Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Tülay Karadayı Yenice
10 theses · Hasan Kalyoncu University
Gaziantep manzumeleri ve külliyeleri; Şeyh Fetullah Külliyesi üzerine bir inceleme
Kentleşmenin getirdiği olumsuzluklar nedeniyle kültür tarihimizi yansıtan geleneksel doku giderek azalmakta ve tarihi yapılar yeterince değerlendirilip yaşatılamamaktadır. Bu durumun bir nebze olsun önüne geçebilmek ve gelecek nesillere aktarabilmek açısından Gaziantep ilindeki manzume ve külliyeler üzerinde durup, Şeyh Fetullah Külliyesi üzerine yoğunlaşmaya çalıştık. Bunun için ikinci bölümde külliye yapılarının tanımı ve tarihsel gelişimi; üçüncü bölümde Gaziantep ilinin tarihi ve Gaziantep'te bulunan manzumel ve külliyelerin tarihçesi, mimari yapıları ile restorasyon öncesi ve sonrası durumları üzerinde durulmuştur. Tezimizin dördüncü ve son bölümünde ise Gaziantep Şeyh Fetullah Külliyesi'nin konumu, tarihçesi, içindeki yapı birimlerinin mimarisi ve taşıyıcı sistemi, karşılaştırmalı çalışması, geçirdiği onarımlar yönünden incelenmesi ve restorasyon sonrasındaki durumu üzerinde durulmuştur.
Tarihi Gaziantep hamam yapıları
Osmanlı Devleti tarih boyunca sınırlarının ulaştığı her yere birçok eser inşa etmiştir ve bu yapıların birçoğu günümüzde kullanılmakta olup bazıları ise günümüze ulaşamamıştır. Tarihimizi yansıtan bu yapılar arasında hamam yapıları da önemli bir yere sahiptir. Hamam yapıları bir toplumun temizlik anlayışını ve yıkanma kültürünü yansıtmaktadır. Bu yapılar ilk zamanlardan itibaren mimari bir şekillenme göstermiş ve giderek kendi tipolojisini oluşturmuştur. Gaziantep kentinde inşa edilen tarihi hamam yapıları da Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden biridir. Bu hamamlardan birçoğu günümüzde varlığını ve fonksiyonunu devam ettirmesine rağmen bazı hamamlar yok olmuş ya da başka amaç için kullanılmaktadır. Yukarıda bahsedilen konu doğrultusunda, köklü bir tarihe sahip olan "Gaziantep'in Tarihi Hamam Yapıları" adlı çalışmada Gaziantep kentinde bulunan Osmanlı dönemi hamam yapılarının yapım tarihleri, plan tipolojileri, yapı malzemeleri ve kullanım durumları incelenmiştir. Daha sonra ise Gaziantep'te bulunan tarihi hamam yapıları plan tipolojisi, cephe özellikleri, mekân dağılımları ve örtü sistemleri karşılaştırma yapılarak anlatılmıştır.
Çok katlı konut yapılarında kullanıcıya özelbir planlama denemesi (Panoroma apartmanı örneği)
Aynı zaman diliminde, farklı kültürlerden, farklı sosyal değişim aşamalarını yaşayan, ve farklı teknolojileri kullanan, her biri "biricik" olan insanlar giderek stnadart-tek tip projelendirilmiş kutulara hapsolmak yerine bireysel tercihleri ile uyumlu konutlar talep etmektedirler. Bu araştırma ile içinde bulunduğumuz toplumsal gelişim aşamasında, çok katlı apartman yapılarında bu talepleri karşılayabilecek "Kullanıcıya Özel Konutlar" üretmek mümkün müdür? Sorusuna cevap aranmıştır. Araştırmanın giriş bölümünde sorunun ortaya konması, amaçları, kapsamı ve sınırları ile izlenen yöntem ve bilgi kaynakları, bilgi edinme yöntem ve teknikleri kısaca açıklanmıştır. İkinci Bölümde, konutun tarihsel gelişimi, çok katlı konut yapıları ve iç mekân düzenlemelerine ilişkin çalışmaların kısa tarihçesi verilmiş ve araştırmanın kavramsal altyapısı oluşturulmuştur. Üçüncü Bölümde, değişen konut talepleri üretim süreci irdelenmiş, özetle bu süreci yönlendiren, yasal, yönetsel ve sosyal dinamikler üzerinde durulmuştur. Bu süreçlerden bağımsız olarak ortaya çıkan "farklı iç mekân kullanım talepleri saptanarak, tasarım-uygulama evrelerinde bu taleplerin nasıl karşılanabileceği tartışılmıştır Dördüncü Bölümde, "çok katlı bir yapıda kullanıcıya özel konut" uygulaması incelenmiştir. Beşinci Bölümde, araştırmanın sonuçları, değerlendirmesi ve önerilerle çalışma sonlandırılmıştır Anahtar kelimeler: konut, çok katlı konut, apartman, kullanıcıya özel tasarım.
