Theses supervised by Doç. Dr. Şahin Doğan
21 theses · Çankırı Karatekin Üniversitesi, Akdeniz University
Muhafazakâr aile değerlerine yönelik tutumlarda kuşaklararası farklılaşma düzeyi (Kayseri örneği)
Bu tez çalışmasında, aile değerlerine yönelik modernleşme ya da muhafaza etme tutumları kuşak farklılığı ve Kayseri örneği üzerinden ele alınmıştır. Araştırmada yöntem olarak nicel yaklaşım tercih edilmiş ve alan çalışması kapsamında 2022 yılının Haziran ve Aralık aylarında Melikgazi, Kocasinan ve Talas ilçelerinde, 18 yaş ve üzeri 450 katılımcıya yüz yüze anket uygulanmıştır. Saha çalışmasında elde edilen verilere SPSS 26 programında açımlayıcı faktör analizi yapılmıştır. Yapılan açımlayıcı faktör analizi sonucunda cevapların dört faktöre dağıldığı görülmüştür. Bu faktörler ailenin önemi, evlilik öncesi görüşme, aile değerleri ve aile değerlerini sorgulama olarak isimlendirilmiştir. Dört faktör toplam varyansın %69,372'sini açıklamaktadır. Yapılan test sonucunda "Cronbach Alpha" güvenilirlik katsayısı 0,91 olarak bulunmuştur. Çoklu regresyon analizi sonucuna göre ailenin önemi tutumunda yaş, medeni durum, meslek ve aylık kazancın etkisi vardır. Evlilik öncesi görüşme tutumunda medeni durum, meslek ve aylık kazancın etkisi vardır. Aile değerleri tutumunda medeni durum ve mesleğin etkisi vardır. Aile değerlerini sorgulama tutumunda ise medeni durumun etkisi vardır.
İslam'da sosyal adalete yönelik tutumlar (Uşak örneği)
Bu tez çalışmasının amacı katılımcıların İslam'da Sosyal Adalete Yönelik Tutumlarının araştırılmasıdır. Bu nedenle Uşak il merkezinde ikamet eden 18 yaş ve üzeri kadın ve erkek 353 kişiye rastsal olarak yüz yüze anket uygulanmıştır. Çalışmada Doç. Dr. Şahin DOĞAN tarafından geliştirilen "İslam'da Sosyal Adalet Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Yapılan açımlayıcı faktör analizi sonucunda cevapların dört faktöre dağıldı görülmüştür. Bunlardan birinci faktör yardımlaşma, ikinci faktör, devletin rolü, üçüncü faktör insani eşitlik, dördüncü faktör ise adil ücret olarak adlandırılmıştır. Dört faktör toplam varyansın %70'ni açıklamaktadır. Yapılan test sonucunda "Cronbach Alpha" güvenilirlik katsayısı 0,94 olarak bulunmuştur. Cinsiyet temelli yapılan t-test sonucunda insani eşitlik boyutunda farklılaşma olduğu sonucu çıkmıştır. Yaş, medeni durum ve meslek temelli tek yönlü ANOVA varyans analizi sonucunda yaş, medeni durum ve meslek gruplarında farklılaşmalar olduğu, eğitim ve aylık kazanç değişkenlerinde ise fark çıkmadığı görülmüştür. Yapılan çoklu regresyon analizi sonucunda ise demografik değişkenlerin dört faktörde de hiçbirinin anlamlı bir etkisinin olmadığı görülmüştür. Temel dini inançların yardımlaşma, devletin rolü ve insani eşitlik tutumlarına etkisi olduğu, dini davranışların (ibadetlerin) ise yardımlaşma, devletin rolü, insani eşitlik ve adil ücret tutumlarına etkisi olduğu sonucu çıkmıştır.
Türkiye'de değişen sosyal yapının aileye etkisi
Bu tez çalışmasında, değişimin kaçınılmaz olduğu gerçeğinden yola çıkılarak, Türkiye'de değişen sosyal yapının aile kurumuna etkisi ele alınmıştır. Değişimin etkisi evlilik, gelenekler ve değerler açısından incelenmiştir. Ankara'da rastgele seçilen 20 kişiyle derinlemesine mülakat yapılmıştır. Türk toplumsal yapısında oluşan değişimin boyutu ve kapsamıyla ilgili sonuçlar Ankara örneği üzerinden ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın sonucunda aile, gelenekler ve değerlerdeki değişimlerin büyük oranda negatif algılandığı tespit edilmiştir. Değerlerin, geleneklerin ve Türk toplumunun en önemli yapı taşı olan ailenin korunmasının elzem olduğu genel kanısına ulaşılmıştır. Ayrıca, Türkiye'nin toplumsal yapısında ortaya çıkan değişimin anlaşılmasında aileye yönelik çalışmaların sayısının artmasının ve alan çalışmalarıyla desteklenmesinin ne kadar önemli olduğu görülmüştür.
