kesilmesi için gereken tedbirler alınmadığı takdirde, telafisi mümkün olmayan sonuçların ortaya çıkacağı gün gibi aşikardır. Bu nedenle, çocuklara yönelik cinsel istismar fiillerinin önlenmesi adına yapılan çalışmalara katkı sunabilmek amacıyla, çocukların cinsel istismarı tez konusu olarak belirlenmiştir. Yapılan çalışma kapsamında, suça ilişkin temel kavramlar, suçun nasıl işlendiği ve suç oluşturan eylem karşısında nasıl hareket edilmesi gerektiğine ilişkin tüm unsurlarıyla birlikte çocukların cinsel istismarı suçu, çocuklara yönelik cinsel istismar eylemlerinin ülkemizdeki yansımaları istatistiki veriler ışığında incelenmeye çalışılmıştır.

Türk Ceza HukukuTürk Ceza KanunuYozgat+2
İsmail Çelik
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ceza muhakemesinde soruşturmanın sona ermesi

Soruşturma safhası, suç işlendiği izleniminin suçun öğrenilme şekillerinden herhangi biri ile cumhuriyet savcısı tarafından öğrenilmesi sonrasında başlayan bir süreçtir. Suç şüphesinin öğrenilmesinden sonra başlatılan soruşturmada, suç şüphesi altına giren kişiye şüpheli denir. Şüphelinin işlediği suç nedeniyle başlatılan soruşturma, bizzat cumhuriyet savcısı tarafından yürütülür. Cumhuriyet savcısı soruşturma işlemlerini bizzat yapabileceği gibi emrindeki kolluk görevlileri vasıtasıyla da yapabilir. Cumhuriyet savcısı suç işlenme izlenimi edinmesi üzerine işin gerçeğini araştırmaya başlayarak kamu davası açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere delil toplama faaliyetinde bulunur. Soruşturma sonunda toplanması gereken delillerin toplanmasından sonra delillerin yapılan incelemesinde kovuşturma şartı olan yeterli şüphenin gerçekleşmesi halinde cumhuriyet savcısı tarafından görevli ve yetkili mahkemeye hitaben iddianame düzenlenir. Yürütülen soruşturma sonunda toplanan delillerin kovuşturma şartı olan yeterli şüpheyi gerçekleştirememesi ya da kovuşturma olanağının bulunamaması halinde ise, cumhuriyet savcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir. Ceza Muhakemesinde Soruşturmanın Sona Ermesi adlı tezimiz, cumhuriyet savcısı tarafından yürütülen soruşturma safhası sonunda verilen kararları kapsamaktadır. Tezimizin birinci bölümünde soruşturma safhasının genel yapısı, ikinci bölümünde soruşturmayı sona erdiren hallerden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ve üçüncü bölümünde soruşturmayı sona erdiren hallerden iddianame ayrıntıları ve ceza mevzuatında yapılan son değişiklikler göz önünde bulundurularak ele alınmaya çalışılmıştır. Ceza Muhakemesinde Soruşturmanın Sona Ermesi adlı çalışmamız ile cumhuriyet savcısı tarafından sona erdirilen soruşturmada ortaya çıkan teorik ve somut olay uyuşmazlığı sorununa çözüm sunulmaya çalışılmış, uygulamada ortaya çıkan sorunlara çözüm getirilmesi amaçlanmıştır.

Ceza muhakemesi hukukuCeza yargılamasıCumhuriyet savcılığı+3
Nesrullah Erdoğan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ceza muhakemesi hukukunda duruşma

