Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Hakan Uyguçgil

17 theses · Eskişehir Technical Üniversity, Anadolu University

DoctorateOpen AccessEN

Usage of remote sensing and geographic information sciences in gold-silver exploration

The application of Remote Sensing techniques and Geographic Information Sciences have greatly improved the exploration of minerals. In this study, the argillic alteration associated with Gold-Silver mineralization were extracted with the proposed Illite index by considering the geology, and landcover of study area. The derived argillic alteration zones were then integrated with other geologic information such as lithology and faults to predict the potential gold locations. The illite index was proposed by examining the extracted image spectra and the USGS spectra of illite because of illite's close association with the gold-silver mineralization within the study. The illite index uses ASTER image and is a ratio of band 7 by band 6. The principal component analyses were also performed to validate and compare the hydrothermal alteration result obtained from the illite index. The weights of evidence and the fuzzy logic model were used to produce the gold potential map of the study area. The Ovacık Gold Mine was identified by both the weights of evidence and a fuzzy logic model. The mineral potential map and the proposed band ratio index would help in reducing the exploration work to the most probable mineralized zones.

Clement Kwang
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Altyapı bilgi sistemlerinde artırılmış gerçeklik ve coğrafi bilgi teknolojileri entegrasyonu

Günümüzde, altyapı ağının yönetimi için mekânsal verilere verimli bir şekilde erişebilecek ve bunları kullanabilecek yazılım ve donanım tabanlı çözümlere yönelik artan bir talep bulunmaktadır. Son yıllarda, bilişim alanındaki en dikkat çekici konulardan birisi olan artırılmış gerçeklik kavramı ilk olarak "Gerçeklik-Sanallık Sürekliliği" teorisinde ifade edilmiştir. Teoriye göre, gerçeklik kavramı, gerçek dünyada herhangi bir elektronik ekran olmadan doğrudan görüntülenen gerçek nesneleri içeren ortam olarak tanımlanmaktadır. Öte yandan, sanallık kavramı, gerçeklikle olan ilişkinin tamamen ortadan kaldırıldığı ve tamamen sanal nesnelerin sadece bilgisayar simülasyonlarında karşılaştığı ortam olarak açıklanmaktadır. Tanımların ışığında; artırılmış gerçeklik, gerçek dünyaya sanal nesneler eklenerek gerçeklik ve sanallığın birlikte algılanabileceği bir ortam olarak ifade edilebilir. Mekânsal teknoloji, şebeke ağı yönetimi için kaçınılmaz ve etkili bir araçtır. Uzun yıllardır, CBS (Coğrafi Bilgi Sistemleri) teknolojisi doğal gaz, enerji, su, kanalizasyon vb. hizmetleri veren kurumlarda kendini kanıtlamıştır. Ancak karar destek aracı olarak, bazı durumlarda altyapı yönetimi için yetersizdir. Karar verme ve rehberlik için gerekli mekânsal verilere erişimin yetersiz olması, özellikle saha operasyonlarında yanlış kararlara ve ciddi bir zaman kaybına yol açmaktadır. Problemi çözmek için, yüksek lisans tezinde, mekânsal teknolojiler ve artırılmış gerçeklik içeren bir mobil uygulama geliştirilmiştir. Böylece, geliştirilen uygulama ile doğal gaz altyapısı yönetiminin saha uygulamalarında verimliliği artıran bir platform kurulmuştur. Çalışmada, Eskişehir'de belirli bir bölgedeki doğal gaz altyapısı verileri, artırılmış gerçeklik kullanılarak gerçek konumlarında üç boyutlu olarak gösterilmiştir. Sonuç olarak, doğal gaz altyapısının mekânsal verilerinin saha operasyonlarında daha verimli kullanılması, artırılmış gerçeklik entegrasyonu ile sağlanmıştır.