Sosyokültürel değişimlerin Irak aile yapısına etkisi
Bu tez çalışmasında, Irak aile yapısının konumu ve toplumsal yapıda meydana gelen sosyokültürel değişimler tarihsel bağlamda ele alınmıştır. Konuyla ilgili daha önce yapılan araştırmalar derlenmiş ve sosyokültürel yapıda yaşanan değişimlerin aileye etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Literatürde yer alan çalışmalarda göç, kentleşme, medya, modern bireyci hayat tarzı, tüketim toplumu ve küreselleşmenin değişimi etkileyen en önemli faktörler olduğu tespit edilmiştir. Özellikle sosyal medya ve diğer iletişim araçlarının Irak'ta kültür ve davranışların değişiminde son derece etkili olduğu görülmüştür. Bunun sonucunda Irak aile yapısının etkileşim ve iletişim biçimlerinde değişimler meydana gelmiştir. Bu durumun toplumun en temel yapı taşı olan aileyi olumsuz etkilediği yapılan çalışmalarla ortaya konulmuştur. Fakat bu olumsuz değişimlerin etkisini önlemek için henüz önemli bir girişimin olmadığı sonucuna da ulaşılmıştır.
Üniversite mezunu işsiz gençlerin psikososyal durumları üzerine bir alan çalışması
Bu tez çalışmasının amacı, üniversite mezunu işsiz gençlerin psikososyal durumlarının araştırılmasıdır. Üniversite eğitimini tamamladıktan sonra iş piyasasında kendine uygun iş bulamayan diploma sahibi, okumuş bireylerin, işsizlik olgusuyla nasıl başa çıktıklarını, bu süreçte kimlerden nasıl destek aldıklarını, işsiz kalmanın önündeki en etkili nedenlerin varlığının neler olduğu, işsizliğin, eğitimli genç bireyler üzerinde ne tür etkileri olduğu çalışma açısından incelenmiştir. Yapılan bu çalışmanın örneklemi ise Türkiye'de farklı yükseköğretim kurumlarından mezun olmuş yaş ve cinsiyet farkı gözetmeksizin farklı statülerde işsiz kategorisi altında seçilen kişilerce gönüllülük esasına göre uygulanmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine mülakat tekniği kullanılarak toplamda 32 katılımcı ile gerçekleşmiştir. Araştırma sonucunda katılımcılar işsiz kaldığı süreçte ailesinden maddi ve manevi desteği gördüğünü, işsizlik nedeniyle çevre ile olan ilişkilerinin olumsuz şekilde değiştiğini ve çevreden olumsuz eleştiriler aldıklarını, günlük hayatta sosyal ilişki bağlarının zayıfladığını ifade etmişlerdir. Gençlerin büyük çoğunluğu KPSS sınavından yeterli düzeyde puan alamadığını ve iş piyasasında yeterli düzeyde tecrübe ve donanım sahibi olmadığı için işsiz kategorisinde olduğunu belirtmiştir. Katılımcıların çoğunluğu işsizliğin sağlık açısından günlük hayatta bedenen ve ruhen olumsuzluklar yarattığını ifade etmişlerdir.
Kırdan kente göç ile birlikte kentleşme olgusunun aile yapısına etkisi (Ankara örneği)
Bu tezde, kırdan kente göç eden bireylerin kent hayatına uyum sağlama düzeylerine ve aile yaşantılarında gerçekleşen muhtemel değişime odaklanılmıştır. Araştırma kapsamında kırdan kente göçün aile yapısına etkisi dikkate alınarak, araştırma konusu Ankara ili örneğiyle sınırlandırılmıştır. Araştırma nicel yöntemle gerçekleştirilmiş ve alan çalışmasında Ankara'da yaşayan 20 yaş ve üzeri 500 gönüllü katılımcıya online anket uygulanmıştır. Soru cetvelinden elde edilen veri SPSS 22 paket programında işlenmiş ve Ki-Kare testi yapılmıştır. Ki-Kare analizinde; evlenme yaşı, ideal çocuk sayısı, evliliğin gerçekleşme şekli ve boşanma konusundaki tutumlarla cinsiyet, yaş, eğitim durumu, meslek, aylık kazanç, medeni durum ve yaşanılan ilçe arasında karşılaştırma yapılmış ve değişkenler arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma sonucunda ideal evlenme yaşıyla medeni durum, eğitim düzeyi ve yaş arasında, ideal çocuk sayısıyla eğitim düzeyi ve yaş arasında, evliliğin gerçekleşme biçimiyle eğitim düzeyi ve yaş arasında ve boşanmaya yönelik tutumlarla cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi ve yaş arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir ilişki olduğu görülmüştür. Yine, kırdan kente göç edenlerle ideal çocuk sayısı ve evliliğin gerçekleşme biçimi arasında ve kentten kente göç edenlerle boşanmaya yönelik tutumlar arasında istatistik açısından anlamlı düzeyde bir ilişkinin olduğu saptanmıştır. Ayrıca, yaşanılan ilçe ve boşanmaya yönelik tutumlarda istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir ilişki vardır sonucuna ulaşılmıştır.
