Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Günseli Usgu

17 theses · Hasan Kalyoncu University

Master'sOpen AccessTR

Kız adölesanlarda skapula stabilizasyon egzersizlerinin klavikula hareketliliğine etkisi

Elpeze G., Kız adölesanlarda skapula stabilizasyon egzersizlerinin klavikula hareketliliğine etkisi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Sağlık Bilimler Enstitüsü, Fizyoterapi Ve Rehabilitasyon Programı Yüksek Lisans Tezi, Gaziantep, 2018. Çalışmamız sağlıklı bireylerde skapula stabilizasyon egzersizlerinin klavikula hareketliliğine etkisini araştırmak amacıyla planlandı. Çalışmaya 37 birey katıldı. Bireyler rastgele yöntemle 2 gruba ayrıldı. Her iki grupda haftada 3 gün olmak üzere 8 hafta boyunca yaz okulu kapsamında uygulanan fiziksel aktivite programına alındı. Çalışma grubuna fiziksel aktivite programına ek olarak skapula stabilizasyon egzersiz eğitimi, kontrol grubuna ise yalnızca fiziksel aktivite programı uygulandı. Tüm bireyler çalışma öncesi ve sonrası eklem hareket açıklığı (Gonyometrik Ölçüm), kas kuvvet testi (Manuel Kas Kuvvet Testi), omuz abduksiyon ve elevasyonu sırasında klavikulanın açısal değişiklikleri (Video Analiz Yöntemi) ve üst ekstremite fonksiyonel durumu (Quıck Dash Türkçe) bakımından değerlendirildiler. Hem çalışma grubunda hem de kontrol grubunda üst ekstremite fonksiyonel durumunda artış görüldü. Çalışma grubunda egzersiz eğitimi sonrasında omuz skapular düzlem elevasyonu sırasında özellikle non-dominant taraf klavikula elevasyonunda, omuz abduksiyonu sırasında ise dominant ve non-dominant tarafta klavikula elevasyonunda artış görüldü.Çalışma grubunda fiziksel aktivite programı ile skapular stabilizasyon egzersiz eğitimi sonrası dominant tarafta hem klavikular protraksiyon hem de retraksiyon hareket açıklığında artış gözlemlendi, non-dominant tarafta klavikular protraksiyon artış gösterdi (p<0.05). Omuz kinematiğinin daha iyi anlaşılması açısından sternoklavikular (SK) eklemde meydana gelen klavikula hareketlerinin akromioklavikular (AK) eklemde gerçekleşen skapula hareketleri ile glenohumeral (GH) eklem hareketlerinin birlikte analiz edilmesi daha faydalı olabilir. Anahtar kelimeler: adölesan, skapular stabilizasyon egzersiz, biyomekanik, omuz, klavikula, hareket analizi, kinematik.

BiyomekanikEgzersizErgenler+7
Gönül Elpeze
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hemiplejik serebral palsili çocuklarda omuz stabilizasyon egzersizlerinin el fonksiyonları üzerine etkisi

Bayram Dündar, Hemiplejik Serebral Palsili Çocuklarda Omuz Stabilizasyon Egzersizlerinin El Fonksiyonları Üzerine Etkisi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı, Tezli Yüksek Lisans Programı, Gaziantep, 2018. Bu çalışma, hemiplejik serebral palsili çocuklarda omuz stabilizasyon egzersizlerinin el fonksiyonları üzerine etkisini araştırmak amacıyla planlanmıştır. Çalışmaya, yaşları 6 ila 18 arasında değişen, hemiplejik serebral palsi tanısı konulmuş 28 çocuk dahil edildi. 28 çocuğun 14'ü çalışma ve 14'ü kontrol olmak üzere iki gruba ayrıldı. Her iki grup rutin olarak haftanın 2 günü 10 hafta boyunca fizyoterapi programına dahil edildi, çalışma grubuna rutin fizyoterapi programına ek olarak omuz stabilizasyon egzersizleri eğitimi verildi. Çocukların; cinsiyet, yaş, kilo, boy gibi demografik bilgileri ile dominant ve nondominant tarafları kayıt altına alındı. Çocukların fonksiyonel düzeylerini belirlemek için; El Becerileri Sınıflandırma Sistemi (MACS), Pediartrik Fonksiyonel Bağımsızlık Ölçeği (WeeFIM), Dokuz Delikli Peg Testi, Kutu Blok Testi, Elle İlgili Yetenek Ölçeği (ABİLHAND-Kids) değerlendirmeleri yapıldı. Tüm değerlendirmeler, tedaviyi uygulayan fizyoterapist dışında farklı bir fizyoterapist tarafından fizyoterapi programı öncesi ve 10 haftalık eğitimin sonunda olmak üzere iki kez yapıldı. İstatistiksel analiz sonucunda, çalışma grubunda hem dominant hem de non dominant taraf olmak üzere 10 haftalık fizyoterapi programı sonrası el fonksiyonu, el becerisi, el yeteneği ve fonksiyonel bağımsızlık düzeyi parametrelerinde artış gözlemlendi (p<0,05). Kontrol grubunda ise dominant eldeki el fonksiyon ve non dominant eldeki el beceri parametreleri hariç diğer tüm parametrelerde artış gözlemlendi. Ancak çalışma grubu ve kontrol grubu arasında istatiksel olarak bir artış yoktu (p>0,05). Sonuç olarak, hemiplejik serebral palsili çocuklarda omuza uygulanan stabilizasyon egzersizlerinin el fonksiyonlarını geliştirdiği için serebral palsili çocukların fizyoterapi programlarına eklenmesinde yarar sağlanacağı görüşündeyiz. Stabilizasyon egzersizlerin uzun vadeli etkilerini görmek için daha kapsamlı ve uzun takip gerektiren çalışmalara ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Anahtar Kelimeler: Hemiplejik Serebral Palsi, Omuz Stabilizasyonu, El Fonksiyonları, Fonksiyonel Bağımsızlık, El Becerileri.