Ceza muhakemesi hukukunda duruşma devresi, muhakeme faaliyetlerinin kalbi mahiyetindedir. Çünkü ceza muhakemesinin temel gayesini teşkil eden maddi gerçeğe ulaşma amacı ve yargılama neticesinde ceza uyuşmazlığının çözümü, duruşma devresinde mümkün olmaktadır. Ayrıca, bütün delillerin ortaya konulması ve tartışılması, hakimin delillerle doğrudan temasa geçmesi, tarafların çelişmeli muhakeme ile bütün söyleyeceklerini söylememeleri duruşma devresinde gerçekleşmektedir ve duruşma devresi -maddi gerçeğin bir tezahürü durumundaki- hüküm ile sona ermektedir. Ceza yargılaması faaliyetlerinin merkezinde duruşma olduğu için muhakeme faaliyetlerden duruşmaya kadarki bölümlerinin amacı daha çabuk, daha adil ve başarılı bir duruşmanın gerçekleşmesini sağlamaya yöneliktir. Duruşma devresinden sonraki safhalar ise duruşma sonucunda ortaya çıkan hükümde yer alan hataların düzeltilmesine yönelik olarak gerçekleşmektedir. Bu önemine binaen muhakeme hukukunda duruşma devresinin iyi anlaşılması, duruşmaya ait ilkelerin özümsenmesi uygulamada ortaya çıkacak sorunların giderilmesi, duruşmaların daha adil ve sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesine imkan verecektir. Ceza muhakemesi hukukunda duruşma tez konumuz kapsamında, ceza muhakemesine ilişkin temel kavramlar, duruşmanın başlaması, yürütülmesi ve sonuçlanması detaylı olarak ele alınmıştır. Son bölümde ise Yargıtay da duruşma, Anayasa Mahkemesinde duruşma ve istinafta duruşma konuları inceleme konusu yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ceza Muhakemesi Hukuku, Duruşma Devresi, Ceza Yargılaması, İstinafta Duruşma, Duruşmanın yürütülmesi, Duruşmanın sona ermesi

Ceza muhakemesi hukukuCeza yargılamasıDuruşma
Ahmet Karatut
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Ceza Hukukunda rüşvet suçu

"Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar"arasında yer alan rüşvet suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda, 252-254.maddeler arasında düzenlenmiştir. Rüşvet, kamu görevlisinin görevinin kapsamına giren bir işi yapması veya yapmaması karşılığında, kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde, kendisine veya başkasına bir menfaat sağlamasıdır. Rüşvet suçu, bir tarafta rüşvet alan diğer tarafta rüşvet veren kişinin yer aldığı, çok failli bir suçtur. Suçun oluşabilmesi için, kamu görevlisinin görevine giren belirli bir işin yapılması veya yapılmaması konusunda, tarafların özgür iradelerinin uyuşması gerekmektedir. Türk Ceza Kanunu'nun rüşvet suçuna ilişkin hükümleri, 2012 yılında 6352 sayılı Kanun ile köklü bir şekilde değiştirilmiş ve yeninden düzenlenmiştir. Çalışmamızda, rüşvet suçuna ilişkin bu hükümler detaylı olarak incelenmiş; rüşvet suçunu yapısı, unsurları, özel görünüş şekilleri, etkin pişmanlık, suçun soruşturma ve kovuşturma usulü veyaptırımı açıklanmıştır. Ayrıca öğretideki görüşler ve Yargıtay uygulamaları ışığında, rüşvet suçuna ilişkin bu yasal düzenlemelerin, rüşvet ve yolsuzlukla mücadele noktasındaki yeterliliği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Rüşvet, rüşvet alma, rüşvet verme, yolsuzluk, kamu idaresi, kamu görevlisi, menfaat.

Kamu HukukuMenfaatRüşvet+4
İdris Doğan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hekimler tarafından insan bedenine karşı işlenebilen suçlar ve yaptırımları