Yoksulluk ve eğitim ilişkisine yönelik tutum araştırması (Balıkesir örneği)
Bu tez çalışmasının amacı katılımcıların yoksulluğa yönelik tutumlarının ortaya konmasıdır. Çalışmada bu amaçla Balıkesir ili merkezinde yaşayan 18 yaş ve üzerindeki 360 katılımcıya ulaşılmıştır. Araştırmada, Serpil KURT'un hazırlamış olduğu Yoksulluğa Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Katılımcılara yüz yüze anket uygulaması yapılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonuçlarına göre cevapların "yoksulluk algısı", "yoksulluk nedenleri", "yoksulluk eğitim ilişkisi" ve "iyimser" boyut olmak üzere dört faktöre dağıldığı görülmüştür. Dört faktör toplam varyansın %56,100'ünü açıklamaktadır. Yapılan test sonucunda "Cronbach Alpha" güvenilirlik katsayısı %80 olarak bulunmuştur. Yapılan çoklu regresyon analizi sonucunda göre yoksulluk algısı tutumunda yaş, eğitim ve mesleğin etkisi vardır. Yoksulluğun nedenleri tutumunda eğitim ve mesleğin etkisi vardır. Yoksulluk eğitim ilişkisi tutumunda sosyo-demografik değişkenlere göre bir etkinin var olduğu yer almamaktadır. İyimser tutumunda cinsiyet ve eğitimin etkisi vardır.
Sosyal medya bağımlılığının gençlere ve aile içi ilişkilere olumsuz etkisi
Bu tezin temel amacı, sosyal medya bağımlılığının gençlere ve aile içi ilişkilere olan olumsuz etkisinin araştırılmasıdır. Araştırmada "Sosyal Medyanın Gençlere Etkisi Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Saha çalışması kapsamında Kocaeli'nde ikamet eden 18 yaş ve üzeri 402 gönüllü katılımcı tesadüfi örnekleme uygun ve online biçimde anket formunu doldurmuştur. Anket formu sonuçları IBM SPSS 27 paket programında analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda anket verilerilerinin iki faktöre dağıldığı görülmüştür. Birinci faktör sanal etki ikinci faktör ise bağımlılık olarak adlandırılmıştır. İki faktörün açıkladıkları toplam varyans oranı %63,242'dir. Birinci faktör toplam varyansın %40,194'nü, ikinci faktör ise %23,048'ni açıklamaktadır. Ölçeğin "Cronbach Alpha" güvenilirlik katsayısı 0,94'tür. Sanal etki faktörünün güvenilirliği 0,94, bağımlılık faktörünün güvenilirliği ise 0,81'dir. Regresyon analizi sonucunda medeni durumun sosyal medya kullanımında etkili olduğu diğer demografik değişkenlerin ise etkili olmadığı görülmüştür.
18-35 yaş arası bekâr gençlerin aile, evlilik ve çocuğa yönelik tutumları: İzmir örneği
Bu çalışma, İzmir ilinde yaşayan 18-35 yaş arasındaki bekâr bireyler üzerinde aile ve gençlik değerlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın yöntemi olarak nicel araştırma modellerinden tarama deseni kullanılmış olup, veri toplama yöntemi olarak anketler tercih edilmiştir. Çalışmanın örneklemi, İzmir ilinde ikamet eden ve basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 18-35 yaş arasındaki 559 bekâr bireyden oluşmaktadır. İstatistiksel analizler SPSS 27.0 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Faktör analizi sonucunda evlilik öncesi görüşme, ailenin önemi, çocuğun değeri, evliliğin önemi, eş seçim kriteri ve mutlu evlilik olmak üzere altı faktör ortaya çıkmıştır. Bu altı yapının gençlik ve aile değerlerine yönelik tutumun tamamını açıklama oranı ise %71,118 olarak hesaplanmıştır. Ölçeğin Cronbach alfa güvenilirlik katsayısı 0,86 olarak bulunmuştur. Evlilik öncesi görüşme boyutunun güvenirliği 0,94, ailenin önemi boyutunun güvenirliği 0,90, çocuğun önemi boyutunun güvenirliği 0,91, evliliğin önemi boyutunun güvenirliği 0,84, eş seçim kriteri boyutunun güvenirliği 0,82, mutlu evlilik boyutunun güvenirliği ise 0,69 olarak bulunmuştur. Böylece ölçeğin güvenirliğinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Normal dağılım gösteren veriye parametrik testlerden t-testi ve tek yönlü ANOVA uygulanmıştır. Bulguların yorumlanmasında %95 güven aralığı temel alınmıştır. Bulgularda t-testi sonucunda bekâr gençlerin cinsiyetine göre eş seçim kriterleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu sonucu çıkmıştır (p<0.05).Tek yönlü ANOVA testine göre bekâr gençlerin yaşlarına göre evlilik öncesi görüşme, ailenin önemi ve eş seçim kriterleri; eğitim durumuna göre evlilik öncesi görüşme, çocuğun değeri, eş seçim kriterleri ve mutlu evlilik; mesleklerine göre evlilik öncesi görüşme ve eş seçim kriterleri; aylık kazançlarına göre ise sadece eş seçim kriterlerine yönelik tutumlar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p<0.05). Ayrıca bekâr gençlerin aile değerlerine ve evlilikte çocuğa verdikleri önem yüksek bulunmuştur. Mutlu bir evlilik için güven, saygı ve iletişim değerlerine daha fazla önem verdikleri ortaya çıkmıştır. İzmir örneklemindeki gençlerin evlilik öncesi görüşme, ailenin önemi, evlilik ve çocuğa yönelik tutumlarında aile değerlerini muhafaza ettikleri görülmüştür. Regresyon analizlerine göre yaş ve eğitimin evlilik önesi görüşme tutumuna anlamlı etkisi olduğu bulunurken, cinsiyet, eğitim ve mesleğin eş seçim kriterine anlamlı etkisi olduğu tespit edilmiştir.
