Theses supervised by Doç. Dr. Nurettin Parıltı
21 theses · Gazi University
Yataklı tedavi kurumlarında performans yönetimi ve iç müşteri menuniyetine etkisi: Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi örneği
Hastaneler, hasta ve yaralıların tedavi edildikleri merkezler olmaları yanında, toplum sağlığının yükseltilmesinde de önemli rol oynarlar. Hastaneler, hizmet üretim kapasitesi ve sağlık harcamaları bakımından sağlık sisteminin en önemli alt sistemidir. Türkiye'de sağlık insan gücünün çok büyük bir kısmı hastanelerde çalışmaktadır.Taleplerin hızla artarak çeşitlendiği günümüzde, elimizdeki kaynaklar sınırlıdır. Kıt kaynaklarımızı mal ve hizmete dönüştürürken verimsizlikten kaçınmak için yönetim biliminde yeni yöntemler geliştirilmektedir. Bu yöntemlerden biri olan performansa dayalı yönetim anlayışı, ister kurum bazında ister birey bazında olsun çok çalışan ile az çalışanı birbirinden ayırmak için performansı ölçmeyi, değerlendirmeyi ve arttırmayı amaçlayan bir yöntemdir.Bir işletmede verimliliği arttırmak, yönetici yetiştirmek, geliştirmek, ödüllendirmek, yükseltim ve işten işe aktarma kararlarında esaslar belirlemek bakımından performans değerlendirmesi önem taşımaktadır.Sağlık Bakanlığı da performans yönetimi uygulaması ile sağlık hizmetlerinin etkili verimli ve eşit şekilde sunmayı amaçlamıştır. Performansa dayalı ek ödemede amaç sağlık çalışanlarının verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunma konusunda teşvik edilmesi ve olumlu katkıda bulunanların ödüllendirilmesidir.Bu araştırmada performans yönetimi anlayışı içerisinde iç müşterinin sağlık hizmetindeki yeri ve önemi teorik olarak incelenerek, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde iç müşterilerden olan hemşirelerin performans yönetimi ve performansa dayalı ek ödeme sistemi hakkında tutum ve düşüncelerini belirleyerek, ortaya çıkan sonuçların tartışılmasını amaçlamıştır.Yapılan anket çalışmasının bulgularına göre, hemşire grubu memnuniyeti açısından öne çıkan yönlerinden biri ?PDEÖS'den sonra iş yükümüz arttı? önermesi aritmetik ortalamaya göre en çok desteklenen önermedir. ?PDEÜÖS' nin adil bir şekilde uygulandığı? önermesine katılım çok düşüktür. PDEÜÖS çalışanlar arasında çatışmaya yol açmaktadır önermesi aritmetik ortalamaya göre en çok desteklenen önerilerden biridir. ?PDEÜÖS çalışanları daha çok çalışmaya teşvik etmektedir? ve ?Aldığımız ek ödeme iş yükü artışına bağlı olarak arttı? önermelerine düşük katılım gerçekleşmiştir. ?Sağlık bakımı ve tetkikler nicelik olarak arttı? önermesine katılım yüksektir. ?Hastaların aldığı hizmetin kalitesi PDEÜÖS'den olumlu etkilendi? önermesine katılım düşüktür.Performans yönetiminde hekim dışı grubun iş süreçlerinin tanımlanmadığı ve performans kriterleri içinde yer almadığı ve hekim dışı personelin performanslarının klinik veya hastane ortalamasına göre değerlendirilmesinin hemşire grubunda motivasyonu olumsuz yönde etkilediği düşünülmektedir. Hemşirelerin iş süreçleri tanımlanarak performans kriterleri içine dahil edilmelidir. Hemşirenin hasta bakımı için gerçekleştirdiği tüm işlemler bağlı çalıştığı doktor adına puanlandırılarak, klinik ortalaması üzerinden hemşire grubunun performansını etkilemektedir. Bireysel olarak ekibin performansına yapılan katkı oranında gelirden pay almak hemşire grubu için söz konusu değildir.PDEÖS'nin hizmet sunumu üzerindeki etkisinin sağlık çalışanlarının görüşlerine dayalı olarak ortaya koyulmaya çalışılması ve sağlık hizmetleri sunumunun objektif göstergelerinin değerlendirme dışında tutulması önemli bir eksikliktir. Performans yönetimi gibi özendirici planların uygulanması sırasında, özellikle çalışanların planlara muhalefetinin çoğu kez planın tasarımından çok işleyişinden kaynaklandığı düşünüldüğünde, işleyişe dönük yeni düzenlemeler gerektiği ortadadır.