Tezimizde, suçun unsurları çerçevesinde, hekimlerin tıbbi müdahaleden kaynaklanan insan bedenine karşı işleyebilecekleri suçlar, cezai sorumlulukları ve yaptırımları incelenmiştir. Suç kısaca, "Kanunda tarif edilen tipe uygun, hukuka aykırı, kusurlu fiil" şeklinde tanımlanabilir. Bir fiilin suç olması için belli unsurları içermesi gerekmektedir. Bu unsurlar doktrinde kabul gören genel görüşe göre; "Kanuni Unsur", "Maddi Unsur", "Hukuka Aykırılık Unsuru" ve "Manevi Unsur"dur. Tıbbi müdahale fiillerinin suç oluşturmamasında, hakkın icrası, ilgilinin rızası gibi hukuka uygunluk sebepleri vardır. Tıbbi müdahalenin, insan sağlığını korumak ve tedavi etmek gibi bir amacı olsa da, esasında kişilik haklarına sahip bir varlık olan insanın vücut bütünlüğüne yönelmektedir. Kural olarak, insan sağlığına ve vücut bütünlüğüne yönelen her türlü müdahale, kişilik haklarının hukuka aykırı olarak ihlali sayılır. Ancak tıbbi müdahaleler, bazı şartların varlığına bağlı olarak hukuka uygun sayılmaktadırlar. Uğraşı alanı, Anayasamızda üstün bir değer olarak korunan yaşam, sağlık ve vücut bütünlüğü olan hekimlik mesleği, ciddi sorumluluk ve riskler taşıyan bir meslektir. Hekimler mesleklerini yaparken, tıbbi yeterliğinin yanı sıra, hukuksal açıdan da eksiksiz ve hatasız yapmak zorundadırlar.

Doktor hatasıDoktorlarSağlık hukuku+3
Mustafa Kemalettin Can
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk ceza hukukunda yağma suçu

1926 tarihinden itibaren uygulanmakta olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile ilga edilmiştir. Mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda gasp olarak adlandırılan yağma suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Özel Hükümler" başlıklı ikinci kitabının, "Kişilere Karşı Suçlar" isimli ikinci kısmının, "Malvarlığına Karşı Suçlar" şeklindeki onuncu bölümünün 148., 149. ve 150. maddelerinde düzenlenmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 148/1. maddesinde yağma suçunun basit hali, 148/2. maddesinde senedin yağması suçu, 149. maddesinde yağma suçunun ağırlaştırıcı nitelikli unsurları, 150. maddesinde daha az cezayı gerektiren haller ve 168. maddesinde ise yağma suçlarına da uygulanacak olan etkin pişmanlık hükümleri düzenlenmiştir. Yağma suçu, tehdit veya cebir kullanmak suretiyle, malın alınmasıdır. Tehdit, cebir ve hırsızlık suçlarından meydana gelen yağma suçu, bileşik bir suçtur. Bileşik suç olması itibarıyla suçla korunan birçok hukuki yarar bulunmaktadır. Zilyetlik, mülkiyet hakkı, yaşam hakkı, kişi özgürlüğü ve vücut dokunulmazlığı gibi hukuki yararlar bu suçla korunmaktadır. Bu nedenle yağma suçu, malvarlığına karşı işlenen suçlar arasında en tehlikeli ve ağır yaptırımlara tabi tutulan bir suçtur. Çalışmamız üç ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, kavramsal inceleme, eski ve yeni kanun kapsamında suçun gelişimi, suçla korunan hukuki değerler ve benzer suçlardan ayrımı üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde, suça ilişkin genel bilgiler verilmiş, ayrıca suçun unsurları detaylı bir şekilde incelenmiştir. Son bölümde ise suçun nitelikli halleri, özel görünüş şekilleri, etkin pişmanlık, soruşturma ve kovuşturma usulü, görevli ve yetkili mahkeme, yaptırım ile zamanaşımı hususları irdelenmiştir.

Cebir suçuCeza HukukuGasp+7
Esra Şule Korkmaz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ceza Muhakemesi Hukukunda avukatlara tanınan hukuki ayrıcalıklar

Hukukun üstünlüğünün var olduğu, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, savunmanın özgürce her türlü baskı ve tehditten uzak olarak yapılabildiği hukuk devletinin en büyük göstergelerinden birisi, avukatın bağımsızlığıdır. Bu sebeple ceza muhakemesinin amacına ulaşılmasında ve adil yargılanmanın gerçekleşmesinde bu denli öneme sahip olan, yargının kurucu unsuru ve özgür savunmanın temsilcisi avukat, savunma hakkının korunabilmesi ve etkin bir şekilde kullanılabilmesi için, ceza yargılaması işlemlerinde farklı muameleye tabi tutulmaktadırlar. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda bu düzenlemeler yer almaktadır. Ancak ülkemizde bu hususta hem kuramsal hem de uygulamada bir takım sorunlar yaşanmaktadır. Bu sebeple çalışmada, avukatın aranması, iletişiminin denetlenmesi ve yargılanmasına ilişkin genel ilkeler ve mevzuatımızın öngördüğü usul incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Avukat, Koruma Tedbirleri, Arama, El Koyma, İletişimin Denetlenmesi, AİHS.