Gaziantep Cumhuriyet Dönemi Eğitim Yapıları içerisinde Gaziantep Lisesi ve Restorasyon Önerisi
Cumhuriyet'in ilan edilmesiyle birçok alanda olduğu gibi eğitim sisteminde de köklü değişiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklerin birer girdisi olarak yeni mekânlar oluşturma ihtiyacı doğmuştur. Savaştan çıkan, maddi imkânsızlıklar içindeki yeni devlette inşa faaliyetleri oldukça sınırlıdır. Bu nedenle Anadolu'nun birçok kentinde ilk olarak mevcut binalar eğitim amaçlı kullanılmıştır. Gaziantep'te de mevcut binalar yeniden işlevlendirilerek eğitim yapısı olarak kullanılmıştır. 1942 sonrasında ise yeni yapılar yapılmaya başlanmıştır. Bu tez kapsamında değişim süreci Gaziantep'e etkileri ve yapılan yeni eğitim yapıları incelenmiş olup en eski lise olan Gaziantep Lisesi için restorasyon önerisinde bulunulmuştur. Bu bağlamda tezin birinci bölümünde çalışmanın amacı, araştırma ve çalışma yöntemleri açıklanmaktadır. İkinci bölümde Gaziantep'in coğrafi konumu ve tarihi, üçüncü bölümde; geçmişten günümüze eğitim anlayışı, eğitim tarihi ve eğitim yapılarının gelişim süreci ele alınmıştır. Dördüncü bölümde; Gaziantep'te bulunan cumhuriyet dönemi öncesi ve cumhuriyet dönemi sonrasında yapılan eğitim yapıları incelenmiş olup Gaziantep Eski Ticaret Lisesi, Ahmet Çelebi İlkokulu, Erkek Sanat Enstitüsü, Akyol İlkokulu ve Yavuzlar İlkokulu tarihçeleri, plan ve cephe özellikleri, malzeme ve yapım sistemleri göz önüne alınarak incelenmiştir. Beşinci bölümde; tezin ana konusunu oluşturan Gaziantep Lisesi ele alınmış tarihi, konumu, plan ve cephe özellikleri, malzeme ve yapım sistemi göz önüne alınarak incelenmiştir. Hasar analizi, malzeme analizi ve dönem analizi yapılmıştır. Altıncı bölümde eski fotoğraflar ve veriler doğrultusunda lise için restitüsyon projesi ele alınmıştır. Yedinci bölümde ise restorasyona ilişkin önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Gaziantep, eğitim yapıları, cumhuriyet dönemi, Gaziantep Lisesi, restorasyon
Tarihi Yeşilyurt (Malatya) evlerinde yapısal bozulma nedenleri üzerinde bir inceleme
Bu araştırmanın amacı, XIX. Yüzyıl ortalarında inşa edilmeye başlanmış, zengin kültürel birikime sahip Anadolu'nun Malatya şehrindeki Tarihi Yeşilyurt Evlerinin dokusunu oluşturan kerpiç evlerin yapısal bozulma sebeplerini belirlemektir. Araştırmanın kapsamını, Malatya'nın Yeşilyurt ilçesi Hıroğlu mahallesi, Taze Değirmen Çıkmazı sokağında bulunan, döneminin yerel mimarisinin özelliklerini yansıtan dokuz adet geleneksel Türk Evi oluşturmaktadır. Araştırmada Tarihi Yeşilyurt (Malatya) Evlerinin konum, plan, cephe, yapım sistemi gibi özelliklerini inceleyerek cephe ve malzeme özelliklerinin belgelenmesi ve mevcut