Beceri eğitimiEgzersizEgzersiz tedavisi+4
Bayram Dündar
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Miyofasiyal ağrı sendorumlu hastalarda farklı fizyoterapi uygulamalarının ağrı, fonksiyon ve yaşam kalitesi üzerine etkisi

Miyofasiyal ağrı sendromlu hastalarda, rutin fizyoterapiye ek olarak uygulanan statik ultrason ( Yüksek Güçte Ağrı Sınırında Ultrason) ve kinezyo bant uygulamalarının etkinliğini araştırmayı amaçladığımız çalışmamızda; miyofasiyal ağrı sendromu tanısı konmuş 45 hastayı randomize 3 gruba ayırdık. Birinci gruba tetik noktalara statik ultrason, ikinci gruba kinezyo bant uygulaması; üçüncü gruba alınan hastalara ise plasebo ultrason 3 hafta boyunca 15 seans uygulandı. Hastaların tedavi sonrasındaki değerleri, tedavi öncesi değerleriyle karşılaştırılarak, bu tedavilerin boyun eklem hareketinin total limitasyonu (gonyometre), basınç ağrı eşiği (algometre), yaşam kalitesi (SF-36) ve boyun fonksiyonel yeterlilik değerlendirmesi (BÖG) üzerine olan etkileri incelendi. İlk değerlendirme tedavi öncesi, ikinci değerlendirme ise 4 hafta sonunda yapıldı. Çalışmamızda her üç gruba uygulanan tedavi sonucunda, tetik noktaların VAS değerlerinde azalma, algometre değerlerinde artış gözlemlendi (p<0,05). VAS ve algometre değerleri için gruplar arası yaptığımız karşılaştırmada ise Grup1 ile Grup3, Grup2 ile Grup3 arasında fark gözlenmezken (p>0,05) Grup1, Grup2'den yüksek bulundu (p<0,05). Dört haftalık tedavi sonrasında grupların boyun normal eklem hareket açıklığı total limitasyon değerlerinde her 3 grupta da azalma gözlemlendi. Hastaların fonksiyonel durumları Boyun Özür Göstergesi ile değerlendirildi ve çalışmamızın sonucunda her 3 grupta azalma gözlemlendi (p<0,05). Grup 1 ile Grup 2 kıyaslandığında Grup 1 lehine azalma gözlemlenirken, Grup1-3 ve Grup2-3 karşılaştırıldığında ise fark gözlemlenmedi (p>0,05). Sonuç olarak miyofasiyal ağrı sendromlu hastalarda yüksek güçte ultrason ve kinezyobant uygulamasının ağrıyı azaltmak ve fonksiyonelliği arttırmak amacıyla tedavi programına eklenebileceği görüşündeyiz.

AğrıFizik tedaviFizik tedavi yöntemleri+4
Burcu Bağcı
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

El bileği ağrısı olan diş hekimlerinde el bileği egzersizlerinin ağrı yaşam kalitesi ve fonksiyonellik üzerine etkisi

Bu çalışma, el bileği ağrısı olan diş hekimlerinde el bileği egzersizlerinin ağrı, yaşam kalitesi ve fonksiyonellik üzerine etkisini araştırmak amacıyla yapıldı. Çalışmaya 39 diş hekimi dahil edildi. Basit randomizasyon yöntemi ile 39 diş hekimi 2 gruba ayrıldı. 20 diş hekimi çalışma grubuna dahil edilirken, 19 diş hekimi ise kontrol grubuna dahil edildi. Çalışma grubuna ergonomi farkındalık eğitimi verildi ve haftanın 2 günü olacak şekilde 8 hafta boyunca egzersiz eğitimi verildi. Kontrol grubuna ise sadece ergonomi farkındalık eğitimi verildi. Diş hekimlerinin; cinsiyet, yaş, ağırlık, boy gibi demografik bilgileri kayıt altına alındı. El fonksiyonu ve becerisini değerlendirmek için El Fonksiyonel İndeksi, O Conner parmak beceri testi ve Quick DASH Anketi kullanıldı. Ağrıyı değerlendirmek için VAS ölçeği kullanıldı. Yaşam kalitesini değerlendirmek için ise SF-36 ölçeği kullanıldı. Tüm değerlendirmeler, tedaviyi uygulayan fizyoterapistden farklı bir fizyoterapist tarafından yapıldı. Değerlendirmeler egzersiz eğitiminden önce ve 8 haftalık egzersiz eğitiminde sonra olmak üzere iki kez yapıldı. Çalışma grubundaki bireylerde 8 haftalık egzersiz eğitimi sonrasında; ağrı değerinde azalma, dominant ve non-dominant el becerisi ve yaşam kalitesinde artış gözlemlendi. Kontrol grubuna uygulanan ergonomik eğitim sorasında el becerisinde artış gözlemlendi (p<0,05). Yaşam kalitesi düzeyinde gruplar karşılaştırıldığında 8 haftalık egzersiz eğitimi verilen çalışma grubu lehine artış gözlemlendi (p<0,05). El el bileği problemi olan diş hekimlerinde egzersiz ile birlikte verilen ergonomik eğitimin ağrı, el beceri ve yaşam kalitesi üzerine etkisi olduğu gözlemlendi. Sonuç olarak, el el bileği ağrısı olan diş hekimlerine verilen egzersiz ve ergonomik eğitimin etkilerinin inceleneceği, farklı egzersizlerin ve daha uzun süreli takiplerin olduğu çalışmalara ihtiyaç olduğu görüşündeyiz. Anahtar Kelimeler: El el bileği ağrısı, Diş Hekimleri, El Fonksiyonları, El Becerileri.

AğrıBilekBilek eklemi+5
Rabia Arı
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Lumbar disk hernisi olan bireylerde "enstrüman yardımlı yumuşak doku mobilizasyon" tekniğinin etkisinin araştırılması

Çalışmamız, lumbar disk hernisi olan bireylerde enstrüman yardımlı yumuşak doku mobilizasyon tekniğinin etkinliğini araştırmak amacıyla planlandı. Çalışmaya lumbar disk hernisi olan 40 hasta dahil edildi. Hastalar rastgele yöntemle kontrol grubu ve enstrüman yardımlı yumuşak doku mobilizasyon tedavi grubu olarak iki gruba ayrıldı. Her grupta 20 birey yer aldı. Enstrüman yardımlı yumuşak doku mobilizasyon tedavi grubuna; 4 hafta boyunca klasik fizyoterapi (yüzeyel sıcaklık-hotpack, TENS, ultrason ve egzersiz) uygulamasına ek olarak, haftada 2 seans enstrüman yardımlı yumuşak doku mobilizasyon tedavi protokolü uygulandı. Bu tedavi protokolünde paraspinal kaslara, gluteus maksimus - gluteus medius kaslara ve hamstringlere uygulama yapıldı. Tüm hastalar tedavi öncesi, tedavi sonrası ve 2. ay ağrı (Visual Analog Scale-VAS), düz bacak kaldırma testi (DBKT), slump test (90° diz fleksiyonundan diz ekstansiyonuna doğru derecesi), 5 dakika yürüme testi (5 DKYT), normal eklem hareketi (NEH) ve SF-36 açısından değerlendirildi. Tedavi öncesi, tedavi sonrası ve 2. ay gruplar kendi içinde karşılaştırıldığında, her iki grupta da ağrı değerlerinde azalma olduğu (p<0.05); düz bacak kaldırma derecesi, slump test (90° diz fleksiyonundan diz ekstansiyonuna doğru derecesi), 5 dakika yürüme testi (5 DKYT), normal eklem hareketi (NEH) ve SF-36 değerlerinde ise artma olduğu (p>0.05) saptandı. Gruplar kendi aralarında karşılaştırıldığında ise ağrı, düz bacak kaldırma derecesi, slump test (90° diz fleksiyonundan diz ekstansiyonuna doğru derecesi), 5 dakika yürüme testi (5 DKYT), normal eklem hareketi (NEH) ve SF-36 değerlerinde enstrüman yardımlı yumuşak doku mobilizasyon tedavi grubunda klinik düzelmelerin daha fazla olduğu görüldü. Sonuç olarak; fizyoterapistlerin lumbar disk hernisi olan bireylerin tedavisinde enstrüman yardımlı yumuşak doku mobilizasyon tekniklerini, fizyoterapi programları ile birlikte uygulamalarının rehabilitasyona olumlu yanıt verebileceği görüşündeyiz. Ancak lumbar disk hernisi olan bireylere enstrüman yardımlı yumuşak doku mobilizasyon tekniğinden sonra sırt kas aktivitesindeki değişiklikleri araştırmak için daha yeni çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Lumbar disk hernisi, enstrüman yardımlı yumuşak doku mobilizasyon tekniği, enstrüman, yumuşak doku mobilizasyon, klasik fizyoterapi.