Pazarlama faaliyetlerinde alt kültür etkisi ve Kalecik - Çamlıdere ilçeleri örneği
Günümüz işletmeleri artan rekabet koşulları ile beraber pazarlama stratejileri geliştirme ve değiştirmeye başlamışlardır. İşletmelerin Pazarlama faaliyetleri, hedeflenen Pazar, Pazar bölümü için farklılaşmaktadır. Bu yüzden işletme her bir Pazar için farklı strateji ve kararlar ile hareket etmektedir.Bu amaçla işletmeler hedeflenen pazarın davranış, tutum ve kültürüne göre pazarlama faaliyetlerini geliştirmekte ve hatta değiştirmektedirler. Özellikle küresel bazda faaliyeti bulunan işletmeler her bir farklı Pazar için, o pazara hitap eden pazarlama faaliyeti üretir. Kültür ve alt kültür unsurları burada önem arz etmektedir. Çünkü hedef pazarın egemen kültürü ve egemen kültürü oluşturan alt kültürlerin davranış ve tutumlarına göre pazarlama faaliyetlerini şekillendirmektedir.Bu çalışmadaki amaç pazarlama faaliyetlerinin alt kültür üzerine etkisinin değerlendirilmesidir. Ayrıca alt kültür unsurunun pazarlama faaliyetleri ile ilişkisi de değerlendirilmiştir. Ankara ili Çamlıdere ve Kalecik ilçeleri arasında ki alt kültür farkının değerlendirilmesi yapılmıştır.Araştırma gıda, kıyafet ve mobilya/beyaz eşya üzerinde yoğunlaştırılmıştır. Alt kültür farklılığını ortaya çıkarmak için yaş ve eğitim alt kültürü değişkenleri ile değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında Ankara ili Çamlıdere ve Kalecik ilçelerinde ikamet eden kişiler araştırma kapsamına alınmıştır.Araştırma kapsamında Çamlıdere ilçesinde 300 adet ve Kalecik ilçesinde 300 adet olarak, toplamda 600 anket araştırma kapsamına alınmıştır. Anket analizinde SPSS-15.0 paketi kullanılarak analizi yapılmıştır. Verilerin analizinde regresyon analizi yapılmıştır.ANAHTAR KELİMELER:1.Pazarlama,2.Pazar analizi,3.Kültür,4.Alt kültür
AB çerçeve programları ve Türkiye 7. Çerçeve Programı ve Türk savunma şirketlerinin performans analizi
Araştırma ve geliştirme çalışmaları, günümüzün rekabet ortamı içinde işletmelerin varoluş mücadelesindeki en önemli unsurdur. Günümüzde; gelişmiş ülkelere bakıldığında, işletmelerin araştırma ve geliştirme çalışmalarına mevcut mamullerin üretiminden çok daha fazla önem verdiği görülmektedir.İşletmeler, Ar-Ge faaliyetlerini çeşitli şekillerde finanse edebilirler. Son zamanlarda, gerek pazar, gerekse de rekabet nedenleriyle yenilik için yapılacak bilimsel çalışmalar büyük ölçüde bir işbirliği faaliyeti haline gelmiştir. Bu iibirliği imkanlarından biri de AB 7. Çerçeve Programları'dır.Bu kapsamda, Tezde, genel olarak Ar-Ge unsurlarından ve Ar-Ge finansmanından bahsedilmiş, Dünya'da ve Türkiye'de savunma sanayinin ve Ar-Ge gelişimi üzerinde durulmuş ve AB 6. Çerçeve Programı ve AB 7. Çerçeve Programı kapsamından ve bu alanda savunma sanayi firmalarının performansları ortaya konmuştur. Savunma Sanayi firmalarımızın AB 7. Çerçeve Programı'ndan daha etkin yararlanabilmeleri için yapılması gerekenler Tez'de ele alınmıştır.
Açık hava reklamları ve dergi reklamlarının etkinliğinin karşılaştırılması ve bir uygulama
Kırgızistan, Bişkek şehrinde açık hava reklamları ve dergi reklamlarının etkinliğinin karşılaştırılması yapılan bu araştırmada; Bişkek şehrinde yaşayan, ve şehir sakinlerini temsil edebilecek gruplar seçilmeye çalışılmıştır.Bişkek şehrinde tesadüfî örneklem metodu ile seçilen 243 kişi ile yüz yüze görüşülmüş ve ankete katılanlara 30 sorudan oluşan bir anket formu uygulanmıştır.Bu çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm genel olarak reklam kavramı ve bu kavramla ilgili olarak açık hava ve dergi reklamları hakkında bilgi vermektedir. Çalışmanın ikinci bölümü ise reklam etkinliği ve reklam etkinliği ölçüm metotları hakkında bilgi aktarmaktadır. Bu iki bölüm araştırmamız hakkında teorik bilgiler sunarak, konu ile ilgili genel fikir vermektedir. Araştırmanın son bölümünü ise alan araştırmasından elde edilen verilerin analiz ve sentezi oluşturmaktadır.