Hedonik, faydacı ve gösterişçi tüketime yönelik tutumlar Ankara örneği
Bu tez çalıması, Ankara'da beş farklı ilçede, 500 kişi ile yüz yüze anket yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Hedonik, faydacı ve gösterişçi tüketime yönelik üç ayrı ölçek kullanılarak ölçüm yapılmıştır. Hedonik tüketim ölçeği; hedonik etki, dürtüsel eğilim, hedonik adaptasyon, kimlik yansıması ve edilgenlik durumu alt boyutlarından oluşmaktadır. Faydacı tüketim ölçeği; hedef odaklılık ve kontrol odaklılık boyutlarından oluşmaktadır. Gösterişçi tüketim ölçeği ise tek boyutludur. Analizler SPSS 27 paket programı ile analiz edilmiş ve regresyon tekniği kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına bakıldığında, Kadınlar, erkeklere göre, 18-24 yaş grubunda yer alanlar, 25-40 ve 41 yaş üzeri gruba göre daha yüksek hedonik etki tutumuna sahiptir. Kadınlar, erkeklere göre, 41000 TL ve üzeri kazanca sahip olanlar, 10000 TL altı gelire sahip olanlara, göre daha fazla dürtüsel eğilim tutumuna sahiptir. Kadınlar, erkeklere göre, bekâr olanlar, evli olanlara göre, 41000 TL üzeri gelire sahip olanlar 10000 TL altı gelire sahip olanlar göre daha yüksek hedonik adaptasyon tutumuna sahiptir. Kadınlar, erkeklere göre daha yüksek kimlik yansıması tutumuna sahiptir. Kadınlar, erkeklere göre, lise ve altı eğitim düzeyine sahip olanlar, üniversite ve üzeri eğitime sahip olanlara göre, Çankaya'da yaşayanlar ise Yenimahalle ve Altındağ'da yaşayan katılımcılara göre daha yüksek edilgenlik durumu tutumuna sahiptir. Erkekler, kadınlara göre, Lise ve altı eğitim düzeyine sahip olanlar, Üniversite ve üzeri eğitim düzeyine sahip olanlara göre, Keçiören'de yaşayanlar ise Çankaya'da yaşayanlara göre daha yüksek hedef odaklılık tutumuna sahiptir. Erkekler, kadınlara göre, evli olanlar, bekârlara göre, 41 yaş üzeri olanlar, 18-24 yaş grubuna göre, Keçiören'de yaşayanlar, Çankaya'da yaşayanlara göre daha yüksek Kontrol Odaklılık tutuma sahiptir. Çankaya'da yaşayanların, Keçiören, Yenimahalle ve Mamak'ta yaşayanlara göre daha yüksek gösterişçi tüketim tutumuna sahip oldukları tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hedonik, Faydacı, Gösterişçi, Statü, Ankara
İşyerlerinde mobbing davranışları
Bu tez çalışmasının amacı iş yerlerindeki mobbing uygulamalarının araştırılmasıdır. Nicel araştırma yöntemi ve anket tekniği kullanılan bu araştırmada Leymann'ın geliştirdiği "Algı Değerlendirme Ölçeği"nden faydalanılarak Doç. Dr. Şahin DOĞAN tarafından hazırlanmış olan 'Mobbing Davranışları Ölçeği' kullanılmıştır. Anket uygulaması internet üzerinden yapılmış ve farklı meslek guruplarından 315 kişiye ulaşılmıştır. Yapılan faktör analizi sonucunda verilerin 5 faktöre dağıldığı görüşmüştür. Birinci faktör,İş Engelleme Boyutu, ikinci faktör İletişim Engelleme Boyutu, üçüncü faktör İnanç Baskı Boyutu, dördüncü faktör Tehdit Edilme Boyutu ve beşinci faktör Taciz Boyutu olarak adlandırılmıştır. Demografik değişkenler arasında farka bakmak için t-test ve tek yönlü anova varyans analizleri yapılmıştır. Analiz sonucunda guruplar arasında çok az farklılaşma olduğu sonucu çıkmıştır. Ayrıca yapılan frekans analizi sonucunda mobbing'e uğrayanların sayıca çok düşük düzeyde olduğu görülmüştür.