AramaAvukatlarAvukatlık+4
Zeynep Büşra Korkmaz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yargı kararları ışığında ceza muhakemesi hukukunda müdafi yardımından yararlanma hakkı

Suç işlendiği yönündeki bir şüpheyle başlayan, iddia, savunma ve yargılama biçimindeki ortak çalışmalar sonucunda gerçekleşen ceza muhakemesinde adil yargılamanın gerçekleşebilmesi için, savunma hakkının tanınması, savunma hakkının etkin kullanılmasının sağlanması ve bu hakkın kısıtlanmaması gerekir. Bu bağlamda savunma hakkı kapsamında yer alan müdafi yardımından yararlanma hakkı, adil yargılanma hakkının somut bir görünümü olarak ortaya çıkmaktadır. Ceza muhakemesinde bir suç isnadı ile karşı karşıya kalan şüpheli ve sanığın, adil bir şekilde yargılanması ve savunma hakkını etkin kullanabilmesi için müdafi yardımından yararlanma hakkına sahip olmalıdır. Zira şüpheli ve sanığın müdafi yardımından yararlanması, bireysel savunmanın yetersiz ve aksayan yönleri gidermeyi, kamusal gücü elinde bulunduran iddia makamı karşısında silahların eşitliğini ve çelişmeli yargılamayı sağlayacaktır. Bu çalışmada, müdafi yardımından yararlanma hakkının adil yargılanma ve savunma hakkı açısından arz ettiği önem, müdafilik kurumunun tarihsel gelişimi ve hukuki statüsü, müdafi yardımından yararlanma hakkının ulusal ve uluslararası hukuk belgelerinde düzenlenişi, müdafi yardımından yararlanma biçimleri, müdafiin yetki ve görevleri yargı kararları ışığında incelenerek çözüm önerileri getirmeye çalışılmıştır.

Adil yargılanmaCeza muhakemesi hukukuMüdafii+2
Ahmet Ertan Yılmaztekin
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Tiroid patolojilerinde survivin ve relaksin düzeylerinin incelenmes

Tiroid bezinde görülen nodüllerin yaklaşık %7'si malign olup, bunlarında yaklaşık %80'ini papiller tiroid kanseri oluşturmaktadır. Papiller tiroid kanseri tanısı İİAB ile koyulur. Ancak özellikle papiller mikrokarsinomlu olgularda İİAB duyarlılığı düşüktür. Bu çalışmada papiller tiroid kanseri, nodüler guatr ve kontrol grubu arasında survivin ve relaksin serum düzeyleri çalışılarak, bu sonuçların İİAB ile birlikte değerlendirilerek duyarlılığın artırılması amaçlanmıştır. İdeal tanısal tümör belirteci normal veya benign dokuda bulunmamalı ancak tüm kanserlerde, özellikle erken veya küçük kenserlerde tespit edilmelidir. Ayrıca serum veya idrar gibi kolayca bulunabilen bir vücut sıvısında saptanmalı ve böylece invaziv bir prosedüre olan ihtiyaç ortadan kaldırılmalıdır. Eylül 2020 ile Şubat 2021 tarihleri arasında Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Polikliniği'ne başvuran tiroid nodülü olan ve İİAB sonrası nodüler guatr olarak raporlanmış 26 hasta, papiller tiroid kanseri olarak raporlanmış 38 hasta ve yapılan tetkikler sonucunda hiçbir tiroid hastalığı bulunmayan 26 hasta kontrol grubu olarak çalışmaya dahil edilmiştir. Toplam 3 grupta survivin ve relaksin serum düzeyleri çalışılmıştır. Sonuç olarak yapılan bu çalışmada bu 3 grup arasında ve papiller tiroid karsinomlu hastaların tümör çapı ve sayısına göre karşılaştırmasında, survivin ve relaksin hormonlarının serum düzeylerinde anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Papiller Tiroid Kanseri, Survivin, Relaksin