Fizik tedaviFizik tedavi yöntemleriKas-iskelet manipülasyonları+2
Muhammed Üsame Taş
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tekerlekli sandalye basketbol oyuncularında skapular stabilizasyon egzersizlerinin omuz fonksiyonları üzerine etkisi

Tekerlekli sandalye basketbol sporcularında skapular stabilizasyon egzersizlerinin omuz fonksiyonları üzerine olan etkisinin araştırılması amacı ile yapılan çalışmamıza, çalışma grubuna yaş ortalaması 28,3±9 yıl olan 15 sporcu ve kontrol grubuna yaş ortalaması 32,7±8,2 yıl olan 10 sporcu dahil edildi. Her iki grubun sporcuları; sekiz haftalık egzersiz eğitimi öncesinde ve sonrasında, omuz normal eklem hareket açıklıkları, omuz ağrı, skapular pozisyon, omuz eklemi internal ve eksternal rotatörleri esneklik değerlendirmeleri ile birlikte omuz fonksiyonları değerlendirildi. Çalışma grubundaki sporculara rutin antrenman programları ile birlikte sekiz hafta boyunca ve haftada iki gün fizyoterapist eşliğinde bir gün ise ev programı şeklinde skapular stabilizasyon egzersizleri uygulandı. Çalışma grubuna verilen skapular stabilizasyon egzersizleri dirençli egzersiz bandı ve top ile yapılan skapular stabilizasyon egzersizlerden (W egzersizi, bilateral omuz eksternal rotasyonu, kürek çekme, duvarda top kaydırma vb. gibi) oluşmaktadır. Araştırmamız sonucunda; sporcuların sezon içi antrenman programları ile birlikte verdiğimiz skapular stabilizasyon egzersizlerinin tekerlekli sandalye basketbol sporcularında omuz eklemi abdüksiyon yönündeki eklem hareket açıklığında ve omuz fonksiyonelliğinde artma gözlenirken(p<0,05), skapular pozisyon ölçüm değerlerinde azalma gözlemlendi (p<0,05). Sonuç olarak tekerlekli sandalye basketbol sporcularına uygulanan skapular stabilizasyon egzersizlerinin omuz fonksiyonelliğinde artış sağladığı için sporcuların rutin antrenman programlarına eklenmesinin sporculara yarar sağlayacağını düşünmekteyiz.

BasketbolBasketbolcularEgzersiz+6
Yusuf Pınar
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı stabilizasyon egzersiz eğitimlerinin denge, endurans ve kas kuvveti üzerine etkileri

Bu çalışma farklı stabilizasyon egzersiz eğitimlerinin denge, gövde kaslarının endurans ve kuvveti üzerine etkisini araştırmak amacıyla yapıldı. Çalışmaya Gaziantep ilinde bulunan Osteolife sağlıklı yaşam merkezine gelen yaşları 25-50 yıl arasında değişen 24 sağlıklı kadın dahil edildi. Bireyler yaş ortalaması 31,2± 6,5 yıl olan Reformer pilates (n=12) ve yaş ortalaması 38,7±7,8 yıl olan Antigravity Fitness (n=12) grubu olmak üzere iki gruba ayrıldı. Reformer pilates ve Antigravity Fitness Grubu'na sekiz hafta süresince (2gün/hafta) egzersiz eğitimi verildi. Sekiz haftalık egzersiz eğitim öncesi ve sonrasında, her iki grup da aynı yöntemlerle değerlendirildi. Bireylerin gövde kaslarının enduransları; plank testi, lateral köprü testi, tek taraflı köprü endurans testi, gövde fleksiyon testi ile, dinamik dengeleri ise y-denge testiyle, abdominal ve lumbar kasların myotonometrik özellikleri ise MyotonPro ile değerlendirildi. Sekiz haftalık eğitim sonunda yapılan değerlendirmelerde, her iki grubun da gövde kaslarının kuvvet ve enduransları, dinamik denge paramatrelerinde eğitim öncesine göre artış olduğu saptandı(p<0.05). Reformer Pilates Grubu'ndaki bireylerin lumbar kaslarının tonuslarında azalma, lumbar relaksasyon sürelerinde artış görüldü(p<0,05). Abdominal kasların myotonometrik özellikleri bakımından her iki grupta da fark bulunamadı(p>0.05). Lumbar kasların myotonometrik özelliklerinden sertlik değeri Antigravity Fitness Grubu' nda artış gösterdi(p<0,05). Sonuç olarak reformer pilates eğitiminin dinamik denge, gövde kaslarının kuvveti ve enduransını arttırmak için antigravity fitness eğitiminden daha etkili olduğu bulundu. Ayrıca lumbar bölgede kasların myotonometrik özelliklerden olan sertlik değerini arttırmak için antigravity fitness eğitimin kullanabileceği görüşüne varıldı. Anahtar Kelimeler: Kasların Viskoelastik Özellikleri, Antigravity Fitness, Reformer pilates, Dinamik Denge.

DayanıklılıkDengeEgzersiz+5
Gizem Taş Geçit
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

6-8 yaş arası çocuklarda rekreasyonel bale ve jimnastik eğitiminin denge, esneklik ve eklem mobilitesine etkisinin araştırılması