İslam'ın engelliye bakışı ve engelli aileleri Ankara, Çubuk örneği
Bu araştırmanın temel amacı engelli çocukları olan ebeveynlerin dindarlık düzeyleriyle çocuklarının engellilik durumlarına yönelik tutumlarının araştırılmasıdır. Bu amaçla Ankara'nın Çubuk ilçesinde ikamet eden engelli aileleri örneklem olarak seçilmiş ve 160 ebeveyne anket uygulaması yapılmıştır. Katılımcıların dindarlık düzeylerini ve engelliliğe yönelik tutumlarını ölçmek için "temel dini inanç ölçeği", "dini davranış ölçeği" ve engelliliğe yönelik tutum soruları sorulmuştur. Yapılan açımlayıcı faktör analizi sonucunda tutumların iki faktörde toplandığı görülmüştür. Bunlardan birinci faktör "imtihan" ikinci faktöre ise "emanet" olarak adlandırılmıştır. Ebeveynlerin temel dini inanç, dini davranış ve engelliliğe yönelik tutum düzeylerinin ölçülmesi için betimsel analiz yapılmıştır. Analiz sonucunda temel dini inanç, dini davranış ve engelliliğe yönelik tutum düzeylerinin oldukça yüksek olduğu sonucu çıkmıştır. Guruplar arasında fark olup olmadığını görmek için bağımsız örneklemler t-testi ve tek yönlü anova varyans analizleri yapılmıştır. Engelliğe yönelik tutumlar üzerindeki etkiyi ölçmek için yapılan çoklu hiyerarşik regresyon analizi sonucunda temel dini inanç ve dini davranışların "imtihan" ve "emanet" tutumlarında etkili olduğu, demografik değişkenlerin ise etkili olmadığı sonucu çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Engelli, İslam, Engelli Ailesi, Dini Düşünce
Türk toplumunda Covid-19 pandemi tedbirlerine uyma davranışları
Bu araştırmanın temel amacı Covıd-19 döneminde, Covıd-19 kurallarına uymaya yönelik tutumlarının araştırılmasıdır. Bu amaçla Türkiye genelinde 46 şehirden, 245 katılımcıya ulaşılmıştır. Araştırmada, Doç. Dr. Şahin DOĞAN'nın hazırlamış olduğu ölçek kullanılmıştır. Katılımcılara sosyal medya aracılığı ile (WhatsApp, Instagram) form gönderilerek online anket uygulaması yapılmıştır. Verilerin faktör yapısını belirlemek amacıyla açıklayıcı faktör analizi uygulanmış ve analiz sonucunda cevapların dört faktörde toplandığı görülmüştür. Bunlardan birinci faktör "Kurallara uymayanlar" ikinci faktör "Temizlik Kuralları", üçüncü faktör "Mesafe Kuralları " ve dördüncü faktör de " Temastan Kaçınma" olarak adlandırılmıştır. Araştırma sonuçları SPSS-26 programı ile analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Covıd-19 algısı, Pandemi, Covıd-19 önlemleri
Modern Türkiye'de popüler din ve paranormalizm
Yapılan bu çalışmada internet aracılıyla 571 anket uygulanmıştır. Uygulanan anketin çoğunluğu Ankara'da yaşayan katılımcılar olmak üzeri kalan diğer kısmı ise 43 ilden katılan katılımcılardan oluşmaktadır. Paranormal inanç ölçeği için Likert tipi beşli cevap kategorileri kullanan sorular kullanılmıştır. Bunlar "kesinlikle katılıyorum", "katılıyorum", "kararsızım", "katılmıyorum", "kesinlikle katılmıyorum" şeklindedir. Paranormal inanç ölçeğinde 27 soru bulunmaktadır. Çalışmamız paranormal inanç ölçeği dini tutum, batıl inanç, büyü ve gezegen boyutları olmak üzeri dört alt boyuta ayrılmaktadır. Yapılan T-Testine göre; din, batıl inanç ve gezegen tutumu cinsiyet açısından anlamlı düzeye ulaşmamaktadır. Yapılan Anova testine göre; din, batıl inanç, büyü yaş açısından anlamlı düzeye ulaşmakta fakat gezegen tutumu ulaşmamaktadır. Medeni duruma göre din, batıl inanç, büyü ve gezegen tutumu anlamlı düzeye ulaşmaktadır. Eğitim durumuna göre din, batıl inanç, büyü ve gezegen tutumu anlamlı düzeye ulaşmaktadır. Mesleğe göre din, batıl inanç, büyü ve gezegen tutumu anlamlı düzeye ulaşmaktadır. Aylık kazanca göre ise din, büyü ve gezegen tutumu anlamlı düzeye ulaşmakta fakat batıl inanç tutumu anlamlı düzeye ulaşmamaktadır. Anahtar Kelimeler: Din, Büyü, Batıl İnanç, Gezegen