durumları fotoğraflar ve rölövelerle kaydedilmiştir. Bu tanımlamanın ardından, yapıların bozulma sebepleri belirlemek için haritalandırma yöntemi kullanılmıştır. Tespit edilen bilgilerin ışığında Tarihi Yeşilyurt Evlerinin bozulma sebeplerinde topografya, nem ve iklime bağlı nedenler, hava kirliliği ve sosyo-ekonomik faktörler etkili olduğu gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Malatya, Yeşilyurt, Türk Evi, Restorasyon, Tahribatsız İnceleme, Bozulma Haritası
Tarihi Taş Han'ın (Kahramanmaraş) yeniden kullanım sürecinde değerlendirilmesi
Korunması gereken anıtsal yapılar, teknolojik gelişmeler ve değişen şartlar nedeniyle çağın ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma gelmektedir. Bu değişimin doğal sonucu olarak, tarihi yapılar ihtiyaçlara cevap veremediği için kullanılamamaktadır. Anıtsal yapıların tam anlamıyla korunması için; yapıyı hayatın içine dâhil edilip, yaşayan mekânlar haline getirmek oldukça önemlidir. Tarihi yapıların, hayatın içine dâhil edilmesi için yeniden işlevlendirme önemli bir yaklaşımdır. Tarihi yapıların, özgün hali korunarak yeniden işlevlendirilmesinde; ekonomik, sosyal, çevresel, tarihsel ve kültürel nedenler göz önüne alınmalıdır. Yapının yeni işlevinin gereksinimleri ile kullanıcıları arasında optimal seviyede bir uyum olması gerekmektedir. Yeni işlev ile eski işlev arasındaki uyum, yapının performans düzeylerini belirleyecektir. Tarihi yapılar yeniden işlevlendirildikten sonra, bu mekânların kullanıcı memnuniyeti açısından performanslarını belirlemek, artı ve eksileri ortaya koymak, tarihi yapı ve çevresinin değerlendirilmesi oldukça önemlidir. Tarihi yapıların performans düzeylerini belirlemek için; Yeniden Kullanım Sürecinde Değerlendirme uygun bir tekniktir.Kahramanmaraş ili merkez ilçesinde 5 adet han bulunmaktadır. Taş Han, bu 5 han içerisinde günümüze kadar ulaşabilmiş ve özgünlüğünü en iyi koruyabilmiş olanıdır. Hazırlanan bu tez çalışması ile, Taş Han'ın mimari kurgusu ve geçmişten günümüze gelene dek geçen süreçteki değişimleri fotoğraflar, sözlü ve yazılı kaynaklarla belgelenmiş ve vurgulanmış; ayrıca yapının teknik, işlevsel ve davranışsal performans düzeyleri, kullanıcılar üzerinde bir anket uygulanarak değerlendirilmiştir. Bu anket sonuçları doğrultusunda; yapının yeniden kullanım sürecinde, performans düzeyleri ve mevcut problemleri belirlenmiş, yapının yeniden kullanımından sonra ortaya çıkan olumlu ve olumsuz sonuçlar ortaya konmuştur. Bu tez çalışması ile, gelecekte bu ve bunun gibi tasarımlara veri oluşturması hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Anıtsal yapılar, yeniden işlevlendirme, yeniden kullanım sürecinde değerlendirme, han, mimari.