Çalışmamızın amacı yaşları 6-8 yıl aralığında değişensağlıklı çocuklarda rekreasyonel jimnastik ve bale eğitiminin vücut esnekliği, denge ve eklem mobilitesi üzerine etkilerini araştırmaktır. Şanlıurfa'da bulunan çocuk gelişim merkezine gelen yirmi sağlıklı çocuk,bale (N=10, ortalama yaş: 6,5±0,7 yıl, vki 17,5±1,2 kg/m²) ve jimnastik grubu (N=10, ortalama yaş: 6,8±0,9 yıl, vki 17,3±1,1 kg/m²)olmak üzere iki gruba ayrıldı. Gruplardan birine altı haftlık rekreasyonel bale diğer gruba ise altı haftalık rekreasyonel jimnastik eğitimi verildi. Eğitim öncesi ve sonrası çocukların esneklik, denge ve eklem mobiliteleri değerlendirildi.Çocukların esneklikleri otur-uzan testi, dinamik dengeleri Y denge testi ve eklem mobilitesinin değerlendirilmesi için Beighton kriterleri kullanıldı. Altı haftalık egzersiz eğitimi sonrasında hem bale hem de jimnastik eğitimi verilen grupların dinamik denge ve esneklik değerlerinde artış (p<0,05), eklem mobilitesinde ise değişim gözlemlenmedi(p>0,05). Gruplar arası karşılaştırılmalarda, Y denge testinde anterior yönde eğitim sonrası gruplar arası fark bulunmadı (p>0,05). Altı haftalık rekreasyonel bale ve jimnastik eğitiminden sonra posteromedial ve posterolateral yönlerde her iki grupta artış saptandı (p<0,05).Y denge testinin poteromedial ve posterolateral yönler eğitim öncesi başlangıç değerleri farklı olduğundan posteromedial yöndeki artış oranı bale grubunda daha fazla iken posterolateral yöndeki artış oranları her iki grup için benzerlik göstermektedir (p<0,05). Altı haftalık rekreasyonel bale ve jimnastik eğitimi sonrası otur-uzan esneklik testinde eğitim sonrası gruplar arası fark bulunmadı (p>0,05).Altı haftalık rekreasyonel baleve jimastik eğitiminin 6-8 yaş arası çocuklarda denge ve esneklik parametrelerinde artış sağladığı görüldü.Sonuç olarak, çocukluk çağında, esneklik ve denge parametrelerini içeren fiziksel uygunluk düzeyinin artırılmasında planlanmış ve yapılandırılmış rekreasyonel aktivitelerin yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Çocukluk çağı, rekreasyonel aktivite, jimnastik, bale

BaleDengeEklem hareket açıklığı+7
Hasan Akif Yiğitbaş
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Acil servis çalışanlarına uygulanan kombine egzersiz programının ağrı, depresyon, uyku kalitesi ve fiziksel aktivite düzeyi üzerine etkisinin incelenmesi

Acil Servis Çalışanlarına Uygulanan Kombine Egzersiz Programının Ağrı, Depresyon, Uyku Kalitesi Ve Fiziksel Aktivite Düzeyi Üzerine Etkisinin İncelenmesi. Hasan Kalyoncu Üniversitesi. Lisansüstü Eğitim Enstitüsü. Protez Ortez Tezli Yüksek Lisans Programı Yüksek Lisans Tezi. Gaziantep, 2021. Araştırmamız, acil servis çalışanlarına uygulanan kombine egzersiz programının ağrı, depresyon, uyku kalitesi ve fiziksel aktivite düzeyi üzerine etkisini araştırmak amacıyla yapıldı. 2020 Ekim ve Aralık ayları arasında Tosya Devlet Hastanesi Acil Servis Biriminde çalışan 62 birey dahil edildi. Bireyler basit rastgele kapalı zarf usulü yöntem ile kontrol grubu (n=29), eğitim grubu (n=25) olarak ikiye ayrıldıktan sonra eğitim grubuna 8 haftalık kombine egzersiz eğitimi verilirken, kontrol grubuna 8 hafta süresince günlük fiziksel aktiviteleri dışında ek bir egzersiz verilmedi. Eğitim haftada 3 gün 4-5 kişilik gruplar halinde günde 45 dk olmak üzere 8 hafta boyunca fizyoterapist tarafından verildi. 8 haftalık süre boyunca her iki grubun adım sayıları pedometre ile takip edildi. 8 haftalık eğitim öncesinde ve sonrasında her iki grupta bulanan bireylerin depresyon, ağrı, uyku kalitesi, fiziksel aktivite düzeyleri ve adım sayıları değerlendirildi. Eğitim grubunda Beck depresyon ölçek puanında, Mc Gill Ağrı ölçeğinin duyusal, affektif, total ve VAS puanlarında, haftalık adım sayısında ise 2. hafta ile 1. hafta, 6. hafta ile 5. hafta arasındaki adım sayılarında artış bulundu (p<0,05). Eğitim grubunda Pittsburg Uyku Kalitesi ölçek puanında, fiziksel aktivide şiddetinde ve haftalık adım sayılarında değişim bulunmadı (p>0,05). Kontrol grubunda Mc Gill Ağrı ölçeğinin total ve duyusal puanlarında artış elde edildi (p<0,05). Kontrol grubunda Beck depresyon ölçek puanında, Mc Gill Ağrı ölçeğinin affektif, total ve VAS puanlarında, Pittsburg Uyku Kalitesi ölçek puanında, fiziksel aktivide şiddetinde ve haftalık adım sayılarında değişim bulunmadı (p>0,05). Kombine egzersiz eğitimi sonrasında depresyon düzeyi, ağrı, uyku kalitesi ve fiziksel aktivite düzeyi ve haftalık adım sayılarında gruplar karşılaştırıldığında eğitim grubu lehine farklılık gözlemlendi. Sonuç olarak kombine egzersiz eğitimi programlarının acil servis çalışanlarında depresyon, ağrı, uyku kalitesi ve fiziksel aktivite üzerine etkili olduğu sonucuna ulaşıldı. Anahtar Kelimeler: Acil Servis Çalışanları, Kombine Egzersiz, Ağrı, Depresyon, Fiziksel Aktivite, Uyku Kalitesi

Acil servis-hastaneAcil tıpAğrı+4
İbrahim Halil Özdemir
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Obstetrik brakial pleksus yaralanması olan çocuklarda postür, denge ve propriyosepsiyon egzersizlerinin gövde fonksiyonlarına etkisi

Bu araştırmanın amacı, Obstetrik Brakial Pleksus Yaralanmalı (OBPY) çocuklarda postür, denge ve propriosepsiyon egzersizlerinin gövde fonksiyonlarına olan etkisinin incelenmesidir. Araştırma, özel eğitim merkezlerinde OBPY tanısı alan 5-17 yaş aralığındaki (Narakas klinik sınıflama sisteminde Tip 1, 2 ve 3 grubunda) toplam 23 çocuk, grup I (n=12), grup II (n=11) olarak iki gruba ayrıldı. Grup I'deki çocuklara klasik brakial pleksus tedavisi (8 hafta boyunca haftada 2 gün), grup II 'deki çocuklara klasik brakial pleksus tedavisine ek olarak postür, denge ve propriosepsiyon egzersizleri 8 hafta süresince hafta 2 gün uygulanmıştır. Üst ekstremite fonksiyonları Mallet Sınıflandırması, Narakas Sınıflaması, Aktif Hareket Skalası, El Becerisi Sınıflandırma Sistemi (EBSS) ile, denge Tek Ayak Üstünde Durma Testi (TAÜD), Fonksiyonel Uzanma Testi (FUT) ile, gövde fonksiyonları Gövde Kontrol Testi (GKT) ve Gövde Bozukluk Ölçeği (GBÖ) ile tedaviden önce ve tedaviden sonra değerlendirildi. Fonksiyonel Uzanma Testi, Tek Ayak Üzerinde Durma Süresi, Gövde Bozukluk Ölçeği, Gövde Kontrol Testi, El Beceri Sınıflama Sistemi değerlendirme parametrelerinde eğitim öncesinde grupların benzer olduğu (p>0,05), Aktif Hareket Skalası değerinde gruplar arasında farklılık olduğu belirlendi (p<0,05). Sekiz haftalık eğitim sonunda grup I' de fonksiyonel uzanma, aktif hareket skalasında artış saptanırken (p<0,05), gövde fonksiyonlarında, TAÜD, EBSS parametrelerinde değişim bulunmadı (p>0,05). Grup II'de gövde fonksiyonlarında, denge değerlerinde, aktif hareket skalasında artış gözlemlenirken (p<0,05), EBSS'de değişim saptanmadı (p>0,05). Gruplar arası farklar karşılaştırıldığında denge ve gövde fonksiyonlarındaki artış Grup II'de daha fazla olduğu (p<0,05), diğer parametrelerde ise farkların benzer olduğu gözlemlendi (p>0,05). OBPY'lı çocuklarda postür, denge ve propriosepsiyon egzersizlerinin gövde fonksiyonları ve denge üzerine etkili olduğu ve rehabilitasyon programlarına eklemesinin fayda sağlayacağını düşünüyoruz.