Sovyet hariciyesi ve Türkiye (1923-1940)
1917 Ekim ihtilali ile Rusya'da iktidar değişmiş ve Bolşevikler iktidara gelmişlerdir. Böylelikle Rusya büyük bir değişim süreci içerisine girmişti. Bu süreç içerisinde Rusya'nın diğer devlet kurumlarında olduğu gibi Dışişleri Bakanlığı da büyük bir değişime uğradı ve yeniden teşkilatlandı. Bu çerçevede eski diplomatik kurum, unvan ve kurallar da kaldırılmış ve yenileri oluşturulmuştu. Yeni kurulan Sovyet Dişileri Komiserliği Çarlık Dışişleri Bakanlığı'nın yönetici sınıfını, kendisinin ise işçi ve köylü sınıfını temsil ettiğini beyan etmişti. Sovyet Dışişleri Komiserliği kurulduğu günden itibaren yakın komşuları ile ilişkiler kurmaya başlamış ve bu dönemde Anadolu'da başlayan Milli Mücadele Harekâtı ile de ilişkiler Sovyetler için özellikle önemli bir yer tutmuştur. Anadolu'ya gönderilen ilk Sovyet temsilcileri genellikle diplomat kökenli olmayıp daha ziyade Parti mensubu askeri kökenli kişiler olmuş ve diplomatik faaliyetlerle beraber propaganda faaliyetlerinde de bulunmuşlardı. 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin resmen kurulması ile başlayan süreçte ise Türk-Sovyet ilişkileri giderek daha yakın ikili ilişkilere dönüşmüş ve Sovyet Hariciyesi bu hususta çok önemli bir rol oynamıştır. Nitekim Sovyet Hariciyesi bütün kurum ve kuruluşları ile Türkiye'de örgütlenmiştir. Türkiye'deki Sovyet temsilcileri genellikle Yetkili Temsilcilik, Konsolosluk ve Ticari Temsilcilikler şeklinde faaliyet göstermiştir. İşte bu doktora tezi ile 1923-1940 yılları arasında Sovyetlerin Türkiye'deki Yetkili Temsilciliği, konsoloslukları ve ticari temsilcilikleri ile bu kuruluşların oluşum süreci ve kurumsal yapıları ele alınmış, ayrıca Sovyet temsilcileri, konsolosları ve diğer ileri gelen dışişleri görevlileri, bu konsolosluk ve diğer kuruluşların çalışma yöntemleri, Türkiye'de izledikleri genel stratejik ve ideolojik çizgileri incelenmiştir.
Azerbaycan milli basınında Rusya Türklerinin siyasi ve kültürel birliği meselesi (1905–1907)
Çarlık Rusyası'nın tarihi süreç içinde Kafkasya, İdil-Ural, Türkistan ve Sibirya topraklarını sınırlarına dahil etmesi sonucunda 20. yüzyıla gelindiğinde İmparatorluk içinde sayıları otuz milyona varan türk soylu halkların meskun olduğunu görmekteyiz. Asırlar boyunca bütün zorluklara rağmen milli kimliklerini muhafaza etmeği başaran Rusya Türkleri 19. yüzyıl sonlarından itibaren kendi milli hakları uğrunda mücadele etmeğe başladılar. Bu mücadelede Türk halklarına önderlik eden aydınlar çoğunluk olarak yurtdışında eğitim gören şahıslardan oluşuyordu. Aydınların mücadele yöntemleri ilk başlarda özellikle basın yoluyla halkın milli şüurunun uyandırılmasına yönlendirilmişti. Bu anlamda edebiyat önemli bir araçtı. Rusya'da 1905 yılı Ekim manifestosundan sonra başlayan ve 1907 yılına kadar devam edecek olan söz ve basın özgürlüğü, bu aydınlara yayınlar yaparak fikirlerini birbirlerine ulaştırmak ve düşünce polemiğine girmelerini sağladı. Bu bağlamda Azerbaycan'da ünlü fikir adamları tarafından yayımlanan "Füyuzat", "Hayat", "İrşat", gibi dergi ve gazeteler de aynı gayeye hizmet eden önemli yayınlardandı. Özellikle, Türklük düşüncesi, milli meseleler gibi sorunların ele alındığı bu basın örneklerinde göz önünde olan konulardan biri de Rusya Türklerinin birlikte mücadele etmesi meselesiydi. Çarlık Rusyası'na karşı mücadelenin kolay olmayacağını anlayan bu aydınlar çözümü birlikte hareket etmekde görüyorlardı. Tabi ki, bu konuda da aydınlar arasında fikir ayrılıkları da mevcuttu. İşte, hazırlanacak olacak doktora tezinde bahs edilen dönem çerçevesinde Rusya Türklerinin siyasi ve kültürel birlik meseleleri Azerbaycan Milli Basınına göre incelenecektir.