Departmanlı mağazalarda atmosferin tüketici satın alma karar süreci üzerindeki rolü
Atmosfer, perakendecilerin çok yakından ilgili olduğu bir pazarlama aracıdır. Her mağaza farklı bir alışveriş deneyimi sunar. Özellikle departmanlı mağazalarda atmosfer oluşturmak, büyük bir önem taşımaktadır. Çünkü departmanlı mağazalar daha çok gıda dışı ürünlerin satıldığı ve geniş bir ürün yelpazesi sunan tek veya çok katlı mağazalardır.Tüketici davranışları üzerinde atmosferin etkilerini inceleyen Kotler (1973) ile başlayan çalışmalar, özellikle son on yılda artmıştır. Bu çalışmanın amacı, departmanlı mağazalardaki atmosfer unsurlarının tüketicilerin satın alma kararlarında ne derecede etkili olduğunun bulunmasıdır. Çalışmanın birinci bölümünde perakendecilik ve departmanlı mağazalar; ikinci bölümünde mağaza atmosferi ve değişkenleri, üçüncü bölümde ise departmanlı mağazalarda atmosferin tüketici satın alma kararı üzerindeki etkilerine yönelik bir araştırmadan bahsedilmiştir.Anahtar Sözcükler1.Mağaza Atmosferi2.Departmanlı Mağazalar3.Perakendecilik4.Mağaza Atmosferi Değişkenleri5.Renk6.Müzik7.Koku8.Işıklandırma
Alışveriş merkezleri (AVM) imajı ve Ankara'daki alışveriş merkezlerinde bir uygulama
Bu çalışmanın amacı alışveriş merkezi imajını etkileyen özellikleri tespit etmektir.Bu amaç doğrultusunda, Ankara'da hizmet veren 3 AVM' nin imajı ölçülmüştür. Ölçümde 3 AVM' ye de gelen tüketicilere uygulamak üzere anket yöntemi uygulanmıştır. Kullanılabilir anket sayısı 530' dur. Yapılan analizler sonucunda fonksiyonel özellikler, sembolik özellikler ve de mağaza imajı ve özellikleri olmak üzere tespit edilen 3 özellik AVM İmajı'nı oluşturmaktadır.Çalışmada elde edilen bir diğer sonuç ise demografik özellikleri farklı grupların AVM İmajını farklı algıladığıdır. Kadınların erkeklere göre AVM' lerin İmajını daha olumlu bulmaktadır. Bununla beraber gelir düzeyi yükseldikçe beklentiler artmakta AVM İmajı algılama puanları da düşmektedir. Aynı şekilde eğitim düzeyi yükseldikçe tüketiciler daha da bilinçlenmekte, dolayısıyla AVM İmajı' nı değerlendirirken daha seçici davranmaktadır.Anahtar Kelimeler1.Alışveriş Merkezi2.İmaj3.Alışveriş Merkezi İmajı4.Kurumsal İmaj5.Mağaza İmajı
Türkiye'nin Türk Cumhuriyetleri ile dış ticaret ilişkilerinin AB süreci açısından değerlendirilmesi ve imalat sanayiinde bir uygulama
Sovyet Birligi'nin dagılmasıyla birlikte 1990'lı yılların basında bagımsızlıklarını kazanan Türk Cumhuriyetleri (Türkmenistan, Azerbaycan,Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan) serbest dünya ekonomisine geçmey ebaslamıstır. Bu süreçte tarih, ırk, boy ve din açısından köklü geçmisi olanTürkiye ile yakın iliskilere baslamıslardır. Bu süreçte söz konusu ülkeler Türk Mütesebbisleri için fırsat kapısı olmustur. Özellikle ticari anlamda olmaküzere Türkiye bu ülkelere rehber konumunda olmustur. Gerek ihracatgerekse direk yatırım konularında Türk Cumhuriyetleri Türkiye'ye kapılarını açmıs ve isbirliklerine girmislerdir. Aynı dönemde, hatta daha öncelerinedayanan bir baska süreç daha vardı, o da Türkiye'nin Avrupa Birligine girmeadaylıgı. Bu çalısmada, özellikle son zamanlarda Avrupa Birligi'nindirektiflerine karsı daha hassas davranan Türkiye'nin bu sürecin TürkCumhuriyetleri ile olan dıs ticaret iliskilerine etkisi incelenmistir.Türk Cumhuriyetleri'ne ihracat yapan Türk islemelerine anketuyugulaması yapılmıstır. Bu daha çok kesif yöntemi içermekte olup hem nitelhem de nicel degerlendirmeler amaçlanmıstır.Avrupa Birligi'nin çok boyutlu etkisinin Türkiye açısından TürkCumhuriyetleri ile olan iliskilerine kaçınılmaz bir sekilde etkisi söz konusudur.Türk ihracatçılarının düsüncelerine göre Avrupa Birligi süreci bu yöndeolumsuz etkisi mevcuttur. Çünkü Avrupa Birligi kendi içindeki ülkelerikorumak için kolaylıkları saglarken bir güç olusturma amacıyla dıs ülkelerleözellikle ticari iliskilere sıcak bakmamaktadır.
Üniversite öğrencilerinin gıda harcamalarında reklamın etkileri: Ankara ve Ardabil örneği
Günümüzde oldukça yaygın bir tutundurma aracı olan reklam; hem işletmelere hem de tüketicilere büyük faydalar sağlamaktadır. Reklamlar sayesinde tüketiciler bilgilenmekte, eğlenmekte; satıcı ve üretici işletmelerse ürünlerini tanıtabilmekte veya tüketicilere ürünlerini hatırlatabilmektedir.Ankara merkezde ve Ardabil merkezde okuyan üniversite öğrencileri üzerinde yapılan bu araştırma, reklamların öğrencilerin satın alma davranışlarında etkili olup olmadığını ve iki ülke öğrencilerinin karşılaştırılıp hangi ülkede reklamların daha çok göz önünde bulundurulduğunu saptamak amacıyla yapılmıştır.Araştırma kapsamında 800 üniversite öğrencisine anket uygulanmıştır. Üniversite öğrencilerinin bulundukları topluma ve kültüre göre farklılıklar göstereceği ve bunun da satın alma davranışlarını etkileyeceği düşüncesiyle tabakalı örnekleme yapılmış ve üniversiteler Ankara ve Ardabil üniversiteleri olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Ankara'da araştırma kapsamına alınan üniversiteler; Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'dir, İran Ardabil'de ise; Ardabil Üniversitesi, Meşkin Üniversitesi, Mazenderan Üniversitesi, Özel Azad Üniversitesi'dirAraştırmada; Ankara'da 16 soru ve Ardabil'de 15 sorudan oluşan bir anket kullanılmıştır, elde edilen veriler SPSS 15.0 paket programı kullanılarak tasnif ve analiz edilmiştir. Verilerin analizinde ki-kare ilişki analizi uygulanmıştır.Anahtar Kelimeler: Reklam, Üniversite Öğrencileri, Ardabil, Satın Alma Davranışları,Gıda Harcamaları.