Brakiyal pleksusDengeEgzersiz+4
Tolgay Soylu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Kifotik adölesan bireylerde bütüncül yaklaşımlı düzeltici egzersiz programının kifoz derecesi, denge ve yaşam kalitesine etkisi

Bu çalışma kifotik adölesan bireylerde bütüncül yaklaşımlı düzeltici egzersiz programının kifoz derecesi, denge ve yaşam kalitesine etkisini araştırmak amacıyla planlandı. Çalışmaya dahil edilen 62 kifotik adölesan erkek birey basit rastgele yöntemle üç gruba ayrıldı. Bir gruba düzeltici egzersizler ve postüral algı eğitimini içeren bütüncül yaklaşımlı düzeltici egzersiz programı uygulandı. Diğer gruba torakal bölge odaklı egzersiz programı uygulandı. Kontrol grubundaki bireylerin günlük yaşam aktivitelerine devam etmeleri istendi. Egzersiz gruplarının programları haftada üç gün, 12 hafta boyunca, 40- 50 dakika uygulandı. Çalışmaya katılan tüm bireylerin kifoz açısı esnek cetvel, denge pedobarografi ile ölçümü yapılan Romberg İndeksi, yaşam kalitesi Skolyoz Araştırma Derneği-22 anketi (SRS-22) kullanılarak değerlendirildi. Egzersiz eğitimi öncesi tragus duvar mesafesi dışında (p<0,05) tüm parametrelerde grupların benzer olduğu saptandı (p>0,05). Çalışmamızda bütüncül yaklaşımlı düzeltici egzersiz ve torakal bölge odaklı egzersiz grubunda 12 haftalık egzersiz eğitimi sonrasında kifoz derecesinde azalma saptanırken (p<0,001), kontrol grubunda değişim gözlenmedi (p>0,05). Gruplar karşılaştırıldığında kifoz açısındaki azalmanın torakal bölge odaklı egzersiz grubuna göre bütüncül yaklaşımlı düzeltici egzersiz grubunda daha fazla olduğu görüldü (p<0,020). Bütüncül yaklaşımlı düzeltici egzersiz grubunda egzersiz eğitimi sonrasında denge gelişim gösterirken (p=0,006), torakal bölge odaklı egzersiz ve kontrol gruplarında değişim gözlenmedi (p>0,05). Gruplar arası karşılaştırmada denge gelişimi yalnızca bütüncül yaklaşımlı düzeltici egzersiz grubunda görüldü (p<0,001). Eğitim sonrası bütüncül yaklaşımlı düzeltici egzersiz ve torakal bölge odaklı egzersiz gruplarında yaşam kalitesi artış gösterirken (p<0,001), kontrol grubunda yaşam kalitesi azalma gösterdi (p=0,005). Gruplar karşılaştırıldığında bütüncül yaklaşımlı düzeltici egzersiz ve torakal bölge odaklı egzersiz gruplarında kontrol grubuna göre yaşam kalitesinde artış görüldü (p<0,001). Torasik kifoza yönelik uygulamalarda düzeltici egzersiz programları ile birlikte postüral algı eğitimi kullanımı bütüncül bir yaklaşımı ortaya koyar ve müdahalenin etkisini arttırabilir. Keywords: adölesan, kifoz, postür, egzersiz

DengeDuruşEgzersiz+4
Gönül Elpeze
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Rekreasyonel bisikletçilerde ergonomik değişikliklerle birlikte uygulanan egzersiz eğitiminin bisiklet performansı üzerine etkisi

Rekreasyonel bisikletçilere yönelik oluşturulan egzersiz eğitimi ve ergonomik bisiklet adaptasyonunun bisiklet performansına etkisini incelemek amacıyla planlandı. Çalışmaya 18-45 yaş aralığında, 51 rekreasyonel bisikletçi dahil edildi. Katılımcılar, basit rasgele yöntem ile eğitim grubu (n= 17), ergonomi grubu (n= 17) ve kontrol grubu (n= 17) olmak üzere üç gruba ayrılarak, değerlendirmelere başlandı. Eğitim grubuna Fit Bike Elite programı ile dinamik video analizi ile sele ve gidon yüksekliği ve sele-gidon mesafesi ile bisiklet adaptasyonu yapıldıktan sonra 12 hafta 3 gün/hafta egzersiz eğitimi verildi. Ergonomi grubuna ise dinamik video analizi ile bisiklet adaptasyonu yapıldı. Kontrol grubuna rahat ettikleri şekilde bisikletlerini kendilerine göre ayarlamaları istendi. Eğitim öncesi, 12 haftalık eğitim sonrası ve altıncı ayda gruplar değerlendirildi. Bireylerin bisiklet performansları endurans için Fonksiyonel Eşik Güç (FTP), yorgunluk için Laktat Eşik Kalp Hızı (LTHR), hız için 10 Mil Hız Testi (MHT 10), güç için ise Kritik Güç (KG) testi kullanıldı. Fiziksel uygunluk parametrelerinden kas kuvveti bir maksimum tekrar (1MT), aerobik kapasite Mekik Koşu Testi, esneklik Otur Uzan Testi ve denge Y Denge Testi, kasların viskoelastik özellikleri Myotonpro ile değerlendirildi. Ağrı takibi Genişletilmiş Nordic Kas İskelet Anketi ile yapıldı. Gruplar arası performans parametreleri kaşılaştırıldığında 12 haftalık eğitim sonrasında eğitim grubu lehine endurans, hız ve kritik güç değerlerinde artış bulundu (p<0,05). Yorgunluk açısından gruplar arası sonuçlar benzer olduğu bulundu (p>0,05). Fiziksel uygunluk parametreleri gruplar arası karşılaştırıldığında gövde ve alt ekstremite kas kuvvetinde, aerobik kapasite ve dengede eğitim grubu lehine fark bulundu (p<0,05). Esneklik açısından gruplar arası sonuçlar benzerdi (p>0,05). Kasların viskoelastik özellikleri açısından gruplar arasında fark bulunmadı (p>0,05). Kas iskelet sistemi ağrı sonuçları ise gruplar açısından benzer olduğu bulundu (p>0,05). Sonuç olarak, özellikle rekreasyonel bisikletçiler olmak üzere tüm bisikletçilerde sürüş performansının artırılması için alt ekstremiteye yönelik kuvvetlendirme eğitimi ile birlikte ergonomik uyumlandırmanın yapılması gerektiği görüşündeyiz.