Akak belgeleri (Aktı, Sobranniye Kavkazskoyu Arheografiçeskoyu Kommissiyeyu) ışığında Çarlık Rusya'sının İtil Kalmuklarını kolonileştirme siyaseti (1800-1812)
XVI. yüzyıldan itibaren Çarlık Rusyası'nın dış politika konularından birisi güney sınırlarının gözetilmesi ve burada yaşayan yerel halkların merkezi Rus hukuk sistemine dâhil edilmesiydi. Bu politikanın başarıya ulaşmasında 1630'da Cungarya'dan hareketle önce Batı Sibirya'ya ardından İtil'in alt bölgelerine gelen Kalmuk boylarıyla Çarlık Rusyası arasındaki ilişkiler de önemli bir rol oynadı. Bu nedenle Kalmuklar, Rusya'nın güney siyaseti ve bölgedeki Kabardey, Nogay, Kazak ve diğer yerel halklar üzerindeki kolonileştirme politikalarının çözüme kavuşturulması hususunda önemli bir yere sahiptiler. Bu durum XVII. yüzyılda Kalmukların, Rusya'ya gönüllü bağlılıkları ile gelişmiş ve Rusya'nın dış düşmanlarına karşı Kalmukların muhafız vazifesi üstlenmeleri ile bölgede neredeyse özerk bir birim statüsüne sahip feodal bir hanlık biçiminde etno-politik bir varlık olarak devam etmesi ile kuvvetlenmiştir. XVIII. yüzyıla gelindiğinde İtil'in aşağı bölgelerinde Rus kolonizasyonunun yoğunlaşmasıyla bağlantılı olarak Kalmuklar da XIX. yüzyıl itibariyle yavaş yavaş Rusya'nın ortak bölgesel idari sistemine dâhil edilmeye başlandı. İşte bu tez ile AKAK, (Aktı, Sobrannie Kavkazkoyu Arheografiçeskoyu Kommissieyu) Belgeleri ışığında XIX. yüzyılın ilk çeyreğinde, Kalmukların Astrahan valisi yönetiminde Rusya'ya bağlanması, onların Dışişleri Kollegiumu aracılığıyla Rus hukuk sistemine dâhil edilmesi ve yine onlar üzerinde yapılan idari reformlar gerçekleştirilirken Çarlık Rusyası'nın bölgede izlediği siyasi, sosyo-ekonomik ve demografik politikalar incelenmeye çalışıldı. Anahtar Kelimeler: Çarlık Rusyası, Kalmuklar, Kolonizasyon, Reformlar
Osmanlı Demokrat Fırkası'nın yayın organlarından Türkiye ve Muahede gazetelerine göre dış siyaset (Haziran 1910-Aralık 1910)
Osmanlı Devleti'nde II. Meşrutiyet'in ilanı, Türk siyasal hayatının önemli dönüm noktalarından biri olmuştur. Ülkede çok partili ve çoğulcu sistemin yaygınlaşmasıyla birlikte İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin yanında muhalif partiler ve onların yayın organları olan gazeteler ve dergiler de yayın hayatını sürdürmeye çalışmıştır. Bu partilerden birisi olan Osmanlı Demokrat Fırkası ve onun kendi bünyesinde çıkan Türkiye ve Muahede gazetelerinde, Şirvanizade Mahmut Tahir ve Pertev Tevfik gibi gazetenin önde gelen yazarları, 1910 yılı içinde Osmanlı Devleti'ni doğrudan veya dolaylı olarak ilgilendiren, Girit, Makedonya, İstikraz, İran meseleleri ve aynı sene içinde dünyadaki diğer gelişmeleri değerlendirmişlerdir. Özellikle Şirvanizade Mahmut Tahir, dış politikada güçlü bir siyaseti öne sürmüş, Hakkı Paşa hükümetinin eksikliklerine zaman zaman yayınlarında yer vererek dış gelişmelerde izledikleri siyasete eleştiriler ve öneriler getirmişlerdir. İktisadi hayatta ise bağımsızlık ve üretkenlik demokratların prensiplerinde yer almakla birlikte kapitülasyon gibi ekonomiyi altüst eden unsurlara da karşı olmuşlardır. İşte bu çalışmada 1910 yılında yayımlanan Osmanlı Demokrat Fırkası'nın yayın organları Türkiye ve Muahede gazetelerinin gözüyle Osmanlı Devleti'nin dış siyaseti ve dünyada meydana gelen dış siyasi gelişmeler kaleme alınmıştır.