Fulya Akan
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Coğrafi bilgi teknolojileri ile internet tabanlı etkileşimli harita uygulaması: Eskişehir ili açık maden ocakları örneği

Gün geçtikçe teknolojisinin ilerlemesi, coğrafi bilgi teknolojilerini olumlu bir şekilde etkilemiştir. Bu ilerleme sayesinde, etkileşimli haritalar gelişerek, kullanıcıların istedikleri bilgiye daha hızlı ve daha kolay ulaşabilmelerini sağlamıştır. Bu çalışma kapsamında, Eskişehir il sınırları içerisinde bulunan açık maden ocakları kullanılarak, internet tabanlı etkileşimli harita geliştirilmiştir. Eskişehir ili açık maden ocakları bakımından önemli ve zengin bir yapıya sahiptir. Uygulama oluşturulurken maden saha bilgilerinden, maden rezerv bilgilerinden, MTA'nın web sitesinden ve MTA'nın açık kaynak kodlu web servisleri olan jeoloji formasyon, fay ve magmatik kayaç haritalarından yararlanılmıştır. Coğrafi bilgi teknolojileri kullanılarak, veriler düzenlenmiş ve ilişkilendirilmiştir. Sonuç olarak, Eskişehir'e ait açık maden ocaklarının yer aldığı, maden ocaklarına ait detaylı bilgi içeren, kullanıcıların istediği zaman, istediği yerden, hızlı bir şekilde ulaşabildiği web tabanlı uygulama geliştirilmiştir. Bu çalışmanın internet tabanlı etkileşimli harita uygulamalarına katkı sağlayarak, örnek bir web tabanlı uygulama olması ve konu ile ilgili bilimsel çalışmalarda kullanılması ön görülmektedir.

Coğrafi bilgi sistemleriMaden ocakları
Ecem Ulutak
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Açık ocak madenciliği sonrası doğa onarımı sürecinde coğrafi bilgi teknolojileri ile rekreasyonel amaçlı arazi kullanım uygunluğunun incelenmesi

Açık ocak madenciliğinde doğaya verilen tahribatın büyüklüğü bilinmekte ve bu alanları doğaya geri kazandırmak için farklı çalışmalar yürütülmektedir. Bu kapsamda maden sahaları ekonomik ömrünü tamamladıktan sonra farklı temalarda tasarlanarak doğaya kazandırılabilmekte, kent halkının rekreatif ihtiyaçlarına karşılık verebilmektedir. Çok kriterli karar verme yöntemleri ile Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS)'nin sağlamış olduğu analiz ve görsel yetenekler entegre olarak kullanıldığında maden sahalarının farklı bir kimlik kazanarak kente sunulması sürecinde karar verme aşamasının daha hızlı ve güvenilir olması sağlanmaktadır. Bu çalışmada CBS uygulamaları ve Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) yöntemi bir arada kullanılarak, inceleme alanı olarak belirlenen Dutluca ve Koçbal maden sahası ve yakın çevresinde rekreasyonel kullanım alanları için uygunluk haritaları üretilmiştir. Çalışmanın amacı, alan kullanım planlamasında CBS ve AHS kullanılarak elde edilen uygunluk analizlerinin karar vericiler açısından yol gösterici olduğunu ve büyük kolaylıklar sağladığını ortaya koymaktır. Aynı zamanda bu çalışmada planlama sürecinin bilimsel gerçekliklere dayanarak ilerlemesinin daha sağlıklı sonuçlar vereceği vurgulanmaktadır.

Arazi ıslahıAçık maden ocakları
Burcu Dokgöz
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Jeoistatistiksel nehir ağı modelleri kullanılarak su kalitesi gösterge parametrelerinin karşılaştırmalı analizi ve tahminlenmesi: Çoruh ve Küçük Menderes nehir havzaları örneklemi