NeoplazmlarRelaksinSurvivin+2
Ahmet Aslan
Fırat University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Göçün suçluluğa etkisi: Gaziantep örneği

Göçmenlerin göç süreçlerini ele alan bu çalışmamızda göçmenler genellikle hangi nedenlerden dolayı göç etme faaliyetinde bulundukları ele almış ayrıca bu göç faaliyetlinin suçsa etkilerinin ne olduğu incelenmiştir.Bu inceleme de göçmenlerin suça bulaşma korkularına sahip oldukları anlatılmış ve özel de ise Suriyelilerin göç süreçleri ele alınmış Türkiye'ye ve Gaziantep şehrine neden göç ettikleri üzerinde durulmuştur.Burada ortaya çıkan etkenler araştırılmış ve Suriyelilerin Gaziantep halkıyla birlikte bir ortak yaşam oluşturabildikleri noktalara değinilmiş ve Suriyelilerin göç etmesinin Türkiye'nin suç ortalamasını ve Gaziantep şehrinin suç ortalamasını yükselttiği iddiaları incelenmiş ve bunların yalnızca iddiadan öteye geçemediği sabit rakamlarla belirtilmiştir.

GaziantepGeçici hukuki korumalarGöç politikaları+5
Hüseyin Furkan Kar
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık mesleği mensuplarının cezai sorumluluğu kapsamında rüşvet suçu

Türk Ceza Kanunu'nun "Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar" bölümünde düzenlenen rüşvet suçu kanunun 252-254. maddelerinde yer almaktadır. En genel tanımıyla rüşvet suçunda kamu görevlisi görevi kapsamında yer alan bir işi yapmak veya yapmamak için haksız menfaat talep etmekte ya da kamu görevlisi olmayan işin muhatabı olan kişi, işin yapılması veya yapılmaması için menfaat temini veya menfaat vaadinde bulunmaktadır. Rüşvet suçu iki taraflı karşılıklı ve olumlu rızalara dayanan spesifik bir suç tipidir. Çalışma kapsamında, sağlık mesleği mensuplarının cezai sorumluluğu rüşvet suçu bakımından incelenmiştir. Özellikle son yıllarda estetik tedavilere yönelik artan talep ve uzun yıllardan beri varlığını sürdüren bıçak parası uygulamalarının rüşvet suçu bakımından değerlendirilmesi yapılmıştır. Uluslararası sözleşmeler ve Anayasa'da insanın en doğal hakkı olarak kabul gören yaşam hakkı ile doğrudan ilgili olan sağlık hizmetlerine makul biçimde ulaşılabilirlik, rüşvet fiilleri nedeniyle zorlaşmakta hatta bazen imkânsız hale gelebilmektedir. Tüm bu gerekçeler ışığında rüşvet suçu sağlık mesleği mensuplarının cezai sorumluluğu da esas alınarak incelenmiştir.

Cezai sorumlulukRüşvetSağlık hizmetleri+4
Ahmet Kiraz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Tiroid papiller karsinom tanısı almış hastalarda serum İsthmin-1 düzeylerinin incelenmesi