Marka değeri oluşturan unsurların müşteri odaklı ölçülmesi: Ankara ili uygulaması
Ürün ile tüketici arasındaki iletişimi sağlayan en temel kavramlardan birinin marka kavramı olduğu düşüncesinden hareketle bir markayı değerli yapan unsurların belirlenmesinde ve ölçülmesinde tüketicilerin o markaya ait tutumları yadsınamayacak bir olgudur. Bu sebepten ötürü bu çalışma markanın müşteri odaklı ölçülmesine yönelik olup, çalışmanın uygulamasına tüketici satın alma sürecinde marka kavramının önemli bir sektör olduğu cep telefonu sektöründe gidilmiştir. Ankara ilinin Kızılay meydanında rasgele seçilen kişilere öncelikle 18 yaşının üzerinde olup olmadığı ve en az asgari ücret seviyesinde gelire sahip olup olmadığı sorulmuş bu koşulları sağlayan cep telefonu kullanıcılarına 10 bölümlük bir anket yapılmıştır. Anketin kapsamı cep telefonu sektöründeki markaların marka değerini daha da özünde farkındalığı, algılanan kaliteyi, marka sadakatini ve çağrışımları ölçmeye yönelik olmuştur. Marka değerini oluşturan bu dört unsurun değerleri markalara göre değişiklik göstermiştir. Kimi markalarda marka değerini oluşturan bu dört unsurdan bazı unsurlar yüksek seviyede iken bazı unsurların düşük seviyelerde olduğu görülmüştür. Dünya'nın en değerli 5. markası olan Nokia, cep telefonu sektöründe marka değeri en yüksek olan marka, sektörde ise lider olan markadır. Yapılan bu araştırma da bu verileri doğrular nitelikte olmuş, Nokia en değerli cep telefonu markası olarak belirlenmiş, en değerli bu cep telefonu markasının aynı zamanda en çok satın alınan marka olduğu görülmüştür. Bu noktadan hareketle marka değeri yüksek olan markaların, satışlarının da yüksek olduğu, kendi sektörlerinde büyük paylara sahip olduğu, yüksek bir marka değerinin yüksek başarı ile ilişkili olduğu görülmektedir.
Televizyon reklamlarında etik ve marka sadakati ilişkisi üzerine bir araştırma: Ankara ili örneği
Bu araştırmanın genel amacı, reklam etiği kavramı ile televizyon reklamlarındaki etik unsurları açıklamak ve televizyon reklamlarındaki etiğe aykırı uygulamalar ile tüketicilerin bir markaya duydukları sadakat düzeyi arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Bunun yanında, araştırma kapsamındaki unsurlar dışında kalan tüketicilerin etiğe aykırı buldukları diğer unsurları belirlemek ve tüketicilerin mevcut marka sadakati tutumlarını en çok hangi etik unsurların etkilediğini ölçmek de araştırmanın alt amaçlarını oluşturmaktadır.Araştırma kapsamına Ankara ilçelerinde yaşayan 15-60 arası tüketici grubu dahil edilmiştir. Örnek çapını belirlemek amacıyla yapılan hesaplamalara göre, %99 güven düzeyi ve ±%3 hata payı ile örnek büyüklüğünün 1836'dan küçük olmaması gerektiğinden dolayı örnek çapı 2000 kişi olarak belirlenmiş, yapılan anketlerden 1895 tanesi değerlendirmeye alınmıştır. Araştırma için gerekli verilerin elde edilmesini sağlamak amacıyla, anket yoluyla veri toplama yöntemine başvurulmuştur. Tezin uygulama kısmı için Hayman, Tansey ve Clark'ın (1994) araştırmaları örnek olarak alınmış, bu doğrultuda, araştırmanın bağımsız değişkenlerini oluşturacak ve anket sorularında kullanılacak reklam etiği unsurlarını belirlemek amacıyla ön anket çalışması yapılmış, tüketiciler tarafından belirlenen beş reklam etiği unsuru araştırmaya dahil edilmiştir.Yapılan bu araştırma ve araştırmada test edilen hipotezler sonucunda etik kavramının tüketiciler için ne denli önemli olduğu ve reklamlarda kullanılan etiğe aykırı unsurların tüketicilerin marka sadakatini olumsuz etkilediği sonucuna varılmıştır. Buna ek olarak, reklamda etik unsuruna verilen önem, etiğe aykırı bulunan unsurların önem derecesi ve reklamlarda etik kurallara uyulduğunu düşünme gibi değişkenlerin demografik faktörlere göre farklılıkları üzerinde anlamlı sonuçlar elde edilmiştir.