Bu çalışmada, son yıllarda geleneksel jeoistatistiksel metodolojilere yeni bir soluk getiren, hidrolojik mesafe ve topolojik veri yapısında memba-mansap ilişkilerine dayalı nehir ağı modelleri Türkiye'nin iki farklı özellikteki havzasında uygulanarak ölçülen su kalitesi gösterge parametrelerinin karşılaştırmalı analizi, tahminlenmesi ve havza bazlı mekânsal karakterizasyonu gerçekleştirilerek modellerin kullanılabilirliği amaçlanmıştır. Küçük Menderes ve Çoruh Nehir Havzalarında 7 farklı su kalitesi gösterge parametresi; torgegram, korelogram, temel bileşen analizi ve kapsamlı tarama algoritması çerçevesinde değerlendirilerek su sıcaklığı, çözünmüş oksijen, alkalinite ve klorür parametreleri modellenmiştir. Mekânsal ağırlıklandırma için üretilen iki katkı fonksiyonu karşılaştırılmış olup yüzeysel akış eğri numaralarından elde edilen katkı fonksiyon değerlerinin model doğruluklarını olumlu etkilediği görülmüştür. Hidrolojik mesafelere dayalı otokorelasyon, ortak mekânsal değişkenlerin varyansa etkisi ve tahminlere ait ortalama standart hata değerleri açısından antropojenik faaliyetlerin Küçük Menderes Nehir Ağı'nda Çoruh Nehir Ağı'ndan daha etkili olduğunu kanıtlamıştır. Tahmin sonuçlarının ölçüm noktaları bazında RMSPE hata değerleri; Küçük Menderes Nehir Ağı'nda alkalinite ve klorür parametrelerini, Çoruh Nehir Ağında ise su sıcaklığı ve çözünmüş oksijen parametrelerini öne çıkartmaktadır. Her iki nehir ağında alkalinite ve su sıcaklığı tahminlerinin, klorür ve çözünmüş oksijen tahminlerine göre doğruluğunun daha yüksek olduğu ortaya koyulmuştur.

Coğrafi bilgi sistemleriHavzalarJeoistatistik+1
Alper Uğurluoğlu
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Petrol doğalgaz arama çalışmalarında çok kriterli karar verme ve makine öğrenmesi ile yöntem araştırması

UYGUÇGİL Petrol ve doğalgaz aramacılığı zaman, maliyet ve iş gücü açısından birçok kriterin beraber değerlendirilmesi gereken, uzun bir süreçtir. Çalışılacak alanda ruhsat alımı ile başlayan hidrokarbon faaliyetleri jeolojik, jeofizik, sondaj çalışmaları ile devam eder. Eğer söz konusu alanda hidrokarbon keşfi yapılmışsa bu alana ilişkin rezervuar belirleme çalışmaları yapılır. Petrol ve doğalgaz aramalarında hidrokarbon konumunu belirlemek için sismik, gravite ve manyetik tekniklerden faydalanılmaktadır. Bu çalışmada, Ergene Havzasında 27000 km2lik bir alanda hidrokarbon potansiyelli alanların tahmini için, en uygun yer seçimi, enerji politikası belirleme vb. gibi çalışmalarda sıklıkla kullanılan Çok Kriterli Karar Destek Analizlerinden (ÇKKDA) ve makine öğrenmesinden faydalanılmıştır. ÇKKDA'dan yaygın olarak kullanılan Analitik Hiyerarşi Süreci ve Bulanık Mantık Analitik Hiyerarşi Süreci tercih edilmiştir. Makine öğrenmesi yöntemlerinden biri olan Rastlantısal Orman Algoritması da petrol ve doğalgaz konumlarının belirlenmesi için kullanılmıştır. Analizler sonucunda çıkan ağırlıklara göre hidrokarbon potansiyeli bulunması muhtemel alanlar belirlenmiştir. Çalışma alanı için rastgele üretilen noktaların hidrokarbon içerip içermediği tahmin edilmiştir. Tahmin noktaları kullanılarak tahmin haritası üretilmiştir. Her üç yöntemden elde edilen tahmin haritaları kuyu sondaj verileri ile çakıştırılarak doğruluk analizleri yapılmıştır. Üç yöntemin de hidrokarbon potansiyel tahmini için kullanılabileceği ortaya konmuş olup, Rastlantısal Orman Algoritmasından elde edilen tahmin noktalarının ortalamaları alınarak elde edilen sonuç %78 olup, FAHP %73 ve AHP ise %69'dur.