Tiroid kanseri, tüm maligniteler içerisinde %1‟lik bir oranı kapsasa da dünya genelinde yıllık yaklaşık 600.000 yeni vaka teşhis edilmektedir. İnsidansı her geçen gün artsa da papiller karsinom genel olarak iyi bir prognoza sahiptir. Yine de geç tanı alan ileri evre tiroid kanserlerinde mortalite oranı yaklaşık 6-8/1.000.000‟dir.Yaptığımız çalışmada papiller karsinom tanılı hastalar ile multinodüler guatr tanılı hastalarda serum isthmin-1(ISM1) molekülün seviyeleri karşılaştırılarak tanı, takip ve cerrahi kararı vermede yol gösterici bir molekül olup olamayacağı araştırıldı. Çalışmamızda elde ettiğimiz veriler, hastane veri tabanına kayıtlı elektronik dosyaların retrospektif olarak incelenmesiyle elde edilmiştir. Araştırmamıza, 2022-2025 yılları arasında Fırat Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nda total tiroidektomi operasyonu yapılan 68 hasta ve kontrol grubu olarak 30 sağlıklı bireyle birlikte toplamda 98 kişi dahil edilmiştir. Hastalar, nodüler guatr , papiller tiroid kanseri ve tiroid hastalığı olmayan kişilerden oluşan toplamda üç gruba ayrılmıştır. Çalışmaya dahil ettiğimiz kişilerden alınan kan örneği Fizyoloji Anabilim Dalı laboratuvarında serum İsthmin-1 seviyeleri değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Yaptığımız çalışma neticesinde, papiller karsinomlu hastaların serum İsthmin-1 seviyeleri nodüler guatr ve hastalıksız bireylere oranlara yüksek olduğu gözlendi. Vardığımız bu sonuç isthmin-1 serum seviyelerinin erken tanı ve tedavide yolumuzu aydınlatacağı inancını oluşturmuştur. Anahtar Kelime: Tiroid kanseri, papiller tiroid kanseri, isthmin-1

Emrullah Fırat
Fırat University
2025
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Kolorektal kanser tanısı almış hastalarda serum Isthmın-1 düzeylerinin incelenmesi

Kolorektal kanser gastrointestinal traktın en fazla malignite görülen yeridir. Son yıllarda ulusal tarama programları bu sık ve ölümcül hastalığın insidansını azaltmıştır. Kolorektal kanserlerin yaşla beraber görülme sıklığı artar. Ayrıca ailesel risk faktörleri, hayvansal yağdan zengin liften fakir diyet, inflamatuar barsak hastalığı öyküsü ve sigara kolorektal kanser görülme riskini artırır. Adipokinler, yağ dokudan salgılanan; otokrin, parakrin ve uzak organlar üzerine etkileri olan peptid yapılı hormonlardır. Adipokinlerin metabolik hastalıkların etyolojisinde önem arzeden rolleri vardır. Adipokinlerin fizyolojik ve patofizyolojik birtakım etkileri vardır. Adipokinler glukoz ve lipit metabolizmasını düzenlemesinin yanında bazı adipokinlerin tümör büyümesi, proliferasyonu, hücre apoptozu, anjiogenez ve tümör progresyonu ile ilişkisi olabileceğini gösteren çalışmalar yapılmıştır. İsthmin 1 hücre içi matriks elemanlarıyla ilişkili integrinlere bağlanarak anjiojenez inhibisyonu, tümör büyümesinin inhibisyonu, migrasyon, metastaz, apoptoz gibi süreçlerin organizasyonuna katılır. Istmin 1 molekülünün etkilerinin tam olarak anlaşılması, birçok metabolik hastalığın tedavisi için bize umut vermektedir. Isthmin 1'e bağlı gelecekteki tedavilerin etkinliği ve güvenilirliği için daha fazla çalışmaların yapılması gerekmektedir. Çalışmamızda toplam 88 katılımcı Kolorektal kanser ve metastaz varlığına göre gruplara bölündü. Yapılan çalışma neticesinde Kolorektal kanser ve metastaz varlığına bağlı olarak serum Isthmin-1 düzeylerinde anlamlı derecede artış olduğu görüldü. Bu neticeye bağlı olarak Isthmin-1 molekülünün hem tanısal amaçlı hem de terapotik amaçlı kullanılabileceği değerlendirilmiş ve bu minvalde daha fazla çalışma yapılması gerektiği belirlenmiştir.

Ömer Faruk Kurak
Fırat University
2025
00

Other supervisors