Bisiklet sporuEgzersizErgonomi+4
Yusuf Şinasi Kırmacı
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Pediatrik rehabilitasyon alanında çalışan fizyoterapistlerde fiziksel aktivitenin mesleki tükenmişlik, depresyon ve uyku kalitesi üzerine etkisinin araştırılması

Araştırmamız, rehabilitasyon merkezinde çalışan fizyoterapistlere uygulanan fiziksel aktivite programının yaşam kalitesi, mesleki tükenmişlik, depresyon ve uyku kalitesi üzerine etkisini araştırmak amacıyla yapıldı. Çalışmaya 35 fizyoterapist dahil edildi. Bireyler gönüllülük esasına bağlı olarak, kontrol grubu (n=11) ve eğitim grubu (n=24) olarak ikiye ayrıldı. Eğitim grubuna 12 hafta fiziksel aktivite (haftada 7 gün / 40.000-65.000 adım) verildi. Kontrol grubuna günlük faaliyetleri haricinde ekstra fiziksel aktivite verilmedi. On iki haftalık fiziksel aktivite öncesi ve sonrasında her iki gruba dahil olan fizyoterapistlerin mesleki tükenmişliği Maslach Tükenmişlik Ölçeği, yaşam kalitesi EQ-5D Yaşam Kalitesi Ölçeği, uyku kaliteleri Pittsburg Uyku Kalitesi, depresyonları Beck Depresyon Ölçeği ve iş doyumlarını Minnesota İş Doyum Ölçeği ile değerlendirildi. On iki hafta sonunda eğitim ve kontrol gruplarında iş doyum, uyku kalitesi, depresyon düzeyi düzeylerinde değişim saptanmadı (p>0,05). Kontrol grubunda 12 hafta sonunda yaşam kalitesi düzeyinde anlamlı bir iyileşme gözlemlendi (p<0,05). Mesleki tükenmişlik düzeyinde ise eğitim grubunda on iki hafta sonunda düşük kişisel başarı düzeyinde azalma belirlenirken (p<0,05); duygusal tükenme, duyarsızlaşma düzeylerinde değişim saptanmadı (p>0,05). Gruplar arası değerlendirmeler incelendiğinde eğitim grubu lehine mesleki tükenmişlik parametresinin duyarsızlaşma parametresinde iyileşme görüldü (p<0,05), diğer tüm parametrelerde ise fark gözlemlenmedi (p>0,05). Fizyoterapistlerin günlük yaşamlarındaki fiziksel aktivitelerine eklenen fiziksel aktivitenin, mesleki tükenmişlik envanterinin düşük kişisel başarı ve duyarsızlaşma alt parametreleri üzerinde etkili olduğu, depresyon ve yaşam kalitesi üzerinde etkili olmadığı sonucuna varıldı.

DepresyonFiziksel aktiviteFizyoterapistler+5
Gökhan Çağlak
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Serebral palsili adölesanlarda solunum egzersizinin ağrı düzeyi, fonksiyonel kapasite ve yaşam kalitesi üzerine etkisi

Ecem Yıldız ÇANGUR, Serebral Palsi'li Adolesanlarda Solunum Egzersizlerinin Ağrı Düzeyi, Fonksiyonel Kapasite ve Yaşam Kalitesi Üzerine Etkisi. Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Gazinatep, 2023. Bu çalışma adolesan serebral palsili bireylerde nörogelişimsel fizyoterapi programına ek olarak uygulanan solunum egzersizinin ağrı düzeyi, fonksiyonel kapasite ve yaşam kalitesi üzerine etkisini incelemek amacıyla yapıldı. Çalışmaya yaşları 12 ile 17 arasında değişen Kaba Motor Fonksiyonel Sınıflandırma Sistemi'ne göre seviye 1-2 olan, hemiparetik veya diparetik serebral palsi tanısı almış 27 adolesan serebral palsili birey dahil edildi. Bireyler randomize bir şekilde 14'ü çalışma, 13'ü kontrol grubu olmak üzere iki gruba ayrıldı. Her iki gruba da 8 hafta boyunca haftada 2 gün, 40 dakika olmak üzere nörogelişimsel fizyoterapi programı uygulandı. Çalışma grubuna ek olarak haftada 2 gün, 15 dakika diyafragmatik solunum egzersizlerinden oluşan solunum egzersiz eğitimi verildi. Katılan tüm bireylerin yaş, kilo, boy ve vücut kitle indeksi gibi demografik bilgileri kaydedildi. Tedavi öncesi ve sonrası tüm bireyler değerlendirmeye alındı. Değerlendirmeler tedavi yürüten fizyoterapistten farklı bir fizyoterapist tarafından yapıldı. Ağrı düzeyini değerlendirmek için Vizüel Analog Skala (VAS), fonksiyonel kapasiteyi değerlendirmek için 1 Dakika Yürüme Testi (1DKYT), dengeyi değerlendirmek için Zamanlı Kalk ve Yürü Testi (ZKYT) ve Pediatrik Berg Denge Skalaı (PBDS), yürüme performansını değerlendirmek için Gillette Fonksiyonel Yürüme Değerlendirme Anketi (FDA), yaşam kalitesini değerlendirmek için Çocuklar için Yaşam Kalitesi Ölçeği (ÇİYKÖ) ve uyku kalitesini değerlendimek için Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) kullanıldı. Sekiz haftalık eğitim sonrası çalışma grubunda ağrı düzeyinde azalma bulunurken (p=0,001), kontrol grubunda değişim gözlenmedi (p=0,083). Eğitim sonrası ağrı düzeyleri karşılaştırıldığında çalışma grubu lehine ağrı düzeyinin azaldığı saptandı (p=0,005). Fonksiyonel kapasite değerleri eğitim sonrasında her iki grupta gelişim gösterdi (sırasıyla p<0,001, p=0,003). Eğitim sonrası gruplar karşılaştırıldığına gruplar arasında fark bulunmadı (p=0,229). Denge parametresi incelendiğinde çalışma grubunda eğitim sonrası ZKYT ve PBDÖ değerlerinde (sırasıyla p<0,001, p=0,001) ve kontrol grubu ZKYT ve PBDÖ değerlerinde artış (sırasıyla, p<0,001, p=0,003) bulunsa da gruplar arasında fark gözlenmedi (sırasıyla (p=0,182, p=0,108). Eğitim sonrası çalışma grubunda FDA ve FDA-22 değerinde artış (sırasıyla p=0,008, p=0,002) bulundu. Kontrol grubunda FDA değerinde değişim gözlnmezken (p=0,157), FDA-22 puanında artış (p=0,041) bulundu. Gruplar karşılaştırıldığında gruplar arasında fark gözlemlenmedi (sırasıyla, p=0,336, p=0,559). Eğitim sonrası yaşam kalitesi parametresinin grup içi karşılaştırmalarında her iki grupta artış bulundu (sırasıyla, p=0,001, p=0,003), gruplar karşılaştırıldığında gruplar arasında fark saptanmadı (p=0,396). Uyku kalitesi değerleri incelendiğinde eğitim sonrası her iki grupta artış bulundu (sırasıyla, p=0,001, p=0,030). Gruplar karşılaştırıldığında ise fark bulunmadı (p=0,249). Sonuç olarak elde ettiğimiz veriler ışığında, adolesan serebral palsili bireylerde nörogelişimsel fizyoterapi programına ek olarak uygulanan solunum egzersizinin ağrı düzeyini azalttığını, fonksiyonel kapasite, denge, yürüme performansı, yaşam kalitesi, uyku kalitesi üzerine etkisinin olmadığı görüldü. Farklı şiddet ve sürede yapılan solunum egzersizlerinin adölesan Sp' li bireylerde ağrı, fonksiyonel kapasite, denge üzerine etkilerini değerlendiren çalışmalara ihtiyaç olduğu görüşündeyiz. Anahtar Kelimeler: serebral palsi, adölesan, solunum egzersizi, ağrı