Analitik hiyerarşi süreciBulanık mantıkCoğrafi bilgi sistemleri+2
Tünay Öztürk
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Konumsal analiz yöntemleri ve makine öğrenmesi entegrasyonu ile kitle kaynaklı verilere dayanarak rekreasyonel hareketliliğin haritalanması: Eskişehir örneği

Rekreasyonel hareketliliğin izlenmesi, sürdürülebilir turizm destinasyonlarının yönetiminde önemli bir husustur. Mevcut bilgi ve iletişim teknolojileri, rekreasyonel hareketlilik hakkında veri toplamak için yenilikçi yollar sunmaktadır. Konum tabanlı sosyal medya platformları, insanların hareketlerini ve davranışlarını analiz etmek için büyük veri kümeleri sağlamaktadır. Bu çalışmada, kitle kaynaklı sosyal medya verilerine dayalı olarak mekânsal-zamansal analiz yöntemleri ve makine öğrenmesi entegrasyonu ile Eskişehir destinasyonunda rekreasyonel hareketliliğin modellenmesi ve haritalanması amaçlanmıştır. Çalışma, Foursquare, Flickr ve Twitter platformlarından coğrafi etiketli verilerin elde edilmesi, elde edilen verilerin resmi ziyaretçi verileri ile arasındaki korelasyonun araştırılması, kullanıcıların turist ve şehir sakini olarak sınıflanması, zamansal analiz, yoğunluk analizi, makine öğrenmesi tekniği kullanılarak kentsel turizm ilgi alanlarının çıkarılması, karmaşık ağ teorisine dayalı mekânsal-zamansal akış haritalarının oluşturulması ve mekan zaman küpü tabanlı trend analizi ve sıcak nokta analizi uygulamalarını içermektedir. Çalışmanın sonuçları, rekreasyonel faaliyetlerin mekânsal-zamansal dinamiklerini analiz etmede coğrafi etiketli sosyal medya verilerinin önemini ve kullanım potansiyelini ortaya koymaktadır. Çalışmanın, kentlerin sürdürülebilir kalkınmasını sağlamak amacıyla turizm destinasyonu planlaması ve pazarlaması ile ilgilenen yöneticilere, araştırmacılara ve turizm endüstrisinin tüm paydaşlarına önemli faydalar sağlaması beklenmektedir.

Kitle kaynakMakine öğrenmesiRekreasyonel aktiviteler+1
Ahmet Uslu
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Benzer spektral özellik gösteren bitkilerin ayırt edilmesinde bitki indekslerinin karşılaştırılması: Şanlıurfa, Ceylanpınar

Her obje farklı dalga boylarındaki enerjilerle farklı şekilde etkileşime girmektedir. Bu enerjiler objeler tarafından farklı miktarlarda yutulur, geçirilir veya yansıtılır. Bütün bu özellikler, objelerin spektral özellikleri olarak adlandırılmaktadır. Bu özellikler sayesinde uzaktan algılama ile yeryüzündeki objeler birbirinden ayırt edilebilmektedir. Çalışmada benzer spektral özellikler gösteren bitkilerin tek zamanlı görüntüler kullanılarak yüksek doğrulukla ayırt edilememesi sorununa çözüm araştırılmıştır. Bu kapsamda çalışma alanı olarak Şanlıurfa ilinin Ceylanpınar ilçesinde yer alan Ceylanpınar Tarım İşletmesi kullanımındaki 30 parsellik bir bölge seçilmiştir. Bu bölgede yetiştirilen buğday ve mercimek bitkilerinin yüksek klorofil içerdiği dönemlerindeyken algılanmış bir Sentinel-2 uydu görüntüsü ile GNDVI (Green Normalized Difference Index), TGI (Triangular Greenness Index), NDRE (Normalized Difference Red Edge Index), CIRedEdge (Chlorophyll Index) ve MCARI (Modified Chlorophyll Absorption in Reflectance Index) indeks görüntüleri oluşturulmuştur. Daha sonra bu görüntüler sınıflandırılmış ve birbirleri arasındaki farklar karşılaştırılmıştır. Doğruluk analizinde bütün görüntüler için ortak olarak rastgele dağıtılmış 210 kontrol noktası kullanılmıştır. Sonuçlara göre, gerçekleştirilen bütün sınıflandırmalar %80'in üzerinde genel doğruluk vermiş olup en yüksek genel doğruluk %98,57 ile CIRedEdge görüntüsünde elde edilmiştir. Yapılan değerlendirmeler; formülünde kırmızı kenar bandı içeren indekslerin, bitki türlerini yüksek klorofil içeren dönemlerindeyken ayırt edilmesinde fark yaratan bir etken olduğunu göstermektedir.