Kalite belgelendirme sisteminin hasta bakım kalitesi ve hemşirelerin kalite algılayışına olan etkisinin belirlenmesi
Sağlık sektöründe son yıllarda yaşanılan değişimlerin başında hasta merkezli bir yaklaşım dikkat çekmektedir. Önemi her geçen gün artan bu yaklaşım sağlık hizmetlerindeki beklentileri de yükseltmektedir. Beklentilerin yükselmesi, hizmet kalitesinde yüksek bir standardın yakalanması ve bu doğrultuda sağlık bakımının güvenli olmasını hedeflemektedir.Ülkemizde bu amaçlara yönelik olarak hastanelerde kalite çalışmalarından yürütülmektedir. Bu kalite sistemlerinde biri olan ISO-9000 grubu kalite yönetim standartlarının hasta memnuniyetini artırması beklenmektedir.Bu araştırma ISO 9001:2000 kalite yönetim belgesi olan Ankara ilinde Sağlık Bakanlığına bağlı Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve bu belgeye sahip olmayan Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hemşirelerin hasta bakım kalitesine yönelik algılarını belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Veri toplamak amacıyla kalite belgeli hastanede 147, kalite belgesiz hastanede 128 hemşireye anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 15,0 programı kullanılarak değerlendirilmiştir.Bu araştırma sonuçlarına göre; ISO 9001:2000 kalite yönetim belgesinin hasta-merkezli bakım anlayışını yeterince karşılamadığı, kalite belgeli ve belgesiz hastaneler arasında araştırmaya katılan hemşire algılarında hasta bakımına yansıyan önemli farklılıklar olmadığı ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Kalite, Kalite Belgelendirme, Hasta Bakım Kalitesi, Hemşire, ISO 9001:2000
Küresel işletmelerin tutundurma faaliyetlerinin Gazi ve Bilkent üniversitesi öğrencilerinin satın alma davranışları üzerindeki etkileri: Coca Cola ve Pepsi örneği
İşletmeler, küreselleşme süreci ile birlikte, yoğun rekabet ortamında hızlı bir şekilde değişen tüketici istek ve ihtiyaçlarına cevap verebilmek için tutundurma karması vasıtasıyla farklı stratejiler uygulamak durumundadırlar. İşletmeler tarafından küresel pazarlarda uygulanması planlanan tutundurma faaliyetlerinin etkili ve başarılı olabilmesi için öncelikle hedef kitlenin belirlenmesine ve daha sonra hedef kitle ile iletişime geçilmesine ihtiyaç duyulur. Diğer taraftan işletmeler, tutundurma stratejilerini belirlerken hedef kitlelerinin satın alma kararlarında etkili olan faktörlerin de farkında olmalıdırlar.Bu araştırmada küreselleşme süreci ele alınarak küresel işletmeler ve faaliyetleri hakkında bilgi verilmiş, küreselleşmeyle birlikte işletmelerin uyguladıkları tutundurma karmasına ilişkin kavramlar açıklanarak, tüketici satın alma karar süreci ve bu sürece etki eden faktörler üzerinde durulmuştur. Araştırmanın uygulama bölümünde; Ankara'daki Bilkent ve Gazi Üniversiteleri öğrencilerine uygulanan kolalı içeceklere ilişkin anketlerin sonuçlarına göre, üniversite öğrencilerinin Coca Cola ve Pepsi'yi tercih etmelerinde etkili olan faktörler ve söz konusu küresel işletmelerin uygulamakta olduğu tutundurma faaliyetlerinin satın alma kararları üzerindeki etkileri incelenmiştir.Analizin birinci bölümünde, araştırmaya katılan öğrencilerin Coca Cola ve Pepsi tercihi ile harcama düzeyleri arasında, analizin ikinci bölümünde Coca Cola ve Pepsi tarafından yapılmakta olan TV, radyo ve açık hava reklamlarının örneğe çekilen üniversite öğrencilerinin marka tercihlerine etkileri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark bulunduğu tespit edilmiştir.Analizin son bölümünde, marka tercihinde etkili faktörlerin iki farklı üniversite açısından incelenmesi amacıyla yapılan diskriminant analizi sonuçlarına göre Gazi Üniversitesi öğrencileri arasından örneğe çekilen öğrenciler için Coca Cola tercihinde etkili olan faktörlerin alışkanlık ve radyo reklamları olduğu tespit edilirken, Pepsi tercih edenlerde ise arkadaş tavsiyesinin önemli bir faktör olduğu ortaya çıkmıştır. Bilkent Üniversitesi öğrencilerinden ise; Coca Cola tercihinde alışkanlığın ve açık hava reklamların bunun yanında Pepsi tercih eden öğrencilerde ise markaya duyulan güvenin etkili olduğu ortaya çıkmaktadır.