Ecem Yıldız Çangur
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Semptomatik ve asemptomatik Halluks valgus hastalarında fizyoterapi programının yürüme, denge ve plantar basınç üzerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, semptomatik ve asemptomatik kadın hallux valgus (HV) hastalarında kombine fizyoterapi programının yürüme, denge, postüral salınım ve basınç dağılımı üzerine etkisini araştırmaktır. Araştırma, Fırat Üniversitesi Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı'nda HV tanısı alan 30 – 65 yaş aralığındaki 62 kadın ile yapıldı. Bireyler ağrı düzeylerine göre iki gruba ayrıldı. Vizüel Analog Skala (VAS)'na göre 3 puanın üzerinde olanlar Grup 1 (n=31), 3 puanın altında alanlar ise Grup 2 (n=31) olarak belirlendi. Her iki gruba 8 hafta boyunca haftanın 3 günü kuvvetlendirme, germe, ROM egzersizlerini ve mobilizasyon tekniklerini içeren aynı fizyoterapi programı uygulandı. Halluks valgus açısı gonyometrik ölçüm; yürüme analizi, denge ve plantar basınç dağılımı Win-Track ayak basınç plakası; ayak ayak bileği ile ilgili sorunların günlük yaşama etkisi FAOS ayak – ayak bileği araştırması; yaşam kalitesi Manchester Oxford Ayak Anketi (MOAA); ayaktaki ağrı düzeyini ve ayak fonksiyonuna etkisi Ayak Fonksiyon İndexi (AFİ); ayakkabı uygunluğu Ayakkabı Değerlendirme Ölçeği (ADÖ); fonksiyonel egzersiz kapasitesi 6 dk yürüme testi ile tedavi öncesi ve sonrasında değerlendirildi. Fizyoterapi programı sonrası Grup 1'de sağ ve sol HV açısı azaldı (p<0,05), Grup 2'de sol HV açısı azalırken (p<0,05) sağ HV değişim gözlenmedi (p>0,05). HV açısının farkları karşılaştırıldığında gruplar arasında fark bulunmadı (p>0,05). Fizyoterapi programı sonrası her iki grupta da ağrı azalırken yaşam kalitesi ve GYA düzeylerinde artış sağlandı (p<0,05). Farklar karşılaştırıldığında her üç parametrede de Grup 1 elde edilen farkın Grup 2'den fazla olduğu saptandı (p<0,05). Fizyoterapi programı sonrası iki grupta da harcanan enerji miktarında azalma belirlenirken (p>0,05), farklar karşılaştırıldığında gruplar arasında fark gözlenmedi (p>0,05). Yürüyüşün diğer zaman mesafe özellikleri açısından eğitim sonrası ve farklar karşılaştırıldığında değişim gözlenmedi (p>0,05). Denge parametresinde her iki grupta tedavi sonrası ayak açısında değişim gözlenmezken (p>0,05), ortalama salınım hızında azalma belirlendi (p<0,05). Denge parameteresinin farkları karşılaştırıldığında gruplar arasında fark bulunmadı (p>0,05). Fizyoterapi programı sonrası plantar basınç parametrelerinden ayak ortalama basıncı Grup 1'de azalırken (p>0,05), Grup 2'de değişim gözlenmedi (p>0,05). Her iki grupta plantar basıncın diğer parametrelerinde fizyoterapi programı sonrası değişim gözlenmedi (p>0,05), farklar karşılaştırıldığında her iki gruptaki farkların benzer olduğu belirlendi (p>0,05). Uyguladığımız fizyoterapi programının HV açısı, ağrı, yaşam kalitesi, GYA açısnından semptom gösteren HV hastalarında daha etkili olduğu, diğer parametreler açısından ağrılı ve ağrısız HV hastalarında etkili olmadığını belirlendi. Özellikle Ağrılı HV hastalarında HV açısı, ağrı, yaşam kalitesi, GYA parametrelerinde düzelme sağlanması için kombine fizyoterapi programlarının uygulanmasının faydalı olacağı görüşündeyiz. Anahtar Kelimeler: Halluks valgus, ağrı, yürüme, denge, plantar basınç.

DengeFizik tedaviFizik tedavi yöntemleri+4
Özge Kılınç
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Tip II diyabetik periferik nöropatisi olan hastalarda video tabanlı aerobik egzersiz eğitiminin ağrı, fiziksel uygunluk ve uyku üzerine etkisi