Bitki indeks modelleriBuğdayMercimek+1
Özge Kalaycı
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Use of geographical information technologies in mining hazard indes

Mining sector is one of the oldest and most important sectors in the world; however, if no measures are taken, it is quite dangerous for the nature and living creatures. Nevertheless, not each mine harms the environment at the same rate. In this study, a total mine hazards index has been created by using the geographical information systems and remote sensing to reveal which mine harms the environment most. This index addresses the deforestation, mine waste amount and production amount risks. The harms brought by these risks to the mining areas and the environment were both calculated. Heavy metal concentration was also added among the mine risks to render the index more sensitive. The index was applied to 50 open mining sites, which are still operational and are in Çanakkale, İzmir and Balıkesir provinces. The mining groups and the mine types in these 50 selected mining sites were selected randomly. The 50 mining sites were opened between the years 1987 and 2015. The index results show that the risk brought by a mine does not depend on the type of mine, date of opening the mining site or the mine group. There are various factors affecting the mine risk. According to the index results, the most dangerous three mines in the areas covered by this study are the iron mine opened in 1990, limestone mine opened in 2006 and kaolin mine opened in 2004, respectively.

Open pit miningGeographical information systemsDanger+1
Kadriye Kırkoca
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kuraklığa dayanıklı yem bitkisi sorgum sudan otu için yer seçimi analizi

Sorgum sudan otu, kuraklık ve yüksek ekstrem koşullara dayanıklı bir yem bitkisidir ve özellikle hayvansal beslenmede kullanılmaktadır. Küresel iklim değişiklikleri ve siyasi belirsizlikler, hayvan beslenmesinde temel rol oynayan gıda zincirini etkileyebilir. Sorgum sudan otu, bu zorluklara alternatif bir çözüm sunmaktadır. Su kısıtlamaları ve yönetim zorlukları, sorgum sudan otunun önemini daha da vurgulamaktadır. Özellikle ülkemizde yaygın olarak kullanılan silajlık mısır ve diğer tek yıllık yem bitkileri, doğayı zorlamakla kalmayıp ekonomik sıkıntılara da yol açmaktadır. Bu noktada, sorgum sudan otu, kuraklık durumlarına veya su yönetimi sorunlarına dayanıklılığı ile dikkat çekmektedir. Balıkesir ili, hayvansal işletme ve hayvan varlığı açısından Türkiye'nin önde gelen şehirlerinden biridir. Bu şehirde, hayvan beslenmesinde yaşanabilecek sorunları en aza indirmek amacıyla, silajlık mısır ve benzeri bitkilerin yerine sorgum sudan otu yetiştiriciliği konusunda çözümler aranmaktadır. Çok kriterli karar verme yöntemleri kullanılarak, sorgum sudan otunun en uygun yetiştirme bölgeleri belirlenmeli ve bu bilgiler, mevcut hayvansal işletmelerin faaliyetleri için sürdürülebilir tarım açısından kullanılmalıdır. Bu strateji, çevresel sürdürülebilirliği desteklerken ekonomik kısıtlamalara karşı etkili bir çözüm sunacaktır.

Uğur Yıldız
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Coğrafi bilgi sistemleri ile iklim değişikliği kaynaklı sel riski değerlendirmesi: Azerbaycan örneklemi