Sloganların marka çağrışımı üzerindeki etkisi ve bir uygulama
Küreselleşme ile değişen ve zorlaşan rekabet koşulları, teknolojide yaşanan baş döndürücü gelişmeler ile birlikte; ürünleri birbirinden farklılaştıran ürüne bağlı özellikler, önemini yitirmeye başlamıştır. Artık markalar arasındaki farklılık, ürünlerin farklılığından çok tüketicinin zihnindeki farklılığa dönüşmüştür. Bu yüzden markalar ayırt edici isimlerle, zekice düzenlenmiş sözcük oyunlarıyla, sloganlarla, görsellikleriyle (logo), karakter ve sembolleriyle zihinlerde kalıcı olmaya çalışmaktadır.Bu amaçla, işletmelerin ortaya çıkardıkları markaları, tüketicilere benimsetmek ve zihinlerinde kalıcı yer edinebilmek için girdikleri çaba olarak ifade edilen marka çağrışımları, pazarlama iletişimi için çok yönlü ve önemli işlevlere sahiptir. Doğru marka çağrışımlarının uygulanması ile birlikte, tüketiciler açısından markanın hatırlanma derecesi, tanınması ve tercih edilmesi kolaylaşacak bu sayede işletmelerin yeni ekonomik düzende rekabetçi bir konuma gelmeleri kaçınılmaz olacaktır. İşte bu noktada, işletmeler markalarına karşı talep yaratmak, pazarda iyi bir konum elde etmek ve marka çağrışımlarından yararlanarak marka değerlerini artırmak için reklam yapmak, bu sayede tüketici zihninde farklı bir yer edinmek zorundadırlar.Böyle bir çalışma yapmaktaki amaç, işletmelerin ürünlerinin tercih edilmesini sağlamak amacıyla reklam yoluyla tüketicilere ilettikleri sloganların, marka çağrışımları üzerindeki etkisinin tüketicilerce değerlendirilmesidir. Ayrıca marka çağrışımlarının Türkiye'de hangi sektörlerde daha etkili olduğu da incelenerek, markaların marka değeri oluşturma yönünde farkındalık düzeylerinin belirlenmesi de amaçlar arasında yer almaktadır.Araştırma bankacılık, deterjan, beyaz eşya ve spor ayakkabı sektörleri üzerinde yoğunlaştırılmış ve genç nüfusun diğer yaş gruplarına oranla markaya daha çok önem verecekleri düşüncesinden yola çıkılarak Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencileri araştırma kapsamına alınmıştır.Araştırma kapsamında, 380 öğrenciye 11 sorudan oluşan bir anket uygulanmış, elde edilen veriler SPSS 15.0 paket programı kullanılarak tasnif ve analiz edilmiştir. Verilerin analizinde ki-kare yönteminden yararlanılmıştır.
Kişisel satış elemanlarının cinsiyetinin satış etkinliği üzerindeki etkisi ve ilaç sektöründe bir uygulama
Kişisel satış olayı bir kişisel satış elemanını ve müşteriyi kapsamaktadır. Yüz yüze bir iletişim şeklidir. Kişisel satış elemanı bağlı olduğu firmanın satış stratejisini sahada uygulayan kişidir. Kişisel satış elemanının amacı ürünü satın almaya ikna etmektir. Müşterinin amacı ise uygun olan iyi bir ürüne en uygun fiyata sahip olmaktır.Kişisel satışta başarıyı etkileyen birçok faktör vardır. Kişisel satışın yüz yüze gerçekleşmesinden ötürü kişisel satış elemanlarının cinsiyetleri de bunlardan biridir.Bu çalışmada Gazi Hastanesinde görev yapmakta olan hekimler üzerinde yapılan bir uygulama ile ilaç sektöründe çalışan kişisel satış elemanlarının cinsiyetlerinin satışa etkisi ortaya konulmuştur.Sonuçlar ortaya koymuştur ki, ilaç sektöründe kişisel satış elemanının cinsiyetinin satış sürecine ve satış performansına etkisi vardır ve göz önünde bulundurulmalıdır.
Yatırım projelerinin pazarlama stratejileri açısından incelenmesi
Globalleşen dünyada yatırım projeleri işletmeler açısından, ekonomik büyümenin en önemli araçlarından biri haline gelmiştir. Yatırım projesi, belirli bir zaman süresi içinde, mal ve hizmetlerin üretimini arttırmak için, bazı olanaklar yaratma, genişletme ve geliştirmeye yönelik öneriler olarak tanımlanabilir. Yatırım projelerindeki başlıca amaç; belirli faaliyetleri en az maliyetle gerçekleştirmek ve bu faaliyetler sonunda en fazla faydayı sağlamaktır. Bu durum yatırım projelerinin gerçekleştirilmeden önce dikkatli bir şekilde analiz edilmesini zorunlu hale getirir.İşletmelerin yatırımları ile ilgili algılanan faaliyet riskinin oluşmasında en önemli etken yatırım projesinin büyüklüğüdür. Bütün işletmeler için birincil derecede önemli riski etkileyen faktör yatırım projesinin büyüklüğü olsa da, işletmeler pazarlama stratejilerini inceleyip sonuçları değerlendirdikleri zaman yatırım kararı için en önemli faktör olan karlılığı rahatça gözlemleyebilmektedirler. Dolayısıyla pazarlama stratejileri, yatırım projelerinin fizibilite çalışmalarının temelini teşkil etmektedir.Bu çalışmada bir yatırım projesi analiz edilmiştir. Bunun sonucunda elde edilen çıktıların pazarlama stratejileri açısından değerlendirilmesi yapılmış ve yatırım projesinin gerçekleştirilmesinde bu verilerin kullanılmasının işletme açısından yatırım için karar verme aşamasında mutlak suretle göz önüne alınmasının gerekliliği saptanmıştır.