Yeniden işlevlendirilen miras yapılarının kullanım sürecinde değerlendirilmesi: Kilis Eski Hamam örnek çalışması
Çağdaş koruma kuramı ve pratiğinde yeniden işlevlendirme, miras yapılarını korumada giderek yaygınlaşan bir müdahale yaklaşımıdır. Ancak yeniden kullanıma uyarlama projeleri sıklıkla yanlış karar ve uygulamalar içermektedir. Miras yapıları hem adaptasyon hem kullanım sürecinde birçok yönden zarar görmekte, bu durum dönüştürülen yapının performansını ve kullanıcı memnuniyetini de olumsuz etkilemektedir. Bu yüksek lisans tezi, miras yapılarının yeniden kullanım yaklaşımıyla özgün niteliklerini kaybetmeden korunabildiğini ve yeniden kullanımdan beklenen sosyokültürel, ekolojik ve ekonomik faydaların elde edilebildiğini sağlama arayışında kullanım sürecinde değerlendirme (KSD) yönteminin etkili bir araç olarak kullanılabileceği varsayımından yola çıkmıştır. Zira KSD çalışmalarının salt incelenen yapı ile ilgili geri bildirimler değil, mimarî tasarım süreçleri için veri oluşturacak "ileri bildirim"ler de sunmaları mümkündür. Tez kapsamında örnek bir KSD çalışması yapmak için restoran olarak yeniden kullanılan bir miras yapısı olan Eski Hamam seçilmiştir. Çalışmada yapının işlevsel, çevresel, mekânsal algı ve kültürel algı performanslarının değerlendirilmesi amaçlanmış; seçilen performans düzeylerinin içeriklerini belirlemek için kapsamlı bir literatür araştırması yapılmıştır. Veri toplamada gözlem, görüşme ve anket yöntemleri kullanılmıştır. Neticede yapının yeniden kullanımla zarar görmekte olduğu tespit edilmiş, nitelik kaybının önüne geçilmesi ve performansının iyileşmesi için bir dizi öneri sunulmuştur. Tezin dikkat çekici bulgularından biri, kullanıcıların dönüştürülmüş yapıya dair görüşlerinin uluslararası koruma ölçütlerine dayandırılan tespitlerle örtüşmemesi olmuştur. Bu durum, koruma bilincinin geniş toplum kesimlerince hâlâ kazanılamamış olduğuna işaret etmektedir. Sonuç olarak, KSD'nin miras yapılarını değerlendirmede uygun ve etkili bir yöntem olduğu, ancak kullanıcı görüşlerinin değerlendirmede temel ölçüt olarak alınmaması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Mardin ili Artuklu ilçesi, Ferit Koç Evi restorasyon önerisi
Mardin, Mezopotamya coğrafyası içinde birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış ve günümüzde de bunların izlerini taşıyan bir kenttir. İç içe geçmiş organik yapıdaki sokakları ve yerleşim dokusu, taş yapıyla birlikte, sınırları tanımlanmayacak kadar karmaşık bir yapıya sahiptir. Topoğrafik özellikleri göz önüne alındığında eğimli bir yapıya sahip olan Mardin'de yerleşim, araziyle uyum ve komşu yapıya saygı çerçevesinde olmuştur. Mardin ve çevresinde bulunan sivil mimarlık örnekleri 19. ve 20. yüzyıllara dayanmaktadır. Her biri Mezopotamya Ovası'na bakacak şekilde tasarlanmış olan Mardin Tarihi Evleri, yaşama alanları, teraslı yapısı, avluları ve kendine has mimari öğeleriyle kent dokusunun temel bileşeni konumundadır. Ferit Koç Evi günümüze kadar ayakta durabilen Mardin'in önemli yapılarından bir tanesidir. 31.32.L.c pafta, 387 ada, 4 parselde yer alan sivil mimarlık yapısı Mardin İli, Artuklu İlçesi, Teker Mahallesi'nde bulunmaktadır. Yapı, tarihi değeri olan sivil mimari örneklerindendir. Kentsel sit alanında yer almaktadır ve 1979 yılında tescillenmiştir. Yapı, günümüze kadar farklı dine mensup aileler tarafından kullanım görmüştür ve günümüzde metruk haldedir. Yapılan incelemeler sonucunda yapının çağdaş gereksinimleri yeterince karşılayamadığı ve yanlış yapılan ekler neticesinde zarar gördüğü tespit edilmiştir. Bu sorunların büyük bir kısmının terk nedeniyle olduğu anlaşılmıştır. Yapı ön cephesinden cumbalı olup Mardin genelinde iki cumbalı yapıdan biri olma özelliğini taşımaktadır. Restorasyon sonucunda evin süreç içerisinde zarar görmüş olan yerleri tespit edilip gerekli müdahale kararları verilecektir. Zamanla yok olan veya değişen kapı pencere doğramaları, süslemeler ve kopan parçalar benzer dönem örnekleri göz önüne alınarak tamamlanacaktır. Bu sayede yapılacak olan bilimsel çalışmalara rehber niteliğinde olması öngörülmektedir. Anahtar Kelimeler: Koruma, Restorasyon, Mardin, Kültür varlığı, Konak.