Erken dönem sovyet tarihçiliğinde (Şarkiyatçılığında) Türk inkılâbı tarihine bakış açısı: V. A. Gurko Kryajin'in "İstoriya Revolutsii V Turtsii, Moskva, 1923. (Türk İnkılâp Tarihi)" isimli eseri örneği (Eser tercümesi, tahlili ve tenkidi)
Rusya'da Ekim İhtilâli sonrası dönemde, bütün bilimsel çalışmaların ideolojik olarak temelinde adım adım yeniden yapılandığı, tarihî araştırmaların özelliklerinin ve yönünün farklılaştığı zaman Türkiye'de sosyo-ekonomik tarihsel sürecin gelişimi, üretim gücü ve üretim ilişkilerindeki değişim, milli bağımsızlığın özellikleri, Türk halkının milli kültürünün oluşumu gibi köklü bilimsel sorunlar Sovyet Türkologlarının ve tarihçilerinin dikkat merkezlerine oturdu. Türkiye'nin özellikle yakın dönem tarihine dikkat çekilerek, Türk halkının milli bağımsızlığı uğruna mücadelesine bağlı olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu, Türkiye'nin geçmişini yeni teorik esaslara göre inceleme gereği Sovyet Türkologlarının ve tarihçilerinin konularını teşkil etti. İşte bu tez ile Çarlık Rusyası'ndan Sovyet Rusyası'na geçiş sürecinde Türk tarihine bakış açısındaki değişim ve erken dönem Sovyet Şarkiyatçılığı'nın 1920'li yıllarda Petersburg Devlet Üniversitesi'nde, Yakın Doğu ülkelerinde milli bağımsızlık hareketleri konusunda dersler veren V. A. Gurko Kryajin'in tarihçiliği ve "İstoriya Revolutsii v Turtsii, Moskva, 1923. (Türk İnkılâp Tarihi)" isimli eseri örneğinde eserin tercümesi, tahlili ve tenkidi yapılarak incelenmektedir.
Türkmenovedeniye Dergisi ışığında Türkmenistan tarihi ve etnografyası (1927-1932)
Türk tarihi araştırmalarının en önemli araştırma sahalarından birisi Türkmenistan tarihi ve etnografyası araştırmalarıdır. Bu nedenle Türkmenistan'ın tarihi ve etnografyasına ilişkin yapılan çalışmalar günümüzde de büyük bir önemi haizdir. Ancak bu husustaki akademik araştırmalar ülkemizde henüz yeterli bir düzeye ulaşmamıştır. Bu boşluğun doldurulmasında özellikle 20. Yüzyılın başlarında söz konusu konuya ilişkin yapılan çalışmaların bulunarak gün yüzüne çıkarılması ve değerlendirilmesi modern çalışmalar açısından büyük bir önem taşımaktadır. Nitekim bu konuda önemli bir kaynak da Türkmenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin Halk Komiserler Konseyi'ne bağlı Türkmen Kültür Enstitüsü'nün 1927-1932 yılları arasında yayımlanmış olan "Turkemenovedeniye" dergisidir. Bu dergide çok önemli A. N. Samayloviç, V. V. Bartold, gibi tarihçilerle önemli Türkmen tarihçilerinin Türkmenistan tarihi ve etnografyasına ilişkin çalışmaları yayınlanmış ve söz konusu konularda önemli bilgiler paylaşılmıştır. İşte bu tez ile "Turkemenovedeniye" dergisi ışığında Türkmenistan'ın tarihi, etnografisi, kültürü ve gelişen siyasi olayları ortaya konacaktır.
Cumhuriyet Dönemi İslamiyet öncesi Türk tarihi araştırmaları
Tarih boyunca çok geniş ve farklı coğrafyalara yayılmış ve bu ulaştığı coğrafyalarda çeşitli siyasi teşekküllerde varlığını sürdürmekte olan Türkler, günümüzde de dünya tarihini önemli bir biçimde etkilemektedir. Çok geniş bir coğrafyaya yayılmış olan Türklerin hepsinin ortak bir geçmişe sahip oldukları dönem İslamiyet Öncesi dönemdir. Bu çalışma, Türkiye'de büyük ölçüde Cumhuriyet Döneminde başlayan İslamiyet Öncesi Türk Tarihi çalışmalarının günümüze kadar geçen süreçteki yeri ve önemini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmanın özünü bu süre zarfında İslam Öncesi döneme ait araştırmalar oluşturmaktadır. Cumhuriyet dönemi öncesinde hak ettiği değeri göremeyen İslamiyet Öncesi Türk Tarihi'nin bu dönemden günümüze nasıl geldiği ve günümüzdeki yeri incelenmiştir.