Kültürün seçmen davranışları üzerine etkisi (Ankara ili Sincan ve Ümitköy ilçelerinde yapılan bir uygulama)
ÖZCAN, Mert. Kültürün Seçmen Davranışları Üzerine Etkisi (Ankara İli Sincan ve Ümitköy İçlerinde Yapılan Bir Uygulama), Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2008Ankara ili Sincan ve Ümitköy bölgelerinde yaşayan kültürün seçmen davranışları üzerine etkisini belirlemeye yönelik olarak yapılan bu çalışmada; Ankara metropolü içerisinde bulunan nispeten yaşayanların eğitim ve yaşam standartlarında farklılık olan ilçeler seçilmeye çalışılmıştır.Ümitköy ve Sincan ilçelerinde tesadüfî örneklem metodu ile seçilen 384 kişi ile yüz yüze görüşülmüş seçmenlere 23 sorudan oluşan bir anket formu uygulanmıştır.Bu çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm kavramsal çerçevedir. Araştırma bulgularının yorumlanması açısından bu bölüm önem taşımaktadır. Çalışmanın ikinci kısmında ise araştırmanın kurumsal temelleri belirtilmiştir. Bu bölümde araştırmanın evreni ve örneklemi ile literatür incelemesi kısımları bulunmaktadır. Araştırmanın son bölümünü ise alan araştırmasından elde edilen verilerin analiz ve sentezi oluşturmaktadır.Anahtar Sözcükler1.Seçmen Davranışları2.Politik Pazarlama3.Politika4.Kültür
Acil servislere başvuran hasta ve hasta yakınlarının memnuniyet durumlarının değerlendirilmesi ve bir uygulama
Sağlık sektöründe rekabetin artması ile, tüm hizmet işletmelerinde olduğu gibi, kaliteli hizmet sunmak, sağlık işletmelerinin de ilk hedefi olmaya başlamıştır. Sağlık işletmesi, hedef kitlesinin beklentilerini karşılayabildiği ve geçebildiği ölçüde kalitelidir.Sağlık hizmetlerinde kalitenin bir boyutu da, algılanan hizmet kalitesidir. Algılanan hizmet kalitesi: Tüketicilerin bekledikleri hizmet ile algıladıkları hizmeti karşılaştırma esasına dayanır.Bu çalışma ile, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi Acil Servisine başvuran hasta ve yakınlarının, beklenti düzeyleri ve aldıkları hizmetlerden memnuniyet durumları karşılaştırılmaya çalışılmıştır.Veri toplamak için anket formu kullanılmış ve acil serviste yatan hastalardan gönüllü olan 160 kişi araştırma kapsamına alınmıştır. Veriler, SPSS :11 programı kullanılarak analiz edilmiştir.Anket sonucunda, İbni Sina Hastanesi Acil Servisine başvuran hasta ve yakınlarının beklenti ve memnuniyet düzeyleri arasında fark olduğu görülmüştür. Beklenti düzeyleri ile memnuniyet durumları arasındaki farkın en fazla sırasıyla; Doktorlar, Fiziki Çevre ve Hemşireler gruplarında olduğu görülmüştür. Ayrıca, hasta ve yakınlarının beklenti ve memnuniyetlerinin demografik ve diğer bazı özelliklere göre değişiklik gösterdiği tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Hizmet, Sağlık Hizmetleri, Hizmet Kalitesi, Hasta Memnuniyeti.
Hastane personelinin, satış elemanının performansını etkileyen niteliklerine yaklaşımları üzerine bir araştırma
Günümüz rekabetçi pazar koşullarında, işletmelerin rakiplerinin önünegeçip satış yapması oldukça zor hale gelmiştir. Fakat işletmeler hayatlarınısürdürebilmek için satış yapmak zorundadırlar. Sınırsız ürün ve hizmetinbulunduğu pazarda, potansiyel müşterileri bulmak, mevcut müşterileri eldetutabilmek ve bu süreci satışa çevirebilmek için, işletmeler pazarlamatekniklerine önem vermelidir. Müşteriler ile ilişkileri sıcak tutarak pazardakideğişiklikleri kontrol altında tutmaları gerekmektedir.Satış sanatı, satışçıların, sahip oldukları ikna yeteneği, pozitif enerji vebilgi birikimiyle müşterilere ürün/hizmetleri satmasıdır. Satış elemanınıngörevleri; ürünün müşterisini bulmak, müşteriyi ürün hakkında bilgili kılmak vememnuniyet düzeyi yüksek bir müşteri yaratmak olarak söylenebilir. İyi birsatış elemanı, sadece satışta değil, iletişimde, kendini tanımada, ihtiyaçbelirlemede, problem çözmede, mesaj alma ve iletmede de profesyonelolmak durumundadır. Bugünkü satışları gerçekleştirirken, yarını da kazanansatış gücü profili giderek önem kazanmaktadır.Satış elemanının performansını etkileyen niteliklerin belirlenmesiamacı ile planlanan bu araştırmada, Başkent Üniversitesi Hastanesi'ndeçalışan doktor, hemşire ve satın alma personelinin beklentileri, satışelemanın dış görünüş ve ürün bilgisi değerlendirilerek saptanmış ve satışelemanının performansını etkileyen nitelikler belirlenmiştir. Bu niteliklerindeğerlendirilerek eksikliklerin ortaya çıkarılması, bu eksikliklerin giderilmesiiçin gerekli çalışmaların yapılması ve eğitimlerin verilmesi satış elemanınınperformansına olumlu katkı sağlamaktadır.