Bu çalışmada, Germanwatch kurumunun 2015-2023 yılları arasında oluşturduğu İklim Risk Endeksi'ne uygun olarak Azerbaycan için iklim risk puanları hesaplanmıştır. Azerbaycan, yerleştiği iklim kurşakları ve konumu itibarıyla hem dağlarla hem de ovalarla sınırlanmış olup, bu sebeple iklimde farklılıklar gözlemlenebilmektedir. Çalışmada, Azerbaycan'da iklimde risk yaratan aşırı hava olayları belirlenmiştir. Toplanan veriler dört kategoriye ayrılmıştır: ölüm sayıları, yüz bin kişi başına düşen ölüm sayıları, etkilenen alan (kilometrekare bazında) ve Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) verileri. İklim risk puanları, Azerbaycan'ın hem ekonomik açıdan hem de 74 bölgesi için hesaplanmıştır. Bu analizler ArcGIS Pro programında gerçekleştirilmiş, daha sonra haritalar ArcGIS Online'a aktarılmış ve son olarak bir Kontrol Paneli (Dashboard) oluşturulmuştur. Sonuç olarak, Bakü şehri her yıl için yüksek riskli bölgeler arasında yer almıştır. Tez sonucunda, Azerbaycan'ın en riskli rayonları ve ekonomik açıdan en etkilenen bölgeleri belirlenmiştir. Bu bulgular, ülkenin iklim değişikliğiyle mücadele stratejilerini geliştirmesine katkı sağlayacak önemli bilgiler sunmaktadır.

Gulnara Aghasıyeva
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Uzaktan algılama ve makine öğrenmesi etkileşimi ile bor maden sahalarının araştırılması

Nesneler, fiziksel ve kimyasal bileşimlerine göre elektromanyetik radyasyona farklı tepkiler vermektedir. Uyduların radyometrik sensörleri, yeryüzünden elde edilen elektromanyetik yansıma değerlerini çeşitli dalga boylarında kaydeder. Uzaktan algılama farklı yansıma değerleri ile nesnelerin ayırt edilmesi, tanımlanması ve analizinde kullanılmaktadır. Çalışmada, uzaktan algılama ve makine öğrenmesi etkileşimi ile bor madeni arama yöntemlerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Stratejik öneme sahip bir mineral olan bor, bu çalışmanın odak noktasıdır. Google Earth Engine kullanılarak, farklı zamanlarda elde edilen uydu görüntüleri bulut ortamında işlenip analiz edilmiştir. Bu yaklaşım ile büyük veri setlerinin hızlı bir şekilde işlenmesi ve analiz edilmesi sağlanarak bor minerali için zaman, uydu adı, makine öğrenmesi yöntemi gibi parametrelere göre sınıflandırma yapan bir uygulama geliştirilmiştir. Çalışma, uzaktan algılama ve makine öğrenmesi yöntemlerinin yeryüzündeki bor oluşumlarının belirlenmesinde etkili bir şekilde kullanılabildiğini göstermektedir. Bor varlığına işaret eden desenler makine öğrenmesi algoritmaları ile belirlenerek doğru sonuçlara ulaşılmasını sağlanmıştır. Genel olarak, uzaktan algılamanın makine öğrenmesi ile etkileşimi maden aramalarının verimliliğini ve doğruluğunu önemli ölçüde artırmaktadır. Bu araştırma, modern teknolojik araçların maden arama süreçlerinin iyileştirme potansiyelini vurgulamakta ve daha iyi kaynak yönetimi ve kullanım stratejilerine katkıda bulunmaktadır. Anahtar Sözcükler: Uzaktan Algılama, Google Earth Engine, Makine Öğrenmesi, Bor

Ender Kelleci
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Uzaktan algılama yöntemleri ile ay yüzeyinin mineral oluşum haritalaması: TYCHO krateri örneklemi

Bu tez çalışmasında Ay'ın güney yarım küresinde bulunan Tycho Krateri ve civarının uzaktan algılamanın hiperspektral çözünürlüğünden faydalanarak mineral yapısı belirlenmiş ve haritalanmıştır. Çalışma kapsamında Hindistan'ın Chandrayaan-1 uydusunun Ay Mineral Haritalayıcısı cihazıyla üretilen hiperspektral veriler analiz edilerek, Japon Kaguya uydusu ve Amerikan Ay Yörünge Lazer Altimetresiyle oluşturulan sayısal yükseklik modeli verileriyle üç boyutlu görselleştirilmiştir. Ay'dan Apollo görevleriyle getirilen örneklerden bir spektral kütüphane oluşturulmuş ve analiz edilen hiperspektral verilerin getirilen örneklerin hangileriyle spektral benzerlik gösterdiği belirlenmiştir. Bu minerallerin krater bölgesinde nasıl dağıldığı haritalanmış ve bu haritalamanın farklı mineral analiz algoritmaları olan bant oranlama ve %FeO cinsinden bolluk analizi gibi süreçlerle de uyum içinde olup olmadığı gözlemlenmiştir. Spektrumlar Apollo 17 bölgesinden Dünya'ya getirilen piroksen ve olivin mineralleriyle eşleşmiş ve bölge Ay yüzeyinin genel trendinin aksine FeO yönünden beklenenden zengin çıkmıştır.