Bu çalışma Tip II Diyabetik Periferik Nöropatisi olan hastalarda Video Tabanlı Egzersiz eğitiminin ağrı, fiziksel uygunluk ve uyku üzerine etkilerini araştırmak amacıyla yapıldı. Çalışmada 56 birey rastgele yöntemle Video Tabanlı Egzersiz Eğitimi (VTE) grubu (n=19), Aerobik Egzersiz (AE) grubu (n=19) ve Kontrol Grubu (n=18) olmak üzere 3 gruba ayrıldı. VTE grubuna XBOX 360 Kinect cihazı ile bireysel hareketleri eş zamanlı simüle eden Masa Tenisi, Koşu ve Atletizm, Kabinde Sızıntı oyunları oynatıldı. AE grubu koşu bandında çalıştırıldı. Kontrol grubuna herhangi bir müdahalede bulunulmadı. Eğitim grupları 12 hafta, hafta da 3 kez olacak şekilde toplam 36 seans eğitime alındı. Kontrol grubuna 12 hafta boyunca müdahale edilmedi ve bu gruptaki gönüllü bireylere son değerlendirmeden sonra her iki eğitimden istedikleri biri verildi. Ağrı değerlendirmesi için LANSS ağrı skalası, Nöropatik Ağrı Anketi (NAA) ve McGill Ağrı ölçeği-kısa formu kullanıldı. Fiziksel uygunluk parametreleri için, Jamar el dinamometresi üst ekstremite kas kuvvetini değerlendirmek için; manuel dijital dinamometre alt ekstremite kas kuvvetini değerlendirmek için; otur-uzan testi esnekliği değerlendirmek için; VKİ ve bel-kalça oranını vücut kompozisyonu değerlendirmek için; Berg denge ölçeği ve Y balance testi dengeyi değerlendirmek için; 6 dk yürüme testi ise fonksiyonel fiziksel uygunluğu değerlendirmek için kullanılmıştır. Uyku değerlendirmesi için Pittsburgh Uyku Kalitesi indeksi ve Epworth Uykululuk ölçeği kullanıldı. Ayrıca tüm bireyler, Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalite Ölçeği (WHOQOL-Brief), Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (IPAQ), Uluslararası Düşme Etkinlik Ölçeği, Fiziksel Aktivite Hoşlanma Ölçeği (FAHÖ) testlerine tabi tutuldu. Ek olarak, Propriosepsiyon için ayak ve diz eklem pozisyon hissi, Duyu için plantar duyu (monoflament) ve Vibrasyon (diyapazon) testi kullanıldı. Çalışma sonucunda VTE ve AE grubunda NAA, McGill Ağrı ölçeği- kısa formu, LANSS ağrı skalasında, 6 dk. Yürüme Testinde, Alt ekstremite kas kuvvetinde, Y balance testinde, Berg Denge ölçeğinde, Ayak Eklemi Pozisyon hissinde, Diz eklemi pozisyon hissinde, Monofilament duyusunda gelişmeler sağlanmıştır (p<0,05). Sadece VTE grubunda Sağ üst ekstremite kas kuvveti, UFAA (MET) değeri ve Vibrasyon duyusu 256 (Hz) ölçümlerinde gelişme sağlanmıştır (p<0,05). Sadece kontrol grubunda Bel-kalça oranında artma, alt ekstremite kas kuvvetinde sadece sol kalça ekstansiyonunda artışı görülmüştür (P<0,05). Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalite Ölçeği (WHOQOL-Bref) verilerinde VTE grubunda Psikolojik sağlıkta azalma, sosyal ilişkilerde artma, AE grubunda Genel sağlıkta artma, Kontrol grubunda sosyal ilişkiler skorunda azalma görülmüştür (p<0,05). Grupların VKİ, Otur-uzan testi, Pittsburgh Uyku Kalitesi indeksi, Epworth Uykululuk ölçeği, UFAA (oturma süresi), Uluslararası Düşme etkinliği ve FAHÖ'deki gelişmeleri benzerdi (P>0,05). Sonuç olarak VTE eğitiminin Ağrı, Fiziksel uygunluk, Fiziksel aktivite, Propriyosepsiyon ve Duyu üzerine önemli gelişmeler görülmüştür. 1. ve 3. Hipotezlerimiz doğrulanmış olup VTE eğitiminin tedavilerde kullanılmasını önermekteyiz. Anahtar kelimeler; Tip 2 Diyabetik nöropati, Video tabanlı egzersiz, Ağrı, Fiziksel uygunluk, Uyku

AğrıDiabetes mellitusDiabetes mellitus-tip 2+5
Halil İbrahim Kurmaz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Alt üriner sistem semptomları olan Diabetes Mellitus tanılı kadınlarda aerobik egzersizin mesane fonksiyonları ve üriner sistem semptomları üzerine etkisi

Bu çalışma Alt Üriner Sistem Semptomları (AÜSS) olan Diabetes Mellitus (DM) tanılı kadınlarda Aerobik egzersizin (AE) mesane fonksiyonları ve üriner sistem semptomları üzerine etkisini araştırmak amacıyla yapıldı. Çalışmada 44 birey basit rastgele yöntem ile Aerobik Egzersiz (AE) (n=22) ve Kontrol Grubu (n=22) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Kontrol grubuna davranışsal tedavi modifikasyonları uygulanırken, AE grubuna davranışsal tedavi programına ek orta şiddete aerobik egzersiz eğitimi verildi. AE eğitimi haftada üç gün, günde 45 dakika süre ile 12 hafta boyunca yaptırıldı. Davranışsal tedavi protokolü ilk eğitim süresi 40 dakika, sonraki kontrol görüşmeleri dörder hafta ara ile 20 şer dakika yapılarak tamamlandı. Sosyo-demografik bilgiler için Hasta Bilgi Formu, işeme ve mesane fonksiyonları için Ürodinami değerleri, mesane duvar kalınlığı için USG değerleri, kan glukoz seviyesinin belirlenmesi için HbA1c düzeyi, işeme sıklığı için 48 saatlik mesane günlüğü, üriner sistem semptom ciddiyeti ve yaşam kalitesi için King Sağlık Anketi (KSA) ile Bristol Kadın Alt Üriner Sistem Semptomları İndeksi (BKAÜSSİ) kullanıldı. Tedavi öncesi ve tedavi sonrası değerlendirmelerde sosyo-demografik ve fiziksel özellikler (yaş, boy, ağırlık, VKİ) yönünden grupların benzer olduğu saptandı (p>0.05). Tedavi sonrası grup içi karşılaştırmalarda kontrol grubunda ağırlık (p=0,110) ve VKİ (p=0,079) değerlerinin fark değerlerinde değişim görülmezken, AE grubunun ağırlık ve VKİ değerlerinin farklarında azalma belirlendi (p<0,001).Çalışma sonucunda Ürodinami ölçümlerinden işeme süresi, işenen hacim, sensasyon, kompliyans, maksimal mesane kapasitesi parametrelerinde, KSA; genel sağlık, sosyal limitasyon, duygu durumu, semptom şiddeti alt başlıklarında, BKAÜSSİ; depolama fonksiyonları, yaşam kalitesi ve toplam skor alt başlıklarında, işeme sıklığı ve kan glukoz seviyesinde AE grubu lehine iyileşme yönünde fark bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak AÜSS'si olan DM tanılı kadınlarda mesane fonksiyonları, üriner sistem semptomları ve yaşam kalitelerini iyileştirmek için kılavuzların önermiş olduğu birinci basamak tedavi olan davranışsal tedavi yaklaşımı ile birlikte AE eğitiminin, AÜSS tedavisinde kullanılan kılavuzlara ve kliniklerde uygulanan tedavi programlarına eklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Anahtar Kelimeler: Alt üriner sistem semptomları, mesane, diyabet, aerobik egzersiz, yaşam kalitesi

Bengisu Tüfekçi
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2024
00

Other supervisors