Sponsorluk yönteminin tutundurma etkisi ve Denizli ili tekstil sektörü üzerine bir uygulama
GÜRCAN, Seyda. Sponsorluk Yönteminin Tutundurma Etkisi ve Denizli li Tekstil Sektörü Üzerine Bir Uygulama, Yüksek Lisans, Ankara, 2007. Günümüz pazarlarında, isletmelerin sadece tüketicilerin istekleri dogrultusunda üretim yapmaları varlıklarını sürdürebilmeleri için yetersiz hale gelmistir. Her geçen gün daha egitimli ve bilinçli hale gelen tüketiciler isletmelerden sadece ürün degil, artı degerler bekler olmus, isletmelerin de onların ilgisini çekmeleri her geçen gün zorlasmıstır. Tüketiciler nezdinde farkındalık yaratarak onlarla iletisim kurmak isteyen isletmeler, bunun için farklı iletisim araçları kullanmaya baslamıstır. Son yıllarda bu araçlar içinden sıyrılarak, isletmelerin sıklıkla kullanmaya basladıgı önemli bir araç da sponsorluktur. Sponsorluk hala gelisimini sürdürmekte olan etkili bir pazarlama iletisimi aracıdır. Bu çalısmada isletmelerin sponsorluga bakıs açıları ve genel hatlarıyla sponsorluk uygulama süreçleri tespit edilmeye çalısılmıstır. Çalısma sonucunda, uygulama kapsamındaki isletmelerde sponsorluk kullanımının çok düsük düzeyde oldugu tespit edilmistir. Ayrıca sponsorluk faaliyetinde bulunan isletmelerin de uygulama süreci hakkında genel bilgilere sahip oldugu ancak bu konuda çok özenli çalısmalar yapmadıkları, özellikle sponsorlugun degerlendirme sürecine iliskin çalısmaların çok yetersiz kaldıgı belirlenmistir.
Yalın üretimde analitik hiyerarşi modeli'nin uygulanabilirliği
Günümüz iş dünyasında; mal ve hizmet üretimi yapan işletmelerde artık sıkça duymaya başladığımız bir kavram olan ?yalın üretim?, özelikle otomotiv sektöründe yaygın olarak kullanılmaktadır. Japonya kökenli olan ?Yalın Üretim? kavramı; üretime yük getiren tüm israflardan arınarak, üretim hızını ve esnekliğini artırıp kalite, maliyet ve teslimat performansını aynı anda iyileştirmeyi hedeflemektedir. Bunun için de işletmenin içerisi kadar, işletme dışındaki tedarikçileriyle olan ilişkileri de oldukça önemli bir konuma sahiptir. Üretimin amacı olan yukarıdaki yeterliliklerin sağlanabilmesi için, bu yolda işletmeyle eşgüdüm içinde çalışabilecek yeteneğe sahip tedarikçilerin seçimi de oldukça önemlidir. Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) tekniği, çok kriterli karar verme problemlerinde, sayıca fazla olan kriterleri değerlendirerek alternatifler arasından seçim yapılabilmesi için karar vericilere yol gösteren bir karar destek yöntemidir. Bu çalışmada, yalın üretim yöntemini uygulayan bir otomotiv firması için oldukça önemli olan tedarikçi firma seçimi sürecinde AHS tekniği uygulanmıştır. Sonuç göstermiştir ki, çok kriterli bir karar verme problemi olan tedarikçi seçimi probleminde AHS tekniği bir karar destek sistemi olarak sayısal çözümler sunmakta kullanılabilmektedir.
Ticari fuarların satış geliştirme etkisi ve bir uygulama
Günümüzde, globalleşme, gelişen teknoloji ve iletişim alanındakiilerlemeler nedeniyle rekabet artmakta ve işletmeler ayakta kalabilmek içinpazarlama faaliyetlerine ağırlık vermek durumunda kalmaktadırlar. Modernpazarlama anlayışı çerçevesinde müşteri memnuniyetini hedefleyen firmalarhedef kitlelerine hızlı ve etkili bir şekilde ulaşmaya çalışmaktadırlar. Yoğunrekabet ortamında işletmelerin hedef pazarlara ulaşması, tüketiciler ileiletişim kurarak istek ve ihtiyaçlarını giderecek ürünlerini tanıtmaları sonderece önemli hale gelmiştir. Bunu en iyi gerçekleştiren araçlardan birisi, alıcıile satıcıyı karşı karşıya getiren ve tüm tutundurma faaliyetlerinin bir aradakullanılabileceği, ticari fuarlardır.Ticari fuarlar yeni ürün, tüketiciler ve rekabet ile ilgili en yeni bilgilerinbulunabileceği alıcı ile satıcıyı karşı karşıya getiren, sektördeki sonyeniliklerin ve çeşitli ürünlerin sunulduğu ticaret merkezleridir. Ticari Fuarlar,firmalar için, pazar araştırması, piyasaya yeni ürün sunumu, satışları arttırmave tüketici ve aracılarla ilişki kurma konularında, mükemmel bir yöntemolarak karşımıza çıkmaktadır.Bu araştırmada ticari fuarların satış geliştirme etkisinin ortaya konmasıamaçlanmıştır. Bu amaçla çalışmanın birinci bölümünde modern pazarlamaanlayışına değinilmiş, çalışma ile ilgili temel kavramlar tanımlanıştır. kincibölümünde firmaların fuarlara katılma amaçları, fuarlara hazırlık süreci, fuaröncesi ve esnasında promosyon çalışmaları, fuar maliyetleri ve teşviklerineyer verilmiştir.Son bölümde ise ticari fuarların satış geliştirme etkisini ortayakoymaya yönelik uygulama çalışmasına yer verilmiş, ISK-SODEX 2004Uluslararası ısıtma, soğutma, klima, havalandırma, yalıtım, pompa, sıhhitesisat ve su arıtma teknolojileri fuarına katılan firmalara fuar esnasında vefuar sonrası uygulanan anket çalışmasının sonuçlarına yer verilmiştir.