Göreme 433 parsel 3 pafta'daki Hatice İkman evi restorasyon önerisi
Geçmişi yansıtan benzersiz yapılardan olan Kapadokya Bölgesi'ndeki Göreme beldesinde bulunan sivil mimari yapıların yok olmasının önlenmesi ve varlıklarını sürdürebilmesi, koruma önlemlerinin alınmasına ve bu yapıların kullanımlarının devamlılığına bağlıdır. Bunun için yapıların belgelenmesi ve gereken koruma önlemlerinin alınması önemli aşamaları oluşturmaktadır. Diğer yandan koruma sürecinde, tarihi yapıların işlevini yeniden değerlendirerek bu yapıları kamusal kullanıma sunmak, halka tarihi eser farkındalığı kazandırılması açısından önemlidir. Bu çalışmada, özgün sivil mimarlık örneklerinden olan ve gerekli koruma önlemleri alınmadığı takdirde yok olma tehlikesi taşıyan Nevşehir ili Göreme beldesindeki, Hatice İkman Evi için koruma ve sağlamlaştırma projesi oluşturulmuştur. Tez çalışmasında ilk olarak çalışmanın amacı, kapsamı ve araştırma yöntemleri belirtilmiştir. İkinci bölümünde Göreme'nin fiziki, sosyal ve mimari özelliklerinden, Göreme Tarihi Milli Park ve Göreme Açık Hava Müzesi'nden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde; Hatice İkman Evi'nin mevcut durumu, bulunduğu çevre, mimari elemanları, cephe ve plan tipolojisi, rölöve teknik yöntemleri kullanılarak görsel, yazılı ve bilgisayar destekli çizimler ve analizler ile ortaya konulmuştur. Bu çalışmayı takip eden dördüncü bölümde; Yapılan analizler, analoji çalışması, sözlü anlatımlar ve mimari gereklilik doğrultusunda yapının yapıldığı dönemdeki özgün durumunun tespiti için, yapıdan gelen izler ve elde edilen verilere göre restitüsyon projesi hazırlanmıştır. Son olarak rölöve ve restitüsyon çalışmaları sonucunda, yapının Butik Otel olarak kullanılması işlev önerisi ile restorasyon ve yeniden işlevlendirme projeleri oluşturularak çalışma tamamlanmıştır. Çalışma sonucunda, tarihi yapıların tadilat ve kullanımları sırasında sahip oldukları özgün malzeme ve değerlerine zarar verilmemesinin altı çizilerek yapıya verilen yeni işlevi ile mimari mirasın sürdürülebilirliğine, koruma kullanma dengesinin sağlanmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına katkıda bulunulması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kapadokya, Göreme, İsalı Mahallesi, Koruma, Restorasyon
Şanlıurfa I. ulusal mimarlık dönemi kamu yapılarının mimari tasarımöğeleri bağlamında incelenmesi
Şanlıurfa gibi tarihsel gelişimi geçmiş yıllara kadar uzanan kentlerin, tarihi kentsel bölgeleri, farklı dönemlerde meydana getirilen tarihi yapıları, geçmiş uygarlıkların yaşam biçimleri hakkında günümüze bilgi sağlayan en önemli kaynaklardan biri mimari eserlerdir. Kentte var olmaya devam eden, kent belleğinde yer edinen, kentsel yaşama katkı sunan, kamusal ve özel mekânların karşılıklı olarak birbirlerine sınır yaratma ve iç içe geçme biçimleri kentsel yaşamın zenginliğini bize sunmaktadır. İnşa edildikleri dönemden günümüze gelebilen yapıların incelenmesi toplumların inşa dönemlerine ait kültürel, sosyal, ekonomik, teknolojik