AyUzaktan algılama
Emre Mustafa Bektöre
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

İklim değişikliğine bağlı olası sellerin bina stoku üzerinde yaratacağı hasar ve zararın konumsal finans yaklaşımı ile analizi: Eskişehir örneği

Bu tez, Eskişehir kent merkezinde iklim değişikliğine bağlı olası sel tehlikesinin bina stokunda yaratacağı zararları hesaplamayı ve bu zararları finansal risk ölçüm aracı olan Riske Maruz Değer (Value at Risk-VaR) ile değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, gelecekteki yağış verileri küresel iklim modellerinden elde edilerek, farklı emisyon senaryoları altında sel tehlikesi analiz edilmiştir. Sel tahminleri, yağış-akış parametresine dayalı pik debi hesaplamaları ile yapılmış; derinlik-hasar katsayıları kullanılarak bina stokunda oluşabilecek zararlar belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, konumsal finans yaklaşımıyla ele alınarak VaR yöntemi ile birleştirilmiştir. Q100 senaryosuna göre, 1611 binanın olası sel tehlikesine maruz kaldığı belirlenmiştir. Bu binaların 1486'sı konut, 116'sı ticari kullanım alanı ve 9'u sanayi yapısıdır. Olası selin yaratacağı toplam parasal zarar 3.629.522.320 TL olarak hesaplanmış; bu zararın 2.276.440.939 TL'si konut, 1.349.844.589 TL'si ticari yapılar, 3.236.792 TL'si ise sanayi yapılarından kaynaklanmaktadır. SSP1-2.6 ve SSP2-4.5 emisyon senaryolarında, sel olasılıkları üstel fonksiyon ile hesaplanmış; Porsuk Çayı ve Sarısu Deresi'nden uzaklaştıkça sel etkisinin eksponansiyel olarak azaldığı modellenmiştir. SSP1-2.6 senaryosunda VaR 509.053.340 TL, SSP2-4.5 senaryosunda ise 16.179.641 TL olarak belirlenmiştir. %95 güven seviyesiyle hesaplanan VaR sonuçları, selden kaynaklanacak zararların bu eşiklerin üzerinde gerçekleşme olasılığının yalnızca %5 olduğunu göstermektedir. Tez, konumsal finans yaklaşımının Türkiye'deki ilk uygulama örneklerinden biri olup, alana önemli bir katkı sağlaması beklenmektedir.

Afet riskiFinansal riskTaşkınlar+2
Gökben Adana Karaağaç
Eskişehir Technical Üniversity
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İklim değişikliğine bağlı kuraklık riskinin değerlendirilmesi: Eskişehir ili için iklim senaryoları