gelişmişlikleri hakkında bizlere bilgi verir. Çok uluslu bir devlete sahip olan Osmanlı 19. Yüzyıl sonralarında dünyadaki gelişmeleri daha fazla göz ardı edemeyeceğini anlayarak çeşitli arayışlara yönelmiştir. Meşrutiyet ilanları ile birlikte gelişen milliyetçilik eğilimleri kültürel, sosyal, ekonomik ve mimari alanlarda etkisini göstermeye başlamıştır. Türkçülüğün öne çıkarıldığı bu dönemlerde Osmanlı Mimarlığını çağdaşlaştırmak konusu ele alınarak Selçuklu ve klasik Osmanlı yapılarından aktarılan ögeler ve süslemelerle yüklü bir yönelim oluşmuştur. Birinci Ulusal Mimarlık akımı, özellikle resmi yapılarda etkisini göstererek 1910-1930 yılları arasında Osmanlı Mimarlığının son döneminden Cumhuriyet' in ilk yıllarına uzanır. Dönemin mimarları, yeni bir Türk milli üslubu yaratmaya çalışmışlardır. Selçuklu, Osmanlı ve İslam mimarisinden alınan geniş saçaklar, kubbe, çıkma, sütun, mukarnaslı başlık, sivri kemer, çini kaplamaları gibi yapı ve cephe elemanlarını dönemin yapılarına uygulamışlardır. Çalışmanın kuramsal çerçevesi Birinci Ulusal Mimarlık dönemi yapıları ve bu yapıların cephelerinin mimari tasarım ögeleri bağlamında incelenmesi olarak oluşturulmuştur. Bu kapsamda Osmanlı Devleti' nin son dönemleri ile yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin 1910-1930 yılları arasında ve inşa edilmiş olan bu döneme öncülük eden mimarlara ait Birinci Ulusal Mimarlık dönemi yapıları incelenmiştir. Bu yapıların, plan, cephe, cephe elemanları kurguları mimari tasarım ögeleri bağlamında incelenerek aralarındaki benzerlik ve farklılıklar ortaya konularak döneme ait bir sınıflandırma yapılmıştır. Oluşturulan kuramsal çerçeve bağlamında ele alınan çalışmada Şanlıurfa tarihi kent merkezi içerisinde yer alan 1900-1930 yılları arasında inşa edilmiş olan Birinci Ulusal Mimarlık örneği kamusal yapıları konu olarak belirlenmiştir. Kentsel sit içerisinde, çevresinde ve dışında yer alan okul, yetimhane, sağlık kurumu veya kamuya hizmet eden Şanlıurfa Birinci Ulusal Mimarlık dönemi örneği beş adet tescilli kamu binası ve cepheleri, çalışmanın özgün materyalini oluşturmaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, kapsamı ve yöntemi ortaya konulmuştur. İncelenen literatür kaynakları ele alınmıştır. Belirlenen Şanlıurfa Birinci Ulusal Mimarlık dönemi kamusal yapılarının ana cephelerinin fotogrometrik incelemeleri yapılmıştır. Dijital olarak plan krokileri ve cephe çizimleri oluşturulmuştur. Saha çalışması sırasında elde edilen kat planları cephe görünüşleri neticesinde tescilli kamusal mimari örneklere ait görsel ve cephe analizleri yapılmış, böylelikle cephe özellikleri ortaya konulmuştur. Bu Tez çalışması ile Şanlıurfa Ulusal Mimarlık Dönemi kamu yapıları, mimari tasarım öğeleri bağlamında incelenmiştir. Bu incelemeler sonucunda elde edilen bulgular, sonuç bölümünde değerlendirilerek anlatılmıştır. İncelenen mimari yapıların ve cephelerinin kent ölçeğinde ve kent belleğindeki yerlerinin korunabilmesi ümidiyle tez çalışması tamamlanmıştır.