İklim değişikliği doğal ve sosyal sistemler üzerinde giderek artan etkileriyle günümüzde önemli bir küresel sorun haline gelmiştir. Bu değişikliklerin en belirgin sonuçlarından biri olan kuraklık, su kaynaklarının azalması, tarımsal üretimde düşüş, ekosistemlerin bozulması ve toplumsal yapılar üzerinde ciddi tehditler oluşturmaktadır. Bu bağlamda Eskişehir ili artan kuraklık riski nedeniyle önemli bir bölge olarak öne çıkmaktadır. Tez kapsamında Eskişehir ili için 2021-2100 yılları arasında meydana gelebilecek kuraklık kaynaklı iklim risklerinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda MPI-ESM1.2-HR küresel iklim modeli ve dört farklı emisyon senaryosu kullanılarak geleceğe yönelik kuraklık risk haritaları oluşturulmuştur. Risk analizi sürecinde tehlike, maruziyet ve kırılganlık bileşenleri detaylı bir şekilde değerlendirilmiş ve bu bileşenlerin görece önemi Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) yöntemi ile uzman görüşleri doğrultusunda belirlenmiştir. Tezde 2021-2040, 2041-2060, 2061-2080 ve 2081-2100 yılları arası dört farklı dönem için oluşturulan haritalar, Eskişehir ilinin gelecekte karşılaşabileceği kuraklık risklerini detaylı bir şekilde ortaya koymaktadır. Tezin Eskişehir'in kuraklık karşısındaki hassasiyetini ortaya koyarak, uyum ve azaltım stratejilerinin geliştirilmesine rehberlik etmesi düşünülmektedir. Elde edilen bulguların yerel yönetimlere ve politika yapıcılara katkı sunması beklenmektedir.

Coğrafi bilgi sistemleriİklim değişikliği
Melis Burcu Canarslanlar
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bulut bilişim platformunda uzaktan algılama analiz ve görselleştirme arayüzü tasarımı: Google Earth Engine örneği

Bu tez, Google Earth Engine ve Django tabanlı bir web platformu geliştirerek, kullanıcıların coğrafi veri analizlerini ve görselleştirmelerini kolaylaştırmayı amaçlamaktadır. Coğrafi verilerin analiz edilmesi ve görselleştirilmesi, çevresel izleme, şehir planlama ve doğal kaynak yönetimi gibi alanlarda önemli bir rol oynamaktadır. Ancak mevcut araçlar genellikle karmaşık ve kullanıcı dostu değildir. Bu çalışma, kullanıcıların Google Earth Engine'in güçlü veri işleme yeteneklerinden yararlanarak temel analizler yapabilmesini ve görselleştirebilmesini sağlayacak bir platform sunmaktadır. Türkiye özelinde bazı bölgesel veriler üzerinden analiz ve görselleştirme örnekleri sağlanarak, sistemin yetenekleri gösterilecektir. Geliştirilen platform, kullanıcıların işlemleri kolayca gerçekleştirebileceği bir arayüz sunarak, coğrafi veri analizine pratik bir yaklaşım getirmeyi hedeflemektedir.

Bulut bilişimCoğrafi bilgi sistemleriPython+6
Şeref Köşnek
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Açıköğretim-İktisat-İşletme fakülteleri öğrenci-sınav yeri atamalarının konumsal veri işleme yöntemleri ile iyileştirilmesi

Anadolu Üniversitesi açıköğretim sistemiyle yaklaşık bir buçuk milyon öğrenciye eğitim-öğretim ve sınav hizmeti vermektedir. Sınavlar Türkiye'nin bütün illerinde ve bazı büyük ilçelerde yapılmaktadır. Dört oturumdan oluşan bu sınavlarda öğrenci-sınav yeri atamaları, öğrencilerin sınavda sorumlu oldukları dersler ve seçtikleri sınav merkezi kullanılarak adresten bağımsız olarak yapılmaktadır. Çalışmada öğrenci-sınav yeri atamalarının konuma dayalı yöntemlerle iyileştirilmesi ve öğrencilerin kendilerine en yakın ya da ulaşımı en kolay sınav binalarında sınava girmeleri hedeflenmiştir. Sözel veri olarak tutulan öğrenci ve sınav yapılacak binaların adreslerinin öncelikle konumsal veri olarak kullanılabilmesi için çalışma yapılmış, bu çalışmadan sonra öğrenci-sınav binası eşleşmelerinin mesafe tabanlı olabilmesi için analizler gerçekleştirilmiştir. Çalışmada adres bileşenleri için Ulusal Adres Veritabanından yararlanılırken harita ve koordinat bilgileri için Google firmasının geliştirdiği uygulama programlama arayüzleri ile web servisleri kullanılmıştır. Yapılan çalışmada hem coğrafi kodlama hem de tersten coğrafi kodlama yöntemleri kullanılmıştır.

Hüseyin Özkaya
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00

Other supervisors